Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Yoğurdun kökeni zamanın ötesinde bir sır gibi saklıdır.
Hipokrat'ın nefes alıp veren bir şifa sözleriyle tanımladığı bu kutsal besin…
…tarihte Sultan Süleyman'ın derin bir bilgelikle…
…Fransız kralı François'e gönderdiği iyileşme iksiridir.
Bu mucizevi besin Avrupa'ya Aydınlanma Çağı'nın gizemli kapılarını açmış.
İlk defa Kutadgu Bilig'de zikredilen bu antik yiyecek…
…binlerce yılın gizemini saklayan bir hazinedir.
Efsaneye göre…
…bu şifalı yoğurdun sırrı…
…medeniyetimizin devamlılığını sağlamak üzere…
…seçilmiş bir aileye emanet edilmiştir.
Yedi bin yıl boyunca…
…bu saklı bilgi kuşaktan kuşağa…
…elden ele…
…dilden kalbe…
…candan canana bir ışık gibi aktarılmış…
…ve bu eşsiz miraz günümüze kadar ulaşmıştır.
Ta ki…
…bugüne kadar.
Sen ne diye uyandırıyorsun oğlum? Horoza ne oldu ya?
Ana, Aynur uyanın, biz geç kaldık çabuk.
Yazıklar olsun sana, köpek gibi ya.
Uyandın mı?
Aa kusura bakma ya.
Vallahi hep sağırsın, hep sağır.
Dur hele, dur bakayım.
Dur, dur. Nazif dur.
Nazif.
Bak hele, sen bu kapıyı nasıl açtın ya?
Nasıl açtın bu kapıyı oğlum. Korkutma beni ya.
Öküz geldin, öküz gitmen icap eder senin.
Zorlama, nereye oynuyorsun ya?
Hadi git arkadaşların yanına, hadi.
İhtiraslı öküz mü olur lan?
Aferin size ya.
Oraya değil, oraya değil Oraya değil.
Yürü lan. Hadi, hadi.
Altın kız gel.
Hep uyuyorsun.
Coşkun. Coşkun gel.
Gel, al.
Cevriye dur, Cevriye.
Cevriye ya.
Horoz uyuyakalır mı lan?
Hepiniz istifade ediyorsunuz benden ya.
Sus, yağcı. Seni de gördük.
Öyle eğersin boynunu.
Bir fırsatını bulsanız siz de aynısını yaparsınız.
Arkadaşınıza laf etmeyin.
Sen hiç konuşma, küsüm ben sana.
Parmağınızda oynatıyorsunuz beni.
Kızlar hayırdır, bir tek benim mi acelem var?
Bak hayvanlar acıkınca kapıya dayanıp uyandırıyorlar.
-Nazif mi uyandırdı? -He Nazif.
Aferin Nazif'e. Aferin.
Ahırın kapısını açıp kapamayı iki günde öğrendi.
Çok zeki bir öküz.
Daha bu ne ki?
Artık ona kadar sayabiliyor.
-Öküz? -Evet.
Sorması ayıp değilse, sebep?
Bu nasıl bir eğitim düşmanlığıdır ya?
Eğitim hayat kurtarır oğlum.
Duymamış olayım.
Nasıl olmuş?
Acımasızca eleştirin.
Aa çok güzel olmuş baba.
Sen bayağı geliştirdin resmini.
Elleme.
Şunun sesini açsana bana bir.
-Çizgi filmin mi? -Evet.
Sebep?
Bu bölümü izlemedim.
Sen yine kahveye mi başlasan bey?
Bu nasıl bir sınav kurban olduğum? Acayip bir şey oldu bu.
Ne kahvesi hanım?
Kumarhaneydi orası.
Kumar da mı vardı?
Yahu eski meseleler bunlar.
Ne bağırıyorsun?
Adamı şey etmeyin ya.
Tövbe ettik biz.
Yahu vallahi.
Tadı kaçtı buranın. Vallahi yalnız da oturamıyorum.
Vallahi yalnız da duramıyorum artık ha.
Hayvan gibi şey ediyorsunuz ya.
Evine geldiğine pişman ediyorsunuz adamı.
Ben biraz gideyim.
Ok atayım da.
Spor olur biraz.
Benim herif gitti, yerine başka biri geldi.
Ama bu da kafamdaki gibi biri değil.
Heriften yana yüzüm hiç gülmedi.
Babamın durumunu insanlar da fark etmeye başladı ana.
Yardım mı alsak?
Yalvardım. Kaç kere dedim deli doktoruna git diye.
O ne ağır laf öyle? Öyle dersen gider mi?
-Babam ne dedi? -Ben deli miyim sen git dedi.
-Der. -Ben de gittim.
Gider. Çok boş vakti var.
Babama diyor ama kendisi de aynı.
E ne yapacaktı kadın? Gidip ok mu atacaktı?
Belki o da harharını öyle atıyor.
Aynen kadın da haklı.
Herif ayrı cins, çocuklar ayrı cins.
Lafımı bölüp önümde dedikodumu yapıyorlar sıpalar.
Tamam kusura bakma ana, sen devam et.
İşte doktora babanızı anlattım.
Adam da dinledi, dinledi yazdı, çizdi, terledi.
Dedi ki.
Kocanıza yardımcı olmak benim hekimlik değil, kolluk borcumdur.
Şu kadar Allah korkum varsa hemen tedavi etmem şart.
Acil gelsin dedi.
-Gider mi hiç? -Baban tutturdu.
-Ben gitmem. -Psikolog dedi ki.
Acil yardıma ihtiyacı var.
O gelmezse ben geliyorum.
-Babam yanlış anladı. -Evet.
Yiyorsa gel lan.
Konum at.
Allah için geliyorum.
-Vay vay vay. -Vay vay vay vay.
Bu adam bana iş koyuyor hanım.
O zaman aracımı getir.
Sadede gel, ne oldu?
Ne olacaktı?
Dur iki dakika, geliyorum.
Şehri terk etti psikolog.
Babanız eleştiriye açık değilmiş.
Ben çıkayım da damı yıkayayım.
-Abi? -Evet?
-Çay dökeyim mi? -Dök.
Demek vakit geldi.
Bak ya.
Bana bak, dön geri hiç yağcılık yapma. Küsüm ben saha.
Böyle mi örnek oluyorsun sen arkadaşlarına?
Horozu da kendine benzettin.
Konuştuk kaç defa bunları.
Dur, dur. Ne yapıyorsun?
-Yürü git lan! -Ya ne yapıyorsun?
Asıl sen ne yapıyorsun?
Uyuyakalmışım.
-Bir durum var. -Kahvaltı mı, geç dükkana halledelim.
Yok başka bir şey.
Sen ne kadar güzel oldun bugün ya.
Valla.
Günaydın Sevim Hanım.
Günaydın Sadık.
-Hoş geldin. -Hoş gördük.
Bakıyorum kimler tekrar teşrif etmiş. Sen de hoş geldin.
Tıraştan sonra yine manikür pedikür istiyor.
Tamam hallederiz. Kızlar zaten gelir birazdan.
Ne yapıyoruz sana bugün?
Sevim, bundan yap bana.
Yalnız o model senin kulaklarını örter terlersin, daha fresh bir şeyler yapalım.
Ne dersin?
Tamam bak seni bugün bu dükkandan Tarkan olarak çıkaracağım, tamam mı?
Sadık sen neden böyle yapıyorsun ya? Gel azıcık.
Kop artık oradan kop.
Sadık ne konuştuk biz seninle gülüm?
Yine takmışın meczubu peşine.
Meczup değil ya.
Sokakta yatıyor sadece.
Benim babamın dört düz yataklı otelleri olacak…
…ama ben sokakta yatacağım.
Delilik değil bildiğin zır delilik ya bu.
Sadık, Sadık.
Bunun babası geçen sene bir zekat verdi.
Dolar iki lira birden düştü lan.
Piyasaya sıcak para girdi oğlum.
Orta direk biraz ferahladı.
Öyle böyle zengin değil bunlar. Öyle böyle değil.
Ailesiyle görüşmüyorlarmış.
Oğlum bırak bak. Yardım etme şu adama.
Bırak babasının yanına dönsün ya.
Seninki iyilik değil, kötülük.
Herifin sefaletini sürdürmesine yardımcı oluyorsun.
Her şey ateş pahası, o kadar masraf ettin git babasından parasını al bari.
Öyle şey olur mu hiç?
Niye olmasın?
Şevket alıyor.
Alıyorum, evet alıyorum.
Bir hizmet bedeli olacak illa ki.
Toparlanın Fırtına Fuat geliyor.
Ne yapıyorsunuz lan burada?
Boş lakırdı.
Hadi herkes dükkanının başına.
Sadık gel benimle.
Kızım sen ne yapıyorsun?
Tarkan tıraşı.
Yahu deliyle deli olmayın ya. Vur üç numaraya gitsin.
Kediyle köpekle uyuyan adamda bit olur…
…pire olur, her şey olur ya.
Sadık arabada bekliyorum.
Geldim baba.
Hayırdır baba ne oldu?
Deden…
…bugün…
…yoğurtları göndermedi.
Abo.
Kötü düşünme.
Belki de uyuyakaldı ha?
Hemen niye ölsün ki?
Yüz üç yaşında diye mi?
Öldü mü diyorsun?
Baba ne diyorum? Alıştıra alıştıra mı söylüyorsun?
Konuşma böyle.
Yetişiriz.
Niye koksun?
Ya dedemi bir başına dağın tepesinde bırakmayacaktık ya.
Hep kötüyü düşünme.
Kurtlar niye yesin adamı ya?
-Ya… -Hayır efendim hayır.
Ayı da parçalamadı.
Sil bunları aklından.
Bunları aklından sil.
-Baba! -Dede!
Dede!
-Baba! -Dede!
-Dede! -Baba iyi misin?
-Baba! -Dede!
Baba!
İyi misin?
İyiyim, iyiyim. Meraklanmayın.
Madem iyisin o zaman niye yoğurt göndermedin?
Ya ödümüz koptu.
İnsanın aklına acayip acayip şeyler geliyor baba.
İnsan burada yaşar mı ya?
Sarmaşıklar bak bir tarafına kaçmış.
İnsanlık şehirleşti aşağıda.
Benim sürem doldu.
Bak.
Yaz günü damımıza kar yağdı.
Ben onu…
…mecaz sandıydım.
Acil benim el vermem lazım.
Ne diyor efsanede?
Eğer sır aktarılmazsa…
…bu yoğurtla yurt tutan bütün ataların…
…bedduası tutacak.
Ve sorumlular helak olacak.
İlk alamet.
Yaz günü başlarına kar yağar.
Sıfır mecaz.
Direk yağmış ellam.
O zaman düz helak bizimkisi.
Alamet gelene kadar niye el vermiyorsun acaba?
