All language subtitles for Aleph - 1x01 - Episode 1_track3_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[şehir sesi]

[toplu yürüyüş sesi]

[Rum Ortadoks duası]

[Rum Ortadoks duası]

[Rum Ortadoks duası]

[Rum Ortadoks duası]

[dua boğuk duyuluyor]

[Rum Ortadoks duası]

[suya düşme sesi]

[suya atlama sesi]

[Rum Ortadoks duası]

[alkış sesi]

[Rum Ortadoks duası]

-[Rum Ortadoks duası] -[alkış ve tezahürat sesi]

-[Rum Ortadoks duası] -[alkış ve tezahürat sesi]

-[Rum Ortadoks duası] -[alkış ve tezahürat sesi]

[suya düşme sesi]

[dua boğuk duyuluyor]

[bağırma sesi]

[bağırma sesi]

[jenerik müziği]

[kuş sesleri]

[ördek sesleri]

[ördek sesleri]

-[tüfek sesi] -[kanat sesleri]

[tüfek sesi]

Ya demek ki neymiş beyler?

Giyinip süslenmekle olmuyormuş bu işler.

[telefon sesi]

Söyle.

İngilizcen varsa dünyanın hiçbir yerinde aç kalmazsın, komiserim.

Yani yurt dışında, elçiliklerimizde...

İyi de para veriyorlar.

Bizim bir İhsan abimiz vardı.

Emekli oldu. Döndüğünde iki tane ev aldıydı.

Orada da öyle çok bir iş yapmıyorlar ya. Koruma polisisin...

...sonuçta elçilikte.

Koruma polisi... -[cam tıklama sesi]

Hemen geliyorum komiserim.

[polis] Ne oldu?

[kapı kapama]

-Ceset nerede? -Ambulansta amirim.

Kim dedi lan kaldırım diye? Rıza nerede?

-Hemen çağırıyorum amirim. -Koş!

[siren sesi]

Merhaba. Kemal Tekin. Memnun oldum.

Yeni komiser. İngiltere'den geldim.

-Amirim? -Cesedi indirin.

Sağır mısın lan?

Savcı beyin kesin talimatı var komiserim.

Cesedi... -Oğlum siktirmeyin talimatı!

Durun lan! Dur, dur, dur. Nereye gidiyorsun?

Cesedi indir. Ben savcıyla konuşurum.

Bakma oğlum, indir. İndir!

[telsiz sesleri]

[telsiz sesleri]

[siren sesleri]

Niye durdu bu ambulans? He?

Hemen hareket edin demedim mi ben size?

Görmüyor musun? Daha olay yeri inceleme bitmedi savcı bey.

-Sana mı soracağım ne yapacağımı? -Ne?

Artistlik yapacaksan zamanında geleceksin.

-Bana bak. -[kapı kapama]

Senin yaşının on misli benim olay yeri incelemem var. Anladın mı?

Terbiyesiz!

Lan!

Dangalak!

[arabadan müzik sesi]

[arabadan müzik sesi]

Sigaran var mı?

[evin kapısı açılır]

[kapı kapama sesi]

[damlama sesi]

[nefes verme sesi]

[çakmak sesi]

[martı sesi]

[nefes çekme sesi]

[telefon sesi]

[telefon sesi]

[efor sesi]

Söyle, Arap.

[Arap] Mortalite muhtemelen bir buçuk iki ay önce gerçekleşmiş.

[Arap] Kol ve bacaklarda ekimoz ve ölü morlukları...

...bir iki evre pütürapaksiyon gelişmiş.

[Settar] Ya Arap, Allah aşkına uzatma. Sadede gel.

[Arap] Eee...

[Arap] Ölüm sebebi suda boğulma. Ama tuzlu değil, tatlı suda...

[Arap] Deniz suyu boğulmalarında intravasküler alandan sıvılar...

...alveol içine geçerek alveolar ödem oluşturur.

Burada ise hücre membrallarında parçalanmalar...

...ve akciğer ödemi gelişmiş.

Yani kadın öldükten sonra mı iskeleye bağlanmış.

Öyle gözüküyor.

[Arap] İki temel anomali daha var.

[Arap] Kurbanın dili kayıp.

[Arap] Ağzının tadını bilen bir...

...istavrit sürüsünün işidir diye düşündüm önce ancak...

