All language subtitles for Hercai.S03.E13_(51._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müzik)

Sen!

Ben ya!

Ne yaptın ona?

Ben bir şey yapmadım.

Ne yaptıysan...

...sen yaptın ona.

Nerede?

Ne o?

Çok mu göresin geldi?

Bırak saçmalamayı!

Dilşah'ı vermek için ne istiyorsun?

Kendini öldürmeni!

(Gülüyor)

Ölümünün bu kadar kolay olacağını zannettin...

...he Azize.

Olmayacak.

Öyle hesabı ödemeden gitmek yok.

Önce ödeyeceksin...

...sonra öleceksin.

Dilşah nerede?

Diyorsun ki sadede gelelim.

Olur.

Gelelim.

Önce benim dediklerimi yapacaksın.

Bir...

...gidip soyadını mahkemede bırakacaksın.

Benim aile adımı kullanmana izim yoktur.

İki.

Derdim mal mülk değil.

Dünya kadar malım var elhamdülillah.

Ama sen...

...aldıklarını geri iade edecek...

...ettireceksin.

Üç.

Buradan defolum gideceksin.

Konuşuyorsun ama boş konuşuyorsun Füsun.

Dilşah nerede!

Ne yapacaksın Dilşah'ı?

Bu zamana kadar sakladığın kadını...

...şimdi neden ortaya çıkarmaya çalışıyorsun.

Hazar'ı Miran'a öldürtmek için...

...yeni bir plan mı bu?

Hı?

Miran'a annen yaşıyor...

...ama babanı öldür...

...sana onu öyle vereceğim mi diyeceksin?

Yanlış kişi ile oyun oynuyorsun Füsun.

Ben oyun oynamam.

Bugüne kadar öldü bildikleri Dilşah'ı...

...sakladığını duysa...

...Hazar ile Miran sana ne ederler hiç düşündün mü?

Bence bir düşün.

Öyle konuş.

Sana üç gün mühlet veriyorum.

Bu üç günün sonunda...

...bana istediklerimi yapmazsan...

O zaman Hazar ile Miran'a...

...kendi elimle götürüm Dilşah'ı teslim ederim.

Yada etmem.

Sana bağlı.

Haber bekliyorum senden.

Sen Şadoğlularını düşman saydın ya...

...asıl düşman kim miş...

...ben göstereceğim sana.

(Ses geliyor)

Mahmut!

Can suyumuzu dökelim.

Daha fazla yeşersin.

Tamam.

Miran!

Miran, gel bak iki tane nar çıkmış!

Hayır, hayır düşme, hayır!

(Bağırıyor)

Yardım et, yardım et ne olur!

Kopacak yardım et!

Yardım et!

Ne olur düşerse ölür!

Düşerse ölür bebeğim ne olur yardım et!

Yardım et!

Yardım et!

Miran!

Sen benim canımı aldın!

Benim canımı aldılar!

Allah sana evlat yüzü göstermesin!

Senin de canını alsın inşallah!

Miran!

Tamam her şey yolunda, her şey yolunda yavrum.

Baban burada.

Öyle çok istiyorum ki gelmeni.

Biran önce kucağıma alayım istiyorum.

Daha şimdiden çok seviyorum seni...

...o yüzden mi korkum endişem.

Ama sen korkma tamam mı?

Aman, aman!

Mercimeğim ile annesi mi uyanmışlar.

Günaydın.

Günaydın.

Günaydın.

Annelerin en güzeli.

Bu ne?

Aç bakalım.

Miran!

Ne Miran.

Ney Miran.

Çok acıktım zaten.

Haydi o zaman aç bakalım ağızını.

Hadi.

Bir yudum da süt içte, yumuşasın ağızındaki.

Ne oldu?

Kokuyor Miran.

İşte mis gibi taze süt kokuyor.

Halis mulis mandıra sütü.

Kaldır kaldır vallahi.

Midem şey oldu.

Yemedin ama daha bir şey.

Miran kaldırır mısın şunu!

Anlaşıldı değiştireceğiz sütü.

Güzel hediye deme?

Öyle.

Bir yanım kızgın...

...ama bakıyorum şimdi gençlik hatasını...

...telafi etmeye çalışıyor.

Bilmiyorum ne yapacağım Miran.

Güzel karım benim.

İyi kalpli...

...merhametli meleğim.

Sen demez misin hep...

...herkes ikinci bir şansı hak eder diye.

Yani o...

...baban...

...iyi biri.

Evet çok büyük bir hata yapmış.

Hem de çok büyük bir hata yapmış.

Ama...

...ömrü boyunca da kendini affetmemiş.

Bilmiyorum.

Sanki ona adım atarsam...

...ona karşı bir şey hissedersem...

...babama haksızlık edecekmişim gibi geliyor.

Ama eğer baban...

...babam.

Öyle hissetseydi...

..sana ondan hiç bahsetmezdi.

Belli ki o da onun iyi biri olduğunu biliyor ki...

...senin tanımanı...

...onu affetmeni istedi.

Eğer istersen...

...konuşmak...

...aklındakileri sormak.

Yada sadece onun nasıl olduğunu görmek.

İstersen.

Seni ona götürebilirim.

(Dışarıdan sesler geliyor)

Ne oluyor?

Dur, anlarız şimdi.

Günaydın.

Günaydın.

Oğlum.

Günaydın.

Hayırdır böyle?

Hayır, hayır.

Arka tarafa bir şeyler yapıyorum sadece.

Hayırdır neler yapıyorsun böyle?

Hoş geldin babam.

Buraya bebek odası yapacağım.

Banyoyu da genişleteceğim.

Çünkü küçük ora.

Bebeğin küveti girmez o banyoya.

Yani yapabilirsem...

...biraz da genişleteceğim.

Genişleteceğim.

Ortadan ikiye ayıracağım salonu.

Yatak odasını ayıracağım.

Yani olacak iki artı bir.

Madem burada kalmaya devam etmek istiyorsunuz.

Burayı bir elden geçirmek şarttır.

Baya konak yapacağım diyorsun yani.

Yok yok.

Yani, ben şimdilik aklımdakini bir...

...çıkartacağım ortaya.

İnce işini ustalar yapacak.

Ben değil.

Eyvallah.

İyi ben kahvaltı hazırlayayım size o zaman.

Bu buraya mı çakılacak?

He.

Tam oraya.

Ha, geldiniz mi çocuklar?

Oturun şöyle oturun.

Yengem amcam uyanmadı mı?

Yok çoktan kalktı.

Reyhan ile Miran'ın evine gitti.

Tadilat işleri varmışta.

Hı, dediydi yani.

Niye haber etmedi ki, beraber giderdik.

Keşke haber verseydi amcan.

Bir tek Miran'ın ameleliğini yapmadığın kalmıştı oğlum.

Haklısın.

Cihan!

Hazar, Azat'ın amcası.

Miran' da amcasının oğlu.

Aynı kanı taşıyorlar.

Senin kanından yani.

Bu ailede...

..destek olunacaksa...

...olacağız.

Sen yıktın.

O vakit bırak ta oğlun yapsın.

Sağ ol yengem.

Yapmış kadar oldun.

Halleder onlar baba oğul.

Nasuh Ağam!

Füsun Hanım gelmiştir.

Aldın mı içeri?

Aldım.

Hoş geldiniz Füsun Hanım.

Buyurun.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Şadoğlularına gün aydın olsun.

Afiyet olsun.

Rahatsız olmayın.

Estağfurullah, buyrun bir çay içelim.

Müsaade var mıdır, Nasuh Ağa?

Buyurun, hoş geldiniz.

Aslan öldü.

Bizler geride kaldık.

Büyük acılar yaşandı.

Yaralarımızı hep beraber saracağız.

Ben bugün buraya...

...bir kere daha, Şadoğlu'na düşman olmadığımı söylemeye...

...oğlum ile gelinimi almaya geldim.

Bunları böyle mi dizeceğiz?

Haz.

Baba!

He!

Bunları böyle mi koyacağız?

Aynen.

Yahu sen gel bu işi yap.

O ağırdır sana şimdi, gel.

Yok, yok, yok.

Hallederim ben, sıkıntı yok.

Başlayalım şöyle.

Azat dedi amca...

...sabah beni kaldır bende geleyim.

Yardım edeyim sana.

Uyandırmadım.

O da senin gibidir ha.

Elinden iş gelir onunda.

Azat iyidir.

Öyle.

Elimde büyüdü sayılır.

Evlat yarısıdır benim için.

Eğer sen istersen...

...sana da kardeş yarısı.

Biz konuştuk Azat ile.

Daha doğrusu konuşmadık ama.

Anlaştık.

Çok şey yaşadık.

Bundan dolayı birbirimizi iyi tanıyoruz.

Ne hissettiğini anlayabiliyorum.

Ama Nasuh Ağa.

Dedendir.

Yani.

İçinden geliyorsa.

Ama bilesin seni Azat'tan ayırmıyor.

Sağ olsun.

Ama ben bu Cihan Bey ile.

Aranın kötü olmasını istemiyorum.

Yani nede olsa aileden biri.

Miran.

Bak hele.

Bu taşlar asırlardır bu toprakta.

Aileleri korur.

Sen de benim ailemsin.

Oğlumsun.

Öyle.

Ama yine de benim yüzümden...

...kimseyi karşına almanı istemiyorum.

Evlatlarım için kimi karşıma almam gerekiyorsa...

...ben alırım.

Evlat...

...baba için dünyanın en kıymetlisidir.

Ben babamın kıymetlisiyim.

Sen, benim için çok kıymetlisin.

Bak inşallah, inşallah yakında kucağına aldığında...

...anlayacaksın.

En kıymetlin evladın olacak.

Anla.

Tamam.

Baba.

Ne oldu?

Ne oldu?

Annen, senin bir baba dediğini bir duysaydı.

Şimdi duysaydı.

Azize Hanım.

Bana anneme ait bir şey verdi.

Bakın Füsun Hanım.

İcazet aldınız.

Hoş geldiniz.

Ama, torunumun evi burasıdır.

Baba!

Cihan!

Müsaade et.

Torunun başka bir aileye gelin olmuştur, Nasuh Ağa.

Bak, iki oğlunda gelinlerin ile beraber...

...senin çatın altında yaşıyorlar.

Benim oğlum da gelinim de...

...benim çatım altında yaşamalılar.

Böylesi münasiptir.

Harun'un ailemize yalan söyledi.

Sizin oğlunuz olduğunu bilmiyorduk.

Haklısın.

Yalnız olan olmuştur.

Eğer Yaren isterse.

Sen de müsaade ver, yuva yıkılmasın.

Yuva yıkmanın bedelinin ne olduğunu...

...hepimiz çok iyi biliyoruz değil mi?

Yaren!

Dedem.

Benim için münasiptir.

Sonuçta Harun ile evliliğimize devam etme kararı aldık.

Harun'un yeri kendi evidir.

Benim yerimde onun yanıdır.

Zaten uygun düşeni de budur.

Araba hazır.

Siz inin, eşyalarınızı sonra aldırırız.

Gözün arkada kalmasın Nasuh Ağa.

Torunun önce Allah'a...

...sonra bana emanettir.

Benim isteğimi geri çevirmedin.

Müsaade verdin sağ olasın.

Şimdi hem dostuz, hem de dünürüz.

Eğer yine müsaade buyurursan.

Bu akşam dünürlerimi misafir etmek isterim.

Tabi tabi.

Artık aile olduğumuza göre...

...seve seve kabul ederiz, sağ olun.

Kısmet olursa geliriz.

Bu akşam ailemiz arasında özel bir merasimimiz var.

Davetim yine de geçerlidir.

Kapımız her zaman açıktır.

Haydi!

Selametle.

Güle güle.

Oğlum.

Kızım.

Haydi dikkat et.

Haydi geleceğim ben.

Senin bohçaları getireceğim.

Haydi kızım.

Tamam üzülme sen tamam tamam.

Sen ne yaptığını sanıyorsun ki!

Ne yapmışım ben?

Bu aile için...

...daveti sen mi kabul edeceksin!

Sen mi vereceksin icazeti!

Biz kızımız ile bu çocuğu evlendirdik mi...

...evlendirdik.

