Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Halil İbrahim...
...şimdi ben diyorum ki her şeyi üstleneyim.
(Osman) Zaten kimim kimsem yok.
Girer hepimiz yerine paşa paşa yatarım.
Bizim neye göre kimsemiz varmış Osman'ım?
Temel, sen ne kadar inkâr etsen de senin bir karın var.
Bir anan, bir baban var.
Bu hanım köylü Turan'ın da nişanlısı var.
Benim neyim var da ben üstlenmiyorum Osman?
Senin bir davan var kardeşim. Zalimlerle savaşacaksın.
Ne oldu, bitti mi şimdi?
Osman...
...sen safsın.
Niye?
Ulan herhangi birimiz içeri girdikten sonra...
...bizi orada yatıracaklarını mı zannediyorsun?
Otel gibi konaklatır mı bizi Letolar?
İçeri girdiğimiz anda öleceğiz, anladın mı?
Ben de onu diyorum Turan. Hepimiz mi ölelim?
Hiçbir şeye cevap vermeyeceksiniz.
Hiçbir şey konuşmayacaksınız.
Sizden tek bir ricam var.
Kardeşliğimizin hatırına bunu yapacaksınız.
Neymiş o?
Cezaevine girdiğimizde ilk gece ne yapıp edip ölmeyeceksiniz.
Becerebilirsek ölmeyelim de...
...senin bir planın mı var kardeşim?
(Kapı açıldı)
Halil İbrahim Karasu.
Komutan çağırıyor, sorgu odasına geçelim.
Al arkadaşı.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu)
Gel.
Komutanım, arkadaşlar Halil İbrahim Karasu'yu sorgu odasına almışlar.
Güzel.
Başçavuşum...
...dinleme cihazlarıyla kameranın kaydını kapatalım.
Önce bir dostça sohbet edelim Halil İbrahim'le.
Eğer bize yardımcı olmaya karar verirse resmî sorguya geçeriz.
Niye böyle bir şey yapıyoruz ki komutanım?
Adam profesyonel başçavuşum.
Daha önce bir adamını tek aldık, o bile ağzını açmadı.
Halil İbrahim mi konuşacak?
Ama eğer biraz güvenini kazanırsam...
...düşmanları zarar görecek diye bir şeyler anlatabilir.
Siz nasıl isterseniz komutanım.
Sen burada kal başçavuşum.
Aç mısın, tok musun, bir şey ister misin?
Karnım tok. Konuşacak bir şey yok komutanım.
Sistem kapalı, rahat ol.
İyi.
Nasıl olacak şimdi deli Yörük?
(Oğuz) Ulan durduk yere gelip tutuklamışım gibi konuşma benimle.
Senin ne işin var Fikret Leto'yla, nasıl düştün sen bu tuzağa?
Düştük işte.
Kızı kaçırman yanlıştı. O zaman da haber gönderip söyledim sana.
Hatalarımı mı konuşacağız Oğuz?
Bunun için sorgu süren yetmez, onun için söylüyorum.
-(Turan) Ya Osman... -Ha?
...senin bire bir çok konuşma fırsatın oldu.
Halil İbrahim mazisini anlattı mı sana?
-Yok. -(Turan) Yok.
Tabii sen çok konuştuğun için, çiçektir, baldır, arıdır, ayıdır...
...uşağın da fırsatı kalmamıştır.
Ula hadi ben çok konuşuyorum...
...siz susuyorsunuz, ne biliyorsunuz Turan?
Ben biliyorum.
Nasıl yani? Ne biliyorsun, ne anlattı sana?
Bir şey anlatmadı. Bir şey anlatmadı da...
Bence Halil İbrahim bordo bereli, özel kuvvetlerden.
Öyle çekirdek çitler gibi on tane adamı ayıklayamazsın yani.
Ne zaman köşeyi dönsek beş tane adam yerde.
Arabanın üstüne atlıyor, zıplıyor, dört tane adam yerde.
Bunlar kolay işler değil beyler.
Bu uşak kesin devletin adamı.
Hasbinallah ya resûlullah ya.
Devlet adamıymış!
Madem devletin adamı, bir tabur asker bizi niye almaya geldi?
(Halil) Şimdi...
...belli ki bize cezaevi yolu gözüktü.
Bir yolunu bulur Kurdoğlu sizi kurtarır diyeceksin...
...o zamana kadar hiçbirimizi sağ bırakmazlar.
Farkındayım, farkındayım.
Da sizi de böyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya bırakamam buradan.
Kaçmam lazım.
Bu çocukların yaşaması için benim firar etmem lazım.
Ki şansları olsun.
Buradan kaçarsan hep beraber saplanırız batağa.
Zaten seninle bağım yeterince dikkat çekti.
Ki benden habersiz operasyon yaptılar.
Adliyeden kaçarsam iş sana kalmaz.
(Gerilim müziği)
Olan oldu sonuçta.
Peki baba...
...bu işin arkasında sen mi varsın?
Sen neden bahsediyorsun Fikret?
Yani hasmımız yakalanmış, az sonra hapse girecek, geberecek...
...sen neyin peşindesin?
Şerefimin peşindeyim baba, şerefimin!
Bu evin dışındaki hiç kimse benim nereye gideceğimi bilmiyordu.
Annemle karım yapmayacağına göre.
Kulpalara sen mi haber verdin baba?
Annemle karım yapmayacağına göre, öyle mi?
Bak Fikret, ben sana bu hayatta her şeyi öğrettim.
Ama bir tek şeyi öğretmemişim.
Kadınları dinle, kadınlarla konuşma.
Kahvaltıda ben mi verdim adresi?
(Rızvan) Ha?
Annem haber verecek değil ya onlara.
Bence de.
Yapmaz.
(Kekeleyerek) Ayşe yapmaz.
Ayşe bana bunu yapmış olamaz baba.
Fikret, önemli olan netice.
Sen sevinmene devam et baba.
Şu an benim meselem başka.
(Gerilim müziği)
Kim kimi öpmüş öpmemiş umurumda değil. Benim kızım evine dönmüş.
Gerisi Asiye'nin dedikodularıdır, Levent'in de iftiralarıdır.
Herkes şahitmiş ama anne. Daha Fikret'e soramadım gerçi.
Anam! Fikret barut gibiydi.
Haklı. Haksız mı Sakine hala?
Bacısı gözünün önünde yabancı birini, üstelik hasmımızı öpüyor.
Barut da olur, katil de olur.
Aa, Fikret! Aç mısın, bir şeyler hazırlayalım mı?
Sen gel benimle!
-Aa! Fikret, ne oluyor? -Karışmayın siz!
Bir dakika.
Ne oluyor buna?
Fikret!
-Yürü! -Fikret, bir dakika.
Kolum acıyor, bırak kolumu.
Acıyor, öyle mi?
Şimdi sana tek bir şey soracağım.
Eğer bana yalan söylersen o acıyan canını alırım senin Ayşe.
Benim nereye gittiğimi kime söyledin?
(Gerilim müziği)
-Cevap ver! -Sana bir şey olmasından korktum Fikret.
Ondan babama dedim.
Bana bir şey oldu Ayşe, evet, bana bir şey oldu!
Fikret, ne oluyor oğlum ya, niye bağırıyorsun kıza?
Sen karışma ana!
Ben bugüne kadar sözüm için yaşadım.
Her şeyimi mert bir adam olmaya, net bir adam olmaya adadım...
...ama sen, karım, her şeyi mahvettin. Beni düşmanımın önünde küçük düşürdün.
Şerefimle oynadın Ayşe!
Fikret'im, özür dilerim. İnan benim böyle bir niyetim yoktu.
Kes sesini!
(Gerilim müziği)
Git çocuklarınla vedalaş.
Topla pılını pırtını, babanın evine dön.
Ne demek pılını pırtını topla Fikret? Sen neden bahsediyorsun Fikret? Yapma!
Fikret, yapma! Ne olur yapma, yalvarırım yapma Fikret!
Tek kelime daha etme Ayşe! Bak, canını yakacağım noktadasın!
Fikret...
Defol git!
(Hüzünlü müzik)
Ben Fikret abiyi ilk defa böyle gördüm.
Oy!
Sen bir de onu Halil İbrahim'in karşısında görecektin.
Çok zor bir duruma düştü.
Açıkçası bunların hiçbiri umurumda değil.
Herkes benim yüzümden içeride ve hapse girecekler.
Tek düşündüğüm bu.
Tabii ben bir şey yapmazsam.
Sen ne yapabilirsin ki?
Annemi babama gönderdim.
İfademde ailemin bütün sırlarını anlatacağım dedim.
Ne?
Hadi diyelim ki kaçtın, ne halt edeceksin?
Rızvan Leto'yu, Fikret Leto'yu, Dursun Leto'yu...
...Nesim Kulpa'yı ortadan kaldıracağım.
(Halil) Ve birkaç kişiyi daha.
Sonra içeride kimse yanımıza yaklaşamaz.
Bütün bunları yapıp bir de teslim olacaksın yani?
Hayır, sen beni yakalayacaksın.
Devamını da sen halledeceksin. Ben yapacağımı yapmış oluyorum zaten.
Bu saydığın adamlarla kalmıyor bu iş Halil İbrahim.
Ben bir şema çıkardım.
(Gerilim müziği)
Ya.
Yani öyle seninle, benimle bitecek bir iş değil bu.
Hiçbir şekilde teslim olmayacaksın.
Cezaevine de girmeyeceksin.
Tutuklama kararının çıktığı an, araçlara bindirilirken seni ben kaçıracağım.
(Oğuz) Nasıl olsa beni açığa alırlar.
Birlikte dağa çıkarsak belki bir şansımız olur.
Arkadaşlarımı bırakamam.
Biz ne arkadaşları toprağa bıraktık be Halil İbrahim, değil mi?
Cezaevine bırakmadık, toprağa bıraktık.
Madem bu işte birlikteyiz, onlar da gelecek.
(Gerilim müziği)
Zor.
Zor ama...
...belki onlar cezaevine atılmadan çıkarmanın bir yolunu bulabilirim.
Nasıl?
Ne Halil İbrahim'in ne de adamlarının içeriden çıkma ihtimali yok.
Rahat olun Rızvan Bey. Ben her şeyi organize ettim.
Ben rahatım Reşit.
Sadece işi şansa bırakmak istemiyorum.
Yani ben bir Nesim'le konuşayım da işi sağlama alalım.
