All language subtitles for The.Adventures.Of.Picasso.1978.1080p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.MX]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese Download
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

"Sanat, gerçeği fark etmemizi sağlayan bir yalandır."

Picasso'nun Maceraları

Merhaba, adım Elsa Beskow ve size sanat dünyasındaki...

...favori sanatçılarımdan birinden bahsedeceğim.

Doğum saatini tam olarak kimse bilmiyor.

Ya 17.00'de,...

..."öğleden sonra saat beşte",...

...ya da kendisinin iddiasına göre gece yarısı saatlerinde...

O, zamanımızın en tuhaf adamlarından biri...

Loja ve Granada arasındaki...

...savaşta öldürülen 16. yüzyıl şövalyesi...

..."Juan de Leon" un soyundan geliyor.

O, neredeyse bir asır önce...

...Malaga'da doğan Pablo Picasso.

Arkadaşlar!

- Dostlarım! Papaz! Baba oldum. - Ne? Ne oldu?

- Papaz, baba oldum! - Bravo! Bravo.

- Baba! - Tebrikler!

- Tebrikler! - Tebrikler!

Senin için bir tane.

- Maria. - Tebrikler!

- Bravo! - Teşekkürler.

Pablo Malaga'nın yoksul bir bölgesinde büyüdü.

Annesi Dona Maria...

...mutlu,...

...şefkatli,...

...bağımsız,...

...hassas,...

...sıcak kanlı,...

...gururlu...

...ve sevecendi.

Ama babası Don Jose, işlerinde çok özensizdi.

Genç Pablo Picasso kısa sürede sanatla oldukça ilgili olduğunu kanıtladı.

Pablo. Sen bir dahisin.

Gururlu baba, onu Madrid'deki sanat akademisiyle tanıştırmaya karar verdi.

"İspanya'da yağmur çoğunlukla ovada kalır".

"Ole, haydutlar!"

Şişenin içinde sanatını hayata geçirecek...

...sihirli güçleri olan bir cin vardı.

Pablo!

- Hoşçakal, Dolores. - Hoşçakal, Pablo.

Madrid.

- Hoşçakal, Pablo. - Baba.

Akademideki eğitim akademikti.

Kalemler! Bir, iki...

"Anneciğim! Şeytan aşkına!"

Dahice. Dahice.

Bir dahi! Hipp hipp: Olé! Olé! Olé!

- Pablo. - Pablo!

Sen bir dahisin!

Dahi. Dahi. Pablocuğum.

- Baba. Baba. Baba. - Pablocuğum.

Kalbim!

Dahi sensin! Ben değilim!

Pablo, geleceğe doğru.

Pablo!

- Baba? - José?

José?

Ölmüş!

İmkansız.

- Mucize. - Bu bir mucize!

- Neredeyim ben? - Aman Tanrım, José!

- Seni aptal! Sen ölüsün! - Hayır...

Evet, işte ölüm belgesi! Sen ölüsün!

- Salak! - Beni affet, Maria.

- Vay canına. - Pablo.

- Ama Maria... - Hayır! Sen öldün!

- Haydut! Ucube! Ahmak! - Beni affet, Maria!

Pablo'nun ne annesi ne de babası...

...Don José'nin ölüme benzer deneyimini atlatamadı.

Evdeki gerginlik genç ressam için can sıkıcı bir hal aldı...

...ve ayrılmaya karar verdi.

- Pablo! - Sen ölüsün! Aptal, salak, ahmak.

Güle güle, Pablo! Pablo, kendine iyi bak.

- Hoşçakal Carmencita! - Hoşçakal Fritjof!

- Bu ne anne? - Eyfel Kulesi, aptal.

Stüdyo. Sanatçı. Stüdyo.

- Ne? - Stüdyo.

Modernite. Elektrik.

Modernite. Su?

- Ne? - Su.

Su. Su.

Su.

Su.

Su.

Su!

Su! Su! Su!

Su!

- Su! - Evet.

- Hayır. - Hayır.

- Ne kadara mal olur? - Altmış civarı.

İyi.

Kutsal Kalp.