Ah baba!
Niye son dakikaya kadar bekliyorsun acaba?
Hem ne diye atalar bize beddua ediyor ya?
Böyle mi olacaktı?
En ufak saygısızlığımız olmadı bizim kendilerine ya.
Ben bütün hepsinin dizilerini izliyorum.
Efsanenin devamı neydi baba?
İlk alamet cuma sabahı görülür.
-Son alamet perşembe akşamı. -Perşembe.
Ve son alameti gören gözler…
…göremez olur.
Kör olur anlamında değil mi dede?
Heyt. Bir dur oğlum!
Belki miyop, astigmat, hipermetrop öyle bir şeydir.
Net göremez manasında mı baba?
Katarakttaa fitim. Ameliyatla açıyorlar.
Sigorta da karşılıyor.
Bir tek mercek Çin malı baba.
Helak nedeniyle yok olacaklar anlamında olsa gerek.
-Ah o zaman düz helak baba. -Oğlum bir dur!
Belki orada mecaz vardır.
Helak olduk.
Yaz günü susuzluktan.
Deriz ya hani.
O manada mı?
Baba kim bilir?
Kimse bilmiyor oğul.
İlk olacağız.
Muhtemelen…
…ibretlik yaparlar.
İbretlik mi?
Hep en kötüsünü yaşat bize baba.
Hep de senin yüzünden oldu bunlar.
Ya ne koltuk sevdasıymış ya!
70 yıl oldu ver artık şu eli.
Ver artık! Alamet geldi.
Hadi alamet geldi.
Bakıyorsun da kendine.
Elden ve ayaktan da düşmedin maşallah.
Hiçbirinizde liderlik vasfı yok.
Mecbur kaldım işte.
Vereceğim.
Ama işte…
…törende bütün adaylar…
…hazır bulunmalı.
O gün bugünmüş lan.
Demek vakit geldi.
Neymiş, devir değişmiş de artık işini iyi yapan değil de…
…yalakalık yapan yükseliyormuş.
Ya ne olacaktı?
Yalaka değerli bir şey.
Sözünden çıkmaz.
Bir emrin, bir arzun var mı diye gözünün içine bakar.
Özel olduğunu hissettirir sana.
Anladın mı? Köpek sahiplenmek gibi bir şey lan.
Dostun, yarenin oluyor ya.
Anladın mı?
İşte tatmayan bilemez onu.
O dururken ben ne yapayım işini düzgün yapanı.
Artık yapay zeka bütün işleri yapıyor zaten.
Siri…
…karı buluyor.
Vallahi geçen iki tane çağırdı.
Ağzının tadını da biliyor namussuz ya.
Buyur canım. Sen ne için geldin?
Ben gelmedim canım, sen geldin.
Burası benim dükkan. Geldin kasaya oturdun…
…yarım saattir de iplikçi karının kıçı gibi susmadın ki araya gireyim.
Kırılırım bak.
Tabii öyle deme lan.
Tüm zenginler gece gündüz şu soruyu soruyoruz kendimize.
Ben…
…paramı nereye park edeceğim?
Biz paramızı en fazla yastık altına kındırlıyoruz.
Sen paranı park ediyorsun, he mi?
Evet kındırcı başı, paramı park ediyorum.
“Nasdaq mı, Coin mi, faiz mi fon mu, bu arsa kupon mu?” derken…
…akla karayı seçiyoruz ama sen…
…buldun mu yersin.
Bulamazsan mundardı dersin.
Hayat sana güzel be küçük insan.
Yavrum…
…ikramımızı takdim et.
Küşleme.
He, küşleme, bonfile.
Hadi bakalım fakir.
Aman efendim, ayakkabılarınız kirlenmesin şöyle buyurun.
Özgür Bey, gerçekten hoş geldiniz.
Bizi çok mutlu ettiniz.
Siz de beni gobeller.
Yıllar sonra dönüp okul arkadaşlarımın geldiği konumu görünce yalan yok…
…mutlu oldum, içimin yağları eridi gurur duydum.
Biz de sizinle, sizinle.
Ben de benimle gurur duydum lan.
Sizinle kim niye gurur duysun?
Evvelden beri hep böyle nüktedandınız.
Siz de ailecek zengindiniz.
Hanlarınız, hamamlarınız vardı.
Ola ola tamirci olmuşsun maşallah.
Estağfurullah, yapıyoruz bir şeyler.
Ya bunlar seni yıllarca sınıf başkanı seçti.
Ben dururken, seni tercih ettiler.
Şu haline bak ya.
Nasıl mutlu ettin beni anlatamam yahu.
Gel buraya.
Darısı tüm kasabanın başına.
Selametle.
Çekil. Kapıyı aç.
Yalnız baya geliştirmiş kendini.
Bu bize ticareti de öğretir.
Amma ezilip büzüldünüz be. Adam gel sizi parası ile ezdi, geçti.
Bak şu kadarcık kaldınız ya.
Çok şükür bugünleri de gördük ellam.
Sonunda parası ile bizi ezebilecek bir tanıdığımız var.
Çok büyük nimet.
Valide Sultan.
Gidenin arkasından su dökülür…
…gelenin üstüne değil.
Giderken haber verdin de suyu mu esirgedim?
Bravo.
Ben o eli öperim. Ver ana, ver.
-Gel. -Ya neredesin sen?
Sıpa neredesin sen?
Valide Sultan anlatacaklarım var. İçeri geçelim.
Evladım sen arabayı iyice bir yıka.
Yollar leş gibi.
Çamur kurumasın boyayı çizer.
Kaç bin euro'luk araba.
Aynısı ya.
Şimdi bu senin öz oğlun, değil mi?
Başkasının evladını nasıl tutup getireyim?
-O suçmuş. -Yapa yapa şoförün mü yaptın evladını?
Niye kapıda araba yıkıyor?
İtin mi ettin oğlunu?
Çocuğun önünde mi konuşalım bu mevzuları?
Vereceğiniz tepkiyi verin çağıracağım içeri.
Adı ne?
Adı ne dedi kardeşin.
Umut.
Ayy ne güzel isimmiş.
Ama oğlum sen evli değilsin.
Boyun kadar bu çocuk.
Anası nerde?
Bunu kaç yaşında yaptınız?
Cevap geldi, M.Ö. Milattan önce.
Bu nedir ya, röportaj falan mı? Bilseydim ona göre giyinirdim ya.
Rahatlığa bak ya adamdaki.
Hayranlık uyandırıcı değil mi?
Millet ağzı açık izliyor.
Niye boş yapıyoruz?
Konuşulacak hiç mi bir şey yok?
Konuşalım.
Misal sen bizi seneler önce neden terk edip gittin?
Hattını neden değiştirdin?
-Dedemde vardı numara, vermemiş size. -Verme demişsin.
Kuran’a el bastırmışsın. Kaç kere istedim vermedi dedem.
Anası nerde bu çocuğun?
-Hapiste. -Ayy niye?
Dedem nerde ya?
Dedem tümden kulübeye çekildi oradan çıkmıyor.
Hadi gidip görelim.
Akşam ateş yakacakmış.
Ateşi görünce gelin dedi.
Ateşi görünce gelin mi dedi?
Allah'ım ya. Ya millet arsa alıyor Mars'ta.
Siz dumanla mı haberleşiyorsunuz?
Süper ya. Rezil bir hayat.
Bitti mi?
Bittiyse ben gidip torunumu öpüp koklayayım.
Ağzını burnunu yoğururum onun.
Umut? Neredesin sokak çocuğu?
-Yeğenim! -Umut!
-Halasını tanımadı. -Bağırmayın ya.
Her şeye bağırıyorlar.
Kurban olduğum.
Umut!
Emminim ben senin.
İyi ki oğlunu da getirdin Özgür.
El verme töreninde ailenin tüm erkekleri hazır bulunmalı.
Bu biraz seksist değil mi?
Seks mi dedi lan o?
Oğlum ne biçim konuşuyorsun büyüklerinin yanında?
Saygılı ol lan biraz.
Tut kendini.
Biliyorsunuz…
…bir süredir inzivadayım.
Ya dede gözünü seveyim ne inzivası ya?
Süper manzara yapmışsın uzaklara bakıyorsun.
Yetmemiş çift çanak takmış uydu izliyorsun.
Arada ajansa bakıyorum ne olmuş?
Nereden bileceğiz ajansa baktığını?
Belki de takılıyorsun.
Öyle sopaya elini almayla olmuyor o işler.
Kurt iniyor kurt.
Geçen gün koca bir ayı geldi.
Akrebi yılanı bitmez buranın.
Sopasız neyle koruyacağım kendimi?
Ay dede keyifleniyorsun sürekli.
Kendine menemen yapmışsın yemişsin.
Bulaşığı duruyor ya.
Sanki kuzu çevirmiş.
Menemen lan.
Ne yesin oğlum dedeniz?
Zaten emerek yiyor.
Süt dişleri çıktı lan adamın.
Aynı bedende ikinci tura dönüyor adam ya.
Çocukluk evresinde şu anda.
Ceddinize biraz saygılı olun lan!
Her el, el vermeye layık değildir.
Seçilmiş kişi Kim?
Kim?
Lan aranızdan birini seçecektiniz ya.
Seçmediniz mi?
Seçilmiş deyince bizim seçeceğimiz hiç aklımıza gelmedi.
Seçilmiş ya zaten hani.
Mişli geçmiş zaman.
Lan madem daha birini seçmediniz…
…ne diye seçilmiş diyorsunuz lan?
Bütün aile oy birliğiyle birini seçin gelin.
Sırrı vereyim.
Oy birliği mi?
Baba oy birliği nereden çıktı ya?
Şimdi ben yani sırrı almak için bu sermaye sahibinin…
…bizi ayakta tutan…
…işçi emekçinin…
…Z kuşağının…
…ev hanımlarının oylarını mı toplayacağım ya?
Bütün partiler bir araya geldiler beceremediler bunu.
Ben nasıl yapayım?
Sen ne alaka?
Senin yaşın geçkin.
Alemdar olamazsın.
Baba.
Ne demek ya?
Ben bunun için…
…her şeye tövbe ettim ya.
60 yaşında alemdar olur mu?
103 yaşındasın baba.
Senden oluyor da bize gelince.
Ben el aldığımda kırkındaydım.
Aha o da olmaz.
Yaşı tutmuyor.
Bu durumda iki aday var.
Ya Özgür…
Ya Sadık.
Birini seçin gelin.
Kadına seçme hakkı verilmiş, seçilme hakkı verilmemiş.
Baba bu iş gerçekten binlerce yıl öncesinden kalma.
Bu zamanda bu kafa mümkün değil.
Kıymetli seçmen.
Seçime geçmeden evvel bir şeyi belirtmek isterim.
Ben parayı buldum.
