All language subtitles for Ru S01E01 1080p GAiN WEB-DL AAC2.0 H264-TURG_track3_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Kızlar, şu çocuk bize mi bakıyor?

Bu şey ya, bostandan. Bir saniye bir sorun mu var?

Ben bir bakayım. Hemen geliyorum.

Burada ne işin var?

Bak böyle kafana göre gelip gidemezsin buraya.

Tümsek abi dedin. -Tümsek abi kim Uzer?

Sen beni mi anlatıyorsun birilerine? -Bir dakika...

Benim başımda bin tane derdim var, tamam mı?

Aşkla yapılmış bir şey değil, zaten bir şey de olmadı.

Böyle yarım yamalak, saçma sapan bir şeydi.

Bir şey hissetmiyorum sana.

Hissetmedim.

Hissetmiyorsun.

Bir kendi yaşına bak, bir bana bak.

Tamam, ver onu bana.

Git şimdi.

Kusura bakmayın.

Hallettik.

-Ne kadar güzelmiş. -Ne?

Domatesler.

Ya Nurgül ya.

Al canım.

Çok sararmış duruyor.

Rende çok iyi kızlar.

Anne.

Dahi bey, kaç dakikada bitirdin sınavı?

22 dakika 18 saniye.

Of be, of be.

Kardeşim bilgisayar mühendisliğini en hızlı kazanan adam oldun ha.

Ya bunu bilemeyiz.

Sizin nasıl geçti? -Valla benimki öldürmez.

Benimki de güldürmez.

Annem arıyor.

Anne?

Çıktık işte. Güzel geçti.

Hayır anne olmaz öyle şey.

Anne. Hadi hadi. Deniz gel.

Anne bir dur tamam kendi başına yapma, biz geliyoruz.

Bir şey mi oldu annene?

Söyle, bir şey mi olmuş?

Bunlar şahane olmuş.

Beğendiniz mi Reyan Hanım?

Afiyet olsun.

Emir duymasın.

Hayırdır neyi duymayacakmışım?

Emir şefim.

Çok güzel şeyler hazırlamış da Melahat abla, onu konuşuyoruz.

E o zaman biz de dizelim kürdana bir şeyler.

Koyalım menüye Reyan'cığım.

Sen bakma ona yine bir şeye gerilmiştir.

Bak.

Şahane olmuş diyordum.

Doyamıyorum şahsen ben.

Reyan Hanım domates de kalmamış.

İstediğin domates olsun ya Meloş.

Ben sana alır gelirim.

-Anne. -Hadi nerede kaldınız çocuklar ya?

-Yürüyün. -Dur kalma ne yapıyorsun?

Bırak. İyiyim ben hastane bastı, çıkıyorum.

Birkaç saat sonra doktor çıkaracaktı bak sandviçini de yememişsin.

Uzatmayın hadi. -Çıkarmazlar ki kanka.

Başlatma kankana.

Tamam, çaktırmadan çıkartalım Aylin teyzeyi.

Hemşire var.

Ben oyalarım, siz gidin. -Yürü.

Çok pardon. Sizin kadar güzel gülen bir hemşire var mı?

Teşekkür ederim.

Teşekkürlük bir şey yok. Ben çok teşekkür ederim.

Gerçekten ufkumu genişlettiniz yani.

Bütün üniversite sonucumu tıbba yatırmaya karar verdim.

Güzelce kazanın bizim için. Yakışıklı bir doktorumuz olacak.

-Çok teşekkür ederim. Hoşça kalın. -Rica ederim. Hoşça kalın.

-Geldim. Geldim. -Ne o? Beğendin hemşireyi galiba.

Ne alakası var ya?

Allah Allah. Ben öyle oyalamak için yani.

Ee ne yapıyoruz şimdi?

-Direkt eve geçiyoruz, değil mi kanka? -Yok ya.

Önce yemeklik bir alışveriş yapalım da.

Aylin Hanım güzel bir yemek yesin.

Bu koklama faslı bitecek gibi mi? Yoksa hepsini tek tek koklayacak mısın?

Evet.

Koklayacaksın yani. Neden?

