All language subtitles for Hijack.1971.2024.1080p.WEB-DL.DD5.1.H.264-FLUX-TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu film tarihî olayları temel alan

kurmaca bir eserdir.

Filmdeki tüm detaylar

kurgu ürünüdür.

Uçuş lideri, görev alanından çıktık.

Geri dönelim efendim.

Ne o, zorlanıyor musun?

Yok canım. Çocuk oyuncağı.

Öyle mi? Immelmann dönüşü!

Immelmann dönüşü!

Alçalıyoruz!

Ters uçuş!

Nasıl? İdare eder, değil mi?

Katlanılmaz efendim.

Başını kaldır.

Dong-cheol, manzarayı sevdin mi?

Komutanım.

Nefes kesici.

Resmen nefes kesici!

Bravo-Delta konuşuyor. Tango 1, cevap ver!

Görev iptal!

Hedef koordinatları Bölge 3-1, 10 bin fit!

Bu bir tatbikat değil!

Kosong Hava Sahası, Gangwon İli

Hotel-Lima 5208.

Kuzey Kore'ye yaklaştın.

Uçağı çevir.

5208, cevap ver! Cevap ver!

Cevap yok. Kokpite bakacağım.

KORE HAVA YOLLARI

Kaptan koltuğu boş.

Kontrol yardımcı pilotta.

Min-su?

Kimliği doğrulandı.

Yedek Hava Kuvvetleri'nden Albay Min-su.

Min-su, benim!

Sınıra yaklaştınız.

Uçağı çevir!

İstikamete bakılırsa

yardımcı pilotun amacı firar etmek.

Tango 1, uyarı atışı yap!

Anlaşıldı.

Silahlar hazır.

Hedef görüş alanında.

Uçağı çevirirsen

hepiniz ölürsünüz.

Ateş etmeyeceğim! Bir terslik var!

Sınıra 15 kilometre.

Tango 1, 5208 için durum raporu ver!

Hâlâ kuzeye gidiyor!

Kokpitte biri olabilir!

Sağ motora ateş edip

inişe zorla!

Olumsuz.

Bu bir yolcu uçağı.

Tim lideri konuşuyor.

Uçak çift motorlu.

Tek motorla inebilir. Ateş!

Sınıra 30 saniye!

Yakıt alev alırsa herkes ölür.

Hemen ateş et ki topraklarımıza insin.

Bu bir emirdir!

Tae-in, hadi! Ateş et işte!

Sınıra 10 saniye!

Ne yapıyorsun be?

Ateş et!

Çekil. Ben yaparım.

Beş saniye!

Dört, üç, iki!

Olumsuz.

Demin kimin yüzüne kapattım?

Bilmiyorum...

Sözümü kesme!

Özür dilerim. Başkanlık dedi ki

arama düşüyormuş.

İki dakika hatta kalsınlar.

Anlamadım? Tamam...

Senin yüzünden 51 vatandaşımız

Kuzey Kore'de.

Normal hızda uçan bir uçağın

motorunu vurmak çok mu zordu?

Hava korsanı,

pilota bir şey yapar diye...

Korsanlık falan yoktu!

Min-su tuhaf davranıyordu.

Onu tanırsınız.

Kuzey Kore'ye firar etmez.

Bak.

Nasıl biri olduğu

Başkan'ın umurunda mı sence?

Bir dakika kaldı.

İnandırıcı bir bahane bul.

Hepsi hayatta.

Devlet pazarlığa başlayınca...

Komünistlerle pazarlık mı edeceğiz?

"Silah arıza yaptı" diyelim.

Serkeş herif!

Dong-cheol, sen bir ay uçmayacaksın.

Tae-in, terhis edildin.

Çıkın.

Tae-in.

Kaç akraban hayatta?

Yirmi kadar efendim.

Yirmi çarpı 51 kaç?

Binden biraz fazla.

Unutma,

saçma hümanist kararın

hepsine acı çektirecek.

YS-11 mürettebatının ve yolcularının...

Gangneung Cezaevi

...ülkeye iadesi konusunda karar verildi.

İade yarın DMZ'de gerçekleşecek.

Onları aileleri...

Kim Yong-dae, çıkıyorsun.

...ve gazeteciler karşılayacak.

Ülkeye iade edilen kişiler

evlerine dönmeden önce gözaltında tutulacak

ve haklarında soruşturma yapılacak.

Geri dönüşü teyit edilen

yolcu listesi şu şekilde:

Kaptan Yoo Joon-seok...

Kar çoktan kürendi mi?

O ne?

Kimse haber izlemiyor mu?

Min-su çoktan temize çıktı.

KOMÜNİST CASUS!

Sil şunu.

Boya getireyim.

Onu ben alayım.

Young-sook!

Bu taraftan lütfen.

Yemekler müthiş kokuyor.

- Öyle mi? - Bitti mi?

- Evet, bitti. - Harika.

Kapı yeni gibi oldu.

Eline sağlık.

Joon-woo, ceketin kırışacak.

Rahat bırak onu.

Babası dönecek. Heyecanlı.

Biz de heyecanlıyız.

Yarın seninle kuaföre gidelim.

