Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
[fotoğraf makinesi sesi]
[telsiz sesi]
[telsiz sesi]
[telsiz sesi]
[fotoğraf makinesi sesi]
[jenerik müziği]
[öksürük sesi]
[efor sesi]
[telsiz sesi]
[Settar] Sabah şeriflerin hayır olsun Mahmut, bizi çağırtmışsın.
-Amirim, sayın müsteşar... -[Mahmut] Çık dışarı!
Oturun.
[gırtlaktan nefes sesi]
O değil de...
Yanındaki çocuğu da iki günde kendine benzetmişsin ya Settar...
...aferin sana.
[Mahmut] Dün bir bilgi ulaştı elime tesadüfen.
İzmit emniyetinden bir delil gelmiş merkeze.
Öyle sahipsiz, kimsesiz bir dil...
[Mahmut] Neyse ki bizim çocuklar bulmuş sahibini.
Siz de az çok tahmin etmişsinizdir zaten.
Evet.
Mustafa Diri sahibi.
[Mahmut] Ama benim anlamadığım...
...bu dil...
...ta İzmit'e kadar...
...nasıl ayaklanmış, yürümüş.
[Mahmut] He Settar?
Neyse...
Daha söylenecek çok şey var da...
Şimdi sırası değil.
Yalnız şu kadarını söyleyeyim...
Dostlarımızla beraber yaralandık...
...onlarla da kanarız.
Dostluk biteli çok oldu, Mahmut.
Dosya sehpanın üstünde.
Alıp, çıkın.
Ötesini Edip anlatır size.
[Mahmut iç çeker]
Evet, soruşturmayı Settar amirimiz yönetecek.
Ortağı Kemal Bey, yeni takım lideriniz.
Kemal Bey buraya Lefkoşa üzerinden geldi.
Onun öncesinde de uzun müddet Londra'da Scotland Yard bünyesinde...
...özel bir birimde çalıştı.
Çocukluğundan beridir de Londra'da...
...işte eğitimini falan da hep orada almış.
Doğru mudur Kemal amirim?
Ahmet...
[Edip] Bilgisayar canavarı.
Billur...
[Edip] Akademiyi birincilikle bitirdi. Maşallah.
[Edip] Bizlerle ilk görevi olacak.
Bu da Cihangir...
[Edip] Sevdiğimiz bir arkadaşımızdır o da.
Dosyaları masanın üstünde.
Hepimizin gözü açık olsun.
-Bir sorusu olan var mıdır? -[Settar cıklar]
O hâlde kolay gelsin.
[telsiz sesi]
[Settar nefes verir]
Arkamdan konuşulanları biliyorum.
Dolayısıyla eğer bir şeye inanacaksanız...
...önce benimle de konuşmanızı tercih ederim.
Esas meseleye gelince...
Herkes işini doğru dürüst yapacak.
[Settar] Sonra yeni yönetmelikti, haklarımdı, kart bastım...
...vardiya çıkışım falan bunları dinlemem...
...hepinizin ağzına yüzüne sıçarım.
[Settar] Billur kızım işte böyle...
Siz benim kusuruma bakmayacaksınız, ben de sizin gözünüzün yaşına.
Nasrettin Hoca adaleti.
Evet, benim söyleyeceklerim bu kadar. Şimdi ortağım...
Yeni ortağım Kemal...
...bu dalyarağın neler yaptığını anlatacak.
[nefes]
[derin nefes]
Öncelikle dört gün kaybettik.
Dört gün bir cinayet soruşturması için çok uzun bir zaman.
Daha fazla vakit kaybetmeden işe koyulalım.
İlk kurban, Mustafa Diri.
[Kemal] Transseksüel seks işçisi.
Merve takma adını kullanıyor.
Dili öldürülmeden önce kesilmiş.
Katil kurbanı muhtemelen küvette boğmuş.
Ardından iskelenin altına zincirlemiş.
İkinci kurban Nusret Işık.
Haliç Tersanesi'nde bulundu.
Olay yerine ulaştığımızda hâlâ hayattaydı.
Dudakları dikilmişti.
Dikişleri aldığımızda ağzından Mustafa Diri'ye ait kayıp dil çıktı.
[Kemal] 40'larında ünlü bir best-seller yazar.
[Kemal] Görünürde iki maktül arasında hiçbir bağlantı yok.
Araştırmamız gereken tam da bu.
