All language subtitles for Bir Küçük Gün Işığı 4

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu o.

Aman ya Rabbi.

Güzel yavrum benim.

Güzel kızım.

Korkma.

Korkma ben Mehveş teyzen.

Nereden çıktın sen böyle?

Allah'ın işi.

Bak.

Hadi gel benimle.

Seni birine götüreceğim.

Onu görünce çok sevineceksin.

Gel hadi.

Ne yapıyorsun?

Git.

Git.

Mehveş'in yanındaki küçük kız kim?

Görüyorum seni.

Cezan bitti, çık hadi.

Baban gelmek üzere, hadi.

Beni sevmiyorsun değil mi hiç?

Niye sevesin ki?

Korkma.

Şimdi üstünü başını toparla.

Saçlarını tara.

Şöyle bir.

Korkma.

Eğer babana bir şey söylersen

seni hayatının sonuna kadar

bu odada tutarım.

Yapma ama güzel kızım.

Annen değil mi o senin?

Mehveş.

Kim o yanındaki küçük kız?

Mehveş cevap versene kim bu küçük kız?

Dila, yavrum iyi misin?

Bırak beni.

Ne yapıyorsun? Rezil ediyorsun bizi.

Bırak.

Ne yapıyorsun sen? Geri zekalı ne yapıyorsun?

Rezil ediyorsun beni, kendine gel.

Gördün mü yaptığını?

Gördün mü yaptığını?

Utanmaz.

Bırak.

Kendim giderim ben iyiyim.

Çantamı al.

Ümran.

Güneş.

Güneş.

Canım.

Ne oldu?

Tamam buradayım ben.

Tamam.

Ben…

Ben çok özür dilerim.

Küçük kız kayboldu zannettim.

Korktun mu sen güzelim, hı?

Ben buradayım. Bir şey yok.

Tamam mı?

Siz

annesi misiniz?

Evet.

Mehveş.

Arabaya git sen.

İyi mi kızınız?

Evet iyi, biraz korkmuş.

Benim erken ayrılmam lazım. Her şey için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Ümran Hanım.

Ne oldu az önce? Dila iyi mi?

İyi.

Benim yapabileceğim bir şey var mı?

Ailevi bir mesele, karışma.

Her şey gerçekten çok etkileyici, tekrar teşekkürler.

Elif sayesinde.

Bu arada

o nasıl?

Yani Elif Hanım.

Daha iyi.

Çalışmak ona iyi geliyor.

İzninizle.

Efendim?

Anne daha etkinlik bitmedi. Nereye gidiyorsunuz?

Bizim için bitti.

Kardeşin yapacağını yaptı yine.

Fırat.

Annen erkenden ayrıldı gördün mü?

Gördüm Sude ne oluyor? Kötü bir şey mi var?

Sen git.

Ben ilgilenirim burayla.

Teşekkür ederim.

Sana "Neydi orada yaptığın?" dedim.

Bekle.

Gülmek suç mu?

Ayrıca gülmek ömrü uzatıyormuş. Söylemediler mi sana?

Sen dalga mı geçiyorsun benle?

Orada ne yaptığının farkında değil misin?

İyi yaptım bence.

Elinde telefon öyle herkesi çekemeyeceğini anlamıştır.

Ümran Hanım.

İyi misiniz?

Güzelim.

Yoruldun mu?

Ay evet.

Hepimiz yorulduk ama değdi değil mi Elif?

Vallahi herkesin ağzı açık kaldı.

Bak ben sana söyleyeyim buradan bize birkaç iş çıkar.

İnşallah Fulya inşallah.

Vallahi herkes teker teker gelip tebrik etti.

Fırat Bey'le de konuştuk biraz.

Niye?

Ya ne bileyim?

Bence seninle ilgileniyor gibi biraz.

Ya Fulya ne saçmalıyorsun Allah aşkına?

Ya onca derdim var benim, senin söylediğin şeye bak.

Hadi gidelim artık.

-Tamam. -Gel güzelim.

Biraz daha iyi misin anne?

Hiç iyi değilim.

Sen bu kızın neler yapmaya çalıştığının farkındasın herhalde.

Anne "Bu kız." dediğin kız senin kızın ya.

Hiç benim kızım falan değil.

Öyleyse de öyle davranacak o zaman.

Bak çok abartıyorsun he.

-Abartıyor muyum? -Evet.

Bu kız altı yıldır evde yok.

Ne yapıyor ne ediyor hiçbirimizin haberi yok.

Birdenbire eve geliyor.

Bütün o yaptığı delilikler, ilaçlarını almıyor.

Ben artık ahbaplarıma rezil olmak istemiyorum.

Anne.

Anne falan yok.

Sizin istediğiniz her şeyi yaptım.

Bana dedin ki "Bu kızı insanların arasına sokalım."

"Tamam," dedim "sokun."

"Şirkete çağıralım." dediniz, gitsin oyalansın.

Hiçbir şey değişmiyor.

Bu böyle olmaz.

Bu böyle olmaz.

Kan kusuyorum herkese yalan söylüyorum.

Rezil oldum çevreme.

Bak, tamam sen birazcık sakin ol.

Geç otur şuraya tamam mı? Ben konuşacağım onunla.

Otur.

Ne konuşacaksın sen?

Konuşsan ne olacak Fırat'çığım?

Hiçbir şey değişmeyecek, ne kimseyi dinliyor ne seni dinliyor.

Yok bu böyle olmayacak.

Başka yolu yok.

Bu kızı bir yere yatıralım.

Bu, bu şekilde olmaz.

Yatıracağım ve kapatacağım.

Ya senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu anne?

Kendi kızını bir yere kapatmaktan mı bahsediyorsun sen?

Tam da bu.

Evet.

Yatıracağım, kapatacağım bitireceğim bu işi.

Dila.

Dila.

Sen ne yapıyorsun?

Çık dışarı Mehveş.

Yapma, yalvarıyorum yapma şu--

Ne yapmayayım ya?

Hepiniz bir olup beni evden göndermeye çalışıyorsunuz.

Gidiyorum işte bırak.

-Dila ne olur otur bir konuşalım. -Bırak.

Ne konuşacağız Mehveş ya?

Ne konuşacağız?

Sen de annem gibi düşünmüyor musun?

Annen gibi mi?

Sen de onun gibi benim delinin teki olduğumu ve

akıl hastanesine kapatılmam gerektiğini düşünüyorsun değil mi?

O nasıl laf öyle?

Allah yazdıysa bozsun çocuğum.

Ya sen

ne diye tutup çocuğu benim karşıma çıkarıyorsun ki Mehveş?

Dila

Ne bileyim yani böyle belki görünce yüreği yumuşar, dedim.

Ne de olsa evladın.

Annem neyse

ben de oyum Mehveş.

Canavarım ben, anla artık.

Sevmiyorum onu.

En başında da sevmedim.

En başında da istemedim.

Annem beni nasıl sevmediyse

ben de onu sevmedim.

Çık dışarı şimdi.

Çık.

Bari üstünü değiştirseydin.

Anne bak eğer istersen doktoruyla tekrar konuşurum ben Dila'nın.

Belki başka bir şey önerir.

Ne bileyim bir terapiye başlarız tekrar.

Terapi mi?

Daha önce denemedik mi?

Denedik anne.

Denedik tekrar deneyeceğiz.

Olmazsa bir daha deneyeceğiz.

Sonra bir daha kaçsın diye mi?

Kaçsın, ortalığı karıştırsın, yıksın, döksün.

Kafasına göre eve geri dönsün.

Ve biz de onu bağrımıza basalım. Öyle mi?