Beni destekleyeni mağdur etmem.
Ne bileyim, arabayı yenilemek istersin.
Evini güzelleştirmek istersin.
Yeni beyaz eşya.
Full çeyiz takımı.
En akıllı telefon.
Tablet.
Bedava Internet.
Bunların hiçbiri hayal değil artık.
Yeter ki…
…aklımızı kullanalım.
Sen ne veriyorsun amca?
Yani…
…görevimi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağım.
Sonuçta kaç bin yıllık gelenek.
İnsanlara şifa oluyor.
-Peki bize ne düşer? -Çüş!
Herifin dilinin kemiği yok anam.
Emmisinin gülü.
Sonuçta biz bu yoğurdu bedava vermiyoruz ki.
Bir saniye.
Nasıl vermiyoruz lan?
Üç kişiden para alırsak beş kişiden alamıyoruz.
Çünkü yok.
Millet fakir, fukara lan.
İşte o fakir fukaranın da umuduyuz diyor amcan.
Her şey para değil oğlum.
Çok şey para ama her şey değil.
Her şey de çok para değil.
Aman çok kafam karıştı oğlum benim ya.
Yeni araba deyince aklımı çeldi ya.
Lan ben daha kendimi kandıramıyorum oğlum.
Maddiyat insanın aklını çeliyor.
Bir şey vermek lazım.
Z kuşağı acımaz la.
Bir bitireyim mi baba?
Haliyle işimi ne kadar güzel yaparsam…
…ne kadar hakkıyla yaparsam o kadar çok kazanırız.
O para hepimizin.
Biz bu işin patronu yok diyor.
Hepimiz ortağız diyor.
Patron patrona niye bir şey versin?
Sen zaten kendi payınla on tane tablet alırsın diyor.
Patron çıldırdı ya bravo.
Elini kırarım bak, o elini kırarım.
Oylamaya geçiyorum. Hazır mıyız?
Sadık diyenler?
Sadık diyenler?
Hayda.
Özgür diyenler?
Vay anam.
Anaya bak lan.
Sırtımızdan hançerlendik Sadık.
İkiye ikiye.
Saflar belli oldu.
Bundan sonrası ilmi siyaset.
Layık olan kazansın.
Affedersiniz.
Kalk lan gel.
İkiye ikiye ha.
Plana sadık kalın.
Hayrola?
Ne oldu?
Bozulursa bozulsun.
Sen niye oyunu ona veriyorsun?
Üzülmesin diye.
Madem ki benim oyun bir şey değiştirmiyor.
Bari oğlum üzülmesin.
Arkadaşlar burası orası değil.
Yiğit atlarla çıktık meydana.
Cenk eyliyoruz.
Merhamet nedir ya sırası mı?
Bak bak bak.
Bak liderimize bak.
Kedi gibi mırılıyor.
Bir Ronaldo ile olmaz bu iş.
Arkanda da takım gibi takım olacak.
Bak Adam eline fırtına ne hale geldi.
Ana bana bak.
Umut'u safımıza çekince oyunu abime vereceksin değil mi?
Evet.
Bir günde siz Umut'u halledin. En son sıra bana gelsin.
Üzülmesin Özgür'üm.
Bu kez de hem evladı hem anası saf değiştirmiş olacak.
Daha çok üzülecek.
Olmaz böyle.
Adam tankla, topla, tüfekle geliyor.
Biz…
…üzülmesin.
Ama böyle yarış olmaz ki ya.
Oğlum.
Sen benim tek yasal varisimsin.
Yani.
İnşallah öylesin.
Neyse boş ver geçmişi.
Bak babayım, anlarım.
Bir ara aşağıda bir aklın karıştı.
-Karıştı lan. -Evet karıştı.
Sakın ha.
Esas ben ölürsem benden sonra her şeyim senin olacak.
Bunlarla ortak olsan ne olur?
Olmasan ne olur Umut?
Baba zaten sen ceptesin.
Senden sonra para her türlü bana kalıyor.
Bari burada bir ortaklığım olsun.
Yan gelir yandan gelir olur diye düşündüm, nasıl?
Yandan gelir bir tane.
Vallahi çocukla ilgilenmek lazımmış.
Duygusuz bir şey oldun sen lan.
Ama bizim çapımız daha mülk şeyler için değil mi?
Ne yapacaksın baba yoğurdu?
-Cacık yapacağım Umut. -Cacık mı?
Oğlum yedi bin yıllık sır.
Onu ben bir alayım…
…bütün dünyayı satar, iki yıla kalmaz Bill Gates'e komşu olurum.
Öyle mi diyorsun?
Bir de tehdit gibi algılamanı istemem ama…
…tüm mal varlığımı bir hayır kurumuna da bağışlayabilirim Umut.
Baba.
Değişmiş o.
Saklı paylı miras diye bir şey varmış.
En az yarısı benimmiş.
Her bir şeyi de öğrenmiş eşşoğlu eşşek.
Sen genç adamsın.
Uzun yaşarsın.
Ölmeni neyi bekleyeyim?
Ben yaşarken de yemek istiyorum paranı baba.
Sana oy vermem her türlü daha kârlı.
Meraklanma.
Yanık mı kokuyor?
Ana ahır yanıyor. Çiftliğe sıçramasın yetişin.
Ahır mı yanıyor?
Umut! Koş babanı uyandır.
-Ahır yanıyor. -Ahır hangisi?
Elinin körü, ne yapacaksın salak? Koş!
Baba! Baba uyan!
Baba! Ahır diye bir şey yanıyormuş.
Ahır mı yanıyor?
Lan araba ahırın yanında koş lan. Baba!
Baba uyan, ahır yanıyor. Kaç para lan o araba.
İptal, iptal, iptal!
Arabam!
Ahır mı yanıyor?
Lan hayvanlar içeride mi?
Araba!
Lan Sadık!
Sadık ahır yanıyor lan!
Hayvanları kurtarmamız lazım.
-Hayvanlar içeride, yetişin. -Ahır mı yanıyor?
Allah'ım sen yardım et.
Allah'ım.
Bak!
Hayvanlar! Lan canlarım!
Lan! Hayvanları kurtarmamız lazım.
Can taşıyor onlar. Benim yarı canım içeride!
Özgür nereye kaçıyorsun lan?
Nereye gidiyorsun yine?
Arabayı kurtardım baba arabayı.
Rüzgarı karşı dökmeyin. Şuradan dökün, şuradan.
Allah belanı vermesin.
Biz canları düşünüyoruz o arabasını düşünüyor.
Baba! Baba!
Hayvanlar kendini kurtarmış baba. Hepsi dışarıda.
Al işte!
Eğitimle okulu ne yapacağız baba diyordunuz.
Bak açmış çıkarmış hepsini Nazif.
Eğitim hayat kurtarır.
Ne patlıyor lan? Ne var?
Ne koydunuz içeriye? Süt sağma makinesi falan mı?
Biz cevabı aldık.
İlkinde de almıştık zaten. Lütfen!
Biz su attıkça ateş büyüyor.
Hiç böyle yapmazdı.
Bozdu kendine ateş.
Oğlum ateş lan! Didişilmez lan!
Allah'ım sen büyüksün. Bize yardım et.
Biz bunu söndüremeyiz.
Geri çekilin.
İtfaiyeyi arayın.
Şu işe bak ya.
Ahır yanmış, kül olmuş.
Yan tarafa kıvılcım bile düşmemiş.
Orası orman. On günde söndüremezdik valla.
Allah korudu.
Kimi korudu?
Diğer insanları.
Kurum çıkıyor içimden.
Bas bas yoğurdu bas.
Kiri kurumu her şeyi alır.
Doğal bir yangın değil bu.
Elektrik kaynaklı da değil.
Kundak kaynaklı olabilir mi?
Aramızda kıskanılan simalar var. Herkes bunun gibi değil.
Olamaz.
Havadan alev topu gelmiş sanki.
Çok garip.
Ama bilimin açıklayamadığı şeyler hep oldu.
Bir bilene sorun derim.
Selamun aleyküm hocam.
Aleyküm selam.
Dede mi gitti?
Yok, gayet iyi. Niye ki?
103 yaşında diye mi?
-Kartal mı oyar diyorsun ya? -Baba.
Ve sizi böyle tam kadro karşımda görünce…
…ne bayramlar ne düğünler sizi bir araya getiremedi malum.
Uzun hikaye. İçeri geçip anlatalım.
-Olmaz. -Niye?
Ev burası. Ev.
Müsait değil belki.
Belki dediğine göre müsait.
Gelmeden önce bir sorulur.
Siz davetsiz misafirsiniz.
-Yok hocam biz Tanrı misafiriyiz. -Tanrı mı?
Sen araya bayağı mesafe koymuşsun.
Eskiden Allah derdin.
Hocam sen bizden komple ümidi kesmişsin.
Mecbur kalmasak gelmiyor muyuz camiye?
-Geliyor musunuz? -Yok.
Ama birkaç defa konuştuk gelmeyi.
Ben geçen sene iki defa geldim teravihe.
Gönderdik gönderdik.
Hocam bizim ahır yandı kül oldu.
Çok masraf var.
Zekatı eksik vermişsinizdir.
Ne alakası var hocam?
Biz hiç vermedik ki.
Hocam efsaneyi duymuşsundur.
Gelmiş geçmiş bütün ataların bedduası varmış üstümüzde.
Dün yaz günü damımıza kar yağdı.
Bugün de ahır gitti.
Bakın.
Siz önce bir büyükbaş hayvan kesin.
Sakın etinden siz yemeyin.
Fakire fukaraya dağıtın.
Allah razı olsun.
Vır vır vır bir şey diyorsunuz lan.
Yüksek sesle etleri alan Allah razı olsun desin.
Ağzı kıpırdatıyorsunuz görüyorum.
Oğlum poşetleri tiksinerek tutma. Elimin tersiyle yapıştırırım.
Sadık.
Çok geçmiş olsun iyisiniz değil mi?
-Allah razı olsun. -Yüksek yüksek.
-Allah razı olsun. -Amin amin.
-Allah sizden de razı olsun. -Hadi hadi.
Anan, baban, deden, kardeşlerin hepsi iyi mi?
İyiyiz, iyiyiz Sevim Hanım.
İyi iyi.
-Siz iyisiniz değil mi? -İyiyiz, biz de iyiyiz.
Sonra da hamama gidin.
Güzelce bir kırklanın.
Tövbe edin.
Hamamdaki herkesin ücretini de siz ödeyin.
Sadakanız olsun.
Sadık.
Bu iş tamam lan.
Allah belanı vermesin.
Aç kolları.
Akşama da namaza gelin. En ön safta namazı kılın.
Madem hocayı bekleyecektik…
…farzı kılıp kaçmasaydık.
Laf yiyeceğiz yine.