Nusret Işık'ın ne yazdığının, ne yaptığının...
...Mustafa Diri ile nasıl bir ilişkisi...
...olabileceğini öğrenmemiz gerek.
Bunu Mustafa Diri'nin evinde...
...ultraviyole ışık altında görüntüledik.
Kanla yazılıp sonra silinmiş.
Ne anlama geldiğini hakkındaki her şeyi öğrenmek istiyorum.
Olay yerinden örnekler alınıp hemen analize gönderilsin.
Ben ilgilenirim komiserim.
İkincisi, ses kaydı.
Katil tarafından bizim için kaydedilmiş.
Önünüzdeki dosyalarda transkripsiyonu mevcut.
Katil, F.A.K. isimli yazarın, "Gökkuşağı" adlı romanının...
...bir hafta içinde basılmaması hâlinde...
...yeni kurbanlar olacağını söylüyor.
Dikkatle incelenmesini istiyorum.
Ahmet... Sen yapar mısın?
Tamamdır komiserim.
Cihangir...
Bir de şurayı düzenlemek lazım.
Tarihlere göre sol üst köşeden başlayıp...
...saat yönünün tersine, hiçbir parça diğerine temas etmeyecek şekilde.
Cihangir?
Efendim amirim?
Hepsini tek tek assan yeter, anladın mı oğlum?
Tamam amirim.
Güzel.
Evet, hadi bakalım. Herkese kolay gelsin.
[Settar] Biz de gidip kitap bakalım.
[sokak sesi]
[Settar] Şu simidi İstanbul'un başka yerinde yiyemezsin.
[Settar] Pekmez yerine Çin malı bir boya sürüyor şerefsizler.
Bu hiç bozmadı. Biz talebeyken de karnımızı hep burada doyururduk.
[Kemal] Yakında mıydı okul?
Hemen arkada. Kütüphanenin karşısı.
İyi bilirsin o zaman kütüphaneyi.
-Bir kere mecburiyetten girdiydim. -[telefon sesi]
Alo?
[Kemal] Nusret Işık?
Veri bankasıyla karşılaştırdınız mı?
Anladım.
Tamam Billur. Masama bırakabilirsin.
Şimdilik yok. Teşekkürler.
Duvardaki sembolden alınan örnekler...
...Mustafa Diri ya da Nusret Işık'ın kan örnekleriyle eşleşmiyor.
Sistemde kayıtlı birine de ait değil.
[derin nefes]
[ortam konuşmaları]
Kolay gelsin. Bir kitap bakıyoruz.
Form doldurdunuz mu?
Ne formu?
Yok. Bizim acelemiz var.
Beyefendi, burada herkesin işi acele.
[masaya vurma sesi]
[Settar] Al. Form. Cinayet büro.
Bir kitap arıyoruz.
Siz cinayetleri kitaplara bakarak mı çözüyorsunuz amirim?
[Settar] Oğlum... Sen...
Bir kitap arıyoruz. F.A.K. isimli bir yazarın "Gökkuşağı" adlı romanı.
[adam] Hemen bakıyorum.
[klavye sesleri]
Faik Ahlat Karaca. "Gökkuşağı". 1963.
Mürekkep Dergisi. Tefrika. Tek basım.
Evet, alabilir miyiz?
Maalesef amirim. Eski kayıt bölümüne danışmanız lazım.
-Nerede bu bölüm? -Alt katta.
[horlama sesi]
[Kemal] Günaydın.
-Buyurun? -[Kemal] Eski bir kitap arıyoruz.
Faik Ahlat Karaca'nın "Gökkuşağı" adlı tefrika romanı.
Bakalım. [boğazını temizler] Nereden tefrika edilmiş?
Mürekkep Dergisi. 1963.
Tamam. [boğazını temizler]
Ah...
[bir şey düşer]
[kütüphaneci cıklar]
[kütüphaneci] Cık... Yok.
[kütüphaneci] Şuraya bakacağız.
[nefes sesi]
[kütüphaneci] Ah...
Faik Ahlat Karaca. 1963. -[Kemal] Evet.
[kütüphaneci] Evet.
Mecmuaların tümü alınmış.
İade tarihi de geçmiş.
Başka kopyası yok mu?
Hayır, bu tek örnek.
Başka kopyası, fotokopisi yok, öyle mi?
-Yok. -Bir tane baskısı var...
...o da kayıp, öyle mi?
