All language subtitles for Bir Küçük Gün Işığı 3 Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Güneş.

Ne oldu? İyi misin?

Babana tek kelime etmeyeceksin. Duydun mu beni?

Hiçbir şey söylemeyeceksin.

Diyeceğim.

Demeyeceksin dedim delirtme beni!

Babana hiçbir şey söylemeyeceksin.

Babamı istiyorum ben.

Sus, konuşma dedim sana.

Baba...

Baba mı?

Baba ha? Gel buraya.

Kal bu gece karanlıkta da aklın başına gelsin.

Ne olur beni bırakma.

Anne, Güneş çok korkuyor çok korkuyor.

Anne, Güneş çok korkuyor.

Sus, konuşmayacaksın dedim sana.

Anne.

Anne, anne.

Anne ne olur bırakma beni.

Anne sözü dinlemeyen kızlara işte böyle yaparlar.

Anne.

Anne sözü dinlemeyenlere böyle yaparlar.

Anne aç kapıyı anne.

Korkuyorum, aç kapıyı anne!

Anne, anne ne olur anne aç.

Anne Güneş çok korkuyor.

Ne görmüş?

Bilmiyorum.

Yani anlamış mı?

İkimizi diyorum.

Bilmiyorum dedim ya.

Hakan'a söylerse mahvoluruz kızım.

Tek para kaynağımız o.

Söylemeyecek. Konuşmayacak işte.

Ben böyle pat diye daldım içeriye ama

kusura bakma abiciğim.

Odada misafirin olduğunu bilmiyordum.

Kendimi ben tanıtayım en iyisi.

Dila ben.

Elif.

Kusura bakmayın ya.

Dila böyle pat diye girince ben de şaşırdım birazcık.

Dila benim kardeşim.

Memnun oldum.

Ben de.

Sen kimsin bakayım?

Ne güzel şeysin sen öyle.

Güneş.

Kalabalıktan biraz çekindi sanırım.

Alışkın değil yabancılara.

Güneş pek konuşmayı sevmiyor, kusura bakmayın.

Sude.

Dila'ya odanda bir kahve ikram eder misin?

Ben de Elif Hanım'a detayları anlatırım.

Tabii tabii.

Katılırım size sonra.

Tamam.

Hadi Dila benim odama geçelim.

Çok memnun oldum Elif Hanım.

Ben de.

Elif Hanım.

Buyurun lütfen.

Sen git.

Ben hemen geliyorum.

"Arkanda ne saklıyorsun?" dedim.

Mühim bir şey değil.

Mühim bir şey değilse ver.

Veremem.

-Ne demek? -Ümran hanım veremem.

Mehveş.

Mehveş.

Beni istemediğim şeyleri yapmaya mecbur etme.

Ver elindekini.

Allah aşkına Ümran Hanım.

Bunu benden istemeyin yapamam.

Sana son kez söylüyorum.

Ver elindekini.

Ben o gece hakkında

nasıl soru sormuyorsam

sen de bunun hakkında bana bir şey sorma Ümran Hanım.

Sen beni tehdfit mi ediyorsun?

Ne haddime?

Sizin dediğiniz gibi:

Ailemiz için.

O gece bana öyle demiştiniz.

Ailemiz için Mehveş.

Bu da ailemiz için.

Ben ailemizin iyiliğini düşünüyorum.

Buyurun nasıl yardımcı olabilirim?

Sağ ol. Biliyorum ben ne alacağımı.

Aslında iş toplantısına hiç getirmemem gerekiyordu ama

ben mecbur kalınca kusura bakmayın.

Yok canım, olur mu öyle şey?

Yani aslında bakarsanız ben küçük hanımı

birazcık ürküttük diye endişeliyim.

Güneş hassas ve yaralı bir çocuk.

Yaşadıkları da hiç kolay değil.

Ben de bazen ne yapacağımı bilmiyorum.

Aklından ne geçiyor? Ne hissediyor?

Neden bu durumda bir anlayabilsem.

Elif Hanım.

Bakın ne diyeceğim.

Benim bir arkadaşım var. Pedagog kendisi.

Sağdan soldan hep işinde çok iyi olduğunu duyarım.

Hani şu randevu almak için bir süre beklemek zorunda olduklarınızdan.

Eğer dilerseniz ben Güneş için bir görüşme ayarlarım.

Olabilir aslında.

Yani ben de ihtiyacı var mı yok mu onu düşünüyordum.

Yani...

Bir de kime gidilir bilmiyorum ki.

Şöyle yapalım.

Ben görüşmeyi ayarlayayım.

Siz gidersiniz görüşmeden sonra

devam edip etmeyeceğinize karar verirsiniz olur mu?

E peki böyle bahsettiğiniz gibi ünlü biriyse biz--

Hiçbir şeyi dert etmeyin. Ne gerekiyorsa yaparız.

Fırat Bey arkadaşınızın görüşme ücreti neyse öderim ben.

Ben sadece bahsettiğiniz gibi ünlü biriyse randevu bulabilir miyiz diye soracaktım.

Elif Hanım kusura bakmayın ne olur.

Yanlış anlaşıldım herhalde.

Ben de aynısını söyledim yani mutlaka bize vakit ayırır.

Ben hatta bugün görüşüp size haber veririm olur mu?

Peki sağ olun.

Rica ederim.

Dilerseniz işimize başlayalım.

Tabii buyurun.

Güneş'çiğim sen burada otur tamam mı?

Hanımefendi paranızın üstü, hanımefendi.

Kadın Emeğini Destekleme Girişiminin bu seneki etkinliğini

annem dolayısıyla holdingimiz ev sahipliği yapacak.

Ve açıkçası annem için çok önemli bir organizasyon.

Sude bir organizasyon firmasıyla anlaştı.

Fakat çıkan sonuçtan ne ben ne de Sude hiç memnun kalmadık.

Bakın.

Etkinliğin yapılacağı mekan burası.

Fotoğrafları görebilirsiniz.

Biliyorum bu mekanı, güzeldir.

Ama sanırım kaygınızı da anladım.

Basmakalıp bir organizasyon istemiyorsunuz.

Tam olarak öyle.

Tamam.

Ben yarın mekanı ziyaret eder başka neler yapabiliriz onu düşünürüm.

Dilerseniz birlikte gidelim.

Vakit kaybı olmamış olur.

Aslında iyi olur.

Bu kadar az zamanımız kalmışken ne kadar koordine olursak o kadar hızlı ilerleriz.

Tamam.

Allah Allah.

Nerede kaldı bu kız ya?

Dila Hanım geldiler.

Neredesin kızım sen? Bir anda gittin.

Sorma.

Halletmem gereken bir şey geldi aklıma.

Onu hallettim geldim hemen.

Canan bize sade iki Türk kahvesi lütfen.

Dur dur içeriz kahveyi sonra.

Şu abimin yanındaki kadın çıktı mı?

Elif mi?

Evet.

Yo burada hala.

Ne alaka?

Şekerim sen çıkarlarken bir haber ver bana.

Tamam.

Cemil Bey.

Ben düşündüm de Ümran Hanım bu fotoğrafları bir tek burada aramaz.

Keşke siz de bu halde olmasaydınız da Dila'ya sahip çıksaydınız.

Kara kuzunuz hiç bu hallere düşmeyecekti.

Ben de kıyamadım.

Yırtamadım bu fotoğrafları.

Belki de

çocuğuyla tek hatırası budur, ne bileyim?

Sesleniyorum neden cevap vermiyorsun?

Ben Cemil Bey'e ilaçlarını getirmiştim ama

uyuyor daha sonra tekrar gelirim.

Mehveş.

Ne sakladığınızı bilmiyorum ama sonunda gerçekler ortaya çıkacak.

En nihayetinde öğreneceğim.

Bütçeyi hemen çıkarmaları için talimat vereceğim Elif Hanım.

Teşekkürler.

Yarın mekanda buluşur detaylara bakarız.

Tamamdır.

Pedagog için gün içinde haberleşiriz oldu mu?

Tamamdır.

Küçük hanım.

Görüşürüz iyi bak kendine.

Siz çıkmadan yetiştim neyse ki.

Dila.

Az önce küçük hanım bana pek yüz vermedi ama

ben ona bir hediye getirdim.

Al bakalım fıstık.

Niye zahmet ettiniz?

Pek canı sıkkın duruyordu.

İçim üzüldü.

Güneş.

Çok ayıp oluyor ama.

Kusura bakmayın.

Ben alayım isterseniz.

Tekrar teşekkürler.

Lafı mı olur?

O zaman yarın görüşürüz Fırat Bey, hoşça kalın.

Görüşürüz Elif Hanım.

Hoşça kalın.

Hoşça kalın.

Hediye işte canım.

Allah Allah.

Kolay gelsin.

Aşkım, ne güzel sürpriz.

Rahatsız etmiyorum değil mi?

Sen beni hiç rahatsız eder misin?

Buradan geçiyordum geçerken de seni göreyim dedim.

Ama rahatsız ediyorsam söyle hemen giderim.

Ruhumsun sen benim.

Her şeyim, ömrüm.

Vazgeçilmezimsin.

Yalancı.

A-a kim? Ben mi?

