All language subtitles for The.Crow.2024.HDTS.c1nem4.x264-SUNSCREEN

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese Download
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Hayır!

Sevdiğiniz biri öldüğünde...

...boşluk nedir bilirsiniz.

Tamamen yalnız ve kimsesiz olmanın...

...nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz.

Hiç unutmazsınız.

Ve asla...

...ama asla affetmezsiniz.

çeviri: ÖFT tw: @mrendirsin

- Zadie? - Shelly?

Sana gönderdiğimi gördün mü?

Hayır, ne gönderdin?

Videoyu birine gösterdim.

Sanırım öğrendiler. Neler oluyor?

Mesajlarına bak.

Ona ne yaptın?!

- Bunu nereden buldun? - Dom çekmiş.

Bak, bununla onu yakalayabiliriz.

O yenilmez değil, Shelly.

Evet, öyle.

Eşyalarımı toplayıp buradan siktir olup gidiyorum.

Benimle gelin.

Sen ve Dom. Üçümüz.

Bunu ne sikime yaptın ki?

Burası artık bizim için güvenli değil.

Orada bekle, sana geliyorum.

Sanırım peşime birini taktılar.

Beni takip ediyorlarsa seni de ediyorlardır.

Merhaba, Zadie.

Zadie?

Zadie?

Zadie?

Shelly!

Dom, dur!

Başka seçenekler de vardı, Zadie.

Keşke önce benimle konuşsaydın.

Merhaba, Dom'a ulaştınız. Mesaj bırakın.

Dom, beni dinle.

Zadie aklını kaçırdı.

Az önce bana senin çektiğin bir video gönderdi.

Zadie'nin evinde buluşalım. Onun için endişeliyim.

Şüpheli gözaltına alındı. Kadın, 201i yaşlarda.

Merkeze götürüyoruz.

Serenity Park Rehabilitasyon Merkezi

Bir şey söyle!

- Uyan, Eric. - Kendini savunacak mısın?

- Bana bak. - Ne yapacaksın?

Kendini savunabilecek yaştasın.

Baban kurtarmaya mı gelecek?

Bradayız işte. Alo?

Bir şey söyle!

Yok mu? Diyecek lafın yok mu?

Bir şey söylesene lan!

Bir şey söyle!

Bunun zor olduğunu biliyorum, Eric.

Ama bu egzersizlerin amacı seni buraya getiren...

...zararlı davranışlarından kurtulmak.

Öfkelenmek ve uyuşturucu kullanmak...

Bu kolay çıkış yolu. Acını saklamana...

...imkan tanıyan şeyler.

Bize katılacak mısın?

Hemmingway şöyle yazmış...

"Dünya herkesi dağıtır.

Çoğu insan dağıldığı yerden güçlenir.

Ama dağılmayanları...

...öldürür."

İçeri girmeye hazır ol.

Telefon yok, gardiyanlarla konuşmak yok...

...karşı cinsle iletişim yok.

Bay Roeg, işte Marion'a sözünü ettiğim...

...anç Viyanalı dahi.

Sizinle tanışmak bir zevk, Bay Roeg.

Lütfen, oturun.

Ben de Viyana'da doğdum, biliyor musunuz?

Ölümsüz müziğin beşiğinde.

En büyüklerin çalışını izleyecek kadar uzun süre yaşadım.

Bana senin de oldukça dinami olduğunu söylüyorlar.

- Seni ödünç alabilir miyim? - Tabii.

Çalışını dinlemek için sabırsızlanıyorum.

Ne oldu?

Onu bulduk.

Sorun yok, Zadie. Sorun yok.

Olan oldu.

Arkadaşlarını arıyoruz.

Shelly'yi gördün mü?

Hayır.

Sen iyi birisin, Zadie.

Bilsen de bana söylemezdin...

...değil mi?

Senin gibi yüzlerce masumu öldürdüm...

...burada bulunduğum yüzyıllar boyunca.

Hiç daha kolaylaşmıyor.

Katillerin, tecavüzcülerin, dünyadaki pisliklerin...

...kafi olmasını dilerdim...

...ama...

...onların gideceği yer zaten cehennem.

Ama senin gibi insanlar...

...onun istediği ruhlar bunlar.

Benim yaptığım anlaşma bu.

Ben gitmeyeyim diye sen cehenneme gideceksin.

Lütfen...

Lütfen, bırakın gideyim.

Gideceksin.

N'oluyor lan burada?

Kendine gel!

