Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
-Anneciğim ne olur! -Annem!
-Geçti, geçti. -Aç gözünü!
(Dönüş) Anne!
Anne uyan!
Ne olur anne, bırakma beni ne olur!
-Tamam kızım. -Ben de gireceğim!
Ben de gireceğim! Anne!
Tamam, tamam ablacığım. Tamam, sakin ol.
Anne!
Anneciğim ne olur bırakma bizi!
Canım, ben başhekimle görüştüm. Bütün uzman hekimlerle görüşme hâlinde.
(Somer) Tamam mı? Merak etme, annen iyi olacak.
Somer, annem! Annemi istiyorum Somer!
Tamam.
(Derya) Abla! Ne oldu anneme? Baba ne oldu?
Söylesenize! Ne oldu anneme?
Komşular ambulans geldi dedi. Abla, ne oldu? Söylesene!
-Tamam. -Abla, ne oldu anneme?
-(Türkan) Sakin ol. -Ne oldu anneme?
Anneme ne oldu? Söyleyin!
-Tamam, sakin ol. -Abla cevap verin, ne oldu?
Tamam. Anlatacağım, gel. Gel buraya, gel.
Sakin ol bir tanem, sakin ol.
Abla ne oldu diyorum! Cevap versenize!
Annem birazcık rahatsızlandı, tamam mı?
Abla ne oldu? İyileşecek mi annem?
(Türkan) İyileşecek, iyileşecek. (Derya ağlıyor)
(Sadık) Tamam kızım, tamam.
-Baba, baba. -Tamam, tamam.
(Duygusal müzik)
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Nesrin dış ses) Düşerseniz elinizi tutamam.
Hasta olursanız yetişemem.
Aç kalırsanız doyuramam diye korkardım.
Bensiz yaşayamazsınız zannederdim.
Ama anladım.
Bensiz yaşamayı öğreneceksiniz eninde sonunda.
Sonra bir gün gelecek...
...sesimi de unutacaksınız.
Kendi evlatlarınızın telaşı dolduracak bıraktığım boşluğu.
Size öğrettiklerimi öğretin çocuklarınıza.
O zaman hep yaşarım sizinle.
Türkan'ım...
...sana yasakladığım o bahçelerden daha uzağa gidebilirsin, biliyorsun.
Bildiğinden, sandığından daha cesursun sen.
(Nesrin dış ses) Canım Derya'm...
...sana gösteremediğim şefkatten daha fazlasını ektim senin kalbine.
Öyle güzel bir anne olacaksın ki günün birinde...
...biliyorum.
Biliyorum.
Dönüş'üm, ah Dönüş'üm.
Hepsi, her şey, herkes...
...tüm hayatımız sana emanet güzel kızım.
Bizi bir arada tutan hep sen oldun.
Yine sen olacaksın.
Hayat, bize verdiği her şeyi...
...hepsini geri alıyor.
Şimdi ayrılığa ağlayın...
...ama yarın yine gülün, olur mu?
Hep gülün.
Birbirinizi hiç bırakmayın.
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Günaydın canım.
Günaydın sevgilim.
(Duygusal müzik)
Ne oldu hayatım?
Bak bakayım bana.
Bir şey var sende.
(Somer) Söyle hadi.
Şu an o kadar huzurluyum ki.
Yanında olduğum her ana şükrediyorum.
Keşke annem...
...keşke annem de görebilseydi iyi olduğumu.
Ona yaşattığım onca şeyden sonra...
...bu huzuru görmeye hakkı vardı.
Canım.
Üzme artık kendini.
Lütfen.
-Somer... -Hişt.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Hayırlısıyla gidip gelin kızım.
Derya, belgelerini aldın, değil mi?
Of Dönüş. Akşamdan beri aynı şey. Çocuk değilim ben.
Derya bak, bu senin hayallerine kalan son adım.
O adını fakülteye yazdırmadan gelme, tamam mı?
Mezuniyetini de görürüz inşallah.
(Duygusal müzik)
Babacığım.
(Duygusal müzik)
Hadi bismillah.
Su gibi gidip gelin inşallah.
Gitgide kötü oluyor bu çocuk.
Dönüş, yavrucuğum ben mutfağı halledeyim...
...sen de etrafı bir süpürüver, olur mu?
Tamam hala.
Çamaşırları beraber hallederiz sonra.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
-Alo? -(Serdar ses) Dönüş.
-Serdar. -(Serdar ses) Nasılsın?
Bilmiyorum ki.
Az evvel babamla Derya çıktı İzmir'e doğru.
Üniversiteye kayıt olmak için.
(Serdar ses) Hadi ya.
Şey, ben de gideceğim de gitmeden önce bir görüşsek mi?
Ah Nesrin'im ah. Senin tertibin, düzenin bir başkaydı.
-Hala. -Efendim canım?
Halacığım, ben bir yarım saat dışarı çıkıp geleyim.
(Dönüş) Sonra süpürürüm evi, olur mu?
Bak Dönüş, babanı arayıp izin iste. Beni karıştırma Allah aşkına.
İyi de hala, şimdi bir yarım saat için babamı aramayayım.
(Dönüş) Gidip geleceğim hemen.
Of Dönüş.
Hala lütfen. Yarım saat sadece.
İyi, hadi. Peki, tamam.
Halam.
Halam benim, teşekkür ederim.
Dönüş kurban olayım, ne olur bak baban hâlâ yüzüme bakmıyor.
Beni onunla karşı karşıya getirme, oldu mu?
Tamam, merak etme. Hadi görüşürüz.
Hadi canım, hadi.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bütün gün kendini üzüp eve kapanmak yok.
Tamam mı?
Tamam, merak etme.
Bak, istersen öğlen aldırayım seni.
Beraber balık yemeye gidelim.
Ne dersin?
Teşekkür ederim ama daha sonra, olur mu?
Pazara çıkacağım, sonrasında da Dönüş'ün yanına uğrarım.
Babamla Derya okul kaydına gidecekti.
Dönüş'ün biraz canı sıkkındır şimdi. Yanında olayım.
Peki, tamam. Nasıl istersen.
Telefonum. -Dur, dur, dur!
Ayakkabılarla girmek yok.
-Görüşürüz. -Görüşürüz.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Efendim Mine?
(Mine ses) Somer, ben çok kötüyüm.
Çok kötüyüm, sancım çok.
Mine ağlamadan konuş, anlamıyorum.
(Mine ses) Çok kötüyüm, sancım çok.
Dayanacak gücüm kalmadı.
Geliyorum.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Sessizlik)
Çalı kuşu.
(Dönüş) Çok bekletmedim, değil mi?
Yok, yok. Hayır.
Yani hem beklerim canım, ne olacak?
Çok yakışmış.
Açtım öyle topladım yandan.
(Duygusal müzik)
Böyle daha tatlı.
Kâküllü güzel.
Bu bende kalsın.
Peki.
Ben çok kalamam. Eve dönmem lazım hemen.
Öyle mi?
Ben de veda etmek için çağırmıştım.
Veda mı? Ne vedası?
Kayıt olup gelmeyecek misin?
Yani belki dönmem.
Bir yıl var. Eğer babam ev sahibiyle anlaşırsa orada kalacağım.
İngilizcemi ilerletmem için kursa gitmem gerekiyor.
İlk sene biraz zor oluyormuş.
Babam da bir ay, bir aydır dedi.
Peki ya ev olmazsa?
Yurt. O da zaten okulla birlikte açılıyor.
İnşallah olmaz.
Yani inşallah ev sahibiyle sorun olmaz da tutarsınız evi.
Umarım.
(Duygusal müzik)
Ağlıyor musun sen?
Yo, ne ağlayacağım?
(Duygusal müzik)
Dönüş.
Biz hiç ayrılmayacağız.
(Serdar) Sana söz veriyorum.
(Duygusal müzik)
Aramıza istediği kadar...
...yollar...
...tren istasyonları, otobüs garları...
...şehirler girsin.
Bizi birbirimizden uzaklaştırmaya hiçbirinin gücü yetmez.
(Duygusal müzik)
Hem...
...iki insanı birbirinden uzaklaştıran...
...araya mesafeler koyan tek şey...
...söylenmemiş sözlerdir.
(Duygusal müzik)
Aramızda söylenmemiş sözler var mı peki?
Var.
Ve ben söylemeden de gitmeyeceğim.
(Duygusal müzik)
Dönüş...
...ben...
Sen?
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor)
(Serdar) Efendim baba?
Tamam, gelince hemen çıkarız yola.
Tamam.
Sen git. Bekletme babanı.
Ama daha cümlemi bitirmedim.
Belki de böylesi daha iyidir.
Yarım kalmamak için.
Ne sen gittiğin yerde kendini eksik hisset...
...ne de ben burada yarım kalayım.
Kalp ne dersen inanır çünkü.
Umut büyütür.
(Dönüş) O yüzden bir şey söyleme Serdar.
Vedaysa...
...adı veda olsun.
Hem iyi bir arkadaşı kaybetmek...
...hayal kırıklığından çok daha az can acıtır.
(Duygusal müzik)
Biraz yürüyelim mi?
Olur.
(Duygusal müzik)
(Dönüş bağırdı)
İyi misin?
İyiyim.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Pazar ortam sesi)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bir kilo fasulye alabilir miyim?
(Erkek) Hemen ablam.
Kendi bahçemizden.
Buyurun efendim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Türkan Hanım.
Türkan Hanım, Ferit Bey sizinle görüşmek istiyor.
Bizimle geleceksin!
Hiçbir yere gelmiyorum!
-Gel buraya! -(Erkek) Aşkım.
Ne yapıyorsun? Sen kimsin?
Merak etme, güvendesin.
Gel.
Beyler...
...hayırdır?
Bir yanlışlık oldu galiba.
Sıkıntı var mı?
Yürü.
Yürü! Devam et!
Yürüsene oğlum!
Ben zararsızım.
Müsaade ederseniz yoluma devam edeceğim.
Sen tanıyor muydun bu adamları?
Hayır.
Ben istersen gideceğin yere kadar eşlik edeyim sana.
Gerek yok. Ben kendim giderim.
Ya bu kadar güzel bir kadına böyle bir kabalık...
...hiç yakıştıramadım ben. İnsan bir teşekkür eder.
İyi. Teşekkürler.
(Gerilim müziği)
Umarım bu defa doğru düzgün bir bilgiyle gelmişsindir.
Çok zaman kaybettirdin bana.
Teyit etmem uzun zaman aldı ama bir şeyler öğrendim.
Mustafa Yalçın.
Birkaç ay önce hapisten çıkmış.
Sabıkası mı var?
Suçu neymiş?
Üvey babasını yaralamış.
Tabii!
Çıkar çıkmaz da hemen burayı aradı.
Özer'e ulaşmak için en doğru zaman bu çünkü aklınca!
