All language subtitles for Elif 938 Bölüm Season 5 Episode 183.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Anne, doğru mu duyuyorum ben?

Turgut dayımın oğlu Yusuf'un

eşi mi Melek?

Evet kızım öyle.

Melek, Yusuf'umun yadigarı bize.

Melek ve Elif.

Onları ne kadar çok aradım

bir bilseniz çocuklar.

Ama sonunda buldum işte, artık

gözlerim açık gitmem ben bu dünyada,

Serçe'nin asıl isminin Melek

olduğunu, onların anne kızı

olduğunu bilseydim gerçekler

çok daha önce çıkacaktı ortaya.

Anne, senin sağlık durumundan

dolayı korktuk.

Kafanı karıştırmak istemedik.

O sıralar bilincin epey bir bulanıktı.

Tedirgin etmek istemedik seni.

Neyse, her şey ortaya çıktı artık.

Melek ile Elif'imize kavuştuk sonunda.

Anne, yani sen kendini

nasıl hissediyorsun?

İlaçlarını falan alıyorsun değil mi?

Yanlış anlamayın Melek, yani

geçmişe dair yanlış hatırlıyor

olabilir misin acaba?

Kerem'cim hiç merak etme, uzun

zamandır olmadığım kadar iyi

hissediyorum kendimi.

Zaten ben her gün o kara

kaplı defterime,

Melek'le Elif'i aradığımı

yazıyordum unutmamak için.

Bir an olsun çıkmadılar

aklımdan, sonunda kavuştuk birbirimize.

Hem kendisi burada işte.

Melek yavrum sen anlat istersen.

Şey...

Macit hanım doğru söylüyor.

Ben dayınız Turgut üstünün oğlu...

Yusuf üstünün neşeydim.

Melek doğru söylediğimin

ispatıdır işte.

Yalnız...

Elif benim eski evliliğimden,

yani Yusuf'un kızı değil ama

Yusuf hep evladı gibi gördü

Elif'i, kızı gibi sevdi,

korudu kolladı onu hep.

Biliyorum bunu başından beri.

Hem ne olursa olsun, Elif

kızım Yusuf'un bize yadigarı,

emaneti ve biz de emanete

gözümüz gibi bakacağız.

Çok, çok şaşkınım ben gerçekten ya.

Ben de ne diyeceğimi bilemiyorum.

Benim Melek ile Elif'i

aramamın tek nedeni onların

varlıklarından haberdar olmam değil.

Onları aramamın daha mühim bir

nedeni var.

Şimdi anlatacaklarım pek hoş

şeyler değil ama bunları

anlatmak zorundayım.

Çünkü artık gizli saklı hiçbir

şey kalsın istemiyorum.

Babanız Şevki bey geçmişte bir

haksızlık yaptı.

İstemeden olsa bile, bu Turgut

ağabeyimin haksızlığa uğramış

olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Nasıl yani?

Babanızla dayınız eskiden

birlikte çalışıyorlardı.

Sonra aralarında bir anlaşmazlık çıktı.

Ve Şevki bey ağabeyimin

hakkını vermedi.

Yani onun o payı hak

etmediğini düşündü nedense.

İyi de babam niye böyle bir

şey yaptı ki?

Hiç bilmiyorum Kerem'cim yani

o zamanki şartlarda ben bu

konuyu fazla deşmek istemedim.

Ama bu da benim için büyük

bir yük oldu.

Her zaman bir vicdan azabı duydum.

Kendimi ağabeyime karşı

borçlu hissettim.

Ona ulaşmak istedim.

Ulaşamadım, sonra onu kaybettim.

Ve ben de Yusuf'a o payını

vermek istedim.

Fakat maalesef Yusuf'u da kaybetmişiz.

Ben de bunun üstüne eşiyle kızını,

Melek ile Elif'i aramaya başladım.

Yusuf'un payını onlara vermek için.

Şimdi onları bulduğumuza göre,

sahip olduğumuz her şeyin,

yüzde yirmi beşi,

Elif kızıma aittir.

Bizim aile içi mal paylaşımı

durumumuzda da bir takım

değişiklikler oldu bu süreçte.

Yani demem o ki Elif'in payı

şu anda Hümeyra'nın üstünde.

