All language subtitles for Hudutsuz Sevda Dizisi 9 Bölüm - FOX

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.

Sen dedin.

Anneni dinle, dedin. Sonuç bu.

(Gerilim müziği)

Kötülüğünü düşündüğünden değil herhâlde. Ne yapsın kadıncağız.

Başına bir şey gelmesin diye mecburen bu karara boyun eğmiş.

Hiç de boyun eğmiş gibi durmuyordu.

Benim de üzüldüğüm şey bu zaten. Herkes benden vazgeçmiş gibiydi.

-Olur mu canım öyle şey. -Ne bileyim.

Dün sizi öyle görünce...

...bir özendim.

Benim de sıcak bir ailem olur mu diye düşündüm.

Tam bunu konuşurken bana git demeleri biraz canımı acıttı.

(Gerilim müziği)

Zeynep, gitmek istemiyorsan gitme.

Ne diyeceğim de kalacağım Halil İbrahim?

Zeynep Leto olarak artık beni burada barındırmazlar.

Kalırsam faturası ağır olur.

(Gerilim müziği)

Soyadını mı değiştirsen acaba?

Benimle evlenirsen olur.

Anlamadım?

Yani...

...sen benimle evlenirsen...

...kimse senin karına git buradan diyemez mesela.

Ama tabii senden böyle bir şey isteyemem.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Afiyet olsun.

-Afiyet olsun. -(Nedime) Hadi bakalım.

Afiyet olsun.

Şota, gel oğlum, sen de otur.

Yetiştin, gel.

Ne yaptın? Zeynep'i havaalanına bırakabildin mi?

Yok, bırakamadım.

Ne demek bırakamadım?

Sizin de bildiğiniz üzere yemektelerdi Fikret Bey.

Yani?

Yani...

...ondan sonra olanlar oldu.

Ne oldu oğlum? Anlatsana!

Söylesene. Gizemli gizemli konuşuyorsun.

Halil İbrahim, Zeynep Hanım'a evlenmek teklif etmiş.

(Gerilim müziği)

Ne?

Zeynep Hanım da kabul etmiş.

(Gerilim müziği)

Sonra el ele arabaya binip gittiler.

Ne evlenme teklifi? Ne Halil İbrahim'i?

Ne diyorsun? Ne diyor bu Fikret?

Rızvan.

(Gerilim müziği)

Tabakları uzatsana.

(Fatma) Getir, getir.

Afiyet olsun.

-(Fatma) Gel oğlum, gel Turan. -Geldiniz mi Turan?

Evet, geldik.

Yemekten geldiniz ama size bir şeyler hazırlayayım mı?

Yok hatun, sağ ol.

Cemal, Sıtkı, siz kapıya geçin.

Siz de yemeğinizi bitirdiyseniz gelin, konuşulacak şeyler var.

-Hayırdır Turan? -Beklenmedik bir hayır diyelim dayı.

Hadi.

-Elinize sağlık. -Ellerinize sağlık.

Afiyet olsun.

(Gerilim müziği)

Acaba Muzaffer babayla Fatma anneye daha sonra mı söylesek?

Ne kadar sonra Zeynep?

Evde kim dilini ne kadar tutabilir ki?

(Turan) Gelin, gel.

Lan Turan, yoksa sen herkese söyledin mi?

Lan kendileri dururken ben niye bir şey söyleyeyim Osman?

Zeynep, senin için gidecek demişlerdi.

-Gitmedim. -Uçağı mı kaçırdın?

Yok.

Vazgeçtim aslında.

Hayırlısı olsun kızım.

Hayırlısı oldu Muzaffer baba.

Biz Zeynep'le evlenmeye karar verdik.

(Duygusal müzik)

Anlamadım?

Zeynep'in ailesi soyadın Leto olduğu müddetçe...

...buralarda yaşamazsın demiş.

Bir nevi sürgün yani.

Benim de gönlüm buna el vermedi.

"Gel bizim yanımızda kal. Bizimle beraber ol.

Eğer soyadın Karasu olursa...

...kimse sana git de diyemez, zarar da veremez." dedim.

(Duygusal müzik)

Gitmediğime bu kadar üzüleceğinizi düşünmemiştim.

Yok kızım.

Üzülmek değil de...

Sevindik tabii.

Ee, şaşırdık biraz.

Bırakın evlenmeyi, sizin aranızda bir şey olduğunu bile bilmiyorduk.

Bizim aramızdaki şey arkadaşlığa, dostluğa dair bir şey.

Ben bir haksızlığa uğradığım için...

...Halil İbrahim de her zamanki tavrını gösterdi aslında.

Zeynep benim için ailesini karşısına aldı.

Ben de onu ailemize aldım.

(Duygusal müzik)

Fikret, Zeynep'in bu adamla yemek yemesine...

...nasıl müsaade ettin?

Son kez arkadaşlarıyla vedalaşsın istedim baba.

Aklı kalmasın istedim. Ben müsaade etmesem...

...arkamdan iş çevirecek, gidip kendi başına görüşecekti zaten, biliyorum.

Millete ne diyeceğiz şimdi?

Bu ailede arkadan iş çeviren bir tek ben değilmişim dersin Ayşe.

Derim Fikret. Peki, sen ne diyeceksin?

-Kimden bahsediyorsun? -Zeynep'ten.

-O kim? -Ne demek o kim?

Öyle biri yok anne.

Ben ona dedim. Çek vur beni, bitsin bu iş dedim.

Böyle arkamdan vuracağını düşünmemiştim ama.

O yüzden bu saatten sonra benim öyle bir kız kardeşim yok.

Aa!

-Abi, olur mu öyle şey? Ablam o benim. -Olur!

Bu konuda kimsenin fikrine de ihtiyacım yok!

(Gerilim müziği)

Rızvan Bey...

...sen de oğlun gibi mi düşünüyorsun?

Ben de oğlun gibi düşünüyorum.

Ama o abisi...

...neticede ben babasıyım.

-Yani? -Yani her baba...

...çocuğunun mutluluğunu ister.

O kadar öfkeli değilsin yani.

Öfkeli değilim Nedime.

Çok üzgünüm. Çok.

Haklısın Rızvan Bey.

Ama sen bunun olurunu vermiştin zaten.

Tabii şekli bu değil. Bu değildi...

...ama damadımız da olabilir demiştin.

Ben adam hasmımız olmasın...

...damadımız olsun, demiştim.

Halil İbrahim hem hasmımız oldu...

...hem de damadımız oldu.

Şimdi bana söyleyin bakalım.

Siz ikiniz aynı odada mı kalacaksınız?

Hayır tabii ki.

İyi.

Zeynep, seni benim yanımdaki odaya alıyorum.

Gece bir kapı gıcırtısı falan duyarsam...

...yemin ederim tüfekle çıkıp vururum Halil İbrahim'i.

(Gerilim müziği)

Müsaadenizle.

Ben de gideyim, evdeki bütün kapıları yağlayayım.

Allah korusun. Bir kapı gıcırtısı duyar, birini vurur şimdi Sema, değil mi?

(Turan) Ne lazım?

Hadi eyvallah.

Dayı.

Söyle yeğenim.

Muhtarlar resmî nikâh kıyabiliyormuş.

Doğrudur, kıyabilir.

Sen yarın bir tane ayarlarsın.

Tamam, ayarlarım.

(Gerilim müziği)

Zeynep...

...bence Sema sana değil, Halil İbrahim'e tavır aldı.

Bana niye tavır yapsın Osman'ım?

Niye olacak kardeşim?

Sonuçta Yasemin en yakın arkadaşı.

-Kabul etmesi zor. -Yok, bence öyle değil.

Asıl Sema, Turan'la evlenmeden sen ikinciye evleniyorsun diye bozulmuştur.

Maşallah, ağzından bal damlıyor Osman'ım derdim de bal ki ne bal.

Deli bal. Kalk, kalk hadi.

(Temel) İnsanlar baş başa kalsınlar, konuşsunlar.

Belli ki yarın her yerde kıyamet kopacak.

Kızı teselli etmek için söyledim Temel.

Sen önce kendini teselli et Osman'ım, tamam mı? Hadi kardeşim, gel.

(Kapı kapandı)

Halil İbrahim...

...eğer söylediklerinden pişmansan...

...vazgeçebilirsin.

En yakınlarımız bile bu konuya çok tepki gösterdi.

Zeynep...

Zeynep...

...insanlar olayı anlamaya çalışıyorlar.

Vazgeçecek bir şey yok.

Ben buradaki insanları çok seviyorum. Gerçekten.

Herkesi ayrı ayrı.

Yani kimsenin huzurunu kaçırmak istemem.

Emin ol, onlar da seni çok seviyorlar.

Seninle biraz daha zaman geçirdikçe daha da çok sevecekler.

Ben eminim.

(Duygusal müzik)

(Kuşlar ötüyor)

(Kapı vuruldu)

-Olanlara inanamayacaksın Edanur. -Ne olmuş?

Ablam Halil İbrahim'le evleniyormuş.

Nasıl yani? Anlamadım.

Babam, Leto olarak burada yaşayamazsın. Amerika'ya çek git, demiş.

Halil İbrahim de gitme demiş, evlilik teklifi etmiş.

Zeynep ne demiş?

Ne diyecek? Evet demiş. Gitmiş Halil İbrahim'in evine yerleşmiş.

Sen niye bu kadar sevindin acaba?

Ablam böyle beklenmedik bir şekilde sevdiğine kavuşabiliyorsa...

...ben de kavuşabilirim.

Ah Leyla.

Tamam, sizin babalarınız aynı ama...

...anneleriniz çok farklı.

Ne oldu? Yollu yollu dedikçe zıp zıp zıplıyordun.

Ne oldu karım da karım? Hişt!

Teyze...

...en acı gününde ben sana böyle mi ettim?

Ne acılı günüymüş!

Bugün benim en acılı günüm.

O Halil İbrahim ne yaptı etti...

...Zeynep'in bana olan öfkesinden faydalandı, kandırdı kızı.

Allah belanı versin diyeceğim de zaten vermiş!

Daha ne verecek?

Zuhal, sen ne yaptın? Bunu iki kere attın da bir kere mi tuttun?

(Asiye) Ne oldu, bu kafasının üstüne mi düştü?

Düşmanımızla evlenmek nedir ya?

Levent abi...

...vallahi bu işi temizlemek sana düşer, ben söyleyeyim.

Tamer bak, oğlumu doldurup durma! Ona ne düşüyormuş?

Bu kızın bir abisi var, babası var. Gitsin onlar temizlesin rezilliğini.

Tamer'im doğru söylüyor.

Benim halletmem lazım da...

...öğrenmek lazım, bakalım düğün yapacaklar mı?

Kaçırmak için soruyorum.

Levent, bu konu bizi hiç ilgilendirmez.

Bu konu artık Rızvan'ın konusu.

Abi...

...o Rızvan bu işle ilgili sessiz kalacak.

O, kızının Halil İbrahim'le evlenmesini istiyor.

Mutlu olur. Onunla düşmanlığını da bitirecek.

O yılanın silahını da size çevirmezse Asiye demedi demezsiniz.

Anne, babam tavrını koymazsa Fikret abim koyar.

-Abartma sen de. -Fikret nereden senin abin oluyor?

Senin abin öldü! Benim Tarık'ım öldü!

Senin o ablan var ya, o da abinin katilinin koynuna girdi.

Teyze! Abartma koyun falan!

Daha ortada nikâh yok, bir şey yok.

Nikâh var mı yok mu ben bilmem ama burada bir nikâh olacak.

Nesim abi, biz kendi aramızda bu akşam bir nişan yapalım.

(Asiye) Bu Yavuz'la Leyla'ya yüzükleri takalım.

Anne, ben istemiyorum diyorum!

Ben seninle konuşmuyorum! Kes sesini!

Ben ailenin reisiyle konuşuyorum!

Ne diyorsun Nesim abi?

Rızvan'a bugün bunu söylemek doğru olmayabilir Asiye.

Çok doğru olur.

O kızının rezilliğini ancak öyle kapatabilir.

