All language subtitles for Hercai.S03.E04_(42._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müzik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

Ne oldu öyle?

Aklım almıyor.

Bu yol bizi nereye götürecek böyle Miran?

Gerçeğe.

Gerçeğe Reyhan.

Ben bu yolu katil olmak için değil, babaannemi durdurmak için yürüyorum.

Doğru neyse, onun reddetmeyeceği bir şekilde ortaya çıkarmak için.

Anlamıyorum ki ben.

Ne getirdi ki bizi bu noktaya?

Asıl soru...

...babaannemi bu noktaya neyin getirdiği.

Cevabını bulmam gereken en önemli soru işte bu.

Çünkü belli ki...

...o gece neler olduğunun cevabı da bu soruda gizli.

Cevabını bulamamız gereken çok soru var.

Mesela babaannen...

...annen ile babamın birbirine sevdalı olduğunu bilmiyor muydu?

Annenin kendi sesinden dinledin, o da bilmiyor niye zorla gelin edildiğini.

Baban, Dilşah Hanım'ı tanımıyor bile.

Toprak için değil...

...servet için değil...

...aşk için değil o zaman niye oldu bu evlilik?

Babaannen niye ille de anneni istedi ki?

Baban...

...sence Azize Hanım...

...babam ile anneni biliyor muydu?

Yani bu kadar istediği bir kızın geçmişini araştırmadı mı hiç?

Biz bunca zaman atladık bu soruları.

Bunu öğreneceğiz.

Ne olacaklardan...

...ne duyacaklarımızdan korkmadan...

...babaannemin onca yalanı neden söylediğini öğreneceğiz Reyhan.

Gerçeği bulup ortaya çıkaracağız.

Söz veriyorum.

Saat geç olmuş.

Benim dönmem lazım Miran.

O kadar zor geliyor ki.

Başın göğsümde...

...sana sarılmışken...

...senden ayrılmak...

...o kadar zor geliyor ki.

Bana da zor geliyor.

Ama bundan sonra yan yana olabilmek için...

...bu yolu böyle yürümemiz lazım.

Başka çaremiz yok.

Maalesef.

Geçecek.

Ay dur biraz.

Oğlum.

Görüşürüz.

(Gözüne uyku girmiyor deme Azize)

(Düşmanına biçtiğin kaderi, Aslan yaşarsa diye korkuyorsun)

(Bunca kurduğun oyun bozuldu)

(Şimdiden sonra ne yapacaksın)

(Nasıl göndereceksin onu buradan)

İnme sen.

Melike karşılayacak zaten beni.

Mesaj atta çıksın.

Hadi iniyorum ben, bekleme sende burada.

Olmaz.

Senin eve girdiğini görmeden gitmem.

Miran, kapının önündeyiz zaten.

Yapma böyle.

O kadar emek verdik boşa mı gitsin çabalarımız?

Hadi durma git sen.

İyi tamam peki.

Görüşürüz.

Sen gidince...

...ve yalnızlık ardından yanı başıma oturup çöküyor.

Ve ben ne yapacağımı bilmiyorum.

Çünkü ben sana doyamıyorum.

Bir yere gitmiyorum ki ben.

Buradayım.

Hep seninleyim.

Sen de benimlesin.

Miran bakma böyle gidemeyeceğim hiç.

Git.

Git.

Git, hadi git.

Melike.

Melike aç kapıyı.

Melike.

Reyhan.

Aslan!

Ne işin var senin bu saatte burada?

Gün doğarken köprüde fotoğraf çekmeye gidiyordum.

Geçerken seni burada tek başına görünce.

Buradan geçiyordun?

Niye, yakın mı evin senin buraya?

Aç şu kapıyı Melike.

Bir sorun mu var?

Aslan, ben senin de bu saate burada ne aradığını da anlayamadım?

Sen gerçekten fotoğraf mı çekiyorsun?

Yoksa aileni bulmak için mi öyle yaptın?

Miran'a doğa fotoğrafçısıyım demiştin, bizimkilere bambaşka bir hikaye anlattın.

Ben, bunu konuşmanın yeri ve zamanı mı emin değilim ama söyleyeyim.

Evet gerçekten insan yada doğa fotoğrafı çekiyorum.

Ailemi ararken de en iyi bildiğim şeyi kullandım.

Fotoğrafı.

Hanife!

Reyhan.

Anahtar yok, anahtar yok.

Ya sen niye bekliyorsun hala burada?

Ne yapayım seni bu saatte kapının önünde tek başına mı bırakayım?

İçeri gir öyle giderim.

Açacak Melike kapıyı, sen yolundan olma sağ ol.

Ya biriniz bakın!

Lazım olduğunuz da hiç biriniz yoksunuz ortada!

Reyhan belli ki kapıyı çalamıyorsun?

Belli ki Melike de kapıyı açmayacak.

Bende seni bu halde tek başına bırakıp gitmeyeceğime göre...

...lütfen söyle senin için yapabileceğim bir şey var mı?

Geldim Nasuh Ağa geldim.

Var, var.

Ya Melike!

Ay madem ayaktasın neden açmıyorsun telefonu!

Ben anlamıyorum ki!

Reyhan içeri girdi, sorun yok deyip kapatacaksın!

Delireceğim ya!

Sen ne de Reyhan'ın aklına uyup...

... konağa girdiğini kendi gözlerinle göremeden gidiyorsun.

Anahtar yok ama.

Demek bu ev Miranın, o yüzden kolayca ulaşıyor Şadoğlu damına.

Sanırım sizinkilerin bu evden haberi yok?

Yok, kimsenin yok zaten, kimse bilsin de istemiyorduk da işte.

Gerginliğine bir de ben gerginlik ekledim.

Ama korkma ben sizi ele vermem.

Bunu yapacak olsam damda gördüğüm zaman yapardım.

Hadi seni kimse görmeden eve sokalım.

Oh!

Girmiş.

Şükürler olsun girmiş.

İşte oldu.

Dur, dur!

Yakma sakın, evde kimse yaşamıyor anlayacaklar.

Haklısın.

Buradan.

Böyle gideceğiz.

Çok teşekkür ederim.

Rica ederim ne yaptım ki?

Söylemek zorunda kaldığın için kendini kötü hissetme.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum.

Sağ ol!

Demek Reyhan'ı görebilmek için bu evi satın aldın he Miran.

Ne yapıyorsun sen böyle Reyhan?

Evden kaçıyorsun, gizli gizli Miran ile mi buluşuyorsun sen?

Ha?

Oyun mu oynuyorsun sen kızım?

Herkes sizi boşandı biliyor, sen kendini bu hallere niye düşüyorsun be yavrum?

Gecenin bu saati başıma bir şey gelir diye demi korkmuyorsun sen Reyhan?

Sen delirtecek misin beni kızım.

Hadi sen kendinden geçiyorsun, bebeğinide mi düşünmüyorsun yahu!

Baba.

Söyledin mi Miran'a bebeği?

Söylemedim.

Senin göz göre göre böyle, kendini yakmana ben müsaade edemem Reyhan.

Olmaz böyle kızım olmaz.

Gül'ü de alacağız en kısa zamanda annenin yanına gideceğiz.

En doğrusu budur.

Baba.

Senin için de, bebeğin için de en doğrusu budur Reyhan.

Reyhan'la boşandık.

Boşanmadık işte boşanmadık.

Duymuşsundur ama.

Benden de duy istedim.

Reyhan'ı ailesi ile aramda bırakmazdım.

Sen Azat'ı vurmayı kabul ettiğin zaman zaten bu sevdadan vazgeçmiştin.

Ben hiç bir şeyden vazgeçmedim.

Biz sadece...

...boşandık.

Benim sevdam hala kalbimde...

...onu da oradan almaya kimsenin gücü yetmez.

Neden boşandın öyle ise?

Bir daha ayrılmamak için.

Gerçekler ortaya çıkınca...

...Reyhan da bir seçim yapacak.

Bu yüzden...

...senin ile açık konuşacağım babaanne.

Senden daha iyi açıklama bekliyorum.

Seni, bu noktaya getiren gerçek sebep ne?

Hazar'dan Şadoğlu'ndan intikam almak istemenin gerçek sebebi ne?

Eee!

Niye kıyamet kopmuyor.

Miran mektubu okumadı mı?

Aslan vereceğini söylemişti.

Ne oldu ki?

Anne mi gelin almak için çok uğraşmışsın.

Neden?

Baban seviyordu.

Sen Reyhan'a nasıl aşıksan, oda Dilşah'a öyle aşıktı.

Muhakkak gelin almak istediğin kızı araştırmışsındır.

Hazar'la...

...birbirlerini sevdiklerini öğrenmişsindir.

Başka bir adamı seven kızı neden gelin almak istedin?

Ben...

...Reyhan'a bu kötülüğü...

...yapmış olsam bile...

...neden durmadın.

Gerçekler anlattığın gibi değildi.

Şimdi elinde bir fırsat var babaanne.

Bana gerçeği anlat.

Yani diyorsun ki...

...madem annem kötülüğe maruz kalmadı.

Neden Reyhan'a kötülük etmemi istedin.

Annen o ihanet ile babanın canını yaktı.

Ben de Hazar'ın canını yaktım.

Önce ihanetin bedelini ödesin.

Sonrada babanı öldürdüğü gibi ölsün istedim.

Bunu anlamak bu kadar zor mu?

Sen beni yıllarca...

...annemin iğrenç bir saldırıya kurban edildiğine inandırdın.

Ben annemi kötü bilmeyeyim diye yapsan bile...

...bu gerçeği değiştirmiyor.

Hangi gerçeği?

Senin bana yalan söylediğin gerçeğini.

Ama ben sana aynısını yapmayacağım babaanne.

Benim sadece gerçekleri öğrenmek için zamana ihtiyacım var.

O zamana kadar beni bu intikam oyununa çekme.

Senden başka bir şey istemiyorum.

Sen nasıl istersen öyle olsun.

Otuz sene beklemişim...

...biraz da seni beklerim.

Bunu sana borçluyum.

Şimdi neyi öğrenmek istiyorsan, onu öğren.

Yok, yok.

Miran'ın böyle sakin kalmasının imkanı yok, kesin başka bir şey olmuş.

Kısacası mektubu vermedim anne.

Aaa!

Neden!

Ama mektup Azize'yi başımızdan savacaktı.

Eğer Miran gerçeği öğrenirse bir dakika bile...

Anne tamam, şimdi değil sonra her şeyi anlatacağım.

Ama şimdi değil tamam mı?

Kapatmam lazım.

Ne oluyor buna şimdi?

Ne yaptın sen Aslan?

Anlamadım sen ne yaptın dedin?

Mektubu yaktım!

Ne demek mektubu yaktım?

Neden, mektubu nasıl yakarsın Aslan?

Hani gerçekleri ortaya çıkarmaya gidiyordun?

Hani her şey bitecekti?

O mektup bizi sonuca götürecekti.

Bu kadar emek, bu kadar çaba!

Ve sen hepsini bir kalemde sildin mi?

Aklım almıyor, sen ne yapıyorsun, böyle bir şeyi nasıl yapabilirsin?

Nasıl böyle bir şey yaparsan nasıl?

Çünkü öyle uygun gördüm!

Bu bir cevap değil!

Bana hesap mı soruyorsun?

Sen bana yardım etmek için buradasın!

Aynı zamanda duyguların ile hareket edersen sana engel olmak için de buradayım!

Unuttun mu?

Bunu bana sen söylemiştin!

Seni senden korumak için!

Ve evet, bu yüzden hesap soruyorum!

Neden vazgeçtin?

Benim hiç bir şeyden vazgeçtiğim yok!

Ne yapacaksam yine yapacağım!

Nasıl yapacaksın peki?

Sahip olduğun en büyük delili yok ederek mi?

Şimdi değil.

Neden?

Şu yaptığını kendine bile açıklayamazken, ona nasıl açıklayacaksın değil mi?

Asıl o nasıl açıklayacak?

Hiç düşündün mü bunu bize neden söylemedi?

Ben düşündüm.

Belki de tek oyun oynayan babaannem değildir.

He Mahfuz?

Buna ne dersin?

Belki hanımefendi de oyun oynuyordur.

Kendini haklı çıkaracak bir sebep arıyorsun.