Yani... Bir örüntü var.

Domateste mi var örüntü?

Evet. Doğru domatesi bulmak için.

Çap, şekil, renk...

Bir de koku. Onun da olması lazım.

Ne oluyor öyle olunca?

Güzel oluyor.

Domatesler.

Bulamazsan kötü mü oluyor?

Yok. Kötü değil.

Daha az güzel.

Ne kadar daha az? Mesela yüzde sekiz, yüzde elli o kaç?

92.

Ya senin hayatın ne kadar zormuş ya. Benim biraz acelem var da.

Bir izin verirsen bu 92'liklerden iki kilo alayım mı?

Evet.

Hayırlı işler.

O zaman bir tane iç anne.

Tamam.

-Anne. -Yakalandık.

Abi niye izin veriyorsun?

Abi beni dinlemiyor ki.

Ben sadece Türkçe rap dinliyorum.

-Anne hiç komik değil, söndürür müsün? -Sigara yasak.

Her şey yasak. Ne anladım ben bu işten?

Al, bak. Söndürüyorum, al. Söndürdüm bitti.

Güler yarın börülce günü, uğramayı unutma.

Tamam abi.

Oh be, insanın evi gibisi yok valla.

Aylin teyzem ne yapalım, yatıralım mı seni?

Yok yatmam, çok sıkıldım artık yeter.

Kanka ekmeği arabada unuttum hemen alıp geliyorum.

Tamam.

Su isteyen? Aylin teyzem?

-Olur, alırım bir bardak canım. -Uzer.

Yok, ben istemiyorum.

-Sağ ol canım. -Afiyet olsun Aylin teyzeciğim.

Söyle bakayım nasıl geçti sınavın?

Valla güzel geçti, fena değildi.

İyi, Mete'ninki nasıl geçmiş acaba?

Mete'nin ne yaptığını kimse bilmiyor Aylin teyze.

Geldi bizim deli.

Uzer. Kimdi o kadın?

Kim?

Bu bostanda konuştuğun kadın.

Tanımıyorum.

Tanımıyorsan niye öyle uzun uzun konuştun bakayım?

Hiç, öyle domates filan.

Domates filan?

Neymiş o filan?

İnanılmaz ya, çocuk gibi.

-Ne oluyor yine? -Baksana Aylin teyze, köşelerini yemiş.

-Ya adettendir o. -Adet, beş yaşında çocuk adeti.

Adetin yaşı olmaz. Kardeşim 347 çarpı 913.

316811.

Bayılıyorum buna yapmana.

-Aylin teyze. -Anne.

Karışmayın anneye ya.

-Aman Mete ya. -Karışmayın Mete'ye.

Anne söndür şunu.

İyi, tamam söndürüyorum.

Sen cevap ver bakayım, filanı anlatıyordun.

Filan ne?

Bostanda bir kadınla konuşuyordu ya.

Kim o kadın, ben görmedim.

Sen telefonla konuşuyordun. Kanka hakikaten kimdi lan o kadın?

Abi tanımıyorum.

Domatesler filan konuşuluyordu.

Filan.

Filan filan. Kanka neydi o filan ya?

Kardeşim.

Yumurta yanıyor. Oğlum yaktın yumurtayı.

Yandı ya denatüre oldu artık.

Yenmez bu.

Beni de arayıp duruyorlar ya. Benim kafeye gitmem lazım.

Ben seni götüreyim. Babam çağırdı zaten.

Bağa uğrayacağım. Aynen -Süper olur.

Bir şey yemeden mi gideceksiniz?

Ben kafede atıştırırım zaten Aylin teyzem. Bu da zaten dünyaları yedi.

-Ayıp ediyorsun he. -Hadi kaçtık biz.

Görüşürüz Aylin teyzem.

Şey Tümsek abiye uğrayacak mısın? -Uğrayacağım.

-Tamam. -Hadi görüşürüz.

-Görüşürüz. -Güle güle.

Uzer'ciğim. Bu ilk defa oluyor.

-Ne? Anlamadım. -Yumurtayı yakmak filan. Hani...

Neyse.

Hadi sen şimdi bir çay koy.