(Gerilim müziği)

(Kuşlar ötüyor)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

Muzaffer baba.

Fatma anne, nereye gidiyorsunuz?

Biz artık evimize dönüyoruz Zeynep.

Biraz konuşabilir miyiz lütfen?

Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Size söyleyeceklerim var.

Olur, konuşalım.

Gelin lütfen.

Gel Fatma.

(Duygusal müzik)

Ben hemen şu yastığımı toplayayım.

(Duygusal müzik)

Sizi çok zor bir duruma soktum, farkındayım.

Bunun için sizden özür dilerim...

...ama inanın amacım sizi kırmak, incitmek değildi.

Amacın neydi Zeynep?

Fatma anne, ben burada sizi gördüm. Sıcacık bir yuvaya sahipsiniz.

Birbirinizi öyle çok seviyorsunuz ki...

...ben de belki bu sevginin bir parçası olabilirim diye düşündüm.

Senin zaten bir ailen var.

Evet, var.

Her fırsatta beni feda eden bir ailem var.

Siz burada birbirinizin uğruna yaşıyorsunuz.

Benim orada uğruna yaşayacağım bir şey kalmadı.

-Ben de geldim, size sığındım. -Zeynep kızım...

...bizim seninle bir meselemiz yok.

Ama kaybımız çok yeni.

Biz daha buna alışamamışken...

...Halil İbrahim'le senin bir yuva kuracak olman...

...ağır geldi.

Hem Fatma'ya hem de bana.

Ben Halil İbrahim'le bir yuva kurmaya çalışmıyorum.

Ben sizinle bir yuva kurmaya çalışıyorum.

Fatma anne, bak ben kızının yerine geçemem.

Yasemin'in Halil İbrahim'i sevdiği gibi onu sevemem.

O da beni Yasemin'i sevdiği gibi sevemez.

Ama sizin çok büyük bir kalbiniz var.

Eğer beni bir evladınız olarak görürseniz...

...ben de sizi annem babam olarak görürüm.

Zeynep, sen şimdi böyle diyorsun ya...

...ben senin gözlerindekini kendi kızımın gözlerinde de gördüm.

Sevdiği için ölümü göze aldı.

O yüzden bize izin ver, biz gidelim kızım.

Hayır.

İlla biri gidecekse Halil İbrahim'le konuşup ben giderim.

Kızım, şimdi Halil İbrahim'in de belki gönlünde bir şeyler vardır.

Bizden utanır çekinir, söyleyemez.

O yüzden bizim gitmemiz...

...daha uygun olur. Hadi Fatma. -Lütfen.

Benim yerime sizin gitmenizi uygun bulan bir Halil İbrahim'e...

...ben kızınız gibi bakmış olamam.

Sizden rica ediyorum.

Bize bir fırsat verin, hepimize.

Söz veriyorum, eğer sizin rahatsız olduğunuzu görürsem...

...bir dakika burada durmam, çeker giderim.

Lütfen.

(Duygusal müzik)

Ne dersin Fatma? Hem gençleri de üzmemiş oluruz.

Ne olur Fatma anne.

Tamam. Öyle olsun.

Bari senin talihin güzel olsun.

(Duygusal müzik)

Ah.

Ay, iki kahve getirdiğine göre...

...konuştuklarımızı düşünmüşsün. Ver bakalım.

Düşündüm.

Ne düşündün?

Ay, çok acıdı. Şunu koy oraya.

Ben oğlunuzla evlenirim Asiye Hanım. Dedikleriniz de gayet makul.

Lafı sözü keser.

Ama benim emin olmak istediğim şeyler var.

Daha neden emin olacaksın?

Garanti verdim, eli eline değmeyecek dedim.

Koskoca Edanur Leto olacaksın, soy ismini alacaksın dedim.

Ben bunları dinledim, anladım. Tamam dedim zaten...

...ama ben bunu bir de Tamer'le konuşmak isterim.

Sonra "Aman efendim, annem dedi, ben demedim." falan olmasın.

Çok akıllısın. Çok da haklısın.

Ah o erkekler çok korkunç, çok.

Yasemin der, Zeynep'i alır.

Ama benim Tamer'im öyle değil.

O çok iyi bir çocuk.

Ama konuş. Konuş bakalım.

Acı olmuş.

Bana bak kızım, bu abla dediğin Zeynep'e özenip de...

...öyle kaçarım falan diye bir hayal kuruyorsan sakın yapma.

Bak, ben Fikret abime benzemem.

Affetmem seni Leyla, tamam mı?

Çok da umurumdaydı Tamer. Affetmezmiş.

-Çok mu seviyorsun Yavuz abini? -Severim, sevmem.

Severim, sevmem Leyla. Sana ne?

Sen seveceksin diyorum, anladın mı?

Tamer...

...içeri git, Edanur seninle bir şey konuşacakmış.

Edanur benimle ne konuşacakmış anne?

Bak, ikinize de söylüyorum.

Eğer benim dediğimin haricinde başka bir şey yaparsanız...

...bu dünyayı size dar ederim!

Ne konuştuysak öyle.

Hadi.

Bana bak.

Ben senin o yollu ablan gibi olmana izin vermeyeceğim.

Senin yolun, benim dediğim yol olacak. Oradan gideceksin.

Başka da şansın yok!

Kalk bana çay yap hadi.

Hadi, kolum acıyor. Hadi!

(Gerilim müziği)

Açık olsun.

Benimle konuşacakmışsın.

Evlenecekmişiz.

Öyleymiş.

Benim bazı isteklerim vardı.

Annen söyledi mi? Sana bahsetti mi?

Sana yaklaşmayacakmışım.

Bunu mu konuşacağız?

Yani. Çocuk doğana kadar evet.

Ama benim konuşmak istediğim şey başka.

-Neymiş? -Geldiğimden beri seni izliyorum.

(Edanur) Gözüm hep üstünde.

Bence sen diğerlerinden farklısın.

Öyleyim de...

...sen nereden çıkardın bunu?

Cesursun Tamer.

Hiç kimseden lafını esirgemiyorsun.

Yani benim sizin evde izlediğim, gördüğüm kadarıyla...

...sizin evin erkekleri hep kadınların ağzına bakıyor.

Benim kocam da öyleydi, biliyor musun?

Maalesef.

"Aman anneciğim." Annesinden izin alır, babasının lafından çıkmaz.

Yani Tamer...

...ben bizim evliliğimiz gerçek olsun istiyorum.

Ama tabii bilmen gereken şeyler var.

Benim gerçek bir erkeğe ihtiyacım var.

Öyle ana kuzusuna falan değil.

Bu sen misin...

...yoksa değil misin?

Bir baştan sorayım istedim.

Sen bak bakayım bana.

Benim öyle ana kuzusuna benzeyen bir hâlim var mı?

İşte.

İşte.

Senin farkın burası.

Hiç öyle durmuyorsun. Hiç.

Ama tabii ben seni tanımıyorum.

Tanımak istiyorum.

Eğer sen de izin verirsen.

Yani ben de senin hakkında hiç böyle düşünmemiştim.

Bu tavrın hoşuma gitti açıkçası. Şaşırdım da.

Soy ismi peşindesin gibi düşünüyordum hep kendi kendime.

Gel biz seninle bir anlaşma yapalım.

Soy ismin bana lazım değil ama çocuğa lazım.

Para pul desen benim umurumda değil.

Ama madem evleneceğiz...

...sen güçlü bir erkek ol isterim.

Ben de o güçlü erkeğin arkasındaki kadın.

(Gerilim müziği)

Bu nişanın bugün yapılacak olmasının tek bir sebebi var.

Senin itibarın Rızvan.

Hangi kızın kaçtığı, hangi kızın nişanlandığı...

...karışır mevzular, gelir geçer diye düşündüm.

Yoksa bana ne Dursun'un oğluyla senin kızından?

Levent'le sizin itibarınız söz konusu değil yani Nesim baba, öyle mi?

Biz onu sen halledersin diye düşündük.

Sonuçta senin kardeşin. Sana düşer de sen hepimizi karşına aldın.

Bacım da bacım dedin.

Kimse bir şey yapmasın dedin, elimizi kolumuzu bağladın.

Sonra da bacın düşmanımıza kaçtı, hem de ikinci defa.

Benim artık öyle bir bacım yok.

Ama düşmanım var mı?

Var.

Zeynep kaçar, tabii kaçar. Üç kere de kaçar, beş kere de kaçar...

...çünkü başında bir erk yok.

Yavuz, sen bir sus!

Sen misin erkek?

Sen Leyla'yı al, ondan sonra konuş.

(Dursun) Biz kızımızı aldık.

Hatta kızımıza göz koyanın da gereğini yaptık.

O yüzden kendi durumunuzla bizi bir tutmayın.

Kızın Zeynep yapacağını yaptı.

Ben bu saatten sonra ona dul gözüyle bakıyorum.

Çünkü o Halil İbrahim denen zibidi bugün olmadı yarın geberip gidecek.

Bu arada şunu da söyleyeyim.

Ola ki biri arkamızdan gider...

..."Şu yüzde meselesini bir daha konuşalım...

...artık akrabayız, bir indirim yap." der, onu da takmam.

Dursun amca seni kastediyor Fiko.

Beni kasteden ismimi kullansın.

Dilini kesmemi isteyen de...

...ismimi kısaltıp kullansın.

Anladın mı Levo?

Anladım.

Arkadaş, sen de hiç samimiyete gelmiyorsun.

Gelmem. Seninle hiçbir yere gelmem.

Az önce ettiğin lafa gelirsek Dursun amca.

Evet, Halil İbrahim'le uzlaşmaya çalıştığım doğrudur.

Bu masadaki herkesin iyiliği için.

Ama şunu söyleyeyim, bu saatten sonra ben o çocuğa bir yüzde vermem.

Gördüğüm kadarıyla Nesim babanın milyonlarını aldı.

Senin depodaki bütün mallarını aldı.

Babamın da kızını aldı.

Baban bu durumdan pek şikâyetçi görünmüyor Fikret.

Sanki "Halil İbrahim artık benim damadım. Ben onunla uzlaşırım.

Gerisini siz düşünün." der gibi oturuyor.

Halil İbrahim benim iki evladımı aldı.

Sen hâlâ nasıl uzlaşırız diye düşünüyorsun?

Bakın, bu masadakiler şunu iyi bilsin ki...

...ben hasımlarımı önce yüceltirim.

Ondan sonra yerin dibine sokarım.

(Gerilim müziği)

Hayırdır Tamer? Ne oldu, bir sorun mu var? Evde bir şey mi oldu?

Hayır. Toplantı varmış, geldim.

Tamer'im...

...senlik bir toplantı değil bu abiciğim.

Evladın mıyım değil miyim baba?

Onu söyle, ben de ona göre davranayım.

Tabii ki evladımsın.

(Tamer) Tamam.

O zaman müsaadenle bundan sonra toplantılara ben de katılacağım.

Olayları kadınlardan öğrenmek istemiyorum artık.

Hangi kadın? Nerede kadın?

Kadın mı kaldı Tamer'im?

Zeynep kaçtı, Leyla'yı bu Yavuz'la evlendiriyorlar.

Ayşe ablan desen, oho!

Manik atak bir şey oldu.

Kimden ne öğreneceksin, ne merak edeceksin, ne soracaksın?

-Hadi kalk, git. -Ben bir yere gitmiyorum.

O Halil İbrahim, Levent abinin düğününü bastı.

Şimdi Yavuz abinin nişanını da basmasın?

(Tamer) Nerede yapacağız bu işi?

Ben diyorum ki...

...Davut'un mekânında yapalım.

İnşallah be Tamer'im. İnşallah gelir basar da...

...sonra mekân basmak ne demek gösteririm ben ona.

Havan kime lan?

Ne diyorsun sen?

Uçaksavarla geldi adam, uçaksavarla!

Hanginiz bir şey yapabildi? Hepiniz kafanızı eğdiniz.

Uçaksavarla!

Hem de sizden çaldığı uçaksavarla.

Tamam, yeter. Yeter artık.