Öyle mi anne hı?

Yani bu yaşananların tek suçlusu Dila, öyle mi?

Hayır.

Tek suçlusu o değil.

Sensin suçlu olan.

Evet Fırat, çocukluğundan beri onu kolladın korudun.

Bütün yaptıklarına göz yumdun.

Ne oldu?

Tamam.

O zaman bana şu sorumun cevabını ver.

Sen kendi öz kızını niye sevmiyorsun?

Ondan neden nefret ediyorsun?

Ne demek istiyorsun sen?

Neden ona bir kere bile sevdiğini söylemiyorsun?

Neden onu bir kere bile sarıp sarmalamıyorsun?

Niye hiç saçını okşamadın ya mesela he?

Neden bir kere bile kızına sarılıp

"Gel buraya, bütün bunların hepsi geçecek." diyemiyorsun.

Belki de Dila'nın be halde olmasının tek sebebi kendi değildir anne.

Belki bunda senin de suçun vardır.

Belki de elindeki kirin farkına varmanın vakti gelmiştir artık.

Ümran ne demek biliyor musun?

Ümran mutluluk, güzellik demek.

Sen benim mutluluğumsun.

Yazıklar olsun sana.

Yazıklar olsun sana. Üç paralık ettin şerefimizi.

Her şeyden habersiz nasıl da masum uyuyor.

E çok yoruldu canım ondandır.

Ya Elif bir şey soracağım.

Sen Güneş'i böyle her yere yanında mı getireceksin ya?

Aslında bir kreşle görüştüm.

Eve de yakın. Yarın bir gidip bakacağım.

Sadece bunu Güneş'e nasıl söyleyeceğim onu bilmiyorum.

E canım ona da çok iyi olacaktır.

Arkadaşlar falan. Etkinlik metkinlik yaparlar yani eğlenirler.

Bilmiyorum Fulya.

Bu çocuk hem annesini hem babasını kaybetti.

Tekrar kendini terk edilmiş gibi hissetmez mi?

Yani benden de ayrılınca.

O mu senden ayrılamıyor yoksa sen mi ondan ayrılamıyorsun?

Başlama yine Fulya.

Ben onun iyiliği için söylüyorum.

Tamam canım biliyorum.

Hem

bana da böyle bir hediye gelse

ben de kolay kolay ayrılamazdım herhalde.

Dila iyi misin?

konuşmak ister misin?

Şimdi değil abi sonra konuşuruz.

Bak ne zaman konuşmak istersen ben buradayım tamam mı?

Buyurun.

Holding operasyon müdürü Yılmaz Göker.

Yılmaz hemen gelip beni alman lazım.

Vay.

Çok mu özledin beni he?

Bene vi terk ediyorum. Ben duramam daha fazla burada.

Ne?

Ne demek evi terk ediyorum?

Buradan çabucak kaçıp gitmem lazım.

Annem beni akıl hastanesine kapatacak.

Ne?

Yuh artık. Ya bir dur dur.

Öyle kolay mı bu işler ya?

Kim kimi kapatıyormuş?

Kulaklarımla duydum Yılmaz.

Önce bir sakin ol.

Bak burada ben varım ve seni hiçbir yere bırakmam tamam mı?

Bekle beni.

Ve sakın kafana göre bir salaklık yapayım deme tamam mı?

Şuradan kurtulur kurtulmaz geliyorum.

Konuşacağız halledeceğiz bunu.

Konuşacak bir şey yok.

Ya gel beni al ya ben taksiye biner giderim.

Bir daha da yüzümü göremezsin.

Manyak bunlar ya.

Hepsi manyak.

Hayırdır?

Bir yere mi gidiyorsun?

Yok.

Sıkıldım boş boş oturmaktan da

şöyle bir dolaşacaktım.

İyi al.

Ne bu?

Yarınki toplantıdan birkaç not.

Çalışmak sıkıntını giderir herhalde.

<i>Bugün için yeterince teşekkür edemedim.</i>

<i>Her şey çok güzeldi.</i>

<i>Seni merak ettim. Tabii Güneş'i de.</i>

<i>Yarın müsaitseniz</i>…

Efendim?

Biliyorum dün de aradınız avukat bey.

Hayır yarın gün içinde ödeyemem.

Hayır üç…

Üç gün içinde de ödeyemem. Mümkün değil.

Bilmiyorum.

Allah'ım ne yapacağım ben?

Lütfen bana yardım et.

Güneş.

Ne zaman uyandın sen?

Güneş.

Sen daha önce sinemaya gittin mi hiç?

Bekle.

Bak burada ne var.

Sinemaya gidemiyor olabiliriz ama bak evimize getiriyoruz.

Aferin sana.

Gel.

Al bakalım şunu.

Açalım bunu da.

Ne izlemek istersin?

Peki.

Benim seçmemi ister misin?

Tamam.

İşte hazırız.

Ben yapamıyorum baba.

Anneme, bu eve ben katlanamıyorum artık.

Keşke yanımda olsaydın.

Keşke yanımda olsaydın da bana ne yapmam gerektiğini söyleseydin.

Affet baba beni.

Ne olur.

Hoşça kal.

Gel buraya gel.

Araba nerede?

-Biraz geriye park ettim. -Hadi gel.

Ya bir dur.

Nereye gidiyorsun?

Annemden uzakta herhangi bir yere.

Bana bak.

Beni o şirkete boşuna mı soktunuz he?

Kurduğumuz planlara ne oldu?

Hiçbir şey istemiyorum.

Sadece buradan gitmek istiyorum.

Tamam tamam gel.

Bak seni anlıyorum.

Gerçekten.

Ve sonuna kadar da haklısın.

Ama böyle her şeyi bir anda bırakıp gidersen

başladığın yere dönmüş olacaksın.

Ve o bütün çektiklerini tekrar çekeceksin.

Beş parasız, sersefil halde.

Elde var sıfır.

Annen yine senden nefret edecek.

Abin yine peşine düşecek.

Üstelik bu sefer

belki annen yerine o kapatacak seni akıl hastanesine.

Ne değişecek peki, hı?

Söyle ne değişecek?

Ne yapayım peki?

Ne yapacağım? Sen söyle Yılmaz ne yapacağım ben?

Akıllı ol biraz.

Burası senin evin.

O şirkette senin de hakkın var.

Öylece bırakıp gidemezsin bunları.

Ayrıca

annene haddini bildirmek istemiyor musun?

Yıllar boyunca sana yaptıkları yanına kar mı kalsın istiyorsun?

Anne.

Seni seviyorum.

Seni seviyorum.

Korkma Ümran'ım.

Ben varım.

Seni asla yalnız bırakmayacağım.

Yarın seni istemeye geliyoruz.

Gerçekten mi?

Ama baban?

Konuştum onunla. O da tamam dedi.

Çok yakında karı koca olacağız.

Geldiler.

E Kenan nerede?

Kenan Bey gelmeyecek.

Bunu gönderdi.

Du da diyetin.

