All language subtitles for Beshenstvo.2023.WEB-DL.1080p

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

KUDUZ ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002

Çık dışarı.

Bana attığın dayaktan sonra tüm vücudum ağırıyor.

- Beni taşıyabilir misin? - Elbette.

Bırak gideyim.

Bırak, bırak beni.

Bıraksana, ne yapıyorsun?

Burada arkadaşım Dmitry Nifontov yatıyor.

27 yaşında öldü.

Onu özlüyor musun?

Bekle biraz.

Yakında anlayacaksın. Dert etme.

Bırak beni!

Seni orospu çocuğu!

Burada da Dimon Teresonko yatıyor.

26 yaşında buraya defnedildi.

En iyi arkadaşım da burada yatıyor.

Kostya Griskov.

Toprağın ne kadar yumuşak olduğunu hisset.

Kabarık.

Burada yatmak ister misin?

Sonun Kostya gibi olsun ister misin?

Seni aptal!

Buradakilerin...

...20'si benim arkadaşımdı.

Hiçbiri 30 yaşına kadar yaşayamadı.

Kendinle gurur duymalısın.

Onlara kıyasla çok uzun yaşadın.

Uyuşturucu kullanmaya başladıklarında neye bulaştıklarını bilmiyorlardı.

Bundan bir ders çıkarmaya başla.

YouTube'dan her şeyi öğreniyorum.

Elinde bir şırıngayla ölmek mi istiyorsun yani?

Hayır.

Senin gibi olmak istiyorum.

Çocuklu ve torunlu basit yaşlı bir adam.

Pekala.

Seni buraya boş yere getirmedim.

- Gidelim! - Kendim yürüyebilirim.

Kendi başına ancak uyuşturucu enjekte edersin.

Sonunda gelebildin!

Seni aradım.

Telefonunun şarjı mı bitti?

Nasılsın?

Gerizekalıyı da getirdin mi?

- O benim oğlum. - Evet.

Dışarı çık beyefendi.

Rezil halde!

- Benimki gibi sıska. - Bunu sana getirdim.

Harika!

Kahretsin, anahtar bende değil.

Mishka! Bana diğer tarafın anahtarını getir!

Acele et, hava buz gibi.

Ben gidip alayım.

Bu ne böyle?

Ailen.

Arabayı garaja koymalıyız.

Ben hallederim. Başka yardım lazım mı?

- Çanta. - Tamam, gidelim hadi.

Gidelim.

İçeri gir.

Burası sımsıcak.

Onur konuklarıma özel.

Hey.

Nereye gidiyorsun? Eve ayakkabıyla girmek yok.

Ayakkabılarını çıkar.

Suyu ısıtayım.

Yuri.

- Ne oldu? - Mermiler.

Vay be!

Çok düşüncelisin, teşekkür ederim.

- Su ılık. - Masayı kurabilirsin.

Çoktan kurdum.

Rahatına bak ve yerleş.

Bu senin yatağın.

Rahattır.

Onda yat sen.

Beni geri götürmen için ne yapmalıyım?

Baba, ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun be?

İşte oldu.

Bu ne be? Manyak mısın?

Köpek veya köle değilim ben, seni anlayamıyorum!

Pekala.

Şöyle olacak.

Uyuyup dinleneceğiz.

Sabah biraz spor yapacağız.

Hazırlanıp taygaya gideceğiz.

Bir av köşkü var.

Orada kelepçeni çözeceğim.

Ama şimdilik kelepçeli olacaksın.

Manyaksın sen! Kelepçelenmesi gereken sensin.

Hiçbir şeyim yok. Bırak beni!

- Sakin ol. - Dokunma bana, kes şunu!

Bırak şunu!

Bırak şunu dedim!

Oranın havası temizdir.

Yabani hayvanlar, kaynak suları var.

Oraya bayılacaksın.

Ayakkabılarımı ver! Ayaklarım üşüyor.

Üzerine bir battaniye ört.

Son dozumu dün aldım. Yoksunluk yüzünden perişan olacağım!

Merak etme, üstesinden geleceksindir.

Zoraki detoks bu.

Orospu çocuğu.

Seni orospu çocuğu.

Biraz şifonat ister misin?

Sıcak yemekle başlayacağım.

Pekala.

Tüm gününü orada geçiriyor.

Bütün yaz para biriktirdi. Geri kalanını da ben ödedim.

İnternet üzerinden ikinci el konsol aldık.

O günden beri konsolun başından kalkmıyor oğlum.

Yasakla o zaman.

Nasıl yasaklayayım?

Ben evden çıkar çıkmaz başına bitiyor.

Annesi eve döndüğünde onunla ilgilenecektir.

Ya seninki?

O nasıl?

Onu birçok kliniğe götürdüm.

Kocakarı ilaçlarını, şifacıları denedim.

Dua ettim.

Hem de çok.

Adak adadım. Ama hiçbirinin faydası olmadı.

Onu sadece bir kez görmüştüm.

İki yıl önce, Julca'nın cenazesinde.