Allah kabul etsin hocam.
Amin sizin de.
-Amin. -Amin.
Aldım kabul ettim. Yedi yedi yedi.
Bilerek mi yapıyorsun oğlum?
Bunların oyunu lazım bize.
Hocam tamam mı?
Kurtulduk mu başımızdaki lanetten?
Ne bileyim ben.
E hocam o kadar tarif verdin.
Kurban kestik. Namaz kıldık.
Ne güzel işte sevaba girdiniz. Fena mı oldu?
Acır belki Yaradan.
-Belki dediğine göre… -Belki acımayacaktır ama.
Öteki tarafta sevap lazım olur.
Her türlü kârdasınız.
Ayak üstü kaç binlik olduk.
Biz resmen açık hedefmişiz.
Alışabildin mi?
Yok.
Yavaş yavaş. Benim otuz yılımı aldı ama alışılıyor.
-Amca? -Ne?
Bu çarşıdaki ablayla aranızdaki tension hakkında bir konuşalım mı?
Ne çarşısı ne ablası. Yok öyle bir şey.
Amca bir iki taktik sadece.
Bak yüzde yüz garantili.
Amca. Amca.
Emminim oğlum ben senin.
Bu nasıl muhabbet ya?
Yüzde yüz diyorsun.
Amca-yeğen bir sırrımız olmasın mı diyorsun?
Güzel konuşuyorsun aslında.
Amca.
Amca seninle işimiz var.
Amca!
Bir çorba kaynatsaydın bari hanım.
Misafire mahcup olduk.
Ben miyim misafir?
Sana demiyorlar baba, bana diyorlar.
Sana mahcup olmadılar ki bana oldular.
Yani cringe bir durum biliyorum.
Yüzüme bile bakamıyorlar ya.
Bak şimdi.
Hemen kafalarını çeviriyorlar ya.
Hayvanları arkadaki ahıra taşıdım.
Yanan ahıra beton döktüm. Vakit kalmadı ki.
Anlıyorum sizi de.
Yoğurt da bizim yoğurt değil.
Oradan da toparlayamıyoruz.
Bu çocuğun oyu bize lazım.
Bizim yoğurttan kalmadı ki.
Ben de belki tutar diye kendim yaptım.
Neyini beğenmediniz?
Bir tek…
…hayatında ilk defa yoğurt yapmayı denediğin anlaşılıyor.
Kızım başka sorun yok.
Yine de çok güzel olmuş abicim. Eline sağlık.
Afiyet olsun abi.
Bak herif yalandan da olsa nasıl övüyor.
Oy gelecek yerden tavuk esirgemiyor. Sen niye bozuyorsun seçmeni?
-Şu suyu… -Su ver.
Yeter.
Vay be.
Hiçbir şey değişmedi değil mi?
Dün de bir tercih yapılacak olsa Sadık'tı.
Bugün de.
Ne alakası var o daha yakındı diye ona verdim.
Hepiniz aynısınız.
Açalım mı eski defterleri?
Aç.
Bizim gizlimiz saklımız yok çok şükür.
Ama bunların var.
Umut'u odasına mı göndersek?
Yok.
Dinlesin de babasına yapılanı bilsin.
Hani benim evden kaçtığım günün sabahı.
Sınava götürüyordun bizi.
Tabelayı görmeyip o hızla ters yöne girince kamyonla karşı karşıya kaldın.
Kamyoncu da sen de panik oldunuz, asıldınız frenlere.
Ama ikiniz de hızlıydınız.
Baktın ki çarpmadan duramayacağız.
Arkaya öyle bir bakış attın ki baba.
Ben o bakışı asla unutamam.
Ve verdin kararını.
En başta ne olduğunu anlamadım.
Ama sonra baktın ki…
…benim oturduğum yer…
…kamyonun tam önüne doğru gidiyordu.
Bu göz o kazada bu hâle geldi.
Ve unutmayayım diye hiç düzelmedi.
Abartıyor ya.
Kazada olmadı.
Çok sonra oldu.
Özgür, iyi misin?
Bir şey yok bir şey yok tamam.
Tamam geçti geçti.
Dur su iç. Soda.
Soda da olur, aynı şey. İç.
Soda iç.
İç, rahatlatır.
Lan oğlum az daha ölüyorduk hepimiz ya.
Allah'ım korudu bizi ya.
Suçum neydi?
Neden Sadık'ı tercih ettin?
Baba.
Üçüncü bir seçenek daha vardı biliyorsun değil mi?
Direksiyonu hiç kırmayabilirdin.
Kızım…
…işte o anın…
…şokunun…
…tesiriyle işte…
…verilmiş bir şey o.
İnsan hiç evlat ayırt eder mi?
Valide sultan.
Ah valide sultan ah.
Sen de az değildin.
Hatırla.
Aynı zaman sınavda kafamız çalışsın diye sucuklu yumurta yapmıştım hani.
Afiyetle yedik de son lokma kaldıydı.
Tavayı sıyırdın…
…son lokmayı mideye indirecektin ki…
…ikimizin yalvaran bakışlarını gördün.
Ben o bakışı asla unutamam.
Oy kurban olduğum al.
Evlat kurban olduğum evlat.
Ve tabii ki Sadık'ı seçtin.
Son kaldıydı.
Bilsem kendim yerdim.
İkimizin de gözü vuruyordu gözlük verdiydi doktor.
Bir tane kaldıydı beğendiğimiz modelden, kimi seçtiniz?
Lan ben gözlük istemem dedin.
-Ben bunun gibi inek miyim dedin. -Ertesi gün dedim.
İlk gün sabaha kadar ağladım.
Ertesi gün istemiyorum ayağına yattım çünkü yine Sadık'ı seçmiştiniz.
Ben gururlu adamım.
O zaman…
…arabada tek kişilik yer olduğu için…
…lunapark'a hep beni götürmelerini de içerliyordun.
Hayır ya.
-Lunapark ne çocuk musunuz diyordun ya. -Ertesi gün dedim.
İlk gün sabaha kadar ağladım.
Çocuk musunuz derken…
Ben dururken…
…ne için siz gidiyordunuz diyordum.
Lan oğlum sen de düz konuşsaydın ya lan.
Lafı neden eveleyip geveliyorsun?
Belli ki anlamıyoruz.
Kafamız kalın.
Salak.
İşte şimdi dümdüz anlayacağınız şekilde konuştum.
Son bir seçim hakkınız var.
Bakalım bu kez kimi seçeceksiniz?
Bunu derken…
…beni seçin anlamında diyorum.
Bana borçlusunuz manasında.
Anladık değil mi?
Anladık anladık.
Tercihinizi yapın.
At ile deve değil yani.
Eski defterleri açtığına göre…
…çalışmış, hazırlamış konuşmasını.
Ama o kadar kolay değil o işler.
O hamlesini yaptı.
Biz de yapacağız.
O gün, bugünmüş.
Ne oluyor lan?
Biri taş mı atıyor lan!
Oğlum siz kimin evini taşlıyorsunuz lan?
Fırtına Faruk adamın bacısını…
Baba baba baba!
Oğlum oğlum oğlum ne var? Ne oluyor?
Baba fırtına çıktı. Kafam kadar dolu yağıyor.
Bak bende ne ar?
Yeni bir şey biliyorsan söyle oğlum.
Yoksa sus. Ne oluyor?
Aralarında taş da var.
Kafamıza taş yağıyor baba.
Aha fortum da çıktı.
Fortum mu?
Fortum ne lan?
Bunlar hep yeni şeyler ha?
Ağaç mıydı lan o?
Ağaç attılar baba!
Yere yat lan!
Camlardan uzak dur!
Sana sığınıyoruz Allah'ım.
Biz zaten işe yaramaz beceriksiz kullarız.
Bizim öyle bir şeyimiz yok ki.
Aynen!
Yoğurt satıp yolumuzu buluyorduk.
Bize neden bu kadar önem veriliyor anlamıyorum ki!
Bu nasıl bir rüzgar?
Hortum çıktı hortum.
Üst kat uçuyor, eşyalar uçuyor.
Halılar kapılar her şey uçuyor.
Çatı uçtu gitti.
Üstü açık eve döndü.
Aynı çatı altında…
…aşkımız bir yalanmış.
Oğlum, Allah belamızı mı veriyor? Ne oluyor ya?
Çok acayip şeyler oluyor.
Korkma filmi gibi oğlum! Ödüm kopuyor lan!
Sen bizim babamızsın.
Böyle yaparsan daha çok korkarız biz.
Senin dirayetli olman lazım.
Nasıl olayım? Nasıl olayım?
Allah'ım!
Bize yardım et!
Söz değişeceğiz!
Değişeceğiz mi?
Biz?
Bir kurban falan adasaydın ya.
Bir fakir fukara doyursaydık.
Gittin en zorunu seçtin.
İnsanlar niye helak olur?
Değişmiyorlar diye.
Sebep-sonuç.
Biz değişemeyiz ki.
Ben çok denedim ama olmuyor.
Öncelikle…
…hiç kimsenin kafasında bir soru işaretine yer kalmadı galiba.
Çok net bir uyarıydı.
Bunun bilimsel bir açıklaması olsa ne olur, olmasa ne olur ya.
Yeni doğmuş buzağı gibi titreyip duruyorum ya.
Bak!
Elektriği daha üstümde duruyor çarpıldık işte.
Bak!
Ana!
Ana bak kız!
Bak bak!
Taraksız saçımı tarıyorum bak.
Bir ufak çarpılmadan olmaz bunlar.
Olay nereye gidiyor ya?
Yol yakınken dönelim yanlışımızdan.
Aldılar böyle…
…kokteyl shakerlar var ya…
…onunla sallar gibi salladılar beni.
Aşağılandım, böcek gibi hissettim.
Dönüp baktım maziye…
…paylaşacak ne kalmış?
Dönüp baktım maziye, paylaşa…
Biz neyi paylaşamıyoruz ya?
Neyi paylaşamıyoruz?
Böyle bir şey için helak mı olacağız?
Makam için, güç için…
Hatta yoğurt la bu!
Bir de yoğurt yani!
O yüzden rica ediyorum…
…bitsin şu saçma inat!
Lütfen uzatmayalım!
Oyununuzu bana verin.
Bu son şansınız, ben kazanacağım. Yakmayın bizi!
Neyin peşindesin lan sen?
He?
Ulan dumanımız üstümüzde keltoş!
Hiç mi ibret almıyorsun lan olanlardan?
Lan kelmiş ya bu!
Baya kel!
Lan millet saç ektirir bu diktirmiş.
Vallahi hale bak!
Hâle bak öyle mi?
Sizin gibi vurdumduymaz değilim!
Dert ettik bazı şeyleri, döküldü.
Lan bırak!
Dert etmişmiş!
Umut!
Ver lan şu oyunu sen de bitsin bu mevzu!
