All language subtitles for 162. Bölüm_tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Olamaz...

Okudu mu yazdıklarımı yoksa?

Yok etmeliydim o mektubu, yakmalıydım.

Nasıl yaptım bu hatayı?

Ben...

Bu yazdıklarının hiçbiriyim Zeynep.

Tanımayın artık.

Benimle ilgili önyargılarını kenara bıraktığında...

İşte o zaman...

Gerçekten kocan olduğumu hissedeceksin.

Anlayacaksın.

Neden susuyorsun Zeynep?

Yoksa...

Bu satırları sen yazmadın mı?

İş birlikçiliğini inkar ettiğin gibi bunu da mı inkar edeceksin?

Savunamam kendimi.

Tekini ele verirsem...

Gülhan'ı ateşe atmış olurum.

Karnındaki o yavrum...

Olmaz.

Ben öyle şeyler yazdıysam sebebi sensin Elif.

Önce zorbalığı...

Sonra gaddarlığı ve insanları karanlığa hapsetmen.

Ben hepsini yaşadım.

Unutma sen yaşattın hepsini bana.

Şimdi gelmiş karşıma aile olalım diyorsun ya...

Olamayız.

Çünkü benim kocam diyeceğim insan bunlar olamaz.

Ve ben hiçbir zaman kalbimden gelerek sana...

Gerçekten kocam demeyeceğim.

Beni nasıl tanıyamadın Zeynep?

Nasıl?

Biz hiçbir zaman senin hayal ettiğin o aile olmayacağız.

Sen bunları neden yazdın biliyor musun Zeynep?

İşinde kabaran intikam hırsın yüzünden.

Keşke söyleyebilsem sana gerçeği.

Küçük kalbin karardı.

Hayatlarımızı alt üst eden hırsını bir kenara bırakıp...

Gerçek beni gör artık.

Ya sen?

Yalanlarla girdin hayatıma.

Şimdi de hiçbir şey olmamış gibi.

Her şey çok normalmiş gibi.

O yalanları temeli alıp üstüne geleceğimizi inşa etmeye çalışıyorsun.

Olur yok bu işin.

Ha sen ilade ısrarcıysan Ali.

Bana vereceğin elbise beyaz değil.

Karadan da kara olmalı.

Çünkü karanlık bir geçmişin üstüne aydınlık bir gelecek kuramazsın.

Zeynep!

Bırak gideyim Ali.

Yeterince zarar verdik birbirimize.

Bırak.

Şu gözlerin mühürlenmiş.

Önümüzde uzanan güzel geleceği göremiyorsun.

Çok yazık.

Bırak.

Bilinmeyen numara.

Sizinle mi uğraşacağım?

Bak yine.

Alo kimsiniz?

Sırdaşın Kazım.

Kazım kaçtı mı lan yoksa bu herif?

Hapis adamın hali zordur.

Kafasında kurar durur.

Bırak.

Bu herif.

Hapis adamın hali zordur.

Kafasında kurar durur.

Bu numarayı açmazsan

ben de kurmaya başlarım.

Tekin beni unuttu derim.

Kesin kaçak telefonu soktu içeri.

Neyse ki dışarıda değil.

Abi telefon

kayıtlı değildi yani ben bilseydim.

Şimdi biliyorsun şunu da bil.

Hapisteyken sen bakacaksın bana

Tekin krallar gibi de yaşatacaksın

burada beni.

Bütün 3 milyonu da en kısa zamanda

hesabımda göreceğim.

Hop hop hop bak orada dur bakalım

Kazım efendi.

O 3 milyonu nihana

vererek ikimizin de paçasını kurtardım

hatırlasana.

Benim paçam kurtulmuşa mı benziyor it herif?

Eğer bana borcunu kapatmazsan

Yeşilpınar'da ne kadar kuşu varsa ötmeye başlar

anladın?

Kaybedecek neyim kaldı?

Parayı hazırla.

Ben

Ben 3 milyonu nasıl hazırlayacağım?

İmkansız.

Diyelim ki ayarladın.

Kazım'ın peşimi bırakacağının garantisi var mı?

Yok.

Benim bu işten bir şekilde kurtulmam lazım.

Önce zorbalığın

sonra gaddarlığın ve insanları

karanlığa hapsetme.

Belki de şu ayaktaki

tek eğlencem bu.

Başkalarının mutsuzluğunda teselli

bulmak.

Ve korkak ve zavallı gibi hep karanlıkta

yaşayacaksın.