Kötü mü görünüyorum?

Aynaya bakmaya zahmet etmedim.

Young-sook,

keşke eşimin yemekleri

seninkinin yarısı kadar iyi olsa.

Açlık çekmeye hazır mısın?

Hop.

Soğutmadan ye.

Joon-woo, sen de yer misin?

- Hayır. - İstemiyor musun?

- Teyze. - Efendim?

- Cam erişte. - Tabii.

Pek iştahlısın.

Biraz daha getireyim.

- Enfes gerçekten. - Öyle mi?

Teşekkürler.

Ne için?

Bizimle ilgilendiğin için.

Ölmeden önce karşılığını ödeyeceğim.

Ne demek.

Lafını etmeye değmez.

YS-11 yolcularının dönüşü

Kore Silahsızlandırılmış Bölge

İade edilen kişilerle temas kurmayın!

Önce soruşturma yapılacak.

Onlara yaklaşmayın!

- Onu görüyor musun? - Bir dakika.

Yolcular otobüse binsin.

Aileleri araya girmesin.

Eşim niye gelmiyor?

Bu kadar mı?

Otuz dokuz kişinin hepsi bindi efendim.

Otobüsü çalıştır.

Yüzbaşı!

Diğerleri nerede?

Dinleyin lütfen!

Bugün toplam 39 kişi iade edildi!

Geri kalan yedi yolcu, iki mürettebat ve iki pilot

bugünün listesinde yok. O yüzden evinize dönün!

Bir dakika.

Niye listede yoklar, açıklamayacak mısınız?

Hadi artık!

Çalıştır otobüsü!

Merak etme. Yakında görüşeceğiz!

Efendim, listede olmayanlara ne olacak?

İade talebi reddedildi.

Geri gönderilmediler.

Unutma,

saçma hümanist kararın

hepsine acı çektirecek.

39 Yolcu İade Edildi

Kaçırılan 50 kişiden 39'u

özgürlüğüne kavuşurken

11'i Kuzey Kore'de kaldı.

İade edilen vatandaşların ifadesi

söz konusu 11 kişinin özel yeteneklerinden ötürü

tecrit edilerek götürüldüğü yönünde.

Kuzey Kore ise hava korsanı Cho Chang-hee'ye

Güney'e yönelik terör eylemleri karşılığında

iki milyon dolar

teklif ettiğini iddia etti.

Devletin aldığı önlemler,

silahlı hava...

1 yıl sonra

Sokcho Havalimanı

Bilet kalmadı!

Bilet kalmadı!

Uçak!

On.

İniş tamam.

- Park freni aktif. - Check.

Park freni aktif.

Çek.

AÇIK

Teşekkürler. İyi günler.

Teşekkürler. Görüşmek üzere.

Elinize sağlık.

Min-su...

Umarım Kuzey Kore'de güvendedir.

Baksana. Hiç solo iniş yaptın mı?

Henüz değil kaptan.

Bir yıl oldu. Diğer kaptanlar izin vermedi mi?

Siz bana bir şans verecek misiniz yani?

Bir dahaki sefere.

Ben gidiyorum.

Tabii.

Teşekkürler kaptan.

- Sağ olun. - Hoşça kalın.

Ok-soon, biliyor muydun?

Diğer pilotlar o yardımcı pilota katlanamıyor.

Neden?

Eskiden savaş pilotuymuş.

Geçen sene bir emre uymayıp

o uçağın firar etmesine izin vermiş.

Mutlaka bir sebebi vardır.

Ne sebebi?

Bence o dışlanmış biri.

Bundan eminim.

Kuzey, Kaçırılan Güneylileri

Derhâl İade Etmeli

O katsayı B, ikinin katı değil mi?

Çift sayılı bir formül.

Woochang Ortaokulu'ndan mısın?

Evet.

Memnun oldum. Ben de orada okudum.

Memnun oldum.

Benimle uçsana.

Tek uçmak eğlenceli değil.

Baksana.

Çikolata yer misin?

Tabii.

- Pardon. - Tabii.

Al.

- Teşekkürler. - İyi koşar mısın?

Evet.

Saklanıyor musun?

Hoş geldiniz.

Bana da versene.

"Umut" mu?

Güzel mi?

Deseni sevdim.

Niye ateş etmedin?

Min-su üstünmüş.

Evet.

Yolcularımızın canını sana emanet edip edemeyeceğimizi

öğrenmem gerek.

Biraz gergindim.

Min-su kokpitte diye mi?

Yolculardan ötürü.

Min-su'nun başını salladığını gördüm.

Yolcuları tehlikeye atmak

istemiyor gibiydi.

Askerî açıdan başarısızlık.

Ama ticari pilotlar öyle yapmaya mecbur.

Tabii...

Öyle bir durumda mantıklı bir karar vermek...

Mesele içgüdüler. İnsanları kurtarma içgüdüsü.

Söyleneni yapıp motoru vursaydım

herkes güvende olur muydu?

Kim bilir?

Herkes eve dönse

kimse şaşırmazdı.

Neticeye bakmak lazım.

Özür dilerim efendim.

Nerelerdeydin?

