Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Jenerik)
(Polis siren sesi)
(Polis siren sesi)
(Müzik)
(Müzik)
Pardon!
(Erkek) Dur! Giremezsin!
Benim evim burası. Bırakır mısınız lütfen?
Geçmiş olsun kızım ama içeri girmeseniz daha iyi olur.
Niye girmesem daha iyi olur? Ne oluyor?
Kardeşlerim içeride. Bırakın ne olur!
Ne olur bırakın geçeyim, ne olur! (Müzik - Duygusal)
Sumru!
Sumru! Sumru!
Sumru.
Sumru!
Sumru, ablacığım...
Ablacığım iyi misin? Aç gözünü, bir şey söyle, Sumru.
(Kadın) Sumru!
(Kadın) Sumru!
Ne oluyor? Lütfen bir şey söyleyin.
(Ambulans siren sesi)
Baba...
Baba! Baba ne oluyor?
Çocuklar sana emanet kızım. Onlara iyi bak.
Baba ne diyorsun?
Babamı nereye götürüyorsunuz? Bırakın!
Baba!
Baba!
(Erkek dış ses) Dede Korkut'un Deli Dumrul hikâyesinde...
...Azrail Deli Dumrul'un canını almaya gelince...
Baba.
...Deli Dumrul, ona canını bağışlaması için yalvarır.
(Erkek dış ses) Azrail; eğer kendi canı yerine...
...bir başka canı ona teslim ederse...
...Deli Dumrul'un yaşayabileceğini söyler.
(Erkek dış ses) Deli Dumrul hemen anasının, babasının yanına koşar.
(Erkek dış ses) Ama ikisi de oğullarının yerine canlarını vermeye razı olmazlar.
Baba...
(Erkek dış ses) Deli Dumrul karısına gidip durumu anlatır.
(Erkek dış ses) "Ben öldükten sonra çocuklarımıza iyi bak." der.
(Erkek dış ses) Karısı da; "Sensiz bu hayatın hiçbir önemi yok."...
..."Canım senin canına kurban olsun." der.
(Erkek dış ses) Azrail'e teslim olmaya razı olur.
Ayten'i çıkartıyorlar Perihan.
(Perihan) Ay yazık. Kıyamam ya!
Annem mi?
Annem mi?
Annem mi o?
Annem mi? Annem mi o?
(Bağırma sesi)
Anne! Annem mi o?
(Kadın) Olmaz! Anne!
(Ağlama sesi)
Anne!
(Müzik - Duygusal)
(Erkek dış ses) Ben karımdan...
...kızlarım için iyi bir anne olmasından başka bir şey istemedim.
(Erkek dış ses) Hele benim için ölmesini.
(Erkek dış ses) Asla.
(Erkek dış ses) Ama bunun yerine, onun canını ben aldım.
Yaşar, onunla işin bittiyse diğerine geç.
Kahveye geç kaldım be patron.
O zaman yarın bir saat fazla çalışırsın, haberin olsun.
Tamam.
(Yaşar dış ses) "Baba, çınar ağacı gibidir."
(Yaşar dış ses) "Meyvesi olmasa bile gölgesi yeter." demişler.
(Yaşar dış ses) Adım Yaşar, Yaşar Yılmaz.
(Yaşar dış ses) Babayım.
(Yaşar dış ses) En büyüğü evli, beş kızın babası.
(Müzik - Duygusal)
(Yaşar dış ses) En büyük kızım Selva.
(Yaşar dış ses) Aynı zamanda en büyük pişmanlığım.
(Yaşar dış ses) On sekiz yaşında evleneceğim diye tutturup okulu bıraktı.
(Yaşar dış ses) Şimdi mutsuz bir hayatı var.
(Yaşar dış ses) "Hayır." deyip karşısında durmadığım için...
...kendimi hiçbir zaman affetmeyeceğim.
(Yaşar dış ses) İki numara, Kumru.
(Yaşar dış ses) Aramızda kalsın, en sevdiğim kızım.
(Yaşar dış ses) Geleceğe dair en büyük umudum.
(Yaşar dış ses) Bu sene doktor çıkacak.
(Yaşar dış ses) Kendini kurtardığı gibi kardeşlerini de kurtaracak inşallah.
(Yaşar dış ses) Ortanca kızlarım Sumru ve Suna.
(Yaşar dış ses) Sumru, güzelliğini annesinden almış.
(Yaşar dış ses) Ne yazık, kötü huylarını da.
(Yaşar dış ses) Annesinin isteklerine yetemediğim gibi...
...ona da yetemedim bir türlü.
(Yaşar dış ses) Suna, kitap kurdum.
(Yaşar dış ses) Hırgürün ortasında geçti çocukluğu.
(Yaşar dış ses) Bu yüzden öfkeli.
(Yaşar dış ses) İsyan etse de ben biliyorum...
...her şeyin üstesinden gelebilecek kadar güçlü bir kız.
(Yaşar dış ses) Allah'tan ablası Kumru'nun yolundan gidiyor.
(Yaşar dış ses) Ve en küçüğüm Hüma.
(Yaşar dış ses) Ona duyduğum sevgiyi nasıl anlatabilirim ki size?
(Yaşar dış ses) Düşe kalka yaşadığım bu zor hayatın içinde...
...bütün saflığı, masumluğu ve narinliğiyle...
...açmış bir çiçek gibi o benim için.
(Yaşar dış ses) Kızlarımın hepsine bir kuş ismi verdim.
(Yaşar dış ses) Neden biliyor musunuz?
(Yaşar dış ses) Özgür olsunlar diye.
(Yaşar dış ses) Çünkü ben hayatın içinde hep tutsak oldum.
(Yaşar dış ses) Önce babamın...
...sonra parasızlığımın.
(Yaşar dış ses) En çok da korkaklığımın tutsağı.
(Müzik - Duygusal)
Zübeyir, nerede kaldı bizim çaylar?
Tamam, geliyor.
Of! Yaşar hıyarı, nerede kaldın yine ya?
Hah. (...) an çomağı hazırla.
Neredesin be Yaşar?
Kusura bakma Zübeyir, yıkamada işim uzadı da biraz.
Hay ben o yıkamanın... Neyse, geç başla hadi, geç.
(Yaşar dış ses) İşte şimdi...
...kızlarıma ve gözü doymaz karım Ayten'e bakabilmek için...
...iki işte birden çalışmak zorundayım.
(Yaşar dış ses) Hiç şikâyetçi değilim.
(Yaşar dış ses) Güçlü olmasam da sağlam gözükmeli...
...hiçbir zaman yıkılmamalıyım.
(Müzik - Duygusal)
(Yaşar dış ses) Çünkü ben artık karım için değil...
...kızlarım için yaşıyorum.
(Yaşar dış ses) Size anlatacağım hikâye de benim değil...
...kızlarımın hikâyesi.
(Müzik - Duygusal)
İyice doyurma karnını.
Kumru ablam muz getirirse sana da vereceğim.
Pişt.
Kumru abla.
(Kumru) Kuzum...
(Öpücük sesi)
Aldın mı? Muz mu aldın bana?
Sen istersin de ben sana hiç almaz mıyım?
Ama bak...
...bir daha öyle babama muzdu, çilekti tutturmak yok, tamam mı?
Ben sana param olunca alırım.
Bunu da saklayayım, sonra yerim.
Kimse görmesin. Sumru ablam yer sonra.
Kuzum benim, sakla, tamam fıstığım.
(Müzik - Duygusal)
(Kumru) Anne, ben geldim, neredesin?
(Ayten) Gir be, gir!
Kolay gelsin, yardım edeyim mi?
(Ayten) Ay, istemez.
Sen git dersini çalış.
İnat ettin doktor olacağım diye, altı senedir okuyorsun!
Öğretmen olsaydın çoktan çalışıp eve para getiriyordun.
Millet adaklar adıyor çocuğum doktor olsun diye, sen beğenmiyorsun.
Onların tuzu kuru tabii.
Ay şu hâlime bak! Belim koptu.
(Ayten) Bu devirde soba mı kaldı Allah aşkına?
Bir an önce okulunu bitir de kurtar beni.
Baban olacak adamdan hayır yok!
Adam öyle elinden geleni yapmaya çalışıyor.
O zaman elinden gelenin fazlasını yapsın!
Nerede kaldın be oğlum? Al, tamam hadi.
Daha hava kararmadan kahve boşaldı anasını satayım.
Millet iki çayın hesabını yapıyor.
