All language subtitles for Hercai.S03.E06_(44._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müzik)

Miran!

Şimdi merak ediyorsundur.

Elini bırakacak mıyım bırakmayacak mıyım diye.

Sende şimdi merak ediyorsundur.

Acaba beni vuracak mı?

Vurmayacak mı?

Aslan!

Aslan'ı vuracak.

İndir o silahı.

Sen kurtarabilirim.

Kurtaracağın kişi ben değilim.

Sen kendini kurtar.

Miran'ı vur çabuk!

Bütün o notları senin yazdığını biliyorum.

(Silah sesi)

Miran!

(Müzik çalıyor)

Reyhan!

Miran!

Miran!

Beni oraya götür.

Hazar Bey.

Abi.

Zehra!

Ben bir su getireyim.

Nasılsın, iyi misin?

İyiyim.

Geliyor mu yoksa he?

Şimdi Reyhan'ı uyandırmayalım.

Kimseyi telaşa vermeye lüzum yok.

Ama.

Ben iyiyim, biz kendimiz gidelim.

Yenge al.

Sağ ol, sağ ol.

İyi misin?

Sağ ol, iyiyim iyiyim iyiyim.

Gidelim mi?

Kalkalım Cihan.

Yavaş yavaş.

İyisin deme?

İyiyim iyiyim iyiyim bir şey yok.

İyi o zaman.

Cihan, biz yengen ile gidelim

Sen kal çocuklar sana emanettir.

Sakın kaygılanıp korkmasınlar.

Biz bir görünüp geliriz zaten.

Tamam mı?

Abi, bak bende geleyim olmaz böyle.

Yok yok yok bir şey.

Lazım olursa ben arayacağım seni ya.

Cihan, abin doğru söylüyor.

Şimdi çocuklar kalkıpta kimseyi göremezler ise...

...daha çok telaşa girerler.

Ortalığı telaşa vermeyin, gözünüzü seveyim.

Haydi.

Sen kal.

Haydi gel bakalım.

Bak evde babamda yok.

Ben seni bu halde tek başına mümkün değil göndermem.

Hatırladım diyorum ben sana, ben vurdum ben.

Mehmet Aslanbey'i vuran benim.

Merak etme, hiç bir şey evlatlarımdan önce değil.

Bir şey olursa ben seni ararım söz.

Hazar Bey!

Tamam haydi geldim geldim.

Abi habersiz bırakmayın ha.

Tamam.

Bir şey, bir şey dedi bana.

Ne dedi?

Ne dedin, düşerken bir şey dedin Miran?

Ne dedin?

Reyhan'la mı ilgiliydi?

Reyhan, O da mı biliyor?

Hemen onları bulmam lazım.

(Telefon çalıyor)

Mahfuz, hemen Beyaz Suya gel.

Miran uçurumdan düşdü, biri bize ateş etti.

Ne!

Aslan sen!

Ne diyorsun?

Miran, iyi mi?

Yaşıyor mu?

Bilmiyorum suya düştü.

Bakındım ama göremedim.

Reyhan'da oradaydı galiba sesini duydum..

Reyhan peki, o iyi mi?

Gördün mü onu?

Nerede şimdi?

Kıyı tarafındaydı.

Belki onun peşinden suya atlamıştır.

Bilmiyorum, ne oldu kim bize ateş etti.

Hiç bir şey bilmiyorum Mahfuz.

Azize!

Mahfuz, biran önce onları bulmamız lazım.

Hemen uçurumun altındaki kıyıya gel çabuk.

Yanlış yaptın Mahfuz.

Azize'yi aramak ile çok büyük yanlış yaptın.

Aslan'ı bulunca Miran'ın peşine düşeceksin.

Eğer hala yaşıyorsa, orada hemen kafasına sıkacaksın.

Miran Şadoğlu sabaha sağ çıkmayacak.

Ama bunca zaman hep dedin ki.

Onun soyu birbirini kıracak dedim.

Ama işler değişti.

Miran, Aslan'a silah çekti.

Aralarındaki mesele her neyse...

...artık dönüşü yok.

Peki Reyhan Hanım, o ne olacak?

Oda Miran ile birlikte ölecek.

Aslan'nın arabası bu!

Kes önünü!

Çok şükür Aslan'ım iyi.

Sen adamlarınla Miran'ın peşinde düş.

Sapasağlam da bulmadan gelmeyin.

Senin ne işin var burada?

Ne yaptın sen?

He?

Ne yaptın?

Sen kendini öldürtmek için mi geldin buraya?

Sen miydin, bize ateş açan sen miydin?

Ben kendi torunlarıma ateş açacak kadar...

...delirmedim daha!

Bin arabaya gidiyoruz.

Ben Miran'ı bulmaya gideceğim...

...seninle hiç bir yere gitmiyorum.

Gidiyoruz dedim!

Biri sizi pusuya düşürecekti!

Ya seni ya Miran'ı ya da ikinizi birden!

Miran'ı Mahmut bulacak!

Yürü gidiyoruz!

Miran!

Yani Şadoğullarıydı ateş eden öyle mi?

Gördün mü sen?

Görmedim ama bizi öldürmek isteyecek başka birinide tanımıyorum.

Sen orada olduğumuzu nereden öğrendin?

Önemli olan o değil!

Önemli olan Miran'ın neden sana silah çektiği!

Her şeyi gördüm.

Biri ateş etmeseydi, belki de amca oğlun seni öldürmüş olacaktı.

Miran ile bu noktaya nasıl gelirsin?

Ya torunun şu anda ölümle burun buruna...

...senin tek düşündüğün bu mu?

Neden?

Belki Miran şuan.

Sakın!

Sakın, Miran'ın öldüğünü düşünmeye cüret etme!

Benim torunum ne badireler atlattı.

Bunu da atlatacak elbet.

Mahmut onu bulacak.

Sonra bende onların yanına gideceğim.

Önemli olan, Miran ayağa kalktığında ne olacak?

Bir kere bu hale geldiniz.

Yine geleceksiniz!

Buna engel olmak için...

...neden olduğunu bilmem gerek.

Bir sebebi yoktu.

O gördüklerin ufak bir yanlış anlaşılmadan oldu.

Sen beni aptal mı sanıyorsun!

He!

Reyhan'ı gördüm, uçurumun dibindeydi.

Miran, sana o yüzden silah çekti değil mi?

Şimdi bana her şeyi anlatacaksın.

Valla sırları olan sensin babaanne.

Ben sana her şeyi anlattım.

Asıl sen benden her şeyi sakladın.

Çünkü Reyhan'a aşık oldun.

Sakın inkar etme, fotoğrafları gördüm.

Ona deli gibi aşıksın.

Miran Ağamda, Reyhan Hanım da bulunacak.

Bulduğunuz yerde beni arayacaksınız.

Hadi dağılın şimdi.

Haklısın babaanne.

Reyhan'a aşık oldum.

Ama bu duyguyu kalbime gömeceğim.

Çünkü onların birbirlerini nasıl sevdiklerini gördüm.

O duyguyu kalbinden söküp atacaksın.

Hemen!

Eğer yapamazsın...

...ben senin göğsüne vura vura yaparım.

Öyle kolay değil.

Ama uğraşıyorum.

Kolay değil hemi?

Zor olan ne söyleyeyim mi sana?

Bir sevda yüzünden torunlarından birinin ölecek olması.

Bunun sonunda ölüm var.

Miran'dan da Reyhan'dan da uzak duracaksın.

İşte bunu yapamam.

Onlara yardımcı olabilmem için Miran'a yakın olmam lazım.

Miran'nın senin yardımına ihtiyacı yok.

Sen kendini düşün.

Ben her zaman senin yanında olamam.

Bin arabaya.

İyi olacaksın.

İyi olacaksın.

Ne olur, ne olur kurşun gitmesin ne olur kurşun gitmesin.

Ne olur bir şey olmasın.

Çok şükür, çok şükür.

Tamam, tamam.

Şimdi duracak.

Şimdi duracak tamam mı?

Şimdi duracak.

Çok şükür, çok şükür.

Miran!

Miran!

İyi olacaksın.

Kurtulduk Miran.

Kurtulduk kurtulduk.

Miran!

Miran aç gözünü.

Aç gözünü, iyi misin?

Kalkabilir misin?

Kalkabilir misin?

Haydi.

(İnliyor)

Ne oldu?

Ne oldu?

(inliyor)

(inliyor)

Tamam, konuşmaya çalışma sen, tamam mı?

Hemen gitmemiz lazım.

Hemen gitmeniz lazım, ne olur, ne olur?

Aaah!

Haydi.

Haydi.

Aaah!

Tamam tamam tamam, geçecek geçecek geçecek.

Hayatı tehlikede olan Miran.

Şu an O'nun yanında olmamız gerekirdi evde değil.

Tehlikede olduğunu nereden biliyorsun?

Belki ifşa oldu.

Belki Şadoğulları senin peşine düştüler belki onlar ateş ettiler.

(Sendin, beni korumak için Miran'a ateş açtıran sendin...)

(...çünkü o senin torunun değil)

Mesele sadece Şadoğulları da değil...

...Miran'ın yanında bundan sonra...

... güvende olacağını mı sanıyorsun?

Karısına sevdalı bir adamı yaşatır mı sanıyorsun?

Sandığın gibi olmayacak...

...ben Miran'ın hayatını kurtarmaya çalıştım.

Ama O belki de seni öldürecekti.

Miran'ın öfkesi korkutucudur ama O kimseyi öldüremez...

...torununu tanımıyor musun?

Tanıdığım için söylüyorum...

...Mesele Reyhan olunca Miran'ı kimse durduramaz.

O'ndan uzak duracaksın...

...o fotoğraflardan da kurtulacaksın.

Burası benim evim.

Reyhan'a Miran'ın karısı.

Tamam, o fotoğraflardan kurtulacağım.

