Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Nasıl yani, ne demek iflas ettik?
Anne, anne iyi misin? Teyze teyze.
Tamam sakin ol. Otur, otur.
Başın mı döndü?
Melek bir su getirir misin hemen?
Hayır, hayır. Melek kızım, gerek yok.
İyiyim, tamam.
Otur sen de şöyle. Ne oluyor?
Bir baştan anlatın bakayım.
Bu Amerikalı şirket dolandırıcı
çıktı anne.
Çok zengin, büyük yatırımları
olan bir şirketti.
Ama sonradan anlaşıldı ki,
uzun zamandır ortaklarına
aldıkları paralarla
ayakta duruyorlarmış.
Biz de çok güvenmiştik yani
hiç şüphelenmedik.
Bizim yatırdığımız paraları
çekip, elden başka hesaba aktardılar.
Sonra da ortadan kayboldular.
Doğru, kendilerinin de paranın
izini kaybettirdiler.
Şimdi polis hangi hesaplara
paranın yatırdığını bulamıyor.
Peki hisseler?
Hisseler ne durumda?
Yani tamam parayı kaybetmiş
olabilirsiniz ama şirketin bir
değeri var değil mi?
Ne?
Şirketin tüm mal varlığını
yatırdık ortaklık için.
Hatta ek giderler içinde
kredi çekmiştik.
Yani kredi borcumuz bile var.
Kerem, peki konak?
Konak hala bizim değil mi?
Ailesi ne tepki verdi haberi alınca?
Yıkıldılar ama hiçbir şeyden
kuşkulanmadılar tabi.
Bu anlaşmaya karşı durduğum
için başından beri
Olup bitenin arkasında da
benim parmağımın olduğunu
anlamalarına imkan yok. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk Meryem hanım.
Mahir bey ya nedir bu iflas
meselesi neler oluyor?
Yani ben de bir şey anlamadım
araştırıyorum en iyisi.
Şirket avukatının ofisinden geliyorum.
Şimdi böyle bir durumda hem
sizi hem de aileyi yalnız
bırakmak istemiyorum.
Macide hanım nasıl? Öğrendi mi?
Evet.
Kerem bey ile Hümeyra hanım anlattı.
Hepimiz çok şaşkınız.
Buyurun içeri lütfen. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Nasılsınız efendim?
Teşekkür ederim Mahir Bey oğlum.
Şirket avukatlarının yanından
geliyorum şimdi.
Ne diyorlar?
Dolandırılan diğer
şirketlerle görüşülmüştü.
Ulusal ve uluslararası çapta
DreamTex hakkında dava açılacak.
Şimdilik bu süreci bekliyoruz.
Anladım.
Tamamdır çok sağolun sizde yorduk ya.
Rica ederim.
Dava filan dediğinize göre
umut var herhalde.
Yani şimdilik pek bir umut
görünmüyor çünkü paranın bir
hesaptan başka bir hesaba
aktarılmış olabileceğini
düşünüyorlar yani büyük
ihtimalle öyle olduysa da
paranın izine rastlanamaz.
Tabi beklemekten başka bir çaremiz yok.
Müsaadenizle ben bir banyoya
geçebilir miyim?
Elimi içimi yıkasam iyi olacak.
Yine gidiyorsun öyle değil mi?
Hayır.
Ay, Birceciğim ya, arıyorum
arıyorum seni, açmıyorsun.
Tattım, bir şey oldu sandım,
korktum ya.
Bak, sen gelmedin, ben de başladım.
Hemen sana da bir tabak getireyim ben.
Yok, yok, dur. Hiç gerek yok.
Neden?
Ne oldu, bir sıkıntı mı var Birce?
Aslı, haberler kötü.
Ne oldu ya?
Holding.
Kerem Beyler iflas etti.
Ne demek iflas ettiler ya,
nasıl bir şey mi olmuş, ne olmuş Birce?