Ama emanetin sahibi bulunduğuna

göre emaneti kendisine vermek

icap eder.

Anne sen ne dersen kabulümdür

yani, bir sorun yok ama yani

babam dayıma niye böyle bir

haksızlık yapıyor, benim hala

aklım almadı.

Oldu bir hata diyelim

Keremciğim, sonrasında baban da

çok pişman oldu ama iş işten

çoktan geçmişti.

Ama şimdi de geç de olsa

adaleti yerini bulacak.

Ben de yıllardır içimde

taşıdığım bu suçluluk

duygusundan kurtulmuş olacağım.

Hala inanamıyorum.

Demek bunca zamandır bir bağ

varmış aramızda.

Valla öğrendiğimden beri ben

de çok şaşkınım.

Ben de inanamıyorum.

Sen benim torunum sayılırsın.

Maçete teyze ben zaten seni

anneannem kadar seviyordum.

Melek'cim.

Cidden inanılır gibi değil.

Prensesim, gördün mü bak sen

bu evin gerçekten prensesiymişsin ya.

Kerem abi.

Sen burada mıydın?

Karımı seyrediyordum.

Tamam şunları götüreyim de

Emirhan daha fazla meraklanmasın.

Dur. Beklesinler biraz.

Şafak ne oluyor?

Asıl sana ne oluyor?

Bugün bir şey var sende.

Gözlerinin içi ışıltışı.

Bir ayrı güzelsin bu akşam.

Şafak annem falan gelecek

şimdi, yapma he. Gelsin, konuşuyoruz.

Tamam.

Özel bir gün yaklaşıyor da,

o yüzden böyle içim kıpır kıpır.

Özel bir gün mü? Hı hı.

Yani senin beni sevdiğini ilk

kez söylediğin gün, o tepede.

Tam bir yıl olacak bu cuma.

Aslında diyorum ki,

yani tekrar şöyle baş başa gitsek mi?

Benim seninle konuşmak

istediğim bir konu var.

Olur, madem öyle istiyorsun tamam.

Ama merak ettim.

Ne söyleyeceksin ki?

Kötü bir şey yok değil mi?

Yok yok öyle kötü şeyler

getirme aklına.

Sadece böyle seninle yalnız

konuşmak istiyorum.

İyi. Peki bakalım.

Herşey geçti gitti artık, öyle

tatsız meseleleri konuşmaya gerek yok.

Melek bundan sonra bizim

ablamız sayılır, kardeşimiz sayılır.

Elif de sen, zaten hep

aileden biri gibiydi, öyle de kalacak.

Öyle tabi.

Sağolun Kerem bey.

İnanın sizde her zaman bizim

için öyleydiniz.

İyi güzel de yani sırf

Yusuf'un eski karısı diye...

...Melek'e koca servetin yüzde

yirmi beşini vermeyin.

Elif ve Melek'in hakkı verilecek.

Babamın geçmişte sağlayamadığı

adaleti sağlayacağız biz.

Hem böyle yardım falan değil.

Geçmişten gelen bir borç.

Ortada tartışacak bir şey yok bence.

Bence de, bunu konuşmaya bile

gerek yok.

Evet, ben de çocuklarla

aynı fikirdeyim.

Zaten benim bütün amacım, bu

dünyadan göçüp gitmeden...

...onların hakkını onlara

teslim etmekti.

Öyle diyorsanız öyledir.

Ben biraz yoruldum bugün,

odama geçeceğim.

Babaanne, süt açıyoruz, hadi gel.

Tamam, geliyorum.

Ya, sırası mıydı şimdi ya?

Oh!

Leman hanım, bakıyorum da

bensiz yapamıyorsun.

Sen özlüyorsun beni he. Kes zevzekliği.

Ne özleyeceğim seni ben.

Bir şey söyleyeceğiz onun için

aradık herhalde.

Ya tamam.

Şaka yaptık yani, sen de her

şeyi ciddiye alma.

Bana bak şimdi beni iyi dinle.

Yarın bu Jülide'nin son günü.

Artık onu böyle dibimde

görmeye gram tahammülüm kalmadı.

Vay başlıyoruz yani.

Evet..

Başlıyoruz..

Melek ben bu işsahakların devri için

hemen işlemlere başlayacağım

uzamasın bu iş..

Ya Kerem bey..