Ama senin sebebin bu değil.

Peki hanımefendinin bunu bize neden söylemediğine dair bir cevabın var mı?

Hı?

Yok!

İstese her şeyi o bitirebilirdi.

Ama yapmadı.

Onun yapmadığını bende yapmayacağım.

Çünkü benim bir sebebim var.

Babaannemin asıl amacını öğreneceğim.

Peki ya Reyhan?

Bunun Reyhan ile bir alakası yok.

Bunu anla artık.

Adalet istiyorum dedin...

...eline gelen fırsatı teptin.

Mektubu vermemeni anlarım.

Ama yakmanı.

Bana değilse bile kendine dürüst ol.

Sen herkes için adalet mi yoksa kendin için Reyhan'ımı istiyorsun?

Seninle daha fazla konuşmayacağım Mahfuz.

İtiraf edemiyorsun ama Reyhan'a aşık oldun.

Beni Reyhan ile aranda seçim yapmak zorunda bırakma.

Kimsenin kızımın canını yakmasına izin vermem.

Alo!

Mektubu vermemiş.

Hatta yakmış.

Yanlış duymadın mektup artık yok.

Acı çekeceğiz.

Ayrılacağız.

Ama düzelteceğiz.

Sana söz veriyorum güzel karım benim.

Ne gerekiyorsa yapacağım.

Sen yeter ki sabret.

Yeter ki yanımda ol.

Yapmayacağım.

Bugüne kadar yazdırdıkların yetmedi mi?

Daha fazlasını isteme benden.

Sen de anasın, senin de çocukların var.

Bugüne kadar yazdırdıkların...

...ileride Miran'ın eline geçerse zaten benden nefret edecek.

İşte bende onu diyorum ya.

Ha bir mektup ha iki mektup ne fark eder.

Zaten yazılan yazılmış.

Şimdi efendi gibi dediklerimiz yaz ki...

...hayattayken sevip koklayabileceğin bir evladın olsun.

Mehmet de her şeyi anlatacağım, bu işin tek çaresi ölüm Azize Aslanbey.

Madem sen öldürmüyorsun beni...

...zaten Hazar'ın adını duyduğunda öldürecek beni.

Sen tek bir soruya cevap ver...

...şu kapıyı ben kendim açacağım senin için.

Mehmet, Miran'ın Hazar Şadoğullunun oğlu olduğunu öğrenirse...

...ne olur hiç düşündün mü?

Ha sen kendin ölümü göze aldın.

Peki ya Miran?

Miran'a ne olur hiç düşündün mü?

Bu evde...

...senin bir tek hatan ile Miran'a zarar verecek bir sürü insan var.

Düşün.

İyi düşün.

Sen beni evladım ile sınıyorsun ya...

...Allah'ta seni evlatların ile sınasın Azize Hanım.

(Ağlıyor)

Hazar...

...daha buluşalı kaç gün oldu ama...

...hasretin hançer gibi saplandı yüreğime.

Kokun her gün burnumda tüter oldu.

Seni görmediğim...

...bir gün bile kayıp ömrümden.

Özledim Hazar.

Mehmet, yarın iş için şehir dışına gidecek.

Azize Hanım'da yok.

Yarın her zaman ki yerde buluşalım.

Ben anneme gidiyorum diye çıkarım.

Seni seviyorum.

Dilşah.

Sen beni aptal yerine mi koyuyorsun!

He?

Yazını değiştirdiğini anlamayacağımı sandın ha!

Yeniden yazacaksın!

Yazmayacağım, namusu ile yaşayan bir kadına bunu yapamazsın.

Yapmayacağım!

(Şimdi değil Azize, şimdi değil)

(Bu mektubu erken okursa sadece şüphe eder)

(Ama vaktinde okur ise inanır)

(Gerçekten intikamına geri döner)

(Acele etme)

(Bırak oyalansın)

(Sen de bu zamanı kullanıp, Aslan'ı gönder)

(En doğrusu bu)

Sen miydin Dilşah'ım?

Sen miydin o?

Şu yanıklar gibi...

...gerçek miydin?

Yoksa hayal mi?

Beklesem yine gelir miydin?

Anlar mıyım, kimsin nesin?

Hayal değilse gördüklerim, ya Dilşah'ım yaşıyorsa.

Ya Azize'nin korkusu ile yaklaşamıyorsa bana.

Bugün.

Afiyet olsun Handan Hanım.

Az da karanfil attım, diş dostudur.

Oh ellerine sağlık Şeyda.

Hazar.

Afiyet bal şeker olsun Azat Ağam.

Bal da katayım mı şifa olsun?

Yok sade içeyim.

Öylesi daha makbuldür.

Oğlum sen.

Vay kör gözüm, vay deli başım.

Görmemişim.

Tamam sağ olasın, eksik olma.

Sağ ol, sağ ol.

Ben diyorum ki.

Oh yarasın Reyhan bacım.

Çay daha çok hem de tazecik.

Sen bitir ben yarısını katayım.

Sus ulan sus!

Sabahtan beri bir konuşturmadın lan!

Bu ne gevezelik ya!

Öyle deme baba oda işini yapıyor.

Ama huyumuzu suyumuzu öğrenecek elbet.

He ağam.

Banane onun öğrenmesinden!

Yeter bu gevezelik!

Çay koştur çay.

Afiyet olsun ağam.

Sus lan!

Ağam istemeden oluyor vallah.

Alışmışım çalışmaktan.

Bir daha dersem lanet gelsin dilime.

Laneti bilmem ama...

...senin o dilini ben koparacağım sonunda ha.

Bırak onu masaya.

Hadi yıkıl mutfağa.

Biten kendisi alsın.

Tamam ağam.

Sen bir şey diyecektin baba.

Şu fidanları soracaktım Hazar, konuştun mu ziraatçılar ile?

Konuştum, konuştum bu ilaç tertikimini hazır etmişler ama...

... üç güne sonuç olamayız dediler biraz zaman lazımmış.

Yani merak etme sen, inşallah bu hastalığın ilacını bulacaklar.

Bu meselenin peşine iyi düşmelisin.

Yoksa zararın altından kalkmayız ha.

Yok sen merak etmeyesin baba.

Yapılacak bir şey varsa ben muhakkak yaparım.

Sen bana güven, dert etmeyesin yani.

Ben zaten sana güveniyorum.

Afiyet olsun.

Cihan!

Bana kızıp da aileni ardında bırakıp gitme.

Ben ailemi asla ardımda bırakmam.

Burada ki herkesi ayrı ayrı düşünürüm.

Baba!

O zaman ne diye arkanı dönüp gidiyorsun.

İşim var.

Otur oğlum vardır babanın bir bildiği.

Baba nereye?

Adamda iştah mı bırakıyorlar baksana.

Araziye gideceğim.

Birde kendi gözlerim ile göreyim.

Evde kalıp delireceğime...

...bari gidip işimin başında durayım daha iyi.

İyi o vakit haydi beraber gidelim.

Gel.

Yok Şükran.

İnsan bir gecede bunamaz ki.

Oy!

Gerçekti o gerçekti.

O kadın kızım mıydı bilmiyorum ama...

...gerçekti.

Oy!

(Telefon çalıyor)

Günaydın anneannem.

Günaydın oğlum.

Bak şimdi, ben sana.

(Korna çalıyorlar)

Ne lan dad dad ney!

Geç!

Yol benim görmüyor musun?

Ne!

Oğlum yoksa sen araba mı kullanıyorsun?

Yok anneanneciğim bir şey.

Sen söyle ne diyecektin?

Şey ben...

...şey oğlum.

Şey için işte bir sesini duyayım dedim.

Ondan aradım.

Sen böyle beni seversen, şımarırım bak ben.

Ah oğlum keşke şımarsan.

Keşke şımarıp ta...

...yanlız kendin ile Reyhan'ı düşünsen.

O ne demek şimdi anneanne?

Alo nenem.

Hayırdır?

Bak doğru söyle bir şey mi oldu?

Yok oğlum, ne olacak bir şey olmadı.

Kornaya bağırdığını duyunca telaşlandım yavrum.

Yaşlılık işte.

Haydi ben kapatayım da yolundan olma sen.

Allah'a emanet yavrum.

Sen de anneannem sende.

Sende ki de akıl ha Şükran.

Ha bir de kalkıp telefonda...

...yani birde anneni gördüm diyeceksin nerdeyse.

Umut verip telaşlandıracaktın evladını.

Onca sene ailemi bilmeden yaşattın.

Yatılı okullarda annesiz, kardeşsiz büyüdüm ben.

Ama ben de bedelini ailemden ayrı kalarak ödedim.

Gitmeyeceğim.

Kimsede Aslanbey olduğu mu bilmeyecek.

Artık bende bu savaşın içindeyim.

Seni buradan zorla göndermeyeceğim Aslan.

Canını yakmayacağım.

Sana en çok özlemini duyduğun şeyi vereceğim.

Yanlış yaptın Aslan.

Azizenin neyin peşinde olduğundan bize ne.

İnan bana olmasını gerekeni yaptım anne.

Neden zoru seçiyorsun?

Planın ne?

Yolun sonu görünmüyorken neden böyle davranıyorsun?

Çünkü ben yolun sonunu görüyorum.

Sadece sabret.

Düşmana en büyük zararı, onun sadece bütün zaaflarını bilirsen verirsin.

Aslan.

Ben düşmanımın kısa yoldan kurtulmasını istemiyorum.

Babaanneme en büyük zararı verip herkesi kurtarmak istiyorum.

O mektup ile babaannene en büyük zararı verecektik.

Ama asıl amacını hiç bir zaman öğrenemeyecektik.

Bunu neden anlamıyorsun?

Miran ne onu büyüten kadına zarar verebilecek biri...

...ne de Azize Aslanbey'in kaybetmekten korktuğu biri.

Bu sır ortaya çıksaydı...

...geçici bir kaos yaratmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktı.

Azize Aslanbey yine yolunda yürümeye devam edecekti.

Hem de çok daha tehlikeli bir şekilde.

Olan sadece bizim planımıza olacaktı.

Çekip gidecektik buralardan.

Arkamızda ne olduğu ile ilgilenmeyecektik.

Ben senelerce babaannemin kaybettiğini görmek için hazırlandım.

Anlık çözümlere sığınıp yolumdan sapmamı isteme.

Yeni hayatımıza ardımız tertemiz bir şekilde başlayacağız.

Benim tek derdim bu.

(Mesaj sesi)

(Senden ses çıkmayınca harekete geçmek farz oldu)

(Yarım saate harabelere bekliyorum)

(Bir yolunu bul gel)

Hadi anne, daha fazla geç olmadan sen git.

Babaannemin ne yapacağı belli olmaz.

Unutma, ben buradayken endişeleneceğin hiçbir şey yok.

Bir daha da Mahfuz güvenli bir yer ayarlamadan buraya gelme olur mu?

Esma.

Sultan kalkmadı mı dala?

Yok o sabah erkenden çıktı.

Gönül'ü görmeye gidecekmiş.

İyi.

Babama yakalandım akşam.

Annemin yanına götürecek bizi.

Zaten ben doğuma gidip gelecektim ama şimdi ceza olsun diye yapıyor.

Benim yüzümden tabi.

Ne yapacaksın, gidecek misin?

Sordu bana sanki Melike.

Gideceğiz dedi bitti.

Miran ne diyor?

Söylemedim ki, söylemeyeceğim.

Ya belki ikna ederim babamı.

Belki sadece doğuma giderim ha.

Ya bilmiyorum işte.

Kuzum üzülme.

Ya bir şekilde bununda bir yolunu buluruz ha.

Reyhan!

Sen bir Şadoğlusun.

Kendine gel.

Bir Şadoğlu Allah'tan ümidine asla kesmez.

Bir Şadoğlu acıkmaz.

Susamaz, yorulmaz.

Ve de vazgeçmez.

(Gülüyorlar)

Sus kız.

(Telefon çalıyor)

Esas oğlanda sahneye çıktı.

Ya müneccim gibi mübarek ha.

Ne zaman yan yana olsak arıyor yani.

Miran.

Nasuh Ağa...

...sizin onun taklidinizi yaptığınızı görse burada neler olur biliyor musun?