Niye hala buradayız biliyor musun? Senin saçmalıkların yüzünden.

Merhaba.

Seni burada sevmiyorlar, değil mi?

Hayır, pek değil.

Erkekler ve kadınların birlikte oturmamasını söylemişlerdi.

Biliyorum. Bana da söylediler.

Dövmen hoşuma gitti.

Teşekkürler.

"Şimdi gül, sonra ağla."

Benim için olaylar böyle gelişti gibi.

Benim için daha çok, "şimdi ağla, sonra daha çok ağla."

Bir fikra duymak ister misin?

Bilmem, komik mi?

- Pek sayılmaz. - Harika.

Duyalım bakalım.

Hangi çeki bozduramazsın?

- Bilmem. - Gerçeği.

Vay be, bu...

Güzelmiş.

Üzerinde çalışmaya devam edeceğim.

Hey, grup seansınızın vakti geldi.

İşte geliyor. Tam vaktinde.

Adın ne? Ben Eric.

- Shelly. - Sonra görüşürüz, Shelly.

Sessiz olmaya zorlandıysanız...

...dairenin içine girin.

Herhangi bir şeyin sizin hatanız olduğuna...

...hissetmeye zorlandıysanız...

...dairenin içine girin.

Sizi koruması gerekenler tarafından...

...terkedildiyseniz, yüzüstü bırakıldıysanız veya kandırıldıysanız...

...dairenin içine girin.

Hayatın size getireceği iyi şeyleri...

...sabırsızlıkla beklemeye hazırsanız...

...dairenin içine girin.

Onu bulmana çok sevindim.

Sana ve kızına çok düşkünüz.

İyi misin?

Hey... Evet.

Mekanın altını üstüne getirmişler, ha?

Evet.

Ben miyim bu?

Pekala.

Bunlar şarkı mı yoksa şiir mi?

İkisi de demezdim ben.

Sadece karaladığım birkaç şey.

Yazın çok güzel.

Bunlar iyi bir müzikle harika olabilir.

Müzik mi yapıyorsun?

Evet.

Ya da belki..

Ne bileyim, belki...

Belki bir ara birlikte çalabiliriz.

Olabilir.

Nasıl anlaşacağımıza bakalım.

Burada ne işin var?

Bilmiyorum. Sanırım...

...sonunda geçmişte olanlar beni yakaladı.

Hasta 005. Shelly'nin dikkatine, ziyaretçin var.

Burada olduğumu kimse bilmiyor ki.

Gidip bir bakacağım, tamam mı?

Bunlar bana avukat gibi görünüyor.

Bakmak ister misin?

Hassiktir...

Kim onlar? Beni burada bulmamalılar.

Beni bulurlarsa siki tutarım.

Odası bu tarafta.

Beni burada bulmamalılar.

Siktir! Gel benimle.

Hasta 005'in yerini iletebilir misiniz?

İşte burada. Yukarıdaki pencereyi görüyor musun?

Evet. O seni avluya çıkaracak.

Bekle, bekle!

Bilekliği çıkarmamız gerek.

Sinyallerini alabiliyor musunuz?

Çamaşırhanedeler.

- Ne yapıyorsun? - Sokarım böyle yere.

Ben de geliyorum.

Başardık be!

Hey! Hey!

Hey!

Hey, dur! Bekle!

Kimdi onlar?

Eski hayatımdan.

Pekala.

Benim de var öyle.

Eminim vardır.

- Tanrım! Burası manyakmış. - Burası arkadaşımın evi.

Antigua'da yaşıyor. Ara sıra burada takılıyorum.

Eee...

Şimdi ne olacak?

Burada kalmak zorunda değilsin.

Belki de kalmasan daha güvenli.

Kalmak istiyorum.

Tamam o zaman. Bir süre burada saklanacağız.

Ya sonra?

Başka bir yerde saklanacağız.

Bir yolunu bulacağız.

Güzel plan.

Evet, güzel plan.

- Leş gibi kokuyorsun. - Kusura bakma.

Duşu kullanmamın sakıncası var mı?

Daha değil.

Çok iyiydi.

Beni gördüğünde ilk hoşuna...

...giden şey neydi?

Şey...

...senin değişik bir havan var.

Güçlü bir şey.

Senin bende ilk hoşuna giden neydi?

Senin şahane biçimde dağılmış olduğunu düşündüm.

Ve öylesin.

Peki...

...yaptığın en kötü şey neydi?

Rehabilitasyondan kaçtım bir keresinde...

...soysuzun tekiyle birlikte.