Nerede yaşıyormuş? Annesi kim?
Neyin nesi bu çocuk?
İzmir'de berbat bir otelde kalıyor.
Annesiyle de görüşmüyor anladığım kadarıyla.
Kadının izini henüz bulamadık.
Peki devir dosyalarını hazırladın mı sen?
Protokolü hazırladım ancak...
...bunun için Özer Bey'i ikna etmeniz gerekiyor.
Şahıs, mahkemeye başvurur da...
...Özer Bey'in oğlu olduğunu kanıtlarsa...
...tüm servetinizde hak sahibi olacak.
Asla.
Asla oğlumun hakkını ne idüğü belirsiz bir kadının çocuğuna bırakmam.
Mustafa krizi duyulmadan Özer'i ikna etmenin bir yolunu bulacağım.
Sizden haber bekleyeceğim o hâlde.
İzninizle.
Somer'in bu meseleden haberi olmayacak.
Elbette.
(Gerilim müziği)
(Mine bağırıyor)
Doktor! Doktor yok mu?
Lütfen müdahale edin acilen. Çok sancısı var.
Daha günü gelmedi. Ne olur, yalvarırım bebeğimi kurtarın.
(Telefon çalıyor) (Mine) Bir şey olmasın!
(Arama tonu)
(Kadın) Sedye! Çabuk, çabuk! Sedye!
(Mine nefes alıp veriyor)
Ona bir şey olmasın.
Doğum başlamış! Doğumhaneye çabuk!
(Mine bağırıyor)
Ne olur bebeğimi kurtarın!
Somer! Somer!
(Gerilim müziği)
Bunları götürünce Somer'in ütülerini de yapıver.
Daha önce teklif ettim Türkan Hanım'a ütünüzü ben yapayım diye.
Ama istemedi. Kendi yapıyormuş.
Dün şirkette gördüm Somer'in gömleğini.
Kırış kırıştı. Beceremiyor.
Sen Somer'in dolabını da gözden geçir.
Söylerim Türkan Hanım'a, eğer izin verirse yaparım.
Ben sana izin al dedim mi?
Yap dedim.
Oyalanmadan götür şunları.
(Gerilim müziği)
-(Nezahat) Dönüş? -Benim hala.
Aşk olsun kızım. Beş dakika diye gittin.
Allah aşkına, saat kaç?
-Geldim işte. -Evet, geldin.
Bana bak, benim eve gitmem lazım.
Sütçü gelmiş, ben burada seni bekliyorum. Allah aşkına!
Tamam, panik olma.
(Nezahat) Panik olma demesi kolay. İki ayağım bir pabuca girdi.
Yoğurt yapmam lazım. Beş dakika sonra düdüklüyü kapatmayı unutma, tamam mı?
(Nezahat) Hadi bakalım.
Sen de git hala.
Herkes gitsin.
Ben yapayalnız kalayım bu evde.
(Duygusal müzik)
(Çocuk Dönüş) Denize gidelim! Denize gidelim!
(Nesrin) Kızım, üstünüzü bir giydireyim, ondan sonra gidin. Dur!
-Kızım... -(Çocuk Dönüş) Giymeyeceğim.
Üstünü giydirmeden nereye gidiyorsun?
-Sadık! Sadık! -(Sadık) Ne oldu?
-Bak şimdi! Allah aşkına Dönüş... -Tamam, tamam.
(Çocuklar gülüyor)
(Çocuklar gülüyor)
(Nesrin) Hadi kızım, hadi. Herkes kollarını açıyor, aç sen de.
Türkan aç, aç kollarını, aç.
Baban da açsın. Hadi.
Bir, iki, üç!
-Böyle kalın! -(Türkan) Peynir!
(Hep bir ağızdan) Anne ne olur!
Beş dakika bisikletle dolaşıp geleceğiz!
-(Nesrin) Hayır, hayır kızım. -(Çocuk Dönüş) Lütfen!
(Hep bir ağızdan) Lütfen, anne ne olur.
Kızım olmaz.
Sokakta kimse bisiklete binemez! Binemez!
(Gülüyorlar)
(Gülüyorlar)
(Gülüyorlar)
(Nesrin) Ay!
(Duygusal müzik)
Bak, yine ağaca çıkmış. Dönüş!
Kızım, ben niye indiremiyorum seni o ağaçtan?
Anneciğim, ilham gelmesini bekliyorum.
(Dönüş) O kadar güzel şeyler yazacağım ki.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Anne.
(Duygusal müzik)
(Dönüş) İlaç vaktin geldi.
Anneciğim.
(Duygusal müzik)
Bunlar kimin için?
Anne bunları neden ütülüyorsun?
Bebek doğdu doğacak.
Çok az günü kaldı.
Belki de doğmuştur.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Hemşire Hanım, Mine... Mine Ergüner. Bu hastanede kalıyormuş.
-Nerede öğrenebilir miyim? -Acil doğuma alındı.
Siz burada bekleyin, size bilgi verirler.
Teşekkürler.
Sen kimsin?
Hangi sıfatla buradasın?
Nihat ağzını burnunu kırmadan git buradan!
Yoksa... (Kapı açıldı)
Tebrik ederim. Bir kızınız oldu.
-Sağlığı nasıl? -Annesi nasıl?
İkisi de gayet iyiler. Birazdan odalarına alınacaklar.
-Tekrar tebrik ederim. -Teşekkürler.
Teşekkürler.
Sen şimdi her yerde benim karşıma çıktığına göre...
...beni tam olarak anlamadın.
Ben seni son bir kez uyarayım.
Sahte babalık heveslerin bana sökmez.
Seni kızımız yanında yöresinde görmeyeceğim.
Duydun mu?
Kızıma...
...yaklaşmayacaksın.
Sakın!
Tabii.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Türkan ne yapıyorsun?
(Duygusal müzik)
(Kapı zili çaldı)
(Kapı zili çaldı)
(Kapı zili çaldı)
-Kim o? -Benim. Ayla.
Merhaba Türkan Hanım.
-Hoş geldin. -Rüçhan Hanım gönderdi malum.
Haftalardır bunları taşımaktan bıkmadın.
Rüçhan Hanım'a kalsa Somer Bey bu evde aç yaşıyormuş.
Tesadüfen ayakta kalıyormuş.
Ona söyle, oğlunu kuru ekmekle, suyla besliyorum.
-Onu emekli olduğumda söyleyeyim olur mu? -Olur. Çık hadi.
Çiçek dolmasıyla semiz otu.
Somer Bey pek severmiş.
Yaa! O yüzden birkaç gün önce yaptığımda yüzüne bile bakmadı.
Somer Bey de yiye yiye sıkılmıştır, ne yapsın!
Akşama da taze fasulye var demek. Mis gibi, oh!
Türkan Hanım ütün var mı? Ben hemen bir yapıvereyim.
Burası da çok sıcak oldu. Şu camı bir açayım.
Dur, dur açma!
Ne oldu?
-Hiç. -Yok, yok.
Siz bir şeyden korktunuz.
-Ayla. -Ne?
-Birileri beni takip ediyor. -Nasıl yani?
Bayağı işte. Takip ediliyorum.
Türkan Hanım emin misiniz?
Evde yalnız kalıyorsunuz ya acaba kuruntu mu yapıyorsunuz?
Hayır, paranoya falan yaptığım yok.
Hatta bugün karşıma çıktılar. Kolumdan tutup...
...beni zorla Ferit'e götürmeye çalıştılar.
-Hemen polisi arayalım. -Hayır, hayır!
Sakın! Sakın böyle bir şey yapma.
Ama Türkan Hanım ya size bir şey yaparlarsa?
Böyle adamların şakası olmaz.
Somer öğrenirse çok kötü şeyler olur.
Biliyorsun geçen sefer adamı komalık etti. Mahkemeleri devam ediyor.
Bu sefer öğrenirse adamı kesin öldürür.
Ama böyle de olmaz ki. Ya size bir şey yaparlarsa?
Ne yapsak ki?
Babanızdan mı yardım istesek acaba?
Adamın zaten derdi başından aşkın. Hangi birimize yetişsin.
Hem böyle bir şey nasıl söylenir ki? Babama ne diyeceğim?
-Peşimde adamlar var mı diyeceğim? -O da doğru.
Ama siz bu evde tek başınıza kalmamalısınız.
Sakın ha! Tek başınıza dışarı falan çıkmayın.
Sorma!
Korkudan buraya nasıl geldiğimi anlatamam.
Pazardan sonra Dönüş'ün yanına gidecektim.
Onların da başına bela açmayayım diye gidemedim.
Allah korusun.
Vallahi böyle adamların hiç şakası yok.
(Duygusal müzik)
(Martı sesleri)
Mesut.
Yemeğini getirdim. Hadi bunları güzelce ye.
Sadık baba gelecek. Mesut köye gidecek.
Bugün gitmeyeceksiniz ki.
Ne zaman gidecek Mesut?
Muhtar haber verecek ya.
Senin aileni tanıyan biri varmış. O gelince gideceksiniz.
Muhtar, Mesut'u unutmuştur ki.
Seni niye unutsun?
Nesrin anne unuttu.
Mesut'un annesi unuttu.
Muhtar da unuttu.
Yok, olur mu öyle şey!
Anneler unutmaz ki.
Anneler bazen çok uzağa gitmek zorunda kalır.
Bazen hastalanır.
Ama evlatlarından asla vazgeçmezler.
Çok uzakta da olsa evlatlarını yüreğinde saklarlar.
Ben eminim...
...senin annen seni unutmadı.
Seninle buluşacağı, kavuşacağı günü bekliyor.
(Kapı kapandı)
Hala?
Sen mi geldin?
Anne?
(Gerilim müziği)
Anne!
Anne!
Anne!
Anne!
Anne!
Anne!
Nesrin abla.
İyi misin?
Benim bugünlerde tansiyonum düşüyor.
Sıcaktan herhâlde.
-Hadi eve dönelim. -Yok, yok. Benim işim var.
Buralar ne güzel olmuş. Çok değişmiş. Eskişehir'den sonra iyi geldi.
Biz bugünlerde çok zor günler geçiriyoruz.
Zor...
...ama geçecek. -Geçecek inşallah.
Kızım sen okuyor musun?
Yok.
Bu sene olmadı.
İyi ki de olmadı. Yoksa seni bırakıp...
Okuman lazım.
Çok önemli. Kız çocuğu için tahsil çok önemli.
Seneye sınava gireceğim. İnşallah kazanacağım.
İnşallah.
Senin annen, baban ne iş yapıyor?
Benim babam postane müdürü.
Annem öğretmen.
-Hem de çok sevilen bir öğretmen. -Ne güzel.
Senin kardeşin var mı?
Biz üç kız kardeşiz.
Ablam evli.
Küçüğüm de mimarlığı kazandı.
