All language subtitles for Turkler.Cildirmis.Olmali.2.Mavi.Vatan.2024.WEB-DL.1080p.WEBRip.x264

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.MX

Official YIFY movies site: YTS.MX

(PAZARDA SATICILAR BAĞIRIR)

-(Şahin) Çekeyim mi saçını? -Ya.

(Şahin) Kulağına kötü kötü fısıldayayım mı?

(Şahin) Ha ne diyorsun?

(Şahin) Beni delirtme lan, mahallenin kızı.

(KAPI ÇALAR)

Valinin evinde birisi var!

(KAPI ÇALMAYA DEVAM EDER)

Askerler çabuk, ateş edin, yakalayın!

(ÇIĞLIK SESLERİ)

(SİLAH SESLERİ) (HAREKETLİ MÜZİK)

(Adam) Ateş edin ona!

(SİLAH SESLERİ) (ADAM BAĞIRIR) (ÇIĞLIKLAR)

(ÇAN SESLERİ) (MÜZİK)

(ÖPER) (MÜZİK DEVAM EDER)

Şş! N'aber? Gelsene eve.

Hadi be!

(ÇIĞLIK) (GÜLER)

(Askerler) Dur! Kaldır ellerini! Dur diyorum sana dur!

(Askerler) Dur yoksa ateş edeceğiz! Teslim ol!

(Askerler) Dur! Dur dedim! Dur be adam dur!

(Askerler) Aç kapıyı! Aç kapıyı!

-Nerede o? -Ne tarafa gitti?

Orada! Dur, hiçbir yere kaçamazsın! Dur! Ateş edin şuna!

(SİLAH SESLERİ) Hassiktir!

(GEMİ DÜDÜĞÜ) (GÜLER)

Yelkenler fora! Gidiyoruz!

-Hoş geldin Kirli Şahin. -Barbaros Hayrettin?

Evet, Şahin. Şahin?

(Ercü) Şahin? Şahin?

Şahin uyan Şahin. Şahin?

Allah Allah, iki dakika şurada uyuyakaldık le.

Ya müşteriler seni bekliyor köpük dansı için hadi kalk.

Ya oğlum o kadar yatırım yap, o kadar kredi çek,

bir de o köpükte de ben mi oynayayım Ercü ya?

E yapacaksın, yapacak bir şey yok. Allah Allah.

(MÜZİK BAŞLAR)

(HAREKETLİ MÜZİK) (EĞLENEN İNSAN SESLERİ)

-Okay, thank you. -Thank you.

E nedir şimdi, nedir durumumuz?

Valla durum bombok, Ruslar cimri, Türkler onlardan daha da cimri.

Lan Teyfik, basıyorsunuz o şampuanı,

biz onu Euro'yla alıyoruz, tamam mı?

Bundan sonra arap sabunu sıkacaksınız.

Abi şu soytarılara bak.

Ya kaptan, bir de şu prodüksiyona biraz özen gösterelim,

şu kılıçları falan kromdan yaptır,

paslanıyor hepsi, geberip gideceğiz tetanostan ya.

Bak Mahmut çok haklı, yani yatırım şart, yatırım olmazsa olmaz.

Patron bir creative direktör olarak hiç şans tanımıyorsun bana ama.

Bana kalsa Chanel çanta, Louis Vuitton kemer,

arkada Ottoman Empire, bir seferde on tur parası kazanırız.

Vizyon işi bu.

Allah Allah, Louis Vuitton çanta, Chanel kemer,

oğlum senin vizyonuna sokayım lan ben.

Senin de getirdiğin adama bak, çakmacıyı animasyon müdürü

diye getirirsen, olacağı bu.

İstanbul'u fethedersin, iyi fethedersin ama.

Soytarılar ya!

Lan şuradaki var ya, o boncuklar ne la?

Bu soytarılarla fotoğraf mı çektireceğim?

Bakın gelin şimdi nasıl dalgaya alacağım hanzoları.

(MÜZİK)

Hello, abi Nasrettin Hocayla fotoğraf çektirmek istiyoruz biz.

-Kaç Euro? -Nereden geliyorsun canım sen?

Almanya'dan, Türk'üz biz.

Demek Nasrettin Hocayla fotoğraf çektirmek istiyorsun?

Biz böyle kıyafetleri çok seviyoruz, bizim orada yok biliyorsun.

He biliyorum. Ulan oğlum sabahtan beri ne giymiş hanzolar diye

bizimle kafa buluyorsun, sen ecdadınla mı dalga geçiyorsun lan?

Ercü tut şunu! (ÇIĞLIKLAR)

Önce ecdadını öğren lan! (BAĞIRIŞLAR)

Ecdadını öğren! Nasrettin hocaymış! Fatih Sultan Mehmet Han burada!

Sen önce şanlı tarihini öğren lan! (BAĞIRIŞLAR)

-Tamam abi, sakin ol. -Önce ecdadını öğren!

Önce ecdadını!

Karıştırma yalnız, ben Barbaros Hayrettin'im.

Ya biliyorum oğlum, bunların hepsi aynı teşkilat.

Ya tamam reis, sakin ol.

Kardeş katliamına gerek yok, siktir et.

Ya Euro çok yükseldi, vallaha canım çok sıkkın ya.

Adam ecdadına palyaço dedi ya!

(Haber spikeri) Türk ve Yunan karasuları yeniden ısınmakta,

Ege Denizi'ndeki egemenlikle ilgili haklar,

iki ulusu karşı karşıya getirmek üzere.

(Haber spikeri) Bu arada Yunan sahil güvenlik botları,

Türk botlarını tacize devam etmekte. Türk denizcilerini uluslararası

sulardan dışarı çıkarmaya çalışan Yunan sahil güvenliğine karşı

önlem alınması ve gerekli cevabın mercilere iletilmesi gündemde.

(Haber spikeri) O ana kadar ise Yunan sahil güvenliği,

Türk botlarını taciz ederek, tehlikeye atmaya devam edecek gibi görünüyor.

(Haber spikeri) Denizcilerimizden dikkatli olmalarını,

provokasyonlarına gelmemelerini önemle rica ediyoruz.

(HAFİF MÜZİK)

(YUNAN SAHİL GÜVENLİK UYARI YAPAR)

(GÜLER) Ben şimdi size gösteririm, Yunan karasularını!

Sizden korkan sizin gibi olsun!

Açarsanız açın, uluslararası burası! Karışamazsınız!

Defolun gidin! Ha! İşte böyle dökerim sizi denize!

-Hesabını soracağız sana! -Al sana hesap!

(GÜLER) Türk'e bulaşmayın, alırsınız cevabınızı!

Heyt!

Ben adamın gasil hanesinden girer, şahnesinden çıkarım.

Heyt! Var mı lan bana yan bakan?

Bekir abi, şuna bir köz koy kurban olayım,

-çek çek dalağım kırıldı ya. -Tabi aslanım, hemen.

-Kaçak mı alıyorsun bu közleri? -(Bekir) He. Kırık mı istiyorsun?

He, kırık.

Siz sanat yapıyor yoksa savaş yapıyor, ben anlamadı.

Hep bir kavga, hep bir kavga.

Maalesef hayatım, bizim erkekler piknikte, denizde ve en önemlisi

düğünde, halaydan sonra finali muhakkak kavgayla yaparlar.

Ya kızım deli deli konuşma,

biz Türkler kelebek gibi uçar, arı gibi sokarız. (POLİS SİRENİ)

Kimse bir şey anlayamaz.

Nerede lan bunlar? Alın lan bunların hepsini.

Bu takımın hepsini toplayın.

(Şahin) Ne oluyor be? Ne oluyor kardeşim ya.

Bir dakika ya, kadın var karşında ne oluyor?

-Sorun nedir müdür bey? -Hakkınızda şikayet var.

Almanya Türk konsolosunun oğluna kafa atmışsınız.

Amirim valla biz bir şey yapmadık, önce onlar dalaştı ya!

Şanlı tarihimizle alay etmeye kalktılar ya!

Sen de devletin burnunu kırdın.

Ankara'dan aradılar, Ankara'dan!

Amirim Nasrettin Hoca benim için çok değerli bir...

Hadi kardeşim, hadi. Derdini mahkemede anlatırsın, yürü.