- O zaman mı başladı? - Hayır, daha öncesinde.

Cenaze sonrasında tamamen bağımlı oldu.

Bir akşam...

...eve geldim...

...ve evde yoktu.

Telefonuma cevap vermedi.

Endişem yüzünden tüm gece uyuyamadım.

Sabah olunca...

...kapıyı açtım...

...ve o...

...merdivendeki halının...

...üzerinde yatıyordu.

Dövülmüş, perişan bir halde.

Sokak köpeğinden beter bir halde.

Biliyor musun?

Onu buraya getirmekle doğru olanı yaptın, cidden.

İyi bir ülkemiz var.

Burada iyileşecektir.

İçelim.

Dinle, Yuri.

Polisler peşimde.

- Sen ne diyorsun? - Maalesef öyle.

Ya gümrüğü ödersin ya da hapse girersin.

Sistem böyle.

Sıra bana geldi.

Pazartesi günü beni tutuklamaya gelecekler.

- Bir dostum beni uyardı. - Dur biraz.

Tutuklama derken?

Hapse gireceğim.

Birkaç yıl kalırım.

İyi yanı biraz dinlenip hayatımı düşünebilirim.

Bunu dert etmiyorum.

Ama hapse girmeden önce...

...Vovka'yı uyuşturucudan kurtarmalıyım.

Onlar beni bulana kadar...

...taygada onunla zaman geçireceğim.

Bize yardım eder misin?

Elbette ederim.

Bunu sorman ile ayıp!

Patatesler pişmiştir.

Mishka! Hadi, oyunu kapat.

Gelip amcanla konuş.

15 dakika daha.

Eroin kullanmaya başlamadan önce Vovka da gecelerini bilgisayar başında geçiriyordu.

Mishka!

Hemen kapat şunu.

Niye bu kadar uzun sürdü?

Kabız olmuşum.

Bakalım orada ne var.

Ben gelmiyorum, sağ ol.

Arabanın yanında kalacağım.

İzleri takip et, oraya varacaksın.

İki kişi olması lazım.

Polis onları bu sabah kontrol etti.

Ama şu an üstleri onlardan haber alamadıklarını söylüyor.

Artık konuşma.

Bir şey buldun mu?

Onları buldun mu?

Buldum.

O şey ikisini de haklamış.

Burada iki tane kurt varmış.

Parti falan mı veriyorlardı?

Kudurmuş kurtlar, gündüz saldırıp avlarını bırakırlar.

Karantina ilan et.

Karantina mı?

Burası Wuhan değil.

Kuduz kurtlar, sürüde kalmazlar.

Eğer bu ikisi kuduzsa, diğerleri de olabilir.

Günaydın.

Uyanmamı mı bekliyordun?

Hayır, öylece bakıyordum.

Baba?

Tüm gece düşündüm.

Haklıydın.

Beni buraya getirmen iyi oldu.

Bunun doğru olduğuna ikna oldum.

Kendime aynada bir baktım.

Peki ne gördün?

Her şeyi.

Rezil bir halde olduğumu.

Bu halimi hiç de sevmedim.

Uyuşturucu bağımlısı biriyim.

Artık yalan söylemeyeceğim baba.

Kafayı bulmak istediğim doğru.

Ama bunu yapmayacağım.

Sana yemin ederim.

Sana söz veriyorum.

Aferin.

Artık eve gidebilir miyiz?

Kesinlikle gideceğiz.

Uyuşturucudan kurtulduğunda.

Aynada kendine baktığında...

...uyuşturucudan kurtulduğunu görene dek.

Ya kurtulamazsam?

Kurtulmanı sağlayacağım.

Hadi, Mishka. Tüm gün bekleyemezsin.

Bunu yapamam.

Yaparsın oğlum, yapabilirsin.

Hadi, baltayı al.

Ve konsolu parçala.

- Yapamam! - Parçala dedim sana.

Parçala hadi.

O gereksiz şeyi parçala!

Ama baba...

Sana parçalamanı söylüyorum!

Bunu ona neden yaptırıyorsun?

Sen parçalamazsan ben parçalayacağım.

Hadi!

Bir daha!

Bir kez daha!

Hadi!

Evet!

İşte bu!

İşte bu!

Senden nefret ediyorum.

Seni orospu çocuğu!

Artık normal yaşayabiliriz.

Oğlun için üzülmüyor musun?

Bu ona ders olsun.

Neye bakıyorsunuz? Defolun!

Ne zaman gidiyoruz?

Evet, dinle.

Belki bir süreliğine Vovka burada kalmalı.

Dün tepede birini kurt öldürdü.

Polisler geldi ve soruşturma yapıyorlar.

Yani arabanı orada bırakamazsın.

O halde doğruca kulübeye gitmeliyiz.

Seninkiyle mi?

Bu şekilde başaramazsın.

Sohbet odasını boşver. Buranın havası da temiz.

Evin öbür yarısında kalabilirsin.

Nadya yemek yapmayı bile kabul etti.