Ay ne güzel! Demek mimar olacak. Sen ne istiyorsun?
Ben...
Ben yazmak istiyorum. Belki edebiyat.
Yazmak çok güzel bir şey.
İnsanın içindeki zehri alır. Mutlaka yaz.
Ama sonra hevesimi aldım, ben evleneceğim falan diye...
...bırakmaya kalkma sakın ha!
Sevdiğin, konuştuğun biri var mı?
Sakın kendini kaptırma. Sakın eğitimini bırakma.
Aşk insana çok büyük hata yaptırır kızım.
Gönlün ateşe düşmeye görsün. Sakın ha! Oku tamam mı?
Aynı annem gibi konuştuğunuz.
(Dönüş dış ses) Annem sen nereye gittin?
Şimdi hangi zamandasın?
Hangi derdin içinde kayboldun da her şeyi unutmayı seçtin?
Gözlerin nereye dalıyor?
Kalbinde ne olup bitiyor?
Ah anneciğim...
...sen neredesin?
(Duygusal müzik)
Harç makbuzunu yatırdım. Amma sıra vardı ya!
Tamam ver. Kaç saattir bizi bekliyorlar.
Hanımefendi affedersiniz.
Öğrenci yurdu başvurusu için ne yapmamız gerekiyor acaba?
Ben size şunları vereyim. Orada, açıklamalar kısmında her şey var.
Teşekkür ederim.
Ben yurt istemiyorum.
-O ne demek kızım? -Yurtta falan kalamam. Bana ev tutun.
Ama ne konuştuk kızım?
Sen öyle söyledin. Bana fikrimi sormadın ki.
Neyse biz yine bunları alalım da yanımızda dursun.
-Kayıt işlemi tamam değil mi? -Evet, bir saniye. Sizin işleminiz tamam.
Teşekkürler.
(Müzik)
(Kapı açıldı)
Annesi bak biz geldik.
(Duygusal müzik)
Başına dikkat
Oy benim pamuk kızım!
Annene hoş geldin.
(Duygusal müzik)
Bu tatlı Küçük Hanım'ın ismi ne olacak? Ne yazalım?
Kiraz.
Kiraz mı?
Onu çok sevdiğini söylerdin.
Hep anlatırdın ya.
Kiraz.
-Kiraz Hanım. -(Hemşire) Kiraz yazıyorum.
Evet, Hemşire Hanım.
Kucağına almayacak mısın?
Mis kokulu kızına bir hoş geldin demeyecek misin?
Somer şu an sana çok ihtiyacı var.
Sen onun babasısın.
Lütfen.
Bilmiyorum ki şimdi.
-Ya tutamazsam? Canını filan yakarsam? -Yakmazsın.
Bırak canını yakmayı...
...bu hayatta en güvende olacağı yer senin kolların.
Gel.
Başına dikkat et.
(Duygusal müzik)
Kiraz.
Hoş geldin.
Hoş geldin kızım.
(Duygusal müzik)
Tamam, bu kadar. O bana yeter.
Siz burada yeni mi başladınız?
Evet.
Kimin bebeği doğacak? Söylemedin.
(Duygusal müzik)
-Buyurun hanımefendi. -Hadi teşekkür ederim. Selam söyle.
Kolay gelsin.
Nasıl olur hala? Nereye çıkmış, gitmiş?
Ah güzelim bilmiyorum, nereden bileyim! Ben yoktum, Dönüş yanındaydı.
Bir geldim, ikisi birden yok.
-Nesrin anne kaçtı diye Mesut dedi. -Allah'ım...
Annem ne yapar? O hâlde nereye gider?
Hala delireceğim. Allah'ım inşallah Dönüş bulur.
Vallahi bilmiyorum. Polise mi gitsem, haber versem acaba?
-Ne yapacağımı şaşırdım ya! -Hala dur.
Polise gitmeden önce bir konu komşuya sorar mısın?
Evden çıkmadan belki birileri görmüştür. (Kapı zili çalıyor)
(Türkan ses) Ben de geleyim mi? Belki beraber ararız?
Dur bakayım, kapı çaldı.
(Kapı zili çalıyor) Allah'ım sen yardım et.
Ah be kızım! Neredesiniz ya? Az kalsın karakola gidiyordum yemin ederim!
Vallahi hala sorma!
(Gerilim müziği)
Neredeymiş?
Hiç sorma. Anlatacağım.
Hay Allah, telefonda kaldı! Kızın aklı çıktı.
Dur. Ben açayım.
Alo, abla?
Annemi getirdim. Evdeyiz, sorun yok.
Oh...
Çok şükür!
Dönüş nasıl sorun yok? Ne yapmış? Annem nereye gitmiş?
(Türkan ses) Dönüş annemi nasıl yalnız bırakırsın!
Ben bahçede Mesut'a yemek götürmeye gitmiştim. O sırada kaçmış.
-Allah'tan arkasından yetiştim. -Nereye gitmiş peki?
Kumaş almaya. Bir bebek geliyormuş. O yüzden hazırlık yapması gerekmiş.
Ne bebeği? Kimin bebeği?
Abla bilmiyorum. Kaç defa sordum, bir şey demiyor.
Hay Allah'ım!
Başımıza bir de bu çıktı!
Abla kafası iyice karıştı.
Peki sen nasılsın? İyi misin?
Ben iyiyim, merak etme.
En ufak bir şeyde hemen beni ara tamam mı?
Tamam ablacığım. Hadi görüşürüz.
Ee, ne olmuş?
Haftalardır evden çıkmayan kadın almış başını dışarı çıkmış.
Aa! Bir başına? Allah korusun.
(İç çekti) Neyse ki Dönüş bulmuş.
İyi çok şükür.
Of...
Türkan Hanım sizi üzmemek için sormuyorum ama...
...en son gittiğiniz doktor ne dedi?
Pıhtı attıktan sonra oluşan ağır bir depresyon geçiriyormuş.
(Türkan dış ses) İnsan susarmış. Hafızası karışırmış.
Annem de bazı anları hatırlıyor, o anları yaşıyor.
Ama yakın zaman desen yok. Hepsi silinmiş işte.
Biz de ona mutlu olduğu anları anlatıp hatırlatmaya çalışıyoruz.
İlaçlarını düzenli bir şekilde alıyor.
İnşallah zamanla iyileşecek.
Doktor şok bir üzüntüyle de bu hâle gelebileceğinden bahsetti.
Bir şey mi gördü acaba? Ya da bir şey mi duydu?
Peşine çok düştüm. Bu konuyu kurcaladım ama anlayamadım.
Ama öyle bir şey varsa iyileştiğinde anlayacağız.
Tabii.
Nesrin...
...sen bunları kimin bebeğine dikiyorsun anam? Bir söyleyiver.
Bak yataktan kalkmışsın, kendine gelmişsin.
Demek ki bir şeyler hatırlıyorsun. Dışarı çıktın. Ha Nesrin?
Konuş, anlat. Kurban olayım ya!
Bunca ay sonra seni şu eşikten çıkaran şey ne?
Ben gideyim, hemen onu bulup getireyim.
Yeter ki sen iyileş, yeter ki sen düzel Nesrin.
Sürekli kötü kötü de bakıyor. Tövbe estağfurullah!
(Duygusal müzik)
-Kolay gelsin. -(Erkek) Merhaba.
Ben yeni doğan kızım için kimlik çıkarttıracağım.
-Tamam. -(Somer) Doğum belgesi burada.
-Çok sürer mi? -(Erkek) Hemen hallediyorum.
Yalnız siz bu çocuğu nüfusunuza alamazsınız.
Ne demek alamazsınız? Çocuk benim çocuğum.
Çocuk sizin çocuğunuz da annesi burada başkasıyla evli gözüküyor.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
İyi günler hanımefendi. Ben, Özer Korman'la görüşeceğim.
Randevunuz var mıydı?
Hayır.
(Gerilim müziği)
Sürpriz.
Özer Bey engel olamadım.
Ne istiyorsun delikanlı?
Sen beni tanımadın tabii!
Haklısın.
(Gerilim müziği)
Sen bana bak bakayım.
Belki bir yerden hatırlarsın.
Kaç yıl oldu? 20 mi, 22 mi?
Bizi yalnız bırakır mısın?
(Gerilim müziği)
(Kapı kapandı)
Ben seni...
...en son gördüğümde bacak kadar bir çocuktum.
O zamanlar sana böyle bakardım.
Bana hiç yıkılmayacak bir kule gibi gelirdin.
Gitmeden önce bana bir söz vermiştin.
Bana bisiklet alacaktın.
Bak...
...kaç sene oldu.
Nerede benim bisikletim?
Mustafa?
Bingo!
Bak, hatırladın işte.
(Gerilim müziği)
Özer Korman'dan olma...
...Sevilay Yalçın'dan doğma Mustafa.
(Gerilim müziği)
Çok benziyorsun.
Annemle mi?
Abin.
Abinle çok benziyorsun.
Annen nasıl?
Beni o göndermedi.
O gönderdi demiyorum zaten. Nasıl olduğunu sordum.
Aa, bu bademli mi?
Mustafa...
...annen iyi mi? -Sana ne!
Sana ne!
Bu seni niye ilgilendiriyor?
Sıcak bir başlangıç yaptığımıza göre artık asıl mevzumuza dönelim istersen.
Neymiş asıl mevzu?
Asıl mevzumuz şu.
Senin bugüne kadar benden esirgediklerini...
...benim geri almam. Mevzu bu.
Yani senin o çok benzettiğin abime...
...verdiğin hayatı bana da verirsin herhâlde?
Tabii.
Tabii, yani elimden gelen her şeyi yaparım.
Sen otursana.
Oh...
Burası rahatmış.
Ee?
(İç çekti)
Tamam kabul ediyorum çok uzun zaman oldu.
Bırak bunları geçelim!
Yıllar sonra kavuşmuş baba oğul hikâyeleri falan...
...bana hiç samimi gelmiyor. Tamam? Bunları geçelim.
Seninle az önce ne kadar net konuştuk. Biz aynı netlikte devam edelim.
Tamam.
Senin için elimden geleni yapacağımı söyledim zaten.
İşte onu şöyle toparlayalım istersen.
Sen elinden geleni yapmayacaksın.
Sen bana hakkım olanı vereceksin.
Adımı sen koydun ya, Mustafa.
Şimdi de soyadımı vereceksin.
Bu imkânsız.
Sebep?
Mustafa ben...
Ben evliyim. Kurulu bir düzenim var.
Her şey alt üst olur oğlum.
Öyle mi?
Benim hayatımın altı da bir üstü de bir.
Bana hiç değişen bir şey olmaz.
Bence sana da olmaz.
Tamam ev... Ev, araba, para. Ne istersen.
Hatta seni yurt dışına falan da gönderebilirim.
Ayvalık'ta kalacağım.