Aşk olsun.

Hiç yalan söyler miyim ben sana?

Bak bakayım bir gözlerime.

Mümkün mü sana yalan söylemem?

Vallahi çarpılırım.

Tamam ben artık hazırım.

Neler karıştırıyorsun sen?

Kendimce bazı şeyleri garanti altına alıyorum diyelim.

Var bizim de bir taktiğimiz.

E-e hadi.

Anlat bakalım. Neymiş şu Yılmaz planın?

Biliyorsun bizim operasyon müdürümüz Hakan Bey

bir süre önce öldü adam.

İşte.

Onun pozisyonu olan müdürlük hala açıkta.

Ben de senin şu Yılmaz'ı o pozisyona getireyim, diyorum.

Hem Yılmaz da işletme mezunu.

Ne diyorsun?

Bilemedim ki ben şimdi nasıl olacak.

Adam daha yeni vefat etmiş. Yerine Yılmaz falan.

Bir de Yılmaz yani.

Bizim holdinge operasyon müdürü.

Şaka gibi.

Şaka yapmayı da yapılmasını da hiç sevmem Dila'cığım.

Ciddisin sen.

Abim peki?

Abimi nasıl ikna edeceksin?

Yani Yılmaz gibi bir adamı abime operasyon müdürü diye nasıl yutturacaksın?

O iş bende.

Bugüne kadar tanıdığın Yılmaz'ı unut.

Onu bambaşka bir adam haline getireceğim.

Senin sevgilin de kendini, benim ellerime bırakmayı kabul edecek.

Güneş.

Açmayacak mısın hediyeni?

Tamam nasıl istersen.

Biz geldik.

Kolay gelsin arkadaşlar.

Benim prensesim toplantılara mı gidermiş?

Tatlım benim.

Daha ilk toplantısından bir müşteri bile aldı Fulya ablası.

Sahi mi?

Yaşasın.

Dur midesini bulandıracaksın, yapma.

Tipe bak.

Bak vallahi bunun benim yerimde gözü var.

Toplantının detaylarını merak etmiyor musun?

Deli misin? Güneş aklımı başımdan aldı. Tabii ki merak ediyorum gel anlat lütfen.

Organizasyon kadın emeğini desteklemek üzerine.

Her yıl bir holding üstleniyormuş bu sene de bunlar, annesi falan.

Belli ki çok özeniyorlar.

Ama Fırat Bey

Basmakalıp davetlerden daha çok farklı şeyler istiyor.

Şapkadan tavşan çıkaracağız yani.

Tam Eliflik hareket.

Az zamanımız var ama yapamayacağımız şey değil.

Ben yarın mekana bakmaya gideceğim bu arada bütçemizi de hemen çıkaracaklar.

Vay arkadaş.

Ne havalı adam ya.

Süper fikirler buluruz biz şimdi.

Fikir yağmuruna tutarız adamı.

Hatta o kadar çok fikir buluruz ki adam hangisine karar vereceğini şaşırır.

Fazla mı kaptırdım?

Yok yok.

Güneş bugün çok garipti ya.

Aklım ona takıldı.

Ne oldu ki?

Şirket çok kalabalıktı.

Fırat Bey'le tam toplantıya başlayacaktık

işte o ara kız kardeşi falan geldi.

Güneş çok korktu.

Arkama saklandı falan, bir garip davrandı.

Tedirgin olmuş çocuk işte kalabalıktan. Ne var bunda?

Bilmiyorum Fulya.

Fırat Bey bir arkadaşından bahsetti ünlü bir pedagogmuş.

Ondan randevu alalım diyor.

Kızım o ünlü pedagog dediklerinin seansı kaç paradan başlıyordur senin haberin var mı?

Var tabii.

Ben postu yere sermedim. "Öderim." dedim de.

Ayrıca öderim yani. Ne münasebet?

Tamam canım kızma.

Ne dedim sanki?

Hem daha karar vermedim yani.

Bilmiyorum pedagoga ihtiyacı var mı.

En azından bak bir duruma.

Hem Fırat Bey'i de kırmamış olursun.

Ay ben Güneş'e bir "Aç mısın?" diye sorayım.

Güneş'çiğim.

Acıktın mı?

Mehveş.

Ben geldim.

Yavrum.

Sevgilim.

Ne yapıyorsun?

Bardak parlatmaca, yer silmece.

Süper eğlenceli şeyler yani.

Sana harika haberlerim var.

Artık bu süper eğlenceli işlerden kurtuluyorsun.

Anneni mi söğüşledin yoksa abini mi?

Ne kadar nakit buldun?

Nakitten daha iyi sevgilim.

İş buldum sana iş.

Müdür oluyorsun.

Ne müdürüymüş o?

Bak öyle eften püften bir şeyse...

Aşk olsun sana sevgilim.

Bizim holdingde müdür olacaksın.

Hem böylelikle annem ve a--

Alo?

Aşkım.

Yavrum orada mısın?

Alo?

Yılmaz.

Benim kapatmam lazım.

Mehveş.

Mehveş.

Mehveş.

Mehveş.

Mehveş.

Mehveş.

Mehveş.

Anne.

Ben...

Anne benim gerçekten bir suçum yok.

Mehveş bize bir kahve yap.

Dila'yla bir konuşalım bakalım terasta.

Anlat bakalım.

Otur.

Anlat.

Anne.

Aslında öyle değil.

Ama öyle.

Ne demek istiyorsun anlamadım. Ne aslında?

Ben kendimi iyi hissetmiyorum odama gideceğim.

Otur.

Anlat.

Günün nasıl geçti şirkette bugün?

Normal.

Yani.

Sohbet muhabbet işte.

Peki bana anlatmak istediğin başka bir şey var mı?

Dediğin gibi

senin suçlu olmadığın bir şey.

Sen her şeyde beni suçluyorsun ya ben

o yüzden öyle söyledim.

Gününün iyi geçtiğine çok sevindim.

Al bakalım.

Madem bundan sonra dışarı çıkıyorsun buna ihtiyacın var.

Limiti de yüksek ha.

Senin

arkanda tuttuğun bu muydu yani?

Sen ne zannettin?

Hiç.

Teşekkür ederim ben, dikkatli kullanırım.

Göreceğiz bakalım.

Ben odama gideyim.

Dinleneyim o zaman biraz.

Mehveş.

Bu akşam Fırat'a yemek yapmak istiyorum.

Kuzu güveç yapacağım, bayılır o.

Siz zahmet etmeseydiniz Ümran Hanım.

Oğluma yemek yapmak niye zahmet olsun?

Hem sen de yardım edeceksin bana zaten.

Peki madem.

Ve Sude Hanım holdingi terk eder.

Ne haber?

İyidir, hesap kitap işleri işte. Senden?

Aynı.

İşin yoksa boğazda bir kahve ısmarlayayım mı sana?

Biraz kafayı dağıtırız.

Çok yorgunum Alper.

Daha sonra yaparız olur mu?

Nedense hiç şaşırmadım Sude.

Alper'ciğim yapma ne olur.

Gerçekten hiç havamda değilim.

Haberin var mı bilmiyorum ama Elif Hanım'ın hazırlık bütçesi neyse

Fırat kesintisiz bir şekilde ödenmesini istemiş.

Tabii ki biliyorum.

Ne bileyim genelde

bütçe taleplerini sen onaylardın ya.

Fırat'tan gelince ben birazcık şaşırdım açıkçası.

Ben dedim.

"Uğraştırma beni şu kadınla, Alper ilgilensin." dedim.

Hem çok yoğunum ben, böyle şeylerle uğraşamam ya.

Sen nasıl düşünebilirsin ki Fırat'ın bana danışmadan bir şey yapacağını?

Boğazda çay kahve içeceksen bırakayım seni.

Sağ ol.

Otoparkta arabam.

İyi.

Yarın görüşürüz.

Görüşürüz Sude.

Alo?

Kızım kaç kere aradım neden açmıyorsun?

Yılmaz başımız çok büyük belada.

Mahvoldum ben hatta mahvolduk.

Ne oldu?

Annem Güneş'in fotoğrafını buldu sanırım.

Yani tam olarak emin değilim.

Ama fotoğraf koyduğum yerde yok.

Birisi almış belli ki.

Kim aldı bilmiyorum. Annem bana çok tuhaf davranıyor.

Bilmiyorum.

Annem bulduysa Yılmaz

öldüm ben bittim.

Kızım sen aptal mısın ya? Nasıl yaparsın böyle bir hatayı?

Tüm planı çöpe atmışsın.

Hem ne işi var kızının fotoğrafı sende?

Ben

ne bileyim?

Sakladım işte.

İnanamıyorum sana ya.

Ben seni arayacağım sonra.

Dila dur.

Dila.

Mehveş.

Merak etme.

Emanetin bende.

Annenden saklamayı başardım.

Ama az kalsın yakalanıyordum.

Vallahi çok korktum.

Mehveş.

Teşekkür ederim.

Hayatımı kurtardın.

Şimdi annen Fırat'ın yanında.

Ben de fırsattan istifade senin yanına kaçtım.

Bizi birlikte görmemesi lazım.

Evet.