Artık o evin gelini, o evin kızıdır.

Ne var bunda?

Şadoğlu ailesi üzerine laf söylemek sana düşmez!

Kızın için kararını verdin tamam!

Ama bu aile için bir tek laf edeceksen...

...önce benim gözümün içine bakacaksın!

Anladın mı beni!

Bir daha bunu yapma sakın!

Hayır baba ben anlamıyorum.

Niye gitmiyoruz ki yemeğe...

...öylesi daha münasip değil mi?

Bugün aile olarak biz toplanacağız.

Reyhan hamile.

Alsın şimdi eline erkek torunu...

...sen o zaman gör o çocuğun hayrını.

Hem Miran için...

...hem de yeni doğacak torunumuzun müjdesi için...

...bu akşam masanın başında toplanacağız.

Bu yemek ile...

...dostta düşmana Şadoğlu ailesinin...

...her zaman bir arada olduğunu göstereceğiz.

Miran'ı da çağıracağım.

Herkes ona göre hazırlık yapsın.

Bu akşam Gelüşke handa olacağız.

Hepiniz orada olacaksınız!

Sözümü çiğneyenin, sözünün hükmü olmaz bende.

Bunu bileseniz.

Yahu senin çocukluğun ne kadar güzelmiş Miran.

Ama bir şey diyeceğim ha.

Bahar sana benziyor biliyor musun bak bak.

Bak, bak ağız burun.

Aynı sendir bu hali.

He?

Annem yazmış.

Bu mektup bende kalabilir mi?

Kalsın.

Bu fotoğrafı da alacağım ha.

Bende hiç çocukluk fotoğrafın yok.

Alacağım bunu tamam mı?

Allah aşkına bırakma kendini.

Ben senin acını anlayamam.

Ama yalvarırım sakın.

Ben kendimi bırakır mıyım kızım.

Geride sen varsın bir kere.

Benim sadece biraz durmam lazım.

Düşünmeye ihtiyacım var.

Biraz uzaklaşmam lazım.

Yok artık!

Sen hangi yüzle bu konağa geldin!

Çıkın gidin evimden!

Gönül!

Ben bir Aslanbeyim.

Senin gibi.

Onlarda benim oğlum ile gelinim.

Burada bizim ile yaşayacaklar.

Öncelikle sen!

Bu konakta kalmak için kimden izin aldın.

Sen ne zaman bu evin insanı oldun da...

...başkalarını getiriyorsun!

Bu konak benim babamın konağı!

Yanlışın var.

Bu ev benim babamın evi.

Bu konağı, büyük dedem yaptırdı.

Bütün Aslanbeylerin burada yaşamaya hakkı vardır.

Onlar Aslanbey değil.

Biri evladım...

...öteki gelinim.

Bende buradayım.

Onlarda benim yanımda duracaklar.

O zaman annen de gitsin.

He, öyle değil mi?

Netice de o da nikah ile bir Aslanbey olmuştur.

Sakın!

Sakın annemin adınız ağızına alma.

Ben seni tanımam bilmem!

Sultan sana...

...aile büyüklerine nasıl davranmam gerektiğini öğretememiş.

O da haklı.

Senelerce Azize'nin elinde...

...ancak bu kadar terbiye verebilmiş.

Sakın bir daha benim evimden beni kovmaya kalkma!

Ben senin halanım.

Düşmanın değil.

Kardeşin öldü.

Öfkelisin.

Bende öyle.

Ama bunun sebebi ben değilim.

Azize!

Onunla meselemi ben halledeceğim.

Ama şimdi bu konaktan bu kız gidecek!

Gönül!

Gönül, bıraksana kolumu.

Yareni bırak, yoksa...

Füsun hala Allah aşkına.

Bak, Azize gibi yapma!

O kadın yıllarca bize eziyet etti.

Yeni bir Azize'ye ihtiyacımız yok bizim!

Madem beraber yaşayacağız sulh içinde olalım.

Kalan ömrümüzü huzur içinde geçirelim.

Gönül gel buraya.

Kızım, bu hayatta ki en zor şey yanlızlık.

Bunu en iyi ben bilirim.

Aileni seçemezsin.

Onlar senin ailen.

Bir aile ancak bir aradayken güçlüdür.

Harun'a düşman olma.

Onu öteleme.

Duyguların ile değil, kafan ile davran.

Bak, yarın öbür gün...

...bu evi sen yöneteceksin.

Şu Yaren kapıdan girdiğinde...

...ona sen izin vereceksin.

Bunu neden yapacaksın biliyor musun?

Çünkü Harun senin kuzenin.

Değil mi Füsun Hanım.

Doğru söylüyor annen.

Anne!

Bak! Mühim olan ailemiz.

Yaren değil.

Harun, Aslan'ı çok seviyordu.

Kardeş gibiydiler.

Birlikte mücadele ettiler.

O Azize karısının maskesini birlikte yere düşürdüler.

Harun cezayı değil, ödülü hal ediyor.

Ha, öylemi!

O zaman anlatsın da öğrenelim.

Çünkü ben bir fedakarlık yaptığını bilmiyorum.

Şadoğlu'na damat gitmesi mi...

...yoksa Aslan'ı benden saklaması mı fedakarlık?

Durumu stabil.

Ama komada.

Bir mucize beklediğinizi bilerek yaşamalısın Sultan Hanım.

Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Ama hiç bir şey için kesin konuşamam.

Biliyorum doktor bey ama...

...ben hala inanamıyorum.

Buradan sapasağlam ayaklanıp kalkacakmış gibi geliyor.

Eğer buna ben inanmazsam yaşayamam.

Oğlum.

Sen burada biraz uyu şimdi.

Güzelce dinlen oldu mu?

Sen buradan kalktığında...

...sapasağlam kalktığında ben her şeyi yoluna koymuş olacağım.

Bütün ailemizi bir araya toplayacağım.

Yaşayamadığımız bütün mutlulukları yaşayacağız.

Ama şimdi seni saklamak zorundayım.

Başkasının cenazesine sen diye sarılmak zorundayım.

Sakın bana gönül koyma olur mu?

Sakın gönül koyma sen annene!

Ben seni yaşatmak için yapıyorum bunu.

Günü gelene kadar bu sırrı sadece ikimiz bileceğiz.

Gönül bile bilmeyecek anladın mı beni?

O hala duyguları ile hareket ediyor.

Eğer oğlum bu yataktan sapasağlam kalkmazsa...

...ona ikinci defa kardeş acısı yaşatamam ben.

Yaşatamam oğlum.

Yaşatamam!

Yenge!

Yenge, hadi!

Hadi gel!

Hadi gidelim artık hadi hadi.

Harun bize yabancı olsada o senin kuzenin.

Tek akraban.

Babaannen gibi yapma.

Etrafındaki herkesi küstürme.

Bak, sonra onun gibi yapayalnız kalırsın.

Bu hatayı yapma!

Harun!

Sırf annemi üzmemek için burada kalmanıza müsaade ediyorum.

Ama o karın!

Onun en ufak bir hatasında cezasını keserim.

Anladın mı!

Sende anladın mı Yaren?

Hoş geldiniz.

-Hoş bulduk.

İlacımız az kaldı ya.

Siz şuradaki ağaçları ilaçlayın.

Sizde fideler ekin olur mu?

Anladım Zeynep Hanım.

Bana emirin nedir patron?

Söyle ben ne yapayım?

Sende beni aktara götür.

İlaçlama için malzeme lazım.

Sen beni şoförün zannettin ha!

Sen demedin mi emrin ne diye?

Şaka yaptık şaka.

Sende ciddiye aldın cevap veriyorsun ha?

Patronum ben patron.

O zaman kesin götürüyorsun.

Sevgili patronum.

Sebeb?

Çünkü elemanın olarak işletmen için...

...aktara gitmem lazım.

Hemen bir şey buluyorsun ha!

Fırat!

Hoş geldiniz.

Beni arkadaşın ile tanıştırmayacak mısın?

Zeynep Hanım.

Annem.

Memnun oldum.

Bende kızım.

Bende memnun oldum.

Ben müsaadenizi isteyeyim.

Ağaçları işaretliyordum ilaçlama için.

Kolay gelsin.

Buralardayım.

Niye geldin?

Benden daha ne kadar kaçacaksın?

Bilmediğin o kadar çok şey var ki.

İdam mahkumuna bile son sözünü sorarlar.

Sen o son sözü yıllar önce söyleyecektin anne.

Sen ne yaptın?

Sustun.

Sakladın.

Defalarca sordum sana.

Yalvardım.

Geçiştirdin.

Bir şey yok dedin.

Ya belki sen susmasan...

...sen susmasan.

Dilşah Hanım belki şuan yaşıyordu.

Miran'ın hayatı mahvolmayacaktı.

Benim, Gönül'ün.

Ama sen sustun.

Şimdi konuşmak istiyorum.

Şimdi ben konuşmak istemiyorum anne.

Anladın mı?

Konuşmak istemiyorum.

Fırat!

(Ağlıyor)

Ben size yardım edeyim, oturalım isterseniz.

Yok, yok kızım.

Sağ ol gerek yok.

Sende kusurumuza bakma.

Gönül!

Bak biliyorum.

Bu çatının altına Yaren'i almak kolay değil.

Sırf sen istedin diye yaptım anne.

Şimdi bende senden bir şey isteyeceğim.

Ne isteyeceksin?

Reyhan ile Miran'ın bebeğine dokunmayacaksın.

Gönül!

O söylediklerin aklımdan çıkmıyor anne.

Bak anne, Füsun hala çok kötü bir kadın.

Acımasız, vicdansız.

Babaannemden bile daha kötü.

Hissediyorum.

Allah aşkına ona teslim olma.

İnanma.

Bak sen evlat acısı nedir biliyorsun.

Masum bir bebeğe zarar verirsen.

Senin Füsun Haladan babaannemden ne farkın kalır.

Aslan'ın ölümünün suçlusu ne Reyhan nede Miran.

Bu onun hatasıydı.

Bu hepimizin hatasıydı.

Biliyorum.

Ee, biliyorsun o zaman o söylediklerin...

...o bedduaların.

Dert söyletiyor Gönül.

İnsanın kalbindeki yangın diline vuruyor.

İçimi açıp acılarımı sana bir göstersem.

Ölümü dağlara vermişler dağlar dayanamamış.

Anaların babaların günahlarını evlatları çekiyor.

Bunu en kötü ben yaşadım.

Belki de geçmişte yaptığım günahlardan ötürü.

Aslan'ın.

Ben hiç bir bebeğe zarar veremem.

Ben Azize değilim.

Bana yapılanı hiç bir anneye reva göremem.

Azize'ye bile.

Bana inanıyorsun değil mi?

İnanıyorum annem.

Bundan çıkar herhalde he?

Daha şimdiden nasıl güzelleştirdin hayatımızı.

Kim bilir geldikten sonra neler olacak.

Ben, baban, deden.

Anneannen herkes çok sevecek seni.

Dede!

Hoş geldin dede.

Hoş bulduk kızım.

Baba!

Hoş geldin.

Hoş bulduk oğlum.

Usta getirseydiniz oğlum.

Daha çabuk olurdu.

Yağmurlar başlıyor önümüz kış.

Yok ya biz burayı oğlum ile beraber yapacağız baba.

Büyük dedelerimiz, dedelerimiz de öyle yapıyormuş.

Taşlarla.

Sende onun soylarından kanlarından geliyorsun.

Açmısın dede, sofra kurayım.

Yok kızım, ben döneceğim.

Ben aslında Miran ile konuşmaya gelmiştim.

Ne dersin oğlum, biraz yürüyelim mi?

Fırat!

Ne oluyor?

Annen ağlıya ağlıya gitti buradan, yazık değil mi?

Ya bir şey olursa kadına?

Zeynep, sen bu meseleye karışma.

Ben meseleye değil...

...annene gösterdiğin tavra karışıyorum.

Onada karışma.

Ya sen nasıl böyle vicdansız olabiliyorsun!

İçim gitti kadıncağıza...

...git hemen peşinden gönlünü al.

Zeynep...

...konuyu kapatalım, kalbin kırılmasın.

Benim kalbim mi?

