Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hazar Bey, beni duyabiliyor musunuz?
Mektup nerede?
Tansiyon düşüyor!
Ne oluyor? Baba! Babam Gitme!
Dayan babam dayan ne olur!
Ölme ölme ölme!
Sakın öleyim deme sakın!
Yaşasın mı istiyorsun?
Hazar Şadoğlu başına gelenleri haketti ama böyle olmamalıydı Fırat.
Bu değil!
Önce Reyyanın kalbinin ölmesi gerekiyordu. Şimdi ölürse.
Şimdi ölürse intikamını almış, düşmanındanda kurtulmuş olursun Miran.
Hayır aga o iş öyle değil! Önce gerçekler ortaya çıkacak ki yaşarken ölecek herkes içinde.
Yoksa bu hikayenin içinde Reyyanın kahramanı olarak ölmüş olacak.
Hastanın durumu nedir?
Yavaş yavaş sarsmadan.
Bire alın hemen çabuk!
Reyyan dur!
Buradan içeri giremezsiniz.
Hemşire Hanım ne olur Allah için yardım edin kurtarın babamı!
Biz size bilgi vereceğiz, lütfen burada bekleyin.
Babam!
Baban iyi olacak.
Sen yaptın!
Reyyan ne diyorsun?
Ben yapmadım.
Sen yaptın.
Vazgeçmedin Miray.
Vazgeçmedin!
Bize rağmen intikamından nefretinden vazgeçmedin sen.
Babam ölsün istedin, hayatından çıksın istedin, öldüreceğim dedin!
Ben söyledim.
Ama babana zarar vermedim Reyyan.
Sen hayatımıza beri bize zarar veriyorsun.
Bana haksızlık ediyorsun Reyyan.
Ya benim babam masumdu masumdu!
Bir türlü anlamadın!
Senin yüzünden canı ile boğuşuyor.
Canı ile boğuşuyor.
Bizi bitirdin Miran, bitirdin.
Bunu bize yapma Reyyan.
Ben değil, sen yaptın sen!
O babaannen yaptı! Siz yaptınız siz!
Babam!
Nabız alamıyorum!
Ameliyathaneyi hazırlayın çabuk.
Aramayacaktım.
Haber vermeyecektim.
Benim yüzümden oldu her şey.
Benim yüzümden oldu.
Niye açmıyorsunuz ya? Birinizde açın.
Ne yaptınız, vardınız mı, yaşıyor mu?
Yok.
Açmıyorlar. Miran da Fırat da telefonlarını duymuyorlar.
Delirecem meraktan! Ne oldu acaba?
Vallla tepeden yere kadar yuvarlandı ise biraz zor.
Belki biri itmiştir.
Ne belli düştüğü?
Olamaz mı?
Sonuçta burası komşu kapısı değil.
Hasımının evi
Ya biri ittiyse?
Alo.
Abim mi? Nerede?
Baba abim! Abim kaza geçirmiş.
Hazar oğlum! Oğlum yaşıyor mu?
Baba!
Hazar Bey!
Allahım ya babama bir şey olursa?
Ya babama bir şey olursa ben ne yaparım?
Ben ne yaparım?
Allahım sen koru yarabbim.
Miran git görmek istemiyorum seni!
Reyyan! Uzak tutma beni.
İstersen yine giderim.
Ama ben yapmadım.
Babam ölürse ben de ölürüm.
O giderse ben de giderim ardından.
Benim yüzümden.
Gel kızım dedi.
Bin kez on bin kez gel kızım dedi bana.
Gitmedim.
Seviyorum Miranı dedim.
Bırakamam dedim.
Benim yüzümden oldu.
Ben sana inandım Miran.
O inanmadı ama ben inandım.
Onu da inandırdım, sevdamıza inandırdım.
Şimdi ölse benim yüzümden
Çünkü babamı senden koruyamadım.
Miran, gel hadi.
Niye gelin babam niye?
Sana sabahı bekletmeyen şey neydi?
Anlamıyorum
Hazar Şadoğlunun gece konakta ne işi vardı?
Kendi mi düştü, biri mi itti?
Biri itti ise, kim?
Neden itti?
Şimdi bunları düşünme kardeşim
Beni çağırmışsın hanımım.
Gel Mahmut.
Benim senden başka güvenecek kimsem kalmadı.
Onun için kimsenin bilmediği şeyleri sen bileceksin.
Bu notları yollayan kimse.
Bizimle oynuyor.
Bundan sonra herkesi izleyeceksin
Herkesi anladın mı?
Kim nerede ne yapıyor bileceksin.
Ben sana sorarsam şu an ne yapıyor diye hemen cevap vereceksin.
Bundan sonra kime bizden bir adım ötede olmayacak, anladın mı?
Anladım hanımım.
Hele ki son yaşananlardan sonra Miran hep gerimizde kalacak.
[Yaptığın hiçbir şey Reyyanı benden ayırmaya yetmiyecek.]
[Anla artık babaanne anla.]
[Çünkü ben senin ne yaptığını anladım.]
[Her şeyi çözdüm.]
Bundan onra ne yapacakın Miran.
Bana dön mü diyeceksin?
Yoksa yeminini unutup sevdana mı sarılacakın?
Sen bir hamle yap hele.
Yap ki ben gerisini getireyim.
Alo.
İntikamını almana çok az kaldı Azize Aslanbey.
Kurduğun oyun yoluna girdi.
O ne demek Hanife?
Hazar Şadoğlu
Ameliyat masasında azrail ile savaşıyor.
Sen ne diyorsun, ne oldu Hazara?
Gizlice Aslanbeylerin evine girmiş gece gece.
Merdivenlerden yuvarlanmış düşmüş diyorlar.
Artık ilahi adalet mi dersin, tesadüf mü dersin bilmem
Ama Hazar her an ölebilir.
Biri mi itmiş kendi mi düşmüş?
Allah bilir.
Ama ben en çok neye sevinim biliyor musun abla?
Sen iyiki burda değildin.
Yoksa herkes senden bilecekti.
Neyse, sen yoksunda.
Mirandan şüphelenecekler şimdi.
Bu iyi olmadı Hanife.
Hiç iyi olmadı.
Neyse sen kapat, kapat bir şey olursa beni ararsın.
Mahmut!
Arabayı hazırla Midyat'a dönüyoruz.
Öyle düşmekle ölünmez Hazar.
Sen oğlunun silahından çıkan kurşunla öleceksin
Kimsenin kurduğu oyunla değil.
Benim kurduğum oyunla.
Bu oda !
Reyyan!
Amca!
Abime ne olmuş Reyyan?
Görebildin mi?
Ya bir şey söylesene kızım.
Kızım bir şey söyle
Babam.
Ne oldu Hazar'a ne oldu?
Aga hadi gidelim, ortalık karışacak.
Bilmiyorum. Ben odadaydım...
...sonra bir ses duydum...
...dışarı çıktım orada...
...merdivenlerin ucunda öylece hareketsiz yatıyor.
Oy...
Ya kurban olayım amcam, söyle bana. Doktor ne dedi? Nerede abim şimdi?
Ne olmuş abime? Söyle bana.
Ameliyata aldılar.
Kendisi mi düşmüş? Birisi mi itmiş? Ne oldu, anlat?!
Bilmiyorum!
Ne yaptınız lan?
Azat abi.
Ne yaptınız lan amcama?!
Ulan amcama bir şey olsun, yemin ediyorum öldürürüm lan hepinizi!
Öldürürüm anlıyor musun?!
Ben Hazar Şadoğulları'na bir şey yapmadım.
Bir şey yapmadın, ha?
Bir şey yapmadın?
Baba...
O zaman madem bir şey yapmadın, sen değil miydin...
...eve gelip abimi verin diye tehdit eden...
...seni öldüreceğim diyen?
Ben yapmadım.
[Abim içeride canıyla can çekişiyor.]
Ben yapmadım.
[Eğer ona bir şey olursa, işte o zaman göstereceğim ben sana!]
Kim yaptı o zaman?!
Ayrılın, ayrılın!
(Ayırmaya çalışırken bağrışıyorlar.)
[Ne yapıyorsunuz ya? Hastane burası.]
[Bir daha aynı olay yaşanırsa hepinizi dışarı atarım.]
Tamam kardeşim. Tamam haydi, sağ ol.
Oğlum bu kapıdan sağ çıkmasın...
...yeminim olsun, seni oğluma kurban edeceğim.
Soyun sopun kim varsa...
...hepsinin son nefesi elimde olacak!
Miran...
...haydi.
Anne!
Yenge!
Anne! Anne aç gözünü!
Doktor çağırın, bir şey yapın!
Çabuk!
Çabuk doktor çağır!
Annem, ne olursun aç gözlerini!
Anne!
Zehra ablam ne halde acaba?
Aç şu telefonu! Aç Cihan artık, aç!
Yaren'i bir daha mı arasan ablam, ha?
Benim Reyyan'a bir şey sormaya dilim varmıyor da.
Açmıyor.
Gebesin diye beni burada bıraktılar...
...hiç kimseden de bir haber alamıyoruz.
Allah'ım sen bize kötü haber duyurma ya rabbim.
Amin.
Abime bunu kim yaptıysa Allah'ından bulsun inşallah!
Kim yapar bunu Hazar Bey'ime?
Nasıl kıydılar melek gibi adama?
Allah'ım Hazar Bey'i koru.
Amin.
Alo, Şehriyar.
Miran mı başındaydı?
Nasıl olmuş peki?
Vallahi hanımım biz de hiçbir şey bilmiyoruz.
Seslere çıktık hepimiz.
Sonra Miran ağabeyimle Fırat, kaptığı gibi hastaneye götürdüler.
Miran hastaneye mi gitti?
Peki hastaneden haber var mı?
Vallahi yok hanımım.
Adam öldü mü, kaldı mı? Hiçbir şey bilmiyoruz.
[Ama konaktan çıkarken çok fena haldeydi.]
[Vallahi ben sana bir şey diyeyim mi hanımım?]
Hazar Şadoğlu kurtulsa bile, bundan sonra...
[...ortalık yangın yeri olacak.]
İyi tamam.
Hadi kapat şimdi.
Bir şey duyarsan hemen beni ara tamam mı?
[Tamam hanımım.]
Peki ya o? Azat Bey'imi o vurmadı mı?
O evde şeytan çırağı çok.
Ama kimin ittiğini Allah bilir tabii.
Durmayacaklar.
Önce abimi öldürmeye çalıştılar...
...şimdi sırada Azat var.
Her yerden canımızı yakacaklar.
Miran, dur. Şimdi gitme.
Reyyan.
Bak senden başka kimsenin ne dediği, ne düşündüğü umurumda değil.
İnan bana.
Ben babana bir şey yapmadım.
Sen bir şey yapmadın.
İntikamımdan vazgeçmem dedin.
Hazar Şadoğlu...
...toprağın altına girmeden bana rahat yok dedin.
Şimdi ben bir şey yapmadım diyorsun, he?
Gözlerime mi inanayım ben?
Kulaklarıma mı inanayım? Sana mı inanayım Miran?
Söyledim bunları, haklısın.
Ölsün istedim.
Ama aileme, bana yaptıkları için istedim.
Bu yaşananlarla bir ilgim yok.
