Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Zeynep bağırmaya çalışıyor)
Gel lan buraya!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
İbrahim.
Niye geldin Yılmaz, ne istiyorsun?
(Yılmaz) Vallahi duydum ki burada mühim bir toplantı varmış.
Memleketin önemli aileleri bir araya geliyormuş.
Ben de geleyim dedim.
Burada seni bekleyen birisi yok Yılmaz.
Hayırdır dayı, kimi bekliyorsun ki?
(Yusuf) Halil İbrahim'i.
Onunla ve Fikret Leto ile görüşmek istiyorlar.
Fikret Leto burada.
Ama...
...Halil İbrahim...
...Halil İbrahim buralara gelemez.
Ne diyorsun sen Yılmaz?
(Yılmaz) Diyorum ki...
...Halil İbrahim...
...öldü.
(Gerilim müziği)
Halil İbrahim sizlere ömür.
Başınız sağ olsun.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sen çok güçlü bir adamsın.
(Yılmaz) Çok da akıllı bir adamsın.
Kafasına çuval geçireceksin...
...bu adamı kaçıracaksın deseler...
...mümkün değil derdim.
Sonra bir zaafın olduğunu öğrendim.
Bir zaafın olmasına da üzüldüm.
Daha yeni eğlenmeye başlamıştım seninle.
Sen de benim yaptığım hatayı yapma Yılmaz...
...zaaf gösterme.
Bak hâlâ konuşuyorsun...
...düşmanını yakaladın mı indireceksin. Beklemeyeceksin.
Oyalanmayacaksın.
Eğlenmeyeceksin.
Bu sana gösterdiğim son zaaf.
Şimdi ben susacağım...
...sen konuşacaksın.
Ben dinleyeceğim.
Hani her şeyi öğrenmiştin...
...her şeyi biliyordun?
Ne anlatmamı bekliyorsun?
Kimsin?
Sen kimsin?
Hiç kimse.
Evet...
...yine harika bir başlangıç yaptık.
Parmak izin yok...
...devlette bir kaydın yok...
...sicilin pırıl pırıl.
Gördüğüm en mükemmel projesin.
Ama kim seni eğitti...
...niye buradasın...
...seni kim gönderdi, hiçbir şey bilmiyoruz.
Beni gözünde fazla büyütüyor olabilir misin acaba?
(Halil) Ben buralıyım Yılmaz. Yetim ve öksüz büyüdüm.
Bir sevdiğim vardı...
...onu da aldılar elimden.
İntikam için bir yola çıktım.
Konu birkaç kişiyle bitecekti...
...iş sana kadar geldi.
Bak, sakın...
...o köy meydanında cahile anlattığın masallarla yetinecek olsaydım...
...karının yanındayken kafana sıktırırdım.
Zahmet edip seni buraya kadar getirtmezdim.
Sen zaten bir şeye inanmışsın.
Ben sana ne söylesem...
...kahve muhabbeti deyip inanmayacaksın.
Tamam...
...senin dediğin gibi olsun.
Ben derin devletin yetiştirdiği özel bir adamım.
(Halil) Görevim seni açığa çıkarmaktı.
Çıkardım.
Görevim bitti.
Yani öldürebilirsin beni.
Bir profesyonel her zaman işkence altında ne söyleyeceğini çok iyi bilir.
(Yılmaz) Biz daha sana fiske vurmadık.
Sen her şeyi öttün, konuştun şimdi, öyle mi yani?
Bak...
...ben hayvansever bir adamım.
Gerçekten.
Ama sahibini bildiğim hayvanları seviyorum.
O yüzden bana söyle sahibin kim...
...gideyim, bulayım, onunla konuşayım.
Uzlaşacaksam uzlaşayım, çatışacaksam çatışayım.
Hadi, yorma beni.
Sen iyi yetişmiş bir adamsın Yılmaz.
Her türlü sorgudan geçmişsin.
Sorgulamayı öğrenmişsin.
(Halil) Hani diyordun ya ben yılmam diye...
...ne oldu, ne çabuk yıldın.
Yorma beni falan diyorsun.
Yakışıyor mu sana?
Çözdün beni yani.
Ruslar mı yetiştirdi seni?
Nerede açık verdim acaba?
Kahvede.
Kafana dayadığım silahın boş olduğunu anladın.
Lan!
Ben de oradan korkuturum seni diyordum.
Çok insanı korkuttuğun doğrudur.
Gerçekten çok sinir bozucusun, biliyorsun bunu, değil mi?
İkinci açığın da bu.
Eğer seni Ruslar yetiştirmemiş olsaydı çoktan saldırmıştın bana.
Öfke kontrolünü en iyi onlar öğretir.
Bir de...
...kahvede devrimciliğimden bahsederken...
...çekiç orak demeseydin iyiydi.
(Yılmaz) Sen gerçekten özel bir adamsın.
Hiç kimse olmak için fazla iyisin, biliyorsun değil mi?
Şimdi...
...sana son bir şey soracağım, sonra seni arkadaşlara emanet edeceğim.
Senin şu kanka...
...üsteğmen...
...o da mı hiç kimse şimdi?
Sen de öldüremediğin her adama bir kulp takıyorsun Yılmaz.
Ne olacak?
Birilerinin yetiştirdiği adamdır bu...
...o yüzden öldüremedim deyip etrafına hava mı atacaksın?
(Halil gülüyor)
(Halil) Adam jandarma üsteğmen.
...senin kiralıkların kurduğu pusudan mı kurtulamayacak?
-Ben bile kurtuldum. -Sen bile kurtuldun?
Güzel.
Sen biraz gerginsin.
Arkadaşlar seni şöyle bir güzel gevşetsinler.
Ben de bu arada gideyim, sevdiklerine baş sağlığı dileyeyim.
(Yılmaz) Bu arada...
...kahvede arkadaşlarına öldüğünü söyledim.
Hepsine helva ısmarladım.
Fikret yolunu bekliyordu. Ona da söyledim, "Hala oğlu, boşuna bekleme...
...Halil İbrahim öldü." dedim.
Son oyununu da bozdum yani.
Oyun daha bitmedi Yılmaz.
Ben ölsem de bitmedi...
...yaşasam da bitmedi.
Çok sevinme yani.
Arkadaşla ilgilenin, bir eksiği olmasın.
(Gerilim müziği)
Nusret, dikkatli ol. Üzerinde kemer dahi kalmasın.
-Üzerini aradık efendim, hiçbir şey yok. -Sizden bahsediyorum lan!
Üzerinizde kemer, cep telefonu, kredi kartı, anahtar, hiçbir şey olmasın.
Kürdan bulsa hepinizi öldürür.
-Efendim, onu otoparkta alırken... -Otoparkta alırken yanında zaafı vardı.
...burada yok.
Dikkatli olun, sakın ölmesin. Konuşacak.
Emredersiniz efendim.
(Gerilim müziği)
Benim kafama silah dayadıkları için Halil İbrahim'in dikkati dağıldı.
Yoksa onlar Halil İbrahim'i alamazlardı, yani kalabalık değillerdi.
Adamı biz tekerlekli sandalyede hasta gibi refakatçisiyle görünce yani...
...şüphelenmedik ondan.
Anlattıkça sinirlerim bozuluyor.
(Zeynep ağlıyor)
Sizin ne işiniz vardı hastanede Zeynep?
Abi, konumuz bu mu?
Özel bir durumdu diyorum.
Zeynepciğim...
...bizim Halil İbrahim'le bir toplantımız vardı.
Ne kadar özel bir durumdu, onu soruyorum.
Abi, Halil İbrahim'i aldılar diyorum.
Yılmaz'ın adamlarıydı, sen bana gelmiş neyi soruyorsun!
Halil İbrahim bu tuzağa düşmezdi.
Ne oldu da bu tuzağa düştü, onu soruyor.
Ama sen o kısımdan pek bahsetmek istemiyor gibisin Zeynep.
O sebeple ya da bu sebeple tuzağa düşmüşler işte.
Size Yılmaz, Halil İbrahim öldü demedi mi?
Niye öldürmediler otoparkta, niye götürdüler?
Şahit bırakmamak için mi?
Yılmaz'ı biraz tanıyorsam...
...birine acı çektirmeden bir şey vermez o.
Bu, ölüm bile olsa.
Ne acısı, ne ölümü!
Biz neyi konuşuyoruz dayı? Niye harekete geçmiyoruz, niye duruyoruz?
-Doğru, durduğumuz kabahat dayı! -Bu herifin yeri yurdu belli değil mi?
Gidelim basalım, biz de Yılmaz'ı alalım. Hadi!
Bir durun! Bir sakin olun. Düşünelim, bir düşünelim.
(Gerilim müziği)
Derviş...
...jandarmaya mı gitsek önce?
Gitmesine gidelim de...
...kamera kayıtlarından bir şeye ulaşamazlar.
Aracın plakası yoktu diyor Zeynep.
Hem diyelim ulaştılar...
...siren seslerini duyduğu an Yılmaz, Halil İbrahim'i öldürür.
(Gerilim müziği)
Tek bir şartla bırakır Halil İbrahim'i.
O da...
...benim bu işlerden çekiliyorum...
...ne yaparsan yap, müdahil olmayacağım demem şartıyla.
Abi, de o zaman.
Ne olur, ne duymak istiyorsa söyle ona.
Lütfen.
Zeynep, beni tanıyorsun.
Bir söz verdim mi tutarım.
Bu...
...karşımdaki sevmediğim adam için bile olsa.
Ama sorun şu...
...bu sözü sadece benim vermem, Yılmaz'ı kesmez.
Halil İbrahim'den de garanti isteyecek.
Halil ölse öyle bir şeye söz vermez.
Doğru.
Halil İbrahim'in böyle bir şeye söz vermeyeceğini ben de biliyorum.
Sadece abim böyle bir şey yaparsa...
...belki bu bize zaman kazandırabilir, onu diyorum.
Deneyeceğim.
-Elimden geleni yapacağım. Tamam mı? -Tamam.
Bir gelişme olursa haberleşiriz.
(Derviş) Madem zaman kazanacağız...
...ben de karakola gideyim, durumu bir anlatayım.
-Ben götüreyim dayı seni. -(Derviş) Hadi gidelim.
(Duygusal müzik)
Hadi biz de biraz Zeynep'i yalnız bırakalım.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Zeynep ağlıyor)
Sema, kızım...
...Zeynep belki sana açılır.
Belli ki birini koruyor bu hastane konusunda.
Abisi de vardı. Sen bir ağzını arasan?
En ufak detay bile işimize yarayabilir.
Zeynep özel bir durum dedi.
Yani söylemek için bizden mi çekindi, abisinden mi çekindi?
Yok Fatma abla, öyle olsa Sema'yla giderlerdi hastaneye.
Halil İbrahim'le gitmezdi ki.
Zaten ne olduysa son dakika burada oldu.
Belli ki birileri hastanede onları tuzağa çekti.
O birileri de Zeynep'in güvendiği birileri.
Hatun, şunu git öğren. Hadi. Hadi.
-Tamam, ben bir konuşayım o zaman. -(Turan) Hadi.
Kim olacak canım, bacısıdır o. Leyla Leto.
Nişandan kaçamadı, herkesten korktu, hastaneden kaçacaktı.
İyi de hanım, Halil İbrahim nasıl düştü bu tuzağa?
-Yılmaz nasıl dâhil oldu bu işe? -Ne bileyim.
(Duygusal müzik)
Edanur çağırdı sizi, değil mi?
Asiye her şeyi anladı.
Hastaneye gidiyorum...
...Halil İbrahim'le beni oradan alın diye mesaj attı.
Biz de fırladık, çıktık işte.
Belli ki mesajı o atmadı.
Asiye attı.
Onu anladım da...
...Asiye, annemin yeğeniyle ne ara ittifak kurdu, onu anlayamadım.
Aslında biz bir ölü haberi beklemiyoruz yani...
...iki ölü haberi bekliyoruz.
Halil İbrahim gitti.
Edanur da gitti.
(Duygusal müzik)
Bana öyle oldu, böyle oldu deyip sinirimi bozma!
Ben sana bir soru sordum, bana cevabını ver!