...ağız tabanında kesiğe bağlı doku içi kanlanmalar mevcut.

[Settar] Ee...

Kesik kurban hayattayken gerçekleşmiş.

Tuhaf olan, damakta ve ağız çevresinde...

...zedelenme neredeyse hiç yok.

Anestezi altında yapılmış olduğunu düşündüm

...ama toksikoloji testleri de normal.

Kanda yabancı madde bulgusu yok.

Kesi aleti belirlendi mi?

Kesi aleti atipik.

[Arap] Benim elimdeki kayıtların hiçbiriyle uyuşmuyor.

[Settar] Bir şey daha var diyordun.

Dosyaya cinsiyet bilgisini yanlış girmişler.

Kurban kadın değil, erkek.

Yani bir zamanlar öyleymiş.

[kapı sesi]

-Settar amirim. -Ne?

Müdürüm sizi çağırıyor.

[Settar küfür eder gibi]

[boğazını temizler]

[telsiz sesleri]

[ortam konuşmaları]

[kapı tıklama]

Settar, bak. Acayipliklerine bir şey demiyorum...

...ama bir daha milletin içinde rezalet mezalet istemem.

Rezalet falan yok, Mahmut.

Adam usulsüz işlem yaptı, ben de uyardım.

Taşak mı geçiyorsun lan sen?

Adam savcı oğlum. Aklına sok.

Sana ne lan? Ne isterse onu yapar, sana ne?

Oldu. O zaman bırakalım, hepimizin üstüne kireç döksün bu pezevenkler.

Settar, bak uzatma diyorum.

Reşat beyle konuştum.

Hasta olduğunu söyledim.

Özür dileyeceksin, tatlıya bağlayacağız.

Tatlıya bağlanacaksa gelsin benden özür dilesin.

Settar, çeneni tut, bak!

Adam gibi emekli ol. Sen de kurtul biz de kurtulalım.

Benim emekliliğimle mi tehdit etti seni o dalyarak?

Bizzat ben tehdit ediyorum lan. Var mı bir diyeceğin?

Bizzat ben tehdit ediyorum.

Elinizdekileri de aldım, Cemil'e verdim.

[kapıyı sert açar]

Hadi Kemal efendi, gidiyoruz hadi.

-Nereye? -Dosyayı bizden aldılar.

Haber edersin.

Vay, Settar... Savcılığa posta koyuyormuşsun, diye duydum.

Kızma ya. Hepimiz yaşlanıyoruz.

Yaşlanınca huysuzlaşıyor insan.

Ama emekli maaşlarına zam geliyormuş. Rahatın yakın senin.

Neşen pek yerinde Cemil. Vermiyorlar mı sana dosya?

Dosya çok. Ama senin eline yüzüne...

...bulaştırdığını duyunca almadan edemedim.

Ben de Mahmut'a öyle dedim doğru.

Bu ibnelerin ciğerini en iyi Cemil bilir, dedim.

Ölüsünü, dirisini ona verin.

Hadi hayırlı olsun.

[müzik sesi]

Bana bak, burası kütüphane değil.

Beraber çalışacaksak konuşacaksın.

Ağız, dudak ve yüzde darp izi yok.

Boyun çevresi normal.

Katil kurbanın dilini keserken fazla çaba sarf etmemiş sanki.

Kimseyi öldürmeden, uyutmadan yahut...

...zor kullanmadan dilini nasıl kesersin?

Kurban katilini tanıyordu belli ki.

Dahası ölümüne rıza gösterdi.

Bir bok yemiştir kesin.

Gövdenin bağlanma biçimi de çok garip.

Özenle ve dikkatle yapılmış.

Sembolik bir görüntüsü var.

Aceleden zinciri dolandırıp durmuş işte.

Çok sanmıyorum.

Şuna bak.

İki kez düğümlediği hâlde bir kat daha var.

Ayağının bağlanma biçimi de aynı.

Belirli bir şekli takip ediyor.

Kesin uyduruk bir şey çıkacak.

Vermemiştir...

...ya da kaldıramayınca sinirlenip kesmiştir ibneyi.

Kendi rızasıyla dilini kestiren bir transseksüel.

Bana pek uyduruk gibi gelmedi.

Acele ediyorsun.

Vardır bir kolayı. Burası Londra değil.

