All language subtitles for ggrgrdg

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish Download
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Hepimiz inanılmaz hikâyeler duymuşuzdur.

Ama size anlatacağım hikâye, bütün hikâyelerden daha acayip.

Siktir!

Dikkat et!

- Daha hızlı! - Daha hızlı gidemem!

Öleceğiz!

Şuradan sağa sap!

- Yine geliyor! - Kurtulamayacağız!

Ateş edecek!

Orospu çocuğu!

Her şey üç gün önce gelen bir telefonla başladı.

REDA'NIN SALONU

- Efendim Réda? - Çabuk gel.

Olmaz. Araba tamir ediyorum.

Réda mahallenin kodamanı.

20 yıldır her gün görüşürüz. Kardeşim gibidir.

Birbirimizin arkasını kollarız.

Anne babam ölünce ailesi beni evlat edindi.

Beni üçüncü oğulları gibi gördüler.

Dur biraz!

- Diğerlerini beklesene! - Annem hep ilk ona yemek koyuyor!

Réda hep boks şampiyonu olmak istemişti

ama dövüşmeye cesareti yok.

O da resminin asılı olduğu salonda çocukları eğitiyor.

Durun!

Tekrar el çırpın. Durun!

Ayrıca benim koçum.

Bana güveniyor musun?

Adamı tanıyorum. Kalk, bitir işini.

Onu yenebilirsin!

Hep başımı derde sokuyor.

Çan çalmadı. Tekrar başlayalım.

Sana diyorum! Hadi...

Bu, onun kardeşi.

Brahim.

İdolü Pablo Escobar'ı taklit ederek internet fenomeni olmak istiyordu.

Bizi bu duruma sokan da o.

Merhaba millet. Ben Pablito.

Bugünün ana haberi, Kolombiya'da bir fenomenin kaçırılışı.

...Medellín karteli tarafından...

...internette Pablito adını kullanıyor...

...Pablo Escobar'ı taklit etmesiyle tanınıyor.

Kartel onun sosyal medyasını kullanarak...

...çok endişe verici bir video paylaştı.

Sağ olup olmadığını bilmiyoruz...

Uyuşturucu kaçakçıları...

...henüz fidye istemiş değil.

Görüntüler karşınızda.

Bu şerefsiz, Pablo Escobar'ı kullanarak para kazanıyor.

- İmdat! - Patronumu!

Bu bıyık ona edilmiş bir hakaret!

Saçına bakın! Olmaz. Bu kabul edilemez.

Biz Medellín karteliyiz. Para mı, kurşun mu pislik?

- Konuş! - Lütfen yardım edin!

İmdat!

Ama kartel Brahim'in bir ağabeyi olduğunu bilmiyordu.

Onu çok kızdırdıklarını da.

Baksana, dövüşüyor musun, nargile mi içiyorsun?

Allahu Ekber. Nakavt oldun.

Havamda değilim. Herkes ringe!

- Aptala mı benziyoruz? - Hayır!

- Aptal mıyız? - Hayır!

- Fransızların ciddi olduğunu gösterelim. - Evet!

- Ne oluyor? - Bilmiyor musun?

- Hayır. - Kartel kardeşini kaçırmış.

- Ne? - Evet. Dinle.

Bunun televizyon programı olmadığını anlayacaklar.

- Evet! - Savaşa hazır mısınız?

- Evet! - Yarın havalimanında buluşacağız.

- Benimle misiniz? - Evet!

- Kardeşimi kurtaralım! - Evet!

Yarın sabah havalimanındayız!

Réda'nın planı delice olduğu kadar basitti de.

Ekibiyle Kolombiya'yı basacak,

kartelle savaşıp kardeşini kurtaracaktı.

PARİS HAVALİMANI

Bütün yolcuların dikkatine.

Medellín'e gidecek yolcular için son çağrı.

Uçağınız dördüncü kapıda yolcu alımına hazırdır.

Şerefsizler! Ektiler bizi!

- Onları suçlayamazsın... - Ne dedin?

- Ben... - Hepsi beni ekti!

Hepsi değil beyler.

Ben geldim.

Bu Chafik.

İnanın, her şey yoluna girecek.

Gözden kaçırmış olabilirsiniz ama o da boks kulübü üyesi.

Bu adam kendine aşırı güvenir.

- Ne haber? - Selam!

İnsan nasıl hem cüce hem küstah olur?

Daha sert vur, dedim! Vur!

Ama onu seviyoruz. Onu küçüklüğünden beri tanıyoruz.

- Tamam, gitmeyelim. - Gidelim.

- Ne dedin? - Gidemeyiz.

- Hayır! Gidelim! - Kartelle iki kişi mi savaşacağız?

- Hayır, ben de varım. - Tamam, iki kişi.

Bu adamlar varoşlardan. Ben de öyleyim.

Bana bulaşamazlar!

- Ne diyorsun? - Didişmeyi kesin!

Benimle gelin.

- Bunu nasıl yaparsın? - Neyi?

- Hadi. - Otuz yıldır tanışıyoruz.

Brahim'i tek başıma mı kurtarayım?

Bence onu kurtarmanın başka bir yolu vardır.

Neymiş o? Başkana mektup yazmak mı?

Siktir!

Ben gidiyorum!

Ben ona yardım etmezsem kimse etmez!

- Beyler! - Kardeşim tek başına!

Kardeşimin hayatı söz konusu.

Onlarla konuşacağım.

Sakin olabilecek misin?

Beyler, bekliyorum!

- Bu net bir cevap değil. - Evet!

Tabii ki sakin olamayacaktı.

Ama onu yalnız gönderemezdim.

Teşekkürler.

Sağ olun beyefendi.

- Ne haber kardeşim? Nerelisin? - Fransız'ım.

- İyi akşamlar! - Aynen.

Pekâlâ...

- Buyurun. Üç oda. - Teşekkürler.

Aramızda kalsın ama Escobar süiti en iyisidir.

- Büyük partiniz için mükemmel... - Sağ ol ama eğlenmeye gelmedik.

- İspanyolcan da mı var? - Evet.

Bak, bu kardeşim. Geçen hafta bu oteldeymiş.

- Tuhaf, değil mi? - Hem de nasıl.

Onu tanıdın mı?

- Evet. - Bir şey biliyor musun?

- Nereye gitti? - Evet...

Paravan olarak kullandıkları bara.

Barraputa'ya.

Barraputa mı? "Barraputa" ne?

- Striptiz kulübü. - Öyle mi?

Ama turistik değil.

Turist saçmalıkları öneriyor.

Tehlikeli mi?

Yürüyüş turları, restoranlar...

Tehlikeli adamlar var mı?

Öyle mi? İpucu buldum. Barraputa.

Üstümüzü değiştirip orada buluşalım.

Çok yorgunum. Jet-lag oldum. Otelde kalacağım.