Ya anla artık anla. Benim babam...
...senin ailene bir şey yapmadı.
Onun sevdiklerine merhametini de...
...düşmanına adaletini de gördün.
Hala..
Hala nasıl bunları konuşuyorsun?
Reyyan bir dinle beni.
Mutfağa girdim, çıktım. Onu bulduğum yerde yatıyordu.
Ben itmedim.
[Ya istemiyorum dedim.]
Anne.
Anne yapma!
Çıkaracağım bırak.
Zehra Hanım böyle yaparak sadece kendinizi değil, karnınızdaki bebeği de...
...tehlikeye atıyorsunuz! Lütfen, yapmayın.
Anne.
Reyyan...
...gebeyim ben.
Annem niye söylemedin?
Annem yapma bak.
Bunu şimdi düşünemem Reyyan.
Babana gideceğim ben.
Annem!
Reyyan.
Bırak beni.
Benim babana gitmem lazım.
Onun yanında olmam lazım. O beni hisseder.
Sesimi duyurursam...
...gitme dersem...
...o bırakmaz bizi.
Kıyamaz bize o.
Tamam anne, tamam.
Tutun bana.
Birlikte gidelim babama.
Senin ne işin var burada?
Yaşattığın acıyı görmek için mi geldin?
Bak.
Bak, iyice bak.
Hepimiz Hazar Bey ile birlikte ölüyoruz.
Başardın Miran.
Bizim ciğerimizi yakmayı başardın.
Ama Allah'tan dilerim, hiç gün yüzü görmeyesin.
Bir çektiğin, bin olsun.
Ettiğini bulasın.
Ettiğini tez vakitte bulasın.
Nasıl inandıracağım ben kendimi?
Nasıl?
Bilmiyorum ağa.
Reyyan'ı kaybediyorum ağa.
Kaybediyorum.
Sen hiçbir şeyi kaybetmiyorsun.
Hiçbir şey.
Sadece birazcık sakin ol.
Reyyan'a biraz zaman ver.
İyi ki varsın be ağa.
Sen ne güzel adamsın ya.
Ben sana haksızlık ettim, kalbini kırdım...
...sen yine de kardeşliğimizden vazgeçmedin.
Dayan be abi.
Kurban olayım dayan.
Beni bu vicdan azabıyla bırakıp gitme.
Bütün Şadoğulları neredeyse canıyla senin...
...günahının bedelini mi ödüyordu abi?
Sen ise...
...hiç konuşmadan, sadece kızını mı kurtarmaya çalışıyordun bu yangından?
Öyle mi?
Sen hala hangi yüzle geliyorsun buraya?
Sakın ha evladıma dokunayım deme.
O senin evladın ise içeride yatan da benim evladım.
Anladın mı?
Bu olanların sorumlusu sensin. O soysuzu ailene tercih ettin.
Baban yalvardı sana.
Bir kere olsun vicdanın sızlamadı mı senin?
Kurşunlandın diye haber geldiğinde...
...kucağıma yıkıldı evladım diye.
Dede, yeter.
Yetmez!
Bu olanların sorumlusu sensin.
Bu aileye felaketleri sen getirdin!
Sus artık, yeter! Yeter!
Baba, kurban olayım yeter artık ya.
Hepimizin ciğeri yanıyor zaten.
Bir de birbirimize düşüp düşmanı güldürmeyelim.
Kız da harap olmuştur.
Git buradan.
Gözüm görmesin seni. Bunca şerrin ortasında ...
...senin burada olmanda hayır yok!
Defol!
Ya Miran dur.
Hiçbir yere gitmeyeceğim. Gitmem!
Ne yapıyorsun?
Alacağım Reyyan'ı.
Annesi yanında zaten, annesi.
Ben burada babam için duruyorum.
Babam uyanmadan beni buradan göndermeye kimsenin gücü yetmez.
Eğer o uyanır...
...bana git derse anca öyle giderim.
Senin söylemen ile değil!
Amcam, bak bilirim babandır. Bırakamazsın.
Ama deden sakinleşene kadar git.
Aşağıda bahçede bekle.
Bana haber verin.
Ya amcam bak ben seni habersiz bırakmam.
Hemen yetiştireceğim haberi sana, tamam mı?
Haydi gülüm, haydi.
Ben gelir seni yoklarım.
[Hazar Şadoğlu!]
Evet ablacığım, buyur. Ben kardeşiyim. Nedir?
Ne oldu? Kötü bir şey mi var?
Acil B RH- kana ihtiyacımız var.
[Aranızda kan grubu uyuşan var ise hemen almamız gerekli.]
Merkezden gelmesini bekleyecek durumda değil hastamız şuanda.
0 RH+ olsa olmaz mı kızım?
Olmaz amca, daha neler?
Ara arkadaşını falan, bul birinden.
Bulacağız, bulacağız.
Azat bir şey yap, ne olur? Amcan ölüyor Azat.
Yok yengem, yok. Ben şimdi jandarmayı da ararım. Askerlere de bakarlar.
Tamam mı? Tamam.
Yenge gel.
Allah'ım sen Hazar'ı bize bağışla.
Sakın ölme Hazar Şadoğlu.
Komutanım.
Tamam haydi, çabuk.
Miran nereye?
Sakın peşimden gelme, sorma da.
Ne yapmaya gidiyorsun?
Hazar Bey'imin canını bize bağışla.
(Makinelerin ses çıkarıyor.)
[O gün babanı öldürdüler.]
Anneni kaçırdılar.
O günü Aslanbey'lerin en kara günü yaptılar
Namusumuza göz koydular.
Ben kimseyi öldürmedim!
Kimsenin namusunu çalmadım ben!
Ben sadece onu korumaya çalıştım.
Allah şahidimdir, ben sadece anneni sevdim!
Ben seni yine seveceğim.
Ben seni hep seveceğim.
Yanılmaz bizim için...
...babam ya da sen...
...kim yanılırsa yanılsın ben hep senin yanında olacağım.
Yanında olacağım Miran, bırakmayacağım seni.
[Sen vazgeçmedin.]
[Vazgeçmedin Miran.]
[Bize rağmen, nefretinden...]
[...intikamından vazgeçmedin.]
[Ölsün istedin babam.]
[Öldüreceğim dedin.]
Çok kan kaybı var. Hala bulunamadı mı kan?
Hastayı kaybediyoruz.
[Bir zamanlar Hazar diye gök gözlü bir adam varmış.]
[Öyle kötüymüş ki bu adam...]
[...bir sabah çıkıp gelmiş.]
[Küçük oğlanın babasını öldürüp...]
[...annesini de kaçırmış.]
[Kendisi için istiyormuş kadını.]
[Kadın teslim olmayınca...]
[...hiç acımadan öldürmüş.]
[Bunu yapan kötülüğün adı ne imiş peki?]
Şadoğlu. Ben bir büyüyeyim babanne...
[...o Şadoğlu'nu öldüreceğim.]
Sadece senin için Reyyan...
Sadece senin için.
Senin için...
İyi misiniz?
İyiyim, iyiyim.
B RH-
Adınız ne idi?
Mesut Güner.
Tamamdır, geçmiş olsun. Ben on beş dakikaya geleceğim yanınıza.
Ameliyathaneye yollayacaksınız değil mi?
Hazar Şadoğlu için istemişlerdi.
Evet, Hazar Şadoğlu için. Merak etmeyin.
Miran Allah aşkına ortalığı daha fazla bulandıracak bir şey yapma.
(Ağlamaya başlıyor.)
Yaren.
Yaren, iyi misin?
Fırat.
İyi değilim Fırat. Hiç iyi değilim.
Amcam...
Tamam.
Tamam gel.
Gel otur şöyle, gel.
Fırat neden o saate oraya gitti amcam? Ne işi vardı?
Anladım. Söylemeyeceksin.
Çünkü onları koruyorsun.
Ama Aslanbey'lerden biri katil olabilir Fırat.
Yaren nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
Belki kendisi düştü.
Olabilir.
İnşallah kendisi düşmüştür Fırat.
Yoksa...
Fırat.
Dua et olur mu?
Amcama bir şey olmasın.
Ben gideyim artık.
Yaren.
Yaren! İyi misin? Gel otur şöyle. Acile götüreyim seni.
Keşke bu düşmanlık hiç olmasaydı.
Keşke biz seninle şimdi sohbet edip...
...bir şeylere gülebilseydik.
Ama bunlar bizim hayatımız değil mi Fırat?
Biz hep seninle baskınları, gerilimleri...
...o ölmesin bu ölmesin kaygılarımızı konuşacağız, değil mi?
(Telefon çalıyor.)
Yaren.
Buna bakmam lazım.
Sen iyisin ama değil mi?
İyiyim, iyiyim.
Toparlandım.
Haydi sen işine bak. Zaten Miran'ı tutmak için uğraşıyorsun...
...bir de beni düşünme, tamam mı?
Görüşürüz Fırat.
Efendim Gönül.
Yok, bir haber yok henüz.
Tamam.
Bir haber yok.
Ameliyattaymış.
Elif nereye kayboldu?
Ben bir bakayım.
Sen dur Esma, ben bakarım.
Elif.
Elif.
Neyi var?
Yine hastalandı mı acaba?
Elif...
...ablacığım...
...iyi misin?
Öldü mü?
Kimse ölmedi ablacığım.
Hadi kalk.
Hastaneye mi götürsek?
Ne hastanesi Esma?
Korktu kız sadece.
Korktu tabii.
Kazayı hatırladı herhalde.
Elif...
...iyisin değil mi?
Elif, Elif.
Bakma. Bakma. Bakma. Bakma.
Bakma.
Ali.
Ali.
Ali. Saliha.
Saliha. Saliha. Saliha.
Gel, bakma. Bakma.
Bakma!
Sultan!
Sultan' Yardım et Sultan!
Kurtar beni!
Sultan! Allah'ını seversen! Çıkar beni buradan!
Kurtar beni!
Sultan!
Yandığım gibi yanacaksın demiştim Ahmet.
O gün geldi işte.
Yardım et Sultan!
Kurtar beni!
Sultan!
Çıkar beni buradan!
Sultan!
Sultan!
Elif ne olur hatırlama.
Hatırlama.
Elif, gel.
Hadi. Biz seni odaya götürelim.
Yavaş.
Gel ablacığım.
Yavaş.
Elif.
Sen bu adamı tanımazsın etmezsin.
Neden bu kadar kötü oldun?
O ne biçim soru anne. Adam gecenin bir vakti avlumuzun ortasına düştü.
Onu öyle görünce hangimiz kötü olmadık?
Ablacığım.
Neden bu kadar korktun sen?
Bir şey mi gördün?
Biri mi itti Hazar Bey'i?
Susma böyle, ne olur?
Hadi bir şey söyle bize.
Siz çıkın. Biz başında dururuz.
Anne.
Bu böyle olmayacak. Benim babaannemi aramam lazım.
Evimizin ortasına düşmanımız düştü.
Kim bilir Miran en haldedir? Şimdi de Elif...
Olanlardan haberi olması lazım. Yoksa bunun hesabını çok ağır sorar bize.
Azize gelse ne olacak?
Hazar'ı mı iyileştirecek? Elif'i mi düzeltecek?
