Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
[Sevdalandım.]
[Yüreğimin bir yanı cennet bahçesi.]
[Açtı yediverenler.]
[Bir yanım kar, boran...
...buz tuttu.]
[Bir yanda kor ateşlerle sınandım.]
[Bitti.]
[Soldu dediğim yerden köklendi sevdam yeniden.]
[Öldüm dediğim yerde, can buldum.]
[Buğdayın istemediği ayrık otu gibi söküldüm önce.]
[Sonra bin yıllık çınar gibi dikildim.]
[Çünkü umut ettim ben.]
[Hiç vazgeçmedim.]
Mavi.
Oğlum.
Özledin mi sen ovayı? Ha?
Düşelim mi yollara?
Hem de bu sefer kaçmadan.
Özgürce.
Ha?
[Derler ki en kötüsü korkudur...
...ama umut onu da yener.]
[Gördüm, yaşadım.]
[Kimseye değil, içimdeki umuda inandım ben.]
[Kör karanlıkta onunla yol buldum.]
[Yanılmadım.]
[Yanıldım.]
[Saçına kelebekler konan bir kız fısıldadı yanıldığımı.]
[Diliyle değil...
...kalbiyle.]
[Kulağıma değil...
...gönlüme fısıldadı yanıldığımı.]
[Dedi ki...
..."Sevda bu...
...ne seni tanır, ne beni."]
["Ne senin nefretini tanır...
...ne de benim korkumu."]
[Katar ikimizi de önüne.]
[Keşke sadece bunu söyleyebilecek kadar yürekli olduğu için sevseydim onu.]
[Keşke...
...o umuda inandığı için sevseydim.]
[Keşke...
...onu kırıp dökmeden evvel sevseydim.]
[Keşke...
...saçında kelebekleri gördüğüm gün açsaydım gönlümü, deseydim...
..."Ben sevdana düştüm, ben...
...sana aşık oldum."]
Bitti değil mi?
Konuştun babanla bitti.
Tamam dedi.
Gidiyoruz artık buralardan.
Bitti.
Babam da gidin diyor.
Gidin kendi hayatınızı yaşayın diyor.
Reyyan.
Artık sadece kendimiz için yaşayacağız.
Sadece seninle ben.
Öyle bir dünya kuracağız ki...
...içinde sadece ikimiz olacak.
Hakkımıza razıyım hem...
...fazlasında gözüm yok.
Seninle olayım yeter.
Sadece sen ol...
...başka bir şey istemem.
Yapabileceğiz değil mi?
Gideceğiz buradan.
İçinde sadece seninle benim olduğum bir hayat...
...mümkün ha?
Bu seçim değil ki.
Mecburuz.
Babaannemden uzak durmaya...
...onu arkada bırakmaya mecburuz.
Mecburum.
Ve bu benim hayattaki en güzel mecburiyetim.
Çünkü o intikamını benim elimle alma derdinde.
Ama ben buna izin vermeyeceğim.
Eğer biz burada olmazsak...
...ne beni...
...ne seni...
...hiçbir tuzağa çekemez.
Yapamaz.
Yapamayacak.
Yapamayacak.
Yapamayacak.
Konuşabildin mi peki?
Babaannenle.
Yok.
Of, konuşamadım.
Babaannem Elif'in ölümünden sonra çok değişti Reyyan.
Kimseyle konuşmuyor.
Çoğu zaman odasından bile çıkmıyor.
Ama sana söz veriyorum bugün konuşacağım.
Karşısına geçip...
...kendi hayatımızı yaşamak için çıkıp gideceğimizi söyleyeceğim ona.
Ne oldu ya?
Senin niye soldu o güzel yüzün?
Ha?
Sen merak etme.
Beni fikrimden caydıramaz ki.
Seninle ben bir karar aldık.
Kimsenin önümüze çıkmasına izin vermeyeceğim.
Biliyorum biz bir karar aldık.
Gidip kendi hayatımızı yaşayacağız, ben de çok istiyorum.
Ama içimde bir his Miran...
...acaba doğru mu yapıyoruz?
Hem de en doğrusu Reyyan.
Ben senden ayrılamam ki.
Seninle bir hayatı da erteleyemem.
Hem...
...Elif eğer yaşasaydı...
...o da böyle olsun isterdi.
O da mutlu olmamızı...
...böyle hayatı...
...doyasıya yaşamamızı isterdi.
[Allahuekber...
...Allahuekber!]
[La İlahe İllallah!]
[Tam kırk gün kırk gece.]
[Bu son ezandı burada dinlediğin Elif'im.]
[Düşmanın toprağında yattığın son gün.]
[Şimdi yas da bitti...
...sürgünün de.]
[Bu intikam da bitecek.]
[Koca bir ömrün öcünü bugün alacağım.]
[Bugün son gün.]
[Son.]
[Yanına geleceğim Elif'im.]
[Bir gün daha yalnız uyuyacaksın sonra bitecek.]
[Bugün Şadoğlu bir gününü kırk geçirecek.]
[Ya onlar oğulları Miran'ı vuracak...
...ya da Miran onları.]
[Ölen ölecek...
...sonra sağ kalanla ben konuşacağım.]
[Öyle bir konuşacağım ki...
...kalan yaşadığına kahredecek.]
[Herkes öğrenecek Azize Aslanbey kimmiş, neymiş?]
[Ondan sonra yaşatmayacaklar beni.]
[Ama ben de bunu istiyorum zaten.]
[Artık bitsin istiyorum.]
[Artık bu canımın ateşi sönsün istiyorum.]
Elif'imi alın.
Anasının koynuna yatırın.
Burayı da örtme.
Bırak açık kalsın.
Şadoğulları buraya başkasını gömecek.
Nasıl istersen hanımım.
[Bütün muhteşem hikayeler iki şekilde başlar.]
[Ya bir insan yolculuğa çıkar...
...ya da şehre bir yabancı gelir.]
[Ben hem bu şehrin yabancısı...
...hem de bu intikam hikayesinin yeni yolcusu...
...Sultan Aslanbey'in öldü sanılan tek oğlu.]
[Aslan Aslanbey.]
[İnsanın kalabalığı yoksa...
...düşünecek çok zamanı oluyor.]
[Ben kendi yalnızlığımda yıllarca düşündüm.]
[Ailemden mahrum bırakılmamı...
...bana bunu yapanı...
...benden çocukluğumu çalanı...
...hepsini uzun uzun düşündüm.]
[Haksızlığa uğrayan...
...adalet arar.]
[Benim hikayem de işte böyle başladı.]
[Derdim ne intikam almak...
...ne hesaplaşmak.]
[Hak ettiğim adaleti almaya...
...hak edenle de paylaşmaya geldim.]
[Ben kendi hikayemi anlattığımda...
...herkes payına düşeni alacak.]
[İşte bütün yapacağım bu.]
[Hakkı olana adaleti getireceğim.]
[Haksızlık edene de...
...çileyi.]
Bizim hikayemiz asıl şimdi başlayacak.
Kendi hayatımızın hikayesi hem de.
Masalımız.
Masalımız.
Bebek...
...nasılmış?
Var mı gelişme?
Var var iyi çok şükür.
Bugün çıkacaklar hastaneden, amcama iyi demiş doktor, bir şeyi yok demiş.
Oh!
Şükürler olsun.
Bak gör...
...bütün karanlıklar yavaş yavaş geride kalacak.
Kalacak değil mi?
Kalacak tabii.
İnanmıyor musun sen bana?
Ben bu hayatta en çok sana inandım Miran.
Kendimden bile çok.
Ama kolay olmuyor işte.
Böyle insan çok mutlu olduğunda hep bir şey olacak zanneder, korkar.
Ben de ne zaman oh desem sıkıntı çöküyor içime.
Kolay değil ki.
Ben burada bitsin istemiştim.
Hayat, her şey.
Şimdi her şey bitsin dediğim yerde...
...yeniden söz veriyoruz birbirimize başlamak için.
Ben o sözü sana daha önce verdim.
Unutmadın değil mi?
Düşersem...
...sen de atlarsın arkamdan.
Sen de düşersin benimle.
Unutmadım.
Artık düşmeyi bırak...
...tökezlemeyeceğiz bile.
Gördük işte.
Herkes de bizimle birlikte gördü.
Yaşamadığımız dert kalmadı...
...ama hâlâ buradayız.
Birlikteyiz.
Sapasağlam ayaktayız.
Bizi bizden başka ayıracak kuvvet yok Reyyan.
Bunu herkes biliyor.
Babaannem bile.
Yakında herkes verdiğimiz kararı öğrenecek.
O zaman hadi gidiyoruz.
Nereye?
Kararımızı açıklamaya.
Mavi'yi alayım.
Gel aslan oğlum gel, gel.
Sabah şeriflerin hayır olsun küçük bacım.
Teşekkürler senin de.