(Poşet sesi)
-Zübeyir... -Hı?
Biliyorsun, benim kızlar okuyor.
İki işte birden çalışıyorum ama yetiştiremiyorum.
(Yaşar) Borçlar gırtlağa dayandı.
Ayten de evde şu eksik, bu eksik deyip başımın etini yiyor.
Ee, yani?
Yani...
...bana biraz zam yapabilir misin?
Vallahi olsa dükkân senin Yaşarcığım.
(Zübeyir) Bak, sen de Ayten de yabancımız değilsin yani.
Ama benim durumum da ortada, biliyorsun.
Hacer'in triko işi olmasa bu kahvenin getirdiğiyle acımızdan ölürdük.
Ha diyorsan ki iki iş yetmiyor, üçüncü bir iş bul, çalış.
Ağzımı açarsam namerdim.
Zübeyir sen de biliyorsun...
...iki işi zor idare ediyorum. Üçüncüsünü nasıl yapayım?
E ben de şartlarımı zorlayıp sana iş verdim be Yaşar.
Yoksa şuncacık kahvede sana ne gerek var?
Aha görüyorsun zaten, sinek avlıyoruz.
Neyse, ben kovuldum.
(Zübeyir) Sen kapatırsın dükkânı.
Ha, köfteyi de çocuklara götür. Afiyetle yesinler.
(Müzik - Duygusal)
(Suna) Alamazsın! Ben ne zamandan beri bekliyorum!
(Sumru) Öyle mi? Bal gibi de alırım. İzle de gör bakalım.
(Gülme sesi)
Ya Kumru abla ya, şuna bir şey de!
Parayı Kumru ablam vermeyecek canım! Ben annemden alırım.
Sana daha geçen yıl ayakkabı alındı ama.
Eskidi işte kızım ya! Allah Allah!
Bir yıldır aynı ayakkabıyı giyiyorum ben.
Erkeklere güzel görüneceğim diye topuklu ayakkabı alacağına...
...sağlam bir şey alsaydın eskimemiş olurdu.
Ay kıskanç şey!
Sen de kitap yerine üstüne başına adamakıllı şeyler alsaydın...
...belki bir sevgili bulurdun da yakamdan düşerdin.
Gerçi bu hâlinle çok zor ama neyse.
(Suna) Allah korusun!
Ben senin gibi erkek delisi değilim tamam mı?
Asıl sen zengin birini bulsan da ailece kurtulsak senden.
Hatta bak ne diyeceğim ya; sen evden kaçsana.
Susun artık! Babam gelecek şimdi. Olay çıkmasın.
Bırak yesinler birbirlerini.
Yaşar Efendi de her gün neyle uğraştığımı görür...
...iki kuruş fazla kazanır da rahat ederiz.
Adam zaten iki kuruş daha fazla para kazanabilmek için...
...ikinci işte çalışıyor anne.
Azıcık insaf!
Aman! Toz kondurma kıymetli babana.
Azıcık da beni düşünsen ölürsün.
Topla şunları!
Ver anneciğim, ben tutarım.
Sen de git, mutfaktakileri getir.
Ver ablacığım.
Annem benim; sen merak etme, ben seni kurtaracağım bu hayattan.
Vallahi bak, söz.
Ayakkabı parasını vereceksin, değil mi?
Askıntı olma kızım anneme.
Sus!
Ya kitap parası verecek annem bana ya.
Yalakalıkla kandıramazsın. Değil mi anne?
Ay ikinize de verecek beş kuruşum yok!
(Ayten) Babanızdan isteyin.
Verebileceğini pek sanmıyorum ama...
(Kapı zili sesi)
Babam geldi, babam geldi.
Sakın adama bir şey söyleyeyim demeyin!
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Benim güzeller güzeli fındık kurdum.
(Hüma) Ben kurt değilim.
İyi o zaman. Gel bakalım buraya.
Elma şekerim.
Ver bakalım babaya bir yanak.
(Öpücük sesi)
Ee, ne yaptın bakalım, anlat.
Sumru ablamla Suna ablam yine kavga etti.
Kumru ablam ders çalıştı. Ben de onunla birlikte ders çalıştım.
Annem soba kuruyordu. Yardım etmek istedim ama o bana kızdı.
Soba kurmak çocuklara göre bir iş değil.
Başına bir şey gelmesin diye kızmıştır annen.
Sen oku, çalış, Kumru ablan gibi başarılı ol.
Tamam mı?
Hadi bakalım.
(Müzik - Duygusal)
-Hoş geldin baba. -Hoş bulduk kızım.
-Hoş geldin baba. -Hoş bulduk.
-Baba hoş geldin. -Hoş bulduk.
-Size biraz köfte getirdim. -(Hüma) Yaşasın!
Sağ ol.
(Müzik - Duygusal)
Köfte getirmiş!
Adam başına bir tane düşmez be!
Getire getire bunu mu getirdin?
Ben almadım.
(Yaşar) Zübeyir kendine yemek için almıştı.
Yemeyince "Eve götür, çocuklar yer." dedi.
Zübeyir de olmasa zaten aç kalacağız.
Haline acıdı da iş verdi sana.
Ayten ne olur, başlama yine.
Bir gecemiz de kavgasız, gürültüsüz geçsin, ha?
(Yaşar) Bak elimden geleni yapıyorum, görüyorsun.
Üç tane çocuk okutuyorum. İki işte birden çalışıyorum.
Kolay mı bu devirde?
Allah Allah!
Pek de sen okutuyorsun sayılmaz ama...
(Ayten) Kızlarım akıllı da burs murs aldılar.
Sana kalsa hepsi konfeksiyonda çalışıyordu şimdi.
Anneciğim tamam, uzatma ne olur.
(Kumru) Okulu bitirmeme bir şey kalmadı.
Doktor olunca kazandığım parayla gül gibi geçinir gideriz.
Yok kızım yok, annen o zaman da söyleyecek bir şeyler bulur.
Onun derdi benimle. Sizinle değil.
Bir ona yaranamadım ben.
Ha, suç bende yani şimdi.
Ben durduk yere dırdır ediyorum öyle mi?
Sen adamlık ettin de benim karılığım yetmiyor şimdi, öyle mi?
Tüh sana be!
Ayten yeter! Allah aşkına bağırıp çağırma!
(Yaşar) Her gece konu komşuya rezil oluyoruz.
Sokağa çıktığımda kimsenin suratına bakacak hâlim kalmadı.
-Anne lütfen. -Ya ne annesi be? Ne annesi?
Kardeşlerin para diye birbirini yiyor.
Üç kuruşa muhtacız.
Baba dediğin; çocuklarını, karısını kimseye muhtaç etmez be!
(Ayten) Ama nerede?
İskele babası!
Yeter ulan!
-Suna! -(Yaşar) Yeter!
Gece gece beni delirtme kızların yanında!
Elimden bir kaza çıkacak!
Ne yapacaksın ha, ne yapacaksın? Öldürecek misin?
(Ayten) Öldür ulan, öldür!
Adamsan gebertirsin de ben de kurtulurum bu hayattan.
Geber pislik! Geber!
-Allah belanı versin! -Allah senin belanı versin be!
Bıktım usandım senden, işe yaramaz herif!
Yeter, Allah aşkına yeter, yapmayın ne olur.
Çekil aradan.
-Gelsin bakalım, ne yapacakmış görelim. (Kapı zili sesi)
Allah kahretsin! Herkese rezil olduk yine!
Bir gücün bana yetiyor, değil mi?
Pısırık, beceriksiz!
Babandan kalan dükkânı bile yaktın be!
Gerçeği sen de biliyorsun.
(Yaşar) Bana çamur atma!
O yangın sigortadan çıktı Ayten!
Nasıl yandıysa yandı.
Biz şimdi borç harç içinde sürünüyor muyuz, sen ona bak.
Bir de utanmadan üste çıkıyorsun be!
(Ayten) Tüh sana be!
Ay dur kız Ayten! Aa! Deli mi dürttü akşam akşam sizi?
Bütün mahalleyi hoplattınız yine.
(Ayten) Bu beni dövecekti az kalsın.
Doğruları söyleyince gücüne gitti beyimizin.
Sen var ya sen...
Hacer abla Allah aşkına ayır şunları. Ben Hüma'ya bakmaya gidiyorum.
Tamam tamam, korkma. Ben varken hiçbir şeycik yapamaz bunlar birbirlerine.
Konuşsana Yaşar. Dilini mi yuttun?
