All language subtitles for Pieds.Nus.Sur.Les.Limaces.2010

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çeviri; Cemocem

Lily!

Kalk oradan! Alış verişe gitmem lazım.

Ölü tavşan rolü yapıyorum.

Hadi ama geç kaldım.

Ölü tavşan rolünü sonra yap!

Ne takıyorsun sen öyle?

Etrafta bu şekilde turlaman hoşuma gitmiyor. Başka şeylerle ilgilen, lütfen.

- Sonra görüşürüz. - Görüşürüz.

- İyi eğlenceler! - Hoşça kal, tatlım!

Seni seviyorum!

Anne!

Onu Rabbimize teslim etmeden önce,

...son bir dua edelim.

Tanrım,

...Francoise'nin rahat uyumasını sağla.

Sevgili anneciğim,

...biraz gözyaşı dökmeme izin ver, böylece çiçeklerin büyüsün.

Sevgili anneciğim,

...beni çok erken terk ettin...

...ama seni sonsuza kadar kalbimde saklamaya devam edeceğim.

Benden aldığın mutluluğu...

...senin huzurunda tekrar bulacağım.

Artık, farem ve beni kurtaran ablam olmadan...

...ısırgan otuyla karahindibanın altında yatacaksın.

Her şey için teşekkür ederim.

- Beyindeki ana arter... - Kök!

Aynen, beyin kökü.

Beş dakika önce her şey yolundaydı.

Kök aniden kırıldı ve...

...kafası fırtınaya maruz kalmış gibi...

...kanla doldu.

Ayrıca beyni minik bir kutu gibi paramparça oldu.

Ama acı çekmedi, Lily.

Sen öyle diyorsun.

Kesinlikle çok acı çekti.

Hiç sanmıyorum. Her şey çok hızlı gelişti.

Onun kafasının içinde değildin.

Affedersiniz.

Teşekkürler, çok naziksiniz.

Daha erken yardım alabilseydi, belki de hala yaşıyor olurdu.

Bir saat orada oturup annesini seyretmiş.

- Yardıma koşabilirdim. - Biraz sessiz olun.

Tamam.

- Bir şeyler yemen gerek. - Aç değilim.

O zaman bir şeyler iç, meyve suyu falan.

Sana bir tane getireyim.

- Fena değil, ha? - Açlıktan ölüyorum.

Görebiliyorum!

Sen de siyah giymişsin, ne kadar aptalca!

Aptal gibi mi görünüyorum?

Sen asla aptal gibi görünmezsin.

Çok hızlı yeme.

Herkesin geldiğini görmekten çok mutlu olurdu.

Dalga mı geçiyorsun?

Hepsi yemek için geldi.

Çoğunu tanımıyordur bile.

- Adı neydi? - Victor.

- Victor, ama o kız değil mi? - Evet.

Tüyleri hoşuma gitti.

Hepsini yiyecek misin?

Nasılsa annem karışamaz.

Clara, annemler gidiyor.

Çalıştığımız ofisin telefon numarası burada.

Sende cep numaram var, değil mi?

Ayrıca Pierre'ninkini de veriyorum.

Bir sorun olursa bizi ararsın.

Teşekkür ederim, Mireille.

- Bir ara ziyaretimize gel. - Gelirim.

Mümkün mertebe yalnız kalmasın.

Hafta sonlarını beraber geçireceğiz.

- Olur değil mi, Pierre? - Evet, tatlım.

Hadi bakalım.

Annenizi çok severdim.

Lily?

Ne yapıyorsun?

Yalnız kalmaktan rahatsız olmuyorum, gerçekten!

Emin misin?

Bu... Nasıl söylüyorsunuz?

İlham verici.

Eğitim için gittiğinde, annem;

...bu iş Clara için çok ilham verici olacak demişti.

Sahi mi?

Ayrıca ciddi bir sorun olduğunda Paulo'yu arayacağım.

Sana yardım edebileceğine pek inanmıyorum.

Mireille'yi aramanı tercih ederim.

Hayır...

Cuma ayrılırsanız,

...cumadan sonra...

Cuma, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi.

Bu dört gece yapar.

Dört gece o kadar çok değil.

Cuma gelip, pazartesi döneriz.

Şimdi önümüzde uzun bir hafta sonu var.