Muhtemelen yaptığım en iyi şeydi.

Dur biraz... az önce bir şey hatırladım.

Burada gizli bir zulan mı var?

Merhaba!

Bunlar mı?

Tanrı'nın kuzusu.

Bana bakmayı kes yoksa gözünü oyarım.

- Gözümü mü? - Artık ona ihtiyacın yok.

Ben varım artık.

Kaç kişiyi sevdin?

Yani ciddi ciddi sevdin?

Hiç kimseyi.

Ben de.

Bana bir şeyin sözünü ver.

Ne?

Sevilmesi zor biri olursam...

...beni daha çok sevmeye çalış.

Marion?

Bir sorunumuz var.

Size telefon var, Bay Roeg.

- Evet? - Zadie'nin cesedini bulmuşlar.

Ben bulunacak bir şey kalmadığını sanıyordum.

Sekteye uğradık ama diğerlerinden birine yaklaştık.

O video dışarı çıkarsa...

...bana ne yapacağını biliyorsun.

Bu kovalamaca beni oldukça yoruyor.

Terlediğini telefondan hissedebiliyorum.

Bu iş burada bitecek.

- Merhaba. - Merhaba.

Ne okuyorsun?

Rimbauc.

- Sana da okuyayım mı? - Olur.

Bunun bitmesini istemiyorum.

Bitmesi gerekmiyor.

Ömrümüz boyunca böyle yaşayabiliriz.

Niye durdun? Çok güzeldi.

Sen çalsana.

Hayır.

Hayır, bu işte benden iyi olduğunu ikimiz de biliyoruz.

- Hayır, hayır... - Evet, hadi.

Bunu şimdi yapamam.

Tamam.

İyi misin? Neler oluyor?

Biraz dışarı çıkabilir miyiz?

Bir süredir piyano çalmamıştım.

Çalmayı çok severdim.

Bütün hayatım oydu.

Ama annem bunu çarpık bir şekilde kullandı.

Beni çalmam için çok küçük...

...olduğum yerlerde sahne almaya zorladı.

Hiçbiri için çalmak istemedim.

Görmemem gereken şeyler gördüm.

İnsanlara zarar verdim.

Sadece...

Biliyorum.

Sorun değil.

Hayır, sorun.

- Ne yaptın? - Sana söyleyemem.

Bilirsen beni terkedersin.

Ve beni terkedersen ölürüm.

Seni bırakırsam çoktan ölmüşümdür zaten.

Baştan başlamak istiyorum sadece.

Neden başlamıyoruz ki?

- Nereye gideceğiz? - İstediğimiz yere.

Her yer buradan daha iyidir.

Her yer mi? Her yer.

Yani diyorsun ki eğer atlarsam...

...sen de benimle atlarsın?

Elbette atlarım.

İsyankar gençlerin bize...

...kollarını açacağını mı sanıyorsun?

Evet, sigara ve viski uzatmak için sıraya girecekler.

Hayır.

Hayır mı?

Zambaklar.

Beyaz zambaklardan bir derya.

Pekala.

Zambak olsun.

Ben gidip biraz su alacağım.

- Ben gidip alayım. - Hayır, sen bekle.

Su alabilir miyim?

Shelly! Shelly!

Beni dinle, sadece dinle.

Dinle...

Zadie öldü.

Bizim peşimize düşecekler, Shelly.

Hemen şehri terketmeliyiz.

Shelly, beni dinle! Dediklerimi kulağın duyuyor mu?

Zadie öldü lan!

Hadi, gitmemiz gerek.

- Ne? Neler oluyor? - Gitmeliyiz, Eric.

- O da kimdi? - Sana her şeyi anlatacağım.

Senin mekana gidelim.

Shelly?

Shelly!

Bırakın onu! Bırakın!

Yapmayın!

Lütfen, yapmayın!

Bırakın!

Lütfen, yapmayın!

Bu neydi amına koyayım?

Shelly?

Neredeyim ben?

Neresi burası?

Daha iyi bir yer bekliyor insan, değil mi?

Ama bizden oyalanmamızı beklemiyorlar.

Burada ne kadar kalacağımız tamamen sana bağlı.

N'oluyor lan bana?

İnsanlar bir zamanlar biri ölünce...

...bir karganın ruhlarını ölüler diyarına taşıdığına inanırdı.

Ama bazen o kadar kötü bir şey oluyor ki...

...beraberinde o korkunç hüznü de taşıyor.

Ve ruh huzur bulamıyor.