Dosyama baktın mı?

Yo... Niye? Mühim bir şey mi var içinde?

Dört sene MIT squatlarından birinde çalıştım.

Haa...

İsmi de pek havalıymış.

Ben 30 senedir kendim pişirip, kendim yiyorum.

Neymiş bu MIT?

Scotland Yard bünyesinde.

Ciddi suçlar ve sofistike cinayetleri çözmek için çalışan özel bir bölüm.

E sen madem dedektifçilik oynayacaktın...

...neden döndün ki memlekete?

Bok mu vardı?

Bir yere döndüm sayılmaz.

Ben de senin kadar buradanım.

Eğer seni başımıza yeni usuller öğretesin diye getirdilerse, bak...

...baştan söyleyeyim, benim yeni şeyler öğrenecek yaşım çoktan geçti.

[Kemal] Beni kimse getirmedi.

Tamamen kendi isteğimle geldim.

Bunca sene sonra. Sebep?

İngiltere'ye adapte olamadım, diyelim.

[Settar güler]

Dosyayı neden bizden aldılar?

"Dosyayı neden bizden aldılar?"

Ayak kündesi bilir misin, İngiliz?

Ecnebiler bilmez.

Burada pehlivanlık edeceksen öğreneceksin.

Mesela şimdi ben sana şimdi iki puanlık bir oyun öğreteyim.

Acıktın mı?

Orada ayağının altında çakar var. Tak da...

Yeni çocuklar tanımaz. Çevirmesinler.

[siren sesi]

[siren sesi]

[Galip] Komiserim sana yarım ekmek veriyorum. Arkadaşa ne vereyim?

Aynısından Galip. Yalnız yabancı işi olmasın.

Öksüz doyuran. -Eyvallah komiserim.

[telsiz sesi]

Bu böyle yenir.

[telsiz sesi]

[kadın telsiz] Settar komiserim...

...Haliç Tersanesi'nde cinayet ihbarı var.

Bölgeye şu anda en yakın sizsiniz amirim.

Kursağımızdan bir lokma geçmesin bizim. Şeytan diyor fırlat at.

Galip usta. Taca çıktık. Bir dahaki sefere.

[martı sesleri]

[su sesi]

Selamün aleyküm baş komiserim.

Aleyküm selam. Sen mi aradın?

Evet, ben aradım baş komiserim.

Hangarın içindeki pres makinesinde buldum adamı.

Çok çabuk geldiniz, Allah razı olsun.

Ne zaman buldun?

Yarım saat oldu.

Geç içeri, bekle.

[damlama sesi]

Filiz, Filiz. Tersanedeyiz.

Buraya derhâl ekip ve ambulans yolla kızım.

[Filiz] Anlaşıldı amirim.

[uzaktan metalik ses]

[kaldıraç çalışır]

[inilti duyuyor]

[inilti]

[düşme sesi]

[silah sesi]

Kemal, Kemal. Adam köprüde.

[Settar] Adam köprüde.

Anlaşıldı tamam.

Köprü temiz.

Köprü temiz, tamam.

[kapı sesi]

[efor sesi]

Tamam mıyız, Arap?

Tamam, ama şimdi göremezsin cesedi.

Mahmut aradı. Önce seni görmek istiyor.

[Settar nefes verir]

Otur, geliyorum.

[oflama sesi]

[kapı tıklama sesi]

Evet, efendim.

Mutlaka efendim.

Gerekli hassasiyet gösterilecek efendim.

En kısa zamanda adalete teslim edeceğiz.

[Mahmut] Evet, basına sızmadan bu işi halledeceğiz efendim.

[Mahmut] Baş üstüne.

[atma sesi]

Cık!

Koduğumun torpillisine bak la.

Görüyor musun? Bir de bize akıl veriyor.

Lan sen ne zaman adam oldun lan? Yavşak!

[Mahmut] Sen ne zaman adam oldun?

Cık!

Lan Settar! Sen ne biçim adamsın ya?

He?

[Mahmut] Ben seni nereye gönderiyorum...

...sen neyle çıkıyorsun karşıma lan?

Şimdi de Nusret Işık'ın cesedini yüklenmiş gelmişsin ya.

Bu yazar bozuntusu. Bunun seveni çokmuş.

Seni bile bu saatte yatağından çıkardığına göre...

