Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Sokak gürültüsü)
(Çocuk sesleri)
Gel, gel. Hemen giymişsin kırmızılarını.
-Bize ne soracaksınız şimdi? -(Muhabir) Ne istersen.
Ses. Ses. Ses bir, iki.
-(Muhabir) Peki zor olmuyor mu? -(Kadın) Olmaz mı?
Hepimizde bel fıtığı var bir kere.
Bir de dizler biliyor musun. Bu dizler gidiyor.
Eğil, sil. Eğil, sil.
Bu yeniler, bu gençler hiç eğilip silmiyor da...
...benim öbür türlüsü içime sinmez. -Benim siniyor vallahi.
Niye sinmesin? Öyle de aynı parayı alıyorum böyle de.
Bak kız!
Bazı evlerde... Bir konuşturmadınız!
Bir de şey diyorlar; odaya ayrı kova, her odaya ayrı bez.
Yok ya! Bir sen biliyorsun şartı şurtu ben pisim!
Ben her zaman ayrı kullanırım.
Her zaman ayrı kullanırım.
Günah öbür türlüsü. Mutfağa kullandığım bez...
...banyoya kullanılır mı?
Vallahi ben de ablamdan öğrendim.
Hepimizi Songül ablam soktu işe.
-Allah razı olsun ablam. -Senden de.
Vallahi beni de ablam soktu işe çalıştığı sitede.
Krizantem sitesi. Böyle isim verebiliyor muyuz? Reklama girmesin.
Ablam sayesinde gündelikten kurtuldum vallahi.
Bir de şey sordunuz ya demin. Şikâyet gibi bir şey var mı diye.
Ben en çok şey denmesine şey oluyorum.
(Araba yaklaşıyor) Yine geldi bu araba!
Yavaş ya, yavaş!
Diyordum ki; kadın geldi eve, kadını aldım bugün.
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Ben senin evini temizliyorum diye nereden kadının oluyorum?
Ben gitmem öyle eve.
Gitmem. Eskiden belki ama şimdi mümkün değil.
Bana kadın diyecek, benimle aynı sofraya oturmayacak...
...ben niye gideyim ki onun evine?
Ablam senin de tuzun kuru tabii. Sen zengin.
Aa, kız.
Kız sus, çekiyor.
Gerçek sanacaklar.
Ulan benim hepinizden çok kamburum var.
Kaynanam var ben bakıyorum, oğlum var ben bakıyorum.
Kızım var, okuyor.
-Siz? Sen çöpsüz üzüm. -Ay abla!
Bu mahallenin... Aa, kızım. Geldi, geldi. Bak, kızım geliyor.
Abisi onu da çek.
İlkgül adı. Üniversitede okuyor, burslu.
Yüzde 90 bursu var.
Gel annem, gel. Film çekiyorlar.
(Kadın 2) İlkgül gel, gel. Haberciler geldi. Kız göster kendini.
Bir şey olmuş ya.
Ne oldu annem, bir şey mi oldu?
Haberin yok mu? Aramadı mı sitedekiler seni?
Yok, aramadı kimse. Ne oldu?
Onu bir kapatsanıza.
Anne şey...
Ne?
Meryem...
...ölmüş.
Ne diyorsun?
Balkondan atmış kendini.
(Duygusal müzik)
(Ambulans sireni çalıyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Songül) Kardeşim al sen şunu. Kızlar beş lira verin, eksik kaldı.
Medine, Hayriye. Gel annem, gel.
-Bende yok. -Buldum.
Abi, 10 lira. Beş lira... Hakkını helal et hadi.
(Songül) Gel.
Allah'ım! Pardon.
Pardon canım, bir dakika.
Pardon.
(Duygusal müzik)
-Kolay gelsin kardeş. -(Polis) Sağ ol.
Şey diyeceğim...
Benim... Buradan şey yapan kız, benim kızımın arkadaşı da.
Kendini balkondan atan kızcağız.
Götürdüler cenazeyi. Açalım burayı biraz.
Abim, pardon. Buradan mı atmış kendini?
(Polis) Evet, öyle.
Hadi hanımefendiler, meşgul etmeyin burayı.
Müsaade edin işimizi yapalım.
Lütfen müsaade edelim, buyurun.
Bırakın işimizi yapalım. Lütfen arkadaşlar.
Doktor Bey var, Şermin Hanım var. Evin sahipleri, evde mi?
Ablacığım yeter ama! Soru sormayın. Evet, içerideler.
-Bırakın işimizi yapalım. -Ne sorduk ki sana?
Ne sorduk da sen de ne cevapladın!
İki şey söyledi diye. Görmüyor musun sen benim kızımın hâlini?
Tamam annem, tamam yavrum benim ağlama.
Biz eve gidelim kızlar. Belki Canan Hanım bir şeyler biliyordur.
Hadi yavrum gel. Pardon canım.
Suzan bir şey öğrenirsen sen de ara.
Allah affetsin.
Kendi canına kıymak günahtır ama...
Kız sen de...
Kim bilir ne derdi vardı garibin.
Tövbe tövbe. Hadi gidelim biz. Pardon abla.
(Kadın dış ses) Ben Meryem.
(Meryem dış ses) Temizlikçi Meryem.
Cesedim, savcının gelmesini beklerken 2 saat 17 dakika yerde kaldı.
Düşerken gözlerim, en son bu yeri gördü.
Ve bir tek, “o yer” gördü ölümümün ardındaki gerçekleri.
Bu dünyadan bir garip Meryem geçti dersiniz.
Son fotoğrafını tebeşirle çizdiler.
(Erkek) Peki, ailesi? Ailesinden bahsetti mi hiç?
Sana bahsetti mi bir şey?
Ben kimsesi yok diye biliyorum. Yani öyle söylemişti bize.
Bana bakmayın, ben bir şey bilmiyorum.
Zaten yoğun çalışıyorum. Evde çalışanlara da dikkat etmem yani.
Bakın, bu kız işten ayrılsa birkaç gün sonra sokakta görsem de tanımazdım belki.
O derece önemsiz biri benim için.
Tamam, belki Şermin daha ilgilidir. Ama onun için de evdeki kadın işte.
-Hepsi bu. -(Çocuk) Anne!
Gelme anneciğim buraya. Geliyorum ben. İki dakika?
-Tabii, buyurun. -Ne oldu kızım?
Ne oldu?
İki dakika müsaade eder misiniz? Gel bakalım anneciğim.
Bu arada pedagog gelmiş, kızınızla da görüşmek istiyoruz.
Bakın...
...bu saçma olayın bizim evimizde yaşanmış olması dışında bizimle hiçbir ilgisi yok.
Size gayet net anlatabildim sanıyorum, değil mi?
Anlattınız. Gayet net anlattınız.
Sadece evdeki kadın, yolda görsem tanımazdım, önemsiz biri.
Gayet iyi anladım kızınızın bakıcısı hakkında söylediklerinizi.
(Şermin) Gel bakalım.
Nisancığım...
Şimdi polisler seninle konuşmak isteyebilirler.
Sana bazı sorular sorabilirler Meryem ablanla ilgili.
-Tamam mı? -Tamam.
Sakın gerilme. Sakın korkma anneciğim, tamam mı?
Anne...
...bebek de mi Meryem ablamla cennete gitti?
Ne bebeği?
Meryem ablamın karnındaki bebek.
Hamile...
Meryem hamile miymiş?
(Meryem dış ses) Ben Meryem. Sekiz haftalık gebe Meryem.
Bebeğin kız mı, oğlan mı diye sorulmayan, sadece...
...kimden diye sorgulanan Meryem.
Bana hiç sormadılar ama kim olduğumu.
Hepimize topluca kadın deyip geçtiler kendi aralarında.
Hanımlar ve beyler tahterevallinin yukarısında...
...biz kadınlar, hep aşağıda.
Canan Hanım...
...biz geldik.
Geç kızım. Sen de soyun, dökün hadi.
-Öf! -Sıkmadın eline.
(İlkgül) Anne lütfen ya!
(Meryem dış ses) Kadınlar...
...ve hanımları arasında her zaman garip bir ilişki vardır.
Bazen birbirimize kocalarımızdan bile yakın oluruz.
Bazen de bir yabancı gibi çok uzak.
(Bağırıyorlar)
Yandım! Yandım! Ah, yandım anam!
(Meryem dış ses) Hanımla kadının beraber geçirdiği süre ne kadar uzarsa...
...gariplikler de o kadar artar.
-Songül. -(Songül) Evet, Songül!
(Meryem dış ses) İnsan karı koca olarak bile aynı evde yaşamayı...
...beceremezken hiç tanımadığı biriyle nasıl yaşasın!
Üstelik bir de burada çalışansın.
Yasemin Hanım, ben geldim.
-Erken geldin. -Öyle oldu.
4A'daki Şermin Hanımların yanında çalışan Meryem bizim arkadaşımızdı da...
...o ölmüş. Allah rahmet eylesin. Şoke olduk.
Ondan ben de böyle erken geldim. Sen duymadın?
Yok, ben duymadım.
Ben bugün evden çıkmadım.
Polis geliyor, gidiyor. Belki görmüşsünüzdür diye dedim.
Başın sağ olsun.
Sağ ol.
Sağ olun.
Vallahi çok iyi kadınsın Yasemin Hanım.
(Müzik)
(Meryem dış ses) Beraber yaşayınca işte böyle gün gelir...
...hanımların sırtını sıvazlarız.
Gün gelir sırlarını sırtlanırız.
Biz gördüklerimizi anlatsak... Ah, ne diyorlar?
Çarşı pazar karışır.
Medine...
...sen mi geldin? Ee...
Ben yeni bir işe imza attım da biz de onunla alakalı bir toplantı yapıyorduk.
Geldiğini duymamışız. Hoş geldin.
Hoş buldum.
O zaman bugünlük bu kadar çalışma yeter. Teşekkür ederim.
Ben fotoğrafları inceleyeceğim. Markayla da konuşacağım.
Sonra size maili iletirim. Siz de mail üzerinden...
...beğendiğiniz bir 'post' veya bir 'story' varsa bana söylersiniz...
...akşam onu 'post' çıkarız. -(Erkek) Peki, tamam.
-Konuşuruz zaten. -Konuşuruz.
Medine sen hani akşama kadar gelmeyecektin?
(Medine) Evet.
Bizim bir arkadaşımız vefat etti de...
...o yüzden çekim de erken bitti. Ben de...
İyi yapmışsın.
Ben şunları götüreyim.
Medine biz iş konuşmak için toplandık burada.
Sen birdenbire öyle eve girince ben de anlamadım.
Benden mi hoşlanıyordu? Birdenbire öptü.
Vallahi ben de beklemiyordum böyle bir şey.
Benim başıma hayatımda ilk defa böyle bir şey geliyor.
Ama Medine, Murat'ın bunu bilmemesi gerekiyor.
Bir şey olacağından değil de Murat'ı tanıyorsun...
...beni çok seviyor. Sevdiği için çok kıskanıyor.
Sonuçta...
...bizim çocuğumuz var.
(Gerilim müziği)
-İlkgül! -Ah, benim canım! Çok mu acıdı?
Kapat, kapat. Gözlerini kapat.
-Vallahi yanıyor. İlkgül! -Koş.
(Songül) Yandım, yandım! İlkgül hâlâ bulamadın mı kız?
Tamam, bir dakika anne.
-(Canan) İlkgül çabuk gel. İlkgül! -Tamam, buldum.
Yahu senin lenslerin var bir kere. Sen ne diye gözüne limon sıkıyorsun!
Ben nereden bileyim! İlk defa gaz yedim.
-Ah, tamam. -Üfle, üfle.
Ay! Neyse hiç olmazsa biber gazının çalıştığını gördük.
-Test ettik yani. -Vallahi öyle oldu Canan Hanım.
Bundan sonra hırsızı, musibeti bunu yese oturduğu yerden kalkamaz.
Yanıyor, yanıyor!
Keşke annemde test etmeseydik Canan Hanım.
Kadının gözü zaten rahatsız.
Lens takıyordu. Şimdi o lensler çöpe gitti.
Eyvah! Yemin et kız! Vallahi mi?
Sigorta onların parasını ödemiyor. Ben dünya para verdim o lenslere.
Ay, ben sana alırım ayol! Allah Allah, dert ettiğin şeye bak!
Hakikaten isteyerek olmadı. Gerçekten isteyerek olmadı.
-Bir de isteyerek olsaydı Canan Hanım! -Hişt, İlkgül!
İlkgülcüğüm, sen benim anksiyete problemim olduğunu biliyorsun.
Ben bu haberleri duyunca gerçekten elim ayağım titredi.
