All language subtitles for Aleph - 1x03 - Episode 3_track3_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[Mahmut] İzmit Emniyeti'nden bir delil gelmiş merkeze.

Öyle sahipsiz, kimsesiz bir dil.

İlk kurban Mustafa Diri. Transseksüel bir seks işçisi.

Dili öldürülmeden önce kesilmiş.

İkinci kurban Nusret Işık. Haliç Tersanesi'nde bulundu.

Ağzından Mustafa Diri'ye ait kayıp dil çıktı.

Eski bir kitap arıyoruz. Faik Ahlat Karaca'nın Gökkuşağı adlı tefrika romanı.

Mecmuaların tümü alınmış.

-Başka kopyası yok mu? -Hayır, bu tek örnek.

Karaca'nın eserleri genellikle Osmanlı'da...

...sapkın olarak kabul edilen tasavvuf hareketleri ile ilgilidir.

Ne anlama geldiğini, hakkındaki her şeyi istiyorum.

Yunan, İbrani ve Mısır alfabelerinin ilk harfi.

Eski Mısırlılara göre Ra'nın sembolü.

Kabala'ya göre Allah'ın nefesi. Tasavvufa göreyse başlangıç demek.

Ne zaman getirmişler?

Bilmiyorum. Bu sabah iade vardiyasında bulmuş bizim Zeki.

Getireni görmüş mü?

Musa Musiyev. Nijerya 1986.

Göçmen kaçakçılığı sebebiyle iki kez gözaltına alınmış ama bir şey çıkmamış.

Lan!

[dalga sesi]

[ıslak kum sesleri]

[rüzgâr sesi]

[nabız sesleri]

[nabız sesleri artar]

[anons] Doktor Erkan Tekilmez, Doktor Gürkan Berker...

[anons] Acilen Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinden bekleniyorsunuz.

Ooo.

Hemşire aşağıda komiserler bekliyor deyince vallahi aklıma sen geldin.

[Kinyas] Epeydir karşılaşmıyoruz. Nasılsın?

Vallahi epey oldu koca kurdun karnını yardığınızdan beri.

Evet. İyisin ama değil mi?

Soluğum yetmiyor adam kovalamaya. Lakin sağ olsunlar...

...koşsun diye yanıma birini verdiler.

-Doktor Kinyas. -Kemal.

Memnun oldum Kemal.

Sabahtan beri nefes almadan çalışıyorum. Bugün acayip bir gündü.

-Çok bekletmedim değil mi? -Yo, bize bekleyelim diye para veriyorlar.

Eee nedir durum?

Vallahi Settar kardeş, hasta bize geldiğinde glaskovu üçtü.

Pupiller anizokorik. Alt ekstremitelerde hemiparazi başlamış.

Hemen entübe ettik hastayı tabii.

Vazopressör infüzyonuna başladık. Böylelikle...

...hemodinamik ve hipoksiyi kontrol altına almış olduk.

Serebral perfüzyon basıncının da kritik seviyenin altına düşmesini engelledik.

Yani, beyni korumak için...

...hastayı uyutuyoruz. Hasta uyuyor.

Eee, bu herif ne zaman ayağa kalkar doktor?

[Kinyas güler]

Ya ben her seferinde başka hikâye anlatıyorum ama...

...soru hiç değişmiyor. Herkesin sorusu aynı.

Hasta ne zaman kalkacak?

Vallahi yalan söylemeye gerek yok. Ben de bilmiyorum.

Biz elimizden gelen her şeyi yaptık.

Hastanın stabil durumunu devam ettirip, şuurunun yerine gelmesini bekleyeceğiz.

Başka çaresi yok.

Yani, Allah büyük taka küçük diyorsun.

Aynen.

Gerçi son zamanlarda bizim takayı epeyce büyüttüler.

Ek kat falan çıktılar oraya ama.

-Taka... -Taka, aynı taka.

Öyle.

Eee, tamam. İyi haberlerini bekliyoruz.

Haa... unutmadan.

-Bu sene iyi çulluk yapacak diyorlar. -Yapma?

-Bir ara uğra da ifadeni alayım. -Bakarız.