- Barraputa ne demek ki? - Fahişe barı.

Uyumaya gelmedik. Kardeşini arıyoruz.

Sizinle geliyorum.

Pek hatun görmüyorum.

- Gerçekten girecek miyiz? - Ne o? Korkuyor musun?

- Hayır. - Yanında ben varım.

- Tabii ama... - Bu akşam şanslı hissediyorum.

- O şapkayı çıkaracaksın umarım. - Bana modadan bahsetme.

- Tamam, gidelim. - Hadi.

- Derdin ne senin? - Başlama.

Kaç kişisiniz? Üç mü?

Bakmaya devam ederse âşık olacağım.

Fransız mısınız?

- Fransızca biliyor musun? - Biraz.

- Harika! - Harika!

Evet, harika.

Konuşabilir miyiz? Birkaç sorumuz var.

- Çalışıyorum. - Tabii, şey istiyor...

Çalışıyor sonuçta...

- Teşekkürler. - Gel.

- Buraya gel! - Yavaş ol kanka!

Lütfen. Bu adamı tanıyor musun?

- Onu gördün mü? Kardeşim o benim. - Hayır.

- Önemli değil. - Bir içki daha alayım.

Hanımefendi?

Bu bar kartel üyeleri için, değil mi?

Medellín kartelinin üyeleriyle konuşmak istiyorum.

Hayır. Burada kimse onlardan bahsetmez.

Canımın istediğini yaparım!

Yanlış yapıyorsun. Bana bırak.

Pardon, adın ne?

Cynthia.

Cynthia, burada olmamızın sebebi birilerinin onun kardeşini kaçırması.

Bize yardım edebilirsen, bir şey biliyorsan numaram bu.

Belki sonra bir şeyler içeriz.

Müşterilerle çıkmam.

Burada kalamazsınız.

Sizin için daha az tehlikeli barlar var.

Harika bir kız.

- Gitmemizi önerdi. - Neden?

- Burası tehlikeliymiş. - Gidelim o zaman.

Hayır. Burada bilgi alabiliriz.

- Gel. - Hayır! Bu kötü bir fikir.

Harika.

Bira lütfen.

- Bu hatunlar bana bayılıyor. - Harika.

- Benimle yatmak istiyorlar. - Burası tehlikeli.

Bana kokain ikram ettiler.

- Sen ne dedin? - Hayır dedim.

- Tabii. - Tamam, iyi etmişsin.

Sen olsan ne derdin?

- Ben mi? - Evet.

- Daha neler. Deli misin? - Aynen.

O pis şeye dokunmam.

Ama buradaki mal Fransa'dakinden safmış.

- Çok doğal. Burada yapılıyor. - İçine bir şey katmıyorlar.

- Güzel bir deneyim olsa gerek. - Aynen.

Ne demek "güzel"? Denemek mi istiyorsun?

Delirdin mi? O şeye bulaşmam.

- Kesin çok pahalıdır. - Yanılıyorsun. Gramı iki avro.

- Ucuz. - Bedava olsa bile...

- Kullananlar için iyi. - Süper.

- Ama biz... - Siktir et.

- Kokainle kafayı bulmaya gelmedik. - Kaliteli, ucuz...

Para verin de alalım işte.

Yaşasın parti!

Cüce!

PATRON

PABLO SÜİTİ OTEL

Beni tanımıyorsunuz ama Fransa'da çok zenginim.

Uyuşturucu baronuyum.

Kartel üyeleri arıyorum. Öyle birilerini tanıyor musunuz?

Para sorun değil. Ödeyebilirim.

Nereden adam bulacağımı söyleyin.

Réda büyük bir alıcı gibi davranarak

ihtiyaç duyduğu cevapları almıştı.

Hayatımızın en acayip gecesinin bu olduğunu sanmıştım.

Ama yapmak üzere olduğumuz şey daha da acayipti.

"El Bardo" radyo istasyonu bütün gün sizlerle.

Git başımdan.

Kaybol.

Hayır!

Parti!

Hayır! Ağrıyor.

Vay be.

Pek iyi hissetmiyorum.

Sen nasılsın?

Ne oluyor?

Hayır, iyi değilim.

Nedense içimden ağlamak geliyor.

Benim de öyle.

Bok gibiyim.

- Réda! - Ayağa kalkamıyorum!

- Réda, uyan! - Başım ağrıyor.

Bizim başımız da ağrıyor.

Sanırım ağır düşüş yaşıyoruz.

İnsanlar kokainin ertesi günü melankolik olurmuş.

Annem dört kere aramış, duymamışım.

Olamaz!

- Üstelik kimseyle düzüşmedim bile! - Bize ne oluyor?

Bir de sürekli kakam geliyordu.

Benim de! Bütün gece tuvaletteydim!

Tamam, yeter.

Beyler,

- o boku bir daha kullanmayacağız. - Tamam.

Asla.

Saçma sapan kâbuslar gördüm. Rüyalarım çok acayipti.

Rüyamda buradan çıkıp sokakta araba çalıyorduk.

Orada insanlar var.

- Çabuk! - Hadi!

Sonra Barraputa'ya gitmek istedin. Kartelden birini bekledik.

- Bekle beni oğlum. - O.

Çıktı, biz de onu takip ettik.

Hayır, gelecek...

Arabayla yavaşça takip ettik. Ona yetişince...

- İniyor musun? - Sen in.

- Hayır. - Evet, ben arkandayım.

Kavga ettik. İnmek istemiyorduk.

Sonra o, adamın üstüne atladı!

Uçan sincap gibi! Onu yakaladı, yere düştüler!

Onu pataklamaya başladı.

Vay be!

Ne?

Hayır!

Bu ne?

Siktir...

Dün fena sapıtmışız. Onu bırakmamız gerek.

- Bu iş bitti. - Hayır.

Aksine.

Daha yeni başlıyor.

Motor!

Tamam, doğru düzgün konuşalım.

Bizden biri elinizde. Kardeşim elinizde.

Sizden biri de bizim elimizde.

Bir kartel üyesi.

Kendinizi sert mi sanıyorsunuz? Biz de sertiz.

Biz de tehlikeliyiz!

Gelin takas yapalım.

Bu adamla takas!

Şakamız yok bizim.

Şaka yapmıyorum, ciddiyim! Tamam mı?

Bu adamın hesabı üzerinden bizimle iletişime geçin.

Onun telefonundan, tamam mı? Size zarar vermeyeceğiz.

Görüşürüz. Hayır!

Ya Brahim ya kurşun.

O diziyi biz de izledik.

Kestik!

- Nasıldım? - Çok inandırıcı.

- Hem de ilk çekimde. - Yüzünü göstereceksin demek.

- Bana ne yapacaklar ki? - Tabii.

Onun hesabından paylaşırız, öğrenirler.

- Biraz düşünelim. - Çok geç.

- Paylaştım. - İşte bu.