Ya Miran.

Delirdin mi sen?

Hadi gel de gülümü yakından göreyim.

Gelemem.

Reyhan çabuk buraya gel.

Git ben seni idare ederim.

Bak söz kapı meselesine benzemez.

Hadi nazlanma.

Ya gideceksin işte mecbur.

Bak ama bak.

Ne oldu?

Niye geldin bu saatte?

Allah Allah!

Beni gördüğüne pek mutlu değilsin gibi.

Sevindim tabi.

Yeni görüştük ya daha ondan.

Vallah bana yıllar olmuş gibi geldi.

Konuştum babaannemle.

Ne oldu?

Kötü bir şey mi var?

Aksine haberler iyi.

Babaannem bana istediğim zamanı verdi.

Ben üzülmeyeyim diye kandırıyorsun değil mi?

İstediğini araştır, emin ol ben yıllarca bekledim.

Senide beklerim dedi.

Miran bize bu bile yeter.

Zaten Azize Hanımdan daha fazlasını da bekleyemezdik.

Hem madem süremiz var...

...o zaman babaanneni bu hale ne getirdi onu da öğrenebiliriz.

Öğreneceğiz Reyhan.

Öğreneceğiz.

Artık vakit kazandığımıza göre...

...işe girişme vakti deme.

Düşündün mü bir şey?

Düşündüm.

Ayla öğretmene gideceğim.

Belki bir şey hatırlar.

Belki işimize yarayan küçük bir detay verebilir.

İyi düşünmüşsün.

Aslında baban onu gördüğünden beri aklımdaydı ama.

Şimdi şart oldu.

Çok sevindim.

Yüzünü de gördüm.

Ama gideyim artık, yakalanmayayım sonra.

Sen gidince haber ver bana tamam mı?

Bir dakika, bir dakika, bir dakika.

Miran.

Ne Miran.

Öyle sevindim diyorsun ama halinden pek belli değil.

Niye düştü bu surat yine.

Düşmedi.

İyiyim ben.

Peki öyle kocandan kaçar gibi gitmek var mı?

Miran hadi gideyim artık, bak yakalanacağız şimdi.

O ne?

Üzerinde...

...Aslan Karahan yazan bir çakmak.

Bu çakmağın burada işi ne?

Ben gerçekten anlayamıyorum da.

Bu herif bizi takip ediyor.

Bu herif bizim evimize...

...bizim mahremimize giriyor.

Önce fotoğraf...

...şimdi de bu.

O zaman ben bu arkadaşa...

...çakmağını teslim ederim.

Bununda hesabını sorarım.

Miran!

Bir dinle.

Reyhan, lütfen bana engel olmaya çalışma.

Hani ben sadece onun gibi iyilik yapacağım, çakmağını teslim edeceğim o kadar.

Ya Aslan'ı buraya ben soktum.

Ne yaptın?

Dün gece Melike uyuya kalmış.

Açamadı bana kapıyı.

Aslan'da fotoğraf çekmeye çıkmış.

Ben yardım istedim, o da yardım etti.

Ya o sırada düşürdü herhalde.

Sen de buna inandın mı Reyhan?

Ha?

Azat vurulduğunda ne tesadüf avlanmaya çıkmıştı.

Şimdi sen Şadoğlu konağının önündeyken...

...fotoğraf çekeceği tutmuş.

Ya hadi bırak.

Miran bekle!

Ziraatçılardan haber var mı?

Vallah yok Ağam.

Deniyoruz diyorlar başka da bir şey demiyorlar ağam.

Fabrikadan da soruyorlar ne yaptınız diye.

Biz çok hata ettik çok.

Çok boş bıraktık bu adamları.

İşlerini düzgün yapsalardı...

...hastalığın yayılmasını önceden fark ederlerdi.

Kırk bin fide.

Kırk bin.

Şu araziye bak, güzelim arazi boş kalacak.

Ne yapacağız ağam, ya kurtaramazsak fideleri?

Zarar edeceğiz Bedir kahya.

Ama bakacağız bir hal çaresine.

Onca işçide bu topraklardan ekmek yiyor ağam.

Fideler dikilmezse işsiz kalacaklar.

Bakacağız hal çaresine.

Bedir kahya.

Ama bu hal çaresi, ziraatçılardan gelmeyecek bize.

Hazar, bu adamları gönderin.

Başka birileri gelsin onları bulun.

Birde onlar baksınlar ha.

Tamam baba tamam.

Ben bunlarla önce bir konuşayım, olmazsa senin dediğin gibi yaparım merak etme.

Fabrikaya da bakmak lazım, oraya da bir görünmek lazım ha.

O sabun fabrikası ne olacak?

Buradaki gelecek ürüne güvendik aldık orayı.

Ya elimizde patlarsa.

Babam babam, sen çok telaş ediyorsun.

Her şey bitmiş gibi konuşuyorsun, yok öyle bir şey düzelecek Allah'ın izni ile..

...sen bana güven.

Biz beklersek olmaz Hazar!

İşlerin başında olursak düzelir.

Doğrudur, doğrudur.

Şimdi gidelim fabrikaya da, işçileri, ürünleri bir kolaçan edelim.

Olur.

Yahu, Azize yüzünden tıkıldık kaldık eve.

Yahu işimizin başında duramaz olduk ya.

Bedir abi nedir bu otlar yahu?

Yenge, amcamı o kazada ölüme terk ettiğini hatırlıyorum.

Cihan.

Bak, inkar etmek için hiç nefesini hiç boşa tüketme be Sultan Hanım.

Yorma kendini.

Şimdi sen böyle bir şey düşün.

Mesela bu kağıt kızının eline geçse...

...hatta Azize Aslanbey'in eline geçse neler olabilir bir düşün.

Ne istiyorsun?

Ha şöyle.

Bak gördün mü birden nasıl böyle hızlı düşünmeye başladın.

Şimdi ilk olarak bana şunu söyleyeceksin.

Azize Aslanbey neden hem oğlumu vurdurup...

...hem de sulh teklif etti.

Azize bütün gemileri yakmıştı.

Kendi bile ölüme gidiyordu.

Bizi zorla evden uzaklaştırdı.

Ama Miran gitmeyince oyunu bozuldu.

Başka da bir şey bilmiyorum.

Öğreneceksin Sultan Hanım.

Öğreneceksin.

Cihan.

Tamam elimden geleni yapacağım.

Ama bana zaman ver.

Azize hiç bir sırrını benimle paylaşmıyor.

Azize'nin senle ne paylaştığı değil...

...senin benimle ne paylaştığın önemli.

Birbirimizi anladık değil mi?

Haber bekliyorum.

Ben şimdi ne yapacağım.

Azize duyarsa...

...Aslan ile Gönül'ün duymasına dayanamam.

Azize Hanım.

Babaanne!

Şimdi hazırlan.

Değirmen yolundaki araziye gel, seni orada bekliyorum.

Hayırdır babaanne.

Neden beni alelacele oraya çağırıyorsun?

Gelince öğrenirsin Aslan.

Bu iş bugün bitmek zorunda.

Seni kendinden bile korumanın tek yolu buradan gitmen.

Hanımım...

...Aslan Bey'im yanındaki adam.

Mahfuz ile ilgili haberler geldi.

Bir şey çıktı mı?

Yok adam temiz.

Aslan Bey'imin kendisi onu bulup almış yanına.

Alo Sultan!

Gönülle mi birliktesiniz?

(Bu sabah gizlice babaannem ile buluştum)

(Günlerdir onun ile buluşmam için ısrar ediyordu)

(Ben de gittim)

(Canımı yakan gerçeği öğrendim)

(Ben hiç bir zaman anne olamayacağım)

(O kazanın bedenimde bıraktığı yara)

(Aslında ömür boyu taşıyacağım hiç kapanmayacak ruh yarasıymış)

(Meğer Azat ile düşlediğim aileyi hiç kuramazmışım)

(Meğer ben gerçekleşmeyecek bir hayalin peşine düşmüşüm)

(Hayallerimin üstüne babaannemin gölgesi düştü)

Elif o kazada yara almadı ki.

Babaanne sen!

Elif kazayı hatır.

Yalan söyledin.

Cüneyt!

Kardeşim bak...

Akşam...

Akşam misafirlerim gelecek şu iki masayı birleştirin burada ağırlayın tamam?

Tabi efendim.

Haydi sağ ol.

Azat!

Bir konuşabilir miyiz?

Konuşalım.

Ne konuşacağız?

Elif.

Elif'in senin hakkında yazdıklarını okudum.

Ben...

...babaannemin Elif ile gizlice buluştuğunu biliyor muydun?

Bilmiyordun tabi.

Nereden bileceksin.

Babaannem Elif'in kadınlık gururu ile oynamış.

Onu ölüme götüren yolda taşların en büyüğünü döşemiş babaannem.

Bunu anlamak için günlüğe gerek yok.

Zannettiğin gibi değil yazdıkları.

Dinlemek istemiyorum.

Sen önce kendi yaptıkların ile bir yüzleş.

Azat.

Bak.

İnan ben Azize'yi de biraz olsun anlıyorum.

Nefretine tutunuyor.

Peki ya sen?

Miran'da sende Reyhan'ı daha tanımadan ona bir sürü kötülük ettiniz.

Sizin Azize'den ne farkınız var?

Azat, bana haksızlık ediyorsun.

Yok, ben kimseye haksızlık etmiyorum.

Hem sen hala niye otel de kalıyorsun?

Reyhan ile Miran boşandığına göre.

Meydan sana kaldı.

Reyhan ile Miran boş, boşandı mı?

(Telefon çalıyor)

Alo, anne.

Miran, Miran Allah aşkına bir delilik etme.

Adam sadece yardım etti.

Ben de ona yardım edeceğim.

Derdi neymiş öğrenelim bakalım.

Miran!

Aslan!

Çık dışarı ordasın biliyorum!

Ya Miran, insanların evine gelip böyle bağırmaya hakkımız yok.

Peki onun bizim evimize girmeye hakkı var mı?

Yok.

Aslan çık dışarı!

Korkma!

Çakmağını unutmuşsun onu getirdim!

Ya Miran ne yapıyorsun?

Çık!

Burda dur.

Ya nereye?

Ya Miran!

Miran anlattım sana.

Ben soktum diyorum yan eve.

Gecenin o saati beni görüp yardım etmese daha mı iyiydi?

Sıkıntı sana yardım etmesi değil Reyhan.

Sen her zorda kaldığında bir şekilde senin etrafında olması.

Ya denk geldik işte tesadüf.

Ben bilirim o tesadüfleri.

Ya nereye gidiyorsun ha?

Ne yapacaksın?

Senin dediğin gibi olsa, bizi damda gördüğünde ele vermez miydi?

Çık dışarı çakmağını getirdim!

Ya, eşkıya gibi milletin evine girip ne olacak sanki...

...öldürecek misin, dövecek misin?

Neden sürekli senin etrafında olduğunu soracağım!

Duyuyor musun?

Ya Miran Allah aşkına dur!

Kapıdan olmazsa böyle bacadan girerek mi yapacaksın?

Miran ne yapıyorsun?

Miran delirme in aşağı!

Ya niye böyle yapıyorsun sen her seferinde?

Anlayacağız şimdi.

Cidden evde mi değil yoksa verecek cevabı olmadığı için mi saklanıyor.

Miran bir dur!

Ne yaptığına bir bak!

Aslan'a değil se bile bize ne yaptığına bir bak artık!

Sürekli kavga eder olduk.

Reyhan, gözünü sevdiğim sen de beni anla bu normal bir durum değil.

Senin yaptığın normal mi?

Ya ben sürekli korkuyla peşinden sürükleniyorum Miran.

Yetmiyor mu benim sözüm?

Reyhan.

Bak bu durum seninle ilgili değil.

Yani seninle ilgili...

...ama o herif hesabını verecek!

Benim ona bir kaç sorum var.

Ben hesabımı görüp geleceğim.

Lütfen sende burada beni bekle tamam mı?

Lütfen!

Miran!

Allah'ım.

Miran!

Aslan!

(Kapıya sert vuruyor)

Aslan!

Hadi çık dışarı!

Miran!

Aslan!

Hadi çık dışarı!

Çık dışarı!