Ya sen annenin kalbini paramparça ettin demin farkında mısın?

Asıl onu düşün, beni değil.

Hem sen...

...annene nasıl böyle bu şekilde davranabiliyorsun Fırat.

Zeynep!

Sen ne biliyorsun da karışıyorsun ya!

Ne olduğunu biliyor musun?

Karışma, anladın mı!

Karışma!

Ben öyle dede sözleri söylemeyi bilmem.

Zaten öfkeli bir adamım.

Sen biliyorsun.

Benim gibi adamlar serttir.

Bize hayatı sevgimizi göstermek için değil...

...öfkemizi gösterelim diye öğretmişler.

Yani, ben.

Sana torunum diyeyim.

Sen canım kanım anla.

Anladın mı torunum?

Büyük hatalar yaptık karşılıklı.

Çok büyük hatalar.

Ama madem ki şimdi biliyoruz.

O zaman biz biriz.

Bir aileyiz.

Ben kökü isem.

Sen dalısın bu ağacın.

Bundan sonra seni koruyup kollamak...

...benim boynumun borcu olsun.

Seni evlat diye...

...bağrıma basmak isterim.

Torunum demek isterim.

Ama, öyle...

...özür dilerim torunum senden.

Özür dilerim.

Zamanında...

...anneni dinleseydim.

Ona inansaydım.

Bilemedim.

İftiralara inandım.

Günahım çok büyük.

Çok, çok, çok pişmanım.

Geçmişi geri alabilseydim...

...alabilseydim.

Ama...

...bu işler öyle hemen...

...olmuyor.

Belki sen ile biz.

Dede torun olabiliriz.

Azat ile olduğu gibi ha?

İnşallah.

O vakit, o vakit!

Bugünden tezi yok.

Birlikte olalım ha, aile olalım.

Dost düşman herkes bilsin.

Sen bizim kanımızsın, canımızsın.

Ben düşündüm.

Bugün senin için bir yemek vereceğim.

Hepimiz o masanın çevresinde toplanacağız.

Senin için.

Bu akşam.

Tamam mı evladım, bu akşam.

Vallah, çocuk değil ama benim karnım büyüyor.

Sen böyle yemek getirmeye devam edersen bana.

Yakında giyecek kıyafet bulamayacağım.

Gördün mü yavrum bak, baban dinlemiyor hiç bizi.

Dalmışım.

Gitmek istemiyor musun?

Vallahi bilmiyorum Reyhan.

Nasuh Ağa tamam dedim...

...ama...

...hazır hissedip hissetmediğimi bilmiyorum.

Bende istiyorum.

Mercimeğimiz.

Böyle kocaman bir ailede...

...sorunsuz mutlu bir ortamda huzurla büyüsün.

Ama.

İşte koşup boyunlarına sarılıp ailem diyemem ki.

O kadar kolay değil.

Böyle...

...hemen benimseyemem.

Tamam ararım ben şimdi...

...gelmiyoruz derim ha?

Zaten biliyorlar mide bulantılarımı.

Sen ne zaman hazır hissedersen kendini...

... o zaman gideriz.

(Müzik çalıyor)

Hazar Bey!

Ne yapsak, Reyhanları arasak mı ?

Yok aramayalım.

Arama, nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar.

Nasuh Ağa'ya bak...

...mekanı kapatmış.

Masayı kurdurmuş torunu için.

O bizim evladımızı vurdu.

Çekmediğimiz çile kalmadı.

Kanınızdandır alın bağrınıza basın diyorlar.

Yahu Handan tamam ya.

Vallah zaten oturduğum yere sığamıyorum.

Sen de üstüme gelme.

Cihan ben seni kışkırtmak için söylemiyorum.

Ama bak şu masaya senin evladın burada mı?

Değil.

Abinin çocuğu için buradayız.

Senin oturman gereken bir masa varsa...

...burada değil.

Bizim evladımız tek başına orada öksüz gibi...

...yetim gibi bekliyor bizi.

Yahu tamam ha tamam.

Zaten bak saat kaç oldu gelmedi Miran efendi.

Belki de hiç gelmeyecek.

Hem dedesine torunundan güzel bir cevap oldu.

Bizim ağızımıza da laf oldu işte.

Biz geldik ama torunun gelmedi diye.

Ya, benim karnım acıktı.

Yemekleri söylesek mi?

Gelecekler baba gelecekler.

Geldiler!

Herkese iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Anneanne nasılsın?

Yavrum, iyiyim.

Gelin çocuklar, hoş geldiniz.

Oğullarım müsaade ederse.

İki torunumu da yanıma oturtmak istiyorum.

Bu masada sizleri böyle gördüm ya...

...artık ölsem de gam yemem.

iki yanımda...

...iki yiğit.

Neslimin devamı, soyumun güvencesi.

Bir dede, bundan gayrı ne isteyebilir ki.

Evet, masamız hazır.

Misafirlerimiz gelsin geçeriz.

Boşuna beklemeyelim anneciğim.

Yani Cihan babamlar gelmezler.

Niyeymiş o?

Nasuh Ağa'yı çiğneyemezler de ondan.

İstersen Yaren'e sor, yani.

Nasuh Ağanın izni olmadan...

...kolay kolay bir şey yapılamaz o ailede.

Allah Allah!

Sen kendi adına konuş.

Kocacığım.

Yaren.

Ailenin en kıymetli el üstünde tutulan...

...torunu olduğu için.

Yani çocukluğundan beri bir dediği iki edilmemiş.

O yüzden böyle konuşuyor değil mi karıcığım?

Evet.

İyi ya.

Nasuh Ağa'da ma aile toplanır gelir herhalde.

Madem Yaren, ailenin en kıymetli torunu.

Tabi.

Böyle bir dostluk davetine...

...icabet ederler herhalde değil mi?

Daha vakit var, bekleyelim ha?

Peki anneciğim.

Oğlum, al şunu.

Koy cebine bakarsın sonra.

Anneannem seni iyi gördüm.

Sağol oğlum, iyiyim.

Zehra kızımdan Allah razı olsun.

Çok güzel ağırladılar beni.

Bu Zehra'da kumasının değil de...

...kendi annesini ağırlıyormuş gibi baksana.

Handan, ortam zaten gergin.

Sen de daha alevleme.

Sus.

Gideyim ben diyorum ama baban bırakmak istemedi.

Şükran ana, sen bizim başımızın tacısın.

Olur mu öyle şey.

Hem köyde öyle bir başına olman içimize sinmez.

Konakta kalk ki, daha sık görürüz seni anneanne.

Güzel kızım benim.

Ben aslında istiyorum seni bizim eve getirmek.

Ama malum, biraz küçük.

Ama odalar bitince, o zaman belki.

Ne demek Miran.

Bizim eve götürmek.

Konak sizin değil mi?

Hepinizin değil mi?

Şükran Hanım!

Sizi bırakmayız.

Kış günü köy soğuk olur.

Bizim ile kalırsınız.

Sağ ol Nasuh Ağa.

Eksik olmayın.

Milli anneannemizde, vatana millete hayırlı uğurlu olsun.

Benim annem şöyle ağırlanmadı bu masalarda.

Benim size diyeceğim.

Başka bir şey var.

Yeni bir torunumuz olacak.

Daha doğrusu, torunumun çocuğu.

Büyük dede olacağım.

Miran.

Reyhan.

Sizin bir eviniz var.

Aileniz var.

Sizin yeriniz bizim yanımız.

Sağ ol dede.

O vakit, müsaade edin hep birlikte olalım ha.

Evladınız konakta büyüsün.

Bahar'la, Gülle, Yuma bebek ile oynasın.

Hep birlikte olalım.

Huzur içinde.

Müsaade var mı?

Benim de bir kaç lafım olacak.

Şimdi ben de bir Şadoğlu olarak diyeceğimi diyeceğim.

Ben ailem ile buraya geldim.

Eyvallah!

Miran, abimin oğludur.

Onada eyvallah.

Ama aynı çatı altında yaşamaya müsaade etmiyorum.

Benim oğlumu silah ile vurmuş bir adamla...

...aynı çatı altında yaşamam.

Cihan.

Kesin.

Ben daha ölmedim.

Bu çatıyı da başınıza ben koydum.

Başka meselelerde sözün kıymetlidir.

Ama burada, ailemden kimseyi ayırt etmem.

Yaren'i ayırt etmediğim gibi...

...Miran'ı da ayırt etmem.

Tamam o zaman işte.

Atasın, babasın!

Söylediğin ne ise yapacağın da o olsun.

Bak benim kızım orada.

Ama ben sana saygı duyduğum için buradayım.

Ama daha fazlasını benden bekleme.

Yapmam.

Şimdi müsaadenle.

Azat, tamam hadi.

Babam!

Sakin.

Oğlum ben zaten sakinim.

Bak oğlumu vurmuş adam ile aynı sofrada oturuyorum.

Ama aynı çatı altında yaşamam.

Tamam.

Evlatlarımı da kimseye ezdirmem.

Haydi!

Cihan yeter!

Yahu, senin benim evlatlarım ile derdin nedir ya!

He!

Zamanında kızımı ezdin.

Şimdi sıra oğlumda.

Miran benim oğlumdur.

Cihan, sen amcası olmak istemiyorsan olma.

Ama sana düşmanlıkta yaptırmam.

Baba.

Oğlum babasının evine girmek mi istiyor.

Girecek.

Kalmak mı istiyor.

Kalacak.

Anladın mı!

Hadi biz gidelim.

Siz kalacaksınız.

Oğlum, otur.

Gitmek lafını kim çıkarıyorsa, o gider.

Kimin gidip kimin kalacağına...

...babam buradayken sen mi karar veriyorsun?

Abi.

He!

Ben karar vereceğim.

Oğlum kalacak!

Sen gitmek istiyorsun madem.

Müsaade senin.

Kimsenin gerilmesine gerek yok.

Biz zaten konağa filan gelmeyeceğiz.

Nasuh Ağa.

Teklifin için çok teşekkür ederim.

Ama, zaten biz.

Babam ile odaları da bitirince...

...evimizde yaşamaya devam edeceğiz.

Ondan dolayı kimsenin düzenini bozmaya...

...tadını kaçırmaya niyetimiz yok.

Benim muhatabım sen değilsin Miran Aslanbey.

Şadoğlu.

Miran, bir Şadoğlu Cihan!

Sen niye Miran'ı aileden sayamıyorsun amca?

Ben söyleyeyim niye.

Çünkü onu aileden sayarsan.

Öz ve öz yeğeni ölüme terk ettiğini de ...

...kabul etmek zorunda kalacaksın.

Miran, Azat yaşasın diye onu vurdu.

Sen!

Bile bile ölüme bıraktın.

Öz yeğenini.

Reyhan.

Sen de benim muhatabım değilsin kızım.

Evet Handan biz duyacağımız duyduk.

Haydi oğlum, yürü.

Baba.

Bak burada ailemiz ile birlikteyiz he.

Azat!

Azat!

Hadi gidiyoruz.

Babam.

Ne olursa olsun onlar bizim ailemiz.

Yapma.

Ben bir şey yapmadım oğlum.

Ben bir şey yapmadım.

Sen yaptın.

Babam.

Otur yerine burada bir yemek yiyeceğiz!

Azat!

Gel oğlum, gel otur sen.

Miran!

Azat!

Siz böyle yapmayacaksınız.

Torunlarımsınız.

Evlatlarımın evlatlarısınız.

Biri babanız, biri amcanız.

Düzelecek.

Düzelecek.

Bu aileden kimse kopmayacak.

Çalın gecemiz neşelensin hadi!

Anne!

Haydi kalk!

Hazırlan.

Anne, Cihan Şadoğlu ile aynı sofraya oturmam ben.

Tamam sustum.

Sineye çektim ama o kadarını da isteme benden.

İsteyeceğim.

Sen bu evin sahibisin.

Bu kapıdan kim girecekse, senin iznin ile girecek.

Bu sabaha bu evin reisi ilan et.

Herkes anladı ki...

...sen izin verdiğin için...

...Yaren bu evde kalıyor.

Bunun yıkılmasına izin verme.

Hadi kalk!

Hazırlan.

Avluya çık.

Her kim olursa olsun misafirlerini karşıla.