Elektrik.

1899'un yeni yıl arifesiydi.

Dışarıdaki Parisliler şampanyayla, sokaklarda dans ederek...

...ve havai fişeklerle kutlama yaptı.

Paris 1910

Pablo Picasso hala yoksul ve açtı.

Resim yapıyor, yapıyor, yapıyordu.

Ama satmıyor, satmıyor, satmıyordu.

Girin.

- Pablo. - Baba!

- Baba! Annem? - Öldü.

- Öldü mü? - Evet, öldü.

Öldü. Nalları dikti. Tahtalı köyü boyladı!

- Öldü. Hayat işte. - Hayır, Pablo. Ölüm böyledir.

Hayır! Model.

- İspanya'da durum nasıl? - Ah, İspanya...

Malaga, Cordoba, Cartagena'daki parlak güneş--

Sevilla!

Barcelona, Valencia, Tomelilla!

Boğa güreşi! Boğa, boğa, boğa, matador.

Monte Carlo. Kalp!

Oley!

Pablo! Harika! Benzersiz.

Bu Kübizmin doğuşuydu.

Orijinal. Milyonlarca peseta. Milyonlarca!

İspanya'dan Pablo Picasso'nun orijinal çalışması!

Peşimden gelebilirsin Pablo Picasso'nun babası!

Extremadura!

Merhaba, Gaston!

Picasso sirk dünyasındaki serserilere dönmüştü...

Bu sıcak kalpli sanatsal ruhlar...

...ressama acınası yüzlerini...

...bedavaya sundular.

Merhaba! Merhaba!

Bay Medranot?

- Bay Medranot hanginiz? - Benim, ne vardı?

Kaybolun! Sirk yasak. İzin geçersiz.

Anladınız mı? Gidin, defolun, gidin buradan!

Fransa Cumhuriyeti'ni terk edin!

Buldum!

- Skandal. - İğrenç.

- Aman Tanrım! - Balık.

Picasso.

- Büyüleyici. - Evet, Gertrude, büyüleyici.

- Eşsiz. - Evet, Gertrude, eşsiz.

- Onu satın alıyorum. - Ne?

Tabloyu satın alıyorum.

Ben Gertrude Stein. Bu da Alice B. Toklas.

- Ben Alice B. Toklas. - Zaten söylemiştim.

Konuşma. Hadi gidelim.

Picasso'dan çok ilginç bir deniz feneri.

- Şeker, Alice. - Evet, Gertrude.

Amerikalı yazar Gertrude Stein'in salonu,...

...Fransız sanat dünyasının merkeziydi.

...ve değişmez arkadaşı,...

...refakatçisi...

...Alice B. Toklas'tı.

- Krema, Alice. - Evet, Gertrude.

- Kaşıklar, Alice. - Evet, Gertrude.

- Çay değil Alice. Kahve Alice. - İstediğin kahveyse...

...sana kahve getireyim.

Pekala José, ne kadar?

Hayır.

Hayır. Hayır.

Evet! Düzelecek.

Artık Picasso; [Georges] Braque, [Henri] Matisse,...

...Fernand Lege,...

...Pompidou...

Antrikot...

...Carl Larsson,...

...Temel Reis [Karl-Alfred],...

...Jenny Nystrom,...

Bir omlet...

...ve Rembrandt...

...gibi insanlarla...

...Paris sanat dünyasının merkezindeydi.

Ve örgüsüyle oturan Hemingway de vardı.

Ayrıca genellikle yanlış anlaşılan besteci Erik Satie de vardı.

Absürdist şair Guillaume Apollinaire...

Resim gümrük memuru Henri Rousseau...

Kulaklı adam Vincent van Gogh...

Ve en az iki Toulouse-Lautrec.

Ve ünlü Mimi,...

...Puccini'ye "ellerin çok soğuk" yazması için ilham veren kadın.

Öksürük için "Sinyora".

"Evet sinyora," dedi Mimi.

Soprano, bas, tenor ve bariton için. Herkes için.

- Benim resmim! - Evet, Kübizm. Bolca peseta.

- Peseta mı? - Çok fazla.