<i>Allah'ım bu aciz kulların nasıl dua edeceğini bilemez.</i>

<i>Gönlünden geçenleri dile getiremez.</i>

<i>Onların yerine de duamı kabul et.</i>

<i>Sen affedicisin.</i>

<i>Bizi affet.</i>

<i>Ümran Hanım'ın yüreğindeki acıyı dindir.</i>

<i>Ona huzur ver.</i>

<i>Hastalarımıza şifa ver.</i>

<i>Bizi el yardımına muhtaç bırakma.</i>

<i>Bizi imtihandan imtihana yorma rabbim.</i>

<i>Hatayla işlediğimiz günahları affet.</i>

<i>Aklımıza mukayyet ol.</i>

<i>Kurban olduğum Allah'ım.</i>

<i>Yalnızlık sana mahsus.</i>

<i>Bizi birbirimizden ayrı koyma.</i>

<i>Gönlümüze göre ver ya Rabbi.</i>

<i>O günahsız sabiyi yersiz, yurtsuz, annesiz bırakma.</i>

<i>Allah'ım bizleri sıkıntıyla,</i>

<i>hastalıkla,</i>

<i>sevdiklerimizle imtihan etme.</i>

<i>Bizleri</i>

<i>günah</i>

<i>ve hatalarımızdan uzaklaştır.</i>

Güzel Allah'ım.

Sana yalvarıyorum evimizin üzerindeki karanlık bulutları dağıt.

Yüzümüz gülsün.

Gecemiz güne dönsün.

Amin.

Güzel rabbim.

Uykucu.

Uyan artık.

Günaydın.

Bugün seni çok seveceğin bir yere götüreceğim.

Hadi bakalım.

Merak etmiyor musun gideceğimiz yeri?

Hadi.

Güneş.

Hayır.

Hayır, hayır.

Gel buraya.

Burası orası değil güzelim.

Korkma.

Tamam mı?

Korkacak bir şey yok.

Bak bakayım bana.

Burası orası değil.

Güzelim benim.

Benim işe gidip çalışmam gerekiyor ya.

E her zaman da yanımda götüremem seni.

Sana da yazık.

Ben gelip akşam alacağım seni buradan.

Sabahları bırakacağım.

Akşamları da işten çıkıp seni almaya geleceğim birlikte eve gideceğiz.

Anlaştık mı?

Sana söz veriyorum.

Korkacak hiçbir şey yok.

En azından bir baksan.

Olmaz mı?

Gel.

Merhaba.

Bizim küçük Güneş'imiz sen misin yoksa?

Elif Hanım değil mi?

Merhaba.

Güneş'çiğim.

Şimdi burada birazcık tedirgin olduğunu biliyorum.

Ama burada seninle aynı yaşlarda bir sürü arkadaşın var.

Çeşit çeşit oyuncağımız var. İstediğini seçebilirsin.

Hem ben bir sürü oyun biliyorum. Oynamak istemez misin?

İlk günlerde hep böyle olur.

Çocuklar ailelerinden ayrılmak istemezler.

Ama sonra da oyunu ve arkadaşlarını bulup

eve dönmek istemezler.

Merak etmeyin alışacaktır.

Şimdi gerisini bana bırakın lütfen.

Güneş'çiğim.

Bakalım.

Sen bunu gördün mü?

İyi misin canım?

Bak burada ne var?

Çok güzel bir bebek değil mi?

Senin olsun ister misin?

Saçları çok güzel değil mi?

Sarılmak ister misin?

Gece halini hatırını sormak için yanına geldim ama

uyumuştun galiba.

Muhtemelen.

Yumurtalar geldi.

Sağ ol Mehveş.

Mehveş, Dila nerede?

Bilmiyorum akşamdan beri görmedim. Herhalde çok geç yattı.

Ben gider bakarım şimdi.

Tamam.

Odasındaysa.

Anne yapma Allah aşkına.

Allah Allah. Kim ki bu sabah sabah?

Sen bu kıza bu kadar güvenmezsen

nasıl burayı evi benimseyecek, hı?

Günaydın.

Günaydın.

Günaydın.

Çok aç uyandım vallahi.

Oh.

İştahın maşallah yerinde.

İlaçlarını düzenli alıyorsun herhalde ha?

"Alıyorum." desem yalan olur abi.

Çünkü bazen unutabiliyorum.

Dila o zaman sana hatırlatacak başka bir yöntem bulalım.

Çünkü o ilaçları alman önemli biliyorsun ki. Değil mi?

Vallahi çok iyi olur biliyor musun abi?

Günaydın.

Afiyet olsun.

Geç kaldım herhalde, bensiz başladığınıza göre.

Senin ne işin var burada Lamia'cığım?

A-a, sen çağırdın ya Ümran.

Çağırmış olsam hatırlamaz mıyım canım?

Yaşlandın sen herhalde.

Neyse hoş geldin, hoş geldin şekerim.

Hayatım uydurmuyorum ya.

Mesaj çekince "Kahvaltıya gel." diye

ben de dedim ki herhalde dünkü başarısını paylaşmak için çağırdı.

Mesaj mı?

Evet.

Al.

İşin yoksa kahvaltı edelim birlikte.

Önemsiz şeyler unutuyorum bazen.

Bazen oluyor böyle şeyler işte.

Siz hoş geldiniz bu arada ama benim kalkmam lazım.

İşe gidiyorum müsaadenizle.

İş beklemez. Kolay gelsin size.

İş dedim de

Ümran bütün gazeteler sizden bahsediyor, gördün mü?

Öyle mi?

Öyle gözüme takıldı evet.

Gözüme takıldı ne demek ya? A-a.

Gurur duyman lazım.

Sen görmemişsindir diye sana da aldım bak.

Ay ben de bakayım Lamia teyze.

Bak yavrum.

Dün için kusura bakma bu arada.

Ya etkinlik öncesi biraz gerildim sanırım.

Ama şimdi çok iyiyim hiçbir şeyim kalmadı.

Elif Hanım.

Bu bizim ödeme planımız.

Tabii bugün deneme günümüz olduğundan herhangi bir ücret ödemenize gerek yok.

Bu

aylık ödeme değil mi?

Evet evet. Yemek de dahil.

Sadece herhangi bir şeye alerjisi varsa bunu önceden bize belirtmeniz gerekiyor.

Çilek. Çileğe alerjisi var.

Çileğe, tamam hemen notumu aldırayım.

Onun dışında peşin ödemelerde %20 indirimimiz var.

Burada yazıyor zaten.

Teşekkür ederim.

Rica ederim iyi günler.

İyi günler.

Sen bu Elif Hanım'ı nereden buldun? Vallahi bravo.

Burnum iyi koku alır bilirsin.

"Yapana değil yaptırana bak." diyorsun yani.

Güzel.

E komşuda pişer bize de düşer.

Şu kızın numarasını ver de ben de arayayım.

Ayşe'nin nişanı var biliyorsun yakında.

Lafı mı olur tabii ki veririm.

Ama bizim işimiz daha bitmedi onunla.

Büyük bir ihtimalle bundan sonra bir tek bize çalışacak.

Alper.

Seni yeni operasyon müdürümüz Yılmaz Bey'le tanıştırayım.

Yılmaz Bey.

Memnun oldum.

Ben de.

Daha önce karşılaşmış mıydık sizinle?

Yok hiç hatırlamıyorum.

Allah Allah sanki--

Tamam sonra konuşursunuz.

Fırat Bey gelecek hadi buyurun lütfen.

Olur Sude'ciğim.

Canım.

Hoş geldin.

Beklettim seni kusura bakma.

Biliyorsun Güneş'i kreşe bıraktım.

E nasıl geçti?

Bırakırken bir sorun falan çıktı mı?

Pek bir gönülsüzdü.

Ama öğretmeni "Alışır." dedi.

Normal tabii ya.

Elindeki ne?

Yeni kira artışımız.

Ne oluyor ya?

Bu mümkün mü?

Yani böyle bir şey hakkı var mı?

Avukatımıza sordum.

Beş yıl dolduğu için mal sahibi kirayı yeniden belirleme hakkına sahipmiş.

Bak banka da arıyor.

Yani konuşsak.