İlacımı içtiğim gibi kendimi dışarı attım. Bizi koruyacak bir şeyler almak istedim.
Ayrıca hakikaten yatıp kalkıp dua edelim...
...daha büyük bir kaza çıkmadı.
Ahmet izin verseydi ben silah alacaktım.
Silah mı? Allah korumuş vallahi. Şeytan doldurur, Canan Hanım.
Kız görüyor musun? Bugün anan ölüyormuş.
Anne saçma sapan konuşma! Gel, bir tane daha damlatacağım.
Tamam, yavaş. İyi geldi vallahi. Damlat, tamam. Yavaş.
Ayrıca o silah senin neyine! Sen o panik şeyinle...
...vallahi titreye titreye kendini vururdun.
Vallahi Ahmet de öyle söyledi. Anne sen elin ayağın titrerken...
...kendini vurursun, dedi.
Doğru demiş.
Ben ne dedim peki? Ya o silahı alırım...
...ya da gel, bu evde benimle kal, dedim.
-Yarın geliyor. -İyi, gelsin.
Yapsana kız!
Tamam, yapma. Fenalık geldi. Yeter.
-İyi misin Songülcüğüm? -Daha iyiyim de...
...lens yok ya. Ah, gitti lenslerim! Gitti, bulanık görüyorum.
Neyse canım, sorun değil. Ben sana lensini alacağım.
Alırsın, takarsın. Bir şey olmaz.
Sen iyiysen ben yukarı çıkayım da üstümü başımı değiştireyim.
Gerçekten getirdiğim mikroplarla ben burada kalakaldım.
Tamam, sen çık Canan Hanım.
Bu arada o biber gazlarından bütün odalara tek tek koyun.
Katili var, hırsızı var. Tedbirli olmamız lazım.
Yahu hırsızın, katilin güvenlikli sitede ne işi var!
Ah! Kızım sen niye ananı tutmuyorsun? Niye tutmuyorsun beni?
-Tuttum, tamam. -Of!
Hem o kızın intihar ettiği nereden belli? Nereden biliyoruz?
Günde 50 tane haber okuyoruz ayol!
Balkondan düşme diye kaza süsü veriyorlarmış.
Aslında cinayetmiş. Ben bu haberi duyunca...
...aklıma ilk bu geldi zaten.
Elim ayağım titredi vallahi. Her şey olabilir.
Kız olabilir mi böyle bir şey? Sen Meryem'le konuşuyordun.
Sana bir şey dedi mi hiç?
(Geçiş sesi)
"Aşk ile Allah Allah"
"Vur defe vur zile yallah"
"Cihan da böyle yanıyor yansın"
Meryem hadi kalk, biraz kurtlarımızı dökelim.
Yok ya. Vallahi siz oynayın, ben izliyorum.
Bana bak! Ne oldu sana? Senin canın mı sıkkın?
-Hayır, yok bir şey vallahi billahi. -Kızım sinir etmesene adamı! Söyle.
Bana para bulabilir misin?
Bizde de para kaynağı annem, biliyorsun. Ne bu, kredi kartı borcu falan mı?
Kimseye söylemeyeceksin ama tamam mı?
Ben buralardan gideceğim.
İzmir'e. Benim orada ev tutmam lazım.
İzmir'de kim var be?
Hadi kızlar. Aa, ne oturdunuz! İlkgül hadi.
İlkgül hadi kızım. Meryem sen de kalk, gel.
Meryem hadi ne süzüldün be!
(Geçiş sesi) İlkgül sana diyorum!
Bu da babası kılıklı. Bir konuşmuyor.
Bir buhranım var, dedi mi? Bir sıkıntım var, dedi mi?
Bir şey söyledi mi sana?
Yok be anne.
Öyle olsa ben anlardım herhâlde.
Kızın hayalleri vardı. Para biriktirip İstanbul'dan gidecekti.
Ya da ben anlamadım.
Belki de ben ona iyi bir arkadaş olamadım.
Olur mu annem! Senden iyi arkadaş mı olur yavrum benim!
Sen pilav tenceresini çıkar.
Bazı acılar vardır.
Büyür büyür, anlatamazsın. Kuyu olur, sen içine dalar gidersin.
Sen hele bir yağ çıkarıver. Önce bir Medine'yi ara.
Anne senin de şu huyuna çok sinir oluyorum.
Yok önce şunu yap İlkgül! Yok, yok önce bunu yap İlkgül! Öf!
Ne oldu kız? Ananın iki gözü görmüyor diye bakmak ağır mı geldi?
Anne senin gözünle ne alakası var bunun? Bu senin her zamanki huyun.
(Arama tonu) Çalıyor.
(Telefon çalıyor)
-Efendim, İlkgül? -Medine bak ne diyeceğim.
Tereyağını dolaptan çıkar.
Diyorum ki Meryem için bir helva kavuralım.
-Akşama dağıtırız, bir dua ederiz. -Tamam, abla.
Şehriyeyi de ver. Ben yapardım da benim gözüm görmüyor.
Evin yemeğini nasıl yapacağım, onu bilmiyorum.
-Senin gözün niye görmüyor abla? -Aman, boş ver sen onu.
Ben sana sonra anlatırım. Şu kettle'a basıver.
Hadi sen hazır et. Akşama da bütün siteye dağıtırız.
Tabii, olur abla. Sevaptır da...
...ne bileyim, şimdi Aylin Hanım bir şey demesin?
Kızım ne diyecek Aylin Hanım? Mutfağı kullanacaksın.
Sen kendi paranla malzemeyi al. Ben sana sonra veririm.
Siz de amma korkuyorsunuz şu patronlarınızdan!
Hadi yap, akşama görüşürüz.
Tamam, abla. Dur bir Aylin Hanım'la konuşayım, ben seni arayacağım.
(Songül ses) Allah Allah!
(Müzik)
(Boğazını temizledi)
Bir şey mi diyecektin, Medine?
Aylin Hanım ben size şey soracaktım.
Bugün acaba bizim evde helva kavurabilir miyim?
Rahmetlinin ruhuna. İzin verirseniz eğer.
Şey... Yanlış anlamayın. Biz kızlarla toplaşıp...
...malzemeleri kendimiz gidip alacağız da...
...burada yapabilir miyiz diye sormak istedim.
Helva malzemesinden ne olacak canım, senden kıymetli mi!
-Burası senin de evin sonuçta. -Sağ olun.
Ama ben şeyi anlamadım.
Ne helvası? Kimin helvası?
Biraz önce söyledim ya Aylin Hanım.
Sitedeki arkadaşımız vefat etti.
Ben bu yüzden eve erken döndüm, röportajı da bu yüzden erken kesik diye...
...söyledim ben size. -Öyle mi? Ben anlamamışım.
-İstediğini yapabilirsin. Mutfak senin. -Sağ olun.
Medine evi kokutma yalnız. Murat evde yemek kokusu sevmiyor, biliyorsun.
Tamam.
O helvanın kokusu ölmüşlerin ruhuna gider de sen nereden bileceksin!
(Ezan okunuyor)
Ne olurdu yani Hayriye'nin patronu da on dakika izin verseydi?
Kız gelecekti, şunu dağıtacaktı.
Abla izin vermedi değil de...
...kadın bugün çok ağlamış. Hayriye bırakmak istemedi.
Ne ağlıyor? Ablasının kocasını çalmış, niye ağlıyor? Bırak, ablan ağlasın.
Yuva yıkanın yuvası olmaz.
Düşmez kalkmaz bir Allah. Böyle ağlatırlar seni işte.
Anne ama!
Ne anne ama!
Meryem'in helvasını dağıtıyoruz, farkında mısın?
-Sen milletin dedikodusunu yapıyorsun. -Ne dedikodusu kızım, Allah Allah!
Ben herkesin bildiğini söylüyorum. Ne dedikodusu!
Bu da bir beni beğenmez. Sürekli tenkit.
Ay dur, dur. Burası Doktor Beylerin evi değil mi?
Hadi gelin onlara da verelim. Üzülmüşlerdir, yazık.
-Eminim çok üzülmüşlerdir. -Kızım...
...sen de her şeye bir laf. Tabii üzülmüşlerdir, üzülmezler mi?
Kaç senedir birlikteler. İcabında yârenlik ediyorsun.
O kız, bu kadının çocuğunu büyüttü, biliyor musun sen?
Evet. "Ben yokken çocuğu hasta ediyorlar", diyordu.
Bazen izin bile yapmıyordu.
Duyuyorsun, değil mi? Sen birinin çocuğunu büyüt, görürüm ben seni.
-Anne ben ne diyorum sen ne diyorsun. -Ne diyorsun?
Bir şey demiyorum anneciğim. İnşallah, senin dediğin gibidir...
...ama ben hiç öyle sanmıyorum.
Allah'ım ya Rabbi'm!
(Gerilim müziği)
Hadi annem hadi.
(Songül) Allah'ım!
(Medine kapı zilini çaldı) Keşke zile basmasaydın.
Belki çocuk uyuyordur.
Kapıya vur, hadi.
-Songül. -İyi akşamlar.
Şermin Hanım başın sağ olsun. Biz Meryem için...
...helva döktük de onu dağıtıyoruz, onu vereyim.
Nasılsınız? Doktor Bey nasıl?
Tabii, çok zordur size, kaç senedir.
-O küçük kız hele. -(Şermin'in kocası) Şermin ne oluyor?
Ee, sitedeki kadınlar helva getirmiş canım.
-(Medine) Başınız sağ olsun. -Başın sağ olsun Doktor Bey.
Biz evde şekerli şeyler tüketmiyoruz.
Boşa gitmesin, bunu başkasına verirsiniz.
(Müzik)
-Hadi Şermin. -İyi akşamlar.
Almadılar.
Acıları büyük ondan.
Doktor Bey de şeker yemiyor tabii.
Anne sen şaka mısın ya? Şaka mısın?
Anne Allah aşkına ne bu Polyannacılık?
Kadının biri gözünü oyar, yok neymiş, aslında iyiymiş de...
...yanlışlıkla yapmış da bilmem ne.
Adamlar kapıyı yüzümüze kapattılar ya.
Sizin arkadaşınızın bizim için çöp kadar değeri yok, dediler.
Bak, bayağı bayağı bunu dediler.
Sen gerçekten inanıyor musun kendi dediğine? Anne kime, diyorum?
-Anne... -İnanıyorum kızım. İnanıyorum.
İnanmazsan çalışamazsın kızım.
Sen nasıl büyüdün? Nasıl büyüdün sen?
Senin o Polyanna anan gidip bunların pisliklerini temizledi...
...eve ekmek getirdi, sen yedin içtin, yıkandın, giyindin, büyüdün.
Seni hayırsız baban mı büyüttü?
Bak gör bak gör, asıl sen gör.
Sen gör, senin anan nasıl muameleye eyvallah ediyor. Sen gör.
Niye ettim? Senin için ettim. Sen büyüyesin diye...
...abin büyüsün diye.
İşte böyle kapıyı çarptılar benim yüzüme. Ben yuttum.
Hakaret ettiler, yuttum. Öyle davrandılar, yuttum...
...böyle davrandılar, yuttum. Yuttum kızım yuttum.
Kaç kere ben, Meryem gibi kendimi tepelerden atasım geldi.
Sen biliyor musun?
Onu da yuttum.
Benim yavrularım için yaşamam lazım.
Sonra da...
...hiçbir şey görmedim, duymadım.
Polyanna oldum.
Olmasaydım daha da nefes alamayacaktım.
-Anne! -(Medine) Abla dur.
Bak...
...babası kılıklı nankör.
(Bip), beni beğenmiyor.
Abla dur, zaten gözün görmüyor, şimdi düşüp kalacaksın orada. Dur.
(Meryem dış ses) Ben Meryem.
Temizlikçi Meryem.
Öldüm...
...son fotoğrafımı tebeşirle çizdiler.
Öldüm...
...arkamdan bir gün bile ağlamadılar.
Bir tek sen, benim güzel kızım.
Sana bunları yaşattığım için affet beni.
Bir gün her şeyi senin için yaptığımı anlayacaksın.
(Medine) Abla.
Ne olursun dur.
Abla bak, nefesim kesildi.
Abla! Abla!
Hadi gel, şuraya iki dakika oturalım.
Hadi abla.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Bu, bir bu bileziğim var, biliyor musun?
Bunca yıl çalış didin, büyüt...
...kendin için ne yaptın, de...
...işte bir bu.
Bunu da yeni aldım.
Geçende oğlan buna göz dikti de vermedim.
-İyi yapmışsın. -İyi yapmışım, değil mi?
Versem ne olacak? İşte bak, böyle nankörler.
Yine de seni beğenmezler.
