Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
-[vapur düdüğü] -[martı sesleri]
[tedirgin müzik çalar]
[floresan lamba cızırtıları]
[tedirgin müziğin temposu artar]
[metal çakmak sürekli ritmik açılıp kapanır]
[adam taciz ıslığı çalar]
-[Sezen Aksu - "Namus" çalar] -[tüm diğer sesler kesilir]
-[kadın pleybek yapar] -♪ Aradım yıllardır seni her yerde ♪
♪ Bir türlü karşıma çıkmadın namus ♪
♪ Nihayet bir yerde rastladım ama ♪
♪ Utançtan yüzüme bakmadın namus ♪
♪ Yaklaşıp yanına dedim, "Neredesin?" ♪
♪ Dedin ki "Yorulma, gelmiyor sesin" ♪
♪ Gayretleri boşa gitti herkesin ♪
♪ Kimseyi yanına sokmadın namus ♪
♪ Azizken gözümde sudan ekmekten ♪
♪ Yoruldum "Uslu dur, yapma" demekten ♪
♪ Yüzyıllardır namussuzluk etmekten ♪
♪ Bir türlü uslanıp bıkmadın namus ♪
♪ Hadi yandan ♪
♪ Hadi hadi yandan ♪
[Sezen Aksu - "Namus" devam eder]
[alkış, ıslık ve tezahüratlar]
[şarkı biter]
-[kadın] Bravo! -[sürekli alkış, ıslık ve tezahüratlar]
Bravo.
[sesler yavaşça biter]
[kadın nefes nefese inler]
-[kadın gitgide daha şiddetli inler] -[ikisi de nefes nefese]
[zevkle inlemeye devam eder]
[tempolu elektronik müzik çalar]
[kadının nefesleri yankılanır]
-[tempolu müzik devam eder] -[karga gaklar]
[üst kattan çocuk bağrışmaları ve gümbürtüler]
[oflar, homurdanır]
-[tempolu müzik biter] -[kedi miyavlar]
[kedi miyavlar]
-[kuş cıvıltıları] -[hafif şehir gürültüsü]
[martı öter]
[kadın iç ses] "Gülveren ailesi. Bir oğlu, bir kızı olan Handan Hanım.
Gündüzleri bankada çalışan, akşamları evinde dolmasını yapan.
Kocasına iyi bir eş, çocuklarına iyi bir anne.
Geceleri Belinda'yla duş alarak günün tüm yorgunluğunu…"
[telefon kilidi açılır]
-[dışarıdan trafik gürültüsü] -[kuş cıvıltıları]
-[kadın] Yavaş. -[çocuklar bağrışır]
Oğlum… İtişmeden! Teker teker binin şu arabaya. Hadi.
-[araba kapısı kapanır] -[kadın] Hah.
-[sahte neşeyle] İyi günler. -İyi günler.
Ya kusura bakmayın ama acaba sizin bıcırıklar
biraz daha sessiz oynayabilirler mi?
Malum, ezber yaptığım için biraz zor oluyor.
-Teşekkürler. -[gülerler]
Tabii. Siz de daha sessiz sevişebilir misiniz?
Çünkü malum, biz de uyumaya çalışıyoruz ve çok zor oluyor.
Teşekkürler.
-[araba kapısı açılır, kapanır] -[arkada trafik ve şehir gürültüsü]
[araba çalışır]
Abi, şampuan reklamı değil mi bu? Atarsın bornozunu üstünden, girersin duşa.
İki göt altı, iki göt üstü plan.
Bir de dudağını ısırıp seksi seksi bakarsın kameraya.
Bitti gitti.
Ama yani dolma yapmazsın şampuan reklamında.
-Dolma ne ya? -[kadın] Ama marka yeni. Söylemiştim…
Aşkım. Aşkım, evet, sen bana marka yeni dedin
ama sahipleri kuruyemişçi demedin ki.
Yönetmeni Timo dedin, adı Belinda dedin.
Yani biz imza atarken bunların hiçbiri yoktu.
[gülerek] Vallaha müthişiz ya. Gerçekten bravo bize.
Yani şimdi bizim ilk reklam filmimizde vereceğimiz mesaj şu mu yani?
"Gündüzleri üç kuruşa köle gibi çalışın.
Ondan sonra eve gelin, evde de çalışın. Ütü yapın, temizlik yapın, dolma yapın.
Kocalarınıza karılık, çocuklarınıza analık edin."
-Ay, sikeyim ben böyle… -[şehir gürültüsü]
[bebekli kadın cıklar] Duydun mu ne dediğini?
Tamam Ayçacığım, tamam. Bak, gerçekten çok uzadı bu iş.
Ben hafta sonları pikniğe gidip mangal yapan
boktan bir ailenin hayatını oynamak istemiyorum.
Bizim tazminatımız neyse verelim, çekilelim işten.
[Ayça] Tatlım, tazminat 750 bin lira. Nereye çekiliyoruz?
-Net rakam bu mu? -Evet, net rakam bu.
Valla yanarız, ben sana söyleyeyim.
-Peki yarın set kaçta? -Sabah erken olur herhâlde.
Tamam ama şu dolma işi…
Dilara, kapatmam lazım. Ben seni ararım, tamam mı tatlım?
Öptüm.
[oynak müzik çalar]
[adam] Peki yönetmenine sorman gereken soruları sordun mu?
Mesela Handan karakterinin içsel motivasyonu neymiş?
Renk skalasında kaç renk varmış? Bunlar önemli.
[adam 2] Mesela karaktere kendinden sorular yönelttin mi?
-Yani mesela hayvanını buldun mu? -[abartılı kahkahalar atarlar]
-[kadın] Hayvan! -Bir durun oğlum ya.
Önce karakterin yıldız haritasını çıkarmamız lazım.
-[kadın] Aa, doğru! Bunu… -Şaka yapıyorum.
[kadın] Ama bir dakika.
Dilara, şaka bir yana, ciddi bir şey soracağım.
Yani senin Handanları gözlemleme fırsatın olmadı ya?
Nasıl olacak? Dolma atölyesine gidebildin mi mesela?
-[kadın abartılı kahkaha atar] -[Dilara sahte güler]
-Arkadaşlar. -[adam güler]
Ya arkadaşlar, keşke siz de işinizi birazcık benim kadar ciddiye alsanız.
-[adamlar] Oo! -[kadın] Aa!
[taklitle] Aa! Hadi tamam ya, geçtim ciddiye almayı.
Mesela ezber gelseniz.
-A aa! -[Dilara] Değil mi Arzucuğum?
[abartılı taklitle] "A aa, aşkım, neydi? Laf neydi?"
-[Arzu] Aşkım, takılıyoruz sana. -Aşkım!
Hep kıskançlıktan bizimkisi yani. [öpücük atar]
[gergin öpücük atar]
-[arkada konuşmalar] -[barda oynak müzik devam eder]
[fısıldaşırlar]
Tamamdır.
Aferin Serkan ya. Yetiştirmişsin hemen herkese.
Hayatım, iki güldük. Sal biraz, tamam?
Tamam Serkan. Bitti bu şampuan işi. Uzatma daha fazla.
Aman, eğlenmem…
[arkada kahkaha ve konuşmalar]
-[kadın 2] Cheers! -[gülüşürler]
[bar hoparlöründen hareketli müzikle] ♪ Doğum günün kutlu olsun Dilara ♪
Ya, sen yaptın! Sen yaptın!
-♪ Yeni yaşın günün kutlu olsun Dilara! ♪ -[eşlik ederler]
[herkes alkışlar]
-[heyecanla kıkırdar] -♪ Bir dilek tut gerçek olsun Dilara ♪
♪ İyi ki varsın, iyi ki doğdun Dilara ♪
[doğum günü şarkısı biter]
[Serkan] Sevgilim, çok uzatmadın mı? Özür diledim kaç defa.
[Dilara bıkkın iç çeker]
Pasta benim fikrim değildi, Arzu yaptı.
-Sen yatıyor musun Arzu'yla? -Yuh artık!
Bak, eğer yatıyorsan kızmam
ama bana yalan söylüyorsan senin ağzına sıçarım Serkan.
Of Dilara. Tamam, hadi, ne olur.
Her şeyimde gözü var ya. Her şeyimde! Sende var, oynadığım rollerde var.
Geçen gün Cem'e dediğini duydun mu?
"Aslında Harika rolünü ben çok daha iyi oynayabilirdim" demiş.
[kıkırdayarak] Nasıl? Dünyanın en kısa fıkrası.
Ya, acaba sen Harika'nın ayakkabısını oynayabilir misin ya?
Geçtim rolü falan ya, ayakkabısını oynayabilir misin?
[Serkan] Bana bak. Rolden çıkmayı unutma. Bir de sonra Handan'la uğraşmayalım.
-[Dilara hıhlar] -[kuş cıvıltıları]
[arkada konuşmalar ve cihaz sesleri]
[mutsuz tonlar çalar]
-[kadın] Hoş geldiniz Dilara Hanım. -[üst üste konuşurlar]
-Hemen evlendirelim sizi. -[Dilara] Tabii.
-[kadın 2] Buyurun lütfen. -Olur, tamam.
-[hafif gülüşmeler] -[arkada konuşmalar]
-[Dilara] Timo. -Oo, Dila!
-[kadın 3 konuşur] -[Timo] Dila!
Yavrum ya. Yavrum ya, biz böyle neyin içine düştük ya?
Hiç sorma. [tabanca sesi yapar]
Hemen çekip bitiriyoruz. Don't worry, darling.
-Tamam. -Ben çocuklarla tanıştırayım sizi.
-[Timo] Görüşürüz. Hazır ol. -Gelirim az sonra.
[kadın 3] Senaryo isimleri Mehmetcan ve Ayşegül.
[alaycı güler] Zaten…
[anne] Dilara Hanım. Severek izliyoruz.
Teşekkür ederiz.
[anne] Çocuklar, oyun annenizle tanışın.
[fısıldar] Oyun annesi diyoruz, kafaları karışmasın.
-Hıı. -[kız çocuk] Merhaba.
-Merhaba. -[çocuk taklidiyle] Merhaba.
[arkada konuşmalar]
Maşallah.
[kapı dili tıkırdar]
Dilara Hanım.