Gece el ayak çekilince bahçenin öbür tarafında buluşalım.

-Tamam mı? -Tamam.

Tamam.

Annem.

Ellerine sağlık gerçekten çok iyi olmuş.

Afiyet olsun.

Etkinlik hazırlıkları nasıl devam ediyor?

Bana danışmak istediğiniz bir şey var mı?

Çok iyi gidiyor her şey.

Elif Hanım'la bugün toplantı yaptık.

Çok çok iyi bir etkinlik olacağından emin olabilirsin.

Zaten Elif Hanım'ın çok güzel fikirleri var.

Kim o Elif Hanım?

İlk defa duyuyorum adını.

Yeni anlaştığımız organizasyon şirketinin sahibi.

Ne bileyim bir cümlede iki kere adını duyunca

merak ettim açıkçası.

Çok iyi referansları var.

Hiç aklın kalmasın.

Gerçekten iyi bir etkinlik olacak.

Vallahi hazırlasa iyi olur.

Geçen sene yaptıklarımızdan aşağı bir şey asla olamaz.

Çok iyi bir etkinlik olacak.

Hiç merak etme.

Eline sağlık anne.

Ben kalkayım birazcık işim var.

Ben de odamda dinleneyim o zaman biraz.

Sen kocaman oldun da bana yardım mı ediyorsun bakayım?

Teşekkür ederim.

Ama sen şimdi gidip oyuncaklarınla oynayabilirsin. Gerisini ben hallederim.

Tamam.

Hadi bakalım.

Güneş.

Sus, konuşmayacaksın dedim sana.

Anne.

Güneş çok korktu.

Güneş.

Ne oldu?

Ne oldu iyi misin?

Bir şey mi oldu?

Bir şeyden mi korktun?

Ne oldu Güneş?

Güneş bundan mı korktun bak--

Tamam, tamam, tamam, tamam. Sakin ol.

Ben, ben şimdi atıyorum bu bebeği.

Tamam.

Merak etme sen.

Tamam atıyorum şimdi camdan.

Bak.

Hallediyorum.

Tamam bak.

Attım, artık bizimle değil.

Tamam mı güzelim?

Artık bizimle değil.

Tamam geçti, gel.

Gel buraya.

Tamam.

Sakin.

Sakin ol güzelim.

Geçti.

Bakayım sana.

İyi misin güzelim?

Tamam.

Geçti.

Ben şimdi telefona bakacağım ama buradayım, yanındayım. Korkma tamam mı?

Aferin benim akıllı kızıma.

Gel bakayım sen.

Gel, gel, gel, gel. Otur buraya.

Otur tamam.

Alo Fırat Bey.

Elif Hanım iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Bu saatte rahatsız ettim kusura bakmayın ama

Güneş'in pedagog randevusunu ayarladım.

Onu haber vermek istedim.

Yarın görüşecek Güneş'le.

Çok teşekkür ederim.

Çok iyi oldu gerçekten.

Ama biz yarın mekan için sözleşmiştik sizinle.

Daha sonra bakarız.

Ben programımı yaptım merak etmeyin.

Önce Güneş'i Bahar Hanım'la görüştürelim sonra bakarız.

Tamam çok sağ olun.

Elif Hanım bakın neye ihtiyacınız olursa ben yanınızdayım.

Unutmayın olur mu?

Yarın görüşmek üzere.

Görüşmek üzere iyi geceler.

İyi geceler.

Canım.

Gel bakayım.

Gel, gel, gel, gel, gel.

Gel bakalım.

Geçti.

Daha iyi misin hı?

Niye korktun o bebekten?

Bir şey mi hatırlattı sana?

Tamam.

Sormuyorum. Hem zaten attık gitti. Bizimle değil artık.

Güneş'çiğim.

Hani bir yerimiz acıdığında, hasta olduğumuzda doktora gideriz ya.

İşte üzüldüğümüzde, korktuğumuzda da doktora gidebiliriz.

Ben seni böyle bir doktora götürmek istiyorum.

Eğer sen istersen. İstemezsen seni hiçbir yere götürmeyeceğim.

Ben sadece sana iyi geleceğini düşünüyorum.

Sadece seninle konuşacak bu doktor. Öyle bir doktor. Hı?

Tamam.

Canım benim.

Mehveş.

Gel, gel, gel.

Şöyle.

Anneme yakalanacağım diye ödüm koptu.

O odasında.

Dila.

Sen ne yaptın hı?

Nasıl yaptın?

Ne yaptım Mehveş ya?

O çocuk.

Fotoğraftaki.

Senin çocuğun değil mi?

Ya ne alakası var Mehveş?

İşte arkadaşın bir çocuğuyla öyle fotoğraf çekildik öylesine.

Vah, vah, vah!

Senin o, besbelli senin.

Ne yapacağız biz şimdi?

Peki babası.

Babası kim? Yani tanıdık mı bildik biri mi?

Çocuğum konuşsana, babası kim?

Babası öldü Mehveş.

İnanamıyorum.

Peki

çocuk.

Çocuk nerede şimdi?

Merak etme güvende.

Ona iyi bakılan bir yerde.

Evladını hiç merak etmiyor musun?

Bir yerlerde bir başına.

Daha küçücük.

Fotoğraflar nerede Mehveş?

Onları yok etmemiz lazım.

Merak etme.

Çok iyi bir yere sakladım, annen bulamaz.

Annemi tanımıyor gibi konuşuyorsun.

O fotoğrafları yok etmemiz lazım Mehveş.

Annem bu çocuğu öğrenmemeli. Anlıyor musun beni?

Hiç mi özlemiyorsun evladını?

Annenden bu kadar çok mu korkuyorsun?

Tamam kızar.

Bağırır çağırır.

Ama elbet kabul eder.

Eninde sonunda torunu.

Böylesi herkes için daha iyi Mehveş.

Bir tanem.

Et tırnaktan ayrılır mı hiç?

O senin evladın.

Ona sahip çıkmalısın.

Annelik yapmalısın.

Denemedim mi sanıyorsun Mehveş?

Annemden daha iyi bir anne olabilirim sandım.

Ben yapabilirim sandım.

Hadi seni hazırlayalım.

Sonra beraber güzel bir kahvaltı edelim dışarıda.

Belki istediğin omletten de söyleriz.

Ne dersin?

Sonra da parka gideriz.

Kaydıraktan kaymak istemez misin?

Bir şey söylemeyecek misin?

Bir şey söyle.

Konuş.

Konuşsana.

Konuş bir şey söyle bana.

Cevap ver bana. Bana niye bir şey söylemiyorsun?

Niye konuşmuyorsun? Cevap ver.

Böylesi hem onun için

hem de benim için daha iyi Mehveş.

İnan bana.

Merhaba, ben Elif Kara.

Bahar Hanım'la Güneş Kara adına randevumuz vardı.

Merhaba hoş geldiniz.

Siz şöyle buyurun lütfen ben hemen Bahar Hanım'a haber verip geliyorum.

Peki.

Bahar Hanım önce sizinle yalnız görüşmek istiyor.

Biz de o sırada Güneş'le oyun oynarız.

Çok güzel bir oyun odamız var.

Olur mu canım?

Peki.

Sağdaki ilk oda.

Buyurun.

Merhaba, hoş geldiniz.

Merhaba.

Elif Hanım değil mi?

Evet.

Hoş geldiniz buyurun lütfen oturun.

Fırat Bey beni dün randevu için bizzat aradığında

Güneş'le durumunuzdan biraz bahsetti.

Yani

hikayenizi biraz biliyorum.

Ama tabii sizden dinlemek daha doğru olacak.

Güneş benim kızım değil.

Yani kağıt üzerinde öyle ama

biyolojik annesi ben değilim.

Ama babası benim eşim.

Yani

eşimdi ölmeden önce.

Güneş'le de yollarımız böyle kesişti.

Babasının öldüğü kazada

o da arabadaymış.

Ama neyse ki Güneş'e bir şey olmamış.

Babasının ölümü Güneş'i çok üzmüş olmalı.

Yani

beni de üzdü tabii.

Onun acısını biraz da olsa Güneş'le bastırdım sanırım.

Güneş kazadan beri mi konuşmuyor yoksa ondan önce de konuşmuyor muydu bilmiyorum.

Bir de sanırım annesini istemiyor.

Ya da ondan korkuyor.

Ama o daha bir çocuk.

Ve annesine ihtiyacı var.

Hangi çocuğun yok ki?

Benimle sadece bir kez konuştu.

"Güneş'i bırakma." dedi.

Ben onu

yetimhaneye

bırakmaya kalktığımda.

Ondan sonra da bir daha konuşmadı.

Güneş

hassas ve yaralı bir çocuk.

Son zamanlarda daha da içine kapandı.

Bazen

ağlama krizleri geçiriyor.

Bazen de yabancılara karşı aşırı tepkiler veriyor.

Ben böyle zamanlarda ne yapacağımı bilmiyorum.

Elimden ne gelir gerçekten bilmiyorum.

Ama onun için çok endişeleniyorum.

Bu yüzden sizin yardımınıza ihtiyacım var.

Sizi çok iyi anlıyorum.

Bakın hiç merak etmeyin.