İçindeki intikamasıyla yan tutuşursan

biz nasıl gerçek halde olacağız Zeynep?

Nasıl kurabildin o cümleleri Zeynep?

Nasıl?

Zeynep.

Zorladın.

Durmadan acımasızca zorladın.

Senin yüzünden

bu haldeyiz şimdi.

Neden anlamadın ki böyle olmayacağını?

Aile olmak

bu değil.

Böyle olmaz.

Ben senin ısrarların yüzünden

öfkemi döktüm o satırlara.

İlk günden beri bana çektirdiğin

her şeye rağmen o saçmalıkları

okumanı istemezdim.

Biliyorum

orada yazan birçok şeyi hak etmedin.

Ama

bu

Halil'in telefonu

burada unutmuş.

Açsam

yok.

Üzgünüm.

Işık yanıyor.

Halil'e söyledi.

Götürsem mi acaba telefonu?

Olmaz o kadar şey dedikten sonra.

Yazdıklarımda hiçbir

açıklaması yok ki.

Öfkeyle

yazayım desem daha beter.

Ne gerçeği anlatmak istiyorum

ne de susmak.

Abla aradığından beri

merakımdan çıldırıyorum.

Biz şimdi televizyona mı çıkacağız?

Sal gelsin detayları çabuk.

Telefonda anlattığım gibi işte.

Yarışmanın adı aile sofrası.

Her gün evin kadınlarından biri yemek yapıyor.

Diğerleri de ona puan veriyor.

Bir de bir tane erkek olması lazım.

O da aileden ama o yemek yapmıyor.

Puan veriyor sadece.

O da ben oluyorum.

O da ben oluyorum.

O da ben oluyorum.

O da ben oluyorum

bu durumda.

Ay ben bir gerildim.

Hayır hayır hiç öyle telaşlanacak

bir şey yok. Can yayın değil ki zaten.

Yarışmanın amacı birlik,

beraberlik. Eskiden aile sofraları

böyle çok kalabalıktı ya.

Yeniden onu hatırlatmak istiyorlar insanlara o yüzden.

Ama abla ben yemek yapma konusunda

ileri derecede beceriksizim bilmiyor musun?

Sen daha yemeği bilmiyorsun.

Pişirmeyi nereden bileceksin?

Kollara bak hele.

Çelik çomak değneği.

Sanırsın süt hırası.

Anneciğim.

Benim yeğenim fit bir kere.

Bizim ailenin kadınları

genetik olarak şanslıdır.

Böyleyizdir.

Valla ekrana bir kere

baktığınızda

her zaman

Valla ekrana bir çıkayım

takipçiler havada uçuşacak.

Ee enişte

şimdi biz pişireceğiz.

Sen yiyecek misin?

Öyle olacak.

Yıllık izin aldım.

Yarışmanı oynayınca evdeyim.

E süper. Ailecek güçlerimizi

birleştiriyoruz o zaman.

Yarışmanın ödülü neydi?

İki yüz kayma.

Ama hepsi bağ.

Ama?

Gerçi doğru ya söylemiştin.

Yarışmanın amacı

Kıymet Hanım'ın zaferi taşımaktı.

Hem

bileziklerimi tekrar koluma

dizici hem de

Antep yemekleri nasıl olurmuş

herkese göstereceğim.

Ay çocuklar çok heyecanlıyım.

Güzelliğim

hakkıyla ekranda görününce

bir de bakmışsınız kısmetler

geliyormuş bana.

Valla teyze tarifler kapıda kuyruk olacak.

E hadi o zaman.

Karar zamanı.

İlk yarışmacıyı biz seçecekmişiz.

İlk kim yarışsın?

Annem.

Bence annem yarışsın.

Hem ilk günden tam puan alırız

biter bu iş.

Ne diyorsunuz?

Ben mutfağa gidip ortalığı toparlayıp

içerisine hem de eksik yedik

listesi çıkarırım.

Şimdi yaz yaz bitmeyecek.

Daha vakit var Kıymet Hanımcığım.

Kıymet'cim sen de gel

liste tutarız.

Hadi.

Geliyorum anacığım.

Sen de karışma benim işlerime.

Şimdi biz

karanlık tarafa mı geçmiş oluyoruz?

Kıymet Hanım için yarışıyoruz ya.

Kıymet'in işi

belli olmasın.

Ya giden bileziklerin hırsını çıkarmak için

zehirlersin bizi?