Bugüne kadar bizi hep Azize yönetti.

Bundan sonra kimseye buyun eğmeyeceksin.

Sen sahip çıkmazsan...

...elindeki her şeyi alırlar.

Eğer masumları bu kadar çok korumak istiyorsan...

...kötülerin güçlenmesine müsaade etme yavrum.

(Kuramadığın ailenin erkekleri)

(Sevdiğin, oğlun)

(Torunun)

(Gitseydin, peşine düşseydin)

(Nefretine değil, sevdana inansaydın)

(O sofrada sende olurdun Azize)

(Sende)

(Böyle hasret kalmazdın evladına)

(Torunun elinden çekmezdi)

(Sevdiğinin yanında olurdun)

(Böyle köşelerde gizli saklı bir başına seyretmezdin)

Buyurun hoş geldiniz.

Buyurun.

Hoş geldiniz.

Biz de sizi bekliyorduk.

Aslanbey konağına, evimize hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Hoş bulduk.

Buyurun solana geçelim.

Reyhan!

Hamilede kendisi.

Yok yani benim karım.

Benim karım karım.

Hamilede.

Reyhan!

Giriyorum bak.

Ne oldu böyle?

Ya ne oldu böyle?

Yediğin yemekler filan mı dokundu acaba he?

İyiyim, iyiyim tamam.

Anlamadım ki.

Haydi doktora gidelim biz en iyisi.

Ya hatta, ben Fırat'ı arayayım doktor getirsin.

Doktorluk bir şey yok.

Nasıl doktorluk bir şey yok.

Bak yüzün bembeyaz oldu.

Miran, iyiyim diyorum.

Hem annelik kolay mı öyle he?

Herkes yaşıyor bunu.

Her kadın yaşıyor.

Tamam beni şımartıyorsun hoşuma gidiyor ama.

Geçti bak, abartmayalım.

Vardır bir caresi.

Yok tamam, vallahi geçti.

Bak mercimek.

Sana diyorum ha.

Öyle anneyi yormak yok.

Usul usul, yavaş yavaş büyüyeceksin tamam mı?

Öyle anneyi yormak yok.

Duyamadım.

Söz diyor söz.

He.

Aferim.

Reyhan!

Ben buraya üçümüz için geldim.

Zaten bu ortam.

Herkes, her şey biraz fazla gelmedi değil.

Eğer senin de canın sıkıldıysa.

Yok yok, hiç sıkılmadım ben.

Miran, ben bu anı o kadar çok bekledim ki.

Babam ile seni böyle görmeyi.

Ne olur kalalım ha?

Çocuğumuza anlatacak güzel günlerimiz...

...gecelerimiz olsun.

Nereden nereye geldik bir bak.

Neler başardık görmüyor musun?

Ben her şeye rağmen o kadar mutluyum ki.

Vallah içim içime sığmıyor.

Böyle utanmasam kalkıp oynayacağım.

Kalalım o yüzden.

İyiyim, iyiyim.

Madem canın oynamak istiyor.

Oynayalım o zaman.

Nasıl, şimdi mi?

Burada mı Miran?

İstersen eve gidip baş başa oynayalım.

Reyhan!

Biz bugünleri çok bekledik.

Ama en çokta...

...sen bekledin.

Böyle, beraber masada oturmak.

Ailecek.

Bir oynamak.

Bu kadar basit şeyler için bile.

O kadar çok bekledin.

O kadar çok bedel ödedin ki.

Ben en azından bunu sana borçluyum.

Ve artık hiç bir hevesin kursağında kalsın istemiyorum.

Hadi çalın, bir reyhani!

Miniğe bak daha iki günde değiştirdi seni.

Beni sen değiştirdin.

İyi ki de değiştirdin.

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Alkışlıyorlar)

Maşallah!

Azize!

Hırsız gibi evladımı torunumu seyrediyorum deme?

Ettiklerimin bedeli.

Dilşah!

O yaşıyor mu?

Yaşıyor.

Sakladığım yerde değil ama bulacağım.

Onu oğluna sevdiğine kavuşturacağım.

Bu kadarını nasıl yaparsın Ayşe!

Nasıl yaparsın!

Günahsız bir çocuğu annesinden ayrı nasıl büyütürsün!

Ben de günahsızdım Nasuh!

Benim oğlum da günahsızdı.

Ama bak bizi ayırdılar.

Miran'ı intikamı için annesinin yanında nasıl yetiştirecektim?

Her şeyi düzelteyim.

Yaptıklarımın bedelini ödemeye hazırım.

Düzeltece bilecek misin?

Düzelteyim istiyorsun he mi?

Bana inancın yok değil mi?

Nasuh.

Deneyeceğim.

Deneyeceğim.

Ama yaptığım her şeyi...

...mahvetmeye hazır bir düşmanım var.

Füsun!

Kim bilir ona ne acılar çektirdin ha!

Sadece Aslanbey soyadını aldım.

Senden ne istiyor peki?

Her şeyimi.

Adımı, varlığımı her şeyimi istiyor.

Korkum onun ne kadar tehlikeli olabileceğindendir.

Benden ne istiyorsun Azize?

Füsun'a dikkat et.

Aileni ondan uzak tut.

Eğer Hazar'ın oğlumuz olduğunu öğrenirse...

...her şeyi bitirir Nasuh.

Baba!

Oğlum Hazar!

Ne demek oluyor bu!

Ne yapıyor bu kadın burada?

Senin ne işin var onunla?

Sandığın gibi değil oğlum.

Bana bak!

Yangından beni kurtardın diye...

...sana inanacağımı sanıyorsan.

Sanmayasın!

Sakın!

Zaten canımı almak isteyen sendin benim.

Ama gördün mü bizi!

Gördün mü içeride!

Mutluyuz mutlu!

Sana rağmen biz mutluyuz.

Tahammül edemiyorsun değil mi sen buna!

He!

Ben buraya kötülük etmeye gelmedim.

Bizi baba oğul olarak görmeye dayanamıyorsun sen.

Dayanamıyorsun!

Kafama sıkmasını beklediğim çocuk...

...boynuma sarılıyor.

Hazmedemiyorsun değil mi sen bunu!

Hazar, sandığın gibi değil oğlum!

Sen ne sandın peki baba?

Ya bu kadın sana ne diyor baba!

Ne diyor da ikide bir onun karşısında...

...sus pus oluyorsun böyle.

Hazar, yeter!

Çık git buradan!

Oğlum!

Çek git!

Allah beni affetsin...

...ben senin yüzüne bile bakmaya dayanamıyorum yahu!

Git git, uzaklaş bizden.

Yalanlarını, planlarını, nefretini al git!

Uzak dur benim ailemden.

Bak içeride o avluda gördüklerin için.

Gözümü bile kırpmam demiştim sana.

Bana sözümü tutturma kadın!

Git, git, git!

Oğlum yapma, yapma!

Yeter!

Yapma!

Baba ne oldu ya!

O kadın intikam bitti dediğinde...

...sana bir soru sordum.

Dedim, baba bu neyin pazarlığı!

Tekrar soruyorum.

Senin benden gizlediğin bir şey mi var?

Yok oğlum, bir şey gizlemiyorum.

Ne işi varmış bu kadının burada?

Azize, barış istiyor.

İntikam istemiyor.

Kaybedecek bir canı yok artık!

Sende inandın he?

İnandım!

Baba!

Bak...

...zamanında benden bir şey sakladın.

Bunlar oldu.

Oğlum bensiz büyüdü.

Seni de suçlayamıyorum.

Ama bir daha yapma.

Sakın, yapma.

Son kez soruyorum.

Benden bir şey mi gizliyorsun?

Yok oğlum.

Yok.

Bir şey gizlemiyorum yok!

Asiye Hanım!

Kahveler nerede kaldı?

Misafirlerimizi bekletmeyelim saat geç oldu.

Misafirlerimiz yabancı değildir Gönül.

Ama sen yorulduysan...

...müsaade isteyebilirsin.

Benim dünürlerim ile konuşulacak...

...çok önemli meselelerim vardır.

Füsun Hanım'ın hakkı var.

Eğer yorulduysan.

Nede olsa aile sayılırız kızım bize ayıp olmaz.

Kendini zorlamana gerek yok.

Evet sen de haklısın.

Azize ile büyüdün.

Normal.

Ama artık ben varım.

Ev sahibi olarak misafirlerimizi...

...yalnız bırakmam yakışık almaz.

Ama sizin için geç bir saat oldu Füsun Hala.

İsterseniz siz buyurun, istirahat edin.

Malum yaşlılık zor.

Füsun ortalığı boş bulmuş!

At koşturuyor.

Sen hangi yüz ile geldin buraya?

İnsan evine hangi yüz ile gelir.

Burası senin evin değil.

Burası benim evim.

Sen istedin diye gitmedim buradan.

Ama korkma geri dönmeyeceğim!

Bu konak benim sana...

...başımın gözümün sadakası olsun.

Ben buraya gelinim ile torunum iyiler mi diye...

...bakmaya geldim.

Sen yokken herkes çok iyi.

Tekrar kovulmadan çık git!

Buradan nasıl ne zaman çıkacağıma ben karar veririm.

Sen zahmet etme.

Ama önce bir soluklanalım.

Asiye, bana bir kahve yap!

Kızın sonunda işe yaradı he Cihan?

Şadoğlu'nda bulamadığı yeri Aslanbey'de buldu.

Yer yurt meselesi değil.

İnsanlık meselesi.

Senin nefretin ile yerle bir ettiğini...

...biz insanlık ile düzeltmeye çalışıyoruz.

Yani bana karşı güç kazanmak için...

...Füsun'a yanaşmadın.

Öyle olsun.

Sen herkesi kendin gibi bilme.

He mi?

Çık git!

Çık!

Harun Bakırcıoğlu!

Hayırdır inşallah.

Buyurun benim memur bey.

Hakkınızda tutuklama emri var.

Bizim ile eminiyete kadar geleceksiniz.

Memur bey, hayırdır.

Görüyorsun ya Füsun!

Benim girdiğim ortamda öyle yada böyle...

...insanlar ayağa kalkar.

Ne için, ben.

Oğlum, oğlum.

Harun.

Miran!

Ne o?

Soy bağı dilekçesi.

Babamın sana yemekte verdiği kağıt.

Şadoğlu soyadını almam için.

Babam bir an önce onun oğlu olman için...

...her şeyi yapıyor.

İmzalayacak mısın?

Aslanbey soyadını taşımak istemediğimi biliyorum.

Sadece onun için mi?

Reyhan, kendimi Şadoğlu gibi ...

...görüp görmediğimi soruyorsan.

Bilmiyorum.

Bilmiyorum.

Bu kağıtların bir önemi yok.

Önemli olan senin ne hissettiğin.

Neyi hissettiğimi bilmiyorum ki.

Her şey çok hızlı oldu Reyhan.

Ne hissettiğimi...

...ne düşüneceğimi bilmiyorum.

Yadırgama beni.

Kızma.

Olur mu öyle şey Miran?

Anlıyorum ben seni.

Kendimden biliyorum.

Her şey öyle bir anda oldu.

Zorlanıyorsun, şaşkınsın.

İleri adım atsan bir türlü...

...geri dursan bir türlü.

Yıllarca özlemini çektiğim şeye.

Kavuşmak hiç kolay değilmiş.

Şuan onu anlıyorum.

Aile olmak gerçekten hiç kolay değilmiş.

Sen kendini zorlamayı bir bırak.

O zaman her şey yoluna girecek.

Hem ne kadar sürerse sürsün.

Ben bu akşam seninle gurur duydum.

Bir kez daha aşık oldum sana.

Ne?

Ne oldun?

Aşık oldum.

Yine.

Ben o yemeğe her gece giderim artık.

Miran!

Bak gördün mü?

Öyle ruh halimiz birden değişiyor ya...

...en sevdiğim şey o.

Ne yapalım.

Dışarısı zaten zor.

En azından şu kapıyı kapattığımızda...

...hiç kimse, hiç bir şey bize ilişmesin istiyorum.

Yoruldum ben, hadi azıcık yatayıp şöyle.

Miran Şadoğlu.

Soyadıma aldım seni.