Reşit, az dışarı çık.
(Gerilim müziği)
Hayırdır Nedime, ne kükrüyorsun?
Fikret, Ayşe'yi evden gönderdi.
-Nereye gönderdi? -Babasının evine.
-Yani? -Yani oğlunun yuvası yıkılıyor Rızvan Bey.
-Ne yani? -Ben yuva yıkmayı bilmem Nedime.
Yuva yapmayı bilirim.
Onu siz kadınlar el ele verip bu evde de, öteki evde de…
...beceriyorsunuz çok şükür.
Hazır kadınlar yuva yıkıyor derken...
...sıra sana da geliyor Rızvan Bey, haberin olsun.
-Ne, ne demek bana da geliyor? -Zeynep konuşacakmış.
Ee, ne konuşacakmış, kiminle konuşacakmış? Neyi konuşacakmış?
Dediği şu.
Savcının karşısında sülaleyle ilgili, seninle ilgili...
...Nesim'le, Dursun'la ilgili ne biliyorsa...
...ne var ne yoksa hepsini anlatacakmış.
Nedime, eğer kızın ölmek istiyorsa gitsin kendini bir yerden atsın daha iyi.
-Bu lafın şakası dahi... -Benden söylemesi Rızvan Bey.
Benden söylemesi.
(Gerilim müziği)
Oraya önce gitseydim eğer, jandarmadan önce gitseydim...
Karımı öptüler ya!
Kimler öptüler abi?
Tamer! Bir sus!
Ben ne anlatıyorum, sen ne anlıyorsun!
Asıl sen ne anlatıyorsun?
Hâlâ o kıza karım demeye utanmıyor musun sen?
Utanmıyorum.
Ben ne utanacağım?
O Halil İbrahim denen soysuz utansın! Ben ne utanacağım?
Biliyor orada bir şey yapamayacağımı.
O jandarmanın yanında, bir tabur askerin yanında...
...gitti kızı zorla çekti öptü!
Neden? Hani ben kızı kaçırmadım, kendi rızasıyla geldi demek için.
Levent, Ayşe durumu hiç böyle anlatmadı.
Anne!
(Levent) Ayşe orada değildi.
-Ben oradaydım. -Zeynep ablam da ben öptüm diye anlatmış.
Ya havle!
(Levent) Öyle diyecek tabii.
Gururundan yapıyor, gururundan. Sindiremedi.
(Levent) Benden intikam almak istiyor.
O Moldovalı kız vardı bir tane kısa boylu...
...bir bıldırcın vardı, ben onu öptüm ya.
Onu sindiremedi, benden onun intikamını almaya çalışıyor.
Sen şu an bizim hiç umurumuzda değilsin, hiç.
Kim kimi öpmüş, sen kimi öpmüşsün, o Zeynep kimi öpmüş...
...bizi ilgilendirmiyor.
O yılan başı yakalandı, o ezilerek geberecek.
Benim bugün mutlu günüm.
Benim Tarık'ım geri dönüyor bana.
Gerisi boş.
Hiç ilgilenmiyorum.
(Müzik)
Anne, ne diyor ya bu teyzem Tarık falan?
Ya teyze, tamam, art arda kayıplar verdik, hepimizin şirazesi kaydı da...
...sen yani iyice böyle bir kafayı yedin.
Doğru konuş benimle!
Oğlum, senin bilmediğin şeyler var.
Nedir ya benim bilmediğim şeyler?
-Levent abi... -Efendim?
Annem beni evlendiriyor, karım da hamile.
Tamer'im, bir dur. Kim hamile, ne zaman hamile kaldı?
Kim senin karın? Ne oluyor?
-Zuhal, konuştun mu kızınla? -Yok, ne oldu ki?
Fikret Efendi, kızını kapının önüne koymuş.
Ne?
O kim ki benim kardeşimi kapının önüne koyacakmış!
Sebep?
Buluşma yerini bana söyledi diye beyimizin gururu incinmiş.
Demek gururu incinmiş!
Gözünün önünde bacısı hasmımızla öpüşüyor, o zaman bir şey olmuyor, öyle mi?
Jandarma aldı götürdü diye mi o eşkıyayı gururu kırılmış?
Vah, vah, vah!
Söyle Ayşe'ye, bir daha o eve dönmeyecek.
Çocukları da kurban ederim, yüzünü göstermem o Fikret'e.
Beyimizin gururu incinmiş, öyle mi?
Görür o gururu.
Neyse, şimdi herkes havadan atmasın.
Gelsin Ayşe dinleyelim, sonra ben Rızvan'la konuşurum.
Fikret'in de kulağını çekerim.
Evet baba.
Senden rica ediyorum, Fikret'in kulaklarını çek.
Hatta onu buraya çağır, tek ayak üstünde cezalandır.
Fikret çocuk mu?
Birinin kulağını çekeceksen git Tamer'in kulağını çek!
Fikret'in kulaklarını koparacaksın ki...
...bir daha yanlış yapmasın.
(Kapı vuruldu)
Gel.
(Gerilim müziği)
Odana kadar geldim.
Seninle bir baba kız konuşması yapmaya.
Konuşalım baba.
Zeynep, nereden, hangi hatandan başlayacağımı bilemiyorum...
...ama şu anda geldiğin nokta...
...belki de seninle son kez konuşacağımız noktadır.
Belli ki annemle konuşmuşsun.
Eğer buraya beni tehdit etmek için geldiysen baba...
...boşuna zahmet etmişsin.
Çünkü sen beni her tehdit ettiğinde ben o hata dediğin şeylerden...
...çok daha fazlasını yapacağım.
Kızım, aileni satmak ne demek?
Sen kızını satarken iyiydi ama.
Kimse sana hesap sormadı.
Sen şimdi buraya gelmiş bana neyin hesabını soruyorsun baba?
Bak, meselen Levent meselesiyse bunu tekrar gözden geçirebilirim.
Ben sana neyi gözden geçireceğini söyleyeyim.
Pekâlâ, dinliyorum.
Konuşmaya başlamadan önce...
...Levent denen o aşağılığı bir daha asla görmek istemiyorum.
Bu bir şart bile değil.
Peki.
İnsanlara zulmettiniz.
Çocuklarına, sevdiklerine zarar verdiniz.
Bir tek sen de değil. Sülalen de zarar verdi.
Zeynep.
Biz seninle aynı sülaledeyiz.
Evet.
Maalesef insan ailesini kendi seçemiyor baba.
(Zeynep) Madem aynı aileyiz...
...ve ailem bir sürü gayrimeşru işin içinde...
...ben sizin anladığınız dilden konuşayım.
Halil İbrahim ve arkadaşlarından şikâyetçi olunmayacak.
Leyla, Yavuz Leto'yla evlendirilmeyecek.
Asiye denen o kadın da alıkoyduğu Edanur'u serbest bırakacak.
(Gerilim müziği)
Yoksa?
Tuncay'la konuştum da ben şu Ayşe ablamın olayı için...
...biraz ağzını arayayım dedim.
Rızvan babam Fikret'le konuşmuş mu?
Ayşe abla, olay sandığımızdan biraz daha büyük.
Daha büyük ne olabilir?
Zeynep.
İtirafçı olacakmış.
Ablan o senin, ne biçim konuşuyorsun Tamer!
Ne ne biçim konuşuyorsun ya?
O gidecek savcılığa bizim bütün ailemizin sırrını, her şeyini konuşacak...
...ben ona abla mı diyeceğim?
O ne biliyor ki işlerle ilgili, ne anlatacakmış?
Onu bilmiyorum.
Cevap ver bacına.
Şimdi tabii ki herkesin bildiği şeyler konuşulmuş olabilir de...
...esas benim anlamadığım...
...nasıl gidecek de kafasına göre öyle aile sırlarını anlatacakmış savcıya?
Bunun anası, babası, abisi yok mu?
Bir dur diyeni yok mu?
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor) Rızvan arıyor.
Efendim Rızvan?
Gelirim.
Ben de seninle konuşacaktım zaten.
Tamam.
Ne diyor?
Ne diyecek, Tamer'in söylediklerini söylüyor işte.
Zeynep konuşacakmış. Yürü Levent.
Nesim.
-Buyur baldız. -Böyle tehdit altında yaşayamazsın.
Söyle Rızvan'a, o, kızına kıyamıyorsa...
Anladın sen onu.
Konuşacağım ben onunla.
Seninle de sonra konuşacağım.
(Kapı kapandı)
Merak etme.
(Gerilim müziği)
Leto değil mi, en iyisinin yapacağı iş bu kadar olur.
Zeynep yüzünden mapusta çürüyecek bizimkiler.
Kızın ne günahı var hanım?
Abisi olacak (Bip) takmış peşine jandarmayı getirmiş.
O zalimlerin eline düşeceğine yakalanmaları çok daha iyi olmuş.
-Öyle değil mi Muzaffer? -Ben ne bileyim Fatma.
Ölümlerden ölüm beğen.
Bu zalimlerin eli kolu her yere uzanıyor, cezaevi ne ki!
Anlamadım ki neye vahlanıyorsunuz, neye şaşırıyorsunuz?
Bu yolun sonu belli. Ya hapis ya mezar.
Kızım, doğru diyorsun da Halil İbrahim yürür ölüme, tamam.
Da biri senin nişanlın, öbürü bizim evladımız.
Osman desen yetim, öksüz, gariban bir uşak.
Dediğin gibi Yusuf abi...
...bunların hepsinin suyu tersine akıyor, hepsi de delikanlı.
Dördü de neyi göze aldıklarını biliyorlar.
Sema, seni duyan da Turan'ı sevmiyorsun zanneder.
Seviyorum Merve abla. Ama bu yüzden seviyorum.
Ya ne yapacaktı?
Bu olan bitenin karşısında sessiz kalıp aylak aylak gezecek miydi?
Delikanlı dediğin sevdiğinin, inandığının uğruna yaşar da ölür de.
Çok güzel konuşuyorsun Sema.
Benim kızım da öyle yaptı.
Sevdiği uğruna öldü. Ölen ölüyor da...
...geride kalanların ne çektiğini gel bir de benim yüreğime sor.
(Duygusal müzik)
(Yusuf) Derviş geldi.
-Selamünaleyküm. -(Yusuf) Aleykümselam.
-Var mı bir haber Derviş? -Var.
Bizimkilere madalya takmışlar.
Kaymakamlık makamını da tahsis etmişler. Orada kalacaklarmış bundan sonra.