Sen onlar beğensin diye mi yaptın bunları?
Tabii, ben anne değilim.
O illaki ayrıdır.
Ben de bir yerde Esma'ya analık ettim abla.
(Müzik)
-Annem öldüğünde Esma kundaktaydı. -Ah kuzum.
Yani ben hem onu büyüttüm hem kendimi büyüttüm.
Bak Allah şahit, kendimden çok severim onu.
Ama...
...bazen kendi kendime düşünüyorum...
...ben o kadar çok şey yapıyorum...
...ne bileyim...
...buraya gelip onların, o insanların...
...pisliğini temizlemem bile ondan sebep.
Sonra diyorum ki...
...ya bir gün büyüdüğünde kıymet bilmezse diye.
Ama sonra da...
...kendi kendime diyorum ki; yeter ki Esma mutlu olsun yeter.
Demem o ki abla; biz teşekkür bekliyoruz ya...
...biz karşılık almak için mi yaptık bunları?
Esma benim çektiğimi çekmesin...
...dünyanın kahrını sırtlanmasın, yeter ki mutlu olsun.
Ben daha ne isterim ki Allah'tan.
-Beni de beğenmezse de beğenmez. -Ah canım, beğenmezmiş.
Seni niye beğenmiyormuş be?
Dünyaları dolaşsa...
...senin gibi böyle analık yapan abla bulabilir mi acaba?
-(Bip) yesin. -Abla sus, öyle deme.
(Derin nefes verdi)
Abla...
...helvadan denemedin, bir baksana tadına.
Bakayım.
Var mı kaşık?
(Müzik)
Sanki şekeri biraz fazla kaçmış. Değil mi?
Ayarını mı kaçırdın?
Bir de irmik tam kavrulmamış.
Ne gülüyorsun kız?
Sinirden şekerim düştü.
Ondan yiyorum.
Yapma ya.
Gel. Gel.
Gel annem.
(Müzik)
Ölmüş arkadaşımızın ruhu için kızlar, helva kavurmuş da bize de getirdiler.
Oo, ne zamandır da helva yememiştim.
Fıstıklı mı bu? Vallahi fıstıklı ha.
-(Hayriye) Afiyet olsun. -Bir şey ver bari yanına.
Emredersiniz. (Ağzını şapırdatıyor)
Yesene Yasemin sen de. Çok güzel yapmışlar.
Yemezsen ben yerim vallahi.
Al, ye sen. Ben bugün hiçbir şey yemedim zaten.
Vallahi sen bilirsin. Çok güzel olmuş, bence tadına bak.
Aşkım yok artık ama.
Gerçekten sen beni bu kadar mı görmüyorsun?
Bütün gün hiçbir şey yemedim, diyorum sana. İnsan sormaz mı...
...sevgilim ne oldu, niye bir şey yemedin diye?
Haklısın, özür dilerim.
Sevgilim ne oldu, niye yemedin?
Sinirlerim çok bozuk benim. Böyle bütün gün evde tek başıma...
...üstüme üstüme geliyor, daralıyorum ben.
Sanki ablamın hayaletiyle yaşıyorum.
Sen de gündüzleri bütün gün yoksun, iştesin.
-Bari çocuk yapalım. Hayda!
Ama Yasemin bir dur, kurban olayım bir dur.
Daha yeni evlendik. Daha çocuklar ne ne olduğunu anlamadılar çocukcağızlar.
Kurban olayım, kolay mı zannediyorsun sen?
Teyzeleri kalkıp babalarıyla evlenmiş, bilmem ne olmuş.
Çocuklar duruma bir alışsın.
Bir normale dönsün sonra bakacağız onlara kardeş falan.
Lütfen hayatım, bu kadar üstüme gelme.
Ben çocuklarımın psikolojisiyle oynayamam.
Benim psikolojim ne olacak? Ben ne olacağım Feyyaz?
Ben ne kadar mutsuzum, görmüyor musun?
Ben evdeki kadının omuzunda ağladım bugün. Anlıyor musun?
Temizlikçi kadın ve ben. Hayal etsene.
Temizlikçi kadının omuzunda ağladım ben bugün. Hayal et.
Pis kadın. Ben de Meryem'in ölümüne üzüldü de ağlıyor sandım.
Bir de ne kadar iyi bir insan, dedim.
-Pis. -(Feyyaz) Kapat bu konuyu ya.
İnsanlık hâli, değil mi bu?
Hem ayrıca sen gençsin güzelsin. Sen niye ağlıyorsun?
Senin istediğin çocuk olsun. Ne zaman istersen yaparız çocuk.
Beni oyalama Feyyaz beni. Ben hemen çocuk istiyorum.
Bu gece itibarıyla korunmayı bırakıyoruz, tamam mı?
Tamam, bırak. Sana diyorum, bırak.
Başlayacağım.
Şu kadının yanında abuk sabuk konuşuyorsun ya Yasemin...
...hakikaten assaydın camlara, siteye ilan etseydin.
Bu akşam bizde 'faşa fırfır' var deseydin.
(Yasemin) Ben bugün kadının omuzunda ağladım, diyorum sana.
Ben daha ne kadar aşağıya inebilirim ki zaten kadının gözünde.
Daha kaç seviyemi düşürebilirim. Anladın mı?
Ayrıca bizim odada ne yaptığımızı bilse ne olacak?
Konuyu çevirme Feyyaz. Ben hemen çocuk istiyorum hemen.
Ulan ben istemiyorum, tamam mı? Benim aslan gibi iki tane oğlum var.
(Feyyaz) İlla çocuk eğleyesin geldiyse gidip onları eğlersin.
Aynı şey mi ya, aynı şey mi bu? Benden nefret ediyor çocuklar.
Batu ne yapıyorsun burada? Yatmadın mı? Hadi yürü, yürü.
(Yasemin) O anneleri onları nasıl dolduruyorsa bana karşı...
(Feyyaz) Helal olsun, laf nasıl da dönüp dolaşıp annelerine geldi.
Ayrıca annelerinin doldurmasına, ihtiyaçları mı var bu çocukların...
...Yasemin Hanım? Hani sen onların teyzeleriydin ya.
Hani aniden durup dururken babalarıyla evlendin ya.
(Feyyaz) Acaba normal olabilir mi, bu çocukların tepkileri?
Büyük fotoğrafa baksak mı acaba?
Ee, yani?
Benim kendi çocuğum olmayacak mı Feyyaz?
(Hayriye) Hop, hadi Allah rahatlık versin.
-Hayriye abla. -Efendim oğlum?
Teyzemle babam çocuk mu yapacaklar?
(Müzik)
Yok oğlum, yapmazlar.
Yani yaparlarsa da sonra yaparlarmış, duymadın mı babanı?
Benim aslanlar gibi çocuklarım var, şimdi yapmam diye konuştu ya.
Hem kardeşin olsa ne güzel olur, fena mı olur.
Burada hoplayıp zıplarız, bıcır bıcır. O da ananıza teyze der.
(Meryem dış ses) Bazen de çalışmadığımız yerden gelir sorular.
Yani diyecek çok şey var aslında da...
...diyemeyiz. İşsiz kalırız.
Ekmeğimizden oluruz diye korkup susarız bazen.
Ya da bir yuvanın dağılması ihtimalinden korkup susarız.
Saklarız gerçekleri.
-Ne haber. -(Genç erkek) İyi, senden ne haber?
-(Aylin) İyiyim. Nasıl geçti günün? -Aynı, bildiğin gibi.
-Uyudu mu Nil? -Uyudu aşkım, yine yetişemedin kızına.
Medine?
-Ben seni yukarıda sanıyordum. -Alayım ben onu.
Attım şöyle.
-Çok acıkmışım. -Ben Nil'i uyutup çıkmıştım Murat Bey.
Songül ablalarla helva dağıttık, bir arkadaşımız için.
-Hayırdır? -(Aylin) Medine'nin sitede çalışan...
...bir arkadaşı vefat etmiş de aşkım.
Helva yapmak için bugünlük benden izin istediler.
-Başın sağ olsun. -Sağ olun.
İster misiniz, bir tabak getireyim mi Murat Bey?
Olur, yerim. Ama Medine sen bana önce yiyecek bir şeyler hazırla.
Bütün gün hiçbir şey yemedim, açlıktan ölüyorum.
-Hatta ben üstümü değiştirip geleyim. -Aşkım...
...diyorum ki; bugün karı koca dışarıda mı yemek yesek?
Hem Nil de uydu, Medine de başında. Bir şey olmaz, ne olur. Çok özledim seni.
Aylin bugün çok yoruldum gerçekten. Hafta sonu bir şeyler yaparız.
Murat Bey zaten bir şeye bir kere hayır, dediği zaman...
...bir daha evet dedirtmek çok zor, değil mi?
Madem beni tanıyorsun Aylin, sen de bütün gün niye eve tıkılıp kaldın?
Çağırsaydın kızlardan birini ya da çıksaydın sen.
(Müzik)
Kimi çağıracağım ki aşkım?
Bütün gün kocamı bekledim işte, gelsin de bir şeyler yapalım diye.
(Meryem dış ses) Gerçekler melek gibi uyuyan bir bebeği ağlatacaksa...
...yutarız bütün doğru bildiklerimizi.
Sırf o masum üzülmesin diye...
...başkalarının günahlarını boynumuza alırız.
Bazen de içimizde tuttuklarımız, büyür, büyür...
...hiç olmayacak yerde hiç olmayacak insana patlarız.
Ama illaki de en sevdiğimize.
Bizim nazımızı bizden başka kim çeker ki zaten.
Anne, annem özür dilerim. Gerçekten özür dilerim.
Sen ne desen haklısın. Yani bak...
...bir sürü şey böyle üst üste gelince ben...
...çok üzüldüm çok kızdım, yani bütün kötü şeyler...
...bizim gibilerin başına geliyor, dedim. Kimseye de bir şey diyemeyince...
Ağzına ne geldiyse bana söyledin.
Annem, annem affet beni ne olur. Söz, kurtaracağım seni bu hayattan söz.
Vallahi bak. Şu okulu bitireyim, ben hiç çalıştırmayacağım seni. Vallahi.
Anne affet, ne olur.
Sen kendini kurtar güzel kızım.
Senin güzel yüzün gülsün...
...ben daha da bir şey istemem. -Ya annem ya.
(Müzik)
Oh, oh, oh!
Oh!
Hadi al anahtarı al.
Al hadi, benim gözüm görmez şimdi. Açıver kapıyı.
Aa, ben senin gözünü unuttum.
(Tv - Erkek spiker ses) Kadın cinayetlerine ilk başlarda...
...intihar süsü vererek başlayan katil...
...kurbanlarını özellikle yalnız yaşayan kadınlardan seçiyor.
Tek başına yaşayan kadınları belirledikten sonra...
...önce onları takip edip... -(Songül) İş kazası.
-Canan biz geldik. -Hoş geldiniz. Siz misiniz Songül?
Gülme artık, yeter ya. Bu sefer silaha davranmadın.
(Spiker ses) Kadınlara yaklaşıyor.
-Katilin yakalanamaması... -Nasıl?
Anam, gitmiş kız bu. Sen gidip yat, ben geliyorum.
(Spiker ses) İtiraflar olmasa bugün bile adli tıpta intihar denen vakalar var.
Ama sen niye bunu seyrediyorsun?
Doktor sana ne dedi? Strese sokan şeyler yok, dedi.
İlacını içtin mi sen?
Canan Hanım ilacını içtin mi, diyorum?
Gel canım gel.
Ben sana ilacını içirip yatırayım seni. Kalk, kalk, kalk. Gel.
Sen niye seyrediyorsun ki onları? Kaç kere dedi doktor.
Sonra böyle kötü oluyorsun.
Şimdi mışıl mışıl uyursun...
...sonra da hiçbir şeyin kalmaz. Sen merak etme, tamam mı?
Ben şimdi ilaç vereceğim sana. Gel şimdi şuradan şöyle...
(Meryem dış ses) Ben küçükken böyle beni sarıp sarmalarken...
...hep aynı duayı ederdi annem.
Allah iyi insanlarla karşılaştırsın.
Başka dua bilmez sanırdım.
Cahillik işte.
Bir insan için dilenebilecek en güzel şeymiş oysa.
Allah iyi insanlarla karşılaştırsın.
(Müzik)
İyi günler efendim.
-Bugün yoğun bir günün mü? -Niye, ne oldu?
Akşam doğum gününe davetliyiz, unutma.
Gerçekten gerekli mi bu şimdi Şermin? Daha kendimize gelemedik.
Evet canım, haklısın. Ben de hiç gitmek istemiyorum.
