All language subtitles for Ru S01E05 1080p GAiN WEB-DL AAC2.0 H264-TURG_track3_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sen açtın mı kız süslü, aferin sana, aferin.

Yavrum benim, yavrum.

Gülten, Gülten bu yumurtaları ne yapayım?

Ben olmasam bir yumurtayı bile haşlayamaz kızlar.

Gülten, Gülten bunlar taşıyor.

Öldün bensiz, öldün.

Kıs altını taşıyorsa.

Evet, doğru.

Hadi bir oyun oynayalım.

-Oyun mu, şimdi mi? -Oyun oynamanın zamanı mı olur?

Tamam, ne oyunu peki?

Biz Seda'yla buna şıkça sorulan sorular diyoruz.

Şıkça? Kötü kelime oyunu.

Yok, bak dur. Bekle, şöyle.

Birbirimize Seda'yla sorular soruyoruz. Ama şıkları da veriyoruz.

Mesela, şöyle.

Aşık mısın? A, evet. B, hayır, C, bilmiyorum.

A, şıkım.

Bak böyle, daha başlamadık. Örnek verdim.

Soruyorum.

Çocukken en büyük korkun.

A, köpek. B, karanlık.

-Yani ben bunların hiçbirinden korkmam ki. -Çok havalısın.

Sıra sende.

Tamam, peki sen en çok hangisinden korkardın?

A, böcek.

B, diğer.

Diğer mi?

Diğer ne? Uzer çok kolay. B tabii ki.

Sana bir şey itiraf edeyim mi?

Çocukken en çok annemden korkardım.

Uzer, köpek geliyor.

-Hayır, hayır. Yapma. -Yapacağım.

Yapma.

Ne oluyor?

Ne oluyor?

Gençler eğleniyor. Bu da muhtar gibi. Hadi gel içeri, hadi.

A, Tümsek abi. -Ne oldu?

Gel benimle, gel. -Tamam.

Evet beyler! Şimdi geldi. Bu güzel levreye 150 diyorum.

-Yaz. -150 geldi.

-155. -155 geldi.

-160. -160 geldi.

-165. -165 geldi.

-170. -170 geldi.

-75. -75 geldi.

-80. -80 geldi.

Sen nereden çıktın lan?

Hoş geldiniz Reyan Hanım. -Merhaba.

Yazdım güzel kardeşime burayı 80'den.

Günün ilk kalamarı.

Sabah suyunu 120 dedim. -Sırf kalabalık, aman ha.

-Yaz. -120 geldi.

-125. -125 geldi.

-130. -130 geldi.

-143. -143'ten yazdım güzel kardeşime.

Lan oğlum millet beşer beşer arttırıyor. Niye 143 diyorsun?

Abi adam arttırırken belli bir örüntüyü takip ediyordu.

140'ta duracaktı zaten.

Ne örüntüymüş be arkadaş. Sikeceğim örüntünü ha.

Mavraki. 70 diyorum.

Bakın levrek ayarında bir balıktır.

Pırıl pırıl sabah suyudur.

Şimdi geldi. -92.

92'den yazdım güzel ablama.

Barbun. 2 kilo.

205 diyorum. -Yaz.

205 geldi.

-Mavrakiye de 92 verdiysek... -210 geldi.

...artık gidebiliriz. Hadi bakalım.

-215 geldi. -220.

220 geldi.

Hayatta kimseye güvenmeyeceksin arkadaş.

Güvenince ne oluyor?

Gidiyor mavrakiye 92 lira veriyor.

Mavraki ne lan?

Kediye versen yemez.

Dönünce beni bırak.

Şefim daha var.

Dönünce beni sağda bırak. İneceğim ben.

Abi nasıl gideceksin?

Yürüyerek.

Al.

Bu ne olacak?

Ben mutfağıma mavraki sokmam.

Hele hele 92 liraysa hayatta sokmam.

Ru'ya mı? -Neden sordun?

Hava çok güzel.

Rüzgar da yok.