Olunca da bana haber ver. Ben biraz dinleneyim. Tamam mı?

Tümsek abi. Masa dörde iki kaşarlı tost.

Abi.

Duydum kızım. Duydum.

-Abi. -Uzer. Piyangodan mı çıktın oğlum? Gel.

Ulan 50 kere dedim ki...

...arkadaş şu peyniri dilimli alın dedim.

İnadına yapar gibi dilimlemeden tuğla gibi geliyor ya.

Dilimliler çok pahalı oluyor.

-G.t. -Ben de dilimlerim abi.

Bu seninle geçen denediğimiz omlet var ya.

Onu anneme yapıyordum.

İçine kekik turşusu da koydum.

Ama yaktım.

İşte çok düşünmeyeceksin oğlum.

Çok düşünürsen yakarsın.

Kekik turşusu mu?

İyi fikir. Çok iyi fikir.

Aslında menü her ay yenileniyor, neyin mevsimiyse.

Şarap menüsünü de yenilemek, eşlemek falan gerekiyor.

Bayağı da çalışıyorum. Uğraşıyorum yani o eşliğe.

Valla bayağı bayağı kaptın sen bu işi. Bravo.

Şefle yatan sonu iyi kalkar.

Kendini niye küçümsüyorsun?

Ayrıca hala yatıyorsanız şanslı sayılırsınız.

Mümkün değil bu.

Bak bu ikisi kesin beni çekiştiriyor.

Yok ya.

Nurgül de bu Ru'daki şarap eşlemelerini çok seviyormuş da ondan konuşuyorduk.

Aman ne eşlemesi Nurgül?

Duyan da şimdi Reyan şarap yapıyor sanacak.

Yemekler güzel olduktan sonra yanında ne versen gidiyor kardeşim.

Valla bence hiç öyle deme. Ben bunu kaç kişiden duydum.

Aynen öyle. Sen bakma kız kocana.

Bu şefler hep böyle.

Eğer bir başarı varsa bu başarı sadece onlara ait.

Oldu canım.

Yani Ru'nun başarısı tabii ki de Emir'in başarısı.

Adı üstünde şef restoranı.

Hiç kıyamaz kocasına hiç.

Hiç.

Peynir isteyen var mı?

Ben alırım.

Canım.

Emir, sen Selçuk'la Nurgül'e mi bozuldun?

Yok.

Nurgül'ü biliyorsun ya. Dilinin kemiği yok, şaka yapıyordu işte.

Tabii biliyorum. Zevzek.

Hadi ben masayı topladım. Gerisini de sabah Meloş halleder.

Yatsak mı?

Reyan viski içiyorum, görüyorsun değil mi?

Evet.

Bilmiyorum, bu ara gözün şaraptan başka bir şey görmüyor da.

Sorayım dedim.

Yat sen yat. Takılacağım ben biraz.

Tabii.

Bana puanımın tuttuğu her bölüm olur.

Sen?

Valla beklediğim gelirse ben pırıl pırıl işletmemi okurum abi.

Gerisi de umurum dışı yani.

Çok saçma bence.

Şimdi işletme senin gibi bir insana ne alaka ki?

Uzak akraba susturucusu, oğlum işletme.

Bak şimdi kur kafanda.

Tiyatro okusam, resim okusam...

...akrabalar ne diyecek?

Denizciğim bunlar iyi, hoş, güzel ama ileride para kazandırmaz.

Ama işletmenin dokunulmazlığı var. Anladın mı?

-Oha, mantıklıymış lan. -Ne sandın?

Kanka, neyin var oğlum senin?

Uzer.

Çok yaklaştı.

Ne yaklaştı lan?

Her şey.

Gitmek.

Ben ne yapacağım ki gidip?

Siz yoksunuz, annem yok, tek başıma.

Beni tanıyan, bana alışık kimse olmadan. Belki okulu da sevmeyeceğim.

Ay, Uzer içimi şişirdin, Uzer. Anda kalın oğlum biraz ya.

Abi sabah sınava girmişiz, gece konuştuğumuz şeye bak.

Kusura bakmayın ama s..eyim bizim gibi genci yani.