-Buyurun? -Ya, siz istersiniz de buyurmaz mıyım?
[gülerek] Vallahi gözümüz gönlümüz yollarda kaldı ya. [kıkırdar]
Nasılsınız, iyi misiniz? [kıkırdar]
Necati ben, kocanız. Yani, kocanız derken yani… Ee…
[kekeler] Tuncay. Oynuyorum… Necati'yi oynuyorum.
Kocanız olarak. Tuncay yani. Şöyle bir tane…
-Şöyle bir tane bir anı olsun diye… -[deklanşör sesi]
Birazcık yaklaşırsanız…
Acaba biraz daha sakin olabilir misiniz rica etsem?
-Şöyle alayım sizi. -[Tuncay] Kapandı ya.
Makyaja. [kıkırdayarak] Makyaj!
-[makyöz] Şöyle lütfen. -[Tuncay] Ayakta mı?
[makyöz] Evet.
-[makyöz] Şöyle bakayım. -Tamam.
-Tamam? -[makyöz] Tuvalette düzeltin.
-[Tuncay] Gitti Tuncay, geldi Necati. -[gülerler]
Dilara Hanım, ben bunu etiketleyip sizi paylaşacağım.
Siz de zaten görürsünüz, etiketlersiniz paylaşınca.
-Ne kadar güzel, çok güzel olur. -Tabii.
Bence öyle yapalım ya. Çünkü hazır değil yani.
[konuşmalar arkada devam eder]
Ya hocam, kusura bakmayın, muhabbetinizi bölüyorum.
Karakter analizinde diyor ki aile için, İç Anadolulu diyor.
Ben de şive yapayım diyorum. [şiveli] "Ne diysun da?"
[Timo] Dostum, lafın yok senin bu sahnede.
-Okey. Okey. -[Timo] Hı? Okay?
-Senaryoyu okumamış. Hayret bir şey! -[Tuncay] Enerjik!
What the fuck yani?
-Herkes hazır mı? Başlayalım. -[Tuncay] Herkes hazır. Evet.
[Timo] Evet arkadaşlar, Belinda için hazır mıyız?
One, two, three, action!
[huzursuz muzip müzik çalar]
[derince koklar]
[Timo] Whoa! Cut!
Dostum, daha duş almadı bu kadın. Sen neyi kokluyorsun?
Özür dilerim hocam. Bende, tamam.
[Timo] Cut! Cut! Handan, biraz daha nazikçe lütfen.
Stop, stop! Dila, darling. I need a real moment.
İnan biraz şu Handan'a.
Kocasına, çocuklarına âşık, çalışkan Türk kadını!
[hareketli muzip müzik çalar]
Bıyığa gitti hocam kafam. Bıyık şey ya, durmuyor ya. Benden.
O zaman ara verelim. Çay molası.
Çay içmenin zamanı mı şimdi? Üç, iki, bir, sendeyiz. Olmuyor! Stop!
-[Timo homurdanır] -[arkada konuşmalar]
[muzip müzik yavaşça biter]
[sürekli duş şırıltısı]
[höpürdeterek içer]
[oflar]
Cut! Olmadı. Once more.
Arkadaşlar, acaba rica etsem…
Ee… Burada işi olmayanlar seti terk edebilir mi?
[Timo] Evet arkadaşlar, lütfen. Lütfen.
-İşi olmayan yallah. -[kadın] Sizi şöyle alayım, gelin.
-Please, please! -Okay, okay, please. Sıhhatler olsun.
[hafif saat tıkırtısı]
[bıkkın iç çeker]
Dila, darling, iyi miyiz?
Değiliz abi, değiliz.
Su artık buz gibi oldu. Her yerim buruştu, baksana ellerime.
Şampuan desen şampuan mı tutkal mı belli değil.
-Yarına bırakalım mı? -Yok abi.
Bir an önce bunu burada bitirelim.
Bir daha bu boktan şampuan için buraya gelemem.
-Çekelim bitsin. -Okay.
Let's do it again. Let's do it again. [iç çeker]
And again, and again.
[kasvetli müzik çalar]
-[Timo] Okey misin? -Hazırım.
-[iç çeker, oflar] -[Timo] Evet. Three, two, one, go.
[Timo] Evet. Belinda'yla tüm günün yorgunluğunu atıyorsun.
Yeniden doğuyorsun. İçine bir ferah…
[homurdanır] Cut. Cut!
Ne oldu yine?
Dilara'yı unut. Artık Dilara yok.
Bana Handan lazım. Bu ev, bu banyo, bu şampuan, hepsi senin!
Bana içindeki o Handan'ı ver.
Hey! Look at me!
Handan'ı oynama.
[fısıldayarak] Handan ol.
Okay? Okay.
Olacak.
Let's do it.
[Timo] Let's do it.
[Timo] Durula saçlarını.
[kasvetli müzik devam eder]
Yes. Şimdi olacak.
Handan'sın. Ve sadece Handan'sın.
[kasvetli müzik huzursuz tonlarla hareketlenir]
[su şiddetle şıpırdar]
[fısıldayarak] İşte bu kadar. [neşeli nefes alır]
[rahat iç çeker]
[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
[içeriden sürekli çocuk sesleri]
-[burnunu çeker] -[sürekli çamaşır makinesi gürültüsü]
-[kasvetli huzursuz müzik devam eder] -[sürekli duş şırıltısı]
-[içeriden sürekli çocuk sesleri] -[sürekli çamaşır makinesi gürültüsü]
[makine gürültüsü yükselir]
[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
-[sürekli duş şırıltısı] -[içeriden sürekli çocuk sesleri]
[sürekli çamaşır makinesi gürültüsü]
[koklar]
[koklar]
[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
[derin nefes verir]
[kız çocuk] Böyle mi yapılır? Baştan bittin ya!
-[erkek çocuk] Ya, ver! Ver ya, ver! -[kız çocuk] Vermeyeceğim! Vermeyeceğim!
-[çocuklar aralıksız bağrışır] -[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
-[erkek çocuk] Ya, ver! -[kız çocuk] Vermeyeceğim dedim sana!
-[erkek çocuk] Ver! -Vermeyeceğim! Maymun!
-[kız çocuk] Maymun! Maymun! Maymun! -[oyuncak tabanca öter]
Timo?
-[çocuklar aralıksız bağrışır] -[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
[kız çocuk] Maymun! Maymun! Maymun!
-[Dilara] Timo. -[kız çocuk] Maymun!
-Maymun! Maymun! Maymun! -[gıcırtılar]
-Maymun! -[televizyonda konuşmalar]
Maymun! Maymun! Maymun! Maymun!
-[televizyonda konuşmalar] -[kız çocuk] Maymun!
-Yılanımı ver! Yılanımı ver! -[oyuncak tabanca öter]
-[oyuncak tabanca öter] -[kasvetli huzursuz müzik devam eder]
[çocuklar aralıksız bağrışır]
[iç çeker]
-[müzik biter] -[endişeyle derin nefes alır]
Herkes nerede?
[çocuklar sürekli bağrışır]
Handan'ım. Ne duşu bu saatte? Hayırdır?
[hafif saat tıkırtısı]
Çok mu komik? Eğleniyor musun sen benimle?
Yoo, tavla oynuyorum.
-[televizyonda konuşmalar] -Kıyafetlerim nerede benim?
[televizyonda dizi oynar]
[Necati] Handan.
-[Dilara] Timo! -[poşet hışırdar]
-Çöp var mı Handan Hanım? -[tedirgin müzik çalar]
-[Necati] Handan! -Ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun!
Ya, sen bu kılıkta ne açıyorsun kapıyı ya? Kudurdun mu sen?
-[çocuklar] Kudurmuş anne! -Çocuklar, susun bakayım. Çekil. Susun.
-Handan, ne oldu ya? Ha? -[gergin nefes alır] Ee…
Bakın, tamam, çok güzel. Ee… Güldük, eğlendik.
Ama ben artık sinirlenmeye başladım Tuncay Bey.
-[Dilara] Gerçekten. -Tuncay Bey kim?
[gergin nefes verir] Necati Bey, gerçekten…
-Necati ne? -Eeh! Salak salak!
Bu ne boktan şaka ya!
Nerede kardeşim millet? Set ekibi nerede? Işıkçı nerede?
Yönetmen nerede abi? Herkes nerede?
Ne yaptınız ya? Siz beni bayılttınız mı bu salak şampuanla?
-Bismillahirrahmanirrahim. -Ne bismillahirrahmanirrahim ya?
-Nerede herkes? -[kız] Baba, bana bağırıyor.
Tamam Handan, herkes burada, gelir. Sakinleş sen. Tamam, dur. Geçti.
Bir şey yok Handan'ım. Tamam, dur sen burada. Sen dur.
Gel… Çocuklar, gelin. Gel oğlum. Gel kızım, gel.
Doğru odanıza. Ses çıkartmıyorsunuz, tamam mı?
-Yürü. Tamam mı? Geç odana. Geç, geç. -[Dilara nefes nefese]
-[şaşkın nefes alıp verir] -[tedirgin müzik devam eder]
-[Dilara şaşkın nefes alıp verir] -[cırcır böceği sesleri]
[uzakta siren sesleri]
Handan! Handan, ne yapıyorsun?
-Delirdin mi kızım? -Ne yapıyorsun? Aa, Necati Bey!
-Handan, Allah'ını seversen! -Tuncay Bey, ne yapıyorsunuz? Bırakın!
-Bu kılıkla çıkılır mı dışarı? -Lütfen tutma beni… Ay, sikeceğim seni ha!
[avazı çıktığı kadar] Ne yapıyorsun abi? Ne yapıyorsun?
[Dilara nefes nefese, iç çeker]
Başlayacağım sizin bu yaptığınız şakaya da, işe de, size de!
Nerede lan benim kıyafetlerim? Ha? Nerede benim kıyafetlerim?
Handan, mayoyla mı duş aldın kız?
Bana bak, sikerim senin ebeni! Benim kıyafetlerim nerede?
Senin ebeni sikerim! Bağırırım sapık var diye.
Tamam Handan'ım, sakin ol. Vallahi getireceğim.
Sen burada dur, hiçbir şey yapma.
-Tamam mı? -Çabuk!