Bir insan, hatta bir sanatçı, uçsuz bucaksız ve...

...sessiz evrende, küçük bir tanecikten başka nedir?

Peki o zaman!

1910'larda yalnız bir sanatçının normal hayatını incelemeyi...

...bir dakikalığına bırakalım.

Bir dahiden daha yalnız bir şey var mıdır?

Bu bir dahiden daha mı yalnız?

Sabah erkenden kalktı, neşeli bir sabah şarkısı...

...mırıldanarak kıyafetlerini giydi,...

...sonra da "Bois de Boulogne"da...

...uzun tempolu bir yürüyüşle...

...yoğun bir iş gününe hazırlanmak için dışarı çıktı.

UZUN

TEMPOLU!

Arada bir "skisa" için durdu...

[skissa kissa'ya benzer = işemek]

Skissa = Çizim yapmak

Burada Üstat bir çift gözlük çiziyor.

Bir... bir bisiklet...

Bir geyik...

Bir resim!

Pablo Picasso sanatıyla güreşmeye devam ediyordu.

Pablo! Pablo, Bay ve Bayan Guggenheim.

Senden hoşlanıyorum, dostum.

İsveçli-Amerikalı multi-milyoner...

...Ingrid Svensson-Guggenheim sanatı ve...

...sanatçıları severdi.

Bunu, bunu, bunu istiyorum. Bu olmaz.

Vay canına, ne güzel gitarlar! Gugge, ne güzel bir gitar.

- Evet, çok güzel. Ne kadar? - İmkansız.

Duvara çizildiler.

Evet, anlıyorum. Böyle bir gitar istiyorum.

- Böyle bir gitarın daha var mı? - Gitar mı?

- Pling, pling. - Evet.

Hayır, ben pling-pling istiyorum, ho-ho değil.

- Ho-ho değil, pling-pling. - Hayır, pling-pling!

Bunlardan bir tane.

Sen Tarzan, ben Jane.

Ingrid Svensson-Guggenheim...

...Picasso'nun çalışmalarını anlamayan birçok insandan biriydi...

...ama pahalı olduğunu, dolayısıyla ölümsüz olduklarını biliyordu.

Ingrid Svensson-Guggenheim, Picasso için inatçı bir baş belası oldu.

Ne pahasına olursa olsun, hayatının ve işinin bir parçası olmaya çabaladı.

- Pling-pling. - Gringo! Defol git buradan!

Lanet olası Amerikalılar. Defol git! Aptal, kafasız!

- Gringo, Yankiler! - Evet, buna bayıldım. Çok tuttum.

- Evet, Pablo. - Yankiler!

Picasso, doğanın sükunetine kaçtı.

Ünlü olmak kolay değildir.

Pablo, ağlama.

Hadi gel!

İyi kalpli Rousseau,...

...arkadaşını mutlu etmek için...

...Pablo ve Apollinaire'i Rousseau'nun kendisinden başka...

...hiçbir insanın ayak basmadığı gizli ormanına davet etti.

Guillaume Apollinaire, insan ruhu hakkındaki...

...derin felsefi şiirlerinden birini okudu.

Pablo.

Dostlarım, buldum.

Bu, Picasso'nun arkadaşı Rousseau'nun onuruna salonunda düzenlediği...

...unutulmaz maskeli balonun başlangıcı olacaktı.

Pablo.

- Ne düşünüyorsun? - Çok güzel.

Bir dakika!

Girin!

- Madam Gertrude Stein. - Stein!

Matmazel Alice B. Toklas.

Madam Sarah Bernhardt!

Ne muhteşem bir kalabalık!

Jean Cocteau, Enrico Caruso vardı...

Braque ve Matisse raftan görüldü.

Marie ve Pierre Curie...

Telefon kulübesinin mucidi [Alexander] Graham Bell...

İmparator II. Wilhem, zarif karısıyla dans ediyordu.

Lenin...

Ve genç Winston Churchill...

Fransız cumhurbaşkanı bile oradaydı, balon gibi giyinmişti...

Hayal gücünün kralı, küçük gümrük memuru Rousseau için...