Abi, gelecekle ilgili...

...bildiğim tek şey, bu Deniz, denize girer beyler.

Gelin! Gelsenize!

Viking kızı.

Senin kocan var ya.

Tam bir yavşak.

Öyle deme Seda ya.

Ne diyeyim? Evir mi diyeyim? Ya kızım atlayıp gelsene sen buraya.

Hiç özlemedin mi?

-Valla çok özledim ama bırakamam. -Aman bırakma.

Urla'nın gastronomi prensesi bana, b.k vardı.

Takıldın bir yavşağın peşine.

Yavşak dediğin benim kaç yıllık kocam.

Şunun için bıraktın ya her şeyi. Ben sana hiçbir şey demiyorum.

-Seda. -Ama ona derim.

-Ne derim? -Tamam.

Seda, benim kapatmam lazım.

Aman, iyi kapat tamam. Ararım ben seni.

Olur. Tamam.

Geliyorum.

Geliyorum.

Samet! Neredesin sen?

Senin gelmen akşamı bulur. Alo!

Abi bir yere bir şey götürülecekse ben götürürüm.

Uzer'cim şu iki kasa var. Ru'ya gidecek. -Ru?

Şu bağların üstündeki restoran.

Şunlar değil mi abi? Bulurum ben.

Ha yaşa be.

Dikkat dikkat dikkat!

Dikkat, dikkat, dikkat! Arkandayım! Arkandayım!

Siparişler geldi mi? Şuraya koyabilirsin.

Hangilerinden getirdin?

100'lüklerden mi 92'liklerden mi?

Yani ben seçmedim ama...

Bunlar 100'lük.

İlk defa mı bir profesyonel mutfağa giriyorsun?

İki tane tatlıyı çıkaramadınız. Hadi biraz acele edin hadi!

Bunların ne işi var burada?

Hadi kardeşim, çalışıyoruz. İşi olmayan dışarı çıksın.

Hadi, alın bunları buradan.

-Çap çap! -Yes şef!

Kanka hoş geldin be!

Gel kaynanan seviyormuş, gel.

Tümsek abi nerede?

Yok ya biz de bulamadık.

Kanka bir şey mi oldu?

Yok ya demin tesadüfen Ru diye bir mekana gittim.

Ru mu? Ben biliyorum orayı.

Sahibi sabahları bizim kafeye geliyor.

Her sabah mı?

-Çok tatlı kadın ya. -Tatlı.

Oğlum canım acayip tatlı çekti lan.

Neden acaba?

Neden acaba?

Bir düşünün bak, şimdi bir çikolatalı pasta olacaktı.

Oğlum, yarın doğum gününde dev bir pasta mı yaptırsan?

Hatta sen de böyle içinden yiye yiye çıkarsın olur mu?

-Salak. -Uzer yarın bari kutlayalım bu sene ya.

Evet abi ya. Özel bir gün bugün, doğum günüm senin.

Dünyada her gün 224 bin 640 kişi doğuyor.

Abi herif bütün hevesimizi s... attı ya.

Ananı...

"Welcome aboard." Uzer.

-Şunları hazırla da yiyelim oğlum. -Deniz kestanesi yenen bir şey miymiş?

-Sadece ayağa batan bir şey zannediyorum. -Lan osuruk.

Şu b.ktan şeyi içmeyin demedim mi lan ben size?

Seviyoruz abi.

Seviyoruz abi.

-Reyan Hanım kahveniz. -Çok sağ ol.

-Afiyet olsun. -Selam.

Sabahın bu saatinde siz ikiniz?

Bu tutturdu ya gidelim de gidelim diye.

Kahve içecekmişiz.

Deniz'ciğim dikkat et.

Bu arkadaş kahve çekirdeklerini tek tek koklayabilir.

-Siz tanışıyor musunuz? -Bostanda karşılaşmıştık.

Bir de Ru'da.

Evet ama tanışmıyoruz.

-Reyan ben. Arada H yok. -Uzer.

Ben de Mete. Arada T var.

Ya serseri, ayakta uyuyorsun hala.

