All language subtitles for Evlilik Szlemesi - Wedding Agreement TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish Download
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

"Bir kadın dört şeyi için nikahlanır, ya serveti için, ya soyu için, ya güzelliği için yahut dini için. Siz, dinine bağlı olanı seçin ki sıkıntı çekmeyesiniz, eliniz ve eviniz bereketlensin." (Buhari, Hadis No: 4700)

Arya Wicaksana oğlu Biantara Wicaksana.

Bahsi geçen mehir ödendiği için...

...Abiyasa Daud kızı Btari Hapsari'yle...

...sizi resmi olarak karı-koca ilan ediyorum.

Ben, söylenen mehri ödeyerek Abiyasa Daud kızı...

...Btari Hapsari'yi karım olarak kabul ediyorum.

- Şahit misiniz? - Şahidiz.

(Bârekallah.) Allah mübarek etsin.

Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik...

...ahirette de iyilik ve güzellik ver...

...ve bizi ateş azabından koru.

Mutlak üstünlük sahibi olan rabbin, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır...

...ve selâm, bütün peygamberlerin üzerine olsun...

...ve âlemlerin rabbi olan Allah'a hamdolsun.

STARVISION SUNAR

MIA CHUZ'UN ÇOK SATAN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR.

Tari.

Sonunda.

- Çok güzelsin. - Teşekkürler.

- Ya ben? - İkimiz de güzeliz.

- Sırada bebek var. - Âmin, inşallah. Allah size de nasip etsin.

- Âmin. - Merhaba, teyze.

Tebrikler, Tari.

Üç, iki, bir.

- Bu nedir? - Evlilik sözleşmesi.

Evliliğimiz süresince geçerli.

Ne demek istiyorsun?

Sen ve ben...

Ailem istiyor diye evlendik. Aşktan falan değil.

Demek istediğini hâlâ anlamadım.

Sen kendi odanda kalacaksın. Ben de kendiminkinde.

İkinci kat. Orası benim şahsi yerim.

İnşallah oraya hiç ayak basmazsın.

Tüm ihtiyaçlarımı kendim karşılarım.

Sen de kendi ihtiyacını gidermekten çekinme.

Eşlik sorumluluğunu yerine getirmek zorunda değilsin. Gereksinimim yok.

Bir şey yapacaksan benden izin istemene Iüzum yok.

İki yabancıyız farz et.

Aynı çatı altında yaşayan.

Var mı soru?

Bu ne demek?

Belli değil mi?

En başından beri senden boşanmayı planladım.

Evlendikten bir sene sonra.

Belki haberin yok. Ben nişanlıydım.

Nişanlıma da çok aşığım. Adı Sarah.

Seninle evlenmek zorunda kaldım.

Ama uzun sürmeyecek.

Allah'ım sen affet.

Evliliğe oyun gibi mi davranacaksın?

Aileni hiç düşünmüyor musun?

Benim ailemi düşünmüyor musun?

Ben bunun için evlenmedim!

Beğenmediysen bana göre hava hoş!

Dini mahkemenin yerini biliyorsun, değil mi?

Git boşanma davası aç.

~Evlilik Sözleşmesi~

Bu altın ekmek. Küçükken başladığım bir iş.

Şükürler olsun hâlâ işletiliyor.

Şu anda küçük ölçekli ve kolay yeni bir işe başIıyoruz.

Küçük ölçekte ve kolay.

Dördüncü katta nasıI hiçbir ilerleme kaydedemedik?

Üç güne rapor elimde olsun.

Buna bak istersen...

...senin hazırladığın şey...

...mağaza çizimine uymuyor.

Açıklaman nedir?

Performansımız bu şekilde devam ederse...

...diğer işleri engeller.

- Affedersiniz. Ezan okunuyor. - Az kaldı, daha bitirmedim.

Önemli nokta, önümüzdeki beş gün...

Kendi içinizi kurmak çok önemlidir.

Affedersiniz. Namaz arası verelim.

Sadakallâhu'I-azîm.

Selamün aleyküm.

Bugün işin nasıI geçti?

Aç mısın? Sana Batavia dana çorbası yaptım.

Sana pilav getireyim. Yatmadan birkaç lokma ye.

- Havlumu gördün mü? - Dün yıkadım. Yenisini vereyim.

Yıkadın mı?

- Evet, bir dakika. - Bayan Darmi nerede?

İyi durumda değildi.

- Bütün işi sen mi yaptın? - Evet. Buyur.

Bir dahakine temizlikçi çağır.

- Sorun değil. Ben hallederim. - Sana borçlu olmak istemiyorum!

Kahvaltı hazır, hayatım.

Ekmek mi yersin meyve mi getireyim?

Kahvaltıyı ofiste yapacağım.

Ofiste kahvaltı, pekâlâ.

Bian, canım!

Sana yiyecek hazırladım. Ofiste yersin.

Senin yaptığını asla yemem. Bu yüzden zahmet etme.

Uzun sürmeyecek, söz veriyorum.

Artık evlisin, Bian. Yuva yıkan kadın olmak istemiyorum.

Yuva yıkan falan değilsin. Evlilik planımızı mahveden asıI o.

Üçüncü kişi olmak istemiyorum.

Beni seviyor musun?

Sarah, yüzüme bak.

Rica ediyorum, Iütfen.

Peki. Seni bekleyeceğim.

- Bir yıI. - Sadece bir yıI ama tamam mı?

Söz veriyorum.

Bu, Ami mi?

Ah!

Gençler!

Kayarken beni çekme diye söylemiştim.

Hadi ya! Seni kaydeden falan yok.

Ne oldu, Mi? Harikaydı. Viral olacaksın ha?

Pardon da ben Youtuber değilim. Viral olmaya ihtiyacım yok ki.

Eski kafalıdır biliyorsunuz. İnstagram'ın bile yoktur. Haksız mıyım kız?

Sadece Instagram olsa iyi. Facebook, WhatsApp, Path, Line...

Bunlara ihtiyacım yok. Bir dakika. Son model telefonuma bakın.

Tanrım, bu ne?

Bunu bilin diye söylüyorum. TıIsım gibi bir şey...

...hayatını rahat ve mutlu tutuyor.

Gönderimi kim beğenecek diye bir kaygım yok.

Var ya hepiniz sosyal medya batağına saplanmışsınız.

Hollanda sömürgesi zamanına geri dön bari. Gidelim.

Seni durduracağım! Canım telefonum benim.

- Ami. - Efendim? - Arkadaşının nesi var?

Bilmiyorum efendim. Yine masa lambası misali boynun bükmüş.

İyi madem. Ben devam edeyim.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Bu kızın neyi var?

Cetar, Cetar... Neyin var senin bakayım?

- Ne yapacağımı bilmiyorum, Mi. - Yine kocan seni üzdü mü?