Yani bir iki ay erteletsek.

Olmaz mı?

O sürede de belki yeni müşteri kazanırız.

Konuştum bile.

Ama yani adamla küfürleşmemize ramak kaldı Elif.

Öyle diyeyim sana.

Ya bu çok fazla.

Biz bunu ödeyemeyiz.

Bizim eski müşterilerimizden hiç olumlu bir dönüş yok mu?

Birkaç tanesi mırın kırın ediyor belli değil ama.

Neredeyse çoğu da zaten

sözleşme imzalamış başka şirketlerle.

İyice köşeye sıkıştım.

Artık ben ne yapacağımı bilmiyorum.

Canım, teselli olur mu bilmiyorum ama

dünkü organizasyonu gazeteler çok övmüş.

Bak ben sana getiriyorum şimdi. Tamam?

Canım benim.

Ben hemen geliyorum.

Pardon ya aklıma takıldı Yılmaz.

Yılmaz'dı değil mi?

Evet.

Ben seni mutlaka bir yerde gördüm.

Ama tam olarak nerede gördüğümü çıkaramıyorum.

Nereden hatırlıyor olabilirim ben seni?

Birine benzettin herhalde.

Ortalama bir tipim var sanırım.

Hep başıma gelir bu durum.

Orasını bilemem.

Ama benim yüz hafızam iyidir.

Mutlaka çıkaracağım ben seni.

Eninde sonunda bulurum.

Alo Fırat neredesin?

Hepimiz seni bekliyoruz.

Sude bensiz devam edin, çiftliğe geçiyorum.

Çiftlik mi?

Bir sürü işimiz var Fırat.

Bir şey mi oldu yoksa?

Biraz yalnız kalıp düşünmeye ihtiyacım var.

Dila'yla mı ilgili?

Tamam istersen ben toplantıyı erteleyeyim.

Yanına geleyim konuşuruz, hı?

Sude yalnız kalmaya ihtiyacım var, dedim ya.

Tamam Fırat, biliyorum.

Çiftlik senin mabedin kimseyi sokmazsın anlıyorum da.

Ama sorun her neyse tek başına sırtlamak zorunda değilsin bunu.

Ben senin her zaman yanındayım biliyorsun.

Biliyorum sağ ol.

Senin için artık endişeleniyorum.

Arkadaşlığımız için de.

Ya biz seninle sürekli bir yerlere giderdik.

Bir sürü şey paylaşırdık gülerdik eğlenirdik.

Saatlerce konuşurduk.

Şimdi ne oldu da bir anda benim yüzüme bakmaz oldun?

Tamam yani çiftlik olmasın.

Başka bir yer söyle bana oraya geleyim.

Orada konuşalım olur mu?

Sude beni düşündüğün için gerçekten teşekkür ederim.

Ama şimdi kapatmam lazım tamam, sonra görüşürüz.

Evet Lamia'cığım.

Canım.

Yine beklerim.

En kısa zamanda gelirim.

Dila nasıl?

Gerçekten iyi mi? Hani dün çok tuhaftı ya.

Masada söyledi "Gergindim şimdi iyiyim." dedi. Değil mi?

Evet öyledir.

Bu arada Elif Hanım'ın numarasını hala vermedin.

Gerçi ben bulurum.

Tabii ki bulursun sen şekerim.

Sen her şeyi bulursun ama seninle çalışmak ister mi ondan emin olamıyorum.

İlahi. Hadi görüşürüz.

Bana Elif Hanım'ın numarasını bul hemen.

Buyur canım.

Efendim?

Elif Hanım merhaba nasılsınız?

İyiyim buyurun.

Ümran ben.

Ümran Hanım.

Teşekkür ederim iyiyim siz nasılsınız?

Sayenizde gayet iyiyim.

Çok vaktinizi almayacağım.

Bu akşam sizi yemeğe davet etmek istiyorum kızınızla.

Davetiniz için teşekkür ederim ama biraz ani oldu.

Evet ani oldu haklısınız ama beni kıracağınızı düşünmüyorum.

Sizinle konuşacaklarım var.

Peki.

Kaç gibi gelelim?

Sekiz şahane olur.

Fırat'a söyleyeyim sizi alsın.

Görüşmek üzere.

Görüşmek üzere.

Ümran Hanım beni çağırmışsınız.

Vedat.

Nasıl iş yaptıysanız kamera kayıt yapmamış.

Kayıt yapması lazım ama bir bakabilir miyim?

Kayıt tuşuna basmamışsınız Ümran Hanım. Bakın göstereyim.

Beni sen iyi yönlendirmemişsin belli ki.

Gerisini ben hallederim gidebilirsin.

Peki efendim.

Mehveş.

Ümran Hanım ne oldu?

Elinin körü oldu.

Sen mi kopardın bunları?

Be-ben bilmiyorum. Yani ben

bilmez miyim o çiçeklerin sizin için ne kadar değerli olduğunu?

Kim yaptı o zaman?

Ne işi var bunların burada?

Ne o?

Vallahi görünce ben de çok şaşırdım.

Sen nasıl oldu da kıydın kopardın çiçeklerini?

Ne diyorsun sen?

Ama iyi yapmışsın.

En azından hepimiz babamı, çiçeklerinden daha çok sevdiğini öğrenmiş olduk.

Sen kopardın değil mi?

Saçmalama.

Ben senin çiçeklerine dokunur muyum hiç?

Canıma susamadım herhalde.

-Yalan söyleme yalan söyleme bana. -Anne.

Kes yalan söyleme bana.

Anne söylemiyorum bırak.

Ümran Hanım.

Dila yapmış olamaz çünkü o sırada benim yanımdaydı.

Sen niye gülüyorsun?

Aramızda.

Sen yaptın değil mi?

Ne yapayım? Eskileri kuruyup dökülmüştü.

Ben de tazeleriyle değiştirdim.

Fena mı yapmışım?

Sen onu bırak da

fotoğraflar nerede Mehveş?

Hangi fotoğraflar?

Yapma ama.

Nereye sakladın söyle.

Kitaplıkta he?

Acaba burada mı?

Mehveş.

Hangisinde?

Mehveş.

-Ver şunu. -Hayır.

-Mehveş ver şunu. -Yapma, yapma gözünü seveyim.

Yapma o yavrucaktan kalan tek hatıra bu.

Ver.

-Ver şunu Mehveş. -Hayır.

-Mehveş. -Hayır.

Ya dalga mı geçiyorsun benimle? Ver şunu.

Mehveş.

Annem bizi kamerayla izliyormuş.

Dila.

Dila.

Ya her şey öğrendiyse?

Mehveş.

Anneme göz kulak ol.

Eğer bahçeden çıkarsa bana haber veriyorsun.

Sen nereye gidiyorsun?

Mehveş bir kamera varsa kayıt da yapıyordur değil mi?

Benim gidip o kayıtları bulmam lazım.

Sen de gözünü annemin üstünden ayırmıyorsun tamam mı?

Dikkatli ol hadi, dikkatli ol.

Hadi

Dila.

Hadi kızım hadi.

Gel gel kızım gel.

Gel kızım gel.

Hoş geldiniz Fırat Bey.

Hoş bulduk İhsan abi nasılsın?

Sağ ol çok teşekkür ederim.

Keyfi yerinde görünüyor.

Gayet güzel.

Ben sizi baş başa bırakayım da biraz hasret giderin.

Bir şey lazım olursa ben ahırdayım.

Tamamdır sağ olasın.

Gölge.

Ne haber kızım?

İyi misin?

Ben çok bunaldım be kızım biliyor musun?