...unutulmaz bir veda partisiydi!

Alice. Alice?

Hey, hey, hey, hey!

Bay Picasso, öyle olsun istemedim...

Pablo.

- Çok güçlüsün Gertrude. - Evet, Alice, öyleyim.

# Jeannie'yi hayal ediyorum, Açık kahverengi saçlarıyla

# Çayır çalılıklarının üzerindeki sisten doğmuş

# Onu akarsuların yolu boyunca gezinirken görüyorum

# Önünde gördüğü çiçekler kadar mutlu

# Jeannie'yi hayal ediyorum

# Açık kahverengi saçlarıyla

# Çayır çalılıkları üzerindeki

# Sisten doğmuş

Teşekkürler.

Yıl 1914'tü.

Gelecek hiç bu kadar parlak görünmemişti,...

...işçiler ve sanatçılar bir araya gelmişti,...

...insanlar asla birbirlerine karşı durmayacaklardı,...

...uluslararası dayanışmaya olan inanç,...

...sanayi çağının kutsamasına olan inanç kadar güçlüydü.

Geleceğe dair iyimser bakış açısı her zamankinden daha güçlüydü.

Makinelerin dünyayı kurtarması gerekiyordu!

Özgürlük

Eşitlik

Kardeşlik

Sonunda gerçek olacaktı...

Kısacası,...

...yeni bir şafak vaktiydi.

- Pablo! Pablo, İspanya'ya karşı! - Hayır, hayır!

Guillaume!

Geri döneceğim.

Guillaume...

Anne! Anne!

Teşekkürler, bayım.

Pablo! Pablo!

- Baba? - Evet! Hadi, bir lokantaya gidelim.

Çok açım.

Senin için, harika çalışıyor.

Taksi! Taksi, taksi!

Bayım! Harika, muhteşem, sadece bir frank.

Sadece bir frank!

Bir savaş daha olmayacaktı,...

...yeni nesil sanatçılar daha iyi bir dünya inşa etmek için Paris'e geldi.

Güzel, Pablo. Mükemmel. Güzel olacak.

Tanrım...

Güzel...

Bilardo topu! Pinpon topu!

Bayanlar ve baylar, gerçek Picasso!

Olga.

İşte bu yüzden Picasso ünlü Rus balesi için...

...dekorlar ve kostümler yaptı.

Djagilev'in prodüksiyonu, Erik Satie'nin müziği ve...

...Picasso'nun dekoru tüm dünyayı şaşkına çevirirdi.

Dünya prömiyeri Londra'daydı.

En son haberleri okuyun! En son haberleri okuyun!

Çay çok güzel.

- O büyük ev de ne anne? - Parlamento, aptal.

Don José yemek parasıyla ilgilendi.

- "Hombre." - Ne? Karnabahar mı? Bu mu?

Hayır, çok. Herşey. Ne kadar tutar?

- 19.06, efendim. - Çok pahalıymış.

İngilizler.

Afiyet olsun.

Prömiyerden üç saat önce...

...tansiyon yüksekti.

# Tanrı zarif kralımızı korusun

# Yaşasın asil Kong'umuz

# Tanrı King Kong'u korusun

Utanç verici.

Yazık! Yazık!

Merhaba mösyö! Sizin için!

Picasso, yüksek sosyetenin pis kokusundan bıkmıştı.

Djagilev ve Olga'dan kaçtı.

Paris, Monparnas'ta küçük bir kabarede saklandı.

Bayanlar ve baylar, Finlandiya, Helsinki'den...

...Matmazel Sirkka!

Kutsal Kalp.

Şampanya! Şampanya!

Picasso, Sirkka'nın şarkı söylemesiyle büyülendi...

...ve bu, onu kaderine götürecekti.

Evde değildi.

- Pablo. - Sirkka.

Bu, "Monsterism"in(Canavarcılık) doğuşuydu.

Picasso ve babası New York'a kaçtı.

New York, the big apple ("the big apple", New York için kullanılan bir deyim)

- O senin bebeğim. - Atla.

Dikkat et, silahı var!

Kendini yorma.