Neden söz ediyorsun sen?

Karga, yanlışları düzeltmen için sana yol gösterecek.

Ne demek istiyorsun?

Sikerler böyle işi.

Gerçek değil bu.

Benden uzak dur lan!

Orası da buradan ibaret.

Bütün bunlar bir kabus sadece.

Kabus görüyorum sadece.

O halde uyan hadi.

Shelly?

Shelly?

"şimdi ağla"

Ben geldim.

Ciddi misin, Shelly? Sanatıma biraz saygı göster.

Geldim.

Ne arıyorum tam olarak?

Bir cep telefonu. Tamam.

Biz de aradık ama işimiz bölündü.

- İçinde ne var? - Bilmen gerekmiyor.

- Sadece bul. - Tamam, tamam.

Ortaya çıkabilirsin, evlat.

- Kimsin sen? - Polisim. İşte...

Hadi.

- Tamam. Sorun yok.

- Bırak onu. Bırak. - Tamam. Dinle...

...sanırım kafayı yiyorum.

Artık neyin gerçek olup olmadığını bilmiyorum.

Kız arkadaşımın başına çok kötü bir şey geldiğini düşünüyorum...

Hassiktir.

N'aptin lan?

Hassiktir...

Hass...

N'oluyor lan?!

Adaletin yerini bulması için karga sana yol gösterecek.

Yanlışları düzeltmen için...

...karga sana yol gösterecek.

İnsanlar bir zamanlar biri ölünce...

...bir karganın, ruhlarını ölüler diyarına taşıdığına inanırdı.

Bazen beraberinde korkunç hüznünü de taşır.

Bazen ruh huzura eremez...

Shelly?

Shelly, bebeğim?

Hayır, hayır, sorun yok.

Sorun yok. İn oradan aşağı.

Sorun yok...

Hayır, hayır, hayır!

Hayır!

Öldü, değil mi?

İkimiz de öldük.

Korkarım evet.

Nesin sen?

Bir tür melek mi?

Meleğe benzer bir halim mi var?

Anlamıyorum.

Neden ben buradayım da o değil?

Cevap hoşuna gitmeyecek.

Söyle sen.

Buradan çok daha kötü bir yere gidiyor şu an.

Yanlışları düzeltebileceğimi söyledin.

- Ne demek bu? - Seni öldürenin...

...senin dünyanda olmaması gerekiyor.

Masumları cehenneme göndererek...

...ebedi yaşam elde etmek için şeytanla bir anlaşma yaptı.

Bu dengeyi bozuyor.

Onları öldür.

Hepsini öldürürsen hayatlarınızı geri kazanırsınız.

Onu geri alabileceğimi mi söylüyorsun?

Evet.

Seni öldürenleri öldürürsen onu geri alabilirsin.

Yukarıdayken vuruldum.

Ve bu sana bir şey öğretti, değil mi?

İyileşebiliyorum.

- Ölmüyorum. - Fiziksel olarak, hayır.

Acı çeker misin? Evet.

Sevgin saf kalırsa...

...ölemezsin.

Sana nasıl güvenebilirim?

Başka seçeneğin var mı?

Hazır mısın?

Hassiktir...

Fric, ne oldu lan?

Nerelerdeydin? Herkes öldüğünü sandı.

Herkes haklıymış.

Aman ne komik. İçeri gel.

Yardımın gerek, dostum.

Ne lazım?

Bir silah lazım.

Silah mı?

Eric, onunla ne yapac...

Beni ilgilendirmez.

Bunlara ihtiyacın olacak.

Kızının arkadaşıyım.

Konuşmamız gerek.

Kim onun peşindeydi? O gün neden onun için geldin?

Onu öldürenlerle birlikte gördüm seni.

Neden söz ediyorsun? Aşırı dozdan öldü o.

- Nereden biliyorsun? - Çünkü oradaydım.

Karşında kim olduğunu bilmiyorsun.

Onu seviyordum. Bu insanlar kim bilmeliyim.

Çünkü onları geberteceğim.

Her birini.

Ve onu geri getireceğim.

O geri gelmeyecek.

Bebeğim öldü.

Öldü o...

...ve geri dönmeyecek.

Beni dinlemiyorsun. Git buradan.

O öldü.

Personel Geçiş Kartı

Seni gebertmiştim.

Evet, geberttin.

Kımıldama.

Kapat şunu.

Patronlarının hepsinin adını istiyorum.

Yapma bunu!

Hassiktir!

Başını eğ!

Gazla!