Ama sen söylediğin için değil, öyle olması gerektiği için.

Seni ben ikna etmediysem kim etti?

Yoksa bilen başka biri mi var?

Bunu bana mı söylüyorsun?

Ben bile geçmişi kimden geldiğini...

...bilmediğim bir mektupla öğrendim.

Sendin değil mi?

O taşı gönderende...

...Aslan'ıma o mektubu gönderen de sendin.

...Bu işin içinde de mi parmağın var?

Aslan'ımı sen mi yönlendiriyorsun?

Onları karşı karşıya getirmek senin planın mıydı?

Düşmanına merhamet eder mi oldun?

Niye uyumuyor bu Hanife.

Haydi uyu kızım.

Sağ ol.

Uyu Allah aşkına biraz uyu.

(Telefon çalıyor)

Allah! Kim bu saatte.

Niye kısmıyorsun o telefonun sesini!

(Bebek ağlıyor))

Ya Handan kusura bakma düşünemedim işte, düşünemedim.

Düşünemezsin tabi!

Of! Düşünmen gerekmediği için düşünemezsin.

Ben sallıyorum bak bileklerim koptu bunu sallamaktan.

Tamam kızım sana demedim babana dedim...

...düşüncesiz babana dedim.

Hayret bir şey ya hayret bir şey, hayret bir şey...

...gecenin bu vakti.

Olacak iş değil ya.

Ya sen gecenin bu kör vakti ne diye arıyorsun Halef?

Cihan ben Beyaz Su'dayım...

...bizim çobanlardan birinin dediğine göre...

...Mahmut'la adamları Reyhan ile Miran'ı arıyorlarmış.

Ne?...

...yav, niye arıyorlarmış ki? Reyhan oda...

Halef, sen kapatma bu telefonu bekle tamam mı? Bekle...

...bekle kapatma!

Reyhan.

Reyhan.

Kaçtın ha Reyhan?...

...Yaşanan bunca şeye rağmen O, Miran soysuzuna kaçtın hemi?

Alo Halef.

Sadece bu da değil...

...Miran'ın ceketini buldum içinde bir not vardı...

...üstünde Mehmet Aslanbey'in katili...

...Nasuf Şadoğlu'dur yazıyor.

(Biliyor, Miran öğrenmiş)

Yok yok, doğru değil bu...

...benim babam katil falan değil. Biliyorsun değil mi?

O, Miran.

Başka türlüsü aklımdan geçmez. Nasuh Ağa'yı bilirim...

...Ben tedbirini alasın diye aradım Cihan...

...belli ki babanın başına bir çorap örecek bu Miran iti...

...Azat'ı vurduğu gibi O'nu da.

Halef, beni dinle...

...yanına sağlam bir adam al, boş gelmesin...

...bu gece Beyaz Su'da bu işi bitireceğiz

Beni anlıyor musun?

Zaten Miran yaralı. Ceketinde kan vardı...

...Ceketi bulduğumuz yer de öyleydi...

...Fazla uzaklaşmış olamazlar.

Tamam, ben geliyorum hemen.

Hiç bir yere gitmiyorsun...

...kaçmış mı?...

...bırakacağız gittiği yerde kalacak.

...Benim adım da Handan'sa...

...bu gece bu konaktan hiç kimse o kızın peşine gitmeyecek!

Handan.

Ne oluyor ya?

Haydi!

Dayan, dayan az kaldı.

Sık dişini Miran, sık dişini.

Eğil.

Miran

Miran

İyi misin?

Miran?

Reyhan git.

Git artık...

...git.

Hayır, beni uzaklaştırmak için mi böyle diyorsun?

Peşimizde adamlar var diye endişeleniyorsun.

Yok

Yok

Yok.

Haydi.

Haydi Miran.

Haydi Miran, evimize gideceğiz, kalk.

Reyhan...

...yardım.

Sevdiğimi bırakıp hiç bir yere gitmem, haydi...

...Miran haydi...

...birlikte gideceğiz.

Ölürüm de bırakmam, gidemezsin!

Handan!

Ölümü gör Cihan, gidemezsin.

Ya ne oluyor, ne oluyor? Anne, baba?

Hah, anlat.

Oğlum yok bir şey, haydi herkes içeri gitsin.

Nasıl yok bir şey ya!

Reyhan Miran'a kaçmış...

....babanda şimdi gidip Reyhan'ı getirecekmiş.

Haydi oğlum, sen ne duruyorsun? Koş kap silahını...

...katıl babanın yanına, gidin getirin Reyhan'ı beraber...

...biz ölürsek evdekilere ne olur demeyin...

...koşun o kızın peşinden.

Sen o Miran'a bir şans daha ver ki, öldürsün artık seni.

Annem haklı baba.

Miran beni vurdu.

Amcamı onca kez tehdit etti ama Reyhan vazgeçmedi.

Vazgeçmiyor.

Bırakalım gitsin o halde.

Abi?

Sen, gerçekten, Reyhan'dan vaz mı geçtin?

He, vazgeçtim.

Hepinizin duyun, ben Reyhan'dan vazgeçtim.

Beni sevmeyen birinin peşinden...

...daha fazla gitmenin manası yoktur.

Sadece geç anladım.

Hayır olsun baba.

Beni de uyku tutmadı.

Biraz yürüyeyim istedim de...

Neden herkes ayakta?

Bir şey mi oldu?

Yok bir şey.

Ha?

Yok bir şey!

Haydi Cihan gel bir otur.

Yok Handan, sen beni anlamıyorsun.

Cihan'ım haydi.

Gitmem.

Cihan'ım nolur?

Haydi.

Bir kahve koşun ağanıza haydi.

Otur.

Otur Allah aşkına bir otur.

Tamam, tamam, tamam geçti.

Geçti artık.

(İnliyor)

Ben bir Cihan'ı arıyayım Zehra.

Haberleri olsun.

Çocuklar duyurmasınlar.

Korkarlar sonra.

Allah aşkın yatın artık, neredeyse sabah oldu.

Baba.

Hiç bir şey olmamış gibi nasıl yatacağız ki.

Hem...

...dedeme'de mi söylemeyeceğiz.

Yaren!

Bak sen eğer bu işe karışırsan...

...yeminle seni öldürürüm.

Hiç kimse duymayacak.

Defolum gitsinler yeter.

(Telefon çalıyor)

Abim arıyor.

Efendim abi.

Alo Cihan!

Uyuyor muydunuz ya?

Yok yok abi, sağ olsun Hüma uyutmadı bizi.

Hepimiz ayaktayız.

Bak dinle beni.

Biz yengen ile Diyarbakır'a gidiyoruz ha.

Doktor dedi...

...doğum dedi, azıcık sancılı olacakmış.

O yüzden dedi.

Sen şimdi çocuklara duyurmada telaş etmesinler.

Diyarbakır'a kontrole gidiyorlar dersin.

Anladın mı tamam mı?

Tamam abi tamam ama.

Kapatıyorum ben şimdi Cihan, ararım haydi.

Tamam Zehra tamam tamam.

He!

Ne?

Nasıl yani?

Abi sen ne diyorsun?

Ne oldu?

Ne olmuş bebeğe?

Ne olmuş ya?

Ne diyorsun?

Bir dakika, bir dakika.

Abi bak tamam.

Sen sakin ol.

Ben çıkıyorum şimdi yolda sizi yakalarım.

Yani bak abi merak etme ne olur, kurban olayım...

...Allah'ın izniyle hiç bir şey olmaz.

Tamam, haydi çıkıyorum, tamam haydi.

Ne olmuş Cihan?

Yahu doktor bizimkileri ambulans ile Diyarbakır'a yollamış...

...bebekte sıkıntı varmış, abim perişan.

Ben yanına gitmem lazım.

Azat sen burada kal oğlum olur mu?

Yok yok baba, ben de seninle geleceğim.

Harun var Harun kalır.

Tabi tabi babacığım ben kalırım, gidin siz gidin.

Olmaz oğlum bak deden yok, amcan yok, ben yokum...

...senin burada kalman lazım Azat.

Tamam mı?

Heh, haydi.

Ya akılda kalmadı bende, bak...

...bugün olan olayı kimseye anlatmayın olur mu?...

...abimin kulağına gitmesin perişan olur?

Gelince zaten öğrenecek, tamam?

Tamam haydi.

Bizi habersiz bırakma Cihan.

Allah yardımcımız olsun.

Reyhan'ın elbisesi, buradalarmış.

Çok fazla uzağa gitmiş olamazlar.

Sen, arkadan dolan.

Buralarda mağaralar var.

İçlerinden birine girdilerse bulmamız zor.

Gerekiyorsa bütün mağaralara bakacağız Halef...

...hepsine bakacağız.

Onları bulacağız, bulduğum yerde de...

...o Miran'ın kafasına sıkacağım.

Cihan, az sakin.

Bulacağız bulacağız da...

...hani sen kararlı mısın?

Nasuh Ağa'ya filan danışmadan.

Nasuh var mı burada Halef.

Hazar var mı burada?

Ben varım ben.

O adamı bir kere elimden kaçırdım.

Bir daha kaçırmayacağım.

Ben ne dersem o!

Burada beş kişiyiz.

Eve dört kişi döneceğiz.

Miran Aslanbey ölecek!

Anlıyor musun?

Haydi!

Oymuş ateş eden oymuş.

(Telefon çalıyor)

Söyle Mahmut.

Reyhan ile Miran'ı buldum hanımım.

Ama başka bir şey daha buldum.

Cihanlar.

Ne olmuş bir haber mi var?

Bulmuş mu?

Bırakayım onlar mı vursun yoksa ben mi vurayım?

Bırak sen Mahmut bırak bırak!

Bırak!

Çok şükür bu haberi verdin ya bana...

...nasıl mutlu oldum.

Çok iyi, çok iyi.