Ay ne kadar ayıp

teyze.

Duyacaklar şimdi.

Niye geldin?

Ne oldu?

Yeni hakaretler mi geldi aklına?

Terlemişsin.

Hasta olup da bana bulaştırma diye.

Niye hâlâ buradasın?

Telefonunu odada unutmuşsun.

Susmak bilmedi uyuyamadım ben.

Sessize alsaydın.

Söyle Hakan.

İstediğin şey tamam Halil.

Adamı Kazım'ın kaldığı koğuşa yerleştirdik.

Umarım bu arkadaş

yollardan bilen birisidir.

Bu şerefsizde

samimiyeti çabuk kursun.

Attığı adımdan

hatta atmadığı adımdan

bile haberim olacak.

Tamam Halil.

Hadi.

Hadi.

Hadi.

Tamam Halil.

Kapat.

Sen miydin?

Dalmışım.

Cenan'ın içi.

Korkuttum mu seni?

Özür dilerim.

Güzeller güzeli sevgilim

burada hasta mı olsun?

Üşüyerek.

Teşekkür ederim.

Güzeller güzeli sevgilim

burada hasta mı olsun?

Güzeller güzeli sevgilim

burada hasta mı olsun?

Teşekkür ederim.

Şu borç meselesini çözdükten sonra

anne olmaya karar vermene

çok sevindim.

Yarın yarışma başlıyor.

Hazır mısın maratona?

Yani pek heyecanlı değilim açıkçası.

Zaten kazanan belli.

Kıymet anne.

Benim tek derdim

benim yüzümden kaybettiklerini

yerine koyabilmesi.

Başka bir amacım yok.

Selma şu salıncaya baksana bir.

Has tutmuş.

Şu yarışma bitsin de

ben o salıncayı bir

elden geçireyim.

Belki kırmızıya

kırmızıya boyarım.

Kız çocukları kırmızıyı çok seviyormuş.

Rabbim nasip etsin de

ben kızımız olsun

çok istiyorum.

Bahçeye

belki

bir meyve ağacı dikeriz.

Elma

armut, kiraz

sen ne istersen

sen seç.

Kızımız dalından koparıp yesin istiyorum.

Şu köşelere de

çilek fideleri dikeriz belki.

İstersen tabi.

Kızımız yesin de çileken haklı olsun.

Senin gibi.

Kaptırdım

gidiyorum ben dedim mi bir durmadım.

Çok tatlısın.

Sevgilim.

Sevgilim.

Üşümüşsün.

Üşümüşsün.

Ece'yi de açık görmüş.

Hala kırgınsın.

Öfkelisin.

Hiç durmaya da niyetin yok.

Ama benim de durmaya niyetim yok.

Benim de durmaya niyetim yok.

Benim de durmaya niyetim yok.

Benim de durmaya niyetim yok.

İşte bu yüzden bir korkak ve zavallı gibi

hep karanlıkta yaşayacaksın.

Ne kadar kırılsan dön.

Sana kıyamıyorum Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Hadi.

Öyle kırdım kendiliğin kalbini.

Yazdıklarım çok ağırdı.

Ne yenilir ne yutulur şeyler.

O yüzden gelmedi demek.

Benimle aynı odada kalmaya bile dayanamadım.

Atölyede bekliyorum önemli.

Elimi yüzümü yıkayıp geliyorum.

Günaydın Zümrüt hanım.

Çiçeğine iyi bakıyorsun bakıyorum.

Hadi gel ilaçlarını getirdim.

Bu ilaçlar yüzünden önce Ömer'i.

Sonra bu konağa sonra da her şeyi unutacaksınız Zümrüt hanım iyi misin ilaçlarını getirdim

hadi.

Tamam.

Seninle daha çok vakit geçirmek isterdim aşağıda halletmem gereken işler var tabi

Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanım

iyi misin Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanım iyi

misin.

Zümrüt hanım iyi misin Zümrüt hanıma?

Zümrüt hanım iyi misin?

Ah..

Ay çiçekleri sulamayı unuttum be..

Hay Allah..

Yine ne zorbalık Fikret..

Bu da kim?

Uyanın beyin kalmasına izin vermeyin..

Hay Allah..

Devşirmenler de.

Hay Allah..

Teşekkür ederim..

Biz bu sözlerden uzak duruyoruz..

Biz bu sözlerden uzak duruyoruz.

Biz de teşekkür ediyoruz..

Biz de teşekkür ediyoruz..