Arkaya geç!

Merhaba, Sophia.

Bu kadar uzun zaman geçtiği için üzgünüm.

Gerçekten.

Başın sağ olsun. Shelly çok özel bir kızdı.

Ziyaretçin olmuş diye duydum.

Ne istedi?

Seni öldürmek istiyor.

Öfke. İlk dürtüdür.

- Öfke değil. - Ne o zaman?

Aşk.

Onu çok seviyor.

Bana onu geri getireceğini söyledi.

Ne dedin?

Eğer seni öldürürse...

...onu tekrar diriltebileceğini sanıyor.

Shelly'm benim...

...bana çok kez ihtiyacın oldu ama hiç yanında olmadım.

Kes şunu.

O öldü.

Daha iyi bir hayat için onu takas ettin.

Bu çok cesaret ister.

Bana verdiğin bir lütuf değil, lanetti.

Ölmeyi tercih ederdim.

O halde ona katılmalısın.

- Marion. - Evet?

Geri gönderilmiş.

Ölümden kaçma gücü onun içinde.

Onu bana getir.

Siktir! Siktir...

Canımı yakma, dostum.

- Konuş! - Ben bir şey yapmadım.

Seni gördüm kulüpte. Onları bize sen getirdin.

Hayır, hayır...

...onu çıkarmaya çalışıyordum.

Kaçmasına yardım etmeye çalışıyordum, dostum.

Neyden kaçmaya?

Neyden kaçmaya?!

Peşinde olan o kadın kim?

Marion mu?

Hayır, dostum...

...o sadece bu işin bir parçası. Ona çalışıyor o da.

Neden söz ediyorsun? Kime?

Adı Vincent Roeg.

Eskiden bizi partilerinde ağırlardı.

Başta hatun kaldırması kolay bir yer sandım orayı...

...ama işler karanlıklaştı.

Çok karanlıklaştı.

O adamın bir sesi var, dostum...

Onun sesi...

Sana doğru süzülüyor...

...ruhunun en karanlık kısımlarını buluyor...

...ve onlara bir ses veriyor...

...ve sesler giderek artıyor...

...ta ki şeytani bir şey yapana kadar.

Hala duyuyorum.

Neler olacağını bilseydim...

...o videoyu asla çekmezdim, dostum.

Ne videosu?

- Nerede? - Telefonunda olduğunu söylemişti.

Sakladığını söyledi. Kimsenin görmesini istemediğini.

Onu uyarmaya çalıştım ama sensiz gitmek istemedi.

Shelly ile uzun zamandır tanışırız.

Sana bakışlarını görünce...

...bir şeyler farklıydı.

Bir işi de düzgün yapmaya çalıştım..

...ve sıçıp batırdım.

Üzgünüm.

Beni bulmaları uzun sürmez.

Bizim yapamadığımızı yap.

Siktir git buradan.

Sağ ol, dostum.

Ciddi ciddi kimi sevdin?

Çekme bizi!

Ne yapıyorsun?!

Bunu neden yaptın?!

Her yerde kan var!

Shelly, yardım et!

Ölüyor!

Onu niye öldürdüklerini buldum.

Shelly cidden kötü bir şey yapmış...

...ve şimdi kafamdan çıkaramıyorum.

Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.

Bunu yapamam ben.

Eric, oturman gerek.

Eric, otur lütfen.

Lütfen, Eric...

Hadi, hadi, otur gel.

Neler oluyor?

Hassiktir...

Bana niye söylemedi ki?

Bana söylemesi lazımdı.

Tamam ama sana söyleseydi...

...onu yine de sever miydin?

Eric?

N'oluyor lan?

Bizimle gelmen gerek.

Hassiktir!

N'aptın sen lan?

Niye buraya geri döndüm?

Beceremedin.

Neden iyileşmiyorum?

Aşkının saf kalması gerektiğini söyledim.

Sevginin düşmanı nefret değildir.

- Şüphedir. - Ondan hiç şüphe duymadım.

Öyle mi?

Şansın vardı ve ziyan ettin.

Sana bir Tanrı'nın gücü verilmişti...

...ama nihayetinde sen sadece bir çocukmuşsun.

En azından ruhun yoluna devam edebilir.

Onun ruhu sonsuza dek karanlığa gömüldü.

Senin için...

...ebediyet kolay.

Sadece nefes almalı...

...ve onu bırakmalısın.

Yapamam.

Üzgünüm.

Benimkine karşılık onunki.

Benim ruhuma karşılık onunki.