Sen Cingöz'le Ali Kemal'i Edanur'a anlattın mı, anlatmadın mı?
Anlatmadım diyorum anne, anlatmadım! Nesini anlamıyorsun?
Bak bana müsaade et, gideyim geberteyim şunu anne.
Kimi geberteceksin sen? Kimi geberteceksin?
Benim torunum var karnında.
Ben kim, ne zaman ölecek, karar veririm. Sen sus.
Anne, bizi satmış, satmış! Bizi satmış. Sen hâlâ bana diyorsun ki...
...karnında torunum var. Karşında da oğlun var anne.
Ben sana istemediğin kadar torun veririm, tamam mı?
Sen bu akılla bana ne vereceksin?
O köşede sıkacaklar beynine, göreceksin! Kimden öğreniyorsun sen bunları?
Sen Levent'ten mi öğrendin kadınlarla gevezelik etmeyi?
Sen bana kendin dedin! Kendin dedin, evleneceksin dedin...
...bununla anlaş, konuş, muhabbet et, kaynaş demedin mi anne?
Şimdi bunların sorumlusu kalktım, ben mi oldum?
Nerede tuzak kuracağınızın detayını anlat mı dedim ben sana?
Yılmaz öğrense seni sağ bırakır mı?
Ama Allah'tan avucumun içinde o da.
Yılmaz nasıl senin avucunun içinde oluyor anne?
Herkes benim avucumun içinde artık.
Eğer biriyle, bir kadınla dertleşmek istiyorsan o kadın benim.
Eğer birinden akıl isteyeceksen, bana geleceksin.
Anladın mı beni?
Anne, bu Edanur benimle oynamış.
Benden laf alıp laf taşımış. Beni kandırmış.
Ben şimdi bu kıza hiçbir şey yapmayacak mıyım?
Tamer...
...ben şiddete karşıyım.
Şiddet, torunuma zarar verir.
Anladın mı beni? Onun için sakin olacaksın.
Yavaş yavaş intikam alacaksın.
Hadi.
Hadi git, hadi!
(Asiye) Çok yorgunum.
(Gerilim müziği)
Tamer yaşatmaz seni.
Annem torun falan diye bir şey demez ama o psikopat da annemi dinlemez.
Yaşamak benim umurumda mı sanki Leyla? Yaşamak için burada değilim ki ben.
Ben...
Benim bütün meselem Zeynep'i, Halil İbrahim'i korumaktı...
...sevdiklerimi korumaktı ve ben başaramadım.
Benim yüzümden öldü Halil İbrahim.
Geçen de horon tepiyorlardı öldü diye.
Şimdi salonda oturduğuna göre demek ki başka bir plan var.
Asıl biz ne yapacağız, seni bu evden nasıl kurtaracağız onu bilmiyorum.
(Gerilim müziği)
Çık dışarı Leyla.
Çıkmıyorum. Ne yapacaksın, beni de mi öldüreceksin?
Leyla bak, beni kendine bulaştırma, zaten sinirliyim...
...sinirimi senden çıkarmayayım şimdi, tamam mı Leyla?
Saçımın tek bir teline dokunursan o Yavuz'u ararım...
...bu kapının önünde senin o bacaklarını kırdırırım.
-Öyle mi? -Evet, dene de gör.
Bu kıza da dokunmayacaksın. Çık dışarı!
Ara lan! O kahveciyi mi arıyorsun...
...Halil İbrahim'i mi arıyorsun, ablanı mı arıyorsun Leyla...
...kimi arıyorsan ara kızım!
(Arama tonu)
(Telefon çalıyor)
Leyla? Kızım?
Alo, Nergis anne...
...Tamer bir daha elini kaldırırsa demiştin ya hani...
Nergis... Nergis yenge...
...yalan söylüyor, inanma buna!
Tamerciğim, güzel evladım. Bak...
...Leyla artık senin kardeşin değil...
...benim kızım.
Bir daha beni böyle bir şey için ararsa Yavuz abin oraya gelir...
...seni annenin gözünün önünde tanınmayacak hâle getirir.
O güzel kalpli anneni üzmek mi istiyorsun evladım?
(Nergis ses) Yapma, yapma güzel çocuğum.
Anladın değil mi beni? Hadi şimdi telefonu Leyla'ya ver...
...o bana senin anlayıp anlamadığını söylesin.
Bu iş bitmedi Leyla.
Bak hâlâ tehdit ediyor, hâlâ parmağını sallıyor! Neyse...
...tamam, teşekkür ederim Nergis anneciğim.
Teşekkür ederim, sağ ol.
Ben yine de Yavuz'u yolluyorum, onunla bir konuşsun.
Bunlar birbirlerini tutarlar. Neticede erkekler dünyası.
Öyle bir şey yok güzel kızım, öyle bir şey yok.
Dünya bizim dünyamız.
Tamam, tamam. Teşekkür ederim anneciğim, sağ ol.
(Gerilim müziği)
Ne oldu?
Git o Tamer'in parmaklarından birini kır...
...ki benim lafımın üstüne bir şey yapılmayacağını öğrensin.
Sen iste, kırarım.
-Bu Asiye ne olacak o zaman? -O da öğrenmiş olur.
Sen bana izin ver, ben o Tamer'in de Levent'in de içinden geçerim.
Canım oğlum.
Yavaş yavaş. Her şey yavaş yavaş.
Hayırdır?
(Dursun) Benden önce mi öğrendiniz de böyle sevindiniz?
(Nergis) Neyi?
Yılmaz, Halil İbrahim'i ele geçirmiş.
Yok baba, geçen sefer de aynı şey oldu. Hevesimiz kursağımızda kaldı sonra.
Eline geçmiş dedim Yavuz. Öldürmüş demedim.
Nasıl olmuş ki o iş?
Duyduğuma göre Asiye tuzağa düşürmüş Zeynep'i.
Halil İbrahim de Yılmaz'ın eline düşmüş.
Şey, o zaman...
...nasıl yapalım? Gideyim mi anne?
Git, git. Daha iyi. Asiye şimdi uçuyordur...
...biraz ayakları yere bassın.
Hayırdır, ne oluyor?
Senlik bir şey yok canım, nişanlılar arasında bir konu.
-(Dursun) Bu arada Yavuz. -Evet baba?
O Tamer'le bir konuş.
Geçen gün Leyla'nın hâlini hiç beğenmedim...
...bir daha öyle davranmasın kıza.
Sen hiç merak etme, ben gittiğimde o işi de hallederim.
(Gerilim müziği)
Ne olacak bu Fikret meselesi?
Rızvan abi emekli mi?
Sen Rızvan'ın emekli olacağına inandın mı hanım?
Hele ölmeden önce emekli olacağına?
Belki Nedime öleceksin demiştir, öyle ikna etmiştir.
Asiye mi, Nedime mi?
Vallahi hangisi daha tehlikeli, ben bilemedim.
(Gerilim müziği)
Ne diyeyim Fikret, üzüldüm.
Hayır yani, Halil İbrahim'i öldürseydi bir şeydi de...
...şimdi senin dediğin gibi...
...eziyet etmeden bırakmaz o dayının oğlu.
Aman oğlum, sen bu düşmanlığın arasına girme Fikret'im.
Anlamadım anne?
Oğlum, her şey göründüğü gibi değil.
Halil İbrahim de herkesin ortasında Yılmaz abinin kafasına silah dayamış.
Yani senin dayının oğlunun da bir gururu var tabii ki.
Öyle mi?
Kızın gelip sana ağladığında ona da böyle mi söyleyeceksin anne?
Yok canım, demem öyle bir şey zaten. Desem de laf dinlemiyor ki.
Ne olurdu yani diklenmeselerdi Yılmaz abilerine?
Ben de ona dikleniyorum yaptığı işten dolayı.
Bak, iş anlaşmazlığı başka. O konu çözülür.
Baban zaten araya girdi.
Yılmaz da ben Fikret'i destekliyorum dedi.
Siz de bir ortayı bulun artık.
Benim anlayamadığım ne, biliyor musun Nedime?
Yılmaz ne ara Asiye'yle kaynaştı?
Ne münasebet canım! Yok öyle bir şey.
Damadını o düşürmüş ama.
Allah Allah! Kim, nereden çıkarıyor bu lafları, anlamıyorum ki!
Şimdi bu durumdan da kendisine pay mı çıkarmış Asiye Hanım?
Yok anne, öyle. Annem söyledi.
Edanur var ya, evdeki kız.
Onu kullanıp çağırmışlar Zeynep'le Halil İbrahim'i.
Gelin beni kurtarın, hastaneden alın demiş.
Bacım bana hiçbir şey söylemiyor. Karımın her şeyden haberi var.
Ben Zeynep sana söylemiştir diye düşündüm Fikret.
Niye saklıyor ki böyle bir şeyi?
Kahveci Temel oradaydı ya.
Belli ki ondan söylememiş.
Her neyse. Anne, ben diyorum ki...
...sen bu Yılmaz'ı bir davet et.
Babam da müsaade ederse tabii.
Ben aile adına onunla bir konuşma yapayım.
Olur oğlum, olur. Sen ne dersen o olur.
Babam da müsaade ederse dedi Nedime.
Ettin ya, emekli oluyorum dedin ya.
Olmadım Nedime, olmadım.
En azından sizin oyuncağınız olmadım.
Yanlış plan peşindesiniz.
(Rızvan) Yılmaz'a bir şey vermezseniz bir şey alamazsınız.
Sen ne vereceksin Fikret?
Ne vereceksin, söyle.
Ne isteyeceğini daha bilmiyorum.
İstesin, düşünürüz.
O burada değil ama ben onun adına...
...senden isteyeyim. Gelene kadar düşünürsün sen.
Benim işlerimde emrimde olacaksın diyecek.
Ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?
(Gerilim müziği)
O konuda taviz vermem baba.
Baban düşünürsün dedi, hemen cevap ver demedi.
Ben de bir Yılmaz'ı arayayım.
(Gerilim müziği)
Hastaneden görüntüleri aldık.
MOBESE kameralarından da takip ettik.
Ama bir süre sonra izlerini kaybettirdiler.
Bu Yılmaz'ın telefon takibinden bir şey çıktı mı?
Biraz önce çıktı komutanım. Nedime Leto'yla konuştu.
Oraya yemeğe gidecekmiş. İsterseniz oradan aldıralım.
Ne deyip alacağız başçavuşum?
30 ton yakaladık, alamadık adamı. Ne deyip alalım?
Neyse, bu Yılmaz'la irtibatlı bütün telefonları...
...takip etsin çocuklar. Belki bir şey çıkar.
Emredersiniz komutanım.
Dayı, Halo böyle bir tuzağa nasıl düşer, vallahi aklım almıyor!
Bütün işlerini kırk defa düşünüp planlayan adam...
...nasıl böyle kolay ele geçer?
Kolayı zorunu bilmem de...
...biz bir depoya çöktük ya, maden ocağında.
-Ee? -İşte o zaman bunu sordum.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Yeğenim, bu silahları, tozları bize taşıtıyorsun da...
...biz bunları niye jandarmaya teslim etmiyoruz?
Dayı, illaki bunların sahibi çıkacaktır.
-Dursun Leto ya sahipleri. -Yok, o emanetçi.
Asıl sahipleri kim bilmiyoruz.
İllaki bunların peşine düşecektir.
-Benimle dalaşacaktır. -Ee?
Ee'si dayı, peşine düştüğü şey bu kadarsa...
...biz zaten onu yok ederiz.
Ama yok, arkasında daha büyük bir şebeke varsa...
...beni alırlar. -Nereye alıyorlar?
Sorguya, işkenceye.
Yani bana ulaşamazsanız...
...buranın yerini Oğuz'a söyle dayı.
İşkencede bu deponun yerini konuşacağım.
Gerisini o halleder.
Anladım.
(Geçiş sesi)
Dayı, bu manyak beni general falan mı sanıyor?
Benim emrimde ordular var da benim mi haberim yok?
Ben üsteğmenim, üsteğmen.
Benim de elimde iki ormancı, bir kahveci...
...bir kahveci oğlu, bir de balcı var.