Hep birlikte Güneş'in iyi olması için elimizden geleni yapacağız.

Ben izniniz olursa bir de Güneş'le konuşmak isterim tabii.

Peki siz?

Anlamadım.

Konuşabileceğiniz,

yardım alabileceğiniz birine ihtiyacınız var.

Elif Hanım.

Bakın bu yaşadıklarınız hiç kolay şeyler değil.

Ben

iyiyim.

Gerçekten.

Ne güzel bir <i>puzzle</i> bu böyle.

Eve de alalım mı? Belki birlikte de yaparız.

Güneş'çiğim.

Doktor hanım şimdi seninle görüşmek istiyor.

Ama yalnız görüşeceksiniz olur mu?

Sadece sohbet edecek seninle.

Ben de kapının önünde seni bekliyor olacağım.

Endişeleneceğin, korkacağın hiçbir şey yok.

Anlaştık mı?

Tamam.

Sağ ol.

Teşekkürler Fırat Bey.

Sude.

Bugün hiç sesin çıkmadı ben de bakayım dedim.

Bütçeleri inceliyordum ya.

Bu arada Elif Hanım'ın yapacağı etkinliğin bütçesinin ödenmesi için

Alper'e talimat verdim senin de bilgin olsun.

Bilgim var

aslında.

Ama bu ne acele Fırat?

Yani genelde bütçe işlerini ben onaylardım.

Hem bir fikrini, planlamasını görseydik değil mi?

Sude ben, onun yapacağı işe ve kendisine çok güveniyorum.

Ayrıca bu kadar yoğunluğunun arasında seni bunlarla oyalamayalım değil mi?

Bu arada Elif Hanım'a da söyledim.

Proje boyunca tek muhatabı ben olacağım.

Şirket içi protokollerle vakit kaybetmeye gerek yok.

Tamam.

Madem sen öyle istiyorsun dediğin gibi olsun.

Ben aslında sana başka bir şey söylemek için gelmiştim ama

belli ki çok yoğunsun.

Nedir?

Şu Hakan'ın pozisyonu hala açıkta biliyorsun.

Artık birini almamız gerek.

Ben de birkaç adayla görüştüm.

Yani içlerinde bize faydalı olabileceğini düşündüğüm

genç, idealist, donanımlı biri var aslında.

Tamam.

Sen kimi istersen o olsun.

Neticede seninle birlikte çalışacak.

En iyisini seçeceğine eminim.

İyi tamam o zaman ben işe alım sürecini başlatıyorum.

En kısa sürede sana da bir tanışma toplantısı ayarlıyorum.

Tamamdır.

Ben bugün dışarıda olacağım.

Bana ihtiyaç duyarsan--

Ben de dışarı çıkacağım zaten Elif Hanım'la buluşacağız.

Şu etkinliğin detaylarını konuşacağız.

Ümran Hanım'cığım.

Merhaba Sude ben, nasılsınız?

Evet Sude.

Dila'yı soracaktım ben ama evde mi acaba?

Kendi telefonundan arasana.

Ay onun artık bir cep telefonu var değil mi?

Kusura bakmayın unutmuşum. Ben oradan arayayım o zaman.

Evet isabet olur.

Bu arada gece gündüz etkinlik için o kadar çok çalışıyoruz ki.

Fırat özellikle bizzat ilgileniyor.

Ala.

Yani her ne kadar işi teslim ettiği kişi

Elif Hanım'ın şöhreti malum olsa da...

Neyse, bu sefer üstesinden gelecektir.

Şöhreti derken?

Yani en son daveti fiyaskoyla sonuçlandığı için tereddüt ediyorum açıkçası.

Zuhal Subaşı'nın düğün rezaleti hala cemiyetin dilinde.

Siz ne olur benden duymuş olmayın lütfen.

Fırat şimdi bana söylenmesin.

Sizi de çok meşgul ettim kusura bakmayın ne olur.

İyi günler diliyorum saygılarımı sunuyorum Ümran Hanım.

Hadi bakalım Elif Hanım.

Ümran cadısıyla nasıl başa çıkacaksın?

Erkencisin.

Babamla dertleştik biraz.

Sen Elif denen kadını tanıyor musun?

Yok.

Nereden tanıyacağım ki?

Bizim etkinliğin organizasyonunu yapacağını biliyorum o kadar.

Neden sordun ki?

Bilmem, kulağıma tatsız şeyler geldi de.

Neyse ben abinle konuşurum.

Anne ben dışarı çıkacağım bugün biraz.

Sebep?

Sude'yle buluşacağım

Kız kıza alışveriş falan.

Hem kart verdin ya bana, bir kullanayım diyorum.

Sude işi bıraktı da benim mi haberim yok?

Söyle de boşu boşuna maaş vermeyelim.

Anne ben ısrar ettim kıza.

Hem zevkine de güveniyorum onun.

Ha diyorsan ki

iptal et Sude'yi ben geleceğim seninle.

Tamam hemen iptal ediyorum.

Hayır öyle bir şey söylemiyorum.

Şoför götürsün seni işin bitene kadar beklesin getirsin.

Anne ne gerek var?

Sude'nin arabası var zaten beni bırakır.

Olmadı bir tane taksi ça--

Geç kalmayın.

Güneş'çiğim.

Bu kim?

Anne mi bu?

Peki.

Anne neden evden uzakta?

Baba ve senin yanında değil.

Güneş.

Bak sana ne diyeceğim?

Gel senle şöyle çok güzel bir oyun oynayalım.

Ne dersin?

Ümran Hanım.

Dila Hanım'ı gideceği yere kadar götür.

Tabii efendim. Dönüşünü de bekleyeyim mi?

Hayır işlerim var sonra.

Efendim pek anlayamadım ama...

Bal gibi anladın. İşin ustasını bul akşama kadar halletsin işi.

Başüstüne efendim.

Anne.

Bu ne böyle ya? Bakıcı gibi.

Bir şey yok. Seni götürüp bırakacak zaten işi gücü var adamın.

İyi.

Tamam o zaman hadi.

İlaçlarını alınca bak ne güzel anlaşıyoruz.

Değil mi?

Güneş'in annesiyle travmatik bir ilişkisi olduğunu düşünüyorum.

Yani anneyle bağ kuramıyor.

Onu bir anne figürü olarak kabullenemiyor.

Bence konuşmamasının altında yatan asıl sebep bu.

Anlıyorum.

Oysa hassas ve anneye ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyor.

Bakın önümüzde uzun ve zorlu bir yol var.

Eğer sabredebilirsek

Güneş'in bize o güzel sesiyle şarkı söylediği günleri duyacağız.

Alo Fırat?

Efendim anne?

Benim bu etkinlikle ilgili

kafama takılan bazı şeyler var.

Neymiş o?

Senin Elif Hanım.

Anne o benim Elif Hanım değil.

Bütün etkinliğin sorumluluğunu ona vermekle doğru bir şey mi yaptın sence?

Sana kim ne söyledi acaba?

Kulağıma bazı şeyler çalındı.

Sicili pek parlak değil.

Son yaptığı iş de fiyaskoyla sonuçlanmış.

Anne hatırlarsan

o düğünde ben de vardım.

Damat çok yakın arkadaşım biliyorsun.

Yani ayrıca organizasyonla ilgili hiçbir sorun görmedim.

Sanırım Elif Hanım'la gelin arasında bir fikir ayrılığı olmuş.

Ya bizim de Elif Hanım'la bir görüş ayrılığımız olursa ne olacak?

Benim hataya müsamaham yok bilirsin.

Anne sen hiç merak etme tamam mı?

Hem ben her anında yanında olup gelişmeleri takip edeceğim.

Hatta şu an onunla buluşmaya gidiyorum.

Fırat'çığım.

Çok geç olmadan sonlandıralım bu işi.

Anne bana güven, olur mu?

Ben sorun yok diyorsam yoktur. Akşam görüşürüz.

Bugün daha iyisiniz Cemil Bey.

Kızınız geldiğinden beri zaten gayet iyi gidiyorsunuz.

Ümran Hanım'a ağzımdan bir şey kaçıracağım diye ödüm kopuyor.

Ama her şey aramızda tamam mı?

Ne oldu?

Şey, siz öyle

birden girince içim hopladı.

Neden?

Niye olacak?

Dalmışım herhalde.

Siz de aniden gelince...

İşin bitince odama gel, oyalanma.

Güneş'çiğim benim bugün bir toplantım var.

Seni Fulya ablana bırakacağım oradan toplantıya geçeceğim. Olur mu?

Çok bekletmeyeceğim ki seni. Hemen geleceğim yanına.

Hem belki sana sonra sürprizim olabilir.

Hı?

Anlaştık mı?

Buyurun Ümran Hanım.

Mehveş.

Bunlar tadilata gidecek.

Ben aradım ne yapacağını biliyor.

Tamam.

Ben hemen şoföre vereyim götürsün.

Hayır şoförü Dila aldı sen bir taksiyle götür.

Ben mi götüreceğim?

Yapacak başka bir işin mi var Mehveş?

Yok, ben o zaman hemen bırakıp döneyim.

Hayır dönme.

Tadilat işi bitene kadar orada bekle.