Bakın beni yanlış anlamanızı istemem..

Ama ben

öyle bir hisse falan istemiyorum..

Yani siz..

Siz böyle konuştukça ben

mahcup oluyorum..

Bakın..

Benim şu anda..

Hem mutlu olmamın tek sebebi,

her ne kadar önceden bilmesem,

duymasam bile,

yıllar sonra rahmetli eşimin

akrabalarına,

tanışmış olmak, onları görmüş olmak.

Melek yavrum,

bu seni de beni de aşan bir mevzu.

Bu sizin hakkınız.

Yani abimin payı,

Ondan Yusuf'a geçecekti,

Yusuf'tan da size.

Yani her halükarda bu sizin hakkınız.

Hacıt hanım bakın Melek'cim

hiç itiraz etme.

Bu..

Bizim size bir borcumuz, bunu

ödemek zorundayız.

Yoksa benim için başka türlü

hiç rahat etmeyecek.

Evet annem haklı.

Hem bunları daha konuşacak çok

zamanımız var.

Şey, biz kalkalım artık, müsaadenizle.

Olur mu öyle şey, burada

kalırsınız diye düşünmüştüm.

Hem bu gece özel bir gece,

Aslı sende kalırsın.

Ben hiç rahatsız etmeyeyim

istiyorum Eylül hanım.

Olur mu kızım, ne demek rahatsız etmek.

Madem Melek seni kardeşi yerine koymuş,

sende bu ailenin bir parçasısın.

Kendini bizden ayrı tutma.

Çok teşekkür ederim, Macide Hanım.

Her şeyi mahvettin, Melek! Her

şeyi mahvettin!

Aylardır dişimle, tırnağımla

kumduğum bütün planı alt üst ettin!

Ama ben senin yanına bırakır mıyım?

Ben senin yanına bırakır mıyım bunu?

Sen o konağı ele geçirmeden...

Ben onu çokta almış

olacağım, göreceksin.

Bir şeyler düşün Kıymet.

Bir şeyler düşün Kıymet.

Evet, tahmin ettiğiniz gibi

bankadan geliyorum.

Kerem Bey beklediğimiz ödemeyi yaptı.

İşte bu çok güzel bir haber.

Bankadan çıkınca Kerem Bey ile

telefonda konuştuk.

Haftaya toplantı planladık.

Haftaya?

Evet, hazırlanmak için suya istedim.

Evet, toplantıya çok iyi

hazırlanmamız lazım.

Hak tanırları iflasa götürecek

adımları ince ince atmamız gerekecek.

Korkuttuysam özür dilerim.

Yok yok korkutmadın da.

Şaşırdım biraz sadece.

Uyku tutmadı herhalde sende.

Bugün yaşanılanlardan sonra

Zaten konakta çok az uyuyan vardır.

Büyük ihtimalle.

Anlatsana.

Süt partisi he?

Bana da çıkar mı diyeceğim ama...

Dolapta vardır herhalde.

Şey ben son sütü kendime

ısıttım aslında.

Olsun yani her gece süt

içerek uyumuyorum.

Ama eğer seni rahatsız

etmezsem biraz konuşabilir miyiz?

Tabi gel.

♫ Müzik sesleri ♫

İstersen paylaşabiliriz.

♫ Müzik sesleri ♫

♫ Müzik sesleri ♫

Kusura bakma öyle sağıtçı olur

gibi oldum ama.

Yok canım, afiyet olsun.

Kerem,

ben sana hala kızgınım

biliyorsun değil mi bunu?

Ama yine de,

yine de bu sen acı

çektiğinde, benim acı

çekmediğim anlamına gelmiyor.

İnsan kafasına bazı şeyleri bitirse de,

gönlünü hayaller kurmaya devam ediyor.

Kalbine söz geçiremiyor. Melek ablam.

Yaşadıklarından bahsetti bugün bana.

Bu ara benim yaşadıklarım

zaten tam bir kabus gibi.

Tam birini azmediyorum.

Bir yenisi geliyor. Onu çözüyorum.

Bir yenisi daha geliyor.

Serseme oldum ya.

Haklısın.

Yani bu yaşadıkların hiç kolay

şeyler değil.

Hele teyzen.

Yaptıkları.

Ya ona çok kızdım.