Aslı tamam ben sana yolda
anlatırım, Akın'la Filiz
arabada bekliyorlar.
Bir konağa falan gidelim de
böyle ziyaret edelim, moral
falan olur, tamam mı?
Hadi sen hazırlan.
Tamam ben hazırlanıyorum,
çıkalım hemen.
Ne oldu, neden geldin peşimden?
Hâlâ ne oldu diye soruyor musun sen ya?
Koca şirket battı.
Hayır, biz o şirkete çoktan
el koymalıydık.
Şimdi ortada böyle dımdızlak kaldık.
İyi ki de battın.
Yorgan gitti, kavga bitti.
Üstümden nasıl bir yük kalktı,
sana anlatamam.
Bundan sonra tepemde beni
zorlayacak bir nedenin de kalmadı.
Elinde bir gerekçe de yok. Oh, bak.
Hem zaten şirket batmasaydı
bile ben senin
istediklerini vermeyecektim.
O köprünün altından çok sular geçti.
Vermeyecektin değil mi?
Çünkü sen anneni sırtımdan vurdun.
Sana hayatını adamış kadına
ihanet ettin.
Bir kadın için sen anneni
yarı yolda bıraktın.
Mahir Gezgin sen bir hainsin.
Ben hain falan değilim. Anladın mı?
Ben sadece artık daha yetişkin
gözlerle kimin yanında olmam
gerektiğini öğrendim.
O kişi sen değilsin.
Ha bu arada...
...artık senin ünü nüfusta
bile ana oğul değiliz.
Boş hallettim ben.
Ahahahah..
Vay...
Ahahahah..
Vay...
Vay...
Kötü bir niyetim yok.
Sadece dinle beni ya.
Bu altınları bana verirsen eğer...
...hayatınızdan tamamen
çıkıp giderim...
...ömrünün sonuna kadar beni
bir daha görmezsin.
Tufan tehlikesi sizin için bitmiş olur.
Bakın, Emirhan'da, muhallimde
rahat olurlar.
Mutlu, huzurlu bir aile olursunuz ya.
Ne kral anlaşma bence ha.
Yapamam.
Şafak'a yine aynı şeyleri yaşatamam.
Herkes çekildi odasına,
Emrah'ın da tuvaletteyken.
Zıpla lan be hadi.
Lan gitti bütün puanlar ha.
Kız yatmadın mı sen daha?
Ne iş bu saatte?
Bırak sevzekliği, ne
biçim konuşuyorsun?
O ne üstüp öyle?
Yine gergin bir ok gibiyiz.
Sevzekliği bırak da dinle.
Tamam tamam dinliyorum hadi.
Ne oldu plan?
Jülide ile konuştun mu?
İstedin mi altınları?
Ya konuştum istedim.
Aynı konuştuğumuz gibi seninle yani.
Bak dedim böyleyken böyle.
Altınları ver topuklayayım dedim ben.
Tamam o niye cevap verdi?
Ne diyecek ya.
Yokuşa sürdü işi.
Tam tahmin ettiğimiz gibi. Aynen bak.
Ben şimdi sana pası verdim. Top sende.
Koli atarsan bitti bu iş.
Sen hiç merak etme.
Hem de doksana atarım.
Bak bak ya laflara bak
arkadaş ya, ya sende bana
daha nece haberler vardır ha.
Herhalde yani.
Yarın olsun hele bir ben
jülide'nin ağzından girer
burnundan çıkarım.
Yarın akşama kadar sana
altınları getirmezse ben de
leman yıldırım değilim.
Hadi hadi, iyi geceler, güle
güle, güle güle canım.
Kimle konuşuyordun babaanne?
Bu yaşta bu kadar merak iyi değildir.
Hadi bakalım yatağa.
Yoksa bizden gizlediğin bir şey mi var?
Bak şunun şu söylediğine.
Vallahi şimdi geliyor terlik ha.
Hadi bakayım yatağa.
Neden bu kadar kızdın ki?