Çok bunaldım çok.

<i>Hayat bazen hiç hazır olmadığı</i>

<i>hiç beklemediği yerden vuruyor insanı.</i>

<i>Senle aslında çok benziyoruz biliyor musun?</i>

<i>İkimiz de dışarıdan mutlu ve özgür görünüyoruz.</i>

<i>Ama aslında hayatlarımız çitlerle çevrili.</i>

<i>Seninki gözle görünüyor.</i>

<i>Ama ya benimki?</i>

<i>Üstelik her gün beni boğmak için daralan bir ilmek gibi.</i>

Kolay gelsin.

Merhaba hoş geldiniz.

<i>Belki de o gece</i>

<i>Hakan'ın peşinden hiç gitmesem</i>

<i>o kaza Hiç olmasa</i>

<i>bir aile hiç dağılmayacaktı.</i>

Ben bunu satmak istiyorum.

<i>Ve ben</i>

<i>Elif'i hiç tanımayacaktım.</i>

<i>Bir tarafta bir ailenin dağılmasına sebep oldum.</i>

<i>diğer tarafta kendi ailemi bir arada tutamıyorum.</i>

<i>Kardeşim.</i>

<i>Canım.</i>

<i>Kum gibi kayıp gidiyor ellerimin arasından.</i>

<i>Ne kadar istesem de tutamıyorum.</i>

<i>Toplayamıyorum.</i>

<i>Ben tutamıyorsam bizi bir arada tutan ne o zaman?</i>

<i>Aynı çatı altında yaşamak mı?</i>

<i>Sadakat mi?</i>

<i>Bağlılık mı? Sevgi mi?</i>

<i>Gerçekten seviyor muyuz birbirimizi?</i>

Ya da sırlar mı?

Seninle evlenemem Ümran.

Beni unut.

Bu paraları da aşkımızın diyeti olarak kabul et.

Kenan.

<i>Ben söyleyemediklerimden</i>

<i>sırtımda yük olup taşıdıklarımdan</i>

<i>bu öfkeden bu sevgisizlikten çok yoruldum.</i>

<i>Çok yoruldum ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.</i>

Mehveş ne yapıyorsun orada?

Ümran Hanım ben iyi misiniz diye merak ettim.

İyiyim. Bir şeyim yok.

Akşama misafirlerimiz var hazırlık yap.

Ümran Hanım.

N-ne yapayım?

Yemek yap.

Bizim böyle yöresel yemeklerden yap.

Fazla acılı yapma yiyemezler çünkü.

Eminim işi çıkmıştır annenin o yüzden gecikmiştir.

Güneş.

Gördün mü bak.

Güzelim benim çok özür dilerim.

Kusura bakmayın.

Canım.

Güzelim benim.

Sana söz veriyorum bir daha seni bekletmeyeceğim.

Bak söz.

Geç kalmayacağım, söz veriyorum.

Hadi eve gidelim.

Güneş.

Tekrar kusura bakmayın. Bunu muhasebe verir misiniz?

Bu ayki ödemesi.

Tabii.

Hoşça kalın.

Vallahi ödüm koptu yakalanacaksın diye.

Eğer annen bir farkına varsaydı ikimizi de bir kaşık suda boğardı.

Bırak sen şimdi annemi.

Kenan kim?

Ne bileyim ben kim?

Sen var ya sen.

Herkesin her sırrını biliyorsun

ama kimseye bir şey söylemiyorsun değil mi?

Gerçekten bilmiyorum kızım.

Ben biliyorum ama.

Annemin eski sevgilisi değil mi?

Evleneceklermiş az daha.

Vay be.

Anneme bak sen.

Neyse neyse sen şimdi onu bırak da

şu kayıt şeysi mi ne onu bulabildin mi?

Kafana takma sen halledeceğim ben onu.

Manyak ya.

Taktı kafayı bana.

Yok seni nereden tanıyorum yok mutlaka hatırlayacağım

Beni nelerin içine soktunuz ya?

Efendim aşkım?

Bırak şimdi aşkı falan.

Annem babamın odasına gizli kamera yerleştirmiş Yılmaz bizi izliyormuş..

Oha.

Öğrenmiştir o zaman her şeyi.

Yok.

Yani öğrense çoktan parçalardı beni.

Bilmiyor demek ki.

Kamera varsa kayıt da yapıyordur o şimdi.

Nasıl olsa öğrenir.

Her yere baktım Yılmaz her yere baktım.

kayıt yapan tek bir şey bile bulamadım.

Ben ne yapacağım nereye bakmam lazım?

Bir sakin ol kızım.

Cep telefonuna baktın mı?

Eve kuracak hali yok ya.

Cep telefonuna kayıt yapılan kameralardandır o.

Sonuçta yaşlı başlı bir kadın.

<i>Hacker</i> değil ya.

Öyle mi diyorsun?

Öyledir öyledir.

Sen bir punduna getirip bir cep telefonunu kontrol et tamam mı?

Daha sabah elimdeydi telefon bilsem bakardım.

Tamam şimdi gidip bakacağım.

Tamam.

Kardeşim şunu alsana.

Efendim anne?

Sen şirkette misin?

Anne ne oldu? Ne istiyorsun?

Bu akşam Elif Hanım'ı yemeğe davet ettim.

Elif Hanım'ı mı?

Evet.

Doğru dürüst teşekkür edemedik kıza.

Saat sekiz gibi konuştuk.

Gelirken alır mısın onu?

Tabii alırım.

Fırat'çığım.

Elif Hanım'ı seçmekle çok haklı bir şey yaptın.

Hem teşekkür edeceğim

hem de oğluma güvenmekle ne kadar doğru bir şey yaptığımı göstereceğim.

Saat sekizde sakın unutma.

Tamamdır.

Elif Hanım.

Güneş.

Yapma ama böyle lütfen.

Çok üzülüyorum ama ben.

Bak sana elbise aldım.

Çok güzel değil mi?

San a söz veriyorum bir daha geç kalmayacağım.

Bak söz veriyorum.

Sen de üzme beni bugün, hı?

Çok güzel değil mi?

Sevdin mi?

Sarılalım mı o zaman?

Oh.

Güzelim benim.

Çok güzel oldu saçların.

Bakayım sana bir.

Çok güzel oldun.

Gel şöyle dön bakayım; dön, dön, dön, dön.

Gel bir daha dön.

Çok…

Eyvah.

Ben daha hazırlanmadım.

Kapıya sen bakar mısın?

Korkma Fırat Bey geldi.

O bu saatte gelecekti ya. Söylemiştim sana.

Hadi sen aç kapıyı. Geliyorum ben de.

Küçük hanım. Bu ne güzellik.

İçeri girebilir miyim?

Teşekkürler.

Hemen geliyorum.

Tamamdır.

Hoş geldiniz.

Kusura bakmayın beklettik sizi.

Hoş bulduk.

Estağfirullah.

Dilerseniz çıkabiliriz.

Tabii olur tabii ki.

Buyurun. Hadi Güneş'çiğim sen de geç.

Nerde?

Nerde?

Mehveş.

Mehveş kapıya bak geldiler.

Mehveş.

Misafirlerimizi buyur etsene.

Buyurun efendim.

Tabii.

Buyurun hoş geldiniz.

Teşekkürler.

Buyurun.

Mehveş.

Söyle Dila'ya aşağı insin.

Nereden çıktı bunlar?

Hem beni istemediğini söylüyor hem de her yerde karşıma çıkıyor Mehveş.

Her yerde.

Esas ben onu istemiyorum ben, ben istemiyorum onu.

Bir tanem, yani

nereden bilsin küçücük sabi işte.