-Nasrettin Hoca benim kırmızı çizgim, -Hadi kardeşim.

o benim tarihim, o benim canımdır ya!

Biz tarihte 16 Türk devleti kurarken, Kutat Kubilik...

Yürü len, teneke gömlek yürü!

Amirim, dükkanı boşalttınız biz esnaf adamız,

dükkan sahibiyiz yani burada.

-Önce bu dümenciyi alın lan. -Amirim.

-Amirim! Amirim! Amirim! -Yürü yürü, sus, yürü!

-Kardeşim bir dur, amirim! -Sus yürü!

Bir de logo yapmış kendine!

Bu ne lan burada? Alın lan şunu! Şu tipsizi de alın buradan!

-(Polis) Gel kardeşim. -Benim onlarla alakam yok.

Allah bin türlü belamı versin, alakam yok, yanlışlık olmuştur.

Allah bin türlü belamı versin, ilgim yok.

-Yürü len! -Valla yok!

(Polis) Konuşma lan! Yürü! (HAFİF MÜZİK)

Köpeğime iyi bakmışsın, bu cinsler çok sadıktır.

İlk sahiplerini hiç unutmazlar.

Evet ama, kuş sürüsüne tilki kılavuzluk edemez.

Kurt kurtla gezer general, Aras tekneye!

Hayırdır? Bunca seneden sonra bu ziyaretinizin sebebi nedir general?

Devlette çok ciddi sorunlar var.

Gerek hükümet, gerek asker tarafı.

Bu adalardaki son gelişmelerden oldukça rahatsız.

Yunanistan ve arkasındaki güçlerin, bir oldu bittiye getirip,

adaları ele geçirme planı, iyice hızlandı.

Ege adalarındaki silahlanma da hızla devam ederken,

biz, elimiz kolumuz bağlı,

resmi olarak hiçbir şey yapamıyoruz.

Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok.

Bizim toprağımızda gözü olanın, gözünü oyarız.

General, sanıyor musunuz ki, ihanet dışardan organize edilir?

İçerisi hain kaynarken, benden ne istiyorsunuz?

Son bir silah sevkiyatı istihbaratı aldık.

Bu sevkiyattan sonra, ülkemize yapılacak bir saldırı,

üçüncü dünya savaşına kadar uzanan bir süreci başlatabilir.

Bu görev de ilki gibi gayri resmidir.

(General) Eski ekip dağıldı ama sana kanı deli akan

vatanseverlerden oluşan yepyeni bir ekip ayarladım.

(General) Ege sahilinde bir tur teknesinde çalışan animasyon ekibi.

(General) Animasyon ekibi dediğime bakma.

(General) Yunan adalarını ve karasularını avuçlarının içi gibi

biliyorlar, denizci olmalarının verdiği avantaj ve cesaretleriyle,

altından kalkamayacakları görev yoktur.

Ben ne yaptıysam vatan aşkımdan yaptım! Ya bırak kardeşim ya!

-Gir içeri! -Allah Allah.

(KAPI KAPANIR) (MÜZİK)

(General) Şahin, hem teknenin sahibi,

hem de deniz bilgisi içlerinde en yüksek olanı.

(General) Deli Bekir, nargileci de derler,

elinden her iş gelir, adeta İsviçre çakısı.

(General) Çelik gömlek Mahmut,

dışarda belli etmese de, dövüş sanatları uzmanı.

(General) Ercü, ekibin gizli beyni. Yürüyen ansiklopedi.

(General) Hasan dışardan sakin biri gibi görünse de, tam bir uyuyan dev.

(Albay) Görevi kabul edecekleri ne malum?

(General) İnsan kaçakçılığıyla suçlanıyorlar,

ömür boyu çıkamazlar.

(General) Özgürlüklerini istiyorlarsa, mecbur kabul edecekler.

(General) Ya kabul edecekler, ya da içerde çürüyecekler.

Kızının şehit edildiği o bombalı saldırıda,

sadece bir subayımızı değil,

kendi evladımızı da kaybettik.

O bombaları etraftaki terör örgütlerine satan hainin de,

John Vasili Zaharov olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız.

Şimdi, sivrisineklerle uğraşmayıp,

bu bataklığı tümden kurutmak lazım.

Hem bataklığı kurutmak, hem de kızının intikamını almak için,

sana bir imkan tanıyoruz.

Bu görevi kabul etmeni sadece komutanın olarak değil,

aynı zamanda bir abi olarak senden istiyorum.

Bu operasyonun detayları ve planları bu dosyanın içinde.

(MÜZİK)

Şahin, sen neden konsolosun oğluna kafa attın?

Oğlum adam sana Nasrettin Hoca dedi.

Desin, o da bizim tarihimiz.

Sen Barbaros Hayrettin'sin. Nasrettin Hoca değilsin.

Ne istiyorsun oğlum sen? Ne istiyorsun?

Lan git, seneye seni miço yaptım, miçosun sen.

-Ne diyorsun lan sen? -Sen miçosun lan.

-Ne diyorsun oğlum sen? -Sen ne diyorsun lan?

-Ne diyorsun söyle bakayım? -Beyler bir dakika.

Beyler, beyler. O lavuk zaten dengesizin tekiydi, iyi oldu bence.

Eline sağlık kaptan.

Neyse başımıza gelen çekeceğiz.

Ulan var ya bunlar kesin bize ceza kesecek.

Daha geminin taksiti bitmedi ya!

Ceza mı?

Eyvah eyvah ya.

Sabah dükkanı kim açacak arkadaş, oy oy!

Ya beyler ne yapacağız, planı olan var mı?

Bence barodan avukat ayarlayalım, ücretsiz?

Ya kızım bir siktir git ya.

(HAREKETLİ MÜZİK) (KAPILAR AÇILIR)

-Ne oluyor? -Ne oluyor ya?

-Ne oluyor lan? -Kimsiniz lan siz? -Ne oluyor? -Ne oluyor oğlum?

(SİREN SESİ) (MÜZİK)

Ah başım.

-Burası neresi ya? -Bu ne ya? -Kim getirdi oğlum bizi?

-Nere oğlum bura? -Neresi lan burası?

Nere lan bura?

Neredeyiz? Stat mı lan bura?

Kıyafetler de değişmiş.

He, bu ne la? Boyacı eşofmanı gibi.

Yalnız bu kafamıza çuval geçirme işi yanlıştı,

bir ara bunun hesabını sormamız lazım.

Ağa görmedin mi ya? Maskeli beşler gibi adamlar,

-bizi paket ettiler bir anda. -Bizi faili meçhul etmesinler?

-Kim bunlar lan maskeli falan? -Silahlı mı onlar?

Bunlar ne lan?

(Bekir) Hah comandante de geldi.

Bana bak benim borcumu neyin ödeyin ha.

Bir susun oğlum ya, sıçtık oğlum sıçtık!

Asker, şimdi size albayım durumu izah edecek, sessiz olun.

Ben asker değilim ki. Hatta çürük raporum var benim.

Komutanım benim durumum daha ciddi.

Akli melekelerim yerinde değil benim.

Deliyim ben.

(Albay) Kes sesini asker!

Hizaya geç!

Hazır ol!

Ya burada da mı hazır ol ya? Bu ne abi asker asker ya,

biz asker değiliz ki.

(Albay) Şimdi ne için buraya getirildiğinizi merak ediyorsunuz.

(Albay) Vatan için. Çok önemli bir görev için,

vatanın size ihtiyacı var, göreve siz seçildiniz.

(Albay) Çünkü bölgeyi avucunuzun içi gibi biliyorsunuz.

(Albay) Üstelik, kanı deli akan vatanseverlersiniz.

(Albay) Bu operasyon için vatan size minnettar kalacaktır.

(Albay) Vakit kaybetmeden, hemen hazırlanın.

Operasyona gidiyoruz.

(Albay) Tim komutanınız, Teğmen Gökbörü'dür.

(Albay) Teğmen Gökbörü sizi çakı gibi askerler yapacak.

-Göçbörü ne la? -Göçbörü değil, Gökbörü.

-Bozkurt demek. -Eyvah eyvah.

Kısa bir kondisyon testinden sonra, hemen yola çıkılacaktır.

-Sorusu olan? -Komutanım!

Şimdi komutanım bizim halimizi gördünüz yani,

mehter takımı gibiyiz, iki adım ileri, bir adım geri.