[kütüphaneci] Kayıp değil de iade edilmemiş.
Ne zaman iade edilmesi gerekiyormuş?
Burada...
24 Eylül, 1984.
-Hay maşallah. Epey bir gecikmiş. -Evet, öyle görünüyor. Evet.
Peki kim almış?
Hı...
Silinmiş bu. Okunmuyor.
-Bakabilir miyim? -[kütüphaneci] Tabii.
[Settar] Yok, yok.
Peki, ne yapabiliriz?
Yani... [gülerek]
Yani, bekleyebilirsiniz, isterseniz...
[kütüphaneci] Yahut bu muhtemelen sahaflara satılmıştır.
Şanslıysanız eski kitap meraklısı birinin...
...kütüphanesinden bir yerlerden çıkar.
Bir şey duyarsanız beni bu numaradan ararsınız.
Tamam. Ee...
Merak etmeyin, aldığımız gibi iade edeceğiz.
[arabada müzik sesi]
[Settar] Şu kitap kartını versene bana.
Seni buralarda bıraksam oluyor mu?
Sen gelmiyor musun sahaflara?
Yok, benim bir işim var. Ben bulurum seni.
Kartı ver.
[Settar] Şurada.
Alo, Fevzi?
[Fevzi] Ooo hayırdır amirim? Ne zamandır arayıp sorduğun yoktu.
Bir şey soracağım, bana bir madaracı lazım da kimi önerirsin?
[Fevzi] Valla amirim, biliyorsun. Ben yıllar evvel bıraktım bu işleri.
[Fevzi] Filigran falan, bütün o işleri yani.
[Fevzi] Sorması ayıp amirim. Size ne için lazımdı?
Silik bir yazı var, onu okutmam lazım.
[Fevzi] Anladım. Size yeni nesil yardım edemez o zaman.
[Fevzi] Ama Toros Canavarı var. İşinizi o çözer.
Neciymiş bu canavar?
[Fevzi] Mehmet abi emekli oldu.
Kuş yetiştiriyor falan amirim.
Nerede buluruz?
[Fevzi] Tophane'de kendi yeri var, amirim.
[ortam sesleri]
[Mehmet] Hadi kızım, hadi kızım, hadi kızım.
-Selamüm aleyküm. -Aleyküm selam.
Gerek yok.
Gelişinden belli polis olduğun.
[güvercin sesi]
[Settar] Nesi var?
Hep bu Suriyeliler yüzünden.
Beladan, hastalıktan başka bir şey getirmediler.
Bu hafta üçüncü.
Amirim, bir yanlışlık olmasın?
Ben bu işi bırakalı, emekli olalı çok oldu.
Yok, yok. Bir yanlışlık yok. Beni Fevzi gönderdi.
Senin işini çözse çözse Toros Canavarı çözer dedi.
Allah, Allah...
[Mehmet] Bir temsil yaptık...
...yapıştı kaldı üstümüze.
Biz içerideyken...
...artist bir arkadaş vardı. Tutturdu bir temsil yapalım diye.
İdare taş koymuş. Bu Aziz Nesin. Komünist falan demiş.
[Mehmet] Biz de inat ettik tabii.
Temsili yaptık.
Beni Toros Canavarı yaptılar. Peh!
O zamandan vurduğumu yıkıyorum.
Temsil günü gazeteciler, seyirciler falan alkış kıyamet...
Birkaç gün sonra bir gazete getirdiler.
Böyle baş sayfada...
"Toros Canavarı'nın Muhteşem Temsili" falan diye.
Öyle kaldı ismimiz.
Amirim?
[Mehmet] Ayakta kaldın, buyur otur. Bir çay ikram edeyim.
Sağ ol, benim işim acele.
Şu ismi okutmamız lazım.
70 gram, Hint...
Yazı arkasına geçmediyse...
Ne zaman geleyim?
Akşam olur mu?
Sen yarın gel, komiserim.
-Eyvallah. -Güle güle.
[Mehmet güvercinlere seslenir]
Hah, ne yaptın?
[Kemal] Nereye kayboldun?
Toros Canavarı'nı ziyaret ettim.
[Kemal] Toros Canavarı mı? O kim?
Boş ver. Gömüyü buldun mu?
[Kemal] Yok. Bir şey olursa haber verecekler.
İyi hadi. Hadi, inşallah.
[telsiz sesleri]
[Billur] Sizden haber bekliyoruz. Tamamdır. Bekliyoruz. Sağ olun.