Seninle görüşeceğiz Aslan efendi.

Görüşeceğiz.

Alacağım senin ateşini.

Reyhan!

Ne halin varsa gör!

Reyhan!

(Telefon çalıyor)

Alo Aslan, ben gelmek üzereyim hatta vardım sayılır.

Hiç iki araba çıkmayalım, ben seni alayım araziye baktıktan sonra bırakırım.

Azat benim ufak bir işim çıktı o yüzden evden ayrılmam gerekti.

Ama yoldayım.

Ama Mahfuz da evde yok.

İstersen bizim evin oradaki çay bahçesine geç.

Ben de işim bitince oraya geleyim oradan gideriz.

Tabi senin içinde uygunsa.

Olur olur, tamam geçiyorum ben.

Tamamdır görüşürüz.

Ya bir kere ya , bir kere bir dur, bir dinle, bir anla ama yok.

İlah kendi bildiğini okuyacak.

Reyhan!

Nereye gidiyorsun dur?

Ya dur!

Tamam kimsenin kapısını bacasını zorlamıyorum.

Sonra konuşacağım.

Hala aynı şeyi söylüyor.

Sonra gelince ne olacak?

Hal hatır mı soracaksın Aslan'a?

Reyhan, tamam hadi gidelim yolda konuşuruz yapma böyle.

Gelmeyeceğim.

Lütfen diyorum bak lütfen lütfen.

Ya bende sana aynı şeyi söylüyorum.

Yalvarıyorum sana dinliyor musun beni.

Ben yoruldum artık Miran!

Git ne halin varsa gör.

İlah inat edeceksin, ilah yürüyeceksin o yolu değil mi?

Ha!

Git işte bıraktım.

Git döv Aslan'ı rahatla.

Dur, dur, dur tamam tamam.

Reyhan!

Ya nereye kadar yürüyeceksin bırak şu inadı?

Nereye kadar gidebilirsem oraya kadar.

Ya git işte!

Deki karımında Miran Aslanbey'inde yardıma ihtiyacı yok de!

Ya sabır, ya sabır!

Aynından bana da.

Tamam gitmeyeceğim bir daha kimsenin kapısına.

Hadi inat etme.

Reyhan diyorum!

Kime diyorum!

Sen bu zorbalığından, bu tavırlarından esip gürlemenden...

...vazgeçene kadar ben seninle hiç bir yere gelmiyorum Miran Aslanbey!

Ha tamam.

Miran Aslanbey de olduk delireceğim!

Delisin zaten.

Dur bir dakika.

Nereye kaçacaksın he?

Hem nereye gidiyorsun ki?

Bırak!

Deli mi dedin sen bana?

Değil misin deli?

Deliyim.

Ben sana deliğim.

Hadi bırak şu inadı, gel de gidelim.

Sen bırakacaksın!

Vazgeçeceksin Miran, bu zorba tavırlarından kırıp dökmekten...

...esip gürlemekten vazgeçeceksin!

Tamam Reyhan Hanım.

Bundan sonra karısının sözünden çıkmayan mülayim bir efendi olacağım.

Şimdi rica etsem, arabaya kadar eşlik edebilir misiniz?

Geç dalganı sen.

Bir de alay ediyor ya.

Var ya...

...senin inadına gösterdiğim sabırdan madalya takılacak adamım yani.

Evet madalya takacaklar sana şehir eşkiyası madalyası.

Of Reyhan Of!

Neredeki çay bahçesini dedi ya.

Ne oluyor orada?

Reyhan uzatma.

Gelmeyeceğim diyorsam gelmeyeceğim bırak!

Azat abi!

Miran sakın, sakın.

Yine mi sen lan!

Adam mısın sen!

Oğlum sen neyin derdisin?

Neyin cezasısın lan bizim başımıza!

Ben seni şimdi seni şuracıkta öldürsem, ne derler biliyorsun değil mi?

Azat davasını gördü derler.

Miran çoktan hakketti, iyi bile sabretti derler.

Azat abi tamam.

Azat bir sakin ol dinle beni.

Ben senin neyini dinleyeyim ya!

Daha neyini dinleyeyim, beni vurduğun yerde her şeyi söyledin zaten.

Gerçek yüzünü gösterdin.

Konuşmak istedi, konuşmak istedi tamam.

Konuşmak istedi ha.

Sende kaçtın buraya geldin.

Millet seni evde sanıyor evde!

Sende en az onun kadar suçlusun Reyhan.

Reyhan'ın hiç bir sucu yok.

Ben zorladım onu.

Ulan hem suçlu hem güçlü.

Azat abi ben diyeceğimi dedim, hadi gidelim tamam hadi.

Hadi gidelim.

Bana bak Miran efendi, sen miratını çoktan doldurdun.

Hem Midyat'ı, hem Şadoğlu'nu kendine oyun alanı ettin.

Ben senin gibi bir adam için katil olmayacağım.

Ama ailemi de sana oyuncak etmeyeceğim bilesin.

İyi.

Lan!

Bütün bu olanların sebebi sensin!

Ben sana bunların hesabını sorarım Aslan efendi!

Sorarım.

Azat abi.

Reyhan, ben seni vallahi anlamıyorum.

Ya Reyhan sonunda anladı diyorum.

O adamın gerçek yüzünü gördü diyorum.

Canımdan oluyordum olsun diyorum.

Ama senin hiçbir şey anladığın yok.

Yahu sizi orada o halde bir başkası görseydi ne olurdu hiç düşündün mü?

Hepimizi geçtim kendini birazcık düşün.

Neden çağırmış, ne istiyormuş ne konuşacakmış senle?

Tamam haklısın.

Ben şimdi konuşacak halde değilim Azat abi.

Eve bırakabilir misin beni?

Geçtik evin yolunu.

Sen kendi halinin farkındasın mı?

Çay bahçesinde Aslan ile buluşup arazi bakmaya gidecektik.

Gidelim hem sen bir hava al kendine gel.

Hem de Aslan'a gidemeyeceğimizi söyleyelim.

Sonra bırakırım ben seni.

İşte geldim babaanne.

Beni neden çağırdın buraya?

Git demek için.

Mezarımın başında sana son sözümü söyledim.

Artık bu git meselesini dinleyemeyeceğim.

Bu boşuna bir gidiş olmayacak Aslan.

Bugüne kadar mahrum kaldığın her şeyi alıp gideceksin.

Ne demek bu?

Seni annen ve ablan ile tanıştıracağım.

Her şeyi itiraf edeceğim.

Sonra sessiz sedasız gideceksin.

Vakti gelince olacağı buydu.

Seni feda edemem.

Yarını bugün ederim.

Gönül.

Hala ne olduğunu söylemeyecek misin?

Söyleyeceğim anne.

Ama babaannemin yanına gidince söyleyeceğim.

Orada öğrenirsin.

Kızım ne demek o?

Derdin ne senin?

Korkutuyorsun beni.

Senin de benimde kimseyi korkuttuğumuz filan yok.

Aksine korkan taraf oluyoruz genelde.

Bak halimize, babaannem bir telefon etti koşa koşa ayağına gidiyoruz neden?

Bilmiyorum.

Bilmiyor musun bana mı öyle söylüyorsun?

Yani bana ailemi vereceksin.

Ben de hiç bir şey olmamış gibi...

...Şadoğlu benim hayatımı mahvetmemiş gibi çekip gideceğim öyle mi?

Peki ya geçmişim.

O ne olacak?

Sana geçmişini geri vermem.

Ama gelecek günlerini ailenden ayrı geçirmek istemeyen sendin öyle değil mi?

Sana vaktinden önce veriyorum işte.

Hem de sonuçlarına gönüllü olarak katlanarak.

Bundan sonra ablanın sevgisini tamamen kaybedeceğim.

Ama varsın sevmesin beni.

Siz sağ olun, siz güvende olun bana yeter.

Hepsi senin yüzünden oldu.

Aslan Karahan.

Ortada yokken bile başıma iş açar oldun.

Herkesi kandırabilirsin...

...ama beni asla.

Nasılsa geleceksin oğlum.

Emanetini verip...

...ifadeni alacağım.

Ben diyeceğimi dedim.

Sıra sende.

Sen diyeceğini dedin ama sıra bende değil.

Çünkü sen benim cevabımı merak etmiyorsun.

Sen sadece ne diyorsan koşulsuz şartsız yapmamı istiyorsun babaanne.

Ben sizi korumak istiyorum sadece.

Ama kendince bizi korumak yerine kaçmamı istiyorsun.

Adını ne koyarsan koy.

Ben torunlarım güvende olsun istiyorum.

De bana şimdi.

Gidecek misin buradan?

Sultan Hanım.

Bilerek çağırdı buraya.

Ailesi ile karşılaştıracak, Aslan'ı gitmeye mecbur edecek.

(Mesaj sesi)

(Annen ile ablan burada, Azize Hanım seni oyuna getirecek oradan hemen ayrıl)

Bir şey demeyecek misin?

En doğrusunu yaptığını düşündüğün anda bile oyun mu oynuyorsun?

Kimse bilmeyecek demem rağmen haberim olmadan...

...beni ailemle karşı karşıya getirip istediğini kabul mü ettireceksin?

Şuandan itibaren gitmem için atacağın her adım...

...bizi birbirimizden daha çok uzaklaştıracak.

Bu da benim diyeceğim.

Gerisini sen düşün.

Sen katilsin Azize Aslanbey.

Gönül.

Babaannemin Elif'e ne söylediğini biliyor musun anne?

Kazadan dolayı asla anne olamayacaksın...

...Azat seni hiç istemeyecek demiş.

Elif'i kazadan ben kurtardım.

Bir tek çiziği bile yoktu niye öyle dedin ki?

Sen önce onun umutlarını öldürdün...

...sonra canını aldın ondan.

Haddini aşıyorsun.

Yalansa yalan de!

Hepsi defterde yazıyor.

Sadece Elif'in değil hepimizin hayatını kararttın.

Ölmüş kardeşim için bile yalan söyledin yaşıyor diye.

Onu kullanarak nikahımı aldın benden.

Ne!

Kes sesini!

Kardeşimi bana getireceğinde yalandı.

Ben sana inandım.

Sen bile böyle bir konuda yalan söyleyemezsin sandım ama...

...en kıymetlisini bile ölüme gönderen sen.

Bana neler yapmazsın değil mi babaanne?

İşlediğin günahlar yüzünden can veremeyeceksin.

Gönül'ü kandırmak için benim ölmüş evladımı mı kullandın?

Sen nasıl bir insansın, kimsin sen?

Ben sizin atanızım!

Başınızın üstünde ki çatının sahibiyim.

Sen bizim yaşadığımız cehennemin sahibisin ama evlat benim.

Sana birini feda ettim diğerini etmeyeceğim.

Önce Miran, sonra Aslan.

Şimdi de Gönül.

Ne oluyor Azize?

Sen nerede hata yapıyorsun?

Nerede?

Gönül dur!

Dur Allah aşkına dur!

Gönül dur!

Neden bana söylemedin?

Bana fırsatları değerlendirmeyi bilmiyorsun diyordun ya...

...Miran ile neden boşandığımı anlamıyordun ya...

...senin için.

Sana evladını geri verebilmek için.

Ben kardeşimin yaşadığı ihtimaline öyle sarıldım ki...

...Azize Aslanbey'e bile inandım.

Ve bu ihtimal hiç yoktu.

Bugün bunu daha iyi anladım.

Ama bitti.

Bu düzende kendimi korumayı öğreneceğim.

Artık öyle boş boş hayaller yok.

Kendi ayaklarımın üzerinde duracağım.

Miran'ın boşandığını biliyor muydun?

Gönül, ben sana bunu.

Biliyordun.

Ama sustun.

Bana ne zaman söyleyecektin?

Söylemeyecektin.

Neden?

Anne sen.

Senin Miran ile bir geleceğin yok kızım.

Anne, beni Miran'a iten sendin ne değişti?

Elif'in kaderini yaşa istemedim.

Azat'ın Elif'i asla sevmeyeceği gibi...

...Miran da seni asla sevmeyecek.

Nereye gidiyorsun?

Olmam gereken yere.

Evime.

Hayırdır ziyaretini neye borçluyuz?

Aslan nerede?

Nerede olduğunu bilmiyorum.