Kimseye söylemeden çekip gitti. Bırak orada kalsın.
Ya Elif böyle kalırsa?
Ya bir daha konuşmazsa? Ne diyeceğiz babaanneme?
Yok, arayacağım ben.
Aramayacaksın. Çık!
Korkma.
Korkma bir şey yok. Korkma ben yanındayım.
Bu olmamalıydı.
Olmamalıydı.
Bu olmamalıydı.
Olmamalıydı.
Bu olmamalıydı.
Esma abla.
Ne oluyor?
Nesi var bu kızcağızın?
Gönül Hanım'ın bahsettiği kaza neydi?
Elif ana babasını o kazada kaybetti.
Ondan sonra uzun süre konuşamadı.
Kolundaki yara izi de o kazadan kalma.
Allah razı olsun.
Sultan Hanım kurtardı onu o kazadan.
Gönül de babasını kaybetti.
Allah rahmet eylesin.
Yazık ya.
Ne bahtsız aile bu böyle?
Ben şunları götüreyim.
(Kızım bırak artık umut etmeyi. Onun yüreği taş olmuş, taş.)
Taş yumuşar mı?
Kırılır parçalanır ancak.
Reyyan.
Merak etme.
O kan da bulunacak.
Amcam da iyi olacak.
İnşallah Azat abi.
İnşallah.
Babam eğer o masadan kalkamazsa...
... hiçbir şey eskisi gibi olamayacak.
İyi olacak amcam.
İyi olacak.
Sen yüreğini ferah tut.
Öyle ölmene izin vermeyeceğim.
Reyyan'ı da benden alıp gitmene izin vermeyeceğim.
Uyanıp anlatacaksın ne olduğunu!
Miran.
Nereye kayboldun sen?
Miran sen ne yaptın?
Sakın gidip o adama kan verdim deme.
Verdim.
Çünkü Hazar Şadoğlu ölmeyecek.
Eğer o ölürse, Reyyan...
Reyyan.
Hala ne dolanıyorsun lan sen burada? Canına mı susadın oğlum sen?
Öldürtecek misin illa kendini?
Azat.
Benim derdim seninle değil. Karımla.
Şimdi çekil git karşımdan.
Artık Reyyan yok.
Unut.
Yeter!
Ya yeter!
Nasıl bir öfkeymiş bu? Dinmedi.
Git Miran.
Yetti.
Bana bir daha sakın git deme.
Çünkü gidemem.
Senin olmadığın hiçbir yere gidemem.
Yanımda yöremde olma.
Her şeyi daha fazla zorlaştırma Miran.
Git.
Bana böyle bakma.
Tamam mı?
Sözlerindeki acıya dayanırım belki ama...
... gözlerindeki kırgınlığı benim kalbim kaldırmaz.
Bir kerceik dinle bir beni.
Bir dinle Reyyan.
Babam, acemi yüreklerde sevgi yük olur.
Taşıyamazlar derdi.
Hani ben sevmeyi bilmiyorum, öğret demiştin ya bana.
Ben çok mücadele ettim Miran.
Çok denedim.
Ama sen sevmeyi bir türlü öğrenemedin.
Ağır geldi senin kalbine. Ne yapacağını bilemedin onunla.
Babam...
Eğer babam ölürse...
Sadece ben değil.
Sen de öleceksin onunla.
Tam şurada.
Sen de öleceksin onunla.
Git.
Git!
Miran yapma böyle. Reyyan zaten çok öfkeli. Bir de sen karşısına çıkıyorsun, iyice körüklüyorsun.
Bekle, bekle biraz sakinleşsin.
İçeride can çekişen kişi sadece Hazar Şadoğlu değil Fırat.
Bizim sevdamız da o makinelere bağlı.
Reyyan bak.
Azat abi ne olur bir şey deme.
İyi tamam.
Hadi gel, içeri girelim.
Nefes alamıyorum içeride.
Amcamdan da bir haber gelmedi.
Tek istediğim babamdan iyi bir haber almak.
Hadi sen git.
Olmaz Reyyan.
Miran buralardayken bırakmam seni yalnız.
Belli o şerefsiz rahat bırakmayacak.
Yalanları ile rahatsız edecek seni.
Ya ben kalayım burada.
Ya da sen benimle içeri gir.
Gelemez o artık.
Hadi sen git.
Ne olur bana iyi haber getir.
Nabız düştü.
Ne oldu? Doktor Bey, Doktor Bey!
Hemşire Hanım bir şey söyleyin ne olur.
Lütfen bir açıklama yapamam izin verin gideyim....
... böyle yaparak işimi zorlaştırıyorsunuz. Sizi bilgilendireceğim.
Bizi bırakma, kurban olayım bizi bırakma abi.
Kalbi durdu.
Çevirin.
Baş boyun benden. 1 2 3. Çeviriyoruz.
Adrenalin yapalım, kalp masajı yapalım.
DF'e girdi hasta.
Jel.
1 2 3 hazır.
Ölmedi.
Hazar Bey'in öldüğünü söylemenize izin vermem.
Ölmedi.
Ölmedi.
Ölmedi.
Yok.
Ölmedi.
Ölmeyecek.
Ölmeyecek.
Hanımefendi iyi misiniz?
Benim kocam ölmeyecek.
Hazar Şadoğlu öldü Fırat.
Ölmeyecek.
O yaşıyor.
Yaşıyor kızım.
Zehra Hanım.
Sen nasıl bir adamsın ya?
Senin gönlün evlatlarımı babasız bırakmaya nasıl razı oldu?
Ya peki karnımdakini?
Ya sen nasıl bir insansın ya?
Benim kocam ölmeyecek.
Benim kocam yaşayacak.
Ne yaparsan yap onu benden alamayacaksın!
Seni.
Seni durdurmak için öldürmem gerekse bile...
... gözümü kırpmadan öldürürüm seni.
Dua et Hazar Bey yaşasın.
Dua et yaşasın.
Ben yapmadım.
Reyyan ben yapmadım.
Sus!
Ver, ver!
Anne!
Sen bizim düşmanımızsın.
Bizi sen bitirdin Miran.
Başkası değil.
Annem babam değil. Babaannen değil.
Sen bitirdin.
Fırat gelme peşimden.
İyi de nereye?
Fırat gelme dedim.
Dostunun yanında olmak istediğini biliyorum.
Ama istersen yalnız kalsın.
Miran bunları hak edecek hiçbir şey yapmadı be Yaren.
İnan bana hiçbir şey yapmadı.
Ben sana inanıyorum Fırat. Sana da Miran!a da inanıyorum.
Ama Reyyan bunu neden göremiyor anlamıyorum.
İki insanın birbirine duyduğu güven, sevgi tam da böyle zamanlarda belli oluyormuş işte.
Haklısın.
Ama onların durumları farklı.
Eğer Hazar Bey uyanmazsa.
Benim amcam uyanacak.
Uyanacak ve Miran'ın suçsuz olduğunu söyleyecek Fırat.
İnşallah.
Ben.
Gideyim artık yengemin yanına. Görüşürüz.
Yaren.
Teşekkür ederim.
Mahmut.
Hacce bir ara bakayım. Miran neredeymiş, ne yapıyormuş?
Döndüğümüzü söyleme kimseye.
Senin parmağından çıkan şu yüzüğü babaannem bana verdiğinde...
... içim nasıl yandıysa...
... şimdi de öyle yanıyor be annem.
Yine kaldı öylece avuçlarımda.
İçi bomboş.
İçim gibi bomboş.
Onu ben itmedim anne.
Allah biliyor, sende biliyorsun.
Evet, sana yaptıklarını çekmesini istedim...
...ama böyle değil.
Şimdi değil.
Hazar Şadoğlu'ndan hep nefret ettim.
Seni benden aldığı güne lanet ettim.
Ama...
Ama bu nasıl kader? Kızını da sevdim be annem.
Ben...
...onu göremeyince...
...ölecekmişim gibi hissediyorum.
Sana doyamadım ya...
...ona da doyamayacakmışım gibi bir sızı var içimde.
Bir sevda yüreği bu kadar acıtır mı?
Söyle bana.
Ne yapacağım ben şimdi?
Nasıl inandıracağım onu kendime?
Bu yüzüğü parmağına yeniden nasıl takacağım ben onun anne?
Nasıl?
Hazar Şadoğlu uyanmaz ise...
...gerçekler ortaya çıkmaz ise...
...ben ne yapacağım?
Ben ne yapacağım?
Oğlum.
Nereye gittin babaanne?
Nereye gittin?
Bu sefer gitme.
Gidişler dönüşler içindir oğlum.
Ayrılıkların en katlanılır yanı...
...kavuşmalarıdır.
Ben yaptım bu hatayı.
Ben ayırdım Reyyan ile seni.
Gittim ama seni bırakamadım.
Yine gideceğim.
Ama bozduğumu düzelteceğim.
Gidip gerekirse Reyyan'a yalvaracağım...
...anladın mı?
Senin yetim yüreğine...
...bu sevdanın acısını koymayacağım.
Reyyan gitti babaanne.
Ama senin yüzünden değil.
Babası yüzünden.
Babası yüzünden mi?
Ne oldu babasına?
Doktor Bey?
Kurban olayım artık bir şey söyleyin. Abim nasıl?
Doktor, oğlum nasıl?
Bitti mi ameliyat?
Ameliyat devam ediyor.
Operasyon esnasında ani gelişen...
...bir komplikasyon yüzünden hastanın kalbi durdu.
Ama merak etmeyin. Hazar Bey hayata tutunmak için çok direniyor.
İyi yani? Bak Allah'ıma şükürler olsun.
Babam, duydun mu? Abim dayanıyormuş. Bizim için dayanıyor.
Dayanıyor değil mi oğlum? Yaşayacak değil mi?
Yaşayacak.
Peki, ne zaman bitecek ameliyat?
Ameliyat sürecek. Burada beklemeniz gerekmiyor.
Dilerseniz eve gidin. Ya da bir alt katta kafeteryamız var...
...oraya inin. Amcayı yormayalım burada.
Bir gelişme olursa hemşire hanım size bilgi verecek.
Tamam, sağ olun. Allah razı olsun.
Dedem...
Bak ameliyat daha sürecekmiş. Gel kafeteryaya gidelim.
Bir şeyler atıştır da ilacını al. Ne olur?
Olmaz, olmaz. Oğlum belki bir şey ister benden.
Bak babam, kurban olayım.
Doktoru duydun. Gelişme olursa zaten hemşire bize haber verir.
Gel aşağıda bir hava alırız. Hem abim seni böyle görmesin.
Ona moral olmak lazım, haydi.
Haydi. Kurban olayım sana, haydi.
Haydi, tamam. Üzülme, üzülme.
(Telefon çalıyor.)
Yaren. Sen dedeni götür, hadi kızım.
Efendim Handan.
Alo Cihan. Nasıl oldu abim?
İyi. Abim iyi. Ameliyatta şimdi.
İyi olacak, doktor öyle söylüyor Handan.
Cihan ben çok merak ediyorum. Bende geleyim oraya.
Burada tek başıma öleceğim meraktan.
Yok Handan, gerek yok. Sen zaten iki canlısın. Sakın gelme.