Maşallah maşallah pek dillisin.
Hele size bir soru sorayım mı?
Tabii sor.
Ben Şadoğlu Konağı'nı arıyorum.
Bu sokakta demişlerdi.
Evet bu sokakta.
Burada, bizim evimiz.
Ben de bu konağın Gül Hanım'ıyım.
Burada böyle bekliyorum.
Neyi bekliyorsun sarı bacım?
Amcamları bekliyorum hastaneden gelecekler.
İstersen yanıma otur, dedemler daha uyanmadı.
O vakit oturayım.
Evin sahibi kalkmadan o eve varılmaz, ayıptır.
Ben de hep erken uyanıyorum.
Hanife ile Melike de uyanık oluyor ama...
...benimle oynamıyorlar.
Çünkü sofrayı kuruyorlar.
Annem de burada değil.
Kardeşim de daha doğmadı.
Hele beni dinle küçük bacım.
Benim böyle canım sıkıldığı zaman...
...hemen kalkarım.
Mendilimi çıkarırım.
Sonra da bir halay çekerim.
Sıkıntım mıkıntım kalmıyor.
Diyarbakır güzel bağlar hanım ey lorke!
Suları buz gibi çağlar de la le lorke!
Le hey le hey le hey!
Le hey le hey le hey!
Ya hey ya hey ya hey!
Gül Hanım.
Gel canım.
Gir içeri bakayım.
Kimsin sen be?
Ben şey...
...Şadoğlu Konağı'nda çalışmaya gelmişim, aşçıyım ben.
Terliğimi getir!
Cık cık cık.
Ne aşçısı?
Buranın aşçısı var.
Hem kimse işinden de olmadı.
Sen yanlış gelmişsin hadi canım başka kapıya hadi!
Ama ağam demiştir ki...
...git Nasuh Ağa'mı bul ona de ki...
Hanife!
Melike!
Hadi niye hazır değil bu sofra?!
Ha, Nasuh emmi?
He, Nasuh Ağa tabii.
Canı da burnunda, hadi kaybol şimdi.
Gözüne de görünme, başka zaman gelirsin.
Hadi!
He, bacım ben sonra geleyim.
Azıcık yatışsın da Ağam.
Tipe bak.
Tırrik.
Lorkeymiş.
Tipsiz.
Nasuh Ağa ha?
Yahu ben seni bu konaktan içeri sokar mıyım hiç?
Yahu hadi artık! Bitirin şu işi!
Erkencisin.
Sen de benim gibi uyuyamıyorsun değil mi hâlâ?
Geceleri korkardı koca konakta.
Odalarımız yan yana diye kaçıp kaçıp yanıma gelirdi.
Korkuyorum yenge derdi.
Dün gece gene rüyamda gördüm.
Büyümüş hâli ama küçüklük sesi.
Korkuyorum dedi.
Halbuki en cesurumuz oydu.
Keşke ben de görebilsem ama göremiyorum.
Yüzü aklımdan silinecek diye korkuyorum her gün resmine bakıyorum.
Bakıyorum da...
...güzel bir anımızı hatırlayamıyorum hiç.
O daha hayatında ne gördü ki anne?
Daha ne gördü ki?
Sırlarıyla acılarıyla göçüp gitti işte.
Elif'in ne sırrı vardı ki?
Takdiriilahi diyorum.
He.
Takdiriilahi.
Ama vesile olanlar...
...onlar hâlâ yaşıyor hem de keyifleri pek yerinde maşallah.
Sen dememiş miydin Elif'i Azat'a Reyyan itti diye?
Onu diyorum işte.
Azat'tan kurtulmak için kıza cesaret verdi...
...Azat da Elif ile Reyyan'ın kurbanı oldu.
Elif'in ölümünden Reyyan sorumlu.
Ama bunu onun yanına bırakmayacağım.
Bu defa yaptıklarını ödeyecek.
Günaydın.
Günaydın.
Esma anne, babaannem odasından çıktı mı?
Yok kızım, daha çıkmadı.
Hadi Allah'a emanet olun.
Babaannem odasından çıkınca olacaklar beni korkutuyor.
Babaannenin artık kimsenin canını yakacak hâli kalmadı kızım.
Valla ben pek emin olamıyorum anne.
Ol. Azize kumdan kale gibi dağıldı.
Miran onun intikam eli olmadıkça...
...o hiçbir şey yapamaz. Miran'ın hâli de ortada zaten.
Ne demek o?
Babaannen Elif için eğer Şadoğlu'nu suçlasaydı...
...çoktan harekete geçmişti.
Ama kendi hırsları yüzünden Elif'in gittiğinin farkında.
O yüzden de babaannen artık korkulacak değil acınacak biri.
İnşallah daha beter hallere düşmez.
Yanılıyorsun anne.
Babaannem o odadan çıkınca çok kötü şeyler olacak.
Demişti dersin.
Onun ölüsü bile herkese yeter.
Aksini düşünüyorsan sen Azize Aslanbey'i tanımamışsın demektir.
Yahu iki kadın dört el sofrayı kuramadınız!
Hadi acele edin gelecekler şimdi!
Nasuh Ağa'nın da son hobisi bu.
İlle bir laf sokacak ille bir dokunduracak huysuz ihtiyar.
Of dede ya ne zaman gelecek yengemler?
Eli kulağındadır dedem! Şimdi gelirler!
Şu kırk günde kırk yıllık üzüldük baba.
Ama bak Allah verdiği acının şifasını da geciktirmiyor ha.
Az sonra şu kapıdan en küçük Şadoğlu girecek...
...sen de huzurla kucağına alacaksın.
Sağ ol oğlum sağ ol.
Geldiler! Geldiler! Bebek geldi!
Allah.
Tamam.
Tuttum tuttum.
Tuttun he.
Maşallah.
Geçmiş olsun kardeşim.
Gözünüz aydın.
Sağ ol.
Kafasına dikkat et.
Babam.
Torunun sapasağlam elini öpmeye geldi.
Hoş geldin evine.
Seni çok bekledim.
Uykusuz kırk gün kırk gece.
Allah seni bağışlasın bana diye dua ettim.
Şükürler olsun evindesin artık.
Boyundan büyük mücadeleyi kazandın ha?
E ne de olsa sen bir Şadoğlu'sun!
Nur topu gibi "Sen bir Şadoğlu'muzsun." daha oldu gözümüz aydın.
Hem mücadeleyi kazandın...
...hem savaşı.
Allah analı babalı büyütsün.
Amin.
Al.
Ailemize milletimize devletimize hayırlı bir evlat olsun inşallah.
Amin inşallah.
Amin.
E darısı Yaren'imizin başına inşallah!
İnşallah.
Tövbe.
Hadi bakalım.
Hadi.
Azat nerede?
[Koçum bak anan da üzülüyor ben de üzülüyorum.]
[Ay oldu sesini duyamadık.]
[Ne zaman karışacaksın aramıza?]
[Gel alıp annenle kardeşine götüreyim seni haydi.]
[Oğlum bak kardeşin hastanede.]
[Günlerdir yüzünü görmedim.]
[Ben zaten kahroluyorum bir de sen kahretme beni.]
[Çık o odadan gözünü seveyim.]
[Bak seni görmek için geldim hastaneden.]
[Kardeşinin başına geri döneceğim haydi oğlum.]
[Amcam Elif'in ölümü senin suçun değil Azat'ım.]
[Haydi amcam çık bir konuşalım olmaz böyle.]
[Topla kendini Azat.]
[Er kişi kendine acımaz.]
[Hadi oğlum.]
[Elif'i ölüme iten sen değildin Azat ağabey.]
[Suçlama kendini.]
[Hiçbirimiz onun bu kadar kötü hissettiğini fark etmedik.]
Değil kırk gün...
...kırk yıl ağlasam da yalvarsam da yoksun.
Ben bu vicdan azabıyla nasıl yaşayacağım?
Azat ağabey!
Azat ağabey!
Bebek geldi! Hadi sen de gel!
Herkes bebeğe hediyeler veriyor.
Hediye alamadım diye çıkmıyorsan üzülme.
Ben aldım, balon.
Hem de kırmızı.
Bir tanesini sen verirsin olur mu?
Bak ben kapıya bağlıyorum.
Beni affet.
Ben kendimi affedemiyorum.
Hatta yaşamaya bile utanıyorum.
Ama hayattaysak...
...yaşayacağız mecburuz.
Mecburum.
Beni affet.
[İşte yeni evimiz.]
[Hadi bakalım.]
Evine hoş geldin Aslan.
Her şey hazır seni bekliyor.
Beklediğimden iyi hale gelmiş.
İlk halinden eser yok.
Geldi mi bütün eşyalar?
Geldi yerleşti.
Şimdi sen de geldin.
Her şey tamam.
Aç mısın? Sana bir şeyler hazırlayayım mı?