Arkadaşlarımı bilmiyorum ama ben bu göreve katılamam.

Komutanım valla Ercü haklı, her gün o teneke kıyafetleri oradan oraya

oradan oraya, kolaysa gel kendin yap.

Kostümün daha taksiti bitmedi Allah aşkına ya.

Bir anda bizi buraya getirip diyorsun ki operasyon var.

Kabul etmiyorum ya. Ben de katılmıyorum.

(Albay) Hakkınızda bir sürü suçlama var.

(Albay) Ya ömür boyu hapishane köşelerinde çürürsünüz,

ya da bu görevi kabul eder, onurunuzu, şerefinizi kurtarırsınız.

Şu halinize bakın be!

Bugün hâlâ o şanlı kahramanların kıyafetleri sayesinde

ekmek yiyorsunuz, farkında değilsiniz.

(Albay) Yediğiniz ekmeğe saygınız yoksa, tarihinize saygınız olsun.

Ben size sahte dekorlarda değil, tarihimizde birer kahraman olarak

rol almanızı teklif ediyorum, siz korsan teknelerinde

köpük dansları yapmak istiyorsunuz.

Artık ayağa kalkmanın vakti geldi de geçmektedir.

Ya istiklal, ya ölüm!

Komutanım bu bizim o zaman yol masrafları falan nasıl olacak?

-Yol masrafı mı? -Ya biz baya bir tersoyuz ya.

-Bizde para falan yok. -Merak etme asker!

Her türlü masrafınız karşılanacaktır!

Her birinize birer gazi maaşı, belediyede kadrolu iş,

ve helal aş teklif ediyorum. (MÜZİK GİRER)

Şunu da asla unutmayın,

döndüğünüzde, değil belediyeler,

bütün kurumlar karşınızda saygıyla eğilecektir.

Çünkü sizler, bu milletin yazılacak tarihinde,

birer kahraman olacaksınız!

Teğmen Gökbörü, zorlu testler için ekip senindir.

Asker, şimdi sizinle bir oyun oynayacağız.

Bu oyunun iki kuralı var,

birincisi ölüm, ikincisi kalım.

Kısacası mesele, ölüm kalım meselesi.

Hayatta kalan, bu kutsal göreve gider.

(Gökbörü) Cebinizdeki kağıtlarda, gideceğiniz noktalar belirtilmiştir.

(Gökbörü) Hayatta kalmanız, aklınız ve kondisyonunuza bağlıdır.

-Aşkım sen benim yanımda dur. -Bir dur ya.

Oyun başlasın!

(SİLAH SESLERİ) (ÇIĞLIKLAR)

(MÜZİK) Çabuk, çabuk, geç, geç.

(NEFES NEFESE KALIRLAR)

Bura nere böyle?

(BEBEKSİ ROBOT SESİ ŞARKI SÖYLER)

Bu ne lan?

Bu ses ne?

Oğlum bu ne lan?

Gel, gel, gel babana gel.

Oğlum ne yapıyor lan!

(PATLAMA SESİ) (KÖPEK SESLERİ)

(KÖPEK SESLERİ) (ÇIĞLIKLAR)

(MÜZİK BAŞLAR) (KÖPEKLERLE DALGA GEÇERLER)

Gel aç kapıyı aç, gel. (KÖPEK HAVLAR)

-Ne oldu! -Ya test bu muymuş ya?

-Hadi oradan ya. -Hepsi bu mu Gökbörü!

(KÖPEK HIRLAR)

(BAĞIRIŞLAR)

Bu ne kadar oyun ya? Bu ne kadar oyun, bu nedir ya?

Bittik tükendik şu hale bak!

(BEBEKSİ ROBOT SESİ ŞARKI SÖYLER)

-Anam geliyor! -Kağıtlara bakın!

Yumurtaları bulun! Yumurtaları bulun!

Ne yumurtası ya? (SİLAH SESLERİ) (ÇIĞLIKLAR)

Oğlum nerede lan nerede?

Aha! Buldum! Buldum! (NEŞELİ MÜZİK)

Buldum! Diğerini de ben buldum.

Kızım üç tane olacak, üç tane.

Çekil, çek elini kağıt var. Dur bakayım.

Üçüncü yumurta götünde.

Kimin götünde?

Olsa olsa tavuğun götündedir.

-Tavuk, tavuk! -Doğru tavuğun götünde,

tavuğun götünde, kimin götünde olacak?

Sok elini, elini sok, sok, sok.

(VICIK BİR SES GELİR) (Şahin) Sok!

Yes be!

Üç! (PATLAMA SESİ) (ÇIĞLIKLAR)

(Albay) Unutmayın! Bu görev, son derece gizli,

ve bir o kadar da önemli bir görevdir.

(Albay) Gittiğiniz yerde, ne olursa olsun,

asla dikkat çekmeyin ve kimliğinizi belli etmeyin.

(Albay) Sizler, cesaretini ispatlamış,

bu milletin kahraman birer evlatlarısınız.

(Albay) İçinde bulunduğunuz şartlar, sizi ürkütmesin.

(TELEFON ÇALAR) (Albay) Şunu bilin ki,

Allah, bizimledir.

-Buyurun komutanım. -(Albay) Her şey yolunda mı?

Şimdilik her şey yolunda efendim.

Ama siz böyle bir operasyonu bunlarla yapmak istediğinize emin misiniz?

(Albay) Benim bu ekibe olan güvenim tam, Teğmen Gökbörü.

-(Albay) Sen içini ferah tut. -Peki efendim.

-(Albay) Şimdi ne yapıyorlar? -Ne mi yapıyorlar?

Hepsi başka bir köşede uyuyor.

(Albay) Tamam, gözün üzerlerinde olsun.

-Peki efendim. -(Albay) Ekip sana emanet.

Emredersiniz.

(İÇ ÇEKER) Allah sonumuzu hayretsin. (GÖK GÜRLER)

Lan! Ne oluyor? Gelin buraya!

(BAĞIRIŞLAR) (GÖK GÜRÜLTÜSÜ, YAĞMUR SESLERİ)

-Ne oluyor lan? Ne oluyor? -Yelkenleri topla!

(BAĞIRIŞLAR)

Bu gece ölmek yok! Allahım sana geliyorum!

(DALGA SESLERİ) (MARTILAR)

(HAFİF MÜZİK)

Allahım, allahım ne olur ölmesin.

Kan iyi mi? Ama kalp, kalp atıyor.

-Suni teneffüs. -Çüş! Ayı!

Siktir git, sen hep fırsat kolluyor!

Sana yazıklar olsun, sana hayat öpücüğü veriyorum ben burada.

İstemez, kalsın.

Mahmut!

Mahmut'um kardeşim! Şimdi kurtaracağım seni.

Ne yapıyorsun sen ya?

Manyak mısın, buradayım ben.

Ha, ben de diyorum dikine nasıl girdi kuma?

-Mahmut'um, kardeşim. -Eşofman iyiydi ya.

-Kalk hele kalk, kalk. -(KUSAR)

-A orada biri var! -Ercü!

(Mahmut) Ercüment, Ercüment iyi misin kardeşim?

Ercüment, öldün mü lan, cevap versene!

-Ölmüş mü? -Ölmüş.

Canım sevgilim. Bir tanem.

Sveta'm benim.

Utanmıyorsun şu kıyafetinden de. Valla vururum ağzının üstüne.

Vallaha vururum!

Lan kalk!

Kalk vallaha öldürürüm bak! Kalk!

(Ercü) Diğerleri nerede? Neredeler?

Vallaha hepimiz istavrit gibi vurduk sahile.

-Hasan değil mi o? -Hasan!

Anam! Bu ne lan?

Gitmiş gitmiş, bacak gitmiş, vallaha bakmam ben.

-Ay yazık ya. -Köpekbalığının işi bu.

Köpekbalığının işi bu.

-Öldü bu öldü, öldü kesin öldü. -Tamam da yani öldüyse de bile,

bunu böyle ortada mı bırakacağız, bunu gömmemiz lazım.

Böyle bırakılmaz ki bu.

Yok lan nefes alıyor bu, yaşıyor.

Ah yok oğlum o bacakla siksen yaşamaz ya.

Arkadaşlar burası neresi? Neredeyiz biz? Üşüdüm biraz.