Tuvaletimi yaptım...

Yarın mı gidiyoruz?

Bir dakika. Yolu açın!

- Yapma! - Bir dakika!

Ne yapıyorsun?

Affedersiniz!

- İtmesene! - Yandım!

SOKCHO HAVALİMANI

Kapıyı açar mısınız?

Sigarayı söndürün!

Sinek gibi üşüşecekler, değil mi?

Ok-soon, koltuklar için rezervasyon almaya

ne zaman başlayacaklar?

Yakında.

Yüz metrede süren ne?

On bir saniye.

Elli değil, 100 metre dedim.

Ben de onu diyorum.

On bir saniye mi?

Olimpiyat koşucusu değilsin.

- Tünaydın... - Biletim!

Koşmayın lütfen!

Tünaydın. Hoş geldiniz.

Buyurun lütfen.

Gerçekten iyi koşuyorsun.

Tünaydın. Hoş geldiniz.

Lütfen yavaş yürüyün.

Bayağı öndeyiz.

Cam kenarına geçeyim.

Tünaydın. Hoş geldiniz.

Hanımefendi!

Hanımefendi?

Ayakkabıyla geçebilirsiniz.

Ayakkabılarınız.

Anne, ayakkabıların.

Buraya oturalım.

Ay! Kusura bakmayın.

Oraya çantamı koydum.

Nasıl ya?

Çek şunu.

Üslubunuza dikkat edin.

Büyüklerine saygı göster.

Buraya oturalım.

- Çekilsene! - Bay Park!

Affedersiniz!

Pardon. Böyle buyurun.

Uçak epey dolu.

Buyurun efendim.

- Valizlerin dibine mi oturacağım? - Evet.

Çocuğa yenildin mi?

Paltonuzu dolaba koyayım.

Teşekkürler.

Amanın. Niye kül silkiyorsun?

Efendim.

Yere kül silkmeyin lütfen.

Küllüğü kullanın.

- Flap hazır. - Flap hazır.

Çek.

Onunla uçsun!

Yasak yahu!

Ne oluyor?

Tavır yapma bana!

Uçağa sokmak yasak!

Uçağı ağırlaştıracak değil.

Ufacık bir şey.

Niye yasak ki?

Bakın beyefendi.

- Anlayışlı olun. - Pardon!

Bakın, pilot geldi.

- Ne oluyor? - Pilot bey.

Kabinde tavuk var.

Tavuk mu?

Yasak olduğunu defalarca söyledim...

Kurallar...

Kabin altında gidemez mi?

Kafesi yok.

Valizler ezer.

Hayvan getirmek yasak.

Anladınız mı?

Kızım hasta...

Lütfen kalkın. Çözeceğim.

Pilot bey.

Şu tavuğu atın da

uçak kalksın artık!

Hasta kızına yedirecek!

Bir dakika lütfen.

Anlıyorum.

Kabinde kargaşa varken kalkamayız.

Seul'e gitmek istiyorsunuz

ama otobüsler iptal.

- İstiyorum tabii. - Tabii.

- Seul'e gitmeniz şart. - Tabii.

Anlayış gösterin.

Kucağınızda dursun hanımefendi.

- Ama efendim... - Bir dakika.

Şef, bunun sorumlusu benim.

Kalkışa hazırlanın lütfen.

Uçağımız kalkmak üzere.

Lütfen kemerlerinizi takın.

Kalkışa hazırız. Lütfen yerinizden kalkmayın.

Kemerleri takalım. Sağ olun.

Önce bu kısmı kaldırın.

Rüzgâr 190 yönünde

ve hızı 11 knot.

Kalkış izni verildi.

Kalkış izni verildi.

Pist 05, Hotel-Lima 5212.

Pist açık.

Kalkışa başlıyoruz.

V1.

Dönüyoruz!

23 Ocak 1971, Saat 13.07

Bak, şu ev fasulye kadar!

Savcı oğlum sayesinde

böyle harika bir şey görebildim.

Bak.

- Dilsiz herhâlde. - Tamam.

Bulutlar çok pofuduk.

Konuşamamak sinir bozucu olmalı.

İşaret dili kullanma artık.

Utanıyorum.

Bak.

Niye burnunu çekiyorsun?

Tavuk bokundan ötürü tabii ki.

Tavuk kaka mı yaptı?

Dur!

Açayım.

Vay canına.

Amanın, yumurtlamış.

Yesene.

- Ne? - Hadi.

Ama bu çok değerli...

Niye yalnız seyahat ediyorsun?

Annem öldü. Bundan sonra

abimle yaşayacağım.

Böyle hayırlı bir evlat bırakılıp

gidilir mi hiç?

Ben şehir dışından dönene kadar

açlıktan ölmüş.

Naaşını kendi ellerimle yaktım.

Çok feci canım...

Otopilota geçeceğim.

İthal sigara. Yak bir tane.

Gerçekten mi?

Alt tarafı bir sigara.

Teşekkürler.

Bugün uçağı sen indir.

Sahi mi?

Ne kadar iyisin, görmek istiyorum.

Canımı sana emanet edeceğim.

Yiyecek içecek servisi başlıyor.