(Yaşar) Sen var ya, katil edersin adamı katil.
(Ayten) Aa, yakışır sana!
(Ayten) Bir kanım eline bulaşmamıştı.
Bıktım artık bunların kavgalarından!
Bıktım ya!
(Müzik - Duygusal)
(Kumru) Ay çok güzel oluyor.
Hıh.
Ama böyle olmuyor.
E bahçemizi bir tek ben güzelleştirmeye çalışıyorum.
Al birazcık da sen çiz bakayım.
Kumru abla, annemle babam niye hep kavga ediyor?
Hayat çok zor da ondan.
Hem sadece onlar kavga etmiyor ki herkes kavga ediyor.
Hayat kavgası diyelim.
Ama bak, ben doktor olunca çok para kazanacağım...
...ve biz çok mutlu olacağız. Tamam mı?
(Kumru) Tamam mı?
Aferin. O zaman al bakayım, çiz şimdi şurayı.
Aferin ya.
(Müzik - Duygusal)
-Kumru. -Alper.
İyi ki geldin.
Dur Allah aşkına. Şimdi biri görecek.
Kıyamet kopmasın.
Koparsa kopsun, umurumda değil.
Ama benim umurumda.
Çünkü artık dayanacak gücüm kalmadı.
-Sizinkiler kavga mı etti yine? -Hem de ne kavga.
Annenle baban geldiler de ayırdılar.
(Kumru) Her gün böyle.
Sürekli birbirlerini yiyorlar ve biz öylece izliyoruz.
Tamam ya.
Üzülme meleğim, üzülme.
(Kumru) Demesi kolay da yapması zor.
Peki o zaman.
(Alper) Siz prensesleri eğlendirmek benim boynumun borcu.
Pişt, fıstık, lunaparka götüreyim mi seni?
İstemem.
(Alper) Nasıl istemem ya?
Alper abiye istemem olur mu? Gel bakayım sen buraya.
Gel bakayım buraya sen.
Al sana lunapark.
(Alper) Lunapark.
(Gülme sesleri)
Bir dakika ya. Buradan ne sesler geliyor öyle?
Hiçbir şey yok çünkü orada. Kuzum aç kaldı.
-Ekmek arası peynir? -Reçel de olsun.
(Alper) Olmaz öyle şey.
Benim prenseslerim her şeyin en iyisine layık.
Köfte yemeye götüreyim mi sizi?
Hiç gerek yok Alper. Sağ ol.
Ben köfte yemek istemiyorum. Bir daha hiç köfte yemeyeceğim.
(Alper) Allah Allah!
Niye köfte yemiyormuşuz bakayım?
O zaman balık yiyoruz.
İtiraz istemiyorum. Balık yemeye gidiliyor.
Hadi bakalım.
Çok inatçısın.
Yürü prenses, yürü.
Yetti canıma Hacer abla.
Böyle yaşayacağıma, ben öleyim daha iyi.
Ay tövbe de kız. Allah'ın gücüne gider vallahi.
Ay kör değilsin, topal değilsin. Ne varmış hâlinde?
Hacer haklı. Ne var hâlinde?
Sen de çalış, yardım et.
Milletin karısı bir iş bulup kocasına yardımcı oluyor.
(Yaşar) Sen ne yapıyorsun?
Bir günden bir güne eve beş kuruş para mı getirdin?
Televizyon karşısına geçiyorsun, bütün gün çekirdek çitleyip keyif yapıyorsun.
Sonra da akşam olunca dırdır edip kavga çıkartıyorsun.
Tek bildiğin bu.
Çalışıp bir de sana bakacağım. Enayiydim.
Bana bakmayacaksın.
Çocuklarına bakacaksın çocuklarına!
Aa, yetti be!
(Hacer) Attıracaksınız tepemin tasını artık ha.
Ay vereceğim ikinize de bir bıçak kim kimi doğrarsa artık.
Dinsizin hakkından imansız gelirmiş. Yürü be Hacer!
(Hacer) Sen sus be Zübeyir.
Yaşar biriniz deliyse öbürünüz akıllı olsun bari.
Oturun adam gibi konuşun, barışın.
(Hacer) Aa! Şu sabi sübyanlara yazık ya.
Aman yok istemem. Defolsun gitsin bu.
Bundan sonra adam diye koynuma almam!
Sen kimi kimin evinden kovuyorsun be?
Asıl ben seni istemiyorum! Nereye gidersen git!
Canıma minnet be! Canıma minnet!
Aa! Kız dur Ayten! Nereye gece gece?
Cehennemin dibine kadar yolun var.
Seninle evlendiğim güne lanet olsun be!
(Ayten) Hadi be!
Hah, otur avcunu yala şimdi.
(Zübeyir) Sanırsın bir seninki dırdırcı.
Oğlum kadın milletinin lafı asitli olur.
Ne yapalım? Allah böyle yaratmış. Tıka kulaklarını, otur işte.
Bildiğin gibi değil be Zübeyir.
Senelerdir sustum sustum, tepeme çıktı.
Hayır, kızlarımın önünde öyle laflar ediyor ki...
...gururuma dokunuyor.
Öyle ama ne yapacaksın?
Kendini bir kenara koy da kızlarını düşün.
Korkuyorum, biliyor musun Zübeyir?
Gerçekten...
...bir gün gırtlağını sıkmaktan korkuyorum.
Ondan sonra o mezara, ben hapse.
Ben kendimi de onu da düşünmüyorum ama...
...kızlarımın anasız büyümesine dayanamam.
(Müzik - Duygusal)
Sen olmasan ben ne yapardım bilmiyorum.
Ben sana kaç kere dedim ama değil mi?
(Alper) Okulu bitireceğim diye inat etmeseydin...
...çoktan çekip kurtarmıştım seni bu hayattan.
Şimdi mis gibi kendi evimizde yaşayıp gidiyorduk işte.
Kardeşlerim ne olacaktı peki?
Okulu bitirsem, bir işim gücüm olsa...
...biraz para kazansam beki bu kavgalar da biter.
Sen var ya...
...tanıdığım en iyi insansın.
Yalnız bir insan hem bu kadar iyi, hem bu kadar güzel...
...hem bu kadar akıllı nasıl oluyor ya?
Sen insansan biz neyiz be? Değil mi?
-(Kumru) Abart abart. -Hayır, çok ciddiyim.
Meleğim benim.
Sen benim gibi bir şapşala nasıl âşık oldun acaba?
Var ya...
...yarın öbür gün...
...başka bir herif gelip seni benden alacak diye çok korkuyorum, biliyor musun?
O zaman sen de beni daha çok sev.
Çünkü benim bir tek buna ihtiyacım var.
Ben o kadar sevgiye muhtaç bir ailede büyüdüm ki...
...senin sevgin, benim ilacım oldu.
Yani sen beni böyle çok sevmeye devam ettikçe ben seni asla bırakmam.
Merak etme.
(Müzik - Duygusal)
(Hacer) Ay acımdan öldüm vallahi.
Tam yemek vakti kavga edilir mi hiç?
Hıh, hadi gel iki lokma at ağzına.
İstemem.
İştah miştah kalmadı bende.
Yumurta buz olmuş.
Boynu altında kalasıca Yaşar.
(Ayten) Canımdan bezdirdi be beni.
Ya ama salaklık bende. Niye çekiyorsam?
Vur (...) tekmeyi...
...görsün dünya kaç bucak.
Vallahi o mu görür, sen mi görürsün o bucakları belli olmaz.
O niyeymiş?
A benim salak kızım; para nasıl kazanılır biliyor musun sen?
Anamdan emdiğim süt burnumdan geliyor benim bütün gün.
Konfeksiyona mal getireceğim diye.
Vallahi ben her şeye hazırım Hacer abla.
Azıcık aşım, kaygısız başım.
Hem sen bir iş bulursun bana.
Bende iş çok da sana göre değil.
Aa, o niye be?
Mahallenin bütün karılarını konfeksiyoncu yaptın ya.
Sen yok belim ağrıdı, (...) ağrıdı der, iki günde bırakırsın o işi.
Vallahi bırakmam.
Kızım, Yaşar kör topal bakıyor sana.
(Hacer) Kır dizini otur işte.
Geline demişler...
..."Kızım kocan ne çirkin."
O da demiş ki; "Ee, babamın evinde o da yoktu."
(Gülme sesleri)
Seninki o hesap işte.
Bu yaştan sonra daha iyisini mi bulacaksın?