Ama biliyor musun en çok da

sana kızdım.

Ya sana kızdım çünkü...

...bu yaptığın şeyden sonra

senin yanında olmama izin vermedin.

Kızdım çünkü...

Öfkemden daha çok değer

verdiğimi hissettim sana.

Ama beni kendinden

uzaklaştırmak istedin.

Buna hakkın yoktu Kerem. O zaman...

...asıl sen...

Kerem, şimdilik bir şey

demesek daha doğru olur.

Ama...

Belki zamanla.

Belki zamanında her şey eskisi

gibi olur.

Yok, yani uyanmasın diye

koridora çıktım ben, merak etmeyin.

Onu da özledim, yani kaç

zamandır görüşemedik, öyle

oldu, ya son buluşmamızdan

sonra konuşamadık hiç, aklım

sizde kaldı, o yüzden aramak

için sabaha bekleyemedim.

Evet, pek konuşamadık.

Yanlış anlamayın sakın.

Bir cevap beklediğimden falan değil.

Eğer öyle düşünürseniz çok üzülürüm.

Ya ben sadece biraz huzursuz

ettim kendimi.

Yani size yüreğimden geçenleri

açtığım için pişman değilim.

Tabii sizi zor durumda

bırakmış olma ihtimali canımı sıktı.

Yok, yani beni zor durumda

bırakmadınız da.

Ya ben tam olarak ne

diyeceğimi bilemiyorum şu anda.

Melek Hanım, söylediğim gibi

bir cevap beklediğim ben falan değil.

Bakın, siz sonuçta benimle

duygularınızı paylaştınız.

Yani ben de ilk anda çok

şaşırdım tabii.

Yani beklemiyordum.

Yani kusura bakmayın ben saçmalıyorum.

Hayır hayır.

Asla. Mahir Bey eğer müsaitseniz ben

yarın sizinle görüşmek

istiyorum aslında.

Konuşmak istediğim şeyler var sizinle.

Yeni gelişmeler oldu da. Öyle mi?

Tabi buluşalım.

Ha, kaç gibi uygun olur sizin için?

Yani ben bu gece büyük

ihtimalle şirkette sabahlarım.

Çünkü bu yeni ortaklıkla

ilgili falan çok iş var.

Ya kusura bakmayın eğer sizi

zorlayacaksa ben...

Yo, yo, yo. Yani sabah

erkenden buluşabiliriz.

Tabii sizin için de uygunsa.

Tamam.

Sabah erkenden görüşürüz o halde.

Kendinize iyi bakın. İyi geceler.

Kolay gelsin, daha doğrusu.

Teşekkürler, iyi geceler.

Yollarımız burada ayrılıyor galiba.

Evet, iyi geceler o zaman. İyi geceler.

Aslı.

Şimdi bir şey söylemeyelim dedin ama.

Ama, ben söylemezsem kendimi

asla affetmem.

Belki zamanla her şey eskiye

döner dedin ya.

Ben ömrümün sonuna kadar seni

beklemeye hazırım.

Son nefesime kadar.

Bütün zamanlar senin olsun.

Hani geçen piknikte

konuştuğumuz konu vardı ya.

Yani seni sevdiğimi söylemiştim.

O gerçek.

Gerçekte olmaya devam edecek.

Şurası senin için atıyor.

Atmaya da devam edecek.

Bunu hiç unutma olur mu?

Kerem.

Ben son ana kadar hiçbir şey

belli etmeyeceğim.

Ne kadar az şüphelenirlerse o

kadar sert düşerler.

O anı sabırsızlıkla bekliyorum,

Hakan Bey.

Tamam, görüşmek üzere o zaman.

Ben, sizi bir yerden

hatırlıyorum galiba.

Hafızanı zorlamana gerek yok.

Kıymet keskin ben, Kerem'in teyzesiyim.

Aa evet, hatırladım.

Sanırım bu karşılaşmamız bir

rastlantı değil.

Bravo, çok zeki olduğunu

biliyordum zaten.

Öyle mi?

Genelde zeki insanlarla

işbirliği yaparım.

İşbirliği?

Ben Haktanır ailesinden

kimseyle işbirliği yapmam.

Bence bu kadar kesin konuşma.

Belki de mecbur kalacaksın.