Bunlar bizim mi?

Çay, kahve ve atıştırmalıklar var.

Hanımefendi.

Kızınızla görüşmenize...

...daha çok var.

Yılan balığı sever misin?

Hiç yılan balığı yemem.

İçki olmazsa.

Yılan balığı içkisiz yenmez.

Tabii.

Gimpo'ya inince kendimize ziyafet çekelim.

İçki de içeriz.

Harika olur kaptan.

- Bomba! Bomba var! - Üç...

İki...

Bir.

Kaptan!

Kaptan, yükselin!

İrtifa kaybediyoruz!

Sekiz yüz!

Yedi yüz!

Altı yüz!

Beş yüz!

Dört yüz!

Üç yüz! İki yüz!

Böyle giderse çakılacağız. Burnu kaldır!

Tam gaz...

Kaptan, tam gaz!

Tam gaz!

Su terazisini kontrol et.

Kontrol et.

Dengedeyiz.

Tae-in, patlayan neydi?

Emin değilim.

- Yağ basıncına bak. - Peki.

Basınç iyi efendim.

Okyanusa doğru git!

Emirlerime uyarsan

kimse ölmez.

Okyanusa doğru.

İyi, tamam.

Ama önce kabinin durumuna bakmalıyım.

Lanet olsun ya!

Sağır mısın? Okyanusa git, diyorum!

Bomba patladı.

Önce kabini kontrol etmeliyim.

Bir daha gevezelik edersen dilini keserim.

Önce durum kontrolü.

Sonra nereye istersen gideriz.

Tae-in, arkaya geçip

gövdeyi kontrol et.

Ben uçağı çevireceğim.

Kontrol bende!

Üstüne basar mısınız?

- Ne? - Yardım lazım.

Çekil. Ben yaparım.

O neydi? Ne oldu?

Bir korsanlık durumu var.

Çay servisi yaparken

öndeki yolcular

bağırmaya başladı...

Ok-soon, bir şey yok.

Nerede bu silah?

Sen gördün mü?

Bulursan çok güvenli bir yere sakla.

Ok-soon, yardım etmen lazım.

Kabinin güvenliğinden

sen sorumlusun, tamam mı?

Tek başıma nasıl yaparım?

Eğitim aldın.

Kılavuza uy.

Önce deliği kapatalım.

Arkaya gidip bana ağ getir.

Şef?

Şef.

- Yardım eder misiniz? - Tabii.

Bu ne yahu...

Yavaş.

Ölecek miyiz? Her şey yolunda mı?

Durum kontrol altında.

- Yerinize dönün. - Tamam.

- O taraftan tut. - Tamam.

O tarafa sıkıca bağla.

Tamam, bağlandı.

Ok-soon, ilk yardım kitini getir.

Uçakta doktor

ya da hemşire var mı?

Doktor ya da hemşire olan?

Ha şöyle.

Bu siyasi bir mesele mi yoksa para mı istiyorsun?

Siyasetten anlamam ben.

Düz git.

Oeongchi'ye.

Sokcho bölgesindeki mi?

Memleketin orası mı?

Hafif bir batma olacak.

Bağlıyorum.

- Ah! - Lütfen canını yakmayın.

Gidip bakayım.

Dayanın.

Ok-soon, cımbız lütfen.

Bay Park...

Dayanın.

Param.

Benim değerli param...

Basınç uygulayın.

Teşekkürler.

Ok-soon, kokpite git.

Kaptana yardım et.

Pilot bey.

Nereye gidiyoruz?

- Seul'e gidiyoruz, değil mi? - Evet.

Varış noktanıza ulaşacaksınız.

Uçakta delik var.

Savaştayız sanki!

Nasıl endişelenmeyelim?

Ne dedin sen?

Bunu görüyor musunuz?

Ölmek istemiyorsanız rahat durun.

- Bunu takın. - Kesin sesinizi!

Bu uçak artık...

...Kuzey Kore'ye gidiyor.

İmdat çağrısı.

Hotel-Lima 5212.

Hotel-Lima. Uçak kaçırıldı.

Yardım çağrısı. Uçakta korsan var.

İznim olmadan telsiz kullanırsan...

...bu patlar.

Kıyıdan devam et ve kuzeye git.

Tamam, Kuzey Kore'ye gidiyoruz.

290.

İrtifa 3.000 fit, hız 240 knot.

Kolu sabitliyorum.

Güzel! Emirlerime uyun.

Ok-soon! Lütfen buraya gel.

Kaptan yaralı.

Ok-soon, çabuk!

Geç.

Gözünüz iyi mi?

İyi.

Tek gözüm kör diye ölmem.

Kuzey Kore'ye gitmeyi neden bu kadar çok istiyorsun?

Ölüme mi gidiyoruz?

Orada da insan yaşıyor.

Abim savaşta oraya götürüldü

ama subay oldu ve lüks içinde yaşıyor.

Yani bunu abine kavuşmak için mi yapıyorsun?

Bu adam Gangneung'dan uçak kaçırınca

orada millî kahraman oldu.

Kahraman Firari Cho Chang-hee!

Bu uçağı oraya götürürsem

iki milyon dolar verecekler.