Ama normale dönmezsek bizimle ilgisi olduğunu düşünebilirler.
(Meryem dış ses) Ertesi gün hayat...
...normale dönmüştü.
Normal neyse artık.
Hayriye her sabah yaptığı gibi...
...güne köpek kakası toplayarak başladı.
Medine bebeğin altını alıp onu anne babasının...
...kollarına verebilecek kadar temiz hâle getirmeye çalışırken...
...Songül başka bir pis işle uğraşıyordu.
Çek Songül. (Canan osuruyor)
Kusura bakma Songülcüğüm. Çok sıkınca işte oluverdi.
-Olur canım ne olacak ya, insanlık hâli. -Tabii canım, tabii ki.
Ben sana şimdi kimyonlu süt yaparım, o gazı alır da...
...sen niye kendine bu işkenceyi yapıyorsun, ben anlamıyorum ki.
İnsan oğlundan utanır mı? Ayrıca senin yaşında kadın...
...maşallahın var ya. -Yaşlıyım ben, değil mi?
(Songül) Ne alakası var canım. Yani kendine...
...niye bu eziyeti ediyorsun, diyorum. Görücüye çıkacakmış gibi.
Oğlun geliyor senin. İnsan oğlundan utanır mı?
-Oğlun o seni oğlun. Senden çıktı ya. -Öyle değil işte Songülcüğüm.
Hatıralarında beni hep güzel hatırlasın istiyorum.
En güzel anne ben olarak kalayım çocuğumun aklında.
-Tamam, çektik bitti. Artık son. -Bitmedi, bitmedi.
-Kürek kemiklerimi yaklaştırdım, hadi. -Yapacağım bunu ben.
-Hadi Songül, yapabiliriz. -Dur, yapacağız.
-Hadi. -Tuttum! Oo!
-Oldu mu? -Oldu, oldu.
-Oldu. -Çok şükür, Allah'ım çok şükür.
-Belim incecik mi? -Evet, çok güzel.
-Kapıyı açın hava girsin. -Açayım da sen nefes...
...alamayacaksın diye korkuyorum. -Olsun olsun.
Ana, araba sesi geldi! Geldi galiba, dur bakayım dur.
Canım canım. (Korna sesi)
-(Songül) Geldi. -Gelmiş mi?
Geldi mi? Parfüm sıkmayı unuttum. Parfüm.
Ay, ay! Düşme, düşme Canan.
Canan, Canan. Güzelsin Canan güzelsin.
-(Songül) Oğlum hoş geldin. -Songül ablacığım.
-Hoş buldum. -(Songül) Nasılsın?
-İyiyim, asıl sen nasılsın? -İyiyim, ben de iyiyim.
İyiyim, iyiyim...
...seni gördüm daha iyi oldum.
-Nereye? Çantan falan yok mu? -Dur sen, ben alırım.
-Zayıfladın mı sen? -Sen de beni her gördüğünde...
...aynı muhabbeti yapıyorsun Songül abla.
-Annem uyuyor mu? -Uyur mu oğlum?
Sabahın köründe kalktı. Sen geleceksin diye hazırlanıyor, süsleniyor.
Anam, bu sefer bir sıktırdı, bir sıktırdı var ya, hareket edemiyor.
-Oturup kalkamıyor. -Sıktırıyor, derken?
Aha da beli böyle olacakmış.
Ya sen kaç yaşında kadınsın, böyle göbeğin var.
Nasıl olsun yani, genç kız mısın sen?
Bir de dün gözüme biber gazı sıktı.
-Biber gazı mı? -Evet, biber gazı.
-(Songül) Ya sorma ben de limon koydum... -Ahmetçiğim.
Canan Hanımcığım.
(Ahmet) Gözlerimi kamaştırdın anne. Bu ne güzellik ya.
Hoş geldin.
Hoş buldum annem benim. Her zamanki gibi çok güzelsin.
'Merci'.
Ay bu çocuk ne tatlı bir yalancı, değil mi Songülcüğüm?
Çocukken de böyleydi.
Bizde yalan yok Canan Hanımcığım, neyse onu söylüyoruz.
Ah.
Ama aylardır bekliyorum bekliyorum geleceksin diye...
...sen iki dakika bile ortada yoksun.
Anne, işlerim vardı.
Ayrıca da hiçbir huyum için sorumluluk kabul etmiyorum hanımlar.
Siz beni ikiniz büyüttüğünüz. Bundan dolayı övgülerinizi bana...
...şikâyetlerinizi lütfen birbirinize söyleyin.
(Meryem dış ses) Hanımlar ve kadınları...
...gerektiğinde her şeylerini paylaşabilirler.
Tabii annelikleri dışında.
Yok oğlum, annen büyüttü seni.
Biz ne yaptık? Biz yardım ettik.
Ya olur mu Songül abla? Annemden fazla emeğim vardır senin benim üstümde.
(Meryem dış ses) Bir anneye en son söylenecek söz...
...başka bir annenin sınavda kendisini geçtiğidir.
Ha, tamam, mesaj alındı.
(Ahmet) Ben gideyim bir üstümü başımı değiştireyim.
Yoksa komutan başlayacak yine mikroplar evi istila ediyor diye.
(Ahmet) 'Ciao'.
(Müzik)
Mutfağa bakacağım iki dakika, işim var.
(Hareketli müzik)
İlkgül!
Ahmet.
Ahmet, hoş geldin.
Kusura bakma. Aşağıda annemler bir şey demeyince ben de lap diye girdim.
-(Ahmet) Ne haber? -Yok, olur mu öyle şey?
Senin evin burası sonuçta, sen kusura bakma.
Gel, düşme.
Ee...
Biz senin geleceğini bir anda öğrenince...
...bir de bir sürü şey yaşayınca yani yetişemedik tabii temizlemeye.
Ya tamam, abartmayın, sonra yapardınız. Ya yapardın Songül abla.
Olsun.
Yardım etmiş bulundum ben de.
Ben gideyim o zaman.
Bir de ben yıkadım aslında ama sen yine de bir su tutarsın.
Tamam, ben hallederim.
Allah kahretsin ya, kahretsin! Of İlkgül ya!
Of! Şu hâline bak ya!
(Telefon çalıyor)
-Alo? -(Kadın ses) İlkgül Hanım, merhabalar.
Ben Beste. Dün annenizle röportaj yapmaya gelmiştim.
Annem aşağıda, bir saniye. Anne.
Yok, hayır. Ben sizinle konuşmak istiyorum aslında.
-Benimle mi? -(Beste ses) Evet.
Dün vefat eden arkadaşınızla ilgili acaba bugün bir araya gelip...
...yüz yüze konuşma ihtimalimiz olabilir mi?
Ne konuşacağız ki Meryem'le ilgili?
Ee, şey öncelikle arkadaşınızın intihar ettiğinden emin misiniz?
(Beste ses) Yani biz bu olayın ardında başka bir şey olabilir diye...
...düşünüyoruz çünkü. -Ben konuşmak istemiyorum.
Bakın, eğer arkadaşınıza biri bir şey yaptıysa...
Konuşmak istemiyorum dedim! İyi günler!
Hayırdır kızım ya, sen kiminle konuşuyorsun öyle bağıra çağıra?
Şu dün hani röportaj yaptığın kadın var ya onunla.
-Aa! Nereden bulmuş kız senin numaranı? -Ne bileyim anne ben ya?
Saçma sapan insanlara bulaştırıyorsun bizi.
Ben niye saçma sapan insanlara bulaştırayım kızım sizi?
-Ne istiyormuş senden? -Meryem hakkında konuşacakmış.
Ee?
Kız cımbızla laf alıyorum ağzından, cevap versene bana.
(İlkgül) Ya anne, bu kadar işte ya. Of!
İntihar mı, cinayet mi, öyle mi, böyle mi diye...
...yalandan konu arıyorlar işte. -Ee?
Sizin röportaj işlerine yaramadı tabii.
Bir de ölen temizlikçi ekleyecekler araya süs olarak.
Anam! Kız bunlar ölüye bile şey etmiyorlar ya.
İyi etmişsin kapatmışsın.
Sen de kendini mi yıkadın, banyoyu mu yıkadın, ne yaptın?
Donuna kadar ıslanmışsın.
(Murat) Güzel kızım, gel bakalım babaya.
Gel bakalım. Baba işe gitmeden bir öpücük ver.
Oh, mis kokulum benim, güzel kızım benim. Kolay gelsin Medine.
-Sağ olun Murat Bey. -Dur bakalım dur, verelim oyuncağını.
O ne öyle, kimin o?
Benim öyle bir çamaşırım var mıydı?
Yok muydu?
Yok.
(Murat) Ben öyle bir şey aldığımı hiç hatırlamıyorum.
Böyle bir şey aldığınızı hatırlamıyor musunuz Murat Bey?
-(Murat) Yok. -Ne o hayatım?
Benim böyle bir çamaşırım var mıydı ya?
Bu kardeşimin çamaşırı.
Sen zaten bu renk bir çamaşır giyemezsin ki aşkım.
Aylin!
Ya hayatım, yani bunun Sarp'a ait olduğunu söylemeye çalışıyorum.
Sen bunu al, yerine koy, ben Sarp gelince veririm.
Sen de bana gel bakalım. Baban işe geç kaldı, işe yolcu edelim onu.
-Hadi hayatım. -Al bakalım.
Medine, bir daha böyle bir şey olursa gerekirse ayrı yıka, iç çamaşırı ama yani.
Tamam Murat Bey.
(Gerilim müziği)
(Hayriye) Buyurun Feyyaz Beyciğim, buyurun.
Allah işinizi rast getirsin Feyyaz Bey.
Halden yolladığın dün meyveleri yedik vallahi çocuklarla...
...kivileri falan löp löp götürdük. Allah razı olsun, çok güzeldi.
Gel buraya, gel.
Ben sana sabah ilk iş bu (Bip) temizleyeceksin demedim mi, bu ne?
Yemin ederim temizledim Feyyaz Bey.
Yemin ediyorum her yerleri sildim süpürdüm.
-Bak, hortumu açtım bu sabah... -Ya bari yalan söylemeyin be!
Her yerleri temizlediysen bu ne ya?
İki tane işiniz var, bahçeyi yıka, yerleri sil.
Onu da yapamıyorsun hâlâ anlatıyorsun be.
Ben nereden bileyim? İt bu, taze bırakmıştır.
(Songül gülüyor)
Kız hiç güleceğim yoktu. Allah seni ne etmesin.
Kız bir kilo pirzola yemiş kadar oldum.
Kız abla gülme ya. Ben kovuluyordum diyorum.
Gülünecek mi bir şey bu?
Kız o ne ya, taze denir mi, taze ne?
Onların böyle küçük küçüklerini alacaksın. Bunlar büyük, kart. Hah.
Bir kere adam zaten köpek pisliğine takık.
-Senden öncekini de o yüzden kovmuştu. -Vallahi mi?
Evet. Sen dua et bu akşam davet var da sen kovulmadın.
(Hayriye) Vallahi ne cins cins insanlar var ya, tövbe tövbe!
Bundan sonra itlerin arkasına bez bağlayacağım o olacak ha.
Hişt! Kız bağırma.
Bana bak Medine, senin hiç sesin soluğun çıkmıyor, neyin var senin?
-Yok bir şey abla, ne olacak ya? -Ne bileyim ben ne olacak?
Sen söyle ne oldu?
-Ha? -Senden de hiçbir şey kaçmıyor.
Ee, biz de hayat üniversitesini bitirdik kızım.
Kaçmayacak tabii.
Söyle bakayım.
Ne var kız?
-Abla. -Efendim.
Ben bir günaha girdim abla.
Ne ettin?
Yalan ettim.
Ekmeğini yediğim adama yalan söyledim ben.
Şurama böyle bir şey oturdu kalkmıyor.
Tamam, olur öyle ya.
Arada insan yani şey yapar öyle çalıştığı yerde de...
...sen ne dedin?
Söyleyemem.
-O zaman da başka günaha girerim. -Kız bana bak Medine.
-Sen patronla mı yattın kız? -Hih!
-Kız ben öyle biri miyim, ne alakası var? -Ya sen de ya...
Sen de günah falan diyorsun bir şey demiyorsun...
...bunun da aklına başka bir şey gelmiyor.
-Ee, günah dedi. -Öyle günah değil.
Nasıl günah?
(Müzik)
(Konuşma duyulmuyor)
Oy, oy. Kız sen salak mısın?
Deseydin ya adama kadını şutlardı sen de rahat ederdin.
Ha, diyeydin ya. Ben o adama o don senin değil bile diyememişim...
...Hayriye, sen ne diyorsun?
-Abla, bir de don mu var? Anam! -Hişt! Sus!