Deniz?

Çok güzeldir.

Benden ne zaman etkilendin? A, Bostan'da. B, doğum günümde Ru'da. C, iskelede.

D, Tümsek'i ikna ettiğimde. Ve E, senin doğum gününde hediyemde.

-Dur dur, takip edemiyorum F. -Hiçbiri mi ya?

Hayır, hepsi böyle belli bir an yok.

Hepsinin toplamı gibi.

Giderek etkilendim.

Peki, aynı soru senin cevapla.

Bostan'da. İlk kez seni gördüğümde.

Doğrudur.

İlk görüşte çarparım.

Gel buraya.

Annenden neden korkuyordun?

Her şeye hatırlaman ne kadar berbat bir şey ya.

Peki şıklar ne?

Şık yok.

Bu hiç şık olmadı ama Uzer.

Ben annemin bakışından korkuyordum.

Bir hata yaptığımda annem bir bakar böyle ama öyle bir bakar ki...

...sanki bütün zırhın paramparça olur.

Sonra da bir başlar konuşmaya ama...

...kelimeleri böyle böyle böyle ok gibi saplar.

Sıra bende.

Tamam.

Yemek yapmayı neden seviyorsun?

A...

Yemek yemeyi sevdiğin için.

B...

İnsanları mutlu etmek için.

Annem hasta olduğu için başlamıştım aslında. Diyeti için.

Sonradan kafamdaki sesleri durdurduğunu fark ettim.

Sevdim işte.

Ama daha önce 92'ye alınan mavrikeyi hiç pişirmemiştim.

Bir şey mi oldu?

Yok bir şey yok.

Sıkıntı yok.

Sıkıldım işten.

Ya zaten belki beraber son yazımız, ikiniz de girdiniz bir olaylara.

Bir şey diyeceğim. Beraber tatile mi çıksak?

Sen ben.

Belki Uzer de gelir yani. İşi yoksa.

Hem zaten abi Urla'da oturuyoruz diye de yani tatile çıkmamak çok saçma bence.

Ya tatil gittiğin yer değildir ki.

Böyle kafamız dağılır. Ben kamp yaparız diye düşündüm.

Benimkinin tepesine bir tane portbagaj yaptırırım.

Atarız çadırları.

Ne dersin?

Uzer'le seviştik.

Ben de yedek çadır da var.

O gece.

Sarhoştuk. Sahildeki barakada.

Karagöl'e gideriz diye düşündüm.

Duydun mu beni?

Bir iki saat sürer maksimum Deniz.

Mete duydun mu beni?

Sana diyorum duydun mu beni?

Kalk. Sana diyorum Uzer'le seviştik diyorum.

Bir şey de.

Sana diyorum bir şey desene. Küfret. Bir şey de.

Bir şey de oğlum bir şey de. Mahvettiniz de. Hayatımı siktiniz de.

Bir şey de. Ne olur bir şey de. Bir şey de Mete.

Sen de vur bana.

Vur bana.

Mete.

Mete ne olur bir şey de.

Mete.

Bana bir şey de.

Ne oluyor lan?

Hayırdır?

Mete ne yapıyorsun oğlum?

Tamam Mete.

Tamam aslanım. Tamam.

Merhaba, Emir Karadişinler beni bekliyor.

Bilgimiz var efendim. Birinci kat, üç numara.

Tamam.

Emir, ne yapıyorsun sen ya?

Reyan Hanım.

Sileceksin onu değil mi?

Bu kıyafet ne böyle çiçekli miçekli kıyafetler?

Genç kız taklidi mi yapıyorsun?

Sileceksin Emir.

-Yoksa? -Ne?

Ne yaparsın?

Silmeyeceğim diyorum videoyu. Söylesene kızım. Ne yaparsın?

Ulan inanılmazsın be. Hakikaten be.

İnsan çıtasını bu kadar düşürebilir ancak.

Benden sonra bula bula bu veledi mi?

İğrençsin ulan. -Sensin iğrenç.