Bence Tamer doğru söylüyor.

Nişanı Davut'un orada yapalım. Bizce uygundur.

(Gerilim müziği)

(Turan) Oğlum, yapalım şöyle.

-Ne yapıyorsunuz uşaklar? -Gel kardeşim, seni bekliyorduk.

Hayırdır?

Halil İbrahim...

...kardeşim hele bir de bakalım, bu nikâh sadece formalite mi şimdi?

Niye soruyorsun kardeşim?

Üçümüz aramızda konuştuk.

Üçümüz de Zeynep'i çok seviyoruz.

Yani senin de ona karşı beslediğin başka hisler varsa...

...vallahi sizin adınıza çok mutlu oluruz kardeşim.

Ben Sema'ya da çıkıştım. Tamam, Yasemin'in yeri ayrı...

...ama Zeynep'in yeri de bambaşka kardeşim.

Yani Zeynep delikanlı bir kızdır Halil İbrahim.

Hazır evleniyorken bırak usulen evlenmeyi. Zeynep gibisini zor bulursun.

Vallahi ben kimse gibisini aramıyorum kardeşlerim.

Allah gecinden versin Osman'ım...

...seni kaybedersem senin gibisini de aramayacağım.

Temel gibisini de Turan gibisini de.

Çünkü hiç kimsenin yeri bir başkasıyla dolmaz.

Zeynep'in yeri de ayrı benim için.

Halil İbrahim, Nedime Leto geldi. Seninle görüşmek istiyormuş.

Ulan adamın kaynanası gelmiş Cemal. Ara, içeri buyursunlar.

Hadi.

Gönderin.

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Siz Elif'i Zeynep'in yanına götürün.

Onlar dertleşirken biz de seninle baş başa konuşalım.

Memnuniyetle. Buyurun.

(Gerilim müziği)

-Şöyle oturabilirsiniz. -Sağ ol.

Evet, size ne ikram edelim?

Sağ ol, zahmet etme.

Daha şu kadarcıktınız.

Zeynep sürekli senden bahsederdi.

"Anne, okulda Halil İbrahim'le kavga ettik."

"Anne, Halil İbrahim kafasını yardı."

"Anne, Halil İbrahim saçımı çekti."

"Anne, Halil İbrahim elimi tuttu."

Neticede geldiğimiz gün bugün.

Bugün de nikâhınız kıyılacak.

Dediğiniz gibi Zeynep'le ilkokul arkadaşıyız.

O günden beri de birbirimize çok düşkünüzdür.

Benim annem olmadığı için babama anlatırdım hep.

O da "Letoların kızından uzak dur.

Bugün kafanı kıran, yarın kalbini kırar." derdi hep.

Kırdı mı peki?

Kırmadı Allah için.

Peki, sen neden senin kalbini kırmayan...

...ve hiç kırmayacak olan bir kadını incitmeye çalışıyorsun?

Sırf soyadı yüzünden mi?

Ben Zeynep'i kırmam da üzmem de.

Siz erkekler kırmayı, incitmeyi...

...sadece vurmak, çarpmak olarak mı anlıyorsunuz?

Bir kadın ne zaman kırılır biliyor musun Halil İbrahim?

O sana âşık, sen ona değilsen.

Âşık derken?

Zeynep sana âşık Halil İbrahim.

(Nedime) Bunda şeyi niye yaptı zannediyorsun?

Zeynep her ne yaptıysa haksızlıklara karşı durmak için yaptı.

Bunun duygularıyla bir alakası yok.

Bence yanlış değerlendiriyorsunuz.

Öyle mi?

Herkes senden haksızlıklara, zulme karşı duran bir adam olarak bahsediyor.

Ama sen o adam değilsin.

-Ben o adamım. -Değilsin.

Eğer haksızlıklara, zulme karşı dursaydın kızımla evlenmek istemezdin.

Seni seven bir kadına boş yere ümit vermek zulümdür.

Asıl sizin uğradığınız zulüm Nedime Hanım.

Sizi hiç sevmeyen bir erkeğe ömür boyu tahammül etmek.

Zeynep burada sevdiği ve sevildiği bir yerde.

Ya siz?

Eğer dediğin gibiyse...

...Zeynep sevildiği, sevdiği bir yerdeyse...

...benim içinde bulunduğum durumun hiçbir önemi yok.

(Gerilim müziği)

Anne.

Zeynep.

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

Müsaadenizle.

(Nedime) İyi misin?

İyiyim anne, merak etme.

Babamın burada olduğundan haberi var mı?

Yok. Hiç önemi de yok.

Senin iyi olman dışında hiçbir şeyin önemi yok kızım.

İyiyim dedim ya.

İyi olduğunu görüyoruz da merak ediyoruz işte.

Bütün bunlar nasıl oldu, bundan sonrası nasıl olacak diye.

Bundan sonrası nasıl olacak ben de bilmiyorum.

Ama anne, sen hep derdin ya mutlu ol kızım diye.

Ben şu anda çok mutluyum.

Güzel kızım benim.

Canım benim.

(Duygusal müzik)

Gel Reşit, gel.

Ben de sana bir şey soracaktım. Otur.

Buyurun Rızvan Bey.

Yücel diye bir tefeci varmış. Sen tanıyor musun?

Duydum.

Halil İbrahim almış.

Senetlerine, defterlerine çökmüş.

Bu herifin arkasında kim var?

Ortalıkta bayağı dönen bir paradan bahsediliyor.

Halil İbrahim'in aldığı senetlerin Levent'in olduğu söyleniyor.

Ama tefeci Yücel'in arkasında kimler var, onu bilmiyorum.

Nesim oradan da darbe yedi desene.

Onun için Halil İbrahim konusunda üstüme üstüme yürüyor.

İyi ya, yesinler birbirlerini.

Benim öbür eve gitmem lazım Reşit.

Benim oraya gelmem doğru olmaz Rızvan Bey.

Hâlâ bir konuya çözüm getirmenizi bekliyorum.

Oldu bitti, konu kapandı Reşit. Neyin peşindesin?

Oğlumun peşindeyim Rızvan Bey.

Bu akşam Leyla'yı nişanlayacakmışsınız Yavuz'la.

Oğlum o Yavuz yüzünden hastanede.

Cezaevine de babası olacak Dursun yüzünden girdi.

Ne diyorsun Reşit? Açık konuş!

Oğlumun yerine içeri birini verecekler. Ben de olanları yok sayacağım.

Aksi takdirde...

...Yavuz Leto'nun damadınız olacak olması beni hiç ilgilendirmiyor.

Ali Kemal işini bitirmek için gözümün içine bakıyor.

Oğlum o yüzden cezaevine girdi...

...oğlum bu yüzden hastanede yatıyor diyorsun da...

...oğlunun neden bunlara maruz kaldığını ikimiz de biliyoruz, değil mi Reşit?

(Gerilim müziği)

Haklısınız.

Oğlumun yaptığı hatanın cezasını verecek olan sizdiniz.

(Reşit) Başkaları değil.

Rızvan Bey...

...artık arada bir kan davası var.

Tamam Reşit.

Ben Dursun'la konuşurum.

Yedikleri haltı düzeltirler.

Cezaevine girecek adamı da bulurlar.

Ama sen de oğlunla konuşacaksın.

Ola ki herhangi bir şekilde kızımla görüşür...

...Leyla'nın aklını çeler...

...Zeynep'e uyup kaçırmaya kalkarsa da...

...o zaman seninle benim arama da kan davası girer.

Anladın mı Reşit?

Çok iyi anladım Rızvan Bey.

Tamam.

Arabamı hazırlasınlar şimdi.

(Gerilim müziği)

Yalnız bu Nedime Hanım asil kadınmış.

Evet, Asiye gibi değil.

Nerede kaldın dayı?

Nikâhı kıydıktan sonra ölümü göze alabilecek muhtarı bulmak kolay olmadı.

-Kusura bakma. -Muhtar niye ölüyormuş dayı?

Hafız dayıyı diyor.

Halil İbrahim'in imam nikâhını o kıydı ya, sonra rahmetli oldu. Ondan.

Yok ya, o işler geride kaldı. Şimdi gelip yapsınlar da görelim.

Keşke bunları gelip de muhtarlara anlatsaydın Turan.

Zeynep Leto'yla Halil İbrahim'in adını duyan muhtarın...

...ya hastanede ya şehirde işi çıktı. Çıktı da çıktı.

Ölecek muhtar buldun mu bulamadın mı dayı?

Buldum.

Bir de şeref duyarım diyor garibim.

Eyvallah, sağ olsun.

Dayı, sen söylersin, kimse ona zarar veremez.

En ufak bir rahatsızlıkta bana haber versin.

Söylerim. Hadi.

Bu arada şahitleriniz kim olacak Halil İbrahim?

Vallahi Yusuf abiyle Derviş dayı olur diye düşündüm.

-Zeynep'le konuştun mu? -Yok, konuşmadım.

Zeynep benimle konuştu da şahidim sen olur musun dedi.

Ben de tamam dedim.

Tamam, diğeri de Derviş dayı olur.

-Ben olmam. -O niye dayı?

Babamın vasiyeti var.

İyi ya da kötü hiçbir şeye şahit olma, dedi.

-Halil İbrahim, ben olurum. -Ben niye olamıyorum Osman?

-Önce benim aklıma geldi. -Uzatmayın. Yusuf iyidir.

Göstermelik bir evlilik için birbirinize düşmeyin.

-Halil İbrahim... -Efendim?

...dayı senin nikâha karşı galiba.

O Halil İbrahim'in başını belaya sokacağı her şeye karşı.

Evlilik de onun için bir nevi bela ya.

(Gülüyorlar)

Teşekkür ederim.

Hoş geldiniz.

-Hoş bulduk. Hayırlı olsun. -Sağ olun, ayaklarınıza sağlık.

Siz buyurun oturun, ben Zeynep'i alıp geliyorum.

(Duygusal müzik)

Zeynep.

Hepimiz hazırız, seni bekliyoruz.

Geldim, geldim.

Of! Zeynep, bir sakin ol, anlayacaklar.

(Duygusal müzik)

Fotoğraf falan çekiliriz diye üstümü başımı düzelteyim dedim.

Büyük bir olay sonuçta. Bir anısı var.

Çok şık görünüyorsun.

Teşekkür ederim.

Formalite de olsa ben bir heyecanlandım.

Aslında senin alışmış olman lazım çünkü bu ikinci sayılır.

Açma şu mevzuyu.

Bu sefer de Levent seni kaçırmasın?

O Levent gelsin, senden beni kaçırsın, bir dakika durmam giderim peşinden.

Kimse seni benden alamaz da gelsin isterim.

Bunun nesi formalite Turan? İkisinin de ağzı kulaklarında.

-Merhabalar. -(Muhtar) Merhaba, hoş geldiniz.

Ne var? Gayet arkadaşlar Sema.

Senin böyle bir arkadaşın olsun, bakayım ben seni ne yapıyorum.

Hatun, ben senden başkasına gider miyim hiç?

Derviş bütün evraklarınızı getirdi.

(Muhtar) Sağ olsun Yusuf da nasıl yaptıysa sağlık raporlarınızı ulaştırdı.

Oğluyla da şahit olacaklarmış.

Hazırsanız başlayalım.

Hazırız.

Zeynep Leto, Halil İbrahim Karasu'yla evlenmeyi kabul ediyor musunuz?

Ediyorum.

Halil İbrahim Karasu, Zeynep Leto'yu eş olarak kabul ediyor musunuz?

Ediyorum.

Sizler şahit misiniz?

-Şahidiz. -Şahidiz.

İmzanızı alayım.

Telefonu ver Sema.

-Hadi, hadi. -Of!

Siz de.

(Duygusal müzik)

Ben de sizi karı koca ilan ediyorum. Allah mesut etsin.

-Âmin! -(Hep bir ağızdan) Âmin.

Âmin de kız.

-Buyurun. -Teşekkürler.

Bravo!

Alkışlasana Sema ya.

(Alkışlıyorlar)

(Duygusal müzik)

Merve abla, nikâh da kıyıldı, düğün yemeği hazır mı?