Bir de seninle uğraşmayalım burada. Hem sen gelsen ne yapacaksın?
Cihan. Miran'da hastaneye gelmiş, ha?
[O Azat'a bir şey yap...]
Ya şimdi sırası mı Handan?
Tamam Cihan'ım.
Tamam, beni habersiz bırakma. Gözünü seveyim.
Tamam, haydi. Haydi.
Annem. Annem yapma böyle.
Babam bizi bırakmaz.
Bu yükü omzumuza yükleyip de gitmeyecek.
Duanı, umudunu eksik etme.
Yengem.
Al biraz şundan iç. Haydi.
Sağ ol.
Hepsi benim yüzümden.
Ya Reyyan seninle ne alakası var? O şerefsiz...
Böyle olacağını düşünemedim.
Ben Miran'a inandıramayınca, babamdan yardım istedim.
Sandım ki gerçekleri ona gösterecek bir delil bulursa...
...ona inandırır...
...intikamından vazgeçer.
Azize'nin anlattığı masalları unutur, biz de anca öyle mutlu oluruz dedim.
Ben babama gidip...
...bir şeyler yap babam demeseydim, bunlar yaşanmayacaktı.
Demek yardım istedin babandan, ha?
Dede yeter!
Demek sen çağırdın babanı, ha?
Baba yapma!
Bırak!
Dede yeter!
Ben çağırmadım!
Konağa geleceğini bilmiyordum!
Bilseydim, durdururdum!
Gideceksin buradan.
Bırak!
Oğlumun olduğu yerden def olup, gideceksin!
Yardım istedim ama ben çağırmadım konağa!
Ya neden geldi bilmiyorum. Vallahi bilmiyorum.
Kızım, tamam.
Sen bir de...
Miran'ın derdini mi sardın babanın başına kızım?
Ya o adam evimize kadar gelip...
...hepimizin gözü önünde...
...babanı öldürmek için ant içti, ant!
Sen bugünlerin geleceğini görmedin mi Reyyan?
Ya onu mezara koymak için yemin etmiş bir adam için mi harcadın babanı?
Haydi Reyyan, haydi.
Git kızım artık.
Kimseye rahatsızlık vermeden git.
Yeter!
Reyyan hiçbir yere gitmeyecek!
Ne o Miran'a, ne de başka bir yere gitmeyecek!
Bitti.
Benim kızımın o adamla hiçbir bağı kalmadı artık.
Reyyan Miran'ı boşayacak!
[Reyyan Miran'ı boşayacak!]
[Daha görülecek günümüz de, görülecek hesabımız da, bitmedi.]
Hayırdır Esma?
Pek bir şaşırdın?
Beklemiyor muydun?
Beni gördüğüne pek sevinmedin galiba?
O nasıl söz öyle hanımım?
Akşamın bu saatinde sizi birden karşımda görünce...
Madem vakit geç, sen niye ayaktasın?
Hanımım...
Geveleme Esma.
Sen bilmiyor musun?
Ben nerede olursam olayım...
...bu konakta alınan nefesten bile haberim vardır.
Ama senin söylemen icap ederdi.
Neden haber vermedin?
Verecektim.
Telaşa geldi.
Zaten her şey birden oldu.
Anlamadık da, görmedik de bir şey.
Ben sesleri duyup, uyandığımda...
Hazar'ın ne işi varmış gecenin bir vakti, bu konakta?
Ben bir şey bilmiyorum. Kimsede bir şey bilmiyor.
Hanımım.
Bir şey daha var.
Elif.
Elif'im.
Babaanne.
İyi misin yavrum?
Ne oldu sana?
Sen Hazar'ın düşüşüyle ilgili...
...bir şey gördün, duydun.
Ondan mı bu halin?
Korkma yavrum.
Söyle bana.
Sen eskiden her şeyi anlatırdın babaannene yavrum.
Yine anlat.
Ne oldu?
Sen de mi darıldın bana, Elif?
Haklısın.
Yanlış yaptım.
Hata ettim.
Ama bak sizin için döndüm.
Hatamı telafi etmeye geldim.
Hepiniz için döndüm.
Biz bir aileyiz.
Fırtınanın gücü karşısında...
...martı bile vazgeçmezmiş denizinden.
Ben sizden nasıl vazgeçeyim?
Sizin vazgeçmenize nasıl müsaade edeyim, yavrum?
Her şeye rağmen döndüm.
Her şeye rağmen mi?
Elif.
Yavrum.
Sen Hazar olayına mı üzüldün, bana mı kızdın?
Söyle bana.
Çok şey oldu babaanne...
Çok şey oldu.
Sen...
...abim...
...Reyyan...
Ne oldu yavrum?
Sen bir şey mi gördün, he?
Hazar olduğunu mu gördün? Ne oldu Elif'im? Anlat.
Neredeydin?
Fırat. Sen hadi eve dön, bizimkiler merak etmiştir.
Olur mu öyle şey? Ben seni bırakmam Miran.
Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım ağa?
Bilmiyorum.
Reyyan seni seviyor Miran.
Acısı taze, kafası çok karışık.
Biraz sabır kardeşim. İnan bana ya inan.
Senin yapmadığını o da anlayacak.
Benim yapmadığıma inansa bile...
...yine de kimin yaptığı problem olacak.
Sonuçta ailemden biri itti.
İyi de birinin ittiği ne malum?
Belki kendisi düştü, olamaz mı?
Bu sadece bir ihtimal Fırat.
Ya gerçekten biri ittiyse?
Bak.
Sende olmamıştır diyemiyorsun.
Sadece tahminlerde bulunabiliyorsun.
Yani...
...kim, niye yapsın böyle bir şeyi Miran? Niye itsin Hazar'ı?
Bilmiyorum ağa.
Bilmiyorum.
Ama kim yaptıysa bulacağım.
Ağa gitme oraya.
Ameliyat bitti, hepinize geçmiş olsun.
Çok zor bir ameliyattı.
Özellikle kan biraz daha gecikmiş olsaydı...
...bu kadar şanslı olamayabilirdik.
Allah korusun.
Uyanacak, değil mi?
İyi olacak, ha?
Eskisi gibi olacak?
Doktor, yani...
...kalıcı bir hasar olmayacak, değil mi?
Bu tip omuriliği etkileyen durumlarda...
...hasta uyanmadan bir şey söylemek çok doğru olmaz.
Hassas bir bölgede zedelenme ve ödem tespit ettik.
Biz elimizden gelen her şeyi yaptık.
Hasar var mı? Varsa ne kadar ve bu neye sebep olur?
Şu an bunu söylemek mümkün değil.
Ancak açık söylemek gerekirse, hastanın hayati tehlikesi hala devam ediyor.
Bu aşamada beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok, maalesef.
Her şeye hazırlıklı olun. Tekrar geçmiş olsun.
Ne demek her şeye hazırlıklı oldun, Doktor Bey?
Daha öncede söyledim. Hastanın kalbi durdu.
Bu beyinde hasar oluşturdu mu? Bilemiyoruz.
Hasta kendine gelmeden hangi bölge, ne kadar zarar gördü?
Bunu söylemek mümkün değil.
Beceremediniz değil mi?
Oğlumu sakat bırakacaksınız.
Alacağım onu buradan götüreceğim. İstanbul'a götüreceğim.
Gerekirse yurt dışına götüreceğim.
Nasuh Bey, oğlunuz alabileceği en doğru tedaviyi aldı.
Yani siz bilirsiniz ama...
...onu yerinden kıpırdatmanız, aleyhine olacaktır.
Durumu buna müsait değil maalesef.
[Cihan.]
Ara İstanbul'u. Hastane...
Doktor ne dediyse, onu yapacağız.
Kimse alıp bir yere götürmeyecek.
Onun karısı benim.
Buna ancak ben karar veririm.
Doktor burada kalacak diyorsa, burada kalacak.
Görebilir miyiz Doktor Bey?
Elini tutarsam güçlenir belki.
Bir kerecik göreyim.
Olur mu?
Bana yuvarlak cümleler kurmayın Doktor Bey.
Durum ne ise açık bir şekilde söyleyin.
Eşinizi her şeye hazırlayın Miran Bey.
Hazar Bey'in durumu oldukça kritik. Yaşaması bir mucize olur.
Çok şimdi mucizelere ihtiyacım var.
Belki bir mucize olur.
Daha önce olduğunu görmüştüm.
Senin yerinde olmak da zor be Reyyan.
Ne istiyorsun Yaren?
Benim senden isteyecek neyim olabilir ki Reyyan?
Neredeyse ailenden kimse yüzüne bakmıyor.
Düşmanımızın oğluyla evlisin.
Kocan babanı öldürmeye kalktı. Daha sayayım mı?
Biliyor musun Reyyan?
Başlarda estim, gürledim ama şimdi şükrediyorum.
İyi ki dedem beni değil de, seni vermiş o Miran'a.
Tüm bu olan bitenlere rağmen...
...hala onun koynuna girebiliyorsun ya. Pes.
Ben yapamazdım vallahi.
Hatta tüm bu olan bitenlere rağmen buralarda duramazdım.
Utancımdan çeker giderdim herhalde.
Sen nasıl bu kadar kötü olabiliyorsun?
Ben senin haline acıyıp haber vermeye geldim.
Sen kalkıp da bana kötü kalpli mi diyorsun?
Aşk olsun Reyyan.
Ne haberi?
Babamdan haber mi var?
Ameliyat bitmiş.
Ailemizi zor zamanlar bekliyor.
Hasar kalmış olabilirmiş.
Amcam belki yürüyemeyecek.
Benim babamı görmem lazım.
Buz gibi olmuş ayakların Hazar Bey.
Örtmediler mi üstünü?
Uyuyorsun diye düşünemediler herhalde.
Kaç gün, kaç gece izledim seni böyle uyurken?
Ama hep bildim. Uyanınca ilk bana bakacak gözlerin.
Hatırlıyor musun?
Yine bir sabah öyle sana bakıyordum...
...böyle uyanmakta çok güzelmiş...
...pencerem masmavi, deniz manzaralı demiştin.
Çok gülmüştün ya hani?
Bak.
Bak Hazar Bey'im, küçüğümüz de burada.
Çıkıp daha bebek arabası alacağız.
Gül'den kalanı verdik gitti.
Yenisi lazım.
Odaya bir de beşik lazım.
Sen şimdi...
...iyice uyu dinlen.
Uyanınca yapacak çok işimiz var Hazar Bey.
Artık çıkmanız lazım.
Annem nerede? Babam nerede?
Gül'üm.
İşleri bitsin gelecekler.
Hadi sen uyu. Sabah kalkıp bisiklete bineriz, ha?
İstemiyorum. Annemle babamı istiyorum.
Annem, Gül Hanım. Yapma ama böyle bak.
Ağlaya ağlaya helak ettin, kendini de bizi de.
Analı kuzu kınalı kuzu tabii.
Şuncacık canıyla boncuk boncuk gözyaşı döküyor.
Kalk kız, kalk.
Gel Gül Hanım, gel. Ben sana ninni okuyayım.
Bak küçükten Azat abin ile Yaren ablana da okurdum.
Bakalım hatırlayabilecek miyim? Gel.
Hanımım ağır kaldırma sen.