Ya, Reyhan Hanım.

Kader de Şadoğlu olmakta varmış.

Sen hep Şadoğlu'ymuşsun.

Buda mercimek Şadoğlu.

Yavrumun adı mercimek kaldı.

Ne yapalım, öğrenemiyoruz ki cinsiyetini.

Yok mu bunu önden öğrenmenin yolu.

Miran!

Var, var!

Neymiş?

Yüzük testi.

Yüzük testi.

Hı!

Harun nerede peki şimdi?

Ne demek bir şey demediler.

Ya buradan gittiğinden beri bir şey öğrenemedin mi anne?

Ne bağrıyorsun ya.

Sanki Harun'u ben tutuklattım.

İyi, tamam!

Beni de haberdar edin.

Allah Allah ya!

Asiye!

Efendim!

Şu hani, yukarıda önünde masa olan...

...güzel oda var ya.

Evet.

İşte benim eşyalarımı oraya yerleştirin.

Reyhan Hanım ile Miran Bey'in odasından mı bahsediyorsunuz?

Orası Reyhan'ın odası mıydı?

Evet.

Ha, iyi.

Sonuçta artık, Reyhan ile Miran olmadığına göre...

...bizi de oraya yerleştirmende bir sıkıntı yok değil mi?

Hadi yerleştir.

Hadi!

Hadi bakalım.

Hasta, hasta!

(Gülüyor)

Bu oda artık bana ait Reyhancığım.

Senin ne işin var burada!

Gönül!

Burası Reyhan ile Miran'ın odası.

Bu boş odayı anıt gibi saklayacak halin yok değil mi?

Sonuçta artık onlar burada yaşamıyorlar.

Ben yaşıyorum.

Biz yaşıyoruz.

Yani bu oda, tabiki bizim için olacaktı.

Öyle mi!

Kimden izin aldın!

Pardon!

Kimden izin alacakmışım?

Unutma ki Gönül...

...ben Aslanbeylerin geliniyim.

Yani senin kuzeninin karısıyım.

Sen hala bana ne anlatıyorsun, ne konuşuyorsun!

Boş boş defol git buradan!

Allah Allah ya!

Şuna bak!

Bakıyorum da Füsun Hanım yokken...

...senin sesin baya yüksek çıkıyor ha!

Tabi, kendisi seni şuan görmüyor diye...

...bunları duymayacak sanıyorsun değil mi?

Bak sana bir tavsiye elbet duyacak.

Ve bundan da hiç hoşnut olmayacak.

Bana bak, seni gebertirim.

Hı!

Ben Reyhan değilim.

O sana kıyamıyor olabilir.

Ama ben kıyarım anladın mı!

Gönül!

Yürü!

Gönül bırak!

Yapma!

Yürü dedim!

Yürü!

Şimdi beni dinle!

Sen bu konakta hanım değil sığıntısın!

Bu bir.

Bir daha bırak o odaya girmeyi...

...kapıya elini sürmeyeceksin bu iki.

Eğer benim sözümün üzerine tek bir söz edersen.

O gün kocan ile seni kapının önüne koyarım.

Buda üç.

Gönül bırak!

Burası benim evim anladın mı!

Bundan sonra kendine her gün tekrarlayacaksın!

Burası Gönül Aslanbey'in evi ben bir sığıntıyım diyeceksin.

O oda Reyhan ile Miran'ın odası!

Anladın mı?

İster içinde yaşarlar, ister yaşamazlar!

Bu konak yanıp yıkılana kadar bu böyle kalacak...

...anlaşıldı mı Asiye!

Peki efendim.

Şimdi gir içeriyi eski haline getir.

Yaren'den arındır.

Sonrada getir anahtarı bana teslim et!

Eğer bana tek bir sebep daha verirsen...

...seni kapının önüne koyarım!

Senin bu konakta yaşaman...

...Harun'a değil, Füsun Hanıma değil.

Benim kararıma bağlı!

Bunu aklına iyice sok!

Anladın mı!

Bunlara mutfağın yanındaki odayı hazırlayın.

Sakın Elif'in odasına dokunmayın!

Eğer Füsun Hanım bir şey derse...

...bana gönder gelsin bana desin.

Anladın mı?

Anladım efendim.

Gel anne, gidelim.

Madem savaş istiyorsun Gönül.

İyi, savaşacağız.

Kimin kaybettiğini göreceksin.

Yaren Hanım.

Sakın!

Sakın!

Annem Gül'e hamile iken Melike yaptı.

Nenesi köyde herkese bu testi yapıyormuş.

Eee, nasıl yapacağız peki?

Şimdi ipi sen böyle tutacaksın yukarıdan.

Eğer ileri geri sallanırsa erkek.

Daire olursa kız.

Ya bırak Reyhan, böyle saçma şey mi olur?

Miran!

Adet diyorum ya, niye dalga geçiyorsun.

Ölecek misin yapsak!

Mercimek, babam!

Kusura bakma.

Ama doktor senin cinsiyetini söyleyene kadar...

...annen ile böyle abuk sabuk şeyler yapacağız.

Bizde böyleyiz ne yapalım.

Konuşma öyle çocuğa abuk sabuk diye.

Sallama elini!

Vallah sallamıyorum.

Heyecanlandım sadece titriyor.

Vallah daire.

Ee, kızımız olacak o zaman he.

Vallah kızımız olacak!

Bak bak, nasıl dönüyor Reyhan.

Ya sen kız istediğin için öyle yapıyorsun Miran!

Ben yapacağım.

Hayır, dönüyordu işte.

Erkek geliyor.

Asıl sen ileri geri sallıyorsun.

Erkek istediğin için.

Baksana, bir dakika bir sallama.

ileri geri.

Ne oldu, maşallah saçmalık diyordun.

Benden çok inandın he?

Neyse.

Erkek kız fark etmez.

Bu bizim.

İkimizin.

Sağlıklı olsun.

Seni yormadan bir an önce gelsin.

Ben başka bir şey istemiyorum.

Bir şey diyeceğim yalnız.

Senin doğuracağın çocukta...

...sanat eseri gibi bir şey olur ha.

Benim de küçük bir katkım olur.

İyi madem, müzeye koyarız çocuğu.

Ne yapıyorsun şimdi he.

Ya dur bir dur bak.

Cinsiyet öğreneceğiz şurada.

Ne yapayım.

Bende heyecanı artırıyorum biraz.

Yeri gelmişken de...

...şimdi...

...sen bunu biraz daha cüzdanında taşı tamam mı!

Benim heyecanım çok artıyor o zaman.

Yalan mı Miran!

Takmıyorsun hala.

Reyhan!

Ya Reyhan valla ben olanlardan...

...unuttum gitti.

He, unuttun yani!

Maşallah özürü kabahatinden büyük.

Boş el ile gezmek nedir dışarıya karşı...

...ben tekim demek!

Tek misin sen?

Ya Allah aşkına Reyhan...

...ben kime tekim diyeceğim.

Zaten insan mı görüyoruz sanki.

Dışarıdaki odunlara mı ben tekim diyeceğim.

Ha sen, insan arıyor senin gözlerin!

Hayda!

İyi, ben daha sana bir şey demiyorum.

Ya Reyhan!

Vallah yani...

...beni de yüzük takmaktan kaçan adam yaptın ya.

Helal olsun sana.

Artık şu parmağım çürüse bile çıkartmam bunu.

Ha yüzükleri değiştirsek bile...

...yenisini bunun üstüne takacağım.

Şişt!

Hı!

Dünyanın en güzel annesi.

Tatlıya bağlayalım mı?

Öyle her akşam tatlıya bağlayamayız.

Niyeymiş?

İstersek bağlarız.

Miran!

Dur bir, dur bak.

Çikolata yiyeceğim.

Cihan!

Niye tutukladılar ki bu çocuğu?

Tamam Handan bir sakin ol.

Merak etme.

Yanlış bir anlaşılma olmuştur.

Nasıl yanlış anlaşılma ya!

İki bileğine şey...

...kelepçe takıp götürdüler.

Tamam, bir sakin ol işte.

Geliyor.

Harun nerede Füsun Hanım, bırakmadılar mı?

Buraya hiç gelmemiş.

Harun Bakıcıoğlu adına bir soruşturmayı...

...kimse bilmiyor.

Vay, ne olacak şimdi?

Cihan bir şey yap, hadi git sen sor.

Tamam, tamam.

Belki başka bir birime götürmüşlerdir.

Ne bileyim, başka bir.

Ben bir araştırayım.

Yok Cihan, avukatlar memurlar hep araştırıyor zaten.

(Telefon çalıyor)

Dilşah'ı ver, oğlunu vereyim.

Gelinime karşılık oğlun.

Hangisi daha kıymetli?

Ne oldu?

Füsun Hanım kötü bir haber yok inşallah.

Kimin ile aşık atmaya kalktığını sakın unutma Füsun.

Bir daha da beni sakın tehdit etme.

Gün doğana kadar vaktin var.

Düşün, taşın.

Füsun Hanım.

Avukat aradı, bir yanlış anlaşılma olmuş.

Diyarbakır'a nakletmişler yoldalarmış.

Oh, çok şükür.

Hadi buyrun gidelim beraber.

Yok yok gerek yok!

Avukat halledecek zaten.

Zahmet etmeyin siz Cihan Bey.

Olur mu öyle şey.

Biz artık aile sayılırız.

Hep Harun'da benim oğlum gibidir.

Hadi, buyurun.

İllahi ki illahi ki!

Cihan gerçekten benimde yapabileceğim bir şey yok.

Olsa, geliyorlarmış zaten.

Sabaha salarlar evde olur o sabah.

Haydi, iyi geceler.

İyi geceler.

Aaa!

Vallahi gitti.

Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

O kadında bir iş var.

Dediydi dersin.

Kesin var.

Cihan!

Gidip, Yaren'i o deliler evinden alalım mı?

Bak daha ilk geceden tek başına kaldı kız.

Kocası da yanında değil.

Benim içime hiç sinmiyor, haydi alalım.

Olmaz Handan, olur mu öyle şey.

Artık orası onun kocasının evidir.

Hem kendisi istemedi mi gitmeyi.

Tamam alışacak o zaman.

Hem Füsun Hanım da doğru söylüyor.

Soruşturacaklar, salacaklar.

Tamam, haydi sen merak etme yürü.

Haydi gel.

Bakalım annen ne yapacak?

Her şeyi.

Sen annemin ne kadar tehlikeli...

...bir kadın olduğunu bilmiyorsun.

İnan bana sen bile onun yanında merhametli kalırsın.

Annem beni bir şekilde elinden kurtaracak.

Sanada istediğini vermeyecek.

En azında sağ olarak.

Bunu göze alabilecek misin?

Hem...

...sen onu neden istiyorsun?

Bunca sene saklamışsın.

Şimdi neden ortaya çıkarttın?

Amacın ne?

İntikamı bitirmek.

Sen?

İntikamı bitirmek istiyorsun.

Neden?

Sen kimsin ki, sana anlatacağım.

Buradan çıkmanın yolu...

...annenin Dilşah'ı vermesi.

O kadar.

Vermeyecek!

Annem bir şekilde beni buradan çıkartacak.

Sana da istediğini vermeyecek.

En azından sağ olarak.

Bu kadarına cesaret edemez.

Sen annemi tanımıyorsun.

İnan bana daha fazlasına cesaret eder.

Bak!

Ben kimse ölsün, acı ceksin istemiyorum.

Buna sende dahil.

Dilşah'ın yerini benden başka kimse öğrenemez.

Anneme de kaçıp kurtulduğumu söylerim.

Füsun'un oğluna neden güveneyim?

Geçmişine dair her şeyi bilip sustuğum için mesela.

Ne biliyorsun?

Ayşe'yi.

Nasuh Ağa'yı.

Sana zarar vermek isteseydim.

Çoktan konuşurdum.

Ama ben sustum.

Çünkü bende bu işi bitirmek istiyorum.

Aslan öldü.

Gönül de bende bu işin diğer kurbanları olmayalım.

Öz annene ihanet edeceksin he?

Annem de dair herkes hayatta kalacaksa evet.

İhanet edeceğim.

Senin savaşın Aslan'ı aldı.