Ben...

Onun istediğini mi yapsam?

Cetar. Cetar...

Sana söyledim. Ne istiyorsa yap gitsin.

O zaman ben sadakatsiz bir eş vasfına girerim.

Kendisi sadakatsiz koca davranışında ya.

Hiç ne istiyorsun dedi mi? Hayır, değil mi?

Hadi canım be, düşünmeyi bırak.

Eminim kocan şu anda o kadınladır.

Tar, bu ıstırabı unutmak için selfie çekelim.

- Telefonunun kamerası yok. - Ay vallahi unutmuşum!

Sakin ol, kızıI ötesi kullanırız.

Anlamadığına eminim. Ben de anlamadım.

Frene bas. Şimdi vites boşta. Güzel.

Tamam, bu kadar.

Harikaydın. Alışmak için biraz daha pratik lazım.

Araba kullanmayı önceden öğrenmediğime pişmanım.

Sorun yok. Hiç olmamasından iyidir.

Beş yıI, seninle odluğum zamanda...

Sana bağımlıydım her yere sen götürüp getiriyordun.

Bu yüzden araba kullanmayı öğrenmedim.

Kullanmak zorunda değilsin. Sadece mesaj at.

Senin için nereye, ne zaman olursa olsun gelirim.

Karın sanırım.

Tari.

- Efendim. - Biraz konuşalım mı?

- Hayırdır inşallah. Ne oldu? - Babam bizi yemeğe davet etti.

- Ne zaman? - Bu öğleden sonra.

- Öğleden sonra mı? - Evet.

- Ne var? Gelemez misin? - Gelirim de niye birden?

Bugün onun doğum günü.

Babanın doğum günü mü? Niye bana söylemedin?

- Şimdi söyledim işte! - Ama hediye almadım ki...

Zahmet etme! Gitmemiz, yemeği yiyip dönmemiz kâfi.

Ne zaman çıkıyoruz?

Saat dörtte.

Birkaç saat kalmış. Peki, hemen hazırlanayım.

Bir şey daha var.

Sadece annem, babam ve Kinan değil başka akrabalar da gelecek.

Mutlu gibi rol yapmamız gerekebilir.

Şüphelenmelerini istemiyorum.

- Ne yapayım? - Mutlu çift gibi davran.

Yan yana yürüme.

El ele tutuşup gülümsemek.

Peki.

Baksana. Prova yapalım.

- Ne provası? - El ele tutuşma.

Provasını yapmak zorunda mıyız?

Gülümsemeyi unutma.

Yeni evliler!

Vay be, el ele tutuşuyorsunuz!

- Evet, çok prova yaptık. - Prova mı?

Bian! Karın çok komik.

Karıcığım!

Selamün aleyküm.

Ve aleyküm selam. Benim favori çiftime.

- Yemek yedin mi? - Yedim. - Harika görünüyorsun.

- Baban geliyor, doğum gününü kutla. - Pekâlâ, bana müsaade.

- NasıIsınız, anneciğim? - İyiyim.

- Kanser hastasından hallice. - Öyle deme, anneciğim.

Ben alayım, teşekkürler.

Baba. Doğum günün kutlu olsun.

- Tari, nerede? - Annemim yanında kaldı.

Bana ver.

- Baba, nice mutlu yıllara. - Teşekkürler, Tari.

Seni burada gördüğüme çok sevindim.

Işıklı gibi yapıyorsun beni.

Baba, kıza yıIdırım muamelesi mi yapıyorsun?

Parlıyorsun demek istedin galiba.

- Öyle mi? Değişik mi oldu? - Hep öyleydi.

- Sözlüğümü değiştireyim. - Yap bence de.

- Kinan. - Merhaba.

Baksana ne kadar şeker görünüyor.

Baba ben evlenirken otelde devasa bir parti istiyorum ha.

Bian gibi camide istemem.

- Davetiye yok, yeme-içme yok- - Kinan, sus! - SıkıIdım.

- Bian, iş nasıI? - Şükürler olsun iyi gidiyor.

- Tari, senin işin nasıI? - Gayet iyi, baba. - Öyle mi?

Niye süpermarkete örnek yollamıyorsun?

- Sahiden mi? - Ciddiyim?

Şirketin internette epey ünlü.

Eğer süpermarkete ürünlerini alırsak belki senin şirket union olur.

- Unicorn baba ya! - Union, Kinan!

- Unicorn! - Babam hep böyledir.

Bir milyon dolardan fazla değeri olan...

...bir şirketten bahsediyorsun değil mi, baba? - Aynen.

- Ona unicorn denir, union değil. - Yapmayın artık.

Niye iş konuşuyorsunuz? Haydi.

- Yesene, Tari. - Tamam.

Bian başını ağrıtmıyor mu?

Yok anne. Bian asla bana zahmet vermez.

Kahvaltı olsun, akşam yemeği olsun.

Ama ben her zaman hazırlarım, dışarıda yemekten iyidir.

Gördünüz mü? Tari çok şanslı bir kadın.

Tari ne pişirirse pişirsin hepsini yerim. Değil mi, aşkım?

Tünaydınlar.

- Merhabalar. - Merhaba, amca.

- Mutlu yıllar amca. - Sağ ol.

Mutlu yıllar dilerim.

Aldi, geldin nihayet. Sağ olasın, otur haydi.

- Trafiğe mi yakalandın. - Sudirman'ın orayı bilirsin.

Baba, erken kalkmam lazım. Tari, kendini pek iyi hissetmiyor.

Tari? İyi misin kızım?

iyiyim anne. Çok özür dilerim sizden. Gitmek zorundayız.

Kinan, kusura bakma. Aldi.

- Baba. - Sorun değil, Tari'yi eve götür.

- Kendine iyi bak. - Görüşürüz.

Neden erken kalktık? Ben iyiydim, annenlerle.

Gideceğiz, yemek yiyeceğiz ve geleceğiz demiştim.

Ben yemek yemedim ki.

- Aldi yüzünden mi? - Ona fazla yaklaşma.

Neden ama? Kuzenin o senin.

Sarah'la aramızdaki ilişkiyi biliyor.

Aldi onunla görüştüğünü biliyor mu?

Hayır.

- Öyle söyledin gibi anlaşıIdı. - Bu yüzden ona yakın durmamalısın.

Şüphelenecektir.

- Ödül isterim. - Ne ödülü?

Mutlu aile pozu vermemizin mükâfatı.

İstemiyorsan boş ver.

Peki tamam.

- Sen ciddi misin? - Evet.

Nedir? Çanta mı ayakkabı mı mücevher mi?

- Benimle markete alışverişe gelmeni istiyorum. - Alışverişe mi?

Evin eksikleri var.

- Bitti değil mi? - Bitirdik.

Hayatım, araba.

Sen sür. Senin sıran.