Çok mu düşünüyorsun beni Melike?
Doğru diyor Hanımım. Sen şimdi yüklüsün, ağır kaldırma.
İyi, tamam.
Gel o zaman, gel.
Reyyan.
Senin ne işin var burada?
Ben sana aynı şeyleri söylemek istemiyorum Miran. Git.
Görmek istemiyorum seni.
Aa. Buldunuz mu Mesut Bey'i?
Mesut Bey mi?
Verdiği kan ile babanızın hayatını kurtaran beyefendi.
Baş dönmeniz yok, değil mi?
Yok bir şeyim, yok. Sağ olun.
Peki, tekrar geçmiş olsun.
Babama sen mi kan verdin?
Baban...
...ölmek üzereydi.
Canından edecektin, can verdin öyle mi?
Neden?
Reyyan.
Ben sana hayatımda tek bir kez yalan söyledim.
Onun da acısı taze, gözlerine baktığımda hala canımı yakıyor.
Hiç solmadı.
Olmayacak.
İnan bana babana ben dokunmadım.
Ben yapmadım.
Ben seni anlamıyorum Miran.
Ne düşündüğünü, ne yapmaya çalıştığını? Anlayamıyorum.
Seni üzecek hiçbir şey yapmadım ben.
Bana böyle bakma artık.
Ne olur?
Doktor Bey.
Ben Hazar Şadoğlu'nun kızıyım.
Babamı görebilir miyim? Onunla konuşursam, sesimi duyarsa belki...
Bu mümkün değil.
Hem babanız sizi duyamaz.
Duyar. Duyar o beni, hisseder.
Ne olursa olsun, görmek ister.
Ne olur? Çok az, bir izin verin. Ne olur?
Reyyan Hanım, lütfen.
Hem bu şekilde girerseniz, ona istemeden zarar verebilirsiniz.
Tamam.
Ağlamayacağım, söz. Ağlamayacağım. Ne olur?
Elini tutayım, yanındayım diyeyim.
Girebilir miyim?
Maalesef. Bu hastamız için hiç doğru olmaz.
Üzgünüm.
Ya geç kalırsam ona?
Ya diyeceklerimi diyemez isem?
Yani, bir daha...
...ikinci bir şansım...
Bakın, her şeye hazırlıklı olmakta fayda var.
Ama siz yine de böyle düşünmeyin.
Kanın, kısa sürede bulunması çok büyük bir şans.
Biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. Emin olabilirsiniz.
Çok geçmiş olsun.
Göremedim.
Alo.
Ya Fikret Bey. Miran Aslanbey ben.
Eyvallah.
İyi olmaya çalışıyoruz işte.
Şimdi benim sizden bir ricam olacak.
Biz sizin hastanedeyiz de...
...karımın babası...
...rahatsızlık geçirdi.
Buyurun, böyle gelin.
Bunlar babanızın eşyaları. Demin annenize verecektik ama...
...hamile olduğu için onu daha çok sarsar diye bekledik.
Teşekkür ederim.
Teslim aldığınıza dair imza atmanız gerekiyor.
Ben halledeyim.
Tamam, ben alırım.
Reyyan Hanım.
Benim.
Buyurun Reyyan Hanım. Nerede giyineceğinizi göstereyim. Yalnız sadece beş dakika.
Baban duyar seni.
Güzel şeyler söyle, tamam mı?
Hadi ben tutarım bunları.
Sen git değiştir üstünü.
İsterseniz kontrol edin eksik bir şey var mı diye?
Sen burada değilsin babam.
Burada değilsin.
Benim için hep, o en mutlu olduğumuz yerdesin.
İşte buradasın.
Bana umudu anlattığın yerde.
Şimdi olduğumuz yerde.
Hatırlıyor musun?
Ne olursa olsun umudunu kaybetme kızım dediğinde...
...sormuştum sana...
...babam umut neye benziyor?
Kocaman bir bozkırın ortasında kök salıp...
...inadına yeşeren bir ağaca demiştin.
Burası umudun yeri baba.
Buradayız.
Bana anlattığın umudun tam ortasında.
Kan vermiş senin için.
Damarlarında Miran'ın kanı var.
Bizim için yaptı bunu, tekrar buraya gelelim diye.
Ben Miran'a inanmak istiyorum baba.
Geri geleceksin babam.
Geleceksin.
Abi, kurban olayım ölme abi.
Ölme abi. Ne olur beni yalnız bırakıp gitme.
Beni yalnız bırakma abi, kurban olayım sana.
İçin yanıyor, değil mi?
Keşke öyle demeseydim.
Keşke bunu yapmasaydım deyip, duruyorsun.
Ben abime çok kötü davrandım oğlum.
Amcamı bilmez misin?
Geniş yüreklidir.
İyileşince...
...şöyle bir sarılırsın...
...abim dersin.
Affeder.
Allah bize o günleri gösterecek değil mi?
Gösterecek tabii.
Amcamın iyilikten başka bir şeyi dokunmadı ki kimseye.
Hep amcanı çok sevdin.
Benden de çok sevdin.
Sen benim babamsın.
O baba yarım.
Senin yerini tutabilir mi hiç?
Yani öyle...
...işte...
...baba oğul gibi.
Yani ben hiçbir zaman...
...keşke amcam babam olsaydı demedim.
Haydi.
Koçum benim.
Sen sağ ol babam.
Sen sağ ol.
Haydi.
Hayat budur işte.
Doğumla ölüm arasında koştuğun yol.
Dedem.
Gözünü seveyim gel otur şöyle.
Hatta biz eve gidelim, ha?
Kendine eziyet etmenin amcama bir faydası yok ki.
Olmaz.
Oğlum içeride canıyla uğraşırken...
...ben hangi eve sığarım, Yaren?
Yenge.
Ne zaman çıkacak? Abim nasıl, söyle.
Hazar nasıl?
Bir şey mi var Zehra?
Bir şey mi oldu?
Yok, yok. Bir şey yok.
Her şey iyi.
Uzun kalmadım aslında.
Hemşire bırakmadı ki daha fazla.
Hazar Bey...
...iyi. Daha da iyi olacak İnşallah.
Olacak tabi yengem.
Daha da iyi olacak.
Başka bir şey dedi mi doktor?
Nefesi nasıl? Rengi nasıl?
Anlat.
Umut var mı?
Var elbet.
Umut her zaman var.
Allah Hazar Bey'imi evlatlarına bağışlayacak.
Bundan farklısını düşünmek mümkün değil.
İnşallah.
Hazar ne sıkıntılar atlattı?
Bunu da atlatacak, göreceksiniz.
Benim amcam güçlüdür, merak etme.
Reyyan ortalıkta yok ama...
...ben hep yanındayım senin.
Yaren.
Sen bir dışarı çık, hava al. Tamam mı kızım?
Azat sende kardeşinle git, hadi.
Zehra Hanım. Çantanızı unutmuşsunuz.
Hem bebeğiniz hem kendiniz için dinlenmeyi unutmayın lütfen.
Bebek mi?
Ne bebeği?
Yenge sen, gebe misin?
Hazar oğlum...
...doğacak çocuğunu görmeden ölmek yok.
Toprağa düşmek yok.
Umutla büyüyen ailemizi acıyla eksiltmek yok Hazar.
Hadi oğlum. Uyan artık.
Hadi uyan artık.
Daha geçemiyorum.
Gözümün içine bakarken bin bir renk vardı.
Şimdi...
...bir anda nasıl değişti her şey?
Rüzgar ne kadar sert olursa olsun...
...babalar yıkılmaz derdi babam.
Onlar evlatları için hep ayakta kalırlar derdi.
Ben bu anlattıklarını bilmiyorum.
Babası olunca insan nasıl oluyor, bilmiyorum.
Baban olunca...
...her daim gidecek bir evin oluyor.
Sıcak bir ekmeğin...
...sırtını yaslayacak dağın oluyor.
Nerede duydum hatırlamıyorum ama...
...insan babası ölene kadar çocuktur demişti biri.
Ancak o ölünce büyür.
Ben çok erken büyümüşüm o zaman.
Annem babam nerede yenge?
Beni bırakıp nereye gittiler?
Aa onlar...
Ha onlar gezmeye gittiler.
Ne? Beni almadan mı?
Bunun çocuk eğlendirmekten daha haberi yok.
Laf mı bu şimdi? El kadar çocuğa...
...seni bırakıp gittiler demek.
Hanife kes sesini sinirimi senden çıkartmayayım.
Ben üzüntüden ne dediğimi biliyor muyum ya?
Gel bakalım. Kalk haydi. Kalk kalk.
Biz seninle yarın bahçede kedilere yemek verelim mi?
Bak. Bebek de burada.
Ya bir şey değil...
...ağlaya ağlaya kafasındakini oynatacak yerinden.
Hanife.
Çık dışarı.
Ya doktor demedi mi...
Ya bak hala konuşuyor! Kız...
Katil edecek bu beni ya.
Allah aşkına şuna bir şey yap.
Ben bakacağım şimdi.
Gül'üm...
...kuzum benim. Hani ben bir kete yapıyordum, sen seviyordun ya...
...ondan yapayım mı?
İster misin?
Annemi ve babamı çağır Nigar anne.
Neredeler ise gelsinler.
Gül çok ağlıyor, çok üzülmüş de.
Annemi ve babamı istiyorum.
Gelecekler sen ağlama. Bak biz buradayız.
Yanındayız. Üzülme kuzum.
Kız nereye?
Sadece baban değil...
...ona olan inancın...
...güvenin...
...sevgin de can çekişiyor.
Biliyorum Reyyan.
Ama ben yapmadım.
Ben bir anda aklındaki bütün şüpheleri sil demiyorum.
Ama en azından anlatabilmem için...
...yanında olmama izin ver.
İzin ver Reyyan.
Seni dinlemem ya da izin vermem bir şeyi değiştirmeyecek ki, Miran.
Senin içindeki intikam bitmedikçe bize olacak olan şey bu işte.
Yan yana değil, karşı karşıya olacağız hep.
Abi bak.
Hani boşayacaktı Miran'ı? Yalan ruhuna işlemiş.
Orada başka burada başka. Gördün değil mi?
Gördün rezilliğini.
Yaren sus.
Şerefsiz.
Ne işin var hala senin burada? Ne işin var Reyyan'ın yanında?
Azat abi tamam yapma.
Karımın yanında demek istedin herhalde.
Yarım bıraktığın işi tamamlamaya mı geldin?
Ne yapıyorsunuz? Dur bırak. Burası ne yeri, ne zamanı!
Siz daha iyi bilirsiniz yerini.
Ya yeter!
Yeter!
Benim babam içeride canıyla uğraşıyor. Siz bura ne yapıyorsunuz?!
Gel kardeşim şöyle.
Üstüme üstüme geliyor.
Babanın derdi şimdi mi aklına geldi Reyyan?
Demin el ele göz göze aşk yaşarken de babanı düşünüyor muydun?
Yazıklar olsun sana.
Herkes içeride eli yüreğinde haber beklerken...
...sen yalan üstüne yalan söylüyorsun.
Pes.
Sus Yaren.
Ya Reyyan!
Bu adam geldi amcamı tehdit etti.
Bu yapacaklarını zaten söyledi.