Olmaz.

Kar aracını alıyorum.

Sen deli misin?

Bir saatten fazla yol var.

Hava şu an -30 derece ve Vovka bitkin halde.

Hayatta kalamaz, tayga bitkinlere acımaz.

- Bekleyemem. - Hadi ama Igor.

İnatçılık etme.

En azından yarın sabaha kadar bekle, tamam mı?

Lanet olsun.

Sana kar aracımı göstereyim.

Bak, kemerleri yeniledim.

Japonya'dan getirttim. Sayende.

Rulmanları ve kızakları değiştirdim.

- Vovka'nın yanına gideyim. - Tamam.

Bu arada ben de aracı ısıtayım.

Tamam.

Seni orospu çocuğu!

Ver şunu bana!

- Ver şunu bana! - O benim!

- Kullanmazsam öleceğim! - Ver şunu bana diyorum!

Ver şunu bana!

Orospu...

Seni küçük pislik!

İlla üstünü mü aramalıyım?

Bu senin suçun.

Bana biraz ver, lütfen!

Baba, lütfen, almazsam ölürüm!

Sadece birazcık...

Birazcık lütfen.

Tanrı aşkına, lütfen.

Sen benim babamsın.

Bir gece daha dayanamam.

Sana yardım edeceğim, bekle.

Baba, son defa...

...son defa alacağım, söz veriyorum.

Hayatta kalmak için ona ihtiyacım var.

Lütfen, sana yalvarıyorum!

Bunu al.

Almayacağım! Çöz beni!

Bu bir ağrı kesici, daha iyi hissedersin.

Daha iyi hissetmeyeceğim!

Her şeyi denemediğimi mi sanıyorsun?

Tam bir pisliksin!

Tam bir pisliksin!

Yuri, bekle.

Bu gece televizyonunu ödünç alabilir miyim?

Elbette alabilirsin.

Mağazaya gidip marş sıvısı alacağım.

Sanırım hava soğumaya başladı.

İbuprofenden daha güçlü bir şeyin var mı?

Bütün köyü ayağa kaldıracak kadar yüksek sesle bağırmasından korkuyorum.

17 numaralı eve git. Olya Savchenko'yu bul. Hemşire.

Teşekkür ederim.

Seni orospu çocuğu.

Seni orospu çocuğu.

Babasının oğlu.

Gel şunu seyret.

Kendin seyret.

İşte.

Uyuşturucu kullandığında hayatı böyle görüyorsun, değil mi?

Kendin uyuşturucu kullanmadan bırakmanın zorluğunu anlayamazsın.

Ev sahibesi?

Kimsin?

İyi günler.

- Ne istiyorsun? - Adım Igor.

Timofei ile sık sık ava giderim.

İçeri gel o zaman.

Timofei evde mi?

Avdan daha dönmedi.

Güçlü bir ağrı kesiciniz var mı?

Sırtım ağırıyor da.

Ya da daha iyisi, kodein.

- Bana iyi geliyor. - Maalesef.

Sadece parasetamol var.

- Reçete yazabilir misin? - Hayır, yazamam.

Bu konuda çok katıyız.

Ne oluyor? Lyosha!

Osokin, zorbalık etmeyi kes!

Annene söyleyeceğim!

Bu kadar yeter! Ayrılın!

Evine git!

Anne lütfen, çorba istemiyorum.

Sipariş vereyim de başka şey getirsinler.

Igor!

Duyuyor musun? Dışarı gel.

Al bakalım.

- Çok teşekkür ederim. - Reçetesiz alamazsın.

Oğlun nasıl?

Zor durumda.

Biraz benimle yürü.

Karakolda kimse kalmadı. Yarın yola çıkabilirsin.

Çok güzel.

Bunun tek şansım olduğunu biliyorum. Oğlumu bu illetten kurtarmalıyım.

- Benimki kaçtı. - Gerçekten mi?

- Truchin'lerde olmalı. - Sen yılın babasısın.

Aynen.

Yine de bu konuda endişeliyim.

Sen yarın gidiyorsun.

Nadya bana nutuk çekecek.

Halledeceğinden eminim.

Tabii.

Yarın tüm köy öğrenecek.

Ama umurumda değil.

Konsolunun yerine daha faydalı bir şey alacağım.

Bekle.

Çabuk eve gir.

Hadi, çabuk!

Çabuk!

Ölüyorum burada.

Kurt!

Ye onu!

O da neydi öyle?

Kurt.

Seni ısırdı mı?

Nasıl yani? Ne tür bir kurt?

Kuduz bir kurt.

Beni buraya kurtlar yesin diye mi getirdin?

Yuri!

Kurt saldırdı.

Peki Yuri nerede?

O öldü.

Ama kurdu öldürdüm.

Çocukları uzak tutun.

Lütfen dayan biraz.

Dayanmanı istiyorum.

Sakın ses çıkarma.

Nasıl saldırdı?

Bir anda ortaya çıktı.

Polisi aradın mı?

Baba?

Onu uzak tutun!