Yalnız şimdi peşlerine bir de adam koy.

Koy ki onları korusun.

Ne olup bitiyor öğrenelim.

Sonra sen çık gel, beni al.

Torunumla gelinimin bir yüzünü göreyim.

Sen nasıl istersen hanımım.

İyi hadi.

Hadi.

Bulmuş mu?

He bulmuş, bulmuş.

Hem de sapasağlam bulmuş.

Reyhan'da kararını vermiş Miran'ın yanında kalacakmış.

İşler yoluna giriyor çok şükür.

Olması gerektiği gibi.

Haydi tamam.

Az kaldı.

Bulacağım bir yol.

Güven bana.

Kurtulacağız Miran.

Reyhan.

Reyhan git.

Git.

Gitmem.

Gitmem.

Gitmem.

Eğer gelmezsen bende burada kalırım.

Beni de öldürsünler Miran.

Birlikte gideceğiz.

Miran.

Korucu at.

Korucu at var.

Kurtulduk.

Çok şükür.

Kurtulduk.

Dayan.

Tamam.

Tamam az kaldı.

Dur.

Tamam.

Az kaldı.

Tamam Zehram tamam.

Tamam tamam Zehra.

Tamam Zehra.

Bebeğin nabzı çok zayıf daha hızlı gitmen lazım.

Mümkün değil, yol çok virajlı.

Ama köy yoluna girebilirsek vakit kazanabiliriz.

Haydi o zaman çabuk!

Ne oldu?

Bebeğin nabzı zayıf.

Ne kadar çabuk varırsak o kadar iyi olacak.

Hazar Bey!

Bebeğim, bebeğim iyi mi?

Yok yok bebekte bir şey yok, iyi.

Bebekte hiç bir şey yok.

Doğum yaklaşıyormuş biraz daha hızlı git dedi.

Hızlı git dedi.

Ama lazım gelirse...

...kendileri de doğum yapıyorlarmış zaten Zehra.

Sen hiç merak etme.

Öyle değil mi hemşire hanım?

Tabi tabi korkmayın.

Hiç merak etme.

Vaktin de yetişeceğiz.

Yetişeceğiz.

İyi olacaksınız.

Hiç merak etme yetişeceğiz.

Yetişeceğiz..

Sıkı tutun, Zehra Zehra!

Zehra, Zehra!

Sıkı tut!

Zehra!

Sakin ol, sakin ol!

Mahmut?

Miran ile Reyhan'ı yerleştirebildin mi?

Her şey istediğiniz gibi hazır hanımım.

İyi çok şükür.

Eee gece ne kadar kara ise...

...sonu o kadar aydınlık olur boşuna dememişler.

Hadi gidiyoruz.

Nereye?

Miran ile Reyhan'ın yanına.

Artık ben aranızda husumet istemiyorum.

Miran ile Reyhan'a gerçeği anlatacağız.

Miran gerçi kızacak ama.

Sonun da anlayacaktır.

Babaanne sen diyorsun?

Hayatta olmaz.

Neden olmuyor muş?

Ben artık birbirinizin canına kast etmenizi...

...görmek istemiyorum.

Miran'da Reyhan'da gerçeği bilecek.

Bak istediğini yaptım.

Fotoğrafları yaktım.

Reyhan'ın da peşini bırakacağım.

Ama bu kadar.

Daha fazlasını yaparsan beni kaybedersin.

İyi.

Bu seferlik öyle olsun.

Ama bir daha Miran'ın karşısına çıkacak olursan...

...bütün gerçekleri anlatırım.

Bunu unutma.

Bir Aslanbey daha kaybedecek gücüm yok benim.

Mahfuz!

Durumlar değişti nehir kıyısına inemedim.

Çünkü babaannemden kurtulamadım.

Ama gerekte kalmadı.

Reyhan ile Miran bulunmuş.

Bulundu mu?

Kim bulmuş?

Mahmut.

İşin içinde Azize Hanım varken...

...nasıl bu kadar kolay inandın.

Kolay mı?

Az kalsın beni onların yanına götürüyordu.

Miran'ın beni öldürmeye çalıştığını düşünüyor.

Aramızdaki husumeti de .

Sizi bir araya getirerek kuzen olduğunuzu...

...söyleyerek bitirecekti.

Evet.

O zaman Reyhan ile Miran iyiler.

İyiler.

Ama bizim babaannemin karşısında...

...bizim bu kadar tedbirsiz olmamız gerekiyor.

Orada olduğumuzu kimden öğrendi?

Bilmiyorum.

Ama haklısın.

Biraz da sen çok daha dikkatli olmalısın.

Olacağım.

Hem de sandığından çok dikkatli olacağım.

Tamam.

Birazdan evdeyim.

Gelince konuşuruz.

Çok şükür.

Sana söz veriyorum Reyhan.

Bir daha böyle bir hata yapmayacağım.

Bir daha Azize'yi asla sana yaklaştırmayacağım.

Bir şey mi buldun?

Kan var.

Kan var ama kurumuş.

Buradan geçmişler.

Önümüzdeler.

Haydi oyalanmayalım.

Sen şu tepenin oradan gidersin tamam mı?

Hadi oylanmayalım bizde.

Yürü.

(Öksürük sesi)

Allah'ım!

Hazar Bey.

Hazar Bey.

Hazar Bey, aç gözlerini.

Hazar Bey.

Hazar Bey.

Zehra.

Ne oldu, kaza oldu.

Kaza mı?

Çöz beni, çöz beni Hazar Bey.

İyi misin?

İyiyim, iyiyim ben iyiyim.

Çöz beni.

Bebek nasıl?

İyi mi?

Kalk!

Tamam.

Hazar Bey.

Bak kıpırdıyor.

Yaşıyor Hazar Bey.

Hemşire Hanım.

Hemşire Hanım.

Hemşire Hanım.

Nasılsın, iyi misin?

Dokunma sakın.

Allah'ım ne yapayım ben ne yapayım?

Yardım.

Yardım çağır.

Nerede benim telefonum.

Telefon.

Yok, yok.

Telefon kırılmış.

Telefon kırılmış.

Yola, yola çık.

Yardım çağırın.

Uzak değil buraya.

Tamam hemşire hanım.

(Öksürüyor)

Tamam, tamam.

Geri gel, Hazar Bey geri gel!

Beni burada bırakma.

Zehra sen bu halde.

Hazar Bey bizi bırakma!

Ne olur bırakma bizi burada!

Biz burada kalamayız Hazar Bey!

(Ağlıyor)

Tamam gel, gel.

Tamam, tamam.

Tamam.

Tutun.

Tamam.

Tamam iyiyim ben.

Tutun.

Gel, gel.

Hey Allah'ım.

Yavaş, yavaş tutun bana.

Tamam.

Hemşire Hanım, hemşire hanım yardım getireceğim ben.

Allah'ım koru bizi.

Nereye?

Bilmiyorum.

Şeyda.

He.

Ne dersin?

Reyhan ile Miran...

...kendilerine yeni bir hayat kurmayı başarabilecekler mi?

Niye başaramasınlar ki kaygılı bacım.

Peşlerine düşmedikçe.

Nerededirler acaba şimdi?

Belki de uçakta dırlar.

Belkide dünyanın öbür uçuna gidiyorlardır he?

Ne bilesin...

...belki de aşıklar şehrine gidiyorlardır.

Paris'e he?

Orası ecbedi aşıkların şehridir.

Gözü dışarıda bacım.

Bilesin ki bizim aşıkların şehri İstanbul'dur.

Keyifler yerinde maşallah.

Olsun olsun daim olsun.

Ne olsa Reyhan dır, Miran dır derdimiz yok.

Ortalıkta bağırıp duran babam yok.

Abim ile Zehra'nın o üzgün suratı yok.

Şöyle kızımla damadımla bir güzel kahvaltı edeyim.

Çok şükür damadında işe gitti anne.

Kız Hanife!

Bu ne şıklık nereye gidiyorsun?

Bugün benim izin günüm.

Ahbaplarımı göremeye gideceğim.

Ya bu dünya da ne kadar iyi insanlar var değil mi?

Seninle bile ahbaplık ediyorlar ya.

(Telefon çalıyor)

Alo!

Ha bebek görmeye.

Tabi tabi buyurun bekleriz başımızla beraber.

Tabi.

Şeyda!

Bak misafirlerimiz var bebek görmeye gelecekler.

Şöyle ordi mordi güzel bir şeyler hazırla tamam mı?

Hiç merak etmeyin Handan Hanım.

Öyle bir sofra kuracağım ki, günlerce konuşacaklar.

Hadi bakalım, hadi bakalım.

Kız Yaren!

Sen nereye?

Misafir lafını duydun, arazi oluyorsun değil mi?

Ama bak kızım sen her insan gördüğünde böyle kaçarsan...

...yarın öbür gün doğurduğunda kimse...

...kapını çalmaz haberin olsun.

Çok şükür öyle dertlerimiz yok anne.

Niye ki?

Kız bana bak!

Yoksa siz hiç.

Hiç.

Ya ben bunu neden düşünmedim daha önce ya.

Şimdi annem bunu duyunca...

...kesin bizi boşar ha.

Plan da bir değişiklik yok değil mi?

Hayır yok.

Aslan da Hanife Hanım'ı biran önce görmek istiyor.

Orada görüşürüz.

Tamam.

Biran önce gidelim Mahfuz.

Şu yıllanmış intikamın asıl sebebini öğrenelim.

Yoksa ortalık karıştıkça babaannemin yapacaklarından korkuyorum.

Onun ateş ettirdiğine eminsin yani.

Eminim.

Babaannem farkında olmasa da...

...benim için Miran'ı ne kadar kolay gözden çıkardığını anladım.

Öyle ise onlara yakın olmanın...

...Miran için ne büyük bir risk taşıdığını da anladın.