Kız don nereden çıktı?
-Ne donu? Öteki donsuz mu gitti? -Bir susun!
Ay bu da hiç anlatmıyor. Nasıl, nerede gördün donu ya?
Don falan susun ya.
(Müzik)
-(Erkek) İlkgül Hanım. -Buyurun.
Kahraman ben.
İsminiz ne kadar orijinal, annenizin fikri miydi?
-Pardon, kimsiniz? -Kahraman Demir.
Benim de adımla soyadımı birleştirince böyle biraz gariplik oluyor.
Kanal 98, özel haberler müdürüyüm.
Telefonda arkadaşlarınıza konuşmak istemediğimi söylemiştim.
Arkadaşıma ne söylediğini çok iyi biliyorum...
...ama sanırım muhabir arkadaşım size durumu tam olarak izah edemedi.
Eğer patronunuzdan izin alıp bana bir beş dakika ayırırsanız...
Onlar benim patronlarım değil.
Peki. Şöyle geçelim mi?
Güvenliği nasıl geçtiniz bilmiyorum ama eğer beş dakika içinde gitmezseniz...
...onlara haber vereceğim, haberiniz olsun.
Buyurun, sizi dinliyorum.
Öncelikle başınız sağ olsun. Acınızı saygı duyuyorum. Ancak...
Bir an önce konuya gelirsek, çünkü süreniz de malum.
İlkgül Hanım, son iki yılda 93 kadın balkondan düşerek öldü.
Bunların hepsine kaza ya da intihar dediler.
Ama biz öyle olmadığını çok iyi biliyoruz.
Ölen kadınların aileleri, arkadaşları da biliyor.
Ama çoğu hiçbir şey ispat edemedi. Neden biliyor musunuz?
Çünkü o kadınların ölümüne sebep olanlar kadar güçlü değillerdi.
En sevdiklerinin hakkını arayamadılar.
O yüzden ben şimdi size bir şans tanıyorum.
Arkadaşınızın hakkını arayabilmeniz için bir şans.
Peki, arkadaşımın gerçekten intihar etmediğini nereden biliyorsunuz?
Henüz bilmiyorum. Onu da bana siz söyleyeceksiniz.
Yani eğer kendi tercihiyse yapacağımız bir şey yok.
Ama ya öyle değilse?
Arkadaşınızın bir ilişkisi var mıydı?
Yani bildiğim kadarıyla yoktu.
Peki, ev sahipleriyle ilişkisi nasıldı? Özellikle Doktor Kenan Bey'le?
Ne demeye çalışıyorsunuz siz?
Aralarında özel bir ilişki olabilir mi sizce?
Ya da eve girip çıkan herhangi biriyle?
Ha, hizmetçi fantezisi.
Size göre böyle evlerde çalışan kadınlar...
...zengin erkeklerin peşinden koşuyorlar, değil mi?
-Öyle bir şey demedim. -Yok, bayağı bayağı bunu dediniz işte.
Sevgilisi yok, kocası yok, evin beyine yamandı.
Zaten (Bip) temizliyor, çamaşırını yıkıyor...
...yatağına da girer, ne var bunda, değil mi?
Tamam yeter! Beş dakika doldu, gidin! Yoksa güvenliğe haber vereceğim!
Sırf ezikliğin yüzünden arkadaşının başına ne geldiğini araştırmaktan...
...vazgeçiyorsun, öyle mi? İyi, sen bilirsin.
-Ben mi eziğim? -Evet, daha ilk dakikadan başladın.
Yok onlar benim patronum değiller.
Yok hizmetçiysen ev sahibiyle yatarsın falan.
Aşağılık kompleksinle kendi kendine yazıp oynadın.
Sensin kompleksi ya! Ruh hastası!
(İlkgül) Sen kimsin ya?
İlkgül.
-İyi misin? -Değilim.
Ne oldu ya, ne bu sinir? Sen biriyle falan kavga mı ettin?
Gazetecinin biri Meryem'le alakalı abuk sabuk konuştu.
Bir de bana kompleksli dedi.
-Sana? -Aynen.
İlginçmiş.
De Meryem kim bu arada?
Şu dün bizim sitede ölen biri vardı ya. O benim arkadaşımdı.
Hadi ya, genç miydi o o kadar?
Başın sağ olsun. Ya annem de fena takık o olaya.
Yan sokaktaki bilmem kimin evinde çalışan kadından sana ne yani, değil mi?
Ya seni anlarım da İlkgül, onun...
Annem uzandı biraz, haberin olsun.
Depresyonda mıydı?
Ya arkadaşın işte, depresyonda mıydı?
Yani...
Değildi yani.
Öyle olsa anlardım ben.
Yani arkadaş dediğin anlamaz mı Ahmet?
Ya anlar tabii de...
Ben niye anlamadım o zaman?
Ya...
Bazen de anlaşılmıyor demek ki İlkgül.
Yani kendine bu kadar yüklemenin bir anlamı yok.
(Müzik)
-Yok anam bitmedi yaz bu sene, bitmedi. -Vallahi bitmedi yani.
Anam! Kız abla, senin bu evin oğluyla İlkgül şey mi?
Ney mi?
Ney mi kız, ney mi? Açık açık söylesene Hayriye!
Yok abla, bir şey değil ya. Ne dedim şimdi?
(Müzik)
İlkgül!
(Songül) Al bakayım şunları, mutfağa götür!
Ne oldu, ağladın mı sen?
Yok bir şey. Sağ ol Ahmet, görüşürüz.
Kızım cevap versene!
Ya arkadaşını anlatıyordu da hani dün...
Evet, öyle.
(Ahmet) Neyse. Songül abla, annem uyuyor, ona bir bakarsın.
Tamam, ben bakarım, bakarım.
Ya siz de hadi gidiverin.
Ben bir kıza bakacağım, sonra geleceğim size yardıma, tamam mı?
-Tamam abla. -Abla, dur.
Bak, sakın üstüne gitme kızın, genç kızdır.
O da şimdi Allah korusun sonra Meryem gibi...
(Songül) Yapar mıyım öyle bir şey?
Bir konuşacağım ben. Geliyorum, hadi gidin siz.
(Songül) Aa!
Hadi Niloş, hadi gidelim.
Ay annem.
Anne, bir şey yok, vallahi bak ben iyiyim, hadi sen işine bak.
Kızım, bırak sen bunları, ben hallederim.
Sonra da Canan Hanım uyurken gider yardım ederim kızlara.
Yok yok, vallahi.
Sen de benimle iyice şey gibi oldun.
Yani kapandın eve.
Bırak Allah aşkına, bırak. Hadi, sen çık biraz hava al annem, hadi.
Anne, yok. Vallahi bak, çıkmayayım ben dışarı şimdi hiç.
Zaten nereye gideceğim ki? Çıktığım gibi adım başı para.
Ya dur sen, dur.
Hah.
Al kuzum, hadi al.
Bir dışarı çık, kendine bir şeyler al. Ne bileyim havan değişsin.
Hadi, al annem.
Annem benim ya.
Sen olmasan ne yapardım ben?
Ne oldu kız para verince ananı bir sevesim mi geldi?
Ya anne.
Öf! İyi tamam, çıkıyorum ben.
Sen bir şey lazım olursa ararsın beni, tamam mı?
Sana da bir daha ağlayacak bir omuz lazım olursa anana gel.
Patron kısmı ne anlar senin hâlinden?
Sen neyi ima etmeye çalışıyorsun anne?
Bir şey ima etmeye çalışmıyorum kızım.
Ya diyorum ki kendini yalnız hissedersen arkadaşların var, Elif var.
Hiç olmadı Medine ablanlar var.
Ahmet kim yani, değil mi?
Ahmet de benim arkadaşım anne.
Ahmet nereden senin arkadaşın ya? Nereden arkadaşın oluyor Ahmet senin?
Sen daha dün demiyor muydun bana car, car, car...
...patron kısmı için sizin şu kadar kıymetiniz yok diye, ha?
Ahmet nereden senin arkadaşın oluyor? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Ben o sizin için söyledim anne.
Kızım ha sen ha ben. Sen kendini ne görüyorsun? Bizden ne fazlan var?
Ben bu evin çalışanı değilim anne, tamam mı?
Ya tamam. Bak, biz yine kavga etmeyelim. Ben gidiyorum şimdi, görüşürüz, tamam mı?
(Hayriye) Allah'ım sen akıl fikir dağıtırken bu benimkiler...
...neredeydi acaba kurban olduğum ya?
Yani bir tanesi ortalığı velveleye verir. Neymiş, patronun oğlu kızına sarılmış.
Ya bırak, kız zengin koca bulmuş, sana ne?
Ee, sen? Eline koz geçmiş. Ya aklını kullan kızım, aklını.
Saçmalama Hayriye ya. Ne diyeceğim ben?
Parayı vermezsen kocana diyeceğim mi diyeceğim?
-Olmaz öyle şey. -Niye olmuyor?
Ben sana demiyorum öyle haraca bağlı kadını.
Böyle biraz tırnak tırtık tırtık böyle maaşından keserler.
Bak, büyük kardeşine yollarsın, okula başlıyor diyordun.
Ha, öyle durumu kullanıyormuşum gibi.
Ya kullan zaten anam babam, kullan.
Yoksa o karı sana nerede veriyor parayı da biriktiresin?
-(Aylin) Evet sevgili takipçi annelerim. -Hişt! Video çekiyor.
Size bahsettiğim gibi muhteşem setim burada.
Bir yandan Niloş'u tutarken diğer yandan tek hamleyle puseti kapatabiliyorum.
Bir kere almış mıdır kucağına Niloş'u?
Ayrıca kolaylıkla bagaja yerleştirebiliyorum.
Bu muhteşem ürüne ulaşmak için aşağıya link bırakıyorum.
Sayfayı yukarıya kaydırarak ürüne ulaşabilirsiniz.
-Geldin mi? -Geldik Aylin Hanım.
Dur. İyi oldu aslında geldiğin. Gel Medine, gel.
(Aylin) Nil'i de getir bana.
Getireyim.
-Sen bunu al. -(Medine) Tamam.
Bismillah. (Nil ağlıyor)
-Tamam. -Gel bakalım, gel.
Hem puseti, hem de beni göreceksin. Güzel bir fotoğraf çek.
Tamam.
(Aylin) Bak bakalım karşıya, hadi kameraya bak sen.
Böyle dik mi çekeyim?
Medine, ben nereden bileyim? Kadrajı mı görüyorum?
Sen görüyorsun. Güzel bir şekilde çek işte.
-Tamam. -Ya da dur, ters çevir.
-Daha uzun çıkarım. -Çevir çevir.
Böyle mi?
Ne yapıyorsun?
Hayatında hiç mi fotoğraf çekmedin Medine sen ya?
(Aylin) Kendini çek demedim Medine sana, beni çek dedim ya!
Ters çevirden anlayışın bu mu?
Kimlere fotoğraf çek diyorsam ben zaten?
Tamam.
-Ben deneyeyim mi Aylin Hanım? -Çekebilecek misin?
-Şöyle ters mi diyorsun? -Evet.
-Tamam. -Elini kameradan da çek, tamam.
Hadi bak bakalım oraya.
Niloş.
-Buyurun Aylin Hanım, bir bakın. -Ver bakayım.
Eh işte, idare eder. Al kızı.
-Gel. -Sağ ol.
Buraları toparlarsın.
-Kız yürü git konuş. -Aylin Hanım.
-Bir şey soracaktım size. -Hah.
Bu akşam Yasemin Hanımlarda bir parti varmış.
Ben de gidip yardım etsem diyorum.
İyi tamam, git. Ama Nil'i de götür. Çok işim var uğraşamam.
Tabii tabii, Nil de benimle gelecek zaten.
Ben mutfağa girip yemeğini alıp çıkarım Aylin Hanım.
Kız ben sana onu mu sor dedim? Para iste demedim mi?
Ona zaten eli mahkûm izin verecek.
-Saçmalama Hayriye, çıkarcı gibi. -Vallahi sende akıl yok.
Anam babam vallahi akıl yok sende. (Telefon çalıyor)
Hih! Esma arıyor.
Ee, ne diyor?
Abla kuzum.
Nasılsın aşkım?
Ha?
Ne oldu kız?
Neden?
("Füsun Önal - Yıl Dönümü" çalıyor) "Aynı duygu var"
"Aynı sevgi var içimde"
"İçimde"
"Aynı umut var, aynı neşe var içimde"
"İçimde"
"Yaşamak ne güzel"
"Hep böyle olacak"
"Yıllar geçse de değil mi?"
"Bu dostluk, bu inanç"
"Hep böyle kalacak"
"Yıllar sonra da değil mi?"