Babacığım?

- Buraya gelmesin! - Oraya gitme!

Baba?!

Çabuk götür onu!

Baba!

Baba!

Peki sen kimsin?

Ben onun komşusuyum.

Birlikte avlanmaya gidecektik.

Kurdu nasıl öldürdün?

Çok korkmuştum.

Hatırlamıyorum.

Her şey çok çabuk oldu.

Kazara kırdım.

Yuri ile beraber yarın yeni bir çerçeve takacaktık.

- Anladım. - Ne yapmayım?

Gel de bir çaresine bakalım.

Benden ne istiyorsun?

Yoldaş Yüzbaşı.

- Konuşabilir miyiz? - Evine git.

Ne oldu?

O kurdu evde öldürdü, burada değil.

- Ne demek istiyorsun? - Kurt pencereden girdi.

Onu içeride öldürdü ve dışarı taşıyıp cesedin yanına yatırdı.

Gidelim o zaman.

Rapor yazmak için eve girebilir miyiz?

- İkinci kısma geçelim. - Hayır.

O işi müfettişlere bırakalım. Onlar icabına bakar.

Tamam mı?

Tamam.

Masaya oturun.

Televizyonu kapat.

Hiçbir şey duyamıyorum.

Bu kimin sesi?

Benim oğlumun.

O bir uyuşturucu bağımlısı.

Yoksunluk sürecinden geçiyor.

Bodrumda mı?

Yoksunluk çekiyor dedim ya.

Aç kapağı.

Roman, gidip ekibi karşıla. Burayı ben hallederim.

Peki ya oğlan?

Ben hallederim dedim.

Lütfen git.

Onu dışarı çıkar.

Bu tarafa.

Ağzını aç.

Teşekkür ederim.

Çok teşekkür ederim. Beni bu adamdan kurtar.

Kelepçeleri çöz.

Bak, o benim oğlum.

- Onu dinleme! - Kapa çeneni!

Cebimden eroini çıkarıp sana göstereceğim.

Bu doğru değil! Yalan söylüyor!

Üstesinden gelmesini bekliyorum. Şu an duramayız, anlıyor musun?

Yalan söylüyor. O manyağın teki.

Bana işkence ediyor!

Bir kurt tarafından ısırıldım, bak.

Uyuşturucuyu alabilmek için her türlü yalanı söyleyebilir.

- Bir çiviyle yaralandı. - Bende kuduz var.

- Beni şehre götür. - Bu kadar yeter.

Torbayı buzdolabına koy.

- Kelepçelerini çıkar. - Anlamıyorsun Yüzbaşı.

Kelepçelerini çıkar dedim.

- Nereye? - Anahtarı almaya.

Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

O bir psikopat, beni öldürmek istiyor.

Delirdin mi sen?

Burada 200 bin var.

O benim oğlum, Yüzbaşı.

Ve onu kurtarmak istiyorum.

Kurt saldırısından sonra onu almayın diye bodruma indirdim.

O benim oğlum.

Gitmesine izin verirsem...

...onu kaybedeceğim.

Bu inanılmaz.

200 binin değerini biliyor musun?

Sırf bu yüzden veriyorum.

Bu kadar para için elimizi ateşe sokarız.

- Bunun farkında mısın? - Farkındayım.

- O yüzden almanı istiyorum. - Bu paraları alsam bile...

Yani...

Bu işler böyle yürümez.

Herkese rüşvet veriyor.

İşlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmesi için hapse girmeli.

Sadece birkaçı...

...hatalarından ders alır.

Onun için dua edeceğim.

Uyuşturucu bağımlısı bir kardeşim vardı.

Ona bağımlı olduğunu söyledim ve çok kızdı.

Bir faydası olmadı.

Onları kurtaramayız.

Kimsenin onu duymadığından emin ol.

Nereye gidiyorsun?

- Ne yapıyorsun? - Televizyonu aç.

Yani beni satıyor musun?

Sen delisin! Sizi piç kuruları!

İyi akşamlar Binbaşı.

Yeni bir kuduz kurdumuz var.

Orman Dairesi ne öneriyor?

- Karantina başlatmalıyız. - Orman uzmanımıza göre...

İşini iyi yapmıyor galiba.

- İnsanları uzaklaştırın. - Peki.

- Ne oldu? - Bekle biraz.

Gösteri bitti.

Evinize gidin hadi. Hanımlar, hadi.

Donuyorsunuz. Evinize gidin.

Yoldaş Binbaşı.

Bir kurt saldırısı daha.

Çekilin yoldan!

Roman, çabuk beni takip et!

İşte geldiler.

Her şey düzelecek. Sana yardım edecekler, Olya.

Ölemezsin.

İçeride.

Onu içeri kilitledim.

- İyi misin? - Evet.

Peki ya sen evlat?

Köpek seslerini duyunca dışarı çıktım ve kurdu gördüm.

Ona engel olmaya çalıştım ama az daha öldürülüyordum.

Arabayı getir.

Hadi, hadi.

Bu yeterli.