Bu harika!

Uzun hafta sonlarını severim.

Annemin cenazesinin olduğu gün olmaz.

Gitmeye hazırız. Neredesin?

Minik geyik!

Hey, dikkatli ol!

Şimdi de tüyüyor!

Baksana şuna!

Sebep olduğun kargaşanın farkında mısın?

O hayvanlarla boruları tıkama.

Başka bir yerde yap lütfen! O iş kahvaltı masasında olmaz!

Yürü git be!

- Sen annem değilsin. - Yine de düzenli olabilirsin!

Burada patron benim.

Bugün günlerden ne?

Çarşamba.

180.

180 gram.

Pofuduk terlikler.

Clara'ya.

Bugün yeşil domates var.

- Ben onu yemem. - Domates böreği yapacağım.

Yeşil olanları sevmiyorum!

Ben onları kızarttıktan sonra yeşillik falan kalmayacak.

Hepsi sarı olacak.

Yine de bugün yemeyeceğim.

Hoşuna gitmiyorsa, gelmek zorunda değilsin.

Rakun mu?

Beyaz gözlü mü?

Belki de hastalanmıştır.

Yine de, bana inan!

Belki de önceden hastalanmıştı. Bekle, Lily.

Lowen'in ofisi, günaydın. Kimsiniz?

Bay Lederman, telefon size.

Bağırsaklarını mı çıkardı? Sonra ellerinizi yıkadınız mı?

Bu harika.

- Dava dosyası sizde mi? - Evet.

Teşekkür ederim.

Kes şunu, kurtçukları bulmak çok iğrençti.

Karnını iyice doyuruyor musun?

Onu senin yerine öperim, söz.

Lily selam söylüyor.

Lütfen, içeri girin.

Sen de söyle.

Ofisteyim, bu gece ararım.

Ben de seni seviyorum.

Çok öptüm.

Bilmeniz gereken bir şey var,

...eşim annesini kaybetti...

Umarım patlıcan közünü seversiniz.

Bayılırım!

Pierre bize söyledi. Anneyi kaybetmek hiç kolay değildir.

Muhtemelen ben hiç kabullenemeyeceğim.

Benimki aniden öldü, kalp krizi. Hiç işaret bile yoktu.

Bu gerçekten çok zor.

Hastalık olduğunda vaktin oluyor, kendini hazırlayabiliyorsun.

Mesela babanda olduğu gibi. Senin neredeyse bir yıl vaktin vardı.

- Karaciğer kanseri, diğer organlara atlaması falan... - Yemeğin soğuyor.

Güzel bir akşam oldu.

Işıkları kapatır mısın? Yatmaya gidiyorum.

- Merhaba, Paulo! - Merhaba.

Seni davet etmek istiyorum.

Annem öldüğüne göre o işi odamda yapabiliriz.

Akşam erkenden gelmen en iyisi, yani yaklaşık...

...altı, altı buçuk gibi. Mireille gittiğinde.

Süper fikir, değil mi?

Bilemiyorum...

Öğrendiğin zaman haber ver.

Bu gece, yetiştiremem.

Yarın diyelim. Altı buçukta.

Evet, olabilir.

Şimdilik hoşça kal.

Güle güle.

Bir yetim olarak oldukça mutlu görünüyorsun.

İçimde her şey çok farklı.

Sen kafayı mı yedin?

Aşağı gel de hazırlan.

Bu ağaç yüzünden ev nefes alamıyor.

Hemen aşağı gel!

Acele et.

Ne sinir bozucu bir kadın!

Lowen'in ofisi.

Evet, Mireille.

Tamam, geliriz.

Pierre!

Lily ile ilgili bir sorun var.

Mireille aradı.

Neler oluyor?

Bir fikrim yok.

Ne oldu?

Ne haltlar karıştırmış?

- Kısa bir süre yalnız bırakmıştım. - Yalnız mı? Şehrin göbeğinde?

Bankaya gitmek zorundaydım.

Hemen dönmüştüm.

Sonra bir anda karşımda itfaiyeyi gördüm.

Marketteydi, küfrediyor ve...

...tezgahtarla kavga ediyordu.

Tezgahtara mı saldırmış?

Sakinleştirici iğne yapmak zorunda kalmışlar.