Bir de çakma galerici var.
Komutan sensin. Üsteğmensin, generalsin, bana ne!
Bu işlere girerken rütbenizi düşünseydiniz.
-Söyle şimdi, ne yapacağız? -Ne bileyim dayı.
(Gerilim müziği)
Sema, kızım az bir gelsene.
Ne oldu Merve abla?
Hazır gençler evde yokken bir konuşalım dedik.
-Ne hakkında? -Hepimiz hakkında.
Gel kızım.
(Gerilim müziği)
Gel.
Ne oluyor? Bir haber mi var?
Gel hele otur kızım.
Bizde yok da asıl sende bir haber var mı?
Bende ne haberi olacak?
Zeynep nereye gitti?
Kapı kapı gezeceğim, illa birinden bir şey öğrenirim dedi, çıktı.
Ben de geleyim seninle dedim ama istemedi.
Sema, bildiğin bir şey mi var?
Söylemekten çekindiğin bir şey mi var kızım?
Çekindiğim bir şey yok da hayırdır Fatma abla?
Sema kızım, biz burada niye varız biliyorsun değil mi?
Halil İbrahim, Muzafferlere de bize de dedi ki...
...gelin başımızda durun, büyüğümüz olun...
...bir hata yapacak olursak düzeltin dedi.
Biz kimsenin ne işine karışırız ne de ilişkisine.
Ama ne Halil İbrahim ne de Zeynep...
...ortada bir şey yokken öyle koşa koşa hastaneye gitmezler.
(Muzaffer) Biz bir şeyler sezdik ama adını koyamadık.
Zeynep her seferinde Asiye'nin evinden bir şeyler duydum diyor.
Yok, bacısıdır, yok, süt kardeşidir bir isim veriyor.
Sema, kızım...
...bak, bir şeyler biliyorsan...
...bize söylemek için en doğru zaman bu zamandır.
Bildiğim şeyler var...
...ama verdiğim sözler de var Muzaffer baba.
Sevdiklerin öldükten sonra verdiğin sözün ne manası kalacak?
(Duygusal müzik)
Söyleyeceğim ama bir şartım var.
Anlattıklarımı Temel bilmeyecek. Kendi iyiliği için.
Tamam kızım, söz.
Edanur, Asiye'nin evinde bize yardım etmek için yaşıyor.
Öncelikle Halil İbrahim'e, bize dair yapılan bütün planları...
...Edanur sayesinde önceden biliyoruz.
Başta sadece Zeynep biliyormuş...
...Halil İbrahim de yeni öğrenmiş.
Ben de sizin gibi tahmin ettim...
...Zeynep'i zorladım, o da anlatmaya mecbur kaldı.
Edanur böyle bir şeyi nasıl yapıyor kızım ya?
Hiç mi bilmiyor bu insanların ne kadar acımasız olduğunu?
Biliyor Yusuf abi. Ama Zeynep ne dediyse vazgeçirememiş işte.
En son Halil İbrahim de demiş ki "Edanur o evden çıkacak.
Gerekirse Sema gitsin, döve döve getirsin."
Ama işte o arada ne olduysa Asiye yılanı çözmüş mevzuyu.
Almış Edanur'un telefonundan mesaj atmış bizimkilere...
...gelin beni kurtarın, hastanedeyim diye.
O yüzden koşa koşa hastaneye gittiler!
Aynen öyle oldu.
Ben biliyordum. Benim kızım nankör değil...
...hain değil, böyle yapmaz diyordum.
Merve, yalnız Sema doğru bir şey söylüyor.
Bu konuştuklarımızı Temel duyarsa...
...gider kendini o kapının önünde öldürtür.
Allah korusun.
Halil İbrahim sağ salim kurtulsun...
...Edanur için bir çare düşünürüz elbet.
Temel duymasın etmesin de...
...o kız da bizim kızımız.
Ölüme terk edecek değiliz onu orada.
Zeynep, Asiye'ye gideceğim dedi.
Oradan bir haber gelmeden biz bir şey yapamayız Yusuf abi.
(Duygusal müzik)
-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk Cemal.
-(Cemal) Var mı bir haber? -(Osman) Yok.
-Bunlar nereden geliyor? -Bilmiyorum ki dayı.
Turan, nereden geliyorsunuz böyle?
-(Turan) Biz de bir kahveye uğradık. -(Osman) Ee?
Belki birileri bir şey duymuştur diye ama...
...bir şey çıkmadı. -Sizden bir şey çıktı mı dayı?
Üsteğmen sağ olsun, yardımcı oldu.
-Kamera kayıtlarını incelemişler. -Ee?
Adamlar kısa süre içinde izlerini kaybettirmiş.
Dayı, bu komutan, Yılmaz'ı alıp sorgulayamaz mı?
Komutan çok basit bir şey söyledi.
(Derviş) "30 ton mala el koydum, adama bağlayamadım.
Bunu nasıl bağlayalım?"
Ee, ne yapacağız?
Elimiz kolumuz bağlı burada bekleyecek miyiz dayı?
Bekleyeceğiz. Ama burada değil.
Nerede bekleyeceğiz dayı o zaman?
Halil İbrahim'i öldürecekleri yerde.
Ya ölüsünü alacağız ya da dirisini.
(Gerilim müziği)
(İnliyor)
Yeter!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Öksürüyor)
Konuşacak mısın?
(Öksürüyor)
(Geçiş sesi)
Acıya dayanmanın tek bir yolu vardır.
Bir şeye tutunmak.
Konuşmamak için, direnmek için...
...bir şeye konsantre olmanız gerekiyor.
Ne gibi bir şeye komutanım?
İnancı olan Allah'a sığınacak.
Vatanı olan vatanına tutunacak.
(Komutan) Bayrağı olan bayrağa.
Hiçbir şeyiniz yoksa illaki bir sevdanız vardır.
O zaman sevdanıza sarılacaksınız.
(Komutan) Size bu eğitimde sırlar verilecek.
Bu sırları tutanlar burada kalacak.
Tutamayanlar gidecek.
Size kim, ne sorarsa sorsun...
...hangi şartta sorarsa sorsun, siz hiç kimsesiniz.
Anladınız mı? Hiç kimse.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Erkek) Sana diyorum. Kimsin sen?
-Hiç kimse. -(Erkek) Lan!
(Gerilim müziği devam ediyor)
Asiye Hanım'la görüşeceğim.
İçeriye bilgi vermem lazım.
Arabadan inmeyin Zeynep Hanım.
Tamam, ver, bekliyorum.
Vay, vay, vay!
Teyze, senden hakikaten korkulur.
Sen ne zaman uyandın da iş çevrildiğine de...
...planlar yaptın da Yılmaz'la anlaştın? Ne ara?
Sen Tamer'le kumar oynarken.
Ne diyorsun Asiye sen? Ne kumarı?
Ee...
Selim, ne oldu Selim, söyle.
Abi, Zeynep Hanım geldi.
(Selim) Asiye Hanım'la görüşmek istiyormuş.
Ben konuşurum.
Tamer'im, sen bir dur. Sana ne oluyor?
Herkes kendi nişanlısına ayar versin.
Levent abi, Zeynep senin neyin oluyor acaba?
Detaylarda boğulma Tamer.
Detaylara takılıyorsun. Bak, kendine bunu yapma.
Hem bizim kapımızın önüne kadar gelmiş birini...
...içeri almamamız, dinlemememiz bize yakışmaz.
Değil mi teyze?
Sen muhatap olmak istemiyorsan ben muhatap olurum.
Yok yok.
Ben uzun zamandır bekliyordum.
Anasını yalvarttım, şimdi sıra kızında.
Al içeri, hadi.
(Zuhal) Yine kayda mı alacaksın Asiye?
Yok be, ne kayda alacağım? O beni kayda alsın.
Hafızasından silinmem ben.
Kayıtmış.
(Gerilim müziği)
(Selim) Buyurun Zeynep Hanım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hoş geldin. Gel bakalım, otur şöyle.
Vallahi teyzem görüşmek istemiyordu.
Çok rahatsız kendisi, birazcık hasta ama...
...sağ olsun, geçmişin hatırına beni kırmadı.
Çok hastayım.
Etrafım virüs dolu.
Hepsi ciğerlerime kadar indi.
Senin muhbirin Edanur'a söyleyeyim de...
...sana şöyle güzel bol köpüklü, şekerli kahve yapsın, olur mu?
Ben bir şey içmek istemiyorum.
Ah Zeynep, Zeynep. Şu düştüğün hâllere bak.
Biz sana gel başımıza taç ol dedik...
...sen gittin bir eşkıyanın peşinde iki paralık oldun be.
Olduğum yerden gayet memnunum.
Buraya pişman olduğum için gelmedim.
Niye geldin o zaman Zeynep?
-Kendini öldürtmeye mi geldin? -Hişt!
Tamer, yazık sana gerçekten.
Belki sen farklı olursun, elin silah tutmaz sanıyordum ama...
Tamer'i boş ver sen. O pis, manyak bir şey oldu.
Esas biz senin için ne yapabiliriz, onu söyle.
Söyle, söyle. Söyle, belki elimden bir şey gelir.
Ben seni hafife almışım Asiye Hanım.
Yıllarca bu işleri babam yönetiyor...
...abim yardımcı oluyor...
...Nesim amcayla Dursun amca da...
...ortaklık yapıyor diye düşünmüştüm.
Ama yanılmışım.
(Zeynep) Meğer bütün herkesi sen yönetiyormuşsun.
Hele de Yılmaz'ı.
Yani dünyada en çok nefret ettiğin kadının...
...annemin yeğeniyle bile uzlaşacağını düşünemezdim.
Ben biraz aklı olan herkesle uzlaşırım.
Seninle de uzlaşırdım, Halil İbrahim'le de uzlaşırdım.
Ama siz benim çok üstüme geldiniz.
Bak, kendin söyledin.
Beni hafife aldınız.
Senin ananın huyu bu.
O beni hep hafife alıyor.
Ben buraya değişebiliriz demek için geldim.
Ben kendim çok rahatım.
Ben niye değişeceğim?
Benim değişecek bir şeyim yok.
Ama sen değişmek istersen anlat bana.
Ne yapmak istiyorsun değişmek için?
Halil İbrahim'i benim yanımdan aldılar.
Yani öldürmek isteselerdi orada yaparlardı.
Belli ki sizin bir beklentiniz var.
Beklentimiz mi var Zuhal?
Mesela evimizi geri versinler.
Paralarımızı geri versinler.
Bizden aldıkları ne varsa hepsini geri versinler.
Buna benim itibarım da dâhil Zeynep.
Çok zor günler geçirdim.
Tamam, ben bu istediklerinizin hepsini hallederim.
Yeter ki bana Halil İbrahim'in yaşayacağına dair bir garanti verin.
Halil İbrahim'i bırakıp geri gelecek misin mesela?
Boşanacak mısın ondan?
Gerekirse boşanırım.
Ama bu seninle evleneceğim anlamına gelmiyor Levent.
Biz zaten artık seni niye alalım Zeynep?
-Anne! -Oğlunuz itibar peşinde ya hâlâ.
Onun için söyledim.
Sen şimdi boşanırım diyorsun, öyle mi?
Boşanırım.
(Gerilim müziği)
Ah, zavallı.
Benim bir resmî nikâhım bile yok.
Ama babandan bir gün bile vazgeçmedim.
Bak, bir gün bile düşünmedim.
Anana rağmen, size rağmen.
Ama sen iki dakikada vazgeçebiliyorsun öyle mi sevginden?
Sen Halil İbrahim'den hiç mi bir şey öğrenemedin?
-Öğrendim. -Ne öğrendin?
Sevdiklerim için kendimden vazgeçmeyi öğrendim.
Tabii sen hiç kimseyi sevmediğin için bunu bilmezsin.
Sırf anneme olan öfken yüzünden...
...bir de atamadığın bir imza için babama katlanıyorsun.
Babamı bile sevmiyorsun ki sen.
Bak, yolluya bak, gelmiş benim evime...
...iki dakikada kendi sevgilisini sattı.
Bana sevmek nasıl bir şey öğretiyor.
Bak sen!
