All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E15

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...

...adresinden izleyebilirsiniz.

(Müzik - Jenerik)

(Sessizlik)

(Müzik)

(Rüzgâr sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Kimsiniz?

(Müzik - Gerilim)

Kuzey Işıkları mısınız?

Işıklar mı?

Ne güzel şeysin sen.

(Müzik - Gerilim)

-Kaçma! -(Aslı) Ya bırak!

(Erkek) Gel otur, konuşalım biraz.

(Aslı) Bırak kolumu!

-(Erkek) Otur oraya! -(Aslı) Bırak!

Bırak!

(Ateş) Aslı!

-(Ateş) Ne oluyor ulan? -(Erkek) Kahramanın mı?

-(Erkek) Gel ulan! -(Ateş) Aslı iyi misin?

Sen gitsen daha iyi olacak!

(Aslı) Ateş!

(Yumruk sesleri) (Müzik - Gerilim)

Ateş!

(Müzik - Gerilim) (Bıçak çekme sesi)

Ateş, bıçak!

(Müzik - Gerilim)

(Boğuşma sesleri) (Müzik - Gerilim)

-(Aslı) Ateş! (Yumruk sesi)

(Yumruk sesleri) (Müzik - Gerilim)

Ateş, bırak!

(Bağırma sesi)

Ateş! -Ulan!

Ateş! Ateş!

(Nefes sesi)

İyi misin? Bir şeyin yok değil mi?

Beni boş ver, sen iyi misin?

Çok korktum!

-(Aslı) Çok korktum. -Eh be kızım! Eh be kızım!

Bu saatte ne işin var senin burada?

(Nefes sesi)

Sen gelmeseydin ben ne yapardım?

Ben hep gelirim...

...ben seni bırakmam.

(Nefes sesi)

Ateş!

(Müzik - Duygusal)

(Nefes sesi)

Kahraman kızı kurtardı mı ne yapar?

(Müzik - Duygusal)

Öper!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Ne oldu şimdi?

Anlamadın mı?

(Müzik - Duygusal)

O zaman bir daha.

(Müzik - Duygusal)

(Flaş sesi)

(Flaş sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim) (Cırcır böceği sesi)

Ben bu çocuğun ikinci aşkına şahit oluyorum.

Bu sefer gerçek ulan!

(Müzik - Gerilim)

Bana da bir daha kimse kötü demesin arkadaş.

Şu mutluluk tablosu benim eserim.

(Gülme sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ne yaptın? İyi dövdürebildin mi kendini Ediz?

(Ediz) Vallahi kendimi zor tuttum.

Size söz vermesem, ağzını burnunu kıracaktım.

Bırak ulan! O seni normal şartlarda da yer.

(Gülme sesi) -(Ediz) Nerede yiyecek ya?

Vampir dizilerinden fırlamış gibi bir şey.

Tüysüz beyaz oğlan!

Bir koysam yarısı boşa gider.

(Gülme sesi)

O da olur, o da olur.

(Müzik)

(Uzay) Şişt bana bak! Eğer çok içinde kaldıysa, yarın git döv.

-Onun da parasını alacak mıyım? -(Uzay) Cık!

O kamu hizmeti, vergiden düşersin.

(Gülme sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Kapı tıklama sesi)

(Müzik) (Cırcır böceği sesi)

(Kapı tıklama sesi)

(Müzik) (Cırcır böceği sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Selamünaleyküm.

Ve aleykümselam.

Üflendin mi ulan sur?

Toplanıyor muyuz sancağın altında?

Ne?

Kıyamet mi koptu diyorum ulan?

Gecenin bu kör saatinde, hem de sen!

Konuşacağız!

-Üzüm? -(Faryalı) Yok, yok.

Bir şey yok. Yengem iyi.

Gel.

(Haydar) Ne konuşacağız ulan seninle?

Kırk yıldır tek kelime konuştuk mu seninle?

Şimdi ne konuşacağız?

Amcam azıcık buraya gel şöyle, hadi.

Ulan oğlum, gündüzler çuvala mı girdi?

Hadi gayri efendim, hadi.

(Cırcır böceği sesi)

Tüfeği alayım da mı geleyim?

Yok yok.

Şu ahırdaki küp altınların var ya...

...onları alıp da gel, öyle konuşacağız.

Ne, ne altını ulan? Ee... Yok ulan öyle bir şey.

(Cırcır böceği sesi)

Bana bak, oteli satıyorum.

Ee? Bundan bana ne?

Sana, sana, sana satıyorum.

Bana mı satıyorsun?

Bu gece el sıkışacağız.

Yarın karşıki yere Kos'a, Ahmet'le anamın yanına geçivereceğim.

Dönmemecesine mi?

(Müzik)

Dönmeyeceğim.

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik)

Yaa! Öyle bakıp bakıp durma, utandırma beni.

Alışamadım.

Alışma zaten.

Niye? Bir daha tutmayacak mısın?

Ondan değil.

Sonra alışırsın, ne güzel bir şey olduğunu unutursun.

Unutmam.

İnsan bu kadar mutlu olduğu anı hiç unutur mu?

Çok mu mutlusun?

Sen değil misin?

Mutluyum.

(Müzik)

Sen ilk ne zaman anladın?

(Müzik)

Havaalanında kemanı ilk aldığında.

Yuh! Orada daha ben anlamamıştım.

Hı, anlamamıştın.

(Müzik)

İlk görüşte beğendim tabii, artistlik yapmayayım.

Ama öyle bayılmamıştım.

Ha bayılmadın yani?

Tamam tamam, bayıldım, çenem aşağıya düştü, aklım gitti hatta.

(Gülme sesi)

O yüzden kemanı kaputun üstünde unuttun.

Tam burada inekler çiğnedi.

Ama al dedim sana onu oradan.

(Su) Şuna bak ya!

Hâlâ aynı savunma, bitmedi.

Sana bakmaktan elim ayağıma dolaştı demiyor da.

Dolaştı tabii de...

...ama al dedim, hatırlıyorum.

Tamam Kelebek, al dedin.

(Müzik)

Peki sen ne zaman anladın?

Neyi?

-Yani işte benim de... -(Kelebek) İşte senin de ne?

-Kelebek illâ söyletecek misin? -(Kelebek) Neyi?

(Su) İşte bunu.

Ben hâlâ anlamadım.

(Müzik)

Şimdi anladın mı?

I ıh.

Tamam o zaman. Sen otur biraz düşün, anlarsın.

-(Su) Hadi artık. -Ya ne oldu? Gitme!

Görürler.

Görsünler ne olacak?

-(Su) Yavaş biraz. -Neye yavaş?

(Su) Ya olmaz öyle.

(Müzik)

Tamam.

(Cırcır böceği sesi)

(Kelebek) Su!

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik)

(Öpme sesi)

(Gülme sesi)

Gitti bizim Kelebek...

...geldi bu Kelebek.

Ne oldu? Yanlış mı yaptım?

Cık! Yanlış yapmadın.

Niye öyle söyledin o zaman?

Kafam karışık biraz.

Bırak sadece bunun mutluluğuyla uyuyayım olur mu?

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik)

(Zincir sesi)

(Müzik)

(Kapı tıklama sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Bütün gün bir şey yemedin. Sana bir şeyler hazırladım.

İstemiyorum.

(Müzik)

Yıldız, bunu yaptığına pişman olmayacaksın.

(Müzik)

Bak, evimiz çok daha huzurlu bir yer olacak.

-(Evren) Güven bana. -Yapma!

(Müzik)

Ben sadece ailemi düşünüyorum.

(Müzik)

Sen sadece kendini düşünüyorsun.

(Müzik)

Bunu ikimiz de biliyoruz.

Seni ne kadar sevdiğimi sana tekrar hatırlatacağım.

(Müzik)

Bana kendimi unutturarak mı?

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma esi)

(Müzik)

(Su) Anne!

(Su) Ne oldu, hasta mısın?

(Yıldız) Yok bir şey çocuğum, biraz içim geçmiş.

(Müzik)

Vayy...

...yatağa yemek getirmeler falan.

(Müzik)

Romantik babam benim.

(Su) Hadi ben yokum. Siz romantizme devam.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

Romantizme devam.

(Müzik)

Ne zamana kadar biliyor musun?

(Yıldız) Ben bu yaptıklarını...

...içimde taşıyamaz hale gelene kadar.

(Müzik - Hüzünlü)

Uff! Hiç gitmek istemiyorum.

Hiç gitmeni istemiyorum biliyor musun?

(Ateş) Keşke ben de gelebilseydim. Ama...

...bir tane bilet alacak kadar paramız vardı. O da bitti.

(Müzik)

Hiç unutma beni, tamam mı?

Unutmamın iyi olduğu zamanlarım olmuştu.

O zaman unutmadım. Şimdi deli miyim unutacağım?

Çok bekledik birbirimizi be.

Biraz daha bekleriz.

Ne zaman geleceksin?

İngilizce yeterlilik sınavını geçersem...

...direkt bölüme başlıyorum. Onda da devam zorunluluğu var.

İki aydan önce gelemem herhalde.

İnşallah kazanamazsın.

Diyeceğim de bülbül gibi İngilizce konuşuyorsun be kızım ya sen de...

...nasıl kazanamayacaksın?

(Müzik)

Nereye?

Şimdi içeri gireceğim, diyeceğim ki biletin parasını dönüşte vereceğim...

...kabul eder misiniz? Eğer kabul ederlerse seninle geleceğim.

-Yapma ateş! -(Ateş) Neden?

Şimdi gelme, sonra gelirsin.

(Ateş) Niye ya?

Biraz yalnız kalalım, düşünelim.

Aslı, ne düşüneceğiz? Düşündük ya işte.

Artık yaşayalım, düşünmeyelim ya.

(Aslı) Onun da zamanı gelecek.

Şimdi kafamın içinde atlar koşturuyor.

Gözlerimi kapamak...

...bu akşamın her dakikasını yeniden düşünmek istiyorum.

(Müzik)

Senin kafanı kurcalayan ne?

-Bir şey yok. -(Ateş) Söyle.

Dönünce konuşuruz.

Ama böyle kılçık atıp gitmek olmaz ki.

(Müzik) (Telefon mesaj sesi)

(Uzay dış ses) Sana çok kırgınım.

(Uzay dış ses) Beni görmeye geldiğin yerde seni başkasıyla öpüşürken gördüm.

(Uzay dış ses) Demek anneni merak etmiyorsun.

(Müzik)

-Kim? -(Aslı) Hiç.

(Müzik)

O adam mı?

Değil.

Aslı, senin aklın o adamda mı?

Kırk kere konuştuk Ateş.

Ya sen niye gittin ki oraya zaten? Niye görüşmeye gittin ki o adamla ha?

Aynı soruda dalya demek.

Yüzüncü oldu ya. Merak ettim diyorum.

Tek sebebi bu değil. Başka sebepler de var altında Aslı, söyle.

Ateş, yeter!

(Ateş) Aslı...

...bir daha o adamla görüşmeyeceksin. Ne olur tamam de.

(Ortam sesi)

Söz ver bana.

Aslı, bir daha o adamla görüşmeyeceğine söz ver bana.

Bak, gidiyorsun.

Benim aklım sende kalacak, biliyorum.

(Müzik)

Ha?

(Müzik)

Hadi.

(Müzik)

(Otobüs sesi) (Müzik)

(Otobüs sesi) (Müzik)

(Haydar dış ses) Veda etmek o kadar kolay olsaydı...