Ona göz kulak olman gerekirdi.

Çorba çok lezzetli, denesene.

Lily?

Şimdi ne yapıyoruz?

Yatmaya geliyor musun?

Annem itiraz ederdi.

Neye?

Beni hapsetmenize.

Hapis falan değilsin.

İstediğin zaman dışarı çıkabilirsin.

İyi geceler.

Kardeşin ya da değil,

...onun bir tahtası eksik.

Bana sorarsan...

Lily, ben geldim!

Kremaları getirdim.

Yarın öğleden sonrası için izin aldım.

Hayvanat bahçesine gidebiliriz.

Hayvanlar hoşuna gider, değil mi?

Lily, beni duydun mu?

İyi günler.

Bir bardak su, lütfen.

Bir bardak su, 20 sent.

20 sentim yok.

Bir bardak su alabilir miyim?

Al işte, bir bardak su!

Şimdi, yaylan buradan.

- Git buradan! - Susadım!

Susadım!

İyi misin?

Bir daha böyle şeyler yapma.

Annemi çok özledim.

Çok korkmuştum.

Hadi eve gidelim.

Ben dışarıda bekliyorum.

Giy şunu.

Dikkatli ol, korniş kafana düşecek.

Neden annemin odasına taşındın?

Bu işe sinirlenirdi.

Artık daha yakın olduk.

Hem yatak daha büyük.

Annemin yatağında Pierre ile sevişmek ister misin?

Tamam.

Nereye gidiyorsun?

Beni bekle!

Burası çok güzel!

Hadi suya girelim.

- Uygun kıyafetim yok! - Kıyafete gerek yok!

Muhteşem!

- Sahi mi? - Mükemmel.

Belki biraz soğuk.

Soğuk ama çok değil.

Alışırsın.

Görüyor musun? Harika!

Teşekkür ederim!

Hadi ama, çok ödleksin!

20.

- Kaç oldu? - 20. Hiç fena değil.

Tekrar.

...13, 14, 15, 16...

25!

- Bir keresinde 36'ya kadar yapmıştım. - Yeter artık!

O zaman kendin saymıştın.

Kimse görmemişti, ama ben biliyorum.

Krep gibi görünüyorum.

Karnım acıktı.

- Krep yapalım mı? - Elbette. - Çikolatalı!

Üstüne biraz çilek reçeli, güzelce aşağı süzülürken...

Kes şunu, bu hiç sağlıklı değil.

- Hindistan cevizimiz yok. - Öyle.

Acıyor mu?

Hayır.

Sen güzel tarıyorsun. Annem hep acıtırdı.

Hemen geliyorum.

Alo?

- İyi. - Pierre mi?

Evet!

Ona saat istediğimi söyle.

Mickey Mouse'lu saat.

Yoksa hiç gelmesin!

Duydun mu? Bir fikrim yok.

Mickey Mouse'lu saat istiyor.

Evet, keyfi yerinde.

Yaramaz bir şey yok.

Seni özlüyorum.

Ne zaman geliyorsun?

Tamam, kendine iyi bak.

Ben de seni seviyorum.

Aniden Pixton'un boynunu yumuşak bir şey gıdıkladı.

Sana yük oluyorum.

Pierre'le olmayı tercih ederdin.

Saçmalama!

Sadece Pierre'i özlüyorum. Bu gayet doğal.

Ayrı olmak zordur.

Bazıları için daha zor.

Pixton endişeyle döner ve...

...ona gülümseyen minik bir farenin yüzünü görür.

Pixton sorar...

Merhaba Peder!

Merhaba Lily! Merhaba Clara!

Rahatsız ediyor muyum?

Hiç de değil.

- Seninle biraz konuşabilir miyim? - Elbette, nasılsınız?

İyiyim, ya siz?

Son zamanlarda mezarlığa gelmedin.

Yani...

Kız kardeşin...

Tavrını anlıyorum.

O çok...

...tutkulu ve fevri biri.

Annesini onurlandırmak istiyor.

Ama senin anlayacağım...

Nasıl söylesem? İnsanlar şikayet ediyor.

- Ne yapmış? - Mühim bir şey değil.

Mühim bir şey değil...

Annemin mezarını temizledim.

Karman çorman bir haldeydi.