Hadi yapalım şunu.

- Göster. - Bak.

Tamam, doğru düzgün konuşalım.

Çok yakışıklıyım!

Kardeşim elinizde.

Bu Brahim'in numarası. Arayacaklarını söylemiştim.

- Onlarla böyle baş edilir. - Tamam.

Bana saygı duyuyorlar.

Sonunda anladınız!

Réda? Benim, Brahim.

Brahim?

- İyi misin? Neredesin? - Videoyu şimdi gördüm Réda.

- Bunu niye yaptınız? - Yaptık çünkü...

Stratejimiz bu.

Sana bir şey söyleyeceğim ama kızma.

Ne?

Hepsini viral olmak için yaptım. Takipçi toplamak için.

Kaçırılmadım.

"Takipçi" derken...

Kaçırılmadın mı? Ne diyorsun sen?

Viral ne demek? Ne...

Kaçırılmadıysan neredesin şerefsiz?

Kolombiya'dayım ama sizin olduğunuz yerde değil.

Neredesin? Bu adamı bırakınca senin peşine düşeceğim!

Muhtemelen önce onlar sizi bulur.

- Kim? - Ne diyorsun?

Kaçırdığınız adam

El Diablo'nun oğlu Don Nacho.

Kolombiya'daki en tehlikeli kartel patronunun.

Oğlu...

Boku yedik.

O yüzden gülüyor.

Réda! Kızdın mı?

Réda!

Kardeşlerim!

Bana yalan söylerseniz böyle olur.

Emirlerime itaat etmezseniz.

Bana saygısızlık ederseniz.

Ama keyfim yerinde.

Hanginiz vurulmamak için özür dilemek ister?

Haklısın patron.

İşi batırdık. Ama söz, bir daha olmaz.

Affet bizi.

Özrünüz kabul edildi kardeşlerim.

Oğullarım gibisiniz.

Patron, bu önemli.

Tamam, doğru düzgün konuşalım.

Bizden biri elinizde. Kardeşim elinizde.

Sizden biri de bizim elimizde.

Bir kartel üyesi.

Kendinizi sert mi sanıyorsunuz? Biz de sertiz!

Biz de tehlikeliyiz!

Bay Nacho, size kahve getirdim.

Çayı mı yeğlersiniz, bilmiyorum.

Çörek de söyledim. Bayağı iyi oldukları söyleniyor.

"Kahve." Şerefsiz!

Sana hakaret ediyor.

- Kes şunun sesini! - Seni gebertecekler dallama!

- Ben... - Tamam, anladım!

Sus lan! Kapa çeneni!

BABAM

Beyler, "Babam" arıyor.

Babası.

- Ben mi açsam? - Ne? Korktuğumu mu sanıyorsun?

Hayır ama öfkene yenik düşebilirsin.

Onlar bağırdığın mahalle çocuklarına benzemez.

- Çocuklara bağırmıyorum. - Tamam. Her neyse.

Ben hallederim.

- Birlikte yapalım. - Kızgın değilim.

- İyi, tamam. - Güzel.

Gülümse.

Hadi. Sakin ol.

Merhaba efendim. Nasılsınız?

Harika.

Beni dikkatlice dinle.

Evet, dinliyoruz.

Kimsiniz, bilmiyorum ama sizi bulup yaptıklarınızı ödeteceğim.

Sorun bu işte!

Tabii ama çözebiliriz.

Sohbet edelim. Sorun değil bu!

- Önemli değil. - Hiç önemli değil.

Beni dinle Fransız boku.

- "Bok" demeyin. - Kızmaya hakkı var.

Tabii ama bana öyle diyemez.

Sizi bulacağım. Yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz.

Öleceksiniz.

Ne?

- Hayır! Yapma! - Ölecek miyim?

- Ne sanıyorsun kendini? - Hayır! Dur!

- Benimle böyle konuşamazsın! - Sakin ol! Sakin olacaktın.

Sakin ol! Kızmaya hakkı var!

Şerefsiz, benimle böyle konuşma!

Dinle piç kurusu!

Fransızca bilmiyorum!

Kolombiya'da bir sürü arkadaşım var!

Kolombiya'daki herkesi tanıyorum pislik!

Oğlun da elimde!

Beş para etmez oğlun! Siktir!

- "Beş para etmez oğlun." - Evet.

- Hani sakin kalacaktın? - Evet ama adam çok kabaydı.

Tabii öyle olacak! Oğlunu kaçırdın!

Kaçırsam bile bana kaba davranmamalı!

Tamam beyler. Düşünmeden hareket etmeyelim.

- Düşünmemiz lazım. Evet. - Her şeyi biliyorsun, öyle mi?

Peki şimdi ne yapacağız?

- Brahim'i alıp eve döneceğiz. - O kadar kolay mı?

Sakince.

- Bir şeyi unutmadınız mı? - Neyi?

Bunu ne yapacağız?

Bana sorarsanız

- Brahim'i almadan bırakmayalım. - Öyle mi?

Ağzı bağlı bir kartel üyesiyle mi gezelim?

- Herkese bizim kaçırdığımızı söyler. - Aynen.

Ne yapacağız peki?

- Pardon. - Ne?

Hayır!

Harika.

Çok iyi oldu bu.

- Bir planım var. - Plan mı?

Burada kalamayız.

- Araba nerede? - Az ötede. Çabuk!

Çok içti! Sarhoş!

Çabuk! Kimse görmeden!

Bagajı aç.

Gir bakalım.

- Bacakları sığmıyor. - İçeri it. Bacaklarını kesemeyiz!

Hadi!

- Brahim adresi yolladı mı? - Üç saatlik yol. Hadi çalıştır.

- Benimle böyle konuşma. - Ne?

Berbat bir operasyon liderisin.

- Arabayı sürmene izin veriyorum. - Ne?

- Evet! - Sürmeyi bilmiyorsun ki!

- Ehliyetin yok! - Kes sesini!

- Arabayı çalıştır ve sesini kes! - Olmaz.

- Hadi! - Hayır.

- Üstüme gelme... - Lütfen beyler.

Hepimiz gerginiz ama her şey düzelecek.

- Arabayı çalıştırır mısın lütfen? - Daha iyi. Hoşuma gitti.

Dikkat!

Tamam, tutunun.

- Ne yapıyorsun? - Başka çarem yok.

Ne yapıyorsun?

Siktir!

Daha hızlı!

Dikkat et!

Motosiklet!

Sola sap! Sola!

- Kırmızı ışık! - Gördüm!

Hayır!

Bize yetişiyorlar!

- Dikkat! Yetiştiler! - Biliyorum!

- Hızlı! - Daha hızlı gidemem!

Onu yoldan çıkar!

Öleceğiz!

Hey!

Kurtulamayacağız!

Ateş edecek!

- Orospu çocuğu! - Yetişti!