Ama geç döneceğini biliyorum.

Neyse diyeceğin ben iletirim.

İlet.

Gözüm onun üstünde, ayağını denk alsın.

Çünkü onun bir sıkıntısı var...

...ve ben o sıkıntıyı anlamadan bu işin peşini bırakmayacağım.

Hangi işin?

Ya sinirden sormayı unuttum.

Sizin Aslan'ın evinin yakınında ne işiniz vardı?

Orada mı Aslan'ın evi?

He orada.

Haberim yok.

Reyhan nasılsın?

İyiyim.

Seni burada görmeyi beklemiyordum.

Doğru zamanda gelmedim galiba?

Bizde doğru zaman yok kardeş.

Geç otur ya.

Bir bakmışsın, süt liman...

...bir bakmışsın kızılca kıyamet.

Boş ver.

Peki öyle olsun.

Ama yardım edebileceğim bir şey varsa seve seve.

Yahu yardım değil de...

...biz arazi bakacağız dedik ya, onu bir ertelesek olur mu?

Şimdi benim halletmem gereken başka bir mesele var.

Olur, başka zaman bakarız.

Eyvallah.

(Telefon çalıyor)

Kusura bakma işle ilgili.

Reyhan, gerçekten iyi misin?

Üstelemek istemedim ama belli ki bir şeyin var?

Benim seninle konuşmam lazım.

Azat abim.

Benim acil otele dönmem gerek.

Bir sıkıntı mı var?

Yok bir sıkıntı değil...

... bugüne yetişmesi gereken bir evrak işte son dakika söylenen işler.

Haydi Reyhan bırakayım seni.

İstersen Reyhan'ı ben bırakayım.

Konak sana ters kalacak.

Yani tabi sakıncası yoksa.

Yok bir sakınca olmaz ya, ben bırakırım seni.

Acil işin varsa senin geç kalma istersen.

Aslan Bey'in işi yoksa bıraksın.

Yani sorun olmazsa bırakırım.

Yok bir sorundan değil.

Zahmet olmasın diye ben.

Yok ne zahmeti?

İyi tamam.

Ararım ben.

Tamam.

Görüşürüz.

Evet seni dinliyorum.

Dün yardım ettiğin için çok teşekkür ederim.

Ama bugün bir yanlış anlaşılma oldu.

Miran.

Nereden çıktı bu herif.

Siz ne yapıyorsunuz ya, siz ne yapıyorsunuz kardeşim.

Gidin çekilin ya uzatmayın.

Şansıma ya.

Ben sana!

Seni öldürürüm lan.

Anladım.

Kötü olmuş.

Açıklaması da zor bir durum.

Yararı olur mu bilmem ama istersen ben konuşayım Miranla.

Aslan!

Miran!

Miran ya bırak sandığın gibi değil.

Ya bırak!

Karımın yanında ne işin var lan!

Sana karşılık vermeyeceğim.

Miran dur!

Senin derdin ne lan!

Benim karımla ne işin var niye peşindesin?

Onu yalnız konuşalım Reyhan korkuyor.

Ulan sen benden korkacaksın sanane!

Sanane!

Miran ya yeter!

Yeter ne yapıyorsun sen!

Asıl sen ne yapıyorsun Reyhan?

Asıl sen ne yapıyorsun?

Ha?

Biz biraz önce ne halledeydik?

Ya ben, ben anlamıyorum ya!

Ben delireceğim!

Sen beni nasıl bir hala düşürdüğünü farkında mısın?

İş mi çeviriyorum ben senin arkandan!

Sonra konuşuruz.

Miran yeter!

Yeter, sen saldırmaktan başka bir şey biliyor musun?

Bilmiyorsun?

Ben de bu adamı bilmiyorum Miran.

Bu adamı bilmekte, sineye çekmekte istemiyorum artık.

Oğlum senin kabusun olacağım!

Kabusun olacağım!

Reyhan!

Reyhan, bir dur konuşalım.

Ya ne yapıyorsun?

Devam et kardeşim, devam et.

Konuşalım.

Neyi konuşacağız?

Aslanla birlik olup arkadan nasıl iş çevirdiğimi mi?

Reyhan, ben sana asla öyle bir şey söylemek istemedim.

Söylemedim de.

Sormadın da ama.

Bir sormadın, her zamanki gibi en iyi bildiğin şeyi yaptın değil mi?

Yıktın geçtin ortalığı.

Tamam ama sende beni anla.

Az önce o yaşadıklarımızdan sonra...

...ben seni o adamla baş başa görünce ne yapayım Reyhan.

Ya çok mu zor?

Bir sormak vereceğimiz cevabı dinlemek çok mu zor Miran?

Bu öfken bize öyle bir zarar verecek ki...

...her şeyi yerle bir edeceksin.

İnşallah o gün çok geç olmaz.

Reyhan bir dur, o ne demek?

Ben seni görmek için ne zorluklara katlanıyorum biliyor musun Miran?

Bilmiyorsun.

Bilsen seninle geçireceğimiz her anı böyle heba etmezdin.

Dün gece babama yakalandım.

Öyle bir baktı ki bana.

Hem bakışı ile hem yalanım ile ezildim kaldım.

Ben bunca şeye katlanırken senin için, sen niye böyle yapıyorsun?

Ben ne yaparsam sen benim sevgimden emin olacaksın?

Benim senin sevginden şüphem yok Reyhan.

Ama bu herif...

...ya benim derdim o herifle.

Ya gitme böyle Reyhan, nereye gidiyorsun?

Bir dakika bekler misin?

Gideceğim ben, hatta buradan da gideceğim Miran.

Bu şehirden defolum gideceğim, babam götürecek beni annemin yanına.

Ben sadece doğum için gidecektim.

Ama ayrı kalmak daha iyi olur.

Yok, sen öfkenden böyle diyorsun ben biliyorum.

Sen beni bırakıp gitmezsin.

Reyhan.

(Kimsin sen, ne istiyorsun bizden)

(Niye Reyhan'ın peşindesin, niye bize yardım ediyorsun)

(İşte böyle böyle Reyhan'ı kendinden soğutacaksın Miran)

(Ben se hep yanı başında ona yardım eden adam olacağım)

(Sen daima benim aşık olduğum adam olacaksın Miran)

(Niye yapıyorsun bunu bize)

(Ya öfken bizi ayırırsa)

(Ya beni sensiz bırakırsa)

Bundan sonra zeytinliğe daha fazla gitmemiz gerekecek.

Bu adamlar başında durmayınca çalışmayacaklar belli oldu.

Yahu baba sen çok üstlerine gidiyorsun ya.

Onlar ellerinden geleni yapıyor birazcık zaman lazım.

(Telefon çalıyor)

Ha!

Reyhan nerede Hazar?

Reyhan odasında baba, odasındadır.

Odasında öyle mi?

He!

Melike, Reyhan odasında değil mi?

Odasında tabi Hazar Bey.

Odasında hemi!

Reyhan!

Reyhan hem çay bahçesinde gezerken hem odasında nasıl olacak?

Çay bahçesi mi?

Yok babam çıkmaz haber vermeden odasındadır.

Miran yetmemiş gibi Aslan da yanındaymış.

Aslan mı?

Aslan ya.

Kıyamet kopmuş ortalık.

Yahu benim ecelim sizin elinizden olacak ha!

Reyhan dışarıda kendi başına gezip dururken senin bundan haberin yok.

Gelsin o, göstereceğim ona!

Oo hoş geldin Reyhan!

Miran ile buluştuğun doğru mu?

Doğru.

Görüştüm.

Peki niye?

Konuşmak istedi gittim bende.

Buradan gideceğimi artık peşimden gelmemesini söyledim.

İstediğin bu değil miydi baba?

Ben seçimimi yaptım kararımı da söyledim işte.

Benim ağızımdan duysun bari dedim.

Aslan ile karşılaştık bir yanlış anlaşma oldu ama bitti.

Bitti, öylemi!

Kızım sen ne biçim konuşuyorsun böyle ya?

Biz seni odanda biliyoruz, sen kendi kafana göre çıkıp gidiyorsun.

Miran'la buluşuyorsun, Aslan'la buluşuyorsun sen ne biçim!

Nasıl!

Nasıl haberin oldu senin?

Telefonun da yok.

(Telefon çalıyor)

Melike!

Telefonu ver.

Ver dedim.

Alo!

Alo Reyhan!

Alo!

Kapandı baba.

Reyhan!

Çık odana hazırlığını yap, yarın gidiyoruz annene.

Baba.

Cevap verme!

Ben senin sağdan sola sürükleyeceğin bir eşya değil kızınım.

O halde lafımı dinle!

Her seferinde başımıza öne eğdirmeyi iyi beceriyor senin kızın.

Onun yaptıkları varken, Azize'nin yapacaklarına gerek yok.

İyi söyledin.

Oyalanmadan annesinin yanına götürmek lazım.

Başka laf getirmesin.

Elif'im.

Seni koruyamadım.

Evine dön istedim.

Kimse seni incitmesin istedim.

Beceremedim.

Şimdi ne yapacaksın Azize.

Elif'i korumak istedin...

...oyunlar ettin...

...Elif'inden oldun.

Şimdi Aslan'ı korumak için ona ailesini bile verdin.

Annesi yada ablası onu sözünden döndürür sandın.

İzin vermedi.

Şimdi ne yapacaksın.

Torunlarını kaybetmeden nasıl koruyacaksın.

(Kapıya vuruluyor)

Gel.

Geldiğini görünce kahveni hazırladım.

Asma artık suratını.

Bak Gönül de döndü eve.

Gelir gelmez de mutfağa girişti.

Akşama yemek hazırlayacakmış.

Biliyorum ciğerin yanıyor.

Ama hiç olmazsa sağ salim yanındalar.

Ne var Mahmut?

Sağ ol Esma.

Hayırdır.

Kapıda ki çocuklar bir şey dediler de.

Daha eve yeni girdik ne dediler?

Aslan Bey ile gelin hanımı bir çay bahçesinde birlikte otururken görmüşler.

Hangi gelin hanım?

Reyhan Hanım.

Aslan ile Reyhan birlikte mi oturuyormuş?

Miran Ağam da oraya gitmiş.

Onları öyle görünce ortalığı birbirine katmış.

Aslan Bey'e de saldırmış.

O gece ki adam.

Azat'ın vurulmasını üstlenen.

Reyhan'la mı!

Bu mu yani tek derdin Miran ile yaşadığım atışma mı?

Sen o kavgaya atışma mı diyorsun?

Miran ile dost olman gerekiyordu.

Daha en başından düşman ettin kendini ona.

Adam evinin önünde pusu kuruyor.

Çay bahçesinde kavga ediyorsunuz!

Sen ne yapıyorsun Aslan?

Ben ne yaptığımı biliyorum tamam mı?

Her şey olması gerektiği gibi gidiyor.

Yanlış!

Miran'ın Hazar'ın oğlu olduğunu öğrendiğinden beri...

...hiç bir şey olması gerektiği gibi gitmiyor.

Ama sen büyük bir yanlışa gidiyorsun.

Annem geliyor, kapat şu Miran konusunu.

Aslan!

Ne oldu sana?

Önemli bir şey değil anne, merak etme.

Nasıl merak etme, kim yaptı bunu?

Miran'la ufak bir kaza yaşadık.

Miran mı?

O mu yaptı mektup yüzünden mi?

Aslan!

Miran ile asla karşı karşıya gelme söz ver bana.

Anne şuanda derdimiz Miran değil.

Çok daha büyü bir problemimiz var.

Mahfuz çağır.

Korkutma beni ne oluyor?

Asiye'nin burada ne işi var?

Bugün babaannem sizi niye o araziye çağırdı biliyor musun anne?

Sen nereden biliyorsun?

Çünkü beni de çağırdı bende oradaydım.

Eğer bugün Mahfuz tedbir almamış olsaydı...

...Azize Aslanbey bizi bizden habersiz orada karşı karşıya getirecekti.

Belki de bugün o arazide yaptığımız bütün planlar yerle bir olacaktı.

Belki de babaannem, annemin tek bir hareketinden...

... her şeyden haberdar olduğunu anlayacaktı.

Sen de ablana kavuşamadan onu kaybedecektin.