Ya arkadaş bir insanın her şeyi mi çakma olur be?

-Ölümün bile çakma, kalk hadi. -Anlamadım?

Ya ne anlamadın, öldürtçen kendini,

kalk aklımız çıktı bacağın gitti diye ya Hasan ya.

İyiyim ya, herkes burada mı? Bekir abi nerede?

Kumsalda yok, Türkan da yok.

(Hasan) Yazık ya kadere bak, Türkan da ölmüş.

Şeyi biliyorsunuz değil mi, denizde boğulunca direkt şehit oluyorsun.

-Ne diyorsun ya? -Tabii.

-Tabi, tabi, direkt şehitsin. -Türkan da mı?

-Yok ya herkes mi oluyor? -Herkes boğulunca şehit oluyor, evet.

Neyse yapacak bir şey yok, Allah rahmet eylesin.

Deliydi meliydi ama iyi adamdı Bekir abi, vatanseverdi.

-Yeri doldurulmaz. -Ruhuna el Fatiha.

(OSURUK SESİ)

Ha buraya sıçtım, basmayın üstüne ha.

Ama bir rahatladım yani.

Soğuk suda üşüttük, hepten tırrık olmuşum ya.

Evet, nerede kalmıştık?

Bu nereye gidiyor ya?

(Hasan) Telefon çekiyor mu diye bakmaya gidiyor.

Ya Bekir abi, sen bu koyları bizden daha iyi bilirsin,

sence neredeyiz biz ya?

Burası olsa olsa, Bedir Rahmi Koyu'nun ilerisi olabilir yani.

-Emin misin? -Değilim.

Ama sıçtığım kaya yabancı gelmedi, orada bak.

Ya arkadaşlar kusura bakmayın da, pusulamız Bekir abinin götü olursa,

biz hiçbir yere varamayız, burada kaptanlığı bana soracaksın.

Nargileciye soru soruyorsun ya. Sen de kusura bakma Bekir abi,

-burası Marmaris ya. -Hayda.

Artık bir karar verin, çok susadı ben buradan eve gitmek istiyor.

Şimdi bak burası Marmaris, tamam mı, ben buraları iyi bilirim.

Bak şurada bizim arkadaşın Beach'i var, gidelim orada

bir yiyelim, bir içelim, bir toparlanalım...

Aynen öyle bir kendimize gelelim, oradan da hemen gideriz

çarşıya albayı ararız, zaten bu saatten sonra

operasyon falan olmaz ki, halimize bak.

(Şahin) E hadi o zaman. (MÜZİK)

Ee? Bu taş o taş!

Arkadaşlar biz Marmaris'te falan değiliz.

Galiba biz bir adaya düştük, ıssız bir adaya düştük.

Ne adası ya? (MÜZİK GİRER)

Allahım bendeki şansa bak. Gitmek istiyor ben buradan.

Kadın haklı beyler, bir ıssız adaya düşmek istese,

herhalde en son bizimle düşmek isterdi.

Kendi adına konuş.

Arkadaşlar şebeke yok.

(GERİLİM MÜZİĞİ)

Hasan sen de hissettin mi?

(Kadın) Ne olur, yardım edin. Ne olur.

Ne olur yardım edin, ne olur.

Aa, ben bu sahneyi hatırlıyorum ya.

Denzel Washington, Eli'nin Kitabı filmi.

Ne olur su, bir damla su.

Ne suyu bacım? Su olsa ben kendim içeceğim.

(KARGA SESLERİ) Burnuma pis kokular geliyor.

Benden geliyordur. Korkudan altıma sıçtım.

Yok bu öyle bir koku değil.

(KOKLAR) Bu koku, ihanetin kokusu.

Burnun iyi koku alıyormuş yabancı.

Hainlerin kokusunu iyi alırım.

Hm, ne var heybende?

Ya heybemde ne olacak, iki somun ekmek, iki dilim pas...

Ebeninki var heybemde! Adadayız heybe boş!

Demek boş.

Bakalım, boş mu dolu mu?

Sakın bana dokunma, o elini geri alamazsın ha.

-Efendim? -Yani diyorum ki,

bugün elini veren, yarın götünü verir. (KILIÇ SESİ)

Göt mü?

Ama filmde bu replikler yok yabancı.

Yok yani deyim o, yani şunu demek istiyor hani bugün elini verirsen,

hani yarın başka kayıplara da uğrayabilirsin.

(ELEKTRİKLİ TESTERE SESİ) İyi de beyler gerilmeyin.

A ne yapıyorsunuz ya, aa.

Bu ormanda bir gariplik var.

(YAPRAK HIŞIRTISI, MÜZİK) Hissettim.

(HAFİF MÜZİK)

Hoş geldin.

Niye haber vermedin geleceğini? Gelir karşılardım seni.

Kapım her zaman açık, sormadan girebilirsin dedin,

-ben de aramadan geldim. -Ben gönül kapım açık dedim sana.

Ama sen her zaman, ya bahçe kapısından, ya da botla geliyorsun.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Ee, memlekette durumlar nasıl? -Şu adalar meselesi.

Gerilimi iyice arttırdı.

Sizinkilerin de sürekli adalara silah yığmaları,

-iki ülkeyi karşı karşıya getirdi. -Biliyorum.

Çok yakından takip ediyorum her şeyi.

Bu adaya sürekli bir sevkiyat var.

Bir adam var yabancı, İngiliz mi, Rus mu?

Silah tüccarı baron John Vasili Zaharov.

Sen nereden tanıyorsun onu?

Buraya gelmemin nedeni zaten o adam.

-Ha, demek benim için gelmedin. -Öncelikle senin için geldim.

Ama yakında buralar çok karışacak,

o yüzden seni uyarmaya, hatta almaya geldim.

Bak Albay, benim adım Eleni Haralebits,

nam-ı değer, Bornovalı Eleni.

Sence ben neden bu teknede yaşıyorum?

Doğduğum yerin ışıklarını görebilmek için.

-Ölürüm de hiçbir yere gitmem. -Peki, nasıl istersen.

Ekibim adaya göreve giderken, tekneleri battı.

Şu anda yerlerini tespit etmeye çalışıyoruz ancak zaman alacak.

O zaman itiraz istemiyorum, bu gece burada kal,

hem de haber almaya çalışalım.

Şş.

Gel kız yamacıma. Bak burayı sana ayırdım.

Arkadaşlar, bakın buraya çukur kazdım,

içine de su buharından su elde edebilmek için bir tane hazne yaptım,

aman dikkat edin bakın sakın bozulmasın o ha.

Herkes ona dikkat etsin, eğer şansımız yaver giderse,

yarına kadar bir miktar su elde edebiliriz.

Sen hiç merak etme, millet, duydunuz,

bakın burada çok ciddi bir mühendislik çalışması var,

lütfen buna saygı duyalım ve sahip çıkalım.

Yandı, yandı, aha. Çakmağı kuruttum.

Beyler, artık ateşimiz var.

Ya yok böyle olmaz arkadaşlar, gerçekten,

yarın sabah uyanacağız, ilk işimiz herkes bir yere dağılacak,

su ve yiyecek arayacağız, yoksa bakın daha fazla dayanamayız.

E ne yapalım hadi gidelim arayalım, şu an neden oturuyoruz yani?

Yalnız arkadaşlar, bakın moralinizi bozmak gibi olmasın ama,

-bu ormanda garip bir şey var. -Hadi, nereden çıktı şimdi bu?

Mahmut haklı, gizemli güç gibi bir şey hissettim.

Öyle bir meltem gibi içimden geçti.

Ya bir siktir git deli deli konuşma Allah aşkına ya.

Bence yatalım ya, hı? Sabah ola hayrola.

Burada yatmayalım, çünkü sahilde gelgit olur.

-Şu ağacın dibinde yatalım. -Şurada mı?

-Evet, evet. -Hadi kalk. -Hadi.

Biz burada yatalım mı?

Ya aklın fikrin hep başka yerde, bırak.

(MÜZİK GİRER)

♪ Ne oluyor ablacım? ♪

♪ Sarıldı her taraf anlamadım. ♪

♪ Bir iki üç boş biçimdeyim. ♪ ♪ Hadi ya bir rüyanın içindeyim. ♪

♪ Nedir, ne oluyor, yavaş biraz. ♪

♪ Basit bir cennet, hep maraz. ♪

♪ Olaylar olaylar, sevmedim bu alemi. ♪

♪ Kralı bile olsam çekmiyor ilgimi. ♪

Oğlum ne yapıyorsunuz ya, Allah Allah? Dostum bana mı yazılıyorsun lan sende?