Hayır.
Hayır, bu olmaz. Burada kalamazsın.
Ben sana nerede kalacağımı sormuyorum.
Ben senden nüfusumu istiyorum.
Dikkat ettiysen babalıkmış, sevgiymiş, şefkatmiş; ben o toplara hiç girmedim.
Onlar küçükken lazımdı.
Gıdaydı.
Belki onlar kalbe şifaydı ama...
...benim şu an bünye onları kaldırmaz.
Onlar küçükken lazımdı.
Yine söylüyorum. Ben sana niye babalık etmedin...
...niye beni attın diye sormuyorum.
-Mustafa ben seni atmadım. -Sormuyorum dedim sana! Sormuyorum!
Bitti, o defter kapandı.
O zaman aşımına uğradı. Gitti.
Hem ben seninle ne yapacağımı bilmiyorum ki.
Bir delikanlı babasıyla ne yapar ne eder ben bilmiyorum.
Bir baba oğul nasıl vakit geçirir...
...ne konuşur...
...birbirlerine nasıl davranırlar?
Çilingire mi otururlar, halı sahaya mı giderler? Ben bilmiyorum.
Babalar ne yaparlar? Oğullarıyla ne yaparlar?
O bende yok.
Onlara hiç imrenmiyorum da.
Ben seni de tanımıyorum ki.
Seni de tanımıyorum.
Mustafa bak...
Özer Bey...
...ben ağaç kovuğunda bitmedim.
Tamam. Sen bana soyadımı vereceksin.
Bu kadar.
Eyvallah.
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
Canım kızım benim.
Annesinin meleği.
Sen hiç üzülme olur mu anneciğim?
Ne olursa olsun seni babandan asla ayırmayacağım.
Biz hep onun yanında olacağız.
Sen Kormanların göz bebeği olacaksın. Sana söz.
(Kapı açıldı)
Somer?
Mine Ergüner?
Sahtekâr Mine Ergüner!
-Somer... -Sen daha ne kadar...
...yalan söyleyeceksin bana?
Somer bağırma. Yalvarırım bağırma.
Sen benim gözümün içine baka baka nikâhı altında aşk oyunu mu oynadın?
Beni aptal yerine koydun.
Meğer biz de büyük bir yalanın içindeymişiz.
Somer... Somer düşündüğün gibi değil.
Beni bırakmadı. Boşanamadım.
Somer seninle tanıştığımda bizim mahkememiz bitmek üzereydi.
Ama verdiği sözü tutmadı.
Zorluk çıkardı, beni tehdit etti. Benden boşanmadı.
Hadi sen bunu kendine yakıştırdın...
...beni nasıl böyle bir pisliğin içine soktun!
Seni tanıdığım güne lanet olsun.
-Sen ne biçim bir kadınsın ya! -Sana âşık bir kadınım.
Ben seni ölesiye seven bir kadınım.
Onunla her gün mücadele etmek benim için kolay mıydı sanıyorsun?
Bir gün bitecek, sessiz sedasız ondan kurtulacağım diye ben hep bekledim.
Somer benim tek düşündüğüm sendin. Somer...
Somer ben senin zarar görmeni istemediğimden sustum.
Beni terk edersin diye korktuğum için sustum.
(Duygusal müzik)
Somer o bizim bebeğimiz.
Sana yemin ederim. İstersen git test yaptır.
Yaptıracağım zaten.
-Babalık tayini davası açacağım. -Aç.
Hiç olmazsa çocuğun babasının sen olduğu ortaya çıkar...
...ben de Nihat'tan daha rahat boşanırım.
Bu dava açıldığında bizim ne duruma düşeceğimiz...
...senin umurunda değil, değil mi? Bir tek kendini düşünüyorsun.
Yarın bir gün bu çocuğa ne diyecekler?
Somer Korman'ın gayrimeşru çocuğu mu diyecekler?
Onun babası olarak anılmandan utanç değil, gurur duyarım.
Sen anlamıyorsun değil mi? Ben sana anlatamıyorum.
Sen bizim çocuğumuza isimden önce korkunç bir sıfat bıraktın.
Daha en başından annelikten sınıfta kaldın.
Böyle bir utançtan bahsediyorum.
(Gerilim müziği)
Sen hâlâ ne dolanıyorsun lan burada?
Hişt!
Eşyalarınızı getirdim.
Karıcığım taburcu oluyorsun. Hazırlan da çıkalım.
(Kapı vuruldu)
(Kapı açıldı)
Nihat Bey çıkış işlemleri için Doktor Bey sizi bekliyor.
Tamam Hemşire Hanım.
Ben şu işlemleri halledip hemen geliyorum.
(Gerilim müziği)
Somer...
Somer bana çok kızgınsın biliyorum.
Kızımızı onun eline teslim etme, yalvarırım.
Yalvarırım bizi onun eline bırakma.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Hareketli müzik)
(Sessizlik)
Sarmış ya!
Kızım biraz çalmasan da kafa dinlesek?
Evde de dinletmiyorsunuz. Bari arabada rahat bırakın.
(Hareketli müzik)
Kızım şu camını biraz kapatsana.
Kapatınca nefes alamıyorum.
(Hareketli müzik)
(Duygusal müzik)
Bizim Türkan'la da iyi arkadaş oldun.
-Tabii bir yerde iyi oldu. -Tabii. Kızcağız yalnız kalmasın.
Tabii canım. Yalnızlık hiç iyi bir şey değil.
Yalnızlık dedin de yalnızlık sadece Allah'a mahsus.
-Böyle olmuyor. -Nasıl olmuyor?
Yani şey diyorum... İnsanın hayatta bir yoldaşı olmalı.
Böyle dönüp dönüp gideceği.
-Kürkçü dükkânı misali. -Aşk olsun!
Öyle değil bir kere. Ben bir gönlü tavaf etmekten bahsediyorum.
Yine çengel bulmaca gibi konuşmaya başladın.
Zeytin gözlüm ben en iyisi seni hiç yormayayım...
...direkt konuya gireyim.
Benimle evlen.
Ne dedin sen?
Benimle evlen.
Haklısın, böyle kuru kuru teklif olmaz.
Aklımda daha afilli konseptler vardı ama ben hiçbirini beğenmedim.
Ben sadelikten yanayım. Hem ona yapacağım masrafı evimize yapalım.
Öyle değil mi?
İrfan Bey evlilik ciddi bir iştir. Öyle geveleyerek, şakalar yaparak olmaz.
Ben gayet ciddiyim ama.
Ciddiysen gelip isteyeceksin.
Öyle laf kalabalığıyla beni oyalayamazsın.
Keşke çiçek alsaydım.
Ayla Hanım.
(Kapı zili çaldı)
Hoş geldiniz. Deryacığım...
...nasıldı? Kaydoldun değil mi? Okulunu sevdin mi?
Vallahi okul süper. Şehir nefis.
Bu eve dönünce güzel bir rüyadan uyanmış gibi oldum.
Sana o kadar diyeyim.
Derya!
Baba ne oldu? Kaydoldu değil mi? Sorun yok?
Hallettik. Of...
Babacığım...
...bir şey mi oldu?
Kızım buna ne oluyor?
Bizim evimizin nesi varmış?
Bunun derdi ne? Ben anlamıyorum ki.
Babacığım Derya, annemin durumuna çok üzüldü.
Herhâlde hıncını bu şekilde alıyor.
(Geçiş sesi)
Sen Hakan'la buluşmaya gitmemiş miydin?
Fatih amcayı niye buraya getirdin?
Boş ver.
Derya nasıl boş ver? O adam yüzünden başımıza neler geldi!
Sen yoksa o adamla gizli gizli buluşup bir de buraya mı getirdin?
Ne oluyor ya? O adam bizim düşmanımız Derya.
Belki de annem o adam yüzünden bu hâlde.
Annemiz değil.
Annen, Dönüş.
Ne diyorsun sen?
Biz kardeş falan değiliz Dönüş.
Derya saçmalamayı bırakır mısın?
Ben, Fatih Kalender'in kızıymışım.
Bana her şeyi anlattı.
Benim annemin adı Feride'ymiş.
Saçmalamış.
Bu adam bizimle nasıl uğraşacağını şaşırdı artık.
Daha önce evimizi, ailemizin huzurunu çalmak için...
...elinden gelen bir sürü oyun uydurdu. Belli ki bu da yenisi.
Ben de öyle dedim Dönüş. İlk başta inanmadım.
Herkesle yüzleşirim dedi. O yüzden beraber geldik.
Bizimkilerle yüzleştirecektim.
Derya bu adam yalancının teki.
Evimizin neşesi kaybolsun diye bile yapmış olabilir.
Bugün değilse yarın.
İstediğin zaman yüzleşirim diyor.
Gerçek bu diyor. İnkâr etmiyor Dönüş.
Yalan söyleyen, korkusu olan biri bunu der mi? Böyle bir şey yapabilir mi?
Der. O adamdan her şey beklenir Derya.
Sakın o adamın tuzağına falan düşme.
O adam zaten düzgün, dürüst bir adam olsa...
...babam, halam onu severdi. Ona böyle davranmazlardı.
Hatırlasana.
Ev hissesi kavgasında "Çocuğum, çocuğum" diye bağırıyordu.
Sen söylemiştin.
Biz bu adamın peşine düşmedik mi Dönüş?
İşte çocuğu varmış.
O yılları düşününce... Hesapla.
Çocuğu benim kadar olmuştur.
Seninle aramızda bir yaş bile fark yok Dönüş.
Hangi kardeşin arasında 10 ay fark var?
Hiç de bile!
Bizim gibi bir sürü kardeş var Derya.
Biz üç kız kardeşiz.
Şahane de bir ailemiz var.
Bu söylediklerini aman babam duymasın.
Gel biz dua edelim.
Annemiz iyileşsin.
Bu kötü günleri atlatalım.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Okula kayıt yaptırdım.
Üniversiteli oldum.
Bak, karşındayım.
Ben Derya'yım.
Anne bak bir bana bak!
Şimdi susma anne. Artık susma.
Bana hep konuştun anne. Ne yapıp yapmayacağımıza sen karar verdin.
Kimi sevip sevmeyeceğimizi sen söyledin.
Ama bir pıhtı yetti her şeyi alt üst etmeye.
Yanıldın anne!
Anne benimle konuşsana. Konuş anne!
Ne olur konuş. Seni ben doğurmadım de anne.
O yüzden hep ittim, bağırdım de.
Ne olursun anne. Anne ne olursun.
Anne ne olur konuş benimle anne.
Anne ne olur konuş benimle ne olursun.
Sana bu kadar ihtiyacım varken...
...gerçekleri duymaya bu kadar muhtaçken ne olur susma anne.
Sen benimsin de. Fatih yalan söylüyor de.
Seni ben doğurdum de. Anne ne olur.