Sen ayrılacağım dedin, daha ne?
Miran git.
Burada durdukça her şey daha da kötü oluyor, git.
Gitmem!
Gidemem Reyyan. Sen bu haldeyken hiçbir yere gitmem.
Abi.
Ne olur gel biz gidelim. Daha fazla tat kaçmasın, ne olur?
(Telefon çalıyor.)
Melike.
Gül iyi değil Reyyan.
Ne yaptıysak fayda etmedi, ağlıyor.
Zehra ablamı da arayamadım, bir de buna üzülmesin diye.
Tamam tamam. Ben hemen geliyorum.
Ne olmuş?
Gül ağlıyormuş, ben gideceğim.
Yoksa başına bir şey olur yine.
Haydi gidelim.
Kendim gideceğim Miran.
Ben de geliyorum Reyyan.
Reyyan. Benden öfkeni çıkart, kız.
Bağır çağır vur.
Ama ne olur bana inanmaktan vazgeçme.
Haydi sen dön artık.
Gül'ü görseydim bende.
Yardımım dokunur belki.
Hem sever beni biliyorsun. Şimdi görünce...
Babama kan verdiğin için sağ ol.
Görmeme yardım ettiğin için de.
İyi olacak, Reyyan.
Baban iyi olacak.
Babaları evlatları için ayakta kalır.
Yani...
Baban öyle diyorsa yapar.
Reyyan.
Böyle gitme ne olur?
Bir şey söyle en azından.
Bir umut ver bana.
Bende o umut yok Miran.
Abla!
Oy ablam.
Annemle babamı beklerken sen geldin.
İyi ki geldin.
Geldim ablacığım.
Senin ağladığını duydum hemen geldim.
Ağladım çünkü babamlar beni bırakıp gitmişler.
Gitmez.
Babam hiç seni bırakıp gider mi?
Hasta oldu o. Hastaneye götürdüler babamı.
Ben hastanede yatarken babam beni görmeye gelmişti ya...
...bizde onu görmeye gidelim mi balon alıp?
Şimdi gidemeyiz ablacığım.
İlaç vermişler babama, uyumuş.
Ama demiş ki...
...beni hemen iyileştirin ki, ben Gül'üme gideyim.
Herkes bana yalan söyledi abla.
Bir tek sen bana doğruyu söyledin.
Sen üzülme diye öyle demişlerdir ablacığım.
Yalan söylerler mi hiç sana?
Abla Miran nerede? Seninle gelmedi mi?
Yok onun işi varmış birazcık...
...ondan gelemedi o.
Gitmeyeceksin değil mi abla? Beraber uyuyacağız.
Yok, yok. Gitmeyeceğim.
Beraber uyuyacağız.
Hadi gel uyuyalım.
Gel.
Yum gözlerini.
Yumdum.
[Sen yaptın.]
[Vazgeçmedin Miran.]
[Vazgeçmedin!]
[Bize rağmen intikamından vazgeçmedin!]
[Babam ölsün istedin.]
[Hayatımdan çıksın istedin, öldüreceğim dedin!]
İstemedim!
Ben böyle olsun istemedim!
[Miran git istemiyorum seni.]
Benim senden başka gidecek yerim yok ki Reyyan.
Ben ne yapsam olmuyor.
Beceremiyorum.
Araftayım sanki.
Senden gidemiyorum...
...çünkü sen bana arkanı dönünce...
...bütün renkler, seni tanımadan önce ki gibi siyaha dönüyor.
Şuramda...
...öksüz bir boşluk kalıyor.
Şu gözlerinin buğulanması gider mi?
Kirpiklerinde biriken şu yaşlar diner mi?
Silinir mi yüreğindeki kan?
Yüzün daha fazla güler mi?
Bilmiyorum.
Söyle bana Reyyan...
...ben ne yapayım?
Tamam Reyyan.
[Bir umut ver bana.]
[Ben de o umut yok Miran.]
Senden vazgeçmeyeceğim Reyyan.
Benden vazgeçmene de izin vermeyeceğim.
[Babam ölürse, sadece ben değil...
...sende öleceksin onunla.]
Hazar Şadoğlu ölmeyecek!
Seni bırakmayacağım Reyyan!
İyi olacak annem. Sen içini ferah tut, olur mu?
Ben biraz daha kalayım Gül'ün yanında, döneceğim.
Tamam anne oldu.
Görüşürüz.
Reyyan.
Kamyonlar geliyormuş.
Yusuf Amca söyledi, konağa taşınıyoruz.
Ne? Evimize mi yani? Miran evimizi geri mi aldı?
Nasıl? Babam hastanedeyken nasıl olacak?
Nasuh Ağa'm Hazar Bey iyileşince Şadoğlu Konağı'na gelsin istemiş.
Neyse. Ben gidip hazırlanayım. Eşyaları almaya gelecekler.
İyi oldu.
Abla biz de gidelim mi? Benim canım çok sıkılıyor.
İyi tamam, gidelim.
Gel bakalım o zaman. Giyinelim.
Miran'mıymış gerçekten. Ya kendisi düştüyse?
Ya kim olacak başka? Daha ne kadar oldu şurada savurduğu tehditler?
Unuttun herhalde.
Neyse sen şimdi düşünme bunları.
Hayırlısıyla amcam bir uyansın, ak koyun kara koyun çıkar ortaya.
Haydi selametle.
Azat.
Dur hele bak. Ben seninle bir şey konuşacağım.
Oğlum ne yaptın bu evlilik işini? Düşündün mü? Evlenecek misin Elif ile?
Ya anne Allah aşkına.
Ben de şimdi Elif'tir evliliktir, düşünecek hal mi var sanıyorsun?
Vay. Hayırdır. Anne oğul meclisi kurulmuş.
Ne kaynatılıyor, ha? Elif gibi bir şeyler duydum.
Kız, sus kes sesini.
Azat.
Oğlum senin bir an önce karar vermen lazım.
Bak ben sana diyeyim, bu iş sonraya kalırsa sonrası olmaz.
Anne ben sana ne diyeyim şimdi?
Amcam orada canıyla uğraşırken, Elif ile mi evleneceğim diyeyim?
Konuşacağız sonra.
Evlen tabi abi.
Durduğun kabahat.
Bak, gördün Reyyan'ı.
Bir ayrıldım dedi, bir barışmış.
Bence sen onu bekleme. Aileni düşün.
Reyyan ayrıldı mı?
Hee, geri bile barışmış.
Azat. Bak senin Reyyan'a değil...
...ama bize karşı sorumluluğun var.
Ya amcan ölürse?
Allah aşkına ağzından yel alsın.
Nasıl dilin varıyor böyle şeyler söylemeye?
Tamam ağzımdan yel alsın.
Allah korusun, Allah amcana uzun ömür versin.
Evlatlarına bağışlasın.
Ama bu evlilik olmak zorunda.
Ben senin niyetini bilmiyor muyum?
Amcan ölürse, alacağın eline silahı. Saldıracaksın.
Anne!
Ne anne? Sen onlardan bir tanesini öldürünce...
...onların eli armut mu toplayacak? Onlar da seni öldürecekler.
Sonra baban alacak eline silahı.
Azat, yapma Allah aşkına. Nereye gidiyorsun?
Hastaneye gidiyorum.
Aklım amcam da.
Sen neden böyle tez canlısın?
Ben sana demedim mi bu işi çözerim diye?
Haydi çöz bakalım.
Bekle sen.
Kız, kimi arıyorsun sabah sabah.
Yaren kimi arıyorsun?
Alo?
Sultan Hanım'cığım.
Ne oldu? Ne dedi? Gelecek miymiş?
Gelmeyecek de ne yapacak. Gelecek tabii.
Ama biraz meşgulmüş. Belki öğleden sonra...
...belki de akşam görüşecekmişiz. Haber bekleyecekmişim.
Ya anne ne ile meşgul ki?
Akşama kadar konağın taşlarını mı sayıyor, ne yapıyor?
Yaren...
...bak kızım benim içim hiç rahat değil.
Bir evladım için bir şey edeyim derken, seni böyle...
Yok kızım, ben vazgeçtim. Ben halledeceğim.
Sen bu işleri bana bırak. Bak bunların hiçbirine güven olmaz Yaren.
Ya anne sen bana güven. İçini ferah tut.
Asıl onlar benden korksun.
Reyyan.
Geçmiş olsun kızım.
Sağ ol yenge.
Gül nasıl oldu?
İyi. Melike ile mutfaktalar.
Senin de faydan anca Gül'e işte.
Kızım söylemeyeyim söylemeyeyim diyorum ama...
...sen bu anneni babanı hiç mi düşünmüyorsun? Hiç mi acımıyorsun?
Ne diyorsun yenge?
Benim bütün bu olanı biteni dinlemeye bile yüreğim varmazken...
...sen hala o Miran'ı...
...babanın canının etrafında dönmesine izin mi veriyorsun?
Ya onun umurunda mı? Adam annesini babasını yatırıp...
...kıtır kıtır kesse, bu kız yine onu savunur.
Hastane bahçesinde de el ele göz göze pek bir muhabbet ediyorlardı.
İleri gitme Yaren.
Size benim evlatlığımı...
...anne baba sevgimi sorgulama hakkını kim veriyor?
Benim kimseye verecek hesabım yok.
Bundan sonra benimle konuşurken düşünerek konuşun.
Babaannemden haber var mı hiç? Konuştunuz mu?
Ben aradım ama açmadı.
Ortalığı yangın yerine çevirdi, çekti gitti.
Bırak Kars'ta yapsın kahvaltısını.
Anne ne yapıyorsun? Orası babaannemin yeri.
Burası bundan sonra benim yerim kızım.
Babaannen hep derdi ya...
...Sultan yerini bil diye.
İşte şimdi bende yerimi biliyorum.
Sana ettiğim lafı yine yanlış anlamışsın Sultan.
Ben yerini bil derken haddini bil demek istemişimdir.
Babaanne sen ne zaman geldin?
Gün doğarken geldim.
Ya Sultan...
Gün doğmadan neler doğuyor, değil mi?
Ailemin başına gelen olaylardan sonra orada kalacak değildim.
Olanları duydun demek.
Başka türlüsü mümkün müydü torunum?
Gerçi sen de...
...annen de haber verme zahmetine katlanmadınız ama.
Belli ki halinizden memnundunuz.
Sen gideceğin zamanı da döneceğin zamanı da...
...iyi bilirsin Azize Hanım.
Eğer Miran'ın gönlünü almaya geldiysen çok geç kaldın.
Çünkü o düşmanının peşinde hastanelerde koşturuyor.
Gel Miran gel. Bak babaannen bize sürpriz yapmış.
Biliyorum yenge.
Babaannemle görüştük.
Elif nerede?
Odasında dinleniyor.
Biraz korktu da.
Şimdi herkes...
...olay gecesi teker teker nerede, ne yaptığını anlatsın.
Nerede olacağız Miran? Odamızdaydık.
Bizden birinin ittiğini düşünmüyorsun herhalde.
Görüyor musun bak Azize Hanım?
Torunun düşmanının canı için ailesini sorgular oldu.
Miran sizi sorgulamıyor.
Tam tersine herkes birbirinden emin olsun diye soruyor.