[Kemal] Merhaba arkadaşlar.
-[Billur] Merhaba komiserim. -[Cihangir] Merhaba.
Ne yaptınız çocuklar?
Komiserim bu sembolle ilgili biraz araştırma yaptım.
İbrani alfabesinin ilk harfi, alefe benziyor.
Birtakım uyumsuzluklar var ancak yine de...
...temelde aynısı olduğunu sanıyorum.
Pek çok anlama geliyor.
Yunan, İbrani ve Mısır alfabelerinin ilk harfi.
Eski Mısırlılara göre Ra'nın sembolü.
[Billur] Kabala'ya göre Allah'ın nefesi.
[Billur] Tasavvufa göre ise "başlangıç" demek.
Bir anlamı da "yeryüzüyle, gökyüzünün birleştiği yer."
Daha böyle pek çok anlamı var.
Bağlanma biçimleri hakkında ne düşünüyorsun?
Katilin zihninde kurbanların bağlanma biçimleriyle...
...bu semboller arasında bir ilişki var belli ki ama...
Evet?
Ama ne olduğunu bilmiyorum.
Ben de öyle.
Dosyaya ekle lütfen. -Tabii.
Kayda baktınız mı?
Kayıt analog komiserim.
Sabah ilk iş dijital izletmeye gönderdim...
...yarın detaylı raporu gönderecekler.
Mecmua? Var mıymış başka kopyası?
Pek bir şey bulamadım amirim.
Nadir kitapların satıldığı sitelere...
...sahafların database'lerine girdim ama pek bir şey yok.
Sadece ufak bir iz buldum.
Kütüphanelerde arama yaparken...
Faik Ahlat Karaca isminin anahtar kelime...
...olarak geçtiği bir makaleye rastladım.
Makalenin ismi...
..."Edebiyatımızda Radikal Tasavvuf Geleneği."
Anladığım kadarıyla Faik Ahlat Karaca'nın...
...eserlerinin de incelendiği bir makale.
Belki makalenin yazarında bir kopyası vardır.
-Kimmiş yazarı? -Yaşar Turan.
İstanbul Üniversitesi İslam Araştırmaları'nda doçent.
Güzel. Gidip bir bakalım.
Kolay gelsin. -[Billur] Sağ olun amirim.
[Kemal] Ben önce bir morga uğrayacağım.
Doymadın mı ölü görmelere Kemal efendi?
Ben biraz arabada kafayı koyacağım. Bir şey olursa haber edersin.
[kapı açma sesi]
[Arap] Raporu okumadın mı?
[Kemal] Okudum.
[Arap] Ama yine de görmeden edemedin.
Eskiden Settar da senin gibiydi.
Fakültedeyken bir anatomi hocam vardı.
"Benim öğrettiklerimi değil...
...uykusuz kalmayı öğrendiğinizde...
...hekim olacaksınız." derdi.
[Arap] Mezun olduktan sonra...
...nöbetlerden illallah ettim.
Adli tıp doktoru olur, keyfime bakarım diye düşünmüştüm.
Bir de gittik enayi gibi karşıdan krediyle ev aldık.
Tabii Settar'ı hesap edememişim.
Şişli Etfal'e acil doktoru olsam daha rahat ederdim.
Kaç kere gecenin bir yarısı...
...cehennemin ta dibinden geldiğimi bir ben bilirim.
"Kim için gidiyorsun?"
"Ölmüş gitmişler," diye söylenirdi karım.
"Ya ölüler için gitmiyorum, yaşayanlar için gidiyorum," derdim...
...ama anlatamazdım.
Hâlâ da anlamadı.
Hoş... Artık memnun oluyor gittiğime.
Neyse böylece bırakabilirsin.
Çıkarken ışıkları kapat, yeter.
[ortam konuşmaları]
[kapı tıklama sesi]
İyi günler.
Yaşar Bey'le görüşmek istemiştim. Yaşar Turan.
-Yaşar Hanım? -Efendim?
Kendisi şu an derste.
Dersin nerede olduğunu öğrenebilir miyim acaba?
[kadın] Üst kattaki büyük amfide.
[Yaşar] 8. yüzyılın ortalarında geleneksel İslamı...
...hemen her yönüyle sorgulayan bir düşünürler okulu ortaya çıkıyor.
"Mutezileciler" olarak bilinen bu kelamcılar...