...kimse doğduğu yerde ölmezdi.

Ama...

...insanın çoğu...

...doğduğu yerde ölüyor.

Yani...

...gideceğim demekle gidilmiyor.

Ben söyleyeyim de.

(Müzik)

Gitmek değil ki benimkisi, kovulmak.

Kim kovabilir seni ulan, senin olan yerde?

(Müzik)

İnsanın yeri toprakta mı, sevdiğinin kalbinde mi?

Şimdi konuşturma beni. Sen bunu benden daha iyi biliyorsun.

Tuhafsın vallahi!

Hem konuşmaya geldim diyorsun, hem de konuşturma beni diyorsun.

Ulan siz ailecek bir tuhafsınız vallahi.

Hepiniz ayrı cinssiniz.

Sanki toptan süngere dalmışsınız...

...hepiniz vurgun yemişsiniz gibi aynı.

(Gülme sesi)

(Müzik)

Sen kırma mısın? Biz cinsiz de sen nesin, kırma mısın, Haydar Efe?

(Gülme sesi)

Şimdi de sen haklısın ulan!

(Gülme sesi)

Neyse, neyse.

(Nefes sesi)

Söyle bakalım...

...sen bu oteli öldürseler satmazdın.

Niye satıyorsun?

(Müzik)

Efeciğim, iyice yaşlanmışız sen, ha? Gözler görmez olmuş.

Halime bakıyorsun da anlamıyor musun?

Ben anlıyorum, anlıyorum da...

...bakalım sen anlıyor musun diye soruyorum.

(Müzik)

(Haydar) Oğlum...

...sen de benim gibi sevdaya mühürlenmişsin.

Nereye gidiyorsun?

(Müzik)

Bardak taştı.

Bardak taştı Haydar Efe.

Ayar kaçtı.

(Müzik)

Son bir şey vardı beni burada tutan, o da koptu gitti.

Yapacak bir şey yok.

Gideceğiz gayri!

(Müzik- Bağlama)

Neyse...

...deyiver bakalım şimdi sen benim hisseyi alıyor musun, almıyor musun?

(Cırcır böceği sesi)

Diyelim ki alıyorum...

...sana ne faydası olacak bunun?

Ne soruyorsun işte? Alıver gitsin.

Tomarla paran var, cimrilik etme. Hadi Efe'm.

Yok oğlum öyle tomarla para falan ulan.

(Faryalı) Sana ne derler çarşıda biliyor musun?

Ne derler?

Haydar Bank!

(Cırcır böceği sesi)

Onlara neymiş ulan benim paramdan?

Yahu tabii onlara ne canım? Allah daha çok versin, bir şey demiyorum.

Bak...

...ben sana ne diyorum.

Sen bu yeri al, değerli yer.

(Faryalı) Ben sana güvenirim, ilişmem.

Yıldız işletiverir burayı...

...benim de gözüm arkada kalmaz.

(Cır cır böceği sesi)

Tamam.

Anladım, sana bir faydası yok.

Bana faydası ne?

(Cırcır böceği sesi)

Kelebek'i de alacağım, gideceğim buradan ha.

Kelebek de mi geliyor seninle?

(Faryalı) Hee, benimle geliyor.

-(Haydar) Dönmemecesine? - Dönmemecesine.

Pasaportu yakmacasına.

Pasaportu yakmacasına.

(Gülme sesi)

Tamam ulan!

Kelebek geliyorsa...

...tamam o zaman ulan.

Hah, ben sana kabul etmeyeceğin şey der miyim?

Kaç para?

(Cırcır böceği sesi)

Orası kolay.

Kelebek'in karşı kıyıda istikbaline yetecek kadar para.

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

Mutluyum ulan! Vallahi mutluyum.

Şu an bin gofret yemiş kadar mutluyum.

Ahh be! Çok şükür!

Mutluyum ya!

Vallahi çok mutluyum.

(Müzik) (Telefon zili sesi)

Aa, Aslı!

(Müzik)

Vardın mı kız?

(Müzik)

Ateş'le öpüştük!

(Kelebek ses) Ne?

(Müzik)

Ateş'le öpüştük!

Neyi bölüştünüz Aslı?

Kelebek ya, off!

(Müzik)

Öpüştük!

(Müzik)

Ne diyorsun sen ya, yanaktan mı?

Uff, ben çok yanlış bir insanı aramışım ya.

Bunu şimdi fark ediyorum.

Vay be, kardeşlerime bak sen!

Nasıl ya, şaşırmadın mı?

Yoo, biz bunu aylardır bekliyoruz.

Siz kimsiniz?

ASAT'çı derler bize, sizi sevenler.

Ya dalga geçmesene.

(Kelebek ses) Çok mutlu oldum kız.

Vallahi bak. Mutluydum zaten, şimdi bunu duydum, daha da mutlu oldum.

Sonu yok Aslı.

Sana ne oldu?

Ahh, Su elimi tuttu.

Hadi canım!

(Aslı) Nasıl oldu ya? O normal tutmuştur senin elini.

Yoo, bayağı bildiğin tuttu.

Nasıl bayağı?

(Kelebek ses) Öyle.

Parmaklarımı parmaklarının arasına geçirdi.

Yani sadece öyle avucuna gibi değil.

Oo, bitmiş o iş o zaman.

Ben ne diyorum Aslı?

(Aslı ses) Vay be!

Şişt! Ateş duymasın ha!

Zaten Su'nun ödü patlıyor.

Ya söyler miyim hiç?

-(Kelebek ses) Aman Aslı! -Tamam.

(Kelebek ses) Bana bak...

...Mehmet Başkan'la konuşalım da...

...böyle toplu bir nikâh olayına girelim, ne dersin?

Oha!

(Otobüs sesi)

Ya Kelebek, ben ne yapacağım?

Neyi?

(Aslı ses) Ateş'e nasıl söyleyeceğim...

...ben senin gözünün içine baka baka onca zamandır sana yalan söylüyorum diye?

Ne yalan söyledin ki?

(Aslı ses) Babasıyla Gözde'yi ondan sakladığım için...

...beni asla affetmeyecek.

Söylemezsin olur biter.

(Aslı ses) Kelebek, yalan üstüne ilişki mi kurulur ya?

Olmaz öyle şey, benim söylemem lazım.

Aslı, gözünü seveyim bak, beni de yakma.

Ne ya?

(Kelebek ses) Sen söyleyince o gelip bana da patlayacak.

Su da gelip bana dalacak.

Ya kırk yılda bir mutlu olmuşum Aslı. Neden ben ha, neden?

(Aslı ses) Uğraşamayacağım senin isyanınla Kelebek, hadi.

(Otobüs sesi)

(Sessizlik)

Ahh!

Mutluyum ya.

Çok şükür!

(Müzik - Işıl Özsüt - Çözümüm Yok)

"En büyük suçum sensin, sana olan zaafım"

"En aptal hatalarım çocukça"

"Rüyalarım görmezden geldiğim onca şey gönül sandım"

"Duygularım bir tokat gibi çarpar bazen"

"Daha da derine saklarım"

"Uzaklaşmak mı çözüm, benim çözümüm yok"

"Bozuk gibi sarar filmi, sonu gelmez başı yok"

"Seni sevmemek mi çözüm"

"Benim çözümüm yok"

"Kendi içimde oldum kördüğüm, sonum yok" (Telefon mesaj ses)

(Ateş dış ses) Ellerim hâlâ sen kokuyor.

"Uzaklaşmak mı çözüm"

"En büyük suçum sensin, sana olan inancım"

"Adadığım hayatın fedakârlıkların"

(Telefon mesaj ses)

"Unutmak istediğim onca şeyde sen"

(Uzay dış ses) Bana bunu niye yaptın?

"Seninle ettiğim duygularım"

(Aslı iç ses) Bir daha bana mesaj yazma.

(Uzay dış ses) Oysa sana annenden bahsedecektim.

"Sensiz kalırım"

"Uzaklaşmak mı çözüm"

"Benim çözümüm yok"

"Bozuk gibi sarar filmi, sonu gelmez başı yok"

"Seni sevmemek mi çözüm"

"Benim çözümüm yok"

"Kendi içimde oldum kördüğüm, sonum yok"

"Başım yok, uzaklaşmak mı çözüm"

"Benim çözümüm yok"

"Bozuk gibi sarar filmi, sonu gelmez başı yok"

"Kendi içimde oldum kördüğüm, sonum yok"

"Başım yok uzaklaşmak mı çözüm"

Hayırdır ya?

(Sessizlik)

Bir şey yok.

Ne oldu?

Olmadı bir şey.

Kızım ne tavana bakıp gülüyorsun?

Aklıma bir şey geldi ya, sana ne?

(Nefes sesi) -İyi.

(Nefes sesi)

Çok acayip bir şey oldu biraz önce.

Ne?

(Müzik)

Biz Aslı'yla...

Ne?

Ya biraz yakınlaştık işte biz Aslı'yla.

Ne? Nasıl ya? Allah be, çok sevindim!

Şişt! Kızım bağırma, duyacaklar şimdi.

Ya ben bile rahatladım.

Nasıl?

Çok belliydi.

-O kadar belli miydi ya? -(Su) Yani.

(Gülme sesi)

(Müzik)

Öyle işte. Tamam, onu söyleyeyim dedim ben sana.

(Gülme sesi)

(Su) Abi!

Abi!

Ha!

Abi?

Ağzımdan çıktı.

Söyle ağzını yediğim, söyle.

(Müzik)

Su, dallanıp budaklandım, ağaç oldum, hadi be.

(Müzik)

Alara ne diyecek bu işe?

Ya bu işin peşini kolay kolay bırakmaz.

(Müzik)

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Gözde) Yıldız, yani gerçekten inanılmazsın.

Bazen hiçbir şeye pabuç bırakmayacakmış gibi duruyorsun...

...böyle bir durum olduğunda da geri duruyorsun.

Niye yaktın o hatıraları?

Daha kötü bir şey olmasın diye.

Ee, iyi de şimdi Faryalı senden nefret edecek.

Nefret etmeyecek!

Kızacak!

(Müzik)

(Yıldız) Ama ben o kutuyu yakmasaydım...

...Evren öyle bir şey yapacaktı ki...

...o zaman gerçekten nefret edecekti benden.

(Gözde) Ya ne yapacaktı Yıldız Allah aşkına ya?

(Yıldız) Ne yapacaktı Yıldız, ne yapacaktı Yıldız?

Ay her sabah kahvesinde aynı şey Gözde. Boş ver.

(Müzik)

(Yıldız) Esas sen ne yaptın onu söyle.

Neyi?

Ya işte adam ne yaptı, karısı ne durumda?

Her gün böyle seni görüyorum, moralin bozuk, canın sıkkın...

...merak ediyorum.

(Müzik)

Az kaldı.

(Gözde) Öyle bir şey yapıyorum ki...

...onu ya karısını ya beni seçmek zorunda bırakacağım.

(Müzik)

Emin misin Gözde?

(Müzik)

Hiç olmadığım kadar.

(Müzik)

(Gözde) Birkaç güne ya evde iki kişi olacağım...

...ya da bavulumu toplayıp gideceğim buradan.

(Müzik)

Hakkında hayırlısı.

(Müzik)

İnşallah!

(Müzik Gerilim)

(Müzik Gerilim)

Ya kızım, acı vermiyor mu? Akşamdan beri şuna bakıyorsun. Yeter artık!

(Müzik)

Şişt, sana diyorum, yeter, yeter!