Ben seni Melis'le bastım be. -Melis mi?

Melis kim? Hangi Melis ya?

Bir video var mı elinde? -İnanamıyorum.

Utanmaz hayvan. -Utanmaz. Ben utanmazım öyle mi?

Dur ben sana göstereyim utanmaz kim?

Ulan kumda oynaşıp gelmiş. Bana hesap soruyor.

İzle şunu. -Görmek istemiyorum.

-İzle. İzle şunu! İzle! İzle şunu! -İzlemek istemiyorum. İstemiyorum!

Yaparken iyi, izlerken mi zoruna gitti.

Şuna bak.

Bittin kızım sen.

Sana bir şey söyleyeyim mi?

Sen öyle bir şey yaptın ki bitireceğim ulan seni.

Bitireceğim, hayatını sikeceğim senin.

-Bana bunu yapamazsın. -Yaparım.

-Yapamazsın bana. -Bu sil dediğim video var ya.

Bu ne biliyor musun? Bu kanıt bu kanıt.

-Bana hiçbir şey yapamazsın. -Kanıt. Bitireceğim ulan seni.

-Yapamazsın. -Bak öyle şeyler yapacağım ki.

Sana öyle bir tazminat davası açacağım ki.

Hayatını alacağım ulan elinden. Hayatını! Donuna kadar alacağım. Donuna! Donuna!

Pardon ya.

Sen don kullanmıyormuşsun.

Şimdi zaten ilk duruşma usulen olacak.

İkinci davada tanıklar dinlenecek.

Tanıklara bakılacak. Esas süreç, üçüncü davadan sonra başlıyor.

Yani bu böyle hemen bir, iki davada olacak iş değil. Uzun iş.

Ne kadar uzun mesela?

Yani aylar sürebilir. Altı ay falan sürebilir.

-Aylarca mı? -Tabii.

Yani yani. Anne hoş geldin.

-Hoş bulduk. -Merhaba.

Merhabalar.

Aslı da şimdi geldi, kendisi benim boşanma avukatım.

Öyle mi? Memnun oldum.

Nihayet boşanmadan memnun olacak birini bulmuşsun.

Kolay gelsin size.

Kusura bakma Aslı.

Valla ben çok alışığım, hiç dert etme.

Peki neyse konuştum diyordun.

Konuştum evet. Karşı dava açmak istemiyorlar.

-Gerçekten mi? Vaz mı geçtiler? -Hayır.

Tazminat davası açmama karşılığında uzlaşmak istiyorlar.

Uzlaşmak derken?

Ru'nun çoğunluk hisselerini.

Nasıl ya hayatta olmaz. Açsınlar o zaman ne açıyorlarsa.

Reyan çok daha fazlasını kaybedebilirsin.

Yok yok. Ru'yu alamayacak, mümkün değil.

Başka bir yolu vardır ya.

Anneme devretsem, zaten onun parasıyla açmıştık.

Yapabilirsin tabii ama bunu bu aşamada yaptığın için mal kaçırma gayesiyle...

...yapıldığı iddiasıyla işlemin iptali için de dava açabilirler.

İnanamıyorum ya. Mutlaka bir yol olmalı.

Elimizde kayıt olsa.

Sen şu güvenlik kameralarına bakacaktın. -Baktım, silinmiş.

Kayıtlar sadece 15 gün geriye gidiyor. -Kötü olmuş bu.

Peki bir şahit bulsak?

Olmaz Aslı.

O zaman geriye sadece istedikleri hisselerin parasını ödemek kalıyor.

Öyle bir param yok ki.

Annenden istesen.

Nasıl isteyeyim Aslı?

Haklısın.

Benim bir davaya yetişmem gerekiyor.

-Şimdi mi? -Maalesef.

Bak.

Zaten normalde marka değeriydi, şeflikti, şuydu buydu derken...

...yüzde elli hisse alma olasılıkları vardı.

Sen sadece yüzde bir daha vereceksin.