Birazdan babaannemin sırrını öğreneceğiz.

O zaman kaygılanacak bir şey kalmayacak.

Umarım öyle olur.

Bu taşı parçalattığım gün her şey bitecek...

...demiştim ama Mahmut olmadı.

Şimdi her şey kendiliğinden olacak.

Bana ihanet edenden de hesap soracağım.

Notları onun yazdığını mı düşünüyorsun hanımım.

Geçmişteki o kadar şey.

Üçümüzden başka bilen var mı?

(Telefon çalıyor)

Ha Şükran!

Kararımı verdim Azize.

Dediğin gibi torunumun başı derde ise...

...yerim onun yanıdır.

En doğru olanı yaptın.

İyi o zaman yarın seni, Mahmut gelip alır.

He!

Hadi kal sağlıcakla.

Geleceksin...

...ama konağa değil.

Torununun cenazesine.

Miran.

Ne oldu?

Yaran kanıyor.

Tamam, tamam.

Sık dişini sık.

Tamam.

Saracağım şimdi geçecek.

Saracağım geçecek.

Tamam.

Dayan.

Miran köy.

Miran köy.

Köy var.

Köy kurtulduk.

Kurtulduk, Allah'ım çok şükür.

Az kaldı.

Yeğenim.

En doğru kararı verdin teyze.

Şimdi bana her şeyi anlat.

Geçmişte ne oldu?

Babaannemin sırrı ne?

Her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmek istiyorum.

Anlatacağım.

Her şeyi anlatacağım.

Anlatacağım Aslan ama...

...böyle değil.

Anlamadım.

Vazmı geçtin.

Hayır.

Vazgeçmedim.

Bir mektup yazdım.

Ne yaşadım sa.

Her şeyi tek tek anlattığım bir mektup yazdım.

Onu sana vereceğim.

Ama...

...benim de senden bir isteğim olacak.

Ne isteği?

Yeni bir hayat.

Daha önce böyle bir isteğin olmadı Hanife Hanım.

Karar değiştirmene sebep olan şey nedir?

Uğruna ömrümü heba ettiğim ablam bile beni geride bırakmışken...

...kimseye güvenemem artık.

Ben ömrümü adadım.

Şimdi elimde ne kaldıysa...

...onu da kendime harcamak istiyorum.

Böyle bir şey kabul edemeyiz.

Kabul ediyorum.

Sana istediğini vereceğim teyze.

Ama sende söz verdiğin gibi o mektubu bana vereceksin.

Mahfuz.

Hiç durma, o başka hayatı Hanife teyze için..

...mümkün kılacak ne lazım sa yap.

(Telefon çalıyor)

Alo abla.

Tamam geliyorum.

Ablam beni görmek istiyormuş.

Ben de onunla vedalaşmak istiyordum zaten.

Tamam Miran.

Tamam bak köye geldik.

Kimse yok mu!

Kimse yok mu!

Gel.

Gel.

Dur burada, ben yardım bulup geleceğim tamam mı.

Kimse yok mu!

Kocam yaralı yardım edin.

Yardım edin!

Yardım edin!

Kocam yaralı, yardım edin!

Kimse yok mu, kimse yok mu!

Kimse yok.

Kimse yok.

Kimse yok.

Kimse yok.

Biz varız.

Biz varız Reyhan.

Sen varsın.

Sen varsın.

Miran.

Miran!

Miran!

Miran, Miran!

Miran iyi misin?

İyi misin, ne oldu?

Bak evlerden birine gireceğiz tamam mı?

Evlerden birine gireceğiz gel.

Hadi aç gözünü ne olur.

Miran duramayız burada haydi.

Gel.

Ay tamam.

Ah!

Tamam.

Tamam.

Tamam iyi olacaksın bak.

Köydeyiz.

Köydeyiz.

Yahu sabaha kadar bakmadığımız yer kalmadı.

Koca geceyi bitirdik hala yoklar.

Hala yoklar.

Çünkü biz arıyoruz.

Onlarda nereye gideceklerini bilerek dümdüz ilerliyorlar.

Hem bulduğumuz izler peşlerinde olduğumuzu gösteriyor.

(Telefon çalıyor)

Söyle.

Ne diyor?

Söyle söyle ne diyor?

Tamam.

Tepede bir iz bulmuşlar.

Kanlı bir sargı.

Ver şunu.

Alo, ne buldun anlat bakayım.

Ha!

Anladım peki ne renk?

Kırmızı değil mi?

Böyle kırmızı sanki üzerinde kırmızı çiçekler var.

Tamam.

Tamam, tamam.

Biz geliyoruz.

Onlar, yürü gidiyoruz.

Az bekle Miran.

Az bekle.

Seni gebertmeye geliyorum

Kaldır, ayağını kaldır.

Tamam tut tut tut.

Gidemeyeceğim, gidemeyeceğim.

Gideceğiz.

Yok, yok.

Az daha az daha.

Çok az kaldı.

Çok az kaldı.

Çok az kaldı gülüm, haydi.

Ha gayret.

(Ağlıyor)

Tamam, tamam.

Bebeğim, bebeğim.

Tamam soluklan biraz.

Yapamayacağım.

Yapamayacağım.

Hazar Bey ya bebeğime bir şey olursa.

Hazar Bey.

Bebeğime bir şey olursa.

Allah'ım olmasın Allah'ım.

Olmayacak.

Merak etme.

Azıcık soluklan.

Yapamayacağım, yapamayacağım ben artık.

Artık gidemeyeceğim.

Zehra, Zehra bak.

Şu tepeyi bir geçelim.

Tepenin ardında yol vardır.

Bir araba geçer.

Hastaneye gideriz.

He gülüm.

Haydi.

Hadi bir gayret gülüm.

Haydi.

Haydi gülüm benim.

Haydi gülüm.

Hadi bakalım.

Zehra!

Tamam, tamam.

(Bağırıyor)

Dayan, dayan.

Bak döşekte var.

Tamam, dur.

Dur gel, gel.

Geç şöyle yavaş.

Yavaş.

Ay tamam.

Tamam az dayan burada ne olur.

Ne olur.

Miran, hadi.

Hadi son bir gayret.

Hadi bir son gayret.

Gel, gel.

Tamam, tamam geçti.

Az kaldı.

Az kaldı.

Az kaldı.

Yavaş.

Yavaş.

Ne oldu?

He?

Üşüyorum.

Yanıyorsun sen.

Ateşin var ondan.

Ateşin var ama düzeleceksin tamam mı.

Geçecek.

Ben buradayım.

Peşimizde kimse yok.

Artık endişelenmene gerek yok tamam mı.

Aaaah!

Tamam, tamam.

Tamam.

Tamam, tamam geçti geçti.

Aaah, ölüyorum.

Çıkaralım şunu gel, gel

Ah!

Tamam, tamam, tamam.

Tamam, tamam, tamam.

Yavaş, yavaş.

Tamam, geçecek, iyi olacaksın.

Bugün günlerden ne biliyor musun?

Köye kurduğun salıncağa gittiğimiz ilk gün.

Ya tutamazsan.

Ya düşersem.

O zaman bende atlarım arkandan.

Bende düşerim seninle.

Beni iten sendin Miran.

Ama sözünü de tuttun.

Sen de düştün benimle birlikte.

Hak etmediğimiz onca acı yaşadık.

Hem nefret edip hem sevmeyi öğrendim senden.

Güneş açarken ayaz vurdu sanki hem ısındım hem üşüdüm.

Ama sen, sen sözünü tuttun.

Sen beni hiç bırakmadın.

Bak.

Gene sımsıkı tutunduk birbirimize, buradayız.

Çünkü biz buyuz.

Bundan sonrada hep böyle olacak.

Öyle sıkı tutunacağız ki birbirimize...

...düştüğümüz yerde hep birlikte kalkacağız.

Öyle sıkı tutunacağız ki...

...kimse bizi ayıramayacak.

Burada beş kişiyiz. Eve dört kişi dönecek.

Miran Aslanbey ölecek.

Reyhan.

Buradayım, buradayım, buradayım ben.

Buradayım. Bitecek Miran.

Düzelecek her şey.

Bizim çok güzel günlerimiz olacak.

Daha sonra kimse ilişemeyecek bize.

Yanındayım.

Yanında olacağım.

Hep.

O kadar güzel bir ömrümüz olacak ki.

Bir sürü doğum günü kutlayacağız.

Kendi ellerimle pastalar yapacağım sana.

Gül de yardım eder.

Saçlarımız ağaracak bizim...

...birlikte.

Çocuklarımız olacak.

Bir kız...

... bir de senin gibi bir erkek.

Sen onları salıncakta sallayacaksın.

"Daha hızlı baba" diyecekler.

Kahkahaları bütün bahçemizde yankılanacak.

Reyhan.

Buradayım.

Reyhan.

Buradayım ben.

Yanındayım.

Hani ne diyordun sen bana.

Yapamadığımız ne varsa yapacağız.

Bu şehrin bütün sokaklarını birlikte gezeceğiz.

Sana sözüm var.

Miran.

Sadece bu şehrin değil...

...bütün şehirlerin sokaklarında gezeceğiz birlikte.

O sokaklarda gelinliğimle yürüyeceğim.

Yanımızda çocuklarımızla yürüyeceğiz.

Göreceğiz Miran, o günleri göreceğiz.

Ama önce toparlanman lazım.

Ayağa kalkman lazım.

Ben yiyecek bir şeyler bulacağım tamam mı?

Geleceğim.

Yiyecek bulup geleceğim.

Reyhan.

Reyhan.

Abla!

Neden buraya geldik?

Niye viranede buluşmadık ki?

Ya Yusuf amca bizi görürse.

Merak etme, çiftlik boş.

Nasuh, Yusuf'u da alıp Derik'e gitmiş.

Zeytinliğin derdine düştü herhalde.

Abla!

Gel benimle.