Yer değiştirelim.

Neden?

Kalk işte. Hadi.

Baksana.

Sen!

O adam geri gelince

saldırıp onu haklayalım.

Saldıralım mı?

Sen...

Kaçırılırsak

ailemiz açlıktan ölür.

Ya öldürülürsen?

Orada bizim gibi tüccarlara ihtiyaç yok.

Bizi iade ederler!

Unuttun mu?

Kore Savaşı'nda polistim!

Onu nereden bilecekler?

Beyefendi, ben size yardım ederim.

Emin misin?

Komşu köydeki bir balıkçı

Kuzey Kore'ye götürüldü.

Dönmeyi başardı ama casus olabilir diye

polisin tacizine

uğrayıp durdu.

Kalkın.

Ok-soon.

Sınırı aşınca

yolcu kimliklerini yok et.

Kimlikleri mi?

Geri dönemeyebiliriz.

- Hazır mısın? - Evet.

Onu iyice bağla.

İyice bağla, dedi.

Daha sıkı. Böyle olmaz.

Kendi tarafınızdan çekin.

Siktir!

Yerine geç.

Tamam.

İleride türbülans var. Kolu sıkı tut.

Hadi!

Ne yapacağız?

Türbülansı tek başıma aşamam.

Yardım etsene!

Hayır! Lütfen!

Canına mı susadın?

Sağa!

Açıklık var.

Yardım et!

Gil-ja, çekil! Aradan çekil!

Patlayacak!

Komünist seni!

Her şey bitti adi komünist!

Komünist kokun burnumun direğini kırıyor!

Çekil!

Komünist!

Pilot bey!

Tae-in!

Senin gibi bir şerefsiz...

- Dur lütfen! - Bırak!

Yapma.

Beni öldürmeye mi geldin?

Yolculara bir şey yapma. Yalvarıyorum.

Başınızı eğin!

Eğin!

Ölmek mi istiyorsunuz?

Sen de! Diz çök!

Canıma yetti!

Lütfen yapma oğlum.

Ne dediğimi duymadın mı?

Yakında sınırı aşacağız.

İnmemiz gerek.

Lütfen dur.

Lütfen! Dur!

Kuzeye katil olarak mı gideceksin?

Lütfen dur. Yalvarıyorum.

Cezalandırılması lazım.

Pilot bey.

Kuzey Kore kimseye geçmişini sormaz.

Tamam, anlıyorum.

Yerine geç.

Ona bir şey olmayacak.

Lütfen, biri yardım etsin!

Lütfen yardım edin!

Çekil.

Yaralı var.

HAVA YOLLARI İLK YARDIM KİTİ

Lütfen yardım edin...

Hanımlar, beyler,

kaptanınız konuşuyor.

Uçağımız zorla Kuzey Kore'ye götürülüyor.

Lütfen kabin görevlisinin emrince

kimliklerinizi yok edin.

Birazdan Kuzey Kore hava sahasına giriş yapacağız.

Lütfen kimliklerinizi yok edin.

Gerçekten mi?

Ok-soon.

Beni çözer misin?

Lütfen kimliklerinizi yırtın ve bana teslim edin.

Özellikle askerler, polisler,

memurlar ve mühendisler.

Kuzey Kore'ye giriş yapıyoruz.

Lütfen kimliklerinizi yırtın.

Özellikle askerler,

polisler, memurlar ve mühendisler.

Sınırı aşıyoruz.

Savcı

Lütfen kimliklerinizi yırtın.

Özellikle askerler,

polisler, memurlar ve mühendisler.

Niye yedin onu?

Niye yedin?

İyiyim.

Kuzey Kore'de olsak bile seni koruyacağım.

Yong-dae, evde misin?

Teftişe geldik.

Yong-dae.

Kuzey Kore'deki abinle

iletişimdeymişsin.

Yok öyle bir şey!

Lütfen o komünistin adını anmayın.

Tabii!

Duydun mu?

Silahlı komünist gerillalar

başkanımızı öldürmeye geldi.

Bu komünist broşürleri niye sende?

- O ne? - Benim değiller!

Komünist herif!

Şerefsiz...

Bana bunu niye yapıyorsunuz?

Kime ne zararım var?

- Bırakın, hayatımı yaşayayım! - Pislik!

Beni rahat bırakın! Komünist değilim!

Pis komünist. Hapse girmen gerek.

Kalk!

Yong-dae!

Yong-dae!

Anne!

Anne!

Anne!

Anne!

Anne, hayır!

Anne!

Lütfen!

Anne!

Kuzey Kore'ye giriyoruz. Kimliklerinizi yırtın.

Özellikle asker, polis...

- Çözün beni! - ...memur ve mühendisler.

Bizi Kuzey Kore'ye mi götürsün?

Sınırı geçmeden bitirelim bu işi.

- Kimliklerinizi yırtın. - Lütfen.

Sizi çözmek istiyorum

ama çok korkuyorum...

Çabuk.

Kimlikleriniz lütfen.

Daha hızlı.

Bir dakika.

Çabuk.

Beyefendi, iyice yırtmanız gerek.