Ulan adam ciddi bir şey soruyor, meraktan öldük burada.
Meraktan ölecek bir şey yok Muzaffer.
Yarın savcılıkta ifade verecekler, oradan da cezaevine gidecekler.
-Hadi yürüyün, gidiyoruz. -Nereye?
-Ortalığı temizlemeye. -Hangi ortalığı?
Kurdoğlu'nun mağarası bir şekil ortaya çıktı.
Hem orayı imha etmemiz lazım hem de etraftaki leşleri gömmemiz lazım.
-Hadi, üstünüze bir şeyler alın, gidelim. -Tabii, gidelim gidelim.
Belki müebbetleri 20 yıla düşer.
(Müzik)
(Kapı kapandı)
(Kapı kapandı)
Bal Osman, niye bu kadar çabuk bitti senin?
Vallahi uzun uzun balın faydalarını anlattım, bitti Turan.
Baktılar bir şey anlatmayacağım, getirdiler işte.
Ama bir tek Zeynep'in kaçırılma konusunda konuştum, baştan söyleyeyim.
Silahla düğün bastık Osman. Ne anlattın?
-Evet. -Ulan o kısmı değil.
Zeynep, Halil İbrahim'e vurgun dedim.
Öyle alıkoyma, kaçırılma yok, öyle olsaydı niye öpsün dedim.
Oğlan bizim, kız bizim dedim.
Hakikaten Halil, bu kız seni orada öptü ya...
...Levent'in, abisinin gözü önünde.
Yani bu kadar mermi yaktık ama asıl kurşun oydu.
Kendini zor duruma düşürdü. Sırf bizi kurtarmak için.
-Ha vurgun değil diyorsun yani? -Ne alakası var Temel?
Yani senin de dediğin gibi, bu sorgular kısa sürdüğüne göre...
...komutan bizi adliyeye postalayacak.
Oradan da bir mucize olmazsa ver elini cezaevi.
Görünen o kardeşim.
Lan ne demek görünen o? 20 yıl yatacağız.
Kalk bize umutlu bir şeyler söyle.
Biz zalime başkaldırdık.
İçeride de dışarıda da zalim bitmez.
Fırsat varken yatın dinlenin.
İçeri de girsek, dışarı da çıksak...
...bu saatten sonra kimse bizi yatırmaz.
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor)
Yat dedi ya, hemen yat.
Şerefsizim mağarayı özledim.
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor)
"Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Eşkıyadan da beter"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor)
(Kapı vuruldu)
Gel.
Komutanım, ben çıkıyorum, bir emriniz var mı?
Başçavuşum, bunların hiçbiri belli ki sorguda konuşmayacak.
Biz bir an önce fezlekemizi hazırlayıp sunalım savcılığa.
Eksik gedik bir şey olmasın.
Bunların silahlarının da balistik raporu sabaha kadar hazır olsun.
Komutanım, dört gün gözaltı süremiz var, belki içlerinden biri çözülür.
Neden bu kadar acele ediyoruz ki?
Asıl elimizde delil olursa çözülme ihtimalleri var.
O yüzden acele ettiriyorum balistiği.
Anladım komutanım. Yarın sabah masanızda olur.
Albay bu işe çok titizleniyor, biz de ağırdan almayalım.
Haklısınız komutanım.
(Müzik)
Muzaffer, bu ne kadar cephane Muzaffer!
Biz bunları nereye saklayacağız?
Biz Gencali'ye gidene kadar çevirme olsa...
...biz uşaklardan önce gireriz cezaevine.
Ben ne bileyim Yusuf. Harp var, darp var, lazım olur dedi.
Bu nasıl bir Derviş ben anlamadım.
Dedikodumu mu yapıyorsunuz?
Yok ya, bu Muzaffer, "Bunun adı Derviş...
...dervişlikle akalası yok bunun." diyor.
-Ulan Yusuf. -Doğru diyor.
Babam eşkıyaydı, tövbe etmiş.
Derviş olmuş.
Oğlum da benim gibi eşkıyalık yapmasın diye peşin peşin adımı Derviş koymuş.
-Ee? -Ee'si...
...gördüğünüz gibi bir dervişliğim yok.
Siz burayı toparlayın, bunları kapatın...
...ben şurayı patlatıp geleyim.
Sanki her şey isimle oluyor.
Biri hayatında muzaffer olamamış...
...öbüründe Yusuf'un güzelliğinden eser yok...
...sonra senin adın niye Derviş!
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor)
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
(Dursun) Rızvan, bırak Zeynep'in adliyede konuşmasını...
...konuşacağı haberi duyulsa bile...
...ne bir ortağımız kalır ne zerre itibarımız.
İş yaptığımız herkes bize sırtını döner.
Ondan sonra hapishanede çürürüz.
Bildiğin çürürüz.
Zeynep öyle bir kız değildir de...
...hadi zorla hiç sevmediği...
...hiç sevemeyeceği biriyle evlendirildi diye öfkelendi...
...gitti savcıya verdi ifadesini.
Ama benim kafamın almadığı...
...Zeynep bunca ayrıntıyı nereden bilir?
Fikret abi...
...siz konuşuyor musunuz evde böyle şeyler?
Biz ailemizle her şeyi konuşuruz Yavuz.
Ama depoların yerini, depolarda ne olduğunu...
...ne kadar paramız olduğunu, paraları nerede sakladığımızı konuşmayız tabii.
Şimdi Asiye teyze her şeyi biliyor.
Annem her şeyi biliyor.
Eminim Nedime anne, hatta Dursun abinin karısı, senin anan da her şeyi biliyor.
Benim anlamadığım, karım olacak o kadından...
...ben niye bir şeyler saklayacakmışım?
Ki aile geleneğinde herkes bilir ki...
...itirafçı olan kişi, bu her kim olursa olsun, soyadı fark etmez...
...başına geleceği bilir.
O zaman Levent...
...bir dahaki sefere gevezelik etmeden önce karın olsun...
...sonra ötersin.
-Ağzını topla... -(Nesim) Hişt.
Yani Rızvan...
...kızını susturamadın.
Belli ki susturamayacaksın da.
Sen şimdi tam olarak bizden ne istiyorsun onu söyle.
Konu kızım meselesi değil.
Hepiniz biliyorsunuz ki Zeynep...
...kafasına bir şey taktı mı onu yapar.
Karar sizin.
Tamam, tamam.
Diyelim kızının söylediklerini yaptık.
Geri adım attık.
Benim kızım Ayşe küçücük bir hatası yüzünden...
...eve yollanıyor.
Bir yaptırım var. Senin kızın...
...hepimizi bitirmekle tehdit ediyor.
Senin yaptırımın ne olacak, onu söyle de...
...biz de ona göre önlem alalım.
Ben ne gerekiyorsa yaparım Nesim!
Ben yaparımı yok Rızvan.
Ha kızımdır, kıyamam dersen anlarım.
Saygı duyarım.
Ama o zaman da gereği neyse ben yaparım.
Biz tehdit edilecek insanlar değiliz.
Biz de Dursun amca.
Biz de öyle tehdit edilecek insanlar değiliz.
Önceliğimiz bu mevzunun bir an önce kapanması.
Hem siz herkesi kendinize düşman ettiniz.
Kız kardeşim de buna dâhil.
Eğer Zeynep'in saçının tek bir teline bile zarar gelirse...
...babam da dâhil...
...hepiniz karşınızda beni bulursunuz.
Fikret, kız kardeşine arka çıkmanı anlarım. Hakkındır da.
Ama bir bedel ödenecek.
Bizi bu hâle düşüren Halil İbrahim ölecek.
Bunu da sen yapacaksın.
Getir Halil İbrahim'in kellesini...
...bacının diyetine sayalım.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu)
Gel.
Bir konuşmamız lazım.
Abi, eğer seni aracı gönderdilerse, bil ki ben son lafımı söyledim.
Bu evde son lafı edecek son kişi sensin de neyse.
Hiç büyümedin.
Gözümde hâlâ o küçücük kız çocuğusun.
Deli dolu, erkeklerle arkadaş olan...
...hepsinin kafasına taş atıp yaran.
O küçük yaramaz, inatçı kız çocuğu.
Belli ki insan çocukluğunda neyse...
...büyüdüğünde de öyle oluyormuş.
O çocuğu sevdiğin için mi bu hâldesin?
-Ne varmış hâlimde? -Âşık mısın, onu soruyorum Zeynep.
-Abi, ne alakası var? -Çünkü insan ya âşıksa...
...böyle sonunu düşünmeden hareket eder ya da aklını yitirmişse.
Yitirdim abi. Aklımı yitirdim diyelim.
Peki.
O zaman hayatını da yitirmeden beni dikkatlice dinle.
İstediğin şeyler yapılacak, kimse şikâyetçi olmayacak.
Ama delil falan bir şey bulunur...
...savcıya gidip de serbest bırakın diyecek hâlimiz yok. Onu peşin peşin bil.
Edanur meselesine gelince, kızın rızası olduğu söylendi.
Neticede Tarık'ın çocuğunu taşıyor karnında.
İyi, ben yarın gidip sorarım o zaman.
Eğer söylediğin gibiyse yapacak bir şey yok.
Ama arkamdan iş çevrilirse...
...ben ifade vermeyeyim diye ikili oynanırsa...
İndir o parmağını Zeynep.
(Gerilim müziği)
Dediklerin yapılacak.
Sen de büyüyeceksin.
Artık çocukluk yapmak yok.
O çocukluk arkadaşlarınla da vedalaş.
(Gerilim müziği)
Bu kadar şey konuştunuz, benim konumu...
...durumumu, çocuklarımı konuşmadınız mı baba?
Senin kocan konuşulacak bir adam mı?
Bacım da bacım, bacım da bacım.
Hep senin yüzünden. O Zeynep'i başımıza sen bela ettin!
İlk günden dedim onun aklı bir karış havada, seninle evlenmez diye.
Baba, ben ne olacağım şimdi?
Ne demek ne olacağım kızım? Boşanacaksın elbette.
Ben kocamı seviyorum. Ne demek boşanacaksın?
Farz et ki Fikret öldü.
Anne, bir şey de.
Şimdi Fikret'in sırası değil kızım.
(Gerilim müziği)
Ben ölürüm de Fikret'ten boşanmam.
Siz de gidin ablanızın arkasından hadi, git.
Bir yere gitmiyorum ben.
Belli ki bu aileyi artık ben yöneteceğim.