Bunun hesabını onlardan soracağım.

(Uzay) Saçmalama Alara!

Herkesin özgür iradesi var. İsteyen istediğiyle olabilir.

(Alara) Ya sus!

Şeytansın sen Uzay şeytansın bayağı!

Bana ne ya?

Onları sen bir araya getirdin.

Ne diyorsun sen ya? Benimle ne alakası var?

Ya sen bilmiyor olsan bu fotoğrafı çekebilir miydin Uzay?

Delirdin herhalde! Ben oradan geçiyordum.

İnanmıyorum sana, salak mıyım ben ya?

(Müzik)

Geçiyormuş.

Ya sen bir yerden geçer misin ya?

Ya şimdi sen Ateş'e değil de bana mı kızıyorsun?

Sana kızıyorum.

Onu öldüreceğim!

Alara, lütfen kendine gelir misin?

Aslı'yla Ateş'i bu yaptıklarına pişman edeceğim.

(Müzik)

Sen de bana yardım edeceksin, tamam mı?

(Müzik)

Ya sen ne istersen ben yaparım ama...

...bu... -(Alara) Ama deme bana o zaman.

Uzay bana ama deme!

(Müzik - Gerilim)

(Su sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

(Müzik)

Allah yardımcım olsun!

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Kelebek) "Eklemedir koca konak" (Çay karıştırma sesi)

"Ekleme aman aman nazlı da yârim yine"

"Yine düştü aklıma"

"Aman aman dostlar"

"Yoldan geldim yo..."

Kime çektin ulan kart sesli, ha, kime çektin sen?

(Faryalı) Ne bu saate kalmışsın?

-Hasta mısın ulan? -(Kelebek) Ee, yok abi, uyuyakalmışım.

Allah Allah!

Hayır mı ha? Şişt bana bak...

(Gülme sesi)

Yok abi. Uyku tutmadı sabah, ancak uyuyabildim.

İyi, hadi bitir kahvaltını...

...gel seninle bir şey konuşacağım ofiste. Tamam?

Buyur abi, şimdi konuşalım.

Oğlum ofiste konuşacağız dedik, burada mı konuşacağız dedik?

Hadi bitir kahvaltını gel.

Tamam.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Gözde) Günaydın.

(Faryalı) Günaydın.

Olanları duydum.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Ne duydun, hayırdır?

Faryalı!

Yıldız benim arkadaşım. Bana her şeyi anlatıyor.

(Müzik)

Yazık, darmaduman olmuşsun sen de.

-Gözde Hanım, işine baksana sen. -(Gözde) Faryalı!

Bilmediğin bir şey var.

Neymiş o?

Yıldız'a o kutuyu Evren yaktırdı.

Kutuyu yakması için baskı yapmış Yıldız'a.

Kocasıdır. Yaktırır yaktırır.

Kutuyu yakmakla seni kaybetmek arasında bir seçim yapmaya zorlamış.

Tam olarak ne olduğunu bilmiyorum tabii ama...

...bir şeyle tehdit etmiş.

(Müzik - Gerilim)

(Sessizlik)

(Kâğıt buruşma sesi)

Hiç mi İngilizce bilmiyorsun?

Yok, bilmiyorum.

Öğrenirsin. You will learn.

Hope so.

(Müzik)

-Alo. Ne oldu? -(Ateş ses) Alo.

Ne oldu? Üç kere aramışsın.

Kızım, bunlar arkadaşlık soruları.

Benim seni aramak için bir sebebe ihtiyacım yok ki.

Niye, biz neyiz ki?

(Aslı ses) Ne oldu, kızardı mı kulakların?

Ya, Aslı ya. Off! Nasıl geçti sınavın?

(Ateş ses) İnşallah kazanamazsın da gelirsin buraya.

Sen beni karşıla akşamüstü.

Ne? Nasıl ya? Sen... Sen kaldın mı sınavdan?

Tamam, ben seni karşılarım garda o zaman akşamüstü.

(Ateş ses) Tamam.

Bakalım her şeyi öğrenince de beni böyle bekleyecek misin?

(Keman sesi)

(Ateş) Nasıl gidiyor?

Ne?

Nasıl ya? Siz dinlemiyor muydunuz beni?

Duyduğum kadarı yetiyor bana.

Pamuksuz dinlediğim gün git Londra Filarmoni'de çal.

-Bir şey istiyor musunuz? -Funge.

Hangi?

Bırak, bırak. Düz kahve yap sen bana.

Su iyice kaynasın ha.

(Müzik)

(Martı ve dalga sesleri)

(Müzik - Duygusal)

(Kedi miyavlama sesi) (Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı vurma sesi)

Ulan kaymakamın yanına giriyor sanki, kapıyı vuruyor.

Ne kahvaltıymış be kardeşim ya, ne kahvaltıymış.

(Faryalı) Neredesin ulan?

Ha?

(Yıldız) Günaydın.

Günaydın.

(Müzik - Duygusal)

(Kâğıt yırtma sesi)

Muhtasarın yarısını ödüyoruz.

Kalanı da önümüzdeki ay olacak. Bu ay biraz fazla olacak herhalde.

Ödersiniz bir dahaki aya.

O ne demek?

Ne ne demek?

Niye ödersiniz dedin?

Kim öle kim kala önümüzdeki aya.

-Ben çay alacağım, ister misin? -Yok, var benim çayım. Sağ ol.

(Kapı açılma sesi)

(Kelebek) Nasılsın abla?

Abin bir tuhaf konuşuyor. Ne oldu, bir şey mi oldu?

Neye?

Ya tuhaf işte. Anlamadım.

Ha, sabah Gözde'yle konuştular. Ondan böyle olmuştur.

(Kelebek) Neyse. Gidelim yiyelim fırçamızı. Bakalım ne olmuş.

(Kapı vurma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Alo, Gözde. Neredesin?

Görüşmemiz lazım.

Kapıyı kapa.

(Kapı kapanma sesi)

Ne oluyor abi?

Otur.

-Duydun mu? -Duydum abi.

Nasıl?

-Gidiyoruz koçum. -Nereye?

Ulan hep saplandık kaldık burada. Gidelim gidelim diyordun ya.

Hissemizi satacağım. Basacağız, gideceğiz.

Dur abi, delirme. Nereye gidiyoruz?

Karşı kıyıya, Kos'a. Anamızın yanına.

Ha?

(Müzik - Duygusal)

(Gönenç) Madem bu seni mutlu edecek.

Tamam.

(Müzik - Duygusal) (Martı sesleri)

(Müzik - Duygusal)

(Dalga ve martı sesleri)

Ne o ulan, öcü görmüş gibi. Öldük demedik.

Karşı kıyıda anamların evi yıkık, harabe. Gideceğiz, güzelce onaracağız.

Ha? Pansiyona mansiyona çeviririz belki.

Ben karışmayacağım oğlum. Sen kendin işleteceksin.

(Faryalı) Ben yatacağım.

Abi...

Ne ulan abi, abi? (Bip) söyle, abi. Ne?

(Faryalı) Söyle.

Ben gelemem.

Nasıl gelemem?

-Ben buradan ayrılamam. -Allah Allah. Niyeymiş paşam?

Dün gece Su'nun elini tuttum.

Ulan durdun durdun dün gece mi tuttun?

Ee, anca izin verdi.

Ee, sonra?

Ee'si ben gelemem. Paramparça olurum abi.

Ulan ben sana çam bölmesi diyorum ama makisin ulan sen, makisin.

Bebesin ulan sen! Neymiş, kızın elini tutmuşmuş.

Ulan böyle karar mı verilir ulan?

Sen aylardır benim kafamın etini yemiyor musun...

...gidelim buralardan diye bır bır bır bır?

-Hadi deyince "Abi ben kızı öptüm." -Öpmedim.

Öpseydin ulan! Adam olsaydın öperdin!

Bana bak, gideceksin şimdi...

...kızın karşısına geçeceksin, iki yanağından öpeceksin...

...sonra adam gibi geçeceksin limana...

...abinle beraber yeni hayatına devam edeceksin.

Abi, hayır. Vallahi götürsen geri yüzerek dönerim.

Bir kız için be! Püh sana.

Sen bir kız için gitmek istiyorsun ya, ben de bir kız için kalmak istiyorum.

Bir kerecik saygı duy ya, bir kerecik.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Ben tamam diyene kadar oteldeki hissemi sana...

...sattığımı kimseye söylemeyelim. Olur mu?

Tamam, sen nasıl istersen.

(Gözde) Peki.

Sen nasıl bu kadar hızlı ikna oldun benim hisselerimi almaya?

Senin mutlu olacağını gördüm.

Gönenç, sadece bu kadar olamaz.

Sen bir iş adamısın.

Cahit'le Evren'in bana yaptıklarını ödetmek istedim.

Senin yokluğunda ben seni çok özledim, Gözde.

(Gönenç) Canım çok yandı.

(Gönenç) Madem bu otel bunlar için bu kadar önemli...

...e biraz da onların canı yansın.

Sana otelin kalan hisselerini de getireceğim.

Ondan sonra ne yapacağız?

Hayatımıza bakacağız.

Bana döndüğün için çok mutlu oldum.

Ama hırsından da bir o kadar korkmuyor değilim.

Korkuyorsun ama karşı da koyamıyorsun.

(Martı sesleri) (Müzik)

(Gönenç) Doğru söylüyorsun.

(Müzik)

Aklımı başımdan alıyorsun.

(Gülme sesi)

(Aslı dış ses) 16 Ekim 2010...

...bugün Burak'ın doğum günüydü.

(Aslı dış ses) Her doğum günü bana üzüntü oluyor.

(Aslı dış ses) Annesi ona sarılırken gözlerimi kapattım.

(Aslı dış ses) Beni bir tek Kelebek anlıyor.

(Aslı dış ses) Anne, beni niye bıraktın?

(Aslı dış ses) Hiç değilse doğum günlerimde gelsen olmaz mı?

(Aslı dış ses) Pastadan nefret ediyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Mesut Bey...

...var mı bizim arkadaşın annesiyle ilgili bir haber?

Eminsiniz değil mi?

Çok mesut ediyorsunuz beni, Mesut Bey.

Tamam, ben sizi tekrar arayacağım.

İyice netleştiğinde siz de haber verin lütfen.

(Müzik - Duygusal)

(Uzay iç ses) Bize bir şans daha vermeye karar verdim.

(Telefon mesaj sesi)

(Müzik)

(Telefon mesaj sesi)

(Uzay dış ses) Çünkü seni tanıyorum.

(Uzay dış ses) Annene kavuşma hayalinden bir Ateş yüzünden vazgeçmezsin.

(Aslı iç ses) Bak, benimle oynama. Annem...

(Aslı iç ses) Ne biliyorsan söyle!

(Uzay iç ses) Bodrum'a gelince bana yaz.

(Anlaşılmayan konuşmalar)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Keşke...

...benim de seni bulabilme ihtimalim olsaydı.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Aleykümselam Haydar abi.

Bana bak, parayı çektim ben.

Değişiklik yok değil mi?

O basü badel mevt kardeşin de gidiyor?

Kapatıver sen, ben seni arayacağım.

Ha, bana bak, şu işi akşama kadar halledelim bak.

Günlük faizi bozdum. Zarara girmeyelim ha.

Girmeyelim, girmeyelim. Tövbe tövbe.

Arayacağım ben seni Haydar abim.

Yeğenim, şu emaneti alayım.

Bildiğin gibi yüklüğüz ha.