Hiç zannetmiyorum sevgili

yeğenlerimi dolandırmaya

çalıştığını biliyorum şu

Amerikalı ortak saçmalığını

tezgahladığını da sen ne saçmalıyorsun

gayet ciddiyim ben her şeyi

duydum ama tek bir sözümle

bütün planlarını bozabilirim

bunu istemezsin herhalde değil mi

Şimdi istersen bu işbirliği

teklifimi bir daha düşün.

Hala inanamıyorum olanlara.

Keşke annem bize durumdan daha

önceden bahsetse.

Belki Melek ile Elif'i biz

daha önce bulurduk.

Keşke belli ki bu yükü bize

taşıtmak istememiş.

Ah baba ah, nasıl yaptın sen

böyle birşeyi, nasıl insanların

hakkını yedin sen böyle?

Bizim babamız, böyle biri

değildi anlayan, bizi seven,

anneni seven, koruyup kollayan biriydi.

Ama meğer her şey

bambaşkaymış, teyzemle olan

ilişkisi, şu saçma sapan

kardeş muhabbeti, dayımlara

yaptığı, en kötüsü de ona

hesap soramamak.

Bizim üstümüzü yıktı bu

enkazı, bizde onun altından

çıkmaya çalışıyoruz.

Nasıl bir babalıktır bu ya?

İşte bazen, babaların ödemesi

gereken bedelleri, evlatları

ödeyebiliyor maalesef.

Elimizden gelen tek şey,

babamın bu hatalarını telafi etmek.

Melek de, Elif de bu

şirketten paylarını alacaklar.

Hak yerini bulsun, anca o

zaman içimiz rahat edecek.

Rana'yla Mahir Bey nerede

kaldılar ya, hala Artuk'a yoklar.

Gelirler birazdan.

Toplantı öncesi bir

değerlendirme yapmamız lazımdı ama.

Tamam gelirler rahat ol.

Ne istiyorsun benden lafı

dolandırmadan söyle lafı

dolandırmaya hiç niyetim yok

ben gayet netim

dolandırdığın o paradan ciddi

bir pay istiyorum

Susmam için gerekli olan ciddi bir pay

Bana bak sen gerçekten hak

tanır ailesinden olduğuna emin

misin acaba?

Orası seni hiç ilgilendirmez

bence seni düşünmen gereken

çok daha önemli meseleler var.

Benim düşünecek hiçbir şeyim

yok sana para filan vermeyeceğim.

O zaman ben de seni polise

ihbar etmek zorunda kalacağım desene.

Hayatının geri kalan kısmını

hapislerde çürütecek kadar

cesaretliysen bilemem tabi.

O çaldığın paraları harcamak

için fırsatın olmayacak ama.

Yazık.

Bak benim böyle ucuz

tehditlere karnım tok tamam mı?

Şimdi beni iyi dinle.

Sana şu anda para falan veremem.

Çünkü ortada bu işten gelen

bir para henüz yok.

Ama şöyle bir şey yapabilirim.

Sahip olduğum hisselerin bir

kısmını sana devredebilirim.

Ne kadarını?

Yarısını mesela.

Bu da sana zaten on ömür yeter.

Kıymet Hanım.

İlgilenebilirim ama bir şartla.

Neymiş şartın?

O hisseleri hemen bugün istiyorum.

Eğer gelmezse aramızda anlaşma

plan kalmaz.

Bütün toyan ortaya çıkar.

Peki.

Zaten bana başka bir tercih

şansı bırakmıyorsun.

Kabul ediyorum.

Hisseler bugün elinde olacak.

Benden haber bekle. Tamam mı?

Peki.

Ama bu haberi geciktirmeni hiç

tavsiye etmem.

İnanabiliyor musunuz Mahir Bey?

O kazadan biridir Macize Hanım

hep bizi arıyormuş.

Demek ben o defterindeki

yırtılan sayfayı arayıp

bulmasam bunların

hiçbirini öğrenemeyecektim.

Ya benim rahmetli eşim de bu

durumdan hiç bahsetmemişti.

Yani akrabalarının

olduğundan, mirastan.

Ben hala o kadar çok şaşkınım ki.

Normal tabi hissettikleriniz.

Yani kim bilebilirdi ki

aranızda böyle bir bağ oldu.

Siz çok şaşırmamış gibisiniz.