♪ Ya arkadaş nerede bir tuhaflık ♪ ♪ bir acayiplik, ♪

♪ hiç şaşmaz gelip beni bulur hep. ♪

♪ Hadi baba, bir silkelen, bir toparlan, ♪

♪ yap şu işi! ♪ -Oha hayvana bak nasıl atladı!

-Lan bırak, bırakın elimi! ♪ Şahin! Uç, uç, uç! ♪;

(DENİZ, MARTI SESLERİ)

(GİZEMLİ MÜZİK)

Aa, ulan şu alet bir yerimize girmeden suyu bulsak bari.

Vallahi su var buralarda bir yerlerde.

Val... (GÜLÜŞMELER)

Aa, nereye düştüm ben be?

Siz kimsiniz benim can... Ana...

Aa, sen farklı giyinmişsin, sen neden öyle ağaç yeşili giydin?

Meyve veren ağaç taşlanırmış, allahım ağaç yeşili ha?

Siz kimsiniz ya? Benim cariyelerim misiniz?

Ay siz de uzakta durmasaydınız. Ay, ay, ay, ay.

Gel, gel, gel. (ÖKSÜRÜR) (GÜLÜŞMELER)

Yerim bunları ben, yerim bunları. (KAPI ÇALAR)

-Zaptiyeler! -Eyvah basıldık!

E daha bir şey yapmadık ki.

-İşte burada Fasık Zani. -Yakalayın onu!

(ADAM YANGIN VAR DİYE BAĞIRIR)

-Alalım, alalım, alalım. -Ben değildim, ben değildim.

Yanlış kişiyi alıyorsun. Hayır ben değildim o,

ben namuslu adamım ya!

Anlamıyorum ben, gerçekten o kızlar beni yani aaa.

-Yatır falakaya! -Vallahi billahi ormanda yürüyordum.

Ben size bir olayı anlatayım, neden doluyorsun öyle? (BAĞIRIR)

Lütfen ben bir şey yapmadım! (BAĞIRIR)

Bu çok acıdı, son vurduğun çok acıdı ha. (BAĞIRIR)

Kaç tane bari, tam sayı, (BAĞIRIR) on tane mi vuracaksınız,

zinaya kaç gidiyor? (BAĞIRIR)

(GİZEMLİ MÜZİK)

Neredeyim ben şimdi?

Ne oldu şimdi?

-Şahin, hadi konuş. -Pamuk prenses.

Şimdi bu yedi cüceler muhabbeti artık bizi baydı,

buramıza kadar geldi. Biz arkadaşlarla kendi aramızda konuştuk,

diyoruz ki şu işi bir ortak noktada birleştirelim.

-Hiçbir şey anlamıyor ben? -Abi direkt mevzuya gir bence.

-Evet abi uzatma. -Ya oğlum bir durun,

bir bolluk yapmayın ya.

Ya şöyle nasıl da söylenir, bilmiyorum da.

-Ben sana karşı boş değilim. -Evet?

Pamuk prenses, benimle evlenir misin?

-Sen hâlâ beni istiyor? -Evet.

Sen cüce oldu, aklın fikrin beni götürmek.

Ben istemiyor seni.

İstemiyor! İstemiyor!

Pardon, kabus gördü ben.

Ben size dedim abi, burada bir gariplik var.

Var bu adada bir gariplik var, neler yaşadım ben burada.

Bu ada cinli ya.

Ben size söyledim halüsinasyonlar görmeye başlayacağız diye,

artık ölümün eşiğindeyiz.

Son dualarımızı edelim bence.

Hazreti Nuh, o gemiyi öyle kafasına göre yapmadı.

Cenabı Hak ona dedi ki, ula Nuh, yap bana bir gemi.

Bak incelik burada, diyebilirdi, ne yapacaksın gemiyi?

Sen her şeye kadirsin.

Ama demedi, ne yaptı?

Kalktı yaptı gemiyi, insanlığı kurtardı.

Ben bu hikayeyi niye anlattım ya?

Bence zaten öleceğiz, bari üzerimize iki ayet okumak için anlattın abi.

Hayır Bekir abi, sen bu hikayeyi bize neden anlattın biliyor musun?

Allah senin ağzından bize mesaj gönderdi.

(Bekir) Tövbe estağfurullah, çarpılacağız burada ya.

Çarpılmayız, ilahi bir mesaj bu.

Oğlum uzatma, ne diyor, mesajın devamında ne diyor?

Diyor ki, umutsuzluğa kapılmayın, gemi yapıp, kurtulun buradan diyor.

-Gemi derken? -Gemi derken, gemi yapacağız.

-Gemi yapamazsak, sal yaparız. -Sal olur.

-(Şahin) Bekir abi mübareksin ha. -Estağfurullah.

Of sonunda şuradan akıllıca bir fikir çıktı.

-Öpeyim hocam. -Estağfurullah Hasan'ım estağfurullah.

Şimdi Ercü, yanımıza birkaç tane hayvan mı alsak ya?

Kuştu, balıktı, dişi, erkek, ha Ercü?

Bekir'cim önce götümüzü mü kurtarsak acaba ha?

Kuşu balığı sonra yapsak?

Yok hani tufan konsepti bakımından yani.

(MÜZİK)

Hadi, hadi, hadi it!

Mahmut it!

-Tamam, esnek. -Ağırlık buraya geldi.

Korktunuz mu lan?

Vallahi de billahi de kurtulduk.

Gerçekten o adadan hiç kurtulamayacağız sandım.

Çok şükür, çok mutlu ben. Sonunda evime gidecek.

(GERİLİM MÜZİĞİ)

Ananı sikeyim köpek balığı! (ÇIĞLIK)

Geri çık, ısıracak geri çık. Bak köpekbalığı!

-Git, pis! -Burnuna vur, burnuna!

-Gel gel, tamam, panik yapma. -Nasıl panik yapma lan?

Nasıl panik yapma? Amına koduğum, nasıl panik yapma?

-Aç köpekler sizi! -Öyle yapma!

Allahım, çek!

Sen benim misvağımı yedin mi bakayım?

(ÇARPMA SESİ) (GERİLİM MÜZİĞİ DEVAM EDER)

Atlayalım! Sal devrilecek, yüzerek kaçalım!

Nereye atlıyorsun Allah aşkına, nereye atlıyorsun?

Ben atlamam, atlamam.

(ÇARPMA SESİ) Misvak!

Sveta, son anlar bir kere sarılayım kız.

-Ya siktir lan, sapık herif! -Ananı sikeyim.

Çekil, uzak dur benden, sapık herif.

Senin aklı fikir hep seks,

ölüyoruz burada ya, allahı düşün, allahı.

(ÇARPMA SESİ) Allah!

Bekir abi, başka var mı mesaj falan?

Zaten her şey bunun başının altından çıktı.

Atalım bunu denize, köpekbalıkları yesin.

Belki hazret kurban istiyor? Mesaja bir de bu tarafından bakalım.

Ettiğin lafa bak ya, tövbe estağfurullah.

Aynı anda atlayalım. Hepimizi birden yiyecek değiller ya,

-hızlıca yüzeriz. -Kime ne yaptık biz ki?

-Hadi üç deyince. -Hadi.

Bir, hazır mıyız? İki.

(HAREKETLİ MÜZİK)

İzlerini bulduk efendim.

(DENİZ SESİ)

(HAREKETLİ MÜZİK)

Geliyor, geliyor! Aha geliyor!

Oğlum yine ne geliyor amına koyayım ya?

Geliyor geliyor!

Len gemi geliyor, gemi geliyor.

Aa, vallahi gemi, gemi o.

(GEMİYE BAĞIRIRLAR)

(GEMİYE BAĞIRIRLAR) Yaşasın! Yaşasın!

-Kurtulduk! -Oh be! -Yaşasın!

Hoş geldiniz, komşiler.

Kaçak mazot teknesidir bu ha, anlarım ben.

Ha, kaçak petrol teknesi.

Nereden buldunuz lan bu Karadeniz fıkrası gibi adamı?