-Kolay gelsin. -Teşekkürler.

["Müzeyyen Senar - Yanıyor mu Yeşil Köşkün Lambası" çalar]

-[kapıyı tıklar] -[Banu] Evet?

İyi günler.

[Editör Banu] Buyurun.

Biz bir kitap bastıracaktık da.

Tabii, bakalım. Türü nedir?

Ne türü?

Yani, hangi türde?

[Banu] Edebiyat, inceleme, tarih?

[Settar kekeler]

Düz roman bizimki.

-Siz? -O işte, kitabın yazarı bu.

Ben menajeriyim.

Tamam, yanınızda kopya varsa şöyle bırakın. Editörler okuduktan sonra...

...size geri dönüş yapacaklar konuyla ilgili olarak.

Şuraya da iletişim bilgilerinizi yazarsanız...

Ne zaman olur?

Anlamadım.

Editör arkadaşlar ne zaman okur yani?

Belirli süre veremiyoruz maalesef beyefendi.

-[Banu] Birkaç ay içinde. -Ooo.

Birkaç ay. Yok.

[Settar geveler]

Daha çabuk okuyamazlar mı?

-Çabuk derken? -Bizim işimiz acele.

Hafta sonuna kadar basmamız lazım kitabı.

Maalesef.

Bu kadar kısa sürede yanıt vermemiz imkânsız.

[Settar of çeker]

Ulan herif resmen dalga geçiyor bizimle.

Bir elimizde kitap, bir elimizde defter. Soytarıya döndük.

Ne o İngiliz? Bir Arap'ı denize döktün. Sesin soluğun kesildi yine.

Ne anlatıyor o?

Musa'nın bu olan bitenle hiçbir ilgisi yok.

Başladın yine müneccimliğe.

Başladığımız noktadan bir adım ilerleyemedik.

Boşuna vakit kaybediyoruz.

Herif ölmeden evvel üç defa Nusret Işık'la görüşmüş...

...35 senedir iade edilmemiş mecmuaları getirmiş...

...sen ilgisi yok diyorsun, öyle mi?

Saat, cüzdan satan zavallı bir göçmenin işi gibi mi duruyor bu iş sence?

-Durmuyor ama yine de acele ediyorsun. -Acele mi ediyorum?

İki gün içinde iki ceset bulduk.

Duvarlara semboller çizen bir manyak...

...bilinmeyen bir romanı bastırmamız için bir hafta mühlet veriyor...

...elimizde dört gün kalmış ve sen acele ediyorsun diyorsun.

Bazen...

-Afiyet olsun komiserim. -Sağ ol ustam.

-[kâğıt sesleri] -[vapur düdük sesi]

Gerçekten merak ediyor musun?

Romanın ne hakkında olduğunu?

Merak etmek için çok yaşlıyım İngiliz.

Bir 17. yüzyıl Mevlevi tekkesinde sapkınlıkla suçlanan...

...bir grup dervişi anlatıyor kitap.

Ne tür bir sapkınlıkmış o?

Yaygın İslami pratikleri reddettikleri için.

Oruç tutmadıkları, namaz kılmadıkları için.

Kardeşinin, Mustafa Diri hakkında söylediklerini hatırlıyor musun?

Kur'an hakkında sapkın şeyler söylüyormuş hani.

Bu kitap kurbanlar arasındaki ortak noktaya ışık tutuyor olabilir.

Katil de bunu anlamamızı istiyor muhtemelen.

Bildiğimiz kadarıyla Nusret Işık'ın sapkınlığı yok.

Evet ama Nusret Işık'ın romanlarında da tasavvuf teması hep tekrarlanıyor.

[telefon çalar]

Konuş.

Oğlum biz tulumbacı mıyız? Her çağrıldığımız yere koşalım.

Gelsin merkeze anlatsın.

Uzatma, adresi ver.

Adres oğlum, adresi.

Ne çıkmazı?

Tamam, kapat.

Nusret Bey'in zevcesi Neyyire Hanım bizi beş çayına davet ediyor.

Haydi!

-Ustam eline sağlık. -Eyvallah komiserim.

Sağ olasın.

Teşekkür ederim.