Giderken şöyle arkamdan bir bak.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Su iç ses) Seni unutamıyorum, sensiz yapamıyorum.

(Müzik)

Başka biri mi var hayatında?

Yapma şunu!

Seni görmek istemiyorum.

Soruma cevap ver Su. Başka biri mi var hayatında?

-Ne alaka ya? -Mektubu nasıl açtığını gördüm.

Gülücükler açıyordu yüzünde. Kimden bekliyordun?

Kelebek'ten mi bekliyordun?

Ben gittikten üç gün sonra gerçekten onunla mı oldun?

Ya sen ayrılmadan neler yaptın ya!

Gelmiş bir de burada konuşuyorsun. Defol git buradan!

Sorduğum soruya cevap ver Su. Başka biri mi var hayatında?

Var Cenk. Var, tamam mı? Başka biri var.

Ateş.

Ne işin var ulan senin burada? Ha?

Konuşmaya geldim.

-Yok senin konuşacak bir şeyin. -Sen mi karar veriyorsun ona?

Senin konuşma özgürlüğün varsa benim de seni dövme özgürlüğüm var.

Tamam? Bil, ona göre konuş hadi.

(Cenk) Ben sana âşıktım be. Ölüyordum ben senin acından.

-Yalan söyleme bana. -(Cenk) Ama sen ne yaptın?

Benden ayrıldıktan üç gün sonra gidip kendine sevgili buldun, öyle mi?

Gerçekten yazıklar olsun sana.

(Müzik)

-Ne diyor bu? -Geri zekâlı işte.

Nereden çıkartıyor kızım, sevgili mevgili?

Yok öyle bir şey Ateş ya.

-Uyduruyor mu yani? -Bana ne ya?

Beyinsiz işte.

(Su) Geri zekâlı geliyor bir de buraya ya.

(Kapı kapanma sesi)

(Korna sesi)

Ya ama ya...

(Araba sesi)

(Korna sesi)

Ne var ulan dat dat dat?

Aa, sen burada mıydın ya?

Ee, buradayım. Sen niye geldin?

Hiç, öyle. Sana geldim işte.

Oğlum bana geldiysen ne şaşırıyorsun ulan?

İhtimal vermemiştim. Şansımı denedim.

Kardeşim telefon diye bir şey var. Arasana beni.

Şarzı bitti.

Şarz değil ulan o, şarj.

Hı hı.

(Ateş) Ne hı?

Oğlum sen ne geldin ulan? Beni ne yapacaksın sen?

Hiç, öyle. Aslı geliyormuş.

Ee, biliyorum.

Ha. Ha, yalnız ben de bazı şeyler biliyorum.

-Aslı mı söyledi? -Yok.

Bodrum postasında manşetsiniz.

(Bip) geçme ulan!

(Kelebek) Gelip ağlarken iyiydi Kelebek Kelebek diye.

İnsan bir teşekkür eder, bir sevincini paylaşır, sığır.

Ben sana ne teşekkür edeceğim ulan?

Seninle ne alakası var bu konunun?

Nankör. İnsanoğlu gerçekten nankör.

Ben cesaretlendirmedim mi seni?

Kardeşim, sen oradan baksana şöyle bana.

Bir baştan aşağıya bir bak bakalım.

Fazladan cesarete ihtiyacım var mı ulan benim? Oğlum ben süzme cesaretim.

İnşallah askerliğini uzun dönem yaparsın Ateş. İnşallah!

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

-Sen ne yapıyorsun orada? -Sence?

Kızım, gece sulanır o, gece. Baksana bayılmışlar.

Ay! Her şeyi de bil!

Neyse.

Beni almaya geldin madem, tuvalete gidip geliyorum.

Tamam, tamam, sen bak.

Ya! Niye geldin buraya? Ne işin var?

Abim Kos'a gidiyormuş, canım sıkkın. Seni görmek istedim.

Ne? O nereden çıktı ya?

Bilmiyorum Su.

-Sen ne dedin? -Ben gitmem dedim.

-Gitme. -Ben de öyle dedim.

Peki o ne dedi?

Bir şey demedi.

-Ya götürürse seni? -Seni bırakmam Su.

Bırakma.

(Müzik - Duygusal)

Ne olmuş?

Ee, havalar soğudu ya, gündüz de sulanır diyordum Kelebek'e.

Siz benim arkamdan yanlışlarımı mı konuşuyorsunuz?

O kadar çok ki başka konuyu konuşmaya fırsat kalmıyor Ateş.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ay! Gecikmedim değil mi?

Yok, ben de şimdi geldim.

Neyin var?

Gözde, sen Faryalı'yla bir şey mi konuştun? Tuhaf tuhaf laflar etti.

Konuştum, evet.

Ne dedin?

Hatıraları yakma konusunda Evren'in sana baskı yaptığını söyledim.

Ne yaptın, ne yaptın?

Niye yaptın böyle bir şeyi Gözde?

Yıldız, ben senin arkadaşınım.

Faryalı'nın seninle ilgili yanlış bir şey düşünmesini istemedim.

Ya bırak Allah aşkına Gözde!

Faryalı'yı bilmiyor musun? Pire için yorgan yakan bir insan.

Yani böyle bir düşüncesizliği sen nasıl yaparsın ya?

Ne demişim ya?

Ya ben seni sırdaş bildim. Yok Evren yaptırdı, yok bilmem ne!

-Yıldız, ben yani sadece... -Sen sadece ne Gözde?

Ya Yıldız...

...Faryalı sana kırılmasın diye. Yani sen üzülme diye.

Şu yaptığın şey sadece benim evimin huzurunu bozar.

Bunu mu istiyorsun sen?

Yoo! Ben niye böyle bir şey isteyeyim ki?

Ya insan biraz düşünmez mi, ha?

Sen bana ne sırlarını anlattın değil mi?

Ben bir tanesini gidip başka birine söyledim mi? Ha?

-Yani böyle sırdaşlık mı edilir Gözde? -Etmeyelim o zaman Yıldız.

Ben zaten çok sıkıldım ya bu sırlardan falan.

Artık her şey açığa çıksın, herkes de her şeyi öğrensin.

Ne yapıyorsun sen şimdi, ha? Benim bir sırrım mı var?

Aa, yok! Senin sırrın yok. Benim var.

Ama artık yeter!

Herkes her şeyi öğrenecek, ben de rahatlayacağım.

Ayrıca ne bu böyle çekmişsin karşına çocuk gibi azarlıyorsun!

Ne haliniz varsa görün be!

Şuna bak! Hem suçlu hem güçlü!

Sen göreceksin!

Kan kusturacağım sana, yanına kalmayacak, sen dur!

Evren, neredesin?

Hemen bana gel.

Ne yapacaksak bu kadar eşyayı zaten!

Ya bırak! Çekil. Tıkış tıkış! Ben katlarım.

Şule'yi göndermeseydin bari!

Sen demiyor muydun bu kızdan olmaz diye?

Ee, gurbet elde çamaşırını yıkar, ütünü yapardı.

Ne gurbet eli olacak? Anamın toprağına gidiyorum.

Anan o toprağın altında oğlum. Sen üstünde ne edeceksin ha?

Yenildin, buradan kaçıyor musun Faryalı?

Hiç yakışıyor mu sana?

-Ne yapacaktım? -Olduracaktın.

Senin gibi babayiğide oldurmak yaraşırdı.

Yıldız bana hatıram bile değilsin dedi. Sen ne diyorsun ya?

(Faryalı) Olduracakmış! Neyi olduracaktım?

Yıldız'ın kızanlar ne olacak? O kadar çocuğun hayatını ne karıştıracağım?

Bak, bizim kel bebe gitmiş dün Yıldız'ın kızının elini tutmuş.

Ne olacak bizim kel bebeye?

O üçkâğıtçı Evren evin içinde olunca daha mı iyi olacak?

Karışamayız ona. Adamın cebinde devletin nikâh cüzdanı var.

Ben sana bir şey diyeyim mi oğlum?

Sevdadan büyüğü yok.

Bunu böyle bil de ben ölür gidersem kulağına küpe kalsın.

Var benim kulağımda küpe.

-Başka küpeye ihtiyacım yok. -Ee?

Haydar, Kelebek'in gitmediğini duyunca vazgeçerse oteli almaktan?

Ne yiyeceksin oralarda?

Ya ben midye yer yaşarım, sen beni bilmiyor musun?

Para benim neyime? Ben Kelebek'i düşünüyorum.

(Müzik - Duygusal)

Halledeceğim, halledeceğim.

(Çanta sesi)

Kapanmıyor bu bavul! Gidemiyorsun.

Otur üstüne. Otur üstüne gayri de kapatıvereyim.

Zorla kapatmam. Uğursuzluktur.

Uğraşma boşuna. Yokuşa sürme, gideceğim.

Hepinizin bir hesabı var ya...

...rabbimin de bir hesabı var ha? Göreceğiz gayri.

-Rabbim bana ne dedi biliyor musun? -Ha?

Kos'a, Kos'a Faryalı dedi, Kos'a. Ha?

(Omuza vurma sesi)

(İç çekme sesi)

Al bu da sende kalsın.

Otur bakalım üstüne, otur.

-Ya vallahi otur. -Hadi gayri, hadi!

-Ya otur üstüne! -Kapanmıyor, gidemiyorsun işte.

(Ateş) Hani yaza kadar gelmeyecektin sen İzmir'den?

(Aslı) Dalga geçme ya!

Sen tırsıtınca iyi, biz dalga geçince suç, öyle mi?

Çok mu korktun bir daha göremeyeceksin diye?

-Korktum, ne var? -(Aslı) Korkma korkma, gel.

(Kelebek) Millete kucak, bize lolo!

Sarılın, sarılın. Sevenler ayrılmasın.

Ya utandırmasana!

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

Ya Ateş! Kitap kolileri var ya, onları da alsana.

Koli mi? Almancı mısın kızım sen?

(Müzik - Hareketli)

Sen nasıl döndün bakayım?

İngilizce yeterlilik sınavını geçemedim. Yani hazırlık okuyacağım.

-Onda da devam zorunluluğu yok. -Sen? İngilizceden kaldın?

-(Ateş) Bu mu? -Evet.

Ulan abim bizi hanutçu gibi yetiştirdi!

Sen Manchester'lı gibi İngilizce konuşuyorsun. Neyden kaldın?

-Yaa! Karıştırma. -Ne karıştırma!

İki dakika ayrı kalamadık desene. Harbici ol biraz, harbici.

Sen beni bırak da asıl sen ne yaptın?

Abim dellendi Aslı. Kos'a gidiyorum diye tutturdu.

Saçmalamasın ya!

Bana da sordu, ben gelmem dedim.

-Su için mi? -Şş!

Gizli kalsın ha! Kimse duymasın.

Saçmalık! Ama neyse ya, ben karışmayacağım.

Karışma.

Karışmaya karışmaya, gece uyku uyuyamıyorum Kelebek ya!

Babası meselesini söyleyeceğim bu akşam Ateş'e.

Tamam, konuş.

Yalnız gözünü seveyim Aslı, akşam abim Kos'a gittikten sonra söyle bari.

Giderayak adamcağız katil falan olmasın.

Kim?

Katil kim? Kim katil, hı? Kim katil?

Oğlum var ya, şu alemdeki kızlar senin yüzünden okuyamıyor ha!

Alara'dan sonra bu da okul uzattı ilk seneden.

"Ateş, beni okula gönder" kampanyası yapacağım, ne dersin? Hayra geçeriz.