Ondan sonra geri getir ben aralarından seçeceğim ne giyeceğimi.

O zaman hemen çıkayım ben.

Çık Mehveş.

Çık.

Çık.

Kızım bak ben kıllanıyorum bu işten biraz.

Ne kadar güvenebiliriz ki biz bu Sude'ye?

Aşkım, telefonda da söyledim ya sana.

Akıllı kızdır Sude.

O planını yapmış.

Eğer ki onun dediği gibi davranırsak

tereyağından kıl çeker gibi çözeceğiz bu mevzuyu.

İnan bana.

Aşkım.

Gel.

Ayazlara damat olacaksın.

Benim kocam olacaksın.

Her şey bizim olacak.

İstediğimiz her şey.

Sen ailemizin başına geçeceksin.

Ben de annemin yerine.

Hep hayalini kurduğumuz gibi.

İnan bana çok güzel olacak.

Birazdan gideceğimiz mağazada dünyaca ünlü markaların satışı yapılıyor.

Dış görünüş önemli tabii.

Fırat gibi iyi giyinen bir adamı etkilemek için

onun ayarında olmak şart.

Ne yani?

Oyuncak bebek gibi giydirecek misiniz beni?

Aşkım sana her şey yakışır.

Sizin aklınıza yatıyor mu bu iş?

Dediklerimi harfiyen yaparsan her şey çok kolay olacak.

Neyse, bir an önce gidelim de. Yapacak çok işimiz var.

Oyalanmayalım.

Bari gelmişken ben de iki parça eşya alayım.

Malum, alışveriş diye çıktım evden.

Fırat Bey.

Çok bekletmedim değil mi?

Hoş geldiniz.

Ben de yeni geldim, beklemedim. Buyurun.

Güneş'i bırakmam gerekti kusura bakmayın.

Nasıl geçti görüşmeniz?

Aklım aslında sizdeydi ama arayıp rahatsızlık vermek istemedim.

Gayet iyi.

Zor ve uzun bir yol bizi bekliyormuş.

Bahar Hanım'ın söylediğine göre Güneş annesiyle biraz...

Bu küçük yaşında yaşadıkları ona biraz fazla gelmiş.

Güneş güçlü bir çocuk.

Üstelik yanında sizin gibi bir

destekçisi var.

Her türlü zorluğun üstesinden birlikte geleceğinize eminim.

Ben de ne zaman isterseniz elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.

Çok sağ olun.

Yani...

Zaten sizin desteğiniz sayesinde yol almaya başladık. Bir de

böyle dertlerimizle boğduk sizi. Kusura bakmayın.

Yok canım.

Dilerseniz işimize dönelim. Nereden başlayalım?

Davet alanıyla manzaraya bakalım önce isterseniz olur mu?

Olur.

Buyurun.

Hoş geldiniz Sude Hanım. Sizi görmek ne büyük bir mutluluk.

Teşekkürler.

Daha önceden İlkay Hanım'ı arayıp randevu almıştım.

Evet tabii sizin için hazırız. Buyurun lütfen.

Siz burada bekleyin.

Vallahi geriliyorum kızım bak ben böyle.

Ne bu ya?

Ne?

Hem şu fotoğraf işi ne oldu?

Bir aksiyon yaşıyoruz ama yeminle takip etmekte zorlanıyorum.

Mehveş almış fotoğrafı.

Merak etme her şey kontrol altında.

Kahveleriniz.

Mersi.

Afiyet olsun.

Mehveş?

Güvenilir biri mi?

Hem de çok.

Mehveş beni asla yarı yolda bırakamz.

Asla.

Peki ya bu Sude?

En çok ondan geriliyorum ben.

Gerilme.

İpleri elimde.

Bende çok istediği bir şeyin anahtarı var.

O istediğini almak için bana mecbur.

Abime aşık bu aptal.

Hem de çok.

Yılmaz.

Bu bey senin ölçülerini alacak.

Ona göre bir şeyler ayarlayacak.

Kesin üstünde saklıyor.

Aşkım.

Şahane olmuşsun.

Bu renk olmaz.

Ya olmaz.

Tamam kalıp güzel ama

renk klas değil, siyah olmalı.

Ayrıca kravat seçimi de yanlış.

Tamam model uygun.

Biz bu kalıptan üç tane koyu renginden istiyoruz.

Başka kravat seçeneklerini de görebilir miyim lütfen?

Tabii getiriyorum hemen.

Aşkım dur da şu fotoğrafını çekeyim.

Gel.

Etkinlik için son kararınız bu mekan mı?

Tabii başka düşüncelere de açığız ama

çok güzel değil mi?

Çok güzel.

Buraya ne zaman gelsem bana Venedik'i hatırlatıyor.

Venedik mi?

Büyük kanala benzemiyor mu?

Hemen şurada aşıklar köprüsü.

Rialto'yu düşün.

Hemen ardında da

kavuşamayan aşıklar köprüsü.

Ahlar geçidi.

Düşünsene.

Bizim gibi ne çok aşık gelmiştir buralara.

Hiçbiri bizim gibi değil.

Ne demek bizim gibi değil?

Bizim gibi değil.

Aşık değil miyiz biz yani?

Kimse kimseyi benim seni sevdiğim gibi sevemez.

Kimse de beni senin sevdiğin gibi sevemeyecek.

İnanıyorsun değil mi bana?

İnanıyorum aşkım.

Yanlış bir şey mi söyledim? Çok uzaklara daldınız.

Hayır kusura bakmayın.

Eski anılar

bazen kalp kırıcı olabiliyor.

Daha önce Venedik'e gittiniz mi?

Hayır.

Siz?

Çok uzun zaman önce.

Çok garip biliyor musunuz?

Az önce içimden bir his geçti.

Biz sizinle sanki uzun zaman önce bir yerlerde karşılaşmışız.

Tanışıyormuşuz gibi.

Eğer karşılaşsaydık

ben unutmazdım.

Elinizi çabuk tutun. Evdekiler gelmeden bu işi bitirmen lazım.

Hızlıca yapalım efendim. Nereye koyalım?

Bilmiyorum ki.

Şu kitapların arkasına olabilir.

Benim size tavsiyem şuraya koyalım efendim.

Tüm odaya hakim bir noktada.

Tamam.

Hemen başlayın.

Nasıl oldu beyefendi?

Olmadı birader.

Hiç olmadı hem de.

Çok güzel oldu ellerinize sağlık.

Yemin ederim maymun ettin beni burada ya.

Bu ne ya?

Ne dersem yapacağın konusunda anlaşmıştık Yılmaz.

E iyi de...

Sevgilim.

Çok karizmatik oldun. Baksana şu haline.

Vay.

İmajı hallettiğimize göre imdi geldi sıra CV'ye.

İşte yeni operasyon müdürümüz Yılmaz Bey'in

Fırat'ı etkileyecek Cv'si. Buyur.

Bakayım.

Zaten işletme mezunusun.

Ben de biraz ekleme yaptım.

Yılmaz.

İzmir2de özel bir kolejden mezun.

Daha sonra Kanada'da işletme okumuş.

Ve Amerika'da MBA yaptıktan sonra ülkesine geri dönmüş.

Bazı önemli firmalarda üst düzey yöneticilik deneyimleri var.

Ve tabii ki hepsi benim bildiğim ve tanıdığım şirketler.

Şirketlerin isimleri, o yıl çalışan yöneticiler. Hepsi yazıyor.

Hepsini çok iyi oku ve ezberle.

Fırat'ın karşısına çıkmadan önce

kendi hayatınmış gibi ezberlemelisin oradaki her şeyi.

Vay vay vay.

Mezuniyet tezim Raylı Taşımacılığın 3. Dünya Ekonomileri Üzerine Etkisi hı?

Üstelik boş vakitlerimde golf oynuyorum.

Fırat golfü çok sever ve çok da iyi oynar.

İşte bol bol golf maçı izle tekniklere hakim ol.

Yani konu açıldığında edecek iki lafın olsun.

Birkaç da ders al.

Vay arkadaş.

Nasıl bir işe giriştik biz böyle ya?

Sizi ofise mi bırakmamı istersiniz Elif Hanım?

Yok sağ olun ben başka bir yere daha uğrayacağım.

Nereye gitmek isterseniz oraya bırakayım.

Teşekkür ederim bir taksiye biner giderim.

Tamam ısrar etmiyorum.

Oteli nasıl buldunuz?

Yani hoş ve etkileyici bir mekan olduğu kesin.

Ama benim aklımda başka fikirler var.

Merak ettim.

Eğer izin verirseniz başka bir fikrin peşinden gitmek

başarabilirsem sizi şaşırtmak isterim.

İpucu da mı yok?

Yani tam fikri olgunlaştırmadım.

Bir de ekip arkadaşlarımla da paylaşmam lazım.

Sizden ricam bana güvenmenizi istiyorum.

Tamam.

O zaman kendimi size teslim ediyorum.

Sağ olun.

Ben şu ileride inebilirim aslında.

Tamamdır.

Buyurun.

Sağ olun.

Görüşmek üzere.

Görüşürüz.

Şimdi telefonumdan istediğim zaman şey yapabiliyorum değil mi?