Ne oldu?

Tamamdır.

İyi bir korucu.

Baksana.

- O oğlana ne oldu? - Açıklayacağım.

Bunu nişancılığının ödülü olarak düşün.

Senin için 50 bin.

Parayı al mevzu kapansın.

Para için oğlanı mı sattın?

O sadece bir esrarkeş.

Ya babasını tutuklarsın...

...ya da binbaşıya söylerim.

Ben bir salağım.

Ormanda paraya ihtiyacın yok.

Ama ben insanlarla yaşıyorum.

Bu pek insani bir karar değil ama.

Abyzove.

Sen delisin.

O parayla rahat 3 ay geçinebilirsin.

Paraya ihtiyacım yok.

Pekala.

Bir şekilde halledeceğim.

Halletmelisin.

Ben çoktan hallettim.

Bir adam kar aracında bir oğlanla burdan ayrıldı.

Nereye gittiler?

Taygaya elbette.

Oğlanı çığlık atar halde dışarı sürükledi.

Belki de sarhoştu.

Aracının önünü kesmeliydin.

- Peşlerinden gitmeliyiz. - Nereye?

Geceleyin ve taygada mı?

- Orada ölebilirler. - Bu onların sorunu.

Niye oraya gidelim?

Bu senin de sorunun.

Eğer gelmezsen binbaşıyla konuşurum.

Elveda, romantik akşam yemeğim.

Cidden beni hapse yollamak mı istedin?

Neden yollamayasın ki?

Harika fikir!

Bir dairen, araban ve paran olurdu.

Arabamın değeri ne kadar? Bir yıl yeter sana, değil mi?

- Arkamızdalar! - Kim?

Daha hızlı!

Daha hızlı sür!

Bu oğlan cidden bağımlı mı?

Bu tür bir doz seni öldürür.

Silahı doldur.

Lütfen.

Mermiler torpido gözünde.

Kara batacağız.

Batmayacağız, kar çok sert.

Ne gün ama!

Karıma akşam yemeğinde evde olacağıma söz verdim.

Sadece beş mermin var, biliyor musun?

Bir çatışma planlamamıştım.

Dua et de ateş etmen gerekmesin.

Geldik.

Haydi.

Dur.

Bu da ne?

Ayı tuzağı.

Pekala.

Işığı bana tut.

Manyaksın.

Tam bir manyaksın.

Hepsini senin için yapıyorum oğlum.

Burada nasıl hayatta kalacağız?

Bize gereken her şey var burada.

"Masha Ve Üç Ayı" hikayesine dönmüş burası.

Lanet olsun.

Orada, camdan dışarı bakıyor.

- Yaklaş. - Hayır.

- Kara saplanır geri dönemeyiz. - Kurtlar!

Kurtlar burada!

Ne söylüyor o?

Bir şey duyamıyorum.

Kurtlar buradaymış.

Bunu söylüyor.

Kurtlar, kurtlar.

Buraya gel!

Hayatta olmaz!

Arabayı kapat, bir şey duyamıyorum.

Kurtlar var!

Burada kurt falan yok.

Dışarı çık ve çabuk ol!

Kahretsin!

Öldü mü?

Öldürdün mü onu?

Tamamdır.

İyi iş çıkardın.

Lastiği mi vurdun?

Kahretsin.

Arabayı kilitle.

Ondan yardım iste.

Hiç mermim kalmadı.

Gerçekten mi?

Sen ciddi misin?

Bana öyle bakma.

Bugün çok şansızım.

Biraz mermi var.

Ama arabamda.

Bu onu kudurtacak.

Gitmeliyiz.

Aksi takdirde camı kıracak.

Hadi!

Neden burada geldik ki?

Isırıldın mı?

Ceketimi yırttı.

Beni ısırmaya fırsatı olmadı.

Sinyal yok.

O zaman gidiyoruz.

Değil mi?

Hayır, lastik delindi.

Yedek lastiği takıp sabah yola çıkacağız.

Bu gece burda kalacağız.

Ya diğer kurtlar da gelirse?

Canlı mısın?

Şimdilik.

Şehre gitmem lazım.

- Üstesinden geldi mi? - Hayır, aşırı stresli.

Burası niye böyle dağınık?

Arabayı kapatmamız gerek.

- Yoksa gidemeyiz. - Evet.

Şimdiden hava -40 derece.

Birisi buraya yerleşmiş sanki.

Kapı içeriden kilitliydi.

Ve kapıda bir ayı tuzağı vardı.

Sessizlik.

Sessizce, sessizce.

- Ne oldu? - Sakin ol.

Lanet olsun.

Burada ne yapıyorsun?

Sana ne oldu dostum?

Onun nesi var?

Kuduz olmuş.

Üzerine ışık tutma.

Nereye!

Sakin ol, sakin ol, sakin ol!

Abyzove, kelepçeler. Çabuk ol!

Bacaklarını bağla.

Sakin ol dostum.

Sakin, sakin.

Bu yeterli.

Tamamdır.

Ne...