Kimlikler lütfen.

Çözülmüyor.

Kimliğinizi bulamadınız mı? Ben bakayım.

Hop!

Bir dakika.

Bu cebe mi koymuştunuz?

Burada mı?

Lan!

Bir yere kıpırdama.

- Ne oluyor? - Yakıt bitiyor.

Tae-in, uçağı indir.

Peki efendim.

Beni kandırmaya mı çalışıyorsunuz?

Gel, yakıt göstergesine bak.

Sınırı aştık zaten.

Kuzey Kore'deyiz.

Hayatın üzerine

yemin eder misin?

Ederim.

Kaptan, inişe başlıyoruz.

Alçalıyoruz.

Kaptan, irtifa ne?

Göremiyorum...

Tek başına inebilir misin?

Efendim, iniş anında kolu tutup

frenleri çalıştırır mısınız?

Kuzey Kore'de olmadığımızı fark edince

önce bizi öldürür.

Cidden mi?

Sıkı tut.

Bırakırsan patlar.

Delirdin mi? Daha çocuk o...

Ne?

Tekerler çıkıyor.

Ufaklık.

Ağlama.

Ağlama dedim.

Köyümüzdeki büyük çocuklar

bir ufaklığa ne yaptı, biliyor musun?

Komünistleri bulmak için

başından aşağı kaynar su döktüler.

İnanmıyor musun?

Bunu görüyor musun?

Görüyor musun?

Sıkı tut.

Ne yapıyorsun? İniyoruz!

Uçağı yükselt!

Kuzey Kore'deyiz.

Hwajinpo Gölü'nü gördüm.

O acil iniş pisti Kuzey Kore'de gibi mi

görünüyor?

Uçağı yükselt.

Yükseltmezsen senin yerine o ölür.

Özür dilerim! Ölmek istemiyorum!

Ölmek istemiyorum!

Lütfen yardım edin!

Yalvarıyorum! Ölmek istemiyorum!

Uçağı yükselt!

Lütfen yardım edin!

Yalvarıyorum.

Lütfen yardım edin! Ölmek istemiyorum!

Yükselt şu uçağı!

Lütfen efendim, ölmek istemiyorum!

Lütfen yardım edin! Beni öldürecek!

Efendim! Lütfen!

Kalkıyoruz!

Kaptan, gaz ver!

Tam gaz!

Tam gaz!

Tae-in...

Tae-in!

İyiyim...

Yeter şerefsiz!

Gözüm görmüyor.

Ona bir şey olursa

hepimiz ölürüz gerzek!

Ölmek mi? Yaşamak daha korkutucu.

Bir sonraki kurşun beynini dağıtacak!

Seni gayet iyi anladım.

Ama çocuğu içeri gönder.

Konuşup anlaşalım.

Kalk.

Çocuğum. Oğlum, iyisin...

Bir dakika.

Pilot bey.

Annem yanığımdaki

iltihabı temizlerken

"Hayatta hep sonuncu ol" dedi.

İlkokulu birinci bitirince

bir öğretmen okulu rezil ettiğimi söyledi

çünkü en zeki öğrencileri

bir komünistmiş.

Güney'de eziğin teki olan biri...

...Kuzey'de kahraman olabilir.

Pilot bey,

sen ve ben kahraman olabiliriz.

Bu ezikler için niye canını riske atıyorsun?

Kuzey Kore'de lüks içinde yaşayabiliriz.

Tamam, ne istersen yapacağım.

Ama önce yolcuları indirelim.

Acil iniş pistine ineriz.

Beş dakika sürer.

Lüks içinde de yaşasak,

kahraman da olsak

ne istersen yapacağım.

Beni aptal mı sanıyorsun?

Kalmak isteyenler kalsın.

Bu yolcuların

çok akrabası var.

Giderlerse hepsi komünist damgası yer.

Senin gibi sefalet içinde yaşarlar.

Abin için canını hiçe sayıyorsun.

Ben de öyle yapacağım.

Lütfen yolcuları indirelim.

Ne oluyor be?

Bakın, uçak!

Hava Kuvvetleri'miz!

Geldiler!

Tae-in.

Telsizi acil durum frekansına getir.

Acil durum frekansı.

...hemen geri dönün.

Yasaklı bölgeye giriyorsunuz.

Hava Kuvvetleri konuşuyor!

Güneye geri dönün.

Tango 1, uçuş yolunu keseceğiz.

Kokpite bakacağım.

Hotel-Lima 5212.

KC Hava Kuvvetleri konuşuyor.

Kısıtlı hava sahasına giriyorsunuz.

- Dong-cheol. - Uçağı çevirin.

Güneye dönün!

Tae-in.

Tae-in. Ben Dong-cheol.

Ne oluyor?

Tango filosu, uçağın yolunu kesin!

Tango 1, uyarı uçuşuna başla. Tango 2, beklemede kal.

Anlaşıldı. Tango 2, konumda kal.

- Anlaşıldı. - Uyarı uçuşu.

Ateş açacaklar.

Diyelim ki açtılar. Öbür uçak Kuzey Kore'ye nasıl vardı?

Ok-soon!