- Hepsi senin istediklerin. - Ne istediğini bana söylemedin.

- Kendim alırım. - Şimdi nereye?

- Eve tabii. - Karnım acıktı.

Eve yemek sipariş edebilirsin.

Burada suşi yemek istiyorum. Sipariş vereyim mi?

Pekâlâ. Bunlar ne olacak peki?

- Arabaya koyar mısın? - Götüreyim sen de sipariş ver.

- Gerçekten mi? - Evet.

Teşekkür ederim.

Yarın saat dört gibi efendim. 15 Ampera Caddesi. - Peki.

Teşekkürler. Tekrar kusura bakmayın.

Halledildi.

Mühim değil. Şimdilik direksiyona geçme.

Kendini yorma.

- Seni eve bırakayım. - Önce yemek yiyelim.

- Özür dilerim. - Baksana.

- Efendim, Tari? - Alo?

- Neredesin canım? - Sarah kaza yapmış.

Ona yardım ettim. Yemek yiyip eve geleceğim.

Sarah'la akşam yemeği yiyorum.

Şu evlilik sözleşmesini konuşmalıyız.

- Nesi var konuşacak? - O kadınla görüşmen hakkında.

Sarah mı? Ne olmuş?

Onunla görüşmeyi bırakmanı istiyorum.

- Ne demek bu? - Onunla bir daha görüşme!

- Bunu yapamam. - Niye? - Neden görüşmeyeyim?

Çıktığınızı ailelerimiz öğrensin istemiyorum.

Öğrenmezler. Hep çok dikkat ediyoruz.

Canım. Evliliğimizin planlandığını biliyorum

Bunu yaşamak istemediğinin de farkındayım ama ben istedim.

Bu senin problemin, beni ilgilendirmez.

Bu evlilik yoluna samimiyetle girdim!

Çünkü evlilik kutsaldır!

Bu kutsal değil Tari. Zoraki evlilik bu.

Bana bir yıI verdin, değil mi?

Umarım bu zaman zaman zarfında...

...sana eşlik ve aile olma onurunu aşılayabilirim.

Çok fazla değil bu, haksız mıyım?

- Düşüneceğim. - Düşünecek misin?

Ne bekliyorsun ya? Yapacağını biliyorsun. Mahkemenin yerinden haberdarsın.

Razı değilsen git boşanma davası aç.

Bayan Darmi? Lütfen orayı da paspaslayın.

Orayı paspasladım, Bay Bian.

İyi, yeniden sil.

Meali benimle özel konuşmak istiyor.

Öyle mi? Yani dinlemeye izin yok.

Peki, peki.

Sadece bu seferlik istediğini yapacağım.

O kadınla artık görüşmeyecek misin?

Kalabalıkta. İnsanların görebileceği yerler.

Sözünden dönersen tazminat talep ederim.

- Anlaştık, çünkü asla olmayacak. - Göreceğiz.

- Gitmem lazım. - Dur, nereye gidiyorsun?

Teyzemle eniştem geliyor.

- Neden söylemedim. - Şimdi söyledim.

- Kalamam. - Niye?

- Arkadaşlarla sözleştik. - İptal edemez misin?

- İIk defa geliyorlar. - Selamımı söylersin.

Selamün aleyküm.

- Ve aleyküm selam. - Bizi özledin mi?

- Seni çok özledik. - Eskisi gibi yapışkan bu ya.

- Kocanın yanında utanmıyor musun? - Nereye böyle?

- Nereye gidiyorsun? - Yok, kaldırıyordum.

Siz gelmişken nasıI giderim yahu? Buraya koyayım bari.

Buyur.

Şirin ev.

- Bu valizler kimin? - Teyzenle benim.

Gece kalırız demiştik.

- Kalmak mı? - Evet.

- Peki. Buyurun hadi. - Gel. - Hadi, teyze.

- Kamera... - Bayan Darmi?

Teyze, enişte ne içersiniz?

- Ne iç- - Yapma!

- Zahmet vermeyelim. - Olsun. Onlara içecek bir şeyler getir.

- Kahve sever o. - Tamam.

Yapma şunu.

- Nerede kalmıştık? - Kahverengi örtü. - Evet.

Teyze, enişte. Benim yukarıya çıkmam lazım.

Tamam.

Yeşil olanı getirdin mi?

Tamam, kendi evinizdeymiş gibi oturun.

- Peki. - Tamam. - Bavula koymadın mı?

- Çantama da koymadım. - Gene başladın ha!

Ne yapacağız? Buraya gel.

Teyzenlere neden gece kalıyor ya?

Göndereyim mi?

Öyle demek istemedim, niye kalıyorlar?

- İki odamız var. - Öyleyse sen nerede uyuyacaksın?

Allah'ım! Eşyalarım aşağıdaki odada!

Eee?

Eğer eşyalarımı orada görürlerse...

...ayrı uyuduğumuzu anlayacaklar.

Dün biraz pirinç pişireyim dedim.

Ama pirince üç litre su kullanmışım.

- Üç litre pirinç mi? - Üç litre pirinç mi su mu?

- Üç litre pirinç! - Hay Allah!

- Üç kupa dedin ya? - Üç kupa.

- Sana yeşil örtüyü getireyim. - Sorun değil! Otur.

- Bak buna. - Suyu nasıI ölçeğini tekrar anlat.

Başparmağını ver.

- Daha iyi öğrenmen lazım. - Teyze, biraz daha içsene.

- Senin dana çorbanın tadına doyulmuyor. - Güzel mi? - Onu kimden öğrendin?

Güzel yemek yapıyorsun evladım.

Bu kadar güzelse Allah'a şükret.

Teyzenin yemeklerinin aksine.

Bizimle kalmıyorsun ya yemekleri giderek kötüleşiyor.

Tamam ya güzel.

Bian. Sence Tari nasıI yemek yapıyor?

- Güzel. - Gerçekten öyle mi düşünüyorsun?

Evet, hayatım. gayet iyi. Harika.

Hadi beraber yiyelim. Otursana.

Hadi gel. Neredeyse doyduk.

Buyur teyzeciğim.

Bu oda kimin?

Misafir odamız. Ama bazen ben de kullanıyorum.

Bian'la aranız yani...

...iyi değil mi?

Allah'a şükürler olsun.

Bian'ın ailesi beni bağırlarına bastı.

Şükürler olsun.

Endişe ettim de...

Evliliğin görücü usulüydü ya.

Eniştenle bizim gibi. Biz de görücü usulü evlendik.

- Bunu nereye koyayım. - Bana ver.

Tari, sana ailesinin vefatından bahsetti mi?

Biraz.

Jagorawi Otobanı'nda meydana geldi.

Arabalarına kamyon çarptı.

YanıImıyorsam galiba...

...Tari ortaokula gidiyordu.