Şimdi ne olacak?

Bulaşıcı mı?

Hayır.

Başparmağını ağzına sokmadığın sürece.

Onunla ne yapacağız?

Yakında ölecek.

Bir gün sonra işi bitecek.

Anlamıyorum, bu soğukta nasıl hayatta kalabildi.

Bir şekilde ısınmış olmalı.

Bu Timofey Savchenko.

Karısıyla konuşmuştum.

Üç gündür onu bekliyordu.

Duyunca pek mutlu olmayacak.

Çok berbat bir durum.

Kapa çeneni be!

Harika. İki hastamız var.

Her yerim acıyor.

Hapları bana ver.

Arabadaki kurdu öldürüp buradan gitmemiz gerek.

Niye burada oturuyoruz ki?

- Mermi olmadan nasıl? - Nasıl mı, nasıl mı?

Kapıyı açacağız. Kurt dışarı çıkacak. Onu öldüreceğiz. İşte bu kadar basit.

Ya bizi ısırırsa?

Üçümüz onu öldürebiliriz.

Bu ikisini saymıyorum.

Güvenilmezler.

Ama kapıyı kimin açacağına ve kurdu kimin öldüreceğine karar vermeliyiz.

Daha fazla öldüremem ben.

Öldüremezsen parayla hallet.

Böylece sensiz gidebilirler.

Hep öyle yapıyorsun ya zaten.

Bu doğru.

Daha fazla para gerekiyor.

Cesaret için.

Kurdu ben öldürürüm.

Ama nasıl öldüreceğimi bulmalıyız.

Siz kazığı yapın, ben de kürek bulayım.

- Bu. - Ne?

Bunu al.

Tedavi için en kötü yeri seçtin.

Baltayı bana ver.

Kuduz kurtlardan hiç korkmuyorsun, değil mi?

Ben daha çok şehirdeki insanlardan korkuyorum.

Bu yeterli, çok da sivriltme.

Aksi takdirde kırılır.

Ölmüş mü?

- Dikkatli ol. - Tamam, tamam.

Aç hadi.

Buraya gelin!

Çabuk gelin! Şu avcı.

- Çabuk gelin! - Lanet olsun!

Ne gece be!

Güzelce yat orada.

Burada...

Burada.

Kim?

Ayı.

Buraya gelecek.

Olya'ya haber verin.

Yolun sonuna geldi.

Geceyi sağ çıkaramaz.

Olya'ya haber verin.

Daha iyi görünüyor.

Konuşuyor.

Hep böyle olur.

Tam iyileşmeye başladıklarını düşündüğün anda felç kalırlar.

Ona ağrı kesici versek ya!

Hiçbir etkisi olmaz.

Peki ya uyuşturucunun?

Arabada biraz var.

Ama etrafta dolaşan bir ayı var.

İzleri gördüm.

Sorunlarımıza ayı da mı eklendi?

Evet.

Onu nasıl öldüreceğiz ki?

Balta ve kürekle mi?

Kurtları sevmiyorsun, değil mi?

Onları yakından tanırsan...

...sen de sevmezsin.

Onları nasıl tanıdın ki?

16 yaşımdayken hava atmak istiyordum.

Kurt avına çıktım.

Tek başıma.

Niye kurt?

Çünkü kurt...

...tayganın kralıdır.

Birinin işini bitirdiğimde, öbürü arkamdan bana saldırdı.

Tüfeğimi düşürdüm ve ağaca tırmandım.

Kendimi iple bağladım.

Ve beklemeye koyuldum.

Ertesi gün beni ağaçta ayak izlerimden buldular.

Ve orada...

...üç parmağımı kaybettim.

Donma sebebiyle.

Taygadaki her hayvana...

...saygı duyarım.

Ama kurtlarla yarım kalan bir işim var.

- Kaç tane öldürdün? - Hiç saymadım.

Saymadın mı?

23 tane.

Tayga hala birçok kurda ev sahipliği yapıyor ama.

Eklemeyi bırak. Isı daha fazla artmayacak.

Hikayelerinle beni sıkıyorsun.

Tayga hakkındaki.

- Tam salaksın. - Kimin suçu bu?

Buraya gelmemizin suçlusu sensin.

İlk ölümden sonra karantina ilan etmeliydin.

Karantinaya ben karar vermiyorum.

İlçe Avcılar Birliği buna karar veriyor.

- Polis değil misin? - Polissem ne olmuş?

Yerel halkı uyarabilirdin.

Evet, uyarabilirdim.

Halktan ben sorumluyum.

Hayvanlardan da sen sorumlusun.

Ve bu konuda başarısız oldun.

Ya sana ne demeli.

Birinden rüşvet aldın.

- Ne dedin sen? - Otur yerine.

Yoksa seni pataklarım.

Hele bir dene!

Söylesene.

Ne zamandır uyuşturucu kullanıyor?

İki yıldır kullanıyorum.

Nedenini bilmek ister misin?

İstemem, bilmesem de olur.

Ben daha çok likör bağımlısıyım.