(Asiye alaycı güldü)
Bundan vazgeçtin.
Halil İbrahim'den de vazgeçtin.
Şimdi kimi alacaksın Zeynep?
Konu ben değilim Asiye Hanım.
Ben buraya yapabileceklerimi söylemek için geldim.
İstediğiniz başka bir şey varsa şimdi söyleyin.
Eğer yapabiliyorsam onu da yapayım.
Var ulan. Var!
Madem benim bütün derdim imzaymış...
...ikna et o ananı, Rızvan'dan boşansın.
Ben de hemen imzayı atarım, tamam mı?
Boşansın Rızvan'dan, hadi bakalım.
Anne, senin söylediğin şey de laf mı ya?
Olacak şey var, olmayacak şey var.
Babam daha önce bunu yapsaydı, yapardı zaten.
Ben babandan bugüne kadar hiçbir şey istemedim.
Ben kızından istiyorum.
Boşayacak, o anan Rızvan'ı boşayacak!
Şimdi güzel istiyorsun da...
...o konu birazcık Rızvan Leto'nun alanına girdiği için...
...biraz daha temkinli mi olsak acaba teyze?
Hani bir şey konuşulur, o taraftan yanlış anlaşılır.
Yakında ölecek bir Halil İbrahim yüzünden...
...ağzımızın tadı kaçmasın.
Benim ağzımın tadı kaçmaz.
Ben söyleyeceğimi söyledim.
Dayısının oğlu, Nedime'nin yeğeni. Değil mi?
Kocam öldürülmesin diye anasına gideceğine...
...bana gelmiş. Çok da doğru yapmışsın, aferin sana.
Bir de anası sevmeyi biliyormuş da ben bilmiyormuşum.
Bak sen. Hadi görelim bakalım nasıl seviyor!
O küçük kızı bir şey istedi mi...
...nasıl yapıyor mu, yapmıyor mu görelim bakalım.
Ne olacak? Ben 32 yıl nikâhsız yaşamışım. Ne olacak?
Anan da gitsin iki gün yaşasın bakalım nikâhsız.
Tamam, ben annemle konuşurum.
Ben sevdiğim adamı kaybetmemek için boşanıyorsam...
...annem de çok sevdiği kızı için bu söylediğinizi yapar.
Dediğini yaptır...
...sana sözüm çok büyük.
O Halil İbrahim'i öyle bir yaşatırım ki bak.
Yaşar o Halil İbrahim.
(Gerilim müziği)
Edanur iyi mi? Onu görebilir miyim?
Edanur şahane.
Böyle küçücük narin bir kuş gibi altın kafesinde oturuyor.
Sen hiç merak etme.
Hadi yolun açık olsun güzel kız.
Ablacığım.
Leyla, güzelim benim, iyi misin?
İyiyim.
Gel.
(Gerilim müziği)
Leylacığım, iyi misin gerçekten? Seni çok merak ettim.
İyiyim, iyiyim, iyiyiz biz. Edanur'u merak etme, tamam mı?
-Ben onu korurum. -Güzelim benim.
Leyla, sen ne kadar laf anlamaz...
-Tamer, ne yapıyorsun? -Ne yapıyorum Zeynep?
Yok, bir şey yapmıyorum.
Ben sana demedim mi kızım bir daha dışarı çıkmayacaksın diye?
Abla, tamam, abla tamam, sen git.
-Ben ona yapacağımı biliyorum. -Hadi Zeynep, hadi git sen de.
Hadi Zeynep Hanım, buyurun.
-Hadi Selim, hadi, hadi. -Seninle sonra görüşeceğiz Tamer.
Tamam.
(Leyla) Korkağın tekisin.
İnsanları arkasından vuran korkağın tekisin sen.
Öyle elini kolunu bağlatıp da öyle olmuyor o işler bak.
-Hadi elim kolum bağlı değil. -Bak zorlama beni, bak vallahi...
Lan, sen ne laf anlamaz bir şeysin lan!
-Yavuz abi, bir şey yapmadım. -(Yavuz) Kes, abi diyor bir de.
Hem abi diyeceksin hem de karım olacak kadına...
...el kaldıracaksın, öyle mi? Öyle mi?
(Bağırıyor)
(Gerilim müziği)
Eğer bir kez daha yaparsan kollarını kırarım.
Sonra ayaklarını kırarım. Eğer hâlâ akıllanmamış olursan...
...sıra kafana gelir Tamer. Anladın mı?
-Anladım Yavuz abi. -Tamam.
-Yavuz! -Ne?
Ne oluyor lan burada?
Yavuz, ne yapıyorsun? Yeğenim lan bu benim.
Tamam lan, sakin ol. Benim de yeğenim.
Ama haddini bilecek Levent.
Büyüğünü tanıyacak. Hiç mi öğretmediniz ya?
Kime el kalkar, kime el kalkmaz.
Ne oldu çocuklar?
-Ne oldu oğlum? -Bir şey yok Zuhal teyze.
(Tamer) Kapıdan girerken düştüm, parmağımı kırdım herhâlde.
Yavuz abim sağ olsun, kaldırdı beni.
-Az dikkat et ya Tamer. -Sağ ol abi.
Levent, götür şunu kırıkçıya. Bir baksınlar parmağına, hadi.
Gel lan. Seninle görüşeceğiz.
Ben de bir damadımla konuşayım bakalım.
Yok Asiye anne.
Bizim Leyla'yla konuşacaklarımız var.
Sonra ben gideceğim. Ama seninle de sonra konuşuruz.
Nasılsa önümüzde uzun yılar var, değil mi?
Evet.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Geçiş sesi)
Oğlum Halo, bu binbaşı deli lan.
Vallahi deli. Duru, durağı yok bu adamın.
Ne oldu Deli Yörük, yoruldun mu?
Lan manyak manyak konuşma.
Aynı eğitimden geçiyoruz. Sen yorulmuyor musun?
Sarsmaz bizi bu acılar.
-Takma kafana. -İki oflanamıyoruz be.
Hadi git duşa gir, sonra da dinlen.
Bak, yarın sorgu eğitimine girecekmişiz.
Aa, bak sorguda öttüremeyeceğim kimse yok, söyleyeyim.
Hadi oradan. Kendin ötme de.
Ben ne öteceğim oğlum? Asıl sen ötme.
Ben ne öteceğim ya? Ne biliyorum ki ne öteceğim?
Hişt, bana bak, sana sır vermediler mi?
-Yok. Sana? -Yok.
İyi. Hadi git duşa, leş gibi kokuyorsun.
-Kim? Hayatta ter kokmam ben. -Oyalanma fazla.
-(Oğuz) Hayda! -Üf, bir kitap keyfimiz vardı arkadaş.
Lan inşallah sular da kesilmez.
-(Asker) Yat lan, yat! -(Asker 2) Kalk, kalk, kalk!
Kalk, kalk, kalk! Kıpırdama!
-Kalk lan! -(Oğuz) Ne oluyor lan?
(Asker) Yürü!
İkisine de sır verdim.
(Komutan) Sırları söyletene kadar ezin bunları.
Konuşturamayanı buradan atarım.
(Asker) Emredersiniz.
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
Sen bu acılara dayanırsın Halo.
Dayanırsın.
(Duygusal müzik)
Kızım, sen ne demeye Asiye'ye gidiyorsun da bir şey istiyorsun?
Asiye'yle Yılmaz'ın ne alakası var?
Fikret abin bana anlattı, tamam dedim, telefon açtım.
(Nedime) Gelecek, Yılmaz'la konuşacağım.
Anne, Asiye'yle Yılmaz iş birliği yapmış diyorum. Niye anlamıyorsun?
Halil İbrahim'i benim yanımdan onun sayesinde kaçırdılar.
Yani Asiye her türlü kötülüğün içindedir de...
...Yılmaz'la iş birliği yapacağını benim aklım almıyor.
-Benim de. -Yok, öyle.
İkisinin de ortak noktası var tabii, uzlaşırlar.
Anne, kusura bakma ama ikisi de Fikret düşmanı.
Halil İbrahim, Fikret'e kahvede destek çıkacak diye...
...senin yeğenine yerini, durumunu bildirmiş.
Ayşe kızım, bilmem farkında mısın ama...
...sen yine araya girmeye başladın. -Kimin için giriyorum anne?
Kocam için. Senin oğlun için.
Asiye sana Halil İbrahim'i aldım, elimde mi dedi Zeynep?
Dedi. "Kocan, Yılmaz'ın elinde.
Eğer istediklerimi yaparsan öldürtmeden bıraktırırım." dedi.
Anlaşıldı.
Derdi neymiş? Ne istiyor hanımefendi?
Anne, beni seviyorsun, değil mi?
O ne biçim soru kızım? Tabii ki seviyorum.
Benim mutluluğum için her şeyi yapar mısın?
Yaparım tabii kızım, yapmaz mıyım!
Gelsin, zaten Yılmaz'la konuşacağım.
Kızımın mutluluğu için bu çocuğu sal diyeceğim.
Şimdi bilmiyorum ki onun da ortakları vardır.
Ne bileyim, belki başkası almıştır.
Benim sözüm de gücüm de bir yere kadar be Zeynep'im.
Sevgin nereye kadar anne? Ben onu merak ediyorum.
Senin başka bir derdin var galiba. Söyle bakayım annene.
Mesela Asiye bana...
...sevdiğin adamın yaşaması için boşanmayı kabul eder misin diye sordu.
Ben de tabii ki hayatta kalması için her şeyi yaparım, dedim.
Doğru demişsin.
İnsan sevdiğinin zarar görmesini istemez ki.
Peki, sen anne?
Sen benim için babamdan boşanır mısın?
(Gerilim müziği)
Anlamadım?
Zeynep, bunu sormanı senden teyzem mi istedi?
Asiye'nin ne istediğinin, ne söylediğinin bir önemi yok artık.
Ben anneme bir soru soruyorum.
Ben sevdiğim adamın hayatta kalması için ondan boşanmayı kabul ettim.
Sen de kızın mahvolmasın, kahrolmasın diye babamdan boşanır mısın diyorum.
Kızım, şimdi size, bu yeni nesle...
...evlenmek, boşanmak çok kolay geliyor.
Ama biz öyle değiliz.
Biz boşanmak için evlenmedik.
Hani babamı severek evlenmemiştin, ailen zorlamıştı?
Ben Halil İbrahim'i severek evlendim anne.
Ve onun yaşaması senin bir imzana bakıyor. Kızın için bunu yapmayacak mısın?
(Gerilim müziği)
Ben evet dedim diyelim.
Peki, baban benden boşanmak isteyecek mi?
Belki o da istiyordur. Bunu hiç sordun mu?
Zeynep, bana Asiye'nin ağzıyla sakın konuşma kızım!
Ben senin kızın olarak konuşuyorum anne. Kimsenin ağzıyla konuşmuyorum.
Geçen gün bahçede senin mutluluğun için her şeyi yaparım demedin mi?
Yaparım kızım, ben senin mutluluğun için her şeyi yaparım.
Ama bu benim yapabileceğim bir şey değil Zeynep.
(Gerilim müziği)
Peki anne.
Zeynep, dur, dur.
-İnsanlar duyduklarını hazmetsin önce. -Gerek yok Elif, gerek yok.
İşin kötüsü ne, biliyor musun? Asiye haklı çıktı.
(Zeynep) "Nedime sevgiden ne anlar?
Ben bir ömür nikâhsız yaşadım ama o bir gün bile yaşayamaz.
Senin mutluluğun için bile yaşayamaz." demişti.
Haklıymış.
(Gerilim müziği)
Gördün mü şu Asiye yılanını?
(Gerilim müziği)
Nasılsın?
Sen nasılsın asıl?
Çok hastayım.
Çok hastayım, üşütmüşüm.
Sen kafayı üşütmüşsün Asiye.
Ne demek öyle Nedime'yle Rızvan boşanırsa...
...ben de Halil İbrahim'i bıraktırırım?
Bak, biz seninle bir anlaşma yapmıştık.
32 küsur yıl önce, hatırladın mı?
Bak güzel, küsuru hatırlıyorsun artık. Güzel.