Tamam Handan'ım. Gitme, balkona çıkma Handan'ım, tamam mı?
[ağlamaklı nefes nefese]
[Necati] Evet. Getirdim Handan'ım, al. İkisi de burada. Hepsi burada.
[Necati nefes nefese]
-Bunlar ne? -Kıyafet. Senin giydiğin kıyafetler işte.
Biri bu, bir de bu vardı. İkisini de aldım.
[Necati nefes nefese]
-Tamam. Git, giyineceğim. -Handan, sen benden mi utanıyorsun?
Senin tipini sikeyim.
[huzursuz müzik çalar]
[Necati] Ya, Handan!
Handan.
-[kapı çarpar] -[huzursuz müzik yükselir]
Handan.
[Dilara] Al şunu da.
-[yüzük tıkırdar] -Handan.
Sikeceğim senin de Handan'ını ha!
Ne yapıyorsun Handan? Allah aşkına!
Nereye gidiyorsun? Allah'ın adını verdim! Handan.
Allah'ın adını verdim, bizden de çok selam söyle Handancığım.
Tamam mı? Hadi dikkatli git. Haber ver.
Annemlere gidiyor. Özlüyor annemleri.
Biz gidemiyoruz, çoluk çocuk. Hadi selametle.
-[nefes nefese] -[huzursuz müzik devam eder]
-[şaşkın nefes alır] -[uzakta siren sesleri]
[Dilara nefes nefese]
Levazım'a gideceğiz.
[Necati] Handan!
Handan!
Handan! Handan!
-Hemen getiriyorum kardeşim paranı. -[kapıya sertçe vurur]
-[müzik biter] -[gergin nefes verir]
[Serkan] Kırdın kapıyı, kırdın!
Şu taksiyi öder misin? [oflar] Sikeceğim…
-Ne oluyor amına koyayım? -Şampuanına da…
Böyle boktan bir şey olacağı belliydi anasını satayım.
Şampuan reklamında dolma mı olur ya?
-[sessizce] Sikeyim böyle işi ya. -[Serkan] Ne oluyor ya? Alo!
[oflar] Vallaha bir ay kadar uyuyacağım Serkancığım.
Ne olur beni uyandırma, olur mu?
Ablacığım, sen kimsin?
Ne güzel işmiş böyle ya!
Ekranda her gördüğümüzün evine dalalım, öyle mi?
Kalk hadi. Polis çağırttırma bana bu saatte.
[gergin gülerek] Haa!
Demek sen de işin içindesin, ha?
Yemedim Serkan, yemedim.
Hadi uzatmayın artık şunu.
Hadi. Öde yavrum, öde taksiyi.
[kadın] Kim bağırıyor ya böyle? Uykumdan zıpladım!
[kasvetli müzik çalar]
Ben sana ne yapmak istersen yap ama bana sakın yalan söyleme demedim mi?
[Arzu] Serkan, kim bu?
-Asıl sen kimsin lan? -Ne oluyor be?
-[Serkan] Hop, hop. -Bir de benim geceliğimi giymiş.
[kasvetli müzik devam eder]
Bir yere daha uğrayacağız kardeşim. Sen sür.
[içeriden eğlence nidaları]
Hemen getiriyorum paranı kardeşim.
[barda tempolu müzik çalar]
[arkada konuşmalar]
-Buyurun. -Sağ ol.
[derin nefes verir]
Buyurun efendim.
-[garson] Afiyet olsun. -[hafif öğürür]
[Dilara nefes verir]
Şimdi bana doğru söyleyin. Hiçbirinize kızmayacağım.
Hepiniz biliyor muydunuz Serkan'ın Arzu'yla yattığını?
[adam] Ee… Hanımefendiciğim, onu sırf biz değil,
bütün magazin camiası biliyor zaten.
Ha siktir ya.
[adam] Oo. Oh, yarasın.
Levent, 200 lira versene. Kapıda taksi bekliyor, onu ödeyeceğim.
Ee… Biraz hızlı gidiyoruz sanki. İstersen ilk önce bir tanışalım.
Ben Levent.
Ya Levent, Allah aşkına, ne tanışması ya? Oğlum, Dilara ben.
Tanımıyorum sizi.
Abi, tamam, hadi uzatmayın artık. Gerçekten boku çıktı.
Cem, sen bir şey söyle Allah aşkına ya!
Hanımefendi, biz provadan çıktık. Bir iki bir şey içip dağılacağız.
-Evet abi, hep yaptığımız şeydi bu. -İşte biz sizi tanımıyoruz, bilmiyoruz.
-[Cem] Biz yapıyoruz. -Tanımıyoruz.
-[Cem] O yüzden sizi alalım isterseniz. -Çek elini kolunu. Ne yapıyorsunuz abi?
-[Levent] Sakin ol. -Oğlum, siz nasıl bir teşkilatsınız?
-Amacınız ne, beni delirtmek mi? -[garson] Hanımefendi…
Allah Allah! Çek elini kolunu! Sıçarım bacağına ha!
-[Levent] Oo. -[kadın] Aa.
-Siz oturdunuz. -Kusura bakmayın.
-[Dilara] Tamam! -Ne tamam?
Çekil kardeşim ya!
[taksici] Müşteri bekliyor, dolu. Anlamıyor musun?
-[adam Arapça konuşur] -Habibi, habibi! Taksi benim, hadi.
[kadın] Abi, Allah belanı versin.
-[taksici] Senin versin. -Verdi kardeşim. Hadi sür.
-Abla, bak senin de paran yoksa… -Kardeşim, param olmasa niye bineyim sana?
Eve gidiyoruz zaten. Evde param.
[taksici oflar]
[mutsuz duygusal müzik çalar]
[müzik dışında tüm sesler kesilir]
-[şehir gürültüsü] -[mutsuz müzik devam eder]
[hayretler içinde nefes verir]
[ani nefes alır]
[oflar]
[kapı açılır]
[zil çalar]
-[müzik biter] -[derinden iç çeker]
Buyurun?
-Daire 8? -Evet.
[iç çeker]
Daire 8.
Çok pardon.
[şehir gürültüsü]
[Dilara derin nefes verir]
[Dilara oflar]
Beni… [kekeler] …aldığınız yere tekrar bırakabilir misiniz?
[huzursuz duygusal müzik çalar]
[korna çalar]
[martılar öter]
[müzik biter]
373 lira Handan'ım.
[Necati] 373 lira ya!
Sana ne oluyor Handan?
Evli barklı bir kadın, gecenin bir yarısı
373 liralık nereye gider, nereden gelir? Ha?
Telefonunu da almamışsın. Öldüm burada meraktan ya, öldüm!
Vallahi diyorum sana, parasında değilim. Vallahi değilim.
Senin neyin var Handan? Allah'ını seversen ya!
Sen iyi misin, ne oldu? Bak, bunu da çıkardın.
Kurban olayım, bak bir daha bunu çıkardığını görmeyeceğim, tamam mı?
Hep parmağında kalacak.
-Asansörde kaldık. -[Necati] Ha?
-[köpek havlamaları] -[hafif saat tıkırtısı]
[kadın] Neden kokluyorsunuz beni?
[adam] Çünkü… Çünkü seni seviyorum Zeynep.
[Zeynep şaşkın nefes verir]
[Zeynep] Ama siz koskoca Cevheroğlu Holding'in veliahdısınız.
[adam] Hayır, ben Fikret'im. Sadece Fikret. Âşık bir Fikret.
[inler] Ah, anam! Handan.
[acıyla inler] Handan, gözüm yaşardı. [acıyla nefes alır]
Handan, sen ne yapıyorsun Allah'ını seversen? İyi misin ya?
[Zeynep] Babamı manuel terapiye götürmem lazım.
[Fikret] Zeynep!
Bu gece burada kalabilir miyim?
-Sen içki mi içtin kız? -Çok uykum var, lütfen.
[Necati iç çeker]
Tamam Handan'ım.
Eski köye yeni âdet Handan. Bunu yapmayalım.
Lütfen! Handan! Handan… [acıyla inler]
Ayağımı sıkıştırdın Handan! Ayağımı sıkıştırdın!
Handan! Handan. Handan.
Handan, bak eğer o kapıyı açmazsan var ya,
senin ağzını burnunu kırarım bak, seni…
Senin dinlenmen lazım Handan'ım.
Bu gece dinlen sen, zaten sabah konuşuruz bunları.
Bunları karı koca konuşuruz sabah.
-[kapı çarpar] -[Dilara oflar]
[Necati] Sen içki falan mı içtin?
Cevap vermiyorsun.
[iç çeker, oflar]
-[gergin nefes alıp verir] -[tedirgin müzik çalar]
Boktan bir kâbus bu. [nefes nefese]
Sabaha bitecek.
Geçecek.
Geçecek, değil mi?
[nefesi titrer] Geçecek. Geçecek. [hafifçe güler]
-[hafifçe oflar] -[tedirgin müzik biter]
-[vapur düdüğü] -[şehir gürültüsü]
-[kuş cıvıltıları] -[Necati] Bu ne ya?
Bunu ne zaman yaptı ki bu?
Allah Allah! Çıkmıyor da.
[hafifçe homurdanır] Ne oluyor ya?
Nasıl ya? [fısıldayarak] Nasıl ya…
O ne kız? Ha? Kına mı yaptırdın sen?
Ya, senin ne işin var burada?
Ne demek ne işim var burada kızım? Burası bizim yatak odamız.
Ne zaman yaptırdın?
-Dün akşam mı yaptırdın? -Gitsene!
Handan, bir şey diyeyim mi?
Çok güzel olmuş.
Ha? Bir sabah sporu. Ha? Ne dersin?
-Ya, saçmalama, gitsene! -Ne gitsene kızım? Dur Handan.
Beş dakika.
[ikisi de nefes nefese]
[sesi titrer] Çocuklar. Çocuklar! Çocuklar duyacak.
-Şş, duymazlar. Üç dakika. -Çocuklar!
Sessiz ol, duymazlar.
-Necati, git, saçmalama. -Üç dakika.
-Ya, hayır Necati! -Handan, bir dakika. Ulan… Handan.
[Dilara] Mehmetgül! Ayşecan!