...İslam düşüncesiyle eski Yunan'ın...
...akılcı geleneği arasında bir sentez arıyorlar.
[Yaşar] Yani Kuran'da bildirilen her şeyi akıl süzgecinden geçirip...
...akıl süzgecinden geçirip akıl yoluyla kavramayı öneriyorlardı.
Onların bu düşüncesi de o dönemin...
...halifesi Memun'a fazlasıyla hitap ediyor.
Halife Memun, Mutezile'nin izinden gidiyor...
...ve Kuran'ın Allah'ın kelamı olduğu yolundaki geleneksel görüşe...
...doğrudan ters düşen bir dogma benimsiyor.
Şimdi, bu düşünceye göre...
...Kuran Allah tarafından yaratılmıştı...
...fakat O'nun kelamı değildi.
Ve "kelam" bildiğiniz gibi...
...Allah'ın sıfatı olması sebebiyle ezeli ve ebedi sayılır.
Peki, Kuran Allah'ın kelamı değilse...
...sadece yaratılmış bir sözse... Ne olur?
O zaman yaratılmış diğer şeyler gibi değişir ve değiştirilir.
Kimi tarihçilere göre bu görüş Memun gibi bir yöneticiye...
...sürekli kutsal metni referans göstererek...
...onu sınırlamaya çalışan ulema karşısında...
...geniş bir hareket alanı açıyordu.
Nitekim tam da bu yüzden...
...Memun, Mutezile görüşünü devlet dini katına çıkarıyor...
...ve onun bu sert dönüşü ulema ve halk arasında...
...çok büyük bir tepkiye sebep oluyor.
Önümüzdeki ders Ahmet Bin Hanbel ve...
...daha ortodoks bir kelam okulu olan Eşarilikten söz edeceğiz.
Herkese iyi günler.
-Merhaba Yaşar Hanım. -Buyurun?
İstanbul Emmiyeti, cinayet bürodan. Kemal Tekin.
Cinayet büro mu?
Vaktiniz varsa size birkaç soru sorabilir miyim?
Tabii, buyurun yalnız çok vaktim yok. Uçağa yetişmem lazım.
Çok vaktinizi almayacağım.
Faik Ahlat Karaca'nın eserleri hakkında...
...bir makale yazmışsınız sanırım.
Evet.
[Kemal] Kendisinin "Gökkuşağı" adlı bir eserini arıyoruz da...
...sizde bir kopyası olabileceğini düşündük.
-[Yaşar] Çok ilginç. -[Kemal] Neden?
Öncelikle ilk kez bir polis makalelerimle ilgileniyor.
Ayrıca ben de uzun zamandır o eserin peşindeyim.
Öyle mi?
Faik Ahlat Karaca'nın yazdığı hemen her şeye ulaştım...
...fakat ulaşamadığım tek eseri "Gökkuşağı."
Maalesef Beyazıt Kütüphanesi'ndeki tek nüsha da kayıpmış.
-Biliyorum. -Keşke yardımcı olabilseydim.
Neden kimsenin ilgilenmediği bu unutulmuş yazarla ilgileniyorsunuz?
Bir soruşturmayla ilgili.
Yazarın eserleri genellikle neyle ilgili acaba?
Makalemi okumadınız mı?
Maalesef vaktim olmadı ama ilk fırsatta okuyacağım.
Karaca'nın eserleri genellikle Osmanlı'da sapkın olarak...
...kabul edilen tasavvuf hareketleriyle ilgilidir.
Hatta karakterlerini de bu tarikatlerin üyelerinden seçer.
Sapkınlık derken?
Yani Sünni ulemanın yaygın yorumlarına karşı çıkan...
...hatta pek çok konuda Şeriat hükümlerini tanımayan hareketler.
Kemal Bey gerçekten özür dilerim ama uçağa yetişmem gerekiyor.
Tabii, tabii, buyurun.
Dilerseniz daha geniş bir zamanda size yardıımcı olmaya çalışırım.
Çok sevinirim.
Makalenize nasıl ulaşabilirim acaba?
Size online olarak gönderebilirim.
Çok naziksiniz.
Teşekkürler.
Konferansa mı gidiyorsunuz?
Evet, Londra'ya.
En çok sevdiğim şehre.
Ne tesadüf.
Ben de Londralı sayılırım.
13 yaşından itibaren orada büyüdüm. -Gerçekten?
Ne zaman döndünüz?