Siz hepiniz içeri gireceğinize göre.
Tamer'im, yeter ya, yeter!
Ne zaman sende yeşerdi bu iktidar duygusu bu kadar?
Kibirli bir şey oldun sen ya!
Gel arkaya, sıraya geç.
Yürü git! Yürü git!
Laf dinle!
-Ya anne, var ya... -Ayağa kaldırma beni!
(Gerilim müziği)
Enişte...
...ben uşağımı kaybettim.
Gardaşımı kaybettim. Belli ki kocamı da kaybettim.
O Rızvan'ın, kızına karşı çok büyük bir zaafı var.
Bu aileyi yönetemiyor.
Ama seni gördüm.
Senin, kızına karşı zerre kadar bir zaafın yok.
Bu aileyi bir kişi yönetecekse, o da sensin.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu)
Edanur.
Ben yatıyorum, bir şeye ihtiyacın var mı?
İstemem ben bir şey.
Ha bu arada sizinkiler yarın çıkabilirlermiş büyük ihtimal.
Zeynep ablam bütün aileyi tehdit etmiş. Şikâyetçi olunmayacakmış.
Hiç ilgilenmiyorum ben onlarla.
İçeri girip yatmaları daha iyiydi bence aslında ama...
Bence dışarıda hiç şansları yok.
Bizi bile odadan gönderdiler.
Az sonra idam sehpaları kurulacak.
Belki arkadaş oluruz diye ummuştum ama...
...belli ki senin arkadaşa ihtiyacın yok Edanur.
Neyse, iyi geceler.
İyi geceler.
(Gerilim müziği)
Ben bundan sonra sana enişte demeyeceğim. Abi de demeyeceğim.
Bu ailenin babası diyeceğim. Herkes de böyle bilsin.
Ha, oldu da...
...o yılanları saldılar...
...Fikret de gitti o yılanın başını ezdi.
Zeynep ne olacak? Zeynep ne olacak?
Bizi bu kadar tehdit eden bir kadın...
...ona bir şey olursa...
...bize car car bağırmayacak mı? Bizi satmayacak mı?
Ne diyorsun yani Asiye?
Diyorum ki senin uşağın erkek olacak.
Onu aldatan kadına cezasını verecek.
Ha, bana kalsa bizzat gidip verecek.
Hatta gidecek, yatacak da.
Ama ben uşağını kaybetmiş bir ana olarak...
...bacıma kıyamam. Kıyamam.
Ben de acılı bir anneyim.
Nasihatim şu...
...Halil İbrahim'le beraber...
...Zeynep de ölecek.
(Gerilim müziği)
Zuhal, koş bakayım...
...Tamer bizi mi dinliyor bak.
(Gerilim müziği)
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor. Lütfen daha...
(Kapı vuruldu) Gel.
-Afiyet olsun komutanım. -Gel beraber olsun başçavuşum.
Sağ olun komutanım.
-Ne o elindeki? -Jandarma balistik sonuçları geldi.
Hah.
-Silahlar temiz çıktı. -Nasıl temiz çıktı?
Yani sadece temiz de değil, kullanıma elverişli değiller.
Birinin yayı yok, birinin horozu kırık.
-Birinin namlusu eğri. -Olur mu canım öyle şey?
Ya bir de bir şey daha var, ona hiç anlam veremedim.
-Ne? -Bu Halil İbrahim Karasu.
-Evet? -Parmak izi yok.
Nerede yok, silahlarda mı yok?
Yok komutanım, öyle değil, yani adamın parmağında iz yok.
Başçavuşum, bilgisayar falan bozulmuştur. Parmak izi olmayan adam mı olur?
Yok komutanım, sordum kendisine...
...tersanede gemide mi ne çalışmış. Asit döküldü, silinmiştir dedi.
Ben hiçbir şey anlamadım bu işten.
-Nerede o şimdi, sorgu odasında mı? -Yok, nezarette. Getireyim mi?
Yok, yok.
(Gerilim müziği)
Halil İbrahim Karasu, yaklaş.
Uzat bakayım ellerini.
(Müzik)
Ne oldu bu parmaklara, nereye gitti o izler? Anlat bakayım.
Tersanede çalışıyordum, asit döküldü.
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor) "Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Eşkıyadan da beter"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
Deli Yörük, mühimmat azalıyor.
"Yaslan be Halil İbrahim"
Benim bir fikrim var ama itiraz etmek yok.
Halo, nefesini boşuna tüketme. Ölürsek beraber öleceğiz işte.
"Dağın yamaçlarına"
İkimiz de ölmeyeceğiz. Ben esir düşeceğim, sen de kaçacaksın.
Ulan esir düşeceksin de ne olacak? Üç dakika sonra öğrenecekler...
...kimsin, nesin, ne için savaşıyorsun, niye buradasın! Yaşatırlar mı seni?
Kardeşim, ben sevdiğim kadının ismini...
...beş yıl sonra söylemişim sana. Üç dakikada kim olduğumu mu anlatacağım?
Ulan parmak izin var, parmak izin!
Bunların arkasındaki güç senin bilgilerini anında verir bunlara.
"Derede su durulur"
"Dal köprüler kurulur"
-Halo, ne yapıyorsun oğlum, manyak mısın? -Oğuz, çık buradan kardeşim.
Duvarı atla, tepeyi geçtikten sonra gerisi kolay.
-Koordinatları ulaştırmamız lazım. -Halo, bırakmam seni burada, olmaz.
Kardeşim, mesele sen ben değil. Mesele davamız.
Biz davamıza hudutsuz sevdalandık.
Elbet bir gün kavuşacağız.
Bu dünyada olmasa da öbür dünyada.
-Söz! -Söz!
Üç deyince. Üç!
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
(Müzik devam ediyor)
Çok düşündün mü sen bu yalanı bakayım?
Gemi, tersane, asit falan.
Üç yıl da sorsan cevabım aynı komutanım.
Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Geç yerine, geç!
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
Bunları savcılığa sevk edin.
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
Fikret Bey, aileniz bu...
...Halil İbrahim Karasu'yu cinayetle...
...yağmayla, kız kaçırmayla...
...velhasıl çete lideri olmakla suçlamış.
Avukatlarınız dilekçe üzerine dilekçe vermiş.
Halil İbrahim Karasu ve arkadaşları yakalanmış.
Siz bana şikâyetinizi geri çekeceğinizi söylüyorsunuz.
-Evet efendim. -Yani bu kardeşiniz Tarık Leto...
...ve adamlarını Halil İbrahim Karasu öldürmedi mi?
-Doğrudur efendim. -Kız kardeşinizi de kaçırmadı.
Aslında ortada bir alıkoyma yok.
Kız kardeşim evlenmeye razı gelmediği için...
...çocukluk arkadaşlarıyla düğünden kaçmak için bir plan yapmışlar.
Kendi el yazısıyla ifadesi de dosyada yer alıyor zaten.
Fikret Bey, şimdi karşımda sizin yerinize başka biri olsaydı...
...başka türlü konuşurdum. Siz insanlara iftira etmişsiniz.
Adli yargı makamlarını gereksiz yere meşgul etmişsiniz.
Ve bunun için bir açıklamanız dahi yok doğru düzgün.
Aslında var efendim.
Var da nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.
-Açık konuşabilir miyim? -İyi olur.
Sayın Savcı'm, benim babam iki eşlidir.
Bu sorunun en büyük kaynağı da bu iki eşin çatışması.
Özellikle üvey kardeşimin ne yazık ki ölmesi sonucu...
...acılı bir annenin hezeyanları diyelim. -Fikret Bey...
...bir daha böyle haksız beyanlarda bulunacak olursanız...
...sizler hakkında işlem yaparım.
O çok eşli babanıza iletin, tamam mı?
Şimdi bu Halil İbrahim Karasu ve arkadaşlarıyla ilgili...
...şikâyetinizi geri çekmeniz bizim için hiçbir şey ifade etmez.
Sonuçta jandarma fezlekesine bakarım.
Ve orada ne yazıyorsa ona göre hareket ederim.
Sonuçta bellerinde silahlarla ele geçirildiler.
Siz nasıl takdir buyurursanız Sayın Savcı'm.
Ben kıymetli vaktinizi aldım. Bana bir emriniz var mı?
-Yok, gidebilirsiniz. -Müsaadenizle.
(Kapı kapandı)
Fikret Bey, bir şey duydum, doğru mu? Şikâyetlerinizi geri çekmişsiniz.
-Hayırdır? -Bu kavga bitsin istedik komutanım.
Diğer arkadaşlar da mevzuları uzatmazsa seviniriz.
İçeri girerler, çıkarlar, orasını ben bilmem.
Elinizdeki dosyada ne olduğuna göre karar verecekmiş savcı bey.
Anlayacağınız bizim için konu kapanmıştır. Siz arkadaşlara iletirsiniz.
Belli ki bu barışçıl tavrın sergilenmesinde...
...kız kardeşiniz etkili oldu.
Umarım bu tavrı herkes sürdür.
Umarım.
Komutanım, savcı bey dosyayı istiyor.
-Sizi sonra çağıracakmış. -Bekliyorum.
Bir şeyi merak ediyorum üsteğmenim, Halil İbrahim ile ilgili.
Bu dosyada enteresan bir şey var mıydı göze çarpan?
Hazırlık aşamasında her soruşturma gizlidir Fikret Bey.
Bunu ben size söyleyemem. savcı beyin kararı söyleyecek.
Eyvallah, kolay gelsin.
Komutanım bunlar şikâyetlerini neden geri çektiler ki?
Adamı öldürmek için yapmadıkları kalmadı.
Belli ki Zeynep Leto bütün aileyi tehdit etmiş.
Başka bir açıklaması yok.
Sema, bu bizimkilerin arabası mı?
-Yok Merve abla. -Kim bunlar Sema?
Levent Kulpa denen soysuz!
(Fatma) Herkes içeride bilmiyorlar mı burada kimse yok?
Biliyorlar da ondan gelmişler. Onlar erkeğin olduğu yere gelir mi?
Korkak pislikler!
O Muzaffer'le, Yusuf'la konuşacaklarım var...
...çağırın gelsinler bakayım.
Yoklar burada.
Bir tane erkeğiniz de kadınların arkasına saklanmasın.
Kim ya? Kim saklanmış senden?
Dağın başında yaşadığınız için hiçbir şeyden haberiniz yok sizin.
Halil İbrahim'i gebertecektim de...