Hazır. Siz masayı getirin, ben de yemekleri getireyim.

Bir dakika.

Bir fotoğraf çekilelim. Anı olur.

-Siz çeker misiniz? -Tabii, çekerim.

Hadi Sema, hadi. Fotoğraf çekileceğiz, hadi.

(Turan) Uzun boylular arkaya geçsin.

Fatma anne, Muzaffer baba, siz de gelin lütfen.

(Halil İbrahim) Gel Muzaffer baba.

Gelin.

Çekiyorum.

(Duygusal müzik)

(Sessizlik)

Nasılsın diye sormayacağım Asiye.

Belli ki iyisin.

Kızımı nişanlayacağım diye tutturmuşsun.

Bir de bunun muhakkak bu akşam olmasını istemişsin.

Senin büyük kızının rezilliklerini örtbas ediyorum Rızvan.

Ben senin sözünü dinleyerek Zeynep konusunda hata yaptım.

Onu Levent'le nişanladım, bak ne oldu.

Gitti hasmımızla evlendi.

Şimdi sen bundan ders almayarak...

...kızını sevmediği birine veriyorsun.

Peki, şimdi o nereye kaçacak Asiye?

Nereye kaçıyormuş o? O benim kızım, Nedime'nin değil.

Peki, sen bilirsin.

Ben buraya bir rezillik çıkarsa sen düzelteceksin...

...o Dursun'la, karısı Nergis'le, Yavuz'la problemlerini...

...sen çözeceksin diye söylemeye geldim.

Bana bir şey olmaz, sen merak etme. Bana hiçbir şey olmaz.

Peki.

Leyla!

Kızım!

Efendim baba?

Otur kızım.

Bak kızım.

Ben senin Yavuz'la evlenmeni ta başından beri istemedim.

Ama annen bir denge yapmış.

(Rızvan) Ablana kızmış, seni ateşe attı.

Ben de mecburen onaylamak zorunda kaldım.

Ben onunla evlenmek istemiyorum baba.

Ben de senin evlenmeni istemiyorum kızım.

Ama annen yüzünden bir söz verdik.

Onun için akşam nişanlanacaksın.

Ailemiz ikinci bir rezilliği kaldıramaz.

Onun için senden istediğim...

...bana yakışan bir evlat gibi davranman.

Baba...

...benim de senden istediğim...

...bir baba gibi davranıp kızını istemediği biriyle evlendirmemen.

Bak kızım, sana söyleyeceğim tek şey...

...bu bir düğün değil, tamam mı?

Yani nişan bozulur, ortaklıklar bozulur...

...arkadaşlıklar bozulur ama...

...buna sen sebep olma, tamam mı kızım?

Benim olduğum yerde hiçbir şey bozulmaz.

Hiçbir şey bozulmaz.

Benim ortağım yok, dostum yok.

Benim resmî nikâhım bile yok.

Tamam, yeter, dertleştiniz baba kız. Yeter.

Sen git süslen.

Hadi.

(Asiye) Hadi git süslen!

Sen de çek güzel kravatını, akşam gel oraya.

Hatta Nedime'yi de getir.

Görsün bakalım evlat nasıl yetiştirilir.

(Müzik)

(Neşeli müzik)

(Neşeli müzik devam ediyor)

Osman, jandarma geldi.

Ne istiyorlarmış Cemal?

Halil İbrahim'i görecekmiş komutan.

La havle!

Ne oldu Osman'ım?

Üsteğmen gelmiş, seni sormuş, görüşmek istiyormuş Halil İbrahim.

-Ne yapalım, ne diyelim? -Ne yapacağız Osman?

Arama emri soracak hâlimiz yok.

Kesin o Levent kolpası şikâyet etti.

Ama mülk için mi Zeynep için mi orasını bilemem.

Mülk Zeynep'te, Zeynep de Halil İbrahim'de deyip gönderelim mi?

Saçmalama Osman. Sanki adam geldi sirenlerle evi bastı!

Buyur edelim, belki konuşacakları vardır.

-Ben buyur ederim. -İyi olur dayı.

Ön bahçeye mi alalım Halil İbrahim?

Hayır Osman'ım, sofraya buyur ederiz.

Sonuçta burası düğün masası.

İyi.

(Gerilim müziği)

(Kapı açıldı)

-Hoş geldin üsteğmenim. -Hoş bulduk.

-Buyurun, yemeğe davet ediyorum. -Yok, zahmet vermeyelim.

Birkaç soru soracaktık.

Düğün yemeğimiz var, ne zahmeti. Arkadaşlar da buyursun.

Biz burada bekleyelim komutanım.

-Siz kalın. -Buyurun.

(Gerilim müziği)

Dayı, sabahtan beri bir dedikodudur gidiyor.

Sen de şimdi düğün yemeği falan dedin.

Zeynep Leto'yla Halil İbrahim evleniyor diyorlar. Bu doğru değil, değil mi?

-Dedikodu değil, evlendiler. -Nasıl evlendi?

Ne demek evlendi? Dayı, bu çocuk ne yapmaya çalışıyor?

Her zaman yaptığı işi yapıyor Oğuz. En olmadık işi yapıyor.

Kimseyi vuramadığı gün gidip kendini vuruyor.

İnsan ne yaptığını, niye yaptığını anlatır, bir fikir alır, danışır.

Başka bir Halil İbrahim'den mi söz ediyoruz?

Sen de haklısın dayı, ne diyeyim ki?

-Merhabalar. -Hoş geldiniz komutanım.

-Hoş geldiniz komutanım. -(Oğuz) Sağ olun, hoş bulduk.

Rahatsız olmayın. Tebrik ederim, evlenmişsiniz.

Teşekkür ederiz.

Size de bir sandalye çekelim. Oturmaz mısınız?

Bir beş dakika oturayım.

Hanım, misafirimize bir tabak ayarlayalım.

Hayır, teşekkür ederim. Bir şey yemeyeceğim.

-Ama çayınızı içerim. -Tamam, çay verelim.

Teşekkürler.

Vallahi komutanım, artık sizi görünce acaba yine ne yaptık der hâle geldik.

Bizlik bir şikâyet yoktur inşallah.

Yok, bir şikâyet üstüne gelmedim.

Tam da sular durulmuşken...

...nikâh kıyacak bir muhtar arandığını duydum.

Ben de olaylar başka yere varmasın...

...doğru mu değil mi diye bizzat kendim görmek istedim.

Gördüğünüz gibi zorla alıkoyma yok üsteğmenim.

Kendi rızamla buradayım, kendi isteğimle evlendim.

Ona dair bir şüphe yok Zeynep Hanım.

İlk karşılaşmamızda rızanız olduğunu tüm jandarma olarak anlamıştık.

Onu niçin yaptığımı anlamış olduğunuzu sanmıştım aslında.

Bildiğiniz gibi peşimde bir baş belası vardı...

...ben de mecbur kaldım.

Ben de o beladan kurtuldunuz mu, bu nikâh işine ne der...

...tekrar silahlar patlamasın demek istedim.

Vallahi komutanım, kimse bize karışmadıkça biz de kimseye karışmıyoruz.

Kapımızı çalıp elini uzatana biz de elimizi uzatırız, soframızı açarız.

İlla sorun olmak isteyen olursa da...

...onlara da baş edemeyecekleri sorun oluruz.

O sorun çıkmasın diye...

...beş dakika baş başa görüşelim istedim mümkünse.

Tabii, mümkün.

Buyurun.

-Çayınızı getirmiştim. -Ben alayım, sağ olun.

-Afiyet olsun. -Buyurun.

Niçin gelmiş?

Nikâhı duymuş da.

Sular duruldu mu, durgun mu diye kontrol etmek istemiş.

Gel kardeşim, otur.

Yok sen vallahi kafayı yedin.

Kardeşim, bir tebrik et. İnsan her gün evlenmiyor.

Güzel kardeşim, düşmanının kızıyla evlenmek ne demek ya?

Ne diyeceksin? Yarın öbür gün babasını, abisini öldürünce...

...gözümüz aydın, düşmanlarımızdan kurtulduk mu diyeceksin kıza?

Zeynep düşmanlarımı biliyor Oğuz.

Onlara ne yapacağımı da gayet iyi biliyor.

Benimle evlenmeyi kabul ederken hepsini anlattım ona, o da kabul etti.

Bana bak, siz âşık mı oldunuz?

Âşık mı oldunuz da böyle apar topar evlendiniz?

Ne alakası var kardeşim?

Zeynep'i gönderecekleri, ben de engel oldum. Olan bu.

Neyse, şimdi konumuz evlilik değil.

Ben de sana dayıyı yollayacaktım.

Bir tefecinin defterine çöktüm.

İçinde isimler var ama hepsi şifreli.

Hesap numaraları, telefon numaraları.

Eğer iyice araştırırsan altından bir şeyler çıkacağına eminim.

Sen tefeciye çöktün, defterini aldın...

...ama ses çıkmadı. Sana gelen giden yok, bana gelen giden yok.

-Nasıl oluyor bu iş? -Şimdilik böyle.

Sana gelen giden olmaz zaten de...

...bana gelecek olanı önceden bilirsek tedbirimizi alırız.

Bana sorarsan tozun izi de bu defterden çıkacaktır.

İyi bakalım.

Dayı uygun bir şekilde bana defteri ulaştırsın.

Buradan defterle çıkmayayım şimdi.

(Telefon çalıyor)

Affedersiniz, kız kardeşim arıyor.

Belli ki bomba öbür tarafa düşmüş.

Efendim ablacığım?

Abla, kurtar beni abla.

Leyla, ne oluyor?

Beni bu akşam Yavuz'la nişanlayacaklar.

Leyla, sen neden bahsediyorsun? Bu akşam mı?

Sana inat annem bu iş bu akşam olacak dedi.

Hemen Fikret abimi ara, o izin vermez böyle bir şeye, engel olur.

Babam bile engel olamıyor diyorum abla. Neyi anlamıyorsun?

Annem diyorum.

Ablacığım, konu annen olunca...

...benim maalesef yapabileceğim bir şey yok ki.

O kadının ne kimseden korkusu var ne de kimsenin onda hatırı.

Hani Halil İbrahim demişti, ben burada olduğum sürece...

...kimse istemediği biriyle evlenmeyecek diye.

(Leyla ses) Haberi olsa benim de evlenmeme izin vermez.

Ne yapacak ki Halil İbrahim? Seni oradan zorla mı çıkartacak?

Evde olmayacak, Davutların restoranında olacak.

Abla, ne olur yardım et. Senden başka kimsem yok.

Leylacığım, tamam, sen önce bir sakin ol. Tamam mı?

(Meşgul tonu)

Leyla?

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

Lütfen daha sonra tekrar arayın.

Of!

Zeynep, bir şey mi oldu?

Kız kardeşim Leyla aradı şimdi.

Yardımımı, daha doğrusu yardımını istiyor.

Konu ne?

Konu annesi olacak Asiye.

Sırf ben seninle evlendim diye...

...zorla Yavuz'la nişanlıyor Leyla'yı bu akşam.

Leyla da diyor ki hani Halil İbrahim ben burada olduğum sürece...

...kimse istemediği biriyle evlendirilmeyecek demişti diyor.

Evet. Dedim ve dediğimin arkasındayım.

Bu nişan nerede olacak? Sizde mi Asiye'nin evinde mi?

Asiye'nin niyeti belli ki zaten olay çıkartmak.

Senin oraya müdahil olman ne kadar doğru, bilmiyorum.

Zeynep, ben insanları sevdiklerine kavuştururum demedim.

Ama insanların zorla, satılır gibi istemediği biriyle evlendirilmesine...

...izin vermeyeceğim dedim.

Herkes gibi kız kardeşin de buna dâhil.

-Nerede bu nişan? -Davut'un yerinde olacakmış.

Belli ki sen silahla baskın yapma diye orayı seçmişler.

Silaha gerek yok.

Ben karımı koluma takar giderim.

(Müzik)

Oh, kurban olduğum.

İyi misin?