Ne kadar?

- Pablo. - Baba.

1930'larda alkol yasağı vardı.

Alkol yasağından sonra sanatçıların...

...yeraltına inmesi yasaklandı...

Picasso yasak zehri bir kurşun kalemle yarattı.

Amerika'daki büyük sanat yasağı sırasında,...

...federal polis bu tehdidi etkisiz hale getirdi...

...polis sürekli baskınlar yaptı...

"Sanat köpekleri" sayesinde dikkat çekici bir iş çıkarılıyor...

İşte deniz motifleri konusunda uzman Jackie.

Kaçakçılık işi için altın bir çağ var.

Bay Guggenheim...

...Ingrid Svensson- Guggenheim'ın kocası değil mi?

Kanada sınırından tüm form ve boyutlarda sürekli bir...

...sanat akışı var.

"Güzellik insanlar için afyondur"...

Franklin D. Roosevelt ilan eder...

...ve tamamen yasal karısından destek alır.

Pablo, Bayan X'e kişisel teslimat.

Altıncı Cadde, 666.

- Picasso. - Evet, girin.

Don Jose, kendisini Amerikan suç örgütleriyle...

...Fransız sanatçı arasında "Fransız Bağlantısı" olarak belirlemişti.

Bir gün Picasso tablolarını...

...bir "Bayan X"e kendisi teslim etmek zorunda kaldı.

Merhaba ortak. Artık özgürüm, kocam vefat etti.

Ingrid Svensson-Guggenheim o kadar kolay pes etmedi.

Bizi buraya Joe gönderdi.

Ingrid Svensson-Guggenheim, Picasso'yu...

...rakip gangsterlerin "büyük işlerini" yürüttükleri...

...farklı kamufle yeraltı galerileriyle tanıştırdı.

Selam, Koca Mac. Senin için bir şeyim var.

Pablo Picasso.

- Ne kadar? - Beş.

- Dört. - Peki.

- Bay Kahnweiler. - Bay Pepperoni.

Ah, Rembrandt. Klasik.

Pılını pırtını toplayıp defol git buradan.

- Atlar eyerlendi! - Polis!

Pekala millet. Betty Boo!

- Betty Boo! - Herkes duvara yaslansın.

Sen de, çabuk ol.

- Senin mi? - Evet. Beğendin mi?

Sayın Yargıç. Jürinin değerli üyeleri.

Sayın Yargıç. Jürinin değerli üyeleri.

Bu Fransız domuzu, iğrenç tablolarıyla...

...masum Amerikan halkına tecavüz etmeye çalışıyor!

Bu edepsiz Fransız, iğrenç Fransız resimleriyle Amerikan halkını...

...baştan çıkarmaya çalıştı. Sanat ölümcül bir zehirdir.

Bu adam bir katildir.

Bay Başkan, baylar, bayım. Buradaki meslektaşım,...

...sanatın zehir olduğunu ve bunun sanat olduğunu iddia ediyor.

Savcı bunun sanat olduğunu iddia ediyor.

Ama bu sanat değil. Çocukça karalamalar.

Siz bunu yapabilirsiniz. O, bunu yapabilir.

Ve işte yapıyor, bakın. Aynı halt.

Şuna bakın. Aynı şey. Alıyorum, harika.

Sayın jüri üyeleri, suçlu mu suçsuz mu?

- Suçlu, Sayın Yargıç. - Pablo Picasso.

Seni elektrikli sandalyede ölüme mahkum ediyorum.

Elektrik.

- Ölmedi mi? - Hayır.

- Grieg! Grieg! - Günaydın. Günaydın.

Sorun nedir? Eşyalarla ilgili bir sorunun mu var?

Rahatlayabilirsin.

Rahat mısın?

Bir, iki, bir, iki, üç.

Bir şey hissediyor musun?

Bir şeyler hissettin, değil mi? Hiçbir şey mi?

Her gün aynı bok. O sandalye her zaman başımıza dert oluyor.

O sandalyeden nefret ediyorum. Sanırım sigortalar atmış.

Fişler.

Bak, dur. Kırılmış.