Veririm vallahi!
Neyi veriyorsun lan?
Konuştuk ya bunları!
Boş ver baba, verelim gitsin!
Vallahi canımızdan kıymetli mi?
Her şeyin bilimsel bir açıklaması olduğunu düşünen ben…
…şurada, senin pozisyonunda ağlaya ağlaya kaç defa kelime-i şehadet getirdim.
Yüce Rabbim dualarından bir tanesini kabul etse vallahi cennetliğim.
Allah'ım o neydi öyle ya?
-Baba! -Baba mı?
Baba ben iyi değilim.
Bırakalım bu işleri, gidelim hadi.
Özüne dön oğul.
Ana!
Ana!
Ana! Ana!
Kurban olduğum öyle bir alamet gönderdi ki…
…dedim, Öznur bravo be kız…
…görevin tamamlandı, gidiyorsun.
Ve seni almaya tufan gönderiyor.
Limuzinle evden alınmak gibi bir şey.
Başka bir şey bu.
Hislendim.
Vasıfsız bir ölüm, şanıma yakışmazdı zaten.
Ne şanı hanım?
Çıkıkçı Öznur diyorlar sana.
Şoktasın kız.
Yok.
Asıl şimdi aklım başıma geldi.
Belli ki bundan sonrası şov.
Çekirgeler mi basacak?
Kurbağalar mı yağacak?
Yer altındakiler mi çıkacak?
Bilmiyorum.
Bilemiyorum.
Çaresizce bekliyorum.
Ana, su getireyim mi sana?
İstemez.
Benim kimseye minnetim yok.
Herkes kendini kollasın.
Ben şimdi namaza başlıyorum.
Yarın oruç tutacağım.
Malımı mülkümü de fakir fukaraya dağıtacağım.
Çok yok zaten koymaz bana.
Siz de kendinize dikkat edin.
Yarışmacı arkadaşlarıma başarılar dilerim.
Gel gör beni beni….
Aşk neyledi?
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni
Aşk neyledi?
Derde giriftar…
Bozdu kendimi diyeceğim ama…
…hak yoluna girdi bir taraftan da seviniyorum.
Şu an…
…hangi duyguda olmam gerektiğini bilemiyorum ya.
Ana!
Ne oldu la burada?
Aynur! Abi!
Kız sen neredesin?
Ehliyet sınavım vardı.
Neler oldu neler bak kafam kadar dolu yağdı burada.
Her yerde yağdı.
Ne? Sadece burada yağmadı mı?
E tamam o zaman bu olayı açıklıyor.
Ana gel gel hemen başlama gel.
Ama buradaki gibi de yağmadı.
-O arabanın hâli ne öyle? -Hangi arabanın?
Ne olur babamınki de.
Neden ben ya?
Sigorta şirketi bunu karşılar mı acaba?
Bende hicran yarası…
…bende bitmez çileler.
Ben o işi hallettim.
Bugün çözüyorum.
Bir doktor arkadaşımla konuştum.
Büyük travma yaşatmışsınız çocuğa.
En önemli onama organından üç çarpılı ret yemiş.
Nasıl yaparsınız bunu?
Şoktaydım diyorum ya sen anlamıyor musun?
Annesi de son lokmayı vermemiş.
-Aynı şey mi canım? -Ya çözüme odaklanalım, çözüme.
O anı tekrar yaşatıp…
…bu sefer tersine çevirmeniz lazım.
O kolay.
Ben bir kamyoncu ayarladım.
Yine aynı sokağa hızla…
…döneceğim.
Frenlere asılınca bu sefer sağa kıracağım.
Beni atacaksın yani kamyonun önüne. Öyle mi baba?
Dümen oğlum her şey, dümen.
Adam sokağın ortasında frene basacak.
Yok hele. Freni tutmazsa ben canımdan olurum baba.
Tezgah yavrum tezgah.
Ben hiç evladını tehlikeye atacak bir baba mıyım ya?
Hocam.
Ne olur ama ne olur bunun bilimsel bir açıklaması olduğunu söyleyin bana.
-Var tabii, olmaz mı? -Sen harika bir adamsın.
Nasıl rahatladım be.
Sizin çiftlik yüksekte.
Dolu da ilk buradan giriş yapmış.
Harika, çok iyi yapmış.
Ben üniversitedeki diğer hocalara da bir sorayım, rahat olun.
-İlla ki bir açıklaması var. -Vardır hocam.
Hocam bak yalnız yazılı olarak istiyorum.
Soğuk damgalı, sıcak imzalı.
Şunların vergileriyle maaşınızı alıyorsunuz hocam.
Ben vergi vermiyorum diye sesimi çıkarmıyorum.
Eğer ben vergi veriyor olsaydım yemin ediyorum…
…çok kötü kalbinizi kırardım sizin burada.
Millet delirmiş ya.
Ceketi getir.
Evin içine ağaç girdi çıktı Sadık.
Bize de girebilirdi.
Valla da çıkaramazlardı.
Ağaçla gömerlerdi bizi.
Tarım ve Orman Bakanlığı'na amblem olurduk.
Yarın sırada ne var bilemiyorum.
Yarını çıkarabilir miyiz…
…o da şüpheli.
Maç bitmek üzere oğlum. Ne yaptık, yaptık.
-Öyle mi diyorsun? -Biz elimizden geleni yapalım.
Mücadele etmeden kazanılan zafer…
…tuzaktır.
Abo!
Resmen atasözü gibi laf ettim ya.
Dur şunu kaydedeyim lan hemen.
İnsanlarla helalleşelim o zaman baba.
Ben gideyim de şu kuaför kızın borcunu ödeyeyim.
Helalleşin oğlum, helalleşin tabii.
O gün bugündür.
Yeğenim inşallah dediklerin tutar.
Sevim Hanım.
-Sadık? -Yardım edeyim mi?
Yok, zaten sondu bunlar.
Sevim Hanım ben şeyi soracaktım merak ettim de.
-Sizin doğum? -Sezaryen.
Ben onu neden merak edeyim?
Burcunuzu sormak için.
-Hazirandı değil mi? -Yok, Mart olabilir.
-Net bir tarih yok mu? -Yok.
Yükselen, yükselenin yükseleni falan hep yalan oldu.
Pin kodunuza baktırdınız mı?
Valla ben yıllardır bu telefonu kullanıyorum, hiç değiştirmedim hep aynı.
Aile dizimi?
Sen büyükten küçüğe mi diyorsun yoksa küçükten büyüğe mi?
Hiç olmadı bu ya.
Umut ben sana dedim ya çalışmaz diye. Başaramadık.
-Sadık ben ne diyeceğim sana. -Ne diyeceksin?
Herkes sizi konuşuyor köyde. İyisiniz değil mi?
Sıkıntı yok, annen baban herkes iyi?
-Bizi mi konuşuyorlar? -Evet.
Sevim Hanım.
Ne olur soru sormayın.
Şu parayı alın ihtiyaç sahibi olan birine verin olur mu?
Soru sormayın.
Teşekkür ederim. İyi günler Sevim Hanım.
Ben de hakkımı helal ettim size.
Bütün esnafa helal ettim.
O gün bugünmüş.
Baba ters yön orası. Yapma baba!
Baba!
Baba!
Baba yavaşla baba! Yavaş!
Baba!
Lan, vay arkadaş ya!
Lan yaptığın işe sığdırayım ya!
Bizi görünce frene bas demedim mi ben sana?
Demedin. Sen kimsin?
Bu bizim kamyoncu değil.
-Ambulansı ara çabuk. -Arıyorum.
Baba gözünü seveyim ne diye tekrar sola kırdın ki?
Bilmiyorum Sadık.
Aklım başındayken de sana kıyamıyorum lan.
Ben bunu doktor arkadaşıma bir danışacağım.
Daha kötü gibi oldu değil mi her şey?
Resmen inadına yapıyor gibi olduk baba ya.
Özgür artık en azılı düşmanımız.
Umut'un oyu da yalan oldu. Alo?
Evet ya.
Derinlerde bir yerde…
…galiba ben sevmiyorum bunu ya.
Nasıl olur ya?
Faruk Abi! Faruk Abi!
Faruk Abi!
Çekil ulan! Abi her şey benim suçum abi.
Araba su kaynattı yetişemedim. Kurban olayım abi hakkını helal et.
Allah seni tependen vurmaya.
İniyor iniyor tamam. Bir şeyi yok.
Ne arabası ya?
Bir şey var.
Var bir şey.
Second Phase Whiplash Crush Traumatization ile karşı karşıyayız
-Biz görünmez kaza diyoruz ona. -Ölebilirdi.
-Evet. -Ölmedi.
-İç kanaması olabilirdi. -Olmadı.
-Sakat kalabilirdi. -Kalmadı.
-Psikolojisi bozulmuş olabilir. -Sen ne yapmaya çalışıyorsun hocam?
Senin uzmanlık alanın değil o.
Size ne kadar ciddi bir kaza atlattığınızı anlatıyorum.
Şunun yanında konuşup işi zora sokma ya.
Gel dışarıda anlat ne diyeceksen.
Hastaya moral lazım. Gel.
Sen niye makas kesmiyor yapıyorsun ya?
Nesi varmış?
Özgür Bey.
Abi.
Benim paramı ver ben gideyim abi.
İşime dönmem lazım.
Oğlum, doktor adamımız.
Manyak. Rapor alırız.
Yedi yıldızlı bir tatile göndereyim seni yengeyle, gez toz.
Abi gerçek mi diyorsun? Valla mı?
Ben hiçbir iyiliğin altında kalmam kamyoncu.
Bana ne tatili ısmarlayacaksın?
Memleketin neresi senin?
Tatile oraya göndereyim seni.
-Fethiyeliyim abi. -Fethiye mi?
-Evet abi. -Şiven var lan.
İyi hadi büyük kıyak yaptın bana. Göndereyim hadi.
-Abi Allah razı olsun, sağ olasın. -Siktir git hadi.
Demek beni kandıracaktınız?
Yaktı be.
Ucuzunu kullanmışlar.
Millet delirmiş ya.
Gel bakalım gel.
Gel.
Geç şöyle.
Yapmayın oğlum.
Bir kaza geçirdik zaten.
Toparlan kız biraz.
Hâlimize bin şükür.
Doktor o kazadan bu şekilde çıkmanız bir mucize dedi.
Verilmiş sadakanız varmış dedi.
Ama işte az vermişiz sadakayı.
Kim veriyorsa biraz tutarı arttırın oğlum.
Bir hayır yapıyorsanız tam yapın ya.
Bacım bak şu hâlime bak. Bir geçmiş olsun de.
Ben sana ne yaptım ya?
Çok geçmiş olsun. Şoka girdim bir an.
Yapıp yapıp şoka girdim diyin.