Ağlama. Hava Kuvvetleri geldi.

Nasıl?

Daha iyi misin?

Hedefin yönü 020.

Cevap yok. Yola devam ediyor.

Tango 1, uyarı ateşi aç!

Ana silah hazır.

Tango 2, çekil!

Anlaşıldı.

Silahlar!

Görüyor musun? Sınırı geç!

Motorumuzu vurup bizi indirirler.

Kaçmamız gerek.

Ben Lee Ok-soon.

Jetler kanatlarımızın arkasına geçince

- interkoma bas. - Peki efendim.

Tae-in! Cevap ver!

Dong-cheol, benim. Ateş etmeyin.

Depoya gelebilir.

Durum geçen seferki gibi değil.

Kuzey'den MiG'ler geliyor.

Bizim filo da yola çıktı.

Savaş çıkabilir.

Wonsan Hava Pisti'nden havalanan Kuzey Kore MiG'leri

Güney Kore savaş uçaklarını görür görmez vurun.

Tango 1, motorunu vurup inişe zorla!

Anlaşıldı.

Ok-soon, gel.

Pilot bey!

Pilot bey!

Motoru vuramadık.

Motoru vuramadık!

Uçağı vurma iznin var. Ateş aç!

Silahlar!

Bulutlara gireceğim.

Kuzey Kore filosu sınıra yaklaşıyor.

Kaptan, yakıt salalım.

Hiçbir şey göremiyorum.

Peşimizdedirler.

Beklemede kal.

Salın yakıtı!

Hedef görülmüyor!

Sizi vurma emri aldık.

Hemen sahile inin!

Tamam, alçalıyoruz.

- Sahile ineceğim efendim. - Tamam...

İniş teçhizatı.

Bana yamuk yapmayın!

Kuzeye gidiyoruz.

Kuzeye!

Ne yapıyorsun?

Vaktimiz yok!

Gerçekten sınırı geçecek misin?

Sınıra 50 kilometre.

FOX 2! Tekrar ediyorum, FOX 2!

FOX 2 mi?

Kuzey Kore filosu sınıra yaklaşıyor!

Hemen vurun!

Anlaşıldı!

Tae-in, FOX 2!

Uçağı döndür! Ne yapıyorsun?

FOX 2...

Füze sinyali.

Tekrarlıyorum Hotel-Lima 5212.

Bu son uyarı. Güneye geri dönün!

5212! Güneye geri dönün!

Bundan kaçış yok.

Füze bizi vuracak ve öleceğiz.

Vakit yok. Hemen vurun!

Tekrarlıyorum. Hemen vurun!

İyi bari, cehenneme yalnız gitmeyeceğim.

Tango 2, uzaklaş.

Füze hazır. Ateş izni bekliyorum.

İzin verildi. Hemen ateş et!

Anlaşıldı.

Tango 2! Ne yapıyorsun?

Çekilsene!

Bravo Delta!

Ateş emrini geri alın.

Acil inişe zorlayacağım.

Uçak kaçırılmış.

Olumsuz! Hemen vur!

Uçak kaçırılmış.

Korsan, pilotları tehdit ediyor.

Hemen vur!

Tekrar ediyorum, hemen vur!

Tango 2, çekil! Hemen uzaklaş!

Son kez söylüyorum!

Emir geri alınsın!

Emir geri alınsın!

Hedef bir yolcu uçağı!

Tae-in, bu son şansın.

Kuzey Kore MiG Filosu

- Son şansımız. - Sınıra 11 kilometre!

Sahile inelim.

Tango 1, Tango 1. Emre uy!

Annemi yiyen kurtçukları ezerken

can verdim ben zaten.

Düz git.

Tae-in.

Elinden geleni yaptın.

Sınırı aşmadan

uçağı karaya düşür.

Hiç değilse

aileleri naaşlarına kavuşsun.

Geri dönme.

Tae-in.

Geri dönme!

Sınıra 10 saniye!

- Dokuz! - Vur.

- Sekiz! - Vur lan!

Vur!

Yedi!

Altı!

- Beş! - Immelmann!

- Tam gaz! - Tam gaz!

Başınızı eğin ve sıkı tutunun!

Hotel-Lima 5212 dönüyor. Güneye gidiyor!

Güneye doğru döndü.

Vurma emrinin geri alınmasını rica ediyorum.

Kaptan, kontrolü alın lütfen.

Tae-in, ne yapacaksın?

Hiçbir şey göremiyorum!

On saniye sonra kolu çekin.

Kaptan, geri dönünce iniş yapacağım.

Dokuz...

On...

Yapacağım!

Kokpite gel.

- Kaptan. - Yanıma otur ve gözlerim ol.

Bitti bu iş!

Kuzey Kore'ye gitmem şart!

Şart!

Gitmem şart!

Dur! Sakın kıpırdama!

Kıpırdama!

Pimi yerine sok.

Lütfen buna bir son ver.

Tedavi olacaksın.

Yaşaman gerek.

Hepimiz yaşamalıyız ki

kimse senin gibi kötü muamele görmesin.

Pilot bey...

Sakın kıpırdama!

Seni uyarıyorum. Kıpırdama!