İyiyim anacığım, merak etme, daha iyiyim.

Çok şükür.

Oh!

Bak, babanın sana güzel haberleri var.

Öyle mi? Neymiş baba?

Buradan çıkınca cezaevine döneceksin ama çok kısa bir zamanda...

...tahliye olacaksın.

Dursun Leto senin yerine başkasını verecekmiş.

Rızvan abim söz verdi babana.

Baba, bunun karşılığında ne istedi Rızvan Bey senden?

Siz bize bir müsaade edin hanım.

Sen babanı dinle, tamam mı?

Hem kendi iyiliğin için...

...hem de sevdiklerinin iyiliği için. Tamam mı?

Baba, bu sefer hangi bedeli ödeyeceğiz biz özgürlük için?

Sevdiğinden vazgeçeceksin oğlum.

-Baba... -Evlat!

Sevdiğin bu akşam Yavuz'la nişanlanacak.

Yarın öbür gün de karısı olacak.

Başkasının namusuna göz dikecek olursan...

...işte o zaman senin arkanda duramam.

Neyi anlamıyorsunuz? Leyla beni seviyor.

İstediği kadar sevsin oğlum.

Bir önemi yok.

Şimdi bana burada bir söz vereceksin.

Leyla'nın adını anmayacaksın.

Gördüğünde kafanı çevireceksin.

Onunla bir irtibata girmeyeceksin.

Ben cezaevinden çıktığım gün...

...Leyla'yı kaçırır, çeker giderim buralardan.

Sen bana bu sözü vermezsen...

...cezaevinden çıkamayacaksın.

Ha sözünden dönecek olursan...

...önce Ali Kemal'i, sonra ablanı öldürecekler.

Oğlum bak, sana son kez soruyorum.

Leyla'yı unutacağına söz veriyor musun?

Unutacağıma söz veremem ama...

...dediğiniz gibi olsun.

Söz mü?

Söz.

Gel.

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

Anne, Rızvan babam gerçekten söz verdi mi...

...Cingöz'ü içeriden çıkaracağına?

Sakine hala açısından soruyorum.

Bu sefer de yıkılmasın kadın yine umut edip edip.

Yok, verdi kızım bu defa.

Tabii biz Sakine'yi de gönderdik.

Çocuktan da bazı sözlerin alınması lazım.

O iş olmazdı zaten anne.

Teyzem hiç izin verir mi Leyla'nın kafasına göre davranmasına?

Tabii canım, zaten bir tek teyzene mahsus kafasına göre hareket etmek.

O onu sevmiş, bu bunu sevmiş, onun umurunda değil.

Ben Fikret'le olan aşkınıza nasıl müsaade etti, ben ona hayret ediyorum.

Geç haberi oldu da ondan anne.

Yani olan olmuştu teyzem duyduğunda.

Neyse ki olan olmuş.

Ben senden çok memnunum kızım Allah için.

Ayy, annem. Ben de senden çok memnunum.

Güzel kızım.

Hadi bana sarılacağına git kocana sarıl.

Ayşe, bir gelişme, düzelme var mı aranızda?

Yani işte arada evin içinde karşılaşıyoruz o kadar.

Bunu bir gelişme sayarsan, her seferinde terslemiyor diyelim.

Sabır kızım, sabır. Fikret'im seni çok seviyor.

Ama çocuk ne yapsın? Her şey üst üste geldi.

Zeynep geldiğinden beri sular bir durulmadı ki.

Anne, ben böyle her şeye karışıyor gibi olmak istemem ama...

...Zeynep nasıl, mutlu mu Halil İbrahim'le?

Vallahi Ayşe, bir şey söyleyeyim mi?

Ben Zeynep'i hiç bu kadar mutlu görmemiştim.

İyi ki Zeynep istemediği bir evlilik yapmadı anne.

-İyi ki. -Levent benim abim ama...

...onlar olmazdı anne, anlaşamazlardı.

Olmazdı kızım, olmazdı.

Fikret, gel oğlum.

Fikret, bir şey mi istedin?

Bize müsaade et Ayşe. Ben annemle konuşacağım.

Karından saklı ne konuşacağız, olur mu öyle şey?

Çocuklarla ilgili olmayan her konu ondan gizli anne.

Önemli değil anne, ben çocuklarla ilgileneyim.

Fikret, ayıp ediyorsun artık.

Geç anne onu şimdi, geç. Ben sana bir şey soracağım.

Sor!

Sen nasıl kalktın da gittin Halil İbrahim'le görüştün de bana.

Ne yaptın ne yaptın?

Soru bu değil demek ki.

Neyse, ne soracaksan sor hadi o zaman.

Ben gerçekten anlamıyorum.

Karımı tutarken bacım kaçıyor. Bacımı bırakıyorum, anam gidiyor.

Siz üçünüz bir oldunuz, beni delirtmeye mi çalışıyorsunuz?

Gel oğlum şuraya, gel otur.

-Ya anne... -Gel, gel.

Onu bunu bırak da ben sana bir şey diyeceğim.

Ben bu Halil İbrahim'i pek bir beğendim.

Maşallah mert çocuk, dobra, dimdik duruyor.

Konu o çocuğun nasıl biri olduğu değil.

Kızının zırdeli olması.

-Oğlum, aç şu ağzını, Allah aşkına. -Ya anne...

Dur bir tansiyonun yerine gelsin, şekerin yerine gelsin.

-Al şunu, aç ağzını. -Anne tamam, dur, tamam.

Al bir yudum, bir dur. Sakin ol oğlum.

Tamam, hadi şimdi ne soracaksan sor.

Ayşe mi sardı bunları?

Neyse, konumuz o değil.

-Yeğenin gelmiş. -Hangisi?

Yılmaz.

Oğlum, sen beni niye lafa tutuyorsun? İçeride mi Yılmaz?

Dur, dur.

Yoldan aradı, birazdan gelecek.

Dayımı sen mi aradın...

...Yılmaz abimi sen mi çağırdın, onu soruyorum sana.

-Evet, ben aradım, ben çağırdım, ne oldu? -Sebep?

Biliyorsun babam Yılmaz abimden de dayımdan da...

...onların sülalesinden de hazzetmez.

Hazzetmiyorsa beni almayacaktı canım.

Hazzetmesine eder de...

...baban biraz dayından çekinir.

O yüzden de onunla çok yan yana gelmeyi sevmez.

İyi, tamam da ne diye çağırdın?

Bir olay mı var, bir konu mu var, onu merak ediyorum anne.

Kurban olduğum Fikret'im, bak sana bir kötülük yapacaklar...

...seni vuracaklar diye ben çok korkuyorum oğlum.

Beni kim vuruyormuş anne ya?

İşte kimse o, kimin aklına gelirse bu.

Bir dursunlar baksınlar, Fikret yalnız değil desinler.

Nedime'nin kardeşleri, kuzenleri, yeğenleri...

...hepsi Fikret'in yanında desinler. Kendilerine çekidüzen versinler.

Ayrıca sen seversin Yılmaz abini, niye sordun ki?

Dayı oğlum, abim, seviyorum zaten. Sıkıntı yok.

Yani.

Ortalık karışık anne, herkes birbirine düşmüş.

Şimdi Yılmaz abim gelecek, ortalığı iyice karıştıracak ki...

...sever, biliyorsun.

Ortalık nasıl karışacaksa karışsın. Ben sizi düşünüyorum oğlum.

Sizin başınıza bir şey gelmesin.

O Asiye kadını da bir elini ayağını toplasın canım.

Benim çocuklarımdan uzak dursun.

Benim ne başka planım ne de hesabım var oğlum.

Ben sadece sizi düşünüyorum.

Gelsin de göreceğiz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Hoş geldiniz Yılmaz Bey. -Vay, Şota.

Hâlâ her attığını vuruyor musun?

Nereye attığıma bağlı Yılmaz Bey.

-Neredeler? -Rızvan Bey çalışma odasında.

Çalışsın, birilerinin çalışması lazım.

Halam nerede?

Halanızla Fikret Bey içeride sizi bekliyorlar.

Buyurun.

(Gerilim müziği)

Yılmaz'ım!

Oğlum, halasının bir tanesi, aslanım benim.

Yiğidim benim, halasının bir tanesi.

Nasıl da özlemişim. Canım oğlum benim.

-Abim. -Kardeşim.

Hoş geldin.

Sana kaç kere bana abi deme dedim, yaşımı ifşa ediyorsun.

Yılmaz'ım, sen niye haber vermiyorsun?

Bir hazırlık yapardık oğlum, sevdiğin yemekleri falan yapardık.

-Sürpriz oldu böyle. -Akşama nişanımız varmış zaten.

Orada beraber yeriz artık.

Senin de her şeyden haberin olsaymış ya.

Oğlum, bizim ne işimiz var orada? Biz gitmeyeceğiz.

Halam, ben niye buradayım?

Biz beraberiz demek için buradayım.

Öyle kapı kapı tek tek gezecek hâlim yok.

Bizi bir arada görsünler, herkes ayağını ona göre denk alsın.

Gelmeni gerektirecek bir durum yok.

Sen bakma, annemin kuruntuları hepsi.

Fikret, babamın selamı var.

Bizzat dedi ki Fikret'i üzen babası bile olsa...

...gözünün yaşına bakma, dedi.

Daha bir şey dememe gerek var mı?

-Eyvallah, dayım sağ olsun. Sen de söyle. -Sağ olsun.

Rızvan hâlâ seni üzüyor mu?

Bak istersen Fikret'i bahane edip aradan onu ayıklayabilirim.

İster misin?

Bırak sen şimdi kocamla uğraşmayı da git dışarıdakileri korkut.

-Yılmaz abi. -Ayşe'm.

Hoş geldin, ne güzel sürpriz.

Hoş buldum.

Çay kahve, bir şey?

Sana bir kahve yapayım Yılmaz abi.

Eniştemin yanında içerim.

Yılmaz, oğlum sen şimdi gidelim dedin ama...

...Asiye orada, bir tatsızlık çıkmasın.

Benim olduğum yerde mi?

Çıkmaz, çıkmaz.

Nişana mı gideceksiniz anne?

Yılmaz'ı da çağırmışlar, ne yapalım? Hep birlikte gideceğiz.

Yılmaz bu, laftan anlar mı? Anlamaz.

Hadi bize de bir kahve yap kızım.

Olur anne.

Oh şükürler olsun.

Baba, abim kestirip attı.

-Ama ben ablamla görüşmek isterim. -Görüş oğlum.

Ama o buraya geldiğinde. Şimdi senin onların yanına gitmen uygun olmaz.

Ablam buraya gelebiliyor yani?

Ablanı biz kovmadık oğlum, ablan kaçtı.

Sen Zeynep için kaçtı mı dedin...

...ben mi yanlış duydum?

O konuda ne duyduysan yanlış duymuşsun.

O meseleyi senden değil Fikret'ten dinleyeceğim.

Yeğenim.

Şuna bak, koç. Amma büyüdün.

Yakında boyu geçecek beni.

-Enişte. -Yılmaz.

Şöyle geçelim.

Tuncay'ım, yengen kahve yapacaktı, onları alsana.

Buraya kadar inmesin.

(Gerilim müziği)

(Boğazını temizledi)

(İç çekti)

(Gerilim müziği)

Yılmaz, hangi rüzgâr attı seni buraya?

Attı derken?

Memleketime gelmişim, nasıl soru o öyle?

Yani iş için mi geldin, halanı mı özledin?

O manada soruyorum.

Bazı şeyler duyduk. Rahatsız olduk.

Özellikle babam çok rahatsız oldu.

Baban eskiden beri rahatsız Yılmaz.

Onunla oldum olası geçinemem.

Oldum olalı derken sen Asiye'yi aldın alalı enişte.

Hepimizin en kıymetlisinin üzerine kuma getirince...

...normal olarak. -30 yıl!

30 yıl oldu Yılmaz, kabullenin artık bu gerçeği.

Kabullendik.

Yeğenlerimizi kabullendik mesela.

Akşama Leyla'nın nişanı varmış.

Var. Aile arasında.