Vay! Süper!

Hadi!

Otobanda bize yetişirler.

Sıkıntı yok. Bence geçer.

Ne yaptığımı biliyorum.

Ne? Umarım sandığım şey değildir.

- İnternette gördüm. Sığar bence! - Hepimiz gördük beyinsiz! Sahte o!

- Sahte mi? - Evet!

- Yapabiliriz. - Sahte!

- Geçer. - Videoya bakalım.

- Hadi! - Hayır!

- Geçmez! - Geçer!

- Geçmez! - Geçer!

Sahteymiş.

Geçti! Oldu!

- Demiştim. - Vay be.

- Bakın. İşte bu! - Evet!

- Başardık! - Şimdi ne yapacağız?

Bunu!

Hayır!

Kolombiya numarası. Kesin striptizcidir.

- Meşgule at. - Neden?

Anlamıyor musun? Kız kartelin adamı.

Yok canım.

Brahim arıyor.

- Réda? - Yoldayız. Yakında orada oluruz.

Çok geç. Otelin önündeler.

Bulduk onu!

Hadi beyler!

- Dayan! - Nasıl dayanayım, otelin önündeler!

Odadan çık. Hangi odada kaldığını biliyorlar!

Geliyoruz!

- Merdivenden çıkacağım! - Siz şu tarafa gidin.

Çıkışları tutun!

- Siktir, yukarı geliyorlar! - Çık oradan!

Merdivenden in!

Hadi, çabuk!

- Şerefsiz orada! - Merdivenden çıkıyorlar.

- Beni gördüler. Boku yedim! - Hadi! Çabuk!

- Hayır... - Bir şey olmaz!

Hayır!

- Bulduk onu! Burada! - Hadi!

Yakalayın o şerefsizi!

Siktir!

Brahim! Kapıyı aç!

- Bütün kapıları dene! - Kapalılar.

Denemeye devam et! Devam et Brahim!

Siktir!

- Hadi! - Bulduk onu!

Bu taraftan!

Hey, burada!

Burada! Hadi!

Aç kapıyı!

- Kırın! - Aç lan!

- Çık dışarı şerefsiz! - Kır şu kapıyı!

Aç, şerefsiz!

Başka çarem yok.

- Başka çarem yok! - Yakalayın!

Ne oluyor?

Camdan atlamış olabilir.

- Brahim, iyi misin? - Evet, iyiyim.

- Ağzıma sıçıldı ama çıktım. - Çık oradan!

Telefonda kal. On dakikaya oradayız. Tamam mı?

Çıkış yolu buldum. Çıkıyorum!

Çıkıyorum...

Oldu!

- Seni uyarmıştık şerefsiz. - Bayılmış.

Kahretsin!

Sana su vereceğim ama bağırma. Tamam mı?

- Sizi öldüreceğim... - Hayır.

Siktir. Stan.

Oynat.

Kardeşinin nerede olduğuna bak.

Oğlumu bana teslim et yoksa köpekler kardeşini parçalar!

Durun! Yapmayın! Lütfen canımı yakmayın! Lütfen!

Hayır. Siktir!

Şimdi boku yediğimizi kabul etmek zorundayım beyler.

Réda!

Siktir...

Onları geri ara. Söylediklerimi harfiyen ilet, olur mu?

Olmaz.

- Daha iyi bir fikrim var. - Hiç zannetmiyorum.

Evet, var.

Bence arkadaşların ne kadar ciddi olduğumu anlamıyor.

Hadi. Adi herif.

Durun!

Hayır! Bırak beni!

Yapmayın!

Kardeşimi köpeklerine yedirmek mi istiyorsun?

O zaman ben de oğlunu köpek balıklarına yediririm.

Babam seni öldürecek pislik!

Köpek balıkları, aptal!

Baba! Hey!

Durun!

Orospu çocuğu!

Her neyse. Şimdi ne yapacağız?

- Takas yapalım mı? - Seni öldüreceğim piç kurusu.

Oğlumu sudan çıkar!

Karar senin ama acele et.

Chafik.

Tamam! Takas yapalım.

İşte böyle. Makul davranmaya başladın!

İnanılır gibi değil.

Burada bir şeyler var! Çıkarın beni!

Hey!

Köpek balığı! Yardım edin!

İmdat!

Köpek balığı var!

Telefondayım.

Seni uyarıyorum.

Onun saçının teline bile zarar gelirse...

Arkasındaki epey iri.

- Ona bir şey olmayacak, söz. - Orası...

Ona bir şey olmayacak!

Kes sesini! Görüşürüz.

Onu sudan çıkaralım. Büyük bir tane geliyor.

- Siktir! - İmdat!

- Gel! - Hadi!

- Niye söylemediniz! - Söyledim!

Kulaç at!

- Siktir, yüzme bilmiyor! - Daha hızlı yüz!

- İmdat! - Direkt üstüne geliyor!

- Tanrım! - Yardım edin!

- Hadi! - Çabuk!

- Yüz! - Hadi!

Hadi, çabuk!

- Hadi! - Hadi!

Kıl payı yırttım!

Kıl payı!

Sorun ne? Ne oluyor?

Bizim hatamız değildi diyebiliriz.

Bilmiyorum...

Kanamayı durdursak mı?

- Evet, iki bacağındakini de. - Tamam.

En yakın hastane 30 kilometre mesafede.

- Oraya yetişemez. Daha yakın bir şey? - Veteriner var.

- Veteriner mi? - Evet!

Beyefendi, durum acil!

Kapalıyız.

Onu köpek balığı ısırdı! Lütfen, ölecek!

- Yemeğe gideceğim. - Yapmayın!

Gitmeliyim. Kapatıyorum.

Hayır! Veteriner kliniği burası!

- Şey değil... - Kapıyı açın lütfen!

- Hayır! - Açın!

Burası veteriner...

Merhaba, ben Bernardo Gutiérrez.

Veterinerim. Hayvanları çok severim.

Bugün sizlere

en vitaminli, en iyi kuru mamayı önereceğim!

KURU MAMA

Enfes, müthiş, harikulade ve çok besleyici...

Magnezyum, çinko ve vitaminler açısından zengin.

İçinde bol bol vitamin var!

Takası yarın, eski Medellín mezarlığında yapmak istiyor.

Harika.

Brahim'i oğlunun yarısıyla mı takas edeceğiz?

Yarım olduğunu bilmiyorlar.

Bence çabucak fark ederler.

Bırak da biraz dinleneyim.

Alo?

Ben Barraputa'dan Cynthia. Ne yaptınız?

- Hâlâ İspanyolca bilmiyorum. - Adam mı kaçırdınız?

Ben değil ama arkadaşım...

Delirdiniz mi siz? Niye öyle yaptınız?

Kardeşiyle takas etmek için. Söylemiştim ya.

Takas mı? Kiminle konuştunuz siz?