Evet Ümran Hanım gereken programları yükledik.

Ne zaman isterseniz kullanabilirsiniz.

Tamam teşekkür ederim.

Hepsini istediğiniz gibi yaptırdım Ümran Hanım.

Bunlar kim?

Tamirci, Mehveş.

Neresi bozuldu ki?

Ben hallettim Mehveş.

Senin her şeye karışmana gerek yok.

Neden bana yalan söyledin?

Sen hiç yalan söylemezdin hani?

Neden bana ihanet ettin?

Ben sana inanmıştım.

Beni sevdiğine.

Bana hiç yalan söylemeyeceğine.

Beni hiç bırakmayacağına.

Niye yaptın bunu Hakan?

Niye hayatımı mahvettin?

Niye beni böyle çaresizce bıraktın?

Çok kızgınım.

Çok kızgınım sana ben.

Çok öfkeliyim.

Affedemiyorum ben seni.

Seni

seni bir türlü affedemiyorum.

Sen beni hiç sevmemişsin ki.

Sen beni

sevmemişsin.

Ama ben seni çok sevmiştim.

Ben seni çok sevmiştim.

Toplantıdaysa telefonunu kapatmıştır canım.

Ama arar o bizi. Merak etme sen tamam mı?

Maşallah maşallah.

Sosu da tam kıvamında olmuş.

Ne bu?

Şey elma şekeri.

Onu anladım.

Sana akşama revani yap, demedim mi ben?

Onu yaptım.

Dolapta zaten.

Dila Hanım'ın bunu çok sevdiği aklıma geldi de elma da çoktu yapıverdim işte.

Ne düşüncelisin.

Sen olmasan Dİla ne yapar acaba?

Hep israf.

Onu koruyup kolladığını düşünüyorsun değil mi?

Hata yapıyorsun.

Ne çevirdiğinizi de öğreneceğim.

Kolay gelsin arkadaşlar.

Çok özledi seni.

Telefonla da aradık ama ulaşamadık.

Çok mu özledin?

Telefonum sessizdeydi unutmuşum açmayı.

Nasıl geçti Fırat Bey'le görüşmeniz?

Gayet iyiydi, mekanı biliyorsun zaten.

Geniş, ferah.

Manzarası da iyi.

Ama benim aklımda başka planlar var.

Geliyor Elif Kara imzası o zaman.

Dur bakalım birkaç pürüz var.

Ama halledeceğim.

Güzelim.

Sıkıldın mı?

Bak bak bak.

Hemen de nasıl sattı beni cimcime.

Bu kadar çalışmak yeter Fulya ablası.

Güneş'le bana müsaade.

Çünkü ona söz verdim bir sürprizim var.

Sen iyi misin?

Olacağım.

Hayat hep beklediğimiz yerden vurmuyor bazen.

Kuzum.

Ne oldu sana böyle?

İyiyim.

Çok daha iyi olacağım.

Merak etme sen.

Alper Bey'le görüşebilirsin bütçe için. Ben sana numarasını atacağım.

Harika haber hemen arayacağım.

Tamam bir de

Fulya yarına bir bakıcı bulmamız lazım.

Yani ofistekilerle olmuyor onların da işi başından aşkın zaten.

Ya bu bakıcı şirketleri var ya sertifikalı falan.

Ben onları bir araştırayım. Sabaha birilerini ayarlamaya çalışırım. Olur mu?

-Çok iyi olur o iş sende. -Tamam.

Hadi görüşürüz Fulya ablası.

Kolay gelsin arkadaşlar.

Pardon.

Ben bir yere daha uğrayacağım. Şişli'ye gidebilir miyiz ilk önce?

Tam ters taraf abla.

İyi ya daha çok para kazanırsın işte.

Tamam abla.

Benim adamım da sensin demek.

Alper Bey merhaba.

Merhaba.

Ben Fulya Bilgin.

Telefonunuzu Elif Hanım'dan aldım.

Kendisinin ortağıyım ben.

Buyurun Fulya Hanım.

Ben sizi aslında bütçe için rahatsız etmiştim.

Malum zamanımız az

ve harcamalarımız olacak.

Şu an hiç müsait değilim ben daha sonra sizi arayacağım.

Ukalaya bak.

Telefonu yüzüme kapadı resmen.

Sorarım ben sana yarın Alper Bey.

Arada böyle kaçamaklar yapalım diyorum. Ne diyorsun?

Tut bakalım.

Tamamdır.

Mehveş.

Mehveş.

Kolay gelsin.

Elma şekeri yapmışsın.

Dur dur daha şerbeti donmadı.

Ellerine sağlık Mehveş'im.

Afiyet olsun.

Ay küçükken abin de sen de ne çok severdiniz elma şekeri.

Acaba senin kuzun da seviyor mudur?

Ama nereden bileceğiz değil mi?

Yani bir elma şekeri yapan var mıdır?

İyi bakılıyor mudur?

Yapma Mehveş ya.

Dila'cığım.

Sen yapma bir tanem.

Bir evladın yeri annesinin yanıdır.

Gidelim alalım çocuğunu ha ne dersin?

Annenin yanı en iyi el evinden daha iyidir.

İyi o Mehveş.

İyi.

Annenin karşısına beraber çıksak ha?

Hem abin de bize destek olur.

Kıyamaz o sana.

Bir de kuzucuğuna sorsan.

"Gel annene." desen.

İlaçlarını aldı değil mi bugün?

Nesi var o zaman? Cevap versene.

Benim sana söylemem gereken çok önemli bir şey var baba.

Senden başka hiç kimseye söyleyemeyeceğim bir şey.

Biri var baba.

Hem yanımda olmasını çok istediğim

hem de her yan yana olduğumda ondan kaçmak istediğim biri.

Onun yanında bir başkasının olmasına katlanamıyorum.

Ama benim yanımda olmasına da dayanamıyorum.

Ben niye böyleyim baba?

Bugün onu bir başkasıyla gördüm.

Çok mutluydu.

Eğleniyor gibi gözüküyordu.

Biz onunla hiçbir zaman böyle olmadık baba.

Hiçbir zaman.

Aklım karışıyor.

Ben savaşmalı mıyım onun içiz vaz mı geçmeliyim bilmiyorum.

Gerçi o

seçimini çoktan yapmış gibi.

Kim olduğunu merak ettin değil mi?

bunu sadece sana söyleyebilirim.

Baba.

Babacığım.

Gel.

Benim

bir kızım var.

Ve ben ne yapacağımı bilmiyorum.

Beni isteyip istemediğini bile bilmiyorum.

Kusura bakma ne olur. Yemeğe yetişemedim.

İşlerim çok yoğundu.

Biliyorum oğlum zaten işin gücün var bir de bu

etkinlikle uğraşıyorsun.

Evet evet.

Bak Elif Hanım'la elimizden ne geliyorsa yapıyoruz aklın kalmasın sakın.

Tamam mı? Seni mahcup etmeyeceğiz.

Ben pek sık duyuyorum bu Elif Hanım'ın adını.

Sen "Her şey iyi gidiyor." diyorsan

bekleyip göreceğiz.

Yok zaten işin en ince detayına kadar ben de peşindeyim.

Hiç aklın kalmasın.

Tamam o zaman sana kolay gelsin.

Diyeceğin başka bir şey yoksa--

Yok.

İyi geceler.

İyi geceler.

Ne haber?

İyi akşamlar.

Geç oldu ama yarın uygun olursanız sizi bir yere götürmek istiyorum.

Etkinlik için.

Ne zaman isterseniz...

Yarın görüşmek üzere o zaman. Beğeneceğinize eminim.

Sizi bu kadar heyecanlandırdıysa ben de beğeneceğime eminim.

İyi akşamlar Fırat Bey.

Size de Elif Hanım.

Güneş'çiğim yapma ama böyle.

Bak bu abla seninle çok güzel oyunlar oynayacak birlikte çok eğleneceksiniz.

Fulya ablan da olmaz. Onun da yapacak bir sürü işi var.

Elif doğru söylüyor kuzucuk.

Benim de çok işim var bugün ben de seninle kalamam.

Hadi bana odanı oyuncaklarını göster.

Çok güzel evcilik oynarım ben.

Şimdi seninle bir arkadaş gibi konuşacağım.

Hayatta hepimizin yapacak bazı işleri var.

Bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorunda kalabiliriz.

Bugün de o günlerden biri.

Sen evde bakıcı ablayla kalacaksın.

Biz de Fulya ablayla seni ne kadar bırakmak istemesek de

işimize gideceğiz.

Anlaştık mı?

Başka yapacak bir şey yok.

Merak etmeyin.

Ben onu oyalar gönlünü alırım.

Çok kızdı.

Yani yapacak başka bir şey yok ki Fulya.

Yani kalacak evde. Belki de bir kreş falan ayarlamalıyız eğer...

Eğer ne?

Eğer hep burada kalacaksa.

Diloşum.

Ama uyunur mu bu saate kadar canım?

Öğlen oldu neredeyse kalk hadi.

Kalk, kalk, kalk, kalk.

Neyin var senin ha?

Neydi dün akşamki öfken öyle?