Ne diyorsun oğlum sen? Dediğinin farkında mısın ulan?

Oğlum senin dilinin kemiği niye yok birader?

Doğru söylüyorsun ya. Boş bulundum bir an, kusura bakma.

Oğlum boş moş bulunmayacaksın ya! Alara falan yok. Bitti o iş.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

İsteyince her şeyi yapıyorsun.

Bana Aslı'nın babasının numarasını bulacaksın.

-Ya öldürtecek misin kızı sen? -(Alara ses) Ölsün!

-Gebersin, sürünsün inşallah! -Tövbe de. Döner seni bulur.

Görsün bakalım kızının öpüşmelerini. Bakalım o zaman ne yapacak?

Ya ben bulamam numara falan.

Kızın zaten hayatta bir tek babası var. Ben sebep olmam.

Ben burada perişanım ya! Sen de mi onu düşünüyorsun?

(Alara ses) Düşün Uzay! Peki...

...sen de onu düşün. Allah hepinizin cezasını versin!

(Müzik)

Off!

-Ne oluyor? -Yok bir şey.

Var bir şey.

Ne oluyor böyle günlerdir odalara kapanmalar, yorganla bütünleşmeler?

Canım sıkkın, oldu mu?

Seni de annenin yanına göndereyim Paris'e, havan değişir.

Ne oldu baba? Benden de sıkıldın, beni de mi göndermeye çalışıyorsun?

-Alara! -Ne? Yalan mı?

(Ayak sesi)

Efendim, Gönenç Bey geldi.

(Müzik - Duygusal)

Baba, senden bir şey isteyeceğim.

Hah işte böyle! Benimle konuşurken ses tonun hep böyle olsun.

-Vazgeçtim. -Sen bilirsin.

Ya bir arkadaşımın numarasını bulmam lazım.

Polise falan sordurtsak olur mu?

Kim o?

Ateş olmasın da kim olursa olsun diyordun. Ne fark ediyor sana?

İyi.

Yaz Ferhat'a, o sana buldurur, tamam mı?

-Sağ ol. -Olayım tabii!

Sağ olayım da şu kafamda kalan üç tane tel saç da dökülsün kaprislerinizden!

(Müzik - Gerilim)

(Köpek havlama sesi)

(Evren) Sen ne yaptın kızım?

Zengin oldum.

Gözde, bu ne?

Oteldeki hissemi Gönenç'e sattım.

(Vurma sesi)

Allah belanı versin!

Her şeyi berbat ettin.

Şimdi bugüne dek söylediklerin doğru muydu, yalan mıydı öğrenme vakti.

Para burada.

Gidersin, karınla vedalaşırsın, çocuklara her şeyi anlatırsın...

...gelip benimle yepyeni bir hayata başlarsın.

Ulan deli misin sen be?

Köprüden önceki son çıkış Evren Ergüven!

Düşün taşın, kararını ver.

-Kızım, sen aptal mısın? -Cık.

Hiç olmadığım kadar akıllıyım.

Sana kendimi köle yaptığım zamanlarda deliymişim ben.

Şu an şartlarımız eşit.

Ama korkma, değişen hiçbir şey yok. Maalesef seni hâlâ seviyorum.

Ulan sen benden ne istiyorsun be? Ha?

Bir karar vereceksin.

Karın mı, benimle yeni bir hayat mı?

Gözde!

Ağzından sadece tek bir kelime duymak istiyorum.

Evet, hayır?

(Müzik - Gerilim)

Annem.

-(Su) Başın mı tuttu? -(Yıldız) Evet kızım.

Benim güzel annem.

Bazen her şey çok ağır geliyor.

O kadar ağır geliyor ki...

...sanki herkes benim günümü karartmaya çalışıyor.

(Müzik - Duygusal)

Sana buraya gelmek...

...bütün o geçmişinle yüzleşmek ağır geldi, biliyorum.

Bir yandan para pul, bir yandan babam.

Çocuk değilim anne. Biliyorum.

Neden başının tuttuğunu da biliyorum.

Ama iyi olmamıza az kaldı.

İnşallah kızım.

İnşallah.

Takma kafana.

Biz yanındayız. Ateş'le de konuştuk.

Restoranda iş yükünü hafifleteceğiz.

Faryalı'nın yokluğunu hissettirmeyeceğiz sana.

Hem Kelebek de kalıyor.

El ele veririz, destek oluruz anneme. Sen güven bize.

Bir dakika, bir dakika.

Faryalı'nın yokluğu ne demek?

Nasıl yani, sana bir şey demedi mi?

Faryalı nereye gidiyor kızım?

Oteldeki hissesini Haydar amcaya satıp Kos'a gidiyormuş.

(Müzik - Gerilim)

Hakikaten hayal kuruyorsun. Ulan bu yaptığın şey hepimizi berbat edecek!

Hemen gidiyorsun, o parayı iade ediyorsun.

-Ve bu işi temizliyorsun. Hemen! -Asla!

Konuşacak bir şey yok artık.

-Evet mi hayır mı? -Hayır ulan tabii!

Benim bir ailem var. O evin içinde neler yaşanıyor biliyor musun sen? Ha?

Bana bak, hemen gidiyorsun ve bu işi temizliyorsun Gözde!

-Bak, beni katil etme. -Ya sen katilsin be zaten.

Sen benim gençliğimi öldürdün. Yıllarımı çaldın, hayatımı, umutlarımı çaldın be!

Ulan yıllardır kraliçe gibi yaşamıyor musun sen?

Her şeyi güç, her şeyi para zannediyorsun.

O yüzden bu haldesin. Hâlâ anlamadın Evren ya!

Seni seviyorum. Seni bir tek ben seviyorum.

Evren, hadi lütfen. Sevgilim, hadi.

(Gözde) Ne olursun hayatımıza, aşkımıza bir şans daha ver.

Bak, göreceksin her şey çok güzel olacak. Evren, inat etme ne olur, lütfen.

Hakikaten hastasın ha!

Ulan bak, Gözde...

...hemen o Gönenç zamparasına gidiyorsun.

Artık ne halt ediyorsan ediyorsun.

Acındırıyor musun, (Bip) yiyorsun ve bu işi hallediyorsun, hemen!

Hayır.

Bu işin geri dönüşü yok.

Ne demek ulan hayır, ha? Bana bak, seni paramparça ederim!

Sen ancak kendi kendini paramparça edersin.

Senden korkmuyorum, duydun mu?

Gözde, bak, çok pişman olacaksın kızım!

Ben mi, sen mi acaba?

Başkasına âşık bir kadınla yaşlanacaksın Evren!

Ne diyorsun ulan sen, ha?

Sen elden ayaktan düştükçe Yıldız seni maskara edecek!

Bunca yılın hesabını burnundan fitil fitil getirecek!

Köpek gibi pişman olacaksın!

Bana bak, sus. Sus!

Sen nasıl giriyorsun başka birinin hayaliyle aynı yatağa, ha?

Adamım diye nasıl dolaşıyorsun?

(Tokat sesi) -Ne diyorsun ulan sen?

Ne diyorsun?

Bana bak... Bana bak!

Aklın varsa...

...beni şimdi öldür.

Ulan!

Allah belanı versin Gözde! Allah belanı versin!

(Müzik - Gerilim)

(Nefes sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Gidiyor musun?

Ne demeye geldin?

Kal demeye mi, iyi yolculuklar demeye mi?

İnanmadım gideceğine.

Senden duymak istedim.

Bunun için geldim ben.

Gerçekten gidiyor musun?

Gidiyorum.

Babamın emanetini bırakıp?

Ne yapacaksın, kendin gibi olamadın mı işte basıp gidiyorsun.

(Faryalı) Geçerim karşı kıyıya ben de.

Üzüleceksem, orada üzülürüm.

En azından üzüldüğümü saklamak zorunda kalmam.

(Yıldız) Faryalı.

(Müzik - Duygusal)

Var mı diyeceğin yeni bir şey?

Yoksa daha da bir şey deme.

Ben de gideyim yoluma, hayatıma bakayım.

(Yıldız) Ona mı gidiyorsun?

Ne?

Maya'ya. Biliyor mu gideceğini?

Ne biçim soru bu?

Olacak mı bir çorba yapanın, merak ettim.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Gülme sesi)

Sen var ya, çok büyük adamsın, Gönenç.

Çok büyük bir adamsın.

Ben yıllardır bu otel için uğraşıyorum. Şimdi bir payı ortağımın cebinde.

Senin bir ortağın yok artık Cahit.

Efendim?

İki gün mutlu olmuştum ulan.

Karım öldüğünden beri yıllar sonra ilk defa iki gün mutlu oldum o Gözde'yle.

Sen de gördün gözlerinle.

Bununla ne alakası var oğlum bunun?

Senin bana yaptığını düşmanım yapmaz ulan!

O köpek Evren'le arkamdan oyunlar çevirdiniz.

-Bak, hiç ben... -Bundan sonra...

...herkes kendi yoluna Cahit!

Sakın karşıma çıkma!

Mademki sen o otele bel bağladın...

...mademki katakulliyle aldığın arsaların ortasında kalıyor otel...

...bundan sonrasını sen düşün. Orası benim.

Al alabilirsen elimden.

(Kâğıt buruşma sesi)

Gönenç!

Yok öyle bir şey! Gönenç!

(Cam kırılma sesi)

Baba ne oluyor?

-(Cahit) Gir odana! -(Alara) Tamam, tamam.

(Bip) Evren.

Geberteceğim ulan senin.

Geberteceğim!

Aç ulan şu telefonu!

(Kuş cıvıltısı sesi)

-(Aslı) Nereye ama ya? -(Ateş) Ya gel.

-(Aslı) Sizin evin yolu burası. -(Ateş) Hınzır seni.

(Aslı) Ne hınzırı?

Ya bırak kızım ya. Bilmiyor muyuz biz? Ev mev, neyi ima ediyorsun sen?

Aa! Terbiyesiz.

-(Ateş) Gel bakayım sen. -Ateş, ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun acaba?

Geç bakayım.

Geç bakayım buradan.

(Müzik - Hareketli)

Ne yapacağız burada? Bak, sahibi keser bizi.

(Ateş) Kessin ya. İlk karşılaştığımız yer burası bizim.

Var ya, çaktırmıyorsun ama senin içinde romantik bir şeyler yaşıyor.

Çık bakayım şuraya.

Ya ne yapıyorsun?

Sen çişini mi yapacaksın? Canlandırma mı yapacağız?

Al bakayım. Biraz romantik ol kızım, bak.

Ya ama çok komik, baksana sen de gülüyorsun Ateş.

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Bağırma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Vitamin çarpması diyoruz biz buna.

(Müzik - Hareketli)

Ateş çarpması diyoruz biz de buna.

(Aslı) Demek sen burayı unutmadın ya.

Ben hep bu yolu kullanıyorum.

Niye ki?

İşte ben de bunu sordum kendime.

Dedim ki Ateş, sen niye durduk yere yolu uzatıyorsun?

-Ee? -Sonra buldum.

Seni hatırlattığı için.

Öyle bakıyorum buradan geçerken...

...sonra salak salak gülüyorum.

Nasıl mesela? Yapsana bir.

(Gülme sesi) -Böyle.

(Gülme sesi) -Salak.

Sonra mutlu mutlu yola devam.

Ne zamandır oluyor bunlar?

-Bir süredir. -Ne süredir?

-Ya Aslı sıkıştırma. -Ya Ateş utanma, söyle.