Ufacıkken. Bir yıI kadar travma yaşadı.

Sonra yavaş yavaş ayağa kalktı.

Bizi çok endişelendirdi.

Eniştenle ben de ilk evlendiğimizde...

...aynı odada kalmıyorduk. - Gerçekten mi?

Ciddiyim. Uydurmuyorum.

Peki...

Siz hep bu kadar romantik değil miydiniz yani?

Evliliğimizin başında öyle değildik.

Ona biraz bile tebessüm etmezdim.

Bir süre sonra ona kalbimi açmaya çalıştım.

Enişte var ya çok sabırlı biridir.

Enişten bana sırıIsıklam âşıktı.

Üzgünken, öfkeliyken bana hep tahammül etti.

Bian, karımla ben...

...evlat sahibi olma onuruna...

...nail olmadık, biliyor musun?

Evet. Biliyorum enişte.

Bu sebepten...

...Tari'yi kendi kızımız olarak görüyoruz.

Müteşekkiriz.

Yanlış bir seçim yapmadığımıza çok sevindim.

Seni diyorum Bian.

Allah utandırmasın. İnşallah.

Eniştenin kabul...

...etmeyeceği tek bir şey var.

- Ne? - Enişten...

...boşanmak Şeytan'ın oyunu der.

Ve Şeytan boşanan çiftleri...

...sever diye ekler.

Korkunç.

Senin aksine tabii

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.

Çok şükretmek zorundasın.

Böyle sabırlı bir kocaya sahipsin diye.

Sadık, romantik.

Sizin aksinize biz evlenince ilk başlarda farklı odalarda kalırdık.

Siz aynı odada yatıyorsunuz.

Hayatım.

Bian. Bian, uyan.

Sabah namazı vakti.

Burada ne işin var?

Unuttum.

- Eniştem aşağıda seni bekliyor. - Enişten mi?

Dün camiye namaza gideceğine söz vermiştin.

Söyle evde kılalım.

Müslüman erkekler camide namaz kıImalıdır.

Müslüman kadınlar evde kılar.

Sen müslüman kadın mısın erkek mi?

Peki, tamam.

Teyzenin uzaklara gidecek gücü yok.

Ama sağIığı yerinde ya şükür. Endişelenmeye gerek yok.

Geldin demek, seni bekliyordum.

Güneş doğana dek uyuyacaksın sandım.

- Çok mu beklettim? - Fazla değil.

Ezanın okunmasına beş dakika var.

- Evet. - Ama camiye şimdiden gitmede mahsur yok.

Tamam mı? Nafile şafak namazı kılabiliriz.

- Olur mu? - Nafile namaz mı?

- Gidelim biz. - Evet. - Esselamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Tari! Nafile şafak namazı ne?

Sabah namazından önce isteğe bağIı iki rekât namaz kıIınır.

Ha doğru ya. Hoşça kal.

Hoşça kal değil. Selamün aleyküm.

Selamün aleyküm diyecektim işte.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

- Bian. - Efendim enişte?

Buraya sık sık geldiğine eminim.

Bu cami harikulade.

Bu camiye sık sık gelirim. Sıkça. Neredeyse her gün.

- Allah ne güzel yaratmış. - Müdavimiyim.

- Müdavim ha? - Evet.

- Esselamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

- Kendileri imamımızdı değil mi? - Evet.

Sesiniz...

...şifalı gibiydi. - Şükürler olsun.

- Buraya yeni mi taşınızdınız? - Hayır.

- Sizi ilk kez gördüm. - Misafirliğe geldim.

Damadımın evinde kalıyorum.

Kendisi buraya sık sık geliyormuş.

- Tanıyor musunuz? - Bian adım.

- Bian mı? - Bian. - Buranın cemaatinden.

Kapı numaram altmış beş. Arkadayım.

- Bian efendim. Altmış beş numara. - Unuttun herhalde.

Kim bilir cemaat kaç kişidir. Değil mi enişte?

- Öyle - Gitmemiz gerekiyor efendim. Görüşürüz.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Doğru gitmeliyiz.

- Görüşmek üzere. - Evet, evet.

- SağIıcakla kalın. - Aynen.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Başörtülerini ona hediye aldım.

- Bian. - Efendim enişte?

Bizi evinizde ağırladığınız için teşekkür ederiz.

Uzun uzun ve güzelce görüştük.

Rica ederim, enişte. Gelmenize sevindik.

- Güzel güzel durun. - Yine gelin teyze.

Bir şey olursa hemen bizi arayın.

- Gidiyoruz artık. - Sizi görmek güzeldi.

- Hadi. - Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam. - Varınca arayın.

Tamam, ararız.

- Şimdi ödeştik. - NasıI yani?

Babamın doğum gününde iyi karıyı oynadın.

Ben de onların yanında iyi koca numarası yaptım.

- Ben rol yapmadım hiç. - Neyse ne. Ben gidiyorum.

- Nereye? Futsal oynamaya mı? - Sarah'la görüşeceğim.

Allah'ım sen bilirsin.

Aynı odada kaldık diye gerçek karı-koca olduk mu sandın ya?

Evlilik anlaşmamız var unutma.

Sadece bunu beklemiyordum.

Ahmad Bey'e motive edici sözleri için teşekkürler.

Şimdiyse kendi işi kızarmış ekmek üretimiyle...

...en beğenilenlere giren biri var aramızda.

İşte, Btari Hapsari!

Btari Hapsari!

Btari Hapsari!

Nesi var bu kızın?

Sıra sende kuzum! Hayal kurmayı kes!

- Al. - Özür dilerim.

- Allah'ın selamı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. - Sizin de!

Tari, Tari! Bana kendimi kötü hissettirdin.

"Btari Hapsari!" deyip durdum. Sense beni duymadın.

Bu kafamı nereye saklasam ki?

Biliyorum, özür dilerim. Aklıma takılanlar vardı.

Gene kocan mı?

Onu görürsem var ya... Tokatlayacağım!

Aslında...

Geçen ay işler biraz daha iyi gidiyordu tam...

Daha iyi mi? Yok artık!

İyi değilmiş! Öyle olsa seslendiğimi duyardın.

Duymadın bile daha kötü bu!

Başıma ağrı sokuyorsun.

Aldi.

Kızarmış ekmek sektörü mensubu başarıIı iş kadını.

Tanıştığımıza memnun oldum, Ami ben. BaşarıIı Tari'nin yakın arkadaşıyım.

- Değil mi, Tari? - Ben de Aldi. Bian'ın akrabasıyım.

Bekâr mısınız? Burada yalnız mısın yoksa biriyle mi geldin?

Ta buralara kadar bayandan işi öğrenmek maksadıyla geldim.

Adam yakıyor.

Yani öğrenme ışığınız hemen göze çarpıyor.

- Değil mi, Tari? - Evet. - Arkadaşının büyük bir hayranıyım.

