All language subtitles for Asaf.S01E03.NF.WEBRip-TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Yazık oldu o adamcağıza da.

Çöpsüz üzüm Kemal. Neyse ki çoluğu çocuğu yok.

Sende var mı?

Çocuk.

Atlas! Atlas!

Altı yaşlarında, mavi çantalı çocuk gördünüz mü?

- Hasta. - Ne?

Oğlum kalp hastası.

Atlas!

Bak, görüyor musun?

Senin de sistemden alacağın bir şey varmış.

Atlas!

Komiser para ister. Sen kalp.

Atlas!

Atlas!

Aç bagajı.

- Alo. - Sayın Cüneyt Bozkurt.

Paketiniz size iade edildi.

Payen Kuyern'e hizmetleriniz için teşekkür ederiz.

Tamam Akif. Toparla bitir sorguyu.

Bagajdan çıkan paketi ne yapalım?

Kemal'le bir bağlantısı yok.

Komiserim, paketin içinde deste deste para var.

Bu adam şoför. Yalan söylüyor.

Kim bulduğu bunca parayı getirir, polise verir?

Ne yapalım? Bildirmeyelim mi?

Takip mi edelim? Ne diyorsun?

Tamam, şimdi sana ifadeni imzalatacaklar, o kadar.

Bu arada şu imza dilekçe işini artık halledelim Asafçığım.

- Hangi dilekçe? - Boşanma dilekçesi.

Seni ilgilendirmez avukat. O benim bileceğim şey.

A, Sema sana söylemedi mi onu ya?

- Neyi söylemedi mi Sema? - E, önceki avukat boşlamış.

Yani senin çoktan bu dilekçeyi imzalayıp teslim etmen lazımdı.

Neyse. Bundan sonrası bende artık.

Nasıl sende?

Sen Sema'nın bir de boşanma avukatı mı oldun?

Benden duyman hoş olmadı Asafçığım ya.

Tüh. Neyse.

Bu arada sen sıkışıkmışsın hâlâ. Sema bahsediyor.

Bu gece için ödeme yapmana gerek yok.

Ama şu senin imzalı dilekçeni bir an önce alalım artık. Tamam?

Hadi. Dikkat et. Beladan uzak dur, tamam?

Asaf Erdem. Gel, ifadeni imzala.

Nereden biliyordun benim paramı nerede tuttuklarını?

Kazarken mi oldu?

Çok kan kaybettin mi?

Nereye gömdüysen bulup çıkaracağım.

Yarın geleceğim, seni evinden kendi ellerimle alacağım.

Yeniden ifade vereceksin.

Bence yarın sana o kadar parayı nereden bulduğunun hesabını soracaklar.

Sen onun için ifade vereceksin.

- Baba! - Atlas.

Baba!

- Koşma oğlum. - Baba!

- İyi misin? - İyiyim.

Yarın gelip alacak seni baban oğlum.

- Değil mi Asaf? - Alırım. Yarın alırım seni.

Hadi bakalım.

Ne yapacağız şimdi seninle?

Eve gidelim.

Gidelim.

Asayiş aldı mı parayı Akif?

Almazlar mı komiserim? Şubeden iki kişi burada bitti.

Herkes "Şoför bu parayla kaç Bitcoin alırdı?" diyor.

Kaç tane alırmış?

Babayı alır, sıfır. Para sahte çıkmış yani.

Niye söylemiyorsun paranın sahte çıktığını?

E, ne bileyim komiserim, siz...

Kemal komiserle alakası yok, dediniz, paranın.

Aynı şey mi ikisi?

Ne var?

Garantörün sahte çıktı Servet. Beni kazıkladın.

Gerçeğini istiyorsan

Merkez Bankası'nı basıp oradan tırnaklayacaksın.

- Hesabını vereceksin. - Yapma ya?

Dosya, Kemal komiserden alındığından beri hesaplara sen mi bakıyorsun?

Eğer bana hesap soracak biri varsa gönder gelsin.

Sen misin aracın şoförü?

Ne oldu?

Payen Kuyern'in bahsettiği paket neymiş?

Kemal bana mesaj atmış "Paketi buldum" diye.