Vallahi herkes Yaşar'dan iyidir.
Delilenme Ayten!
Beş çocuk anası karısın!
Karta kaçtın kızım.
Kim ne yapsın seni?
Aa! Hiç bile!
Ben bir he desem oho...
Elimi sallasam ellisi, saçımı sallasam tellisi.
Oo, o mesele.
Sen çoktan buldun birini.
Yok canım.
Ha, Yaşar'dan kurtulup ona gideyim diyorsun.
Hayır, yok öyle bir şey.
Sen var ya sen, ne anasının gözüsün.
(Hacer) Kim? Bildik biri mi, hı?
(Hacer) Parası pulu var mı? Önce onu de hele.
Yok öyle bir şey. Ben öylesine şey ettim.
Ya aman! Benim kimseye bakacak hâlim mi var Allah aşkına?
Ha, külahıma anlat sen.
Bir ayağın eşiğin dışında senin belli.
Kim kız? Ay mahalleden çıktığın da yok.
Ay kesin esnaftan biridir.
Aa, yok öyle bir şey.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Bir yerlerimden ter aktı vallahi. Çay yok mu?
(Hacer) Mideni düşünmeyi bırak da anlat hele.
Ne diyor Yaşar Efendi?
Vallahi konuş konuş, ağzım dilim kurudu.
(Zübeyir) Anca geçti siniri.
(Zübeyir) Kızlarını anasız bırakmaya gönlü el vermedi.
Yaşar iyi adamdır be.
Yarın gidersin evine hiçbir şey olmamış gibi.
Ölürüm de dönmem o eve.
Hayır size yük olacaksam ben kendime gidecek başka bir yer bulurum.
Aman senin alınganlığın da tutmasın.
İyiliğin için şey ediyor Zübeyir abin.
(Hacer) Yatak yorgan alt tarafı. Ne yükü?
Geç yat.
Hadi hadi, geç.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı kapanma sesi)
Uyuyor musun?
Sence?
Hâlâ nasıl masallardaki gibi âşık olup evleneceğine...
...sonra da sonsuza kadar mutlu olacağını falan düşünebiliyorsun, ben anlamıyorum.
Bilmem.
(Müzik - Duygusal)
İnatçı olmanın güzelliği herhâlde.
Ben asla evlenmeyeceğim.
Asla.
(Müzik - Duygusal)
Elma şekerim.
(Müzik - Duygusal)
İyi misin bir tanem?
Annem nerede?
Annen, Hacer teyzende.
Gelmeyecek mi artık?
Gelecek. Gelmez mi?
Anneler çocuklarını bırakır mı hiç?
Bak gör, yarın sabah erkenden gelecek.
Sen şimdi git, güzel güzel uyu benim bir tanem.
Hadi ablacığım. Git üstünü değiştir, geliyorum ben hemen, tamam mı?
Hı hı...
Oh, hadi.
(Müzik - Duygusal)
Babacığım...
...açsındır, yiyecek bir şeyler hazırlayayım mı?
Cık.
Kumru...
Efendim?
Kızım, sen beni biliyorsun.
Bu evde kavga gürültü olsun istemiyorum.
Daha çok çalışayım...
...kızlarım rahat yaşasın istiyorum.
Elimden geleni yapıyorum.
Daha ne yapayım?
Bilmiyorum.
(Müzik - Duygusal)
Biliyorum babacığım.
Biliyorum.
Üzülme sen.
Hadi git yat sen.
Sabahın köründe kalkıp hastaneye gidiyorsun zaten.
Bir de bizimle uğraşma. Hadi kızım.
Babacığım...
...benim yarın gece hastanede nöbetim var.
Gelemeyeceğim, merak etmeyin, tamam mı?
Tamam.
Tamam.
(Müzik - Duygusal)
-Kumru ya... -Hı.
Sen, ananla ben gibi iki işe yaramazdan nasıl çıktın?
Onu bilmiyorum doğrusu.
(Burun çekme sesi)
İyi geceler kızım.
Sana da baba.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Allah'ım sen oğlumu sütü bozuk karılardan koru ya Rabbi’m.
Ne oldu yine gece gece hatim indiriyorsun?
Vallahi gözüm korktu karı milletinden.
Şu Ayten kaç yıllık komşumuz...
...ben bile anlamadım haspanın ne naneler yediğini.
Ne nanesi be?
Ne yapmış ki?
Yaşar Efendi'yi boynuzluyormuş.
Yok artık, tövbe de Hacer. Günahını alma garibin.
Ne günahını alacağım be!
Kendi ağzıyla dedi karı.
Ne dedi, kırığım mı var dedi?
Ay demedi de öyle demeye getirdi işte.
Ben anlarım. Kesin esnaftan biridir.
Bak görürsün, çıkar kokusu bugün yarın.
(Müzik - Gerilim)
Nereye ulan?
Su döküp geleceğim.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Şşş...
Ne işin var be manyak?
Asıl manyağın önde gideni sensin. Ne dedin Hacer'e?
Hiç...
Nasıl hiç? Yaşar'ı boynuzluyor bu, kırığı var, dedi az evvel.
-Ay derse desin, çok da şeyimdeydi. -Başlarım senin şeyine!
Manyak karı! Başımızı belaya mı sokacaksın! Ne dedim ben sana?
Vallahi çok şey dedin de hiç birini yapmadın.
Yıllardır para biriktiriyorsun kaçacağız diye ama fos!
Ulan yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, az daha sabret!
Valla benim sabredecek yerim kalmadı Zübeyir.
Ya bu işi halledersin ya o karına her şeyi bir bir derim, ona göre!
Sakın sus, duyacak. Aman diyeyim ağzından bir şey kaçırma.
Yarın öğlen malum yerde buluşur, konuşuruz.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Bardak koyma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Zübeyir...
...ışığı açsana ulan.
Ortalığa işeyeceksin karanlıkta.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Iıh...
Bak, balıksırtı yapıyorum saçlarını. Çok seviyorsun, değil mi sen?
Sabahın köründen beri üstüme giyecek...
...doğru düzgün bir şey arıyorum, ama yok.
Okuldaki kıskanç cadılar kesin benimle dalga geçecekler.
Kimse ağzını bile açamaz. Çok güzel olmuşsun.
Çok...
-Abla. -Hı?
Benim ayakkabı almam lazım.
Gerçekten yani, eğer paran varsa--
Ya olmaz Sumru ya. Önce benim kitabım alınacak.
Suna bir git artık, yeter!
(Kumru) Şşş, kızlar. Yavaş babam duyacak.
(Kumru) Cık, cık, cık.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik-Duygusal)
(Kapı vurma sesi)
Baba...
Rahmetli dedemin saati değil mi o?
Hı hı...
Ee...
...biraz, geri kalıyor da.
Yaptırayım dedim.
Tamam, iyi yapmışsın.
Kahvaltı hazır, seni bekliyoruz, gel istersen.
Tamam.
-Sumru, çay koysana babama. -Yok kızım, sağ ol.
Benim gitmem lazım, geç kaldım.
Kahveye.
-Size afiyet olsun canlarım. -Sağ ol baba.
-Dikkat edin kendinize. -Sen de baba.
Kızlar akşam nöbetim var, ev size emanet, ona göre, tamam mı?
-Tamam abla. -Oo...
Daha dün kıyamet koptu ya. En az bir hafta rahatız bak, ben size söyleyeyim.
-Sen hiç merak etme ablacığım. -Sen yine de erken gel.
Annemle babamı yalnız bırakmayın, tamam mı?
Ben anneme bakmaya gidiyorum.
Hüma, hadi gel kuzum, gidelim.
-Muzum, muzumu da alacağım. -Ne yapacaksın muzunu?
-Anneme vereceğim. -İyi, tamam. Al bakalım.
Hadi görüşürüz.
-Bye bye. -Bye bye.
(Müzik)
Günaydın.
Ay canım benim. Sabah şeriflerin hayır olsun paşam.
Senin de validem. Babam çıktı mı?
Hı, çıktı.
-Günaydın. -Günaydın.
(Sandalye çekme sesi)
Akşama nöbetim var ha, beklemeyin beni.
Aman, ne zormuş bu kör olası doktorluk.
Mühendis olaydın keşke.
Ama o zaman doktor oğlum var diye hava atamazdın sultanım.
(Kapı vurma sesi)
Ben bakarım.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Hoş geldin. -Hoş bulduk.
Annem hâlâ burada mı?
Tabii tabii.
Geçin. Hoş geldin.