Ne buldunuz?

Gittiğimizde canlıydı.

Herifi kürek kemiklerinden zincirlemişler tavana.

Travesti cinayetiyle ilgili olabilir.

Ulan ben kadıya derdimi anlatıyorum, kadı bana sikini sallıyor.

E bir de sübyancı bulup gelseydin bari.

[Mahmut] Sabahtan beri beni kaç bakan...

...kaç milletvekili aradı, biliyor musun?

Bu Nusret Işık denen şerefsiz taşaklı çıktı oğlum lan.

Adamın dosyası için bizzat bakan aradı diyorum ben sana.

Anlamıyor musun, Settar?

[Mahmut] Travesti mravesti istemiyorum ya.

Adi cinayet değil bu Mahmut.

Bekçi bize herifin preste olduğunu söyledi.

Biz tavanda asılı bulduk.

100 yaşındaki adamı da dikmişler bekçi diye.

Neyi görmüş la?

[nefes sesi]

Bu travesti.

Bu da Nusret Işık.

Olay yeri inceleme gelmeden önce.

Bağlanma biçimleri benzer.

Bu bildiğimiz işlerden değil Mahmut.

Settar... Giderayak iş çıkarma.

Elimize, yüzümüze bulaştırmadan bu işi halledeceğiz.

Bu iş üç günde bitecek, Settar.

Üç gün? Bitmez.

Bitecek.

-Cık! Bitmez. -Bitecek, Settar.

Sen bitiremezsen, bitirecek biri bulunur elbet.

[telefon sesi]

Çık dışarı, Settar.

Çık, kalbini kırmayayım senin.

Dosyayı da alıyorum senden.

Emekliliğine kadar gözüm görmesin lan seni!

[telefon sesi]

Efendim, Sayın Valim.

Tabii, efendim.

[müzik sesi]

[Kemal] Demek bu dosyayı da aldılar.

[Settar] Aldılar.

Mahmut haklı belki de.

Yaşlandım.

İki cinayeti de aynı katilin işlediği belli.

Bağlanma biçimleri benzer. Törensel...

Bağlanma biçimleri aynıysa ne olmuş?

Ne olmuş aynıysa?

Burası Türkiye, Kemal efendi.

Burada işler öyle yürümüyor.

Bu memlekette kimin ne olacağı daha doğuştan belli olur.

Biri kimsesiz bir travestiyle...

...ensesi kalın bir yazar bozuntusu aynı mezara girmez. Girmez.

Yanına yaklaştığımda Nusret'ın ağzı dikiliydi.

Anlaşılmayan bir hırıltı çıkartıyordu.

İşe yarar bir şey duyarım diye dikişleri söktüm.

Atla.

-[bardağa doldurma sesi] -[müzik sesi]

[bardağa doldurma sesi]

[müzik sesi]

-[garson] Afiyet olsun abi. -[Settar] Sağ olasın.

-[Settar] Hah! Hoş geldin abi.

Gördün mü Recep? Gelmez diyordun, geldi.

Ne bu surat?

Güzellik uykundan uyandırdık diye mi?

Avcı adam bu saatte uyur mu be?

Ne yapayım be oğlum? Emekli olduktan sonra daha iyi bir hobi bulamadım.

Ortağım, Kemal.

-Merhaba. Nejat. -Memnun oldum.

Bana bak, yine kan oturmuş o göze.

Ah... Valla hiç rahat bırakmıyor.

[Nejat] Sonunda bizi de masaya yatıracaklar.

Eee, sen de bakacaksın neşterin tadına.

Hayırdır?

Hayır, hayır.

Tam sana göre bir iş var.

Recep, o buzlukta Nejat abinin mezesi vardı getirdiğim.

Getir bakalım onu.

[Nejat] Ya Settar, öğlen öğlen meze, rakı makı...

Dur, dur, tam sana göre bir şey.

Ver, ver.

Hay maşallah.

Afiyet olsun.

Ne lan bu?

[Settar] Bunun sahibini bulmamız lazım.

Yine birilerinden ricacı olacağız, öyle mi?

Büyütme, büyütme. "İzmit'ten bir arkadaş yolladı.

Oradaki dalyaraklara güvenememiş." dersin.

Hadi, vur, vur.

[kadeh sesi]

Hadi Kemal efendi, hadi.