Kendi işini güzelce eline almış.

İşinde o denli başarıIı ama yüzünden düşen bin parça, yazık cidden.

Ne demek istiyorsun?

İnşallah kuzenim seni üzmüyordur.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Tari.

Kocandan boşanırsan ben kuzeniyle evlenebilir miyim?

Çok tatlı.

Tari! Ne yapayım, çok yakışıklı!

Sadakallâhu'I-azîm.

Aman Allahım! Hayatım! Canım, neyin var?

- İyiyim sadece biraz başım dönüyor. - Ateşin var.

Yukarı çıkmana yardım edeyim. Gel.

Hadi. Az kaldı.

Hayatım, gömleğin ıslanmış. Değiştireyim mi?

Battaniye.

Önce gömleğini çıkar, ateşin daha da çıkar yoksa.

Düzgün oturamıyorsan ben yardım edeyim.

Değiştirmene yardım edeceğim.

- İzin ver. - Kendim yaparım.

- Soğuk kompres ister misin? - Komprese falan gerek yok.

Bismillah.

Canım.

Bian, canım.

Sabah namazı zamanı.

Hastaların namazı kıImama hakkı yok mu?

Namaz nefes aldığımız sürece vazifemizdir.

Uyuyorum ya.

Abdestini al. Uykun açılacaktır.

Tamam mı?

Sabah namazında uykun var ama telefona bakarken yok.

- Ofise hasta olduğumu bildirdim. - Hastaneye gidelim mi?

Hayır. Biraz ateşim var yarına bir şeyim kalmaz.

Lapan.

Neyin var? Kötü mü olmuş?

Güzel. Yiyecek halim yok.

- Ben yedireyim mi? - Olur.

- Neyin var? - Hiç.

Ben bakarım.

Buyurun?

Bian burada mı?

- Bian mı? - Evet, Bian.

İsminizi rica etsem. Ona haber veririm.

Ben, Sarah.

Kusura bakmayın. Onu görebilir miyim acaba?

Lütfen bekleyin, onu çağırayım.

- Ne vardı? - Efendim, misafiriniz var.

- Kimmiş? - Bilmiyorum, efendim.

Tari hanım bana söylememi emretti.

- Tari nerede? - Biraz çıkacağım dedi.

- Nereye gitti? - Bilmiyorum ki.

- Sarah! - Bian!

- Sen... - Seni çok merak ettim. - Ben iyiyim.

- Yardım edeyim. - Çok özür dilerim.

- Kazaydı. - Mühim değil.

Otursana.

Burada ne arıyorsun?

Bugün ofise gelmeyeceğini duydum.

- Hasta mısın? - İyiyim.

Ateşim vardı ama şu anda iyiyim.

- Buyurunuz! - Teşekkürler. - Vazifemiz.

Allah'ım! Niye böyle yapıyor?

- Ne yapıyor bu kadın? - Özür dilerim.

- Önemli değil. - Sen iyi misin?

İyiyim. Çok daha iyiyim.

Nerelerdeydin?

Kendi hazırladığın evlilik sözleşmesini okumadın mı?

- İzin almak zorunda- - Telefonun da kapalı. Şarjın mı bitti?

- Seni ilgilendirmez. Dinleneceğim. - Bitirmedim! - Ne istiyorsun?

- Nereye gittin bilmek istiyorum! - Başka kadınla meşgul değil miydin?

Sarah'ın gelmesini ben istemedim!

Arkadaşlardan hasta olduğumu duymuş!

Umurumda değil! Burada karı rolü yapan biriyim!

Ona bir daha gelme dedim! Rahatsız olduysan özür dilerim.

Duymak istemiyorum. Gelir gelmez, umurumda değil.

Ben buradayken yapma.

- Tari! Nereye gidiyorsun? - Dışarı çıkıyorum.

- Nereye? - Bandung'a.

Bandung mu? Ne demek bu? Ailemle buluşacağız.

- Aile buluşması ha? - Bugün aile buluşması var.

- Niye bana söylemedin? - Söyledim ya.

- Ne zaman? - WhatsApp'den attım. - Göster.

- İşte. - Hani?

Unutmuşum. Bandung'da bu kadar önemli olan ne var?

- Öğleden sonraya kadar seminerim var. - Ertelesen. - Olmaz.

Orada bir müşteriyle randevum var.

Bu arabayla mı? Sen mi kullanacaksın?

- Evet. - Hayır, olmaz.

- Neden? Niye kullanamam? - Bu araba oraya layık değil.

Ne demek layık değil? Hep onunla gidiyorum. Gayet de uygun.

Öyleyse sana yalvarıyorum. Ben senin kocanım.

İslam dininde kadın, kocasından izinsiz bir yere gidemez.

Şimdi de dinden bahsediyorsun. Aklın neredeydi?

Aramızdaki durumu annenin anlamasından mı korkuyorsun?

- Kontörüm kalmamış. - Yapma ya, çok hazırlıksızsın.

- Ne yapsam ki? - Dışarı çıkıp diğer sürücülere sor.

- Sen sorsana. - Olmaz. Süslenmişim.

Utanırım. Sen sor. Acele et. Kornolar susmuyor.

- Peki, peki. - Dışarıya çık ki gidebilelim.

Kontör, kontör! Beni mahcup etme, Tar!

Niye gitmiyorsunuz?

İnsanlar bekliyor, çabuk!

Affedersiniz efendim! Katınızı okutabilir miyim?

Tipik Endonezyalı! Bir dakika.

Buyur. Sakın kaçma.

Fotoğrafın burada. - Ödemesi.

Şansa bak, çok verdi.

- Teşekkür ederim. - Evet, evet.

Adam fazla hassastı.

Bismillahirrahmanirrahim.

- Allah'ım! Ne oldu? Ne oldu? Of! - Bu ne? Bence bir şey oldu.

- Allahım yarabbim! - Tövbeler olsun!

- İnmiş! - Ne hoş, lastik patlamış!

- Kocanı ara hemen! Onu ara! - Olmaz!

- Niye olmaz, Tar? - Giderken ondan izin almadım.

Allahım Tar ya!

Giderken kocandan izin almazsan...

...böyle olur işte, of!

Bu ne Allah'ım?

Bu duman ne Allah'ım? Tar! Of be!

Kocamın müsaadesini almalıymışım.

Buyurun Iütfen.

Baksana.

Tari nerede?

Bandung'a mı gitti?

- Nereden biliyorsun? - Elbette haberim olur.

Seminerlerine hep katıIırım.

Bian. Karın başarıIı bir girişimci olduğu için gurur duymalısın.

- Üzerine vazife değil. - Sarah'tan ne haber?

- Ne olmuş ona? - NasıI acaba?

İyidir. Niçin bana soruyorsun?

Çünkü onunla hâlâ görüşüyorsun.