- Komiser nerede, biliyor musun sen? - Gelme peşimden.

Rüya ben. Rüya Deren. Haberciyim. Bu benim kartım.

Biliyorum.

Kemal'le aylardır büyük bir şeyin peşindeyiz.

Başı dertte komiserin.

Yapması gereken bir şey var. Onu mutlaka bulmam lazım.

Çok önemli.

Karakola gidin.

Gidemem. Orada da adamları var.

Eğer Kemal ortaya çıkmazsa, ayarladığım buluşmaya gitmezse

herkesin başı derde girecek.

- Benim artık girmeyecek. - Çoktan girdi bile.

Paketi aldıysan Payen Kuyern'desin artık. Seni öyle buldum.

Bu araç listelerinde kayıtlı. Nasıl kayıtlı?

Kaza... Kaza oldu.

Bak...

Canlı çıkamayacağını anlayanlar, duruma uyananlar

Kemal'e Payen Kuyern'i bitirecek bilgiler sızdırıyordu.

Yarın Kemal'in mutlaka o görüşmeye gitmesi lazım.

Bu araçla paketi adresten aldın, biliyorum.

Eğer yarın paketi istedikleri yere götürmeden önce

bir şey paylaşmak istersen

ya da kararını değiştirirsen beni ara.

Adın ne?

Asaf.

Bak Asaf...

Bence o paket her neyse, çok önemli.

Geri alana kadar da peşini bırakmayacaklar.

Patates, soğan. Patatesçi, soğancı.

Hah.

Asaf abi, yeminle haberim yoktu Murat abinin aracı habersiz aldığından.

Vallaha bak.

Ya, zaten bende kabahat.

Sen Murat abiyle niye yola çıkıyorsun ki? Onda akıl olsa Muzo'yla işi ne?

E, sen de Muzo'ylasın.

Yok ya Asaf abi, o iş öyle değil.

Biz artık yürütemiyoruz. Muzo'yla bu ilişki olmuyor.

Hadi ya? Muzo'nun bundan haberi var mı peki?

Niye? Ne diyorsun sen?

- "Konuş, bitir" mi diyorsun? Ne diyorsun? - Yo, demiyorum.

Beni ilgilendirmez ki. Kendi ilişkiniz. Siz bakın, ha? Pardon.

- E, sen ne konuşmaya çağırdın ya beni? - Şey...

İki saat bir işim var. Çocuğa acaba bakabilir misin?

Bakarım. Tabii ki bana oğlunu emanet edebilirsin Asaf abi. Aşk olsun ya.

- Benim oğlum değil. - Kimin oğlu ya?

Boş ver canım kimin oğluysa. İki saate gelirim, bir şey olursa ararsın.

Nasıl boş ver ya? Asaf abi, dur. Ben çok anlamam çocuktan. Asaf abi!

Nereye gitti o?

Canım, sen tam olarak nesi oluyorsun Asaf abinin?

Sen nesi oluyorsun?

Daha değilim bir şeyi, var planlarımız inşallah.

- Benim de var planlarım. - Ne?

Yavrum, sana bakacak kimin kimsen yok mu? Senin anan baban nerede? Söyle bakayım.

Acıktım.

Hah.

Bu yarar mı işine?

Ne bu?

Payen Kuyern'dekilerin belgeleri işte.

Asaf, bunu Kemal'e ben verdim zaten.

Sen nereden buldun bunu?

Sen bunun için mi çağırdın beni?

Bunu kimseye mail atmadın, değil mi?

Nereden buldun onu sen Asaf?

Benden bu kadar Rüya Hanım. Sonrasını Kemal komiserle halledersiniz.

Çünkü ben hani şoförüm, komiser değilim.

Olur musun peki?

Ne?

Kemal olur musun?

Sistemde kimlikler gizli. Kemal'i de daha önce görmediler.

Muhbir, komiser diye birini bekliyor.

Gideceksin, ondan aldığını getireceksin. Bu kadar. Yaparsın.

Yapamam.

Asaf.

Kemal'den hâlâ haber yok.

Kemal'e ne olduysa bizim de sonumuz o olacak.

Bunu sadece onun için değil, senin için de istiyorum.