-Gel bakalım. -Anneciğim...
Bak sana ne getirdim. Kumru ablam almıştı.
Kimse yemesin diye sakladım.
-Mutlu olursun diye sana getirdim. -Sağ ol benim güzel kızım.
Sen de olmasan kimsenin beni düşündüğü yok.
-(Hüma) Eve gidelim hadi. -Ben gelmeyeceğim, işim var.
-Sen git hadi ablanla. -Akşam mı geleceksin?
Hayır, hiç gelmeyeceğim.
Hadi, gel bakalım sen benimle prenses.
Kaplumbağa bakalım mı? Ha?
Balıklara da bakarız, gel bakalım.
(Kapı kapanma sesi)
-Anne ne olur-- -Boşuna nefesini tüketme Kumru.
Ben o eve adımımı atmam.
Dün kovarken düşünecekti Yaşar Efendi!
-Babam çok pişman. -Aa, ben bilirim onun pişmanlığını.
Kendi gelip ayaklarıma kapanacağı yer de Hüma'yı gönderiyor.
Ayıp be!
Hayır, babamın buraya geldiğimizden haberi yok.
Yani artık sen gelmeyince biz gelelim, dedim.
Bak hastaneye gitmem lazım. Hüma yalnız kalamaz, biliyorsun.
Anlayın işte kıymetimi. Ben olmayınca ne oluyor, görün.
Ayy sustum sustum, yetti ama.
Ay yazık şu kızlara canım. Hümacığa da mı acımıyorsun hiç?
Ha, sokakta mı kalsın kız?
Bari onu al da bak. Anasısın sen.
Ben anasıysam o da babası. Bakıversin bir zahmet kızına.
(Müzik)
Ay vallahi, bana bırak diyeceğim ama ee işim başımdan aşkın benim.
Evde durduğum yok, biliyorsun.
Biliyorum, sağ ol Hacer abla.
Ben bakarım başımın çaresine.
(Kapı açılma sesi)
Hadi bakalım neredeymiş kaplumbağa?
Yok.
Ha bak şu kırmızı balıklar var ya onlar palyaço balığı.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Alper) Nilüfer bunlar.
(Müzik - Duygusal)
-Ne yapıyorsunuz? -Bak kim geldi.
Annem istemiyor mu beni?
Bir tanem o ne biçim laf, annem niye istemesin seni?
Biraz işi varmış, birazcık da yorgunmuş.
Ben de düşündüm, Selva ablana gideriz, dedim.
Ha? Ne zamandır gitmiyoruz.
Okuldan çıkınca sen de Umut'la oynarsın, olur mu?
-Ben de geleyim sizle? -Yok.
Sen gelme. Yani şimdi mahallede laf olmasın.
O zaman prenses...
...yarın sana kocaman bir sürprizle geleceğim, anlaştık mı?
Ama böyle somurtmak yok, ona göre.
Gel bakayım. Puu...
(Müzik - Duygusal)
Bak, bak, bak hareketlere bak.
Kız bastırsana, bastır iyice. Ne öyle üstten üstten.
Hey yavrum hey. Sen kadın olacaksın da ben de göreceğim.
Tabii canım. Bütün işleri makine yapıyor ya, daha doğrusu yapıyordu.
Ama 40 yıllık makineyi de bozdun. Şükür!
Anne ben bir şey yapmadım.
Öyle elektrik kesilip durunca öyle oluyormuş işte. Komşularınki de aynı.
Çok konuşma, hızlı yıka. Daha yemek yapacaksın.
Kolay gelsin.
Hoş geldiniz.
Ha, bir bunlar eksikti. Hoş geldiniz.
-Hoş bulduk. -Bir şey mi oldu?
Iı.
Önemli bir şey yok yani ben anlatırım sana sonra.
Ne oldu kız?
Anan olacak karı çenesi yüzünden babanla gene kavga mı etti?
Yoo, biraz hasta oldu.
Ben de Hüma'ya bakamaz diye düşündüm...
...burada kalsın diye buraya getireyim, dedim.
He, ben de hastayım. Ha iki çocukla benim başım tutuyor.
Boş ver sen. Ben hallederim. Hüma, gel ablam.
(Müzik)
Hüma, bak ne diyeceğim.
Umut okuldan gelsin, birlikte şurada güzel güzel oynarsınız.
Hem benimde yardıma ihtiyacım vardı, bak çamaşır yıkarız böyle, köpük köpük.
Hadi ablacığım.
-Günaydın oğlum. -Günaydın ana.
Ben gidince yapsan ya şu işleri. Sesleniyorum, sesleniyorum yok!
Eşekbaşı mıyım ben burada, işe geç kaldım senin yüzünden.
Duymamışım.
Kadınlık yok ki içinde oğlum.
Benim öğrettiğimle de anca bu kadar oldu işte.
-Bir şey mi istedin? -Geçti.
Günaydın baldız.
-Ne o, selam sabah yok mu? -Günaydın, ben gidiyordum.
Dur, dur. Beraber gidelim o vakit.
Hem laflarız, benim de canım sıkılmaz.
-Hayırlı işler oğlum. -Hoşça kal ana.
Hayırlı işler.
Yürü baldız, yürü.
(Müzik)
Kız...
...de bakayım evde neler oluyor. Hastalık mastalık değil bu.
Ne yaptı anan gene?
Desene kız, vallahi şeker veririm, desene.
(Ayak sesleri)
Muhabbetine de doyum olmuyor baldız. Bu ne surat?
Vallahi senin de çok sevimli olduğunu söyleyemeyeceğim.
Hele Selva ablama nasıl davrandığını gördükten sonra.
Aile arasında olur öyle şeyler.
Hem bizim derdimiz çok.
Sabahtan akşama kadar eşek gibi çalış...
...sonra da üç kuruşla geçim derdine düş.
Ah...
Ama Allah seni inandırsın, zenginler de aynı bizim gibi.
Yaa ne demezsin, eminim öyledir.
Vallahi billahi doğru söylüyorum. Yalanım varsa iki gözüm önüme aksın.
Misal; bizim patron Yağız Bey.
Adamın koskoca hukuk bürosu var. Emrinde 20 avukat çalışıyor.
Ha iyi adam, melek gibi de insan, hakkını yiyemem.
Ama bir anası var aman, aman, aman. Evlerden ırak.
Yani Allah düşmanımın başına vermesin.
Âmin.
(Müzik)
(Kadın) Sana binmeyeceğim dedim o aptal sandalyeye.
(Müzik)
(Kadın) Kimsin sen! Haddini bil!
Durmayacağım. Anlaşıldı mı, durmayacağım!
Ben ne istiyorsam onu yapacaksın. Bunun için para ödüyorum sana.
Anne? Ne oluyor?
Kovacaksın bunu.
Bir daha yüzünü bile görmek istemiyorum.
Tamam, sen çıkabilirsin.
(Ayak sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Nefes sesi)
Anneciğim, ne olur biraz sakin ol.
Sen bana küçükken hep ne anlatırdın, hatırlıyor musun?
Bağırmak...
...zayıf insanların yapacağı bir şeydir.
Bizim gibi insanlar, her şeyleri zekâlarıyla çözer.
Ben eski Semiha değilim oğlum.
Baksana şu hâlime.
Bu yatakta hapisim. Yardım olmadan, tuvalete bile gidemiyorum.
Tek istediğim şu... Şu dört duvarda rahat edebilmek.
-Buna da mı hakkım yok? -Tabii ki var anneciğim.
-O nasıl laf öyle? -O zaman bana başka birini bul.
Terbiyeli, okumuş yazmış. Kime nasıl davranılacağını bilen birini bul.
Anneciğim bundan önceki yabancı bakıcı öyleydi.
Bu sekizinci, hiçbirini beğenmiyorsun.
Sen de mi bıktın oğlum? Hı?
-Oğlum bile bunu dedikten sonra... -Anneciğim.
...ben öyle bir şey demiyorum.
Sen benim en kıymetlimsin.
Gerekirse dünyadaki bütün bakıcıları teker teker deneyeceğiz.
Yeter ki sen üzülme. Tamam?
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Yağız Bey, konuşabilir miyiz?
Geliyorum.
Anneciğim, akşam görüşürüz.
Tamam?
(Kapı kapanma sesi)
Ne oldu Çetin?
Egemen Bey, başını yine belaya sokmuş. Karakola almışlar.
Ee hadi gidelim.
(Ayak sesleri)
(Polis telsiz sesi)
(Kapı vurma sesi)
Merhaba.