[merdivenden inme sesi]

Komiser Settar. Ortağım, Kemal.

Mmm... Cemil Bey'le görüşecektim ama?

Cemil Bey yıllık izne ayrıldı. Dosyaya biz bakıyoruz.

Ha buyurun.

-Merkezi aramışsınız? -Evet.

Gazetedeki haberi görünce.

Cuma günü bir arkadaşımın annesinin kırkı vardı. Kandilli'de.

Dönüşte... Nusret helva sever.

Göksu'dadır. Götüreyim dedim.

Rıza Efendi ile birlikte gittik.

Hisar'ı geçince şiddetli bir yağmur başladı.

Rıza Efendi ben bir koşu gidip geleyim dedi.

Arabadan inerken, o sırada gördüm.

-[Settar] Neyi? -Adamı.

-[Settar] Hangi adamı? -Gazetedeki zenciyi.

Yağmurda koştururken dosyaları elinden düşürdü.

Sonra kâğıtları toplamaya çalışırken bir an göz göze geldik.

Adam bu muydu?

-Eminsiniz? -Evet, iskelede başka kimse yoktu.

Eşinizi görmeye niçin Marina'ya gittiniz?

Cumaları teknede olur.

-Ne teknesi? -Dört, beş sene evvel almıştı.

Dosyada böyle bir bilgi yok.

Daha önce neden söylemediniz?

-Yani, böyle bir şey... -Nerede bu tekne?

Göksu'da. İskelede bağlı.

-[kapı açılır] -Neyyire Hanım?

-Bu minyatür orijinal mi? -Galiba.

Nusret minyatürlere meraklıydı.

Kemal, haydi.

Daha sonra giderirsin sanat merakını, haydi.

-Ressamını tanıyor musunuz? -Hayır.

Nereden aldığını hatırlıyor musunuz?

Bilmiyorum. Ya müzayededen almıştır ya da cemiyetin yılsonu sergisinden.

Cemiyet?

Devr-i Âlem İlim ve İrfan Cemiyeti.

Her sene çağdaş minyatür ressamlarının eserlerini sergilerlerdi.

-Nusret Bey üye miydi bu cemiyete? -Evet.

Bir dönem yönetim kurulunda da bulundu.

Peki, teşekkür ederim.

[telsiz sesleri]

Nereden çıktı bu minyatür merakı?

Faik Ahlat Karaca'nın kitabının

tefrika edildiği dergide sıkça minyatürlere yer verilmiş.

Eee?

Bu ilk nüshada gördüğüm minyatürün aynısı duvardaki.

Alo, Billur?

Devr-i Âlem İlim ve İrfan Cemiyeti diye bir cemiyet varmış.

Hakkındaki tüm bilgileri öğrenmek istiyorum.

Bunların yıllık düzenledikleri sergiye katılan bütün...

...ressamların listesini de çıkartın lütfen.

Tamam, teşekkürler.

[martı sesleri]

Tut, tut.

[Settar] Filiz, Filiz!

[Filiz telsiz] Merkez dinlemede.

Göksu'da, Marina'dayız. Rutin olay yeri inceleme gönder buraya.

[Filiz] Anlaşıldı amirim.

[çocuk sesleri]

[hap kutu sesi]

[fısıltı sesi]

[dalga sesleri]

[çocuk sesleri]

[karga sesleri]

Lan! Haydi, oğlum. Yürüyün evinize, haydi!

Eşek sıpası.

[Kemal hafifçe öksürür]

[Kemal öksürmeye devam eder]

-Kemal? -[öksürük sesleri]

-[Kemal hızlı nefes alır] -İyi misin?

Ayağım kaydı.

[Kemal öksürmeye devam eder]

[polis siren sesi]

[cam tıklatma sesi]

Evet, Mahmut.

Jurnalcilerin çalışmıyorsa sor, tek tek ben anlatayım.

-Tekneden ne buldunuz? -Bir şey bulmadık.

Settar, bak. Sonradan duyarsam canını sıkarım.

Bir şey bulamadık Mahmut. Çocuklar bakıyor daha.

İyi madem. Öyle adam ölmüş gitmiş.