(Bu ne)

(Alıç fidanı)

(Köklerimiz, yüreğimiz gibi toprak altında da )

(Birbirine karışsın diye, aldım bu fidanı)

(Hadi gel)

(Birlikte dikelim)

(Büyür mü gerçekten)

(Büyüyecek biz büyüteceğiz)

(Bu fidan biz yaşarken sevdamıza can suyu)

(Birlikte yaşlanıp bu dünyadan göçtükten sonra)

(Arkamızdan dua olacak Ayşem)

(Ömrünün sonuna kadar sevecek misin beni yani)

(Ben seni sevdikçe)

(Ömrüme ömür katacağım)

(Sevdamızı da can olacağım Ayşem)

(Bayramlık alacak mıyız abla)

(Abla, Hanife saçımı çekiyor)

(Mesut gel ablacağım)

Ne çok acı var şu bozkırda.

Üstü çorak toprak.

Altı sevdiklerimiz ile dolu.

O kadar güzel anı.

Tek bir kıvılcım ile yok oldu.

Bizi bir felaketle ile canımızdan...

...bir ihanet ile hayatımızdan ettiler.

Ama direndik.

Birlikte güldüğümüze sadece ikimiz ağladık.

Neden hayatta olduğumuzu hiç unutmadık.

Şimdi...

...sonuna geldik.

Değişmeyen tek şey var Hanife.

Bütün davalar...

...bir zaman birbirine güvenen insanlar arasında görülürmüş.

Neden öyle dedin abla?

Bana neden ihanet ettin Hanife?

(Aslan'la konuştuğumu biliyor)

(Biliyorum o notları sen gönderdin)

(Bağırıyor)

Hadi Zehram.

Haydi tamam haydi.

Hadi gelecek.

Hadi!

Az kaldı ıkın ıkın.

Tamam göründü.

Göründü az kaldı.

(Kapı çalıyor)

Hal oldu mu?

Hanife Hanım için açılan hesap.

İstediği hayata yetecek kadar yatırıldı.

Bir gün daha bekleyeceğiz.

Yarın güneş adalet için doğacak.

Hayırdır abi?

İşten erken gelmişsin?

Yoksa aklın Reyhan'da mı kaldı?

Yaren işine bak.

Yani hiç bir şey olmamış gibi...

...işe gidip gelmeye devam edeceksin öylemi?

Miran'ın ettikleri yanına mı kalacak?

Reyhan'ın peşine düşmeyecek misin?

Düşmeyeceğim.

Senin sevdan da bu kadarmış işte.

Reyhan, Reyhan diye ölüyordun ne oldu?

Yalanmış.

Yaren, ben senin derdini biliyorum.

Ama artık kanmayacağım.

Reyhan ile Miran birbirlerini seviyorlar.

Ben aralarına girmeyeceğim.

Neden biliyor musun?

Çünkü sevda iki kişiliktir.

Aman ne romantik.

Tek sevda meselesi olsa keşke.

Eğer senin sevdan bittiyse de...

...ailemizin adı, namusu gururu var be.

Sen ailenin namusu gururunu düşünüyorsun he?

Sen Reyhan'ın başına gelecekleri bile bile sustun.

Şimdi bana aileni düşünüyormuş ayakları yapma.

Sen bu ailenin yüz karasısın.

Neyse.

Sen ailemizi düşünmüyor olabilirsin abi ama...

...elbet düşünen birileri var.

(Telefon çalıyor)

Yüzsüzün suratına telefonu kapatsan ne fayda değil mi Yaren?

Hangi yüzle arıyorsun ki beni.

Efendim Yaren.

Yalan söylüyorsun.

Babaannem bile evlenmelerini isterken.

Niye kaçsın ki.

Miran.

Miran!

Miran!

(Ulaşılamıyor mesaj)

Yaptın değil mi?

Kaçtın değil mi onunla?

Ben sana ihanet etmedim.

Ettin.

Düşman ile yaşaya yaşaya ona merhamet eder oldun.

Asıl sendin bana ihanet eden.

Beni nezarethane de bıraktığın o ilk gün anladım.

Sen asıl beni unuttun abla!

İfşa olma diye yaptım, seni çıkaracaktım.

Ama çıkarmadın kardeşini.

Beni ele güne muhtaç ettin.

Sana sormasaydım.

O gün beyazlar içinde ölüme giderken...

...hiç aklına geldim mi abla?

Hiç beni düşündün mü kardeşini?

Sana torununu emanet edecektim!

Hizmetçisi olarak.

Elli yıldır yaptığım gibi.

Senin derdin hanımlık mıydı?

Benim ödediğim onca bedelden sonra...

...senin düşündüğün bu muydu?

Bende bedel ödedim!

Ama benim gibi yanmadın!

Eğer yansaydın ihanet etmezdin!

Hadi bana düşman ol.

Ya kardeşlerin.

Ha kardeşlerimiz!

Onlara nasıl ihanet ettin he!

Şimdi nasıl affettireceksin kendini?

Bana dokunmayacaksın artık.

Sen bana dokunamayacaksınız artık.

Hanife, Hanife bırak!

Hanife bırak, onu bırak kardeşim.

Onu indir, indir.

Hanife indir, indir.

Hanife.

İndir silahı.

Hanife bırak onu.

Bırak şu silahı!

Hanife.

Hanife bırak şu silahı Hanife!

Hanife bırak!

(Silah sesi)

Hanife!

Sakın.

Sakın Hanife.

Sakın kardeşim yapma.

Sakın beni bırakma kardeşim.

Hanife kardeşim.

(Ağlıyor)

Hanife, Hanife sakın Hanife!

(Ağlıyor)

Bana aynı acıyı gösterme!

Gösterme!

Kurban olayım.

Kurban olayım.

(Bebek ağlaması)

Zehra bak.

Zehra bak.

Zehra!

Allah'ım sana çok şükür, Allah'ım sana çok şükür.

Kim var orada?

Reyhan, kendi kendine kuruntu yapıyorsun.

Kendi kendine kuruntu yapıyorsun.

Düş görüyorsun, kimse yok.

Kimse yok, kimse yok.

Su testisi...

Allah'ım inşallah doludur.

Tavuk varsa yumurtada vardır.

Hadi kızım, hadi.

Vardır burada.

Çok şükür, çok şükür.

Halef, Halef.

Kan var.

Sanki şu tarafa doğru gitmişler ha, ne diyorsun?

Ne var orada, var mı bir şeyler?

Orada terk edilmiş bir köy var.

Başka bir şey yok.

Haydi yürüyün o zaman, bir bakalım şu terk edilmiş köye.

Reyhan.

Bir gel.

Reyhan.

Miran?

Miran, buradayım geldim geldim, buradayım.

Buradayım geldim, geldim.

Buradayım, gitmedim.

Yanıyorsun sen.

Aç gözünü, aç gözünü bak su getirdim.

Hadi.

Haydi, su getirdim Miran.

Haydi.

Gel.

Gel bakalım.

Gel.

Tamam, tamam bak düzelecek her şey ateşin var.

Ateşin var sadece ondan.

İyi olacaksın Miran.

(Ben artık seninle geçireceğim)

(Tek bir günü bile ertelemek istemiyorum)

(Ve şu hayatta tek bir günümüz varsa, o gün bugünse)

O gün bugün değil.

O gün, bugün değil Miran.

Sana söz veriyorum.

Sana söz veriyorum.

Bundan sonra ne hayatımızı erteleyeceğiz.

Ne de yolumuzdan döneceğiz.

Hayallerimizi gerçekleştirene kadar....

...durmayacağız Miran.

Durmayacağız.

Gitme.

Buradayım.

Buradayım seni bırakır mıyım seni.

Bırakır mıyım ben seni.

(Beni bırakmayacaksın değil mi abla)

(İyileşeceksin değil mi)

(Sen ölürsen bende ölürüm yalnız kalamam ki)

(Ben seni hiç bırakmayacağım abla)

(Söz ver hadi abla)

(Abla)

Söz vermiştim.

Seni bırakmayacaktım.

Sana kıyacağımı nasıl düşündün Hanife.

O kadar mı değiştim ben?

O kadar mı korkuttum seni?

Beni affet.

Affet.

Başka can feda etmeyeceğiz Mahmut.

Yok et burayı.

Geriye hiç bir şey kalmasın.

Abla, gelirken şeker alır mısın?

Hoş geldin kızım.

Hoş geldin.

Ömrünün tek zorluğu hayata gelişin olsun.

Kalan su gibi aksın.

Hoş geldin benim güzel kızım.

Zor geldin ama.

Geldin.

Tutundun hayata.

Kaldın bizim yanımızda.

Canım kızım benim.

Ben senin babanım.

Son nefesime kadar hep senin yanında olacağım kızım.

Hoş geldin.

Zehram nasılsın?

Toparlanabilecek misin acaba?

Benim sizi hastaneye götürmem lazım.

Allah, bunca yokluğun içinde evladımızı ...

...bize bağışladı ya Hazar Bey.

Yapmam ne gerekirse yaparım.

Ne lazımsa yaparım.

Tamam gülüm.

Haydi şu tepeyi bir geçelim bakalım.

Haydi.

Gel sen bana tutun.

Sen dikkat et.

Gel.

Haydi bakalım.

Haydi gel.

Ağırın var mı?

İyiyim ben iyiyim.

İyiyim.

Az şurada oturalım.

Gel, gel.

Geçti.

Bitti annem.

Gel, gel şöyle gel.

Hazar Bey.

Annem.

Sen geldin ya.

Tüm güçlükler bitecek annem.

Çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak.

Tamam ağlama.

Kurtulduk.

Buradan mutlaka araba geçecektir.

Mutlaka.

Çok güzel annem, çok güzel olacağız.

Söz sana söz annem.

Hazar Bey.

Yok yürüyelim.