Öyle düşün. Tamam.

Hadi. Haberleşiriz.

Hadi.

Oha, Uzer.

Bayağı iyi görünüyor yalnız.

Sonunda yaptın, helal olsun gerçekten.

Uzer çok güzel görünüyor.

Şefe yol açın evladım.

Buyur şefim.

Açılın.

Olmamış.

Evet, herkes içine, hadi.

-Devam, devam, devam. -Tamam, tamam evet devam ediyorum.

Bu senin kadın tam manyak ya

Ne oldu?

Sabahtan beri yok bakacaktı Deniz Hanım güvenlik kamerasına...

...yok bulundu mu? Falan filan.

Baktı, göremedi deseydin sen de. -Asıl bomba?

Merhaba Reyan Hanım. -Selam Özlem.

Denizciğim, sigaran bitince odama kadar gelebilir misin lütfen?

Kızım, ne biçim davranıyorsun patrona?

Manyak mısın?

Denizciğim, gel.

Az önce size yanlışlıkla kulak misafiri oldum da biri bir şeyini mi kaybetti?

Öyle sanmış ama bulmuş sonra.

Peki senin kamera kayıtlarına bakmanı mı istemişti?

-Evet. -Bakabildin mi?

Baktım.

Şifreli değil miydi o görüntüler?

Çok ısrar etti.

Sizi aradım ama ulaşamayınca da...

İşte defterinize baktım. Güvenlik kamerası olduğu için...

...gizli saklı bir şey olduğunu düşünemedim.

Var mıymış gizli saklı bir şey?

Neyi soruyorsunuz Reyan Hanım?

Uzer'le seviştiğinizi görüp görmediğimi mi?

Gördüm.

Ne yaptın sonra?

-Ağladım. -Denizciğim ben bilmiyordum...

Bir saniye ne kadar önemliymiş değil mi Reyan Hanım?

Ne çok şey değişiyormuş insanın hayatında.

Deniz, Emir'e videoyu sen mi gönderdin?

Ben gönderdiysem ne yapacaksınız? Kovacak mısınız beni?

-Yok hayır. -Kovulmak bana ceza olacak yani.

Öyle mi olacak Reyan, Reyan Hanım, Reyan abla?

Sen benim ağzıma sıçtın be. -Ben ne yaptım ki ağzına sıçacak?

Bana bunları ne hakla söylüyorsun? Aşıksın diye mi?

Çünkü bu dünyada bir tek sen aşık olabilirsin öyle mi?

Senden ne farkım var benim?

Benden.

20 yaş kadar farkınız var.

Reyan Hanım.

-Deniz. -Siktir git Uzer.

Deniz bir şey söylesene.

Deniz bir şey mi oldu?

Oldu, oldu. Ben 6 yaşındayken oldu.

6 mı?

Okulun ilk günü, o siktiğimin günü, aşık oldum sana.

Bu ne ya? Mete hıyarı bana aşık, ben hıyar gibi sana aşık.

Yok üç yakın arkadaş, siktirin gidin be.

Kadına bak ya, kadına bak. Neymiş efendim, ben mi göndermişim videoyu?

Hangi videoyu?

Reyan'la seviştiğiniz videoyu Uzer.

Oğlum sen niye sevişiyorsun ya benimle?

Neden yapıyorsun bana bunu?

Niye sikiyorsun benim hayatımı?

Madem annen yaşındaki kadına aşıktın, niye sikiyorsun lan beni?

Niye beni mahvediyorsun?

Yıllardır sana aşık olduğumu anlamadın mı? Örüntüleri çözemedin mi dahi Uzer?

Senin beynini sikeyim ben.

-Deniz. -Dokunma bana, sakın, sakın dokunma!

Deniz özür dilerim.

Sen git Mete'den özür dile.

Mete'yi üzdük oğlum biz.

Mete'yi.

Senin kardeşini.

Biz ikimiz Mete'nin anasını siktik be.

Aşk neymiş arkadaş böyle ya?