"Bu dostluk, bu inanç"
"Hep böyle kalacak"
"Yıllar sonra da değil mi?"
"Bir yıl önceki hâlimiz yine aklımda"
"Aklımda"
"Bir yıl önceki keyfimiz yine aklımda"
"Aklımda"
"Söz verin şimdiden"
"Hep böyle olacak"
"Yıllar geçse de değil mi?"
"Bu dostluk, bu inanç"
"Hep böyle kalacak"
"Yıllar sonra da değil mi?"
Dur ablam, ben biliyorum sana ne vereceğimi.
Nerede o?
Aha buldum. Bununla rahat edersin. Hem ben bunu giyerken...
...daha kiloluydum. Sana şey olur yani daha iyi olur.
Kız seninle ben aynı giyiyoruzdur.
Abla, fıskiyenin tazyikiyle gitti senin kafa. Olur mu kız öyle şey?
Kız ben iki tane çocuk doğurdum, hâlâ taş gibiyim.
Sen çocuk doğur da görelim bakalım seni.
Ben zengin koca bulmadan doğurmam. Bozamam öyle vücudumu.
Seni alan bulursun da.
-Bu kısa değil mi? -Yok be, dizde.
-(Medine) Hayriye. -Gel, gel.
Nil uyanmak üzere. Ben gideyim de Aylin Hanım laf etmesin şimdi.
Sen kafanı kullansan o sana bir daha hiç laf edemez de...
...ama sende nerede o akıl?
Yine başladı. Hadi ben gidiyorum abla.
Dur kız, bekle iki dakika beraber gidelim.
Kız baksana, bana bu kısa şeyi verdi.
Abla dizde diyorum. Hadi Medine, yürü.
Abla onları kire at, ben yıkarım, yanına alma.
Hadi çık.
(Müzik)
Bu bana hiç uymadı, değil mi?
Ablam pek yakıştı.
-Vallahi mi? -Vallahi. Rengi de seni çok açtı.
Kız aslında böyle renkler beni güzel gösterir, yakışır da...
...işte hayat derdiydi, hayırsız kocaydı derken koyulara kapandık.
Adam bana bir garip baktı.
Acaba ayıpladı mı, bu yaşta kadın bu hâl ne diye?
Hayır abla. O da seni beğenmiştir.
Bir de beğenmiştir diyor.
İlkgül.
Canan Hanım.
Of...
(Müzik)
(Islık çalıyor) Hi! Aman!
-Allah... -Songül Hanımcığım bu ne güzellik.
-Ne o, parti mi var? -Yok, yani var da bize yok.
Şey vardı, ben orada ıslandım, Hayriye de bana elbisesinden verdi.
Mecburen onu giydim. Değiştirmeye geldim burada.
Ben... Sen... Ne... Bir şey mi lazım oğlum?
Biraz karnım acıktı da mutfağa bakacaktım.
Tamam, ben hallederim. Ben sana hemen bir şey hazırlarım.
Sen git, ben sana hazırlarım.
Sağ olasın Songül ablam. (Mesaj geldi)
(Kadın ses) Sen hangi ara gittin de bana hediye aldın? Bayıldım.
Bayıldım! Bu akşam geleyim diyorum.
Bizim salak da kendini buna denk saysın.
Salak.
(Aylin) Medine!
Geldim Aylin Hanım.
-Medine gelsene. -Geldim Aylin Hanım.
(Aylin) Şu arkamı kapatır mısın?
Murat direkt oraya geçecekmiş de tek başıma yapamadım.
Sağ ol.
Biz akşam geç geliriz.
Haberin olsun.
Tamam Aylin Hanım, siz hiç merak etmeyin. Ben Nil'i de yanıma alırım zaten.
Hiç aklınız kalmasın Aylin Hanım.
(Fotoğraf çekiliyor)
Aylin Hanım ben size bir şey soracaktım.
Evet?
-Bugün beni Esma aradı. -Esma kim?
Kardeşim Aylin Hanım.
(Fotoğraf çekiliyor)
Esma'yı ben büyüttüm, çocuğum gibidir.
Öyle kardeşiz yani.
Biliyorsunuz Esma okuyor.
İnşallah ben ona okulunu bitirteceğim.
En azından o kendini kurtarsın, benim gibi olmasın diye yani.
Şimdi işte ben para biriktiriyorum ama...
...dershane falan... Peşin para istiyorlar.
Esma da bugün çok ağladı.
Ben de size şey soracaktım Aylin Hanım, siz bana önden verseniz...
...sonra benim maaşımdan kesseniz olur mu Aylin Hanım?
Zamanlama ne kadar manidar, değil mi Medine?
Nasıl?
Açığımı yakaladın ya...
...aklın sıra bana şantaj yapacaksın, öyle mi?
Şantaja boyun eğmektense...
...boşanırım daha iyi.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Vicdansız kadın!
Her şeyi geçtim... Bak bu grissinileri burada unutuyorsunuz...
...Yasemin Hanım kızıyor!
Her şeyi geçtim, bu kadın senin bebene senden daha iyi analık etmiş.
Hiçbir şey olmasa bundan ötürü susar insan.
Ama ben sana, öyle düşünecek, diye dedim, değil mi?
Kuş kadar beyninle beni tehdit mi ediyorsun, dedi.
Bir de diyor ki, nereden bileyim parayı alıp kaçmayacağını, diyor.
Soysuz! Ben senin gibi namussuz değilim, deseydin. Terbiyesiz.
(Medine ses) Vallahi hiçbir şey diyemedim Hayriye.
Hele bir lafı var, öyle bir koydu ki bana.
Dedi ki, madem kızın gibi seviyordun...
...ne diye bırakıp başka memlekete gittin, dedi.
Yaşayan nasıl yaşıyormuş, dedi.
Oy! O lafları bana deseydi ben ona ne ederdim, biliyor musun?
Ben ona neler ederdim!
Anam!
Kız, bana bak. Ben ne diyorum biliyor musun?
Bu gece bunun herifinin cebine bir not bırakayım diyorum. Ne dersin?
"Karın seni aldatıyor, bir dost."
O (Bip) Allah'ından bulsun, ne dersin?
Sakın Hayriye, sakın böyle bir şey yapma!
Ama hak ediyor, hak etmiyor mu?
(Medine ses) Tamam o hak ediyor da biz ne yaptık da hak ettik Hayriye?
Bak Allah şahit, ben bu hayatta kime kötülük ettim?
Bile isteye kime kötülük ettim, vallahi bak.
Kurban olurum sana. Öyle konuşma, içime içime hançeri saplayıp durma.
Tamam Hayriye, kusura bakma, bu kadar işin arasında tuttum seni zaten.
Sonra konuşuruz, tamam mı?
Kız ne demek, lafı mı olur? Ama sen daha ağlama bakayım.
-Ağlamıyorum, de. -Tamam, ağlamıyorum.
Hadi görüşürüz. Hadi bye.
Vay anam vay.
(Müzik)
Çekil kız!
(Müzik)
Çok güzel olmuş.
Ama bu kadehleri zümrüt takımlarla değiştirelim, olur mu?
-Değiştirelim. -Canlı.
Kırk yılda bir oğlumla yemek yiyeceğim, her şeye özenelim.
Özenelim Canan Hanımcığım.
Çok güzel oldu.
Oğlun da seninle sofraya oturacak sanki.
Ana olacağına köpek ol, demişler.
Allah'ım bir daha dünyaya gelirsem ana olmayayım da ne olursam olayım.
Zengin olsan da zor be.
(Ahmet) Anne hadi kaçtım ben, arkadaşlarımla programım var.
Ben seninle yemek yiyeceğiz diye bekliyorum.
Kadehleri bile özel çıkarttırdık, değil mi Songülcüğüm?
Evet Canan Hanımcığım.
Anneciğim yarın yeriz, ne fark eder?
Oğlum fark etmezse o zaman sen programını yarına ertele.
Sen buraya niye geldin? Sen beni görmek için...
...ben korkuyorum diye gelmedin mi?
Sen benim için geldin, ben seni iki dakika bile göremiyorum anneciğim.
Ben hâlâ korkuyorum. Bir şey değişmedi ki.
Gerçekten değişen bir şey yok.
Dün bu sitede bir cinayet işlendi, ya gelip beni de öldürürlerse?
Allah korusun Canan Hanımcığım.
Öyle değil Songülcüğüm. Sen önlemini alma, sonra Allah korusun.
-Olmaz yani. -Anneciğim sen önlemini almışsın ya.
Biber gazları falan. Hem Songül ablada test de etmişsin.
Hadi ben kaçtım.
(Ahmet) Beni akşama beklemeyin. Siz de beraber oturun.
-Oturmuyorum! -Anne ne yapıyorsun?
(Üst üste bağrışmalar)
-Hayır, bırak! -(Songül) Canan Hanım sakin.
-Yeter! -Beni bir duy.
-İlacını içmedi mi? -Dün akşam ben verdim, odasına götürdüm.
İçmedim! Çünkü ilaçla beni uyutuyorsunuz.
Ben insan değil miyim oğlum?
Bu yapayalnız oturduğum evde bir tek gün gelip bana...
...anne seni dışarı çıkarabilir miyim, dedin mi? Demedin.
-Benim senden başka kimim var? -Biz varız ya Canan Hanım.
Sen çalışansın Songül.
Ben geri zekâlı mıyım?
Estağfurullah.
Bir gün paran ödenmese bu evde iki saniye bile durmazsın.
Sonra da karşıma geçmiş beyefendi...
...üzerimde en az annem kadar emeğin var, diyor.
Utanmadan!
Anneciğim sen ona mı bozuldun?
Kıskanacak kimse kalmadı mı şimdi Songül ablayı kıskanıyorsun?
Ben kırıkları toplayayım da.
Kıskanırım tabii.
Songül iyi anne de ben değil miyim yani?
(Ahmet) Anneciğim sen az önce demedin mi...
...o çalışan, para karşılığında baktı etti.
Şimdi sen kendini onunla nasıl bir tutuyorsun güzeller güzeli annem?
-Beni daha çok seviyorsun, değil mi? -Tabii ki.
Hem ben ondan daha güzelim.
Sen var ya bütün annelerden daha güzelsin.
Hadi gel seni şu komşunun doğum gününe götüreyim.
Bütün site davetliymiş, hadi hazırlan.
Peki senin planın ne olacak?
İptal ederim, senden önemli mi?
Songülcüğüm işini bitirince yukarı gel de giyinmeme yardım edersin.
(Meryem dış ses) Başkasının çocuğunu büyütmek toz almak gibidir biraz.
Sen bütün evi tertemiz yaparsın...
...sonra akşam evin hanımı gelince, tozları bile almamış, der.
Yaptığın iş görülmez.
Bazen de...
...hayatın içinde görünmez olursun.
Ben buradayım diye el sallarsın da...
...yine de kimse görmez.
Sanki karabasan basmış gibi.
Uykudan uyansan uyanamazsın.
Bağırsan sesini duyuramazsın.
Derdini dostuna bile diyemezsin.
Sonunda...
...onun da içine dert olur düşersin.
(Erkek) Hoş geldin, hayırlı akşamlar kızım.
İyi akşamlar Osman abi.
(Müzik)
Hadi bakalım.
Nisancığım.
İlkgül abla.
Aşkım benim.
-Nasılsın? -İyiyim.
-Nereden geliyorsun böyle? -Anneanneme gittik.
-Merhaba, ben İlkgül. -Merhaba.
-Siz yeni başladınız galiba. -Evet, bu sabah başladım.
Benim annem de bu sitede çalışıyor da ben de genelde onunla kalıyorum.
Nisancığımla da eski arkadaşız, değil mi aşkım?
Al bakalım.
Teşekkür ederim!
-Beğendin mi? -Evet.
İlkgül ablanla beraber seçtik.
Adı ne olsun?
-Ayşegül olsun. -Ayşegül mü olsun?
Niye? Adını İlkgül ablan yüzünden mi öyle koydun?
İlkgül, kız, annene söyle de...
...kızın olursa adını Ayşegül koysun, bak çok güzel oluyor...
...Songül, İlkgül, Ayşegül, değil mi?
(Geçiş sesi)
Aşkım benim.
Ayşegül de buradaymış.
Nasılsın Ayşegül?
Çok üzgün?
Niye?
Hep ağlıyor çünkü annesini özledi.
Nisancığım peki biz ona hiç sorduk mu...
...kendisini iyi hissetmesi için yapabileceğimi bir şey var mı diye?
İlkgül abla.
Efendim aşkım?
Ayşegül bu gece sende uyuyabilir mi?