Boyundan büyük konuşuyorsun da ondan.
Hadi bakalım hadi.
Tamam tamam kızma. Hoş geldiniz.
Buyurun. Aslı sen?
Abla.
Birce olanları anlatınca,
duramadım geleyim dedim.
Ya bir de böyle bir zamanda
yalnız bırakmak istemedik.
Aynen.
İyi düşünmüşsünüz.
Buyurun içeri geçin, içerideler zaten.
Aslı.. Ya şey..
Kerem bey darlanıp böyle hava
almaya bahçeye çıkmıştı.
Yani sen istersen..
Ablacığım, tamam ben bir ona
bakayım o zaman.
Tamam, sen geç ben gelirim birazdan.
Tamam canım.
🎵🎵🎵
Ama kendini iyi gibi gösteren
genç cadının yüzündeki o
iyilik maskesi hiçbir işe yaramamış.
Kendinden yaşça büyük ve
akıllı kraliçeyi oyuna getirememiş.
Kendi kazdığı kuyuya düşmüş.
Yani sonunda kraliçe, genç
cadıya dersini vermiş.
Genç cadı da bundan sonra
sarayın kapılarından içeri
adımını bile atamamış. Sonsuza kadar.
Eee nasıl? Beğendin mi?
Canım babaannem. Ne oluyor?
Ne oluyor? Ne oluyor?
Bilmiyoruz.
İçeri girdiğimizde Yadek yatıyordu.
Yarısı açılmış. Çoktan kaybetmiş.
Ne oluyor peki? Ne yapıyorsunuz?
Tekrar ameliyata alacağız.
Size bilgi verirler.
Allah'ım sen oğlumu bağışla bana.
Allah'ım sen yardım et!
Hâlâ karşıma geçmiş, nasıl
kendini savunabiliyorsun?
Hala nasıl ben bir şey
yapmadım diyebiliyorsun..
Anne..
Bak ben ne yaptıysam, başka
çarem olmadığı için yaptım..
Ne olur artık inan bana..
Benim tek amacım Şafak'ı korumaktı..
Korumak mı?
Koruduğun için mi şimdi oğlum
içerde can çekişiyor?
Oğlum belki bu hastaneden hiç
çıkıp gidemeyecek..
Ama ona kıyan o iblis, elini
kolunu sallayarak dışarıda dolaşıyor.
Neden? Senin yüzünden.
Bu mu korunmak?
Bu mu karı koca olmak?
Bu mu aile olmak?
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hoşça kalın.
yettiler.
Estağfurullah Macide hanım.
Evde durmak mümkün değildi zaten.
Aklımız sizde kalmıştı o kötü
haberi aldığımızdan beri.
Abla.
Merhaba.
Ağlama ne olur gülüm, ağlama.
Nasıl tutayım kendimi anne?
Asıl böyle bir günde güçlü olacağız.
Sen bize bunu öğrettin ama...
...bütün bu yaşananlardan sonra...
...kim koruyabilir metanetini?
Biz koruyacağız Hümeyra.
Koruyacağız yavrum.
Evet bugün kolay bir gün değil.
Bunca yıllık emek bir anda...
...ama kaybettiğimiz şey...
...sadece para ve mal.
Onlar her zaman kazanılır, kaybedilir.
Oysa ailemiz, sevdiklerimiz,
dostlarımız öyle mi?
Şükürler olsun ki,
öyle bir günde en
kıymetlilerimiz yanı başımızda.
Bugün büyük bir aile gibi
kenetlendiysek eğer,
bu servetimiz sayesinde değil,
Yıllardır biriktirdiğimiz
anılarımız, her anını sevgiyle
paylaştığımız geçmişimiz sayesinde.
Şüphesiz bundan sonra bazı
şeyler değişecek.
Ama değişmeyecek olan şey
birliğimiz beraberliğimiz
olduktan sonra, benim
gelecekten hiçbir korkum yok.
Sizin de olmasın, yeter ki
birlikte olalım.