Karısının da karnı burnunda zaten.

-Fazla bunaltmayın kadını. -Merak etmeyin.

Nusret Işık'ın anısını incitmeyiz.

Kim bu gündüz feneri?

Bilmiyoruz.

-Çıktı mı komadan? -Uyutuyorlar.

Kitap meselesini ne yaptınız?

Uğraşıyoruz.

[Mahmut] Adamın derdine bak ya.

F.A.K isimli yazarın...

...Gökkuşağı isimli romanı.

Bizi de tehdit ediyor orospu çocuğu görüyor musun?

Lan nereden çıktı bu amcık ağızlı karşımıza ha?

Settar, yayınevlerine bir şey söylemediniz değil mi?

Aman ha bak. Ağzınızı sıkı tutun ha.

Yayınevlerine bir şey söylemeden üç gün içinde nasıl bastıracağız kitabı?

He?

-Milletin kitapları aylardır sırada. -Sakın ha bak Settar.

Eğer basına sızarsa...

...vallahi de billahi de siki büsbütün tutarız bu sefer ha.

Katil, emniyeti parmağında oynatıyor derlerse ne deriz?

Tamam, o zaman seni sabah akşam arayan o dalyarak...

...kodamanlardan biri arasın yayınevini de.

Kulaklarını da çeksin gizli kalsın diye, hmm?

-Kaç günümüz var? -Üç.

[Mahmut iç çeker]

Settar.

Vallahi yukarıyı falan karıştıramam.

Haydi, gözünü seveyim Settar.

Başka bir şey var mı Mahmut?

Settar?

Bu, bugün geldi.

Yeni terfi ibranamesi.

Vay dalyarak.

Ulan kime okuyup üflesem adam oluyor be.

Keşke iyice bir silkeleseydim.

Özür dileyeceksin, tatlıya bağlayacaksın Settar.

Tatlıya bağlanacaksa gelsin, elimi öpsün.

Lan oğlum okumuyor musun lan?

Adam başsavcı olacak diyorum ben sana ya.

Yarın bir gün biz bu herifin yüzüne nasıl bakacağız ya, ha?

Ya Mahmut...

...koyun can derdinde, kasap et derdinde.

Bu senin problemin. Makam, mevki peşinde dolaşan ben değilim.

Settar.

Bu işin şakası yok artık.

-Ağzımıza sı... -Sıçsın.

Sıçsın ağabey. Sıçabiliyorsa gelsin, sıçsın ağzımıza.

Bu iş benim dediğim gibi olacak Settar.

-Yoksa... -Yoksa ne? Ne yapacaksın?

Dosyayı hafiyelerine mi vereceksin?

Elinden geleni ardına koyma.

[Settar] Ne?

Soruşturma kapsamında...

...2653 sayılı...

...Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün sekizinci maddesinin...

...onuncu fıkrasına göre suç kanıtlarını yok etmek...

...veya kasten yok olmasına sebebiyet vermek...

...yahut üstlerinden saklamak suretiyle...

...17794 sicil numaralı Kemal Tekin'in...

[çekmece kapanır]

Beni kırmayacağını biliyordum Settar.

[dosyayı sertçe bırakır]

Teknede bulunan tüm parmak izleri Nusret Işık'a ait.

Kan, saliva testleri negatif.

Bir de Nusret Işık'a ait bir bilgisayar bulundu. IT inceliyor.

Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini taradınız mı?

Yalnızca yandaki balıkçı lokantasının iki kamerası varmış komiserim.

Ancak kış boyunca tadilat sebebiyle kapatmışlar.

Kameralar da çalışmıyor.

Nusret Işık'ın kaybolmadan önce son görüldüğü saati tespit edebildiniz mi?

Cuma günü 09.12'de evden çıkıyor.

En son 09:38'de Göksu ışıklarındaki kameraya takılmış otomobili.

Ondan sonra bir şey yok ne yazık ki.

Bu R.Gö'yü ne yaptınız?

Aradığımız kayıtlara göre 316.676 kayıt bulduk amirim.

Pek çoğunu eledik. En son 142.814'e indirebildik.

Neye güldün Cihangir?

-142.000 dedi ya amirim... -Eee?