- Tari'ye hiç üzülmüyor musun? - İşime karışma!

- Anladın mı? - Sakin ol, birader!

Merhaba, Aldi.

- Tari nerede? - Merhaba.

- Tari nerede, canım? - Kavga etmiyordunuz inşallah.

- Onu nereden çıkardın? - Tari nerede peki?

Bir makalede okudum.

Evli çiftler aile ziyaretlerine yalnız katıIırlarsa...

...bu aralarındaki ilişki sarı kartta demekmiş.

Kırmızı kart daha beter ya.

- Ona takıImayı kes. - Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Gördün mü? İnsanlarla dalga geçilmemeli.

Aynen Kinan. Hep masumiyet karidesine bakmalı.

Masumiyet karinesi baba!

- Yine mi yanlıştı? - Aynen öyle.

Özür dilerim, geciktim. Size kek aldım.

- Teşekkürler, Tari. - Teşekkür ederiz.

Yiyelim.

- Hadi. - Seninle geliyorum.

- Sen nas- - Hiç sorma.

İznin olmadan çıkmamalıydım.

- Tari? - Günaydın. - Günaydın.

Pankek ye, hayatım.

- Çok ilginç? - Ne?

Sen... Başörtünü takmamışsın.

- Güzel durmuyor mu? - Güzelsin.

Hafta sonu planın var mı?

Bir yere gitmeyeceğim. Ne oldu?

- Hakkımı talep ediyorum. - Ne hakkı? - Tazminat

Tazminat mı? Ben sözümü tutmamazlık etmem.

O kadını herkesin içinde görmemek kuraldı.

- Evimiz öyle bir yer. - Gelmesini ben istemedim.

Hayır dememelisin.

İyi madem. Talep nedir? Ne istiyorsun?

- Benimle gel. - Nereye?

- Gezi. - Lunapark mı?

Sence ben çocuk muyum?

- Bugün pek mutlusun bakıyorum. - Öyleyim evet.

Allah'a şükür.

Mutluluğun oldukça kolay.

Shinkansen trenine bindirip seni Japonya'ya götürmem gerekmiyor.

Ya da Tube Londra'ya. Cakarta kâfi.

- Tari. - Sana bir hikâye anlatayım mı?

Elbette. Ne?

Başlangıç. Sarah'la ilk tanışmamız.

Onunla üniversitede tanıştım. O muhasebe bende elektik mühendisliğindeydim.

İktisat fakültesinde tanıştık ama. Aldi orada okuyordu.

Ona yaklaşmaya çalıştım. Hep beni reddetti.

Altı ay kadar sonra çıkmaya başladık.

Görüşmeye başladık işte. Anneme söylemek istedim.

Sarah'ı eve getirdim.

Annem onu hiç sevmedi.

Meğerse annem en yakın arkadaşının kızıyla...

...bana bir evlilik ayarlamış.

Sonra annem hastalandı.

Kemoterapi görmeye başladı.

Çok korktum, Tari.

Tek düşündüğüm annemi nasıI mutlu ederim de...

...durumu biraz düzelir oldu.

Ne dilerse yaparak.

Buna... Seninle evlenmek dâhil.

- Gerçeği bilmeme gerek yok. - Ama bu önemli.

Senin bilmen önemli.

Çünkü şu anda...

Cidden kafam çok karıştı.

Kafan karışmasın.

Zamanımız yakında dolacak.

Kalan vaktimizde...

...eğlenelim ve...

...sana sadık bir eş olayım istiyorum.

Artık sen sür. Kadın özgürleşmesine ne diyorsun?

Kadınlar özgürlük talep ediyorlar ama sorumluluk almıyorlar.

- Özgürlük meselesi böyle işlemiyor. - Öyle mi?

Bu, kadınların erkeklerle aynı olacağı anlamına gelmez.

Sen hamile olmak ister misin? Sür şunu.

Sen sürsene. Orada ayakkabı bakacağım.

- Lütfen. Birazcık, olur mu? - Peki.

Tari.

- Biraz konuşabilir miyiz? - Alışveriş yapıyorum.

Biraz, fazla uzun sürmez.

Burada karşılaşmak ne tesadüf.

Tesadüf mü?

- Bian'la ben- - Her şeyi biliyorum.

Gerçeği biliyor musun yani?

Mâzin umurumda değil.

Evlilik yemini ettiğimizden beri o benim kocam.

Kocam, gerçek karısına sadık olsun yeter.

Düşündüğün gibi değil.

Seni incitmek istemiyorum.

İkimiz de kadınız. Gönül yarasını iyi bilirim.

Onunla hâlâ niye görüşüyorsun öyle madem?

Anlamanı umuyorum.

Bian'dan duydum şimdi senin açıklamanı dinlemek zorunda kaldım.

Yine de...

Yaptığın doğru değil!

Sonunda buldum. Sadio Mané olanları eskimişti ya-

Tari?

- Tari, hayalet görmüş gibisin! - Hayalet gördüm zaten!

- Ne demek istiyorsun? - Boş ver.

Hadi.

İş hayatında...

...Hindistan cevizi sütü felsefesini uygularım.

Hindistan cevizi sütü hemen olmaz.

Uzun süreç gerektirir.

Cevizin ağaçtan düşmesiyle başlar.

Kesilir, rendelenir.

Süt elde etmek için su eklenir.

Faydalı olması için pişirilmesi lazımdır.

Rendang'a, körili tavuğa koyulur.

Tavuk güvecine. Hindistan cevizi sütü misaliyiz.

Potansiyelimizin ortaya çıkması için...

...zor ve uzun bir süreçten geçmemiz gerekir.

Bu süreç Allah bizden nefret ettiğinden değildir.

Allah'ın bizi sevmesindendir.

Rabbim insanlara faydalı birer...

...Hindistan cevizi sütü haline gelelim gayesinde.

- Teşekkürler. - Çok teşekkürler.

- Sağ ol, abla. Esselamün aleyküm. - Hepinize ve aleyküm selam.

- Teşekkürler, teşekkürler. - Sen de mi gelmiştin?

- Daha da harikaydın. - Gerçekten mi?

- Yalnız mı geldin? - Bekârlık müessesi.

Nereye gidersem gideyim yanımda kimse olmaz.

Öyleyse elini çabuk tutup evlen.

Bu zamanda... Üçüncü kişi olmak zor.

Hey, Aldi! Allah'ım!

Öyle mi? Bir tanen falan yok ha?

- Ami! - Broşür demek istedim.

Broşür aldın mı? Buyur. Sen de al.

Çok yakışıklı be!

Broşür dağıtmayı bitirdin mi?

Ay, unutmuşum! Affedersiniz.

Sen var ya...

Arkadaşımın kusuruna bakma.

- İşin nasıI? - Şükür iyi.