Aa, bir dakika, Bekir abi bizim abimizdir.

Ha anladım, kılavuzu karga olanın, burnu boktan çıkmazmış. (GÜLER)

Anladın mı lafımı hemşerim?

La bu çingene bana ne diyor, bok mu diyor bana?

Abi lafın gelişi söyledi, lafın gelişi.

Ha öyle laf falan sokmadı yani? İyi.

Açsınızdır siz. Buyurun masaya.

-Öldük acımızdan, susuzluktan. -Eyvallah!

Kılıcını çek kardeşim bir ya!

Prensesim, siz de bir şeyler buyurmaz mısınız?

Buyurun, yiyin için.

(HAREKETLİ MÜZİK) Muz ver lan, muz ver, muz ver.

Muz yedik, bu ne limon mu bu?

Yiyin, yiyin, patlayıncaya kadar yiyin.

Güzel güzel yiyin ki, çok para edeceksiniz.

-Selamın aleyküm komşi. -Hoş geldin.

-Hoş geldin komşi. -Vay aslanım benim be, aslan.

İndir. (HAREKETLİ MÜZİK)

Sveta, dans, orkestra, müzikiz.

Ulan şuna bak ya, adam bizi köle gibi sattı ya.

Şahin'im kenar mahallenin dilberi ne kadar nazik olsa da,

-nazenin olamaz. -Allah Allah.

Bak bak harekete bak ya. Utanmıyorsun değil mi?

-Orospu! -Başlarım şimdi elanıza sizin.

(Şahin) Oğlum bana bakın ha, hiçbir şekilde konuşmayın.

Allah Allah.

(Şahin) Konuşanı yakarım, duydunuz mu?

Ela şey değil mi ya, el kremi?

(Şahin) Ne yapıyorsun ya? Oğlum konuşmuyorum lan.

Oğlum biz ne işkenceler gördük, Kırklareli'nden Edirne'ye,

Edirne'den Kars'a. (BAĞIRIR)

Keçi! Ayağı keçiye yalatmak nedir ya?

Anlat bakalım, ne işiniz var burada?

Masaja mı getirdiniz beni? Çok sağ olun ya.

-Konuş bakayım. -Beni mi konuşturacaksınız?

Planınız ne? (EŞEK ANIRIR)

Ben aslında çantacıyım, Louis Vuitton var, vereyim mi abi?

Ver. (ELEKTRİK SESİ)

(ÇAN SESİ) Konuşacaksın!

(EŞEK ANIRIR) Ne için geldiniz?

Parti, business, iş yani anladın mı? (ÇAN SESİ)

(ELEKTRİK SESİ) Cüzdan vereyim abi?

(BAĞIRIR) (ELEKTRİK SESİ)

(GÜLER) (ELEKTRİK SESİ)

(EŞEK ANIRIR) (ÇAN SESİ)

Keçiyle mi konuşturacaksınız beni? Konuşmuyorum lan! (GÜLER)

-Bu da mı yalayacak? -Hayır.

(TV SPİKERİ)

Haber geldi, senin ekibi Yunan polisi karakola atmış.

Konuşturmaya çalışacaklar.

(Albay) İçim rahat, işkence görseler bile asla konuşmazlar.

Albay bizi aradı, yemin ederim doğruyu söyleyeceğim, ben iltica istiyorum.

Kalimero. (ELEKTRİK SESİ)

Albay dedi ki işte operasyon var dedi.

-Beş altı kişi vardı albayın yanında. -Biz adalardaki silah depolarını

kontrol etmek için, öncü birlik olarak yollandık.

Albay diye bir adam beni aradı, zaten şizofrenmiş.

Dorex vereyim?

Operasyon yapabilecek kapasitede bir insan değilim.

-İltica etmek istiyorum. -Birinci sınıf, eta makine, İsviçre.

-İndirim yapayım mı? -Çok severim yani Yunanistan'ı.

-Biraz daha cacık alabilir miyim? -Ah, cacıki.

-Ben cacık hastasıyım ya. -Greek salad.

Yunanistan'ın jeopolitik konumuna zaten her zaman hayran olmuşumdur.

Peynir konuluyor, denizlerimiz, turizm çok önemli.

Yunanlıları çok severim, Yunanistan kadınları başımın tacıdır.

(EZGİLİ) Oo, Yunanistan, Yunanistan.

Yetkiyi verin, ben gideyim, kıskıvrak yakalayalım.

Kaç Euro sizde? Kos olsun, Mikanos olsun.

-Eşekten korkan adamım ya. -Yetkiyi verin yeter.

-Ercüment diye bir şerefsiz var. -Bu Şahin her boku yiyor.

-İnsan kaçakçılığı yapıyor. -Ercüment.

-Tabi, orada satıyor efendim. -Ercüment, onu patlatacaksınız,

orada olay kapanacak abi.

-Burası neden bu kadar kalabalık? -Eşekten korktum ya.

Benim bir keşif ve operasyon için bir şekilde adaya çıkmam gerekiyor.

Bana yardım etmen lazım.

Bak her iki toplum da, çok acı çekti.

Bizler aynı kültürün, aynı coğrafyanın çocuklarıyız.

Yeni savaşa ve yaratacağı acıya yer yok yüreklerimizde.

Bu savaşı birlikte önleyebiliriz.

Bu adada bir taverna var, arkadaşlarımın yeri.

Güzel müzik yaparlar.

Şu bahsettiğin adam, oranın müdavimlerinden.

Sürekli geliyor, misafirlerini getiriyor.

-İstersen bu akşam gidebiliriz. -Tamam, çok iyi olur.

Bak sana ne getirdim.

(GÜLER) Kaç yaşındayız burada?

On sekiz, veya on dokuz, sanırım.

Hâlâ çok yakışıklısın.

Sen de hâlâ çok güzelsin.

(HAFİF MÜZİK)

Oğlum şu yandaki dayının haline bir bak ya.

Buradan kaçarsak falan, bunu da yanımızda götürelim.

-Son günlerini güzel yaşasın. -Götürelim be Şahin'im.

Hem belki Müslüman falan da olur, o zaman hacca da göndeririz.

Oğlum çok duygulandım ya. Vallaha çok duygulandım.

Valla ben bütün umudumu kaybettim arkadaşlar.

-Burası bize mezar olur artık. -Yapmayın ya, umudumuzu kaybetmeyelim.

Gün doğmadan neler doğar, değil mi Bekir abi?

Öyle Hasan'ım, bilemezsin.

-Bu hapishane çok kalabalık ya. -Yazık hâlâ dört çarpı dört görüyor.

Oğlum adama sadece sıcak su vermişler lan.

Yazık günah ya. Şş dayıko.

Oğlum onu veriyorsun da, adamın ağzında diş yok, yiyebilecek mi?

(Mahmut) Bir şey olmaz yer ya.

Yiyor dayım benim, nasıl yiyor kivir kivir (GÜLER)

(ÖKSÜRÜR) La dayı!

Oğlum! Ya dayı ne oluyor?

-Dayı? -Ne oldu lan dayı, iyi misin?

-Su verin, su verin. -Dayı, al su bak su.

Dayı! (SUYU ATAR)

Oğlum öldü ya lan adam.

Yazık ya, kardeşiyle beraber aynı anda gitti.

Adam baya öldü ya, Allah rahmet eylesin, ne yapalım?

Oğlum işte ecel, neyin nerede nasıl bir şekilde geleceği hiç belli değil.

(GERİLİM MÜZİĞİ)

Ne bakıyorsun lan?

-Ne diyor lan bu zibidi? -Şeytan, şeytan.

Burada da mı buldun beni melun! İğrenç şeytan!

Lan bana mı diyorsun şeytan? Ha?

Senin ecdadını sikerim bak burada ha.

Çaktırma götümüzü kurtarmaya çalışıyor.

Uzak dur, uzak dur, şeytan!

Ulan senin geçmişini sikerim yavşak! Götünü kurtarmaya çalışıyorum burada!

-Ne diyor lan bu? -Abi sakin olun ya.

-E hoca efendi, iş güç nasıl gidiyor? -Ya işte burada vaftize gidiyoruz,

arada böyle cin şeytan olayları oluyor onlara gidiyorum,

definden define koşuyoruz işte, çorbanın peşindeyiz ne yapacaksın ya.