...o da gitti Zeynep'in arkasına saklandı.
Sen bizden ne istiyorsun?
Ne konuşacaksan git adliyeye, herkes orada.
Onlar affedilsin diye şikâyetimizi geri aldık.
Ama birtakım şartlarımız var, onları söylemeye geldik.
Çıktı mı çocuklar?
Sonuçta bir 20 yıl içeride kalmayacaklar, orası kesin de...
...mevzu o değil.
Bilmeniz gereken şu.
Pılınızı pırtınızı, neyiniz varsa toplayın gidin buradan.
O pis kanınızı da ellerimize bulaştırmayın.
Ulan senin elin pislikten başka hiçbir şeye bulaşmıyor ki.
Kana bulaşan bizim çocuklarımız.
Defolun gidin buradan! Biz hiçbir yere gitmiyoruz.
Gitmiyorsunuz!
Selim!
-Ne oluyor? Durun! -Bırakın!
-Dursanıza. -Bırak!
Bırakın!
(Bağrışmalar)
Ne yapıyorsunuz? Çıkın dışarı!
İyi mi böyle? İyi mi böyle?
Defolun buradan!
Dursanıza!
(Silah sesi)
Çıkın dışarı!
Size dışarı çıkın dedim!
Çıkın lan dışarı!
Levent!
Seni delik deşik ederim. Topla adamlarını, defol git buradan!
Aferin.
Erkeklerinize söyleyin...
...onlar burada değil diye size bir şey yapmıyorum.
Bir dahaki sefere...
...kadın falan dinlemem, hepinizi yakarım!
Yürüyün lan!
Tüfek nereden çıktı? Bir kadına sahip çıkamadınız.
Abi, sen kadınlara bir şey etmeyin deyince...
Cevap verme!
(Müzik)
Bu ne rezalet üsteğmenim!
Vallahi Sayın Savcı'm, ne deseniz haklısınız.
Ama belli ki iftirayla yalan yanlış yönlendirildik.
Ortada delil falan yok. Üç dört tane silah var, onlar da silah vasfında değil.
Şüphelilerin sicil kaydı, sabıka kaydı temiz.
Bu Halil İbrahim Karasu denen adamın parmak izi de yok.
-Ne demek bu? -Yokmuş Sayın Savcı'm.
Orada beyanı yazılı.
Nasıl yapalım Sayın Savcı'm? Şüphelilerin ifadelerini almak ister misiniz?
Neyin ifadesini alacağım Oğuz?
Neyin ifadesini alacağım? Ortada suç yok, delil yok.
Şikâyet eden yok.
Ne yapacağım ben, adamları karşıma koyup boş boş ahbaplık mı edeceğim?
-Salın gitsinler. -Emredersiniz Sayın Savcı'm.
Oğuz...
...bak, sana şahsi talimatımdır.
Bu işin arkasında başka bir şey var.
Bu şikâyeti boşu boşuna geri çekmedi bunlar.
Bunlar da öyle suçsuz, günahsız, gariban insanlar değiller.
Bu soruşturma bitmedi, daha yeni başlıyor.
Senden hem fiziki takip hem de teknik takip istiyorum.
Tamam mı? Ben hâkim beyle görüşürüm. Ayrıca...
...o Letoları da aynı şekilde teknik takibe alacaksın.
Emredersiniz Sayın Savcı'm.
(Kapı kapandı)
Başçavuşum, arkadaşları çıkaralım.
Emredersiniz komutanım.
Aç kapıyı.
Çıkabilirsiniz.
(Müzik)
Başçavuşum, arkadaşları salıverelim.
Benim Halil İbrahim'le konuşacağım şeyler var.
Emredersiniz komutanım.
Komutan, kardeşimizi bırakmıyorsanız biz de gitmiyoruz.
O ne yaptıysa biz de aynısını yaptık.
Bir sus Turan. Adam konuşacağız, dedi, götüreceğiz demedi.
-Hadi beyler, müsaade edin siz de. -Öyle olur.
-Gidelim beyler. -Bekliyoruz kardeşim.
-Ne oldu? -Serbestsiniz.
-Nasıl? -Biz delil sunamadık.
Zeynep Leto da bütün aileye şikâyetlerini geri çektirmiş.
-Belli ki ailesini tehdit etti. -Ben de öyle düşünüyorum.
Ee, Zeynep Leto kurtardı seni. Hayat öpücüğü verdi.
Beni ne kurtaracak! Senin pırpırları kurtardı asıl.
Az kalsın benimle birlikte firara düşüyordun.
Zeynep'in ondan haberi bile yoktur.
Bu işi karşılıksız bırakmazlar Halo.
Bu işin bedeli, herkesin özgürlüğü, senin ölümündür.
Özgürlük için ölmeyeceksek, ne için yaşayacağız Deli Yörük?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Oğuz) Halo! Halo!
(Oğuz) Halo! Halo!
Halil İbrahim, ses ver! Halo!
Halil İbrahim!
(Halil İbrahim ıslık çalıyor) Halo!
(Halil İbrahim ıslık çalıyor)
Halo! Halo!
Yavaş, yavaş!
(Müzik)
-İyisin, değil mi? -Geleceğini biliyordum.
Hadi gel, tutun bana.
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
-Geçmiş olsun aslanım. -Eyvallah.
Derviş dayı.
Niye hep beraber geldiniz? Gencali Yaylası'nı boş bırakmasaydınız.
Gelmeyin dedim, peşime takıldılar. Levent Kulpa da gitmiş edeceğini etmiş.
-Ne etmiş yine? -Kimseye bir şey etmemiş.
Sema tüfeğini çekip hepsini kovalamış.
Kırmış, dökmüş, bir daha sizi burada görmeyeceğiz demiş o kadar.
Hay maşallah be! Kadın işte, kadın.
Al, git, yat 20 sene, gözün arkada kalmaz.
Sen önce al da Turan, sonra yatarsın.
-Bu Levent Kulpa'nın evi nerede? -Bismillah Halil İbrahim.
Daha dışarı yeni adım attınız. Sırası mı şimdi?
Hemen cevap vermezsek tepemize çıkarlar. Nerede Levent'in evi?
Nerede olacak! Zamanında Harun'un arazisine çökmüşlerdi üç kuruş paraya.
-Ortasına da kale gibi ev diktiler. -Harun amcamın evi mi?
-Muzaffer, körükle git yangına! -Doğru mu dayı?
-Doğruysa ne edeceksin yeğenim? -Siz yayla evine geçin...
...benden haber bekleyin.
Halil İbrahim, biz şimdi Levent'in evini basmaya gidiyoruz, değil mi?
-Çöktükleri malımı geri almaya gidiyoruz. -Onu anladım da...
...bir şeylerimiz eksik değil mi sizce de? -Ne eksiğimiz olacak Temel?
-Hepimiz buradayız. -Adamlar silahlılardır ya hani.
İçeriden yeni çıktık, bir çakımız bile yok.
Onların malı bizim malımız kardeşim. Onlardan alırız.
Halil İbrahim, acaba Sema'yı da mı alsaydık?
Onu görünce korkarlar.
Vallahi uşaklar, Zeynep de olsa olurdu, sayesinde çıkmışız.
Herkesi hizaya çekmiş dedi jandarmalar bizi salarken.
Ben size bir şey diyeyim mi beyler? Allah'tan düşmanlarımız erkek.
Kadın olsaydı bitmiştik.
Halil İbrahim, bunlar içeride yeterince konuşamadılar ya, hemen çenelerine vurdu.
Bak, bak, bak. Her yerde yılan, her yerde yılan.
O yılanın başı bak...
Bak o da orada, bak.
Kızım, içsene kahveni.
Ben odandan çık istedim. Biraz nefes al.
Böyle biraz tanışalım, anne kız olalım.
Edanur, sen anne babanı çocukken kaybettin, değil mi?
-Evet. -Allah rahmet etsin.
Zor olmuştur onlarsız.
Oldu.
Ne olduysa oldu. Ölen öldü.
Artık bitti. Geleceğe bakacağız, değil mi Edanur?
Biz varız artık, değil mi?
Benim için bir gelecek yok da ben karnımdaki günahsıza kıyamadım.
O bir doğsun, gerisi önemli değil.
Asıl ondan sonra başlayacak.
Sen oğlumuzu bir sağlıklı doğur, bir analığı tat. Ah, o analık!
Acaba ondan sonra başka bir şey düşünür müsün sen?
Ahh!
Kız, sana ne oldu?
Ağlama, kavuşacaksın çocuklarına.
Bugün yarın bitecek o iş.
Anne, bu Halil İbrahim ve yanındakileri salmışlar.
Sayemizde. Gelsinler üç beş daha.
Su testisi su yolunda kırılır.
Ne olacak? Nasılsa orada...
...o doğada, dağda tepede sefalet, açlık, illaki geberecekler.
Biz önümüze bakacağız.
Ben bunlarla hiç ilgilenmiyorum.
Anne, sen de bir öyle bir böyle... Vallahi manyak edersin insanı.
Kapıdan haber geldi, Zeynep ablam gelmiş.
Edanur'la görüşmek istiyormuş.
Allah Allah! Ne konuşacakmış Edanur'la?
Şart koştu ya, onu zorla mı tutuyoruz yoksa...
...kendi rızasıyla mı geldi, öğrenmeye gelmiştir.
-Ben konuşurum, problem yok. -Sen otur.
Sen bırak. Sen git onu çardağa götür, beklesin. Eve girmesin sakın.
Canım kızım benim.
Sen o Nedime'nin doğurduklarını bilmiyorsun.
Onlar ne yılan. Onlarda hep iftira, hep yalan.
O Zeynep, seni bize karşı kışkırtsın diye geldi.
Ama biz ne yapacağız? Biz hep geleceğe bakacağız.
Ben şimdi gideceğim, onun suratına tüküreceğim, yollayacağım...
...sen otur burada. -Anne, ablamız o bizim.
Ablanız tabii!
O size yol gösteriyor sanki yolu yolmuş gibi!
Bak, onu unutmadım. O konu kapanmadı.
Konuşacağız, görüşeceğiz.
-O iş bitti de... -Sus!
Ne yapacaksan yap. Sen de git onunla konuş.
Yanlarında dur, ondan sonra defolup gitsin.
Gel.
Görüyor musun bütün yılanları, her yerde yılan.
Her yerde yılan var.
(Gerilim müziği)
Burada bekleyecekmişsin Zeynep.