-Vay abilerin şahı, hoş geldin. -Hoş moş gelmedim Egemen!
Affedersiniz komiserim. Ben Avukat Yağız Şehirli.
Drakos Hukuk Bürosundan.
Bu haytanın da abisi. Bu beyler de avukattır.
Kardeşimi çıkarmaya geldim.
(Egemen) O ne havalı girişte be abi.
Ya resmen komiserin var ya dudağı uçukladı, biliyor musun?
Bu sondu Egemen.
Bir daha başını belaya sokarsan, kendin halledersin koçum.
Ee zaten kendim halledecektim abi. Unuttun mu? Ben de avukatım.
Evet, yani öyle bir rivayet var.
Oğlum, sen kendini 18'inde falan mı zannediyorsun hâlâ?
Ya niye içip içip adamları dövüyorsun Egemen?
Ya DJ'den bir parça istedim çalması için...
...o da artistik yaptı çalmadı, ee ben de...
Ha, anladım. Yani sen adamdan bir parça istedin...
...adam çalmayınca da adama daldın, öyle mi?
Evet.
Oğlum bak, büyü artık büyü.
Bırak şu serseriliği. Sana gel şirkette çalış diyorum, yok diyorsun.
Ya hayat kısa be abiciğim, bari birimiz zevk alsın be.
Ama bak söz, bir gün sen eğlenmek istersen...
...ben de bizim hukuk firmasının başına geçerim, sen de rahat edersin.
Allah'ım bana sabır ver ya Rabbi’m.
Ya çocuklar şunu alın götürün, yüzüne gözüne baksınlar bir hadi. Hadi.
(Egemen) Abim benim be. Sinirliyken bile kardeşine kıyamazmış.
(Egemen) Ben de seni seviyorum abi.
(Kapı kapanma sesi)
Alacaklar aldı başını gidiyor. Kimse ödemiyor ya.
Bir de Hacer tefecilik yapıyor, diye demediklerini koymuyorlar.
Ben hava alacağım biraz.
Fazla dolanmadan gel ha.
Eve geçerim oradan da.
Hı, aklın başına geldi, hele şükür.
Hadi git bakalım.
(Kapı açılma sesi)
-Hacer abla evde mi? -Evde, evde.
Ay nerede kaldınız kız?
(Hacer) Hepsi tamam mı, eksik gedik yok, değil mi?
(Kadın) Yok abla, her zamanki gibi.
(Hacer) Ha.
-Paralarımızı bugün alırız, değil mi? -Aa, lafa bak.
Ay paranız mı kaldı bende?
(Müzik)
-Oo gözlerim yollarda kaldı güzelim. -Gözün çıksın.
Sinirliyken ayrı bir güzel oluyorsun ha.
Çok sokulma, canını yakarım.
Konuşmamız lazım.
Süper bir yere götüreceğim seni, atla.
(Müzik)
İstediğim teklifleri yapın. Çıkar çıkmaz da haber verin.
Tabii hocam.
Bir saat 15 dakika. Hiç gelmeseydin.
Hocam gerçekten ailevi bir durum vardı.
Bir daha olmasın.
Kıyamet kopuyor olsa dahi zamanında geleceksin.
İnsan hayatı söz konusu burada.
Hastalar insan da biz insan değil miyiz hocam?
Bizim de hayatlarımızda önemli şeyler oluyor, robot değiliz ya.
Kendi hayatınızı bu kadar çok düşünüyorsanız...
...en başta tıp yazmayacaktınız.
Gece gündüz başkalarının hayatı için yaşayacaksınız.
-Yoksa şimdi hemen gidin. -Çok haklısınız hocam.
Çok özür dilerim bir daha asla olmayacak.
(Müzik)
Nasıl? Beğendin mi burayı? Güzel, değil mi?
Beni bir yemeğe getirdin diye yelkenleri suya indirecek değilim Zübeyir.
Ne zaman kaçıyoruz, sen onu söyle.
Ya vallahi bana kalsa hemen de durumları biliyorsun be güzelim.
Önce paralanmamız lazım.
Sana sefalet çektireceğime ölürüm daha iyi.
Hı, ne demezsin.
Yıllardır çektiğim sefalete göz yumuyorsun ama.
Ya elimizde fırsat varken tepelim mi?
Hacer'in sakladığı paraları bir alsak sonra paşalar gibi yaşarız alimallah.
Bul o zaman, neyi bekliyorsun?
(Zübeyir) Yerini bulamıyorum ki. Affedersin neresine soktuysa.
Bak Zübeyir, bu son.
Bir ay içinde paraları aldın aldın.
Yok gene bir bahane uyduracak olursan...
...Hacer'e her şeyi bir bir anlatırım.
Tamam güzelim, dellenme. Sen şimdi dön evine.
Hacer'e de aman diyeyim ağzından bir şey kaçırma.
Karı asayiş şube müdürü sanki.
Kimin ne olduğunu kafaya bir takarsa yanarız.
Aman şeytan görsün yüzünü.
Konuşmuyorum ben onunla. Sinirimi bozdu zaten.
Yok adım çıkarmış da, yok bilmem neymiş de.
Ay bıktım ben bunlardan Zübeyir.
Allah aşkına ne yap ne et, beni şu Yaşar'dan kurtar.
Ya boş ver Yaşar'ı da şimdi Hacer'i de tatlı söyleyeyim mi?
Hı? Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.
-Ha? -İyi, söyle.
(Yaşar iç ses) Babam, bu köstekli saatini yelek cebine zincirle yatardı.
(Yaşar iç ses) Tıpkı benim hayatımı kendine zincirlediği gibi.
19 yaşımda onun zoruyla muhasebe enstitüsünü ikinci sınıfta bırakıp...
...babamın halıcı dükkânında çalışmaya başladım.
(Yaşar iç ses) Çok geçmeden mahalleden Ayten'i bulup evlendirdi beni.
Derken babam günün birinde vefat etti ve dükkân da bana kaldı.
(Yaşar iç ses) Garip olan Ayten'in bana olan sevgisinin...
...babam ölünce birdenbire artmasıydı.
Ama halıcı dükkânım yanıp iflas edince...
...Ayten'in sevgisi de yanıp bitti âdeta.
(Yaşar iç ses) Beni değil, paramı sevmişti çünkü.
(Müzik - Duygusal)
-Kolay gelsin. -Buyurun, hoş geldiniz.
Hoş buldum.
(Yaşar) Ben...
...bunu satmak istiyorum.
Bir bakayım.
Hı.
200 lira vereyim.
(Müzik - Duygusal)
Peki o zaman.
200 lira olsun.
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
Hacer arıyor.
(Telefon zili sesi)
Ulan Zübeyir...
...kalk konfeksiyona gel hemen, poşetleri taşımama yardım et.
Ne diyorsun Hacer, ne poşeti ya? Nereden çıktı şimdi?
Uzatma herif, hadi fatura yazıyor.
Acele et. Hadi gel, her zamanki yerdeyim, çabuk.
Vallahi kahvede işim başımdan aşkın, hiçbir yere kımıldayamam.
Ee Yaşar ne güne duruyor, o yapsın.
Yaşar...
...yok Yaşar, dışarı çıktı. Fatura mı ne yatıracakmış.
Tamam, kahveyi kapat da gel o zaman, hadi.
(Hacer ses) Kazandığın iki kuruş zaten.
Şu malları bir an evvel taşıyalım. Ben sonra mahalleye gidip...
...borçları toplayacağım.
Hacer şu işten vazgeç, gözünü seveyim.
Senin yüzünden mahallede itibarım iki paralık oluyor.
İtibarın mı? Ulan başlarım senin itibarına!
Hem işe yaramıyor, hem konuşuyor.
Kabahat senden bir şey isteyende zaten.
Kızım şuradan iki bez versene, ellerimi kesiyor bu meret.
(Sokak ortam sesi)
(Anlaşılmayan konuşmalar)
(Kapı açılma sesi)
Merhaba.
(Müzik)
-Şu kıza da kıl oluyorum ha. -Al benden de o kadar.
Ayy bir havalar, bir havalar.
Küçük dağları ben yarattım edasıyla dolaşmıyor mu ortada...
...boğazını sıkasım geliyor.
(Müzik - Duygusal)
(Sifon sesi)
(Sifon sesi)
Öff... Bu dersten de nefret ediyorum ha. Kesin kalacağım.
Ee kopya çeksene, ne diye uğraşıyorsun sen de?