O iş iyi oldu, bak.
-Sana bir şey söylüyorum Asiye. -Ben anlaşma falan bozmuyorum!
Bugüne kadar senden bir şey istedim mi?
(Asiye) Git karını boşa, beni al dedim mi?
Kızı geldi, bana yalvardı. Ben de eli boş dönmesin diye bir şey söyledim işte.
Kim sana... Neydi o? Nedime. O Nedime mi yetiştirdi hemen?
Nesim söyledi, Nesim'den duydum.
Bu kadınlar bayılıyorlar kocalarına.
Durmadan her dedikoduyu onlara götürüyorlar.
Biraz da sen bayılsan kocana, ben de başkalarından duymasam.
Ben sana bir iyilik yapıyorum, sen buraya gelip beni tersliyorsun.
Bir iyilik yaptın da ben mi fark etmedim acaba?
Evet, yaptım.
O Nedime'nin yaptığı ne?
Seni erken yaşta böyle emekli ediyor, bir köşeye atıyor.
Benim koskoca, aslan gibi, tecrübeli erkeğimi...
...her şeyin hazır, sen niye bir köşeye çekiliyorsun?
Çoluk çocuğun palyaçosu olacaksın.
Neden?
Ben de gittim, kendi ellerimle Halil İbrahim'i Yılmaz'a verdim.
Sen şimdi hükmünü sür bakalım, devam et.
Sen benim emekli olacağıma inandın mı Asiye?
Ben sana inanıyorum çünkü sen benim erkeğimsin.
Anladın mı?
Yoksa başka bir planın mı var?
Benim her zaman başka bir planım vardır Asiye.
İşte beni en üzen şeylerden biri de bu.
Eskiden ne kadar güzel el ele otururduk.
Anlatırdın, paylaşırdın, ben akıl verirdim. Ne oldu?
Ne oldu?
Tamam da o zaman arkamdan iş çevirmezdin!
Yılmaz'la birlik olmak ne demek Asiye?
Ben seni korumak için yaptım.
Kim kimi vurursa onunla birlik oldum.
Ya Halil İbrahim, Yılmaz'ı yiyecekti, ya Yılmaz, Halil İbrahim'i yiyecekti.
Halil İbrahim'i Yılmaz'a yedirdiğin yerde...
...Yılmaz'ı nasıl yiyeceksin Asiye?
Planlarımı bozuyorsun, planlarımı!
Yok.
Planlarını bozmuyorum.
O Yılmaz'ı avucunun içine oturtacağım.
Sen biraz anlat bakalım...
...neymiş o planların?
Biraz yanıma gel.
(Gerilim müziği)
Hakikaten annene babamdan boşanır mısın diye mi sordun Zeynep?
Sordum Fatma anne.
Sen kızının mutluluğu için her şeyi yapmaz mıydın?
O nasıl soru? Boşanmak ne?
Keşke o...
...yaşasaydı da ben ölseydim.
Benim annem öyle demedi işte.
Babandan boşanmam dedi.
Asıl Asiye senden bunu nasıl isteyebildi kızım?
Bu kadının derdi ne?
Biri mutlu olacaksa onun sayesinde olsun, biri üzülecekse onun yüzünden olsun.
Asiye'nin derdi bu.
Peki Zeynep, sen sevdiğin ölecek diye yalvarırken...
...Asiye'nin karşısında kıvranırken Edanur ne yaptı? İzledi mi?
Edanur yoktu Temel.
Neredeymiş ki?
Halil İbrahim ölecek ya güya...
...rahat rahat düğün yaparlar diye alışverişe çıkmışlardır.
Temel...
...şimdi konumuz bu mu oğlum?
Doğru baba, doğru.
Konumuz bu değil.
Doğru.
O Asiye bir şey mi yapmış Edanur'a?
Edanur'a bir şey mi yapmış derken?
Zeynep, artık saklamanın bir manası yoktu.
Neyi saklamanın?
Ben sana sonra anlatacağım Turan.
Turan, Sema sana anlatınca sonra sen de bana anlat.
Tamam. Sen de gider Temel'e anlatırsın.
Temel de karısının hain olmadığını öğrenince...
...gider kapılarına dayanır. Kendini öldürtür.
Nasıl yani?
Edanur bizi satmamış mı?
Satmamış Turan. Biz bugüne kadar onun yardımları sayesinde ayakta kalmışız.
Dayı, kurban olayım bunu Temel'e söyleyelim.
Gitsin, kendini öldürtecekse öldürtsün. Yeter ki dertten, tasadan ölmesin.
-Tövbe de. -Arkadaşlar, lütfen.
Bakın, ben bir söz verdim.
Madem konu buraya kadar geldi...
...sizden rica ediyorum, kimse o eve temas etmesin.
Edanur'un hayatını tehlikeye atmış oluruz.
Kız kardeşim bir şekilde ona orada sahip çıkıyor.
Zeynep, el kadar kız, kendini kollayamamış.
Edanur'u nasıl kollayacak o evde?
Merve, sen gel.
Zeynep, şimdi söyle bana.
Bu Yılmaz sizin eve gidecekmiş.
Oradan çıkışta Şota bizi arasa, biz de gidip onu alsak.
Ben Şota'ya sordum bile Derviş dayı.
Yılmaz'ın arabasını patlattığınızdan beri plakası olmayan minibüslerle geziyormuş...
...izini süremeyelim diye. -O ne demek Zeynep?
Yani üç dört tane minibüs varmış.
Çıktığında birine biniyormuş ama her biri farklı yöne hareket ediyormuş.
-(Zeynep) Nasıl takip edeceğiz dedi. -Biz de hepsini takip edelim.
Tabii. Onlar da fark etsin, Halil İbrahim'i öldürsünler.
Aynısı.
Allah'ım, biz ne yapacağız?
(Gerilim müziği)
Fikret.
Canım.
Sana bir şey diyeceğim ama kızma.
Kötü bir şey değilse niye kızayım Ayşe?
Levent'le konuştum.
Ne konuşuyorsun o boş beleşle?
Öyle deme. Onun da rahatsız olduğu çok şey var.
O zaten rahatsız da...
Ne diyor?
"Ben Fikret abimin yanında olurum. Ne diyorsa, nasıl diyorsa öyle yaparım.
Yeter ki aileleri yönetme konusunda geri adım atmasın." diyor.
Levent?
Vallahi billahi.
Ona bunları teyzen söyletiyordur. O beni tongaya düşürmenin peşindedir.
(Ayşe) İşte kızma dediğim yer orası.
Yani teyzemin konuyla alakası yok.
Ben konuşup doldurdum Levent'i.
Böyle davranırsan kocam seni destekler, sen de babamın yerine geçersin dedim.
Şimdi Ayşe, ben babanla da pek geçinemem ama...
...bir baban var, bir Levent var.
İkisini aynı kefeye nasıl koyuyorsun, anlamadım ben.
Babamı yönetemezsin...
...ama Levent'i yönetirsin.
Annem de benim gibi düşünüyor.
Peki. böyle bir şeyi baban niye kabul edecek?
Senin baban niye kabul ettiyse o yüzden.
Yılmaz'la karşı karşıya gelmek istemiyorlar.
İkimiz de gayet iyi biliyoruz ki...
...Rızvan babam geri çekilme konusunda çok da gönüllü değil.
Doğru.
Halil İbrahim'i ele geçirdiklerinden beri babam da bir kıvırıyor zaten.
Da bu saatten sonra Levent'in bizim yanımızda olmasının bir önemi yok.
Kocam...
...kimsenin sana bir şey bırakmasına ihtiyacın yok.
Sen sadece sana ait olanı al yeter.
Bırak insanlar seninle yürümek istiyorsa yürüsünler.
Halil İbrahim yaşasa da ölse de...
...sen yoluna devam et.
Nerede o?
Gölün orada. Çağırayım mı?
Gelsin.
(Gerilim müziği)
Abi!
Abim!
Geliyorum.
(Gerilim müziği)
Beni kırmadığın için çok teşekkür ederim hayatım.
(Sessizlik)
Burası ne kadar güzel bir göl ya.
Sessiz, huzurlu.
Burnumuzun dibinde böyle bir güzellik var, tadını çıkarmıyoruz.
Hoş geldin Levent.
Benimle konuşmak istemişsin.
İstedim Fikret...
...abi.
Abi mi?
Siz konuşun, bir şeye ihtiyacınız olursa beni ararsınız.
Farkındaysan Fikret abi dedim.
Aramızdaki buzları eritip yeni bir başlangıç yapmak için.
Tamam. Bazı hatalarım, yanlışlarım oldu...
...şımarıklıklarım oldu, kafam gitti geldi.
Ama var ya, sen gerçek Levent'i tanısan taparsın.
Tapmam da...
Kimmiş, nasıl bir şeymiş şu gerçek Levent...
...dinlemeye değer.
Anlatayım.
Benim Zeynep'le evlenme olayım olmadan önce...
...ben sana bir saygısızlık ettim mi?
Abiden gayri laf ettim mi sana?
Etmedin Allah için.
Etmedim, etmem de. Hiyerarşiye inanırım, savunurum bunu.
Malum, babam Nesim Kulpa.
Babalar ve oğulları.
Beni en iyi sen anlarsın.
Babam beni sevsin, takdir etsin diye ben Zeynep'le evlenmeyi kabul ettim.
Yoksa benim öyle Zeynep diye bir takıntım yoktu.
Hâlâ var yani?
Yok, yok ya. Bana ne! Evli barklı kadın.
Benim için bitti o mevzu, kapanmıştır.
Zaten bu konuda biz seninle biraz farklıyız.
Yani söyleyeceğim, ayıp olacak ama tutamam ki içimde.
Ben suratsız kadından oldum olası hazzetmem, sevmem ya.
Yani Allah affetsin, bacıma senden başka kimse katlanamazdı.
Zeynep ne? Zeynep de aynısının sarısı.
Ben daha çok...
...Bulgar severim, Rumen severim.
Moldovalı. Moldovalıya bayılırım.
Karadeniz'in bizden uzak kıyılarına hastayım ben.
Levent, uzatma!
Hakikaten biz buraya nereden geldik?
Haklısın.
Bak, sana şimdi bir şey soracağım.
Bana dürüstçe cevap ver. Ne olursa olsun.
Ne olursa olsun. Sor.
Ali Kemal'le Cingöz'e sen de sıktın mı?
(Gerilim müziği)
Beni bu plana teyzem dâhil etti.
Ben bu çocukları aldım.
Amacım bunları korkutup, bağırıp çağırıp, iki tokatlayıp...
...ondan sonra Tamer'le Leyla'yı öldürdüğümü söyleyip...
...bunları yurt dışına göndermekti.
Ta ki... Ah Tamer, Tamer'im.
Senin kardeşin psikopatlaşıp 14'lükle kafalarına sıkana kadar.
Şok oldum.
Özellikle o...
...Leyla'nın gözünün önünde olması benim psikolojimi iyice bozdu.
Yani bu emrin arkasında babam yoktu, öyle mi?
Yok.
Baban geldi.
Teyzeme bağırdı çağırdı. Sonra bizi çağırdı.
Özellikle dedi ki kimseye bir şey söylemeyin.
Eğer soran olursa benim emrettiğimi söyleyin dedi.
(Fikret) Anladım.
Şimdi sana teklifim şu.
Eğer arkamdan iş çevirmeyeceksen...
...o kadınların planlarına dâhil olmayacaksan...
...biz seninle bir yol yürürüz.
Ama ilk hatanda, yani ihanetinde...
...seni şu gölde boğarım Levent, haberin olsun.
-Bu gölde mi? -Ciddiyim.
Tamam, ben de ciddiyim. Merak etme, tamam.
Herhangi bir yanlış olmayacak, söz veriyorum.
Ama benim de birtakım şartlarım var.
Bağımsızlık isterim.
Ben öyle emir al, talimat al adamı hiç değilim. Hiçbir zaman da olmadım.
Eğer birlikte yol yürüyeceksek...
...ben de kendi işlerimde bağımsızlık isterim. Tam bağımsızlık ama.
Benim aleyhime bir iş yapmadığın sürece özgürlük senin.