Çok kısa bir süre önce.
Döndüğünüz zaman arayabilirseniz, hem makaleniz hakkında konuşmak...
...hem de uzman görüşlerinizden faydalanmak isterim.
Tabii, muhakkak. Görüşürüz.
[burundan nefes verir]
[kapı açma sesi]
Semiha?
[alaturka müzik sesi]
[ortam sesleri]
[erkek sesi] Recep, bir su ver bize Recep.
["Yıldızların Altında" çalıyor]
[caz çalıyor]
[su damlama sesi]
[su damlama sesleri]
[vapur sesi]
[çatapat sesleri]
[vapur sesi]
[anlaşılmaz konuşmalar]
[çatapat sesleri]
[telefon sesi]
[esneme gibi bir nida]
[telefon sesi devam ediyor]
Alo?
Evet, benim.
Ne zaman?
Peki teşekkürler. Hemen geliyorum.
[nefes verme sesi]
[telefon sesi]
[burundan nefes]
[telefon sesi]
Of...
[kütüphaneci] İşte bak...
...Şark oturup beklemenin yeridir.
[kütüphaneci] Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.
Ne zaman getirmişler?
Bilmiyorum. Bu sabah iade vardiyasında bulmuş bizim Zeki.
-Getireni görmüş mü? -Yok.
Ee, bankonun üstünde bulmuş.
[gülme] Neticede 35 yıllık gecikme zammını kimse ödemek istemez...
...değil mi?
Mecmualar nerede?
İade kabininde.
-[Kemal] Alo, Cihangir? -[Cihangir] Buyurun amirim.
Beyazıt Kütüphanesi'nin son 24 saatlik...
...güvenlik kamera kayıtlarını alıp merkeze getirir misin?
[Cihangir] Emredersiniz amirim.
Teşekkürler.
Benim bir iki işim var. Haydi, haber edersin.
Aman amirim.
Dikkat et.
Sağlam basmazsan ayağının altından kayıverir.
Öyle. Kayıverir.
Ne yaptın Toros Cananarı? Var mı bizim için iyi bir haber?
[Settar] Alo Cihangir...
Evet, oğlum. Başka kim olacak?
Ahmet orada mı?
Ahmet'e söyle. İsmi "R"...
...soyadı "GÖ" ile başlayan birini arıyoruz.
Oğlum soyadı "GÖ" değil. "GÖ" ile başlıyor.
70'ten önce doğan ve hâlâ yaşayan...
...herkesi listeleyip hazırlasınlar bana.
[Settar] Tamam, haydi.
[bardak sesi]
Alo, Ahmet?
Tamam, hemen geliyorum.
[burundan nefes]
[tuş sesi]
[Ahmet] Yüz tanıma sistemi bir şey bulamadı.
-Eee? -[Billur]Cihangir telekomünikasyon...
...bürodan Nusret Işık'ın telefon kayıtlarını getirmişti.
Tersanede bulunduğu günden bir gün önce...
...yalnızca tek bir numara tarafından üç kez aranmış.
Operatörden hat bilgilerini istedik.
Şüpheli erkek.
Moussa Moseiv. Nijerya, 1986.
[Billur] 2008'de Atatürk Hava Limanı'ndan giriş yapmış.
Göçmen kaçakçılığı sebebiyle de...
...iki kez göz altına alınmış ama bir şey çıkmamış. Serbest bırakılmış.
Adresi belli mi peki?
[Settar] Hı...
[Settar oflar]
[demir vurma sesi]
[anlaşılmaz konuşmalar]
[kapı zili sesi]
Gel, gel.
Gençler...
Bu arkadaş karşı binada mı oturuyor?
İyi bak.
[Settar] Oğlum, toplatmayın bana pasaportları, iyi bak dedim.
[Settar] Lan!
[Settar] Lan!
[patırtı sesi]
[Kemal] Dur!
[Kemal] Dur!
[Kemal] Dur!
[vapur sesi]
[erkek sesi] Hop!
[vapur sesi]
[nefes sesi]
4552, merkez, tamam.
[kadın sesi] Merkez dinlemede.
Takip ettiğim şüpheli şahıs...
...Karaköy iskelesinden Kadıköy vapuruna bindi, tamam...
[kadın sesi] Anlaşıldı amirim.
[jenerik müziği]
[Settar] Dikkat et.
[Settar] Sağlam basmazsan ayağının altından kayıverir.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.