Yeter ki, asıl zenginliğimiz
olan sevdiklerimiz yanı
başımızda olsun.
İnsan böylesi içten bir
sevgiyle sarıp sarmalanmışken
kaybedilen mala paraya üzülmez.
Bu imtihanı da atlatacağız
Allah'ın izniyle.
Her şey bambaşka olacaktı, çok
uzaklara gidecektim çok,
kurtulacaktım bu vatanlıktan,
Kurtulacaktım bu muhataplıktan!
Bu kağıtlarla kandırdı beni!
Bu kağıtlarla!
Kandırdı beni bu kağıtlarla!
Allah'ım yarabbim kağıtlarla!
Kandırdı beni!
Ağlama..
Ağlıyor..
Kerem.. İyi misin?
İyiyim abla, sen?
İyi, iyi olmak zorundayız..
Hoş geldiniz..
Hoş bulduk..
Bizde kapıda karşılaştık Mahir
bey ile..
Uygunsuz bir zamanla
gelmedik inşallah..
Yok hayır.. Konuşuruz zaten..
Benimde size anlatacaklarım var.
Önemli bir gelişme mi var?
Evet var aslında.
Ama özel konuşsak.
Yok yok, Mahir bey yabancı
sayılmaz, sorun yok.
Peki, o zaman sizi daha fazla
merakta bırakmayayım ben.
Şu nüfus müdürlüğündeki
arkadaşımın yanındaydım.
Yani biraz zor olsa da,
istediğimiz bilgilere ulaştık.
Sonuç gerçekten şaşırtıcı.
Yani Kıymet Hanım'ın kayıtlarda
bir oğlu gözükmüyor.
Sanırım siz bunu öğrenmiştiniz.
Bilmiyorduk.
Ama tahmin etmesi zor değil.
Muhtemelen bizden önce davranıp
belgelerle oynamanın bir yolunu buldu.
Kıymet'in yapacaklarının sınırı
olmadığı için şaşırmıyoruz.
Hele ki böyle bir durumda.
Böyle bir durumda derken?
Bir anda neye uğradığımızı
şaşırdığımız için ben anlatamadım sana.
Ortak olmaya çalıştığımız
Amerikalı şirket
tarafından dolandırıldık.
Elimizdeki bütün para,
çektiğimiz kredi, hepsi gitti.
Kısacası iflas ettik.
Şevki bahçeye salıncaklar
kurardı çocuklar için.
Meyram yaz boyunca inmezdi o
salıncakların tepesinden.
Kerem'in bu bahçede öğrendi
bisiklete binmeyi, düşe kalka.
Bu çardakta dostlarımızla uzun
uzun sohbetler ederdik.
Ne güzel yıllardı o yıllar.
Bu bahçe, bu ev, hayatımızın zümrenek.
Şimdi sadece hatıralar kalacak geriye.
En çok da buna üzülüyorum.
Zaten günbegün unutmaya
başladığım malzeme.
Bu evle birlikte ellerimin
arasından kayıp gideceğim.
Benden öpme gözüm yok ama
keşke hatıralar bana kalsaydı.
Ay merdivenleri nasıl çıkacağım
bilmiyorum, takatim kalmadı.
Anne bak o elindeki ağır
oldu, ver onu ben alırım.
İyi madem al bakalım.
Sen şimdi öyle yukarı çıkma
hemen, ben bunları bırakıp
aşağı inip elindekileri
alacağım tamam mı?
Tamam.
Hayırlı günler, Jülide.
Konuştuklarımızı düşündün mü?
Düşünmedim. Çekil başımdan.
Ne konuştu bu seninle? Şuna bak.
Pişmiş kelle gibi sırıtıyor hâlâ.
Peki şirket sözcüsü olan o
adam yurt dışına çıkmış mı
çıkmamış mı biliyor musunuz?
Yani şimdi polisten aldığımız
bilgiye göre yurt dışına çıkış
yapmamış her yerde arıyorlar.