Bir komiseri kaybeden sistem şoföre ne yapar, düşün.

Yapamam.

Dediğiniz gibi ben şoförüm.

O yüzden maalesef yapamam.

Nereye bırakayım sizi?

Tamam.

Yine de teşekkür ederim.

Ağlıyor.

- Bebeğe bak. - Kız gibi ağlıyor.

Ağlamıyorum.

Bebeği için ağlıyor Atlas.

Ver şunu, ver!

N'aber?

Annem sana inanmıyor.

Seni ben uyduruyormuşum.

- Annene benden mi bahsettin? - Sırrımızı söylemedim.

Babama bile söylemedim.

Ne söyledin annene?

"Dün biri geldi, adı Asil" dedim.

Bir de şoför dedim. Çünkü benim babam da şoför.

Biliyorum.

Sen benim babamın arkadaşı mısın?

Evet.

Babamı bekleme. Geç gelir.

Ben senin için geldim.

Neden?

Biliyor musun...

Benim de böyle bebeklerim vardı küçükken.

Ama bir gün hepsi kayboldu.

Kaybolunca

onları daha çok sevdiğimi anladım.

Sen kaybolsan mesela

baban seni ne kadar çok sevdiğini anlar.

- Polis misin? - Estağfurullah.

- Beni takip ediyorsun. - Cık.

Sen beni takip ediyorsun. Hadi. Nasuh Alphan görüşmek istiyor.

Hadi ablacığım, sen şu yöne gidedur, ben şuradayım, geliyorum.

Ama orası hep çocuk.

Tamam, ne güzel işte. Git oyna arkadaşlarınla.

Of, çekemem ben çocuk bağırışını. Bu kafa almıyor artık ya.

- Ne? - Neden?

Bak gülüm, baştan diyeyim,

beni etkilemek için bu çocuk parkında buluştuysan bu iş yaş.

Yok, ben korkuyorum zaten çocuktan. Sevmiyorum yani.

Sevmiyor musun? Ha? Vallaha mı?

Hadi sen özrünü mü dileyeceksin, ne yapacaksan yap. Git sonra.

- Ne soruyorsun ya? - Tamam, e...

Beni yanlış anladın.

Çocuk benden değil, demedim. Muzo faktörü de var, dedim.

Ya, bak hâlâ ne diyor ya?

- Ne diyorum? - Milletin içinde bir çarpacağım.

- Milletin içinde yapma. - Siktir git.

- Benim asabımı bozma. - Meltem.

Anlat o zaman, dinliyorum.

- Muzo gözümüzün önünde yani. - E?

- Yani emin olmam lazım, şimdi ben... - Neden?

- Bazı şeylerden emin olmam lazım. - Mesela?

Benden istediğinizi yaptım.

Yani biz senden bir şey istemedik. Ama sen bir şey yapmışsın.

Bir komiserin bizde emanet olan parasını açığa çıkarmışsın.

Daha zamanı vardı be oğlum onun.

İstediğimizi yaptığı zaman alacaktı paketini.

Suçu benim üstüme yıkacaktı. Yapmam lazımdı. Ben de yaptım.

- Sen paranın yerini nasıl öğrendin? - Kemal komiser söyledi.

Yazık oldu o adamcağıza da.

Çöpsüz üzüm Kemal.

Neyse ki çoluğu çocuğu yok.

Sende var mı?

Çocuk.

Var.

Bak şimdi Asaf.

Cüneyt komiser bana başkasına bir iş yaptırmak için lazımdı.

Şimdi nasıl yapalım? Sen söyle.

Telefon.

Bak, bak. Artık mühim işlerin adamısın Asaf.

Acil olabilir.

Sema?

Asaf, Atlas'ı sen mi aldın?

Yo, öyle mi dedin? Ben öyle anlamadım.

Atlas yok. Ben tüm okula baktım, dolandım, yok.

Nerede bu çocuk?

Tamam. Geliyorum ben.

Tamam.

Hasta.

Ne?

Oğlum kalp hastası.

Bak, görüyor musun?

Senin de sistemden alacağın bir şey varmış.

Komiser para ister. Sen kalp.

Ama şanslısın. Doktor ayağına geldi.