Annesinin peşine takılmış gelmiş.

Annesinin mi Mehveş?

Annesinin mi?

Affedersin. Böyle ağzımdan çıkıverdi.

Bir tanem bak.

Ne olur inelim aşağı yoksa Ümran Hanım çok kızacak.

Mehveş.

Ben oraya inemem.

"Hasta." de. "Uyuyor." de.

"Dinleniyor." de, "Ateşi var." de.

"Kendini kesiyor." de. Ne bileyim ne dersen de.

Tamam.

Tamam kızım.

Efendim Sude? Hiç modumda değilim şu an, sonra konuşalım

Ne oluyor Dila? Evde her şey yolunda mı?

Yolunda.

Yolunda hatta o kadar yolunda ki

biz evde misafir ağırlıyoruz.

Sen buna mı sinirlendin?

Of Dila artık aklını başına alsan diyorum.

Öyle mi?

O zaman pek kıymetli misafirlerimiz kim ben sana söyleyeyim.

Elif burada.

Ne oldu?

Kaldın öyle.

Abim de yanında hatta.

Bayağı samimiler, haberin olsun.

Al canım.

Kusura bakmayın.

Kızım Dila çocukluğundan beri çok zayıf bir bünyesi var.

Babasına çekmiş herhalde.

Sürekli hastalanıyor.

Geçmiş olsun.

Çorbayı sevdiniz mi?

Evet çok güzel olmuş ellerinize sağlık.

Sen sevdin mi bakalım?

Maşallah ne kadar tatlı bir kızınız var.

Bu arada çok teşekkür etmek istiyorum organizasyon için.

Ziyadesiyle çok memnun kaldık.

Evet.

Annemi bile memnun etmeyi başardınız ki bu hiç kolay değildir.

Çok mutlu oldum beğenmenize teşekkür ederim.

Ama tek başıma yapmadım.

Yani ekip arkadaşlarımla beraber elimizden ne geliyorsa onu yaptık.

Hiç tevazu göstermenize gerek yok.

Çünkü ben neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorum.

Açıkçası bu gece de sizi bunun için yemeğe davet ettim.

Ben sadece bizimle çalışmanızı istiyorum artık.

Bakın bizim şirketimiz pek çok organizasyon yapıyor.

Üniversitelerle sivil toplum örgütleriyle

ilişkimiz çok kuvvetli.

Konferanslar, bağış etkinlikleri, üniversite mezuniyet geceleri.

Vesaire vesaire.

Sözün özü

bizim sizin gibi yaratıcı bir zihne ihtiyacımız var.

Değil mi Fırat'çığım?

Doğru söze ne denir?

Çok mutlu oldum çok teşekkür ederim.

Ama biraz ani oldu kusura bakmayın.

Yani…

Ben bir şirketin çatısı altında aynı şekilde çalışabilir miyim bilmiyorum.

Güneş bence bu muhabbetten birazcık sıkıldı.

Belli ki konuşmamız da devam edecek.

Serap.

Güneş'i mutfağa götürür müsün?

Tatlımızı o seçsin. Belki oyalanacak başka bir şeyler de bulur.

Gitmek ister misin canım?

Tamam.

Gel.

Sizi anlıyorum.

Fakat burada istediğiniz gibi istediğiniz kişilerle

özgür bir şekilde çalışabileceksiniz.

Ne diyorsunuz?

Serap'çığım sen şunları yukarı götür.

Tatlı sever misin?

Bak bu karakuş tatlısı, ben çok severim.

Vereyim mi biraz sana?

Ben senin neyi sevdiğini çok iyi biliyorum.

Bekle beni.

Bak bunu annen de çok severdi.

Güneş.

Anneni özledin mi canım?

Ben düşünmek için sizden biraz zaman istiyorum.

Bunu ekip arkadaşlarımla da paylaşmam gerek.

Fırat'çığım bir küçük kıza bakmak ister misin ne yapıyor?

Tabii.

İzninizle.

A-a hiç anneden kaçılır mı? Nereye gidiyorsun?

Gel buraya.

Güneş.

Güneş benden mi saklanıyorsun sen?

Güneş.

Güneş.

Sen kendine yeni bir anne mi buldun Güneş?

Onu benden daha mı çok seviyorsun?

Ben senin annen değil miyim?

Beni niye sevmiyorsun?

Beni niye sevmiyorsun?

Mehveş ne oldu Güneş nerede?

Şey yanımdaydı ben

sonra dolaptan bir şey alırken

bir baktım Güneş gitmiş.

Tamam bir telaşlanma.

Tamam bakar buluruz şimdi.

Rahmetli eşiniz bizim şirketimizde çalışıyormuş. Benim haberim yoktu.

Başınız sağ olsun.

Sağ olun.

Tek başına bir kadının mücadelesinin ne kadar zor olduğunu ben çok iyi bilirim.

Rahmetli babam vefat ettiğinde

şirketin bütün sorumluluğu üstümdeydi.

Başınız sağ olsun.

Eşiniz?

Yani yoksa…

Kendisi yaşıyor.

Buna yaşamak mı denir bilemiyorum tabii.

Fırat.

Mehveş.

Ne oldu? Bir şey mi söyleyeceksin?

Ben…

Mehveş ben bir Güneş'e bakayım.

Buradasın biliyorum.

Biz kadınlar birbirimize destek olmak zorundayız değil mi?

Siz ve ben

beraber çok şeyi başarabiliriz.

Haklısınız.

Ama söylediğim gibi.

Günün sonunda

yine birilerine hesap vermek zorundayım.

Kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.

Siz kendi işinizin patronu olacaksınız.

Nerede kaldılar acaba?

Fırat'çığım böyledir. Bayılır çocuklara.

Unutmuştur.

Nefes alıp verişini bile duyuyorum.

Hadi çık.

Çık hadi, söz.

Hiçbir şey yapmayacağım.

Dila.

Ne oluyor burada?

Ne yapıyorsun?

Ne var içeride?

Abi.

Dila.

Korkma Dila korkma. Annem burada değil.

Bir şey yapamaz sana.

Hadi gel.

Gel.

Ben seni korurum kardeşim.

Gel.

Güneş.

Korktun mu sen hı?

Korkma tamam mı?

Ben geldim bak.

Elif anneye gitmek ister misin?

Gidelim mi?

Gel.

O zaman anlaştık.

Patron siz olacaksınız, ben değil.

Bu size sözüm olsun.

Anlaştık.

Geldiler.

Fırat'çığım nerede kaldınız?

Güneş, a-a.

Güneş sanırım saklambaç oynuyordu.

Dolaba saklanmış biraz korkmuş.

Korktun mu sen?

Sadece bir oyun o, korkmana gerek yok ki.

Fırat'çığım sana şahane bir haberim var.

Biz Elif Hanım'la anlaştık.

Bundan sonra bizimle çalışacak.

Çok sevindim.

Hayırlı olsun.

Sağ olun.

Artık detaylarla sen ilgilenirsin.

Tabii tabii. Tabii ben hallederim merak etme sen.

Güneş.

Tokanı mı düşürdün sen?

Tamam sorun yok.

Tamam.

Geçti.

Gel bakayım sen.

Gel bakalım.

Gel biraz su içelim.

Şöyle ayakkabılarını…

Size de zahmet oldu kusura bakmayın.

Yok canım olur mu öyle şey?

Küçük hanıma eşlik etmek benim için büyük bir zevkti.

Güneş iyi geceler.

Hadi hemen odaya, yatağa. Koş.

Kahve ikram etmek isterdim ama…

Geç oldu zaten.