Dün eve gelmeden önce onu görmeye gittim Mehveş.

Ay kucaklayıp öpseydin ya yavrunu.

Yanına gitmedim.

Uzaktan baktım öyle.

Mutluydu o hiç senin dediğin gibi değildi.

Sanki kendine

yeni bir anne bulmuş gibiydi.

Hiç olur mu öyle şey?

Hiç kimse annesinin yerini tutamaz.

Bir sarılsan bir koklasan bak nasıl sarılacaktı o da sana.

İstemez diyorum Mehveş.

Anlasana.

Mutlu o.

Hem ben zaten ona hiç iyi anne olamadım.

Hiç iyi bakamadım ona.

Onun karşısına çıkıp

böyle bir sarılsaydın hı?

Birbirinizin kokusunu bir içinize çekseydiniz.

Bak bakalım o zaman birbirinizde ayrılabiliyor muydunuz?

Diloşum. Her fırsatta annesine kızan

seni sevmediğini, seninle ilgilenmediğini söyleyen sen değil misin?

Sahip çık evladına.

O senin çocuğun, o kadının değil.

Yerinde görmek ve deneyimlemek bize asıl amacımızı hatırlatır diye düşündüm.

Sizi de o yüzden buraya getirdim.

Etkinlik yerimiz bu küçük köy pazarı olacak.

Konuklarımızı da buraya getireceğiz.

Kadın emeğinin en doğal hali.

Süpermarket ve bakkalın rekabeti gibi.

Çok iyi anladım.

Kadın emeğini en başından desteklememiz gerektiğini anlatacağız.

Evet.

Yani ticaretin içinde olurlarsa, desteklenirlerse

bir çok gelenek de yok olmadan diğer kuşaklara geçer.

Kadınlar üretir ürettiklerinin karşılığını alırlarsa

aile mutlu olur.

Aile mutlu olursa toplum da mutlu olur.

Etkinliğimizi bu düşünce üzerine kuracağız konuklarımıza da bunu aktaracağız.

Şunu söyleyebilirim ki ben

yerinde gördüm ve hissettim.

Şimdi artık onları daha da canı gönülden desteklemek istiyorum.

Süper.

İşte konuklarımızın da tam olarak böyle hissetmesini sağlayacağız.

Ne düşünüyorsunuz?

Size güvenmekte ne kadar haklıymışım.

Bunu düşünüyorum.

O zaman hazırlıklara başlayalım.

Vakit kaybetmeyelim.

Buyurun.

İyi günler Alper Bey.

İyi günler.

De?

Sizin aramaya hiç niyetiniz olmadığı için

ben de sizi telefon etme zahmetinden kurtarayım dedim.

Bütçemiz, Alper Bey.

Bu yüzyılda alır mıyız?

Tamam hatırladım.

Elif Hanım'ın şirketiydi değil mi?

Adımı hatırlamanız çok hoş.

Funda.

Fulya.

Fulya, tamam.

Aklıma kazıdım.

Bütçemiz.

Bütçeniz.

Hemen.

Tamam.

Bütçeniz hazır Funda Hanım.

Tamam anlaşıldı.

Sizinle iletişim kurmak çok zor olacak.

Ben en iyisi Fırat Bey'le halledeyim.

Odası nerede?

Fulya Hanım, Fulya Hanım özür dilerim.

Özür dilerim tamam.

Haklısınız.

Benim hatam kusura bakmayın. Şöyle yapalım

telefi edeyim buyurun oturun.

Bir kahve söyleyeyim ben size hı?

Ha bu arada ben fırsat bulup da soramadım.

Güneş nasıl?

İyi.

Bahar Hanım'la yaptığımız görüşme de iyi geçti.

Daha sakin daha az öfkeli.

Annesiyle ilgili travmaları olduğunu

ilk önce bunu çözmemiz gerektiğini düşünüyor.

Ama ben düşündükçe sinirleniyorum.

Bu kadın bu çocuğa ne yaşattı ki bu hale geldi bu çocuk?

En çok da Hakan'a.

Bunu nasıl yaptı?

Çocuğunun annesini hiç mi tanımadı?

Hiç mi "Bu kadından anne olmaz?" demedi?

Şimdi bu çocuk bu travmalarla nasıl büyüyecek?

Ne hissedecek?

Kim bilir ruhunda ne,

ne tür yaralar açılacak?

Fırat Bey ben çok özür dilerim.

Ben kendimi kaptırdım böyle konuşuyorum kusura bakmayın lütfen.

Yok canım estağfirullah olur mu öyle şey?

Ya bence siz

Güneş için şu an ne yapıyorsunuz en iyi olanını en doğru olanını yapıyorsunuz.

Hatta bunu söylemek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama

Güneş'in gerçek annesi kimse

onun Güneş'le ilgileneceğinden daha iyi ilgileniyorsunuz Güneş'le.

Bence öyle.

Teşekkürler.

Buyurun kimi aramıştınız?

Merhaba Güneş'in kreşten öğretmeniyim ben.

Birkaç eşyası kalmıştı onları bırakayım dedim.

Teşekkür ederiz.

Alayım.

Güneş nerede evde mi?

Gelmişken onu da bir görseydim.

Tamam buyurun siz içeri geçin. Odasında ben onu çağırayım.

Teşekkür ederim.

Bugün için gerçekten çok teşekkür ederim size.

Benim için çok keyifli oldu.

Nasıl, anlamadım?

Şirket.

Ev, toplantı.

Sonra yine şirket yine ev yine toplantı.

Çok uzun zamandır açık havada bir sabah geçirmemiştim.

İyi hissetmenize sevindim.

Umarım anneniz de mutlu olur.

Eminim olur.

Güneş'çiğim bak öğretmenin gelmiş.

Güneş.

Hayatım nasılsın?

Bir su rica edebilir miyim?

Sakın korkma tamam mı?

Gel.

Gel.

Anneciğim.

Gidelim mi buradan beraber?

Benimle gelir misin?

Sana yeni kıyafetler alırım.

Yeni oyuncaklar alırım. Dondurma da yeriz beraber.

Güneş...

Güneş seni sevmiyor, istemiyor.

Sen konuşuyorsun.

Geri zekalı, aptal.

Sanki ben seni çok seviyorum.

Sakın kimseye benden bahsetme duydun mu beni?

Madem konuşmaya başlamışsın...

Buraya kadar gelmişken Güneş'i görmek ister misiniz?

Sizi görünce mutlu oluyor.

Çok isterim.

Buyurun.

Ne güzel bakılıyorsun işte burada kıymetini bil.

Ne yapıyorsunuz? Bırakın çocuğu.

Güneş iyi misin?

Keşke Güneş'e bir şey alsaydım.

Hiç sorun değil gerçekten.

Güneş.

Güneş.

Ne oldu niye ağlıyorsun? Bir yerine bir şey mi oldu?

Niye ağlıyor?

Bir şey yoktu aslında.

Demin kreşten öğretmeni geldi eşyalarını getirdim, dedi.

Sonra bir anda böyle oldu.

Ne kreşi? Güneş kreşe gitmiyor ki.

Öğretmeniyim eşyalarını getirdim, dedi.

Bakayım şuna bir.

Güneş.

Annen miydi gelen?

Tipi nasıldı nasıl biriydi o gelen?

Esmer.

Beyaz bir gömlek vardı üzerinde.

Siz gelmeden hemen önce de çıktı zaten.

Tamam güzelim.

Geçti güzelim gel buraya.

Gel buraya tamam, sakin.

Bir daha kimsenin seni korkutmasına izin vermeyeceğim.

Sana söz veriyorum bir daha seni kimse üzemeyecek.

Tamam mı?

Geçti tamam. Bir yerin acımıyor değil mi?

Tamam.

Amerika'da MBA bitirdikten sonra ülkeme döndüm.

Malum memleket özlemi.

İnanır mısınız Fırat Bey uçaktan iner inmez çayla simit yedim.

Öyle özlemişim.

E-e nasıl?

Fazla detay verme.

Fırat fazla samimiyetten hoşlanmaz.

Amerika'da

Amerika'da MBA bitirdikten sonra...

Neyse beni arar ya.

Sen ne kazanacaksın sevenler kavuşunca?

Sana ne?

Sana bir piyango vurdu, keyfini çıkar.

Gerisini fazla kurcalama.

Gel bakayım.

Kimseyi bulamadım. Daha doğrusu kime bakacağımı bilemedim.

Ben anlamıyorum bu kadın ne yapmaya çalışıyor?

Derdi ne?

Elif Hanım bakın sakin olmaya çalışın oldu mu?

Evin içine kadar girdiyse

demek ki tehlikeli biri ama kim olduğunu bulacağız, merak etmeyin.

Nasıl bir oyun oynuyor bilmiyorum ki.

Eğer bu çocuğu istiyorsa neden almıyor?

Eğer istemiyorsa neden yaşatıyor bu çocuğa bunu?

Bakın siz şimdi sakin--

Çok pardon.

Sude ne var?

Ne bu gerginlik?

Sude hiç doğru bir zaman değil sonra konuşalım oldu mu?

Seni yeni operasyon müdürü adayımızla tanıştırmak için bekliyorum Fırat'çığım.