Ona güldüm.

Hepsinin tek tek yazı örneklerini göreceğim. Anladın mı?

Anladım amirim.

Alfabetik sırayla mı gidelim amirim?

Cihangir...

...hepsinin ismi R ile soyadı Gö ile başlıyor ya oğlum.

-Öyle başlıyor da amirim, dedim ki... -Cihangir!

Beni sinirlendirme oğlum.

Baş üstüne amirim.

Bu romanın bir çıktısı falan var mı?

Billur'un masasında olacaktı amirim.

Oğlum versene!

Kendisi nerede?

-Duvardaki sembolü araştırmak için... -Ya arkadaş!

Biz kar demeden yağmur demeden Allah'ın siktir ettiği yerlerde dolaşalım...

...biri götlerden alfabetik sıra yapar...

...ötekisi fal bakar.

Oğlum... kendinize çeki düzen verin.

İşinizi doğru düzgün yapın. Allah yarattı demem!

Çağırın onu da gelsin işinin başına.

Önce verdiğim işleri yapacaksınız!

O dalyarak nedir, kimin nesidir öğreneceksiniz!

-Anlaşıldı mı? -Anlaşıldı amirim.

Haber edersin.

Rapordan haber var mı?

-Ses kaydının raporu? -Ha!

Komiserim bu sabah çıkacaktı o, ben...

...amirim arayınca unuttum. Hemen sorduruyorum.

Gider, kendim alırım. Nerede yeri?

[Ahmet] Bilişim Şube'de komiserim. Koridorun solu.

[Reyhan] Komiserim?

Beni arıyorsunuz galiba? Ahmet haber verdi. Gelin.

Bulgaristan göçmeniyim ben komiserim.

Babam zorunlu göçün haberini gece yarısı alıyor.

Annem de evde ne var ne yoksa topluyor falan.

Sonra trene binmeye gittik biz. Polislerin elinde koskocaman köpekler.

Sonra herkesin valizini döküyorlar.

Altın, mücevher ne varsa alıyorlar milletin.

Babamın valizini açtılar...

Kim?

Jirkov. Tabii, polis böyle bir afalladı. Ne diyeceğini şaşırdı.

Babam da dedi ki, anlatıyor; "Ben okul müdürüyüm".

"Milliyetimiz yüzünden bizi kovuyorsunuz."

"Bari yoldaşın hatırasını götürmemize izin verin."

Sen babam portreyi al...

...annemin birikimini, bütün altınları arkasına sakla kaçır ya memlekete.

Geçen sene taşınırken annem buldu.

Ben de dedim hatırasını yaşatayım ya adamın. Astım duvara.

Raporu görebilir miyim?

Tabii.

Ben de ilk fark ettiğimde böyle şaşırdım komiserim.

Dinleyebilir miyiz?

[plak kaydı]

[kayıt] Nusret Işık'a gösterilen ilginin bir benzerini...

[kayıt] şu zavallı Mustafa Diri'ye de gösterdiğiniz için sizleri kutlarım.

-[klavye sesleri] -[tekrar kayıt sesleri]

Ana kaydın arkasından, derininden geliyor ses.

Çok uğraştım tabii ama ana frekansı temizleyince...

-[belirsiz arka plan kaydı] -İspanyolca. Çevirmene teyit ettirdim.

Ne diyormuş peki?

Çarpacak.

Son cümleyi çevirmen de anlayamadı. Ama bence...

...telefon ya da telsiz gibi bir şeyden geliyor ses.

-[tekrar oynatır] -[arka plan belirsiz kayıt]

[İspanyolca arka plan kayıt sesi]

Veresiyeniz var mı usta?

Ooo Settar'ım hoş geldin!

-Maşallah, hayırlı olsun. -Eyvallah.

Ya işte emekli polis ne yapar?

İş bilenler kerhaneci...

...iş bilmeyen bizim gibi çavuşlar da böyle meyhaneci.

Otur, otur haydi. Hemen geliyorum.

Vallahi Settar helal olsun.

İyi dayanıyorsun bu şerefsizlerin içinde.

Ama geldiğin iyi oldu. Çoktandır görüşmemiştik.