Ben gideyim.

Borcum olsun.

Her şey için tekrar teşekkürler.

Ben teşekkür ederim.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Dila.

Bu akşam olan şey neydi?

Çocuk işte.

Saklanmış dolaba.

Oyundu yani. Oyun oynuyordunuz öyle mi?

Başka ne olabilir ki?

Dila.

Ben seni hayatım boyunca hep koruyup kolladım.

Bunu çok iyi biliyorsun.

Ne hata yaparsan yap

hep arkanda durdum.

Onca yıl ortadan kayboldun.

Evet sana çok kızdım çok sinirlendim.

Ama ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim.

Dila.

Bana gerçeği söylemene ihtiyacım var.

Sana son kez soracağım.

O küçük kız.

Güneş.

Senin kızın mı?

Hayır abi.

Sana daha önce de söyledim.

Benim bir kızım yok.

Olsaydı sana söylerdim zaten.

Hayatımda en değer verdiğim en güvendiğim insana söylerdim.

İnan bana.

Bana inanıyorsun değil mi?

Ben sana hep inandım.

Şimdi güzelce yat.

Dinlen. Tamam?

Misler gibi oldun.

Güneş.

Bu gece ne oldu orada?

Neden böyle oldun?

Gel bakayım.

Seni üzen ya da korkutan ne varsa bana anlatabilirsin.

Her şeyi hallederim ben.

Seni her şeyden korurum.

Anlaştık mı?

Ben bunu satmak istiyorum.

Baban hediye almıştı.

"Asla çıkarmam." diyordum ama…

Bu fotoğrafı hayatın boyunca hiç kaybetme olur mu?

Baban o senin.

O,

O çok iyi bir insandı.

Onu çok sev.

Onu sevmekten hiç vazgeçme olur mu?

<i>Ama ben onu sevmeye devam edemiyorum.</i>

<i>Affedemiyorum.</i>

Kim kimi akıl hastanesine kapatıyormuş göreceğiz.

Kim deliymiş göreceğiz.

Güneş.

Güneş uyan hadi okula geç kalıyoruz.

Güneş. Güneş güna--

Birileri uyanmamış hala anlaşılan.

Hay Allah.

Bugün okuldaki etkinliklere katılamayacağız anlaşılan

Arkadaşlarımızla oynayamayacağız.

Resim yapamayacağız.

Ay.

Bugün menüde köfte patates vardı bir de.

Onu da yiyemeyeceğiz.

E ne yapalım okula gidemediği için

benimle ofise gelecek bütün gün masada oturacak.

Ay şimdi benim çocukluğum aklıma geldi.

Ben de hiç okula gitmek istemezdim.

Annem de her sabah okula gitmek istemediğimi anlayınca

"Peki Elif'çiğim ne yapmamızı istersin?" derdi.

Şimdi sen uyanık olsaydın tabii ben sana da sorardım.

"Peki Güneş'çiğim senin okula gitmek istemediğini anlıyorum."

"Peki sence ne yapalım?" derdim ama

uyuyorsun.

Tüh. Ben okul çıkışı seni parka götürecektim.

Ona da götüremeyeceğim o zaman.

Günaydın.

Birileri uyanmış.

Uyandık mı artık?

Uyandığına göre artık okula gidebiliriz bence, hı?

E hadi geç kalıyoruz hadi, hadi, hadi.

Bak hiçbir yere gidemeyeceğiz yoksa.

Allah'ım.

Gel.

Yasin.

DNA testi istiyorum.

Şu ikisi arasında kan bağı var mı yok mu öğren.

Sadece bana haber vereceksin.

Kimseye ağzını açmayacaksın.

Alper odama gelir misin?

Hızlıca bir sözleşme hazırlamamız gerekiyor.

Elif Hanım için.

Bu iyi bir şey değil mi ya?

Biz niye kukumav kuşu gibi kararttık ki kendimizi?

Doğru mu yaptım bilmiyorum Fulya.

Onca emek.

Bu işi ne kadar zorluklarla kurduğumuzu hatırlasana.

Ya duygusala bağlama şimdi ne olur.

Bu iş bizi kurtaracak sen de biliyorsun.

Ya hem sen söylüyorsun.

Kadın "İstediğini yapabilirsin patron sensin." demiş.

Ne bileyim?

Sanki bir sayfayı tamamen kapatıyormuşum gibi içimde bir burukluk var.

Canım benim anlıyorum.

Ama bazen bir şeyin sonu başka iyi şeylerin başlangıcıdır.

Teklifi kabul etmekle çok iyi yaptın.

Seninle gurur duyuyorum.

Arkadaşlara da açıklamak lazım bunu.

Anlayacaklardır.

Hadi gel.

Hadi.

Arkadaşlar herkes dikkatini bana verebilir mi?

Size bir açıklama yapmam gerekiyor.

Anlamıyorum, ben gerçekten anlamıyorum. Bu ne ya?

Haklısın bak ben de anlamıyorum ama yapacak bir şey yok.

İşimiz bu.

Sözleşme hazır mı?

Hazır ama son kontroller için bir avukata göstermem lazım.

Söylediklerimi yaptıysan yeterli, ver.

Fırat.

Alper ver şunu.

Elif Hanım'a avans çıkartıldı mı?

Yok artık.

İyi de daha sözleşme imzalamadık.

Alper sen benim söylediklerimi niye yapmıyorsun?

Ben sana sözleşme imzalanmadan avans çıkartılacak demedim mi?

Tamam ama muhasebeye ne diyeceğiz? Yani hava parası mı diyeceğiz?

Ben söylüyorum ben.

Kendi muhasebeme hesap mı vereceğim?

Bugün imzayı hallederim.

Fırat.

Ya neden böyle yapıyorsun yangından mal kaçırır gibi?

Sude ne alakası var?

Hala Hakan yüzünden mi böyle davranıyorsun?

Sude o defter kapandı.

Çok başarılı bir organizatörle çalışacağız hepsi bu.

Nereye gidiyorsun o zaman?

Sana ne Sude sana ne?

Toplantılara katılmıyorsun şirkette olup bitenden haberin yok.

Ya sürekli bir yerlerdesin bir yere gidiyorsun. Sürekli o…

O kadının yanındasın Fırat.

Tamam özür dilerim. Fırat, ben öyle demek istemedim.

Alper Fulya Hanım'ın numarası var mı sende?

Tamam yollasana bana.

Sen şimdi Ayla ablanla biraz kitap oku.

Ben Elif Hanım'la konuşacağım. Olur mu Güneş'çiğim?

Uzun sürmez merak etme.

Hadi bakalım.

Elif Hanım.

Güneş'in bu davranışlarının kökeninde ailesiyle

özellikle de annesiyle olan travmaları yatıyor.

Bunu zaten biliyoruz.

Hatta bir ölçüde ilerleme kaydedebildiğimizi düşünmüştüm ama

bu süreçte korkularını tetikleyebilecek bir şey mi yaşandı?

Ne gibi bir şey?

Yani bilmiyorum.

Aranızda bir şey mi geçti?

Bilmeden onu kıracak bir şey mi yaptınız?

Dün birlikte bir yemeğe gitmiştik.

Yabancılara karşı mesafeli duruyordu.

Bir de bir şeylerden korkuyor gibiydi.

Onun dışında bilmiyorum.

Elif Hanım bakın bunun ne kadar zor bir süreç olduğunun farkındayım.

Hatta emin olun siz bununla çok iyi başa çıkıyorsunuz.

Ama

Güneş daha çok küçük.

Yani ona yapacağımız her şey hatta en ufak bir şey bile

onda derin yaralar açabilir.