Gerek yok.
Bakmasana öyle uzun uzun.
Niye? Utanıyor musun?
Hani gülüyorsun ya?
Aynı anda gözlerin de gülüyor.
Onu nasıl yapıyorsun?
Ben bir şey yapmıyorum ki.
Sana bakınca oluyor öyle.
Öyle.
Benden başka kimseye göstermediğin gizli bir gülümsemen var.
Hem çok güzel...
Hem de?
Hem de...
...ben o gülümsemeyi ne zaman görsem günüm aydınlanıyor.
Öyle mi Romeo Bey?
Miran ne yapıyorsun?
Sana canım ilk öptüğüm anı hatırlatmak istedi.
Hani buralardan gideceğiz ya?
İyi de sırası mı şimdi? Konağın önündeyiz bir gören olacak.
Tam burada...
...tıpkı böyleydi.
Nasıl?
Böyle gözlerin...
...nereye bakacağını şaşırmıştı.
Yanakların...
...al al olmuştu.
(Müzik çalıyor)
Kalbin...
...böyle küt küt çarpıyordu.
(Müzik çalıyor)
Ne oldu?
Niye soldu o güzel gözlerin?
Ben korkuyorum Miran.
Bu sessizliğin sonu hayra alamet değil.
Tabii baba biz de şimdi tedbiri elden bırakmayacağız.
Elbette tedbirli olacağız.
İlk önce Miran'ı kollayacağız.
Elif için...
...Azat'a bir zarar vermeye kalkarsa...
Yok baba.
Miran niyetini belli edeli çok oldu yahu.
Ondan bize zarar gelmez bu saatten sonra.
İnşallah.
Nihayetinde o, Azize'nin torunu Hazar.
Armut dibine düşer.
Aslı neyse nesli neyse kendisi de o.
Sana bana benzemez.
Azat.
Azat.
Azat.
Oğlum.
İyi misin?
Koçum benim.
Koçum.
Aslanım.
Aferin amcam.
Kardeşim nerede?
Handan!
Handan!
O da artık ağabeyini görmek istiyordu zaten.
Hoş geldin.
Deden göbek adını Ayşe koydu.
Babaannemin adıydı.
Oğlum kardeşinin adını koymak için...
...seni bekledik.
Sen koyacaksın kardeşinin adını.
Çok küçüksün.
Çok güzelsin.
Yağmur damlası gibi tertemizsin.
Büyüyeceksin.
Büyüdüğünü göreceğiz.
Okuyacaksın.
Ağabeyin hep arkanda olacak.
Ama sen her şeyi kendin başaracaksın.
Çok mutlu olacaksın.
Mutlu olman için her şeyi yapacağım.
Adın mutlulukla bir olacak.
Adın Hüma olsun.
[Allahuekber Allahuekber.]
[Allahuekber Allahuekber.]
[Eşhedü en la ilahe illallah Eşhedü en la ilahe illallah.]
[Eşhedü enne Muhammeden Resullullah.]
[Eşhedü enne Muhammeden Resullullah.]
[Hayyalesselah Hayyalesselah.]
[Hayyalel Felah Hayyalel Felah.]
[Kad Kâmetis Salâh Kad Kâmetis Salâh.]
[Allahuekber Allahuekber.]
[La İlahe İllallah.]
Ayşe Hüma.
Ayşe Hüma.
Ayşe Hüma.
Adınla çok yaşa.
Hep mutlu ol.
Sev, sevdiğinle bir ömür mutlu ol.
Olanlardan sonra bizimkilerle ilk defa karşı karşıya geleceksin.
Amcam, dedem.
Ne yapacaklar bilmiyorum.
Emin misin sen?
Hiçbir şeyden emin olmadığım kadar.
Reyyan.
Gül Hanım sen odana hadi güzelim benim, haydi.
Miran'ın ne işi var burada?
Yahu baba bir dur hele.
Hoş geldiniz kızım.
Bizim size söylemek istediğimiz bir şey var.
Azat ağabey.
Seni yine aramızda gördüğüme çok sevindim.
Yenge, hoş geldiniz.
Ayşe adıyla yaşasın inşallah.
Allah hep mutluluğunu göstersin.
Sağ olasın kızım.
Ne oluyor Reyyan?
Bu kadar adam buraya dikildik.
Bize söylemek istediğin neydi?
Biz bir karar verdik dede.
Biz...
...Reyyan ile yarın buradan...
...kendimize yeni bir hayat kurmak için gidiyoruz.
Nasıl?
Nasıl olacak o iş yahu?
Ya bu evden cenaze çıkmadı mı ha?
Elif ölmedi mi Elif?
Hâlâ keyif peşindeler.
Hâlâ kendi hayatlarıymış öyle mi?
Hele bir müsaade edin.
Meramlarını bir anlatsınlar yahu.
Senin haberin vardı o halde Hazar.
Beni damadınız...
...ya da dostunuz olarak görmediğinizi biliyorum.
Ama ben buraya sadece...
...karımla yeni bir hayat kuracağımızı söylemek için geldim.
Peki biz bunun Azize Aslanbey'in oyunu olmadığını nereden bileceğiz?
Yahu yok be Cihan.
Ağabey.
Cihan doğru der Hazar.
Azize'yi hepimiz biliriz.
Nereden bileceğiz...
...Azize'nin Elif'in intikamını almayacağını ha?
Dede.
Ben garanti edebilirim Nasuh Ağa.
Çünkü bu aldığımız karar...
...aynı zamanda ailelerimiz için.
Nasıl olacak o iş?
Şöyle olacak.
Babaannem beni kullanamadığı sürece...
...kimseye bir şey yapamayacak.
Ve ben artık o intikamın eli olmayacağım.
Ayrıca...
...ben Azat'ı hiçbir şey için suçlamıyorum.
Çünkü Elif'i o noktaya itenin...
...babaannem olduğunu çok iyi biliyorum.
Bizim tek hatamız fark edemeyişimizdi.
Sadece Azat değil...
...ben de anlayamadım.
Gelinimizi elimizden alanın Azize olduğunu biz zaten biliyoruz Miran.
Evladıma ettiği kötülüğü de.
Ama benim anlamadığım bir şey var.
Yahu sen değil miydin her fırsatta ağabeyime senden intikamımı alacağım diyen?
Ne oldu da değişti her şey şimdi?
Miran bunun cevabını bana verdi Cihan.
Beni hepiniz tanıyorsunuz.
Eğer Miran'ı anasız babasız bırakan el benimse...
Eğer o el seninse...
...benim sana bundan daha büyük bir ceza vermeye gücüm yetmez.
O el benimse...
...ben bir daha evlatlarımın yüzüne bakamam.
Ama değil.
Sen katil değilsin babam.
Er ya da geç öğrenilecek.
Belki de hatırlarsın her şeyi ha?
Bendim.
Mehmet Aslanbey'i ben öldürdüm.
Tek bildiğim Azize aileme dokunmadığı sürece...
...ben de onun ailesine dokunmam.
Gerisi sizin bileceğiniz iş.
O halde senin onayın var Hazar.
Vardır baba.
Ben önlerinde durmayacağım.
O zaman yolunuz açık olsun.
Nasıl ya?
Her şeyin sebebi onlarken...
...öylece çekip gitmelerine izin mi vereceksin dede?
Yaren!
Unutma...
...bu eve senin girmene de izin verdik.
Kes sesini! Geç yerine!
Eyvallah Nasuh Ağa.
Ayşe bebek sağlıkla büyüsün inşallah.
Sağ ol.
Sağ olasın.
O halde...
...kızım önce Allah'a...
...sonra yeniden sana emanettir Miran.
Ben müsaadenizi isteyeyim.
Miran!
Kahvaltıya kalmaz mısın oğlum?
Ha?
[Yeni bir hayat yeni bir ev.]
[Artık gölgede değil açıkta savaşacağım.]
[Reyyan yaşıyor.]
[Mutlu.]
[Sevdiğiyle üstelik.]
[Ama sen öldün Elif.]
[Seni benden onlar aldı.]
[Onlar benden her şeyimi aldı.]
[Gül Şadoğlu.]
[Benden kardeşlerimi aldın.]
Ah!
Dokunma ablama!
Bırak ablamı bırak!
Sesinizi çıkaracak olursanız...
...buradan dışarı çıkamazsınız.
[Nasuh Şadoğlu.]
[Benden Ayşe'yi aldın.]
Ben burada yalnız kalmaya korkuyorum.
Kardeşlerimden senden başka kimsem yok.
[Hazar Şadoğlu.]
[Benden Mehmet'imi aldın.]
[Azat Şadoğlu.]
[Benden Elif'imi aldın.]
Açılsın herkes!
Çekilin lan!
Dağılın!
Açın yolu!
Arabayı çekin çabuk!
[Reyyan Şadoğlu.]
[Benden Miran'ı aldın.]