Ne olur.
Anne ne olur.
Ne olur.
(Duygusal müzik)
(Kapıyı çarptı)
Yemekler hazır yavrucuğum. Bunlar size yarın da yeter.
Aşağıda dolapta da tatlı var.
Onu da yersiniz oldu mu? Hadi bakalım afiyet olsun. Ben gidiyorum.
-Hala otur sen de bizimle ye. -Yok, yok.
Ben gideyim, enişten erken gelecek. Hadi afiyet olsun.
Peki sağ ol.
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Babacığım geç yemeğini koyayım.
Mesut nerede?
O yemeğini yedi baba. Çok üzgün bugünlerde.
Sürekli ne zaman köye gideceğiz diye sorup duruyor.
Tabii çocuğun da hevesi kursağında kaldı.
Şu muhtardan haber gelse de bir an önce gitsek.
-Derya yine odaya mı kapandı? -Boş ver baba.
Üstüne gittikçe daha kötü oluyor.
Annen nasıldı bugün?
Baba...
Annem bugün biraz beni korkuttu.
-Ne oldu? -Kendi kendine çıkmış evden.
Allah'tan peşinden koşup yakaladım onu.
Ee? Dışarı çıktıysa o zaman sen de onunla gitseydin.
Sevdiği yerlere götürseydin. Belki bir şeyler hatırlardı.
-Doktor hareket iyi olur demişti. -Yok baba.
Hava almaya çıkıyor olsa iyileşiyor diyeceğim de...
...annem hâlâ başka dünyalarda. Kendi kendine bir hazırlık yapıyor.
Ne hazırlığı yapıyor?
Bebek kıyafetleri dikiyor, bir şeyler yapıyor işte ne bileyim.
Bebek kıyafetleri mi dikiyor?
Allah Allah!
Sorsaydın kim için yapıyormuş hazırlığı.
Sordum baba, kaç defa sordum. Cevap vermiyor.
Ben artık dış kapıyı kilitleyeceğim. Başka çaresi yok.
-Ben annemin yemeğini götüreyim. -Dur, sen otur. Ben götürürüm.
(Duygusal müzik)
Nesrin'im.
Bak.
Sana bamya getirdim, seversin.
Yanında da ev yapımı yoğurt var. Dönüş halasının tarifiyle yapmış.
Nesrin...
...ilk yemek yaptıkları zamanı hatırlıyor musun?
Pilav yüzünden dişimizi kıracaktık.
Fasulyeye de şekeri boca etmişlerdi.
Ama Dönüş öğrendi artık mutfaktan çıkmıyor.
(Duygusal müzik)
Güzel karıcığım.
Zihin bulanır ama kalp bulanmaz ki.
Hiç mi hatırlamıyorsun yaşadığımız o güzel şeyleri?
Benim sessizliğime kızardın oysa.
Sen hep Ankara'ya gitmek istiyordun.
Ben sana söyleyemiyordum ama korkuyordum.
Sen daha cesurdun.
Gerçi sen hep benden daha fazla cesurdun.
Şimdi ne oldu Nesrin'im?
Ben hâlâ aynı Sadık'ım.
Sana şiirler, şarkılar söyleyen Sadık Kalender.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Buyur.
Annem hiç vazgeçmeyecek bu ısrardan.
Galiba.
Ee, hangisini yersin?
Annenin çiçek dolmasını mı benim yaptığım yemekleri mi?
Tabii ki senin yemeklerini.
Afiyet olsun.
Teşekkür ederim.
Bugünü hiç konuşamadık.
Stresli bir gündü. Dönemedim sana kusura bakma.
Önemli değil.
İş yerinde bir sıkıntı yoktur umarım.
Ufak tefek şeyler, uğraşmak yoruyor sadece.
Afiyet olsun.
Sana da.
Yemekten sonra annemlere gidelim diyorum.
İki gündür göremedim annemi.
Öğlen gideceğini söylemiştin.
Öğleyin uğrayacaktım ama...
...pazardan sonra poşetlerle oraya gitmeyeyim dedim.
Hem evde de biraz işlerim vardı.
Benim bir babamla görüşmem lazım.
Ben seni annenlere bırakayım, dönüşte de alayım.
Olur mu?
Olur.
Sevgilim...
...senin bir canın sıkkın.
Ne oldu?
Yoo.
Sana öyle gelmiş.
Peki.
(Boğazını temizledi)
Oo Ayla Hanım, nihayet teşrif ettiniz.
Ben sana Somer'in ütülerini yap dedim, Türkan'a bütün gün hizmet et demedim.
Türkan Hanım yalnız kalmasın diye Somer Bey gelene kadar bekledim.
Niye? Çocuk mu Türkan Hanım yalnız kalmayacak!
Yok, ondan değil de...
Çıkar bakayım şu ağzındaki baklayı.
Rüçhan Hanım ne olur sormayın.
Ayla!
Anlat ne oluyor?
Rüçhan Hanım, Türkan Hanım korkuyor.
Evini gözetleyenler varmış, onu takip edenler varmış.
Kimmiş onlar?
Ferit Bey'in adamları.
Hatta bugün pazarda sıkıştırmışlar. Zor kaçmış ellerinden.
Bu ne cüret! Kim bunlar? Eşkıya mı?
Dağbaşı mı burası?
Somer ne diyor? Türkan bir şey söyledi mi?
Yok, söyleyemedi.
Türkan Hanım, Somer Bey'in başı belaya girecek diye korkuyor.
Zaten adamla mahkemelikler.
Rüçhan Hanım...
...siz bu işin bir hâl çaresine baksanız Somer Bey duymadan.
(Somer) Afiyet olsun.
Hoş geldin.
Gel beraber olsun.
Al bakalım.
(Müzik)
Türkan nasıl?
İyi. Babasına bıraktım az önce.
Peki sen?
Sen nasılsın?
Ben nasılım?
Bilmiyorum.
Türkan'ın yüzüne bakamıyorum.
Bir yandan içim mutlulukla dolu diğer yandan utançla.
Somer ne demek istiyorsun anlamıyorum.
Neyin mutluluğu, neyin utancı gerçekten anlamıyorum.
Ben...
...baba oldum.
Ne?
Mine erken doğum yaptı.
Oğlum niye haber vermiyorsun bunu?
Baba bugün o kadar fazla şeyle uğraştım ki vaktim olmadı.
Vay be!
Vay be! Demek baba oldun.
(Müzik)
Ne koydum adını biliyor musun?
Ne koydun?
Kiraz.
Rahmetli annemin adı.
Ne diyeyim?
Tebrik ederim.
(Müzik)
Babacığım masaj yapmamı ister misin?
Yok kızım, daha iyi zaten.
Yol boyunca cereyanda kaldım. Arabanın camını kapattıramadım ki.
Bir asileşti, bir asileşti derdi ne anlamıyorum.
Bir de tutturmuş yok, ben yurtta kalmayacağım da bana ev tutun.
Kimden akıl alıyor anlamıyorum ki.
Ne desek kabahat, ne yapsak suç.
Babacığım annemden sonra biraz böyle oldu.
Biliyorsun, Derya hep asiydi zaten.
Annemin hâlini böyle görünce daha da asileşti.
Bunlar Nesrin'le hep takışıyordu...
...ben hep Nesrin'i kabahatli diye düşünüyordum ama...
...vallahi çok iyi idare etmiş bu kızı.
Sen yine bir şey deme. Ben onunla konuşurum olur mu?
Derya kızım nereye gidiyorsun?
Arkadaşlarla buluşacağım.
Kızım bu saatte ne buluşması?
Darlamayın artık baba, yeter!
Derya buraya gel. Yetti artık ama!
Baba tamam, ben konuşurum.
Derya!
Derya!
Lütfen ablacığım bu saatte, bu kılıkta nereye gidiyorsun?
-Babam izin vermedi. -Ne varmış benim kılığımda?
Hem izin isteyen mi oldu?
Derya lütfen.
Yapma ablacığım böyle, babamı çok üzüyorsun.
Zaten annemin hâli ortada.
-Lütfen ablacığım çıkma dışarı. -İlgilen o zaman.
Ben mi getirdim onları bu hâle? Sen getirdin!
Babam senin yüzünden kalp krizi geçirmedi mi?
Hep senin sorunların yüzünden. Niye faturayı bana kesiyorsun şimdi?
(Dönüş) Derya!
-Yeter! Sus ya! -Vay!
Kız kardeş dayanışması demek!
Siz kardeş kardeş takılın ben gidiyorum.
Derya!
Abla. Abla tamam, boş ver.
Saçmalıyor o. Delirdi iyice.
Ne dediğinin farkında değil.
Öyle mi Dönüş?
Hepsi benim yüzümden mi oldu gerçekten?
Ablacığım saçmalama lütfen.
Derya nereye çatacağını bilmiyor.
Boş ver.
(Müzik)
Hakan!
Hadi uzayalım buradan.
İyi, atla bakalım prenses.
Gel.
(Duygusal müzik)
Anneciğim.
Aylar oldu senin sesinden adımı duymayalı.
Seni öyle çok özledim ki.
Hepimizin derdine koşmaktan...
...herkesle uğraşmaktan unuttun kendini tabii.
Sonra da hepimizi.
Anne seni böyle görmeye dayanamıyorum.
Her kederi içinde biriktirmenin adına güçlü olmak deniyormuş meğer.
Annem ne güçlü kadın derdim.
Meğer içten içe tükeniyormuşsun annem.
Hiçbirimiz bilemedik.
Anne.
Anne susma ne olur.
Ne olur.
Anlat içindeki acıyı, öfkeyi...
...yükünü, biriktirdiğin ne varsa.
Anne haykır ne olur.
Ne olur duyur sesini.
Duyur da herkes payına düşeni alsın anne.
Anne yalvarırım susma.
Anne konuş ne olur. Konuş bizimle çok özledim anne.
(Türkan ağlıyor)
Anne.
Hatırlıyor musun, bana küçükken kırmızı bir kalem almıştın.
Tepesinde boncukları vardı.
Sonra ben o kalemi bir gün yere düşürmüştüm.
Sen de "Eyvah!" demiştin.
Hâlbuki sapasağlam duruyor kalem. Hiçbir şey olmadı.
O an anlayamamıştım.
Annem neden eyvah dedi?
Sonra fark ettim ki...
...kalemin içi kırıklarla doluydu.
Tıpkı senin gibi.
Dışı sapasağlam.
İçi paramparça.
Annem.
Merhametiyle, yüreğiyle...
...insanlara dokunan annem.
Seni çok özledim.
Anne, seni çok özledim.
Bir kerecik Türkan'ım de bana.
Bir kerecik kızım de anne. Çok özledim.
Anne, seni çok özledim.
(Duygusal müzik)
(Ağlıyor)
(Duygusal müzik)
Buyurun ablacığım.