-[Dilara içeri koşar] -[gergin nefes alıp verir]
[Necati] Kızım, bırak o zımbırtıyı. Yumurtanı soğutma.
Hadi. Mehmetcan.
Al yumurtanı. O sucuk öyle değil, ekmekle yenecek.
Al şu ekmeği, ekmekle ye. Sen de sucuğunu ekmekle yiyeceksin.
-[tablette çizgi film oynar] -Handan'ım.
Yumurta yemeyeceğim! Yumurta yemeyeceğim!
Bok ye o zaman! Bitecek o, çabuk!
-Handan'ım, al sen de. -[çizgi film devam eder]
Çabuk, çabuk! Sıcak sıcak.
Kızım, Allah aşkına kıs şunu ya.
Mehmetcan! Yumurta yediğini göreyim. Çabuk.
Hadi. Handan, şundan biraz ye. Bak sonra tansiyonun düşecek ha. Tamam mı?
Lan piç kurusu, yesene ulan!
Kızım, lütfen, rica ediyorum şunu bir kıs ya!
Ekmekten al. Handan, sen de. Hadi hadi! Çabuk. Herkes yesin.
Handan, beni iyi dinle.
Bu… [öksürür] Akşama Feridelerle annemler gelecek, tamam mı?
Yemek sende. Allah aşkına yap.
Sabah kahvaltıyı bana kaktırdın ama böyle olmaz.
Geçen gün ne yapmıştın?
Ha, şu kavun dolmasından. Babam çok sevdi, ondan yap.
Bir de çıkarken şunu bir sabunla falan bir çitile.
-O nedir öyle ya? -[oflar]
Yapma lan eşşoğlueşek! Bırak annen yemek yesin!
Sana ne dedim? Çabuk onu ye.
-Kızım, lütfen şunu kıs ya. -Sessizlik!
-[çizgi film kapanır] -[Dilara nefes nefese]
[trafik gürültüsü]
[telefon Mustafa Sandal - "Aya Benzer" şarkısıyla çalar]
["Aya Benzer" netleşir]
[kadın] Handan, nerede kaldın?
Bak böyle sürekli geç kalırsan olmaz ama. Müdür de seni sordu.
Hani işten önce kahve içecektik? Oyalanma, çabuk gel. Hadi öptüm.
[şaşkın nefes verir] İşe geç kalmışım.
[enteresan müzik çalar]
Çalışıyor muyum ben ya?
[dışarıda trafik gürültüsü]
Haa! Handan bankacıydı.
Hangi banka?
-[arkada konuşmalar] -[arkada telefonlar çalar]
[ofis ve şehir gürültüsü]
[enteresan müzik esrarengiz tonlarla devam eder]
[kadın] Alo? Bir saniye…
[arkada sürekli ofis gürültüsü]
-[enteresan müzik devam eder] -[gergin nefesler alıp verir]
Ne?
[Dilara] Nasıl ya? Hayır, hayır, hayır! [ağlamaklı nefes alır]
[telefon tuş sesleri]
Arzu mu? [fısıldayarak] Orospu Arzu.
[iç çeker]
[telefon tuş sesleri]
Bir ben mi yokum yani?
-Allah'ım! [cıklar] -[kadın 2] Handan.
[enteresan müzik biter]
[kadın 2] Handan?
Handan!
Handan.
[öfkeli nefes verir]
-Handan. -Ne? Ne? Ne?
Ne var Handan, Handan, Handan? Sıçacağım Handan'ınıza ya!
Ne var? Ne?
[homurdanmalar]
Akif Bey odasına çağırıyor. Biraz sinirli.
Sinirli? Kim ya bu Akif? Nerede odası?
Akif'miş!
[kapı sertçe açılır]
[arkada ofis gürültüsü]
Akif sen misin?
Sana çok kötü bir haberim var Akif.
Handan yok. Handan öldü. [el çırparak] Handan öldü, bitti, gitti!
Dilara var. Dilara'yım ben!
Dilara Başaran. Tiyatrocuyum, anladın mı?
Bir bak bakayım benim suratıma. Bak, bak.
Hiç bankacıya benzer bir hâlim var mı benim? Ha?
[masaya vurur] Oyuncuyum ben! Benim Altın Portakal'ım var!
Afife Jale'm var benim! Tanıdın mı beni, ha?
Niye kimse beni tanımıyor ya? Niye tanımıyorsunuz beni kardeşim?
Dilara Başaran'ım ben! Niye tanımıyorsunuz?
Allah'ım, yardım et, ne olur. Delireceğim! Kafayı yiyeceğim! [ağlar]
-[Dilara] Allah'ım! -Dilara Hanım.
[şaşkın titrek nefes alır]
Hepimiz sizi tanıyoruz.
[neşeyle nefes verir, hafifçe güler]
Gerçekten mi? [neşeyle nefes alır]
Allah'ıma şükürler olsun! [ağlamaklı güler]
[kıkırdayarak] Şükürler olsun, bitti! Bitti. Bitti!
[Akif] Şş, şş. Dilara Hanım, Dilara Hanım.
[Dilara histerik nefes alır]
Burada değil.
Burada değil.
[titrek nefes verir] Nerede?
Bak, bu işin arkasında kim varsa
hepinize tek tek dava açacağım, haberiniz olsun.
Böyle iş mi olur ya?
-[Dilara iç çeker] -[trafik gürültüsü]
-Nereye gidiyoruz? -[gizemli müzik çalar]
[uykulu derin nefes alıp verir, hafifçe homurdanır]
[gizemli müzik devam eder]
Ne bu?
-Ne yapıyorsun ya sen? -Ne yapıyorum Handan?
Dilara mı diyeyim?
[gergin nefes alıp verir]
[Dilara] Sikeyim ya.
[nefes nefese]
[endişeyle inler, kekeler]
[var gücüyle çığlık atar]
[avazı çıktığı kadar bağırır] Sikeyim ulan böyle işi!
[var gücüyle çığlık atar]
[nefes nefese hıçkırarak ağlar]
Siktir ya!
Çıkamıyorum abi. Çıkamıyorum abi!
Sikeyim, sikeyim.
[nefes nefese]
Kaldır şunu.
-[gizemli müzik biter] -[nefes nefese]
Şunu da kaldır.
Sen kaldırsana.
Siktirtme ulan belanı! Kaldır şunu!
Ya, ben yine sahip-köle konseptli bir şey yapıyoruz diye şey yaptım.
[oflar]
-Ben çok mu mutluyum Handan? -Sür hadi.
-Az kaldı. Gemi falan hepsi tamam. -Sür ulan, sür!
-[Akif uzatarak] Allah Allah! -[Dilara nefes nefese]
[kadın] Şundan vereyim mi? Havuç ye.
-Bak marul da vereceğim. Hah. -…CFO'luğa kadar yükseldim.
-[kayınvalide] Aferin, böyle. Hah. -[Necati] Böyle. Bol.
-[kadınlar beğenme nidaları] -[kayınvalide] Tut bakayım şunu.
-Hah. Ye bakayım. Hah. -[Necati] Canım.
[arkada dizi oynar]
Bekle, limon sık ona. Biraz sık, lahmacun da vereceğim şimdi.
-[kayınvalide] Ayranla, tamam mı? -Annem.
-[kayınvalide] Ha? -Kusura bakma. Bu seferlik böyle oldu.
Handan çok yorgun geldi, ondan annem.
-Limon sık. -Tamam.
Niye? Bir kısır da mı yapamadı?
[Necati ağzı dolu] Handan'ım. Hah şöyle. Güzel. Roka da vereyim.
Yenge, nereden aldınız bunu? Sahildeki lahmacuncudan mı?
-[görümce] Orasınınki çok güzel oluyor. -Ben lahmacun sevmiyorum.
Sus lan. Lahmacun seni seviyor. Yiyeceksin.
-Niye eniştemi beklemiyorsun? -Ne var? Arabayı park ediyor, gelecek.
Sen de… Şş. Ufaklık, al şunu. İçine koy onun. Çabuk.
-[kayınvalide] Hadi ye. -Afiyet olsun babam.
[geğirir]
[çocuklar gülerek] Dedem geğirdi.
[Necati] Çok ayıp.
-[zil çalar] -[Necati] Hah.
-[Necati ve anne] Geldi. -Tamam, gidiyorum.
[ayaklarını yere vura vura koşar]
-Hadi. -[Necati] Handan'ım, sen de.
-[oflar] -Soğutmayın. Güzel olmaz soğursa.
Hadi ye. Göreceğim yediğini, çabuk.
-[adam] Cümleten hayırlı akşamlar. -[Necati] Eniştelerin kralı, hoş geldin.
-[sesler boğuklaşır] -[çok gergin müzik çalar]
[boğuk konuşmalar devam eder]
[konuşmalar boğuk ve yankılı gelir]
-Yenge, içim yandı. Bir ayran döksene. -Bir dolma yapamadı! Bir dolma yapamadı!
-[Necati] Allah aşkına ya… -[boğuk konuşmalar]
[Dilara korku dolu nefes alıp verir]
[Dilara derin nefes verir]
-Handan, neyin var, ne oldu? -[gergin müzik yükselir]
Handan?
[boğuk konuşmalar devam eder]
[boğuk televizyon sesi]
[nefes nefese]
Nefes mi alamıyorsun? Konuşsana.
Ayran içsene.
[ağlamaklı] Sessiz olun ne olur. Ne olur sessiz olun.
Sessiz olun. Sessiz olun. Susun ya, susun!
-Yenge, bir sırtına vurayım, gel. -Sessiz ol!
-[tüm sesler kesilir] -[gergin müzik devam eder]
-[sesler kırılmayla geri gelir] -[Necati] Handan!
-Ay, gözü terseledi! Gördünüz mü? -Ya, pul biberden oldu ya!
-Soda getirelim! -[Necati] Handan!
-[kayınvalide söylenir] -Gözü terseledi, gördüm.
-[kilit tıkırdar] -[oflar, iç çeker]
-[nefes nefese] -[kapı camına vurulur]
Allah'ım!
[ağlamaklı fısıldayarak] Gidin, siktirin gidin ya. Siktirin gidin.
Bitsin bu, ne olur bitsin! Ne olur, ne olur.