- Babasıyla. - Babasıyla mı?

Babasıyla mı konuştunuz?

- Takas ne zaman olacak? - Yarın.

- Nerede? - Medellín'deki eski mezarlıkta.

Neden soruyorsun? Hem niye kızdın ki?

Alo?

On dakikaya oradayız.

El Diablo'nun yarın gideceği yeri biliyorum.

Merhaba.

Niye kafeste ve yalnızsın?

Benim için şunu tercüme eder misin?

- Siktir. Uyuyordum. - Lütfen.

Köpeği uyutacaklar. Terk edilmiş.

Beyefendi.

O nasıl?

- Atardamarları dikip... - Tamam.

- ...bacaklarından kalanı sardım. - Evet.

Ama çok kan kaybetmiş.

Çabucak kan nakli yapılmazsa ölecek.

Kana ihtiyacı var. Yoksa ölecek.

Kan mı? Kanı nereden bulacağız?

- Belki... - Hayır.

Çok isterdim ama bu ara çok kan bağışı yaptım.

- Ben yapamam. - Tamam.

Ya sen? Çok kanlı gibisin.

- Ben mi? - Evet...

Korunmadan çok seks yaptım. Bence iyi olmaz.

- Yani... - Öyle mi?

- Şeyden değil... - Merak etmeyin beyler.

Ben genel vericiyim. O adamın hayatını kurtaracağım.

Ne?

- Harika. - Tabii.

Doktor, oyalanmayalım.

Buldum.

Boş Capri Sun paketine benziyor.

- Aynen! - Öyle değil mi?

Yeter...

Kurtulacağını sanmıyorum.

- Kimin? Onun mu? - Hayır, onun!

Ufak tefek ama bayağı sağlamdır.

Hayır. Yeter... Boş.

- Beş dakika daha lütfen. - Orospu çocukları!

- Eyvah. - Onlar! Yardım edin! Beni yakaladılar...

Bizi gammazlıyor.

- Beni köpek balıklarına yedirttiler. - Hayır!

Evet!

- Hayır. Bir dakika! - Ne oluyor?

- Kurtulmak için yüzmem gerekti! - Hayır!

Sonra...

Aşağılıksınız...

Arkadaşınız olduğundan emin misiniz?

Tabii!

Eski bir dost.

- Evet, eski bir dost! - Anladım...

- Gitmemiz gerek. - Tamam.

- Hayır, ben... - Evet. Teşekkürler beyefendi.

İlaçları al!

Kansızken de eskisi kadar ağır.

Hadi!

Bu sefer tam sığdı.

İyi değilim. Bir şey yemeliyim.

Hayır!

- Onu niye aldın? - Öldüreceklerdi.

- İndir onu. - Sana bir şey yapmaz.

Planı hatırlıyor musun?

Evet ama tekrar anlat.

- Brahim'in arabada olduğunu teyit edip... - Evet.

...geri döneceğim. Aynı şey için birini gönderecekler.

Anahtar takas edip onların arabasıyla gideceğiz.

Gayet iyi olacak.

- Evet ama... - İyi olacak.

Peki, tamam.

Sakın bir delilik yapma.

- Arkadaşım seni izliyor. - Nasılsa öleceksin.

- İyi misin? - İyiyim. Merak etme.

Sana zarar verdiler mi?

Hadi git.

Tamam, bağırma.

Bitti. Bu iş bitti artık.

- Hadi gidelim. - Özür dilerim.

Merak etme kardeşim. Geldik.

Tanıştığımıza memnun oldum.

Yaşanan terslik için de kusura bakma.

Hadi bakalım. Her şey yolunda gidecek.

Bizi çağırıyor. İnelim.

- Anahtar? - Arabayı çaldık. Anahtarım yok.

Hayır!

Hayır!

Gebertin onları!

Çabuk gebertin o şerefsizleri!

- Brahim ne olacak? - Kaçın!

Siktir!

Escobar mahallesine gidiyorlar.

Hadi!

Beyler! Beni bekleyin!

Çok hızlı gidiyorsunuz!

Dur.

Hadi!

- Çabuk! - Beni bekleyin!

Acele et!

Hadi.

Bu taraftan.

Siktir. Oraya atlayamam.

Geri gelin! Bana yardım edin!

Çabuk!

Hadi!

Geberin!

Şükür ki düzgün ateş edemiyorlar!

Hey!

Tamam. Bu taraftan mı?

Burada ne işiniz var lavuklar?

Konuş onunla.

Sakin olun beyefendi.

Biz turistiz. Bir yanlış anlaşılma var.

- Hadi. - Hey!

- Yardım etsek mi? - Hayır, o iyi.

İşini bitireyim, gideriz!

Şerefsiz!

Dur.

- İcabına bak. - Niye ben?

Sen daha yakındasın. Hadi!

Vay be!

Çabuk!

Saçma bir şey yapma.

Hadi, sür!

Nereye gidiyorsunuz?

Yapabilirsin!

Siktir!

Hayır!

Sikeyim!

Yapmayacaksın, değil mi?

Yapma!

Hadi, binin! Gidelim!

- Sıkı tutunun. - Bekle.

Hadi!

Çabuk! Atla!

Vay anasını...

Dur!

Yapma!

Gel!

Kardeşim öldü.

Kardeşimi öldürdüler.

Bir dakika. Polis mi bu?

Polis misin?

Destek ekipler nerede?

Gelmiyorlar. Bir tek ben varım.

Susun. Düşünmem gerek.

Siktir...

Pardon patron. Beni köpek ısırdı.

- Merak etme. Anlıyorum. - Sağ ol.

Şimdi nereye?

Sizi Venezuela sınırına götürüyorum.

Kardeşin için üzgünüm.

Amirim sizi kurtarma operasyonuna onay vermedi.

Yolsuz polisler.

Yolsuzluk. Tamam, anladım. Teşekkürler polisler!

Dinleyin! Sizin için çok risk aldım! Ben olmasam ölürdünüz.

Haksız sayılmaz.

Don Nacho'ya yaklaşmak için bir yıl o boktan barda dans ettim.

Babasının izini sürüyordum.

Ama hepimiz kovulduk. Soruşturmam mahvoldu.

Kardeşim ellerinde!

Başka ne olacaktı? Oğlunu kaçırdın! Ne bekliyordun ki?

Neyse ne.

Sizi öldürecekler. Sizi de ailelerinizi de!

Anlamıyor musunuz?

Ne dedi?

Kartel Fransa'daki yakınlarımızı da öldürecekmiş.

- Zırva. - Aynı şey daha önce de oldu.

- Bununla ilgili haber var. - Dâhice fikrin ne peki?

Annemizi korumak için annelerini mi kaçıralım?

Haberi buldum. Kartel, 2012'de birileriyle ödeşmek için

Marsilya'ya gitmiş ve sonra...

Katliam yaşanmış.