(Gülme sesi)
(Müzik)
Ayy gördün mü haspamı?
(Müzik)
(Müzik)
Boş zamanlarında temizliğe gidiyor olmasın?
(Gülme sesi)
Telefonumu unutmuşum da.
(Müzik)
(Kız) Gördün mü haspamı? Çok güzelim zannettiği için...
...makyaj bile yapmamış doğru dürüst.
(Kız2) Aman, kenar mahalle dilberi, ne olacak.
(Kız2) Sadece güzellikle olmuyor ki öyle.
-(Kız2) Çok basit görünüyor bir kere. -(Kız) Aynen. Ayakkabılarını gördün mü?
(Kız2) Ayy gördüm. O neydi öyle ya?
(Kız2) Bizim eve gelen temizlikçi kadının ayakkabıları bile daha iyi.
(Kız) Kız, boş zamanlarında temizliğe gidiyor olmasın?
(Müzik - Duygusal)
Arkamdan konuşmak çok kolay değil mi?
Yiyorsa yüzüme de söylesenize. Korkaksınız kızım siz.
Ama bir şey diyeyim mi...
...çok haklısınız. Ben de sizin kadar çirkin olsaydım, ben de korkardım.
Ne diyorsun sen be, avam şey.
Ne yani temizlikçilerin bile senden daha...
...iyi giyiniyor olması bizim problemimiz mi?
(Gülme sesleri)
O aşağıladığınız temizlikçiler var ya...
...sizden bin kat daha iyidir be.
(Kız) Kesin annesi temizlikçi, bu yüzden delirdi.
(Gülme sesleri)
Ulan ben sizi var ya! Ulan!
(Kırılma sesi) Ah!
(Gülme sesleri)
Allah kahretsin, Allah kahretsin!
Allah kahretsin!
-Yürü gidelim. -Kaç.
Hepinizden nefret ediyorum, hepinizden nefret ediyorum!
Allah kahretsin!
(Müzik)
Aa...
Zübeyir'in arabası değil mi bu? Ha!
Vallahi ulan Zübeyir!
Kardeş, inecek var. İnecek var, kardeş.
(Müzik)
(Dolmuş sesi)
Anandan emdiğin sütü burnundan getirmez miyim ben senin?
Demek kahvedesin...
...çok işin var, yardım edemezsin!
Yalancı herif!
İşten kaçmak için yapmayacağı yoktur bu şerefsizin.
(Müzik)
Adi şerefsiz.
(Araba sesleri)
Bunu da mı yapacaktın bana?
Hem de pavyon eskisi kılıklı karıyla.
(Müzik)
Bunca yıl çalıştım didindim, seni adam ettim.
Ama dur.
İkinize de bu dünyanın kaç bucak olduğunu göstermezsem...
...bana da Deli Hacer demesinler.
(Ağlama sesi)
Taksi!
(Müzik - Duygusal)
Kardeş, Ortaçeşme'ye gideceğiz çabuk.
Afiyet olsun.
-Teşekkürler. -Sağ ol.
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
-(Taksici) Abla poşetlerin? -Bırakıver şuraya.
Hayrola Hacer?
Hangi dağda kurt öldü de taksiye bindin sen?
Ay sorma Yaşar. Aklım şaştı.
Ya ne yapacağımı bilemedim.
Ben de bir an evvel gelip sana haber vereyim dedim.
Hayırdır, kötü bir şey yoktur inşallah?
Kötü, kötü hem de çok kötü.
(Nefes sesi)
Yani nasıl desem bilmiyorum ki.
Ben de şüphelendiydim zaten.
Böyle ipe sapa gelmez şeylerden hırlaşıp...
...öyle evi terk etmeler falan.
Ayten mi?
Yine ne yaptı?
Yaşar, ben seni severim.
Çok düzgün adamsın sen.
Gece gündüz çalışıp, iki kuruşunu evine götürürsün.
Gözün dışarıda değildir senin.
Ama Ayten...
Ne olmuş Ayten'e?
Yani...
...şey işte ne bileyim.
Şey ne işte? Söylesene Hacer.
Hem ben kimsenin namus bekçiliğini yapmam, beni bilirsin.
İşime gücüme bakarım ben.
Ama böyle gözümle görünce...
...susup oturmak olmaz değil mi?
Yani sana, kızlarına yazık.
Ne gördün gözünle Hacer?
Ayten hava alayım diye evden çıkıp gittiydi sabah.
Ben de konfeksiyona gittiydim iş için.
Dönerken Ayten'i bir adamın arabasına binerken gördüm.
(Hacer) Hem de sarmaş dolaş.
Yok.
Ayten yapmaz öyle bir şey.
Sen yanlış görmüşsündür.
Ayten niye yapsın ki öyle bir şey?
Hem ne demek o sarmaş dolaş?
Vallahi de billahi de tallahi de Ayten'di.
Herifin birine sarılıp öptü, sonra da arabasına bindiler.
Yani eğer bir yalanım varsa iki gözüm önüme aksın.
Aha şuradan şuraya gitmek nasip olmasın.
(Düşme sesi)
Yaşar Efendi gel, otur şöyle otur.
Ay! Otur, dur. Dur.
Ben sana bir su getireyim. Dur Yaşar Efendi.
(Müzik)
Yok.
Ayten bana bunu yapmaz.
Bunu yapmaz Ayten.
Yok, olmaz.
Olmaz.
Ayten bunu yapmaz.
Ah, Yaşar aman sakın koyverme kendini Yaşar.
Hadi şu suyu iç.
Kızlarını düşün Yaşar!
Al iç şunu, hadi al iç.
(Müzik)
Bana bak Hacer.
Doğru gördüğüne emin misin?
Ha bak, benzetmiş olabilirsin.
Ayten olmayabilir ha?
Ay emin olmasam böyle koştura koştura gelir, sana söyler miyim hiç?
Hayır ben değil bir başkası görse...
...mahalle çalkalanırdı alimallah.
(Hacer) Yani hani yol yakınken bir...
...bir şeyler yap diye geldim ben işte. Ne bileyim hani.
Sizin eve mi gitmiştir şimdi o?
Yok, eve gideceğim dedi bana.
Yaşar, dur! Allah'ını seviyorsan...
...saçma sapan bir şey yapmaya kalkışma!
Yaşar!
(Müzik)
(Müzik)
(Fermuar sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Ayten!
Ayten!
Ayten!
(Müzik)
(Müzik) (Telefon titreşim sesi)
Allah belanı versin Ayten.
Allah belanı versin.
(Öksürme sesi)
(Öksürme sesi)
(Öksürme sesi)
(Müzik)
(Müzik)
Soldaki daha çok yakıştı.
Sence nasıl Egemen?
Harika.
Rüya gibi.
Hatta bir şiir.
Yok daha neler. Alt tarafı bir ayakkabı!
Sence hangisini alayım bu mu, bu mu?
Ee bence ikisini de al, bitsin gitsin bu iş hadi.
Pardon bunun otuz sekizi var mı acaba?
Var ama size uygun olduğunu sanmıyorum.
Mağazamızın en pahalı modellerinden birisi.
Param olmadığını nereden biliyorsunuz?
Bakın param var işte.
Şimdi bunun otuz sekizini getir bana hemen.
(Müzik)
Siz neye bakıyorsunuz ya?
Ayağınıza. Kanıyor da.
Aa...
Önemli değil.
Sararsanız iyi olur.
Sonra aldığınız güzel ayakkabıyı giyemezsiniz.
Sağ olun.
Buyurun, denemek ister misiniz?
Yok, hayır. Ne kadar?
850 TL.
Ben vereyim bunu.
(Müzik)
Bu sizin.
Sağ olun.
İyi günler çıplak ayaklı kontes.
Allah belanı versin Egemen!
Senin gibi playboy kılıklıdan da bu beklenirdi zaten.
(Tokat sesi)
(Müzik)
Ellerin dert görmesin be.
Ben de senden nasıl kurtulacağım diye düşünüyordum, biliyor musun?
(Müzik)
(Yaşar dış ses) Bir keresinde gazetede, bir adamın...
...pazardan aldığı balığı yaktığı için...
...karısını öldürdüğünü okumuştum.
(Yaşar dış ses) Hep öyle değil midir?
(Yaşar dış ses) Olay bazen yanmış bir balıktır...
...bazen de benimki gibi bir aldatma.
(Yaşar dış ses) Sebep ne olursa olsun...
...asıl acıyı ve utancı...