Babaannem karşısında savunmasız kalacaktım.

Bunların tek bir sorumlusu var oda sensin Asiye.

Ben.

Sen...

...Harun siz bize yardım etmek için o konaklardasınız.

Önümüze çıkan engelleri kaldırmak için.

Bizi her şeyden haberdar etmek için.

Bugün olanlardan neden haberin yoktu Asiye?

Ha, neden haberin yoktu?

Yemin ediyorum...

...Azize Aslanbey'in attığı her adımdan sizi haberdar etmeye çalışıyorum.

Ama böyle bir şey yapacağını hiç düşünmedim.

Hiç bir şey konuşulmadı hiç bir hareket olmadı.

Ben size bu işin en başında ne dedim?

Üreteceğiniz bahaneler bizi sürüklendiğimiz felaketten kurtarmaz.

Eğer bugün Mahfuz yanımda olmasaydı...

...şuanda seninle bam başka konuşuyorduk.

Özür dilerim.

Özür dileme işini doğru yap yeter.

Ben o konakta annemin kardeşimin canını emanet ettim sana.

Emanete ihanet etme.

Bende emeğin büyük...

...ama çıktığımız bu yol, hiç bir şekilde hata kabul etmiyor.

Bunu sakın ama sakın unutma.

Çok özür dilerim.

Şimdi gidebilirsin.

Anne seni kendimden uzak tutmak istemiyorum ama görüyorsun...

..çok dikkatli olmamız lazım.

İyi misin?

Babaannemin yaptığına mı sıkıldın?

Anne tamam.

Tamam geçti, her şey benim kontrolüm altında...

...kötü bir felaket atlattık ama geçti.

Üzme kendini.

Aslan!

Ben.

Uzat elini!

Sultan!

Yandığım gibi yanacaksın demiştim Ahmet.

O gün geldi işte.

Bırak beni Sultan!

Sultan, Sultan!

Anne iyi misin?

Aslan ben dayanmıyorum artık.

Sabah sana tamam dedim ama.

Bak sen de söylüyorsun bu kadın durmayacak.

Durmayacak ama ilerleyemeyecekte.

İlerlerse beni kaybedeceğini biliyor çünkü.

Babaannen Gönül'e Mirandan boşanması için senin yaşadığını söylemiş.

Ablan çok kötü durumda...

...hiç iyi değil Allah aşkına ver şu mektubu kurtar bizi.

(Mektubu yaktın)

Bu mesele Azize Aslanbey kendi yarasından kanamadan bitmeyecek anne.

Bitmeyecek.

(Sen akıllı kadındırsın Sultan Hanım)

(Azize onun oğlunu ölüme terk ettiğini öğrenirse)

(Bunun bedelini tek başına ödemeyeceğini bilirsin)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

Reyhan!

Olmaz!

Olmaz!

Reyhan'la olmaz!

Ya Melike!

Sen niye açmıyorsun sen!

Tek haber alabileceğim kaynak sensin sende açmıyorsun.

Ben nasıl ulaşacağım Reyhan'a.

Of!

Delireceğim!

Baba!

Ne kızım!

Oyuncağımı bulamıyorum.

Seni görmeden buradan gitmeyeceğim Reyhan.

Gerekirse saatlerce bekleyeceğim ama gitmeyeceğim.

Gidemem.

Sende böyle çekip gidemezsin.

(Aslan Bey ile gelin hanımı bir çay bahçesinde birlikte otururken görmüşler)

(Miran Ağam da oraya gitmiş, onları öyle görünce ortalığı birbirine katmış)

(Aslan Bey'e de saldırmış)

Neden hala Reyhan'ın peşindesin Miran, neden?

Sanane nerde oturduğundan.

Boşandınız ama hala bitmedi deme.

Bitmez, delireceğim.

Nasıl kurtulacağım bu kızdan ben.

Bu adam ile birlikte olsaydı iyiydi.

İyi ama kim o adam.

Ve nerden çıktı.

Babaanne!

Babaanne!

Bu da senin oyunun deme.

Oda senin adamın.

Önce Azat'ın vurulmasını üstlenmesini istedin.

Sonrada Reyhan ile Miran'ın arasına girmesini.

Babaannemin geldiğini neden haber vermedin?

Haber vermeye çalıştım, telefonun kapalı.

Şarjım bitmiş.

Nerde?

Çalışma odanda.

Ne, neden oraya alıyorsun?

Ben almadım geldiğimde buradaydı.

Ne yapıyorsun burada?

Ne zaman geldin?

Saatlerdir buradayım.

Seni bekliyorum.

Neden?

Sen boş durmayınca bana da buraya gelmek için bahane oluyor.

Ne demek bu?

Attığım her adımı düzgün atarım diyorsun ama...

...buraya gelerek sürekli beni tehlikeye attığını farkında mısın?

Tehlike hemi?

Peki senin kendi kendine attığın tehlike ne olacak?

Bugün çay bahçesinde ne oldu?

Miran'a o kadar öfkelendirecek ne yaptın ki, tozu dumana kattı.

Miran'ın öfkelenmek için sebebe ihtiyacı yok.

Torununu benden daha iyi tanırsın.

Tanırım elbet.

Hırçındır, fevridir ama ateş olmayan yerden de duman tüttürmez.

Ne demek bu?

Miran, Şadoğlularının hedefinde.

Hep de öyle olacak.

Neden biliyor musun?

Çünkü intikam istiyor.

Üstüne bir de Reyhan'dan vazgeçemiyor.

Kendini Miran'ın yanında olup, hedefe koymanı istemiyorum.

Yine mi başa döndük.

Neden Miran'ın etrafında olduğumu...

...burada kalmak için sebeplerimi bir daha mı söyleyeyim.

O sebepler aileni yanına alıp gitmeyi ret edecek kadar önemli mi?

Önemli.

(Ne yapmak istiyorsun Aslan)

(Derdin intikam mı yoksa Reyhan 'mı)

İyi öyleyse.

Benim artık sana diyecek lafım kalmadı.

Madem bu kadar kararlısın.

Kal, o vakit.

Neden kalmama izin verdin.

Gerçekten bana mı inandın...

...yoksa Reyhan'ın fotoğraflarını mı gördün.

Reyhan'ın fotoğrafları mı!

Bakalım kartlarını açıp ne oynayacaksın.

Yoksa blöf mü yapacaksın babaanne.

Göreceğiz.

Gelmeyeceğim Hanife teyze bırak beni.

Şişt!

Miran!

Baloncukların arkasından çıkan prens gibi oldun Mirancığım.

Ama Ağa Dedem seni burada görürse çok kızar.

Sen herkesi kızdıracak ne yaptın Miran?

Ablam da çok üzgün.

Bende onun için geldim.

Yardımına ihtiyacım var Gül Hanım.

Bana yardım edebilir misin?

O zaman gel.

İyi dinle beni.

Hadi abla, sadece birazcık baloncuk oynayacağız.

Ne kadar parlak olduklarını bir görsen.

Aynı senin gözlerin gibi.

Haydi.

Gel.

İyi tamam göster bakalım.

Miran!

Ya Miran ne yapıyorsun?

Gül!

Çok teşekkür ederim Gül Hanım.

Kızdın mı?

Kızma ben sizi koruyacağım.

Biri gelirse hemen abla diyeceğim.

Neden geldin sen?

Ne yapayım Reyhan?

Seni görmeden duramıyorum.

Melike'ye de ulaşamadım zaten.

Yakalandık çünkü.

Seni görmek için ne zorluklardan geçiyorum derken bundan bahsediyordum Miran.

Özür dilerim.

Dileme özür filan.

Biri görmeden de git.

Babam beni anneme gönderecek.

Bende gideceğim diyorsun.

Hem de böyle küs ayrılacaksın benden.

Peki ben nasıl nefes alacağım.

Sen böyle yapınca ben nasıl nefes alacağım.

Özür dilerim.

Çok özür dilerim.

Ne yapayım Reyhan, kıskanıyorum işte.

Herkesten her şeyden kıskanıyorum ne yapayım.

Elimde değil çok seviyorum seni.

O zaman kırıp dökmeye hakkın mı oluyor Miran?

Sevgi böyle bir şey değil.

Yada bunun adı sevgi değil.

Tamam söz veriyorum düzelteceğim kendimi.

Söz veriyorum olmayacak bir daha.

Bu kaçıncı söz.

Reyhan, bak eğer o Aslan yüzünden.

Mesele Aslan filan değil.

Mesele biziz.

Hani sevdamız çok büyük ayrılamayız diyoruz ya...

...küçücük bir yel esse hemen dağılıyoruz Miran.

Yani ne demek şimdi bu?

Gidecek misin?

Mecburum.

Hem ayrı kalalım biraz, yatışırız ikimizde.

Gelme artık konağa.

Peşimden de gelme.

Söz verdin ya, öyle söz vermekle olmaz.

Göster.

Seni benden uzaklaştırmalarına izin vermem.

Gerekirse uzakları yakın ederim...

...yine de vermem.

Vermem.

Reyhan!

Reyhan ile olmaz.

Biz sadece, boşandık.

Benim sevdam hala kalbimde.

Onu da oradan almaya kimsenin gücü yetmez.

Benim sadece...

...gerçekleri öğrenmek için zamana ihtiyacım var.

Demek hepsinin yolu sana çıkıyor ha Reyhan.

Şimdi ne yapacaksın Azize.

Miran'ı kurban ettiğin o yolda...

...ya torunlarını feda edeceksin yada...

...Reyhan.

(Senin Miran ile bir geleceğin yok kızım)

Gönül!

Sen miydin?

Miran nerede?

Neden soruyorsun?

Hala onun peşinde değil mi?

Reyhan onu boşadı...

...ama o hale Reyhan'ın peşinde.

Bilmiyorum.

Bana yalan söylemene gerek yok.

Ne düşündüğünü biliyorum.

Ama ben yine de Miran ile konuşacağım.

Yani...

...senin...

...hatta benim göremediğim bir en ufak bir umut kırıntısı varsa...

...bile onu kazıya kazıya ortaya çıkaracağım.

Gönül.

Ne olur anla artık.

Miran hayatı boyunca başkasını sevemez.

Ben de sevemem Fırat.

Tamam.

Sen gözünü açtın Miran'ı gördün.

Ama düşünsene bir, başka hayatlar başka mutluluklarda mümkün.

Ne olur hayatına artık başka bir yön ver.

Senin hiç bir kimseye ihtiyacın yok Gönül.

Miran'a da.

Fırat!

Seni kardeşim yerine koydum sözün benim için kıymetlidir ama...

...fikrini kendine sakla.

Ne yapacağıma ben karar veririm.

Evine hoş geldin torunum.

Bak böylesi daha iyi.

Sen çatımın altında olunca daha iyi hissediyorum.

Burası senin çatın değil!

Babamın evi.

Ben babamın evine geri döndüm.

Öyle diyorsan.

Hala beni önemsemiyorsun değil mi?

Bu kızdan bir şey olmaz diyorsun.

Yaptıklarını sineye çekerim sanıyorsun ama çekmem.

Ne o kefeni, ne çıplak ayaklarını nede yolumuzu kesen o korumaları unuttum.

Gönül.

Yine her zamanki gibi beni ciddiye almıyorsun.

Alma, artık bana hiç bir şey anlatmanı istemiyorum.

Hatta bana artık kimse hiç bir şey anlatmasın.

Çünkü kim ne anlatıyorsa ya beni uzak tutmak için ya susturmak için.

Artık yalanlarınıza inanıyormuş gibi yapmak bile istemiyorum.

Bundan sonra hiç bir şey yanına kar kalmayacak Azize Aslanbey.

Miran'ı...

...bana ait sende ne varsa hepsini geri alacağım.

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

(Duygusal müzik çalıyor)

Reyhan!

Günaydın hayırdır erkencisin.

Günaydın Azat abi.

Öyle uyku tutmadı da bir şeyler yaptım.

Sen nereye bu saatte?

Otele gidiyorum.

Beni de uyku tutmadı, neler yapmışsın öyle.

Vereyim sana çay da koyarım.

Yok hiç elimi bulaştırmayayım, çok kalmayacağım zaten dönünce yerim.

Olur mu Azat abi bir tadına bak bari.