Tabii babanın da rızası olması kaydıyla.
Tamam, o iş bende.
Bende diyorsun. Bak, sonradan ayağımıza dolanmasın.
O iş bende diyorum Fikret.
-Abi diyorum. -Deme.
Deme, Fikret yeterli. Ağzına da yakışmıyor zaten.
Fiko?
Tamam ya, Allah Allah.
Bu kadar gergin olma. Rahatla biraz.
Rahatla demişken bazen daralırsın, tamam mı? Uçmak, kaçmak istersin.
Anla işte.
Ayşe'den uzaklaşmak istersin ki hakkındır.
Benim ağzım sıkıdır, kimseye bir şey söylemem.
Levent, madem ağzın sıkı, kapa o çeneni.
Tamam, ne bağırıyorsun?
Özgürlüğüme kavuştum diye ben de sana bir 'favor' yapmak istedim, o kadar.
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
Suyu da alayım.
(Gerilim müziği)
Nesim, duydum ki sen de Fikret'in yanındayım demişsin.
Bakın, ben Yılmaz'ın babasına saygı duyarım.
(Nesim) Bu bölgenin en güçlü adamlarından biridir.
Yıllardır dünyanın her yerine ticaret yapar.
Ama...
...Martenler acımasız bir ailedir.
Onlar için senin oğlunun, benim oğlumun hiçbir önemi yoktur.
(Nesim) Kendi ticaretleri için herkesin hayatıyla oynarlar.
Neticede Fikret bizim çocuğumuz.
Damadım olmasının haricinde bir şey söylüyorum.
Yarın bir gün evlatlarımızı harcamayacak, bizi yarı yolda bırakmayacak...
...verdiği sözü tutacak bir adamdır Fikret.
Allah için öyle.
Arada sırada kızarım Fikret'e de...
...yanlış bir iş yaptığını da pek görmedim.
Yeğenim olmasının dışında biraz huysuz, dediğim dedik bir çocuktur ama...
...bizi de Martenlerin şerrinden uzak tutar.
Netice de onların da yeğeni.
Yılmaz ben iş konusunda kimseyi tanımam diyor ama...
...Nedime söz konusu olunca mecbur geri adım atacak.
Benim tek çekincem Asiye.
Zuhal, bak kardeşin diye söyleyemiyorum...
...ama hem Rızvan'la evlisin hem onun oğluna düşmansın...
...hem yeğeniyle iş birliği içindesin.
Eğer bu konuda Fikret'in yanında olursak...
...Asiye bizi herkese düşman eder, söyleyeyim.
Asiye bu vallahi, eder mi eder.
Hele de Halil İbrahim ölürse siz o zaman görün Yılmaz Asiye ittifakını.
Fikret torunlarımın babası diyorum, yok efendim, o Nedime'nin torunları diyor.
Takıntılı, benim bacım takıntılı. Ben ne yapayım?
Nesim.
Ben Rızvan'ın bir varım bir yokum demesinde...
...bir çapanoğlu var diye düşünüyorum.
Kesin vardır.
Rızvan bu, herkesi ayrı tartar...
...ama en çok da Fikret'i.
O biliyordur babasının ne işler çevirdiğini.
Zuhal, akşam Fikret'le Ayşe bize yemeğe gelsinler.
Kızınla bir konuş.
Bakalım Fikret bize nasıl bir gelecek vadediyor?
Yani bize derken çocuklarımıza.
Halil İbrahim'in öldüğü yerde oyun yeniden kurulacak madem...
...bakalım nasıl kurulacak?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ver.
(Gerilim müziği)
Kes lan, kes!
Elektrik özelleşti.
Devlete verdiğiniz zararın farkında mısınız?
16 saattir tek kelime konuşmadılar komutanım. Mecbur kaldık.
İsimlerini de söylemediler mi?
Hiç kimseyiz diyorlar.
Çıkın dışarı, herkes dışarı çıksın. Çıkın!
(Gerilim müziği)
Oğlum, siz manyak mısınız lan?
İşkencede konuşmayacak adam yoktur.
(Komutan) Ne konuşacağını bilen adam vardır.
Size işkence eden adama bir şey söylemezseniz...
...ölürsünüz.
Ölmemek için yanlış da olsa bir şeyler söyleyeceksiniz.
Zaman kazanacaksınız.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Hangi kulağını tercih edersin?
Sağ kulak mı, sol kulak mı?
Konuşacağım.
Ne?
Konuşacağım.
Ha şöyle!
(Öksürüyor)
Su.
Su getir.
(Gerilim müziği)
Madem söyleyecektin, bizi bu saate kadar niye yordun?
Şu hâline bak. Tanınmaz hâle geldin.
(Öksürüyor)
Kaldırın şunu.
(Gerilim müziği)
(Öksürüyor)
İçtin suyunu, anlat. Seni dinliyoruz.
Yılmaz'a konuşacağım.
Yok öyle Yılmaz'a konuşmak.
Buraya kadar boşu boşuna Yılmaz Marten Bey'i getirtemeyiz.
Önce bir şeyler söyle, ona göre çağıralım.
El koyduğum malların yerini söylerim.
İşte bu.
Aslan, aslan. Sen anlatmaya başla, biz çağırırız.
Anlat bakalım.
Sivriburun'u biliyor musun?
Orayı geçtikten sonra bir kilometre ileride karşında...
(Gerilim müziği)
Gel biraz masaj yapayım o küçük ellerine.
Acıyor azıcık.
Acımaz.
-Anne. -Efendim?
Şimdi babam Fikret abime bıraktı mı işleri?
Yani ben ne yapayım, nasıl bir konum alayım burada?
Bak ben sana konumu göstereceğim.
Senin konumun burası. Ananın dizinin dibi.
Anladın mı? Buradan da ayrılmayacaksın.
Anne, ciddi ciddi bir şey soruyorum ya.
Uşağım benim.
O Reşit yediğin haltları öğrenmiş.
Yavuz gibi yapmaz öyle, parmağını, kafanı kırmaz, direkt gelir, sıkar gider.
Bu Yavuz konusunda da...
...Leyla'yı vermekten vaz mı geçsen acaba buna?
Nergis'le aramı bozacağım demek.
Sen anlamadığın işlere karışma.
(Kuşlar ötüyor)
Hayırdır Kahveci Yusuf?
Yolunu mu şaşırdın, ne işin var senin burada?
Asiye Hanım'la bir konuşmak istiyoruz da.
Sen bir gidip söylesene, hanımıyla beraber gelmişler diye.
Anladım. Konu ne?
Sana ne lan? Ne deniyorsa onu yap.
Git bir sor, görüşecekse görüşelim, görüşmeyecekse gidelim.
Bana bak, hanımını almışsın gelmişsin, burada ters düz konuşuyorsun...
...çok farklı konuşurum seninle.
Tamam evladım, git bir sor. Belli ki önemli bir iş için geldik.
Kabul etmezse hanım ağan, çeker gideriz.
(Gerilim müziği)
Asiye Hanım, bu Kahveci Yusuf var, Edanur'un kayınpederi.
-Karısını almış gelmiş, kapıda. -Ne diye gelmiş?
-Anne, ben bir gidip konuşayım onlara... -Sen nereye gidiyorsun?
-Gel buraya, sen burada. -Göndereyim mi?
Gönderme, nereye göndereceksin? Ben merak ediyorum öbür tarafı zaten.
Ne yapıyorlar, ne yapmıyorlar, kim ağlıyor...
...ne kadar ağlıyor, bir öğreniriz bakalım haberlerini.
-Gönder içeri. -Emredersiniz Asiye Hanım.
Selim, gelirken çantalarını bilmem nelerini kontrol et de...
...silah falan olmasın. -Tabii Tamer Bey.
Benim uşağım anasını mı koruyor?
-Benim fındık suratlım. -Ya...
(Gerilim müziği)
Asiye Hanım, bir konuşmak isteriz.
Hoş geldiniz, oturun.
Oturun.
Biraz hastayım da çay yapamayacağım size.
Ne oldu?
Asiye Hanım, biz Edanur'u almaya geldik.
Nereye?
Yanımızda götürmeye.
Sebep?
Bizim bir sebebimiz var.
Kız bizim gelinimiz, yani bizim de kızımız.
Sizi de anlıyoruz, kız hamile.
Kaybettiğiniz oğlunuzdan, talihsiz bir şekilde.
Ama bundan sonrası artık eziyet etmeye...
...işkence çektirmeye girer Asiye Hanım.
Torununuz doğana kadar biz kızımızı el üstünde tutarız.
Bebek doğduktan sonra da siz artık kendi aranızda...
...bir orta yolu bulursunuz.
Siz istemezseniz de biz kendi torunumuz gibi bakarız.
Çok güzel konuştunuz da...
...ben nereden bileceğim?
O kızı hastaneye götürüp benim torunumu aldırmayacağınızı...
...ben nereden bileceğim?
Ben meraklı mıyım bir haini evde beslemeye?
Asiye Hanım...
...biz sözünü tutan insanlarız.
Bak bu...
...bu çok güzel bir laf.
Söz nedir?
Hiçbir şeyi olmayan insanların verdiği şeydir o söz.
Anladınız mı?
Bu saatten sonra ben kimseye güvenmem. Güvenmiyorum.
Biz güzellikle geldik.
Kızımız bir gelsin, konuşalım...
...gelmek istemezse zorla götürecek değiliz.
Ama yarın bir gün biz de jandarmaya gideriz.
Kızı zorla alıkoyuyorlar, eziyet ediyorlar deriz...
...sonra siz zora düşersiniz.
Anne.
Diyorsun.
O zaman ben gideyim Edanur'a, güzelce anlatayım, söyleyeyim.
Kızcağız da buraya gelsin, gerçekten ne istiyorsa...
...ne yapmak istiyorsa onu yapsın.
Hem yani düşürmek istese çocuğunu burada merdivenden düşer, başka bir şey yapar.
Ayrıca zorla hastaneye götürecek hâlleri de yok kızı.
Tamer, git getir onu.
Öyle ters düz konuşma sakın. Güzel güzel konuş.
Güzel böyle, gelsin buraya, gerçek duygularını aktarsın.
Ben insan psikolojisine çok önem veririm her zaman.
Hadi.
(Gerilim müziği)
Halil İbrahim'le ilgili ne karar aldınız?
Ne kararı?
Adamı nereye gömeceksiniz?
Hayır, karısının yanına, Yasemin'in yanına mı...
...yoksa anne babası ortasına belki gömersiniz, bilemedim ki.
Düşündünüz mü?
Yanlış bir şey mi dedim?
Eğer ki içeride ben de sizinle geleceğim dersen...
Bak, sen bu kapıdan çıktığın anda...
...senin o koruyucu meleğin Leyla var ya...
...onu bu evin bahçesine gömerim Edanur.
Gömmezsem, adım Tamer değil.
Yaparsın.
Onu da yaparsın sen. Senden her şey beklenir.
Yok Edanur.
Asıl senden her şey beklenir.
Dediğimi dinle, tamam mı?
Kızım.
Anne.
(Duygusal müzik)
Kızım, iyi misin?
İyiyim.
Edanur, bir konuşun bakalım, sen nasıl istersin...
...burada mı doğurmak istersin Tarık'ımı...
...onların yanına mı gitmek istersin? Sen karar ver.
Senin psikolojin.
Güzel güzel oturun. Oturun rahat rahat, ben yokmuşum gibi konuşun.
Evinizdeki gibi, hadi.
(Gerilim müziği)
Yeter çektiğin kızım, hadi gidelim.
Bak, hepimiz senin güzel kalbini de biliyoruz.
Ne yapmak istediğini de anlıyoruz.
Ben gelemem baba.
Kızım, yapma. Her şey anlaşıldı zaten.
Bunlar seni bu eve gelin etmek, ağırlamak peşinde değiller.
Asiye torun istiyor.
Bizim bebeği zorla aldıracağımızı düşünüyor, ondan tedirgin.
(Gerilim müziği)
Bak biz senin her hâlinden razıyız.
Gel bizimle.
Oğlumla tekrar evlenmeyeceksen de gel.
Sen bizim kızımızsın.