Onun savaşı geriye alacağı sadece Gönül ve ben kaldım.

Ve ben böyle bir şey olsun istemiyorum.

Ne diyorsun?

Anlaştık mı?

Dilşah'ı sana geri vereceğim.

Ama sende bana onun sağ kalacağına dair garanti vereceksin.

Onu oğluna teslim edeceksin.

Miran'a.

Dilşah Hanımın mektubu.

Zehra, hayatta olmayan bir kadını mı kıskanıyorsun.

Ne demek bulamadınız?

Mazeret değil, oğlumu istiyorum.

Yerin altını üstüne getirecek.

Gün doğmadan onu bulacaksınız.

Anladınız mı!

Harun!

Neredeydin?

Nasıl bıraktı seni?

Ne oldu oğlum?

Kaçtım.

Ama, senden önce benim sana soracaklarım var.

Dilşah Hanım yaşıyormuş anne.

Sen almışsın onu elinden.

Neden?

Ne yapmaya çalışıyorsun?

Madem Dilşah Hanım yaşıyordu...

...neden oğluna götürmedin?

Neden sende Azize gibi sakladın onu?

Ben zaten onu oğluna vereceğim.

Verseydin o zaman?

Bak ben buradayım, iyiyim kurtuldum.

Ara Miran'ı gelsin alsın annesini.

Aslan'a olanları unutayım yani.

Aslan'a olanlar senin hatandı.

Aslanın kendi hatasıydı.

Her şeyi gizlediğiniz için oldu bütün bu olanlar.

Şimdi Dilşah Hanımı saklıyorsun.

Yapma!

İnsanlar bizim oyuncağımız değil.

Ben Dilşah'ı oğluna vereceğim.

Ama önce Azize'nin kolunu kanatını kıracağım.

Sen bu işe karışma.

Sonrası...

...Miran ile Azize'nin meselesidir.

Sen Miran'ı katil etmek mi istiyorsun?

Azize'nin katili mi olsun adam?

Miran katil olur mu bilmem.

Ama dediğim gibi.

Sonrası onların meselesidir.

Anne sen.

Azize.

Sen kendi nefretin için...

...Miran'ın yakasına yapışacaksın öyle mi?

Yapma.

Bırak bitsin gitsin bu konu.

Bırakayım öyle mi.

Azize benim ailemi dağıttı.

Her şeyimi elimden aldı.

Şimdi ona merhamet edeceğim ha.

Bu konu hakkında bir laf dahi etmeyeceksin.

Anne!

Ben ne dersem öyle olacak.

Anladın mı?

İyi misin?

İyiyim iyiyim.

Her şey yolunda mı?

Bir problem yok, hadi gel.

Elde ki kuş, dalda ki kuştan iyidir derler.

Ama sen elindekini tutamadın.

Kaybettin.

Harunum da yanımda.

Zarar vermek isteseydim.

Oğlunu bir daha göremezdin.

Sana hatırlatmak istedim.

Neler yapabileceğimi hatırlatmak istedim.

Doğru, hatırlattın.

Elimdekinin senin için ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattın.

Sen Miran'ı avucunda tutabilmek için...

...Dilşah'ı kullanacaktın.

Çünkü Miran senin gücündü.

Ama sen gücünü kaybettin.

Şimdi ne avın...

...ne de avının önüne atacağın...

...bir yem in var Azize.

Oğlunu aldıracağımı biliyorsun değil mi?

Nasıl?

Alınca söylerim.

Sen bir halt karıştırdın ya.

Ne acaba?

Nasıl?

Ne demek ben gideceğim?

Ben ne olacağım?

Sen bu evde kalıp, bu evin hanımı olacaksın.

Hak ettiğin gibi.

Hayır.

Beni bırakıp hiç bir yere gidemezsin.

Seni kaybedeceksem eğer...

...bu evin hanımı olmanın ne anlamı var ki.

Anne ben yapayalnızım zaten.

Sen yoksan benim kimsem yok.

Gönül!

Tamam, birlikte gidelim.

Madem gitmek istiyorsun bende geleyim Kars'a.

Burası senin evin.

Hem ben temelli gitmiyorum ki.

Şifa bulup döneceğim.

Hem...

...şimdi sende gidersen.

Bir daha dönecek çatımız olmaz.

Hayır, sende gidemezsin.

Bırakma beni.

Ben sana şifa olurum.

Benim biraz yalnız kalmam lazım.

Korkma kendime kötü bir şey yapmayacağım.

Aksine daha da güçlenip geleceğim.

Ne olur beni anla, bana izin ver.

Yaralarımı saralım.

Anne.

Ben sensiz hiç bir şey yapamam.

Yaparsın.

Yaparsın.

Onca zamandır benim yüzümden...

...yaptıkların mecbur kaldıkların yüzünden...

...bu hale geldin sen.

Tek başına daha da güçlü olacaksın.

Sen doğana kadar her gece...

...şarkılar türküler söyleyeceğim sana.

Babanda çok sever türküyü.

Şimdiden sesimi duy ki güvende olduğunu bil.

Sesimizi duy ki.

Doğduğunda bizi çok sev.

Ama sakın babana duyurmayalım ha.

Yoksa olur olmadık türkü söylemeye başlar.

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

İyi geceler yavrum.

İyi geceler babası.

Uzun zamandır ilk defa huzurla uyudum.

Huzurlu olmam için hiçbir sebep yok ama...

...kollarındaydım.

Az zaman sonra yine kollarımda olacağız.

Ne kadar zaman sonra anne?

İyileştiğimizde.

O zaman çabuk iyileş.

Benim için.

Senin için.

Toparlayacağım.

Her şeyi toparlayacağım.

Yine gözümün önüde dizimin dibinde olacaksın.

Ama sana dediğimi sakın unutma.

Seni kimsenin üzmesine izin verme.

Güle güle Sultan.

Bu ayrılık sana şifa olsun.

Tez dön, yapacak daha çok işimiz var.

Benim tek işim kızımın yanına geri dönmek.

Oğlunun hayatına mal oldular.

Öcünü almayacak mısın?

Ben hesabımı mahşere bıraktım.

Bedelini Allah sorsun.

İnsan hesabı kendi görmeye kalkınca...

...ilaha ki borçlanıyor.

Bir evladın var.

Gerisini bırak.

Çünkü sen nereden vurursan...

...Allah'ta seni oradan vuruyor.

Annem!

İyiki benim annemsin.

Canım, güzel kızım.

Haydi.

Anne!

(Ağlıyorlar)

Senden aldığım her şeyi sana geri vereceğim Gönül.

Söz veriyorum kızım.

Senle kardeşin için gidiyorum.

Onu da alıp geleceğim.

Giderken bir yere uğrayacağız.

Benim konağımın hanımlarından biri oldun ha!

Annenin aklına girdin.

Ah Gönül!

Kanımsın.

Sana kıymam.

Lakin, belli ki canını yakacağım.

Ama ben seni terbiye edeceğim.

Allah kavuştursun.

Reyhana, bebeğine...

...Miran'a dokunmayacaksın anladın mı?

Benim ile konuşurken daha saygılı ol.

Karşında akranın değil...

...aile büyüğü vardır.

O zaman sende o saygıyı hak et.

Yaşının ardına sığınma.

Bak acılısın.

Yalnız kaldın.

Ama sabrımı zorluyorsun.

Kim dost, kim düşman bilmiyorsun.

Tam tersine.

Biliyorum, hem de çok iyi biliyorum.

O yüzden seni uyarıyorum Füsun Hala.

Bize yeni düşmanlıklar...

...yeni acılar yaşatma.

Bu çatının altında çok gözyaşı döküldü.

Çok acılar çekildi.

Bir daha yaşanmasın.

Herkes te merhamet abidesi oldu ya.

Ne çabuk affediyorsunuz.

Hazar Bey!

Nereye bu saate?

Ya benim bugün çok işim vardır ha.

Önce kulübeye gideceğim.

Reyhan ile Miran'ın evlerinin işleri var biraz.

Sonra fabrikaya.

Kahvaltıyı yolda halledeceğim artık ben.

Benim dışarıda az işim var.

Sende çocuklar ile vakit geçirirsin diye düşünmüştüm ama.

He!

İyi onları da götürürüm ben.

Ben abileri ile çalışırken...

...yanımızda olurlar, çok iyi olur.

Ben Melike'ye söyleyeyim hazırlasın.

Yok!

Yok mu?

Reyhan hamile.

Kıza iş çıkar, hem çocuklar üşütürler orada.

Sen Miran ile yarın çalışırsın.

Bugün evde kal.

İyi misin sen?

Değilim Hazar Bey.

Ne oldu?

Ne oldu?

Dilşah hanımın mektubunu niye cebinde taşıyorsun?

Ceketini asarken içinden düştü.

Miran verdi dün onu bana.

Azize, Dilşah'ın bir bohçasını saklamış.

Miran'a vermiş içinden çıkmış bu.

Bende ilk kez gördüm...

...bunu.

Evladımın annesinin hatırasıdır diye.

Zehram.

Hayatta bile olmayan bir kadınımı.

Dilşah Hanımın hatırasına saygım var.

Miran'ında evladın olduğunu kabul eden en başta bendim.

Kavuşmanızı hep destekledim.

Ama bu iş sana yarım kalmış anıları hatırlatıp...

...ikimize zarar verecekse.

Ne diyorsun?

Ben diyeceğimi dedim Hazar Bey.

Başka da bir sözüm yok.

Bunu Miran'a ver.

Sonuçta onun için yazılmış.

Sende kalması doğru değil.

(Günaydın, meyve almaya gittim döneceğim)

Büyüdün mü sen yoksa?

İnsanlar çift yaratılırmış dedikleri bu olsa gerek.

İçim de büyüyorsun.

Ailen biziz.

Bize nasip oldun çok şükür.

Bak, birlikte büyüyeceğiz böyle.

Birlikte kilo alacağız.

Deme yavrum.

Ooo! Reyhan Hanım.

Ben gideli daha yarım saat oldu.

Ama...

Senin için şimdiden dokuz ay geçmiş.

Niye sessiz sessiz geliyorsun öyle.

Dur dur dur dur dur!

Bugünler gelecek biliyorsun değil mi?

Ve sana şimdiden çok yakışmış.

Vallah bana hiç öyle gelmiyor.

Böyle bir an önce doğsun.

Onu kucağımıza alalım...

...onu böyle sevelim istiyorum ben.

Vallah seni bilmem.

Ama.

Miran.

Ben ikinizi de kucağıma alabiliyorum.

Tamam indir hadi beni.

Niye?

Rahat değil misin?

Yok rahatım.

Ama daha ne kadar duracağız böyle, hadi.

Durmayalım o zaman.

Ya Miran!

Acıkmadın mı sen hadi kalk kahvaltıya?

Hemen mi?

Hemen.

Acıktı yavrum hadi.

Edelim tabi edelim.

Nede olsa kahvaltı günün en önemli öğünü.

Narı niye bir tane aldın.

Narı marketten almadım.

O gelirken az geride evde.

Öyle bahçesinde bir tane dökülmüştü aldım bende.

Miran!

Miran, gel bak iki tane nar çıkmış!

Sordun ama deme?

Aldın helallik.

Vallah sormadım Reyhan, hiç kimse yoktu.

Saat zaten çok erkendi.

Ama bıraktım parasını.

Olmaz öyle Miran.

Götür geri ver.

Reyhan, için rahat olsun senin.

Kimsenin hakkı kimsede kalmayacak.

Ben bedelini fazlasıyla ödedim.

Olmaz diyorum!

Öyle helallik almadığın şey...

...çocuğundan çıkar sonra.

Götürüm geri vereceğiz.

Tamam, tamam.

Eğer senin için öyle huzur bulacaksa.

Gidip verelim.

Hadi!

Düşünme artık Esma.

Git konuş onunla.

Fırat, gerçeği bilmeyi hak ediyor.

Sadece o değil.

Gönül'le Miran da.

Benimle konuşmuyor bile.

Ya yine dinlemezse.

Böyle kalsın, iş bir şey bilmesin.

Esma!

Gitmek zorundasın, konuşmak zorundasın.

Bunu Füsun yüzünden mi istiyorsun?