Bence boşuna arıyorlar.
Çoktan sahte bir pasaportla
ülkeyi terk etmiştir öyle.
Bence daha fazla geciktirmenin
bir anlamı yok.
Her şey ortada, şirket
çalışanlarını toplayıp bir
açıklama yapmak lazım.
Doğru söylüyorsunuz Kerem Bey,
isterseniz beraber geçelim şirkete.
Hoş geldiniz.
Anneciğim, iyi misin?
İyiyim kızım, sağ ol.
Hava almak iyi geldi mi?
İyi geldi, sağ ol oğlum.
Hoş geldiniz Mahir Bey oğlum.
Hoş geldiniz Nevat Bey oğlum.
Hoş bulduk.
Buyurun oturun lütfen, ayakta kaldınız.
Bak sen şuna!
Demek düğündeki altınlara
gözünü dikmiş ha?
Sen ne dedin peki ona?
Ne diyeceğim anne, hayır dedim
tabii ki de.
Yani sonuçta Tufan bu.
Onun lafına güven falan olmaz.
Elini verende kolunu kaptırıyor.
Hem sonra Şafak duyarsa çok
üzülür, çok da kızar.
Yani yok ben böyle bir şey
yapamam, Tufan'la anlaşma
falan yapmayacağım.
Bence hiç düşünme kızım.
Ne istiyorsa ver defolsun git.
Bir daha da şeytan görsün yüzünü.
Anne sen ne diyorsun?
E düşünürsen en mantıklısı bu.
Adam sana altınları alınca
gideceğim demiş.
Sen bunu Tufan'dan kurtuluş
bileti olarak gör.
Tamam biraz tuzlu ama.
Huzurumuzu satın alacağız, huzurumuzu.
Düşünsene, paha biçilmez.
İyi de yani ne malum...
Kızım aklını da kullan.
Senin ailenin mutluluğu,
saadeti mi daha önemli?
Yoksa bir avuç altın mı?
Yok anne, yok ben böyle bir
şey yapamam.
Yapmayacağım yani, Tufan'la
anlaşma yapmayacağım.
Dur nereye, daha konuşuyorduk.
Mahir Bey oğlum size ne kadar
teşekkür etsek azdır, bizim
için çok uğraştınız, elinizden
gelen her şeyi yaptınız.
Estağfurullah efendim, keşke
elimden daha fazla bir şey girebilse.
Daha ne yapacaksınız, çok
yorduk zaten sizi.
Değer verdiğim insanların
yanında olmak hiçbir koşulda
zor gelmez bana.
Teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
Allah sizden de razı olsun.
Kızım niye kestirip atıyorsun
altı üstü giden iki altın ama
getirisi büyük olacak
o soysuz tufandan sonsuza
kadar kurtulacağız anne yapamam
bak jülide eline her zaman
böyle büyük bir fırsat geçmez.
Ver kurtul.
Gerekirse ben bütün altınları
sonra geri koyarım.
Anne bak böyle konuşunca
kulağı basit geliyor.
Ama ya Şafak? O öğrenirse?
Benim bir daha asla yüzüme bile bakmaz.
Eğer biz bir şey söylemezsek öğrenemez.
Ruhu bile duymaz onu merak etme sen.
Ha sonra oldu da duydu. Duymaz ya.
O zaman ben üstlenirim.
Her şeyi ben yaptım, ben
verdim altınları derim.
E artık annesinin yüzüne
bakmayacak hali de yok ya.
Öyle mi diyorsun?
Öyle diyorum tabi. Ver kurtul.
Sonra da bitti gitti işte.
Anne yok ben yapamam böyle bir şeyi.
Ama kızım.
Anne olmaz diyorum olmaz.