Biz de teşekkür ediyoruz..

Biz de teşekkür ediyoruz..

Biz de teşekkür ediyoruz..

durmanızı rica etti.

Serdar Bey bizzat kendisi gönderdi.

İşi bunlarda kuracağımızın fabrikası için

bizi asiste edecek.

Ne diye böyle bakıyor bu kız Halil'e?

Bana ne oluyorsa.

Serdar Bey iş konusundaki

dehanızdan bahsetti.

Sizinle çalışacağımız için

çok heyecanlıyım.

Münirlerinizi görmek için

sabırsızlanıyorum.

Eksik olmasın Serdar Bey.

Biz daha önceden Yeşilpınar'da

ürettiğimiz buğdayları

İstanbul'a gönderiyorduk.

Ama şimdi Serdar Bey'le yapacağımız

ortaklık sayesinde

markalar bizim ismimizi alacaklar.

Hepsinden önemlisi

artık dünyaya açılacağız.

İşinize olan hakimiyetiniz,

artık dördüki itibarınız,

hayran olmamak elde değil.

İçine düşecek neredeyse.

Karizmanızla alandaki rekabetinize

bir sıfır önde başlayacağız Halil Bey.

Bizim yeni basit sana ihtiyacımız yok.

Yani...

Bizim burada tıkır tıkır işleyen

bir düzenimiz var zaten.

Simge miydi? Simge Hanım.

O yüzden bir asistana ihtiyacınız yok.

Teşekkür ederiz.

Sizi hiç boşuna yormayalım.

Yalnız...

Şöyle bir durum var.

Burada Serdar Bey'in evrakları vardı.

Simge Hanım'ın gelmesi

gayet isabet oldu.

Olmazsa evraklarla ilgilenirim.

Görürsünüz.

Böylece mail trafiğini de

yoğunlaştırmadan zaman kazanırız.

İsterseniz Yeşilpınar'da kalın bir süre.

Muhakkak size iyi bir otel bulur.

Seve seve.

Seve seveymişim.

Hakan.

Kıymetli bir misafirimiz var.

Serdar Bey'in asistanı Simge Hanım.

Ona iyi bir otel bulmanı istiyorum.

Bir de eksik yedik, ilgilenmeni istiyorum.

Tamamdır.

Simge Hanım'ı bahçede ağırlayalım.

Ne istiyorsa ikram edelim.

Güzelce ilgilen.

Tabii ki.

Görüşmek üzere.

Görüşmek üzere.

Buyurun.

Ne oluyor Ali?

Ne bu şimdi?

Asıl sana ne oluyor Zeynep?

Simge Hanım'la ilgili kendi kafana göre

kararlar aldın, çıktın işin içinden.

Ne oluyor?

Madem Simge Hanım'la çalışmayı bu kadar istiyorsun,

buyur seni asistan etsin.

Benim öyle her dediğimi onaylayan,

gözümün içine gülen,

her fırsatta bana metiyeler düzen bir asistana ihtiyacım yok.

Kıskanıyor mu beni?

Ne?

Ne bakıyorsun öyle?

Hayır yani dünkü söylediklerini

kendi kulaklarımda duymamış olsam,

karşımda kocasını kıskanan bir kadın var sanacağım.

Kıskanmak mı?

Kıskanıyorum ya.

O yüzden mi açılın açtım kıza karşı?

Ben seni gerçekten kocam olarak görmediğimi sana söyledim.

O yüzden boşuna ümitlenme.

Kıskanmıyorum seni.

Hem de hiç.

Sadece bir asistana ihtiyaç yok o kadar.

Bir daha

asla benim haberim olmadan

kafana göre işle ilgili kararlar almaya kalkma.

Olur.

Seni biraz tanıdıysam kıskandın Zeynep.

Hayatım neredeydin?

Ortalık sakinken biraz yürüyüş yapmak istedim.

Keşke bana da haber verseydin.

Hamilelikte yürüyüş çok önemliymiş.

Biraz düşünmek, kafamı toparlamak istedim Gülhan.

Yani aslında seninle konuşmak istediğim bir şey var.

Ne oldu?

Anladım ben Gülhan.

Anladım.

Yani burası bizi yordu, yıprattı.

Ne gerek var?

Şöyle karı koca alsak başımızı gitsek

yurt dışında mutlu mesut yaşasak olmaz mı?

Bak, evet de yarın çıkarız. Burama kadar da oldum ben artık.

Canım benim.