Ne yapmamız gerekiyor peki?

Farklı bir şey deneyebiliriz.

Mesela hayvan sahiplenmeyi düşünür müsünüz?

Yani bir kedi, köpek.

Kuş bile olabilir.

Yani bilemiyorum bu konuda çok fazla araştırma var.

Bir hayvanla insanla olduğundan daha rahat ilişki kurabilir.

Elif Hanım.

Fırat Bey.

Ben sizi aradım ama ulaşamadım.

Pedagogda sessize almıştım telefonumu açmayı unutmuşum.

Hiç sorun değil ben Fulya Hanım'ı arayıp yerinizi öğrendim.

Pedagoga geliyordum ama sizi burada görünce

geleyim dedim.

Sözleşmeyi hazırlattım da bugün imzalarız diye düşündüm.

Otursanıza.

Ne söyledi pedagog?

Farklı bir şey denememiz gerektiğini söyledi.

Yani bir hayvanla iletişim kurması ona iyi gelebilirmiş.

Ne tür hayvanlar?

Bilmiyorum. Bir kedi belki de bir köpek.

Ben sadece işe yarar mı ondan emin değilim.

Denemeye değer sonuçta değil mi?

Benim aklımda Güneş'in gerçekten çok sevebileceği bir yer var.

Hadi gidelim.

Hadi.

Güvenin bana. Güneş gerçekten çok sevecek.

Ne yaptın?

Yaptın mı konuştuklarımızı?

Yaptım.

Aynı dediğin gibi annemin telefonundan arkadaşına mesaj attım.

Sabah yüzünü görmen lazımdı.

Ben sana mesaj atmadım ki.

Daha dur bu başlangıç.

Kamera olayı ne oldu?

Dediğin gibi.

Telefonundan izliyormuş bizi.

E-e kayıt var mıymış?

Yok.

E iyi o zaman. Demek becerememiş kaydetmeyi he?

Evet.

Silseydin programı falan.

Kamerayı da söküp atsaydın.

Niye öyle bir şey yapayım ki?

Bunu kullanmak varken.

Nasıl yani?

Bir görseydin beni.

Gurur duyardın. Tam oscarlık bir performans sergiledim.

Annem görünce bayılacak.

Bayılacak.

Bu kayıtta mı şimdi?

Evet Ümran Hanım şuraya doğru tıkladığınızda açılıyor.

Bunu ileriye sarabiliyor muyum?

Şu butonu aşağı doğru çektiğinizde…

Tamam gerisini ben hallederim gidebilirsin.

Annem için çok endişeleniyorum baba.

Son günlerde çok unutkan oldu.

Arkadaşını kahvaltıya davet etmiş mesela unutmuş.

Sonra sürekli eşyalarını sağda solda unutuyor.

Hatta geçen çiçeklerini koparmış.

Gelmiş şu vazoya koymuş.

Bilirsin çiçeklerine ne kadar kıymet verdiğini.

Bir dokunsan kıyameti kopartır.

Hatırlamadı tabii sonra.

Geldi bizi suçladı.

Ama dün gece onu öyle görünce…

Baba uyku tutmadı.

Aşağı su içmeye indim.

Bir baktım annem salonda.

Elinde bir çanta öylece duruyor.

Sonra uyurgezer gibi bahçeye doğru yürümeye başladı.

Kış bahçesine girdi.

Bir kürek aldı.

Toprağı kazmaya başladı.

Delirmiş gibi kazıyordu baba toprağı.

Delirmiş gibi.

Sonra çantayı kazdığı çukura gömdü.

Ben yanına gidip ne yaptığını soracaktım ama

o kadar korkmuştum ki.

Ne yapacağımı bilemedim.

Ümran Hanım.

Ümran Hanım.

Ümran Hanım.

Günaydın.

Senin ne işin var burada Lamia'cığım?

A-a sen çağırdın ya Ümran.

Sen mi kopardın bunları?

Vallahi görünce ben de çok şaşırdım.

Sen nasıl oldu da kıydın kopardın çiçeklerini.

Ne diyorsun sen?

Böyle bir şey olmadı.

Ben yapmadım.

Ben yapmadım.

Bunu kimse bilmeyecek.

Kimse, kimse bilmeyecek. Anladın mı?

Güneş.

Seni bugün çok özel biriyle tanıştırmak istiyorum.

Olur mu?

Gel bakalım.

Atla bakalım.

Dur kapatalım kapıyı.

Hadi gidelim.

Çekinme gel, gel yaklaş.

Bu benim arkadaşım Gölge.

Gölge, benim arkadaşım Güneş'le tanış.

Dokunmak ister misin?

Gel.

Bak artık siz de arkadaş oldunuz.

Ama benim seni tanıştırmak istediğim başka biri daha var.

Tanışalım mı onla?

Gel.

Güneş.

O daha bir bebek.

Ve henüz bir ismi yok.

Belki sen koymak istersin adını. Olur mu?

Yıl.

Yıl.

Yıldız.

Güneş, Yıldız.

Güneş

bir yıldız.

Güzelim benim.

Aferin sana.

Aferin.

Adı Yıldız mı olsun?

Tamam.

Gel buraya.

Güzelim benim.

Yıldız

Güneş'in.

Evet Yıldız Güneş'in.

O artık senin atın.

Pardon.

Güneş öyle bir…

Olur canım öyle şey.

Aferin sana.

Sevmek ister misin tekrar?

Senin lanetin değil mi bu?

Yattığın yerden bile kimseye huzur vermiyorsun.

Sana yaptıklarımın intikamını alıyorsun benden.

Ama oğlumu alamayacaksın.

Anladın mı? Oğlumla aramı açamayacaksın.

Senden nefret ediyorum.

Seni hiç sevmedim.

Hiç, hiç sevmedim seni.

Bu işi ancak bir şey temizler.

Evleneceksin.

Bana hemen Cemil'i çağırın.

Ne? Ne Cemil'i? Cemil falan istemiyorum ben.

Cemil abi, Cemil abi.

Ağam seni çağırıyor.

Hayır en Cemil'i hayır istemiyorum.

Ümran Hanım.

İyi misin?

Mehveş.

Fırat'ım

Cemil'in onun babası olmadığını asla öğrenmemeli.

Asla.

Kahrolur.

Mehveş lütfen.

Lütfen.

Beni asla oğlumdan ayıramayacaksın.

Babam burayı çok sever.

Şeyden önce

yani kaza yapmadan önce sık sık gelirdik buraya.

Gölge aslında onun atı.

Tabii artık benim şehrin bütün gürültüsünden

ve karmaşasından kaçıp kurtulduğum

bir sığınak haline geldi.

Ne güzel insanın kaçabildiği bir yeri olması.

Artık senin de…

Sizin de var.

Ne zaman gelmek isterseniz söylemeniz yeter.

Fırat Bey ben--

Bir şey söyleyeyim mi?

Artık şu beyi, sizi, bizi bir aradan çıkaralım mı?

Peki.

Çok pardon.

Ne olur kusura bakma. Çok önemli bakmam lazım.

Dinliyorum.

Biraz uğraşmam gerekti ama DNA sonuçlarını aldım Fırat Bey.

Konuş.

Verdiğiniz örnekler %99.9 uyuşuyor.

Biri anneye diğeri de kızına ait.

Sana son kez soracağım.

Güneş.

Senin kızın mı?

Hayır abi.

Sana daha önce de söyledim.

Benim bir kızım yok.

DNA testi istiyorum.

Bu ikisi arasında kan bağı var mı yok mu öğren.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.