Ya köpek?

Ona ne olacak?

Bilmiyorum. Bugün uyutulacaktı.

Bizimle olması daha iyi, değil mi? Berbat hâlde olsak da...

Cynthia gerçek adın değil.

Hayır, adım Marissa.

Tamam Marissa. Niye bize yardım etmeye geldin?

Soruşturmam mahvoldu.

Meslektaşlarım yolsuz. El Diablo'nun sizi öldürmesine izin veremezdim.

Üzgünüm.

Brahim tehlikede sandık.

Hâlinize üzülüyorum.

Yardımın için sağ ol.

Stan! Brahim'in numarasından video geldi!

Oğlumun öcünü almak için...

- Eyvah. - Bu ne?

...hayatınızı mahvedeceğim.

Bütün akrabalarınızı öldüreceğim.

- Yavaş yavaş... - Siktir.

Acı içinde ölecekler. Hepsinden önce de kardeşin!

Hepsi oğlumun çektiği gibi acı çekecek!

Buna engel olmak istiyorsan yerimi biliyorsun.

Teslim olacağız.

Faydası olmaz.

Ne yaparsanız yapın öç alacaklar.

Ne yapalım peki?

Kardeşimin kafasını mı ezsinler?

Onu ölüme terk edemeyiz. Bir şey yapmalıyız.

Bir adam var.

Kolombiya'da size bir tek o yardım edebilir ama...

Aması falan yok.

Başka çaremiz yok.

Ne biçim bir adam böyle ücra bir evde yaşar?

Mahremiyetine düşkün, rahatsız edilmeyi sevmeyen.

O yüzden dediğimi yapın.

Ne dedi?

Adamın şakası yokmuş.

Hadi.

Bu taraftan.

Burada kimse yok.

Kilitli.

Hey!

Robbie!

Dur! Ben Marissa.

Kartellerle savaşta babam ekip arkadaşındı.

Ben çocukken tanıştık.

Güvenli evini ifşa etmeye gelmedik. Yardımına ihtiyacımız var.

Lütfen.

Tanrım, amma büyümüşsün! Gel, sana bir sarılayım!

Sorun yok.

- Onunla da dövüşme bak. - Tatlı biri. Gerek yok.

- Sana bakıyor. - Hayır, sana.

- Ne? - Bakıyor ama dik dik değil.

Bir şey söyle.

- Eviniz şahane. - Şahane.

Kısacası başka çaremiz yok.

O yüzden senden yardım istemeye geldik.

Elimizde bir şey yok. Yerini bilmiyoruz.

El Diablo'nun adamlarıyla nasıl baş edeceğimizi bilmiyoruz.

Bildiğimiz tek şey onun kardeşinin

her geçen dakika ölüme daha da yaklaştığı.

Aileni kurtarmak için her şeyi yapmaya hazır mısın?

Ne dedi?

Ailende en sevdiğin kişiyi sordu.

Hayır. Onlar için her şeyi yapıp yapmayacağını sordu.

İşte ondan.

Evet, hazırım.

Kim bu adam? Bu garip yer ne böyle?

Gizli bir ABD askerî üssü.

Robbie ömrü boyunca kartellerle savaştı.

Niye hâlâ Kolombiya'da yaşıyor?

Kızı burada.

Siyasetle uğraşıyor. Robbie de onu bırakmak istemiyor.

Bu görevden sonra beni hafızanızdan sileceksiniz beyler.

- Anlaşıldı mı? - Evet efendim.

Anlaşıldı.

Bu benim mi?

Seninkini sevdim.

Tamam, sağ olun.

- Seninki daha iyi. - Benimkinde nişangâh var.

- Seninki daha iyi. - Değişelim.

- Versene. - Hayır.

Kesin sesinizi!

- Onun yüzünden. - Hayır.

Senin yüzünden!

Oyun değil bu lan. Hadi. Siktiğimin şeyini düzgün tut.

Tamam.

Ben de savaşmak istiyorum.

Sakin ol. Sana daha iyi bir iş vereceğim.

Gerçekten mi?

- Hazır mısınız? - Evet.

Gidelim.

Tamam, hadi.

- Önce sen. - Sen.

- Açıkçası fark etmez. - Etmezse hadi o zaman.

Hadi. Ateş edin lan!

Tamam efendim ama biz normal insanlarız, asker değiliz.

Hedefe nişan alıp ateş et yoksa beynini dağıtırım ulan. Hadi.

Tamam.

Tamam.

Ateş edebildiğini gördün işte. Sıra sende.

Tamam, ateş edeceğim.

Bir saat alıştırma yapın. Iskalamayın.

Hadi.

Planın ilk kısmı Brahim'in yerini saptamak.

İkinci kısım onu oradan kurtarmak.

Son olarak da kaçış var.

Tuzağın işlemesi için birimiz oraya gitmek zorunda.

Bizi sen içeri sokacaksın. İçinde GPS olacak.

Başaracağız.

İçimde GPS mi olacak?

- İçimde derken? - Kıçına sokacağız.

- Kıçıma mı? - Evet.

Dünyanın en güvenli yeri.

- Mecbursak yapacağız. - Hayır diyemeyiz.

- Çok küçük. - Acıyacak mı?

Acımayacak tabii! Adam profesyonel.

- Defalarca yapmıştır. - Askeriyede yaygındır.

Biz yapardık yapmasına ama seni seçti.

Hadi!

Defalarca yapmıştır.

Ne yaptığını biliyor.

Gurur duyman lazım dostum.

Biz yapardık yapmasına ama seni seçti.

Kahramansın sen.

İyi, tamam.

Tebrikler.

- Tebrikler. - Kutlarım.

- En iyi görev seninki. - Tamam da...

Senin adına sevindim.

Çocuklar.

Yardım edin!

Tuvalet!

- Sustur şu köpekleri! - Tuvalet lütfen!

- Mastiff'e dikkat et. - Acil!

Hepsine mama ver.

Hayır...

- Çocuk bağırıyor. - Bırak çürüsün.

Çocuklar!

Hayır!

Şerefsizler!

Çocuklar!

Eşyaları arabaya koyayım.

Şerefsizler geldi!

Kardeşim nerede? Söyleyin!

Yerini saptadım.

Güzel. Gidelim mi?

Bol şans beyler.

Bol şans mı? Ama... Bizimle gelmiyor musun?

Üzgünüm beyler. Bu sizin meseleniz. Kendiniz çözün.

Ama sahada sizinle bağlantı kuracağım.

Her şey yolunda gidecek.

Onsuz aynı olmaz ama.

Size güveniyorum. Elinizden geleni yapın.

- Bol şans. - Sağ olun.

Planın son kısmında görüşürüz.

Umarım.

Lütfen dikkatli ol.

Hadi yahu!

Toparlan artık! Ya şimdi ya hiç!

Brahim!