Haydi yürüyelim artık.

Ne olur.

Yürüyebilecek misin?

Bebek için.

Haydi o zaman biraz yürüyelim.

Haydi.

Annem geçti.

Kurtulacağız annem, kurtulacağız annem.

Geçti annem.

Annem geçti.

Zehra araba geliyor.

Zehra!

Dur dur dur dur!

Allah aşkına bize yardım et!

Kaza geçirdik.

Karım yeni doğum yaptı.

Çok şükür Allah'ıma.

Gel.

Ambulans ile kaza geçirdik.

İki kişide yaralıdır.

Hemen ara yardım iste.

Allah'ım çok şükür.

Allah'ım razı olsun.

Allah razı olsun.

(Haydi oğlum sen ne duruyorsun)

(Koş kap silahını)

(Katıl babanın yanına, gidin getirin Reyhan'ı beraber)

(Biz ölürsek evdekilere ne olur demeyin)

(Düşün o kızın peşini)

(Sen o Miran'a bir şans daha ver ki)

(Ölürsün artık seni)

Reyhan!

Sen Reyhan'ı gerçekten sevdin mi Azat.

Mutsuz olma pahasını.

Yanında ister insan sevdiğini.

Sevmek bu değil.

Düşmeyeceksin peşine.

Gitmeyeceksin.

Bırakacaksın.

Mutlu olacak.

Nefes alacak.

Başkasını boğarken aldığın nefes.

Sana da yaramaz.

Babaanne!

Bu rezillikte senin eserin değil mi babaanne?

Bana verdiğin onca söze rağmen.

Hayatımı bir paçavra gibi savurdun.

Sevdiğim ne varsa aldın benden!

Senin adi bir hırsızdan ne farkın var he!

Sen çok daha betersin!

Çünkü benden çaldın benden!

Hayatında ilk defa bugün hesap vereceksin!

Sevdiğim adamı benden çalmanın hesabını vereceksin!

Gönül!

Gönül, Gönül!

Kalk!

Yapma.

Hanımım yapma.

Gönül.

Kimsin sen!

Kimsin sen!

Sen laftan anlamayacaksın.

Sen laftan anlamayacaksın!

Karışma!

Karışma!

Bırak.

Ben sana öğretmesini bilirim.

Hayır, bırak!

Ben sana anlatmasını bilirim!

Dur yapma!

Çekil!

Yalvarırım yapma.

Babaanne yapma, Allah aşkına.

Yapma yapma Azize Hanım öldüreceksin kızı yapma!

Çık, çık!

Yalvarıyorum, yalvarıyorum yapma.

Kim kurtaracak seni he!

Kim kurtaracak!

Annen mi kurtaracak!

Annen gelsin kurtarsın şimdi!

Bırak beni.

Hiç bir yere gitmeyeceksin!

Azize Hanım!

Azize Hanım yalvarıyorum yapma.

Azize Hanım!

Sultan Hanım, Sultan Hanım.

Sultan Hanım.

Yeter, yeter artık!

Yeter!

Yapma!

Bırak ne olur bırak!

Ne olur!

Sultan Hanım.

Sultan Hanım!

Sultan Hanım yetiş.

Azize Gönül'ü öldürüyor yetiş.

Gönül!

Gönül!

Bırak kızımı!

Azize!

(Kapıya vuruyor)

Bırak!

(Ağlıyor)

Gel!

Bak!

Bak şu haline bak!

Şu suratına bak!

Seni ezik!

Seni zavallı!

Seni saplantılı!

Hiç mi benzemedin bana ha!

Hiç mi örnek almadın!

İnsan bu hale düşer mi!

İnsan kendini bu kadar alçaltır mı!

Alçaltır mı!

Değer mi!

Bir erkek için göz yaşı dökmeye değer mi!

Seviyorum ama.

Seviyormuş, seviyormuş!

Sen kimi seviyorsun he!

Kimi seviyorsun!

Miran seni hiç sevmeyecek!

Hiç bir zaman sevmeyecek!

Öldürecek kızımı öldürecek!

Aç kapıyı!

Oğluma gitmem lazım!

Oğluma gitmem lazım!

Ablasını kurtarsın!

Aç Azize Hanım yapma yalvarırım.

Sen zavallısın.

İnsan böyle onurunu ayaklar altında çiğner mi?

Kendini böyle rezil rüsva eder mi?

Bu kadar mı gurursuz olur!

He!

Miran'ın adını unutacaksın.

Ben başka bir şey bilmiyorum.

Tek bildiğim o.

Sen öğrettin.

Ben bu hayatta ne oldum ki babaanne.

Miran'ın karısı olmaktan başka ne oldum.

Siz öğrettiniz.

Öyleyse öğrendiğini unutacaksın.

Anladın mı?

Miran'ın kendinide...

...adını da unutacaksın.

Dik duracaksın.

Bir Aslanbey gibi dik duracaksın!

Toplayın buraları!

Çekil!

Dokunmayın bana!

Çıkın dışarı!

(Ağlıyor)

Beni elimden tutup içine attığın cehennem için.

Sen de o cehennemde yan inşallah.

Nasıl kıydım sana o zaman.

Sevdamız yüzünden bunca acı.

Dünya birbirine girdi Miran.

İki insan birbirini sevdi diye.

Dünya birbirine girdi.

Seni ilk gördüğüm ilk günü hatırlıyor musun?

Beni kaçırıyorsun sanmıştım.

Dursana dur dur!

Bırak!

Dur, dur!

Dur, dur, dur!

Bırak!

Tamam.

Ben seni kaçırmıyordum tamam mı?

Hastaneye götürüyordum.

Ne belli.

Ne demek ne belli.

Sen attan düştün ya, biraz kafanı sert çarptın galiba.

Ondan sonrada hep kaçtım senden.

Sevdamızdan.

Biz o günleri heba ettik Miran.

İkimiz.

Ben sana söz veriyorum.

Bundan sonra hayatımızı ertelemeyeceğiz.

İyileşeceksin.

Toparlanacaksın.

Sonrada çekip gideceğiz buradan.

Çekip gideceğiz.

(Bak şu haline bak)

(Şu suratına bak)

(Seni ezik)

(Seni zavallı)

(Seni saplantılı)

(Hiç mi benzemedin bana ha)

(Hiç mi örnek almadın)

(İnsan bu hale düşer mi)

(İnsan kendini bu kadar alçaltır mı)

(Alçaltır mı)

(Değer mi)

(Bir erkek için gözyaşı dökmeye değer mi)

Senin malın değilim ben.

Beni harcamana izin vermeyeceğim.

İzin vermeyeceğim.

Hanife bırak şu silahı!

Hanife bırak!

Hanifem.

(Ağlıyor)

Kardeşim.

Bunca sene geçti.

Bu Şadoğulları can almayı bırakmadı.

Hep onların yüzünden.

Onların yüzünden.

(Telefon çalıyor)

Söyle Mahmut.

Hangi köy?

Beyaz köyün yanındaki mi?

Sen karışmayacaksın Mahmut.

Ya Cihan Miran'ı vuracak ya Miran Cihan'ı.

Bitince de bana haber et.

Haber etki ne yapacağımı bileyim.

(İnliyor)

Ne oldu?

Karnım.

Ne oldu?

İç kanama, iç kanama geçiriyorum.

Hemen yardım bulup geleceğim tamam mı?

Hemen geleceğim!

Dur.

Dur, dur.

Şaka yaptım.

Miran sen delirdin mi?

He?

Onca şey atlattık, şakanın sırası mı şimdi.

Haklısın.

Gerçekten canım acıyor.

Ama bu aptalca bir şakaydı.

Özür dilerim.

İyisin ama değil mi?

Öyle iç kanama filan.

Yok yok.

Öyle olsa zaten ölürdüm.

Sus.

Sus!

Anma öyle kötü şeyleri.

Duymayacağım bir daha.

Dün gece bende sana duymak istemediğin şeyler söyledim.

Bilmediğin.

Biliyorum.

Oradaydım Reyhan.

Cihan'ın sana nasıl benim hayatım ile tehdit ettiğini...

..duydum.

Gitmedim ki ben.

Gördüm her şeyi.

Peki sonra.

Miran.

Seni uçurumdan düşerken gördüm.

Oradaydım.

Dün gece ne oldu?

Senin nasıl haberin oldu Reyhan?

Nasıl geldin?

Oraya.

Aslan arayıp, senin onu aradığını...

...konuşmak istediğini söyledi.

Miran dur.

Reyhan!

Miran!

Ya Reyhan!

Sen çıldırtacak mısın beni he?

O herif, o herifte senin numaranın ne işi var?

Ayrıca kim getirdi seni oraya?

Senin derdin bu mu Miran!

Harun getirdi.

Ya!

Sen Harun'un arabasına niye biniyorsun?

Ne yapsaydım?

Kocan.

Kocan, kocanı arayacaktın.

Hani ben senin kocanım ya.

Benden isteyecektin seni götürme mi.

Senden.

Ne olacaktı götürecek miydin beni yanında?

Götürmeyecektim tabi.

Ben gerçekten inanamıyorum sana!

Böyle bir durumda bile, peşimizde adam varken bile...

...illah kavga edecek bir neden buluyorsun.

Kim peşimizde?

Reyhan!

Takip mi ettiler bizi?

Hı?

Ben baygınken ne oldu?

Vurmaya çalışmadılar mı dün seni onu diyorum.

Peşimizde insan olsaydı görürdük herhalde şimdiye kadar...

...çıkarlardı ama sana fark eder mi.

Şimdi şurada on tane adam dizili olsa...

...sen yine kavga etmenin bir yolunu bulursun.

Reyhan!

Reyhan bir dur.

Yine bağıracak, çağıracak.

Kıskanmadan duramıyor çünkü, böyle bir durumda bile.

Kıskanmadan duramıyorsun!