İşte danışmanım olmanı istiyorum. Olur mu?

Başlangıç vesairesini öğrenmek istiyorsan...

...seni uzman bir arkadaşla tanıştırayım.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Gidelim.

Müsaadenle. Selamün aleyküm.

Ve aleyküm selam...

- Aldi niye oradaydı? - Eğitimime katıIdı

Birkaç sefer geldi.

- Buna hakkı var mı? - Tabii, herkese açık.

- Onunla sık sık mı irtibat halindesin? - Arada sırada.

- WhatsApp’da peki?

- Evet konuştuk. - Niye ki?

- Aldi, senin kuzenin. - Onu sevmiyorum dedim.

- Sevmiyorsan bir nedenin olmalı. - Sadece ondan hoşlanmıyorum işte!

- Kıskanıyor musun? - Ne diyorsun sen?

Kıskanıyorsun, değil mi?

Kıskandıysan söyle gitsin.

Buraya kadar getirdiğin için teşekkürler.

Ne diyorsun? Yabancı değiliz sonuçta.

Pekâlâ, ben eve gideyim.

- Sela- - Selamün aleyküm.

Ve aleyküm selam.

Abi. İşten mi geliyorsun?

Bana müsaade artık. Acelem var.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

- Eve erken gelmezdin hayret. - Burada ne arıyordu?

Annemlerden geliyor.

Annem buraya bir şey getirmesini istemiş.

- Neden annem benden istememiş? - Bilmiyorum.

- Ne zaman geldi ki? - Az önce.

Çok olmamış ama ikramlar yapıImış.

- Muz kızartıyordum geldiğinde. - Eve ne kadar sıklıkla geliyor?

Bu ilkti. Evdeyken ne yapıyorsun bilemem.

Belki ben yokken eve hep adam alıyorsundur.

Hayatım. Kendin ben evdeyken kadın getirdin diye...

...beni de mi aynı sanıyorsun? Ben o kadar bayağı değilim!

- Tari. Yine mi dışarı çıkıyorsun? - Evet

- Bu saatte nereye? - Ami'ye gidiyorum.

Evde şüphelenilmekten iyidir.

- Ami'yle nereye gideceksin? - Sinemaya.

Benimle burada film izle.

Film izlerken mısır yerine çorba içmeyi tercih ederim. Ya sen?

Öyle diyorsun ama hep Ami'yle sinemaya giderim.

Onunla her zaman film izlersin.

Ya kocanla? Her gün değil, haksız mıyım?

Koca mı?

- Niye gözlerini kapatıyorsun? - Hiç.

Söyle. Sen hiç biriyle...

- Ne? - Yapmadın mı bunu hiç?

- Ne? - Hiç bunu yapmadın mı?

- Ne diyorsun, Bian? - Soruyorum sadece.

- İzlemiyorum! - Hey!

El ele tutuşma peki? Onu hiç yaptın mı?

Babamın doğum gününde rol yaparken ilk kez el ele tutuştum deme!

Ben rol yapmıyordum. Biz karı-kocayız değil mi?

- Sen amma da masumsun. - Ne diyorsun sen?

Uzun zamandır başörtülüyüm.

Bir erkekle çıkamam, el ele falan da tutuşmam!

Uyumaya gidiyorum!

- Başka film izleyelim mi? - Efendim?

- Başka bir film izleyelim ister misin? - Acıktım ama ben.

Bu sefer ben pişireyim.

- Yapabilir misin? - Yaparım.

Tadı harika.

Güzel değil mi? Baharatları kararında.

Sence sonunda beraber olacaklar mı?

Böyle bir romantik komedide tabii başroller kavuşacaktır.

Hiç olmaz bir havaalanı yakalamacası olur. Demedi deme!

- Havaalanı kavuşması çok romantik. - Biraz abartı.

- Nesi abartı? - Elbette öyle.

Havaalanı kocamandır. Kolayca birbirlerini bulamazlar ki.

Gerçek hayatta...

...yüzde bir ihtimal falan ancaktır.

Allah isterse olur.

Burada filmden bahsediyoruz.

Bak. Eğer bir gün ayrıIırsak...

...ellerimi kaldırıp dua edeceğim.

Allah bizi bir araya getirsin diye.

Zira rabbim...

...gönlünden gelerek ellerini kaldırmış dua eden kullarını reddetmeye utanır.

Kolay olmayacağına eminim.

Kim o?

- Hiç kimse. - Önemlidir belki. - Sonra ararım.

Sarah'sa sorun değil. Alışkınım.

Alo?

Ne oldu hayatım? Hayırdır canım?

- Tari? - Aldi?

Burada ne arıyorsun?

Bian'a eşlik ediyorum.

Arkadaşı kaza yapmış da.

- İçeri girmeyecek misin? - Sorun değil. Burada kalayım.

Bian!

Bian! Ben bir motosiklete çarptım!

Sürücüye ne oldu?

- Sakin ol. - Ona ne oldu?

Sakin ol. Ben her şeyi hallettim. Endişelenmene gerek yok.

Başını ağrıttım özür dilerim.

Önemli değil, sakin ol.

Haklıydın. İyice öğretmenden araba kullanmamalıydım.

- Sorun yok. - Yanımda kalsan olur mu?

Hiçbir yere gitme. Çok korkuyorum.

- Peki. - Teşekkür ederim.

- Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

- Bu bavul nedir? - Benim.

Senin bavulun mu? Nereye gidiyorsun?

Bir süreliğine gidiyorum.

Bir süre ne demek?

- Enine boyuna düşünmem lazım. - Tari.

Sarah'ın ailesi yok, yapayalnız.

Her gece kalbinin ısınması için dua ediyorum.

Ama artık çok yoruldum.

Sen var olduğun halde yalnız mücadele ediyorum.

Hep o kadına geri dönüyorsun.

Ne yapsam ne etsem sen gene o kadına gidiyorsun.

- Anlıyorum ama- - Sana âşık olmasaydın...

...belki bu kadar can yakmazdı.

Seni sevmeye ne zaman başladım hatırlamıyorum.

Belki evlilik yemini ettiğim o gündür.

Belki babamın doğum gününde el ele tutuştuğumuzda.

Belki alışverişe gidince.

Belki de Cakarta'daykendir.

Tek bildiğim şey...

...seni seviyorum, hayatım.

- Sen gerçekten- - Seni seviyorum, Bian.

Lütfen Tari. Beni seviyorsan burada kal.

Beni dinle ve gitme.

Bunu konuşup bir çözüm yolu bulabiliriz.

O kadını benim için bırakır mısın?

Sen cevap bulana kadar gidiyorum.

Tari.

Tamam. Hadi çabuk olun. Sakın unutmayın öncelik güvenlik.

- Plana uyacağız. - Daima uyun.

- En kalitelisini kullanın. - Baş üstüne.