Yani olaylar nasıl bu noktaya

geldi bundan sonra ne olacak

ama sizin adınıza çok sevindim

sonunda adalet yerini bulacak

Mahir Bey az çok beni

tanıdınız benim öyle parada

pulda mirasta falan gözüm

olmadı hiç bir zaman

Bu olayda beni tek mutlu eden

şey kıymetin bütün gizemini

çözülmüş olması, düşünebiliyor

musunuz her şeyi para için

yapmış, bu yüzden canıma

kastetmiş, beni hapse attırmış,

her şey para hırsı yüzündenmiş

ya, yani oğlumda kalacak miras

kimseyle paylaşmak istemediği içinmiş.

düşünebiliyor musunuz?

Bunun için bu kadar alçalmış,

o sır gibi sakladığı oğlunun da yakında

kim olduğunu anlayacağız.

Ya belli ki o da annesinin

karanlık oyunların içinde,

aslında ona acıyorum biliyor musunuz?

Demek böyle bir anneyle

büyüyünce, kötü biri olmaktan

başka çaresi kalmamış.

Kim bilir böyledir herhalde

çok az kaldı yakında oğlu

ortaya çıkacak birkaç saat kaldı

yalnızca birkaç saat sonra

şirketten payımı alıp kenara

çekilmiş olacağım

Sonra da bir yangını izler

gibi hak tanırların

çöküşünü izleyeceğim.

Hatta melek yavaş yavaş hepsi

yok olacak.

Mahir bile, başından beri

onları korumak için canını

dişine takan oğlum.

Sen de yok olacaksın.

Bunu sen tercih ettin.

Bir gelişme var mı, Kıymet

Hanım'ın oğluyla alakalı, ipucu

falan da bulabildiniz mi?

İpucundan daha fazlasını

buldum, kendisini buldum.

Ha öyle mi?

Yani gördüm onu ama sırtından,

kıymet son anda fark etti

beni, ben ne yapıp gittim

arkasından ama o suçlu gibi

arkasına bakmadan kaçtı gitti. Öyle mi?

Öyle.

Kaçarken telaşla bunu düşünmüş,

gömleğine kol duyması.

Demek epey yaklaştınız buraya.

Evet.

Yaklaştım da, Can Agül ile

kaçtı gitti oradan.

Ama artık çemberi iyice daraldı.

O kıymeti her gün yeni bir

açık veriyor.

Yakında bütün pislikleri

ortaya çıkacak.

O zaman ne onun, ne de o

oğlunun kaçacak yeri kalmayacak.

Yürü de biraz konuşalım mı?

Ne diyorsun sen?

Benim seninle konuşacak bir

şey mi var he?

Uzatma da çekil, işim gücüm var.

Uzatmayalım yollar senin buyur.

Hadi git.

Ne?

Tufan sen neyin peşindesin?

Hayret bir şey ya.

Adımız çıkmış 9'a inmez 8'e.

Ya bir şey planladığım yok ya.

İnsan gibi konuşmak istiyorum seninle.

Söyleyecek bir şeyimiz var demek ki.

Ha sen dinlemek istemiyorsun.

Tamam git gidebilirsin.

Geç git bakalım.

Ama ben senin yerinde olsam

dinlerdim söyleyeceklerimi bir.

Sonuçta benden kurtulman için

bir fırsat verecektim ben sana.

Hala ne yüzle evimizde

kalıyor anlamıyorum.

Göz göre göre ne yalanlar söyledi.

Birazcık, birazcık utanması

olsa çıkar giderdi evimizden.

Az kaldı Allah'a ısmarladık.

Onun o gerçek oğlu kimmiş bir

öğrenelim, bundan sonrası kolay zaten.

Kusura bakmayın, geciktim.

Dün gece sabaha kadar

dosyaları hazırlamam gerekti de,

eve gidip üstümü

değiştirmem gerekiyordu.

Epey yoruldunuz Mahir Bey.

Buyurun.

Birlikte yorulduk Hümeyra

hanım, inşallah bugün

karşılığını alacağız.

Şu Mahir bey peki toplantıdan

önce bilmemiz gereken herhangi

bir durum var mı? Evet var.

İlk nakit aktarımını sizin

onayınızla gerçekleştirdikten

sonra çalıştığımız bankalarla

kredi görüşmelerimizi

sıklaştırdık Kirem bey.