Siz de benim babamsınız, anamsınız.
Ama beni anlayın, ne olur.
Ben burada olmazsam eğer...
...bu kadının kaybedeceği hiçbir şey kalmaz.
Halil İbrahim öldüğü dakika, Zeynep'e bir şey olursa...
...sizden birine bir şey olursa...
...kendimle beraber torununu da öldürürüm.
Görürüm orada o Tarık'ını, öbür tarafta.
Düzgün konuş.
Kızım.
Anne.
Anne, bu kadar.
Ben buradayım.
Madem bunlar bu kadar kötü...
...ve ben de bu kötülere hiçbir şey yapamıyorum...
...o zaman ben de kendime yaparım.
Benim onlara yapabileceğim en büyük kötülük bu.
Sakın kızım, sakın.
(Gerilim müziği)
Pasta, çay, poğaça vereyim mi?
İster misiniz?
Çıksın çayın...
(Gerilim müziği)
Reşit. Ben de seni görmek istiyordum.
Her şey son konuştuğumuz gibi, değil mi?
Öyle Yılmaz Bey.
Nusret sana oğullarının nerede gömülü olduğunu söyleyecek.
Sen de uygun bir şekilde aile kabristanına defnedersin.
Bu iyiliğinizi hiç unutmayacağım.
Unutmayacağını biliyorum Reşit.
Unutkan bir adam olmadığını biliyorum.
(Gerilim müziği)
(Yaklaşan ayak sesi)
(Kapı sert kapandı)
Geldi mendebur.
Şeytan diyor sık kafasına.
Ama sonrası nasıl olacak?
Bazı şeyleri yapmama sebebiniz babamla senin...
...bizden sonrası nasıl olacak diye mi düşünmeniz?
Anlamadım Elif?
Annemle bana zarar verecekler diye...
...çocuklarımıza zarar verecekler diye mi...
...bunca şeyi bizden saklıyorsunuz diyorum.
Yani pek bir şey saklamıyoruz aslında.
Sadece söyleyemiyoruz Elif, dilimiz varmıyor.
Gönlümüz varmıyor.
Bak, sen de bilirsin.
Benim sana yalanım olmaz.
Fikret Bey dur dedi, ben de duruyorum.
Ama vakti zamanı gelene kadar.
Artık bir şey yapacaksanız yapın!
Yoksa gerçekten ben yapacağım.
(Duygusal müzik)
Damat, yürü gidiyoruz.
Hayırdır baba, nereye gidiyoruz?
Kazma kürek al, arabanın bagajına at.
Çocukların yerini öğrendim.
-Yılmaz'dan mı öğrendin? -Evet.
Bu bilgiyi ne karşılığında verdi baba?
O söyleyene kadar kimseye sıkmamam karşılığında.
Herife bak be.
Kimin öleceğini bile sıraya koyuyor.
Hadi evlat, hadi.
(Duygusal müzik)
(Fikret) Sağ ol Elif.
Bu Zeynep'in süt kardeşi mi ne, niye bana ters ters bakıyor?
Haklı.
Bugün Zeynep geldi. Esti, savurdu, demediğini bırakmadı.
Halil İbrahim'i senin aldığını söylüyor.
Bu da tabii süt kardeşi, ona inanıyor.
Dediğim gibi, Halil İbrahim'i ben almadım.
Yine dediğim gibi hesap vermemiz gereken bir sürü ortağımız var.
Ben sana dedim, Fikret'in arkasında dururum...
...onu başkalarından korurum ama kızın dul kalır, söyledim sana.
(Gerilim müziği)
Beni sen koruyorsun, öyle mi Yılmaz?
O yüzden koşa koşa kahveye geldin...
...Halil İbrahim öldü, başın sağ olsun dedin, öyle mi?
Halil İbrahim'i ben öldürdüm demedim.
Duyduklarımı ilettim.
Kahveye gelme sebebim de belli ki eniştem bilmiyor...
...senin üç ailenin, ki onlar bizim düşmanımız olur...
...büyükleriyle buluşmana engel olmak içindi.
Hangi aileler bunlar?
Melaslar.
(Yılmaz) Sarmatlar.
Kareller.
Bu doğru mu Fikret?
Doğru. Görüşecektim.
Oğlum, senin onlarla ne işin olur?
Anne!
Babam işi bıraktı.
Ben de tek şartla bunu üstlendim.
İşime karışılmaması şartıyla, değil mi?
O maddeye seni de mi ekleseydim?
Yok oğlum, ondan değil, işine karışmak için değil ama...
...onlar, o aileler bizi hiç sevmezler, biz onlarla düşman gibiyiz.
İşte ben de bu düşmanlıkları bitirmek istedim.
Ta ki aramızdaki düşman ortaya çıkıp...
...her şeyi berbat edene kadar.
Fikret...
...yine de bize danışmalıydın oğlum.
Geçmişte onlarla aramızda husumet var.
Ben de bu husumetleri bitirmeye çalışıyorum baba.
Gerçi Yılmaz buralardan gitse ortada husumet diye bir şey kalmaz.
Hatta mümkünse Halil İbrahim'i de serbest bıraktırarak.
Hani o almamış ya onu.
Almadım diyor işte oğlum.
Alsa bizden mi saklayacak, bizden mi çekinecek?
Hem niyeti ne olabilir ki? Hadi diyelim ki aldı...
...niye öldürmedi o zaman?
Yemedi anne, yemedi. Zeynep'in yanında sıkmaya yemedi.
Senin yüzünden, babamın yüzünden, benim yüzümden...
...kısacası ittifaklarını kaybetmek istemedi.
Tek mesele Halil İbrahim de değil.
Halkı direkt karşısına almamak için tuzak kurdu.
Sen Halil İbrahim'i gözünde ne kadar büyütmüşsün ya!
Bazen düşünüyorum acaba Fikret, Halil İbrahim'i kıskanıyor mu diye.
Hani Halil İbrahim sokakta seviliyor ya.
Mesela eniştemi kimse sevmez.
Sanki seni çok severler, değil mi Yılmaz?
Beni de hiç kimse sevmez.
Ama ben sevilmeyi istemiyorum.
Ben istiyorum.
Sevmeyi de sevilmeyi de istiyorum.
Benim kocam öyledir. İnsanları sever.
(Nedime) Öyle büyüttüm, öyle yetiştirdim ben oğlumu.
Hakkıdır da.
Bırakın istediği gibi yönetsin.
Yeter ki zaaflarına karşı durmayı bilsin.
O ne demek Nedime?
İşiyle dostlarını, arkadaşlarını ayırmayı bilsin.
Biz büyüklerimizden böyle gördük, böyle öğrendik.
Yani Halil İbrahim ölünce Fikret yeni Halil İbrahim mi olacak?
Halkın dostu, fakirin fukaranın koruyucusu...
...bütün işlerin de patronu. Vay!
Ben kimsenin ne eskisi ne de yenisiyim.
Ha...
...babam bu saatten sonra çıkıp...
...ben vazgeçtim, Halil İbrahim de öldü...
...aileyi yine ben yöneteceğim de dese...
...sen...
..."Hala, ortaklarım izin vermiyor...
...ben oğlunu daha fazla destekleyemiyorum." da desen...
...ben girdiğim yoldan geri dönmem.
Haberiniz olsun.
Yani Yılmaz abi...
...ailem kocamı destekliyor.
Eğer karşımızda olacaksan...
...hepimizin karşısında olacaksın.
(Gerilim müziği)
Evet. Hazır böyle baş başa kalmışken...
...Yılmaz, Halil İbrahim'i öldürecek misin?
Tabii ki öldüreceğim.
Ben bir şeyler hazırlayayım.
Hiç zahmet etme hala, ben çıkacağım.
Yok, siz oturun, iş konuşmaya devam edin.
Fikret'in alerjisi olan işleri onun arkasından nasıl planlayacaksınız...
...iyice bir hesaplayın. Ben mutfaktayım.
(Gerilim müziği)
Vallahi enişte, seni çok eleştiririm. Hiç de sevmem, bilirsin.
Ama bugün Halil İbrahim elimdeyse...
...Asiye sayesinde.
Şimdi bakıyorum da hep güçlü kadınlarla ayakta kalmışsın.
Akıllı adamsın vallahi.
Yani.
(Boğazını temizledi)
Gel Nusret.
(Gerilim müziği)
Konuşacakmış Yılmaz Bey, sizi istemiş.
Fevkalade. Gidelim.
Enişte.
Damadına son bir sözün var mı?
Aslanı yaralı bırakma Yılmaz.
Hazır eline geçirmişken oyun oynama...
...kendini parçalatma.
Aslan be Halil İbrahim diyorsun.
Evet.
Yazık oldu, aslan gibi çocuktu.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kapı açıldı)
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik)
Oğullarımı son kez görseydim.
Beni niye beklemedin Reşit?
Son gördüğün hâliyle kalsınlar istedim hanım.
(Hüzünlü müzik)
Oğullarıma bunu yapanlara...
...kim olursa olsun...
...daha kötüsünü yapacağına söz ver.
Yapacağım hanım.
Yapacağım. Söz hanım.
Sen de söz ver.
Söz ana.
Bunların hepsinden Nedime Hanım'ın haberi var...
...ve bize hiçbir şey olmamış gibi oynuyor, öyle mi?
Nedime Hanım bu oyunu yıllardır oynar kızım.
(Gerilim müziği)
Yıllardır ben de bir oyun oynuyorum.
Ama ailemin kötülüğüne...
...yaşadığım evde kimsenin kötülüğüne değil.
Değildi...
...bugüne kadar.
Bundan sonra bu ölümün içinde kim varsa...
...ben de onun ölümünün içinde olacağım.
(Gerilim müziği)
(Ayşe) Sağ olun.
Şimdi Dursun amca...
...aramızda bazen gerginlikler oluyor.
Ama bilirsin ki ben sana hiç saygısızlık yapmadım.
Belki ters çıkmışımdır.
Özellikle Yılmaz'la yaptığın işi öğrenince.
Belli ki mecbur kalmışsın.
Ama sen de bombayı aldın, kucağımıza bıraktın, çekildin geri.
Ne yapsaydım Fikret?
Nasıl başa çıkacaktım dayının oğluyla?
Babandan gizli iş yapmak mecburiyetinde bıraktılar beni, düşünsene.
Yalnız o da değil, dayın bizzat aradı.
Yılmaz ne diyorsa onu yapacaksın dedi.
İşte ben de onu diyorum amca.
Daha önce konuşsaydık, iş bu raddelere gelmezdi.
Belki de gelmesi iyi oldu Fikret.
İş bu noktalara gelmese Rızvan abinin ben her şeyimi oğluma bırakıyorum...
...demesi mümkün müydü sence? Asla.
Çok haklısın Nergis yenge, asla demezdi.
Rızvan babam, ömrü uzun olsun...
...ölse bile Fikret'in işlerine karışır gibi geliyordu bana.
Tamam, Fikret abi, ne diyorsun peki?
Yani Rızvan amca bu saatten sonra işlere karışmayacak mı?
Karışmayacak Yavuz.
Karışırsa karşılığını görecek.
Ben bunu çok net bir şekilde söyledim.
Ben isterim ki...
...biz büyüklerimizin tecrübesinden yararlanalım...
...onlara rağmen bir şey yapmayalım.
Ama Dursun amcam seni ezerse...
...kayınpederim seni ezerse, babam beni ezmeye kalkarsa...
...ben ne anladım bu güçten, ailemizin geleceğinden?
Ailemizin geleceği demişken, Leyla'nın Yavuz'la evlenmesi...
...kuzen olmanızın yanında sizi daha güçlü, daha yakın bir hâle getiriyor.
Bu yüzden...
...oğlumun, yanındaki pozisyonunun ne olacağını bilmek isterim Fikret.
Açık konuşayım.
Yavuz'un ters bir tarafı var, fazla fevri.
Ben o tarafıyla geçinemem...
...dedim bugüne kadar.
Ama bugün bir şey duydum, Ayşe anlattı.
Yavuz, Asiye Hanım'ın evine gitmiş...
...ve kardeşim Tamer'in parmaklarını kırmış...