Payen Kuyern'de paranın alamayacağı her şey var.

Ne oldu?

Deli deli bakıyorsun.

Adam yaralama, araba kadar kolay değil.

Bu kez adam ölü de değil. Saklayamazsın.

Başına bela olur.

Şimdi seni alacaklar, Cüneyt'le çalışan Servet'e götürecekler.

Yapsatçı Servet Karaman.

Şimdi oraya git.

Servet'in garantörü olan dükkânını al.

O da istediğimizi yapsın.

Sonra ikinizin de garantörlerini iade edeceğiz.

Payen Kuyern.

Abi, "Payen Kuyern" diyor.

Gel. Geç, otur.

- Servet Karaman mı? - Evet de... Sen kimsin?

Asaf ben. Asaf Erdem.

Tamam Asaf.

Anlat. Ne yaparsın? Kimsin? Nesin?

Şoför.

- Şoför? - Şoför.

Çık dükkândan.

Şoföre kadar düştüler, ha?

Şş, bir de Payen Kuyern diyor ha.

Lan, komiser çıkaramadı beni bu dükkândan, sen mi çıkaracaksın?

Cüneyt komisere verdiğin paraya el koydular.

Yani sistemde seni koruyacak bir komiser yok artık.

Payen Kuyern ne istiyorsa onu yap. Sen yapana kadar bu dükkân kapalı.

Çık dükkândan.

Sen mi çıkaracaksın lan beni buradan?

Ha?

- Servet Karaman'ım ben! - Servet Karaman.

Sana son defa söylüyorum. Çık dükkândan.

Şş, beyler. Silah, patlayıcı, delici, kesici yok.

Yeni gelen komiserle ters düşmeyelim.

Açın kapıyı. Yalnız ellemeyin.

O kendi çıkar.

Bak şimdi Asaf. Servet'in garantörü olan dükkânını al.

O da istediğimizi yapsın.

Sonra ikinizin de garantörlerini iade edeceğiz.

Asaf, neredesin? Telefonun yine kapalı.

Asayiş Şube'den aradılar. Atlas'ı bulmuşlar.

Atlas?

Baba?

Benim oğlum hasta. Kalbi dayanmaz.

Nerede benim çocuğum? Arıyor musunuz?

Oğlunuz değil, çocuğu tanıyorsunuz ama adını bilmiyorsunuz. Öyle mi?

Evet, aynen öyle. Anlattım ya. O çocuk benim çocuğum değil.

Ya, Asaf nerede? Nerede? Gelsin, açıklasın.

Bakın, dün Asaf getirdi, bana bıraktı bu çocuğu, o kadar.

Bana da bıraktı sabah. Bana bu sabah bıraktı.

Hatta izah ettim memur beye,

"Çocuk benim değil, emanet edildi" diye ama yok, tuttu kolumdan, getirdi.

- Ne dedi eşiniz çocukla ilgili? - Duraktan Murat'ın oğlu dedi.

Hani çocuk istemiyordun lan? Bir de oğlun mu var lan Murat?

Yok, yalan ya. Vallaha yalan. Başka Murat'tır o.

Durakta başka Murat mı var?

Ya, ben tahmin etmiştim ama ya.

Asaf abi demişti, kimin çocuğu karıştırma diye.

Çocuk da söylemiyor!

Ya, yok amirim, yemin ederim çocuk benim değil.

Ya, bırak ya! Amirim, alın bunu Allah aşkına ya.

Buna güven olmaz. Çocuk bununsa da kabul etmez. Sorgulayın. Şerefsiz bu, it.

- Meltem, Allah aşkına. - Bırak!

- Ortalık karışık, dur. - Bırak.

Çocuk "Adım Atlas" diyor. "Babam Asaf Erdem" dedi.

Tamam işte, Asaf'ındır çocuk ya.

- Ne diyorsun be? - E, yok. Asaf abi yapmaz öyle bir şey.

Asaf abinin duygusal yapısı böyle bir şey yapmaya müsait değil. Yani...

Ne anlatıyorsunuz siz?

Kimsiniz siz ya?

Aa.

Görüyor musun, kadın nasıl bağırıyor.