Ya yapmasana yapış yapış.

(Müzik)

Portakal kokulu gelmiş İzmir'den.

Sen beni böyle kokladıkça benim içim gidiyordu.

Biliyordum.

Nereden? Nasıl yani? Adi!

Yani...

...biliyordum derken bana güzel bakıyordun. Böyle bakıyordun.

Onu biliyordum.

Ateş?

Bütün bunlar gerçek mi?

Neler?

Ya işte biz.

Gerçek.

Adada balık yedikten sonra uyku basıyordu.

Ara ara rüya falan görüyordum.

Öyle işte. Buna benzer şeyler.

Nasıl?

Beni mi görüyordun?

Uyandıkça yıkılıyordum ama. Devam etsin istiyordum.

Hep devam edecek.

-Ateş. -Ne oldu yine?

Hı?

Bak sana ne göstereceğim. Çek bacağını.

Ulan kızım paranoyaklaşıyorsun yine ya.

Çekil, çekil.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Aslı) Nerede?

Aa! O nereden çıktı ya?

Ben buraya gömmüştüm.

Bizi tekrar buraya getirsin diye.

(Gülme sesi)

(Horoz sesi)

Göbek bağını Harvard'a gömen duydum da...

...portakal ağacının altına... (Gülme sesi)

Ya Ateş çok kötüsün.

Tamam, tamam. Gel.

Gel.

(Erkek) Aslı!

Eyvah yine geldi.

-(Erkek) Gene sen misin? -(Aslı) Koş, koş, koş.

Ya niye koşuyoruz? Emeklesek yakalayamaz bu bizi be.

-Ya tüfeği var onun. -(Ateş) Ne?

Keseceğim o ellerini senin.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Abinden haber var mı?

Yok, dışarılarda. Gelmez o bugün, çok işi var.

Mutlaka arasın beni. Öyle söyle.

-Arasın beni mutlaka. -Hadi Faryalı.

Ara da koskoca Evren Ergüven'i sereyim ayaklarının altına.

Durdu durdu, 20 yıl sonra Maya'yı sordu ha?

-(Faryalı) Kadın, unutmuyor. -(Süha) Unutmaz, unutmaz.

Ben de sormayayım diyordum ama madem Yıldız sordu, ben de sorayım.

Sen hiç haber aldın mı Maya'dan?

Reis...

...sen bu kayıkhanede bu kayıkları boyarken...

...tineri biraz fazla kaçıyorsun galiba. Laf çıkarma şimdi.

Yıldız beni gördüğünde Maya'ya elimi sürmüş müydüm?

Sonrasını diyorum oğlum. Bana kasaba politikacılığı yapma.

Sonrası dediğin geçmiş kaç sene.

Yıldız o zaman Evren'le evliydi. Kime ne?

Ben onu sormuyorum oğlum. Sen hiç Maya'dan haber aldın mı?

Senin gideceğini biliyor mu?

Haberim de yok, bu kahvenin tadı da yok.

Seninle vedalaşmaya geldim, vedalaşmanın da tadı yok.

Tamam, tamam. Ben geleceğim iskeleye vedalaşmaya. Tamam, orada şey ederiz.

Gel gel, aman.

Aklında üç beş soru kaldıysa onları da sorarsın, rahatlarsın.

(Nefes sesi)

Sen neyi atacaksın ulan, neyi atacaksın ulan?

Dur, çantada para yok. Vallahi vururum!

Sen miydin kız?

Namussuzum, alnının çatından vuruyordum.

(Üzüm) Göz mü kaldı sende? Nereye vuruyorsun?

Ha? Fizan'da olsan görürüm ben seni kız.

Ama bunlarla değil. Bununla, bununla. Otur.

Gözün eskimiş ama dilin delikanlılık çağında.

Ee, normal be.

Kaporta biraz eskidi doğal olarak.

Ama...

...burası hâlâ 18'inde. Dokun bak.

Tövbe tövbe.

-Bak sana ne diyeceğim. -Ha?

Alıyor musun bizim yeğenin otelini?

Haydar'ın sözü senettir. Alıyorum dediysem, alıyorum.

Çok sevindirdin beni.

Allah'ını seversen? Cidden sevindin mi kız?

Bana bak! Neyi satıyorsa hepsini alayım.

Hatta kötü kamyoneti var ya, onu bile alayım.

Yahu hele dur! Deli Dumrul! Bak, sana ne diyeceğim...

...bizim Kelebek var ya... -Höst!

Tövbe tövbe! Ya senin şu dilin yüzünden bozuldu bizim iş!

Tamam, tamam.

Tamam, sustum.

Kelebek birine sevdalanmış.

(Gülme sesi)

Kelebek sevdalanmayı biliyor muymuş?

Ya, sevdalık senin tekelinde mi Haydar?

Kimse Haydar gibi sevda çekemez!

Ya tamam, tamam! Bir dur!

Mecnun Haydar! Kelebek de sevdalı diyorum sana.

Çok mu?

Kara!

Peki, kız ona?

Kızı başkasına vereceklermiş.

Onlar da bizim gibi Ödemiş'e taşınacaklarmış.

Yapmasınlar bunu!

-Kader Haydar. -Yok, kader mader olmaz!

Kızın kolundan tutsun, yollamasın.

Vallahi çıra gibi yanar! Aynı benim gibi.

E sen Kelebek'i sevmezdin. Yanı yanıversin.

Yok, öyle değil işte.

Allah düşmanıma bile vermesin derler ya...

...öyle bir şey.

Biliyor musun? Sen gittin...

...canlı canlı mezara girmiş gibi oldum.

Bedenim buradaydı...

...ama bende değildi.

Kafam...

...hep sendeydi, oradaydı.

Sevda bu.

Girerken akıllısın ama çıkarken delisin.

Ya işte benim çocuğum da sevdalısını bırakmasın diye...

...gitmeyecekmiş abisiyle Kos'a. -Gitmesin elbet!

Ne işi var abisiyle Kos'ta?

Sen Kelebek giderse alırım oteli demişsin.

O iş başka, bu iş başka.

Hıı. Gene alacak mısın oteli?

Ha?

Vallahi işin içine sevda giriyorsa...

...akan sular durur ha!

Alacağım elbette!

Tamam.

İşin başında o dursun, ben hiçbir şeye karışmam. İstediği gibi idare etsin.

Çalışsın, sevdalısının ekmeğini çıkarsın be!

(Müzik - Duygusal)

Seninki de nadir bulunan kalp Haydar Efendi.

Hep bulunur cinsten değil.

Ona iyi bak, e mi?

(Müzik - Duygusal)

Ha.

(Müzik - Duygusal)

Hayro! Sana dedi, duydun mu?

(Müzik - Duygusal)

(Haydar) Seviyor ulan!

Ah!

(Müzik - Duygusal)

-Gel gel, beraber taşıyalım. -Alırdım abi, sen bırak, bırak.

Ulan oğlum, bundan sonra sen zaten hep yalnız taşıyacaksın.

Ne yaptın o işleri?

Halledeceğim koçum, halledeceğim.

Sana güzel para bırakacağım.

Ondan sonrasına bakarsın artık, suya mı gideceksin, sudan mı döneceksin?

Kızgın değilsin değil mi bana?

Ne kızacağım ulan sana!

Kadere kızgınım, kadere!

Sen git, beni yakan kadının kızına sevdalan ha?

Ne Yıldız'mış arkadaş! Kuyruklu Yıldız! İki kuşak imanımızı gevretti.

Abi, ben hayatımda ilk kez çok mutluyum.

Tamam işte...

...en önemlisi bu koçum.

Sen duracaksın, kaderini yaşayacaksın.

(Müzik - Duygusal)

Haklıydın sabah.

Ben gençken...

...biri gelecek de...

...Yıldız'ı bırak benimle bilmem nereye gel diyecek. Püü!

Değil abim, babam olsa gitmezdim.

Ne gençliği abi? Sen iki gün önce de bir yere gitmezdin. Şimdi böyle oldu.

Dua ediyorum sen gitme diye.

Hayırlısı. Her şeyin hayırlısı diye dua edeceksin.

Abi, gitme! Vallahi.

-Çok mu özleyeceksin ulan beni? -Evet.

Ulan şuradan şurası Kos. Karşı kıyı!

Ham tıraş!

Sana gönül koymuyorum, merak etme.

(Müzik - Duygusal)

Sen bana bile diklendin ya aşkın için...

...bize susmak düşer.

Su!

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Tamam oğlum, ben hallederim gerisini. Uç sen, uç!

İçeri gidip, telefonu alıp geliyorum.

-Bak Kelebek'e nasıl uçuyor. (Gülme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Nasılsın kızım, iyi misin?

İyiyim.

İyi. Aman iyi ol.

Gidiyormuşsunuz dedi Kelebek.

Öyle oldu.

Kelebek çok üzülüyor.

Bıraksın canım, ne üzülüyor! Sevinecek daha çok şey var, onlara baksın.

(Müzik - Hareketli)

Birbirinize mukayyet olun. Tamam?

Aklınızla.

Aklınızla.

-Hazırım ben. -Hadi.

-Hadi. -Çok geçe kalmam abi.

Ne yapayım Allah Allah! Kalırsan kal, bana ne?

Hadi bakalım Kelebek! Son bir dön ulan bana hadi!

-Abi! -Su gördü mü?

Dön bakayım! Dön bakalım Kelebek.

(Gülme sesi) -Uç!

(Müzik - Hareketli)

-Ne yapalım akşam? -Ben Kelebek'leyim, sen de gel.

O nereden çıktı ya? Baş başa olsaydık.

Ayı mıyız Ateş? Çocuğun canı sıkkın, görmüyor musun?

-Neye sıkkın? -Faryalı abi gidiyor ya.

-Nereye be? -Kos'a.

-E gider, döner. -Yok, temelli.

Nasıl ya?

Der ama yapmaz Faryalı. Oteli bırakamaz.

Onda boşa konuşacak adam tipi var mı?

(Müzik - Hareketli)

Yok, vallahi doğru.

Vay arkadaş ya! Kelebek?

-O gidemez. -Niye?

Yani gitsin mi?

Hayır, gitmesin de niye gidemez dedin onu anlamadım.

Rumca bilmiyor.

Hıı! Senin İngilizce bilmediğin gibi mi? Ha?

Ya ne yapıyorsun? Çekil.

Babam evde.

Hadi ya! Evde mi o? Ne işi var kızım bu saate? Şimdi mi geleceği tutmuş?

Gece Faryalı'yı o götürüyor. Ondan sonra olmaz birkaç gün.

Hıı. Hıh.

Ya... Bu Faryalı...

...harbi harbi gidiyor yani öyle mi diyorsun?

Of, Ateş!

Yoksa... Cık!

Gidemez o, gidemez.

-Ateş? -Şu işin aslını bir öğreneyim de.

(Müzik - Duygusal)

66 58. Sağ ol Ferhat.

Sen işine bak! Arkadaşımın babasının üstüne kayıtlı telefon.

Allah Allah ya! Herkes üzerine vazife olmayan işlere maydanoz!

-Kim sinirlendirdi prensesimizi yine? -Senin ne işin var burada?

Merak ettim.

İstediklerimi yapmayacaksan yanıma da gelme Uzay!

Pardon! Elemanın mıyım ben senin?

Hakikaten sen benim neyimsin ya?

Ben seni hiç sevmiyorum ya! Vallahi!

Arkadaşım olarak da sevmiyorum. Hiçbir şeyim olarak sevmiyorum.