İnsanlığımızdan çıktık be.

Uzer!

Uzer oğlum.

Oğlum

Uzer. Uzer oğlum.

Oğlum. Oğlum. Sakin.

Uzer. Uzer, iyi misin? İyi misin? Uzer.

Evet canım.

Yok, her şey normal.

Uyanınca söylerim. Tamam.

Uzer, geldin mi kendine?

Korkuttun bizi biraz.

-Ne oldu? -Bir şey yok.

Tansiyonun düşmüş sadece. Nasıl hissediyorsun kendini?

-İyiyim, ben bir şeyim yok. -Dur, dur, dur.

Serumun bitince çıkacaksın, acele etme.

Annene haber vermemi ister misin?

Yok, iyiyim ben.

Mutfak?

Tümsek şefin kesin talimatı var. Buraya gelmeyecek, diyor.

Uzer, Deniz haklı.

Kızmakta, bana söylediklerinde haklı yani kız. Dur.

Ama en çok neden biliyor musun?

Sana aşık olmakta haklı.

Reyan.

Çıkar beni buradan.

Tamam.

Uzer, iyi misin?

Bak, ben Ru'da olacağım.

Bir şey lazım olursa ara beni, tamam mı? -Ru mu? Bu saatte neden?

Öyle, son bir... Neyse.

-Reyan, bir şey mi oldu? -Yok, yok. Önemli değil.

Sen sadece dinlen şimdi.

Sonra Mete'ye git.

Ne?

Sonra konuşuruz.

Hoş geldin Uzer'cim.

İyi akşamlar Ahmet amca.

Mete'ye bakmıştım ama.

Gelmedi daha.

-Nereye gittiğini söyledi mi? -Bugün hiç görmedim.

Takılmıştır bir yerlere.

Ya da yine bozmuştur arabayı, tamirhanede uğraşıyorlardır.

Zaten biz tamirciye çalışıyoruz, evladım. Gel, otur.

Hoş geldin Uzer. Üzüm yer misin?

Yok, teşekkür ederim. Ben gideyim. Sağ olun.

Bulurum onu. -Sen bilirsin.

Geldiğini söylerim. -Tamam.

Hikmet abi?

Mete?

Siktir, siktir.

Tümsek abi? -Ananı sikeyim!

Uzer, ödümü kopardın be. Ne işin var lan senin burada?

Al şunları, al.

Niye korkutuyorsun oğlum beni?

Yok abi, ben seni bekliyorum.

Reyan'dan haberlerini aldım.

İyi misin?

İyiyim.

-Al bakalım. -Yok abi, ben içmeyeceğim.

Öyle bir şey yok.

Madem gecenin bu vakti buraya kadar geldin, içeceksin.

Evet, anlat bakalım.

Neyi anlatayım?

Ne demek neyi anlatayım oğlum?

Bayılmalar, krizler, nöbetler, ha?

Suratın da bok gibi. Ne olduysa anlat.

Ya abi...

Mete, Deniz.

Konuşmuyorlar benimle. Ya sıçtım özetle.

-Sence niye sıçtın? -Senin yüzünden.

Ha siktir lan, niye benim yüzümden sıçıyorsun?

E sen öyle söyledin.

Duyma, yaşa, hisset.

Yalan söyleme lan. Lan ben öyle bir şey söylemedim.

Güzel.

Duyma, yaşa, hisset.

Kalbinin götürdüğü yere git.

Böyle söyledin.

Doğru, böyle söyledim.

Şu yüzüme bir bak benim, ne görüyorsun?

Nasıl yani?

Oğlum yüzüme bak, ne görüyorsun?

Yani sabahları saçının sağ tarafı bozuk oluyor.

Demek ki o tarafa doğru yatıyorsun.

Bir de uykunu alamadığın zaman gözün seyiriyor. Böyle küçücük.

Mesela bak şimdi de seyirdi. Demek ki uyuyamamışsın.

Yani yatmışsın ama uyuyamamışsın.