Kızım ben normalde gelmezdim de bu herifin doğum günü diye kıyamadım.

-Bugün mü doğum günün? -Yani bugün ama...

Ama kutlamayı sevmez arkadaş.

Nasıl yani parti falan yok mu?

Yani bir yemeğe falan çıkarız herhalde değil mi?

Tamam işte, Ru'ya gelsenize. Ben masanızı ayarlarım.

-Gerçekten mi? -Evet.

Güzel olabilir diyeceğim de. Uzer istemez ki.

Yok, olur, olur. Olur.

-Tamam, akşam bekliyorum o zaman. -Tamam.

Süper, afiyet olsun.

İyi misin lan?

Çok afili be.

-Çok güzel. -Çok güzel burası.

Manzara çok iyi değil mi?

Aman o inci kolyelerimi falan...

Unutmuşum. İyi akşamlar.

-Merhabalar. -Hoş geldiniz.

Reyan Hanım bizim için rezervasyon yaptı.

Biz de sizi bekliyorduk. Buyurun lütfen.

İyi akşamlar.

Abi her şey o kadar güzel görünüyor ki. Ne söyleyeceğiz biz ya?

Arkadaşlar ben böyle durumlarda en pahalısına bakıyorum.

En pahalısının bir altındaki söylüyorum.

Bu formülle bugünlere kadar geldik.

Yalnız menüde fiyat yazmıyor kardeşim.

S.çtık o zaman.

Abi eğer bir menüde fiyat yoksa, o zaman hesap gelince gözyaşı vardır.

-İmza tabağı. -Ne abi?

Ben şefin imza tabağını istiyorum. Ege'nin Kokusu.

Benim kardeşim imza tabağı istiyorsa o tabak gelir buraya.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Arada H olmadan Reyan Hanım.

Ya ben bu özel isminizin anlamını çok merak ettim.

Ne acaba? -Her şeyin evveli tazesi.

Vay, çalışılmış. Şaşırdım.

-Daha çok şaşıracaksınız. -Karar verdiniz mi?

Verdik. Şefin imza tabağından istiyoruz.

Biz istiyoruz ki şef bu masayı imzasına atsın.

Hatta bir kere atmasın değil mi? Üç kere atsın.

Yani bu masa hep Ege koksun.

Aynı zamanda da reşit insanlar olduğumuz için bir şişe de şarap rica edeceğiz.

En pahalı şarabınızın bir altı olanı.

Tamam, o zaman sizlere birazdan üç tane şefimizin...

...imza tabağı Ege'nin Kokusu getiriyorum.

Ayrıca şarap seçiminde çok iyi, doğru formül.

Hemen geliyorum.

Çok güzel kadın değil mi ya?

-Güzel. -Evet evet.

Üç Ege'nin kokusu.

-Hangi masa o ya? -Masa 12.

Reyan Hanım'ın misafirleri.

Reyan Hanım'ın misafirleri mi?

Ulan o ergenler ne anlayacak Ege'nin Kokusu'ndan be?

-Üç Ege'nin Kokusu. Marş! -Yes şef!

-Çok iyi geldi. Daha iyi. -Nasıl?

Doğum günü çocuğu beğendi mi? -Her şey çok güzeldir Reyan Hanım.

Çok teşekkür ederiz. -Yani şefiniz imza atmış diyebilirim.

Yani ben de evet, beğendim. Teşekkürler.

Bu biraz yarım ağız oldu sanki. Bir hatamız, eksiğimiz mi var?

Siz ona bakmayın Reyan Hanım.

Onun kafasında şu an bizim anlayamayacağımız bir sürü olay oluyor.

Evet, evet. O hatta çoktan tarifi falan çıkarmıştır kafasında.

Tabii, tabii. Çıkarmakla kalmamıştır. Eksik bulmuştur.

İyi akşamlar.

Tanıştırayım, şefimiz Emir.

-Her şey yolunda mı? -Yolunda, yolunda şefim.

-Biz çok beğendik ama... -Ama?

Uzer galiba bir eksik buldu.

Eksik? İddialı.

Güzel. Severim iddia. Neymiş eksiğimiz?