Bu sabah gelen kredi onayıyla

da kalan ödemeyi Dreamtex'in

hesabına geçtik.

Hiç bir pürüz kalmadı yani.

Bence bu adım şirketimiz için

çok önemli bir başlangıç olacak.

Umarım.

Gel.

İstediğiniz dosyaları getirdim

Kerem bey.

Sağolun.

Evet.

Filiz.

Rana hanım odasında mı?

Az önce geldi odasında geçti.

Toplantıdan haberi var mı peki?

Evet hatırlattım Emel hanım.

Alo, payın hazır Kıymet Hanım,

güzel, büyük oyununu riske

atmayacağını biliyordum,

Saat beşte aynı yerde buluşalım.

Yani şu şekil.

Şimdi ben senden bir şey isteyeceğim.

Eğer sen bunu yaparsan.

Tamamen hayatınızdan çıkıp gideceğim.

Bir daha beni görmeyeceksin. O

şekilde yani.

Nasıl?

E bunun karşılığında ne istiyorsun?

Yani şimdi Jülide, insan bazen

ayağını yorganına göre uzatamıyor.

O zaman da ne yapıyor? Başka

işler yapıyor.

İşte ben de öyle işler yaptım.

Böyle biraz kumar borcum oldu işte.

Peşimde de karanlık tekinsiz

tipler var.

Bırakmıyorlar sürekli tepemdeler böyle.

Yani halden de anlamıyorlar.

Ay Tuğfan yeter kısa kes.

Anlat işte ne istiyorsun? 50 bin.

Ne? Duydun işte para ihtiyacım var.

Yani 50 bin elime sayarsan

hayatından çıkıp gideceğim.

Kurtulacaksın bu tufandan.

Dükkanın var dükkanın.

Onu satsana benden niye para

istiyorsun sen?

Ya dükkanı zaten borçlara

karşılık vereceğim.

Senin vereceğin 50 bin lirayı

yeni kuracağım hayatımda lazım.

Ben de para falan yok.

Hadi ya, beni mi yiyorsun sen kızım?

Düğünde takılan altınlar ne oldu?

Dur bir dur, dur. Ya bırak.

Ya bak, yani kötü bir niyetim yok.

Sadece bir dinle beni.

Bak jüri de, bu altınları

bana verirsen eğer...

...hayatınızdan tamamen çıkıp

giderim, ömrünün sonuna kadar

beni bir daha görmezsin.

Tufan tehlikesi sizin için bitmiş olur.

Bak en Emirhan'da, muallimde

rahat olurum.

Mutlu, huzurlu bir aile olursunuz ya.

Kral anlaşma bence ha.

Sana verecek altın falan yok bende.

Nihayet.

Yani artık gelmeyeceğini zannetmiştik.

E tabi yeni ortaklarımız seni

pek ilgilendirmiyor herhalde.

Olmaz olur mu tabi ki.

Ama sizi bu kötü anlaşmaya

nasıl ikna ettikleri benim

için merak konusu.

Yani onlar için gerçekten

ticari bir başarı.

Ders alınacak şeyler var bence.

Sen hala böyle mi düşünüyorsun?

Adamların yurt dışında elde

ettiği başarılar ortada.

Hala neye dayanarak bunun kötü

bir anlaşma olduğunu söylüyorsun?

Hislerime, şimdiye kadar beni

hiç yanıltmadılar.

Emin misin?

Ya bu arada..

Hakan Beyler geç kalmadı mı sanki?

Ben hemen ilgileniyorum.

Gel..

Kerem Bey..

Çok özür dilerim bölüyorum ama

telefon size..

Kim?

Polis..

Alo..

Ben Kerem Aktanır..

Zarfta şirketin yüzde on iki

buçuk hissesi var, az da para

sayılmaz, kıymet hanım

Artık zengin sayılırsın.

Ama elinden hızlıca çıkarmaya bak.

Çünkü, yani merak etme şu anda değerli.

Ama çok yakında şirketle

birlikte hepsi çöp olacak.

Ne zaman olacak bu?

Hak tanırlar ne zaman

öğrenecek battıklarını.

Çok yakında Kıymet Hanım, çok yakında.