Bu hengamede arada kaynarım
diye seviniyorsan boşuna
sevinme unutmadık seni
karşımıza oğlum diye saçma
sapan birini çıkartmanın bize
oynadığın oyunların hesabını
vereceksin tuz kayıtlarını
değiştirdiğinden de adım gibi
eminim o kayıtlardan yok
ettiğin oğlunu bulacağız onun
kimliğini açığa çıkartacağız
Ya Hümeyra, bak sen beni
yanlış anlıyorsun.
Ben ne yapıyorsam bizim
ailemiz için, sizin için yapıyorum.
Ya senin ailem dediğin,
gerçekte kim olduğu ortaya
çıkacak diye koşa koşa kaçıp
giden o çocuk mu?
Sen onu mu korumaya çalışıyorsun ha?
Aklını başına topla.
Eline müthiş bir fırsat geçmiş
her şeyi düzeltmek için ama
sen yapmam diyorsun.
Anne, niye anlamıyorsun?
Şafak bu olanları hiç
öğrenmeyecek olsa bile benim
vicdanımı el vermez.
Ben ondan gizli gizli böyle
bir işe giremem.
Allah'ım sen sabır ver, sen sabır ver.
Peki Tufan böyle burnumuzun
dibinde oldukça güvende olacak mıyız?
Benim oğlum bıçaklandı senin
yüzünden be.
Ve yine senin yüzünden onu
bıçaklayan adam özgürce
dolaşıyor dışarıda.
Şimdi vicdanın rahat mı?
Anne.
Yalan mı?
Ben evladımı kaybediyordum, evladımı!
Ama ne oldu? Büyüklük gösterdim.
Affettim seni her şeye rağmen.
Kızım dedim.
Bağrıma bastım.
Yapacağın tek bir şey var,
onu da yaptan diyorsun.
Anne niye böyle söylüyorsun?
Ben tüm bunlar yaşansın ister
miydim sence?
Ha işte!
Peki bundan sonra böyle
şeylerin başımıza gelmeyeceğinin
garantisi var mı?
Tufan ensemizde dururken,
Bak kızım,
İyi ölç tart,
Yine o tufan serserisi yüzünden,
Oğlumun başına bir şey gelirse,
Seni bir daha hiç affetmem,
Bunu da bil.
Bu iş uzadı artık Kıymet
hanım, her adımın kötülük, her
söylediğin söz yalan dolan,
yakında bütün yalanların
sırların açığa çıktığında,
yaptıklarının bedelini ödeteceğim sana.
Bu altınları bana verirsen
eğer, hayatınızdan tamamen
çıkıp giderim, ömrünün sonuna
kadar beni bir daha görmezsin.
Tufan tehlikesi sizin için bitmiş olur.
Bak kızım, iyi ölçü tart.
Yine o Tufan serserisi
yüzünden oğlumun başına bir
şey gelirse seni bir daha hiç affetmem.
Bunu da bil.
Yok olmaz yapamam ben yapamam yok.
İçeride düştü ama ben uykuma bakıyorum.
Yok, sıcak ve çok açık.
Çok uzun bir süre benimle olacaktı.
O ve bu harcapsızlığın
ortasından çıkabiliriz.
Seninle toplamadım.
Aşkım çok mutlu oldu.
Aşkım çok mutlu oldu.
Çok mutlu oldu.
Olduğumuz o tatsız olay,
hepinizin kulağına gelmiştir
diye düşünüyorum.
Dikkatsizliğiniz yüzünden
koskoca şirketin battığı
haberinden mi bahsediyorsunuz
Kenan Bey?
Yani üstelik,
sürekli sizi uyardığım halde,
içime sinmeyen şeylerin
olduğunu vurguladığım halde.
Ama tabi bu şirkette şimdiye kadar,
benim fikrim hiç önemsenmedi.
kabul görmedi, maalesef.
Doğru söylüyorsunuz Rana hanım.
Sizi dinlememiz gerekirdi.
Sonuçta siz bu şirketi dolandırıp,
hisselerin bir kısmını ele geçirdiniz.