Ona karşı galip gelmek için mi?

Ben Füsuna karşı zaten galibim.

Bu mesele Füsun ile ilgili değil.

Fırat ile ilgili.

Mahmut, Esma'yı sen götür.

Başım üstüne hanımım.

Düzelteceğiz dedik, düzelteceğiz.

Korkuyorsun biliyorum.

Bak Fırat'a gerçeği söylediğinden...

...biraz öfkelenecek, kızacak.

Ama sen annesisin.

Ondan vazgeçmediğini anladığında.

Yaraları sarılacak.

Sen korkmuyor musun?

Ya Füsun öğrenirse.

Korkmuyorum.

Sen de korkma.

Esma!

Nihat'ı benim öldürdüğümü söylersin.

Benim ittiğimi söylersin.

Bu kadarını sana borçluyum.

Hadi!

Hadi!

Görüyorsun ya Nihat.

İnsanın işlediği günah, öldükten sonra bile...

...yakasını bırakmıyor.

(Kapı çalıyor)

Geri mi döndün?

Bunu konuştuk.

Yüzünde hep bir kibir!

Arsızca bir güven.

Sanıyorsun ki, dünya etrafında dönecek.

Herkes sana köle.

Emrine amade.

Herkesi buna inandırdın.

Ama öyle değilmiş ha.

Azize.

Öyle değilmiş.

Sen güzel olan ne varsa, kuruttun.

Kötü olan ne varsa hayatımıza soktun.

Ölüm, acı, ayrılık hepsinin vesilesi oldun.

Senin elini attığın yer kurudu.

Gözünü diktiğin yer çöktü.

Sen benim oğlumu öldürdün.

Ama bilmediğin bir şey var.

Bende senin oğlunu öldürdüm.

Hani o kaza var ya o kaza.

Hani Elif ile benim kurtulduğumuz.

Ahmet, onu kurtarmam için bana yalvardı.

Sultan!

Yandığım gibi yanacaksın demiştim Ahmet.

O gün geldi işte.

Yardım et Sultan!

Kurtar beni!

Sultan!

Allah'ını seversen!

Çıkar beni buradan!

Sultan, Sultan!

Bırakma beni Sultan, Sultan!

Sultan!

Tek duyduğum oğlunun yardım çığlığıydı.

Birde arabanın patlama sesi tabi.

Arkamı bile dönmedim çektim gittim.

Ben bunun bedelini, oğlumun ölümü ile ödedim.

Hem de iki kere.

Bana onca eziyet eden adamın hesabını...

...soran Allah.

Seni de görmezden gelmeyecek tabi.

Biz dersen böyle koca koca konakların...

...duvarların arkasını sakladık.

İstersen binlerce Mahmut sarsın etrafını.

Yaptığının bedelini ödeyeceksin.

Ettiğini çekeceksin.

Ben şimdi gidiyorum.

Kars'a dönüyorum.

Seninle işim bitti.

Ama bir gün...

...Gönül'ün hayatına zarar verecek tek bir şey yaparsan.

Geri döneceğim.

Neden biliyor musun?

Canımı almak için mi?

Onu unut.

O iş o kadar kolay değil.

Sen öyle kolay can veremeyeceksin.

Beni buna mecbur edersen.

Senin Azizen olurum.

Sultan!

Bir gün eğer gücün yeterse.

Beni affet.

Ben seni affettim çünkü.

Ateşin harlı olsun canım.

Seni affeden, senden beter yansın.

Geliyorum oğlum.

Şifa bulmaya.

Önce sana sonra bana.

Aman dikkat.

İşte bak gördün mü zaten düşmüş narlar.

Şu işte kapıdan aldım bende gel.

Keşke marketten alsaydın daha kolay olurdu Miran.

Ya görünce işte.

Bir tane alayım dedim.

Karım ile mercimeğime.

Ya bırakacağız ama.

Amca uyanmış.

Amca kolay gelsin.

Kolay gelsin.

Yorulmuşsun baya.

Yoruldum tabi.

Kolay mı?

Ne istedin?

Niye eyledin beni işimden?

Amca ben eve giderken...

...şu bahçe kapısına düşmüş narları gördüm.

İçinden bir tane aldım, eşim için.

Maşallah çok ta güzel duruyorlardır.

Hatta şu, tam burada parayı da.

Senin miydi o?

Aynen amca.

Aldığım nar için bıraktım.

Ama sinmedi içimize...

...o yüzden gelip bir helallik alalım dedik.

Zamaneler, helallik almak o kadar kolay mı?

Duvarın üzerine para bırakmakla helal mi oluyormuş?

Yemedik ki ama geri getirdik işte.

Ama yine rızam olmadan aldınız.

Amca, narını da aldık geri geldik.

Parada bıraktık işte.

Ne kadar sa borcumuz ödeyelim.

Karşılığı neyse verelim.

O zaman al öde.

Afiyet olsun.

Az kaldı delireceğim, delireceğim.

Amcanın keyfi yerinde maşallah.

Kolay gelsin.

Reyhan gülme, bak vallah delireceğim zaten.

Bu halimiz ne, ne yapıyoruz!

Ne yapalım Miran?

Biliyor muydum böyle olacağını.

Ama yapacağız mecbur.

Vallahi günahı benim boynuma olsaydı ya.

Ben ahirette veririm hesabını.

Bu neymiş ya.

Nar tarlası alsam daha iyidi ha.

Sen git tarla al.

Ciğerleri Fırat'a getirt.

Öyle kolay baba olunuyor mu Miran Bey.

Benim evladımın yavrumun boğazından...

...haram lokma mı geçsin.

Senin mercimeğin babası çıldıracakta yakındır ha.

Elin işlesin elin!

Bu saate bitmeliydi.

Gerilme hemen gerilme.

Hissediyorum ben.

Üzülüyor çocuk.

Hasbin Allah!

Çalışıyor amcacığım çalışıyor bak!

Çalışıyor.

Bak!

Tamam.

Al işte tamam.

Bitti.

Tamam hakkını helal ettin mi, ettin!

Ettin haydi bize müsaade.

Haydi gel.

Miran olmaz öyle.

Gidiyoruz.

Daha bitmedi!

Ney!

Bak!

Ah ah!

Amca efendi.

Hale bak.

Ah ah!

Ne oldu!

Allah'ım sen bana sabır ver.

Tamam mı!

He!

Bir daha tövbe.

Yolda gördüğüm bir şeye dokunursam...

...aha adımda Miran değil ha.

İyi tamam, söylenme daha bitti işte çok şükür.

Şükür!

Bak orada kurcalıyor bir şeyler.

Başka bir şey çıkarırsa...

...valla mercimeğin psikolojisi filan dinlemem ha.

Reyhan.

Bu sefer ben nara tövbe ederim vallah.

Evet amcacığım.

Bitti mi çilemiz ha.

Helal ettin mi?

Yoruldun mu?

Vallah yorulduk amca.

Yordun bizi.

Ekmek yerken ağız yorulur oğlum.

Deki çalışırken bileğin yorulmasın.

Emek seninse, ekmek te senindir.

Aman bir şey çıkmayacak deme.

Allah'ın adaleti böyle işte.

Pazara bile gitsen verdiğin para değil...

...emeğindir.

Eyvallah!

Bende sana para vermiştim.

O da benim emeğimdi neden kabul etmedin.

Gördüm seni pencereden.

Baktım baktım, şimdi kapımı çalar dedim.

Çalmadın.

Narı alıp parayı koydun.

Yalnızlık işte, siz gelince ikiniz...

...uzun zamandır kimse ayak basmadı bu avluya.

Yok mu çocuklarınız?

Varda uzaktalar.

Sen niye gitmiyorsun yanlarına?

Bak bunlar var ya.

Oraya diksen olmaz.

Ama burada olur.

Her ağaç kendi ikliminde.

Ben gurbette yapamam.

Bu toprakta ölülerim var.

Burası bana vatan.

Evlatlarım hayırsız değiller ama...

...burası benim baba ocağım.

Ben gurbette yapamam oğlum.

Kutu gibi apartmanların içinde ben...

...nefes alamam.

Amca.

Bak şu tepenin ardındaki toprak yol var ya...

...bizim ev orada.

Sen ne zaman sıkılırsan...

...istersen gel buyur tamam mı.

Sen çok yaşa kızım.

Siz de gelin.

Deyin ki orada huysuz bir dayı var.

Gidince çalıştırıyor ama...

...kötü bir adam değildir.

Eyvallah!

Ha, şuradaki elma ağacıda güzel elma döker.

Haftaya gel, karına elma al.

Helalleşmeye de gelirsin.

Aman tövbe.

Amcacığım.

Biz müsaadeni isteyelim mi?

Müsaade sizin.

Selametle.

Teşekkür ederiz tekrardan.

Helal edin bu sefer.

Tamam helal olsun.

Bebeğinize iyi bakın.

Sağ ol!

Günaydın.

Dün gece eve geldiğimde yoktunuz.

Söyle bana Cihan.

Gidip o kadının sofrasına mı oturdunuz!

O kadının değil.

Dünürümün evine gittim.

Ya ben anlamıyorum.

Bu kadını sen getirmedin mi buraya?

He!

Azize'yi halt etmene yardımcı olmadı mı bu kadın senin?

Bu düşmanlık niye?

Ya babam, dedem.

Sor bakalım babana!

Dün gece neredeymiş ha!

Yapmaz dedim!

Gitmez!

Ama gitmiş.

Nasıl, siz dün gece Aslanbeye gittiniz?

Gitmiş.

Siz beni ezip geçtiniz!

O kadın benim dostum değil.

O kadın Azize ile düşman!

Baba, Azize'nin düşmanı ise bizim dostumuz demektir.

Sen kes sesini, karışma bu işlere!

Beni çiğnediniz.

Tuttunuz Yaren'i götürüp bıraktınız orada!

Sonrada kendiniz gidip onun masasına oturdunuz.

Ne yapacaktık başka?

Sırf sen istiyorsun diye...

...kızımı kocasından mı boşayaydım.

Biz çocuk değiliz.

Benim boyunca evlatlarım var.

Sen nasıl benim babamsan...

...bende onların babasıyım.

Öyle uygun gördüm, öyle yaptım!

Babam.

Dedem o kadına güvenmiyor.

Demek yani vardır bir bildiği değil mi?

Baba biraz sakin olsanız.

Bak çocuklar korkuyorlar.

Neden Zehra?

Senin evladın için tüylü tufan koptu burada.

Ne eziyetler çektik.

Azda sen katlan.

Yahu ben bugüne kadar bu evde.

Ne sana dert oldum.

Ne de böyle düşman.

Ama sen beni her seferinde ezdin.

Babam.

Ayıptır.

Ayıp oluyor.

Haklısın oğlum.

Ayıp oluyor.

Ama en çokta bize oluyor Azat!

Yaren benim kızım.

O evinde gelini.

Şimdi buradaki herkes...

...beni iyice dinlesin.

Füsun Aslanbey!

Benim dünürümdür!

İstediği zaman gelir, istediğim zaman giderim!

Dede tamam!

Babam!

Allah aşkına bir sakin olun!

O kadın bu evin eşiğinden içeri adım atmayacak!

Dede!

Sizde gidip onun sofrasına oturmayacaksınız!

Gidip, Yaren'i kolundan tutup buraya getireceksin!

Bu maskaralık bitecek!

Sen bu ailenin reis değilsin ulan!

Yahu Allah aşkına baba ya...

...ne oluyor yine?

Yok bir şey abi.

Sende gel, bu diyeceklerimi duy.

Çünkü bir kere söyleyeceğim.

Sen bu evin reisi isen...

...bende kendi ailemin reisiyim.

Madem sen benim sözlerimi saymıyorsun!

O zaman ben çeker gider, kendi evimin başı olurum!

Baba!

Ama.

Ama...

...ne evlatlarımın hakkını...

...ne de kendi hakkımı almadan bırakmam.

Benim payıma ne düşüyorsa vereceksin...

...ben de çekip gideceğim.

Herkes yerini yurdunu bilecek!

Benden bu kadar.

Cihan, sen ne dediğinin farkında mısın?

Böyle ayrı gayrı olmaz, Cihan!

Hayırdır?