Ülkedeki herkes bağımlı.

Peki sen neye bağımlısın?

Paraya.

Paraya bağımlı.

Erkekler için normal bu. Ama uyuşturucu öyle değil.

Uyuşturucu uzmanı mı oldun?

Uyuşturucu insanları öldürür.

Para ise sadece aptallaştırır.

İlla kelepçe mi takılmalı yani?

Başka bir çaresi yok.

O kadar kolay mı sanıyorsun?

Hayır. Kendine enjekte etmen daha kolay.

Başkalarının seni arayıp bulması.

Sana yalvarıp kurtarmaya çalışması.

En sonunda da seni toprağa gömmesi.

Eroinden önce...

...sigarayla başlarsın.

Sonrası hep aynı hikaye.

Ne yapıyorsun? Üstünü giy.

Bunlar bir esrarkeşin damarları.

İlk başlarda bu koluma ve bu koluma iğne yaptım.

Buraya iğne yaptığım anda her yerime yapabileceğimi anladım.

Örneğin, burama.

Burası da hiç fena değil.

Ayak parmaklarımın arasına. Ellerim üstüne.

Ayrıca kafama.

Hatta kasıklarıma, taşağımın altına.

İğne yapacağım bir damar bulamadığımda ise...

...dilimin altına yaptım.

Ya da dudaklarıma.

Yani tüm vücuduna...

...iğne yapmış bir esrarkeşi...

...uyuşturucuyu bırakmaya ikna edebileceğini mi sanıyorsun?

Senden ümidimi mi keseyim yani?

Herkesle anlaşmaya varılabilir.

Ama uyuşturucu bağımlılarıyla varılamaz.

Hepiniz kilit altında olmalısınız.

Tabii, tabii.

1950'li yıllarda Amerika'da...

...bir deney yapmışlar.

Fareleri kafese yerleştirmişler.

Yanlarına da iki kap su koymuşlar.

Biri eroinli su...

...diğeri saf su imiş.

Bir süre sonra fareler sadece eroinli suyu içmiş.

- Bu bir bağımlılık. - Evet.

Bu kanıya varmışlar.

Dünya çapında uyuşturucuyla mücadele başlatılmış.

Sonra 1980'li yıllarda...

...Kanadalı bilim insanı...

...Bruce Alexander...

...bu deneyle ilgili bazı şüpheler duymuş.

Kendi deneyini yapmaya karar vermiş.

Fareler için bir park inşa etmiş.

Kaydırakların, salıncakların, su oyunlarının olduğu büyük bir park.

İçine erkek ve dişi 20 fare yerleştirmiş.

Ve orayı yiyecekle doldurmuş.

Birinde eroinli su öbüründe saf su olan 2 kap koymuş.

Fareler eroinli suyu tatmışlar...

...ama içmemişler.

Saf suyu içmişler.

Eroinin zararlı etkilerini keşfetmişlerdir.

Alexander şu kanıya varmış:

Bağımlılık yaşam koşullarıyla ilişkilidir.

Ve bir insana nasıl davranıldığıyla.

Yani hepsi benim suçum mu?

Kimin suçu olduğunun ne önemi var?

Gerçekten anlamak istemiyorsun.

Tüm bunların bizi hapseden düzenin hatası olduğunu anlayamıyor musun?

Sen de bu hatalı düzene uyup beni hapsediyorsun.

Pekala.

Onları nereye koydun?

Niye videoya çekiyorsun?

Daha iyi olduğunda, şu halini görmen için sana yollayacağım.

Telefonu kapat!

Varya, bana 2000 ver.

Lütfen, bu senin için çok az para.

Ne halde olduğumu görmüyor musun?

Para nerede?

- Para nerede Varya? - Bende para yok.

Seni lanet kaltak!

Sana para harcamadım mı?

Sana hediyeler almadım mı?

Siktir et, hepsini geri alıyorum.

Hayır!

Bana bunu yapacağını biliyordum!

Çek şunu!

Anneni görmeye hastaneye gidelim.

Mal mısın sen?

Sence oraya gider miyim ben?

Vovka, kendinde değilsin. Bir gün pişman olacaksın.

Ne diyorsun sen?

Ne diyorsun be?

Vovka!

Sanki annesi ölüyor olan sensin!

Git başımdan!

Ne yapıyorsun?

Yapma!

Telefonunu ver!

Telefonunu ver!

Git buradan lütfen!

Kapa çeneni kaltak!

Kan işiyorum ben.

Lütfen git buradan.

Bana paranın yerini söyle kaltak!

Niye kendini oraya kilitliyorsun?

Hiç iyi değilim.

Parayı ver de gideyim.

- Parayı ver. - Git lütfen.

- Lütfen git buradan. - Kaltak, senden nefret ediyorum!

- Lütfen, dur. - Para nerede?

Merhaba ölü kurt.

Lütfen! Lütfen! Lütfen!

Lütfen!

Lütfen! Lütfen! Lütfen!

Şükürler olsun.