Yazık Asaf abiye ya, yazık vallaha.

İyi dayanıyor adamcağız, üzülüyorum.

Ya, kadının çocuğu kaybolmuş Meltem.

Şimdi başlatma el âlemin çocuğundan, konuşturma beni burada.

Ne bok yediğin belli değil, sus otur.

Adın ne demiştin polis amcaya?

- Atlas. - Atlas.

Dün adını sormuş, söylememişsin ama.

- Sen nasıl buldun bu polis amcayı? - Buldum işte.

Yolda bir polis abiye bu polis amcanın plakasını mı sormuşsun?

Evet.

Sen ezberlemiş miydin bu plakayı?

Plakaları ezberleyebiliyorum.

15.

Araba plakaları var ya?

19.

İşte onları.

Peki. 35 nerenin plakası?

O kolay. İzmir.

Tamam. Altı nerenin plakası?

Ankara. Zor sor.

- 33? - Mersin. İçel de diyebiliriz.

Atlas, babanın adı ne?

Asaf Erdem.

- Tamam. Annenin adı ne? - Sema.

Annen seni hatırlayamadı ama abiciğim.

Sence böyle bir şey mümkün mü? Anneler çocuklarını hatırlamaz mı?

Alışır.

- O ne demek? - Hani ben kaybolmuştum ya?

Unutmuştur belki. Hatırlayınca alışır.

Atlas, sen kaç yaşındasın?

Yaşını bilmiyor musun?

Sayılarla aran iyi aslında. Hı?

Acıktım.

- Asaf! - İyi misin?

Atlas anlattı bana. Ben inanmadım. Ben seni anlatıyor zannettim.

- Ne anlattı? - Asil'miş adamın adı.

Babam geldi sanıp çocuklar kaçtı, dedi. Şoförmüş adam.

Ben de dedim ki, "Baban geç kaldığı için

sen böyle olmasını hayal ediyor olabilir misin?" dedim.

- İnanmadım. - Tamam Semacığım. Böyle düşünmen normal.

Senin kabahatin yok.

Okulun bahçesinde adamın görüntüsü varmış. Polis gidip bakacak okuldan.

- Çok korkmuş mudur? - Sakin ol, bulacağız.

- Kalbi dayanır mı oğlumun? - Düşünme böyle, bulacağız.

Saklanıyordur o bir yerde.

Boşanma sürecinde yapıyor çocuklar böyle.

Yani, siz bir türlü uzlaşamayınca çocuk reaksiyon olarak...

Tamam avukat, uzatma.

Anladık.

Cık, senin avukatın değilim artık.

Ama Atlas bulunsun, sana iyi bir avukat lazım Asafçığım.

Asaf! Asaf!

Harun Bey! İyi misiniz?

Oturun şöyle.

Lütfen.

Hadi be kardeşim be. Hadi be, yürü be.

Atlas!

Atlas!

Böyle bir çocuk gördünüz mü? Altı yaşlarında falan.

Altı yaşlarında, mavi çantalı bir çocuk gördünüz mü? Sarışın.

Atlas!

Atlas!

Atlas!

Atlas!

Atlas!

Atlas!

Atlas!

Atlas!

- Baba? - Babam!

- Var mı bir yerinde bir şey? - Yok.

- Bir şey oldu mu? - Yok, olmadı.

- Neredesin oğlum sen? - Biz sana geliyorduk.

- Ha? - Ama kaybolduk.

Kiminle bana gelecektiniz?

Arkadaşınla.

- İyi misin? Bir şey yaptılar mı sana? - Yok bir şey.

- İyisin, değil mi? - Evet.

Annenle aklımızı kaçırdık. Çok merak ettik seni.

Tamam, hadi gidelim. Gel. Gel.

Doktorun söylediği içini rahat ettirmediyse başka doktora...

Senin için rahat mı Asaf?

Psikiyatristle de konuştuk. Kötü bir şey söylemeyince...

Onu demiyorum.

Bunun korkunç bir şey olduğunu hatırlayabilecek yaşta Atlas.

Yani, adamı gördük.

Eşkâlini polise de verdik. Bir daha olmayacak.