Sözde yollarıma düşen taşları alacaktı.

Önce kendin koy.

Önce kendin koy taşı.

Seviyoruz birbirimizi biz.

Niye mutlu huzurlu bir günümüz geçmiyor.

Reyhan!

Geçmiş olsun.

Sağ olun.

Zehra.

Sen nasılsın gülüm?

İyi misin?

Sen?

İyiyim.

Çok şükür, kızımızda çok iyi.

Çok güzel.

Bak ben ne diyorum.

Eve kadar gideyim bir geleyim.

Size üst baş getireyim.

Durumu bir anlatayım ha.

Ne oldu?

Korkma.

Korkma geçti güvendesin artık.

Bak ikinizde çok iyisiniz.

Çok şükür.

Korkma.

Yahu senin bana demediğinin bir şey var.

Bir ağrın sızın mı var Zehra ne oluyor?

Neredeyse onu kaybediyordum Hazar Bey.

Ama kaybetmedik.

Çok şükür.

Allah kızımızı bize bağışladı.

Yanımızda şimdi çok şükür bizimle.

Ama orada ölebilirdik.

Yinede...

...o an ne sen ne de kendi canım gözüme görünmedi.

Tek aklımda olan evladım dı.

Daha hayatın başındayken.

İnsan kendi canından vazgeçiyor da...

...evladının canından.

Ben senin ne kadar iyi bir anne olduğunu bilmez miyim.

Ben kendimden bahsetmiyorum Hazar Bey.

Bence bunu senin bana anlattığın...

...Dilşah Hanımda yapamazdı.

Ya.

Konuşma şimdi.

Hazar Bey.

Ben diyeceğimi diyeceğim.

Dün...

...Ayla'nın evindeyken ben.

Zehra!

İtiraz etme beni dinle.

Ben Miran'ın senin oğlun olduğuna inanıyorum.

Senden tek isteğim.

Bu işin peşini bırakmaman.

Ne olursa olsun gerçekleri ortaya çıkarmak zorundasın.

Hı?

Ben hele bir eve gidip geleyim.

Konuşuruz.

Reyhan.

Orada olduğunu biliyorum.

Hadi daha ne kadar bekleyeceksin orada?

Kavga etmeyelim.

Lütfen.

Bende kavga etmek istemiyorum.

Açıyor mu canın çok?

Bunun kadar değil.

Miran yine mi oyun yapıyorsun yoksa?

Kavga etmeyelim artık tamam mı?

Bir keresinde ne demiştin hatırlıyor musun?

Ya bir günümüz varsa.

Oda bugünse.

Ben artık günlerimizi heba etmek istemiyorum Miran.

Öyle yiyecek bir şeyler hazırladım.

Yorgun düştün ya.

Sen bunca hiçliğin ortasında.

Benim için yemek mi yaptın?

Ben senin için bir sürü şey yapmak istiyorum.

Ama yapamıyorum işte.

Bende senin için...

...öyle çok şey yapmak istiyorum ki Reyhan.

Öyle çok şey yapmak istiyorum ki.

Cihan Ağa bunu buldum.

Bu civarda tek köy var.

Ordalar Halef.

Biliyorum oradalar.

Haydi.

Reyhan.

Sen benim bu dünyada ki en büyük arzumsun.

Ama ben bir kez senin hayallerini yıktım.

Seni arkada bıraktım.

Benim ilk önce...

...senin hayallerini gerçekleştirmem lazım.

Sen masallara inanırsın.

Değil mi?

İnanırım.

Artık senin sayende bende inanıyorum.

Hem de sonu güzel biten masallara.

Çünkü bizimki de öyle olacak.

Hayalindeki gibi bir düğün.

Hayalindeki gibi bir ev.

Hatta deniz.

Sana söz veriyorum.

Ben o masalı gerçeğe dönüştüreceğim.

O gökteki elmalar...

...bizim için düşecek.

Artık her günümüzün kıymetini bileceğiz.

Bileceğiz.

Söz mü?

Söz.

Hadi bana o türküyü söyle.

Hatırladın değil mi?

Dur dur dur.

Aç sesini biraz.

Ne oldu sen sevmezsin öyle şarkı türkü filan.

Seni tanımadan önceydi.

Artık bütün türküleri sever oldum.

Özellikle de senin söylediğin türküleri.

Söylerim belki bir gün.

Hatırladın değil mi?

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

(Türkü söylüyor)

Fırat!

Fırat!

Fırat!

Fırat!

Gönül!

Ne oldu?

Gönül ne oldu sana böyle?

Kim yaptı sana bunu?

Miran, Miran'ı öldürecek.

Aslan!

Kızım!

Kızım!

Kızım!

(Ağlıyor)

Kızım!

Kızım öldü.

Aslan!

Yetiş.

Yetiş!

Aslan yetiş.

Anne!

(Ağlıyor)

Kızımı kurtar!

Anne ne oldu anne?

Anne ne oldu anne?

Kızım, kızım, kızım.

Kızım, kızım, kızım.

Allah aşkına.

Babaannen ablanı öldürecek!

Savurdu kızımı attı yerlere, öldürecek.

Yalvarırım kurtar!

Yalvarırım bir şey yap.

Kızımı öldürecek, ablanı öldürecek!

Mahfuz, annemin yanında kal.

Babaanneme gidiyorum.

Ablama el sürmek neymiş göstereceğim.

Dur!

Öfke ile yanlış bir adım atma.

Bunun hesabını soracağım.

Bu sefer cezasız kalmayacak.

Aslan yanlış yapıyorsun.

Mahfuz çekil.

Gidersen ne olacak düşün.

Sadece ablanı alıp, kendini açık edeceksin.

Azize, annene de ablana da bunu ilk defa yapmadı.

Gidip babaannenin kafasına sıkmayacaksan...

...durmak zorundasın.

Olmaz, olmaz olmaz.

Benim oğlum katil olamaz.

Biz gideceğiz, gideceğiz buradan biz.

Azize'ye en büyük zararı vereceğiz.

Onu yapayalnız bırakacağız.

Olmaz.

Gönül'ün hesabını sorarsın.

Ama böyle değil.

Neredeyse sonuna geldik.

Her şeyi bozacak mısın?

(Telefon çalıyor)

Söyle.

Hanife hala dönmedi.

Burnuma kötü kokular geliyor Aslan.

Odasına bak mektup oradadır.

Ev kalabalık.

Yani odasına girersem.

Hanife'nin odasına gir o mektubu bul ve bana getir.

Hanife?

Şadoğullarının hizmetçisi.

Oğlum senin Hanife ile ne alakan var?

Şadoğlullarının hizmetçisi ile ne alakan var senin?

Anne.

Hanife sandığın gibi basit bir hizmetçi değil.

Azize Aslanbey'in öz ve öz kardeşi.

İzin vermeyeceğim.

Kimse katil olmayacak.

Kimse ölmeyecek.

Reyhan.

Su alıp geleceğim hemen.

Kalkmasaydın, yat sen.

Vallah...

...korkuyorum ben senden.

Sen su bulamazsan...

...kuyu kazarsın.

Ha?

Kazarım senin için.

Dur.

Dur ben bulurum.

Hayır Miran, Miran.

Endişe etmene gerek yok.

Güvendeyiz burada.

Sen iyi olana kadar burada kalacağız tamam mı?

O zamana kadar da...

...suyu da ben alacağım, yemeği de ben yapacağım.

Her şeyi ben yapacağım tamam mı?

Yaparsın sen.

Her şeyi yaparsın.

Senin çok güçlü olduğunu biliyordum.

Ama sen sandığımdan bile fazlasın.

Ben senin yanında öyleyim.

Merak etme sen, hemen döneceğim tamam mı?

Dur burada dinlen.

Bildiğim her şeyin en ince ayrıntısına kadar yazdım.

Buldum seni.

Sen benim...

...geçmişimdin Hanife.

Şahidimdin.

Artık geçmişim yok.

Oda seninle beraber öldü.

Hele bir amca yeğen birbirini vursun...

...hele bir kırıp döksün.

İşte benim istediğim adalet bu.

Hanife.

Ahtım olsun.

Seni toprağa düşürenleri bende düşüreceğim

Ahtım olsun.

Ahtım olsun.

(Ben Miran'ın senin oğlun olduğuna inanıyorum)

(Senden tek istediğim bu işin peşini bırakmaman)

(Ne olursa olsun gerçekleri ortaya çıkarmak zorundasın)

Kardeş sen dursana sağ da.

Dur dur dur dur hele!

Şurada bir dur.

Hayırdır abi Midyat'a gitmeyecek miydin?

Gideceğiz gideceğiz Midyat'a gideceğiz de.

Benim Mardin'de ufak bir işim var.

Sana zahmet biz geri dönelim.

Fırat Allah aşkına acele et.

Miran'a bir şey olmadan yetişmemiz lazım.

Gönül bir sakin.

Bir sakin tamam, Miran'a bulacağız.

Bulacağız.

Şuradan git, babaannemin dediği yer...

...o köye daha yakın.

Niye durdun?

Dur Gönül, dur.

Nereye gidiyorsun?

Boşa vakit kaybediyoruz Fırat!

Beni dinle anlamıyor musun?

Burada değil diyorum.

Yolun karşısında ki köye gitmemiz lazım.

Gönül, bak orası terk edilmiş bir köy.

Miran, yardım isteyeceği bir yere gitmiş olması lazım.

Öyle olsaydı seni çoktan arardı zaten!

Bir şey olmuş olması lazım!

Vakit yok artık gidelim!

Gönül, Gönül sakin bir dur!

Gönül.

Tek kelime etme.

Ben Miran'ı sevmekten hiç vazgeçmedim.

Geçmeyeceğim.

Ah Gönül ah!

Neredesin Miran?

Gönül!

Gönül!

Gönül!

Gönül dur!