Buna hiç hakkın yoktu!

Senin de yoktu, Lily!

İnsanlar rahatsız olmaya başlamıştı.

Siktir git!

LILY'NİN OFİSİ

Geldik işte.

- Saatimi getirdin mi? - Elbette.

Dur bir eve girelim.

- Hafta sonun nasıldı? - İyi.

Clara hariç biraz sıkıcıydı.

Sıkıcı mı?

O saatlerden bulmak hiç de kolay olmadı.

Bir şey değil, Lily!

Gelmene çok sevindim.

Lily, lamba!

Saat hoşuma gitti ama...

Micky salak gibi görünüyor.

Takmayacağım.

Onlardan birini istemiştin.

Öyle mi?

Arabayı kendim kullanmak isterdim ama annem asla izin vermezdi.

Sonunda kendisi arabada öldü.

- Uzun süredir mi buradasın? - Evet.

Seni bekliyordum.

Ne istiyorsun?

Pierre yarın kaçta gidecek?

Yarın gitmeyecek.

Sahi mi? O zaman güle güle demek için hala zamanım olacak.

Yeni saç kesimi nasıl buldun?

Marketten bir şey istiyor musunuz?

Şampuan.

Ve pasta.

Çilekli pasta!

Tatlıyı unuttum.

Lily, kes şunu!

Bu senin için.

Ve bu da Paulo için!

Dur bir çıksınlar.

El yapımı mı?

Bir kolye!

- Anahtarlık! - Ölü bir kedinin kuyruğu.

Şanslısın, bu ender bulunan bir şeydir.

Çok gurur duydum!

Artık anahtarlarını kaybetmezsin.

Hadi gel, tatlım.

At yarışları nasıl gidiyor?

Takılıyoruz işte.

Emekli olduğundan beri böyle.

Ben gayet mutluyum.

Muhtemelen o kadar yıl çalıştıktan sonra...

...boşluğa düşmüşsündür.

Hayır, kesinlikle değil.

Keşke tekrar çalışsaydı. Böyle aylak aylak dolanması dayanılmaz oluyor.

Çok ciddiyim!

Senin karın bir canavar. Onu terk et.

Ama karımı seviyorum.

Sana inanamıyorum! Bakış şeklin...

Şu an çalışmıyorsun değil mi?

Evet, biraz mola verdim.

Lily ile olmak için.

- Çalışmayı özlemiyor musun? - Çok değil.

İşinden nefret ediyor.

Sırf babam için hukuk okudu.

Babama göre başarı, hukuk ya da tıptı.

Hepside saçmalık!

Clara hukuku seçti. Bense tıp.

Ama hasta olarak!

Tatlıyı getireyim.

Masayı temizleyebilir misin, Lily?

Şu sarkan şey ne kadar iğrenç.

Hepimizde sarkan bir şeyler var ama hiç de iğrenç falan değiliz.

Bana tatlı koymayın.

Bir daha görüşmeme ihtimalimize karşı şimdiden hoşça kal diyeyim.

Oğlun yatakta muhteşem.

Güle güle, Paulo!

Gerçekten çok şeker biri ama evliliğinizi mahvedecek.

Gene başlama bu muhabbete, anne.

Nasıl uğraştığı görüyorum...

- Delinin teki! - Deli falan değil.

Ne dersen de...

...her şeyin farkındayız.

Çok lezzetli!

- Lily için bir çözüm bulmak zorundasınız. - Pardon?

Bu şekilde devam edemez. Genç çiftlerin birlikte yaşaması gerek.

- Pierre bu durumdan hoşlanmıyor. - Sen kendi işine bak!

- Böyle bir şey demedim. - Dürüst olun!

O aslında sizin sahip olmanız gereken çocuk rolünü üstleniyor.

Şöyle rahat rahat yemek yiyemez miyiz?

Affedersiniz.

Beni hasta ediyorsun.

Her zaman olduğu gibi yine ağzını açıp iki laf etmiyorsun.

Kes zırıltıyı, aptal köpek!

Daha gitmediler mi? İnsanlar evlerine dönmedikleri zaman nefret ediyorum.

Victor!

Buraya gel, tatlım.

Derdi ne onun?

Şu ıslık muhabbeti de kıl ediyor!

Köpeğini arıyor.