Düşüncesi bile çok güzel.

Ama öyle kaçar gibi gidilir mi hiç?

Sen ciddiye almıyorsun ama

Halil'le olanlardan sonra

hani burada rahat edemeyiz, sen de biliyorsun.

Hem ben çocuğumun huzurlu bir ortamda büyümesini istiyorum.

Baba olarak hakkım bu benim.

Hayatım, merak etme.

Halil bir bebeğimiz olduğunu öğrendiği zaman

geçmişe bir sünger çekecektir zaten.

Hem sana haksızlık yaptığının farkında

hatasını telafi etmek istiyor.

Tanıyorum ben kardeşimi.

Zorlanıyorsun biliyorum.

Ama ben senin yanındayım, merak etme.

Ben

sadece sen

ve Halil'e

merak etme.

Ben

sadece sen, ben

bir de bebeğimiz

mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.

Tekin

ısrar etme lütfen.

Hem bebekler için kalabalık bir ortamda

kalabalık bir ailede büyümek çok daha iyi.

Ayrıca doğumdan sonra çok fazla yardıma ihtiyacım olacak.

Umudum yurt dışıdı ama

Gülhan'ın ailesini bırakmaya niyet yok.

Çık bakalım işin içinden çıkabilirsen Tekin.

En tabimizin en sevilen yemeklerinden birini yapacağız.

Ayva kebabı.

Ayvaları önce şişireceğiz.

Yani pişireceğim.

Hadi ben ya.

Kıymet Hanım'cığım, siz takıldığınız zaman

hiç bozmayın, devam edin.

Biz zaten montajı toplayacağız.

Yayını uygun hale getireceğiz.

Anladım kızım.

Daha kaç tane söyleyeceğim?

Sonra

içini yapıyoruz.

Bunda adettendir mutlaka

kuzu etiyle olacak.

Burada da

beyranımız var.

Peki, size beyranın en önemli özelliği nedir diye sorsak.

Beyranın hası

Halep'ten gelen pul biberle olur.

Onsuz beyran.

Balkonsuza da

göbeksiz adama benzer.

Ne alınır ne satılır anacığım.

Şşş oğlum.

Git, git oraya.

Hay acımık mısın sen ya?

Allah Allah.

Peki biraz da

aile üyelerinizden bahsedelim.

Mesela onlarla aranız nasıl?

Özellikle de gelininizle.

Bunlar yayınlayacak mı?

Elbette yayınlayacağız.

Bunlar

seyircilerimizin özellikle merak ettiği detaylar.

Gelinim

kıpır kıpırdır, çok canlıdır.

Her gün başka bir icadı var.

Bir de bir dilli, bir dilli

her konuda fikri var.

Eh güzel de

erenim de öyle ama

kaşı gözü ayrı der.

Kınalı kaşı kimin?

Bir de çiğer canlı kurban olduğum.

Gelinim de

oğluma yaraşır bir geniş de.

Peki

gelininizin teyzesi Kumru Hanım.

Onunla aranız nasıl?

İyi anlaşabiliyor musunuz?

Çok.

Kumru Hanım bir şey olmuyor ki.

Aşkım teyzen haklı.

Sana anneme.

Filin yıldızı gibi.

Ay bu ne?

Şşt Merve.

Ay kaç para bu güzellik?

Ne?

200 bin mi?

Yarışmanın ödülü de 200 bin.

Zümrüt Hanım

nasılsınız?

Bir ihtiyacınız var mı diye

bakmaya geldim.

Sen

yeni kız mısın?

Yok bir şeye ihtiyacım.

Çık dışarı.

İlaçlarını almayınca

iyice kafası karışmış buna.

Doğru yoldasın Songül.

Anne

kim bu insanlar?

Sen tanıyor musun?

Baba

kim bu kadın?

Siz tanıyorsanız

söyleyin bana.

Bu nasıl döngüllesi?

Bu nasıl döngüllesi?

Bu nasıl döngüllesi?

Burası benim evim değil ki.

Kim getirdi beni buraya?

Annemle babam beni merak edecek.

Gitmem lazım.

Gitmezsem onlar çok üzülür.

Annemle babam

merak eder beni.

Gitmeliyim ben.

Gitmem lazım.

Gitmem lazım.

Şuna bak ya.

Kocasını kıskanan kadın sanmış beni.

Ne kıskanacağım?

Çok heyecanlıyım Halil Bey.

Sabırsızlanıyorum Halil Bey.