Evet.

Sigortalar yüzünden. Şimdi var mısın?

İşte başlıyoruz!

Hareket etme! Hareket etme!

Özür dilerim. Seni ateşe verdiğim için çok üzgünüm.

Üzgünüm. Acele etme. Benim adım Grieg.

Akımda tıkanıklık vardı.

Evet, evet, evet, evet.

İşe yaramıyor.

Şimdi tamir ettim.

Volt, watt ve amper.

Volt ve...

Volta, evet! Anladım. Grieg her şeyi düzeltir.

Bırak gitsin artık. Şimdi hadi, hadi, hadi.

Bir, iki, üç!

- Kıpırdama! - Özür dilerim.

- Ölmedi mi? - Çok özür dilerim.

1930'ların sonuydu...

Picasso vahşilerin yeniden yükseldiği bir Avrupa'ya döndü.

Almanlar 1940 baharında Paris'e yürüdüler.

Beyler! Durun. Kaygan!

Hoş geldiniz! Hoş geldiniz! Hoş geldiniz!

Mösyö! Karamel mi? Tadı çok güzel.

İşte şekerlemeler. Harika karameller.

Hadi, Pablo!

Şaşırtıcı bir şekilde Picasso, kamufle üniformalarını tasarlayarak...

...Almanlarla işbirliği yaptı.

Çok geçmeden Picasso'nun gerçekten onların tarafında olmadığından...

...şüphelenmeye başladılar.

Fakat Picasso, bazı arkadaşlarının aksine, Avrupa'da kaldı.

Bir gün, soğuk stüdyosunda oturmuş,...

..."Sabine Kadınlarının Tecavüzü"nü...

...tasvir eden "janr resmi" karşılığında...

...karaborsadan aldığı pastayı yerken...

Aç kapıyı! Aç kapıyı!

Girin!

- Halvliter! - Baba?

Don Jose, SS'de "Hauptbahnhof" rütbesine yükselmişti...

...muhalefet üyelerinin izini sürmesi gereken...

..."devekuşu operasyonu" ndan sorumluydu.

Oğluna herhangi bir "riskli işe" karışmamasını söylemişti.

- Göring. - Bir şey yok, Bay Hauptbahnhof!

Tamam, dışarı!

Girin.

- Mösyö Picasso. - Soyun.

Halvliter!

Tatlı.

- Bir şey yok, Bay Hauptbahnhof! - Tamam, dışarı!

Mösyö Picasso!

Halvliter!

Takım elbiseler, takım elbise, takım elbise.

Takım elbise, takım elbise, takım elbise.

Takım elbise!

Takım elbise, evet.

- Bir şey yok, Bay Hauptbahnhof! - Tamam, dışarı!

- Mösyö Picasso. - Mösyö Picasso.

Halvliter!

Pablo!

- Bir şey yok, Bay-- - Dışarı!

Mösyö Picasso...

Halvliter! Schultz. Schultz. Schultz.

Ve de Schultz.

Kırılmış.

Kırılmış, diyorsun.

- Bir şey yok, Bay Hauptbahnhof. - Gidelim!

Barış sonunda geldi.

Aptallık etme sakın.

- Bir bak, Schultz. - Elbette.

Ike'yi seviyorum! Güzel Amerikalılar! Yankiler için şekerlemeler.

# Güneş Eski Kentucky'nin üzerinde parlıyor

Pablo eski dönemlerden bıkmış, Riviera'ya yerleşmişti.

- Bu ne, anne? - Burası Akdeniz, aptal.

- Merhaba kızlar. - Film yıldızı olmak ister misiniz?

- Maurice. - Mösyö Picasso.

Seni küçük adam,...

...kapitalizm ve sosyalizm arasında çoktan karar verdin...

...ama sen her halükarda kapitalist gibi yaşıyorsun,...

...proleterlerle pek takılmıyorsun,...

...eşitliğe inanıyorsun.

Ancak, gerçekten insanların senin kadarına sahip olduğunu düşünüyor musun?

Oradaki balıkçıların kazandıklarıyla...

...senin kazandıkların arasında...