İyi buldunuz.
Kamyon çarptı bana sizin şu tavrınızdan daha çok canımı acıtmadı.
Vallahi.
Ayrıca oyunu bana vereceksin.
Ben mağdurum.
Tamam mı? Hak ettim ben.
Abin haklı.
Biz hastanede babamla konuştuk Özgür.
Sana çok haksızlık ettik.
Babam alemdar olman için…
…oyunu sana verecek.
Vereceğim demedim.
Vermeyi bir düşünelim. Ayıp oldu galiba dedim.
Ayıp oldu galiba mı dedin?
Adam öldürmeye teşebbüsten yargılanman lazım.
15 yıl hapsi olan bir şey için…
…adama ayıp oldu galiba demek biraz cılız kalmadı mı baba?
Kalmadı mı? Bence kaldı.
Tamam oğlum tamam. Uzatma, tamam.
Oyumu sana vereceğim.
Heh şöyle.
Yok bir de vermeyeydin.
Ne hâle gelmiş yavrum ya.
Bir şey hazırlayayım mı, canın istiyor mu? Sevaptır.
Komposto çekiyor canım ana.
Öğlen yaptıydım.
Bedava sevap.
Dur dur ben getiririm, dur. Sen dur.
Bu da iyice coştu ya.
Herkesin oyunu aldığıma göre…
…iyileşmeye başladım bile.
Aç kız, aç.
Belli ki komşular geçmiş olsuna gelmişler.
Misafir bir yer dokuz bırakır derler.
Misafir duası.
Anam hedefe kilitlenmiş.
Ben gideyim de birkaç…
…avantacı gazeteci bulayım.
Haber yaptırayım.
-Buyurun? -Buyurayım.
Yok ben dinliyorum anlamında. Allah Allah.
Ne oluyor ya?
Kim la bu?
Banu!
Sen…
Nasıl?
Komplo mu kurdunuz bana?
Özgürüm, haberlerde görünce atladım geldim.
Parmakla gösterdiler.
Sen içerideydin.
İyi hâlden saldılar.
Öyle şey olur mu kız? Caydırıcılığı kalmaz.
-Özgürüm… -Sus kız!
Sakın tek kelime etme.
Sevgili ailem size anlatacaklarım var.
Ondan değil benden duyun.
Kadının söylemesine bir saniye kaldı şimdi mi aklın başına geldi?
Yemezler, bırak o söylesin.
-Sen sus kız. -O söylesin, bırak o söylesin.
Baba, gerçekleri benden duy.
Baba mı? Senin baban mı var Özgür?
Allah Allah.
Babasız nasıl olacak ki lan?
Oğlum sen kendini tanıtırken ben peygamberim falan mı diyorsun millete?
-Haşa! -Haşa ya!
Babam doğumda öldü demiştin.
Doğumda ölen baba.
Benim başıma doğumhanede ne gelmiş olabilir ya?
Ecel işte.
Evet, biraz aceleye gelmiş.
Yalandı öyle mi Özgür?
O zaman anan da pavyon şarkıcısı değil.
Sümme haşa.
Ya sen bizi hiç mi sevmedin be adam?
Hadi babam neyse de…
…dini bütün ananı nasıl pavyona düşürdün be?
-Bu da ananı sürekli döven sarhoş abin mi? -Abi mi?
İkiziz be.
Buna mı takıldın?
Hepsini geçtim de Özgür…
…bu kız kim?
Kıyamam güzel bile değil.
Ayıp ediyorsun yenge. Görümcenim, ananı ağlatırım iyi geçin.
Kız kardeşin mi?
Başka kardeşin de varmış Özgür.
Adımı almaya üşenmiş. Abim.
Ah be Özgürüm.
Bu insanlardan utandığın için mi yalan söyledin?
Ne alakası var canım?
Neyimiz varmış utanılacak?
Evet canım, utanacak bir şey yok.
Hem aileni sen seçmedin ki.
Seçsen bunları mı seçerdin ya?
Ya bunlar sayesinde değil…
…onlara rağmen yükseldin.
Güçlendirdiler seni ya.
Bak şunlara ya. Sev bunları Özgürüm.
Biraz kafa açıyor ama sevdim ben.
İçi dışı bir kadının.
Zaten normal insanın bizimle işi ne?
Banu Abla?
Banu Abla, hoş geldin.
Ya sürprize bak.
Nereden bildin burada olduğumu? Babam dayanamadı söyledi değil mi?
Siz tanıştınız mı?
Banu Ablam büyüttü beni.
Bakıcım ama resmen annelik yaptı bana.
Malumunuz doğumda annemi kaybedince.
Siz bu oğlanı doğumhanede düşürdünüz mü? Kafasını bir yere mi çarptınız?
Belli ki bunda travma yapmış.
Bize çaktırmıyor ama…
…içten içe kemirmiş bir şeyler bunu.
Ben bunu doktor arkadaşıma bir sorayım.
Farkında mısın ağzımı açıp tek kelime etmiyorum.
Çünkü sabrediyorum.
Sevabı büyük.
Yenge, sen neden hapis yatmıştın?
Hapis mi? Ne hapisi?
Hani dünyayı geziyordun sen?
Bakıcım hapse mi girmiş?
Bak şimdi ya.
-Travma olacak çocukta. -Konuşma lan!
Hepimize sen travma oldun.
Şey diyordunuz.
Devam edin, buyurun.
Özgür'ün suçunu üstlendim.
-Yoksa onu alacaklardı. -Alsalardı.
Alsalardı içeride yatsaydı da aklı başına gelseydi.
Kıyamadım.
Ne oluyor ya?
-Ne oluyor? -Ne oluyor?
Ne oluyor oğlum sen bize söyle.
Ne oluyor oğlum? Anlamıyor musun?
Z kuşağı hani her şeyi anlıyordun.
Hepimiz anladık, bir sen anlamadın salak.
Dana!
Anan bu senin, anan. Öz anan.
Çok daha fazlası benim için.
Anneden de öte.
-Arkadaş! -Anan, anan.
Anan o senin. Saf herif, biraz sorgula.
Emmin gibi olma.
İnsana niye bu kadar güveniyon oğlum hiç mi belgesel izlemedin nasıl anlamadın?
Gel buraya.
Gel.
Oğlum sen hiç mi düşünmedin yıllardır bu adam niye aynı bakıcıyı sikiyor diye?
Bu adama karı yok mu diye düşünmedin mi hiç?
Az biraz düşünsen çözerdin aslında.
Ben Batı'nın ahlaksızlığı sandım baba.
Ahlaksızlık diyip geçme oğul.
Asıl para orada biliyor musun?
Herifler bunu peynir ekmek gibi satıyor.
Tiyatroları falan var.
Neden bahsediyorsun baba ben anlamıyorum.
Sorma oğul.
Rakipler bel aşağı inip…
…özel hayattan vurdular.
Kasedim çıkmış gibi oldu.
Oyları etkiler mi Umut?
Hem de nasıl etkiler.
Buraya kadardı abi. Kaybettin.
Foyan ortaya çıktı.
Şimdi de bu çocuk sana niye oy versin?
-Allah büyük, Allah büyük. -Amenna ve saddakna.
Oğlum!
Koş. Sen de koş hadi.
Görüşeceğiz.
Bu iş tamam lan.
Umut'la annesi yukarıda hüngürerek ağlıyor.
-Adamın anasını ağlattık ya. -Baba ne diye gülüyorsun?
Sevinilecek bir şey mi?
Aile dramı yaşandı içeride.
Yahu sen niye geç anlıyorsun bazı şeyleri?
İbre bize döndü lan. Umut'la konuştum.
Seni alemdar yapacağız.
Biz kazandık. Çak!
Çakam mı?
Baba senin de harbi rekabetçi damarın varmış.
Doğuştan.
Ben yenilgiyi hazmedemiyorum Sadık.
Bozuyorum kendimi.
-Ayıp mı? -Evet.
Olsun o kadar kusur kadı kızında da olur.
-Gel lan. -Baba.
Yukarıda çığlık atarak ağlıyorlar. Acıdan duvarları yumrukluyorlar.
Olsun, müziğin sesini duymazlar. Açmayız.
Hadi gel biraz oynayalım. Gel oynayalım.
Kaşıkları ver elim boş kaldı.
Bir de müzik mi?
Ne olacak oğlum biraz kurtlarımızı dökeriz, gel.
Baba Allah düşmanına merhamet etsin gözünü seveyim beni karıştırma.
O zaman ben içeri geçeyim de…
…anana müjdeyi vereyim.
Biz kazandık.
Haybeye yatsıyı kılmasın.
Sadık…
Alemdar Sadık.
Alemdar…
Alemdar mı oldum ben şimdi?
Ana!
Ana!
Ne oluyor ya? Abo!
Bitti galiba.
Aynur?
Alemdarım, günaydın.
Gülüyor muyuz?
-Bir şey yok değil mi? -Yok abi, bitti çok şükür.
Kutlamalar başladı.
Babam anamı aldı tepeye çıkardı gün doğumunda resmini yaptı, bak.
Sen neden onlarla gittin?
Arabayı bana kullandırttı.
Arka koltukta el ele gittiler.
Yolda şiirler okudu kadına.
Arabayı ileri park et…
…sen önden git dediler. Artık ne yapacaklarsa?
Tövbe de kız.
Aha bak geliyorlar.
Siz niye el elesiniz lan?
Dün geceki rezillikten sonra.
Hatalarımı kabul ediyorum, düzeliyorum.
Müjde, biz evlendik.
Ne evlenmesi lan?
Doğru konuş terbiyesiz.
Ne ara evlendiniz kuzum? O öyle kolay bir şey mi?
Bir sürü işi var. Sevineyim mi?
Oğlumun mürüvvetini gördüm mü?
İmam nikahı yaptık.
Sonra belediyeye başvurduk.
Yarın da…
…resmi nikah yapacağız.
Yetişmez ki!
Yalancı! Yetişmez ki!
Özgür doğru söylüyor. Küçük yer, hemen ayarladılar baba.
Ne babası ya?
Faruk Amca de bana.
-Öyle şey olur mu babacığım? -Olur olur.
Modern bir babayım belki.
Belki dediğine göre değilsin.
Oğlan anaya çekmiş. Birinin oyunu alan, diğerininkini de alır.
Allah nazarlardan saklasın.
Ben ne giyeceğim yarın? Alışverişe çıkalım.
Yetişmez ki! Yetişmez ki!
Yetişir, yetişir. Yıldırım nikahı yapacağız.
Arabaya koşun! Arabaya koşun!
Durun, durun!
Elektrik yükü boşaldı. Aynı yere iki kere düşmez.
Hani düşmezdi?
Üç etti zaten üç. Ben iki dedim.
Ya yağmur falan da yağmıyor, düz şimşek. Eve koşun.