Soluksuz dinliyorum Halil Bey.

Hayır bir de Halil karşılık verse

anlayacağım da.

Kendi kendine.

Ne diyorum ben ya?

Kendine gel Zeynep.

Saçmaladın iyice.

Şey

Zümrüt Hanım bahçede.

Babaannem.

Bırak beni bırak.

Burası benim evim değil.

Anneme gitmek istiyorum.

Ben babama gitmek istiyorum.

Zümrüt Hanım ne olur durun bir saniye.

Zeynep Hanım gelecek şimdi bir şey yok bir dakika bekleyelim.

Bırak ben seni tanımıyorum.

Anne.

Baba kurtarın beni.

Anne.

Zümrüt Hanım ne olur.

Anne biraz bekleyin lütfen.

Zeynep Hanım geliyor şimdi bir şey yok.

Anne baba kurtarın beni.

Zümrüt Hanım ne olur durun bir saniye.

Zeynep Hanım gelecek zaten şimdi.

Planım tıkır tıkır işliyor.

Kurtarın beni.

Çekil şuradan.

Bir sakin olun.

Sonu yaklaşıyor Tülay.

Şimdi kolaysa Zeynep'e anlat bakalım.

Kıymetli babaannesinin ilaçlarını neden vermediğini.

Zümrüt Hanım bu haldeyken Zeynep ile Tülay'ın arasının açılmaması mümkün değil.

Ama işi şansa bırakamam.

Son bir şey daha yapmam lazım.

Bırak beni.

Babaanne.

Bırak.

Babaanne ne oldu ne bağırıyorsun?

Babaanne değilim.

Anneme gitmek istiyorum.

Ben anneme gitmek istiyorum.

Bırakın.

Malişim ben.

Zümrüt Hanım ne oluyor sana böyle?

Sen.

Sen de kimsin?

Tanımıyorum ben sizi.

Anne.

Baba kurtarın beni.

Zeynep kurtarın bizi.

Anne.

Sen ailene mi gitmek istiyorsun?

Tamam.

Seni babana götüreceğim.

Söz.

Sen.

Sen kimsin?

Ben bu çiftliğin beyiyim.

Sana yardım etmeye çalışan bu kişi de çiftliğin hanım ben.

Bak götüreceğim seni ailene.

Sana yardım etmeye çalışan bu kişi de çiftliğin hanım ben.

Bak götüreceğim seni ailene.

Bak götüreceğim seni ailene.

Ama bu şekilde olmaz.

Sana güzel bir valiz hazırlamamız lazım.

Hem uzun kalacaksın babanın yanında.

Valizi hazırlamamız için de odana çıkmamız gerek.

Tamam mı?

Canım.

Canım kızım.

Bak ihtiyar.

Nereye sakladın içmediğin ilaçları.

Kimse bir şey anlamadan bulmam lazım onları.

Nereye sakladın?

İşte buradasınız.

Hemen hazırlayacağım valizimi.

Bir şeyler de koyalım havalar soğudu artık.

Bir şeyler de koyalım havalar soğudu artık.

Bir şeyler de koyalım havalar soğudu artık.

Bir şeyler de koyalım havalar soğudu artık.

Valizinin yerini biliyor musun?

Beraber bakalım mı?

Tamam.

Hadi bakalım.

Buradan beni takip eden herkese selam.

Buradan beni takip eden herkese selam.

Yalnız benim sağ profilim daha iyidir.

Oradan alın lütfen.

Yalnız benim sağ profilim daha iyidir.

Oradan alın lütfen.

Yemek konuşun.

Yemek konuşun.

Yemeyiler sonrada koruyular.

Yemeyiler sonrada koruyular.

En tepe selamlar.

Ay yandım, acı bu.

Ama nasıl bir acı?

Aşırı iyi, tam dozunda.

Ben hayatımda böyle bir şey yemedim.

Evin gelini Selma Hanım. Acaba tatlıyı beğendi mi?

Bayıldım, çok güzel olmuş.

Kaç kilo şeker koydun buna?

Komaya gireceğiz, ayol.

Senin ağzının tadı yok.

Bütün gün acı konuşuyor, normal.

Hanımlar, siz aranızda fısır fısır ne konuşuyorsunuz acaba?

Biz de duyabilir miyiz?

Komukhanem tatlımı pek beğenmiş. Biraz daha istiyor.

Al, al benimkini al. Ağzın tatlı olsun.

Babaannem, nasıl desem, böyle birden çocuklaştı doktor hanım.