Bomba! Başınızı eğin!

Başınızı eğin!

Bomba var!

5212!

İrtifa kaybediyoruz!

Durumunuz ne? Gövde titriyor.

Tamam, oldu.

Tae-in?

Pilot bey!

Pilot bey!

İlk yardım! İlk yardım!

Pilot bey!

Beni tanıyor musunuz?

Şef!

Ne oldu?

Korsan öldürüldü!

İlk yardım!

Hotel-Lima 5212,

korsan öldürüldü!

Yakındaki bir sahile

acil iniş yapmalıyız.

Sahil 150 yönünde.

İrtifanızı koruyun.

Tae-in, gelsene!

İyiysen buraya gel!

Pilot bey! Çok kan kaybediyorsunuz!

Önce kanamayı durduralım.

Ben alayım.

Hotel-Lima 5212.

Aynı yönde devam et.

Aynı hızda devam et.

Bu ağrı kesici. Daha iyi hissedeceksiniz.

Şef!

Bombanın pimi...

Pimi arayın!

Herkes pimi arasın!

Biri üstünü örtsün!

Tamam...

Oldu.

Teşekkürler.

Şef!

Bu olur mu?

Bırakabilirsiniz.

Başardı!

Yakında iniş yapacağız.

Yerinize geçin.

Sorun yok. Gidip oturun lütfen.

5212, irtifanı koru.

Sahil 140 yönünde.

Şu anki yönünüz 150.

Kemerinizi bağlayın ve başınızı eğin!

Yardım edin.

Tae-in! Buraya gel!

Tek başıma inemem!

Tamam, geliyorum.

Pilot bey...

Bana tutunun. Kalkın.

Tae-in, kolu tut.

Tutuyorum.

Kaptan, iniş takımı arızalı.

Basınç vanası bozulmuştur.

Basamağın altında

manuel düğme var.

Üç deyince çekebildiğiniz kadar sertçe çekin!

Bir, iki, üç! Çekin!

Oynuyor!

Bir!

İki!

Üç!

Bir! İki!

Üç!

5212, çok hızlı gidiyorsun. Hız kes.

Ok-soon, hızölçer 180'e gelince

bana haber ver.

Tamam.

Geldi.

Pilot bey.

İyiyim. Lütfen inişe hazırlanın.

Peki efendim.

İnişe hazırlanacağım.

Birazdan iniyoruz! Hazır olun!

Tae-in...

Yapabilir misin?

Evet.

Güzel.

Anons yap.

Hanımlar, beyler,

yardımcı pilotunuz konuşuyor.

Sahile acil iniş yapacağız.

Darbe ihtimaline karşı lütfen kemerinizi bağlayın...

...ve başınızı eğin.

Sizi varış noktanıza ulaştıramadığımız için

özür dilerim.

Gil-ja... Niye ağlıyorsun?

Pilot çabalıyor, görmüyor musun?

Sahil 140 yönünde.

Yolunuz açık olsun.

Sahili görüyorum.

ÇIKIŞ

Ne oluyor?

O ışık niye söndü?

Motor...

Tae-in, yakıtımız bitti...

Tae-in...

Pilot bey?

Uyuyamadın mı?

Elinden geleni yaptın.

Hâlâ hayattalar.

Geri dönecekler.

Min-su da öyle mi düşünürdü?

Ben öyle düşünüyorum.

Sen hayatta olduğun sürece

ben de hayata tutunacağım.

Süzülme moduna geçiyorum.

Süzülme.

Süzülme.

Uçak!

Uçaktan inin!

Kemerinizi çözün! Uçaktan inin!

Ok-soon, burada mısın?

Evet kaptan. İyi misiniz?

- İyiyim. - Pilot bey!

Ok-soon,

önce yolcularla ilgilen.

Peki kaptan.

Tae-in.

İyi misin?

Evet.

Han-bong.

Han-bong, atla!

Arkaya geç!

- Şuna bakın! - Gidip bakalım!

Aşağıdan tutun!

Dikkat et!

Aşağıdan tutun!

Önce siz inin. Yavaş!

Canım, atla!

Dikkat edin.

Vakit geldi.

Tae-in.

Kumar oynadık ve kazandık.

Kaptan, 59 yolcunun hepsi güvende!

Pilot bey.

Pilot bey, uyanın!

Lütfen gözlerinizi açın!

Pilot bey...

Herkes yaşıyor!

Bütün yolcular yaşıyor!

İlk inişin için tebrikler.

Eline sağlık.

Tae-in...

Eline sağlık.

Başardın.

Kore Hava Yolları F-27 Uçağı 23 Ocak 1971'de

Chodo Sahili'ne zorunlu iniş yaptı.

Kaptan Lee Kang-heun ve F-27 mürettebatı

ciddi yaraları olmasına rağmen

başarıyla acil iniş yapabildi.

58 yolcu kurtuldu.

Yalnızca 22 yaşındaki korsan

ve yardımcı pilot öldü.

1969'da kaçırılan YS-11'in

11 yolcusu ve mürettebatı ise

hâlâ eve dönmedi.

Altyazıları çeviren: Bilge Gündüz

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.