Bir de sağ kulağın daha az işitiyor.

Verandaya çıkarken beni duymadın.

Bu şimdi görmek mi oluyor?

Evet.

Ha siktir lan.

Sen hiçbir şey görmüyorsun oğlum.

Peki ben hiç uyuyamıyorum.

Niye uyuyamıyorum? Onu görüyor musun?

Göremezsin.

Göremeyince de sıçarsın. Benim gibi.

Bir gece evine gelirsin.

Evde şöyle bir mektup bulursun.

Gidenin arkasından böyle mal gibi bakar kalırsın.

Ama sende umut var.

Nasıl umut?

Sıçtığını anladığında bayıldın ya.

İşte insan olduğun belli oldu.

Ya.

Hey gidi Uzer efendi hey.

Beyin süper. Mantık şahane.

Kalbini koy deyince çiçekler, böcekler...

...canımlar, cicimler olacak sanıyorsun değil mi?

Hayat öyle değil oğlum. Olmaz.

Evet.

Biz fani insanların dünyasına hoş geldiniz majesteleri.

Çak.

Aç.

-Anlamadım. -Radyonun sesini aç.

Bayılıyorum ya bu adamlara.

Gerçekten bayılıyorum.

Hayatta müziksiz kalmayacaksın Uzer.

Bak müzik hayattır.

Hayat yemek gibiymiş.

Demektir ki müzik de yemek gibiymiş.

Çaktın mı dahi çocuk?

Yani?

Yanisi şu ki duygular bir pakettir sevgili kardeşim.

Acısı da var, tatlısı da var, tuzlusu da var, ekşisi de var.

Çaktın mı?

-Çaktım. Bu da bir yemek gibi. -Aynen.

Yani ne diyor? -Ne diyor?

Vicdan azabı çekiyorum diye üzülme.

Vicdanın var diye sevin.

Hem de sabaha kadar sevin.

Çaktın mı?

İnsansın.

Çak.

Yavaş, yavaş lan.

İnsansın dedik. İnsan gibi iç.

Dinlenmen lazımdı.

Dinlendim zaten.

Sana çok aşığım.

Çok değil birkaç ay önce bana...

...bunlar başına gelecek, bunları yaşayacaksın deseler saçmalamayın falan...

...derdim herhalde.

Aldatılacaksın, boşanacaksın.

Sonra bir anda aşık olacaksın.

Ru'yu ayakta tutacaksın.

Yeni şef bilmem ne, bilmem ne.

Sonra saçma bir videodan Ru'yu kaybedeceksin.

Onun videosu yok, senin var.

O, ispatlıyor.

Harika.

O zaman Ru onun.

Siz Reyan Hanım.

Bende video yok.

Tüh.

Suçlu sizsiniz.

Ne güzel iş değil mi?

Neden gülüyorsun?

Çünkü yanlış.

Ne yanlış?

Ru'yu alamazlar.

Bizim videomuz varsa, onların da videosu vardır.

Evet ya.

Büyük oyunu bozdun.

Keşke, silinmiş onlar canım.

Ben geri getiririm.

Nasıl ya?

Yani teknik olarak mümkün.

-Gerçekten mi? Bak şaka yapma bana. -Yapmıyorum.

Eğer bana sunucuya erişebileceğim bir bilgisayar gösterirsen...

Ciddi misin?

Evet, aslında bayağı kolay.

Çünkü sunucuya bir kere kaydedilmişse, üzerine kayıt yapa...

Hadi gel, gel. Gel.

Oluyor mu?

Evet evet, bakıyorum.

Yapabiliyor musun?

Getirdin gerçekten.

Orospu çocuğu ya.

Biraz ileri sarsana Uzer.

Biraz daha.

İnanamıyorum ya. Kaybettik Ru'yu.

Allah kahretsin bitti işte her şey. -Reyan dur, bir dakika tamam.

Sakin ol, dur.

Reyan yani başka bir şeylere bakarız.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.