Ve çok agresif, bir anda oldu.

Ani bir şey mi yaşadı? Normalin dışında bir olay?

Hayır, çevresi gayet sakin.

Bir olay olmadan böylesi bir yatak geçirmesini normalde beklemeyiz.

İlaçlarını aksattığınız oldu mu son günlerde?

Yok, olur mu öyle şey? Gayet düzenli kullanıyor ilaçlarını.

Ama bir şey yok.

Yok, olur mu öyle şey? Gayet düzenli kullanıyor ilaçlarını.

Neden böyle birden çocukluğuna gitti, anlayamadık.

Bir şey tetiklemiş olabilir. Temkinli olmakta yarar var.

Kriz aşamasında sizlerden birini ablası, kardeşi, bir yakın olarak görebilir.

Böyle durumlarda hastayı hemen gerçeğe döndürmek için baskı yapmak...

...daha büyük krizlere yol açar.

Peki, tavsiyeniz nedir?

Onun gerçekliğine uyumlanın. Tek çare bu.

İlaçlarda da doz arttırımına gidelim.

Kısa sürede daha iyi olacaktır, merak etmeyin.

Gerekli dozu mesaj olarak atarım.

Tamam, çok teşekkür ederim doktor hanım.

Anne, babaannem ilaçlarını düzenli alıyor değil mi?

Üstüme iyilik, sağlık Zeynep.

Saati saatine veriyorum hem de. Hiç aksatır mıyım?

Niye böyle bir kriz geçirdin o zaman?

Ben birkaç saat önce zümrüt hanıma uğradım.

Bir dene göreyim.

İlaçlarını içmemiş.

Haber vermek için sana baktım Zeynep ama seni bulamadım.

Zavallı kadın.

Hiç de ben gözlerimle gördüm eşeğini Zeynep.

Dikkat etmemişsiniz demek ki Tülay Hanım.

Böyle bir hastalık ihmale gelin mi? Yazık.

Bunu sonra konuşacağız anne.

Bana yaptığın eziyetleri yanına mı bırakacaksın?

Bedenini kat ve kat ödeyeceksin Tülay.

Evet, tatlılarımızı da yediğimize göre artık oylamaya geçebiliriz.

Şimdi herkes tek tek mutfağa gidip oy kullanacak.

Daha sonra da mutfağa gidip oy kullanacak.

Bakalım günün sonunda Kıymet Hanım kaç puan alacak?

Kaç puan alacak? Eksiksiz. Tam puan, tabii.

Ben gideyim o zaman.

Gidin, gidin. Hepiniz gidin.

Benim yemeklerime güvenin.

Bu ne?

Bu ne?

Bu ne?

Bu ne?

Bu arada, Endep'teki komşularım Hatçe, Nuriye, kız.

Söyledin beni.

Bak, gideceğiz. Sözüm söz.

Birisi bir iş saatine gitmesi gerekiyormuş.

Benden rica etti kızıma bakabilir misin diye.

Ben de memnuniyetle dedim tabii.

Bir de ne dedi biliyor musun?

Zümrüt kızım dedi geniş evleri çok sever.

Sizin evinize payılacak dedi.

Kalmana izin verdi bizden.

Hanımın geldi.

Babanla konuştum az önce.

İçmen gerekiyormuş öyle söyledi.

İçmeyeceğim.

Gideceğim ben.

Ama bak baban çok kızar bize.

Kızımla hiç ilgilenmemişsiniz ona hiç bakamamışsınız der.

İlaçlarını içmemişsiniz.

İçmemişsiniz.

İçmemişsiniz.

İçmemişsiniz.

İçmemişsiniz.

İlaçlarını içmen gerekiyor o yüzden.

Bak içersen içtiğin an hemen gideceğiz buradan.

Hemen gideceğiz buradan.

Ellerimi yıkayacağım ben.

Babam bahçeden gelince hep ellerimi yıka dedi.

Tamam gel bakalım.

Bir şeye ihtiyacın olursa seslen ben buradayım tamam mı?

Tamam.

Ben hemen doktoru arayayım.

Yok gerek yok ben aradım.

Az önce konuştum.

İlaçlarını almadığı için böyle olmuş.

İlaçlarını alırsa kendine gelir dedi.

İnşallah.

Çok teşekkür ederim.

Sen olmasaydın ne yapardık bilmiyorum.

Babaanneme çok iyi geldin.

Anladım.

Efendim.