Brahim, orada mısın? Beni duyuyor musun?

Beni dinle. Seni kurtarmaya geliyoruz kardeşim.

Acayip bir planımız var.

İşe yarayacak.

Emin olmak için soruyorum.

Ne yapacağımızın farkında mısın?

Hayat memat meselesi.

Doğru.

Haklıydın.

Berbat bir operasyon lideriyim. Hatta berbat bir liderim.

Lider sen olabilirsin.

Duyuyor musunuz?

Beni duyuyor musunuz?

Evet Robbie.

Vakit geldi. Dronu çıkarın.

Tamam.

Bu taraftan.

Hadi.

Orada mı?

Sola bakın. Sola!

Buradayım!

Kameranızı açın.

Kardeşin ikinci katta. Tünelden geçin. Hazır mısınız?

Evet.

Tamam, hadi.

Bol şans beyler.

Hadi! Öldür onu!

- İşte bu! - Evet!

Dikkat çekmeden duvarı takip edin. Hemen önünüzde.

- Burada. - Siktir, yaşıyor!

Burada!

- Gidelim. - Olmaz. O ne olacak?

İndiririz. Onu alt edebilirsin.

İndirebilirsin. Hadi!

Stan! Buradayım! Stan!

Merhaba efendim.

Hayır! Sakin!

- Sen kimsin? - Sorun yok. Bir arkadaşımı arıyorum.

- Çekil pislik. - Bıyıklı, ufak tefek bir adam.

Orada işte.

İyi yumruktu!

Buradayım.

Vay! İyi indirdin!

Bırakma!

Kazanıyor!

Hadi gidelim!

Geliyorum.

Hadi.

Çabuk! Hemen çıkın oradan!

Çıkıyoruz! Geliyoruz.

Hadi!

Buradan!

Bu taraftan!

Réda, kapıyı havaya uçur.

Siper alın.

Evet! Bravo beyler.

Tamam, hadi!

Başardık!

Evet!

Evet!

Tamam, sür!

Beyler.

- Beyler! - Ne?

Cüce nerede?

Cüce, şey...

O...

Cüce...

Şey...

Ne?

- Ne? - Onu bırakacak kadar adi misin?

- Öyle demedim. - Gördüm seni!

Öylesine yaptım. Sen bırakmak istiyorsun.

- Gördüm seni! - Sendin o!

- Gözlerin böyleydi. - Hayır, sendin!

- Yazıklar olsun. - Sendin!

Sen gitmek istiyorsun, bense onu kurtarmak.

- Oraya dönmek mi istiyorsun? - Evet, istiyorum.

Dön o zaman. Biz bekleriz.

Gelmiyor musun?

Lütfen.

Robbie.

Bir sorunumuz var.

Biliyorum. Uyum sağlamalıyız. B planına geçelim.

Brahim, beni çok iyi dinle.

Bizi arabada bekle.

Başımıza bir şey gelirse

- kaç. - Tamam.

Telefonumu al. Marissa'yı ara.

Tamam. Marissa.

- Ben de gelebilir miyim? - Hayır.

Şerefsizler beni unuttu!

Aşağılıklar!

Yukarı çık! Oradan ateş edelim!

Hadi!

Çık!

Hadi!

Neredeyiz be?

Kokaini orada imal ediyorlar. Çıkın oradan!

- Gitmeliyiz. - Açın kapıyı!

Hadi.

Buraya!

Sikeyim!

- Oraya! - Hadi!

- Siktir! Boku yedik. - Hayır, iyiyiz.

- Kilitli! - Kırın kilidi ulan!

- Merdivende iki adam var. - Hayır!

Öldürün yoksa ölürsünüz.

Kimseyi vurmayacağım.

- Vur şunları. - Onları öldürmeyeceğim. Ateş etmeyeceğim.

Ya siz ya onlar.

- Hayır. - Hemen ateş et!

Siktir.

Tamamdır.

Oldu. Hadi!

Hadi!

Adam öldürdüm.

Bunu düşünme. Unutma, bu daha başlangıç. Solunuzda.

- Buradalar. - Başka çaremiz yok.

Adi herifler!

Bir sürü adam geliyor.

Yardım et!

- Daha çok adam lazım! - Onu görüyorum!

Vurun onları!

Hadi, hadi!

Hadi!

Bende mermi var! Bitir işini Tony!

Şimdi.

Vur şu pisliği!

Kapının arkasında!

Siktir!

Destek lazım!

Etrafını sarın şerefsizin!

Ölme vaktin...

Geliyor!

Solundaki ilk kafes.

- Kilitli. - Geri çekil!

Tamamdır!

Çıkardım onu!

- Yürü! - Hadi!

- Dikkat, geliyorlar! - Durun!

- Mermim bitti. - Biliyorum.

Nefes aldırmayın!

- Tamam. - Kardeşim!

- Hadi. - Dur. Bende de var!

- Hadi. - Sonuncu.

Oyun değil bu!

- Sen oynadın, ben de oynayacağım! - Hadi!

Hadi!

Bu taraftan.

Tamamdır.

Bir kişi kaldı.

Bitti bu iş!

- Beyler... - Bitti artık.

- Niye ateş etmiyorsun? - Mermim bitti.

- Bende el bombası var. - Hayır, yeter.

Ne yapacağız?

Ben hallederim.

Dostum.

Bizde iki silah var, sende tek. Silahını yere at.

Teke tek dövüşelim.

Tamam. Aynı anda.

Tamam, silahını at.

Ne dedin ona?

Onunla teke tek dövüşeceğini söyledim.

- Onu alt edebilirsin. - Birlikte.

- Beyler, ben de buradayım. - Tamam, birlikte yapalım.

Tamam. Kazananla dövüşürüm.

Tamam, hadi.

Çok güzel!

- Gördün mü? Onu yere serdim. - Bravo!

Onu alt ettik. Hadi gidelim!

Hadi!

- İyi misin? - İyiyim.

- Bir sorunumuz var. - Evet.

Bacakları fena.

- Bize hemen başka plan lazım. - Bir dakika.

Hadi. Bacaklarına çalış!

Tamam...

Hayır...

Evet.

- Nerede o? - Kalk hadi.

- Karşında. - Hadi.

- Kazandım mı? - Tabii.

- Kazandın. - Güzel.

Tamam o zaman.

Hayır, arkadaşım!

Hayır!

Sakin ol.

Sakin ol.

Siktir!

Al sana!

Hadi beyler. Gidelim!

Hadi!

Hadi kalk!

Çocuklar, ülkeyi terk etsek ya.

Bu işi bitirmezsek bizi bulurlar.

Beyler, duyuyor musunuz? Sinyal çok zayıf.

Evet Robbie.

Bravo size. Gelecekte bol şans.

- Tamam. - Görev henüz bitmedi.

Ne yapacağınızı biliyorsunuz.

Bol şans.