[Necati ve Akif bağrışır]
-Ne olur Allah'ım, ne olur. -[gergin müzik devam eder]
[kapı sertçe zorlanır]
[şaşkın nefes alır]
-[gizemli müzik çalar] -[Necati ve Akif boğuk konuşur]
[neşeyle nefes alır]
[koridorda hep bir ağızdan bağrışmalar]
[koridorda sürekli konuşmalar]
[derin nefes verir]
[fısıldayarak] Bitiyor.
[rahat nefes verir]
-[derin nefes verir] -[cam kırılır]
[endişeyle nefes alır]
[muzip müzik çalar]
[Dilara] Yani Doktor Bey, evet,
benim bu anlattıklarım kulağa delice geliyor olabilir
ama yemin ederim hepsi doğru.
Ben birdenbire bu Necati denen salağın karısı Handan olarak buldum kendimi.
Ama öyle değilim ve buna kimse inanmıyor.
Dilara'yım ben, Dilara Başaran.
[derin nefes alır] Bakın.
Biz size sadece yardım etmek ve dinlemek için buradayız.
Lütfen siz anlatmaya devam edin.
Nasıl kendinizi bir anda Handan olarak buldunuz?
Şimdi Doktor Bey, ben oyuncuyum.
Bir reklam filminin senaryosuydu tüm bunlar.
Belinda adında saçma sapan bir şampuan reklamı.
Ben çekimde saçlarımı böyle şampuanlarken
birden kendimi Handan'ın banyosunda buldum.
Sıkışıp kaldım ama ben burada.
Yani şu an beni eski çevremden de kimse tanımıyor.
Serkan bile tanımadı beni.
-Serkan? -Yok mu işte ya, şey…
Oyuncu. Serkan Gürsoy.
Benim sevgilim o. Yani sevgilimdi.
Sevgiliniz… Peki Necati Bey'in bundan haberi var mı?
[vantilatör gürültüsü]
Doktor Bey, tekrar söylüyorum. Ben oyuncuyum.
[ani nefes alır] Hepinize kafa tutuyorum!
Duydunuz mu beni? Hepinize!
Bana yapıştırdığınız hiçbir etiketi kabul etmiyorum!
Bipolar, nevrotik, anoreksik,
sınırda kişilik.
[nefes nefese]
Ben bu dünyaya
sizi rahat ettirmeye gelmedim güzel dostum!
Ben bu dünyaya
yaşamaya geldim.
Yaşamaya!
Benim varlığımı yok edemezsiniz!
Beni engelleyemezsiniz!
[Dilara] Duydunuz mu beni?
-Beni yok edemezsiniz! -[tedirgin müzik çalar]
Duydunuz mu?
[kekeler] Bitmedi. Bitmedi daha. Beyefendi, bitmedi, ne yapıyorsunuz?
-Hey, hayır! Engellemeyin. Hayır! -Lütfen sakin olun.
Dokunamazsınız bana!
-Şarkımı susturamazsınız! -[hemşire] Tamam, geçti.
[Dilara sessizce inler]
[ağlamaklı] Siktir.
-[nefesleri yavaşlar] Ağzına sıçayım. -[tedirgin müzik biter]
[Necati ağlamaklı oflar] Tekerlekli sandalyeye koymuşlar.
[geveleyerek] Kimliğimi yok edemezsiniz. Dilara'yım ben.
Dilara Başaran.
[arkada konuşmalar]
[Necati derin nefes alır] Handan'ım?
Geçecek Handan'ım. Bak ben yanındayım, tamam mı?
[ağlamaklı nefes alır]
[ağlayarak] Vazoyu da dert etme Handan. Sıkıntı değil, yenisini alırız.
Vazonu sikeyim.
[ağlayarak] Tamam Handan, tamam. Yeter ki sen iyi ol.
[Necati ağlar]
-[ağlayarak] Hiç kendinde değil. -[kasvetli müzik çalar]
[televizyondan kadın] Bu lezzet… Ah…
Gerçek bu! Harika bir lezzet.
[adam] Çikolamilk, çikolatada bir ilk!
-[müzik biter] -[iç çeker]
[ayak sesleri]
[televizyonda film oynar]
[Dilara] Bu nasıl iş ya?
[iç çeker]
Metaverse.
Solucan deliği.
Anlamadım?
Artık pazarlığa geçmen lazım.
Ne pazarlığı?
İnkâr, öfke,
pazarlık,
depresyon, kabullenme.
Ama sen kabullenme.
[kahkaha atar]
[gülerek] Gel abla, gel. Gel gel, sen de gel.
Bir sen eksiktin anasını satayım! Zaten bizim bir akıl hocamız eksikti.
Geldin ya, tam oldu.
Sen kimsin abla?
Kimsin sen ya, ha?
Benim yaşadıklarımdan senin haberin var mı?
-Bin… -[kadın el çırpar]
[televizyonda film devam eder]
Korkma.
Birtakım mahvoluşlar oldu fakat ölümcül değil.
[kadın] Unutma.
Bir kapı kapanır,
bir kapı…
…daha kapanır.
Sonra bir kapı daha kapanır.
Sen oyna.
Sen sadece oyna.
[coşku veren müzik çalar]
[müzik biter]
[doktor] Demek Dilara'yı tamamen unuttunuz Handan Hanım?
[Dilara] Ay… Aman, Allah korusun Doktor Bey. [kıkırdar]
O hâlde işinize ve evinize dönmek istiyorsunuz.
Evet, hem de hemen dönmek istiyorum
ama önce eve dönüp biraz dinlenirim diye düşünüyorum.
İlaçlar çok iyi geldi ama tabii biraz sersemlettiler.
Çocukları da özlemişsinizdir.
[hasretle iç çeker] Aman Doktor Bey, özlemek ne kelime!
Hepsi benim burnumda tüttüler, inanın.
Sizlerin ve evlatlarımın sayesinde çıktım ya ben bu kör kuyudan,
vallaha ne diyeyim ki?
Allah hepinizden razı olsun.
Mehmet'imle gül Ayşe'mi tam şuramda hissettim.
Şuramda.
[Mehmetcan] Anne, seni çok özledim! Bir daha gitme!
-[cıklar] Canım oğlum. -Anne, bir daha gitme. Seni çok özledim!
Tamam oğlum, dur hadi. Hadi dur. Tamam, hadi, otur.
Özlüyor işte. Anası yani, özleyecek.
Bu gibi buhranlı hâller
çalışan ev kadınlarında çok oluyormuş baba.
Şey diyorlar buna işte, beyaz yakalı sendromu diyorlar.
Ama Allah'a çok şükür, geçti gitti. O kara günler hep geride kaldı çok şükür.
-Ne? -[fısıldar] Aman, kime diyorsun?
[Mehmetcan] Annem!
-Yok bir şey baba. -[Dilara] Oğlum! Hadi, tamam oğlum, tamam.
-Aa, yeter artık, yeter! Hadi. Yatağınıza. -[Necati] Gel.
Anneniz Dunganga yapacak.
Dunganga?
Dungan… Anne, bugün sen yap.
Kız, yazık, yorgun ya.
Nasıl yani? [kekeler] Becersin bir şeyi de!
-[kayınvalide] ♪ Evvel zaman içinde ♪ -[ürkütücü müzik çalar]
♪ Var imiş bir Dunganga ♪
♪ Alırmış çocukları ♪
♪ Atarmış sepetine ♪
♪ Yaparmış hep Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
[müzik biter]
[oflar] Ben acaba tımarhaneye geri mi dönsem ya?
[derinden iç çeker]
-[Dilara] Ananı sikeyim! -Handan'ım? Handan, gel.
-Gel, çok özledim seni. -Necati, senin burada ne işin var?
Nerede olacağım Handan'ım ben? Annemler zaten salonda.
Hadi, ne olursun Handan. Hadi gel. Handan…
Necati. Necati! Duyarlar. Necati, yapma, duyarlar!
-Yapma! Ne yapıyorsun? -Sessiz oluruz Handan, ne olursun!
Necati, hastayım Necati.
İyileşeceğiz Handan'ım. Beraber iyileşeceğiz.
Necati, başım ağrıyor, lütfen.
-Ovalarım geçer kız. -[nefes nefese]
-Handan, e bu hâlâ duruyor? -[Dilara oflar]
Kız, çok da güzel…
-[Necati] Anam… -Anne.
Anneciğim, oğlum!
Anneciğim, ne oldu? Sen niye uyumadın?
Ha? Ne oldu? [nefes nefese]
Babaannem girdi rüyama.
Aa, çok haklısın oğlum benim.
Gel gel, biz bu gece birlikte uyuyalım. Baban da maymununla uyusun.
-Lan siktir git! -A aa, Necati.
Ne ayıp! Öyle şey söylenir mi? Duymamış ol anneciğim.
Gel Mehmet'im benim. Gel. Gel. Biz yatalım güzelce, gel.
Ya Handan'ım, eşek kadar herif. Bizimle mi uyuyacak şimdi Handan, ha?
-Sana ne? -[Dilara onay nidası]
[Necati gergin nefes alıp verir]
Aferin benim oğluma. Güzel oğlum. Mehmet'im.
[Necati homurdanır]
[fısıldayarak] Piç oğlu piç.
-[neşeli müzik çalar] -[arkada konuşmalar]
[ani nefes alır]
-[müzik biter] -[Serkan oflar]
-Serkan Bey? Merhaba, nasılsınız? -Olamaz ya. Gene mi sen?
Serkan Bey, rica ediyorum, sadece beş dakikanızı ayırır mısınız?
-Bak, bu sefer gerçekten polis çağırırım. -Serkan Bey, lütfen, rica ediyorum.
Serkan!
Bak, bana sadece beş dakikanı ayırırsan sana her şeyi anlatacağım.
Söz, bir daha karşına çıkmayacağım. Yemin ederim. Beş dakika.
[arkada konuşmalar]
[Dilara] Beş. Çok kısa, sadece beş dakika.
Bir chai tea latte rica edeceğim. Serkan Bey'e de uzun çekim espresso
ve sizin o çok güzel Belçika kurabiyelerinizden lütfen.
Tabii.
-[kafe gürültüsü] -[martı sesleri]
Nedir senin olayın? Her gün beni mi takip ediyorsun?
Serkan.