Şimdi bunu içiyorsunuz, bir hafta sonra dal gibi oluyorsunuz.
Tamam? Sonra ne yapıyorsunuz?
Bana dal gibi olmak isteyen üç arkadaşınızı daha getiriyorsunuz.
Bak, akşam akşam kapatıyordum, size indirim yaptım.
-Ona göre. -Tamam.
-Duralım şurada. -Ya ne yapacaksın? Boş ver.
Hakan, dur dedim.
Babamı göreceğim.
Oo! Benim kızım bana sürpriz yapmaya mı gelmiş?
Evet, sürpriz gerçekten.
Bana para lazım.
Dur be kızım, bir oturalım, çay içelim, sohbet edelim. Değil mi?
Hâl hatır sormaya gelmedim.
-İçeriz çayını sonra. -He...
-Ne için lazım para? -Söylemezsem vermeyecek misin?
Ha... Arkadaş gezmesi.
(Müzik)
Bana bak Derya, sen kılık kıyafet iyice değiştin.
Sen bu arkadaşınla ayin falan yapmıyorsun değil mi kedili falan?
Ne saçmalıyorsun sen ya? Biz takılıyoruz arkadaşımla.
Eve geç kalma.
Al.
Harçlık istemiyorum ben. İzmir'de ev tutacağım.
Haa...
Meblağ yüksek diyorsun yani.
Sen yurtta kalacaksın diye duymuştum.
Yurtta falan kalamam ben.
Madem babamsın, yap babalığını. Ev istiyorum.
Tamam.
Sen hiç merak etme. O iş bende.
Şimdi gidip evi tutacak değiliz ya.
Yarın ilk iş bakacağım. Tamam, söz.
Zaten Nesrin Hanım'ın sağlığı bir yerine gelsin.
Ben çıkacağım abimin karşısına, alacağım seni de yanıma...
...diyeceğim ki böyle böyle.
Ben kızıma bundan sonra sahip çıkıyorum diyeceğim.
Sen hiç merak etme.
Of, tamam!
Bu kime çekti ya?
Yanlış yoldasın Derya. Ben sana söyleyeyim.
Onların bana yaptığı yanlış ne olacak?
Ne yapacaksın? Böyle mi intikam alacaksın onlardan?
Sana sahip çıktıkları için bir gün bile gerçeği hissettirmedikleri için...
...cezalandıracak mısın onları?
Hakan, benim gerçekleri bilmeye ihtiyacım vardı.
Koca bir yalanın içine hapsedip sonra da sahip çıktık demesin kimse bana.
Mesut'tan farkım yokmuş benim.
Farkın var Derya.
Mesut, o aileye ait olmadığını biliyordu.
Sen onların kızı olarak büyüdün.
Az önce o baba dediğin adam için onları üzmeye değer mi?
Hakan, ben ne yapacağımı, kime nasıl davranacağımı bilmiyorum artık.
Benim aklım çok karışık.
Bir an önce okul başlasın da gideyim ben buradan.
Bir daha da Ayvalık'a ayağımı basmayacağım.
Hiçbirini görmek istemiyorum. Hiçbirini.
Sen o yüzden mi ev, ev, ev diye tutturuyorsun?
Evet. Ben çalışıp bakacağım kendi başımın çaresine.
Derya, yapma böyle.
Bak, haksızlık ediyorsun onlara.
Hastalanacak zamanı buldu o da.
Gittim, sordum, ben senin kızın mıyım, dedim.
Cevap yok.
Hakan, ilk beni silmiş aklından.
Şu anda Nesrin teyze herkese böyle.
Ne bekliyordun ki?
Sen bu adamla konuşana kadar ne hissediyordun annene karşı?
Bir onu düşün.
Derya.
Bak, senin gerçeğin bu.
Sen oraya aitsin.
Kimden doğduğunun inan bana hiçbir önemi yok.
Hakan.
Beni bırakıp gitme olur mu?
Hep yanımda kal.
Tamam mı?
Sen de yalan olma.
Sakın.
(Duygusal müzik)
Somer.
Babalık tayini davası ciddi bir karar. Farkındasın, değil mi?
Evet, farkındayım.
Fakat kızımı üstüme almanın tek yolu bu.
Bak Somer, seni anlıyorum.
Ama Mine'nin söylediği onca yalandan sonra...
...bu çocuğun gerçekten senin olduğuna emin misin?
Bak, en ufak bir şüphen varsa...
Benden baba, benden. Eminim.
Evet, biliyorum. Bu dava duyulduğunda çevremizde çok konuşulacak.
Farkındayım.
Fakat bunların hiçbiri benim kızıma sahip çıkmamam için bir bahane olamaz.
Baba, görmen lazım.
O kadar küçük ki.
O kadar güzel ki.
Hiçbir şey...
Hiçbir şey benim Kiraz'ı ilk gördüğüm andan daha önemli değil.
Haklısın.
Ama ya Türkan?
Somer, vereceğin mücadelenin sonuçlarının farkında mısın?
Hatta belki de sonuçta Türkan'ı bile kaybedebilirsin.
Ben, bu dünyaya bir can gelmesine vesile oldum baba.
Benim ruhum, onun ruhuna söz verdi.
Ben şimdi ona nasıl yüz çevirebilirim?
Ben bunun vebalini nasıl öderim baba?
Türkan, benim eşim.
Sevdiğim.
Her şeyim.
Fakat Kiraz da benim kızım.
Ona sahip çıkmazsam...
...bu yolu yürüyemem.
Haklısın.
Pişmanlıkla, vicdan azabıyla bir ömür geçmez.
Ama Somer, Türkan bunu başka türlü öğrenecek olursa...
Türkan'la konuşacağım.
Şu Nihat meselesini bir çözeyim...
...Kiraz'ın güvenliğini sağlayayım...
...Türkan'a her şeyi anlatacağım.
Türkan'ın yüreğindeki sevgiye...
...aşkımıza sığınacağım baba.
Zaten başka da bir yolum yok.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
(Kapı çaldı)
Kim o?
Ayla, sen misin?
Ses verin, yoksa polis çağıracağım.
(Rüçhan) Rüçhan ben.
O kadar seslendim kim o diye. Niye cevap vermediniz?
Sesini duymadım.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Başına gelenleri duydum. Rahatsız ediliyormuşsun.
Bu koşullar altında burada yalnız kalman hiç doğru değil.
-Ayla... -Kızın hiçbir kabahati yok.
Ben zorladım.
Ben, Somer'in başını belaya sokmak istemedim.
O yüzden kimseye bir şey söylemedim. Başımın çaresine bakarım.
(Müzik)
Nasıl başa çıkacaksın?
Ferit'le görüşüp tekrar boy boy gazetelere çıkarak mı?
Asla!
(Gerilim müziği)
Ferit'i korkutup buradan uzaklaştırmanın tek yolu...
...benim yanıma taşınmanız.
Şimdilik. Geçici bir süreliğine.
Oğlumun başını yakmaktansa...
...sana tahammül etmeyi tercih edebilirim.
Ben kendime bir söz verdim Rüçhan Hanım.
Yansam da yıkılsam da sizin bir damla suyunuzu içmeyeceğim.
Sizden imdat dilenmeyeceğim.
Ailecek böylesiniz işte.
Olayları kendi şahsi duygularınızla değerlendiriyorsunuz.
Kinle, nefretle besleniyorsunuz.
Annen hastalandı. Doktorlar buldum, hastanelerle görüştüm.
Siz bir tanesini bile kabul etmediniz.
İyi niyetimi göstermek için elimden gelen çabayı sarf ettim.
Ben size on adım yaklaştım. Siz bana bir adım bile gelmediniz.
Çok şey yaşandı.
Hiçbiri kolay unutulmuyor Rüçhan Hanım.
Ben buraya sana yalvarmaya gelmedim Türkan Hanım.
Belli ki başın dertte.
Ve bu üstelik yine ailemize sirayet edecek bir dert.
Ben bunun önlemini almak için buraya geldim.
Somer'in seninle yeni bir kriz yaşamasını ya da...
...Ferit'le karşı karşıya gelmesini istemezsin.
Değil mi?
Bunları düşün.
Benim kapım...
...her şeye rağmen...
...sana açık.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
-Efendim Selçuk? -(Selçuk ses) Abi.
Nihat şimdi acenteden çıktı. Elinde uçak biletleri var.
Ne diyorsun ya? Kaç kişilik?
Birden fazla.
Mine'yi buldu kesin. Götürecek onları.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Mine!
Mine!
-Somer? -Hazırlan, gidiyoruz.
-Emziriyordum. Ne oldu? -Mine, hazırlan. Gitmemiz lazım!
Çabuk!
(Gerilim müziği)
Sen kimin çocuğunu kaçırıyorsun lan?
(Gerilim müziği)
Bebeğim benim.
(Bağırıyor)
(Gerilim müziği)
(Kapı çaldı)
Rüçhan Hanım.
Merhaba Dönüşcüğüm.
Kim o Dönüş?
Anneciğin nasıl bugün?
Aynı.
Merhaba Nezahat Hanım.
(Taklit ediyor) Merhaba Nezahat Hanım.
Ne bu? Su yolu yaptı burayı.
Hişt! Dönüş.
Gelsene iki dakika.
-Niye? -Gel, gel. Hadi.
Tamam, dur. Hala, ben ekmek almaya gideceğim.
Kızım, ekmek var evde.
Az kalmış, alayım işte.
İyi, tamam. Geç kalma.
(Müzik)
Ne oldu?
-Olmadı ev. Tutamadık. -Ay, süper! Çok sevindim.
Pardon, öyle demek istemedim.
Benim açık sözlü çalı kuşum.
Boş ver. Ben de sevindim zaten.
(Müzik)
Serdar.
Acaba diyorum, sen babanla bir kez daha konuşsan...
...Fatih amcanın çocuğu kim, sorsan.
Bilmiyormuş dedim ya Dönüş.
Tamam. Tekrar sorsan ne olacak ki sanki?
Dönüşcüğüm, o zaman da sordum, ısrar ettim, bilmiyorum dedi.
Bilse söyler.
Tekrar konuşmanın bir manası yok. Kızar zaten neyin peşindesin diye.
Çocuk Derya mı acaba?
Ne?
Ne alakası var ya? Allah Allah!
Nereden çıkarıyorsun böyle saçma sapan şeyleri Dönüş?
Tamam, ne bağırıyorsun Serdar?
Ne bağıracağım ya? Bağırmıyorum ben.
Bak, hâlâ bağırıyorsun bana.
(Müzik)
Sakın kimseye söyleme bak. Serdar'a bile.
Küstün mü?
Küsmedim de bana bağırmana gerek yoktu.
Olaylar biraz karışık ya. Belki ondan tepki verdim.
-Gittikçe de tuhaflaşıyor. -Evet.