Aa, Tamerciğim, kardeşim.
Ablaya ne oldu?
Abla yok. Abla sattı bizi.
O nasıl laf Tamer?
Yakışmıyor sana Zeynep, hiç yakışmıyor.
Aileni böyle bu şekilde rezil etmen yakışmıyor.
İyi canım, sen böyle devam et, tamam mı?
Git sen de birilerini vur, katil ol, aileni onore et.
Gittiğin yol belli çünkü.
Tarık'ın yolundan devam.
Zeynep bak, benimle düzgün konuş.
Sana abla falan kalmadı diyorum zaten, tamam mı?
Tamam Tamerciğim. Biz sonra konuşalım, olur mu?
-(Leyla) Ablacığım. -Canım.
Abla, siz konuşmaya başlamadan önce ben sana büyük teşekkür borçluyum.
Beni o Yavuz belasından kurtardın ya...
...bir ömür ne dersen yaparım.
Sen yeter ki annene benzeme.
Senin çok güzel bir yüreğin var Leyla.
Şimdi bizi biraz yalnız bırak, olur mu? Biz baş başa konuşalım.
Annem bırakma dedi ama...
...ben bir su getirme bahanesiyle dolaşır gelirim.
Edanur, biraz konuşalım mı?
(Gerilim müziği)
Edanur, senin bu evde ne işin var?
Gidecek başka bir yerim kalmamıştı diyelim.
Sen bunların peşine takılıp çıkmışsın hastaneden.
Temel senin yanında olmak için hastaneye gelmişti.
Nasıl gelmişti?
Arkadaşlarını topladı.
"Evet, hepiniz tehlikedesiniz, biliyorum ama ben sizin yanınızda olamayacağım.
Edanur'un yanında olmam lazım." dedi.
Ben de oradaydım, şahidim.
Sonra senin yanına hastaneye geldi.
Ben bekledim Zeynep.
Çok bekledim ama...
Neyse, yapacak bir şey yok. Ben zaten Temel'in yüzüne bakamam artık.
Hele ailesinin karşısına çıkacak hâlim hiç yok.
Ya bunlar?
Bu ruh hastalarıyla burada ne yapacaksın Edanur?
İllaki sana bir zarar verecekler.
Beni boş ver Zeynep.
Bana olan oldu zaten.
Bu saatten sonra bana kimse zarar veremez.
Ama ben burada olduğum sürece onlara zarar verebilirim.
Aramızda kalsın, tamam mı?
Tabii ki aramızda, merak etme.
Ama sen tek başına ne yapabilirsin?
Onlara ne zarar verebilirsin Edanur?
İstediklerini yapmalarına engel olsam yeter Zeynep.
Bak, bugün ya da yarın Halil İbrahim'i öldürecekler.
Sen de tehdit etmişsin, her şeyi anlatırım demişsin.
Arkasından da seni öldürecekler.
-Beni mi? -Dün bu evden çıkan karar bu.
(Gerilim müziği)
(Korna sesi)
Buyurun.
-Levent Bey'le görüşmeye geldik. -Kim diyelim?
Halil İbrahim Karasu de.
Selamünaleyküm.
Nerede lan? Nasıl açılıyor bu kapı?
Kumanda var.
(Gerilim müziği)
Hadi uşaklar.
(Anlaşılmayan konuşma)
(Anlaşılmayan konuşma)
(Gerilim müziği)
Levent nerede?
Arkada.
Kalkma lan yerden, kalkma.
Osman, sende.
-Akıllı ol lan! -Osman.
-Sen bunu bir tokatla mı indirdin? -Elim ağırdır Turan.
Aferin lan.
(Gerilim müziği)
-Temel, bu sende. -Tamam. Bende.
Halil İbrahim!
Ahh!
(Gerilim müziği)
-Temel. -Kardeşim.
Bu da sende.
(Temel) Turan, şunu alsanıza.
(Gerilim müziği)
Buzlar nerede kaldı lan gevşek?
Ahh!
(Gerilim müziği)
(İnliyor)
Selim! Neredesin?
Hepsi senin gibi yerdeler.
Geç bakalım, otur şöyle karşıma.
(İnliyor)
(Gerilim müziği)
Ahh!
Sen öldün, sen öldün!
Zorla eve girmek, haneye tecavüz.
Adam öldürmeye teşebbüs.
Sen bittin lan, sen bittin!
Sen bu sefer bittin.
Henüz bir şeye teşebbüs ettiğim yok.
Canım istediği zaman seni öldürürüm.
Söyleyeceklerimi iyi dinle. Yaşamak için.
Levent, ben korkak adamdan nefret ederim.
Seni öldürmememin tek sebebi korkak olman.
Bu beni küçültür.
Yoksa...
...seni elli defa doğramıştım.
(Gerilim müziği)
Ne ettim?
Ben sana ne ettim?
Düğünümü bastın, makinelerle taradın.
Karımı kaçırdın.
Ben sana ne ettim lan?
Levent Kulpa olarak ben sana ne ettim?
Sen de ailen de bana ne yaptığınızı gayet iyi biliyorsunuz.
Söyleyeceklerimi iyi dinle.
Zeynep'ten uzak duracaksın.
Kadınlardan uzak duracaksın.
Mazlumlardan uzak duracaksın.
Bunları sadece sana değil, hepinize söylüyorum.
Aksi takdirde her şeyinizi alırım.
Siz korkakları doğduğunuz her güne pişman ederim.
Şimdi defol git evimden.
Kulağımda acayip bir çınlama var.
Yanlış duymuş olabilirim.
Evimden mi dedin sen?
Burası benim.
Harun amcamın arsası.
30 yıl sonra sizden geri aldım.
Artık buradayım. İtirazı olan varsa buyursun gelsin.
Kim kimin canını alıyor, görelim.
Burası dağbaşı mı lan? Böyle kafana göre geleceksin...
...benim tapulu malıma çökeceksin, öyle mi?
Sen yeterince şanssız bir adamsın Levent.
Şansını daha fazla zorlama.
Tamam.
Gideceğim.
Ama geri geleceğim Halil İbrahim.
Hayır, hayır.
Silah kalsın.
Gelecekmişsin ya, lazım olur.
Bu sende kalsın.
Bende daha çok var onlardan.
(Gerilim müziği)
(Levent) Selim!
(Levent) Selim!
Geldi jöle.
-Selim! -Abi, buradayım.
Levent, bu evde havuz var mı?
Biz henüz dolaşamadık, fırsat olmadı.
Çok alışmayın lan, geri geleceğim.
Kalk lan, yerden kalk! Geç lan arabaya, geç!
Nereye lan, nereye?
Levent Kulpa, kapıya bir adam bıraktık.
Onu da geçerken sana zahmet alırsan.
Bana lazım değil. Al senin olsun.
-Arada gel de mangal yapalım. -(Levent) Kapat!
Hadi!
-Hadi! -Hadi!
Hadi!
-Bekleme yapma ticari. -Hadi.
(Gerilim müziği)
Evim evim güzel evim.
Hadi.
Hadi yürüyün.
Burası kale gibi yer Halil İbrahim.
Bize uyar yani.
Bize uyar mı? Günlerdir taşta yatıyorsun Osman.
Çok beğendim, onu diyorum Temel.
Ben de onu diyorum işte. Bir de beğenmeseydin!
Beğendim Temel, onu diyorum işte.
Halil İbrahim, Semalara haber vereyim mi, gelsinler.
Gelsinler.
Bundan sonra hep beraber buradayız.
Yani Edanur o evde kendi isteğiyle mi kalıyormuş?
Bana öyle söyledi.
Olacak iş değil.
Ben o kızı tanırım Zeynep. Onurlu, gururlu bir kızdır.
Vallahi silah dayasalar yapmaz böyle bir şey.
Var bu işte bir iş.
Bilmiyorum Elif. Varsa da bana söylemedi işte.
Ne diyeyim?
Benim Halil İbrahim'e ulaşmam lazım.
Yine başladık!
Zeynocuğum, bir sular durulsun, şüpheler üstünden kalksın.
Şimdi sırası mı Halil İbrahim'i görmenin, hasret gidermenin?
-Ne hasret gidermesi Elif? -Niye görüşmek istiyorsun o zaman?
Şota gitsin söylesin ne söyleyeceksen.
Şota bensiz onun yanına giderse artık Şota diye biri olmaz yalnız.
Ben varım diye kimse ona hesap sormuyor.
Sen şimdi kocana söyle, kime ulaşıyorsa ulaşsın...
...nerede olduklarını öğrensin bana.
-Tamam mı? -Tamam.
Kızlar, ne kaynatıyorsunuz yine?
Ben sizi yan yana görünce yüreğim hopluyor.
Anne, korkacak ne kaldı ki artık?
Asiye ne demiş, Ayşe ne demiş, onları konuşuyorduk.
Ben de sizi baş başa bırakayım.
Zaten annem beni merak etmiştir. Ona bakarım.
Bak.
Güzel kızım hadi gel, biz de ana kız dertleşelim.
Tamam.
Ben babanla konuştum.
Onun kalbini azıcık yumuşattım.
Aklıma bir fikir geldi.
Anlattım. Olur dedi.
Tabii jandarmaydı, tehditti falan derken seninle konuşamadık.
Geç kızım şöyle.
Zeynep.
Güzel kızım.
Şimdi söyle bakayım bana.
Senin bu Halil İbrahim'de gönlün var mı?
Anne, sen bunu bırak da...
...babam gibi kalpsiz bir adamın kalbi nasıl yumuşamış, onu anlat.
Ver kızı Halil İbrahim'e, bu kan davası bitsin dedim.
-Babam da buna evet mi dedi? -Vallahi evet dedi.
Ah anne ya. Babama inanmaktan ne zaman vazgeçeceksin?
Sen boş ver şimdi orayı.
Sen abinle konuştun mu? O Halil İbrahim'e söylemiş...
...jandarmalar gelmeden önce.
Halil İbrahim ne demiş?
Kızım, Halil İbrahim ne demişse demiş.
Sen seviyor musun sevmiyor musun, bana onu söyle.
Anne, Halil İbrahim başkasını seviyor.
Tamam, seviyordu, bitti.
Öldü kızım, rahmetli oldu.
Ölenle ölünmez.
İnsanız. Zamanla unutulur yavrum.
Anne, sen Halil İbrahim'i tanımıyorsun.
Adam 20 yıl boyunca alacağı intikamı unutmamış...