...geride kalanlar çeker.
(Yaşar dış ses) Kızlarıma bunu yaşatacak mıydım?
(Yaşar dış ses) Kafamdaki tek soru buydu.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Yaşar dış ses) Şimdi, benim için artık...
...ölmekle yaşamak arasında...
...sadece şu bıçak vardı.
(Müzik - Gerilim)
Baba!
Baba ne yapıyorsun?
İyi misin?
İyi, iyiyim.
Yok bir şey kızım.
(Yaşar) Sen odana git.
Ben söyleyinceye kadar da çıkma tamam mı?
Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Hocam, hocam!
İstediğiniz tetkiklerin sonuçları geldi.
(Telefon zili sesi)
Pardon.
(Telefon zili sesi)
(Sayfa çevirme sesi)
Tahmin etttiğim gibi.
Hastaya titre ederek 0.4 miligram (...) uygulayın.
Tabii hocam.
(Mesaj zili sesi)
(Suna dış ses) Abla yetiş! Babam, annemi öldürecek. Elinde bıçak bekliyor.
-Benim gitmem gerek. -Nereye?
Benim hocam, çok çok acil eve gitmem gerek.
Gidersen bir daha gelme.
(Telefon zili sesi)
-Abla. -Suna?
Abla yetiş ya babam, babamın elinde bıçak var.
Kavga mı ediyorlar?
Hayır annem evde değil.
Ama gelince kesin bir şey yapacak.
Babam sarhoş abla.
Yetiş ne olur, çok korkuyorum.
Tamam sen sakin ol, ben geliyorum hemen tamam mı?
(Kumru) Taksi! Taksi!
Allah kahretsin ya!
Taksi!
(Yağmur sesi) (Araba sesleri)
Dur!
(Müzik)
Allah kahretsin ya.
(Yağmur sesi)
Dur! Dur, dur, dur!
(Gök gürültüsü sesi)
Nasıl yağıyor ya.
Bir tane su alabilir miyim?
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
Hey!
Dur, dur!
Allah kahretsin!
Senin annenle baban da kavga ediyor mu?
Ediyor.
(Hüma) Kumru ablam herkes ediyor dedi.
Ben büyüyünce hiç kavga etmeyeceğim.
(Hüma) Onlar kavga edince çok korkuyorum.
Annem eve gelmeyecek diye korkuyorum.
Korkma. Anneler çocuklarını bırakıp hiçbir yere gitmez ki.
(Kapı vurma sesi)
Sumru hoş geldin.
Hiç hoş bulmadım abla.
Şu halime bak sırılsıklam oldum ya.
İstanbul'da yağmurun ne zaman yağacağı hiç belli olmuyor vallahi.
Aynı bizimkilerin kavgaları gibi.
Geç içeri ben havlu vereyim sana, kurulan.
Yok, yok hayır hayır istemem. Kumru ablam bugün nöbette.
Evdeki nöbeti de bana bıraktı tabii ki doğal olarak.
Annemle babama bakıcılık yapmam gerekiyor.
Selva!
(Yağmur sesi)
Hay maşallah. Ne o kız, böyle açık saçık giyinmişsin?
Açık mı?
Ayol dışarı çıkmıyorsun anladık, tamam.
Televizyon da mı izlemiyorsun yahu? Ne varmış halimde?
Anan sana küçükken çene otu mu yedirdi?
Seni alan yandı kız.
Ay!
Aman sus, bak sen gidince bana patlar.
İyi, tamam.
Hüma, ablacığım hadi gel eve gidiyoruz.
Görüşürüz Umut.
Görüşürüz.
(Müzik - Duygusal)
Aa ayakkabı mı aldın? Çok güzelmiş.
Güzeller değil mi?
Ya böyle indirimdeydi, ben de alıverdim.
Hadi.
Giy bakalım bunu da.
Hah. Kapşonunu çıkarma tamam mı?
Abla be, bir şemsiye versene. Çok fena.
-Al. -Sağ ol.
-Yaşlı cadıyla kolay gelsin. -Şişt!
Annemle babama selam söyle. Ben uğrayacağım bir ara.
İyi tamam. Hadi gel.
Geç bakalım, hah.
Hadi hadi.
(Yağmur sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Korna sesi)
Hadi be hadi!
(Korna sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Yağmur sesi)
Bak Zübeyir, aha şuraya yazıyorum.
Bir aya kadar beni kaçırmazsan...
...vallahi kıyameti koparırım ona göre.
Tamam kız, halledeceğim dedim ya.
Hadi sen de geç kalmadan git eve.
Ben de biraz daha dolanayım da çakmasınlar.
Ha sakın bu saatten sonra arama beni.
Hacer evdeyken açamıyorum.
İyi be tamam.
Ver bir yanak bakayım.
Hmm, vallahi sana doyamıyorum kız.
İki güne kalmaz ararım seni. Görüşürüz yine.
Canım isterse.
Senin canını yerim.
(Yağmur sesi) (Müzik)
(Ayak sesleri)
Babacığım!
Al kardeşini parka götür!
Deli gibi yağmur yağıyor. Ne parkı şimdi? Nereye götüreyim?
Ne bileyim ben nereye götüreceksin? Götür işte bir yere!
Selva'ya götür.
Baba sırılsıklam olduk. Nereye götüreceğim ben şimdi?
Sumru! Ne diyorsam onu yap.
Hüma.
Gel ablacığım.
(Hüma) Annem geldi.
(Hüma) Anne.
Kızım.
Sumru! Hadi!
(Müzik - Gerilim)
Neredeydin Ayten?
Sana ne?
Soruma cevap ver.
Neredeydin, kiminleydin?
Salak salak konuşma be, kiminle olacağım?
Hacer ablada otur otur sıkıldım, dışarı attım kendimi.
Parka gittim.
Parka gittin öyle mi?
Parka gitmiş...
Yüzüme baka baka yalan söylüyorsun be.
Utan Ayten utan!
Eh benim tepemin tasını attırma!
Kızlarımı düşünüp eve döneyim diyordum ama...
...senin mendebur suratını görünce vazgeçtim şimdi.
Nereye gidiyorsun sen?
Yatıp kalktığın o pis herife mi? Sevgiline mi?
Ne herifi be delirdin mi?
Evet delirdim.
Delirdim Ayten!
Seni arabaya binerken herifin biriyle sarmaş dolaş görmüşler!
-Kim görmüş? -Kimse kim!
Sana ne?
Yalan mı değil mi?
Sen ne biçim bir annesin ya?
Ha, hiç mi utanmadın?
Bütün mahalleye karşı şerefimizi, namusumuzu iki paralık ettin.
Kimsenin suratına bakamam ben.
Sen kızlarından da mı utanmadın be ha?
Bütün mahalleli gözünde (...) kızı diyecekler onlara!
Eh! (...) senin anana benzer be!
Allah belanı versin senin!
Seni pislik herif!
(Müzik)
(Yaşar) Gel lan buraya!
Ah!
Düş yakamdan pislik herif!
Allah kahretsin seni!
(Kapı vurma sesi)
Hacer abla!
(Kapı vurma sesi) Hacer abla!
Hacer abla evde yok musunuz?
(Kapı vurma sesi)
(Kapı vurma sesi)
Kapıyı aç! Hacer abla!
(Müzik) (Yağmur sesi)
Yaşar.
(Müzik) (Yağmur sesi)
Bırak beni Yaşar.
Geberteceğim lan seni.
Kim ne dediyse, yalan demiş.
Vallahi ben bir şey yapmadım.
Yalan ha?
Acı bana, Allah'ını peygamberini seviyorsan acı.
Kızlarımızı düşün.
Kızlarım için gebereceksin zaten.
Sen onları hak etmiyorsun.
Vallahi ben bir şey yapmadım.
Baba yapma!
Yapma baba, yalvarıyorum yapma.
Kumru çekil!
Yalvarırım yapma. Benim için yapma, bırak o bıçağı.
Katil mi olacaksın?
Biz ne olacağız? Kardeşlerim ne olacak?
Sizin için geberteceğim zaten.
Bu kadın size analık yapamıyor.
Hah sen babalık ediyorsun da...
...benim analığıma laf ediyor bir de utanmadan!
Allah belanı... (Çığlık sesi)
(Çığlık sesleri)
Kumru!
(Müzik - Duygusal)
Allah'ın belası herif!
Kızımı kestin!
-Allah'ın belası! -Baba...
(Ayten) Ay sen delirdin
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.