Yani, ben bir şey demedim.

Demedin ama anladığım kadarıyla bu masada beğenmeyen bir tek sen varsın.

-Emir. -Bir saniye.

Bak, eksiğimiz varmış Reyan.

Ben bu genç kardeşimizi, kendimizi geliştirmek için fırsat olarak görüyorum.

Evet, nedir eksik olan? -Bir dakika, ne oluyor ya?

-Tamam Denizcim. Emir, saçmalama. -Reyan bir saniye.

Evet, cevabını bekliyorum.

-Ne oldu, söyleyemeyeceğin bir eksik mi? -Reyan Hanım biz hesabı alalım.

Hadi söyle eksiğimizi.

Bak sana söz eğer söylersen hesaplar benden.

-Emir uzatmasak mı artık? -Reyan karışma!

Şaka yapıyorum, şaka çocuklar ya. Eğleniyoruz burada.

Korkuttum mu sizi yoksa? Sen bayağı korktun.

Baksana betin benzin attı. Yazık. Reyan bunlardan hesap alma.

Seni görüyorum.

Dur bakayım. Ne dedin sen?

Ozan'ın balığı nasıl kestiğini, hangi baharatlarla terbiye ettiğini...

...Tilbe'nin yaptığı sosu, kullandığı otu, Melis'in hangi tavada kaç derece neyle...

...pişirdiğini. -Bir dakika, bir dakika, bir saniye ya.

-Sen benim ekibimi nereden biliyorsun? -İsimleri önlüklerinde yazıyordu, gördüm.

Bu ne diyor ya?

Bir gördüğünü bir daha unutmaz da benim kankam.

Hadi abi artık eksiği söyle de kalkalım.

Hadi abi.

Yani bu tabak çok düşünülmüş.

Mükemmel olması istenmiş.

Çok kibirli.

Eksiği tam da bu işte. Yani bu tabak...

Ege kokmuyor.

Bu nedir abi ya? Çoluk çocukla muhatap ediyorsun beni.

Ege kokmuyormuş.

Kalkalım artık.

-İyi akşamlar. -Pardon, şarap alabilir miyim?

Hemen birini gönderiyorum.

Bu tabak Ege kokmuyor.

Kardeşim sen ne yaptın ya? Sen adamın ağzını s.çtın.

Çok iyi yaptın. Abi Allah, Reyan'a sabır versin ya.

Düşünsenize böyle bir adamla evli olduğunuzu.

Ha s... evli mi onlar?

Mete ya, ayakta uyuyorsun.

Burak.

Oha. Nasıl?

Tamam geliyoruz.

Tümsek abi.

Kendini mutfağa kilitlemiş.

İyi geceler.

Emir çıkalım mı?

Ben çalışacağım biraz daha. Sen çık.

İyi misin peki?

Neden iyi olmayacakmışım ya?

Tamam, ben çıkıyorum.

Tümsek abi?

Yarım saattir orada, çıkmıyor.

Abi kendini kilitlemek nedir ya?

Ya sen kesemiyorsun diye ben dilimlilere iki kat para vermek zorunda mıyım?

Herife bak ya hem bıçak tutamıyor hem de aşçıyım diye geziyor.

G.t.

S..eceğim bunun ben paniğine atağını da.

Abicim, tamam. Ben yarın konuşurum onunla, hadi.

Tümsek abi, açar mısın?

Çıkıyor. Çıkıyor.

Sinirinden yaptı o. Çıkar şimdi.

Emir!

Emir!

S..tir.

Melis, sen beni arabada bekle.

Ne yapıyorsun sen Emir?

Ne yaptığımı gördün.

-Bu mu yani açıklaman? -Ne yani?

Sen bunun olacağını bilmiyor muydun?

Bunu görmek için geri gelmedin mi? Gördün işte.

Yaptıklarının sonucunu kendi gözlerinle gördün.

Ne, ne, ne sonucu?

Benim hayatımı s..meni.

İnanamıyorum şu an.

İnan kızım, inan. Senin yüzünden oldu bu. Sen benim hayatımı s..tin.

-Ben mi senin hayatını s..tim? -Evet, sen s..tin.