...sevdiği kadını mı unutacak?
Doğru, ben Halil İbrahim'i tanımıyorum.
Ama...
...güzeller güzeli kızımı tanıyorum.
Bana cevap vermek istemiyorsun ama...
...ben cevabımı aldım.
Yavrum, ben senin annenim.
Ben her durumda senin yanında olacağım. Bunu sakın unutma.
Gerekirse dünyayı karşıma alırım.
(Duygusal müzik)
Kızım.
Hadi, benim de işlerim var.
(Duygusal müzik)
(İç çekti)
Ah Sakine'm, ah.
Bu kız âşık.
Belliydi anam. Ben sana dedim.
Âşık olmayan kadın, onca adamı karşısına alır mı?
Bu çocuğun ömrü çok olmaz.
Yazık olacak Zeynep'ime.
Kimin ömrü çok kimin ömrü az...
...ne sen bilirsin Nedime'm ne de ben.
Bir günün sevdası da sevdadır.
(İç çekti)
Kurban olduğum.
-Zeyno. -Ne oldu?
Olanlara inanamayacaksın.
Cici enişte, Levent'in evini basmış.
Levent'in de adamlarının da kemiklerini kırmış.
Bundan sonra da bu ev benim demiş, hepsini kapı dışarı atmış.
-Sen ciddi misin? -Vallahi ciddiyim.
Seninkiler de Gencali'den oraya geçmişler.
Yani gitmek istersen haberin olsun.
Yürü, gel benimle.
Şimdi herkes benim başıma damlar. Eğer beni soran olursa...
...kapısı kilitli, kimseyle görüşmek istemiyor diyeceksin.
Tamam.
Ben zaten yalan söyleye söyleye...
...doğru neydi, nasıl söylenirdi, hepsini unuttum.
Hadi.
(Hareketli müzik)
(Zeynep) Dur Şota.
Anahtarı ver, senin gelmene gerek kalmadı.
Hiç kusura bakma Zeynep Hanım, seni tek başına göndermem.
Hayır, gelemezsin. Durumlar artık riskli Şota.
Ben de onu bildiğim için diyorum zaten.
Seni tek başına hiçbir yere yollamam bu saatten sonra.
-Şota! -Zeynep Hanım!
Fikret abiyi ararım yemin olsun.
İyi, tamam, hadi.
(Hareketli müzik)
Levent'in evine gidiyoruz, değil mi Zeynep Hanım?
Eski evine.
Ben özellikle kafasına sıkmadım ki...
...meskene tecavüzden suçlu bulunsun diye.
Şimdi neden şikâyetimizi geri alacakmışız?
(Levent) Baba.
Oğlum, az önce şikâyetçi olacaktık...
...nişanlın hepimizi tehdit etti ya anlattıkların yüzünden.
Nişanlım kim? Karım, karım.
Sen niye adamların yaylasını basıyorsun? Üstelik kadınlar varken.
Şikâyetçi olacakmış! Ne geçti eline?
Onlar da gitse şikâyet etse bu adam bizim evimizi bastı diye, ne olacak?
Halil İbrahim'le birlikte içeride yatacaksın.
Biraz düşün abi bunları, biraz düşün.
Haklısın da tarzım değil.
Biraz da susun!
Bırakın da ailemizin reisi konuşsun.
Ne diyorsun abi?
Ben bu adamlar içeriden çıkar, biraz zaman geçer...
...Fikret'e öyle baskı kurarım diye düşünmüştüm ama...
...Halil İbrahim'in duru durağı yok.
Ama bu gece bu iş bitecek.
Baba, eğer kocamı riske atarsan...
Başlayacağım kocana! Koca mı kalmış?
-Ben de geleyim. -Otur oturduğun yerde!
(Gerilim müziği)
Halil İbrahim, evladım, biz buralarda yapamayız.
Bırak bizi, gidelim. Kim bize ne yapsın?
Bizim tek derdimiz, sizlere bir şey olmasın.
Bizim de derdimiz size bir şey olmaması Muzaffer baba.
Biz burada ne yapacağız Halil İbrahim?
Biz sana ayak bağı oluruz.
Anamız olursunuz, babamız olursunuz.
Yanlış yaptığımızda söyleyenimiz olursunuz.
Hiçbirimizin sizden başka kimsesi yok.
Peki, sen nasıl diyorsan.
(Duygusal müzik)
Edanur burada olduğunu bilse belki çıkıp gelir.
Belli ki kız kendini çaresiz, kimsesiz hissetmiş.
Sema bir yolunu bulup haber gönderse?
Ya da Zeynep. O illaki girip çıkar o eve.
Edanur belli ki bu çocuğu doğurmak istiyor.
Yıllardır hasretini çektik.
Ama öyle ama böyle, sonuçta hamile.
Bir de böyle düşünmek lazım baba.
Temel, oğlum, Edanur seni her şeyden çok seviyor.
Karnındaki masum, onun bir günahı yok ki.
Doğurmak istiyorsa doğursun. Başımızın üstünde yeri var.
Bir kadın, evini ancak kocasını sevmiyorsa terk eder.
Edanur seni çok seviyor.
Bu işin içinde başka bir iş var. Elbet ortaya çıkar.
Hayırlısı be baba.
Temel.
(Duygusal müzik)
Sema, ben diyorum ki...
...acaba ananla babanı arasak...
Sonra?
Buraya gelseler, seni istesek.
Aile arasında bir nikâh kıysak.
Sonra hep beraber burada yaşarız. Nasıl olur?
Turan, seni hakikaten vururum.
Seviyorsan usulüne göre davran, ne yapman gerekiyorsa onu yap.
Gülüm, biz seni bu arada derede nasıl istemeye gelelim şimdi?
Halil İbrahim'le düğün basıp kız kaçırmayı biliyorsunuz ama!
Buna da vakit bulun bir zahmet.
Naz faslı bitti yani, öyle mi?
Naz yapacak hâlimiz mi kaldı Turan?
Bugün varsın, yarın yoksun.
Ne olacaksa olsun artık.
Kadınım, bir tanem, canım benim.
Oyy, ben seni yerim canım benim.
Turan, abartma o kadar.
Hani naz faslı bitmişti?
Bitmiş, naz faslı bitmiş.
Bir kahve yap da içelim Sema.
Dayı, biraz soluklanalım, yorgunluktan bittim.
Derviş dayı, sen bu kadar mühimmatı ne ara getirdin?
-Dün gece mağarayı patlatmadan aldım. -Patlatmadan mı?
Kurdoğlu'nun mağarasını nasıl patlattın dayı?
-El bombasıyla. -Orası Kurdoğlu'nun evi dayı, evi.
Adam çıksa gelse, dikilse karşımıza, niye patlattınız dese, ne diyeceğiz?
Osman, sana deden uyumadan önce hep bu Kurdoğlu'nu mu anlatırdı?
Evet, en sevdiğim hikâyeydi.
Oğlum, hâlâ neyini anlamadın? Artık Kurdoğlu sizsiniz.
Zalime karşı çıkana Kurdoğlu denir, Köroğlu denir, Dadaloğlu denir.
Yani böyle biri yok mu dayı?
İçeride bir tane var. Korkacaksan ondan kork.
Ne yapacağı belli değil.
Neyse, kalk hadi, taşıyalım şunları.
(Korna sesi)
Hayır olsun.
(Israrlı korna sesi)
(Gerilim müziği)
Zeyneplermiş dayı.
(Müzik)
-Hoş geldin Zeynep. -Hoş bulduk Osman.
Levent'e baktıysan burada yok.
-Herkes içeride mi? -(Osman) Yok, sayende herkes dışarıda.
Seninki camlı bahçede.
Kış bahçesi o Osman, öğren bunları.
Kış gelmedi ki daha Şota. Neyse, hadi geçin siz.
-Kış bahçesi ne oluyor? -Kışın gidilen bahçe.
He.
Şota, sen burada bekle.
(Müzik)
-Ne haber yakışıklı? -Zeynep.
Ne düşünüyordun?
-Hayırdır? -Aa! Bir hoş geldin yok mu?
Hoş geldin, hoş geldin tabii. Otursana.
Başını yeterince belaya sokmadık mı?
Sizden daha tatlı bir bela bulamadığım için...
...dönüp dolaşıp yanınıza geliyorum işte.
-Dikişlerini aldırdın mı? -Aldım. Kendim hallettim.
Doğru ya, daha önce de başına gelmişti kazalar.
(Duygusal müzik)
Benim yanımda güvende değilsin.
Zaten bir sevdiğimi kaybettim.
Benim yüzümden senin de zarar görmeni istemiyorum.
Halil İbrahim, kâr zarar yapacak hâlimiz yok artık.
Sen bir yola çıktın, bir meydan okudun.
Ben de bu yolda senin yoldaşınım.
(Duygusal müzik)
Ee...
Bir durum var.
Neymiş?
Seni öldürecekler.
Bu yeni bir havadis değil.
Ben tehditlerim işe yaradı diye şikâyetlerini geri çektiler sanıyordum.
Meğer planları ikimizi de öldürmekmiş.
Mümkünse bu gece.
Bu bir bilgi mi, tahmin mi?
Bunu herkes tahmin eder Halil İbrahim. Ben sana bilgi veriyorum şu anda.
Baban seni gözden çıkardı yani.
Çıkardı.
Zaten seninle evlenmeme razı gelmesi...
...Zeynep ölsün demek.
Ben ölmeden değil.
Hadi seni geçireyim.
Biz de hazırlık yapalım, belli ki baskın yapacaklar.
Hayır, ben buradayken baskın yapmazlar. Hiçbir yere gitmiyorum.
-Zeynep, hadi. -Halil İbrahim.
Etrafım kaba saba adam dolu, bir de sen yapma lütfen, sana patlamayayım.
(Duygusal müzik)
(Nesim) Bugün benim evime çöken yarın senin evine çöker Rızvan.
Ama ben bunu mesele etmeye gelmedim.
Levent'i hırpalamış galiba. Ona mı geldin Nesim baba?
Ona da gelmedim Fikret.
Sözünü tutmanı istemeye geldim.
Lan Nesim, adam daha yeni içeriden çıktı.
Bir sular durulsun hele.
Fikret yapacağını yapar. Verilen söz geçerlidir, merak etme.
Ama adam senin evine çökmüş.
Kale gibi korunan evine çökmüş.
Yani bu adamın ne zaman üstüne gidilse beklediği için hazırlığını yapıyor.