Hırsızın hırsızı tanıyabilme
ihtimalini,
göz önünde bulunduramadık.
Bu da bizim hatamız tabi.
Her neyse biz konumuza dönelim.
Süreç her ne kadar aleyhimize
işlemeye devam etse de hukuk
savaşı devam ediyor.
Ve açıkçası şunu bilmenizi
isterim ki ben kendimden önce,
ailemden önce, servetimizden önce
Ben de bu şirketin asıl
sahibi olan siz çalışanlarım
için savaşacağım.
Savaşmalıyım. Bunu hepinize...
Ben bunu hepinize borçluyum.
Yalnız geri almak için,
elimden ne geliyorsa yapacağım.
İnanıyorum ki, biz bunu başaracağız.
Yarınköy'de biçim çok güzel
bir fikrim var.
Aa, benim de aklımda çok
güzel bir şey var.
Hayvan sevimlisiyle ilgili
gözlemli siper.
Ben hala hiçbir şey bulamadım.
Olsun bence sen de bulursun.
Efendim neredesiniz?
İyi tamam 2 saate kadar
geliyorum ben de.
Size bu kadar iyi haberlerim
var galiba.
Ama önce emin olmam lazım.
Tamamdır.
Görüşmek üzere.
Kendinizde olduğunuz için
teşekkürler Kerem bey.
Bizde hep sizin yanınızda
olacağız bu süreçte.
Teşekkürler.
Her şey için çok teşekkürler Kerem bey.
Umarım dava elinize çok gelmez.
Teşekkür ederim.
Gelmişsin.
Evet geldim.
Ya sonuçta burası benim de iş yerim.
Hem sevdiğim insanlar böyle zor günler
geçirirken onları tek
başlarına bırakamazdım.
İyi günde ve kötü günde diyorsun yani.
Hı hı.
İyi günde ve kötü günde. Kerem bey.
Affedersiniz, özelse daha
sonra geleyim.
Yok Mahir bey, siz gelin buyurun.
Bende zaten çıkacaktım, bir
kızlara da bakayım he.
Bana ihtiyacınız olursa buralardayım.
Tamam.
Evet.
Ne yapıyoruz şimdi?
Şimdi önümüzde zorlu bir süreç var.
Çok detaylı bir toplantı
yapmamız gerekiyor.
Ama..
Biz birazcık dışarıda konuşsak olur mu?
Ben çok bunaldım burada, biraz
hava almış olurum.
Tabi.
Buyurun.
Hoşgeldiniz.
Hayırdır Jülile? Konuşmaya geldim.
Bu kadar çok şey yaşadık ki.
Hala da yaşıyoruz.
Ama siz bu süreçte bize,
çok destek oldunuz.
Çok teşekkür ederiz.
Ailece desteğinizi hissediyoruz.
Estağfurullah.
Yani ne demek böyle söyleyip
beni utandırmayayım?
Asıl ben size çok teşekkür ederim.
Beni aileden biri olarak
gördüğünüz için.
Ha şunu unutmayın yani...
...bundan sonrası için her
zaman, her konuda yanınızda
olmaya çalışacağım.
Ben de bununla ilgili sizinle
konuşmak istiyordum aslında.
Ben bundan sonra ne
olacak kestiremiyorum.
Yani size de bütün Halk Tanrı
Holding çalışanlarına da söz
verdiğim gibi...
Haklarınızı korumak için
elinden geleni yapacağım, savaşacağım.
Ama ne olacak bilmiyorum.
Durum buyken eğer gitmek isterseniz...
Hayır, hayır.
Ben gitmeyi hiçbir zaman düşünmedim.
Yani şunu iyi bilin, hem
sizin hem Hümeyra Hanım'ın
yanında olmaya çalışacağı
maddi imkanlarımla, tecrübemle
o konuda hiç bir şüpheniz olmasın.
Ne güzel insanları biriktirmişsin.
İyi ki varsınız. Sizde öyle.
Ama değişime bir yerden
başlamak gerek diye düşünüyorum.