-Valla. E siz hayırdır? -Abi, onu daha sonra sana

uzun uzun anlatırız da, bizim bir an önce buradan çıkmamız lazım.

Albay bizi bekliyor.

Ulan ben niye buradayım sanıyorsun dümbük?

Sizi kurtarmaya geldim, albayın emriyle.

Ben Şaman İsmail, albay operasyon için sizi bekliyor.

Bu gece mühimmat yüklü gemiye çıkıyoruz, her şey hazır.

-Hazır mısınız? -Neye?

Şimdi, kendinizi bana bırakın.

İçinizdeki şeytanı çıkarmaya.

(BAĞIRIR, GARİP SESLER ÇIKARIRLAR)

(YUNANCA KONUŞUR)

Amirim, hepsinin ebesini siktim, şeytan meytan bırakmadım.

Melek gibi oldular.

Ben onları münasip bir yere gömerim, merak etmeyin.

Merak etmeyin.

(İsmail) Şimdi tekneyle açılacağız, albaydan haber bekleyeceğiz.

-Lan kimin ayağı bu? Biraz geri çek. -Ayak değil o abi.

Allah senin bin türlü belanı versin.

-Ulan hani senin şeytanın çıkmıştı? -Tam çıkmamış demek ki abi ya.

-Ulan kim osurdu ya? -Ne yapayım oğlum?

Keçiye ayaklarımı yalatıp durdular. Bozduk herhalde takımı.

(İsmail) Susun ulan şeytanlar! Öldünüz siz.

(KONUŞMA SESLERİ) (Albay) Gecikti.

(Albay) Nerede kaldı?

Geldi.

Şu beyazlı olan, Zaharov. (HAFİF MÜZİK)

(ALKIŞ, MÜZİK BAŞLAR)

(GERİLİM MÜZİĞİ)

(Albay) Demek gemiyle gelen mühimmatları burada depoluyorsunuz?

(Albay) Vay hainler, vay.

Bunlar resmen üçüncü dünya savaşına hazırlanıyor.

(Şahin) Şaman İsmail, hani her şey hazır dedin?

(Şahin) Ortada bir halt yok, oğlum operasyon nerede?

Kıyıdan açılalım biraz, izimizi kaybettirelim.

İzimizi kaybettireceğiz ha? Ya anamızı ağlattın ya.

Yok cin çıkarıyorum, yok şeytan çıkarıyorum, okyanusun ortasında

kaybolduk işte bak, izimizi de kaybettirdik he mi?

Ne yapıyorsun sen papaz İsmail ha? Bizi mi vaftiz edeceksin ha?

Komple bizi vaftiz mi edeceksin?

Edemezsin, ben yarım hafızım, ben olmam!

(DUA ETMEYE BAŞLAR)

Lan! Pezevenk! Besmeleyi çekemiyorsun daha!

Ya abi içimdeki şeytan bir anda, hır diye çıkınca...

-Yarım hafızmış. -Yok mu oğlum bir telefon melefon,

-adres madres yok mu buralarda? -İsmail abi sende telefon var mı?

Ya var da uluslararasına kapalı ya.

Abi gözünü seveyim aç ya. Ölüm kalım meselesi bak.

Oğlum uluslararası çok yazıyor, en azından kısa konuş.

Ya da çaldır kapat karşı taraf arasın, oraya yazsın.

Tamam abi kısa konuşurum, ver sen.

(TELEFON TİTRER)

-(Mahmut) Alo? -Neredesiniz oğlum?

(Albay) Şaman İsmail'i yolladım sizi karakoldan kurtarsın diye.

Komutanım sormayın, sizden sonra çok olaylar oldu.

(Albay) Tamam, tamam, neyse. Bu gece sevkiyat yapılmadan,

silah yüklü gemiye operasyon yapacağız, siz öncü

birlik olacaksınız, telefonu kapatmayın.

Koordinatlarınızı bulacağım, sizi almaya geleceğim.

Olduğunuz yerde kalın.

Anlaşıldı komutanım.

Telefonu kapatmayalım arkadaşlar,

komutan koordinatları bulacak, bizi almaya gelecek.

(MÜZİK)

(ALKIŞ)

(MÜZİK DEVAM EDER) (TELEFON ÇALAR)

Alo?

İyi akşamlar komutanım.

Yok verdiğiniz emri harfiyen yerine getiriyorum.

Ama ilk operasyondan bugüne epey bir zaman geçtiği için,

ben de burada ekmek parası için petrol kaçakçılığına başladım,

arkadaşlarımı satmadım komutanım, yok, yok.

Benim adım Sikitakis, komutanım. Evet.

Hayır komutanım, küfür etmiyorum, Sikitakis, Yunan ajanıyım ya.

Takma adım yani, verdiğiniz emri yerine getireceğim.

Bu gece mi? Bu gece ben evleniyordum da.

Siz bizzat mı kafama sıkmaya geleceksiniz,

ben mi sıkacağım kafama?

Komutanım ben kendi kendime sıkarım da,

bu akşamı atlattıktan sonra kafama sıksam?

Emredersiniz komutanım, bu gece harekete geçiyorum.

Tabi, her şey vatan için komu... (TELEFON KAPANIR)

Sikitakis çabuk gel!

-Karın alman Yorgi'yle kaçıyor! -Ha sikitakis!

Orospus! (SİLAH SESLERİ)

(GEMİ DÜDÜĞÜ) (GERİLİM MÜZİĞİ)

Oğlum İsmail abi nerede?

Geminin arkasına botla yanaşacak, iple çekeceğiz.

Tamam, Bekir abi, Ercü, sen, ben, biz buradan gidiyoruz.

Mahmut, Hasan, siz de buradan gidiyorsunuz.

-Tamam mı? -Tamam, anlaşıldı.

-Anlaşıldı. -Hasan? Hasan?

Ya Hasan kurban olayım bak girmediğimiz delik,

çıkmadığımız tepe kalmadı lan kardeşim bir yerde bir tepki ver ya.

Ya bir var ya da yok de, bir şey de ya.

-(Şahin) Allah Allah. -Hayırdır?

Hayırdır gardaş? Ne ayaksın lan?

Adam oldun da, sen şuraya git, ben buraya git?

Kıçı kırık teknenin kaptanı gelmiş buraya. Şerefsiz!

Ağzını yüzünü boyadın, ne lan bu Rüştü müsün sen?

-Çok severim ama. -Rüştü mü oldun lan şerefsiz?

-Yok hiç olmadım ben ne olsam. -Kimsin? Kimsin lan?

Vallaha kimse değilim, Hasan vallaha kimse değilim.

-Adam mı oldun lan? -Bağırma Hasan!

-Olmadım, adam olmadım. -Motherfucker!

Ben dedim, çürük raporum var dedim, demedim mi?

-Dedin Hasan dedin! -Dedi, dedi.

-Albaya dedim! -Vallahi de dedin.

Ne işim var lan o zaman benim burada?

Ne işim var lan? Ne? Ne? (METAL MÜZİK)

-Abi yapma. -Hasan, aman Hasan.

Rambo musun? Rambo musun lan sen?

-Gel lan Rambo! -Vallahi değilim ya.

-Gel lan Rambo! Gel! -Hasan namluyu indir.

-Hasan vallaha ayıp oluyor. -İndir lan.

Hasan vallaha sıçtın ağzıma, tamam.

35 yaşındayım ben, böyle sıçılmadı benim ağzıma ya.

-Çok özür dilerim. -Hayır, önemli değil canım.

-Bir an kendimi kaybettim. -Vallaha kabul etmem, tam yerindeydi.

-Operasyonun stresinden biraz. -Yok be ya!

-Hepimiz stresliyiz. -Vallaha vallaha çok iyi geldi.

-Vallaha sana bir alkış, yemin ederim. -Ne güzel konuşuyor be!

-Vallahi rahatlattın ya bizi. -Sizi kırdıysam özür dilerim.

-Ya ne kırılması ya. -Ya çok benzemiş hakikaten ama.

-Bir de böyle böyle yapıyordu ya. -Doğru ya doğru ya, delisin ya!

-Vallahi delisin ya! (GÜLERLER) -Rüştü!

-Nasıl yapalım? -E gidelim bari.

-Gidelim mi? Nasıl gitmek istersin? -Sen şuradan dedin, oradan gidelim.