Ya, Serkan, sen beni gerçekten hatırlamadın mı ya?
Dilara ben. Dilara Başaran.
Yani sana hiç mi tanıdık gelmiyor bu isim? Hiç mi bir şey ifade etmiyor?
Dilara Başaran.
Vallaha bilmiyorum.
Gerçi o gece de bir tanıdık geldin ama…
-[vapur düdüğü] -[martı sesleri]
-Kafam iyiyken bir şeyler yaşadıysak… -Serkan, seni sikerim.
[Dilara] Ee…
Ee… Serkan Bey. [boğazını temizler] Ee… [kekeler]
[kekeleyerek] Ben çok acayip bir olayın içindeyim.
Ee… Ama bu fazla sürmeyecek, onu da biliyorum.
Çünkü ben yeteneğime çok güveniyorum.
Hem de o kadar çok güveniyorum ki
sıfırdan da olsa eski hayatımı geri kazanacağım.
Biliyorum ben bunu.
Yeter ki başladığım yere, sahneye çıkayım.
-Oyuncu musun sen? -Evet! Evet, oyuncuyum ben.
Sizden küçücük bir yardım istiyorum sadece.
Sadece küçücük, ufacık yardımınıza ihtiyacım var, o kadar.
Seni tanımıyorum bile. Niye yardım edeyim?
Serkan, beni tanıyorsun. Ben de seni tanıyorum.
Hem de herkesten iyi tanıyorum seni.
Neye üzüldüğünü, neye sevindiğini, neye ağladığını
herkesten iyi ben biliyorum.
Ortaokulda çok şişman olduğun için kızlardan nasıl kaçtığını da biliyorum.
Ee… Hatta öğle yemeklerini gizli gizli tuvalette yediğini de biliyorum.
Küçükken mandolin çalmak istediğini,
babanın o mandolini kırıp seni güreşe yazdırdığını da biliyorum.
Annenin antidepresan bağımlısı olduğunu da biliyorum.
Ben sana dair her şeyi çok iyi biliyorum Serkan!
[martı sesleri]
-Katarsis'i izledin, değil mi? -Hay sikeyim.
Ya… [öfke nidası] Sikeyim ya.
[ağlamaklı nefes alıp verir]
-[endişeli müzik çalar] -[Dilara derin nefes alıp verir]
-Hatırlayacağım sanki ya. -[hafifçe güler]
Ben buradan eve geçeceğim. Gelmek ister misin?
Ne? Nasıl ya?
[güler] Senden çaresizce yardım istiyorum ve sen beni evine mi davet ediyorsun?
-[Dilara'nın kahkahası yankılanır] -[oynak müzik çalar]
[Dilara bıkkın nefesler alıp verir]
-Yardım edeceksin değil mi bana? -Hı hı.
-Edeceksin, değil mi? Ha? -[inler] Hı hı, evet. Evet.
[müzik biter]
Gözlerinde öyle bir anlam var ki, sanki…
Ne zaman tanıştıracaksın beni ekiple?
Ben tanıştırırım da gerisi sende. Torpil falan bekleme.
Bu Harika'nın ablasını oynayan kız diziye başlıyormuş.
İstersen bir audition var. Olursa olur, olmazsa olmaz.
-Rolü biliyor musun? -Hı hı. Arzu'nun oynadığı karakterdi.
Arzu, Harika'yı oynuyor.
Şimdilik.
[telefon "Aya Benzer" ile çalar]
[kuş cıvıltıları]
-[öpücük atar] -[Serkan güler]
[televizyonda Sadettin Teksoy oynar]
Handan, bu ne bu?
Brokoli çorbasıyla somon. Bak, salata da yaptım. Ekmek de var.
[derin nefes alır] Allah'ım, şimdi delireceğim var ya.
Ben de delireceğim Necati. Ne bu böyle ya? Ben sana her gün yemek mi yapacağım?
-Olmaz öyle iş. Bana bir kadın tut. -Kadın mı tutayım? Sen iyice kafayı yedin.
Ne kadın tutması ya? Ocağıma incir ağacı mı dikeceksin?
Kadın tut Necati, taksiyi öde Necati, somonlar…
Ne oluyor? Nereden çıktı…
Bağırma anneme! Kadın tut! En sevdiğim brokoli çorbası.
-[Mehmetcan] Sen yeme, biz yeriz. -[baba oğul arkada bağrışır]
[Akif dış ses] Çabuk ara. Hemen. Handan, parayı istiyorlar.
-[telefon öter] -Ben yanarsam seni de yakarım. Handan.
[Necati] Allah rızası için sen de kalk, pilav milav yap.
Lütfen, rica edeceğim ya. Yazık, israf bu. Sokağa atılan para.
-[Mehmetcan] Uzatma lan! -Lan mı?
Ulan var ya, yemin ederim yanına gelirim,
senin o kafanı brokoli çorbasına sokarım, tamam mı?
-[pilav cızırdar] -[çocuklar içeride bağrışır]
[Necati] Handan, nerede kaldı bu pilav?
-[iç çeker] -Şehriye de koy ha, unutma.
-[su cızırdar] -[hafifçe oflar]
Siktir ya. [oflar]
[telefon "Aya Benzer" ile çalar]
-[öfkeyle] Ne var kardeşim? Ne var ya, ne? -[Akif] Handan. Handan…
Arayıp durmasana kardeşim beni ya artık.
Unut artık Handan'ı. Öldü, bitti, gitti. Unut!
Bana bak, eğer bir daha beni ararsan yemin ederim her şeyi Necati'ye anlatırım.
Duydun mu beni? Yemin ederim anlatırım her şeyi.
-[inler] Ah! Siktir ya. -Kapatma, dur. Handan, ne oluyor?
-[telefon tıkırdar] -[oflar]
-[sessizce inler, oflar] -[muzip müzik çalar]
Allah'ım, Allah'ım, ne olur bitsin artık bu.
Yeter, ne olur Allah'ım. Sana yalvarıyorum Allah'ım, ne olur ya.
-[su durur] -[ağlamaklı oflar]
[Dilara nefes nefese]
Susadın mı sen? Gel.
[muzip müzik biter]
[Dilara] Hepinize bir özür borcum var.
Yani inanın, çok mahcubum yaptıklarımdan ötürü.
Ama hepsi kullandığım ilaçlar yüzündendi.
Ama artık ilaç kullanmıyorum çünkü çok iyiyim.
-Size de mi sardı bu kadın? -Küçük bir tatsızlık yaşamıştık.
-Sen de kalkıp yanımıza mı getiriyorsun? -Arzu Hanım.
İnanın ben düşündüğünüz gibi biri değilim.
Hepinizden en içten dileklerimle özür dilerim.
Bir de hepinizin çok büyük hayranıyım.
Levent. Oyuncuymuş.
-[Levent] Ha? -[Arzu güler]
Sen en son hangi projede yer aldın?
[sessizlik]
-Bir… Bir kısa filmde yer aldım. -Ne kadar kısa?
Kısa film ne kadar kısa oluyorsa o kadar kısa.
Yani, ee… Nasıl bir şeydi?
Bir kadın oyuncu…
Ee…
…oynadığı şampuan reklam filmindeki hayatına dâhil oluyor
ve o hayatı yaşamaya başlıyor.
Böyle bir şey hikâyesi.
-[Levent] Eğlenceliymiş ya. -Yani… Çok, çok eğlenceli, idi.
Aslında bizim bir Harika ablaya ihtiyacımız var ama, ee…
Senden onun çıkacağını pek tahmin etmiyorum.
Hocam, ben sadece bir audition vereyim. Başka da hiçbir şey istemem. Ha?
-[Levent] Ee… -Versin Levent hocam ya, versin.
Ver aşkım sen audition'ını, ver.
[fısıldayarak] Güleriz azıcık. [imalı nefes verir, burnunu çeker]
Tamam.
[Dilara derin nefes verir]
[iç çeker]
Arkadaşlar, ışıkları alın da belki havaya girer.
-[klik sesi] -[sessizce kıkırdarlar]
-[Dilara derin nefesler alır] -[sessizlik]
Yıllardır her sabah haberin gelir diye uyanıyorum, biliyor musun?
Bir bok çukurunda yüksek dozdan geberip gidersin belki diye.
Bunun düşüncesi bile… [histerik nefes alır]
…sabah mutlu uyanmama yetiyor, biliyor musun?
[dokunaklı müzik çalar]
Ama sonra kendimden çok utanıyorum.
[ağlamaklı] Diyorum ki
insan kız kardeşinin ölmesini bu kadar çok ister mi?
[hafifçe ağlar]
[dokunaklı müzik devam eder]
[ağlamaklı] Ama sonra yine öyle bir şey yapıyorsun ki Harika…
Beni kendimden utanmaya razı ediyorsun.
"Yeter ki ölsün, yeter ki geberip gitsin de
ben kendimden utanayım" dedirtiyorsun bana.
Ama olmuyor Harika.
Neden olmuyor? Ha?
Neden olmuyor Harika?
Neden hâlâ bu hayattasın? Neden hâlâ yaşıyorsun?
[sessizce ağlar]
Artık utanmıyor musun bu hayatta olduğun için?
Senin tek amacın beni utandırmak değil miydi?
Hadi utandır o zaman!
[ağlamaklı hafif güler]
Hadi Harika.
Öl ve utandır beni.
Harika, lütfen.
Öl, öl ve utandır beni artık!
[ağlayarak] Hadi Harika! Öl ve utandır beni artık!
Beni utandır Harika!
Lütfen yap bunu, ne olur Harika!
Öl ve beni utandır! Lütfen Harika, lütfen.
[hıçkırarak ağlar]
-[Dilara ağlar] -[dokunaklı müzik biter]
[Levent alkışlar]
[Dilara rahat nefes alır]
Harika.
Dilaracığım, prodüksiyondan seni arayacaklar prova saatleri için.
-Hı hı. -Malum, sürekli değişiyor.
Bazen geç saatlere kadar çalışıyoruz.
-Geç saatler mi? -Evet.
E peki, tamam hocam.
Tekrar hayırlı olsun.
-[arkada konuşmalar] -[Dilara güler]
-Serkan, oldu! -Serkan. Hadi, sete geç kaldım.
Arzu Hanım.