Vovka nerede?

Çok süper.

Gel.

Gelme! Gelme!

Masaya yatır.

Tam bir salaksın!

Geçti, geçti, geçti!

Kahretsin.

Geçti, geçti.

Geçti, geçti.

Bitti, bitti.

İyi olacaksın.

Geçti, geçti.

Rahatla hadi.

Bitti artık. Bitti.

Rahatla.

Öldü.

Öldü.

Senin yüzünden öldü!

Senin yüzünden öldü o!

- Hiç acı hissetmiyorum. - Kapa çeneni!

Sessiz olun!

Bağrışmanız onu öfkelendiriyor.

Aşı olmak için hastaneye gitmesi gerek.

Ejderhalar.

Ne güzel uçuyorsunuz!

Oyunlar oynuyorsunuz!

Vazgeçmeyecek.

Buraya girerse, pencereden çıkıp burayı ateşe veririz.

Ya peşimizden gelirse?

Dışarıda hiç şansımız yok.

Ama burada...

...küçük bir avantajımız var.

Ateşle dikkatini dağıtmalısın.

Arka ayaklarının üzerine kalkacaktır.

Kalktığı anda da bir kazık saplayacağım.

Gitti mi?

Gitti, değil mi?

Camı kır! Kaç!

Kaç dedim!

Çabuk, camdan çık!

Burada kalma!

Buraya gel!

İyisin.

Seni buradan çıkaracağım.

Kulübe yanıyor.

Gitmek zorundasın.

Gece dışarısı -40 derece olacak.

Donarak ölürsün.

Birlikte gideceğiz. Bir bakayım.

Ormandaki kestirmeden git.

Ana yola ulaşmanı sağlayacak.

Sıkıca bastır.

Hemen döneceğim.

Birlikte gideceğiz baba.

Seni buradan götüreceğim ve tedavi ettireceğim.

Tek başına gitmelisin.

Yoksa donarak öleceksin.

Hadi, gidelim.

O kadar çok zamanım vardı ki.

Ama seninle konuşamadım.

Şimdi konuşmak istiyorum.

Fakat zamanımız kalmadı.

Bolca zamanımız olacak.

Hatırlıyor musun?

Annem beni doğururken yaşananları anlatmıştın.

Hatırlıyor musun?

Yine anlat hadi.

Baba?

Anlat hadi.

Ben anlatayım o zaman.

Annem doğum yapıyormuş.

Sen de koridorda bekliyormuşsun.

Dört saattir çığlık atıyormuş...

...ama doğum yapamıyormuş.

Ve sen tavsiye veriyormuşsun.

Nasıl nefes alınıp alınmayacağı konusunda.

Doktorlara işlerini yapmandan gına gelmiş.

Ve annem aniden şöyle demiş:

"Bana biraz peremeç getirin."

"Peremeç yemeden doğum yapamayacağım."

"Yakınlarda bir yerde satılıyor olmalı."

İnanabiliyor musun?

Ben 4,6 kilo doğmuşum.

Yemeyi çok sevdiğimi biliyordu.

Üzgünüm.

Ama her zaman sıska biri oldum.

Baba...

Şimdi benim yüzümden ölme, tamam mı?

Bir daha uyuşturucu kullanmayacağım.

Asla.

Yüzlerce defa kendime söz verdim.

Ama bu sefer sözümü bozmayacağım.

Niye bir şey söylemiyorsun?

Baba?

Baba, ne oldu?

Lütfen beni korkutma.

Hadi, uyan, hadi.

Uyan baba.

Baba, uyan, neredeyse geldik. Beni duyuyor musun?

Hadi, uyan!

Uyan, seni hergele!

Uyanana kadar seni döveceğim!

Ben yapabiliyorsam sen de yapabilirsin baba.

Hadi, lütfen uyan. Baba!

Uyan baba!

Geldik.

Merhaba baba.

Nasılsın diye sormayacağım.

İyi olduğunu biliyorum.

Bir yıldır uyuşturucu kullanmıyorum.

Yani...

...yöntemin işe yaradı.

Varya ve ben çocuk yapmaya karar verdik.

Bir kızım olsun istiyorum.

Anlatmak istediklerimi defalarca prova ettim.

Ama hepsini zaten anlattım.

Sen iyi misin?

Ona her şeyi anlattın mı?

Çocuk konusunda ne dedi?

Bizim adımıza mutlu oldu.

Yüzeceğim.

Ne demek istiyorsun?

Yüzmeye gidiyorum.

Delirdin mi sen?

Su buz gibi.

Boğulacaksın.

Vovka...

Endişelenme. Babam bana yüzmeyi burda öğretmişti.

Tayland'da ya da Türkiye'de öğretemedi mi?

Genel olarak...

...temmuz ayında...

...su daha sıcaktır.

Vovko, bence bu iyi bir fikir değil.

- Öyle mi? - Öyle.

- O zaman benimle geliyorsun! - Hayır!

Vovka!

Vovka!

Vovka.

Vovka!

ACI YOK

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.