[kapı sesi]

[televizyon erkek] Ölen çocukla Abbas Bey'in korumasının öldürülmesinin

...ilişkisi mi var diyorsun?

[tv erkek] Hiç ilgisi yok ya.

[kapı kapama sesi]

[tv erkek] Sen aylardır araştırıyorsun, sesini çıkarmıyorsun.

[tv] Sonra Tayfun'la Abbas beyi aynı kefeye koyuyorsun.

[tv] Bayram tatilleri niye uzatılıyor, sen biliyor musun?

[tv] Milletimiz çok yoruldu, azıcık götünü dinlendirsin, diye değil.

[tv] Para dolaşıma girsin diye.

[tv] Abbas bey kim ha? Müteşebbis. Bu şehirde binlerce çalışanı var.

[tv] Bu şehirdeki tek müteşebbis...

[tv] On ay önce birisi öldürülmüş. O başka bir şey.

[tv] Şimdi de bir adam öldürüldü. O da başka bir şey.

[tv] Bunu Abbas Bey'e söylersen, bunu aklından çıkarma.

[tv] Değerli insanları boşuna geremem.

[çakmak sesi]

[caz çalıyor]

[tıkırtılar duyuluyor]

[irkilme nidası]

[caz çalıyor]

[kutu açma sesi]

[nefes sesi]

[telefon sesi]

Efendim?

[Settar] Neredesin, Kemal?

Evdeyim.

[Settar] Tamam on dakikaya seni alıyorum.

[Kemal] Ne oldu?

[Settar] Ölen travestinin kimliğine ulaştık.

[araba kapısı kapama]

[kapı vurma sesi]

[kapı vurma sesi]

Selamün aleyküm.

Aleyküm selam. Arife Diri burada mı oturuyor hemşehrim?

Annem geçtiğimiz ay rahmetli oldu.

Başın sağ olsun. Bir iki soru soracağız.

[kapı açma sesi]

[Adem] Buyurun.

[Settar] Bu Mustafa Diri büyüğün mü, küçüğün mü?

Allah affetsin, abim olur.

Düşmanı, belalısı falan var mıydı?

Ne desem yalan konuşmuş olurum. Yıllardır görmedim.

En son ne zaman gördün?

Pek görüşmezdik.

Abim evden ayrılalı çok oldu. Ben ufakken...

Ne zaman, ne zaman?

On yıl evvel belki.

Bayramda anamı ziyarete gelmişti.

[Settar] Sonra?

Bir daha görmedim.

Evini, adresini biliyor musun?

Yok.

Annen gider, gelir miydi?

Bilmiyorum.

[Adem] Öyleyse de bana söylemezdi.

Allah affetsin, çok üzdü abim bizi.

Annenin eşyalarını görelim.

Tabii. Lakin öyle tek bir eşyası yok.

Belki yatak odasındaki dolap.

[kapı sesi]

[gıcırtı sesi]

İnceledikten sonra tıpkı aldığım gibi teslim edeceğim. Endişelenme.

Estağfurullah.

Ağırdır. Taşımasaydınız boşuna.

-Amirim. -[Settar] Hı...

İnşallah bizi utandıracak bir şey yapmadı abim.

Başın sağ olsun, Adem.

Bir şey duyarsan, aklına bir şey gelirse, beni buradan ara.

[Settar] Çocuklara söyleyelim, yarın gardırobu da alıp getirsinler şubeye.

[Kemal] Mustafa Diri'nin ismini komiser...

...Cemil'den önce nasıl öğrendin?

Memurlar mesai saatinde çalışır Kemal efendi.

Tuna Color.

[kapı sesi]

[Settar oflar]

Sabaha uğrarız.

[kepenk açılır]

Hayırdır hemşehrim. Kapalıyız, görmüyor musun?

Bizim acele işimiz var.

Bu resmi sen mi çektin?

Bilmiyorum da, siz kimsiniz? Kimin nesisiniz?

Bilmiyorum ne ya? Bak altında adın yazıyor.

Sen mi çektin?

Ben ne bileyim lan?

Milletin çetelesini mi tutuyorum?

Şu resme bir bak.

[vurma sesi]

Şimdi bir daha bak. Bu resmi sen mi çektin?

[vurma sesi]

-[adam] Evet. -İsmi ne?