Sizlerle oynayacağım için çok heyecanlıyım!
Aramıza… Aramıza hoş geldin.
Hadi. Peki.
[Dilara rahat nefes verir]
-[telefon "Aya Benzer" ile çalar] -[bıkkın nefes]
[telefon susar]
[coşkulu tempolu müzik çalar]
[kayınvalide] Aman, yavaş.
-[anlaşılmayan konuşmalar] -Şimdi mangalı yakacağım, rahat olun.
-Abi, her zamanki masamızı kap, dolmasın. -[Necati] Tamam. Gel baba, gel.
[arkada konuşmalar]
-[görümce] Hah. -[arkada konuşmalar ve çocuk sesleri]
-[coşkulu müzik biter] -[piknik alanında "Kavur Balıkları" çalar]
[arkada sürekli konuşmalar ve çocuk sesleri]
Ne yapıyorsun kızım sen?
-Murdar ettin ya hepsini. -Domates soyuyorum.
Ver Allah aşkına, ver onları bana.
[kayınvalide] Al, sen şunu dağıt. Al şunu da, oraya at.
[oflar]
-Akif niye gelmedi? -İş seyahatine çıktı anne, ondan gelemedi.
Hep öyle başlar zaten, iş seyahatiyle.
-Ne demek anne şimdi bu? -E, adama bir çocuk veremedin.
Ne yapsın o da? Gitti, başka yerde arıyor saadeti.
Ya, anne yeter ya, yeter!
Sus! Hepimizi var ya mahcup ettin adama, mahcup.
Baba, bir şey desene şunlara.
-[görümce] Lütfen bir şey de şunlara. -Ne?
Al baba al, bir şey yok. Çok güzel oldu, lokum gibi. Tadına bak.
-[arkada konuşma ve çocuk sesleri] -♪ Aman melekem, kavur balıkları ♪
♪ Canım melekem, kavur balıkları ♪
♪ Akşama getireceğim arkadaşları ♪
♪ Akşama getireceğim arkadaşları ♪
["Kavur Balıkları" arkada devam eder]
[Dilara] Yengeciğim.
Yengesi?
Feride?
Ya yengem, sen neden onlara bakıyorsun ya? Ne olur onlara aldırış etme.
Annesi!
-Biz sana küstük. -[hafif sahte güler]
Tipini sikeyim senin.
Kardeşim! Ver sen onları bana.
-[görümce] Kız, bu ne? -Necati'ye yaz.
-[görümce] Ben içemem ki. -İçersin, içersin. İçersin.
-[konuşmalar ve eğlence sesleri] -["Kavur Balıkları" devam eder]
Yengeciğim, sana bir şey söyleyeceğim
ama aramızda kalacak, kimseye söylemeyeceksin, tamam mı?
Çünkü çok gizli bir bilgi. Tiyatro oyununda oynamaya başlıyorum.
Provalara benimle gel, böyle evde oturup ağlayacağına.
Hem bana eşlik etmiş olursun
hem de abin şimdi beni yalnız başıma bırakmaz falan,
onun için sen gel.
Abime ne diyeceğiz?
İşte ona da yemek kursu, bir şeyler diyeceğiz yani.
Boş ver, ben onu hallederim.
-Peki. -[Necati] Handan.
Sen bira mı içiyorsun kız?
[kıkırdayarak] Handan daha neler yapıyor, bir bilse. Göt.
-Ah, yoruldun mu? -[Mehmetcan] Hı hı.
[nefes nefese] Az kaldı. Az kaldı, hadi.
[Necati] O kadar koşunca uyudu eşek sıpası.
[nefes nefese] Yoruldun mu baba sen, ha? Şimdi Handan sana bir ıhlamur kaynatır.
Kuru pasta. Ya da meyve. Hiçbir şeyin kalmaz. Güzel güzel…
Ya… Ya şunlara bir yardım… [oflar, cıklar]
Sikeyim ya!
-[cırcır böceği ve köpek sesleri] -[uzun uzun oflar]
[koşan ayak sesleri]
[adam] Sus! Bağırma, gebertirim seni.
-Bağırma, gebertirim. -[Dilara korkuyla inler]
-[Dilara boğuk] Tamam. -Para nerede?
Para nerede, konuşsana Handan. Para nerede kızım, konuşsana!
Ne parası be? Ne oldu sana?
[gergin nefes alır] Bak, bu oldu bana, bak.
Konuş. Para nerede? Nerede?
Bak, bana hastanede elektrik falan verdiler, tamam mı?
Bende bazı şeyler yok. O yüzden bana bir anlat, bu neyin parası?
Ulan sen taşak mı geçiyorsun benimle?
Kurumun bağış parası. Kahverengi deri çantada. Nerede?
[kekeler] Bende nerede arasın kahverengi deri çanta ya?
Delirtecek misin beni?
Her ay açıktan alıp heriflerin hesabına azar azar aktardığımız para nerede?
Haa, siz bir de iki geri zekâlı para mı aklıyordunuz?
Oğlum, siz nasıl bir çetesiniz ya?
-Şş, deli numarası mı yapıyorsun lan bana? -[güçlükle] Bırak.
[nefes nefese] Kaçacaktık ulan, evimiz bile hazırdı.
Başkasıyla mı kaçacaksın, ha? Ondan mı vermiyorsun parayı?
Çok geç. Kurum uyandı artık kızım. Kurum uyandı.
-[Necati] Handan'ım. -[Akif gergin nefes verir]
[Akif koşarak uzaklaşır]
[köpek havlamaları]
Handan?
[gergin nefes alır]
[Dilara derin nefes alır]
Ne oldu?
Kıyamam ben sana, yoruldun mu sen?
-Aşk olsun Handan. -[müzik biter]
Hadi Handan, Allah aşkına. Bak, daha çocuklar yıkanacak.
Kendimi öldürürüm ha!
[efor sesi, numaradan inler]
[kıkırdar] Hadi, hadi.
[tempolu huzursuz müzik çalar]
[hastanedeki kadın dış ses] …depresyon, kabullenme.
Ama sen kabullenme.
[nefes verir]
Handan?
Mutlu musun?
Belki de sen de benim hayatımı yaşıyorsundur, ha?
[huzursuz müzik devam eder]
[bıkkın nefes verir]
Ben var ya…
…her şeyi çözeceğim.
[hastanedeki kadın] Korkma.
Birtakım mahvoluşlar oldu
fakat ölümcül değil. [sesi yankılanır]
Ama önce biraz daha mahvolsun da.
[gergin nefes alıp verir]
-[iç çeker] -[oyuncak kedi tıkırdar]
[hastanedeki kadın] Sen oyna.
-Sen sadece oyna. [sesi yankılanır] -[ritmik saat tıkırtısı]
-[kadının sesi yankılanır] -[tempolu kasvetli müzik çalar]
[yalnızca müzik sesi gelir]
[Timo] Handan'ı oynama.
Handan ol. [sesi yankılanır]
[tempolu kasvetli müzik devam eder]
[yalnızca müzik sesi gelir]
♪ Koyarmış sepetine ♪
[kasvetli müziğin içinde] ♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Yaparmış hep Dunganga ♪
[kasvetli müziğin içinde] ♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
[kasvetli müziğin içinde] ♪ Dunganga, Dunganga ♪
[tempolu kasvetli müzik ürkütücü tonlarla yükselir]
[müziğin içinde] ♪ Dunganga, Dunganga ♪
[fısıldayarak] ♪ Dunganga, Dunganga ♪
-[erkek vokal] ♪ Evvel zaman içinde ♪ -[Dilara eşlik eder]
♪ Var imiş bir Dunganga ♪
♪ Alırmış çocukları ♪
♪ Atarmış sepetine ♪
♪ Yaparmış bir Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
♪ Dunganga, Dunganga ♪
-[adam kahkaha atar] -[kadın ağlar]
[şarkı biter]
[umut verici senfonik müzik çalar]
[radyoda sakin Fransızca şarkı çalar]
[yol gürültüsü]
[fren sesi]
[şarkıya cızırtılar karışır]
[parazit cızırtıları]
[motor gürültüsü]
[parazit cızırtısı]
-[radyo kapanır] -[motor gürültüsü]
[şiddetli lastik ve korna sesi]
[gıcırtılar ve tıslama]
[Orhan Gencebay - "Dokunma" çalar]
[Dilara] "Süre uzatım talebiniz 24 saat sonra sona erecektir.
Kurumumuz, yarın tarafınıza son ziyaretini gerçekleştirmiş olacaktır.
Sağlıklı günler dileriz."
-[şarkı radyoda devam eder] -[Necati iç çeker]
♪ Dokunma, dokunma… ♪
Handan'ım, seninle tanıştığımız günü hatırlıyor musun?
Hayır.
Benim hala oğlunun düğünü.
Göt göte masalar.
Oturmuşum, bu hala oğlunu hiç sevmem diye düşünüyorum.
Kafamı biraz çevirdim, bir baktım…
[şarkı devam eder]
…sen.
Ya, içime bir ateş düştü!
Bir ateş düştü ki sorma.
Yerimde duramıyorum.
Allah'ım, diyorum, böyle olmaz. Ben ne yapacağım? Bu kızla konuşmam lazım.
Bir bahane bulmam lazım. Kalktım ayağa, geldim sizin masaya.
"Ya, kusura bakmayın" dedim, "Rahatsız ediyorum ama böyle olmuyor.
Bu masaları ya ayıralım ya birleştirelim. İnsanlar geçemiyor" dedim.
Sen şöyle bir baktın bana.
Baktın, baktın… "Ayıralım o zaman" dedin.
♪ …bazen de bir özür dilemektir ♪
♪ Zor değil… ♪
-[ön planda tuhaf müzik çalar] -["Dokunma" radyoda devam eder]
[sertçe üfler]
[Necati nefes nefese inler] Handan'ım! Handan'ım, bu çok başka!
-[kıkırdar] Bu çok farklı Handan'ım. -[hafifçe oflar]
-Necati. -Ha?
-Ben senin arabayı vurdum bir ufak. -Vur Handan'ım.
Vur, canın sağ olsun Handan'ım, vur!
Handan, bir kere dövmene bakayım mı kız?
-Hayır. -Tamam, bakmayacağım Handan'ım.