Sude sonra tanışırım müsait değilim.

CV'si çok iyi.

Başka firmayla anlaşmasını istemeyiz Fırat'çığım.

Adama da çok ayıp oldu, lütfen.

Sude tamam geliyorum birazdan.

Elif Hanım benim mecbur çıkmam lazım.

Tabii ki.

Bizim yüzümüzden bütün işlerinizi ihmal ettiniz zaten.

Elif Hanım yani şimdi aklım sizde kalacak benim ama.

Kalmasın, biz gayet iyiyiz. Merak etmeyin Fırat Bey.

Bakın eğer herhangi bir durum olursa ya da başka bir ihtiyacınız

mutlaka haber verin olur mu?

Merak etmeyin. Ben sizi geçireyim.

Güneş'çiğim geliyorum ben tamam mı?

Güneş, <i>bye bye.</i>

Buyurun.

Kusura bakmayın işle alakalı.

Sorun değil teşekkürler.

Bir şey ister misin güzelim?

Dila.

Sakın tek kelime etme Mehveş.

Bitti bu iş. Hem de sonsuza kadar.

Efendim Fulya?

Kuzum, bütçemizi aldık hesabımıza geçti.

İyi.

Bizim de sabah toplantımız iyi geçti.

Anlatacaktım fırsatım olmadı.

A-a ne oldu ki?

Anlatması uzun.

Tamam ben de sana gelecektim zaten. Gelince konuşuruz.

On dakikaya sendeyim.

Bir şey ister misin?

Yok sağ ol.

Tamam canım.

Ben çıkıyorum.

Amerika'da MBA bitirdikten sonra ülkeme döndüm.

Sonra çeşitli şirketler.

Hepsinin referans mektupları dosyamda mevcut.

Yılmaz Bey, Sude Hanım için tamamsa benim için de uygundur.

Aramıza hoş geldiniz.

Ücret konusunu Sude'yle konuşursunuz.

Eminim sizi tatmin edecek bir ücret olacaktır.

Teşekkür ederim Fırat Bey.

Bundan sonra bu ailenin

bu şirketin bir parçası olacağımı bilmek büyük bir mutluluk benim için.

Bu mutluluk bize ait Yılmaz Bey. Tekrar hayırlı olsun.

Hayırlı olsun.

Çok teşekkür ederim Fırat Bey.

Sude, ben odamdayım.

Ay yok artık pes yani.

Yavuz hırsız resmen.

Sen kadının kocasını ayart, çocuk yap.

Sonra çocuğu terk et.

Sonra da çık kapısına gel.

Ha bir de çocuğu üz ağlat.

Şuna böyle okkalı bir küfrederdim ama

neyse.

Ben bugün biraz korktum Fulya.

Kadın evime geldi.

Bugün evime gelmeye cesaret eden her şeyi yapabilir.

Manyak işte.

Ama korkma sen.

Ya belli ki senin karşına çıkacak cesareti yok.

Ki böyle gizli saklı şey ediyor.

Hakan böyle bir kadınla...

Cezasını bulmuş.

Yapmış bir hata sonra çocuk olunca da terk edememiş belli ki.

Ben ne yapacağım Fulya?

Canım.

İşini yapacaksın.

Hayata tutunacaksın.

O meleğe de

elinden geldiğince iyi bakacaksın.

Yaşamaya devam edeceksin yani.

Yaşadıkça her şey daha da güzel olacak.

Eskiden saçlarımı ben de böyle yapardım.

Çok severdim bu boncukları.

Bitti, gel bakayım.

Çok güzel oldun.

Gel buraya.

Bakayım şöyle, gel bir dön bakalım.

Çok güzelsin.

Bence hazırız gidelim mi?

Hadi bakalım.

Vay, vay, vay valide sultan bu ne güzellik be?

Dalga geçme.

Ne münasebet canım?

Benim annem dünyadaki en güzel kadın değil mi hı?

Varsa aksini iddia eden çıksın karşıma.

Bugün çok önemli bizim için. Cemiyetin karşısına çıkıyoruz.

Ve hiçbir hatamız olmaması lazım çünkü hepsinin gözü üstümüzde.

Onun için biraz özendim tabii.

Çok güzel olmuş.

Saçlarını açsaydın ama keşke.

Öyle daha genç gösteriyorsun.

Neden Beykoz Allah aşkına? Hiç anlamadım.

Annem sürpriz.

Ne demiştik bana güveniyoruz değil mi? Hı?

Hadi.

Nasıl? Beğendin mi Güneş'çiğim?

Bak Fulya ablan da burada.

Ay hoş geldiniz.

Oy benim güzelliğime bak.

Elbiseye bak.

Nasılız?

Gergin.

Elif.

Şahane bir iş çıkarıyoruz bence.

İnşallah.

Uyuz da gelmiş.

Yakışıklı pislik.

Kim o be?

Bütün çekici adamlar böyle gıcık olmak zorunda mı ya?

Ya bu bize bir sınav mı ya?

Tebrik ederim Elif.

Teşekkür ederim.

Böyle bir varoşluk takdire şayan.

Bu saçma fikri çok mu düşündün?

Kendine gel.

Fulya.

Hayır ben hangi boyutta yaşıyorsun gerçekten anlamıyorum.

Ayazlar kimdir nasıl bir ailedir hiç mi araştırmadın?

Merak etmeyin Sude Hanım.

Sizi mahcup etmeyeceğiz.

Ay yok mahcup etmeyeceksin zaten.

Bu gidişle rezil edeceksin bizi.

Fulya ben ne yaptım?

Sakin ol şampiyon.

Sen bir dahisin.

O kadın bin yıl düşünse bu bulduğun fikri bulamazdı.

Zaten onun da kuyruk acısı bundan ya.

Hadi enerjini düşürme bak çok güzel şeyler yaptık, hadi.

Gel canım.

Bak bak şunların güzelliğine bak.

Hepsi doğal bu arada.

-Merhaba Fırat Bey. -Merhabalar arkadaşlar.

Bu organizasyon hakkında düşünceniz nedir?

Vallahi heyecanlıyız bakalım, teşekkürler sağ olun.

Ümran Hanım hoş geldiniz.

Heyecanlı mısınız?

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk merhabalar.

Ne bu böyle?

Bu, bu organizasyon değil ki.

Bu olsa olsa bir pazar yeri olur ancak.

Çok otantik ben çok sevdim.

Bu ne rezalet? Cevap versene.

Sen beni rezil mi etmek istiyorsun bütün cemiyete?

Şimdi yıllarca konuşurlar bunu.

Ümran Hanım hoş geldiniz.

Kim yaptı bu çirkin organizasyonu?

Nerede o kadın?

Elif Hanım.

Şuradaydı ben çağırayım onu.

Evet çağır.

Fazla abartıyorsun bence.

Herkes halinden çok memnun gözüküyor.

Ümran Hanım, şekerim.

Sen yok musun sen? Harikasın.

Vallahi bayıldık. Keşke bizim de aklımıza gelseydi.

Vallahi imrendim sana.

Herkese gösterdin Ümran Ayaz'ın kim olduğunu.

Çok güzel değiller mi?

Ümran Hanım bu şaheserin mimarıyla tanışmak istedi.

Geliyorum.

Güneş'çiğim sen burada oyuncaklarla oyna tamam mı?

Bak bu abla da yanında merak etme.

Size emanet.

Tebrik ederiz vallahi. Mükemmel bir fikir olmuş.

Görüşürüz.

Merhabalar, hoş geldiniz. Beni görmek istemişsiniz.

Umarım organizasyonu beğenmişsinizdir.

Biraz ilginç buldum.

Emeği direkt alıcılarla buluşturmak istedim.

Böylece girişimcilerimizi daha yakından tanırlar diye düşündüm.

Tebrik ederim o zaman.

Çok güzel olmuş gerçekten tebrik ediyorum.

Yani kendimi memleketimde zannettim.

Ben biraz etrafı gezeyim.

Tabii.

Bu o.

Aman ya rabbi.

Bana fırsat anca gelebildi.

Gerçekten elinize sağlık harika bir iş çıkardınız.

Teşekkür ederim.

Yani böyle düşünmeniz benim için çok önemliydi.

Güveninizi boşa çıkarsaydım çok üzülürdüm gerçekten.

Benim size güvenim tamdı zaten de annem

o konuda birazcık şüpheliydim açıkçası.

Ona bir şey beğendirmek gerçekten doğaüstü bir olay.

Biraz zor beğeniyor sanırım.

Biz o zoru 100le çarpalım.

Fulya.

Ortağım, aynı zamanda en yakın arkadaşım.

Öyle mi? Çok memnun oldum.

Ben de memnun oldum.

Elinize sağlık.

Teşekkür ederim.

Ah güzel yavrum benim.

Güzel kızım.

Korkma.

Korkma ben Mehveş teyzen.

Nereden çıktın sen böyle?

Allah'ın işi.

Bak.

Hadi gel benimle.

Seni bir yere götüreceğim.

Onu görünce çok sevineceksin.

Gel hadi.

Ne yapıyorsun?

Git.

Git.

Mehveş'in yanındaki küçük kız kim?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.