Bu evle alakası yok.

Biraz önce söylediğin gerginlikten dolayı ama...

...Fikret'le Ayşe gelmek isterlerse benimle gelebilirler.

Olmaz öyle şey.

Leyla da bizim yeğenimiz.

Halamla da konuştum. Hep beraber gidiyoruz.

(Gerilim müziği)

Sağ olasın.

Sağ ol oğlum.

(Gerilim müziği)

Tamam, getir, getir, tam kare olsun. Getir, koy buraya.

Koy, koy, güzel.

Bak şimdi herkes birbirini görsün istiyorum.

Bence görmese daha iyi Asiye. Bu kız durmadan ağlıyor.

Zuhal, ben keserim onun ağlamasını. Uğraşamam onunla.

Her şey çok güzel oldu. Çiçekleri de dağıt buralara.

Bana da güzel, şekerli, bol köpüklü bir kahve, hadi bakalım.

Hemen Asiye Hanım.

Bir şey sorabilir miyim?

Sor tabii.

Sevmediğin birine nasıl evet diyebiliyorsun?

Bunu seni incitmek için sormadım.

Bununla nasıl başa çıkabilirim diye sordum.

Ben daha sonrasını düşünüyorum.

Anlamadım?

Yani Leyla, bir hedefin olsun.

Hedefine giden yolda yapman gereken her şeyi yaparsın çünkü.

Kendinden nefret edersin...

...ama yine de yaparsın.

Sen kocanı hiç sevmedin mi?

Sevdim.

Hem de çok sevdim.

Nasıl bu kadar kolay vazgeçebildin o zaman?

(Duygusal müzik)

Sadece kendin için olmadığını düşününce...

...vazgeçebiliyorsun.

Bebek var, doğru.

Leyla...

...az sonra Nergis yengeler gelecekmiş...

...annem, kaynanası böyle görmesin diyor.

Hadi kalk, yüzüne gözüne çekidüzen ver.

Tamer, bir git başımdan ya!

Leyla, bak benimle düzgün konuş...

...nişan falan dinlemem. Hadi kalk!

Kalk kızım, hadi yürü! (Sandalyeyi itiyor)

(Gerilim müziği)

Ben içeri geçiyorum.

(Gerilim müziği)

Şimdi Yücel, benimle açık konuş.

O Halil İbrahim'e kaptırdığın defterde başka kimlerin isimleri var?

Bak, yarın öbür gün karşımıza dikilip...

...paramızı biz Levent'e güvendik de sana verdik derler...

...beni uğraştırmayın.

Kim bizim karşımıza dikilecekmiş?

Halil İbrahim'e gitsinler. Senetler onda, defterler onda.

Sen bir karışma Levent.

Vallahi Nesim Bey, ben ne sizin...

...ne de Levent abimin adını hiçbir yerde kullanmadım da...

...sizin üzerinize gelebilecek bir kişi var.

-Kimmiş lan o? -Yanık İdris.

(Nesim) Hah!

İdris pisliğini de bulaştırdınız bize.

Ne bulaşacağız, bizim üstümüzden para kazanırken iyiydi.

Gelip bir şey sorarsa Yücel anlatır.

Halil İbrahim bizim paramıza çöktü der.

(Nesim) Başlatma Halil İbrahim'ine!

O İdris nereden biliyor senin Levent'in parasını işlettiğini de sana para veriyor?

Duymuştur bir yerlerden herhâlde.

-Levent. -Baba.

O kaşını gözünü patlattırma bana.

Adam gibi anlatın şunu.

Baba, biz bir sehem kuralım dedik.

Hem herkes para koyarsa daha çok kazanırız diye, kimse de karşımızda duramaz.

Ama biz nereden bilelim bizim böyle...

...habitatımız dağılacak, işler bu raddeye gelecek?

Sehem kurmuşlar.

Nasıl sehem kurduysanız...

...gidip o ortağınıza diyeceksiniz ki...

..."Halil İbrahim bizim paramızı aldı.

Biz payımızdan vazgeçiyoruz.

Sen git o parayı tahsil et.

O para da senin olsun."

Atlar abi bunun üzerine.

Onun bir sürü de psikopat adamı var. Hepsini de salar Halil İbrahim'in üzerine.

İşte o yüzden paramdan vazgeçiyorum Yücel.

Yoksa saymayı bilmediğimden değil.

Nesim amca, sen de ha bire paranı hibe ediyorsun.

Vallahi yakında gelip annemden borç istersin, ben söyleyeyim.

Tamer'im, bir dur.

Sanki teyzemde o kadar para varmış gibi.

Senin teyzendeki para kimsede yok da...

...konu o değil şimdi.

Vallahi mi?

Hiç belli etmiyor. Bilseydim sehem için ondan para isterdim.

İstemişsindir, istemişsindir.

De o cimri teyzen param yok demiştir.

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz. Buyursunlar.

-Git o Asiye'ye geldiğimizi söyle. -Hemen.

(Gerilim müziği)

Asiye Hanım, dünürlerimiz geldi.

Gelsinler bakalım.

Oy Asiye'm, can Asiye'm.

Canım benim.

Nergis, hoş geldin.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

Ne kadar güzelsin, böyle kıpkırmızı.

Sağ olasın canım benim, sen de çok güzelsin.

Hoş geldin Nergis.

Hoş bulduk Zuhal, hoş bulduk.

Dursun abi, Nesim abiler dışarıda, siz Yavuz'la beraber gidin.

Biz de Nergis'le beraber biraz masa planı falan onlara bakalım.

Olur, geçelim.

Asiye anne, Leyla'yı bir görsem de nişan öncesinde bir konuşsam.

Leyla hazırlanıyor.

Hayat boyu konuşacaksınız evladım.

Şimdi ne konuşsan boş.

Hadi.

-Yavuz. -Annem.

Sen geç babanın yanına oğlum.

Tamam. Bir şey lazım olursa buralardayım.

Ne kadar güzel oldu.

Değil mi?

Olmuş Asiye'm, çok güzel olmuş. Ellerine sağlık.

Ama yalan da söylemeyeceğim...

...bu lokanta köşelerinde nişan hiç içime sinmedi.

Bunu bil.

Bu gece yalnızca aile arasında bir yüzük takacağız.

Ben sana 40 gün 40 gece düğün yapacağım Nergis.

Sen hiç merak etme.

Sen hiç üzülme Nergis.

Masayı bu kadar tuttuğuna göre kimlerin geleceğinden haberin yok galiba.

Biz bizeyiz, kim gelecek?

Nedime gelecek.

Aradı, Leyla da bizim evladımız Yavuz da dedi, ben de buyurun gelin dedim.

Ah Nedime!

Nasıl bir ciğer yemiş ki dün gelip bana yalvardı yakardı...

...şimdi buraya gelip boy gösteriyor.

Bence Rızvan abiyi ara, getirmesin onları.

Tadımız kaçmasın Asiye.

O Nedime bugüne kadar nasıl tadımı kaçırmış da bu gece kaçıracak!

Yeğeni de gelecekmiş.

Yılmaz.

Onu da getireceklermiş.

Dursun dedi ki onu yanıma bir yere oturtun...

...Rızvan'la Yılmaz hiç geçinemezlermiş.

İşte o Yılmaz biraz benim tadımı kaçırabilir.

Kardeşim, ne demek siz gelmiyorsunuz?

Daha mekânın kapısında sıkıntı çıkarırlar, saldırırlar size.

Saldırsınlar kardeşim.

Anladık, tamam. Kurşun atmazlar.

Yumruk da atamazlar da laf atarlar kardeşim, laf.

Gidersin orada Zeynep'in yanında sana saçma sapan bir şey söylerler...

...canını sıkarlar. İnat etme.

Yok, yok, biz gelelim Halil İbrahim, gerekirse içeri girmeyiz.

Kardeşim, korkmuş gibi sizi kapının önüne mi dikeceğim? Olmaz öyle şey.

Kardeşim, sen oraya baldız hayırlı olsun demeye gitmiyorsun.

Kızın nişanını bozmaya gidiyorsun. Bak, illaki bir sıkıntı çıkacak.

-Saldıracaklar size. -Dağ başı mı burası kardeşim?

Polisi var, jandarması var. Allah Allah!

Sever o, sever. Çatışma olsun da nasıl olursa olsun sever.

Jandarmaymış! Kim arayacakmış jandarmayı, Letolar mı?

Vallahi benden canını kurtarmak isteyen kim varsa o arasın dayı.

Ben efendi gibi karımı koluma takacağım...

...o yemeğe gideceğim, nişanı bozup geleceğim, bu.

Ben hazırım.

Hadi çıkalım.

Siz gelmiyor musunuz?

Biz davetli değiliz Zeynep, gelmiyoruz.

Ona bakarsan biz de davetli değiliz Temel.

Ben gelmeyin dedim.

Halil İbrahim, içeride belki bir şey olmaz ama...

...dışarıda Yavuzlar Leyla'yı almaya kalktığımızda illaki sorun çıkarır.

Tamam, çıkarsınlar.

Ne yapabiliyorsa yapsın, görelim.

Leyla'ya zarar verirler. Onu kastediyorum.

Yani.

İyi, tamam.

Bravo Zeynep.

Siz arkadan diğer araçla gelin.

Eğer bir vukuat olursa Zeynep'le, Leyla'yı kaçırırsınız oradan.

Vukuat olursaymış! Yok, armut gibi bakacaklar.

Yusuf, o Davut'u ara!

Bizimkiler olay çıkarmaya geliyor de.

Aklın yolu bir.

Armut diye senden bahsediyordu Osman.

(Gerilim müziği)

Nergis, surat yapma, biraz gülümse.

(Gerilim müziği)

(Konuşma duyulmuyor)

(Gerilim müziği)

Yılmaz abi, bu arada ben sana çok kırgınım, bilesin.

Niye?

O kadar davet etmeme rağmen sen benim düğünüme gelmedin.

Gelseydim o düğün olmazdı.

Gerçi gelmedim, yine de olmadı.

Yok, oldu. Oldu da şey oldu...

...yani işte dayım falan vefat etti.

Yarım oldu, bir garip, saçma sapan bir şey oldu.

Bu arada Asiye...

...başın sağ olsun diyeceğim ama...

...herkesin başına bela bir adamdı kardeşin Cevat.

İyi ki öldü.

Yılmaz, o nasıl laf oğlum?

Ölünün arkasından böyle laflar edilmez.

Konuşsun, konuşsun.

Bir gün o öldüğünde ben de onun arkasından konuşurum.

Meydanda ipe çekmişlerdi onu, değil mi Dursun?

Evet.

Yılmaz, uzatma, ayıp oluyor.

Seversin, sevmezsin.

Masada herkesin akrabası.

Sevmem.

Ama doğru söylüyorsun.

Olmuş bitmiş bir mesele netice itibarıyla.

-Rızvan Bey. -Efendim?

Böyle mutlu günümüzde kızımızın nişanına...

...niye istenmeyen misafirleri davet ettin?

Niye?

Asiye, ben hep büyük bir aile olmak istedim.

Defalarca bunu dile getirdim.

Ama her seferinde bir engel çıktı.

Şimdi senin dediğin gibi, bugün mutlu günümüz.

Mutsuzluğu bir kenara bırakalım, gençlerimizle mutlu olalım.

Çok haklısın Rızvan abiciğim, çok haklısın.

Ama nedense kızımız pek mutlu görünmüyor.

Baksanıza, yüzünden düşen bin parça.

Leyla, mutsuz musun yavrum?

Yani öyle bir şey varsa...

...evimize zorla gelin gelecekse şimdiden bilelim.

Nergis, benim kızım iyi terbiye almış bir kızdır.

Öyle nişanı var diye göbek atacak hâli yok.

Oraya buraya kaçacak hâli de yok.

(Konuşma duyulmuyor)

İşte edebiyle böyle oturur.

Bu gece biter mi acaba?

Neyse, şimdi lafı fazla uzatmayalım.

Böyle güzel güzel yüzüklerimizi takalım.

Tatlı tatlı pastalarımızı yiyelim.