Seninle de bir alakası yok. O yüzden artık unut gitsin bu konuyu. Tamam mı?
Peki.
Güzel.
(Müzik)
Ben evden ekmek alacağım diye çıktım.
-Fırına gideceğim. -Ben de geliyorum.
(Müzik)
Ah Nesrin Hanım, ah...
Yani anlayacağın...
...bir de oğlu çıktı başımıza.
Bütün gençliğim boyunca aldatıldım.
Daha onun acısı bile yüreğimde kanarken...
...üstüne çocuk peydahladığını öğrendim.
İnsan hazmedemiyor.
(İç çekti)
Tabii.
Sen...
...bir kadının evliliği boyunca hiç sevilmemesi nasıl bir duygudur...
...onu bilemezsin.
Hoş, benim çocukluğum da gençliğim de...
...yara bere dolu.
Beni okutmadılar Nesrin Hanım.
Abilerime tanıdıkları şansı bana vermediler.
Ben onlardan daha zekiydim.
Her şeyi onlardan daha çabuk öğrenirdim.
Ama ne oldu?
Öyle bir gün geldi ki...
...hak yerini buldu.
Ailemden kalanlar...
...Özer'in babasının bıraktıkları derken...
...benim de zekâm birleşince, işte bak...
...şu Körfez'in en güçlü insanı ben oldum.
Evet, senin gibi okuyup öğretmen olamadım Nesrin Hanım.
Ama benim gücüm de parama yetti.
O günden beri yüzlerce genç kızı okuttum.
(İç çekti)
Ama işte hayat da sürprizlerle dolu.
O Mine var ya...
...işte o da benim burslu okuttuğum kızlardan biri.
Bak, zamanla kendi mayınlarımı kendi ellerimle döşemişim çevreme.
(Müzik)
(İç çekti)
Neyse.
Ben kalkayım Nesrin Hanım.
Uğrarım yine.
(Müzik)
Yakında birinin doğumu var herhâlde.
Kimin için bunlar Nesrin Hanım?
Bebek bekliyoruz ya. Onun için.
(Gerilim müziği)
(Kapı kapandı)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
İyi misin abi?
İyiyim, iyiyim.
Hazırladın mı?
Temizlettim hızlıca.
(Duygusal müzik)
Bir süre burada idare edersin.
(Duygusal müzik)
Kiraz, bak.
Burası benim baba evim.
Ben burada büyüdüm.
Artık senin de baba evin olacak.
(Müzik)
Altını değiştireyim ben.
Rezil oldu çocuk da.
(Müzik)
Abi, iş değil seninki.
(Selçuk) Adamın karısını kaçırdın resmen.
Ne adamı ya? Şerefsizin teki çocuğumu kaçırmaya çalıştı.
Mine umurumda değil.
(Somer) Sırf onun için yaptım bunu.
Kiraz için bir süre böyle idare edecekler.
Mahkeme bitsin, kızımı alayım...
...Mine'yle o şerefsiz hangi cehennemin dibine gidiyorlarsa gitsinler.
Kılımı kıpırdatmam.
(Müzik)
Mustafa.
Buraya böyle kafana estikçe girip çıkamazsın.
-Niye? -Ne demek niye oğlum?
Burası bir iş yeri. Ben de patronuyum.
Benim çalışanlara karşı bir otoritem var. Buranın kuralları var.
Böyle davranamazsın.
Bak.
Tamam, sana elimden geleni yapacağımı söyledim. Öyle değil mi?
Sadece biraz zamana ihtiyacım var oğlum.
Yani ne yapacağımıza bir karar verelim. Oturur, konuşuruz.
Sadece biraz zaman.
Benim vaktim bol. Ben buralardayım hep.
(Gerilim müziği)
Yalnız olduğunu sanıyordum.
(Gerilim müziği)
Misafirin kim?
Mustafa.
Asker arkadaşımın oğlu.
Siz de Rüçhan teyze olmalısınız.
Annem çok bahsederdi sizden.
Öyle mi?
Kim anneniz?
Rüçhan, Mustafa'nın Ayvalık'ta bir işi varmış.
Bize danışmaya gelmiş.
Yani henüz bir işim yok ama...
...inşallah olacak.
Babam, Özer Bey'e rica etti.
O da kırmadı, sağ olsun.
Branşınız nedir?
Ben, makine teknikeriyim.
O zaman artık hayırlı olsun diyelim, değil mi?
Evet.
(Özer) Evet, elbette.
Hayırlı olsun.
O zaman ben daha çok meşgul etmeyeyim isterseniz sizi.
Bir de şey... Bizim şu evraklar var ya? Ben onları ne yapayım?
Personel şefine falan mı bırakayım?
Hayır, hayır. Sen sekretere bırak, ben hallederim.
Saygılar.
Hürmetler.
Hayırdır Rüçhan? Bugün dışarıda işlerim var demiştin.
Evet.
Evet.
Nesrin Hanım'ı ziyaret ettim.
Öyle mi? Nasıl durumu? İyi mi?
İyi mi bilmiyorum.
Nesrin Hanım, bize bir oyun oynuyor olabilir mi?
Yok canım, saçmalama.
O kadar hekim buldum. Bir tanesine bile muayene olmadı o kadın.
Rüçhan, o kadar üzdün ki o insanları...
...senin yardımını niye kabul etsinler?
Bu öyle gurur meselesi değil Özer.
Bence bu işin altında başka bir şey var.
Bence hiçbir şey yok.
Sadece senin kuruntun.
Benim kuruntum, öyle mi?
Bugün uğradığımda doğum çantası hazırlıyordu.
Mine'nin bebeğinden haberi var ama.
Ne?
Hadi canım. Nasıl olur?
Bu imkânsız.
Kafası gitmeden önce Mine'nin hamile olduğunu biliyordu.
Neyi imkânsız Özer?
Canım, Mine'nin hamile olduğunu bildiğini ben de biliyorum.
Ama Mine'nin doğum yaptığını nereden biliyor bu kadın?
Mine doğum mu yaptı?
(Gerilim müziği)
Somer.
Somer, ne oldu sana? Ne oldu, bu hâlin ne?
Yok bir şey.
Somer, nasıl yok bir şey? Kim yaptı sana bunu? Söyler misin?
Yahu mühim bir şey değil. Selçuk'la şakalaşırken oldu.
Somer, böyle şaka mı olur? Şu hâline bakar mısın?
Türkan, tamam iyiyim. Bırak.
Üstümü değiştirip şirkete gitmem lazım.
Onunla mı kavga ettin yine?
Kiminle?
Ferit'le.
Anmayacaksın o herifin adını!
Senden o herifin adını duymayacağım!
Senin sesinden, dilinden o herifin adını duymaya tahammülüm yok!
Anladın mı?
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
(Martı sesleri)
Yeter mi?
Yetmezse tamamlarsın.
Dur! Nereye Allah aşkına?
Ben de geleyim, bir evi göreyim. Değil mi?
Güvenli mi değil mi?
Yani kızımı sahipsiz bırakacak değilim ben.
-Gerçekten mi? -(Fatih) Tabii.
O kadar düşünüyorsun yani beni?
Tabii düşünüyorum Derya. Sen benim kızımsın.
Ben de senin babanım yani.
Hiçbir yere gelmiyorsun. Zaten ben de birkaç güne gidiyorum.
Beni rahat bırak!
(Gerilim müziği)
Yalnız ben büyük söğüşleniyorum.
Aynı ben.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Somer) Ne oldu?
(Duygusal müzik)
Tamam Mine, söyledim ya sana orada güvendesin.
Niye bu kadar endişeleniyorsun ki?
Başka bir şey lazım mı marketten?
Tamam, alıp geliyorum hemen.
Acaba Ferit'le mi kavga etti?
Adamın adını duyunca bu kadar sinirlendi...
...bir de peşinizde olduğunu bir duysa vallahi öldürür onu.
Sus, sus! Zaten mahkemelikler.
Vallahi öldürür. Sonra biri mezara, öbürü de hapse Allah korusun.
Ayla, o nasıl söz?
Ya, of!
Türkan Hanım, siz şu Rüçhan Hanım'ın teklifini kabul etseniz.
Eve geri dönün, burada hiç emniyetiniz yok.
Babamın evine dönerim daha iyi.
Öyle demeyin.
Bu adamlar onların da başına bela olur.
Sonra ne yaparlar? Zaten bir sürü bela var başlarında.
Hem Rüçhan Hanım'ın evi kale gibi.
Kimse orada size ilişemez.
Güvenlik canlarını okur vallahi.
(Duygusal müzik)
Süt, bez, Kiraz'la senin için birkaç tane üst baş aldım.
Başka bir şey lazım değil, değil mi?
Mine, beni öyle her aklına estiğinde aramamanı söylemiştim.
Bir şey olursa Selçuk getirir sana.
Somer, benim yardıma ihtiyacım var.
Tek başıma yapamıyorum, çok zorlanıyorum gerçekten.
-İyi bir bakıcı bulana kadar idare et. -Bakıcı mı?
Bakıcıya mı emanet edeceğim çocuğumuzu?
Somer, sen destek olsan biraz.
O dediğin normal ailelerde oluyor Mine.
Ben senin eşin değilim. Arkadaşın, dostun da değilim.
Hiçbir şeyinim ben senin.
Ben sadece kızımın babasıyım.
O kadar.
(Kapı vuruldu)
Odaya geçin.
Hişt, tamam. (Kapı açıldı)
(Rüçhan) Somer, bizim niye bu doğumdan haberimiz yok?
Niye söylemedin oğlum?
(Özer) Rüçhan, aniden sancılanmış.
Anlattım ya. Neyi sorguluyorsun hâlâ?
(Somer) Öyle, vakit olmadı anne.
Rüçhan Hanım.
(Duygusal müzik)
Ver bakayım.
(Duygusal müzik)
Ver!
(Duygusal müzik)
Hadi bakalım, tamam.
(Duygusal müzik)
Ne yapıyorsunuz?
Eksiği fazlası var mı, sağlığı yerinde mi onu kontrol ediyorum.
(Gerilim müziği)
Anne tamam, yeter! Canını yakacaksın çocuğun.
Oğlum, ben ne yaptığımı biliyorum. Sakin.
-Başını. -Evet, sakin.
Adını ne koydunuz?
Kiraz.
(Gerilim müziği)
Adıyla büyüsün.
(Duygusal müzik)
Teşekkürler.
(Duygusal müzik)
Ya oğlum...
...baba olunca anladın değil mi evlat ne demekmiş?
Senin yokluğunda benim ne gecem ne de gündüzüm belli.
Bundan sonra artık senin kalbin de...
...sadece evladın için atacak.
Bu dünyada en çok onun için endişeleneceksin.
(Duygusal müzik)
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
Hoş geldin.
(Duygusal müzik)
Özür dilerim.