Hatta senin o boş hayallere kapıldığın gibi...

...başka bir şey olarak da sevmiyorum.

(Müzik - Duygusal)

-Öyle mi? -Evet öyle, hadi git şimdi!

(Müzik - Duygusal)

Sen hayatta hiçbir şeyini kaybetmemişsin ya...

...ilk defa birini kaybediyorsun.

O yüzden böyle konuşuyorsun, anlıyorum ben seni.

Of! Çok boş konuşuyorsun sen ya!

Vallahi çok sıkıldım senin şu boş konuşmalarından!

Boş?

Bir düşün bakalım, boş mu konuşuyorum?

Ben hayatta kimleri kaybetmişim bir düşün.

İnsana böyle yapılmaz Alara!

Biraz vicdanı olan biri...

...hayatta en değerlilerini kaybetmiş birine böyle konuşmaz.

(Müzik - Duygusal)

Şimdi o (Bip) bakalım ne yapacak!

(Müzik - Gerilim)

(Alara iç ses) Kızın İzmir'e gittim deyip kimlerle neler karıştırıyor gör.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Bu motorun sahibi ne zaman gelecek?

Baba, kız İzmir'de işte. Geldiğinde alacak.

Okul şimdiden bir sene uzadı diyorsun yani?

Sen demiyor muydun seneye gidersin diye?

Reçel sezonu açıldı.

Portakala gideceğim yarın.

Toplar, kaynatmaya başlarım.

Seneye daha rahat oluruz.

Senin aklının arkasında başka bir şeyler var ama!

Yok baba bir şey.

Bana bak! Seni anasız bu yaşa kadar getirdim.

Bu Bodrum'da kimse diyemedi ki senin kızı da şununla gördük.

Benim yüzümü yere baktırma.

Ne diyorsun baba ya?

Ben diyeceğimi diyeyim de.

Şu evden kapıyı çarpıp çıkıyorum günlerce gözüm arkada kalmadan.

Benim huzurumu bozma. Huzurunu bozarım.

Bana bak! Duyuyorsun değil mi?

Götürür koyuveririm amcagilin yanına Denizli'ye seni.

Tamam, duydum.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon mesaj sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Alara iç ses) Anlamışsındır herhalde artık arkandan neler çevirdiklerini.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon mesaj sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Ya Mustafa Cemil Baba.

Hakkını helal et demeye geldim.

(Faryalı) Olmuyor. Olmuyor, bu iş olmuyor.

Öyle yaptık olmuyor, böyle yaptık olmuyor.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Sen derdin ya, akıllı adam, geri durmayı bilen diye.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Geri durma zamanı geldi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Beni emanetine hıyanet ettirme!

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hakkını helal et.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Kolay mı öyle helallik isteyip çekip gitmek?

(Müzik - Duygusal)

Sen demiyor muydun ya dedeni rüyalarımda görüyorum diye?

(Müzik - Duygusal)

Sen varsın oğlum.

Ben sana güveniyorum.

(Faryalı) Gördüm seni.

Evelallah burayı kurda kuşa yem etmezsiniz.

Kelebek de burada.

(Müzik - Duygusal)

Burayı 20 yıl beklemişsin.

Gitmek hakkın.

Ama şu mezarın başında söylediklerinden sonra da...

...benim sana gönül koymaya hakkım var.

(Ateş) Demek böyle oluyormuş ya!

Birini görüyormuşsun...

...vay be diyormuşsun.

Adama bak, bu nasıl adam diyormuşsun.

Ondan sonra o da herkes gibi oluveriyormuş işte.

Demek ki insanın kendinden başka birine inanması da yalanmış diyorsun.

(Müzik - Duygusal)

Mezar için de gözün arkada kalmasın.

Ben dedeme de bakarım.

(Müzik - Duygusal)

Ateş...

...sen beni biliyorsun oğlum.

Gidiyorsam vardır bir bildiğim.

İnşallah yanlış biliyorsundur.

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Görüyor musun baba?

Görüyor musun torununu? Ateş gibi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Artık gözün arkada kalmaz emaneti kime bıraktım diye.

Hakkını helal ediverirsin.

(Müzik)

(Müzik)

Ne haber oğlum?

Buyurun Evren Bey. Kimse yok içeride.

Faryalı yok mu?

Yok. Bana bakarak ol dedi.

Ceketim kalmış da.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Su sesi)

(Aslı iç ses) Sen bu ara bizim ev civarında dolaşma. Babam yine barut.

(Telefon mesaj sesi)

(Uzay dış ses) Önemli olan senin mutluluğun, başkasıyla yaşasan da.

(Aslı iç ses) Annemle ilgili bir şey söylemeyeceksen bana yazma.

(Uzay iç ses) Sen bana bu kadar soğuk olsan da...

...ben seni kurtarmaya devam edeceğim.

(Uzay iç ses) Çünkü aşk böyle bir şey.

(Uzay dış ses) Birileri sizi ayırmaya çalışıyor.

(Uzay dış ses) Acele etmezsen ne bir daha babanın yüzüne bakabileceksin...

...ne de Ateş'i bir daha hayatında görebileceksin.

(Uzay dış ses) Babanın telefonuna bak.

Havlu ver bana.

Ne yapıyorsun sen onunla?

Kelebek'i arayacağım.

Kendi telefonunla ara.

Kontörüm bitti baba.

Bırak zır zır ötüyor, bir şeyler gelip duruyor.

(Alara dış ses) Kızın İzmir'e gittim deyip kimlerle neler karıştırıyor gör.

(Alara dış ses) Anlaşmışsındır herhalde artık arkandan neler çevirdiklerini.

(Asım) Ne karıştırıyorsun sen orada?

Alo, Kelebek.

Ver şunu.

(Aslı) Alo.

Şarjı bitti.

İyice gözüme batmaya başladın ya, hadi hayırlısı.

Ben takarım.

(Müzik)

(Müzik)

(Aslı iç ses) Sen mi yolladın o mesajları?

(Uzay iç ses) Ben yollasam kurtarmazdım herhalde sevgilinle seni.

(Aslı iç ses) Dün gece sen oradaydın, başka kimse bilmiyordu orada olduğumuzu.

(Uzak iç ses) Demek Ateş başkalarına da söylemiş.

(Aslı iç ses) Saçmalama. Kim yolladı? Nereden biliyordun sen yollamadıysan?

(Uzay iç ses) Sen sadece seni kimin kurtardığını bil yeter.

(Müzik)

Çocukluğumun en güzel zamanları burada geçti.

Pazar sabahları gelirdik abimle maç izlemeye.

Buranın kışı güneşli olur ya.

Soğuktur ama böyle gözlerini kısarsın hafiften güneşten.

Abim soğuk Arnavut ciğeri alırdı şu aşağıdan.

O zamanlar bütün futbolcular arkadaşı.

Hatta ben yedek kulübesinden izliyorum maçları, o derece.

Söke'yi tutar ama benim için gelirdi buraya sağ olsun.

Bir gün beni de getirsene maça.

Olur, getiririm tabii.

Ama sen de hastaysan Nejat Başkan'a.

Ne oldu, kıskandın mı?

Yoo, ne kıskanacağım.

Bir kere geldik yine maça.

Hatta yine yedek kulübesinden izliyorum.

Bir kavga çıktı Su...

...küfür kıyamet, anlatamam sana yani. Korner bayrakları havada uçuyor.

Korkmadın mı?

Yok canım, ne korkacağım.

Hemen atar ya, çocuktun ya, ondan dedim.

E abim vardı.

Hiç bilmiyorum abim gidince ne yapacağım.

Düşününce içim daralıyor.

Belki gitmez.

Belki.

Soğuk oldu ya, kalkalım mı?

Üşümüşsün sen, elin buz gibi olmuş.

Kalkalım mı?

Acıktın mı sen?

Birazcık.

Ciğerci maç günü geliyor. Sahilde midye dolma yiyelim mi?

(Kapı kapanma sesi)

Ne yapıyorsun sen?

Hiç.

Ne oldu ki?

Bana bak, (Bip) ne karıştırıyorsun sen oradan ulan?

Mesul müdür belgemi arıyorum.

Ortak hisse sözleşmesini de mi arıyorsun?

Öğrendin değil mi ulan?

Öğrendim ulan.

O yüzden engel olmaya çalışıyorum, hepimiz batacağız.

Sana mı soracağım ulan, tutacağım mı satacağım mı?

Ne?

Hadi, hikâye anlatma. Satışı arkamdan iptal ettirmenin peşindesin.

Arkandan mı? Ne diyorsun oğlum sen?

Bana bak, bana oyun oynama.

Hele bir arkamdan bir şey yap...

...hele bu Kelebek'in burada hakkı hukuku kaybolsun...

...döner Kos'tan ecelin olurum, ona göre ha.

Ne Kos'u oğlum?

Kos'a mı gidiyorsun sen?

Satıp gidiyorsun ha?

Tabii canım yani, git git sen.

Bekâr adamsın sonuçta, sırtında yumurta küfesi mi var?

Hadi hadi, gıdı gıdı yapma, yürü.

Ulan.

Ben yıllardır söylüyorum da senin ne mal olduğunu (...).

Neymişim ulan ben? Anlat bakayım.

Ulan bu hayatta ne umurunda senin ha?

Ne aile bilirsin, ne kadın bilirsin.

Biraz sıkıştın mı böyle Şule'yi otobüse bindirip yolladığın gibi...

...oteli satıp gidersin değil mi?

Sonra Faryalı iyi çocuk, Evren kötü çocuk.

Hadi canım, hadi.

Yürü git, beni zıvanadan çıkarma giderayak, yürü.

Ulan ne oldu, zoruna mı gitti?

Sen mi anlıyorsun ulan aileden, öyle mi?

Babayım ulan ben.

Kocayım ben.

Ben bilmiyor muyum ulan kafam sıkıştığında öyle çekip gitmesini?

Ben dişimle tırnağımla mücadele ediyorum, işte aramızdaki fark bu.

Bana öyle ucuz kahramanlık numaraları yapma.

Dayak yemeyeceksin ulan benden gitmeden. Hiç boşuna uğraşma.

Sabaha kadar uğraşsan dövmeyeceğim seni, yok hükmündesin benim için.

Ulan ben imparatorluk batırdım, bir kere bile kaçıp gitmeyi düşünmedim be.

Duramazsın oğlum.

(Evren) Öyle çoluğuna çocuğuna söz verdin mi duramazsın.

Yalnız adam.

Tatlı su kovboyu.

Çok mu istiyorsun ulan benim kalmamı? O yüzden mi bu sitemler?

Yok ulan, ben senin ölmeni istiyorum.

Ama bu ölümden daha güzel oldu.

Herkes senin ne mal olduğunu daha iyi anlayacak.

Ha.

Yunan adaları çok uygun, çok ucuz diyorlar.

Yirmi euro'ya dünyaları yiyormuşsun.

Keyfini çıkar. Hadi canım, hadi.

(Müzik)

Evren!

(Müzik - Gerilim)

(Sessizlik)

Getir benim telefonumu, çıkıyorum ben.

(Müzik - Gerilim)

(Asım) Nerede kaldın?

Kime diyorum?

(Müzik - Gerilim)

-Bu ne? -Ne ne?

Kilitlendi diyor, bir şey diyor. Ne yaptın sen buna?

-Ne yapacağım? -Ee, çalışmıyor.

Eski telefon, bozulmuştur.

Hay senin yapacağın işe.