...bir fark var.

Resimlerinin fiyatlarının yüksek olması senin suçun değil,...

balığın bu kadar ucuz olması da senin suçun değil.

Galerici parayı bir Cadillac almak daha için...

...kullanacağı için parayı almayı reddedemezsin.

Sen çok iyisin.

Ama dünyayı değiştirmek için ne yapıyorsun?

Peki, resimler yapıyorsun.

Herkesin sanata ve güzelliğe ihtiyacı var.

Şu balıkçıların da sanata ve güzelliğe ihtiyacı var.

- Hoşçakalın, yarın görüşürüz. - Baylar.

İşte bir sana Picasso.

Yo, yo, hayır. Sana. Benden.

Teşekkür ederim.

Yo, etrafına bakma!

Mutlu ol, aksi halde çalışamazsın.

Skal, dostum!

"Parfait d'amour, s'il vous plaît."

Rica ederim, mösyö. Barış için.

Rica ederim. Madam, barış için.

Rica ederim, mösyö.

Dolores!

- Dolores! - Ne? Kimsin sen?

Picasso.

Kim?

Picasso. Dolores.

Pablo Picasso.

- Haaa, Mösyö Pablo! - Evet.

Büyükanne!

- Büyükanne! - Pablo!

Dolores.

Böylece Picasso gençliğinin aşkıyla tanışmış,...

...Riviera'daki balıkçılarla...

...sürgünde yaşayan...

...gizemli Dolores ve torunu onun üzerinde tuhaf bir etki bırakmıştı.

Picasso'nun güvercinleri soğuk savaşın...

...soğuk rüzgarlarında dünyanın dört bir yanına uçtu.

Pablo! İspanya.

Pablo! Pablo!

Pablo!

- Pablo! Pablo! - Baba!

- Ben Dolores. - Dolores, memnun oldum.

- Bayan Dolores. - Pablo, havuz nerede?

Bay gringo! İşte Pablo Picasso'nun kendisinin yaptığı bir çizim.

10... 15 milyon frank. Teşekkürler Bay Yanki!

- Teşekkürler, Bay Kont. - Teşekkürler, Don José.

Pablo!

Pablo!

Yeni karım.

Ingrid Svensson-Guggenheim o kadar kolay pes etmedi.

Doktor. Çabuk, doktor!

Merhaba.

- Alo? - Merhaba.

Merhaba.

Jag...

Merhaba! Merhaba!

Merhaba!

Hayır, hayır.

Madam!

Burası ressamın yatak odası.

Bir de Pablo Picasso'nun kendisi var.

Onu aynı anda neşeli bir "Günaydın" ile neşelendiriyoruz:

Günaydın!

Bakın, ne kadar da küçük.

Şimdi ressamı tuvalete kadar takip ediyoruz.

Pablo? Hedef kitleniz. Gösteri devam etmeli.

Dinle! Tıpkı senin gibi. Ve de ben.

- Hey, hey, mösyö. - "Bonjour."

Hayır, hayır, hayır? Evet! Buenos Aires'e litografi.

Günaydın, Senyor Pablo.

Peki ya Industria Picasso?

Üç yüz milyon lira. İyi.

Afedersiniz.

İmzalar bir anda ortadan kaybolduğunda...

...borsada paniğe neden olan...

...büyük "Picasso kazası"ydı,...

...tablosu sanat müzayedelerinde satışa sunuldu...

Bir Donald Duck'a 100 Picasso...

Resimleri hurdaya atıldı.

Sanat "yumuşak para birimi" haline geldi.

İnsanlar üzerlerinde kral ve kraliçe bulunan...

...koleksiyonluk yemek tabakları ve kolyeler almaya başladılar.

Banka kasaları, eski sanat koleksiyoncularının gümbürtüsüyle yankılandı.

Kısacası kaos.

Ben nereden bileyim?

Pablo! İmza kayboluyor, bu bir gizem.

Pablo, imzalar... Pablo?

Pablo öldü. Öldü. Picasso öldü!

Buraya gel!

Öldü. Oğlum.

Ressam öldü.

ELVEDA

Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.