Gerekirse gidip her gün okulun kapısında yatarım.

Olmayacak.

Bir dahası yok.

Sema?

Atlas'ın velayetini alacağım.

Yapma bunu bana.

Senden tek bir şey istiyorum.

O boşanma dilekçesini imzala.

Bırak bundan sonrasında avukatlarımız görüşsün.

Ben ne yaşıyorum, sen biliyor musun ya?

Benim ne yaşadığımla alakalı hiçbir fikrin var mı?

Ben uğraştıkça, ben didindikçe daha beteri geliyor sanki.

Ben de çocuğumla sınandım bugün. Benim suçum yok. İnan...

Hayır! Bu çocuk seninle sınanıyor.

Gece karakol köşelerinde, gündüz okul bahçelerinde

bu çocuk hep seni bekliyor.

Kazanamayacağın bir dava bu.

Bir kez olsun sözünü tut.

İmzala, bitsin.

- Alo? - Oo Asaf.

Senin elinden kurtuluş yokmuş ya.

Benim arabadan beter etmişsin dükkânı.

Tamam artık, ben yokum, bitti.

Ona ben karar veririm. Öyle kolay bitmez.

Ne zaman bittiğini zamanı geldiğinde anlarsın.

Asaf?

- Yapalım. Kemal olacağım. - Ciddi misin?

Nerede, kiminle buluşacağım?

Kolay gelsin.

Bu sefer yetimhaneden bir çocuk kaçırdılar.

Hepsi burada.

Kaçıran Nasuh'un adamı.

Çocuk kimin?

Bilmiyorum. Önemli biri değil.

Bak, bu son artık komiser.

Bu kadarı işini görmene yeter.

Ya Payen Kuyern'i paketlersin

ya da bilgi veren herkes

kendini kurtarmak için senin köstebek olduğunu söyler.

Herkes derken? Senin gibi kaç kişi var mesela?

Var. Seni zora sokacak kadar var.

Bir komiseri tehdit edecek kadar mı?

Burada rütbe yok komiser.

Biz daha kalabalığız. Çoğunluğun eli daha güçlü.

Ben de çoğunluk gibi bitirmek istiyorum.

Herkes kendini kurtarmak için bitirmek istediğini düşünüyor.

O yüzden kimse kendini benim gibi ateşe atmıyor.

Ama bana koymaz.

Bu illetten kurtulmak için her şeyi yaptım.

Emin ol, dahasını da yaparım.

Ne yaptın mesela? Bagajında ceset taşıdın mı?

Yaparım.

Gerekirse onu da yaparım.

Yalnız,

adamlarına söyle,

buradan sağ salim çıkacağım.

Eğer beni içeri alırsan

çoğunluk seni anında Nasuh'a ifşa eder.

Adamlar benim adamlarım değil.

Takip mi edildin?

Ne biçim komisersin lan sen?

Hey! Ne oluyor lan?

Sen...

Ayağa kalk, bagajı aç.

Kalk ayağa!

Bagajı aç.

Yürü.

Yürü.

Aç bagajı. Aç!

Buldum abi. Buldum köstebeği, bak.

Abi, bırak artık, sal beni. Yalvarıyorum sana, ne olursun.

Yakaladım işte. Ne istiyorsanız yaptım.

Bittim artık ben. Yalvarıyorum, bırak. Çoluğum çocuğum var benim.

Ne olursun. Al komiseri, beni bırak. Buymuş zaten aradığın.

Aradığın buymuş işte.

- Komiser mi bilgi sızdırıyormuş diyorsun? - Evet abi. Peşindeymiş, komisermiş.

E, o zaman

bize ihanet eden komiser neredeymiş?

Bir sor bakalım yanındaki Asaf'a.

- Sen komiser değilsin. - Şoför o.

Bildiğin düz şoför.

Ama hafiye gibi pezevenk.

Şimdi seni gideceğin yere kadar bırakacak.

Abi. Abi, yapma ne olursun!

Yapma kurban olayım! Abi, çoluğum...

Asaf.

Ne yapacağını biliyorsun artık.

Niye bununla buluştuğunu, ne yapmaya çalıştığını anladım.

Payen Kuyern'den çıkış yok.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.