Kırdım bugün seni. Öyle bağırmamalıydım.
Sorun değil.
(Duygusal müzik)
Somer...
...ben seninle bir şey konuşmak istiyorum.
(Duygusal müzik)
Ben bu evde çok sıkılıyorum.
Hayatım biliyorum, farkındayım.
Ama sen de her gün kendini eve kapatıp duruyorsun.
Aldırayım seni istediğin zaman diyorum, olmaz diyorsun.
Ne bileyim, arkadaşlarınla falan görüşebilirsin.
Somer, benim öyle arkadaşlarım yok biliyorsun.
Ben kendimi bildim bileli...
...benim en yakın arkadaşım...
...sırdaşım...
...dostum...
...hep annemdi.
Tamam.
Peki.
Ne istiyorsun o zaman?
(Duygusal müzik)
Annen de benim gibi yalnız.
Yani ben diyorum ki...
...yeniden Rüçhan annenin evine mi taşınsak?
Annemin yanına?
-Şaka mı bu? -Yo.
Ben gayet ciddiyim.
Hem biliyorum senin de aklın kalıyor.
Annenle sen birbirinize düşkünsünüz.
Türkan, annemin sana yaptıklarından sonra?
Bana, bize yaptıklarından sonra?
Sen yine de mutsuz olacağın bir yerde mi yaşamak istiyorsun?
Mutsuz olmayacağım ki.
Aksine daha iyi olacağım.
Türkan, sen ne dediğinin farkında mısın?
Evet, farkındayım.
Somer, bak ben...
...ben affettim.
Ben anneni affettim, affetmeyi seçtim.
Sen de yap bunu.
Her şeyi geride bırakalım.
Kocaman bir aile olalım.
Hem sen de üzülüyorsun, biliyorum. O senin annen.
Sen onun bir tanecik evladısın.
Yarın bir gün ona bir şey olsa, başına bir şey gelse...
...çok büyük bir vicdan azabı duyarsın.
O yükü ben şu an omuzlarımda taşıyorum.
Annenin hastalığından sen sorumlu değilsin.
Kendini suçlamayı bırak artık, lütfen.
Somer, insan yine de kırdığı, üzdüğü günleri düşünüyor.
İnan elimde değil.
O yüzden bitsin bu kırgınlıklar, küslükler.
Gel, biz bir adım atalım.
Sonra gerisi gelir zaten.
Hem annenin de isteği bu değil mi?
Boşuna mı sürekli yemek gönderiyor?
O da çok mutlu olur.
Gel, biz yeniden başlayalım Somer.
-Hafta sonu beraber... -Biz bunu bir düşünelim Türkan.
Olur mu?
Olur.
(Duygusal müzik)
(Dönüş dış ses) Annem, geçmişe dönüp...
...bugünü unutmayı seçtiğinde hepimiz kendi dünyamızda...
...kendi kabuğumuza çekildik.
Bu hastalık değildi bence.
Annem bir şeyden kaçıyor...
...ya da bir şeye yetişmeye çalışıyordu sanki.
Biz de onun peşinde, bize dönmesini bekliyorduk.
En çok ben.
Aslında annem sustu...
...ve hepimiz çok yalnız kaldık, çok.
(Duygusal müzik)
(Dönüş dış ses) Annemi uyandıramadığım o gün...
...içime düşen ateş, onun hasta ve sessiz yattığı o günlerde...
...daha da yükselmişti.
Neyi unutmak istiyordu?
Ne olmuştu?
Bizi bu kadar seven annem, neden bir yabancı gibi bakıyordu?
Düzelir diyordu eş dost üzüntüyle.
Düzelebilir diyordu doktorlar yarı umutlu.
Beni unutma annem diye fısıldıyordum o, gözleri kapalı yatarken.
Annem, ne olur beni unutma.
Sakın unutma beni.
(Kapı zili çaldı)
Kim bu saatte?
(Duygusal müzik)
Somer.
Somer, Türkan. Hoş geldiniz.
-Hoş bulduk. -İyi akşamlar baba.
(Duygusal müzik)
Yemeği kaçırmadık umarım?
Yo, kaçırmadınız.
Çok şanslısınız.
Hoş geldin Türkan.
Hoş buldum.
Ayla, valizlere yardım et.
-Geçin. -Hadi, hadi gelin.
Hadi.
(Duygusal müzik)
Hemen çalışma odasına gel.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu) Gel.
(Gerilim müziği)
-(Rüçhan) Ver bunu adamlara. -(Tayfun) Peki efendim.
İyi iş çıkardılar, hak ettiler.
(Gerilim müziği)
-Sofra enfes görünüyor, değil mi? -Sağ ol.
Ne iyi ettiniz de geldiniz.
Bu kararınıza çok sevindim.
Ayla, Rüçhan Hanım gelmiyor mu?
Geldim Özerciğim, geldim.
Böyle güzel bir sofrayı kaçırır mıyım?
(Duygusal müzik)
Ayla, servise başlayabilirsin.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
Ne çabuk yerleşmiş her şey.
Annem işte, biliyorsun.
Bu kadar hızlı olmasına şaşırdım sadece.
Onun da isteği buydu, ondan.
Somer...
...her şey çok güzel olacak, eminim.
Yepyeni bir başlangıç yapacağız.
Önümüzde çok güzel günler var.
Ben inanıyorum.
Ben senin o güzel yüreğini o kadar çok seviyorum ki.
Affedicisin.
Her ne olursa olsun...
...iyiliğinden, içtenliğinden hiçbir zaman vazgeçmiyorsun.
Seni çok seviyorum.
Ben de seni çok seviyorum.
Böyle başımı göğsüne yaslayayım, gözlerimi huzurla kapayayım.
Bu anı dünyalara değişmem.
Tek korkum bu anları kaybetmek.
Ben her zaman yanında olacağım aşkım, korkma.
Somer, gerçekten kim yaptı bunu sana, söyler misin artık?
Söylemiştim ya, Selçuk'la şakalaşırken oldu.
Somer, bu şakaya benzemiyor.
(Duygusal müzik)
Her ne olursa olsun seni çok seviyorum.
Bunu hiçbir zaman unutma.
Ve sana her zaman söylüyorum ama yine söyleyeceğim.
Benim sensiz bir hayatı düşünmeye bile tahammülüm yok. Bunu bil.
Biliyorum sevgilim.
Türkan...
...aramızda asla yalana...
...sırlara yer vermeyeceğiz.
Benim senden önce nasıl bir hayatım vardı...
...neydi, nasıl ilişkilerim vardı...
...bunları sana hiçbir zaman anlatmadım.
Ama artık bilmen gerekiyor.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Bir saniye. (Telefon ısrarla çalıyor)
-Alo? -(Mine ses) Nihat yapma!
Yapma Nihat, yalvarırım Nihat! Nihat!
(Kapı açıldı)
Somer? (Kapı kapandı)
Alo? Alo?
(Mine) Nihat, Nihat, Nihat, yalvarırım!
Nihat, yalvarırım yapma!
Nihat, bırak kızımı! Ah!
(Mine ağlıyor)
Nihat!
Öldüreceğim seni Nihat, öldüreceğim!
Nihat, Nihat, yalvarırım! Nihat, yalvarırım!
Yalvarırım alma çocuğumu!
Nihat, yalvarırım! Onun bana çok ihtiyacı var!
O daha çok küçük, yalvarırım!
Artık çok geç!
Nihat, Nihat, Nihat!
(Mine ağlıyor)
(Mine) Nihat!
(Gerilim müziği)
Kiraz, Kiraz, Kiraz!
Kiraz, Kiraz!
Kiraz, Kiraz, Kiraz!
Kiraz!
Kiraz, anneciğim! Nihat, Nihat!
Kiraz, Kiraz, Kiraz!
Kiraz, anneciğim, Kiraz!
(Mine ağlıyor)
Kiraz, Kiraz!
Somer, Somer! Kiraz'ı kaçırdı!
-(Mine) Çabuk! -Atla!
(Gerilim müziği)
(Korna çalıyor)
(Korna çalıyor)
Nihat! Nihat, durdur arabayı!
-(Mine) Kiraz! -Arabayı çek!
Kiraz! Nihat, yalvarırım durdur Nihat!
(Gerilim müziği)
-Kiraz! -Nihat!
Kiraz, buradayım anneciğim!
Anneciğim buradayım ben anneciğim! Ağlama anneciğim!
(Gerilim müziği)
-Çek arabayı! -Hadi lan!
Nihat, yalvarırım yapma Nihat!
Nihat, yalvarırım Nihat!
(Somer) Durdur lan arabayı!
(Gerilim müziği)
Nihat, Nihat, Nihat! Somer, Somer!
(Mine) Nihat!
(Korna çalıyor)
(Gerilim müziği)
Kiraz, Kiraz, Kiraz!
-(Mine) Kiraz, Kiraz, Kiraz! -Gel lan buraya!
Gel lan buraya! Ne yapıyorsun lan sen?
(Somer) Ne yapıyorsun sen?
Kiraz, Kiraz!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Alo, Nihat...
...sen haklıydın.
Beni bu hayatta bir tek sen sevdin.
Gel, al bizi.
Gidelim buralardan.
Tamam, adresi veriyorum.
Sonunda geç de olsa beni anladın.
Neyse, artık gidiyoruz.
Hazırlanın da çıkalım.
(Gerilim müziği)
Ne yapıyorsun sen?
Derdin ne senin?
Nihat! Nihat, yapma!
Yapma Nihat, yalvarırım Nihat!
Nihat, Nihat yapma!
Yapma, yapma! Ah!
Şeytan! Demek benimle oyun oynuyorsun, öyle mi?
(Gerilim müziği)
Nihat!
Kiraz, Kiraz! Bırak çocuğumu!
-Çekil! -Nihat, bırak!
-Bırak beni! -Nihat, lütfen!
-Çekil! -Nihat, yalvarırım bırak! Bırak!
Çek elini, çek! (Geçiş sesi)
(Mine dış ses) Nihat, bırak!
(Gerilim müziği)
Z!
Bitti Z.
Bakayım.
Aferin sana Mesut, çok güzel yazmışsın.
Uykun geldi tabii. Saat de geç oldu.
-Hadi, yatmaya götüreyim seni. -Tamam.
Babacığım, yatmayacak mısın? Yatağını hazırladım.
Kızım, Derya gelmeden yatamam ben.
(Kapı açıldı)
(Duygusal müzik)
(Nesrin) Sadık.
Anne.
Nesrin teyze.
(Duygusal müzik)
Nesrin'im.
Şükürler olsun.
(Duygusal müzik)
Sadık...
...bebeğe yetişmemiz lazım, hadi.
(Duygusal müzik)
(Kapı zili çaldı)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Feride Tezcan...
...Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Çevirmeni: Berrak Fırat
Editörler: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.