O canavarı tasmasında tutamıyor mu?

Victor'u gördünüz mü?

Sizinle değil miydi?

Köpeğini bulamadıkları sürece buradan gitmezler.

Odile!

Sevgilini öldürdüm. Dondurucuda duruyor.

O küçük sıçandan ayak ısıtıcıları yapacağım.

Neden ayak ısıtıcısı?

Çünkü çok soğuk ve aptal bir köpek!

Bir haltlar karıştırmadın, değil mi?

Biliyorsun, köpeğini çok seviyor.

Bir kör bile bunu görebilir!

- Victor'u gördünüz mü? - Hayır. - Hayır.

İnanmıyorum ya!

Buzdolabı ile ne yapıyorsun?

Hem güzel hem de serin.

Köpek dondurucuda olabilir mi?

Sen kafayı mı yedin? Beni ne sanıyorsun?

İçine bile sığmazdı.

Lily, kapıyı aç!

Lily, kapıyı aç dedim!

- Çekil! - Olmaz.

- Çekil! - Bırak beni!

Kahretsin!

Senin için sandviç hazırladım.

Kıçına sok o sandviçi!

Benimle sonsuza kadar kalacağını söylemiştin, kısa bir süreliğine değil.

Bu her şeyi değiştiriyor.

- Pierre gitti mi? - Evet.

Şimdi ne yapacağız?

Hiçbir şey.

Ben yorgunum.

Reçel yapman bana annemi hatırlatıyor.

Neden öldü ki?

Herkes eninde sonunda ölmek zorunda.

Üç tane fare tuzağı kurmuştum.

Bana yardım eder misin?

Hangi peynirden koydun?

Fribourg peyniri sanırım.

Fareler Fribourg sevmez.

Yumuşak bir peynirdir, onunla baş edebilirler. Çok aptalsın!

Bu kadar yeter!

Çekil önümden!

En azından bu Fribourg peynirinden hoşlanmış.

Onu alabilir miyim?

Olmaz.

Neden korkuyorsun?

Babanın hayaleti üzerine atlar diye mi?

Normal olmamı istiyorsun. Bunu yap, şunu yap...

Artık sıra bende. Girsene içeri!

O zaman daha iyi hissedeceksin!

Benimle dans etsene!

Bisküvi ister misin?

Hayır, sağ ol.

Hadi, kıyafetlerini çıkar!

Salak salak dikizlemekten vazgeç.

Yapamam.

Ödleksin!

Nasıl yapıldığını sana göstermek istiyorum.

Sevişmek, ereksiyon olmaktan daha önemlidir.

Partnerini azdırmayı öğrenmek zorundasın.

Sana yardım etmek istiyorum!

Biraz sessiz olun lütfen...

- O benim ablam. - Ben gidiyorum.

İlk bebeğim olduğunda...

Senin bebeğin falan olmayacak.

Hem kim yapacak?

O kuşkonmaz kılıklı çocuk mu?

Kıskanıyor musun?

Sen kıskançsın.

Kes şunu.

Kıskanç falan değilim. Çatlak!

Evet, kıskançsın.

Neden biliyor musun?

Çünkü hayatını boşa harcıyorsun.

Evliliğin mahvoluyor.

Çok sıkıcı ve sıradansın,

...kendini boş vermişsin.

Sen ne saçmalıyorsun?

Kapa çeneni.

Doğru değil mi?

Birbirinizi sevmiyorsunuz. Herkes bunu görebilir.

Diego hayatının aşkıydı.

Ama aile olmak için yeteri kadar uygun biri değildi.

Ama artık öldüler.

Ve sen tüm bu karmaşayı sürdürüyorsun. Kim için?

Mutsuz olduğunu fark edemiyor musun?

Hadi gelin!

Bu hiç komik değil.

Gülmen gerektiğinde haber veririm.

Selam, Mongolita!

Selam, Guillaume.

Selam, Laurent.

Selam, Paulo.

Öpücük yok mu?

- Ben de istiyorum. - Bir dakika izin ver!

Şimdi sıra sende.

Şimdi sen, Paulo.

Devam et.

Merhaba, Paulo!

Külotunu ıslatma!

Bira alır mısın?

Hayır, teşekkürler, kafam zaten karışık.