Çok sağ ol Robbie. Adamın dibisin.

Beyler, nerede olduğumuzu biliyor musunuz?

Escobar'ın evlerinden biri. Resmini görmüştüm.

- Tamam. - Son plan bu.

Marissa, bu Brahim.

Özür dilerim.

Teşekkürler.

Bir şey değil.

Hadi gidelim.

Vay be!

Burada ne acayip şeyler olmuştur, farkında mısınız?

Hazır mısın?

Neredeyse.

İnanılmaz.

Çocuklar,

gizli bir geçit olabilir.

Nasıl yani?

Escobar belgeselinde izledim.

Dene.

İnanılmaz. Demiştim size.

Adam dâhi.

Dâhi.

Alt tarafı bahçe kapısı.

- Vay... - Robbie haklıymış.

Geriye uçurmak kaldı.

Ha siktir!

El Patrón'un helikopteri. Chafik, telefonunu ver.

Çalışıyor. Uçurabilir misin?

Öğrenmeye vaktim var.

Ben Pablo Emilio Escobar Gaviria. Sizler de ilk...

Dur ulan hıyar!

Dur! Başka birinin hayranı olamaz mısın?

Pablo Escobar ve Tony Montana bok gibiler!

İyi şeyler yapan birinin hayranı ol!

Niye kızıyorsun?

Seninle nerede hata yaptım? Ne akla hizmet böyle bir şey yaptın?

Niye kaçırılmış gibi yaptın?

Bilirsin işte...

Takipçi kasmak için.

Daha çok hayran için.

- Viral olmak için. - Kes şu viral muhabbetini!

- Yeter! - Geleceğini düşünmemiştim.

Ortalığın böyle karışacağını da.

Ortalığı karıştırdıysam

sana bir şey olacağı düşüncesi

beni çıldırttığı içindi.

Ben...

- Aptallık ettim. - Evet.

- Aptallık ettim. - Ben de öyle.

Fena hâlde.

Seni seviyorum.

Ben de seni.

Hadi eve gidelim.

Eve gitmek istiyorum.

Her şey yoluna girecek mi?

Yakında öğreniriz.

Réda.

Bir sorunumuz var.

Ne sorunu?

Ne sorunu?

Hiçbir şeyin sözünü veremem ama sanırım yapabilirim.

O zaman bitirelim şu işi.

Gidelim.

- İyi misin? - Evet, tabii.

Tamam, gidelim.

- Evin görünür olması gerek. - Evet.

Tamamdır.

Hazır mısınız?

Tamam.

Patron, 16 ceset var. Fransızlar da kaçtı.

Patron, baksana.

Fransızları hafife aldınız.

Kartel nerede hani?

Bir cüce sizi benzetti!

İşi tek başıma bitirebilirdim!

- Evet, aynen! - Evet!

Açık konuşayım. Bir daha karşımıza çıkmayın.

- Aynen! - Selamünaleyküm kartel!

- O ev şeyin değil mi... - Biliyorum!

Dinleyin!

Herkes benimle gelecek.

Kartelin tamamı.

Bütün silahlar.

Onları yok edeceğim.

- Yürüyün! - Hadi!

Teşekkürler.

Her şey için sağ ol.

Birbirimizi iyi tanımıyoruz ama sayende hayattayım.

Çok teşekkürler.

- Teşekkürler. - Bir şey değil.

Teşekkürler.

Seni yanımda götüremem.

Ona iyi bak, olur mu?

Ayrıca...

Müşterilerle çıkmıyor ama ben müşteri değilim.

O da striptizci değil zaten.

İyi bir ilişkimiz olabilirdi.

Hiç bilemeyeceğiz.

Ona iyi bak.

Yardımın için sağ ol.

Kendine iyi bak.

Güle güle.

Hoşça kal.

Gerçekten mi? Bu mu yani? Hiç değilse...

İyi misin?

Helikopterdeyiz. Kontroller hakkında konuşmak istiyorum.

İlki solumdaki kol. Bu kollektif kol.

Bunun olayı şu.

Bu kolu yukarı çekip sonra tekrar indirdiğimde...

- Dostlarımız geldi. - Anlaşıldı.

Çalıştırıyorum.

- Hazırım. - Hadi o zaman.

Yürüyün! Sağı kollayın!

- Gidelim! - Hepsini öldürün!

Sağ bırakmayın!

Gebertin onları!

Hadi!

Vurun onları!

Hadi!

Sonunda beni buldun.

Hodri meydan.

Uzağa gitmiş olamazlar!

- Réda geliyor mu? - Çatıdan gelecek.

Onları takip edin!

Bulun şunu, hadi!

Patron!

Rotasyon, yatay düzlemde, sol ve sağ...

Sol ve sağ pedalları kullanarak...

Réda, geldiler! Çabuk ol. Ne yapıyorsun?

Hadi!

Gelemem.

Ne diyorsun sen? Hadi gidelim!

Çık oradan!

Cihazı evin dışından aktive edemiyorum.

Ne diyorsun?

- Ne anlatıyorsun, çık! - Duvarlar zırhlı.

Sinyal geçmiyor. Escobar güvenlik amacıyla yaptırmış.

Onları planladığımız gibi içeri çektim ama...

İçeriden patlatmam gerek.

Sensiz gitmem.

Duyuyor musun? Gitmem! Acele et!

Çok geç. Başka çarem yok.

Gidin.

Gidin Stan.

Havalan Stan. Hadi!

Dinle, hemen gitmezseniz siz de öleceksiniz.

Stan, ne yapıyorsun?

Yapma lan! Réda ne olacak?

Kes saçmalamayı!

Dur! Ne yapıyorsun?

Brahim'le konuşayım.

Stan, atlayacağım! Niye havalandın?

Stan, dur!

- Réda! - Brahim, kardeşim.

Brahim, annem sana emanet, tamam mı?

- Hayır... - Ona iyi bak.

Sizi seviyorum.

Hayır Réda, dur! Lütfen!

Dinle beni. Yalvarırım...

Hayır Réda!

Réda!

Böyle olmaz. Konuş benimle!

Stan! Stan, dur!

Stan, lütfen!

- Aç! - Ne oluyor?

Dur!

Siz durun. Yalnız gideceğim.

Kazanacağım orospu çocuğu!

Kalk.

Hayır. Bana bulaşmakla hata ettin.

Kalk!

Cehenneme gidip siktiğimin Escobar'ıyla çürü!

Hayır!

Réda!

Böyle işte.

Üç sıradan mahalle çocuğu

Medellín'deki en kötü karteli böyle yok etti.

Tamam, hadi!

Tekrar!

Güzel.

Küçük sıçramalar. Devam edin! Hadi!

HUZUR İÇİNDE YAT ŞAMPİYON

Alt yazı çevirmeni: Bilge Gündüz

Proje Kontrol Sorumlusu: Cem Arıkan

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.