-Merve. -Merve.

Nerede bulurum bu Merve'yi?

[adam] Balo Sokak'ta olacak. Sarmaşık Pavyonu'nda.

[müzik sesi geliyor]

[garson] Daha program başlamaz.

Bir-iki saat sonra gelin dayı.

Patron program başlamadan alınca kızıyor.

Bize kızmaz.

Bak bakalım şu resme.

-[garson] Merve abla... -Hı...

Üç aydır yok komiserim.

[garson] Hayırdır, bir haber mi var?

Nerede oturur bu Merve ablan?

Dostu, düşmanı var mıdır hele bir söyle bakalım.

Nerede oturur bilmiyorum.

Her gün bin türlü adam gelir buraya.

Dostu, tanışı var mı?

Yok abi, patron istemez.

-Ama bir soranı vardı. -Heh...

Pezevengi mi, dostu mu? Hangisi?

Yok, komiserim.

Patron serttir, kuyruk istemez.

O garibanın tekiydi öyle. Arada bir uğruyordu.

Adını, adresini biliyor musun?

Yok komiserim.

Ama yüzü bir garipti.

Nesi garip?

Şurasında bir leke vardı.

Hayırlı işler.

[kapı vurma sesi]

[kapı açılma sesi]

Hayırdır komiserim?

[Adem] Ben Mustafa abim gibi İmam Hatip okuyordum.

[Adem] Babamız kamyoncuydu.

[Adem] Çok erken yaşta kazada kaybettik.

[Adem] Onun yetim maaşıyla ortada kaldık.

Babam ölünce...

...abim bakar, babalık yapar diye bekledim.

Önceden iyiydi.

[Adem] Sonra birileri aklına girdiler. Tuhaflaştı.

Benim abim dindar adamdı.

Dini sohbetlere giderdi.

Sonra bu sohbetlere gide gele garip şeyler söylemeye başladı.

Bizi okuldan almaya kalktı.

Kuran'ın sonradan bozulduğunu, Kuran'ın Allah'ın...

...kelamı olmadığını falan söylemeye başladı.

[Adem] Öyle bir sürü safsata anlatıp Allah'a şirk koşmaya başladı.

Bir de böyle tavırları, hareketleri değişti.

Nasıl söylenir?

Allah affetsin.

[Adem] Bazen annemde de kabahat buluyorum.

[Adem] Hep kızı olsun istemiş. Bebekken öyle giydirmiş falan.

[Adem] Bir akşam kavga ettik.

Evi terk etti.

Ben mezun oldum, lakin atanamadım.

Mahallede bir iki mevlüt olunca falan onlarla geçinmeye çalıştım.

Ama yetmedi.

[Adem] Abim, anneme ben evde yokken gizli gizli para veriyormuş.

[Adem] Almayacaksın dedim anneme. Bağırdım, çağırdım.

[Adem] Sonra...

[Adem] Allah kimseyi muhtaç koymasın amirim.

[Adem] Beş boğaz... Biri hasta...

Hepsi elime bakıyor.

En son mecbur, kabul ettik abimin yardımını.

Arada bir çalıştığı yere uğrardım.

Sağ olsun. Düzenli olarak para verdi.

[Settar] Yerini biliyor musun?

[Adem] Evet amirim. Çalıştığı yere yakın.

[Adem] En son ha oradan aldım parayı.

[kapı kapama]

[kapı kapama]

[yorgunluk nefesi]

[müzik sesi]

[kapı kırma sesi]

[pikap çalışır]

[boğuk erkek sesi] Nusret Işık'a gösterilen ilginin bir benzerini...

...şu zavallı Mustafa Diri'ye de gösterdiğiniz için sizleri kutlarım.

[erkek sesi] Günümüzde insanlara eşit davranmak...

...pek rastlanan bir tutum değil.

[erkek] Lafı uzatmayayım, nasıl olsa daha pek çok kez görüşeceğiz.

[erkek] F.A.K isimli yazarın...

...Mürekkep Dergisi'nde tefrika edilen...

..."Gökkuşağı" isimli romanı en ciddi tirajlı...

...üç yayın evinden biri tarafından, bir hafta içinde basılmazsa...

...çok hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir dosyanız daha olacak.

[jenerik müziği]

Eee, sen de bakacaksın neşterin tadına.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.