Öyle mi?
O zaman önce sen söyle Miran.
Dün gece neredeydin?
Hazar'ı öldüreceğim diye davul zurna çalan sendin.
Mutfaktaydım.
Gece gece mutfakta ne işin vardı?
Yenge...
Eğer Hazar Şadoğlu'nu benim ittiğimi ima ediyorsan...
...ben itmedim.
Hadi ben ailenim, inanırım da.
Başkalarını nasıl inandıracaksın?
İki gün ortada yoktum diye...
...sen kendini buranın sultanı mı sanıyorsun?
Miran ile ne biçim konuşuyorsun?
O bizim ile nasıl konuşuyorsa, öyle konuşuyorum.
Sen neredeydin yenge?
Gönül ile odasındaydık.
Bağırışı duyunca, fırladık.
Annem doğru söylüyor.
Fırat ile yaptığın kavganın ardından odamda konuşuyorduk.
Fırat ile kavga mı ettiniz?
Bu evin tek insanı biz miyiz?
Elif'i ne diye sormuyorsunuz? Diğerleri?
Dün gece burada olan herkes mesul.
Hatta olmayanlar bile.
Ortalığı bulandırma Sultan.
Elif'e de bulaşmayın.
Belli ki olanlar onu çok etkilemiş.
Mazallah...
Her neyse işte.
Bu halinizle laflar edip, onu daha da korkutmayın.
Hacı!
Buyur Ağa'm!
Bütün adamları toplayın.
Hemen Ağa'm.
Oğlum, bir şey mi istedin?
Ne oldu?
Anne benim içim hiç rahat değil.
Ne olur bana doğruyu söyle.
Bütün bu olanların senin bu adamla görüşmen ile bir ilgisi var mı, yok mu?
O nasıl laf oğlum?
Ben sana o günde bütün olanları anlattım.
Sen bana inanmıyor musun?
Anne inanmamak değil.
İnanmamak değil ama konuştuğun bir söz...
...belki istemeden ettiğin bir laf.
O adamı gecenin bu saatinde buraya getirecek ne oldu?
Kızı için benden yardım istedi.
Beklediğini bulamayınca da...
Hepsi bu kadar mı?
Oğlum daha ne olsun?
Esma Anne.
Dün gece ne oldu? Sen bir şey görüp, duydun mu?
Yok. Bende sesleri duyunca çıktım.
E gördüğümüz şey malum.
Başka da bir şey bilmiyorum oğlum.
Tamam Esma Anne, sağ ol.
Delireceğim aga, delireceğim. Kimse bir şey bilmiyor.
Kimse bir şey duymamış.
Şimdi korumalarla konuştum.
Onlar da bir şey duymamışlar. Onlar da bir şey görmemişler.
Düşme sesinden başka bir şey duymamışlar.
Derdi neydi bu adamın? Nasıl girdi konağa?
Düşünüyorum, düşünüyorum. Bulamıyorum.
Miran.
Ya sen bu adamı çiftliğe kadar takip edip, ailesinin gözü önünde tehdit ettin.
O da gelip sana bir zarar vereyim diye...
Ne bileyim? Olamaz mı?
Olamaz.
Hazar Şadoğlu öyle yapacak bir adam değil.
Benim babamı da...
...karşısına çıkıp öldürmüş.
Yani bana bir şey yapacak olsaydı...
...benim de karşıma çıkardı.
Başka bir sebebi var ama...
Hazar Şadoğlu uyanmadan...
...biz bu işten kurtulamayız.
Anne.
Neden Miran'a birlikte olduğumuzu söyledin? Birlikte değildik ki.
Yalan söyleyerek şüpheleri daha çok üstüne çekeceksin.
Bunu bir tek sen biliyorsun.
Yoksa benden mi şüpheleniyorsun Gönül?
Neden yaptın diyorum?
Sana iyilik için.
Ne demek o?
Miran senden şüpheleniyor.
Sen farkında değilsin ama bu böyle.
Reyyan'a iyi davranmaların, nikahını falan vermen...
...onu inandırmaz.
Annen olarak şüpheleri üzerinden almasa mıydım?
Anne...
Doğru söyle Gönül.
Hazar'ı ittin mi, itmedin mi?
Miran ile Reyyan'ı ayırmak için mi yaptın?
Ben kimseyi falan itmedim.
Ama sen birlikte olduğumuzu söyleyerek bir şey saklıyorsun.
Sakladığın neyse bana şimdi söyleyeceksin anne.
Söyle anne, söyle. Ne saklıyorsun?
Yoksa sen miydin?
Belki bendim, belki değildim.
Önemli olan bu değil.
Önemli olan Hazar ölecek mi, ölmeyecek mi?
Önemli olan bu adam uyandığında...
...onu kimin ittiğini söyleyecek.
Eğer ittiysen söyle.
Babaannem burada bile değildi.
Elif kimseye zarar veremez.
Fırat yapmış olsa yaptım der, saklamaz.
Geriye bir sen kalıyorsun, bir de Miran.
Esma? Onu unuttun galiba.
Esma Anne asla böyle bir şey yapmaz.
Hiç boşuna uğraşma.
Sakladığın bir şey vara anne. Allah aşkına söyle.
[Bir insanı yeterince zorlarsan...
...ondan bir katil çıkartabilirsin Gönül.]
Babam. Aşağıdan su aldım simit aldım. Böyle aç acına olmaz.
İstemem oğlum.
Ya bir parça ye bari.
Yengem. Sen al bari. Bak simit var, su aldım.
Ya bir parça ye, ne olur?
Yok sağ ol.
Yenge bak.
Azat seni alsın, eve götürsün Hem Handan'da orada.
Beraber beklersiniz olmaz mı?
Yengem.
Haydi gel.
Gidelim. Hem bak doğru düzgün bir şeyler yersin.
Bir iki saat uyursun. Ben seni yine getiririm.
Yapma böyle.
Yok Azat.
Amcan orada öyle yatarken...
...ben hiçbir yere gitmem buradayım.
Yenge.
Ha burada beklemişsin ha orada beklemişsin. Yapma böyle.
Olsun.
Hisseder o.
Yakınında olduğumu...
...benim onun uyanmasını beklediğimi anlar.
Merhametlidir abin, Cihan.
Hiç kıyamaz ki bize.
Benim burada beklediğimi bilirse gayrete gelir.
Ben daha da üzülmeyeyim diye...
...dört elle sımsıkı sarılır canına.
Yok gidemem ben.
Siz gidin.
(Telefon çalıyor.)
Söyle Yusuf.
Nasuh. Hazar nasıl?
Ha...
Şimdilik aynı.
Bekliyoruz.
Ama iyileşecek Allah'ın izniyle.
Efendim Handan.
İyiyim iyiyim.
Sen sormadan diyeyim. Abim de bir gelişme yok.
Yok Cihan'ım bu sefer sormayacağım. Kendim gelip göreceğim.
[Beni burada bıraktınız bir başıma şom ağızlı Hanife ile.]
Azat orada. Yaren oraya geliyor. E ben?
Hiç benimle boşu boşuna zıtlaşma. Geleceğim.
Beş dakika da olsa kendi gözlerimle göreceğim abimi.
[Oradan da konağa geçerim.]
Tamam Handan, tamam. Sen de gel.
Kapıdaki çocuklara söyle getirsinler seni.
Tamam Cihan'ım.
Haydi.
Nihayet gelebildin.
Hem çağırıyorsun hem geç kalıyorsun.
Ben tam vaktinde geldim de sen erken gelmişsin.
Amcan iyi herhalde?
Böyle tanınmamak için kuşanıp, hinlik peşine düştüğüne göre...
...bir şey yok diye düşünüyorum.
Sultan Hanım. Şu at gözlüğünü çıkar istersen.
Etrafına şöyle bir bak.
Karşında düşmanın değil...
...aradığın fırsatı ayağına getiren biri duruyor.
Ayrıca benim amcam güçlüdür.
Aslanbey'ler ile kızının yaptıklarına rağmen...
...iyi direniyor.
İnşallah atlatacak, iyileşecek.
Hem de size rağmen.
Neyse.
Biz kendi konumuza dönelim.
Seni dinliyorum.
Neymiş bu fırsat? Yine neyin peşindesin acaba?
Valla lafı hiç uzatmadan dimdik konuya gireceğim.
Sizin Elif'i benim abime istiyorum.
Ne istiyorsun? Ne istiyorsun?!
Sadece ben değil, bunu sende istiyorsun.
Şimdi kulaklarını iyi aç da beni dinle.
Şöyle yapacağız.
Ee ne düşünüyorsun?
Yardım edecek misin? Etmeyecek misin? Söylesene!
Bunun için sana niye yardım edeyim ki?
Valla kusura bakma Sultan Hanım ama...
...Aslanbey'lerin kıymetli kızı, belli ki senin kızın değil.
Azize Aslanbey kızını hiç çekinmeden...
...kendi isteklerine için şüharcadığına göre...
Eğer bu evlilik olursa...
...Azize güçten düşer.
Miran ile Reyyan'ın arası bir daha düzelmemek üzere bozulur.
E işte, bu da sana ve kızına yarar.
O nasıl olacak?
Çünkü bu işi Reyyan planlamış gibi kuracağız.
Miran sanacak ki Reyyan...
...sizin ona ettiğinizin intikamını...
...Azat sayesinde Elif'ten alıyor.
[Bu kız düşman.]
[Bu kız bu eve intikam için geldi.]
Ben dahil, hiçbir Aslanbey...
...ailesinden birinin şerefini ayaklar altına...
...alınmasına müsaade etmez.
Yanlış kapıdasın gülüm.
Sen beni yanlış anladın Sultan Hanım.
Biz size benzemeyiz.
Bizde gelin, baş tacıdır.
sizin gibi düzmece nikah kıymayacağız.
Teliyle duvağıyla Şadoğul'larının...
...tek erkek torununa gelin alacağız kızınızı.
Hadi ben Reyyan ile Miran'ın arasını bozdum.
Reyyan'dan kurtuldum. Azize'yi de güçten düşürdüm.
Senin bundan karın ne olacak?
Biricik abimin canı.
Elif'i gelin alırsak...
...kızınızı dul bırakmak istemezsiniz herhalde.
Kan duracak, kan! Daha ne karı arıyorsun?
Bana bak bilgiç. Gözlerimin içine bak.
Oradan aptal gibi mi görünüyorum?
Yok. Kafan çalışıyor, belli.
Yoksa bunca sene Azize Aslanbey'in...
...gelini olup, delirmeden kalabilmek kolay değil.
Neyse. İşte bu yüzden ben de sana geldim.
Bu işi yapsa yapsa benim gibi akıllı...
...ve ne istediğini bilen biri yapabilir dedim.
Bırak bu numaraları. Kan duracakmış.
Esas derdin ne onu söyle?
Valla benim tek derdim bu.
Biz birbirine bağlı bir aileyizdir.
Tabii senin bunu anlaman çok zor.
Hepiniz birbirinizin gözünü oymak istediğinden...
Birbirinize bağlı olduğunuz...
...amcan ölüm döşeğindeyken buraya pazarlığa geldiğinden belli.
Ben diyeceğimi dedim.
Fazla vaktim yok.