Uyuyabilir, tabii ki uyuyabilir.
Hatta Ayşegül istediği kadar benimle kalabilir.
Belki sendeyken çok ağlamaz.
Evet, belki.
(Duygusal müzik)
(Kadın) Hadi gidelim artık.
Bye bye.
(Duygusal müzik)
(İlkgül ağlıyor)
İyi misin?
Su getirmemi ister misin?
-Senin burada ne işin var? -Burada işe başladım.
Şoför olarak.
Yok artık. Siz haber yapmak için...
Sizin insanların derdine, acısına saygınız yok mu?
Sen küçücük çocuğun hâlini görmedin mi?
Ama sen oraya yazacaksın tabii, çocuk çok ağlıyordu, bilmem ne diye...
-Bitti mi? -Bitti!
Hayır efendim, bitmedi. Seni Doktor Beylere söyleyeceğim.
Hayır, gel. Saçmalama. Hem evde yoklar, partiye gittiler.
İyi, ben de gider orada söylerim.
Sen hep böyle misin?
-Nasılım? -Böyle işte.
Peşin fikirli, empati yoksunu.
Kompleksliyi unuttun.
Ya...
...kusura bakma.
Sen fazla çıkışınca ben de biraz sinirlendim.
Fazla ileri gittim, kabul. Özür dilerim.
Bir daha sakın kolumdan tutma. Özrünü de kabul etmiyorum.
Arkadaşının hamile olduğunu biliyor muydun?
Ne?
Adli tıptan içeriden bilgi aldım.
Sekiz haftalık gebeymiş.
Tabii bunu rapor yazacaklar mı yoksa örtbas mı edecekler bilmiyorum.
Peki ben senin doğru söylediğini nereden bileceğim?
Bugün bilemezsin ama bana biraz zaman verirsen...
...bak bu olayın arkasından büyük bir iş patlayacak.
İyi koku alırım, bana güven.
O iş ne, henüz bilmiyorum ama çözeceğim. Dolayısıyla işime engel olursan...
...bunu asla öğrenemeyiz.
-Şuna iş deyip durmaz mısın lütfen? -Tamam, pardon! Pardon.
Kelimelere takılma, bir düşün. Meryem belki de bu davanın simgesi olacak.
Balkondan düşmüş deyip kapatılan o kadar dosya var ki inanamazsın.
Belki bu olay ortaya çıktığında...
...başka kadınların da benzer şeyler yaşamasına engel olacaksın. Bir düşün.
Lütfen.
Düşüneceğim.
-Oy, benim güzelim. -İyi akşamlar.
-Ay! -Korkuttum mu? Pardon. Seslendim aslında.
-Yok, ben... Yıkanıyorduk da. -Güzel kızım.
-Nil'i yıkamıştım. -Gel bakalım mis kokulum.
Oh! Ne kadar güzel olmuşsun sen.
Ben siz direkt partiye gidiyorsunuz sanmıştım, ondan şaşırdım.
-Aylin Hanım öyle demişti de. -Plan öyleydi de...
...ben kızımı uyumadan önce göreyim dedim.
İyi yaptınız, ben hemen hazırlayıp vereyim size.
Sen iyi misin?
Evet.
-Ağlamış gibisin sanki. -Yok.
Alerjidendir. Bazen öyle olabiliyor da.
Ondandır.
Kızıma bakan kişinin yalan söylemeyi becerememesi benim için iyi aslında.
Özür dilerim Murat Bey, kusura bakmayın.
Aylin zor bir kadın, biliyorum. Bazen seni de çok zorluyor olabilir.
Ama aslında iyi biridir. Sadece bebekten sonra hormonlar falan...
...pek toparlayamadı.
Bir derdin olursa bana söyle, tamam mı?
Tamam.
Şimdi söylemek istediğin bir şey var mı?
İyi ki varsın.
(Meryem dış ses) Bütün patronlar kötü değil tabii ki.
Aralarında insan olan, kıymet bilen de var.
Ama bize pek denk gelmedi.
(Kadın ses) Ama bu gece sensiz olmaz, mutlaka gelmen lazım Ahmet.
Tamam sevgilim, ben bir şekilde geleceğim.
Hem gece daha uzun, halledeceğim, merak etme.
Hadi anne, iki saat oldu, biz gidene kadar parti bitecek.
İyi akşamlar.
Anneni partiye mi götüreceksin?
Evet, öyle oldu.
Ne güzel düşünmüşsün, onun da evde canı sıkılıyordu zaten.
Aslında planım başkaydı da...
Bak ne diyeceğim...
...bana bir iyilik yapar mısın?
Tabii, tamam da ne yapacağım ki?
Bu akşam benimle dışarı çıkar mısın?
Olur da siz şimdi dışarı çıkmıyor muydunuz?
(Canan) Geliyorum Ahmetciğim.
Sen şimdi annemi boş ver.
Songül abla uyuyunca beni ara, anneme İlkgül hastalanmış diyeceğim.
Onu bırakır, seni hastaneye götürüyor gibi alırım, tamam mı?
Tamam.
Vay, vay, vay, bu en güzellik.
(Meryem dış ses) Tam da umutsuzluğa kapıldığın anda...
...rüzgâr terse döner bazen.
Güneş bulutların arasından yüzünü gösterirken...
...içini bir umut kaplar. Kader sonrasında ne getirir...
...bilmeden.
Ne demişler, kul kurar kader gülermiş.
Hayatım.
-Murat hoş geldin. -Hoş bulduk.
Feyyazlar oradalar, siz o tarafa doğru geçin.
Misafirimiz geliyor, ben de hemen onu alıp oraya geçiyorum.
Nerede kaldın hayatım?
Uyumadan kızı göreyim diye eve uğradım da.
-Gördün mü? -Evet, gördüm. Banyo yapmıştı.
Uyumadan kokladım biraz.
-Medine ne yapıyordu? -Uyutacaktı işte.
Ben çıkmadan mama yediriyordu. Sen niye sordun ki şimdi Medine'yi?
Ne bileyim, ne yapıyor diye merak ettim.
Aşkım biz evdeki kadını boş verelim...
...gel Feyyaz Bey'in doğum gününü kutlayalım en iyisi.
(Yasemin) Aylin.
Bismillahirrahmanirrahim.
("Ben Kalender Meşrebim" çalıyor)
-İnanılmaz değil mi ama? -Gerçekten.
-Çok aşırı... -Mükemmelsin.
Hayriye sen ne yapıyorsun burada?
Yasemin Hanım bu taze taze çıktı, sıcak sıcak...
...yabancıya gitmesin diyerek ilk önce size getirdim.
-Başka bir şey ister misiniz? -(Bip) alayım ben.
Aa, tatlım sen emzirmeyi bıraktın mı?
Yok, bugün biraz eğleneyim dedim.
Sağar atarım artık.
Hep öyle yapıyor zaten.
Kadın memelerim bozulmasın diye emzirmiyorum demiyor da. Bilmiyoruz sanki.
Aa! Canan Hanımlar geldi. Bak, bak!
-Yıllar sonra insan içine çıkıyor kadın. -Kadın hâlâ çok güzel, her zaman.
Geliyorum.
Canan Hanımcığım, hoş geldiniz.
-Ay sağ ol. -Ahmetçiğim.
O kadar güzel bir parti hazırlamışsın ki...
...Ahmetçiğime bunu kaçırmayız dedim. -Teşekkür ederim, çok sağ olun.
Her şey çok güzel olmuş değil mi? Beğendiniz?
-Vallahi çok güzel olmuş, güzel görünüyor. -'Merci'
Feyyaz orada. 5 B'den Aylin Hanımlar onlar da bizimle...
...sizi öyle alayım isterseniz. -Tabii olur, teşekkür ederim.
Aa! Ay sizi burada gördüğüme ne kadar çok şaşırdım.
Gerçekten ben dünden beri öldüm öldüm dirildim yahu.
(Erkek) Helal olsun. (Alkışlar ve tezahüratlar)
Çok, çok fena!
(Canan) Öldüm dirildim hakikaten.
Yani evde almadığım önlem kalmadı, Ahmet'e sorabilirsiniz.
-Ay, dün sizin evinizde cinayet işlendi. -Ne cinayeti Canan Hanım!
Bakın eşim zaten zor bir süreç geçirdi...
...rica ederim bir de konuları böyle başka yerlere çekmeyelim.
-Aa... -Kenan Bey konuyu başka yere çekmeye...
...çalışmıyoruz.
Sadece annem o olaydan sonra biraz fazla korktu...
...düşündükçe de kafasında kuruyor.
Yani olayın arkasında başka bir şey var mıdır, yok mudur diye.
Anladım.
Kurmayın o zaman...
...çünkü başka bir şey yok.
Ya da kuruntularınızı başka biriyle paylaşın, bizimle değil.
Ee... Biz de çok gerildik tabii.
-Çok zor bizim için. -Muhakkak.
Yalnız Canan Hanım, elbisenize bayıldım. Ne kadar zarif olmuşsunuz yine.
-Ben bir içki alıyorum. -Tamam canım.
Biz artık masaya geçelim bence. Bu taraftan buyurun Canan Hanımcığım.
-(Kadın) İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
(Kadın) Canan Hanım nasılsınız?
(Yasemin) Bir şey söyleyeceğim, onlar da haklı, durum çok karışık ya.
Yani kötü bir durum yaşandı. Kenan Bey de bilinen bir doktor falan ya...
...hemen haberler falan da çıktı. Canları sıkıldı tabii ki yani.
-Hoş geldiniz. -(Aylin) Yalnız ben şeyi...
...tam olarak anlayamadım Canan Hanım. Siz önlem aldım dediniz ya.
-Tam olarak nasıl bir önlem aldınız? -Aynen.
Biber gazı.
Çokça biber gazı aldım. Her odaya ikişer tane koydum. Yani.
-Biber gazı mı? -Evet, önlem almak lazım.
Evet abi ya. Hatta gidip evdeki kadında test bile etmiş...
...kör oluyormuş kadın neredeyse.
(Üst üste konuşmalar)
(Feyyaz kahkahalarla gülüyor)
Desene bizim sitenin güvenliği artık annenden sorulur.
(Feyyaz kahkahalarla gülüyor)
(Erkek kuaför) Nergis Hanım şahane oldunuz yine.
-Sağ ol Mertçiğim. -(Mert) İyi akşamlar.
(Telefon çalıyor) Ahmet, İBAN'dan hallettiriyorum.
-Efendim oğlum? -Alo anne!
Anne gelip bizi alsana. Burada kalmak istemiyorum!
Oğlum konuştuk ya bunları.
Bize yaşattıkları onca şeyden sonra...
...teyzenle baban mutlu mesut yaşasınlar mı?
Bak...
...onlar sizi gördükçe yaptıkları rezilliği hatırlayacaklar, anlıyor musun?
Canlı vicdan azabısınız siz.
Yoksa ben hiç bırakır mıyım sizi orada?
Ama babam da teyzem de hiç vicdan azabı çekmiyor.
(Batu) Bayağı eğleniyorlar aşağıda.
Ha öyle mi?
Sen hiç merak etme oğlum.
Ben şimdi babana bir hediye getiriyorum...
...hep beraber çok eğleneceğiz.
(Gerilim müziği)
(Ahmet dış ses) Songül abla uyuyunca beni ara. İlkgül hastalanmış diyeceğim anneme.
Onu bırakır seni hastaneye götürüyor gibi alırım tamam mı?
(Mesaj geldi)
Hadi anneciğim bitmedi mi işin daha?
Zaten çok yoruldun bugün, yatmayacak mısın?
Yatacağım kızım, başım da tuttu zaten.
Hadi sen de hadi.
Yok, benim daha uykum yok. Biraz takılacağım telefonla burada.
-İyi geceler Allah rahatlık versin. -Sana da iyi geceler anneciğim.
(Gerilim müziği)
(Mesaj geldi)
(İlkgül dış ses) Annem şimdi yatmaya gitti 15 dakikaya dalar uykuya.
(Ahmet dış ses) Tamam 15 dakikaya çıkarız.
(Murat) Pardon, aynısından alabilir miyim?
-Alo? -Hah! Ocağına düştüm ablam.
-Ne oldu kız? -Abla ben bir şey yaptım ama bu herif...
...cebine bakmıyor.
Ya bunun ceketini kuru temizlemeye yollamadan önce Medine kontrol ederse...
...o zaman bir daha yüzüme bakmaz bu kız.
Dur kız, yavaş anlat! Hiçbir şey anlamıyorum, ne oldu?
Anam, ya karısı bulursa!
Ya bunu kovarlarsa? Anam abla mahvoldum!
Hayriye, biraz yavaş anlat. En baştan. Ne yaptın sen?