En son cenazede işte.

[kekeler] Bu...

...Erdek kampında Tayfun'la birlikte kaybolmaları...

...hâlâ gözümün önünde dün gibi.

Ne kadar oldu?

-Hıdırellez'de iki yıl olacak. -Ya.

Allah rahmet eylesin.

[çatal bıçak sesleri]

-Sağ ol evlat. -Afiyet olsun.

-Ne yaptı senin oğlan? -Tayfun?

İyi Allah'a şükür. İyi.

-Biz onu evlendirdik geçen sene. -Yapma ya.

Tabii, şimdi bir de torun bekliyoruz. Nasipse bahara.

Güzel.

[Settar uzun iç çeker]

Sana bir işim düştü Osman.

Hayırdır Settar, buyur?

Şu Perpa operasyonunda senin bir ortağın vardı Arnavut... Süleyman.

Bırak Allah'ını seversen, hatırlatma o şerefsizi bana.

Teşkilattan sonra ne yaptı o herif?

Bilmiyorum ki.

Settar sen bilirsin, o soruşturma sırasında ben çok sıkıntı çektim.

Bir türlü inandıramadım adamları.

O puştun yardakçısı bellediler beni. Ne söyledimse inanmadılar.

Teşkilattan ayrılıncaya kadar bildiğin sıçtılar ağzıma.

Dur hele dur. Canını sıkmaya gelmedim senin.

İyi, tamam. Niye geldin o zaman? Söyle bakalım.

Bu dosyayı en çok satan üç yayınevinden birinden bir an evvel bastırmam lazım.

Cem, Ekin, Ziggurat.

Üçüyle de görüştüm.

Beğenmediler mi?

Cem, yeni yazar basmıyormuş. Diğer ikisi de daha okumadı.

Şimdi bu senin operasyondaki Ziggurat Yayınevi'yle...

...o korsan matbaa birlikte çalışıyor görünüyor. Öyle mi?

Öyleydi.

-Süleyman'la beraber. -Hmm.

İyi de ne yapacaksın sen o pezevengi?

Bunu hemen okuyup çok beğenmeleri için birine bir şans vermek istiyorum.

Senin Süleyman'ın da bana bir faydası dokunur.

Lakin yayınevleri artık pek bulaşmıyor öyle korsan işlerine.

Eskiden de para etmezdi. Şimdi artık...

...İngilizlere ders kitapları falan basıyorlar diye geldi kulağıma.

Herifçioğlunu nerede bulurum? Adresi var mı?

Yok adresi.

Zaten ben teşkilattan ayrıldıktan sonra görüşmedim ki.

Adresini bilsem zaten gidip kendim sıçacağım ağzına puştun da.

["Ada Sahillerinde Bekliyorum" çalar]

[çatal bıçak sesleri]

[kapı anahtar sesi]

[kapı kapanır]

[telefon çalar]

Evet, Billur?

Nasıl olur?

[Cihangir burun çeker]

-Nasıl olmuş? -Kuryeyle gelmiş amirim.

-Başka kimseye göstermediniz değil mi? -Yok amirim.

[Cihangir öğürür]

Tamam, Cihangir. Alış artık canım.

Aç, Ahmet.

Orospu çocuğu.

Bir de bu çıktı amirim.

[kayıt cihazı tuş sesi]

[kayıt] Sürenin bitmesini beklemedim.

[kayıt] Çünkü bu eseri bastıramayacağınızdan eminim.

[kayıt] Hiçbir yayınevi bunu kabul etmeyecek.

[kayıt] Hakikatin çağrısına gözler kör...

...kulaklar sağır kalacak.

[kayıt] Cennete inanmayan şehitlerin hikâyesini kimse bilmek istemeyecek.

[kayıt] O şehitlerin ruhları Allah'a karıştı.

[kayıt] Oysa günahkâr ruhlar bedenden bedene gezecek.

[kayıt] Merak etmeyin... Nusret Işık'lar...

[kayıt] Mustafa Diri'ler yeni bedenlerde dirilecek.

[kayıt] Merak etmeyin...

[kayıt] ...kötülük daim olacak.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.