[Seni uyarmıştım.]
[Şimdi bu kolye sadece senin değil...
...bütün Şadoğulları'nın boynuna dolanacak.]
[Miran Şadoğlu.]
[Ailenin aldığı canların bedelini ödeme vaktin geldi.]
[Bugün son.]
[Sizinle hesabımız bugün kapanacak.]
[Bugün ahımı alanın canını alacağım.]
[Bugün intikamım için...
...ölümü göze alacağım.]
[Bugün bütün hesabı kapatıp...
...huzuruna geleceğim.]
[Yandığım gibi yakacağım hepsini.]
[Bugün Azize Aslanbey kimmiş herkes öğrenecek.]
(Telefon çalıyor)
Abla.
Miran ile Reyyan gidiyorlar buralardan.
Uzaklara gidiyorlar.
Miran senin intikamının eli olmayacakmış artık.
Burada sofralarına oturdu.
Onların düşmanı değil artık.
Reyyan ile birlikte çekip gidecekler abla.
Biliyorum.
Siz öyle sanırsınız ama...
...asıl ben gidiyorum.
Her şeyi bitirip ben gidiyorum.
Hepinizin ciğerini ateşe verip...
...asıl ben gidiyorum.
İlk defa bizimle yemek yiyorsun Miran'cığım.
Artık birbirinize bağırmadığınız için çok mutluyum.
Keşke Elif de burada olsaydı.
Bizi cennetten görür değil mi Azat ağabey?
Görüyordur Gül'üm.
O da kimse bağırmıyor diye çok mutludur.
Elif her zaman Şadoğulları'nın gelini olacak.
Biz de ona verdiğimiz kıymeti...
...düşmanlıktan uzak durarak göstereceğiz.
Allah olduğu yeri cennet eylesin.
Amin.
Hadi buyurun.
Ben müsaadenizi isteyeyim.
Akşam yemeğine de gel.
Biz gitmeden önce bir Elif'e de uğrayacağız baba.
Azat.
Eğer sen istiyorsan bizden önce.
Yok, yok siz gidin.
Kararınız da hayırlı olsun inşallah.
Eyvallah.
Ben tekrardan çok teşekkür ederim.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
(Telefon çalıyor)
Ne?
İyi tamam.
Dediğin saatte geleceğim.
Bir şey mi oldu?
Olmadı ama olacak galiba.
Haber var.
Erken başlıyoruz desene.
Ne oldu Miran niye durduk? Mezarlığa gitmeyecek miyiz önce?
Gideceğiz.
Ama daha önce...
Haklısın.
Önce oraya gidelim.
Alıştınız mı artık yeni evinize?
Sevdiniz mi yerinizi?
Ay!
Evlatlarım.
Canlarım gelmiş.
Anneannem.
Anneannem.
Yavrum.
Nasılsın?
İyisin değil mi?
Oy iyiyim.
Ben geleceğim diye gözünü yoldan ayıramıyormuşsun.
Doğru mu?
Doğru.
Siz hep söyle mutlu olun da varsın gözüm yollarda kalsın oğlum.
Varsın hasret çekeyim o da kabulüm.
E, alıştın mı yeni evine?
Alışmayıp ne yapacağım be oğlum?
Yıllardır gözüm gibi baktığım evim yandı kül oldu.
Ay.
Hâlâ nasıl oldu anlamıyorum ama...
...böyle bir anlık dalgınlığım yüzünden...
...annenin odalarda neşeyle yankılanan sesi...
...dokunduğu duvarlar yattığı yatak...
...her şey.
Her şey evimle birlikte yanıp gitti.
Buna mı üzüldünüz siz?
Beni yalnız koyacaksınız diye mi tasanız?
Ah yavrularım benim.
Siz ne kadar uzakta olursanız olun hep buradasınız.
Hep yanımdasınız benim.
Diyorum ki...
...annemi de...
...hatıralarımızı alıp gidelim.
Birlikte yeni bir evi yuva yapalım kendimize.
Oğlum.
Benim köküm bu topraklarda yavrum.
Başka toprakta yeşeremem ben çocuğum.
Hele de bu yaşımdan sonra.
Esma!
Buyurun hanımım.
Şükürler olsun çıkmışsın odandan.
Babaanne iyi misin?
Bitti mi?
Bu intikam bittiğinde...
...sana bu anahtarı vereceğim Esma.
Bu yeni evinizin anahtarı.
Başka bir şehirde...
...bütün bu kötülüklerden uzak yepyeni bir hayata başlayacaksınız.
Bugüne kadar bana nasıl sadık kaldıysan...
...nasıl hizmet ettiysen...
...torunlarıma da öyle edeceksin.
Bitti.
Yine ne oluyor babaanne?
Ne bitti?
Buradan gidiyorsunuz.
Artık eviniz burası olmayacak.
Yeni bir hayat kuracaksınız kendinize.
Burası benim kocamın da eviydi!
Öyle istediğin gibi çıkarıp atamazsın!
Babaanne sen ne diyorsun?
Biz hiçbir yere gitmiyoruz!
Mahmut!
Anne.
Anne!
Hayır! Hayır!
Bırak dedim hayır!
Bırak!
(Bağırışmalar)
Babaanne!
Nereye götürüyorsun bizi? Bırak!
Bırak!
Bırak!
Bırak.
Babaanne!
Bırak!
Vazgeç hanımım, yapma.
Hem ben Fırat'ı ardımda bırakamam ki.
Peki Miran?
Miran ne olacak?
Merak etme.
Oğlun güvende olacak.
Miran'a gelince...
...o senin oğlun değil.
Anla artık.
Vazgeç.
Birlikte gidelim buralardan.
Kaderde ne yazıldıysa o Esma.
Tersi mümkün değil.
Bu kader değil.
Bu senin nefretin.
Durdur artık.
Yalvarırım durdur artık.
Arabaya bin Esma.
Kapıyı aç!
Tamam Gönül!
Babaanne!
[Mutluluğunu çaldım senden torunum.]
[Gençliğini aldım.]
[Evladımın öcünü alabilmek için...
...evladını aldım senden Sultan.]
[Yüreğinin bir tarafını ayazda bıraktım.]
[Hayatını aldım senden Esma.]
[Gözlerin yıllarca hep aynı korkuyla baktı.]
[Bunca bedel ödediniz.]
[Şimdi hepiniz hak ettiğinizi alacaksınız.]
[Burası da intikam da hepsi geride kalacak.]
[Gönül'üm.]
[Allah'a emanet ol.]
Hakkınızı helal edin.
Miran.
Toprağa ne olmuş öyle?
Elif.
Elif'im.
Kim yapar?
O yaptı.
Babaannem yaptı.
Ondan başkası buna cesaret edemez.
Elif'i Şadoğlu Mezarlığı'na bırakamadı.
Cenazesini bile bırakamadı.
Miran benim aklım almıyor.
İnsan en kıymetlim dediği öz torununa böyle bir şeyi nasıl yapar?
Almıyor benim aklım!
Anlaşılmayacak bir şey yok Reyyan.
Eğer bunu biz değil de...
...deden amcan görseydi...
...babaannem biliyordu ki kılıçlar çekilecek...
...düşmanlık tekrar alevlenecek.
Onun tek bir amacı var kışkırtmak.
Benim babaannemin ölüye bile saygısı yok.
Elif.
Elif'i bile yattığı yerde rahat bırakmamış.
Reyyan ben, ben nasıl inandım bunca yıl bu kadına ya?
Ben bunca yıl bu kadına nasıl kandım?!
Ya...
...o babaannem denecek kadın...
...Elif'imin ya Elif'imin kendi öz torununun ölüsünden istifade etmeye çalışmış.
Yapılabilir mi böyle bir şey?!
Benim kafam almıyor bunu!
O sadece bizimkileri değil seni de kışkırtmak istiyor.
Burayı görünce gidip hesap soracağını çok iyi biliyor çünkü.
Yok, onun karşısında eski Miran yok.
Onun beni kullanmasına izin vermeyeceğim.
Onun bu sefer tuzağına düşmeyeceğim.
Ne yapacağız peki?
Karşısına çıkacağız yine.
Miran hayır.
Hayır, hayır hayır.
Reyyan.
Sen korkma.
Bu sefer hesap sormak için değil...
...bu sefer gidiyoruz demek için çıkacağız karşısına.
Dur.
Burası ne olacak? Böyle bırakamayız.
Miran yardım et.
Burayı bizden başka kimse görmeyecek.
Babaannenin istediği olmayacak.
Olmayacak.
Reyyan.
Reyyan dur Reyyan.
Babaannemin planı hiçbir şekilde işlemeyecek.
Tamam mı?
Ne pahasına olursa olsun...
...ben sana verdiğim sözden geri dönmeyeceğim.
O ne yaparsa yapsın...
...biz...
...buradan çekip gidip...