Çok güzel olmuş.

Afiyet olsun.

Yanına da koyayım yersin otelde.

Mavi olsa buralarda değil ovalarda olurdun.

İçindeki dertler kadar uçsuz bucaksız koşardınız.

Ama onu da aldılar elinden.

Aldılar.

Ama insan ne kadar hızlı koşarsa koşsun...

...dertleri de kendi ile birlikte gidiyor zaten.

Bir şey deyip canını sıkmak istemedim.

Ama çay bahçesinde olanları duydum.

Miran efendi yapmış yine yapacağını.

Reyhan bak.

Biz.

Azat abi!

Kapatalım konuyu.

Zaten annemlere gideceğim.

Sakinleşir ortalık.

Reyhan.

Bak, ben senin üzülmeni istemiyorum.

Mutlu olmanı istiyorum.

Ama o mutluluk sana Miran ile gelmeyecek belli.

Biz bugüne kadar yapamadıysak bile...

...bundan sonra kendimizden çok seni korumak boynumuzun borcu.

Ama ne olur.

Biliyorum.

Biliyorum Azat abi.

Biliyorum bitmiyor savaşın.

Kalbin git sarıl diyor, yapamıyorsun.

Mutsuzsun ama bitmiyor.

Belki de kaderimizdir.

Sevip te kavuşamamaktır hepimizin kaderi.

Kötü kader diye bir şey yok Azat abi...

...hatalarımız ile onu kötü eden biziz.

O zaman senide bizim kaderimizden çıkartım, eski hataları tekrarlamamak lazım...

...değil mi Reyhan.

Ben senin gitmeni filan bekleyemem.

Ateşle barut yan yana durmaz Handan.

Sen bu sefer işini şansa bırakma sakın.

Hiç uyanmanı bekleyemeyeceğim kusura bakma.

Herkesin anası kendi danası ile ilgilensin ben kulağına kar suyunu kaçırayım da.

Alo Zehra!

Eltim nasılsın?

İyiyim, iyiyim de Handan, hayırdır bu saate?

Ne oldu bir şey mi var?

Vallahi her şey yolunda herkes iyi demek isterdim ama...

...maalesef öyle değil.

Ben seni bir anne olarak arıyorum.

Zaten ben olmasam da kimsenin arayıp sana söyleyeceği yok.

Niye ne oldu ki?

Bak Zehra...

...aç kulağını iyi dinle.

Reyhan boşandı.

Artık anne olarak gerisi sende.

Ben oğlumu zaten zor toparladım.

Bir daha Reyhan'ın uğruna feda edemem anladın mı?

Olan bu, artık ne edeceğine sen kendin karar verirsin.

Siz boşandınız mı?

Hepsini anlatacağım ama yolda.

Çünkü zaman kaybedemeyiz.

Benimle şimdi Midyat'a gelmen lazım.

(Yepyeni bir hayat kuracaktık kendimize)

(Hatta yanına gelecektik senin elini öpmeye)

(Anlatmaya)

(Azat'ı vurdum)

(Mecbur kaldım)

(Onu yaşatmak için vurmak zorunda kaldım)

(Boşanmadık ama boşandık biliyorlar bizi)

(Rol yapıyoruz)

(Çünkü buna mecbur bırakıldık)

(Dönmen lazım Zehra Hanım)

(Sadece benim için değil)

(Reyhan içinde)

Olmaz Hanife.

Kahvaltıyı hazırlama sırası sende.

Sakın Şeyda'nın üzerine yıkmaya kalkma ha.

Ayıp artık.

Bir işin ucundan da sen tutsan diyorum.

Reyhan ile Miran posta tatarlığını yapacağına.

Acemi tatar seni.

Birde becerebilsen.

Telefonunu da kaptırdın.

Bak ama ya.

Ay Reyhan!

Erkencisin.

Canım sana bir kahvaltı hazırlayayım, mükemmel bir kahvaltı olsun.

Yaptım ben kahvaltımı.

Afiyet olsun.

Ne oluyor Reyhan?

Yeni bir şey mi oldu?

Dün gece Miran geldi dama.

Gerçekten gidecek misin diye soruyor.

Ondan uzak kalmak için gideceğim sanıyor.

Ama ben sinirle dedim onu.

İyi kardeşim, için içini yiyeceğine ara öyle demedim de o zaman.

Nasıl arayacağım?

Ne sende ne bende telefonmu var Melike.

Oda doğru.

Ben o telefonu nereden bulacağımı biliyorum.

Bekle hele.

(Telefon çalıyor)

Miran!

Efendim Reyhan.

Ben sana öyle dün gideceğim dedim ama.

Ben ayrılmak istemiyorum ki senden.

Anneme gideceğim ama doğum yapınca kardeşimi de onu da alıp geri geleceğim.

Kalamam ki ayrı zaten.

Onu bil diye.

Biliyorum Reyhan.

Biliyorum.

Ben onun için aramıştım.

İyi misin sen neredesin?

Dışarıdayım ben şimdi.

Öyle bir kaç işim vardı.

Tamam.

Kapatayım ben şimdi uyanır bizimkiler birazdan.

Miran.

Seni seviyorum.

Bende seni çok seviyorum.

Merak etme Miran, ben Reyhan ile ayrılmanıza izin vermeyeceğim.

Her şeyi bitireceğim.

Zehra Hanım.

Siz Reyhan'ın yanında olun yeter.

Çünkü biz bu oyunu biraz daha sürdüreceğiz.

Eğer bize haber vermeden bir şey yaparsanız işler daha da kötüleşebilir.

Sen hiç merak etme, ben bu işi kökten bitireceğim.

Artık hiç kimse Azize Aslanbey'in kurbanı olmayacak.

Siz bundan sonra Reyhan ile mutlu mesut yaşayacaksınız.

(Kapıya vuruluyor)

Mahfuz!

Bahçede miydin?

Kimsin sen?

Anlamadım.

Kimsin dedim?

Yanlış geldiniz galiba?

Ben nereye geldiğimi gayet iyi biliyorum.

Bilmediğim tek şey senin kim olduğun.

Babaanneme mi çalışıyorsun?

Babaanneniz?

Azize Aslanbey.

Ne babaannenize nede bir başkasına çalışıyorum.

Öyle mi?

O zaman Miran ile karşılaşmanız...

...Azat'ı kurtarmanız filan hep tesadüf.

Daha açık konuşursanız bir cevap verebilirim?

Ama böyle imalı sözlerinizle nereye varmaya çalıştığınızı anlayamadım.

Tamam, açık açık sorayım ben o zaman.

Reyhan'a karşı bir ilginiz mi var?

Çünkü ben Miran'ı birazcık tanıyorsam...

...başka bir erkek ile kavga nedeni ya karısıdır.

Ya annesidir.

Annesi rahmetli olduğuna göre.

Benden ne istiyorsunuz?

Sadece anlamaya çalışıyorum.

Anlatayım o zaman.

Miran ile onun anlamsız kıskançlığı yüzünden kavga ettik.

Reyhan'a olan bir ilgimden değil.

Yeterince açık mı?

Vallah açık mı kapalı mı ben bilmem.

Ben seni tanımıyorum.

Ama Miran'ı tanırım.

O öyle basit bir kıskançlık değil.

Bir şey hissetmiş olmalı.

Sen ne kadar saklamak istesen de.

Benim sakladığım bir şey yok ama...

... anladığım kadarıyla sizin istediğiniz bir şey var.

Öyle mi!

Ney miş?

Miran Aslanbey!

Doğru muyum?

Bunu kendinize açık olmaya karar verdiğiniz zaman konuşalım.

Konuşmak isterseniz beni nerede bulacağınızı biliyorsunuz.

Yalnız babaannem tehlikelidir.

Dikkatli olun.

Ah abla!

...aşk sandığın şeyin incinmiş bir kadınlık gururu olduğunu nasıl anlayacaksın.

Sağ ol Melike.

Reyhan, bir insanın derdinin aynı zamanda dermanı olduğunu ben sende gördüm.

Ya Miran'ı aradın ya, anam yüzün gül bahçesi.

Sen ne karışıyorsun benim düzenime.

Çok meraklıysan kahvaltıyı kendin hazırlasaydın.

Yalnış anladın bacım vallah billah kötü bir maksadım yoktur.

Ne oluyor ya, durun hele.

Arkamdan dolanıp çatalların kaşıkların yerini değiştirmiş.

Yok efendim o sağa konulmazmış bu sola konulmazmış.

Senden mi öğreneceğim.

Günaydın!

Günaydın.

Melikeciğim bana bir dost yapabilir misin ya?

Ay yapmam mı.

Şey tabi yaparım da...

...poğaça var yemez misiniz?

Kahvaltıda hazırlıyorduk hani.

Yok yemeyim ben ağır geliyor bana.

Tamam yapayım ben o zaman.

Sana zahmet.

Koyduğum şeyi koyduğum yerde bulamıyorum.

Çatal, kaşıklarımın yeri değişmiş.

Bal kavanozum.

Bal kavanozum nerede?

Bal kavanozum nerede?

Arayan bacım ben onu tezgahın altında aldım.

Orada ayak altında duruyordu.

Hayırdır Şeyda efendi.

Daha dün bir bugün iki.

Gelir gelmez mutfağımı talan ettin.

Ettirtmem!

Yahu, asabi bacım, asabi bacım niye bağırıyorsun.

Bal kavanozunun yeri belli yurdu belli...

...göçmen kuşlar gibi alıp başını gitmiş değil.

Aha da orada duruyor.

Kaç senedir ben buradayım sen biliyor musun Şeyda efendi?

Bu sene tam otuz beş yıl bitecek.

Sen gelip de benim düzenimi bozamazsın.

Bozdurtmam!

O çatal kaşıklar var ya otuz beş senedir orada öyle dizili duruyor.

O bal kavanozu otuz beş senedir orada saklanıyor.

Bu Hanife tam otuz beş yıldır burada dikiliyor.

Bundan sonrada böyle olacak.

Anladın!

Hanifem yapma bak, ayıp oluyor.

Ben şey yapayım, tostunuzu yapayım hemen yapacağım.

Yok yok yok önemli değil Melikeceğim.

Ben düşündüm de aile ile beraber kahvaltı etsem daha iyi olacak.

Ayıp ama ya!

Alo!

Bilmeniz gereken çok önemli bir şey var.

Nasıl?

Hanife Hanım, otuz beş senedir mi o konaktaymış?

Emin misin?

Tamam.

Bu nasıl olur.

Benim babaannem kimseye benzemiyor Mahfuz.

O sadece tek kardeşine yirmi dokuz sene hizmetçilik ettiren bir kadın değil.

Aynı zamanda bu intikam için...

... kendi öz torununu anasından yuvasından ayıran bir kadın.

Hanife Hanım en azından bunu bilerek yaptı.

Yani bilerek harcadı yirmi dokuz senesini.

Ama ben.

Kimse bana böyle bir şey yaparken sormadı.

Tam yirmi dokuz yıl anneme kardeşime hasret kaldım ben.

Bir gün, bir saat bir dakika için bile ana kucağı görmeden...

...Azize Hanım'ın nefreti için harcandım.

Kendi öz torunu olan bir bebeğe bunu yapan...

...kardeşini hizmetçi yapmış çok mu?

İşte bu yüzden geldim Ağrı'ya kadar Hanımefendinin peşinden.

Babaannem hakkında bilmediklerimizi o bize söyleyecek.

Seni de bu yüzden sürükledim arkamdan.

Onu bulmakla işimiz bitmeyecek.

Tam tersine her şey yeni başlıyor.

Onu Midyat'a dönmeye ikna edeceğiz.

Sen dışardaki, Harun içerideki elim olacaksınız.

Derdim sadece o yirmi dokuz senin hesabını sormak değil...

...babaannemin canını yaktığı herkes için adalet aramak.

Haklıymışsın.

Babaannenin intikamı sadece o gece ile ilgili değilmiş.

Bu hikayede bilmemiz gereken başka detaylar var.

Harun çok önemli bir şey öğrenmiş.

Hanife Hanım, Şadoğlu konağına...

...sandığımız gibi yirmi dokuz sene önce değil...

...tam otuz beş sene önce yerleştirilmiş.

Emin misiniz?