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Telefon?
(Songül) Allah seni bildiği gibi yapsın Hayriye!
(Songül) Ya!
Ya sen niye duramıyorsun ya, niye duramıyorsun!
Ya ben yani... Yatıyordum vallahi ya!
Bak başım tuttu benim!
Tamam. Çözeceğiz bir şekil...
...bulacağız bir şeyini yani.
Geliyorum ben şimdi, geliyorum!
Tamam.
Hadi halledeceğiz.
Bekle!
(Kapı kapandı)
(Müzik)
(Arama tonu) Aç şunu Ahmet ya!
(Meşgul tonu)
Allah kahretsin ya!
(İlkgül iç ses) Annem uyumamış partiye gidiyor.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Nergis) Ben kapıdayım, istek şarkımı bekliyorum.
-Hayriye, kız Hayriye! -Abla!
Abla buradayım gel, gel. Ablam iyi ki geldin.
Geldim, geldim de biz bu işi nasıl çözeceğiz Hayriye?
Kızım sen bir şey yaparken sonrasını niye düşünmüyorsun kızım be!
Dur, dur! Ben de senin gibi kendime saydım bu lafları...
...kızdım, kızdım Allah seni kahretsin Hayriye dedim...
...ama sonra zehir gibi bir fikir geldi aklıma.
-Neymiş o zehir gibi fikir! -Gel hele gel!
("Mürşide Şimşek- Olmaz Olsun") "Olmaz olsun cüzdanımda milyonlar"
"Kalbimde sevgin oldukça"
"Zenginlik mal mülk para neye yarar"
(Aylin) Hi! Ah...
Duramadın! İki dakika durmadın, iki dakika duramadın!
Ne yapıyorsunuz siz ya! Bu nasıl bir dikkatsizlik!
-Kusura bakmayın hanımefendi. -Ütümüzün başımızın hâline bakın...
...kusura bakmayın deyince geçiyor mu yani!
-Şuraya bakar mısın! -Aylin tamam uzatma!
Sakin! Bir şey olmadı değil mi?
(Canan) Telefonunuz düştü.
-(Hayriye) Çıkarıyor, ceketini çıkarıyor! -(Songül) Dur, dur, dur!
Bulacak mı kız?
Silsin de gitsin bari bir tanem.
("Olmaz Olsun" devam ediyor)
Abla, abla kurtuldu Medine kurtuldu...
...kurtuldu, kurtuldu bak kurtuldu!
-Sen gelsene bir benimle! -(Aylin) Ne oldu ya!
Murat ne oluyor insanların içinde?
-Ne oluyor? -Ne oluyor Aylin...
...olan bu!
Bu not burada, cebimden çıktı!
Gidiyoruz!
("Mürşide Şimşek- Olmaz Olsun") "Olmaz olsun tek dikilmiş ağacım"
"Kalbimde sevgin oldukça"
"Neye yarar olsa da altın tacım"
Yanımda sen olmayınca
"Bazen neşe bazen keder"
"Hayat böyle geçip gider"
Aa! Yasemin Hanım'ın ablası bu!
(Nergis) Bırak!
Kim mutlu olmuş?
Kardeşim!
(Gerilim müziği)
Şarkıda diyor ya...
...hani altın, gümüş, pırlantayla kim mutlu olmuş, diye!
(Yasemin) Feyyaz!
Ben onlarla çok mutlu olan birini tanıyorum!
Gerçi...
Bu akşam, buraya geldiğinize göre...
...siz de onu yeterince tanıyorsunuz ve ne mal olduğunu...
...biliyorsunuz! -Nergis, in şuradan aşağı rezil oluyoruz!
Ama ben size hikâyenin bilmediğiniz kısımlarını anlatacağım!
Mesela bu şarkı Feyyaz'la bizim şarkımızdı biliyor musunuz?
-(Nergis) Feyyaz hatırlıyor musun? -Tamam, tamam!
Gençtik, o zamanlar ikimizin de parası yok!
Bir gün dedim ki; Feyyaz...
...bu bizim şarkımız olsun, dedim.
-(Feyyaz) Evet. -O da kabul etti...
...sonra beraber para biriktirdik.
-Üstüne kattık, kattık. Çalıştık. -Ver mikrofonu.
-Neredesin sen? -Telefonla konuşuyordum.
(Nergis) Benim hiçbir şeyde gözüm yok, hiçbir şeyde yani.
Kusura bakmayın, gecemiz bitmiştir. Saat çok geç oldu zaten.
İyi akşamlar diliyorum, çok teşekkürler geldiğiniz için.
-Hadi artık! -Ya tamam bir şey söyleyeceğim, bir...
...çocuklarımın babasına hediyesini verip gideceğim!
Ver, ver hediyeni hemen, git hadi!
Yatıya kalmayacağım korkma!
Çok sağ olun geldiğiniz için gerçekten...
...gecemiz bitti çok teşekkür ediyorum!
-Çok teşekkür ediyoruz, tamam. -(Nergis) Aç!
-Hadi aç, aç! -(Feyyaz) Gerek yok, tamam.
-Verdin hadi, artık gitsene. -Bir açsın.
(Gerilim müziği)
(Yasemin) Ne?
Ne, ne? Ne getirmiş?
Eski kocamın 50. yaş, doğum gününde...
...yeniden anne baba olacağımızın müjdesini...
...hepinizin önünde vermek istedim!
(Gerilim müziği)
Sen niye böyle yalan yanlış şeylerle gelip...
...benim partimi mahvetmeye çalışıyorsun ki!
Niye yalan olsun ya!
Bu yaşta ne hamileliğinden bahsediyorsun sen ya! Hah!
Hadi kaldın diyelim. Benim kocamdan olmadığı kesin!
Yani. Kimden peydahladıysan git ona...
...git ona göster çocuğunu!
Defol şuradan git, parçalatma kendini!
(Nergis) Yeter!
(Feyyaz) Aa!
Gayet annesi benim...
...babası da Feyyaz!
(Nergis) Hem sen niye şaşırdın ki?
Senin kocanın fantezisi bu demek ki!
Karısının kardeşiyle yatmayı seviyor!
-Feyyaz? -Tamam canımın içi!
Tamam, burada mı konuşalım insanların içinde, eve geçelim konuşuruz, aşkım hadi!
(Feyyaz) Çok teşekkür ediyoruz herkese. Katıldınız, geldiniz...
...eğlence bitti hadi iyi geceler, herkes evine, hadi!
Tamam, iyi geceler parti bitti! Hadi dağılın, görmüyor musunuz!
(Feyyaz) Allah Allah!
(Feyyaz) Hadi, siz de toparlanın!
-Anne! -Oğlum!
Oh... Aşkım!
Doğu?
-Yavrum. -Ya bırak ya!
Doğu?
Dokunma bana!
Sevgilim. İçeri girelim içeride konuşalım.
Dokunma! Dokunma bana, sakın dokunma bana!
-Tamam. -Ah...
Dokunma, dokunma!
(Müzik)
Abla?
Kız ister misin bunlar boşansınlar Yasemin Hanım'la...
...eski karısı geri gelsin?
-Anam bu kadın beni ister mi ki? -Senin de derdin bu değil mi Hayriye?
Kız koyun can derdinde, kasap et derdinde.
Bak, millet kafası kesik tavuk gibi geziyor, git şallarını ver...
...ceketlerini ver, git!
Aa...
Hah, buldun mu canım?
-Buldum anneciğim, buldum. -Hah, sağ ol.
Madem parti erkenden bitti, ben seni bırakıp...
...arkadaşlarımın yanına bir uğrarım değil mi?
Ama yavrum ben hâlâ çok korkuyorum.
Tamam anneciğim, bak ben senin telefonuna...
...kendimi acil aramaya ekleyeceğim. Öyle panik butonu gibi bir şey.
Yani panik olduğunda beni çaldır, üç dakikaya yanındayım bak.
Söz, çok uzağa gitmeyeceğim.
-Çok geç kalmayacaksın değil mi, söz ver! -Söz veriyorum anneciğim.
(İç çekti) Tamam.
(Hayriye) Kusura bakmayın...
...Pelin Hanım iyi geceler, kusura bakmayın.
-Kız! Partiye geldiysen taze bitti. -Yok annemi soracaktım, nerede o?
-(Erkek) Telefonumu bulamıyorum, bakar mısınız?
Tabii Hilmi Bey, hemen buluyorum. Annen içeride.
(İlkgül) Abla iki dakika sonra gel bir şey göstereceğim.
(Hayriye) Tamam, tamam.
(Canan) İlkgül...
...aa! Sen ne geziyorsun burada kızım?
Şey, Hayriye abla bir şey istemişti de...
...annemle onu getirdik ama döneceğiz hemen.
Ay! Neler oldu bir bilseniz, neyse eve geldiğinizde konuşuruz.
Ahmet çıkmadan mutlaka gelmiş olun tamam mı? Hadi bakalım.
Anneciğim ben İlkgül'e bir şey söyleyecektim...
...onu söyleyip hemen geliyorum, aklımdan çıktı.
Attığın mesajı gördüm tam cevap verecektim zaten parti patladı.
Neyse annemi ikna ettim gece çıkmak için siz gelince çıkarım. Sağ ol yardımın için.
Bu arada, elbise çok yakışmış da sen böyle nasıl hasta taklidi yapacaktın?
Ee, şey...
-Yani hırkayı sararım diye ben... -Tamam, tamam gerek kalmadı zaten.
Hadi anneni de al gel, annem siz gelmeden salmaz beni.
(Duygusal müzik)
Anne!
Aa! İlkgül? Kızım ne işin var senin burada ya!
-Bu kıyafetin ne, üstün başın ne? -Ya sen boş ver şimdi onu.
-Benim sana bir şey göstermem lazım. -Ne oldu, kötü bir şey mi var?
Şu notu bir okusana.
Ne notu bu ya, bu ne?
İyi göremiyorum ki lensler yok hâlâ almadık ya, okuyamıyorum...
...vallahi. Ne yazıyor?
Eyvah...
...Murat Bey'in cebindeki not mu bu?
Murat Bey'in cebinden ne not çıktı ki?
Ne sen sor ne ben söyleyeyim, Murat Bey'in cebinden ne not çıktı?
Kıza ağzına geleni söylemiş pis kadın, yanına kâr mı kalsaydı?
Şimdi çok güzel oldu Hayriye! Kimin yanına kâr kalacak acaba?
Akılsız!
-Ya bir bekleyelim... -Bir durun ya, bir şey anlatıyorum!
Meryem'in, Nisan'a aldığı bebek vardı ya Ayşegül.
Onu akşamüstü bana verdi sende kalsın diye...
...onun içinden de bu not çıktı!
Ne yazıyor kızım, okusana!
"Bir gün kendini öldürdü derlerse, inanmayın!"
(Gerilim müziği)
(Meryem dış ses) Ben Meryem. Temizlikçi Meryem.
Hayat yüzüme gülmese de...
...hayatı sevmiş Meryem.
Başkaları gibi...
...altın, gümüş, pırlanta istemedim bu hayatta.
Başımı sokacak bir evim olsun, yeter dedim bana.
Sonrası...
...sonrası bir kuru ekmek, bir kuru sevgi.
Zaten insan sevildi mi...
...daha da Allah'tan ne ister ki?
(Dua okunuyor)
(Meryem dış ses) Yalnız geldik...
...yalnız gidiyoruz ama...
...giderken de ardından bir el sallayanı olsun istiyormuş insan.
Kader arkadaşlarım da olmasa...
...bu dünyadan...
...Meryem göçüp gitti diyecek kimsem yokmuş.
Ama sağ olsunlar...
...yolcularken de yine yalnız bırakmadılar beni.
İşten izin alamayanlar işleriyle geldi.
Ama geldi.
Ay, bir şey böyle ensemden dürttü.
Şeytan dürtmüştür.
Tövbe tövbe abla, ne şeytanı ya!
(Meryem dış ses) Davetsiz misafirler de gelmişti cenazeme.
Bazıları gerçekleri örtbas etmenin peşinde olsa da...
...neyse ki iyi insanlar da vardı bu hayatta!
(Duygusal müzik)
Tamam. Sana inanıyorum.
Bence de Meryem kendini öldürmedi.
Sana kötü davrandığım için kusura bakma.
Yani, baştan başlayalım mı?
İlkgül ben.
Kahraman.
(Meryem dış ses) Ben de Meryem...
...temizlikçi Meryem.
Yaşadığımı pek kimseler bilmedi...
...ama nasıl öldüğümü...
...herkes öğrenecek!
(Müzik)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Hatice Başpınar
Editör: Dolunay Ünal
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.