Ne evi oğlum?
Ne evi lan? Arabaya koşun!
Şehre kaçın.
O gün bugünmüş.
Eve, geri gelin.
-Geçmiş olsun. -Çok sağ olun.
-Geçmiş olsun Özgür. -Sağ olun.
-Geçmiş olsun oğul. -Sağ ol ana.
-Aynur? -Geçmiş olsun.
-Oğul? -Geçmiş olsun.
-Allah bir daha göstermesin. -Amin amin.
Hadi içeri, hadi.
Şalteri indiriyorum. Pencerelerden uzak durun.
Prizden bütün fişleri çekin.
Hiçbir şey prizde kalmasın.
Ana, bu bir işe yarar mı ki?
Ne bileyim? Fakirin ekmeği umut işte.
Ya yararsa?
Can havli ile Faraday Kafesini buldun babaanne.
Helal olsun.
Ben ne yaptığımı biliyor muyum?
Umut, torunum.
Gel uzatmayalım oğlum. Ver oyunu bize.
Aileni düşün.
Baba sen de bizi düşün inat etme malamat olduk.
Verelim oyu Özgür Abime kurtulalım.
Resmi nikahtan sonra Banu'nun da oy hakkı olacak.
Aha, itfaiye geldi.
Kurtulduk.
Çıkarma ana. Ya bir şey olursa?
Anlayın artık, başkası varken bir şey olmuyor.
Helak sadece aileye özel.
Ailemize hoşgeldin kızım.
Mevlam taksiratını affeylesin.
Allah Allah ya.
İtfaiyeye kafama iki tane yıldırım çaktı diyorum.
Videosu var mı abi diyor.
Ya koskaca itfaiyesin…
…tankerle su var.
Bir bardak su istedim ya.
Yok inat etti. Bir bardak verdi.
Suyu vermedi.
Unutmayın…
…yanınıza bir yabancı almadan tuvalete bile gitmeyin.
Biz itfaiyeyle çarşıya gideceğiz. Akşama kadar kahvedeyiz.
Biz de kurşun döktüreceğiz ayağına üç beş kişi çağırdık yoldalar, yalnız kalmak yok.
Asıl akşam ne yapacağız ya?
Otelde falan mı kalsak?
Akşam güvendeyiz, anam çözdü.
Akrabaları çağırdım.
Oğlanı acil evlendiriyoruz.
-Bizimki kızı gebe bırakmış yetişin dedim. -Yalan mı?
Sırf dedikodusu için bile akşam elli kişi gelir.
Akraba aileden sayılmıyor mu? Kan bağı var.
O kadar insanı bir araya toplayıp tahtaya getirmeyelim.
Banu Abla da aileden sayıldığına göre abim haklı.
Canım benim.
Münasebetimiz bile olmayan insanlar bulmalıyız.
Sen çarşıdan gelirken evsizi al.
Ben de biraz dilenci toparlarım.
Mümkün mertebe aramızda ihtiyaç sahipleri olsun.
Onlara kıyamazlar.
Helaktan kurtulmanın yolu misafirperverlik çıktı.
Sınav soruları kolay aslında.
Biraz çalışsak geçeriz.
Taktı kafaya, erecek galiba.
Ben bu seferkinden çok korktum.
Fark ettim ki…
…biz yarınımız garantiymiş gibi yaşamaya alışmışız.
O değişince garip bir şey oldu.
Bir bardak su vermediler.
Her gece Yasin okumadan uyuyamıyorum.
Ben dün gece küs olduğum herkesi aradım, hepsiyle barıştım.
Ben dün gece sabaha kadar kitap okudum.
Hiç uykum gelmedi.
Ben dün gece bir büyüğü bitirdim.
Kazandık sandım.
Sabaha kadar kutlama yaptım, ayıp mı?
-Evet. -Olsun.
Biz dün gece sabaha kadar aşk tazeledik.
Hayatın tadını anlayınca tabii.
-Hiçbir şeyi geciktirmiyorum. -Ben dün gece uyumuştum.
Yapma ya.
Sen dün gece ne yaptın abi?
-Hiçbir şey. -Her zamanki gibi yani.
Bitti işimiz. Geliyor musunuz?
Sinek kere.
Madem kalabalık lazım…
…camiye de gelebilirdiniz.
Pavyona da gidebilirdik.
Vallahi yarım saat dil döktü hocam.
-Pavyona gidelim diye. -Zaruriyet var ama.
Hocam ölmeyecek kadar domuz eti yiyebiliyoruz ya.
Ölmemek için.
-Pavyona gitmek serbest değil mi? -Olur mu öyle şey?
Başka seçenek yoksa ölmeyecek kadar yiyebilirsiniz.
Ama sizde seçenek bol.
Domuz ölmeyecek kadar yiyebiliyoruz değil mi hocam?
Domuz ölmese nasıl yiyeceksin?
Kasap olduğum için ilgimi çekti.
Sen domuzu nasıl yemeyi düşünüyorsun?
Böyle kemire kemire mi?
İşte domuzu öldürmemek olay.
Yanından geçerken misal…
…tuttun sırtından bir parça kestin aldın.
Derin kesmeyeceksin ama ince keseceksin. Döner gibi.
Değil mi hocam?
Korkutuyorsun beni.
Yani…
…bir şeyi bu kadar nasıl yanlış anlamayı başarabildin?
Sizde temel bilgiler de yok.
En başından başlamak lazım.
Okunmak üzere.
Haydi yatsıya.
Hocam hepsini almayın ama ya. Bize de bırak biraz.
Valla keyfimizden istemiyoruz hayat meselesi ya.
Tövbe tövbe.
Helal et. Hakkını helal et.
Hakkını helal et Sadık.
-Sadık? -Efendim?
Bugün değilse ne zaman?
Yarına çıkamayabilirsin.
İstersen bir uğrayalım.
Seni seviyorum Sevim.
Seni seviyorum.
Sen beni sever misin bilmiyorum ama…
…olur mu olur.
Çünkü sevgi dolusun.
Düşmanlarına bile iyilik yapıyorsun dostun oluyorlar.
Gözümle gördüm.
Ama ben çok hayal kurdum.
Şu helak şeyi çıktı çıkalı…
…sabahlara kadar hayaller kuruyorum.
Ucunda ölüm olmasa…
…cesaret edemezdim.
Belki de bu son şansım.
Çok rahatladım ya.
Hiç söylememekten iyiymiş.
Ya siz ne diye sessiz sessiz duruyorsunuz?
Bir ses etsenize.
Evde birileri olduğunu anlayalım.
Evi basıp seni seviyorum diye bağırdın oğlum.
Kim olsa devamını merak eder.
Vallahi Sevim'e sorun isterseniz.
Ucunda ölüm olmasa ben hayatta söyleyemezdim.
Vallahi doğru diyor.
On sene bekledi bekledi bula bula bugünü buldu.
Yarın helak olabilirim.
Ulan…
…şiir gibi konuşuyor. Laflara bak.
Biz dümdüz konuştuk.
-Siz kimsiniz? -Asıl sen kimsin lan?
Ben o anlamda demedim emmi.
-Tanışma anlamında söyledi baba. -Ne?
-Tanışma anlamında diyor. -Tamam.
Pardon. Şimdi biz…
…seninkinin küçüğünü istemeye geldik ama…
…sen büyüğünü istiyorsun. Öncelik senin.
Bunca insanın gözünün önünde seni seviyorum evlen benimle diye bağırdın.
Evlen benimle demedim ben.
Amaç o tabii ki yoksa gönül eğlendirecek değiliz.
Ama…
…her şey çok mu ani gelişti? Ben az önce camide namaz kılıyordum.
Valla verirseniz almayan haysiyetsizdir.
Baştan rengimi belli edeyim. Ben sizin tarafınızdayım ama işte…
…Sevim'in gönlü var mı?
Allah'ım bütün dikkatler dağıldı ya.
Biz, çok gölgede kaldık.
Elin oğlu durdu durdu…
…efsane giriş yaptı.
Bak evlat, ya sen git…
…ya da şu çikolatayı çiçeği sana devredelim.
Bak helal ediyorum.
Sen kaldığımız yerden devam et.
Bari ben devam edeyim oldu bittiye getireyim.
Herkese iyi akşamlar.
Tekrar özür dilerim. Devam edin lütfen.
Leblebi koydum tasa gız annem.
Leblebi koydum tasa gız annem.
Doldurdum basa basa gız annem.
Doldurdum basa basa gız annem.
Benim yârim pek güzel gız annem.
Azıcık boydan uzun gız annem.
Azıcık boydan uzun gız annem.
Ben evleniyorum galiba.
Ne diyorsun?
Oğlum acele karar vermeseydin. Sekiz-on saat vara helak olmamıza.
Bak ikisi de delirdi bunların ya.
Elalemin kızının başını yakmayın lan sizin de bacınız var.
Şu durumda bile aklınız nerede lan?
-Şu seçimi bir kazanalım. -Ya boşver artık baba.
Her zaman kazanamazsın. Hayat böyle bir şey.
Bazen de yenilgiyi öğretir insana.
Ben kalın kafalıyım. Bana öğretemez.
Kuaför kızla öyle mi?
Bak bir şey diyeceğim.
Onun bir küçüğü var. Hem daha güzel…
…hem aşçılık okumuş.
Biz yoğurtçuyuz oğlum.
Aşçılık okuyan daha iyi bize. Onu alalım.
Ya baba gönül işi öyle bir şey değil.
Efendim Aynur?
Ne diyor?
-Ne diyorsun kız? -Ne olmuş lan?
-Hangi hastane? -Ne hastanesi lan?
-Anam! -Hangi anan?
Ana! Ana!
-Ana! -Ne olmuş anana?
-Kız! -Ya bu çocuk niye böyle ya?
Anam şu hâlini görünce durumum düşündüğümden daha mı kötü diyecek.
Düşündüğümden daha mı beter durumum?
Devrik kurdu cümleyi ama aynı şey. Dediydim.
Bu ne hâl?
İyi misin?
Lafa bak çay demle. Bak bakalım iyi miyim?
Ana tam olarak ne oldu?
Kalça kemiğim kırılmış.
Salonun ortasında küt diye yere düştüm.
-Ameliyat diyorlar. -Elin kolun?
Düşerken kendimi hemen bırakmadım direndim biraz.
İşte elimi orada kırdım.
Ambulansla gelirken de üç kere kaza yaptık baba.
Yukarı çıkana kadar iki defa düşürdüler beni.
-İşte kolumu da orada kırdım. -Ne diyorsun?
Anamı odaya aldılar…
…biz içeri girdiğimiz an…
…amcanın biri vefat etti.
Azrail'e çalım attım amcaya gönderdim diyeceğim de…
…şaka uğruna kendimi yakmak istemiyorum.