Hanife Hanım kendisi söylemiş.

Hazar Şadoğlu, bin dokuz yüz doksan ikide askere gitti.

Amcamlarla yaşanan olaylar o askerden döndükten sonra olmuş.

Hanife...

...altı sene önce konağa girdi ise.

Hazar Şadoğlu, on üç, on dört yaşlarında bir çocukken yani.

Hatta, Dilşah Hanım ile henüz tanışmamışlarken.

Babaanne sen ne yapıyorsun?

Derdin Hazar değilse, kim ne?

Hanımefendi de bunu bilmiyordur.

Bilseydi bize mutlaka söylerdi.

Hanımefendi bize sadece o geceyi anlattı.

Hazar'ın masum olduğunu, Mehmet amcamı öldürmüş olamayacağını.

Peki ya öncesi.

Öncesini sadece babaannem ile Hanife biliyor.

Hanife Hanım bize bunu anlatmadıysa...

...belli ki hala kime sadık kalacağına karar vermemiş.

Aslan nereye?

Şadoğlu konağına, Hanife ile görüşeceğim.

Ara onu, söyle sokağın köşesinde beni beklesin.

Siz durun ben açarım.

Sağ ol!

Miran, sen beni burada bekle ben Reyhan'ı getirip geleceğim tamam mı?

Zehra Hanım anlattım size.

Yani ben Reyhan'ı benden uzaklaştırmamaları için gelmenizi istedim.

Reyhan'ı bu konakta yaşadığı yalnızlıktan kurtarmanız için.

Siz yanında olun yeter.

Başka bir şey yapmayın lütfen.

Miran.

Bilmediğin şeyler var.

Reyhan, amcamın öz kızı değil.

(Ben her şeyi biliyorum Zehra Hanım ama, sana söyleyemem)

Nedir bilmediklerim?

(Miran, Hazar ile Dilşah'ın oğlu)

Sen bana biraz vakit ver.

Hemen geleceğim burada bekle.

Zehra Hanım.

Afiyet olsun.

İçtin mi sen kahveni?

Yok söyleriz şimdi.

Reyhan!

Gel hele.

Akşam üzeri çıkıyoruz yola kızım.

Gülü de hazırla.

Bitecek, bitecek bu acılar bitecek!

Bitecek!

Bu acıların hepsi bitecek!

Ben evladımı bu cehennemin içinde doğurmayacağım.

Miran'ın bir Şadoğlu olduğunu açıklayıp...

...bu intikamı kökünden bitireceğim.

Bitecek.

Babam da olsa başkalarının söylediği hayatı yaşamak zoruma gidiyor artık.

Abla annemin yanına gideceğiz diye mi ağlıyorsun?

Yok ablacığım olur mu öyle şey, özledim ben annemi.

O zaman Miran'dan ayrı kalacaksın diye mi ağlıyorsun?

Hadi sen git oyuncaklarını topla bende geliyorum tamam mı?

Çiçeğim!

Baba, neden ablamı üzüyorsunuz?

Babam niye?

Ya buradan giderse, ya öbür babası onu üzdüğümüzü anlayıp bizden alırsa.

Ablamı neden sevmiyorsunuz?

Annemin yanına gidince ablamı üzdüğünüzü söyleyeceğim.

Babam.

Anne!

Yenge!

Zehra!

Anne!

Allah Allah!

Anne!

Anne seni çok özledim, iyi ki geldin.

Ağlama ağlama annem, geldim bak ben.

Geldim artık.

Sakın!

Yokluğumda evladıma böyle mi sahip çıktın Hazar Bey?

Herkesin içinde ezilmesine, itilip kakılmasına sessiz kalarak mı?

Bilmediğin çok şey var ben anlatacağım.

Anlatacaksın!

Anlatacaksın ya!

Olan bitene nasıl susup kaldıysan öyle bana anlatacaksın.

Siz benim evladımın mutluluğuna nasıl mani olursunuz ha?

Reyhan boşanırken bunu benden nasıl saklarsınız?

Kızımız boşandı ama sen sustun!

Bunu bana haber bile vermedin öylemi?

Handan arayıp, Reyhan'ın boşandığını söylemese...

... ona yaptığınızdan haberim bile olmayacaktı.

Gelip hesabını sormam mı sandınız?

Zehra.

Reyhan sahipsiz değil.

Onun anası var anası ben varım.

Handan sen ne yaptın?

Ne yaptım.

Açtım telefonu, kızın boşandı dedim.

Ben oğlumun derdindeyim başka bir derdim yok yani.

Gerisinin problemi de beni hiç ilgilendirmiyor.

Oğlumu bir kere kurban ettiniz bir daha izin vermeyeceğim bu.

Anne sen ne dediğinin farkındasın değil mi?

Sil at artık eski meseleleri kafandan.

Ben attım çünkü.

Reyhan benim için sadece amca kızıdır bundan öte de bir şey olması mümkün değil.

Rahat bırak insanları.

Yeter, yeter Handan!

Ben buraya seni dinlemeye gelmedim.

Ben kızımı kurban etmeyeceğimi göstermeye geldim.

Sizi uyardım.

Evladımdan elinizi çekin dedim!

Her arkamı döndüğümde, Reyhanın canını yakmamanız için daha ne yapayım.

Bu konağı yakayım mı?

Sakın Zehra Hanım.

Sakın beni Reyhan'dan tamamen ayıracak bir şey yapma.

Sakın!

Sen ne diyorsun gelin?

En başta sen Nasuh Ağa.

En başta sen benim evlatlarımdan uzak duracaksın.

Nasıl olacakmış o iş?

Senin evlatların benim torunlarım.

Kim engelleyecekmiş beni.

Zehra kurban olayım bir dinle.

Dur, dokunma bana!

Yengem, bak bir dur amcam haklı bir konuş gel şöyle.

Azat geri dur!

Bak senin de kalbini kırmayayım.

Ok yaydan çıktı artık.

Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Az bekleyin siz.

Gül, gel.

Anne.

Ne oldu bana mı kızdın?

Zehra niye böyle yapıyorsun bir konuşalım kurban olayım.

Geri dur!

Tamam, tamam anneciğim ağlama.

Otur.

Ben sana kızmadım annem.

Şimdi bana çitlembik bebeğin yerini göster he.

(Kapıya vuruluyor)

Aç şu kapıyı.

Gül, hemen bana bebeğin yerini göster.

Nerede bebek?

Pamuk anneannin evinde...

...Miran'ın anneannesinin evinde.

Allah'ım Allah'ım sen benim aklıma mukayyet ol Allah'ım.

Allah'ım ben ne yapacağım!

Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.

Allah'ım ben ne yapacağım.

Ne yapacağım.

(Kapıya vuruluyor)

Tamam Gül.

Zehra gözünü seveyim aç şu kapıyı, korkutuyorsun beni.

Bak benim az işim var.

Gidip geleceğim tamam mı?

Sen ablanın yanında bekle tamam mı Gül?

Anne en azından benimle konuş he.

Aç hadi!

Anne aç artık kapıyı, bak korkuyoruz.

Korkma, korkma Reyhan.

Sen hiç bir şeyden korkma kızım.

Sen kardeşinin yanında dur beni bekle.

Geleceğim ben, geleceğim.

Zehra kurbanın olayım bu halin nedir böyle ya.

Dur iki dakika bir konuşalım ya.

Ya eltim yapma ama böyle, bak hamilesin Allah korusun bir şey olacak.

Kes sesini!

Zehra, niye dinlemiyorsun bir konuşalım diyorum sana.

Git!

Yahu bir bekle, bir dur.

Geri dur!

Her şeyin daha kötü olmasını istemiyorsan geri dur.

Benim artık ne beklemeye...

...nede evlatlarımın gördüğü bu zulme sessiz kalmaya mecalim kalmadı.

Burada beni bekle, eğer dediğimi dinlemezsen...

...evlatlarının yüzünü göstermem sana.

Anne!

Hazar!

Sen bırak maazallah hamile bir şey gelir başına inatlaşma.

Ben bakarım.

Baba!

Çiçeğim.

Anneme kızma baba.

Yok yok çiçeğim ben kızmıyorum.

Ben anneyi alıp geleceğim.

Korkuyorum.

Korkma çiçeğim korkma, ben hemen geleceğim.

Hemen, hemen geleceğim.

Ah Gül!

Baba gel!

Çiçeğim yapma, yapma kurban olayım!

Kendine gel, çiçeğim!

Gül!

Gül!

Gülüm aç gözlerini.

Dur koklat amcam koklat.

Gülüm, gülüm aç gözlerini.

Ya Gülüm.

Amcam haydi amcam.

Hadi bir hava alsın ya.

Aç gözlerini.

Gitme baba, elimi tut.

Buradayım, burada.

Yalnız bırakma beni.

Ben seni hiç yalnız bırakmam hiç.

Buradayım.

Çekil önümden çekil!

Zehra dur.

Reyhan'a çektirdiğiniz yetti.

Artık ne evladıma zarar verebileceksiniz...

...ne de onun Miran ile olmasına engel olabileceksiniz.

Şimdi çekil önümden ben her şeyi bitirmeye gidiyorum çekil!

Sen evladını düşünüyorsun değil mi?

Ha, öylemi!

Bende kendi evladımın canını düşünüyorum.

Miran ile Reyhan bir araya gelemezler.

Aslanbeylerle hiç bir bağımız kalmayacak artık.

Niye?

Bana tek bir neden söyle, bir tek neden?

Ama eğer intikam dersen.

Çünkü, çünkü.

...Azize'nin oğlunu Hazar öldürdü.

Duydun mu beni?

Duydun mu?

Mehmet Aslanbey'i Hazar öldürdü.

Yalan söylüyorsun.

Yalan söylüyorsun.

Sen öyle kötü bir insansın ki.

Sırf bana engel olasın diye kendi evladına iftira atıyorsun.

Bu doğru.

Hazar hiç bir şey hatırlamıyor.

Miran, intikamdan vazgeçip sanıp kabul ettim.

Meğerse vazgeçmemiş.

Hala intikam peşindeymiş.

Miran bunu öğrenirse...

... neler olur ha?

Hiç düşündün mü?

Benim kocam katil değil.

Baba!

Yalan.

Reyhan gel.

Ne oluyor orada ya?

Reyhan!

Yalan, yalan gerçek olamaz bu?

Gerçek değil.

Bak Zehra...

...bu yalan değil Hazar, Mehmet'i vurduğunu hatırlamıyor.

Ama öğrenirse bu vebali taşıyamaz.

Gider itiraf eder.

Sen o zaman neler olacağını hiç düşündün mü?

He!

Yalan bu!

Hazar Bey'i hiç tanımamışsın sen.

Ben Hazar Bey'i çok iyi tanıyorum onun kalbini bilirim ben.

O hiç kimsenin canına kıymaz.

O yaşatmak için uğraşır.

Kimseye zarar veremez.

Zehra, ben gerçeği söylüyorum!

Gerçek bu!

Yahu!

Miran ile Reyhan'ı buluşturacağım diye...

...kendi evlatlarının babasından vazgeçeceksin mi ha!

Evet!

Yahu, Miran ile Reyhan'ı buluşturunca bu intikam bitecek mi sanıyorsun sen?

Bitecek.

Bu intikamı ben bitireceğim.

Hem de Hazar Bey'i evlatları ile kavuşturarak.

Bütün evlatları ile kavuşturarak.

Çünkü...

...Miran, Hazar Bey'in öz oğlu.

Ne!

Ne diyorsun sen be!

(Ağlıyor)

Gel otur.

Gel.

Reyhan.

Benim babam katil olamaz.

Benim babam katil olamaz.

Tamam, tamam, tamam.

Benim babam.

Benim babam Miran'ın babasını öldürmez.

Reyhan kendine gel.

Duyuyor musun beni?

Baban katil değil tamam mı?

Değil, benim babam katil değil!

Benim babam katil değil!

Değil!

Söylemeyeceksin, kimseye tek kelime etmeyeceksin kimse bilmeyecek.

Tamam kimseye bir şey söylemeyeceğim sana söz veriyorum.

Bu sır sadece ikimizin arasında kalacak ama.

Reyhan!

(Gerilim müziği çalıyor)

(Gerilim müziği çalıyor)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.