Daun ruhu lanetli.

Onun gittiği yeri hayal bile edemezsin.

Mesele ben değilim.

Onu kurtarsan bile...

...onunla bir daha birlikte olamayacaksın.

Biliyorum.

Bunu yapmama izin ver.

O karar bana düşmüyor.

Bundan geri dönüş yok.

Bu kara kan sayesinde...

...onlar gibi dünyalar arasında gezinebileceksin.

Yanlışları düzeltmeye bak.

Tut şunu.

"Boku yedik. O öldü."

"Opera'da buluşalım. İki saat sonra."

Marion.

Vincent? Bu doğru mu?

Korkarım ki evet. Öldürülmüş.

Emin misin?

Üzgünüm.

Lanet olsun!

Lütfen yerlerinize geçin. Teşekkürler.

Stefan?

Ön giriş emniyette.

Bir durum sözkonusu.

O burada.

O burada.

Bütün adamlarımızı öldürüyor.

- Sana çok minnettarım, Marion. - Ne için?

Bizi buraya kadar getirdiğin için.

Tek diyeceğin bu mu?

Bu işte beraberiz, Marion...

...ama sırada ilk sen varmışsın.

- Nerede o? - Burada değil.

Nerede o?

Kırsaldaki malikanesinde.

Bizi öldürdünüz.

Ne için?

Değdi mi buna?

Çok ufaktan başlıyor...

...ve gerçeği sizden sakladık. Neler olduğunu biliyorsun...

...ama bir parçası değilsin.

Ve sonra sen de diğerleri gibi...

...bu girdaba kapıldın.

Ve gideceğin tek yön aşağı.

Ondaki bakış sende de var.

Hangi bakışmış o?

İçindeki her şeyden nefret eden birinin bakışları.

Ama o senden daha iyi yapıyor bunu.

Yüzünü dön.

- Kimsin sen? - İhtiyarın teki.

Ama gerçeğim.

Gördün mü?

Et ve kandan ibaretim.

Senin aksine.

Onu geri getirebileceğini düşündüğünü duydum.

Getiremezsin.

Onun olduğu yerden...

...geri dönüş yoktur.

Şu videoyu gördün mü?

Biliyorum. Üzgünüm.

Sandığın kişi değildi.

Hayır, o değildi.

Sendin.

İnsanları yozlaştırıyorsun. Zaten olmayan bir şeyi yozlaştıramazsın.

İnci gibi.

Bir tohum bu.

Haline bir bak.

Ne hale geldiğine bak.

O gözler...

Bu yüz...

Neden seninle olmak istesin ki?

Hiç sevgin kalmadı.

Sadece nefret.

Sen bir salaksın.

Hiçbir şey hissetmiyorsun, değil mi?

Hiçbir şey hissetmiyorsun.

Ben her şeyi hissediyorum.

Bir şey söyle! Hadi, söyle!

Hiç sevgin kalmamış. Sadece nefret.

O sandığın kişi değildi.

Beni sevmesi zorlaşırsa, daha çok sev.

Kaç kişiyi sevdin?

Ciddi ciddi sevdin?

Bırakma beni.

Bunun bitmesini hiç istemiyorum.

Burası ne böyle?

Burası her şeyin biteceği yer.

Ona yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.

Hepsine yaptıklarının.

Korkuyor musun?

Korkuyorsun.

Seni salak çocuk.

İstediğin bu mu?

Buna değer mi sanıyorsun?

Tüm bunlara? Ebediyen cehenneme?

Ne için?

Lanet bir orospu için mi?!

Seni neyin beklediğinden haberin yok.

Evet, var.

Korkunç bir rüya gördüm. Düşüyordum...

- Seni kaybettiğimi sandım. - Geçti artık, bebeğim.

Bitti.

Artık bitti.

Geri dönebildin.

Ne yaptın?

Seninle gelemem.

Tek yolu buydu.

Hayır.

Seninle geliyorum.

Bu şekilde bitmemesi lazımdı.

Yine olsa yine yaparım...

...hepsini...

Seni ebediyen seviyorum.

Sesimi duyuyor musun? Geçti artık.

Sesimi duyuyor musun? Geçti artık.

Senin için çok savaştı.

Aşkımız yaptığı her şeyde yaşamaya devam edecek.

Günün birinde, biliyorum...

...ruhlarımız tekrar buluşacak.

zamana kadar tek bir anım olacak.

Onu sevmenin verdiği mükemmel his.

Ve bu yeterli.

Yeterli sayılır.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.