İşimi düşünüyorum.

Al, senin için.

- İçsen de olur içmesen de. - Geliyor musun, Paulo?

Geliyor musun?

Sümüklü böcek isteyen var mı?

Öpüşürken üçümüzün resmini çeksene.

Kes sesini! Bırak fotoğrafı çeksin.

- Sana bir numara göstereyim mi? - Var mı bildiğin?

- Çok süper! - Bunu kimse yapamaz hatta ben bile.

Sen de mi, Paulo?

Şişeyi onun kıçında yok edebilirim.

Rahatla biraz!

Hadi ama ezik herif.

Elini bana ver!

Öpücük!

Öpücük!

Buna dokunabilir miyim?

Elbette.

Abartılacak bir şey değil, Paulo.

- Ne arıyorsun? - Çakmağımı.

Bende değil.

Bir bira daha, Paulo?

Aynen böyle!

Fazla hızlı gitme. Sonra neler olduğunu biliyorsun.

Hadi çıkalım buradan!

Polisleri arayacağım, pislik herifler!

- Sen önüne gelenle düzüşüyor musun? - Eğlence olsun diye yapıyorum.

- Bunu eğlence mi diyorsun? - Evet.

Sonunda başın belaya girecek. Bu iş tehlikelidir.

Saçma!

Yeter artık!

Vücudumun böyle şeylere ihtiyacı var. Aksi halde neden yapayım ki?

Çok komik. Hadi yürü eve..

Kahretsin!

- Banyo hazır! - Bağırıp durma.

Nedir şimdi bu?

Komik olduğunu mu sanıyorsun?

Küvete girmeden çıkar şunları.

Gıcık oluyorum artık!

Şu dağınıklığa bak!

Beni deli ediyorsun!

Sırtımı keseler misin? Bunu yapman hoşuma gidiyor, Clara anne.

Bana böyle seslenme.

O zaman sürekli annemin kıyafetlerini giyme. Çok ürkütücü.

Yüz bakalım!

Hadi ama, sırtımı kesele lütfen!

Nasılsın?

Çok solgunsun, beni korkutuyorsun.

- Merhaba. - Selam.

Lily'i görmek istiyorum.

Ofisinde takılıyor.

Korkuttun beni.

- Çikolatalı kurabiye ister misin? - Oğlumu rahat bırakmanı istiyorum!

Bu seni ilgilendirmez.

Biraz eğleniyoruz, hepsi bu.

Kendisine sorabilirsin.

Neler oluyor burada?

Oğlumu baştan çıkarmaya son vermesi gerekiyor.

- Sırada kocalarımız mı var? - Git buradan!

- Senin gibilere seks manyağı denir. - Çık dışarı!

- Sağlam bir dayağa ihtiyacın var. - Bu kadar yeter! - Kes be!

Bir daha buraya gelme!

Seni sevdiğini mi sanıyorsun? Senin hakkında söylediklerini bilseydin!

Sen kötü bir insansın, oğlun bile bunu söylüyor!

Pierre.

Benim. Ara beni lütfen.

Köpeği buldum.

Yatağının altındaymış.

Söylersek, işleri daha da kötüleştiririz.

Bir çözüm bulmamız lazım.

Geliyor musun?

Gelemem, tatlım. Yarın mahkemem var.

Dinle beni.

Sen şimdi yat, yarın ben seni ararım.

Söylediğin gibi hayatımı boşa harcıyorsam, bu senin yüzünden oluyor.

Ben mükemmel bir evlattım, senin olmadığın kadar.

- Her şeyin üstesinden kolayca gelirdim. - Ben de tek başıma başarabilirim.

Beni sen bunaltıyorsun.

Pierre'ine dön ve beni rahat bırak.

Seni koruduğumu anlamıyor musun?

Beni neyden koruyorsun?

Beni neyden koruyorsun, ha?

Tek başına başaramazsın. Tek yaptığın ortalığı allak bullak etmek.

Köpeğe ne oldu?

Hangi köpek?

Aynı annem gibisin.

İlk önce tantana eder sonra da ağlamaya başlarsınız.

- Hemen ağlayacak mısın? - Sen iğrenç birisin!

Beni rahat bırak!

Yetti artık!

Senin ilaç kullanman gerek!