Tatlı tatlı da buradan ayrılalım, tamam mı?

Nesim, bu işi yapmak sana düşer.

Siz erkek tarafısınız, biz de kız tarafıyız.

Bu işi sen yap.

(Rızvan) Hadi çocuklar.

Hadi kızım, hadi kızım.

(Gerilim müziği)

Hayda!

Çek elini belinden Selim.

Herkese söylüyorum, bu gece burada çatışma çıkmayacak.

Özellikle Zeynep Leto buradayken.

(Selim) Ee, artık Leto değil, Karasu.

Hâlâ Rızvan Leto'nun kızıdır. Haddini bil.

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz Zeynep Hanım. Hoş geldin Halil İbrahim.

Hoş bulduk Şota.

Zeynep Hanım, içeride tatsızlık çıkabilir.

Ben ne yapacağımı bilmiyorum, siz söyleyin.

Sen dışarıda bir tatsızlık çıkmasına engel ol yeter.

Yok, burada bir tatsızlık olmaz.

Osman, Turan, siz burada bekleyin kardeş.

Biz Tamer'le içeri kadar eşlik edelim.

Buyurun.

(Müzik)

Hakkımızda hayırlısı.

(Müzik)

Gençler, bu hayatta en önemli şey ailedir.

Yuva kurmaktır.

(Gerilim müziği)

Ne oluyor lan?

Kusura bakmayın.

Geç kaldık.

Kız kardeşimin nişanına gelmek istedim.

Her ne kadar aranızda bizi görmek istemeyenler olsa da...

...sonuçta biz de bu ailenin bir parçasıyız.

Bu ailenin bir parçası mısınız?

Yılmaz abi.

(Gerilim müziği)

Sen bu ailenin en kıymetli parçasısın.

Canım.

Canım kuzenim.

Dünya güzelim.

Vay, vay! Damat da namı kadar varmış.

Halil İbrahim.

Yılmaz Marten.

Zeynep'in dayısının oğluyum. Memnun oldum.

Yok ya, bu gece bitmez.

(Gerilim müziği)

Büyüklerin yanında olmaz.

Zeynep, yapmadığın kalmadı.

Kanımızdansın diye sustuk, yutkunduk.

Ama yeter.

Al şu adamı git.

Olay çıkmasın.

Ben olay çıkarmaya gelmedim.

Çoğunuz bilirsiniz, olay çıkarmaya böyle sessiz gelmem.

Karımın kız kardeşi nişanlanıyor.

Kendisi burada olmak istedi.

Bana düşen ne? Ona eşlik etmek.

Yoksa hiçbirinizin yüzüne hasret değilim (Bip).

Ne dedi lan bu? Karım mı dedin lan sen?

-Ne diyorsun lan? -Oğlum, Levent.

Zeynep!

-Levent. -Abi.

-Burada değil, gel. -Abi.

Biz bu sabah evlendik.

Resmî olarak eşiyim yani.

(Gerilim müziği)

Aslında seni de bekledik gelirsin diye ama.

Haberin olmadı demek.

Geleceğim ben, geleceğim. Ben daha son sözümü söylemedim.

Zeynep, bilirsin kızım, seni severim.

Duydum ki sevdiğine kaçmışsın.

Burada çoğumuz da öyle yaptık zaten.

O yüzden başımızın üstünde her zaman yerin var.

Ama niye geldin kızım?

Niye geldin de bu kadar insanı gerdin? Söyle bir bana.

Şunun için geldim Nergis yenge...

...kız kardeşim, oğlunuz Yavuz'la evlenmek istemiyor.

Asiye.

Efendim?

Bana ne soruyorsun?

Kızıma sor.

(Gerilim müziği)

Leyla...

...ben bir laf ettim.

Ben yaşadığım sürece...

...kimse zorla, istemediği biriyle evlendirilmeyecek dedim.

İstemiyorsan söyle kardeşim.

Alıp gidelim seni buradan.

Kimse kılına bile zarar veremez.

(Gerilim müziği)

Rızvan...

...anladık, bu mekânla ilgili verilen sözler var.

Gelenekler var.

Ama benim de sabrımın bir sınırı var. Bir şey diyeceksen de artık.

Dursun, bence gayet yerinde bir soru.

Bırakalım Leyla cevabını versin.

Biz de ona göre gerekli veya gereksiz pastamızı yer gideriz.

Aslında benim kızım...

Bir dakika, bir dakika.

Herkes kızım hakkında konuştu, bırakalım biraz kendi konuşsun.

Benim Leyla'm Yavuz'la evlenmek istemezse...

...kimsenin söyleyecek bir lafı yok.

İstediğini yapar, istediği yere gider, bu kadar.

Karar senin.

(Geçiş sesi)

Kiminle konuşuyorsun sen?

Kimseyle.

Nasıl kimseyle? Ver onu.

Anne, ne yapıyorsun?

Ne olacak?

O yollu ablan mı seni kurtaracak?

Öyle mi saftirik kızım benim?

Beni iyi dinle.

Bu elindeki parmağa bu gece o yüzük takılacak.

Yoksa o hastanede yatan serseri ölür.

Neden bahsediyorsun anne?

Eğer bu çocuğu zerre kadar sevdiysen o kulaklarını iyi aç.

Ben anlaşma yaptım, o ölmeyecek.

Hatta cezaevinden çıkarın, yerine başkası yatsın...

...Leyla ondan vazgeçti dedim.

Yalan söylüyorsun anne.

Ben ölenle, kalanla ilgili yalan söylemem, anladın mı?

Kararını vereceksin.

Ya özgürce ne yaparsa gidecek, nerede olacaksa olacak ya da ölecek.

Kararı sen ver.

Sinirlendirme beni.

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

Ablacığım...

...korkma, söyle hadi.

Bir şey yok, tamam mı? Bak, biz buradayız. Söyle hadi.

(Duygusal müzik)

Ben...

...Yavuz'la...

...evlenmek istiyorum.

İşte bu kadar, işte bu kadar.

(Duygusal müzik)

Leylacığım, bak belli ki bir şeyler söylemişler, korkutmuşlar seni.

Ama bir tanem, korkma, doğruyu söyle, tamam mı?

Hani telefonda konuşmuştuk ya.

Biz buradayken kimse sana bir zarar veremez.

Kimsenin bana zarar vereceğinden korkmuyorum.

Ben bu evliliği kabul ettim abla.

Leyla.

Kes Nesim abi, kes. Kes ki bunlar da seslerini kessinler, hadi.

(Duygusal müzik)

Hayırlı uğurlu olsun.

Aferin.

Leylacığım, hayırlı olsun.

Umarım mutlu olursun.

Hadi Zeynep.

(Asiye) Durun durun!

Ben sizinle bir müjdemi paylaşmak isterim.

En azından siz de bizim ailemizin bir ferdisiniz.

Biz senin hiçbir şeyin değiliz.

Bir sürprizi dinle bakalım.

Aslan oğlum Tamer'le...

...güzeller güzeli kızım Edanur...

...yakında karı koca olacak.

Ne diyor lan bu?

Ne diyorsun lan sen?

Ne diyorsun lan sen?

Öldürürüm lan sizi. Edanur, ne diyor bu? Halil İbrahim.

Lan öldürürüm sizi! Şota, bırak!

("Şevval Sam ve Kazım Koyuncu - Gelevera Deresi" çalıyor)

Yasemin'in ölümüne sebep oldun.

Bu kadar zoruma gitmedi.

Yazıklar olsun sana.

("Şevval Sam ve Kazım Koyuncu - Gelevera Deresi" çalıyor)

"Koyverdun gittun beni"

"Koyverdun gittun beni"

"Allah'ından bulasın"

"Kimse almasun seni"

"Kimse almasun seni"

"Yine bana kalasun"

"Kimse almasun seni oy, kimse almasun seni"

"Yine bana kalasun"

"Sevdiğum senun aşkın"

"Ciğerlerumi dağlar"

"Hiç mi düşünmedin sen?"

"Hiç mi düşünmedun sen? Oy"

"Sevdiğun böyle ağlar"

"Sevdiğun böyle ağlar"

"Hiç mi düşünmedin sen?"

"Hiç mi düşünmedun sen? Oy"

"Sevdiğun böyle ağlar"

"Sevdiğun böyle ağlar"

-Biraz konuşabilir miyiz? -Tabii.

(Sessizlik)

Özür dilerim.

Bugün seni düşürdüğüm durum için ne olur affet beni.

Önemli değil Zeynep, üzme kendini.

Belli ki kızı bir şekilde tehdit etmişler.

Ama bu konuda elimden daha fazlası gelmez.

Yok, zaten sen elinden gelenin fazlasını yaptın.

Sana bir şey daha söyleyeceğim.

Edanur'la ilgili.

Zeynep, o konuda zaten yeterince tepemin tası attı.

Sinirlendim. Daha fazla konuşmak istemiyorum, lütfen.

Ama bunu bilmen gerekiyor Halil İbrahim.

Sakladığın bir sürü sır var, biliyorum.

Şimdi ben de sana bir sır vereceğim.

Ama kimseye söylemeyeceğine söz verirsen.

-Tamam, söyle. -Söz ver.

Söz.

Edanur'la en son konuştuğumuzda ben de ona söz vermiştim.

Konuştuklarımızı kimseye anlatmayacağıma dair.

Sana bile.

İçine doğmuş gibi...

...Halil İbrahim bir gün senin kocan olursa...

...ondan hiçbir şey saklama...

...benim düştüğüm duruma düşme demişti.

Neden bahsediyorsun Zeynep?

Edanur intikam için o evde.

Temel’e hâlâ deli gibi âşık. Hatta hepinizi çok seviyor.

Nasıl yani?

Yaşadıklarını hazmedemediği için herhâlde.

Yaşadıklarını, Yasemin’in ölümünü...

...karnındaki bebeği.

İyi de böyle oyun mu olur?

Hem kendi hayatını tehlikeye atıyor hem de Temel'inkini.

Ne söylediysem vazgeçiremedim.

Asiye’nin evinde her gün size dair bir plan yapılıyor.

Ben burada olmazsam eğer herkes ölür dedi bana.

Hatta abimin geldiği gün bana Edanur haber vermişti.

Sen nasıl sakladın bunu benden?

Sen bunu Temel’den nasıl saklayacaksan öyle.

Öyle bir şey yok. Ben bunu Temel'den saklayamam.

Hayır, hayır Halil İbrahim. Bak bir söz verdin, sözünde dur lütfen.

Benim sevdiğim Halil İbrahim sözünü tutar.

(Gerilim müziği)

Ne yapıyorsunuz siz burada?

Hiç. Yani konuşuyorduk.

Allah Allah, gündüzler çuvala mı girdi?

Gecenin bu saatinde dip dibe girmiş konuşuyorsunuz.

Zeynep, yürü git odana, beni delirtme.

Tamam, tamam.

Halil İbrahim sözünde duracak mı, durmayacak mı onu söylesin...

...ben gidip uyuyacağım.

Adamsa sözünde durur.

Eğer adam değilse zaten boş ver, bakma yüzüne, git uyu.

(Duygusal müzik)

Adamsın.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Bana bak, yarın öbür gün bir de çocuk yapıp...

...yok, mecbur kaldık, yok, formalite icabı demeyin...

...beni delirtmeyin.

Semacığım, hadi git yat sen.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

En sonunda bu gece bitti Fikret.

(Duygusal müzik devam ediyor)

İyi geceler, ben seni yalnız bırakayım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Gitme.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Seni çok seviyorum.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Selamünaleyküm.

Aleykümselam Deli Yörük.

(Halil) Dayıma bir şeyler var demişsin.

Bir şeylerden daha fazlası var.

Defterdeki her şey şifreli.

Ben para transferlerini, banka hesaplarını falan araştırdım.

Ama tefecinin defterindeki tek şey...

...yerel esnafla yaptığı ticaret.

Yani işte kuyumcuya para satmış...

...müteahhitten para almış falan filan.

Bizim işimize yarayan şeyler değil. Ama...

...bir yerden para girişi var.