...kendimize baştan bir hayat kuracağız.
Onun olmadığı bir yerde...
...ondan uzakta.
Tamam mı?
Gideceğiz.
Çünkü Elif de böyle isterdi.
Gidelim bakalım.
Aç kapıyı! Açın dedim size!
Bırakın bizi! Durdurun arabayı! Geri götürün! Sana diyorum!
Çabuk geri götür bizi! Çabuk!
Sultan Hanım bir şeyler yap.
Fırat'a ulaş.
Miran'a ulaş.
Azize Hanım'a engel ol.
Yoksa çok kötü şeyler olacak.
Valla Esma Hanım...
...sen bile böyle diyorsan gerçekten fena şeyler olacak demektir.
Ver bana telefonunu.
Versene bana telefonunu!
Azize Hanım'ın emri var.
Gideceğiniz yere varana kadar kimseyle görüşemezsiniz.
Başlatma Azize'sinden ver dedim!
Miran'ı ölüme yollayacak.
Babaannem Miran'ı ölüme yollayacak.
Miran ölecek.
O yüzden yolladı bizi.
Babaannem intikamı bitmeden hayatta oradan ayrılmaz.
Saçmalama Gönül.
Anne hatırla bize ne dediğini hatırla.
[Buradan gidiyorsunuz.]
[Artık eviniz burası olmayacak.]
[Yeni bir hayat kuracaksınız kendinize.]
Babaanne!
Kimse yok evde Miran.
Korumalar bile yok bir şey olmuş burada.
Ne olduğunu öğreniriz şimdi.
Babaanne!
Esma anne!
Asiye Hanım!
Babaanne.
Ocağın da altı açık.
Esma anne!
Yenge!
Ya nerede herkes?
Yok mu kimse? Babaanne!
Gönül.
Miran kimse yok aşağıda.
Yukarıda da kimse yok.
E ocak açık, yemek var, çay var üstünde.
Dur, Esma anayı arıyorum dur.
Miran!
Burada telefon.
Yengemi arayacağım.
Miran o da burada.
(Telefon çalıyor)
Beyazsu'da bekliyorum.
Yalnız gel.
Ne oldu? Kim arıyor?
Kim arıyor Miran?
Fırat, Fırat aradı.
Ne olduğunu söylemedi.
Bir de adres verdi oraya gitmemi istedi sadece.
Evde kimse yok demedin mi?
Burada bir şey olmuş ne oluyor demedin mi?
Valla konuşmadı bile adresi verdi kapattı.
Birine bir şey oldu herhalde.
Benim acilen gitmem lazım hadi gel seni de eve götüreyim.
Ben de geliyorum seninle.
Reyyan ne oldu ne bitti bilmiyoruz.
Fırat'ı alayım öğreneyim ondan sonra haber veririm sana hadi.
Ya bırakacak mıyım seni? Geliyorum dedim.
Miran!
Boşuna gitme eve ben de seninle geleceğim.
Reyyan.
Bak belli ki bir şey olmuş apar topar evden çıkmışlar.
Fırat belki ben panik yapmayayım diye bir şey söylemiyor...
...belki de hastanedeler ben bilmiyorum ve seni bilmediğim bir ortama götüremem.
Götüreceksin Miran.
Ben seni böyle yalnız bırakamam diyorum.
Reyyan ısrar etme!
Eve gideceksin hazırlığını yapacaksın beni bekleyeceksin!
Kızımıza keşke bir nazarlık falan taksaydık ha Handan?
Ne var?
Allah için şu hale bir bak yahu.
E zaten çocuğa nazar değecek yer kalmamış.
Onu bırak nazarlıktan ben kızımızı göremiyorum.
Yüzünün güldüğünü gördüm nihayet.
Yahu gülüm...
...sen evladımız için çektiğin onca acıdan sonra...
...ikiniz de sağlıklısınız ya...
...ben buna şükrediyorum Handan.
Çok şükür Azat da odasından çıktı.
Bizim sınavımız da buymuş Cihan.
Ama bak sınavı veren Allah...
...selametini de veriyor gördün mü?
Bakalım bu ne işler açacak başımıza?
Ya ben buna kurban olurum ya bunun cefası da sefası da bizimdir ya.
Maşallah şuna bak.
Aynı sana benziyor.
Handan.
Bak gülüm.
Sen sakın ha merak etme tamam mı?
Bundan sonra her şey daha da iyi olacak.
Olacak mı diyorsun Cihan?
Olacak.
Sen o Miran'ın sözlerine ikna oldun mu?
Bir daha Azize karısı hiçbir şey yapmadan duracak mı?
Sen merak etme gülüm merak etme.
O Azize karısı artık bize hiçbir şey yapamayacak.
İnşallah.
Reyyan.
Sesimi yükselttiğim için özür dilerim.
Ama sen de bir söz dinle ne olur.
Ben seni düşündüğüm için gelmeni istemiyorum.
Valizini hazırla bekle beni tamam mı?
Ne olursa olsun yarın buradan gideceğiz.
Bir şey demeyecek misin?
Dikkat et kendine.
Allah'a emanet ol.
Tamam.
Sen merak etme.
Ben Fırat'ı otelden alayım, ondan öğrenip ararım seni tamam mı?
(Telefon çalıyor)
Elif'e yaptığını biliyorum.
Her neyin peşindeysen başaramayacaksın Azize Aslanbey.
Bize engel olamayacaksın.
Demek gerçekten gidiyorsunuz.
Gitmeden görmeni istediğim bir şey var.
Ya düş yakamızdan artık düş.
Sen anla artık bunu.
Sen kaybettin, Miran senden gitti.
Eğer merak ediyorsan yan sokakta seni bekleyen arabaya bin.
O seni nereye götüreceğini biliyor.
Yüreğin yetiyorsa gel.
Kim kaybetti göreceğiz.
Yine Miran'ın yarasını kanatıp onu tuzağına çekmeye çalışıyorsun.
Ama ben izin vermeyeceğim.
Senden korkmuyorum Azize Aslanbey.
Azize Hanım sizi bekliyor.
İyi ya...
...gidelim o vakit.
Hanımım adamlar aradı.
Elif Hanım'ı anasıyla babasının yanına defnetmişler.
Allah nurlarda yatırsın.
Elif'im yerini buldu.
Ona toprağı örtü edenler de bulacak yerini.
Bulacak.
Kurdun dişine kan değdirdin mi...
...arkası kendiliğinden gelir.
Şimdi kurdun dişine kan değdirme zamanı Azize.
Neyin peşindesin sen? Ha?
Konak niye bomboş?
Nerede herkes?
Az sabır, öğreneceksin.
Ben şimdi öğrenmek istiyorum Azize Hanım.
Bana cevap ver herkes nerede?
Biz neden buradayız?
Nereye geldik böyle?
Burada mı bekleyecek Azize Hanım?
Miran.
Açar mısın kapıyı? İneceğim.
Aç kapıyı dedim geldik işte ineceğim diyorum.
Kapılar kapalı olacak.
Siz de burada oturup bekleyeceksiniz Reyyan Hanım.
Sen şimdi görürsün ben Miran'ı arayayım da bu yaptığının hesabını...
Bırak çantayı bırak!
Bırak!
Telefon yok dedim.
Miran!
Miran buradayım!
Miran!
Tamam madem konuşmuyorsun o zaman sen beni dinleyeceksin...
...çünkü benim sana söyleyeceğim bir şey var.
Ben seni buraya konuşmak için çağırmadım.
O zaman ne diye çağırdın?
İşte bunun için.
Azat ağabey.
Azat ağabeyim niye geldi?
Ne oluyor?
Bak emir kulusun biliyorum ama Allah için aç şu kapıyı.
Kötü bir şey olmadan aç he mi?
Yahu aç diyorum kapıyı. Aç kapıyı aç!
Reyyan Hanım.
Aç kapıyı!
Miran!
Onun burada ne işi var?
"Babaannem ben olmadan hiçbir şey yapamaz...
...kendi başına intikamını alamaz." demişsin ya.
Alır mıyım alamaz mıyım? Onu öğreneceğiz.
O benden kardeşini aldı.
Sen de çanak tuttun.
Ama bitti.
Şimdi Azat'ı vuracaksın.
Çünkü adalet bu.
Ne saçmalıyorsun sen?
Azat'ı falan vurmayacağım ben.
O zaman Mahmut vurur.
Aç! Allah aşkına aç kapıyı!
Aç kapıyı! Aç Allah için aç!
Aç kapıyı öldürecekler Azat ağabeyimi!
Miran!
Miran!
Ya da belki ben vururum.
Sana demiştim.
Yapabilir miyim yapamaz mıyım? Göreceğiz.
Sana son kez söylüyorum.
Azat'ı falan vurmayacağım.
Çünkü...
...çünkü yanlış yapıyorsun.
Eğer Azat'ı vurursam...