Beni bekle! Geri dön!

Bekle! Geri dön!

Buraya gel!

Geri dön, Lily!

Hazır mı?

İki ev daha sonra işimiz bitiyor.

Zavallı Virgile...

Clara anne için, küçük farem...

Hayır, özellikle değil.

Biliyorum, sorun değil. Yapman gereken neyse yap.

Londra'ya gitmen gerekiyorsa, git.

Ofisimde asılı duran tüylü şeyi gördün mü?

Sağır mısın?

Hayır, dikkat etmedin.

Sağır olmadığına sevindim.

Ama sen kötü bir yalancısın...

Farkındayım, Lily. Babam orada kendini asmıştı.

Ne duymak istiyorsun?

Süper bir şey olduğunu mu?

- Ben kafamı kuma gömmüyorum. - Onun yaptığını herkes yapabilir.

İnanmıyorum!

İnanmıyorum!

Yolu bulduk!

Her şey yolunda mı?

- Siz ablası olmalısınız. - Evet.

Hoş geldin öpücüğü.

Ben Jonas.

Kamyoneti olan!

Bunlar Dan ve Seb.

Ne yapıyorsun lan?

Nereye giderse gitsin mutlaka işer. Bölgesini işaretliyor.

Peki senin adın ne?

Clara.

- Rahatsız ediyor muyuz? - Dalga mı geçiyorsunuz?

Sonsuza kadar burada kalabilirsiniz!

Burası çok hoşmuş.

Gel, sana odamı göstereyim.

- Siz Lily’in arkadaşları mısınız? - Öyle de denebilir.

- Sinir bozucu komşular var mı? - Yok.

Şey, bazen.

Bira var mı?

Hiç kalmadı.

Bende var.

Tam teşekküllüyüzdür.

Git bir bira getir.

Izgara yapabiliriz. Bir ton sosisimiz var.

İyi organize olmuşsunuz.

Bekle, sana yardım edeyim.

Sen otur keyfine bak.

Onlar benim misafirlerim.

Ciddiyim, otur.

Yardım etsene, Dan.

Siz ikiniz burada ne yapıyorsunuz?

Açıklaması zor.

- Ya siz ne iş yapıyorsunuz? - Kızıl Haç için yardım topluyoruz.

- Bakmak ister misin? - Hayır, sağ ol.

Güzel şeyler var!

Bu sana iyi gider, Clara.

Bu da Pierre için.

- Arkadaşın mı? - Kocam.

Dikkat et, Lily.

- Oldukça kirli görünüyorlar. - Evet, ölüm gibi kokuyorlar.

Ölü insanların eşyaları mı?

Çoğu.

Harika, sana annemin eşyalarını verelim! Onların yerine bir şeyler alabilirim.

İstediğini al.

Kızıl Haç için çalıştıklarını söylüyorlar.

Hayır, onlara kimlik soramam.

Her zaman çok şüphecisin.

Bir fikrim yok. Gittikleri zaman seni ararım.

- Uzatma kablosu var mı? - Dikkat et, kırılabilir!

Bak.

Şuna bir bak!

Bu Dan için!

Senin için bir şey buldum!

Dan ve Lily birbirini buldu.

Memnun gözüküyorlar.

Hadi gel, sana ofisimi göstereyim!

Gel hadi!

Tavukla sincap arası bir melez.

Bu yüzden, adı Tavcap!

Bu da su samurum. Siyam ikizleri.

Şaka şaka!

Senin için külot yapayım mı?

- Külot mu? - Aynen.

Kürklü!

Peki ya bu?

Popona uyar mı?

Mükemmel.

Pembe kuşak mı yoksa yeşil mi?

Yeşil.

Hemen biter.

Seni sıcacık tutacaktır.

- Burası kürklü değil mi? - Orası değil.

Kürk alttaymış!

Pantolonunu çıkart.

- Hoşuna gitti mi? - Evet.

Harbiden çok seksi oldu!

Saat iki.

Affedersin, saati tamamen unutmuşum.

Hayır, kesinlikle değil. Harika bir akşamdı.

O gürültü ne?

Lily koşturup duruyor. Evet, hala buradalar.

Yatmaya giderken seni ararım.

Tamam, ara.

- Üşüyor musun? - Hayır.