Bırak, sen yokken ben tamir ettiririm.

Bir zahmet.

Bana bak, ben yokken kır dizini, otur evde.

(Müzik)

(Horoz sesi)

(Evren) Yıldız.

Geçti mi başının ağrısı?

Ne istiyorsun Evren?

Gidiyormuş.

Gidecek tabii.

Ben Bodrum'a ilk geldiğimizde söyledim defol git buradan diye.

Neyse.

Sonunda halloldu.

Bir iki iş daha var, onları da hallettim mi huzurumuzu bulacağız.

(Evren) Ya, akşam mangal falan yapalım.

Çocuklarla böyle keyifli bir akşam geçirelim ha?

(Müzik)

(Gözde ses) Ya sen niye arıyorsun beni hâlâ?

Gözde, her şey toparlıyoruz.

Faryalı da gidiyor.

Ya sen ne laftan anlamaz adamsın be.

(Evren ses) Kızım, sen beni dinlesene iki dakika ya.

Söyle Evren.

Çok az kaldı. Sen şu Gönenç işini hallet, bir daha seni hiç üzmeyeceğim.

(Evren ses) Gözde.

Söz mü?

Söz tabii ya, bundan sonra bizim zamanımız başlıyor.

Gerçekten mi?

İnanayım mı sana?

(Evren ses) İnan kızım tabii.

Tamam.

Benden telefon bekle.

(Müzik)

O evde geçirdiğin son gün olacak Evren.

Bu gece o tokadın bedelini ödeyeceksin.

(Müzik)

(Faryalı ses) Hayırdır Gözde Hanım, on kere aramışsın.

Faryalı, sen neredesin ya?

Neredesin Faryalı?

Ben bu soruyu sevmediğimden çoluk çocuk yapmadım.

(Gözde ses) Seni görmem lazım, çok acil, çok önemli.

(Faryalı) Arkadaş ne çok sevenim varmış be, ha.

Gideceğim diye sıraya girdiniz vallahi, kabul gününe dönecek burası bu gidişle ha.

Ya Faryalı, neredesin, otelde misin? Yanına geliyorum.

Yok yok, ben yola çıktım. Kos'a gelir artık balığımı yer, orada konuşuruz.

Söyleyeceklerimi dinlemeden bir yere gitme, çok önemli.

(Faryalı ses) Önemliyse hiç söyleme.

Bundan sonra benim için...

...ahtapot mu yiyeceğim kalamar mı yiyeceğim, bundan önemli bir şey yok.

Hadi, Kos'a gelirsin artık, Kos'a beklerim.

(Gözde) Off!

Al sat bunu, benim ihtiyacım yok artık.

Beni de unutacaksın galiba gidince.

Oğlum, sen Hristo'nun yerinden ararsın beni.

Şişt bana bak, kimseye verme numarayı.

Zır zır zır uğraşamam.

Vay be, gidiyorsun yani.

(Martı sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

Koçum.

Bu hayatta Allah...

...bana bir seni verdi...

...senin dışında da kimi verdiyse hepsini geri aldı.

Her hafta geleceksin, beni ziyaret edeceksin.

Ben nasıl zamanında her gece sarhoş...

...tepende dikildim gazı mı var bu çocuğun, uykusunu uyudu mu...

...aç mı, ha?

Sen de geleceksin her hafta...

...bakacaksın benim gazım var mı?

Tamam.

Nasıl tamam öyle?

Tamam işte.

Bana bak.

Bak bu otel senin.

Haydar'la konuştuk, anlaşmayı yaptık. Hesabında güzel para var.

İşletmek istersen otel orada, işleteceksin.

Haydar amcan tamam, bir şey demeyecek.

Hürsün. Bak, ben 20 sene bu otele bekçilik yaptım.

Sen en istiyorsan onu yapacaksın.

Hayatını kimse için yaşamayacaksın. Anlaştık mı?

Abi, ben seni satmadım.

Ben de geleyim isterdim ama...

...yapamam.

(Martı sesi)

Sen gelmek istesen de götürmem seni koçum.

Sen burada kalacaksın, yaşayacaksın.

Ne yaşamak istiyorsan onu yaşayacaksın.

Pişmanlık biriktirmeyeceksin.

(Müzik - Hüzünlü)

(Kelebek) Bakma ben ağlıyorum ama aslında sen gidiyorsun diye seviniyorum.

(Kelebek) Ben sensiz ne yaparım ona ağlıyorum.

(Tekne motor sesi)

(Faryalı) Süha Reis ne der?

Ulan bu çocuk senden büyük der mi demez mi?

Sen ne yapacağını biliyorsun oğlum, benim gözüm arkada kalmaz, merak etme.

Kaptan!

(Müzik)

Abi.

Anama da selam söyle.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Müzik)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.

Al Asım abi.

(Martı sesi)

(Dalga sesi)

Gelmeyeceksin sandım.

Geliriz dedik de nereye gelmedik?

Yalnız gelmedim ama.

(Müzik)

(Müzik)

Aç.

-Çıktı mı baban? -Ne yapacaksınız?

Çıktı mı? Ulaşamıyorum.

Yok evde, ne işiniz var babamla?

Baban Faryalı'yı nereden alacak, hangi iskeleden?

Bilmiyorum.

Bak, ona ulaşmam lazım mutlaka, acil.

Yok telefonu yanında.

Ne işler peşindesiniz siz ya?

Bak, Faryalı gitmeden onunla mutlaka konuşmam lazım, çok acil.

Ama Kelebek'e ulaşamıyorum, açmıyor telefonlarımı. Bir de sen arar mısın?

Niye açmıyor acaba?

Niye açmıyor acaba?

Senin nasıl bir insan olduğunu bildiği için olabilir mi?

Sen benimle ne biçim konuşuyorsun be!

Ateş'in babasıyla ne yaptığınızı biliyorum.

(Aslı) Sizin ne kadar iğrenç insanlar olduğunuzu biliyorum.

Ateş'in bu gece haberi olacak, yalanlarınız ortaya çıkacak.

Tamam.

Git istediğine istediğini söyle. Umurumda değil. Çekil şuradan.

-(Aslı) Ne yapıyorsun sen ya? -(Gözde) Çekil!

-Ya bırak o telefonu. -(Gözde) Bırak. Çekil.

Ver.

(Gözde) Bak!

(Telefon zili sesi)

Ya ne var be, bir rahat bırakmadınız.

Buyur Aslı, acil mi?

(Sessizlik)

(Müzik)

Gitmeden göreyim istedim seni.

Sığamadık Bodrum'a be.

Kayamadın bir öteye Faryalı.

Aşağısı uçurum, nereye kayıyorum?

Karşıya zıplayıvereyim dedim bari.

Karşıya.

Güle güle.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Sana.

(Köpek havlama sesi)

(Martı sesi)

Alo.

Ben de hisselerimi sattım Faryalı.

Ne yaptın?

Senden sonra ben de hisselerimi sattım. Bana gel, alıcıyla görüş, öyle git.

Tabii Yıldız'la Kelebek'in oteldeki geleceği umurundaysa.

(Bip) böyle aşkın ıstırabını.

Yüzlerine baka baka nasıl yaptın o insanlara bunu ya?

Ahlaksızsınız, ikiniz de.

Bana bak, ağzını topla, seni pişman ederim.

Bundan sonra Bodrum'da kimsenin yüzüne bakamayacaksın.

Defol git buradan. O insanlar seninle yüzleşmeye gelmeden defol git.

Sana ne be? Sana mı soracağım yarım akıllı?

Git kime ne istiyorsan söyle.

Ayrıca da seninle görüşeceğiz.

Hiç merak etme ama sonra, bekle.

(Kapı kapanma sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim.

(Gözde ses) Evren, ben Gönenç'in yanından çıktım şimdi, ikna ettim.

Caydırdım alıştan.

(Evren ses) Aferin, böyle lafıma gel işte.

Bundan sonra benden habersiz adım atmazsın herhalde.

Yalnız senin hemen bana gelmen lazım.

Sana anlatmam gerekenler var Gönenç'le ilgili.

Olmaz şimdi.

Evren, şimdi. Hemen gelmen lazım.

Sanırım Gönenç bizi biliyor.

Ne diyorsun sen be?

(Müzik - Gerilim)

(Ateş) Efendim.

(Aslı ses) Alo, Ateş, ne yapıyorsun?

İyi. Seni düşünüp sırıtıyorum.

(Aslı ses) Neredesin?

Evdeyim.

(Aslı ses) Kim var?

Su var, ne oldu, buraya mı geleceksin?

Konuşmamız lazım, sana geliyorum.

Aslı, senin sesin bir garip geliyor. Bir şey mi oldu, ne oldu?

Gelince anlatırım Ateş.

(Ateş ses) Aslı...

Ateş, ben seni çok seviyorum, bunu biliyorsun değil mi?

Biliyorum da...

Ya nereden çıktı şimdi kızım?

Bunu hiç unutma olur mu? Geliyorum birazdan.

(Müzik)

Ehh!

Off, bu sinirle kullanamam.

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

Ne bu bavullar Gözde?

(Gözde) Taşınıyorum.

Ne demek taşınıyorum ya?

Sen Gönenç işini hani halletmiştin?

(Evren) Paran mı var senin?

Hallettim.

Her şeyi hallettim.

(Müzik)

(Araba motor sesi)

Öldüm meraktan kızım ya, nerede kaldın?

Anne, sen miydin?

Kim gelecekti ki?

Aslı.

İyi misin sen?

Başım ağrıyor biraz.

(Sessizlik)

Eh be kızım, sen gelene kadar annem geldi.

(Müzik)

Yok mu bu işin evrakı mevrakı? Göster bakayım, göreceğim.

Aa, bana inanmıyor musun?

İnanmıyorum tabii ki.

Attığın o tokattan sonra ben hâlâ seni, bizi düşünüyorum.

Ama sen bana inanmıyorsun, öyle mi?

Sen nasıl ikna ettin bu herifi bakayım?

Almaya nasıl ikna ettiysem...

...caydırırken de öyle ikna ettim.

Ulan Gözde be.

Adamı hasta etme ya.

Ulan madem anlatacak bir şeyin yok, niye beni apar topar çağırıyorsun buraya?

(Evren) Hayret bir şey ya.

Bak, hiçbir yere taşınmıyorsun.

O bavullarını da boşalt çabuk, hadi.

(Gözde) Aa, niye?

Faryalı da gidiyor.

Karınla mutlu mesut yaşardınız işte, bana niye ihtiyacınız olsun ki?

Gözde.

Bak, bundan sonra lafımdan çıkmayacaksın.

Hep yakınımda olacaksın.

Hadi boşalt bavulunu, hadi.

Aa, tamam.

Kızma.

Çıkmayacağım bir daha sözünden.

(Müzik)

(Müzik)

Aa, özür dilerim.

Senden habersiz işler çevirdiğim için beni affedebilecek misin?

Hakikaten adamı bazen zıvanadan çıkartıyorsun ha.

Bir daha yapmayacağım.

Seni çok özledim.

Yapma Allah aşkına, tamam, yapma.

(Evren) Şu anda sırası değil kızım, tamam.

Lütfen.

Bir kadınlık gururum kaldı, onu da alma benden.

Evren, çok özledim.

Gözdeciğim...

...sırası değil, yapma.

Evren, hadi.

Gözdeciğim, yapma hayatım.

Gözde, yapma ya.

Yapma be kızım.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal

İşaret Dili Tercümesi: Hasan Hüseyin Korkmaz

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.