[Necati nefes nefese kıkırdar, hafifçe inler]
[fısıldayarak] Handan'ım.
-[Necati nefes nefese] -[tuhaf müzik devam eder]
[nefes nefese inleyerek] Handan'ım.
[oyuncak kedi tıkırdar]
[fısıldayarak] Handan'ım. [nefes nefese inler, kıkırdar]
-Oh! -[inleyerek] Oh!
-[kıkırdar] Sonunda! -Sonunda Handan'ım!
-Burada. -Burada Handan'ım, burada.
En başından beri oradaydı.
En başından beri buradaydı Handan'ım. En başından beri buradaydı. [kıkırdar]
-[şiddetli horlar] -[tuhaf müzik devam eder]
[Necati arkada sürekli horlar]
[rahat nefes verir]
[rahat nefes verir]
[rahat nefes verir]
[derin nefes alıp verir]
[tuhaf müzik biter]
-[kuş cıvıltıları] -[şıngırtılar]
[arkada hafif trafik gürültüsü]
[yaklaşan ayak sesleri]
[kuş cıvıltıları]
[öper]
Annem geri gelecek, değil mi?
Gelecek.
[kapı gıcırtıyla kapanır]
-[kuş cıvıltıları] -[hafif şehir gürültüsü]
-[oflar] -[büyük araç yaklaşır]
Handan Gülveren siz misiniz?
[derin nefes alır] Alın kardeşim. Alın, bitti.
Kurumunuzla bütün ilişiğimi kesiyorum. Buyurun.
Hanımefendi, bizimle emniyete gelmeniz gerekiyor. Buyurun.
[tedirgin elektronik müzik çalar]
Buyurun, gidelim.
-[araç kapısı kapanır] -[arkada telsiz sesleri ve konuşmalar]
[Dilara] Pardon, acaba konuyu öğrenebilir miyim?
-Komiser gelsin de. -Ee… Bakın, size yemin ederim ki
hiçbir çantayla, hiçbir kurumla, hiçbir parayla ilgim yok.
Ben oyuncuyum.
Hem de bugün hayatımın en önemli günü çünkü ben akşam sahneye çıkacağım.
Tamam hanımefendi. Bekleyin, komiser gelsin.
-[saat tıkırtıları yankılanır] -[gergin müzik çalar]
[tüm diğer sesler kesilir]
[arka arkaya bildirim tonları]
[çatırdatarak yer, höpürdeterek içer]
[gergin müzik devam eder]
-Buyurun. -Geldi mi?
[oflar]
-[çatırdatarak yer] -Üç çay.
[kapı açılır]
-[polis] Buyurun, geçebilirsiniz. -Hah, teşekkür ederim.
Bakın, yemin ederim ki benim hiçbir kurumla hiçbir şekilde bir…
[müzik biter]
[uzakta konuşmalar]
[iç çeker]
Bu nedir?
Trafoya çarpmışsınız. Sigortanız var mı?
Bilmem, vardır herhâlde.
Tamam. Arkadaşlar ifadenizi alsınlar, sonra gidebilirsiniz.
Çantada ne var?
Para mı?
[kahkaha atar]
[kahkaha atar]
[kahkaha atarlar]
[komiser gülerek] Hay Allah'ım…
[beklenti uyandıran tempolu müzik çalar]
[nefes verir]
[şehir gürültüsü]
Lütfen dur!
-[Dilara] Benim taksi! -[adam Arapça konuşur]
Ben Türk'üm, Arapça bilmiyorum.
Ya, tamam, hadi bin! Tamam, bin!
[kapı kapanır]
[trafik gürültüsü]
-[Dilara nefes nefese] -[beklenti uyandıran müzik devam eder]
[nefes nefese] Kopardım! Yetiştim!
-[müzik biter] -[arkada konuşmalar]
[Dilara nefes nefese] Hocam. Hocam.
Hocam, size yemin ederim ki inanılmaz trafik vardı
ve beni hiçbir taksi almadı.
Biraz geç kaldın sanki, değil mi?
Çok özür dilerim. Gerçekten.
Arkadaşlar, herkesten çok özür dilerim ama hemen hazırlanırım, giyinirim.
Zaten makyajda da hiçbir şey yok. Halledeceğim şimdi.
Ee, gerek kalmadı Dilaracığım.
Handan mı desek?
[üzgün nefes verir]
Ben… Ben gerçekten açıklayabilirim.
[Arzu] Handancığım. Ee…
Kocanı, iki çocuğunu,
oyuncu değil, aslında bankacı olduğunu da açıklayabilir misin?
[arkada konuşmalar]
Sen beni mi takip ettirdin? Ha? Beni mi takip ettirdin?
Hem…
Hem ne fark eder ki? Yani sonuçta iyi değil miyim hocam?
[panikle] İzlediniz, gördünüz, beğendiniz, onayladınız.
[gergin gülerek] Hem yani Allah aşkına, Harika abla olmadan
sahneye çıkacak hâliniz yok ya. [kıkırdar]
[Levent] Ha, evet, evet ama biz o işi çözdük zaten.
Sen dün provaya gelmeyince Pelin'i aradık.
Pelin de sağ olsun, bize yardımcı oldu. Hemen geldi.
[Levent] Dizisi de yayından kalkmış, rahat rahat çalışacağız.
Nasıl ya?
[arkada konuşmalar]
[dokunaklı müzik çalar]
-[ağlamaklı] Ben ne olacağım peki? -[Arzu] Hiçbir şey Handancığım.
Hiçbir şey. Kovuldun sen.
Kovuldum mu?
[alaycı güler]
Yani arkadaşlar, siz beni kovamazsınız ki. Bu oyunun oynanma sebebi benim.
-A aa! -[Dilara] Yapamazsınız ki böyle bir şey.
[gergin nefes alıp verir]
Ya, siz benim ne kadar fedakârlıklar yaptığımı biliyor musunuz, ha?
Benim sahneye çıkmak için neler yaptığımı biliyor musunuz siz?
[Dilara] Biliyor musun?
-[dokunaklı müzik devam eder] -[nefes nefese]
[ağlamaklı nefes alıp verir]
[beklentiyle nefes alır] Serkan.
Serkan, bir şey desene. Bir şey söylesene Serkan.
[derin nefes alır]
Hocam! Hocam, o zaman ben dansçılardan biri olsam arkada, ha?
Yeter ki sahneye çıkayım. Lütfen. Lütfen hocam.
-[Dilara] Ha? -Evet, evet, dansçı çok iyi fikir.
Ama eksiğimiz yok.
-[Arzu] Bitti Handancığım, bitti. Tamam? -[hüzünlü melodi çalar]
Bitti. Artık yoksun sen, yoksun. Tamam?
Hadi güle güle, hadi!
[Levent] Hadi abi, herkes işine.
-[tüm sesler boğuklaşır] -[Ekin Beril - "Zaman" çalar]
Yok muyum?
♪ İzledim seni defalarca ♪
♪ Bir andan ♪
♪ Defalarca ♪
♪ Bir anda ♪
♪ Savrularak ♪
♪ Gizledim seni defalarca ♪
♪ Bir yandan ♪
♪ Defalarca ♪
♪ Bir anda ♪
♪ Savrularak ♪
[toplar tıkırdar]
♪ Geçip duran zaman yalan ♪
♪ Elimde olmadan delirdim, anla ♪
♪ Anla ♪
♪ Bozuk gibi takıldım hep bir anda ♪
♪ Bir anda, anda ♪
♪ Değişmiyor hiçbir şey zamanla ♪
-[şarkı biter] -[rüzgâr uğultusu]
-[martı sesleri] -[trafik gürültüsü]
[martılar yüksek sesle öter]
[şehir gürültüsü]
[gök gürler]
[gergin nefesler alır]
[çok şiddetli gök gürler]
[vapur düdüğü]
-[rüzgâr uğultusu] -[trafik gürültüsü]
-[gök gürültüsü] -[derin nefes verir]
[diğer sesler kesilir]
-[rüzgâr uğultusu] -[gök gürültüsü]
[ağlamaklı derin nefesler alıp verir]
[derin nefes alır]
[coşkulu hareketli rock müzik çalar]
[gök gürler]
[gök gürler]
[coşkulu hareketli rock müzik devam eder]
[müzik biter]
[alkış ve tezahüratlar]
-[alkış ve tezahüratlar] -[şiddetli yağmur sesi]
[anlaşılmayan hararetli konuşmalar]
[duygusal hafif müzik çalar]
[hararetli konuşmalar]
[adam] Kardeş, çekilsene ya! Benim önümdekini niye alıyorsun?
[sürekli hararetli konuşma ve bağrışmalar]
-[gök gürler] -[duygusal müzik yükselir]
[araba çalışır]
[yağmur sesi ve duygusal müzik diğer tüm sesleri bastırır]
[su şıpırdar]
-[rahat nefes verir] -[müzik biter]
[Timo] Evet! Yes! Kestik.
Harika! Harika! [kahkaha atar]
Ladies and gentlemen, it's a wrap!
Paydos!
Dilara Başaran için koskocaman bir alkış.
-[Timo güler] -[arkada konuşmalar]
Tek kelimeyle muhteşemdin Dilara. Harikasın ya.
[Timo] Bravo. Bravo. Suyu kapatın. Bornozu getir.
Tabureyi de. [kıkırdar]
-[su yavaşça şıpırdar] -[arkada konuşmalar]
Bitti mi?
[Timo] Muhteşemdin. Gel canım, gel. Gel.
Getirin buraya. Bornozunu getirin.
[arkada üst üste konuşmalar]
[kadın] Arkadaşlar, servis 15 dakikaya kalkıyor.
[arkada üst üste konuşmalar]
[Timo hafifçe güler] Gerçekten harikaydın.
Baştan biliyordum, senden başka Handan'ı kimse oynayamazdı.
Göreceksin, bu reklamın serisi çekilecek. Göreceksin. Harika.
-[Timo kıkırdar] Gel. -[esrarengiz dokunaklı müzik çalar]
[Timo başkasıyla konuşmaya devam eder]
[su şıpırdar]
[klik sesi]
[dokunaklı müzik yükselir]
[gizemli kasvetli tempolu müzik çalar]
[müzik biter]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.