Merhaba Halil Bey.

Singe Hanım siz miydiniz buyurun.

Otele yerleştim.

Çok konforlu gerçekten.

Öyle mi?

Oteli beğenmenize sevindim.

Her şey için çok teşekkür ederim.

Peki.

Serdar Bey'in getirdiği dosya vardı ya.

Otele yerleşmiş de.

Teşekkür edermiş de.

Sorduk mu ya?

Oldu olacak akşam ne yediğini de anlat.

Gel Sultanım.

Evet.

Oylama tamamlandı.

Bakalım Kıymet Hanım kaç puan aldı?

Kaç puan olacak?

Beş, beş, beş, beş.

Yirmi tam puan tabi.

İlk puanımızı açıyorum.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Açıyorum.

İlk puanımız.

Beş.

Evet ikinci puanımız.

Yine beş.

Ve üçüncü oy.

Bu da.

Bir beş puan daha.

Ve son puan.

Bakalım.

Beş.

Bir.

Ve Kıymet Hanım.

On altı puanla.

Günü oldukça başarılı bir şekilde kapatıyor.

Yarın tekrar görüşmek üzere sevgili seyirciler.

Evet ilk günü atlattık.

Yarın yine ben aynı saatte yeni bölümün çekimi için geleceğim.

Ben sizi geçireyim.

Bana bir puanı reva gören hain de hangiyiz?

Sen misin?

Kıskançlığından çatlayacaksın.

Saçmalamayın Kıymet Hanım.

Ben sadece tadınızı şekerli buldum.

Hain mi oldum hemen?

Yani.

En az senin o bilezikleri istediğin kadar istiyorum.

O çantayı Kıymet Teyze.

İnşallah benim yaptığımı anlamazsın.

Yemeklerim benim kırmızı çizgimdir.

Benim yemeklerimin kokusuyla.

Yedi hane alınır be.

Siz kim oluyorsunuz da benden puan kırıyorsunuz?

Gelin hanım sen mi karıştırıyorsun ortalığı?

Kıymet anne olur mu öyle şey hiç?

Ben zaten bu işe sana olan borcumu ödeyeyim diye girdim.

Niye böyle bir şey yapayım ben?

Bütün gün mutfakta canım çıktı.

Her yerim ağrıyor.

Yaranamadın Kıymet.

Yaranamadın.

Valla artık Kıymet'i abart.

Eğer bayıl istersen.

Madem bu aile sözünde durmuyor.

Yarışmaya hile karıştırıyor.

Ben de sözümde durmayacağım.

Kazanırsam borç morç silmeyeceğim.

Nasıl yani?

Nasıl onu göreceksin gelin hanım?

Kazanırsam bileziklerimi nasıl yerine koyacaksınız?

Onu düşün.

Tamam.

Evet evet ben sizi evraklarla ilgili bir ilgilendireceğim.

Ne zaman isterseniz.

Saat hiç mühim değil.

Bundan sonra bir mesele olursa da

Hakan Bey ile irtibat kurabilirsiniz.

Evet.

Evet evet.

Telefonu hemen kapatır mısın?

Kıskanıyor musun sahiden?

Tamam Halil Bey.

Görüşmek üzere.

Kıskanıp kıskanmadığını şimdi anlarız.

Evet evet dinliyorum benim vaktim var.

O telefonu kapatır mısın?

Evet.

İnanır mısın sorun olacağını hiç sanmıyorum.

Kıskanıyorsun kesin.

Kıskanmasan neden böyle davranasın?

Hı hı.

Yanıldım.

Kıskanmamışsın.

Umurunda bile değil.

Merak etmeyin.

O işi mutlaka hallederim.

Telefonu kapatır mısın kocacığım?

Ben hiçbir zaman kalbimden gelerek

sana gerçekten kocam demeyeceğim.

Biz hiçbir zaman senin hayal ettiğin o aile olmayacağız.

Söylediklerin yazdıkların öfkedenmiş.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Demek sen de artık benimle bir oyunu değil

gerçeği yaşamak istiyorsun.

Söylediklerin yazdıkların öfkedenmiş.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Demek sen de artık benimle bir oyunu değil

gerçeği yaşamak istiyorsun.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Demek sen de artık benimle bir oyunu değil

gerçeği yaşamak istiyorsun.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Demek sen de artık benimle bir oyunu değil

gerçeği yaşamak istiyorsun.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Bana yüreğinden gelerek kocam dedin işte.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.