Miran!

Benim Fırat ile konuşmam lazım ama.

O benim ile konuşmuyor.

Sadece onunla da değil.

Seninle ve Gönüllen de.

Vallah Gönül ile Fırat kendileri bilirler.

Ama benim seninle konuşacak bir şeyim kalmadı.

Senden son kez rica ediyorum.

Bir daha buraya gelme.

Miran!

Bak hiç bir şey sandığın gibi değil.

Her şeyin bir açıklaması var.

Bir kez fırsat ver bana.

Sonra istersen yine giderim..

Ama bir kez.

Yalvarıyorum.

Fırat'a gidelim.

Hem ben bak Gönül'ü de aradım.

O da gelecek.

Ben buraya kendimi affettirmeye gelmedim.

Zaten buna yüzümde yok.

Ama bilmen gereken şeyler var.

Üçünüzün de bilmesi gereken şeyler.

Reyhan.

Sana yalvarıyorum.

Beni dinlemese de seni dinler.

Söyle ona Fırat'a gidelim.

Yalvarıyorum.

İşte böyle.

Her şey nizama girmek zorunda.

Dağılan her şeyi toplamaya mecbursun Azize.

Mecbursun.

Yeniden Ayşe olacağım.

Bu harfin hakkını vereceğim.

(Telefon çalıyor)

Ama şimdi Azize olma zamanı değil mi Füsun?

Füsun!

Oğlun nasıl?

Kaçmasına yardım ettiğimi anlattı mı?

Yoksa o da senin gibi...

...yalancı kahramanlığını mı ilan etti?

Azize, hep en başta yapacağını...

...en sonda yapıyorsun.

Onca yıl sana bir şey öğretememiş ha.

Ne istiyorsun Füsun?

Senden ne isteyeceğim be!

Neyin var da ne isteyeceğim?

Ama madem oğluma dokundun.

Bedelini ödeyeceksin.

Sen mi ödeteceksin?

Sen Miran'ı katil edemedin.

Ama ben edeceğim.

Hem de senin katilin edeceğim.

Artık dokuz ay beklememe gerek kalmadı.

Haber var mı?

Var Hanım ağa.

Siparişiniz Reyhan Hanıma teslim edilmek üzereymiş.

İşe koyulma vaktidir.

Haydi bakalım.

Dokuz ay.

Dokuz ay, neyi bekleyecektin sen?

Reyhan!

Reyhan'a kötülük edecek.

Reyhan'a kötülük edecek!

Reyhan aç.

Aç Reyhan aç!

Arama beni bir daha!

Reyhan sakın kapama!

Dokuz ay onun için bekleyecek.

Buyurun.

Hazar Bey, yolladı.

Sağ ol!

Bak gördün mü?

Deden yine bizi düşünmüş.

(Telefon çalıyor)

Alo, Reyhan!

İyi misin?

İyiyim iyiyim.

Yine bir şeyler yiyorum da ondan.

Afiyet olsun.

Reyhan hani ağaçlar için ilaçlama yapacaktık ya.

Senin istediğin köklerden kalmamış aktar da.

Bir dahaki ay, mal almaya gidince getirecek miş ama.

Ağaçlar o kadar beklemezler ki.

Yok beklemeyelim zaten o kadar.

Bizim burada var o köklerden.

Ben toplar getiririm yarına olur mu?

Tamam süper o zaman.

Yardıma geleyim mi?

Yok yok sen hiç zahmet etme şimdi...

...buraya kadar.

Ben hallederim.

Hadi hoşça kal.

Hoşça kal.

Çabuk, Musaybin yoluna çek.

Aç Reyhan, gözünü seveyim aç.

Yok ben dinlemek istemiyorum.

Fırat!

Artık beni dinlemek zorundasın!

Sen ne konuşacaksan...

...daha önce konuşacaktın anne.

Çok daha önce yapacaktın.

Çünkü ben artık içimde ki öfkeyi durduramıyorum.

Sen sadece Miran'ın çocukluğunu elinden almadın ha.

Sen susarak hepimizi felakete sürükledin.

Mecburdum.

Bir anlatsın.

Neymiş dinleyelim.

Ben dinlemek istemiyorum kardeşim.

Dinlemek istiyorsanız buyurun.

Size anlatsın.

Fırat!

Nihat Aslanbey'i ben öldürdüm!

Çünkü bana tecavüz etti!

Onu korkuluklardan aşağıya ittim!

Onu ben öldürdüm!

Esma Demirel.

Sonuçlarınız çıktı.

Gözünüz aydın.

Esma dur!

Bırak beni öleyim bırak!

Olmaz!

Bırakmam!

Ben ne yapacağım böyle?

Ben ne olacağım?

Dört ay oldu günü geçmiş.

Nasıl kurtulacağım bundan?

Nasıl yapacağım?

Ölmek istiyorum Azize.

Bırak.

Sen ölmeyeceksin Esma.

Bu çocukta doğacaksa doğacak.

Onu evlatlık vereceğiz.

Her şeyi ile ben ilgileneceğim.

Anladın mı!

Kimse bilmeyecek!

Hiç kimse.

Anladın mı?

Yapamam.

Böyle yaşayamam.

Yaşayacaksın.

Buna rağmen yaşayacaksın.

Nihat öldü.

O artık sana zarar veremez.

Ben seni koruyacağım.

Adını da, canını da.

Azize dediğini yaptı.

Herkes beni hasta sanıyordu.

O da beni hastaneye yetiştiriyormuş gibi yapıp....

...Mardin deki tuttuğu eve götürdü.

Evlatlık vereceği aileyi de bulmuştu.

Seni o evde doğurdum.

Önce yüzünü bile görmek istemedim.

Çünkü onun yüzünü sende göreceğim diye...

...o kadar korkuyordum ki.

Ama ebe sana süt vermem gerektiğini söyledi.

Zorladı beni.

Seni kucağıma verdiler.

Yine yüzüne bakamadım.

Sonra sen...

...o küçücük parmaklarınla...

...parmağımı o kadar sıkı kavradın ki.

Sanki her şeyi biliyormuşsun gibi.

Sanki seni vereceğimi anlamışsın gibi!

Beni bırakma der gibi!

İşte o arada yüzüne baktım.

Çok masumdun.

Bu kadere mahkum olacağın...

...hiç bir günahın yoktu.

Sana sütümü verdim.

Göğsümde uyuya kaldın.

Sonra seni almaya geldiler.

Veremedim.

Ayıramadım kendimden.

Benim parçamdın.

İşte o an bir karar verdim.

Bunca yıl bir saniyesine bile...

...pişman olmadığım bir karar.

Seni kendime sakladım.

Azize her şeyi halletti.

Seni evlat edinmiş gibi yapıp konağa döndüm.

O da bütün Aslanbey servetini senin üstüne yaptı.

Sen de Miran gibi...

...Gönül gibi...

...o konağın çocuğu olarak büyüdün.

Nihat Aslanbey senin baban.

Onu ben öldürdüm.

İşte bunca sene bu yüzden sustum ben!

Sana bir zarar gelmesin diye sustum!

Çünkü sen Fırat Aslanbey'din.

Bir şey de, susma artık.

Bağır, çağır.

Kız bana ama...

...yalvarırım bir şey söyle.

(Ağlıyor)

Fırat!

Fırat, Fırat dur!

(Telefon çalıyor)

(Ağlıyor)

Bu telefonu açsan iyi edersin Miran.

(Telefon çalıyor)

Ne var!

Seninle muhakkak görüşmemiz gerekiyor Miran.

Çok önemli bir mesele konuşacağım.

O zaman telefonda söyle!

Uzun, geçmişten gelen bir mesele.

Yüz yüze konuşmamız lazım.

Seni Genüşhan da bekliyorum.

Gel bakalım Miran.

Konuşalım.

Yalnız konuşmayacağız tabi.

Dur dur dur.

(Islık çalıyor)

Oturalım bakalım azıcık.

Oğlum sen niye bu kadar tatlı istiyorsun ya.

Yine yedik bir sürü tatlıyı.

Eve gidince biraz daha yeriz.

(Telefon çalıyor)

Efendim.

Alo Asiye.

Arasın diye haber yollamışsın.

Reyhan iyi mi?

Ne oldu?

O şimdilik iyi ama.

Ama ne Asiye?

Ne oldu kızıma.

Mahfuz hiç bir yere gidemezsin...

...hemen buraya dönmek zorundasın.

Füsun Hanım ona eğer bir şey yapmaya kalkarsa.

Onu öldürürüm!

Yemin ediyorum bir saniye bile düşünmem.

Evladıma dokunanı öldürürüm.

Mahfuz!

O evladına bir şey yaptıktan sonra...

...yaşatmışsın öldürmüşsün bir şey fark etmeyecek.

Mesele yapacağın şeye engel olmak.

Yarın sabah yeniden hakim karşısına çıkacağım.

Avukatım olumlu konuşuyor.

Bu arada sen gözünü kulağını Füsun Hanımdan ayırma.

Bana ulaşmak istersen de hemen avukatımı ara.

Gece gündüz fark etmez anladın mı?

Tamam tamam anladım.

Ve Asiye durduramayacağını düşündüğün...

...bir şey olursa.

Hazar Bey'i ara.

O ne yapılması gerekiyorsa yapar.

Tamam biri geliyor kapatmam lazım.

Alo!

Asiye!

Asiye!

Asiye!

Duymuyor musun ya?

Allah Allah, kırk saattir sesleniyorum.

Mutfaktaki işleri ben mi yapacağım?

Pardon duymamışım, ne istemiştiniz?

Çay kahve bir şey yap.

Dilim damağım kurudu.

Haydi.

Tabi, tabi hemen getiriyorum.

Hadi git.

Allah Allah!

Şu koskoca konakta tek bir çalışan var ya...

...şaka gibi.

Cimri misiniz nesiniz ya?

Ben bir tane daha buraya aldırayım da görün.

İki tane bile olabilir.

Hızlı git, daha hızlı git!

Bundan daha hızlı olmaz hanımım...

...köy yolu burası.

Olsun sen bas gaza.

Peki hanımım.

Neredesiniz?

Tamam.

Hanım ağam, Genüşhan da sizi bekliyor.

Neredeler?

Gelmişler mi?

Yoldalar.

Az kalmış.

Ya Azize!

Senin de hikayen böyle bitecek.

Ava giderken...

...avlanacaksın.

Alamam hanımım kalsın.

Reyhan!

Miran!

Reyhan!

Reyhan!

Hoş geldin Miran.

Hoş filan gelmedim.

Neymiş benimle konuşmak istediğin mesele...

...söyle bakalım.

Ben bir şey istemiyorum.

Sen hayatın boyunca bir şeyi çok istedin.

Hem de tek bir şeyi.

Haksız mıyım?

Bana kelime oyunu yapma.

Füsun Hanım!

Derdin ne ise söyle?

Söz dediğin nedir ki Miran.

Kifayetsiz kalır.

Sana daha iyisi yakışır.

Ben de öyle yapacağım.

Bir misafirin var.

Buraya senin için geliyor.

(Telefon çalıyor)

Geldiniz mi?

Tamam, doktor başta böyle sancılar olur dedi.

Korkma.

Korkma yavrum.

Reyhan!

Reyhan!

Reyhan!

Yaklaşma!

İyisin değil mi?

İyisin değil mi?

Yaklaşma!

Niye geldin sen, ne işin var burada?

Seni merak ettim.

Bir şey oldu sandım.

İyisin değil mi?

Nasılsın?

Bunca zaman bana zulüm eden sen değilmişsin gibi...

...nasıl olduğumu sormaya mı geldin?

Söyleyeyim sen yoksun ya çok iyiyiz biz!

Anladın mı!

İyisin çok şükür iyisin.

Çok şükür.

Yine ne kuruyorsun?

Bizi neyin içine çekmeye çalışıyorsun bilmiyorum!

Bilmekte istemiyorum.

Şimdi buradan defol git!

Bir daha da sakın gelme!

iyi ol!

İyi ol!

Çok şükür.

İyi ol!

Beni korkutmak için yaptı.

Anlamak için yaptı.

Anlamak için.

Belki de bir şey sezdi, belki de.

Reyhan!

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.