Bu yer içinse...

Namaz arası verelim. Haydi, namaz vakti.

Nerelerdesin, Tari?

Bir sıkıntın var mı? NasıIsın?

Neredeyse bir hafta oldu. Ne yapıyorsun? Çorbanı özledim.

Çorba nasıI?

Güzel.

- Ama onun yaptığına değişmem. - Kimin yaptığına?

- Kimin yaptığına dedim ya. - Hiç kimse.

Sarah, benim...

Sarah, seninle bir şey konuşmam lazım.

Ne hakkında?

- Bizimle ilgili. - Biz mi?

Tari'den boşanamam.

Ne?

Evliliğime devam etmek istiyorum.

- O kadından boşanmayacak mısın? - Ona âşık oldum.

Âşık mı oldun? Bian?

Oldu işte. Her gün onu görüyordum.

Çok iyi biri. Bu duyguya engel olamadım.

Bana söz verdin!

Bian!

Hayır, Tari'yi incitmek istemiyorum.

Bian. Ben seni uzun zamandır bekliyorum bana muamelen bu mu?

Öyle mi? Bian!

Bian, cevap ver! Bana böyle davranma!

Seni bekledim ben! Hak mı bu?

Seni bekliyordum, Bian! Bian!

Kızım? - Özür dilerim teyze. - Niye özür diliyorsun?

Neden özür diliyorsun?

Ağlamak istiyorsan mahsuru yok, gayet normal.

Enişten de bazen ağlar.

Ne? Tamam, ağlarım.

Bize evliliğinden hiç bahsetmedin.

Çünkü...

Endişelenmemizi istemedin, haksız mıyım?

Aile üyelerinin sorunları olması normaldir.

Öyle valla.

- Ama yüzleşmek zorundayız. - Kaçma.

Kaçınca problem daha da büyür.

Anladın mı? Sana bir şey diyeceğim.

Dişi kuş olarak...

...sorumluluğumuz var.

- Bu... - Kocana hizmet etmektir.

- Benim gibi değil mi? - Ne?

- Yemeklere ne oldu? - Ay, aklımdan çıkmış.

İşte, işte.

Kızım, yeter ağladığın.

Tari!

Tari!

Seninle evlenmemeye karar verdim.

Ciddi misin?

Sevinmedin mi?

Sarah, özür dilerim.

Hepsi benim hatam.

Hepsi senin kabahatin, Bian!

Artık gitmene gerçekten izin verdim.

Evleniyorum.

Düştüğümde hep yanımda olan biriyle.

- Kim? - Onu uzun zamandır tanıyoruz.

Aldi mi?

Üniversiteden beri bana âşık.

Duygularını saklamada iyidir.

Çok teşekkür ederim. Teşekkürler.

Kuru teşekkür mü alacağım?

İkramda bulunmayacak mısın?

Bağırıştan sonra acıktım.

Sana bir şeyler hazırlayayım.

Eskiden yaptığın erişteden istiyorum.

Memnuniyetle.

Bian, erişte için teşekkürler.

- Rica ederim. - Gitmem lazım.

Tekrardan sağ ol, Sarah.

Neden özür diliyorsun ki?

Güle güle.

Tari!

Tari!

Tari!

Tari, kapıyı aç! Açıklayabilirim!

Tari! Tari! Her şeyi yanlış anladın!

Tari!

Tari!

Nerede o?

Kaykay süren kız.

Ami! Mi!

- Ami! - Umurumda değil!

Sakın beni çekme! Viral olasım yok! Kaybol!

Mi! Ami! Ami! Ami!..

Neden hep düşmek zorundayım?

- Mi! Mi! - Ne oluyor?

Niye kaçtın?

Kesinlikle Tari'yi soracaksın, değil mi?

Mi, Iütfen. Başka kime soracağımı bilmiyorum. Telefonu kapalı.

Güzel. Bu senin cezan.

Karısına zalimlik eden kocaya ceza. Sana.

Mi. Ben onu seviyorum, o da beni seviyor.

- Ayrılalım mı istersin? - Ne âlâ.

Amaç bu zaten.

- Kızı üzmektense boşanmalısın. - Mi, bu kez eminim.

Senin arkadaşına aşığım. Mi, Iütfen onu yerini söyle.

- Havaalanında. - Nereye gidiyor?

Denizkızı olmak için denizin dibine. Rengârenk balıklarla yüzmeye. Git bul onu.

Ciddi ol, Mi. Mi, ciddiyet.

Dini mahkemeye gitti.

- Mahkeme mi? - Evet.

- Neden? - Boşanmaya.

Video mu çekecek sandın?

Nereye gidiyorsun?

Gene sen! Allahım!

Eğer bir gün ayrıIırsak...

...ellerimi kaldırıp dua edeceğim.

Allah bizi bir araya getirsin diye.

Zira rabbim...

...gönlünden gelerek ellerini kaldırmış dua eden kullarını reddetmeye utanır.

Bian, canım?

Nereye gideceğimi bilemedim.

Hangi mahkemeye gitsem bilemedim.

Artık anladım.

Seni seçiyorum.

♫ Apakah cinta... ♫

Lütfen karım ol.

Ben senin karın değil miyim?

Bu defa gerçekten karım ol. Tamam mı?

Beni sadece sen daha iyi biri yaparsın.

Bir tek sen.

- Ayağıma bastınız! - Özür dilerim.

Bu ne olacak?

♫ Kuselalu di sudut hatimu ♫

♫ Cinta itu pasti nyata ♫

Yönetmen ARCHIE HEKAGERY

♫ Yang nyata itu rasa cinta ♫

♫ Mengertilah oh arti cinta ♫

♫ Berbagilah rasa cinta ♫

♫ Cinta itu pasti nyata ♫

♫ Yang nyata itu rasa cinta ♫

♫ Mengertilah oh arti cinta ♫

♫ Berbagilah rasa cinta ♫

Mi, bu kez eminim. Senin arkadaşına aşığım.

Mi, Iütfen onun yerini söyle.

- Havaalanında. - Nereye gidiyor?

Denizkızı olmak için denizin dibine. Rengârenk balıklarla yüzmeye. Git bul onu.

Ciddi ol, Mi.

Dini mahkemeye gitti.

- Mahkeme mi? - Evet.

- Neden? - Boşanmaya.

Video mu çekecek sandın?

♫ Jawabnya cinta ♫

♫ Kuselalu ada di sudut hatimu ♫

♫ Cinta itu pasti nyata ♫

♫ Yang nyata itu rasa cinta ♫

♫ Mengertilah oh arti cinta ♫

♫ Berbagilah rasa cinta ♫

♫ Cinta itu bahagia ♫

♫ Cinta itu oh tertawa ♫

♫ Cinta itu yang tentukan ♫

♫ Kita akan bahagia... ♫

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.