E hadi o zaman, Mahmut'la beraber. Mahmut hadi.

-Ben de böyle geleyim ya, ha? -Hadi git sen git.

-Hadi Mahmut, Mahmut hadi. -Ben de sizle gelmeyeyim mi?

-Tamam, tamam. -Götür, götür.

-(FISILDAR)Beni vurmasın? -(Şahin) Çok iyisin Hasan'ım.

(GERİLİM MÜZİĞİ)

Selamın aleyküm. (İNLER, BOYNU KIRILIR)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(ASANSÖR SESİ, BOĞUŞMALAR)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

(BOĞUŞMALAR) (MÜZİK DEVAM EDER)

(SİLAH SESİ, İNLEME)

Ne oluyor lan bana?

(MÜZİK DEVAM EDER) (SİLAH SESİ, İNLEME)

(SİLAH SESLERİ, İNLEMELER)

(SİLAH SESLERİ, MÜZİK DEVAM EDER)

(KURŞUNU BİTER)

-Mermim bitti. -(Ercü) Dayanacağız, teslim olmak yok.

-(Mahmut) Benim de şarjörüm bitti. -(Bekir) Albay gelir.

(Bekir) Albay gelir şimdi.

(HERKES NEFES NEFESE)

Yolun sonu Ercü.

Hakkını helal et be Şahin'im.

Helal olsun Ercü'm. Helal olsun.

Komutanım, emir geldi, operasyonu iptal etmemizi istiyorlar.

(GERİLİM MÜZİĞİ DEVAM EDER)

-Hakkını helal et kardeşim. -Sen de.

Albayım, mühimmatımız bitti, bu vatana canımız feda olsun.

Hakkını helal et komutanım. Vatan sağ olsun.

Herkes telsizlerini kapatsın.

(GERİLİM MÜZİĞİ, SİLAH SESLERİ)

(TÜM SESLER KESİLİR)

(Albay) Aslanım benim.

(HAFİF MÜZİK)

-Kaldır ellerini! Kaldır lan! -Kaldır, kaldır!

(TELEFON TİTRER)

İyi misin?

(Albay) Benim için hiçbir mesele vatandan önemli değildir.

(Albay) Nereye gidersen git, seni yakalayacağım Vasilis.

(Albay) Yakaladığımdaysa, ölmek için yalvaracaksın.

Hemen Eleni'yi bırak, yoksa seni ve seni seven herkesi,

seni gören ve hatta seni bugüne kadar gören herkesi öldürürüm.

(Albay) Eleni'nin parmağının ucuna dahi dokunursan, seni mahvederim!

-Ne yapıyoruz komutanım? -Gemiyi terk ediyoruz.

Gemideki tüm personeli boşaltın. Hadi gidiyoruz.

Yanılıyorsun Vasili,

o hiçbir şeyi memleketinden daha çok sevmez.

Emin ol senin için gelecektir.

(TEKNE SESİ)

Hadi çabuk!

Hadi durmayın!

(SİLAH SESİ) (ALBAY İNLER)

-Albayı vurdular! -Albayım!

(HÜZÜNLÜ MÜZİK)

(ALBAY ZORLA NEFES ALIR)

Albayım iyi misiniz?

İyiyim, iyiyim, sadece bir sıyrık.

Hadi hareket edin, devam edebiliriz.

(HAREKETLİ MÜZİK) Hadi.

Biliyor musun Vasili?

Seni o çok sevdiğin karasularıyla buluşturmanın vakti geldi.

(MÜZİK HIZLANIR)

(PATLAMA SESİ)

(SİLAH SESLERİ)

Ya Allah!

(PATLAMA SESİ)

Bu mu lan? Bu mu ya? (GÜLERLER)

(Albay) Çabuk tutun, çekin yukarı!

Demiştim, göreve talip olunmaz, verilince yerine getirilir. (GÜLER)

(Albay) Hadi, istikamet tam gaz vatan!

(MARŞ MÜZİĞİ)

(HAREKETLİ MÜZİK)

(SİLAH SESİ) (MÜZİK DEVAM EDER)

Hadi bismillah.

(MÜZİK DEVAM EDER)

(MOTOR ÇALIŞMAZ)

(PATLAMA SESİ)(MÜZİK DEVAM EDER)

(TEZAHÜRAT)

Ege'den iki patlama haberi geldi.

Biri açık denizde, iş adamı John Vasili Zaharov'a ait

bir cruse gemisinde, diğeri de bir Yunan adasında gerçekleşti.

Gözaltına alınanlar var,

daha fazla bilgiyi Stelyo Berberakis'ten alacağız.

Stelyo, nedir olay tam olarak? Ne oldu? Açıklamalar ne diyor?

Atina'dan merhabalar Zeynep.

İngiliz iş adamı John Vasili Zaharov'a ait cruse gemisinin

Ege Denizi'nde infilak etmesinden sonra, aynı iş adamına ait

başka bir depoda da, büyük bir patlama meydana geldi.

Bu büyük patlamalardan sonra Yunanistan Dış İşleri Bakanlığından da

bir açıklama geldi, açıklama aynen şöyle Zeynep, okuyorum;

Komşumuz Türkiye ile paylaştığımız Ege Denizi ve adaları,

sadece bizim değil, tüm insanların ortak malıdır.

Bu tip terör eylemlerine karşı, birlikte mücadele etmeliyiz,

Türk ve Yunan halkı kardeştir,

bundan sonra iki ülke ilişkilerinin iyiye gideceğine inanıyoruz.

Anlaşılan Zeynep, bundan sonra Ege'deki sular,

artık yalnız yüzmek için ısınacak.

Ben Stelyo Berberakis, Atina, Zeynep?

Stelyo Berberakis aktardı.

(Eleni) Hiç kimsenin zarar görmediği bir operasyondu.

Tebrikler albay, bu adadaki operasyonu kim yaptı?

Unutma ki, bizim her ülkede, her mevkide uyuyan hücrelerimiz vardır.

(GÜLERLER)

-Hadi gel biraz yelken yapalım. -Hadi.

(Eleni) Benim artık umudum var.

(Eleni) Bu cennet adaları silaha boğmaya çalışan kim olursa olsun,

hem Türkler, hem de Yunanlılar,

gereken cevabı verecektir.

(Eleni) Dileğim kardeşliğimiz barış içinde sonsuza kadar sürsün.

Sinyal? Yok mu lan bir sinyal?

Alo? Alois?

(TEKNE SESİ)

Kardeşlerim! Can yoldaşlarım!

Kadir'cim, hayırdır ya? Ne yapıyorsun sen burada tek başına?

Biraz yalnız kalmak istedim de.

Öyle mi? O zaman biz seni rahatsız etmeyelim, kaçalım.

Yok yok, Ercü, Şahin, oğlum.

Tamam sıkıldım artık ya, beni de alın, alın artık yani.

Sen bize ihanet ettin, özür dile!

O görev icabıydı, albay size söylememiş, ben ne yapayım?

Ben uyuyan hücreyim ya, uyuyan hücre.

Sen uyumaya devam et, hain hücre.

Ya tamam, özür dilerim, yani.

Oğlum karı beni terk etti zaten, kaçtı Almanya'ya.

Oğlum, hadi ya beni de alın ya, alın aranıza beni de ya.

Ee, Kadir'cim, ne demişler?

İhanetin mazereti olmaz, özrün kabul edildi.

Ama güvenin reddedildi. Lan sen adam değilsin be!

Sen adam değilsin! Yürü!

-Hop! -Çüs.

(HAREKETLİ MÜZİK)

(AĞLAR)

Köpek! Köpek! (AĞLAR)

(TEKNE SESİ)

Selamın aleyküm. Hayrola, bir şey mi bekliyorsun kardeş?

-Şaban İsmail! -Ulan denyo ne Şaban İsmail'i?

-Şaman İsmail. -Ama şimdi Papaz İsmail.

Şş, oğlum, bana zangoç lazım zangoç,

çan çalacaksın, yolumuzu bulacağız, gel. Gel.

Ah kardeşim benim.

-Al babayı. -Ver babayı. Vay be.

-Kardeşim. Kardeşim. -Kardeşim.

Ya ne güzel olmuşsun sen böyle.

(HAREKETLİ MÜZİK DEVAM EDER)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.