Hâlâ mı uslanmadın diyebilirler.
E hani kalabalıkta bir şey olmuyordu.
Dışardan olmuyor ama içerden oluyormuş demek.
İçeride hepimiz yalnızız oğlum.
Fırtına Faruk fırtınayla…
…çıkıkçı Öznur kalça kırığı ile tuş oldu.
Yıldırım nikahıyla yıldırım uyumlu.
Yangın ne alaka ya?
-Bana Yangın Aynur derler. -Ne diyorsun kız?
-Niye öyle desinler? -Kazara iki defa köyü yaktım ya baba.
Aferin.
Faruk bir yaklaş sen.
Bir tane profesör varmış.
Estetik cerrah.
Kalça kırığı ameliyatında en iyisi.
-Ama çok para istiyormuş. -Ne kadar çok?
Boşver parayı sağlık bu.
Doktor eskisinden bile daha güzel yapıyormuş.
Eskisi de o kadar şey değildi ya.
Senin hiçbir zaman…
…kalçasıyla…
…öne çıkan bir kimliğin olmadı yani çok şükür.
Bize normal doktor da olur.
Bebeğim.
Gel gel.
Oturmak istiyorsan dışarıda sandalye var. Uyanık ol.
Bana bakın, yeter artık.
Vallaha hakkımı helal etmem.
Gün batmadan bu işi halledin.
Hastaya yatağındayım, durumum belli.
Adaya biri veda edecekse en güçlü aday benim.
Canımdan kıymetli mi lan?
-Geçmiş olsun. -Sağ ol.
Asıl bu alemdarlık şeysi ne olacak?
Son saatler.
Hepimizi yakar mısın?
Yakarım, bilirsin.
Ben de.
Blöf be baba.
Eninde sonunda pes edeceksin.
Bak herkes ikna oldu bir sen kaldın. Senin yüzünden helak olacağız.
Zenginsin oğlun sen.
Hem de gençsin.
Azdan az…
…çoktan çok gider.
Asıl seninki blöf.
Blöf mü?
Ben kendimi yakmaya göze almışım.
Kusura bakmayın da hiç kimse benden değerli değil.
Kusura bakmayın da benden daha kıymetli insanlar var.
Çok şükür.
Özgür…
Sen kazandın.
Bir daha de kardeşim.
Sen kazandın.
Ben kazandım.
Özgür Bey kazandı.
Seviyorum işte…
…var mı diyeceğin?
Seviyorum işte…
…var mı diyeceğin?
Hadi bitirelim artık şu işi.
Madem yeni alemdar benim…
…krallara yaraşır şekilde olmalı tahta geçişim.
Yağmur olsan, toprağınım…
…rüzgar olsan, yaprağınım…
Yağmur olsan, toprağınım…
…rüzgar olsan, yaprağınım…
Irmak olsan…
…bir dalınım.
Seviyorum işte, var mı diyeceğin?
Seviyorum işte, var mı diyeceğin?
Seviyorum işte, var mı diyeceğin?
Bravo!
-Bir daha! -Bir daha, bir daha!
-Bir daha! -Bir daha!
Aferin.
Hak ettin.
Her ne olursa olsun…
…sırrı kabul edip…
…taşıyıcısı olmaya yemin ediyor musun?
-Ediyorum. -Ediyor musun?
-Ediyorum. -Ediyor musun?
Dede üç kere soruyorsun. Neden uzatıyorsun anlamadım ki.
İyi düşün diye.
Çekilebilirsin hâlâ.
Kabullen baba.
O gün bugünmüş.
Ediyorum.
Ben de sırrı sana sırlamayı kabul ediyorum.
Gel benimle.
Bu sır binlerce yıldır elden ele…
…kalpten kalbe…
…dilden kulağa…
…candan canana aktarıldı.
Sır şu…
Sır falan yok.
Çaktırma devam et.
El artık sende.
Ne demek sır yok?
-Ne demek sır falan yok? -Şş.
Sessiz.
Sırrın kendisi…
…sır varmış gibi yapmak.
Elime kaşık kürek bir sürü şey tutuşturdunuz, onca ritüel.
Ahalinin gözünü boyuyoruz.
Büyüklerimiz binlerce yıldır…
…kolay para kazanmanın formülünü bulmuş.
Yolumuzu buluyoruz, fena mı?
Daha fena bir şey duymadım ben ya.
Hani şifalıydı? İnsanlar iyileşiyordu.
Çünkü şifalı olduğuna inanıyorlar.
İnanırsa yapamayacağı şey yok ki.
Seni de biz inandırdık.
Dalga geçme dede gözünü seveyim. Bu nasıl olur ya?
Yoğurt ilk ne zaman çıkmış?
Kim bulmuş, gören var mı?
Orada su bulanık.
Su bulanıksa…
…bize fırsat doğar.
İşte biz oradaki gizemi…
…paraya çevirdik.
Binlerce yıllık dolandırıcılık çetesi miyiz biz?
Ne yazıyordu Kutadgu Bilig'te?
Ya dede…
…biz de o kadar kutadgu bilik ama işte.
O kadar alamet oldu.
Yaz günü kar yağdı.
Strafor rendeledim.
Ahırı da ben yaktım.
Niye hayvanlara bir şey olmadı?
Ama hortum, şimşek, fırtına, dolu.
Ekmeğime ne yağ sürdü onlar be.
Bazen yürü ya kulum diyor işte.
Olur mu canım?
Ne yani?
-Her şeyin bilimsel bir açıklaması mı var? -Yok mu?
İnsan açıklayamadığı şeyden çok etkilenir.
Gözünde büyütür.
Hele bir de işin içine…
…hayal gücü girince.
Efsane mi uydurdunuz yani?
Hayal gücümüzü kullandık.
Artık anahtar sende.
Sen bu yoğurdu dünyaya satarsın.
Zengin edersin hepimizi.
Yoğurt imparatoru olalım.
Dede öyle şey olur mu ya? Ecnebi bizim gibi değil.
Teste sokup içine bakıyorlar.
Farklı bir şey olmazsa yemezler. Kimse almaz bunu.
Yurtiçinde büyürüz.
Ortadoğu pazarına gireriz.
Orada denetimler sıkı değildir.
Hem onlarda da para var.
Dede bana bir su ver gözünü seveyim.
Gözünü seveyim bana bir su ver. Tansiyonum düşüyor benim, bu nasıl bir iş?
Ben bu hikayenin kötü adamıyım zannediyorum, iyi adam benmişim ya.
Yıllarca hayalimi kurduğum şey meğer…
İnsanların en saf duygularıyla oynuyorsunuz!
Biraz da bundan konduramıyorlar.
Bu konuda yalan söylemez diyorlar.
O da işimize geliyor.
Yeryüzündeki en kötü insanların torunuyum ben!
Olan oldu artık.
Ailenin sana ihtiyacı var.
Kurtar hadi.
Tut elimizden.
Elimi versem kolumu kaparsınız.
Çirkinsiniz be.
Gidiyorum.
Bir daha yalvarsanız da gelmem.
Özgür!
Her ne olursa olsun…
…sırrı kabul edip…
…taşıyıcısı olmaya yemin ediyor musun?
Sadık?
Sadık mı?
Ediyorum.
Ediyor musun?
Ediyorum.
-Kabul ediyorsun. -Ediyorum.
İyi.
Ben de sırrı sana sırlamayı kabul ediyorum.
Gel benimle.
Bu sır binlerce yıldır…
…elden ele…
…kalpten kalbe…
…dilden kulağa…
…candan canana aktarıldı.
Sır şu…
Yani sinek olmasa…
…bu yoğurt da olmaz.
Biz elimizle yellesek yoğurdu?
Aynısı olmuyor işte.
Ayarlanmış o.
Bir tek sineğin hareketine göre olunca tutuyor.
Ben bulmadım oğlum formülü.
Aktarıyorum sadece.
Bizim yoğurdumuz özeldir.
Kıymetlimizdir.
Onu ne kadar önemsediğimizi belli ederiz.
Bizim yoğurdumuzun üzerine sinek konamaz.
Sinek hamle yapar…
…biz hamle yaparız.
Bu kovalamacanın rüzgarı…
…yoğurdun ruhuna işler.
Sırf bir başkasına iyiliğin dokunsun diye…
…yoğurt nefes almaya başlar.
Kendine verilen değeri karşılıksız bırakmaz.
Her canlı gibi.
Özgür şimdilik inandı gitti.
Ama ya günün birinde anlarsa?
Anlayacak ve geri gelecek.
Bu defa onu durdurmak daha zor.
-Özgür'e karşı bir savunmamız yok yani. -Gerek de yok.
Özgür bu yoğurda konmak isteyen bir sinek.
Ama bizim yoğurdumuzun özelliği de…
…üzerine sinek konamaz.
Ama sineksiz de bu yoğurt olmaz.
Sineğin rolü büyük.
Onu yok etmeyeceksin.
Kendine memur edeceksin.
Ağacın sağından girin soldan değil. Anlatamıyorum ki ben ya.
-Geç geç. -Geç şuraya.
Çekil, çekil. Çekilin.
Tut elleri. Tut.
Sağınıza koyun. Koy.
Oğlum koysanıza. Askerlik yapmadınız mı lan siz?
Herkese yetecek kadar yoğurt var. Merak etmeyin.
Sağdan, sağdan.
Geç baba geç.
-Geç. -Sağ olun.
Gel baba gel. Ver oğlum, ver lan.
Baba hoş geldin.
Hocam buyur.
Dede, gelenekte reform olmuyor mu ya?
Bu kıyafet bana hiç gitmedi.
-Cebi de yok bunun. -Ben giy demedim ki.
Nereden çıktı bunlar?
Babam dedi ki…
Oğlum hepimiz giyiyoruz bak.
Bizi gören turistler fotoğraf çektirmek istiyor oğlum.
Adam başı 10 euro.
O parayla yaşlılarımızın ihtiyaçlarını gideririz.
Hadi gel baba gel. Gel baba.
Kuyruk azalmıyor, artıyor.
Bize daha çok yoğurt lazım.
Hadi git.
Hakla onları.
Yettim.
Sen niye uyandırı… Ulan!
Oradan dön. Oradan dön kızım.
O gün bugün müymüş lan?
-Çok özür dilerim. -Kurt iniyor oğlum.
Ne? Nereden çıktı bu ya?
Bedduaları tutmasın. Beddualar.
Bedduaları…
Oh yarasın.
Pardon, çok özür dilerim.
Kestik!
Senkron bir kere daha.
Kızların hepsinin adı ''S'' ile başlıyor.
Hani ben önden gidiyordum?
-Hani ben önden gidiyordum? -Ben o zaman devam edeyim.
Oldu bittiriye… Bittiri ne ya?
Devam edeyim. Oldu bitti…
Ne helak hali?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.