...bugüne kadar yaptığım bütün plan suya düşecek.
İntikamımı almak için yaptığım bütün planı mahvedeceksin.
Ben ailenin içine bu kadar girmeyi başarmışken...
...o gece olanları gerçekten öğrenip...
...Hazar'ı ailesinin, çocuklarının önünde ölmekten beter edecekken...
...sen her şeyi mahvediyorsun.
Yapma.
İntikamından vazgeçmedin ha?
Azize Hanım.
Ben hiçbir şeyden vazgeçmedim.
İyi o zaman.
İspatla.
Azat'ı vur.
Ne de olsa bir Şadoğlu.
Kardeşinin de katili.
Ne demek oluyor şimdi bu?
Sen niye buradasın Miran?
Allah için aç kapıyı. Bak ne olursun aç. Azize Aslanbey'den mi korkuyorsun ha?
De bana.
Ailem seni korur. Miran korur seni, kılına bile zarar veremezler ne olursun aç.
Ne olur bak bir şey olacak aç ne olur.
Ne olur ne olur.
Azat ağabey!
Cevap vermeyecek misin Miran?
Niye çağırdın beni buraya Azize Hanım?
Miran bir şey söyle, ne şimdi bu?
["Babaannem ben olmadan hiçbir şey yapamaz...
...kendi başına intikamını alamaz." demişsin ya.]
[Alır mıyım alamaz mıyım? Onu öğreneceğiz.]
Bir şey demeyecek misin Miran? Ha?
Ne demek şimdi bu?
Miran yapma! Miran yapma! Miran!
Aç kapıyı! Aç kapıyı! Öldürecekler Azat ağabeyimi!
Reyyan Hanım sakin olun.
Aç kapıyı! Aç kapıyı aç!
Miran!
Reyyan Hanım sakin olun.
Azat ağabey! Aç! Aç! Miran yapma!
Ne yapıyorsun Miran?
Demek beni bu tuzağa çekmek içindi her şey ha?
Evime gelmen, soframa oturman.
Her şey yalandı.
Uzaklara gideceğim, intikamdan vazgeçtim falan.
Reyyan da umurunda değil.
Senin tek derdin intikamın.
Ne de olsa Aslanbey'sin.
Kanında var.
Konuşturma artık şu katili.
Vuracaksan vur.
Vurmayacaksan bırak Mahmut yapsın.
Demek beni konuşmak için değil...
...intikamına ortak etmek için çağırdın.
Azat'ı vurursam...
...Şadoğulları üzerime gelecekler...
...ve aramızda başka bir savaş çıkacak.
Ama vurmazsam...
...Mahmut...
...Azat'ı vuracak.
Sen de beni vuracaksın.
Çünkü sen...
...intikamın için benden bile vazgeçersin.
Elif'ten vazgeçtiğin gibi.
Seni vurmazsam kafana sıkacaklar.
Hatta benim de.
İkimiz de öleceğiz.
Buradan sağ çıkmanın tek bir yolu var.
O da seni vurmak.
Öyleyse yapacağım Azat.
Vuracağım seni.
Çünkü benim açtığım yara...
...seni öldürmeyecek.
Söz veriyorum.
Çek silahını!
Elif bu intikamı bitirmek için bunca şeye katlanmışken...
...sen onun son arzusuna da ihanet ediyorsun ha?
Ama şunu iyi bil Miran...
...ben sen değilim.
Ben ona ihanet etmeyeceğim.
En azından bu sözümü tutacağım.
Beni vurmak istiyorsan bunu yüzüme karşı yapamayacaksın.
Sana yakıştığı gibi...
...sırtımdan vuracaksın.
Çünkü sizin en iyi bildiğiniz şey bu.
Yüzünü dön erkekçe çek silahını!
Dönmeyeceğim!
Beni vuracaksan sırtımdan vuracaksın.
Aslanbeyler'e yakıştığı gibi.
Sana "Bana silah çekti." yalanını söyletmeyeceğim.
Şadoğlu!
Arkanı dönüp gitme!
Çek silahını!
Öldürecekler Azat ağabeyimi!
Aç, aç ne olursun aç!
Miran! Miran!
Azat!
Azat ağabey!
Ölme ölme ölme! Ölme ölme.
Ölme.
Ölme.
Miran.
Kardeşinin intikamını aldın.
Şimdi sıra Şadoğulları'yla kalan hesabı kapamakta.
Gidiyoruz.
Kimse Miran'ı benden daha iyi tanıyamaz.
Çünkü onu ben yetiştirdim.
Sana söylemiştim.
Zaman doldu.
Sabaha karşı gidip Elif'imi alacağız.
Bu son gece.
Yarın beni de Elif'imin yanına gömeceksin.
Miran bu intikamı o olmadan alamam diye düşünüyor.
Haklı.
Gidip Hazar'ı vurmayacak.
Ama Azat'ı vuracak.
Yarın Azat geldiğinde ona nişan alacaksın.
Eğer Miran Azat'ı vurmazsa...
...sen sıkacaksın Azat'ın kafasına.
Miran Ağa Azat'a sıkmazsa sana yeminim olsun...
...ben gidip Şadoğlu erkeklerinin kafasına tek tek sıkacağım.
Miran Azat'ı vuracak.
Ama benim tanıdığım Miran...
...onun ölmesine izin vermemek için vuracak.
Miran!
Aç kapıyı!
Gidiyoruz!
[Sen yaşayacaksın Azat.]
[Ölmene izin vermeyeceğim.]
[Düşün Miran düşün.]
(Telefon çalıyor)
Miran ben de tam seni arayacaktım ha.
Ya fabrikada işler uzadı o yüzden geciktim.
Ama Midyat'ın girişindeyim sen neredesin?
Alo.
Miran.
Beni Beyazsu'ya getirdin...
...geldim.
Azat'ı vur dedin...
...vurdum.
Şimdi şuracıkta ölüp gidecek.
Şadoğulları'yla aramızda yeni bir savaş başlattın.
Her şeyi planladın ya...
...peki şimdi ne olacak biliyor musun?
Şimdi ne olacak bilmiyor musun?
Ben biliyorum.
Sen her şeyi mahvettin.
Eğer sen bu intikamı geciktirmeseydin...
Ben intikamımı alıyordum.
Ama sen her şeyi bozdun.
Ben anamla babam için nelere katlandım sen biliyor musun?
Nelere katlandın?
Hazar ile yakın olmaya...
...onunla iş birliği yapmaya...
...onun...
...anamın kanı bulaşmış elini sıkmaya.
Yirmi yedi yıldır beklediğim dediğin intikam vardı ya?
Birazcık daha bekleyemedin.
Halbuki ben...
...o gece olanları ispat edip...
...o Şadoğlu'nu anamın yattığı topraklarda barınamayacak hale getirecektim.
Hazar'ın güvenini kazanmıştım.
Neredeyse Şadoğlu Konağı'nın içine girecektim...
...bütün sırları öğrenip gizli ne varsa ortaya çıkaracaktım.
Anamı öldürdüğünü ispat edip...
...ondan sonra vuracaktım.
Ama dayanamadın.
Dayanamadın, bizi geri dönülmez bir yola soktun.
Ne yaptın ağa sen ne yaptın?
Neden gitmeye kalktın o zaman?
Çünkü...
...o benim...
...Şadoğulları'nı intikamdan vazgeçtiğime inandırmak için yaptığım bir oyundu.
Oyun.
Ondan sonra ortaya bir tane bahane atıp...
...kendimi burada kalmaya mecbur gösterecektim.
Hatırlatırım...
...ben Azize Aslanbey'in torunuyum.
Ben bütün planlarımı bir sonraki adımı düşünerek yaparım.
Ama...
...sen de Şadoğulları gibi...
...benim gerçekten intikamımdan vazgeçtiğime inandın.
Ve açık verip her şeyi yerle bir ettin.
Madem doğru söylüyorsun...
...o zaman Azat gibi Hazar'ı da vur olsun bitsin ne fark eder?
Çok şey fark eder.
Çünkü ben gerçeği istiyorum.
Herkes o gerçeği bilecek ki...
...o katil öldüğünde...
...kimse ağlamayacak.
Kendi çocukları bile.
Hadi diyelim ben acele ettim hata yaptım.
Sen her şeyi ayarlamışken...
...neden Azat'ı vurdun o zaman?
Çünkü...
...seni intikamımdan vazgeçmediğime inandırmamın başka bir yolu yoktu.
Azat'ın benim için bir önemi yok.
O Elif'in ölümüne sebep olanlardan sadece biri.
Gidelim.
Sen de bizimle geliyorsun.
Miran gitme!
Aç! Aç kapıyı ne olur! Aç kapıyı yardım edelim.
Yardım edelim! A! Gitme!
Gitme!
Can çekişiyor! Can çekişiyor gitme!
Gitme!