Gönül, Gönül, Gönül!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Köyün girişinde ayrılım...

...üç koldan arayalım.

Tamamdır.

Eğer buradalarsa...

...onları elinizden kaçırmayacağız Halef.

Eyvallah!

Az kaldı Miran efendi.

Ecelin geldi sabret.

Az kaldı.

Sen buradan git.

Halef sen de böyle git.

Tek tek bütün evlere gireceksiniz.

Sessiz olun.

Tamam.

Cihan.

Bulursak.

Miran'ı gördüğünüz yerde indireceksiniz.

Anlıyor musun?

Eyvallah.

Reyhan'ın kılına zarar gelmeyecek.

Onu eve götüreceğim haydi.

İçim niye ürperdi ya.

Reyhan!

Amca.

Bırak!

Bırak!

Sakin ol!

Söyle bana Miran nerde?

Reyhan!

Bak, bak silah burada.

Tamam korkma.

Korkma.

Hiçbir şey yapmayacağım.

Sadece konuşacağım onunla.

Söyle bana Miran nerede?

Bir şey yapmayacaksın ama.

Yok kızım yok yapmayacağım.

Yapmayacağım söyle.

Yukarıda.

Yukarıda değil mi?

Tamam.

Reyhan, Reyhan!

Uzak dur!

Dur kızım dur!

Uzak dur!

İndir o silahı Reyhan.

İndir, sakin ol!

Ne yapacaksın Reyhan?

Amcanı mı vuracaksın?

Vururum amca.

Eğer beni mecbur bırakırsan vururum seni.

Bak Reyhan.

Ben sana bir kötülük etmeye gelmedim.

Annen ile baban Reyhan.

Doktor onları Diyarbakır'a göndermiş.

Ben seni alacağım.

Onların yanında götüreceğim.

Onun için geldim ben buraya.

Yalan söylüyorsun.

Annenin durumu çok ağır.

Yalan söylüyorsun.

Yalan söylüyorsun, senin niyetin...

...beni almak değil, Miranı öldürmek ben biliyorum.

Yok kızım öyle değil.

Biliyorum.

Miran!

Reyhan dur!

Miran kaç!

Reyhan dur!

Kaç!

Reyhan dur!

Kaç!

Reyhan dur!

Miran!

Dur kızım dur Reyhan!

Miran!

Reyhan dur!

Reyhan!

Reyhan!

İyisin değil mi kızım?

Dur seni kurtaracağım.

Kurtaracağım seni dur.

Bir merdiven bulayım çıkaracağım seni.

Reyhan iyisin değil mi?

Ses ver bana.

Reyhan!

Reyhan!

Reyhan!

Reyhan ne yapıyorsun?

Ne istiyorsun bizden?

Reyhan!

He?

Ne istiyorsun bizden?

Ben senin yardımını istemiyorum.

Bırak bu sahte amcalığı.

Öyle mi!

O zaman sende bırak bu melek hallerini artık.

Nihayetinden baban ile dedeni öldürmek isteyen...

...bir adamın peşinden gitmiş birisin.

Şimdi Miran nerede onu söyle bana.

Bak eğer söylersen...

...merhamet ederim.

Yok kendim bulursam...

...sana o zaman da söyledim.

Kafasına sıkarım.

Bak Reyhan.

Senin sorumsuzluğun yüzünden...

...ailemin bütün erkekleri tehlikede.

Onlar senin kanından değil diye mi...

...Miran'ı koruyorsun.

Ya sen?

Senin kanından değilim diye mi bana bu zulümü yapıyorsun?

Ben sana merhamet ettim.

Ama sen anlamadın Reyhan.

Sen deden ile babanı öldürtmeden durmayacaksın.

Son sözün bu mudur?

Göster kendini...

...göster diyeceğim son sözümü.

Göster.

Madem öyle benden günah gitti Reyhan!

Benim ailemden biri öleceğine...

...Miran ölsün.

Amca!

Amca!

Miran kaç!

Miran!

Miran!

Miran kaç!

Bu arada...

...Hanife hala ortalarda yok.

Mahfuz'da onu arıyor çıkar yakında.

İyi.

Babaannemin bütün sırrı bu mektup ta gizli.

Her şey bundan kırk yedi yıl önce başladı.

Şadoğlu çiftliğinde yaşamaya başlamamıza.

O zamanlar küçük bir çocuktum.

Ablam Ayşe, sizin bildiğiniz adıyla...

..Azize.

O çiftlikte iş bulmuştu.

Azize.

Ayşe miymiş?

Ne oluyor?

Ne oluyor?

Çalış.

Çalış Allah aşkına çalış!

Çalış hayır!

Miran, Miran sen ölemezsin.

Sen olmadan olmaz.

Ne yaptınız?

Sessiz olun.

Silahı ver.

Yok.

Yok.

Allah kahretsin.

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

O yangın her şeyimizi aldı bizden.

Ayşe ablam o yangında öldü aslında.

Bedeni sağ kalsada...

...ölüsü aramızda Azize diye dolaştı yıllarca.

Yangının çıktığı o gece her şey bitti sandım.

Elif, Elif!

Yusuf!

Elif!

Oğlum nerede?

Kardeşim, Yusuf!

Oğlum!

Oğlum!

Kardeşim!

Oğlum nerede!

Oğlum!

Çıkmamız lazım Ayşe!

Bırak beni!

Bırakmam seni içeride öleceksin!

Bırak!

Bırak beni!

Bırak!

Bırak!

Bulacağım onları bırak!

Bırak, bırak!

Hanife!

Nasıl yani?

Nasuh ile Azize'nin bir çocukları mı varmış?

Ayla!

Ayla!

Ayla!

Kardeş merhaba.

Ya ben Ayla hanıma bakmıştım.

Hani burada oturuyordu, öğretmen bildin mi?

Onlar gittiler.

Gittiler mi?

Nereye yahu?

Biz hanım ile gelmiştik dün daha...

...onun ziyaretine.

Yani bir gün içinde.

Vallah niye nereye bilmiyorum beyim ama...

...dün gece apar topar toplanım gittiler.

Bizde anlamadık.

Allah Allah!

Eyvallah.

Dün gece.

Sen bana yalan mı söyledin yoksa.

Haklımı Zehra.

Yoksa Miran.

Yahu Miran benim oğlum mu yoksa.

Neredesin Reyhan?

Neredesin?

Reyhan!

Miran!

Allah'ıma şükür yaşıyorsun.

Miran ne oldu sana?

Hemen gitmemiz lazım...

...Cihan burada seni öldürecek.

Babaannem seni terk etti.

Ama ben geldim.

Ben seni almaya geldim.

Hadi gidelim.

Dur.

Reyhan'ı almadan hiç bir yere gitmiyorum ben.

Sende git buradan.

(Silah sesi)

Miran!

Sessiz olun.

Duydun mu beni.

Sen delirdin mi ha?

Asıl sen delirdin mi?

Cihan burada seni öldürecek diyorum.

Reyhan'a bir şey yapmaz ama...

..seni bulursa.

Hadi Allah aşkına gidelim.

Gönül!

Hiç kimse, hiç bir şey umurumda değil.

Reyhan'ı kurtarmadan hiç bir yere gitmiyorum.

Tamam mı, çek git sende.

Sana hayatın tehlikede diyorum.

Senin derdin hala Reyhan mı?

Anlamıyor musun?

Onu değil seni öldürecekler.

Hem de Reyhan için onun yüzünden.

Miran!

Miran!

Kaç!

Reyhan!

Reyhan seni almadan hiç bir yere gitmeyeceğim.

Miran, durma burada kaç.

O bile sana git diyor.

Ama sen kalacak mısın?

Canın bile önemli değil öyle mi?

Ben, ben seni kurtarmaya geldim.

Ben mi dedim sana gel diye.

Hı?

Git diyorum.

Miran!

Peki ben ne olacağım.

Ya Cihan ortalıkta tanık bırakmak istemezse.

Ya beni de öldürürse.

Benim canım da tehlikede.

Sen yine de kalacak mısın?

Kalacağım Gönül.

Kalacağım.

Yeter artık.

Yeter, benim asabımı bozma çek git.

Hayır.

Biz birlikte gideceğiz.

Sen ile ben.

Reyhansız.

Reyhan burada kalacak.

Biz, biz hayatımızı yeniden kuracağız.

Evleneceğiz mutlu olacağız biz.

Sen delirdin mi he?

Kafayı mı yedin.

Saçmalıyorsun.

Ne hayat kurması ne birlikteliği.

Miran siz boşandınız.

Hem de kendi rızanla.

Babaannem evlenin dedi.

Ama sen reddedin.

Ama hala Reyhan diyorsun ben anlamıyorum!

Neden!

Çünkü biz boş.

Boşanmadık.

Ayrılmadık.

Ben hala Reyhan'ı seviyorum.

Ve seni kardeşten öte sevmedim.

Anla artık.

Anla.

Bana arkanı dönme.

Bana arkanı dönme.

Miran!

Gönül!

Anla artık.

Ben ölene kadar Reyhan'ı seveceğim.

Anla.

Miran!

Reyhan!

İçerde mi.

Miran kaç, Miran kaç amcam peşinde kaç.

Git ne olur.

Kaç Miran!

Reyhan, buradan beraber gideceğiz.

Elini ver.

Çıkacağız buradan.

(Silah sesi)

Miran!

(Müzik çalıyor)

Sakın gitme.

Beni bırakma.

Sakın beni bırakma Miran, ne olur.

Ölme.

Yardım edin.

Yardım edin!

Miran, kurtaracağım seni.

Kurtaracağım.

Ölene kadar.

Kurtaracağım, kurtaracağım ne olur.

Seni seveceğim.

Miran.

Miran!

Miran!

Miran aç gözünü!

Miran aç gözünü!

Miran!

Miran!

Miran!

(Ağlıyor)

Miran!

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.