Yapacak mısın? Yapmayacak mısın?
Düşüneceğim.
Vallahi çabuk karar versen iyi olur.
Eğer amcam ölürse...
...abim asla Elif ile evlenmez.
Kanı durdurmak şöyle dursun, intikam için kollarını sıvar.
İşte o zaman ortada kızını evlendireceğin Miran'da kalmaz.
Anladın mı?
Hadi ben hastaneye, amcamların yanına gidiyorum.
Bizimkilere selamını ileteyim mi? İster misin?
Biberonum!
Burada yok. Biri almış.
(Telefon çalıyor.)
Miran.
He Reyyan. Ben şey için aradım...
...Gül'ü merak ettim de.
İyi Gül. Daha iyi sağ ol.
Şadoğlu'nda mısınız?
Evet geldik.
[Ee tamam işte.]
Gül'ü de alırız, orada bir çay içeriz.
Hatta hastanenin yakınında bir yer var. Otururuz orada.
Sonra sen hastaneye geçersin...
...ben de Gül'ü alıp Melike'ye teslim ederim.
Yok Miran gelme.
Ben zaten Gül'ü eğlendireyim diye geldim buraya. Sonra bırakacağım onu.
Hastaneye gideceğim. Aklım hala babamda.
İyi dur o zaman ben hemen geliyorum.
[Yok olmaz Miran, ısrar etme.]
Ne oldu abla? Miran'cığımla mı konuşuyorsun?
Buraya mı gelecek yoksa?
Ablacığım gelemeyecek Miran. Bende zaten hastaneye geçeceğim ya...
Ama annemle babama götürmüyorsun beni.
Miran'ı da göremiyorum zaten.
Hep beni bırakıp gidiyorsun.
Hadi Reyyan.
Bak çocukta duydu, üzülmesin. Hem benim seni mutlaka görmem gerekiyor.
Şimdi yine beni bırakıp gideceksin.
Miran'da yok. Ben tek başıma kalacağım.
E iyi tamam gel madem. Görsün biraz seni.
Yaşasın!
Tamam.
Ben hemen geliyorum.
Tamam. Kapının önünde bekliyoruz.
Bir daha asla bu yüzüğü çıkartmana fırsat vermeyeceğim Reyyan.
Asla.
Miran'cığım geldi.
Biliyor musun Miran?
Babam hasta oldu.
Ama iyileşecek çünkü ona annem bakıyor.
İyi olacak.
İnşallah.
Sen merak etme.
Haydi ablacığım. Gel binelim arabaya.
Melike. Biberonu benim için saklar mısın?
Tamam.
Hadi görüşürüz.
Melike. Dönerken ararım ben seni.
Eve gelen giden yoksa buraya bırakırım...
...yoksa da aşağıda meydanda buluşuruz.
Tamam?
Tamam.
Arayacağım ben seni.
Ablam, bir şey mi oldu? Hazar Bey'im nasıl?
Hala yoğun bakımda.
Ben Reyyan'ı aradım, telefonunu ama ulaşamadım.
Gül'ü merak ettim. Gül nasıl? İyi mi?
Ee Gül...
Gül daha iyi. Biz şimdi konağa geldik.
Reyyan aldı şimdi onu,. Dolaştırıp eğlendirdikten sonra...
...bırakacak. Kendi de hastaneye geri dönecek.
Ben sabah telefonda konuşmuştum Reyyan ile ama...
...Melike...
...Reyyan nasıl?
Ne kadar iyi olunabilinirse, o kadar iyi abla.
Kardeşi için tutuyor kendini.
Ee tamam.
Hadi ben sonra yine ararım. Allah'a emanet olun.
Siz de ablam sizde.
Allah Hazar Bey'imle birlikte buraya döndüğünüzü göstersin İnşallah.
Amin Melike, amin.
Gül Hanım nasılmış?
İyiymiş.
Reyyan avutmak için alıp dışarı çıkarmış.
Ablasıyla beraber.
Geçmiş olsun.
Eltim.
Çok geçmiş olsun.
Daha önce gelecektim ama durumumu biliyorsun.
Sağ olasın Handan.
Handan.
Niye geldin kızım sen bu halinle?
Daha da dayanamadım ki baba. Abim içeride...
...hepiniz buradasınız. Benim aklım sizde.
Merak etme çok kalmayacağım.
Cihan'ım.
Geç otur.
Aa baloncu amca.
Gül uzaklaşma.
Biliyorum bu yüzüğü parmağından çıkarıp atan sen değildin.
Ama yine de ne bileyim...
Sanki yüreğimi söküp fırlatmışlar gibi hissettim.
Ben bu yüzüğü tekrar parmağına takmanı istiyorum.
Onu bir daha hiç çıkartmamanı istiyorum.
Yaşadığımız onca şeyden sonra babam...
...ölüm döşeğinde canıyla savaşırken...
...annem böyle kahrolmuşken yapamam Miran.
Eğer babam ölürse...
Anla beni.
Babanı benim itmediğimi biliyorsun Reyyan.
Ben gözlerimle hala bana olan inancının var olduğunu görebiliyorum.
Babamı şimdi sen itmedin...
Peki sonra?
Bugün değil ama bir gün.
İnandığın intikamını almayacak mısın?
Ben sana vazgeçmek için söz veremem.
Biliyorum. Bizi ayıran uçurum da bu.
Sen inandığın intikamını çiğnemedikçe...
...bana bunun için söz vermedikçe...
...ben o yüzüğü parmağıma takamam Miran.
Benim sana verebileceğim tek söz...
...senin de benim de ikna olduğum gerçek ortaya çıkana kadar beklemek.
Ne demek bu?
Sadece gerçeğin peşine düşeceğim demek Reyyan.
Bu gerçek babanın masumiyetidir, belki de değildir.
Ama sana söz veriyorum...
...bu gerçek ortaya çıkana kadar...
...hiçbir şey yapmayacağım.
Eğer babanın gerçekten masum olduğuna inanıyorsan...
İnanıyorum.
O zaman o güne kadar bunu üzerinde taşı.
Çünkü eğer bu doğruysa...
...bizi boşu boşuna bir ömür ayrı tutmuş olacaksın.
Gerçeğe inanırsan doğru olur.
Bana olan inancını kelimelerle değil...
...yüreğinle göster.
Sevginle göster.
Beni sensiz bırakmayarak göster.
Bende onu yapacak yürek var.
Peki sen de var mı?
Sana söz veriyorum...
...ikimizde aynı gerçeğe inanana kadar...
...hiçbir şey yapmayacağım.
Benim babam masum Miran.
Ortaya çıkacak tek gerçek bu.
Ben babamın katil olmadığını biliyorum.
Sende buna inandığında aşmaya çalıştığımız engeller için...
...verdiğimiz bütün mücadele karşılığını bulacak.
İşte o zaman aramızda hiçbir uçurum kalmayacak.
O zamana kadar da...
...bu yüzük parmağımda değil...
Bunu parmağıma takacağım zamanı sen göstereceksin Miran.
Gül?
Gül nerede?
Buralardadır.
Küçücük çocuk nereye gidecek?
Dur tamam sakin ol.
Gül! Gül!
Babacığım...
...ne olur ölme babacığım. Herkes bana yalan söyledi.
Baban iyileşecek dediler...
...ama sen ölecekmişsin.
Babacığım ne olur ölme!
Çocuklar.
Ben hastanenin yerini arıyorum.
Nerede olduğunu biliyor musunuz? Babam orada.
Bak, orada. İleride sağda.
Teşekkür ederim.
Gül!
Allah'ım nereye gider?
Ya başına bir şey gelirse?
Gelmeyecek Reyyan, sakin ol.
Gül akıllı çocuktur. Hastanenin yakınında olduğumuzu biliyor.
Kesin hastaneye gitmiştir. Gel oraya bakalım. Gel.
Allah'cığım inşallah ben gelene kadar...
...iyileştirirsin babamı.
Beni görünce çok sevinecek.
Bana yardım eder misin?
Babamı arıyorum da.
Baban mı? Baban kim? Adı ne?
Hazar Şadoğlu.
Hasta olduğu için burada kalıyor.
Annemde ona bakıyor.
Beni babama götürür müsün?
Gel bulalım babanı.
O çiftlik her zaman uğursuz geldi bize. Her zaman.
Dün de bugün de.
Bir hayırlısıyla taşınsaydık oradan.
Kocamın başına gelenler çiftliğin uğursuzluğundan mı?
Sen hala taş duvara kapıya mı buluyorsun kabahati?
Bunun çiftliğin uğursuzluğuyla alakası yok. Hala anlamadın mı?
Biz senin ve Azize Aslanbey'in öfkesinin kurbanlarıyız.
Gül daha küçücük.
Karnımdaki babasını görebilecek mi bilmiyoruz.
Sen hala taşı toprağı suçluyorsun.
Yenge, sen...
Ya Hazar Bey'e bir şey olursa ben nasıl anlatırım baban bir hiç yüzünden...
...öldü diye?
Ben Gül'e ne derim?
Hangi birine kıyayım ben?
Ya kocam toprak olup giderse...
Gelin Hanım.
Ne sen bunu söylemiş ol ne de ben duymuş olayım.
Oğlum yaşayacak!
Onu bırakmayacağım.
İlla bir can lazımsa onu da ben vereceğim.
Ama oğlumu bırakmayacağım.
Benim babam ölecek mi?
Gül Hanım.
Gül.
Abim. Kim getirdi seni? Nasıl geldin?
Kendim geldim.
Babam nerede?
Nasıl kendin geldin kızım?
Ne demek kendim geldim annem? Ablan nerede? Kim getirdi seni?
Ay çıldıracağım, söyle!
Neden bana kızıyorsun?
Yok, yok annem.
Kızmadım ben. Hiç kızar mıyım sana?
Sadece çok korktum annem.
Çok korktum.
Sana kızar mıyız dedem?
Hiç kızar mıyız sana?
Ama herkes bana yalan söyledi.
Ablamla Miran'ı duydum.
Babam ölürse ben ne yaparım dedi.
Benim babam ölecek mi?
Doğru söyleyin.
Ya gelme Miran! Gelme!
Yine bir olay çıkmasın!
Bu halde bırakmam seni Reyyan.
Önce bir Gül'ü bulalım ondan sonra giderim, tamam!
Reyyan aç şu telefonu, hadi be.
Ee kim bilir nerede aşk tazeliyorlar babasının katiliyle.
Kız!
Babasına yaptığı yetmedi, şimdi de kardeşine...
Baba yapma.
Ulan sen bu ailenin başına bela mısın ha?
Sen bir dur!
Sen bu soysuz ile birlikte benim ecelim mi olacaksın?
Sen karışma!
Şadoğulları!
Siz bu işe karışmayın!
Bunun peşinde kardeşini de mi görmedi gözlerin?
Annem bak...
...ben vallahi...
Bunu geri mi aldın?
Baban içeride Azrail'i ile savaşırken...
...bir katilin yüzüğünü geri mi taktın?
Zehra Hanım, yemin ederim ki...
Sen sus!
Benim kocam katil değil anne.
Bu katili de al git buradan.
Bir daha da sakın gelme.
Benim artık Reyyan diye bir kızım yok.
[Anne.]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.