YM diye bir kod ismi var.

Ben yeminli mali müşavir falan olabilir dedim ama...

Levent'e LEK yazmışlardı.

Bu da birinin kısaltmasıdır.

Levent, bunların yanında küçük kalıyor.

Bence bu Tefeci Yücel de Kulpalara karşı salağa yatıyor.

Yani onlar gibi adamların parasını işletiyorum imajı çiziyor...

...ama aslında yaptığı şey sisteme toz parasını sokmak.

Eğer dediğin gibiyse, bunun altından bir şeyler çıkar.

Ben Yücel'i bir konuşturayım.

Bence Yücel paravan.

Ben HTS kayıtlarından bir batakhaneye ulaştım.

İdris Yanık diye bir adamın.

Şimdi ben gidip adamı alsam...

...en fazla cezai işlem uygularım.

Bir de mekânını mühürlerim kumar oynattığı için.

Yani bir şey çıkmaz.

Ama sen bu İdris'i sorgularsan...

...bunun arkasındaki bu YM kod adlı adam...

...illaki gelip seni bulur.

Ama bunca yıl kendini böyle...

...herkesten saklanmış adamı ortaya çıkarırsak...

...bunun geri dönüşü olmaz.

Geri dönüşü olan bir yola girmedik Deli Yörük.

Şu batakhane nasıl bir yer, onu anlat bana.

Ne kadar ipten, kazıktan kurtulma adam varsa...

...hepsini almış yanına koruma diye.

Gerçi normal, batakhane işletiyor.

Başka söyleyeceğin bir şey var mı?

Yok, yok da...

...bu adam büyük balık. Yani biz bu adamı ortaya çıkaralım derken...

...kendimiz açığa çıkabiliriz.

Çok üzüldüm vallahi, emekli ikramiyenden olacaksın.

Ciddi ciddi bir şey anlatıyoruz şurada.

Olan olacak kardeşim.

Ben haber veririm sana.

-Dikkat et, tamam mı? -Eyvallah.

(Gerilim müziği)

Sağ olasın Fatma.

(Merve) Gözlemeler geldi.

-Elinize sağlık. -Afiyet olsun.

-Eline sağlık ana. -Afiyet olsun çocuğum.

Derviş, sen bu Halil İbrahim'i...

...sağa sola tek başına gönderiyorsun ama...

...bence bu doğru değil.

Tefeci Yücel’in defterinde bir şey gördüm...

...gidip bakacağım, geleceğim dedi.

Ne yapsaydık, peşine mi takılsaydık?

-Geldi, geldi. -Günaydın. Afiyet olsun herkese.

-Günaydın, gel. -Eyvallah.

Otursana, hiçbir şey yemeden çıkmışsın.

Yok, çıkacağız. İşimiz var.

Turan, Osman, Temel, hadi.

Halil İbrahim, ağır mı giriyoruz, hafif mi?

Yani ona göre arabaları hazırlayalım.

Yok kardeşim, öyle bir şey değil. Bir arkadaşa bakıp çıkacağız.

Ula Turan, kadınlar var.

Gidip adam vurup geleceğiz mi diyecek?

-Ulu orta her şeyi söylüyorsun. -Osman, mevzuyu bulandırma.

Ağır mı hafif mi dedim. Anlayan anladı zaten.

Ben de onu diyorum, herkes anladı cephaneden bahsettiğini.

Şimdi anlamayanlar da anladı Osman.

La havle ya! Hadi yürüyün, hadi.

-(Turan) Hayret bir şey. -Afiyet olsun.

Onlar gittikten sonra konuşabiliyor muyuz?

Bu Tefeci Yücel kim, defteri neden bizde?

Hangi arkadaşa bakacaklar?

Biz bir şey konuşmuyoruz, sadece izliyoruz.

Vallahi umudumuz sende Zeynep.

Belki gece birileri sana anlatır da sen de sabah bize anlatırsın.

Karışmayın çocukların işine. Vardır bir bildikleri.

Fatma bacım, ne bildikleri olabilir ki?

Daha düne kadar bizim kahvede kâğıt peşindeydi bu çocuklar.

Ne biliyor olabilirler?

Bence Derviş biliyordur nereye gittiklerini.

Kahveye kahveye, kâğıt oynamaya.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Vallahi Tamer'im, ben de buralara gelip deşarj oluyorum.

Yoksa bu aileyle delirmemek mümkün değil.

Hele son olan olaylara.

Ah, ah! Tamer'im...

...ama sen sakın buraya geldiğimizi evdekilere söyleme.

Aramızda kalacak. Yoksa bozuşuruz.

Buradan da masaja gideceğiz daha.

Merak etme Levent abi.

Bir saatte on bin dolar para kaybettiğini kimseye söylemeyeceğim.

Tamer'im, Tamer'im...

...büyük oynayacaksın.

Büyük oynayan kazanır. Rest.

Levent abi, daha önce büyük oynayıp da kazandığın oldu mu?

Abi, bu ne böyle?

Ama Tamer'in, sen beni daha ilk günden sorgulayacaksan...

...seninle yollarımızı hemen ayıralım istersen.

Hem kim yiyecek o babamın paralarını, milyonlarını?

Mezara mı götürecek adam, değil mi?

Yani abi. Ne oldu şimdi?

(Gerilim müziği)

Hadi artık, satranç mı bu?

Gördüm.

O zaman ben de seni gördüm.

(Krupiye) Levent Bey kazandı.

(Levent) Ben sana ne dedim Tamer'im, ben sana ne dedim!

(Gerilim müziği)

Benim de aşkta kaybetmemin sebebi bu.

Kumarda kazanıyorum. (Levent gülüyor)

Al bakayım bunları. Git, bunları böyle kule yap.

Bunlardan kocaman kule yap, bunlardan.

Selim, gördün mü? Gördün mü? (Levent gülüyor)

(Levent) Ne kadar güzel bir gün böyle be!

Hep senin yüzünden.

(Gerilim müziği)

İdris! İdris, bak bir. Gel, gel.

Gel buraya gel, gel.

İdris, hani hep kasa kazanırdı?

Demek ki bugün şanslı günündesin Levent.

Vallahi bugün çok şans... Ama benim şansım değil.

Bak, Tamer'imin şansı. Tamer'le tanışmış mıydın?

Bu var ya, çok güzel adam. Bizim ailemizin geleceği bu çocuk.

Memnun oldum.

Beyefendi, burası tribün değil.

Oynayacaksanız oynayın, oynamayacaksanız çıkın gidin.

Kime diyorum!

"Benden selam olsun Bolu Beyine"

"Bolu Beyine"

"Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır"

"Yaslanmalıdır"

"At kişnemesinden kalkan sesinden"

Lan, nereden düştü bu adam?

Senin ne işin var? Tam kazanırken olacak iş mi ya?

Tam kazanırken ya! Selim, topla lan paraları.

İdris, ne oluyor burada? Topla paraları, topla.

Temel, bizim kumar biter.

Hadi. (Islık çaldı)

Rest.

"Kalkan sesinden"

"Dağlar seda verip seslenmelidir"

"Seslenmelidir"

("Hüseyin Ay - Benden Selam Olsun" çalıyor)

Kalkma lan yerden!

"Hey"

Gel bakalım Tamer.

"Düşman geldi tabur tabur dizildi"

"Aman dizildi"

"Alnımıza böyle yazı yazıldı"

"Yazı yazıldı"

"Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu"

"Mertlik bozuldu"

"Eğri kılıç kında paslanmalıdır"

"Paslanmalıdır"

"Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu"

Koş, koş, koş İdris!

Devam et, devam et, devam et! Bin!

(Koruma) Gazla, gazla, gazla! Geldi, gazla!

(Gerilim müziği)

İn lan arabadan, in!

"Hey"

Ben Halil İbrahim.

Senin arkanda çok güçlü bir adam varmış.

O adamın adını bana söyle, yaşamana izin vereyim.

-La kahveci! -Kolpa, dur.

Lan bırak! Karşındaki çocuk lan, çocuk.

Ne çocuğu lan, ne çocuğu?

Dün Edanur’un elini tutarken de çocuk muydu? Lan!

Oğlum, öyle her elini tuttuğumuz yüzünden öleceksek...

...gel sen beni öldür önce.

Benim de Zeynep’in elini tutmuşluğum var.

Sıra sana da gelecek Levent.

Gelsin o sıra, şimdi gelsin. Gel bana sık.

(Levent) Kahveci, gel bana sık. Gel lan, gel bana sık.

Bir sus!

Ne oldu lan? Konuşsana!

-Konuşsana lan, dilini mi yuttun? -Temel, sakin ol kardeşim.

-Yapma Temel. -Karışma Osman!

Temel bak, biz bu değiliz. Sen bu değilsin oğlum.

Bak, bize yakışmaz oğlum.

Bu (Bip) bütün namussuzlukları yaparken yakışıyor...

...ben bunun kafasına sıkınca yakışmıyor, öyle mi Turan?

Kurban olayım Temel, biz bunlarla aynı mı olacağız?

Elinde silah olmayana mı sıkacağız kardeşim? Yapma.

Temel, pişman olursun. Yapma.

Hadi kurban olduğum, hadi.

-Lan... -(Turan) Hadi kardeşim, bırak.

"Hey"

"Düşman geldi tabur tabur dizildi"

Bak abisi, nasıl bir (Bip) battığının farkında değilsin.

İlla bir şey tutmak istiyorsan...

...benim karımın elini değil...

...belindeki silahı tutacaksın...

...çıkacaksın karşıma, tamam mı?

Tamam kardeşim, tamam.

(Turan) Tamam, hadi Temel.

-(Osman) Hadi kardeş. -Uşaklar, hadi gidiyoruz.

-Hadi Temel. -(Turan) (Bip) yürü.

"Eğri kılıç kında paslanmalıdır"

-İdris konuştu mu? İsim verdi mi? -Verdi.

(Turan) Hadi bakalım.

("Hüseyin Ay - Benden Selam Olsun" çalmaya devam ediyor)

("Hüseyin Ay - Benden Selam Olsun" çalmaya devam ediyor)

-Ne oluyor lan? -Bu adamlar kim Halil İbrahim?

Öğreniriz şimdi.

(Gerilim müziği)

Zeynep'in dayısının oğlu geldi.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Biz de Yılmaz abimle senden bahsediyorduk.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Otursanıza.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sana teşekkür ederim damat.

Zeynep'imi hiç bu kadar mutlu görmedim.

Herkes bir şeyler geveliyor ama benim umurumda değil.

İki günlük dünya vallahi, tadını çıkarın.

Doğru, iki günlük dünya.

Zeynepciğim, bize birer kahve yapar mısın?

Ben de o sırada biraz Yılmaz abini tanıyayım.

Olur, yaparım tabii.

(Gerilim müziği)

Mekânı basmışsın, adımı öğrenmişsin.

Benim adım Yılmaz.

İşkence gördüm, yılmadım.

Vuruldum, yılmadım.

Karımı, çocuğumu öldürdüler...

...yılmadım.

Yani anlayacağın damat, senin bu abin yılmaz.

Sen daha adımını atmadan ben nereye gideceğini bilirim.

İdris’e de söyledim.

Halil İbrahim mekâna gelince adımı ver diye.

Ama bir bakmışsın...

...sen evine geldiğinde ben çoktan buradayım.

Yani ben senin elindeki her şeyi alabilirim.

(Gerilim müziği)

Şimdi...

...söyle bakalım damat.

Sağa sola racon kesmişsin yarısını alırım diye.

Benden neyi alacaksın?

Ben seni hiç duymadım.

Ama sen beni duydun.

Sen, benim için buraya kadar geldin.

Ortaya çıktın.

Arkandakiler de...

...senin gibi tek tek ortaya çıkana kadar...

...seni öldürmeyeceğim.

Sen kimsin lan?

Kime çalışıyorsun?

Nerenin adamısın?

Hangi devlete çalışıyorsun?

(Gerilim müziği)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Büşra Taşcıoğlu...

...Nuray Ünal - Gülay Yılmaz

Editör: Beliz Coşar

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.