Nasıl yani?
Şu sizi bizi bir ortadan kaldırsak mı?
Nasıl isterseniz.
Yani nasıl istersen.
Senden bir isteğim daha olacak.
Tabii.
Şimdi, eğer müsaade edersen,
bundan sonra sana ağabey
demek istiyorum.
Ciddi misin?
Evet.
Babamı kaybettikten sonra,
omzumda çok büyük bir yük
hissettim ben.
Tamam, ablam, annem birbirimize
çok destek olmaya çalıştık ama,
Böyle kendimi çok yalnız
hissettiğim zamanlarda oldu.
Hep derdim.
Keşke bir abim olsa.
Bana destek olsa.
Bana güç verse diye.
Ama şunu da söyleyeyim.
Bir abim olsa senin gibi
olsun isterdim biliyor musun?
Böyle dürüst,
mert,
Evet, Sami emmiye. Ne yapayım?
Ama sonunda buldum işte.
Abi kardeş olmak için
illa kan bağı gerekmiyormuş.
Artık benimde bir abim var. Değil mi?
Yanlış bir şey mi söyledim ben?
Aslında benim seninle konuşmak
istediğim bir şey var, önemli bir şey.
Oturalım şöyle.
Düğünde takılan tüm altınlar
bunlar Tufan.
Demek anlaşmayı kabul ettin ha?
En doğrusu. Ne oldu?
Oyun mu oynuyorsun?
Ben sana bu altınları
vereceğim ama önce senin bana
bir söz vermen lazım.
Neymiş o söz?
Ben sana bu altınları
verdikten sonra bu dükkanı satacaksın.
Bu semtten gideceksin.
Bir daha ne ben senin yüzünü
göreceğim ne de sen benim
yüzümü göreceksin tamam mı?
Emirhan'a da Şafak'a da bir
daha zarar vermeden buradan
sadece gitmeni istiyorum.
Yahu bak yeminle alacağım ben boltamı.
Yani benim derdim de zaten
bir an önce vınlamak buradan.
Yani bir anda kumar borcu,
bir anda mafya tepeme çöktü
çökecek korkusu.
Yahu değil bu semte İstanbul'a
daha adımımı atmam bundan sonra.
Bak iki gözüm önüme aksın ki
yemin ederim.
Merak ettim.
Ne konuşmak istiyorsun evde?
Açıkçası biraz gergin kusura
bakma çünkü benim için kolay
değil bunları konuşmak
Rahat ol lütfen
Şimdi anlatacağım şeylerde
büyük ihtimalle senin için de
kabul etmesi zor şeyler olacak
Yani sadece senin için değil,
ailen için de öyle.
Ama ben bu önümüze yalanlarla
örülmüş duvarı artık yıkmak istiyorum.
Yani temiz, yeniden bir
başlangıç yapmak istiyorum.
Neden bahsediyorsun?
Yani ne yalanı, ne temiz
sayfası, ailemi zora sokacak
durum dediğin işle ilgili mi?
Hayır, hayır, hayır.
Yok. İşle falan alakası yok.
Bak, senden tek bir ricam olacak.
Anlatacağım şeyleri sonuna
kadar dinle, tamam mı?
Ondan sonra vereceksin kararını.
Ben, çünkü bu işin buralara
varacağını tahmin etmedim.
Karanlık başlayan bu hikaye
sizi tanıdıkça...
Anlatır mısın artık?
Bak, söz veriyorum sana bak,
gerçekten bölmeyeceğim.
Dinliyorum.
Kıymet Teyze'nin sizden sakladığı oğlu.
Yani babanın gayrimeşru çocuğu.
Evet.
Kim olduğunu öğrenmeye
çalıştığınız o gizemli adam, benim.
Ne? Ne diyorsun sen ya?
Ne duyduysan o, Kıymet
teyzenin sizden sakladığı oğlu
benim Kerem, biz kardeşiz.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.