Bence artık gitseniz iyi olur.

Gideriz.

- Bu Pixton mu? - Evet, o.

Küçükmüş.

Pixton turna balığının yüzgeçlerine oturdu,

...ve yavaşça yüzeyde ilerlemeye başladı.

İlk önce sola sonra da sağa baktı.

Kendi kendine sordu: Buradan diğer havzalara...

...nasıl gitsem acaba?

Sonra aniden büyük bir fare gördü.

Ne tür bir spor yapıyorsun?

Rugby.

- Ablan şeker alır mı? - Yalnızca bir tane.

Kahve nerede?

Gözünün önünde.

Ablam çok tatlıdır.

Sana da aferin!

Annemin kıyafetleri.

Tamamdır.

İyi vakit geçirdiniz mi?

Güzel bir terlik için ne kadar ödersin?

Aramadın.

Merak ettim.

Hiçbir şeye dokunma!

Hey, ne yapıyorsun?

Kaybol!

- Kimin ki? - Köpek işte. - Ama...

İğrenç köpek!

Hey, köpek sizin mi? Bağlayamıyor musunuz?

- Bir zarar vermez. - Her yere salyası akıyor!

Salyası akar, çünkü kızışmış bir durumda.

Yok ya?

İğrençsin!

Ben de kızıştım.

Terbiyesiz!

Resmen beni yaladı!

- Ne yapıyorsunuz? - Gidiyoruz. - Onlar gitsin, biz değil!

- Kesinlikle. - Onlar gidecek!

Siktir ya!

Yok daha neler! Bütün bölgeyi işgal etmişler!

Bencil pislikler!

Sakin ol.

Bana bir havlu ver de kimse görmesin!

Harika ya!

Beni bekle.

Hemen gitmememiz gerekiyordu.

O kafayı yemiş.

Ne sahne ama! Herkes bizi seyrediyor.

Harika bir piknik!

Lily’in elinde değil.

Ben gidiyorum!

Hayvanları sevmiyorsanız...

- Hanımefendi, yeter artık. - Ama...

- Kes sesini. - Bizi de bıktırdınız!

Karımla bu şekilde konuşma!

Akıl alır gibi değil!

Burada bekle.

Ne oluyor?

- Bir sorun mu var? - Gazete okuyorum.

- Özür dilerim, biz gidiyoruz. - Teşekkür ederim.

- Köpeğinizi bağlayın. - Hallederiz.

Şanslısın yoksa..

Uzatma artık, unut gitsin.

Kullanıma hazır mı?

Hadi, uyumaya git.

İyi geceler!

Yalayan insanlar hoşuna mı gidiyor?

Hayır ama o haklıydı.

Haklı mıydı?

Sürekli ona mazeret bulursan sorun yaşarız.

Kurallara ihtiyacın var.

İnsanları rahatsız etmeyi çok iyi beceriyor!

Kurallara ihtiyacı var.

İnsanlara anlayış gösterecek! Bizimle oyun oynuyor!

Sürekli benle zıt gidiyor!

Tam bir salaksın.

Artık biliyorsun.

- Sen de onun gibisin! - Sakın bana dokunma!

Sonunda iki deli kardeş olarak kalacaksınız!

- Bana dokunma! - Bıktım usandım artık!

Git buradan.

Def ol!

En azından bir hoşça kal diyebilirdi. Ben onunla evli değilim!

Biliyorsun...

Annemle babamın asla cesaret edemediği şeyi başaracak ve...

...boşanacaksın.

Clara!

Saat dört. Bu şekilde işe yaramaz, tatlım.

Bırak uyuyayım.

Üçüncü gün oldu. Sonra yine ölebilirsin.

İş başına! Yapacak bir sürü iş var.

- Kahvaltı hazırladım. - Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim. Görüşürüz.

Harika olmuş!

Pofuduk terlikler yanlış yazılmış.

Neyse siktir et!

Pofuduk terlikler, Sıkışık ve Karışık

Küçük kuyrukları var.

Baksana şuna!

- Biraz büyük mü olsun? - Evet...

60 Euro.

Pofuduk terlikler satıldı! Şimdi ne yapıyoruz?

Bakarız.

Nasıl olsa bir şey buluruz.

Çeviri; Cemocem 28.02.2012

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.