Allah Allah, nerede kaldı bunlar?

Ses seda da yok.

Toplantı mı uzadı acaba?

Bilmiyorum.

Yani ben Kerem Bey'i de

Hümeyra Hanım'ı da aradım

ama açmadılar.

İsterseniz ben bir kere daha arayayım.

Yok kızım yok.

Şimdi ikide bir de arayıp

rahatsız etmeyelim.

Zaten mühim meselelerin ortasındalar.

Peki nasıl isterseniz.

Anne.

Hoş geldin kızım.

Ben de nerede kaldı diyordum, geciktin.

Markette biraz sıra vardı,

beklemek zorunda kaldım.

Ha.

Senin keyfin kaçmış gibi biraz.

Yoksa yine o Tufan Kansız'ı

mı canına sıktı?

Yok. Yani yok, olmadı öyle bir şey.

E ne oldu peki, suratından

düşen bin parça?

Anneciğim dedim ya, gerçekten

bir şey yok.

Ben biraz az yedim herhalde

de enerjim düştü. Hadi bakalım.

Ben şu poşetleri yerleştireyim,

yardıma geliyorum.

Tamam, acele etme.

Zamanı geldiğinde, paraya çok

sıkışmış, çok borcun varmış

gibi yapacaksın.

Jülide'den para isteyeceksin.

İşte şimdi heyecanın olmaya başladı.

Düğündeki altınları versin diye

sıkboğaz edeceksin.

Jülide'yi mecbur bırakacaksın.

Sonra da altınları alıp, duyacağım.

Aynen.

Hadi bakalım Jülide Hanım.

Bu evde artık günlerin sayılı.

Belli ki teklif kafanı karıştırmış.

Sadece biraz cesaretlendirilmeye

ihtiyacın var.

Sadece biraz cesaretlendirilmeye

ihtiyacın var.

Sadece biraz cesaretlendirilmeye

ihtiyacın var.

Nerede kaldın ya?

Kaç saattir bekliyorum kapının

önünde dikildim.

böyle ağaç kesildim resmen.

Açlığıma şükret, senin olduğunu

bilseydim açmazdım zaten. Allah Allah..

Hakkın railesinin servetine

konman hızlı oldu ama,

alışman daha da hızlı olmuş.

Ben sadece herkese hak ettiği

gibi davranıyorum o kadar.

Senin o dilini kopartırım ben.

İpini çekmeme çok az kaldı.

Allah aşkına sen yine neden

bahsediyorsun he?

Anlarsın elbet.. Bekle biraz..

Ağlamayacağız abla..

Tamam..

Zor şeyler yaşadık ama..

Annemi düşünmek zorundayız..

Güçlü duracağız, timdik

ayakta duracağız.

Allah Allah, Hümeyra hiç bu

kadar uzun süre açmazdı

geçmezdi başlarına bir şey

mi geldi yoksa?

Birazdan gelirler Macit Hanım,

merak etmeyin siz.

İnşallah.

Aa, Kerim abla ile Hümeyra abla geldi.

Hoş geldiniz.

Melek kızım, her şeyi hazır ettik mi?

Hazır olmak üzere Macit hanım.

Tamam.

Hoş geldiniz.

Nerede kaldınız çocuklar?

Telefonu da açmadınız, meraktan öldüm.

Neyse sofra hazır, hadi buyurun masaya.

Ne oluyor çocuklar?

Niye gelmiyorsunuz masaya?

Kerem.

Ne oldu bir şey mi oldu söylesen bize?

Anne.

Seninle konuşmamız gereken bazı

şeyler var.

Ama önce otursana sen şöyle.

Yok yavrum, gerek yok. İyiyim ben.

Söyle sen ne söyleyeceksen.

Şu Amerikalı şirket Dreamtex.

Evet.

İşte o düşündüğümüz gibi bir

şirket değilmiş.

Nasıl yani?

Adamlar bakmak üzere

olduklarını bizden gizlemişler.

Biz de ortaklık için firmaya

para yatırmıştık ya.

Onu şahsi hesaba aktarıp,

ortadan kayboldular.

Tüm mal varlığımızı bizim

ortaklığa yatırmıştık.

Hatta bir de kredi çekmiştik üstüne.

Yani? İflas ettik.

İflas mı ettik? Altyazı M.K.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.