Azat ağabey!
Büyük Ana yanında.
Anladım ağa anladım.
Aç şunu aç.
Alo Bekir.
Yanına hemen iki tane adam alıyorsun...
...Beyazsu civarında ne var ne yok her tarafı araştırıyorsun.
Azat Şadoğlu vurulmuş.
Ya Beyazsu'ya ben gidiyorum diyorum anlamıyor musun?
Sen etrafını araştıracaksın!
Her tarafa bakın.
Haydi!
Cihan! Cihan!
Handan.
Cihan kalk!
Kalk Cihan kalk kalk kalk!
Handan ne oldu?
Çocuğu hastaneye götürelim.
Ne diyorsun?
Ne oluyor yahu?
Ya böyle bebek mi olur?
Yemeğini yediriyorum gazını çıkartıyorum...
...bir uyuyor o uyuyuş. Ne ağlamak var ne huysuzlanmak var!
Yahu Handan valla aşk olsun sana yahu ömrümden ömür aldın bu mu senin derdin?
Maşallah de geç.
Cihan.
Hatırlamıyor musun sen?
Biz Yaren diye bir canavar büyüttük.
Ben böyle bir şey mi gördüm?
Gerçi Azat da böyleydi ha.
Ama bak sana diyeyim...
...bu Azat için bile fazla yemin ederim hadi gel biz bunu hastaneye götürelim.
Azat nerede? Gelmedi mi daha?
Yahu o eli kulağındadır gelir birazdan.
He.
Epey de oldu ama değil mi gideli?
Elif'e bir gideceğim demişti.
Yahu şimdi...
...ne kadar da olsa...
...acısı tazedir.
Tamam mı?
Olacak o kadar sen tasalanma döner.
He, tasalanmayın.
Anne!
Ya anne Hüma uyandı gel bir bak!
Hah! Bak! Bak gördün mü?
Yaren olmasa biz bu çocuğun uyandığını bile anlamayacağız.
Uyanan bebek ağlamaz mı Cihan ya?
Tövbe estağfurullah gelin.
Yahu hasta olmayan bir çocuğu bile hasta edeceksin ha!
Hadi git getir torunumu da biraz seveyim.
Hadi.
Yandık ya valla yandık ağabey ya.
Yaşıyor.
Merak etme iyi olacaksın.
Hastaneye götüreceğiz seni.
Hastane olmaz.
Vurulduğum duyulursa çok kan akar.
Kan kaybediyorsun.
Hastane yok.
Polis yok.
Sen yardım et.
Tut hadi arabaya taşıyalım.
Kanaması durmamış.
Ya yolda ölürse?
O ölürse her şey boşa gider.
Hadi.
Neden geldik buraya?
Kardeşinin intikamını aldın.
Şimdi git kardeşinle hellalleş.
Sonra şurada duran arabaya binip...
...Fırat ile birlikte diğerlerinin yanına gideceksin.
Sultan ile Gönül'ü başsız koymayacaksın.
Onlara sahip çıkacaksın.
Babaanne.
Sen üstüne düşeni yaptın.
Şimdi sıra bende.
Ben de üstüme düşeni yapacağım.
Aslanbeyler sana emanet.
Şimdi in.
Miran Ağa'm gitmeyecek hanımım.
Biliyorum.
Ben de ona güveniyorum zaten.
Ben onu göndermiş olacağım ama o gitmeyecek.
Benimle birlikte Şadoğulları'nı karşılayacak.
İn hadi in!
Bu araba da ne böyle?
Ne oluyor?
Kim bunlar?
Öldürecekler bizi.
Sakin ol, sakin ol.
İn aşağı.
İndir silahını.
Geç şöyle.
Yaklaşma!
Kimsiniz siz?!
Ne istiyorsunuz bizden?!
Merak etmeyin Sultan Hanım.
Güvendesiniz.
Anne bu adam kim?
Adını nereden biliyor?
Ne bileyim ben?
Nereye götürüyorsunuz bizi?!
Güvende olduğunuzu bilin yeter.
Merak etme arkadaşına bir şey olmayacak.
Arkadaki araçlar takip edilecek.
Sakın bir delilik yapayım deme.
Sür şimdi.
Hadi Mahfuz çabuk.
İçeri taşıyalım.
Çıkış yarası var.
Yani?
Yani kurşun içeride değil.
Yarası ölümcül değil.
Böyle bir şey nasıl olabilir?
Ya çok şanslıydı...
Bana çok da şanslıymış gibi gelmedi.
...ya da öldürmek için ateş edilmemiş.
Kocaman görünen tertemiz bir yara.
Kurşun içeride değil.
Gayet profesyonelce.
Sence bunun tesadüfen olma ihtimali ne?
Pansumanı ben yaparım.
Kendine gelirse haber verirsin.
Tamam.
Kendine mi geldi?
Hayır hâlâ uyuyor, nabzı da gayet iyi.
Bunun için geldim.
Şimdi getirdiler.
Dayan. Dayan Azat ağabey.
Reyyan!
A!
Katil!
Katil!
Katil!
Bırak!
Katilsin sen!
Azat ağabeyimi öldürdün!
Bunun hesabını vereceksin.
Hesabını vereceksin!
Seni kendi elimle öldüreceğim.
Azat ağabeyime bir şey olsun...
...seni kendi elimle öldüreceğim.
Bırak!
Asla senin gibi olmayacağım demiştin hatırlıyor musun?
Şu haline bak.
Şimdi aynı ben gibisin.
Ben senin gibi değilim.
Bırak!
Senin adaletin yok.
Ama ben sana önünde sonunda hak ettiğini vereceğim!
Gözler gördüğüne kulaklar işittiği sözlere inanır.
Miran benim başıma gelenleri sadece dinledi.
Ama sen olanları gördün.
İntikamdan vazgeçmek öyle bir sözle olacak şey değil.
Anladın.
Yaşadığım sürece Miran'a istediğim her şeyi yaptırabilirim.
Senin sevdan onun bana olan inancını yenemez.
Sen, sen kötülüğün kendisisin.
Sen, sen bizim hayatımızı mahvettin.
Yürekli kadınmışsın!
Ama seninle işim bitti.
Katil!
Ben katil değilim.
Katil olan Miran.
Şimdi istediğin yere gidebilirsin.
Ama Azat'ı kurtaramayacaksın.
Kurtaracağım.
Kurtaracağım.
Kurtaracağım.
Kurtaracağım Azat ağabeyimi.
Dayan, dayan.
Kurtaracağım.
Yardım edin!
Yardım edin kimse yok mu?!
Kimse yok mu?!
Yardım edin!
Yardım edin.
Yardım edin.
Yardım edin.
Kurtaracağım.
Azat ağabeyimi kurtaracağım.
Yardım edin!
Dayan Azat ağabey seni kurtaracağım.
Azat!
Kurtaracağım.
Azat ağabey dayan, dayan.
Lan ben delireceğim.
Tam burada, burada vurdum.
Nereye gider?
Ağa sen bana bu intikam bitti demedin mi?
Nereden çıktı Azat'ı vurmak?
Niye vurdun?
Yapmasam babaannem beni, Mahmut da Azat'ı vuracaktı.
Babaannen seni niye vursun Miran?
Çünkü ben intikamdan vazgeçtim Fırat!
Babaannem de benden vazgeçti.
Sırf babaannem dursun diye...
...Hazar'a intikam için yaklaştığımı...
...onun da planlarımı bozduğunu söyledim.
Büyük Hanım buna hayatta inanmaz.
Biliyorum.
Ama inanmış gibi yapıyor.
Benim de kandığımı zannediyor.
Şimdilik o da bana yeter.
Benim neyime gitmek?
Elif'in ölümünün babannemde bir şeyleri değiştirdiğini zannettim.
Yok, yanılmışım.
Benim bundan sonra...
...yapmam gereken tek şey...
...babaannemi gerçekten kendime inandırmak.
Diğerlerini korumanın tek yolu bu.
Ne yapacaksın?
İntikamına geri mi döneceksin?
Asla.
Sadece babaannem öyle sanacak.
Düzelteceğim.
Her şeyi düzelteceğim.
Ama önce Azat'ı sağ salim bulmamız lazım.
Nasıl bulacağız Miran?
Nereden bulacağız?
Ya babaannen sen bulma diye alıp götürdüyse?
Ya götürüp kapılarına atarsa?
Reyyan'ı ara.
Reyyan'ı ara belki bir haber vardır bir şey vardır Miran.
Aradım telefonu kapalı.
Dur.
Yok.
Fırat.
Konağa gitmemiz lazım yürü.
Ya Azat'ı bulmadan konakta ne yapacağız Miran?
Azat'ı kesin babaannem aldırdı.
Ölsün diye saklıyor.
Ya da kapılarının önüne götürüp ortalığı karıştıracak.