Giden gelmiyor Nesim Bey.
Yani biz kaç kişi gidersek gidelim, belki kayıp verdiririz ama...
...o evden sağ çıkar.
Çıkamaz.
Kimse bilmez, ben o eve zamanında gizli bir geçit yaptırdım.
(Nesim) Dışarıdan girilip mahzene çıkılan.
Muhtemelen sizin dediğiniz gibi saldırıyı dışarıdan bekliyor.
Arkadaşlarının hepsi de dışarıda olacak.
Yani Fikret rahatlıkla içeri girip...
...kimseye fark ettirmeden işini görebilir.
Madem öyle, müsaade ederseniz Rızvan Bey, ben gidip halledeyim.
Fikret Bey'i bu işe hiç bulaştırmayalım.
Bende senden yok mu Reşit?
Ben bilmiyor muyum?
Mesele o değil. Burada bir karar alındı.
Fikret bize bir söz verdi.
Karşılığında da Zeynep'e dokunulmazlık aldı.
Sözünde duracak mısın, durmayacak mısın Fikret?
Eve nereden gireceğimi anlat Nesim baba.
Bu gece gereken yapılacak.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Çok hızlı yedim. Patladım.
Elinize sağlık.
-Afiyet olsun. -(Hep bir ağızdan) Afiyet olsun dayı.
Anacığım, sağ ol.
(Gerilim müziği)
-Merve, neredesin? Gel ya. -Al, yoğurt.
Temel, az ekmek ver.
Bırak ekmeği de hadi kalkalım nöbete. Turan, hadi.
-Afiyet olsun. -Cümleten afiyet olsun.
-Afiyet olsun. -Afiyet olsun.
Turan, buradan, Turan.
Yeni taşındık ya, bilmiyorum neresi neresi.
(Gerilim müziği)
Ne arıyorsun Halil İbrahim?
Bir şey aramıyorum dayı.
Her yerin bir zaafı vardır. Her insanın olduğu gibi.
Bu kadar insanı topladım buraya güvende olsunlar diye.
İşte bu da senin zaafın.
Sevdiklerine zarar gelir korkusu.
Yersiz bir zaaf değil dayı.
En azından düşmanlarımdan korkmuyorum.
Sevdiklerime zarar gelmesinden korkuyorum.
Halil İbrahim.
Kardeşim, git iki lokma bir şey ye, hadi gözünü seveyim.
Hadi, burası bizde zaten, hadi.
Ağalar, bunlar o kadar akılsız adam değiller.
Ne zaman geldilerse zayiat verdiler.
Bugün de onları bekleyeceğimizi düşünürler.
Hele Zeynep'in burada olduğunu duydularsa hayatta gelmezler.
Vallahi bence de Osman haklı.
Ha, biz evlerine çöktük diye jandarma gönderirler mi orasını bilmem.
Onlar jandarmaya gitmez.
(Halil) Jandarmanın gelmesini de istemezler.
Ne yapacaklarsa sessiz yapacaklar. İçeriden yapacaklar.
Halil İbrahim.
Bu Şota, satın alınmış olamaz mı?
Allah Allah!
Ula lastikçi Rüştü'yü vurdu da Halil İbrahim'i kurtardı ya Turan.
Belki yeni bir pazarlık döndü.
Madem öyle Turan, bu zamana kadar niye bekledi?
(Temel) Niye birimizden birisine sıkmadı bu adam?
Ulan adam içeriden deyince ben de bir fikir ürettim.
Senden mi şüpheleneyim, benden mi, bu Bal Osman'dan mı?
-Ula ne vuruyorsun ikide bir Turan! -Birbirinizden şüphelenin diye söylemedim.
Bir yol bulacaklar.
O yolu bizim onlardan önce bulmamız lazım.
Ben bir iki lokma bir şeyler atıştırayım.
Siz de arazinin her tarafına bakın. Evin içine, dışına, her yere.
İyi dedin kardeşim, hadi sen git ye. Burası bizde.
İyi uşaklar, ben camlı bahçenin oraya gidiyorum.
-Tamam, burası bende. -Hadi.
Hayret bir şey ya.
-Abi, öleceksin. -Tamam, sakin ol, ölmem.
-Abi, sağa kaydır. -Tamam, sakin ol.
Dinle kardeşini bak, hah. Oradakiler daha çok, onları topla.
-Aa! -Aa!
Bu da son oyundu. Tamam.
Uyku saatiniz geçeli çok oldu.
Hadi bakalım, şimdi Sakine halanız sizi yatırsın...
...güzel de masal anlatsın, olur mu?
-(Fikret'in kızı) Baba. -Söyle bir tanem.
Annem ne zaman gelecek?
Gelecek kuzum, gelecek.
Sarıl bakayım babaya kocaman.
Oh!
Hadi iyi geceler.
Gel oğlum, paşam.
Hadi Allah rahatlık versin.
Önce ne yapıyoruz? Dişleri fırçalıyoruz, değil mi?
(Fikret'in oğlu) Ya ben fırçalamasam olmaz mı?
(Sakine) Olmaz, sonra dişlerin çürür. Elma falan yiyemezsin.
(Fikret'in kızı) Hangi masalı anlatacaksın bugün Sakine hala?
(Sakine) Hangi masalı anlatayım?
(Gerilim müziği)
Abi.
Nereye gidiyorsun? Ben de geleyim mi?
Hayırdır, o nereden çıktı?
Abi, nereye gideceğini biliyorum. Bak, tek gitme, ben de geleyim.
Geç şöyle otur.
Evet.
Ne biliyormuşsun, nereden biliyormuşsun, anlat bakalım.
Anlatacağım abi ama sen de söz ver, gideceğin yere beni de götüreceksin.
Sen sözünü tutarsın, çok iyi biliyorum.
Bir yere kadar gideceğim. Oraya kadar sen götüreceksin beni, söz.
Anlat şimdi.
Halil İbrahim'i öldüreceksin abi, Levent abilerin evinde.
-Kim söyledi bunu? -Öbür evden duydum.
-Kimden? -Tamer abimden.
Başka ne öğrendin?
Sen bu işi yaptıktan sonra biri daha ölecekmiş.
Kim olduğunu Tamer abi söylemedi. Bence o da bilmiyor.
Bilse bana söylerdi.
Peki.
Şimdi sen de bana bir söz ver ki...
...sözümde durayım, seni yanımda götüreyim.
Tamam, söz abi.
Birincisi, karşındakini dinlemeden...
...senden ne istediğini öğrenmeden asla söz verme.
Abi, haklısın da sen ne istersen iste, bilmeme gerek yok yani.
Neyse. İkincisi.
Bak...
...sana her ne kadar bu işlere girme, belaya bulaşma...
...sakın eline silah alma, kimseyi vurma desem de...
...hayat seni ne noktaya getirir bilmiyorum.
Ama hayatta bazı anlar vardır.
Tercihler yapman gerekir.
İşte o tercihler seni her ne kadar zorlarsa zorlasın...
...sen önce adam olmayı tercih et.
Mert olmayı tercih et.
-Söz mü? -Söz abi.
Bu dediklerimi şimdi anlamıyorsun da...
...bir gün gelecek çok iyi anlayacaksın.
Hadi şimdi kalk, beni o dediğin yere kadar götür.
Sonra geri döneceksin.
Abi, ben sensiz dönmeyeceğim.
Konuşuruz orada, konuşuruz.
Yaran mikrop kapmış.
Bakayım.
Ateşin de var biraz.
Sen şimdi güzelce dinlen. Yarın antibiyotiğe başla, tamam mı?
Hem gece seni öldürecekler diyorsun hem de antibiyotiğe başla diyorsun.
Eğer hayatta kalırsan ilaca başla diyorum.
Mikroptan ölmem herhâlde.
O kadar emin olma. Hayatımda çok mikrop var, biliyorsun.
Evet, var, farkındayım.
Fikret abim başkadır, Fikret abim farklıdır diyordun ama gördük.
Fikret abim hakikaten başkadır.
O çağırmadı jandarmaları, hatta Ayşe'yi, yani karısını evden kovdu...
...sen benim şerefimi nasıl iki paralık edersin diye.
Sen beni öptüğünde jandarmaya gerek yok...
...çeker vurur diye düşünmüştüm ama...
Demek ki acısını karısından çıkarmış.
O da tuzu biberi oldu demek ki.
O an aklına öyle bir şey nasıl geldi?
Gerçekten delisin, biliyor musun?
Biraz da Levent peşimi bıraksın diye yaptım.
O bana karım karım dedikçe ben gerçekten çıldırıyorum.
Nikâh defterine imza atmak yerine geber yazdım...
..."Ama olsun, Zeynep'in el yazısı." diyormuş.
Bu arada abimle konuşmuşsunuz ya...
Evet.
Yani bir teklifte bulunmuş, gel damadımız ol falan demiş.
Evet, dedi.
Sen ne dedin peki?
Bir şey demeye fırsat kalmadan tutuklandık zaten.
Eğer tutuklanmasaydın ne derdin?
(Gerilim müziği)
Halil İbrahim...
...ben bu aşağıya baktım.
Fıçılar var, şişeler var ama başka bir şey görmedim.
Tamam kardeşim, ben de bir kolaçan ederim biraz sonra.
İyi o zaman, ben dışarıdayım.
Sen de uyu, iyice dinlen. Sonra nöbete gel ha.
Ben bu Turan'a güvenmiyorum. Uykuya dayanamaz o.
-Tamam. -Hadi.
Hadi sen de dinlen.
Bak, yoldaşların gelir biraz sonra, nöbete kaldırırlar seni.
Seni benden ayırmıyorlar. Kadın, yaralı fark etmiyor onlar için.
Ne güzel.
Ben hazırlıklıyım zaten, silahım yanımda.
-İyi geceler. -İyi geceler.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
Ev burası.
İleride, arkada olmalı giriş.
(Tuncay) Nereden abi?
Buradan, sağdan içeri doğru gir.
(Gerilim müziği)
-Abi, ben de geleceğim. -Bir anlaşma yaptık Tuncay.
Söz verdin. Yarım saat beni bekleyeceksin.
Gelmezsem direkt eve döneceksin.
Tercih senin.
Göreceğiz bakalım adam mısın, değil misin.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Köpek havladı)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Bülent Temür...
...Büşra Taşçıoğlu - Sunay Temür - Hatice Başpınar
Editör: Beliz Coşar
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.