...Leyla'ya el kaldırdı diye.
Bunu da duyunca...
...Yavuz'un o ters tarafından hazzetmemek mümkün değil artık.
Çünkü benim için en önemli şey...
...aile...
...ve kadınlarımıza gösterdiğimiz saygıdır.
Eyvallah abi.
Tersim ters...
...cins cins hareketlerim de var, tamam...
...ama benden sana zarar gelmez.
Aile konusuna gelince...
...seninle aynı yerdeyiz.
Önce onlar gelir.
Eyvallah Yavuz'um.
(Dursun) O zaman Fikret...
...evlatlarımız tüm işlerimizi birlikte yürütecekse gücümüze güç katarız.
Yalnız demin söylediğin bir şey benim için mühim.
Tecrübeden faydalanmak.
Dursun amca...
...her şey açık olduktan sonra...
...kimse kimsenin arkasından iş çevirmedikten sonra...
...ben düşmanımızın tecrübesine bile talibim.
(Müzik)
Komutanım, buraya geleceklerine emin misiniz?
Yılmaz illaki Halil İbrahim'in çöktüğü malların yerini soracaktır.
O da bir yerde sökülecektir.
Sökülürse öldürmezler mi onu?
İyi başçavuşum, biz de Halil İbrahim'in ölüsünü, Yılmaz'ın da dirisini...
...alır geliriz, olur mu?
Yeter ki adamlar gelsin buraya.
(Halil, Halil İbrahim türküsünü ıslıkla çalıyor)
(Erkek) Dürümün arasına Kemal Paşa tatlısını koyuyorsun...
(Gülüyorlar)
(Halil, Halil İbrahim türküsünü ıslıkla çalıyor)
(Geçiş sesi) (Silah sesi)
Ah! Kardeşim, eğitim kampında mıyız, işkence kampında mıyız...
...düştük (Bip) binbaşının eline, anamızdan emdiğimiz sütü...
...burnumuzdan getirdi.
Hayır, biz düşman askeri miyiz? Elektrik vermek ne ya?
Madem bu kadar aklın vardı, burada ne işin var Deli Yörük?
Oğlum, sen de zevk alıyorsun, biri bana eziyet etsin, işkence etsin.
Sen de bir of de be kardeşim.
Girdiğimiz yolu biliyoruz kardeşim.
-Çıkışımız yok. -Nereye çıkışımız yok?
44 kişi girdik, 12 kişi kaldık.
Kardeşim, buradan iki kişi sağ çıkacak. Bir sen, biri ben.
Vazgeçmek yok, beni yarı yolda bırakma.
Kardeşim, ben bu Mecnun Binbaşı'ya tahammül edemiyorum.
Sen olmasan ben çoktan bırakmıştım.
Neye karar verdiniz? Tamam mı, devam mı?
Devam komutanım.
Oğlum, sizin hiç mi uslanmanız yok lan?
İkinizde de zehir gibi beyin var.
Gidin kurmay olun, karargâhta görev yapın, paşa olun.
Oğlum, bu işin bir emekliliği yok bilesiniz.
Öyle şehitlikten başka da bir ikramiye olmayacak.
O bize yeter komutanım.
O zaman ne konuşup duruyorsun lan, Mecnun Binbaşı beni ezdi...
...benim burada ne işim var diye?
Ağlanacak yer değil burası! Git ananın kucağında ağla!
-Bir anam yok komutanım. -Baban da olur.
-Babam da yok komutanım. -İşte bu yüzden seviyorum sizi.
Ben buraya anası babası olan...
...şımarık çocukları eğitmek için gelmedim.
Biraz toparlanın, üstünüzü başınızı değiştirin...
...dinlenin...
...on dakika sonra bahçeye gelin.
Hepsini on dakikada mı yapalım komutanım?
Tamam, beş olsun.
Halo, çene... Oğlum, bir sus ya. Adam deli lan, deli.
-Deliyle oyun olur mu? -Asıl sen sus, kapıda.
(Mecnun) Dört dakika kaldı.
Dört dakikada nasıl hazırlanacağız?
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Alın bankı oturun şöyle.
(Müzik)
Otur.
Dört kişi kaldınız.
Sekiz arkadaşınız (Bip) çıktı.
Konuştu.
Anlıyorum onları, anlıyorum.
Onların da bir hayalleri var belki, değil mi?
Geleceğe dair umutları var, belli.
Yoksa insan onlara verdiğimiz sırları...
...niye söyler ki iki kötekte?
-Komutanım, siz bu eğitimden geçtiniz mi? -Geçmedim.
Zor mu?
-Nasıl geçmediniz komutanım? -Gerek kalmadı.
Biz sizin bu eğitim dediğiniz şeyi...
...direkt yaşadık.
Oyun oynamadık yani, düşmanın eline düştük.
Öyle 16 saat değil, 16 ay boyunca.
-Hiç konuşmadınız mı komutanım? -Konuştum.
Ama onları öldürmeden beş dakika önce.
Kurtulacağımı anladığım anda konuştum.
Bir mutlu oldular bir mutlu oldular, mutlu öldüler.
(Müzik)
Son eğitimleriniz kaldı.
Bundan sonrası daha çetin geçecek. Ama ben ikinizin de...
...bunun üstesinden geleceğinden eminim.
Bu konuşmamız eğitim haricinde abi kardeş konuşmasıdır.
Gerçekte yapacağınız görevler buradakinden farklı olacak.
Karşınıza hiç iyi insanlar çıkmayacak.
Her türlü tehlikeye maruz kalacaksınız.
Gün gelecek, birbirinize bu bizi sattı mı diye bakacaksınız.
Daha üst mevkideki insanların ihanetlerine tanık olacaksınız.
Paraya, şöhrete, rütbeye...
...daha büyük devletlerin daha büyük vaatlerine...
...vatanını milletini satan ciğeri beş para etmez insanlar göreceksiniz.
(Gerilim müziği)
Yılmayacaksınız, yorulmayacaksınız...
...bırakmayacaksınız.
Davanıza, görevinize devam edeceksiniz.
Bunlara şahit olup elimiz kolumuz bağlı oturacak mıyız komutanım?
Her şeyin bir vakti var.
İllaki sizin elinizin de açık olduğu bir zaman olacak.
İşte o zaman gerekeni yapacaksınız.
(Gerilim müziği)
Bunu unutmayın, burada sizi kurt gibi yetiştirdim.
Hiçbir zaman unutmayın.
Kurt sürüye daldı mı, ne çobanı bırakır...
...ne de köpeğini.
(Müzik)
(Geçiş sesi)
(Halil, Halil İbrahim türküsünü ıslıkla çalıyor)
Kes lan şu ıslığı.
(Islık çalmaya devam ediyor)
Hayırdır oğlum, yine canın dayak mı istiyor?
Size bir şey söyleyeyim mi?
Biraz sonra hepinizi öldüreceğim.
Hanginiz vurdu lan bunun kafasına?
-Beynine oksijen gitmiyor. -Yetmemiştir belki.
Git bir tane daha yolla buna.
Lan!
Lan öldürün şunu!
(Aksiyon müziği)
(Öksürüyor)
(Aksiyon müziği)
(Aksiyon müziği devam ediyor)
Hareket etme, at onu, at, at.
Yaklaşmayın.
(Halil kesik kesik nefes veriyor) (Gerilim müziği)
(İnliyor)
(Bip) zekâlılar.
Tekrar bağlayın şunu.
(Gerilim müziği)
Nusret, öğren bakalım, depo diye tarif ettiği yerden bir şey çıkmış mı?
Öğreneyim efendim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Aç şunu.
Buradayız Nusret abi. Adam doğru söylemiş.
Her tarafta kasalar var.
Tamam abi.
Hızlıca kamyona yükleyin çıkalım, hadi. (Siren çalıyor)
Jandarma. Etrafınız sarıldı, at silahları.
At, at, at. İndir silahları yere. (Siren çalıyor)
-Yat yat yat! -(Jandarma) Yat yat yat!
-(Jandarma 2) Yat yat yat! -(Jandarma 3) Yat yat yat!
Çök!
(Jandarma arabaları fren yapıyor)
(Gerilim müziği)
Şimdi kafanı burada patlatayım mı...
...az önce telefonda konuştuğun adamların yanına götürecek misin beni?
-Yürü. Alın bunları, alın. -Hadi yürü yürü, çabuk.
(Oğuz) Çabuk çabuk çabuk!
(Gerilim müziği)
Gelmedi kızım, ne kadar dil döktüysek dökelim gelmedi.
Artık neyle tehdit ettilerse. Tehdit edilecek neyi kaldı, onu da bilmiyorum.
Halil İbrahim'den başka hiç kimse Edanur'u oradan söküp alamaz.
Halil İbrahim'in başına bir şey gelirse biz ne yaparız Derviş?
Bunlar bizim elimizi kolumuzu kırıp bir kör kuyuya atarlar.
Şimdiye kadar Halil İbrahim yoktu.
Herkes de hayatta kaldı. Kaderimiz neyse onu yaşayacağız.
Kimse ne karamsarlığa düşsün ne de boşuna umutlansın.
Hadi biz yatalım.
(Merve) Bize müsaade.
Derviş dayı...
...bizim şu anda tutunabileceğimiz tek şey umut.
Eğer bunu elimizden alırsan biz ne yapacağız?
Halil İbrahim'in ölüsünü mü bekleyeceğiz?
Ölüsünü bekle Zeynep.
Dirisi gelirse sevinirsin.
Bir şey sorabilir miyim dayı?
Sen benim bilmediğim bir şey mi biliyorsun...
...yoksa duygularını mı yitirdin?
Ben bütün sevdiklerini yitirmiş bir adamım.
Halil İbrahim dediğini de 20 yıl önce yitirdim. Gidişini kabullendim.
Birini seviyorsan ölüsüyle dirisiyle seversin.
Yoksa bu sevgiyle baş edemezsin kızım.
Sevdanın bir kazananı yoktur.
Sevda başlı başına bir kazançtır.
İşte bu umut oldu.
Teşekkür ederim dayı.
(Duygusal müzik)
Al, battaniyeni al.
Halil İbrahim varmış gibi.
Her şeyi biliyorsun, değil mi dayı?
(Duygusal müzik)
Halil İbrahim...
...neredeysen kurtul gel.
Umarım askerlikte, mutfakta patates soymamışsındır sadece.
(Oğuz) Çık çık çık!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Komutanım...
...kurtulmuş mu yoksa götürmüşler mi? -Götürmüşler.
Yetişemedik.
(Derin nefes verdi)
Şuraya, arkalara da bakın.
Sakın oğlum, sakın.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nusret, yer burası mı?
Evet efendim, Cevat'ı buraya asmış.
Güzel yer seçmiş.
Ee, devran döner.
Artık Halil İbrahim'i orada yıkarlar, buradan da kaldırırlar.
Getirin.
(Gerilim müziği)
Hey gidi Halil İbrahim!
Bak, bildin mi burayı, hatırladın mı?
Ah!
Bak, görüyorsun, değil mi?
Halil İbrahim, bunu bana yaptırtma.
Tamam mı? Sabah ahali gelecek, seni burada ağaçta bulacak.
Kahrolacakla. Yaptırtma bunu bana.
Sana temiz bir ölüm vereyim, tek mermi.
Asker gibi.
Söyle bana, söyle...
...sen kimsin?
Gülerek gideceğim diyorsun, öyle mi?
İpi ver.
(Gerilim müziği)
Hey gidi Halil İbrahim.
Yazık vallahi.
Bu devirde bir daha senin gibi düşman da bulamam.
(Gerilim müziği)
Kaldır.
(Gerilim müziği)
Dur.
Sana söyledim...
...ananı mezarından çıkaracağım...
...yerine seni gömeceğim, onun da kemiklerini...
...köpeklere atacağım diye.
Bak, sana son kez soruyorum.
Kimsin, bana söyle!
Hadi, merakta bırakma beni.
Hiç kimse.
Kaldır.
(Gerilim müziği)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra Taşçıoğlu - Çağıl Doğan...
...Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz - Nilsu Hozanlı
Editör: Beliz Coşar
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.