Biz ortalık daha fazla karışmadan Azat'ı bulmamız şart!
Yahu Miran...
...sen kadına, oyun oynadım demişsin.
Şimdi de gidip Azat nerede diye mi soracaksın?
Herhalde öyle sormayacağım.
Geç şu arabaya hadi.
Dur.
Dur.
Dur. Dur!
Dur!
(Telefon çalıyor)
Bekir var mı haber?
Yok bulamadık ama görenler olmuş.
İki adam Azat Ağa'yı alıp arabaya attıktan sonra...
...Üçköy yoluna doğru gitmişler.
Tamam.
(Korna sesleri)
Ne oluyor Fırat? Ne oluyor?
Ne oluyor ağa niye durdurdun?
Ağa haber var.
İki adam Azat'ı bir arabaya taşımışlar.
O arabayı Üçköy istikametine giderken görmüşler.
Ben adamları yolladım.
Çabuk çabuk.
Bitiyor Azize.
Çok az kaldı.
Bitiyor.
Yok yok yok!
Buhar olup uçtu gitti sanki.
Kimsenin haberi yok, gören yok bilen yok, duyan yok.
Lan delireceğim ben ya!
Delireceğim.
Babaannem.
Babaannemin işi Fırat, oyalıyor bizi.
Kimdi seni arayan? Hangisiydi?
Miran.
Sen misin lan?
Sen misin?
Ha?
Sen misin?!
Sen misin söyle?
Bendim ağam!
Sendin demek.
Sensin ha.
Kim yolladı lan seni?
Ha?
Kim yolladı?
Azize Hanım mı yolladı?
O mu istedi bizi oyalamanı? Söyle!
Lan söyle lan!
Söyle başka bir oyun mu çeviriyor söyle?
Miran.
Miran bırak.
Ben aradım onu senden haber alınca Azize Hanım ile bir alakası yok.
Ağam ben oyun filan bilmiyorum.
Ne duyup gördüysem onu dedim Fırat Bey'ime.
Miran yeter.
Yeter.
Bir sakin ol ya bir sakin ol.
Azat'ı kim aldıysa nereye götürdüyse bulacağız.
Bulacağız Azat'ı.
Ne zaman?!
Öldükten sonra mı?!
Ne zaman?!
Çekil!
Ben konağa gidiyorum.
Bunları ancak Azize Aslanbey bilir!
Siz aramaya devam edin.
bir şey olursa hemen beni arayın.
Tamam beyim.
Hemen.
Dediğiniz gibi yaptım, şimdi Aslanbey Konağı'na gidiyorlar.
[Ben Azize Aslanbey.]
[İnsan öleceği günü bilmez.]
[Ama ben biliyorum.]
[İnsan iki kere ölmez ama...
...ben şimdi ikinci defa ölüyorum.]
[Vasiyetimdir...
...beni oğlumun yanına gömün.]
[Azize.]
[Elli senelik kışın yorgunu...
...elli senelik yangının alevi...
...işte bugün bitiyor ha Azize?]
[Bugün son közü harlayacaksın canını verip.]
[Küllerinin altından tüten alevler...
...senden gayrı herkesi yutacak.]
[Bugün adalet yerini bulacak.]
[Bugün duymayan bilmeyen kalmayacak.]
[Diyecekler ki Azize Aslanbey ölmüş.]
[Issıza yalnıza haber edin...
...dağa taşa duyurun bilmeyen kalmasın Azize Aslanbey ölmüş.]
[Halbuki ben elli sene önce öldüm.]
[Nasuh Şadoğlu.]
[Beni sen öldürdün.]
[Şimdi ödeşme günü.]
[Ben nasıl öldüysem...
...sen de öyle öleceksin.]
[Ahım işte bugün yakandan düşecek.]
[Kurdun ağıdı gece duyulur.]
[Nihayet seni de duyacaklar Azize.]
[Kulağını sağır edenler duyacak, gözünü kör edenler görecek.]
[Benden sonrası yıkıp dağıtacak kalanları.]
[Aslan'ım ile Gönül'üm...
...anlayacaksınız beni.]
[Nihayet sizi canımdan öte tuttuğumu anlayacaksınız.]
[O yangın bir sizi ayırıp, geri kalan ne varsa yakacak.]
[Beni affedin diyemem.]
[Ama anlayın, başka türlüsü olmazdı.]
[Bu su elimi akladı.]
[Bu ölüm de beni aklasın.]
[Savaşın bugün bitiyor Azize.]
[Kutlu olsun.]
Bunca zamandır ben de bekledim...
...sen de.
Şimdi sen de benimle bir öleceksin.
Duvarlarına sinen acılarla...
...artık kimseye yuva olamazsın.
Ben alırım senin intikamını.
Sen ölme.
Yeter ki sen ölme.
Sen benim anam babamsın.
Yerim yurdumsun.
Bırak ben öleyim.
Vakti gelince...
...alacağını alıp vereceğini vermek lazım.
Bu dünyanın en eski kuralı budur.
Vasiyetim.
Ben ölünce Aslan'ı al...
...Gönül'ün yanına götür.
Bu vasiyeti onlara ver.
Bugüne kadar bana hep sadıktın.
Beni nasıl koruyup kolladıysan...
...bundan sonra da torunlarımı da koruyup kollayacaksın.
Onlar istemeseler bile.
Canımla kanımla hanımım.
Açmıyor değil mi?
Açmıyor.
Bak kesin başına bir şey geldi bu oğlanın.
Bakma bana öyle.
Anayım ben hissederim içim sıkılıyor Cihan içim sıkılıyor yahu.
Handan.
Yahu acaba Azize bir şey yapmış olmasın?
Ay Allah'ım sen benim evladımı koru.
Cihan ne olur bir şey yapın haydi çıkın bir daha bakın.
Ne olur gözünüzü seveyim Cihan.
Handan sakin ol bak.
Telaş etme.
Adamlarımız dışarıda zaten Azat'ı arıyor.
Sen hemen aklına felaket getirme bak kurban olayım sütten kesileceksin sonra.
Hem Azat ne dedi? Yalnız kalmak istiyorum dedi değil mi?
Hemen hepimizi paniğe verme ne olur.
Belki telefonunu bir yerde unutmuştur.
Yahu bunca zaman nerede unutacak bu telefonu ha?!
Sen onu niye yalnız bıraktın ha?!
Ben peşinden gitmek istedim ama Azat yalnız kalacağım dedi.
Ya Elif'in mezarına gideceğim deyince ben de ne yapayım?
Baba belli ki işte yalnız kalmak istemiş çocuk ya bu kadar celallenme.
Azıcık sabırlı olun.
Ya günlerdir dışarı çıkmadı o çocuk. Belki bir yerlere takıldı kaldı.
Çıkar gelir belki birazdan.
Yo, yo! Çıkıp arayacağız şimdi!
Haydi.
Hadi.
Nasuh Ağa'm! Cihan Ağa'm!
Burada ortalık karıştı ben seni arayayım tamam?
Ağam yetişin! Miran Aslanbey Azat Ağa'mı vurmuş yetişin!
Anne.
Miran mı?
Ne anlatıyorsun lan sen?
Ha?! Sen kimsin? Ha?!
Ne anlatıyorsun? Konuş!
Biz Beyazsu'daydık gençten bir çocuk geldi o söyledi.
Koyun otlatırken görmüştük sonra gittik koştuk ama bulamadık Azat Ağa'mı.
Senin canını kendi ellerimle sökmezsem Miran Aslanbey.
Baba baba dur.
Ben bu işi bitireceğim ağabey.
Cihan!
Harun!
Reyyan, Miran Azat'ı vurmuş sen eve geç ben peşlerinden gideceğim.
Reyyan!
Aç.
Sür sür.
Babaanne!
Babaanne.
Azize!
Azat!
İndir!
Cihan sakin ol.
Miran sakin ol.
Miran.
Benim oğlum nerede? Ha?
Söyle bana ne yaptın ona? Öldürdün mü onu?
İndir silahı Cihan Ağa.
Eğer sıkmaya kalkarsan ben de sana sıkarım.
Hadi.
Haydi.
Hadi sık. Haydi lan!
Ya sakin olun.
Torunum nerede Azize?
Miran!
Reyyan.
Kızım hadi sen eve git Allah aşkına eve git durma burada.
Reyyan burada kalma Allah aşkına eve git.
Bak Miran.
Son defa soruyorum.
Benim oğlum nerede? Ne yaptın ona?
Miran.
Miran.
Fırat.
Gönül!
Kal orada.
Bak, benim oğlumu bulup çıkarmazsanız...
...yemin olsun buradan bir Aslanbey sağ çıkamaz!
Yaptın mı?
Vurdun mu Azat'ı?
Sen nasıl vurursun Azat'ı?!
Azat'ı ben vurdum.
Aslan.
Sen kimsin?
Aslan.
Torunum.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.