İnce ince üstelik. Sen s..tin tabii.

Bak bu restoran, Ru. Şef restoranı, öyle mi? Şef benim. Nasıl olacak peki?

Biz beraber kurduk.

-B.k beraber kurduk. -Beraber kurduk.

B.k beraber kurduk. Şu heykelden başka bana ait olan ne var burada?

Adı Ru olsun dedi, Ru oldu.

Duvarları bu renge boyayalım dedi, o renge boyandı.

Bu a... k... kadehi alınsın dedi, alındı.

Böyle istedim Emir böyle oldu. Şöyle istedim Emir şöyle oldu.

Ben böyle istedim, Emir, Emir, Emir, Emir. Hayatımı s..tin, Reyan.

S..tin. -Yeter.

Yeter.

-Ben mi s..tim senin hayatını? -Evet.

-Sen ne diyorsun? -Hadi be.

Ben senin için işimi, gücümü, ailemi, dostlarımı, her şeyi bıraktım.

Ben senin için annemlerden para aldım be.

Bravo be, bravo. Gerçekten.

Ben de bu para meselesine ne zaman geleceksin diye bekliyordum.

Hiç zaman kaybetmedin, şahane. Ne yani?

Parasını ben verdim, hayallerinin sahibi de benim diyorsun, öyle mi?

Yani istediğim renge boyatırım, istediğim ismi koyarım, istediğim...

...b..tan b..tan insanları içeriye doldururum, öyle mi?

Saçmalıyorsun, he? Her şey sana soruldu. Her şey.

İlgilenmedin, zamanım yok dedin. -Hadi be.

Ben de senin için seçtim bu, bu bardakları.

Duvarlarını! -Kırma!

Ben bunu sana neden anlatıyorum? Neden sana açıklama yapıyorum?

-Defol ya. Defol. S... git. -Ne yapacaksın?

Beni kovacaksın, sen mi yöneteceksin? Şef olmadan, öyle mi? Ne yapacaksın peki?

B..tan b..tan yemekler yapıp şarap mı eşleyeceksin?

Sus artık Emir. Sus. Sus. Çık git, defol git.

-Eh be. -Git.

-Anne? -Kızım. Bir şey mi oldu?

Sesini duymak istedim.

Yani bu saatte arayınca, iyi misin?

-İyiyim. -Emir de iyi mi?

-O da iyi. -Tamam. Çok selam söyle ona da.

Söylerim.

Salak!

"Au revoir."

"Mes amis."

-Bayağı gitti adam ya. -Biz de gidelim abi, hadi.

İyi madem.

Ben de eve yürüyeyim diyorum.

Bu saatte ne yürümesiymiş?

Öyle kafam falan dağılır.

O Emir p..ine takıldı ya.

Kankama sarılmadan bırakmam.

Ya, ben de sarılacağım. İyi ki doğmuşsun.

Mutlu yıllar sana.

-Evet. -Nice senelere kanki.

Görüşürüz. -İyi ki varsın.

Tamam, bırak çocuğu, git. Hadi bye bye.

Bye bye.

Reyan?

Ege ne kokar?

Yani, birçok şey kokar.

Ama imza tabağı gibi kokmaz.

Sen şaka yapmadın mı?

Ben şaka yapmam ki.

Önlüklerde isimler yazıyordu demiştin.

Her gördüğün şeyi hatırlıyor musun?

-Hatırlıyorum. -Hep mi?

Ne fenaymış.

Ben her şeyi hatırlasam yaşayamam.

Unutmak lazım.

Bu geceyi mesela.

Ama o maalesef biraz zor olacak.

Ben başka bir yol biliyorum.

Uzer Bey'den hayat dersleri. Söyle bakalım, neymiş?

Yani eğer o gün kötü bir şey yaşadıysam, yanına eşdeğer ağırlıklı...

...iyi bir şey koyuyorum.

O günü hatırladığımda ikisini birden hatırlıyorum.

İyiyi ve kötüyü.

Nötrlüyorum diyorsun.

Doğru.

Sen daha çocuksun.

Kalkma, kalkma, kalkma.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.