Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Anne, doğru mu duyuyorum ben?
Turgut dayımın oğlu Yusuf'un
eşi mi Melek?
Evet kızım öyle.
Melek, Yusuf'umun yadigarı bize.
Melek ve Elif.
Onları ne kadar çok aradım
bir bilseniz çocuklar.
Ama sonunda buldum işte, artık
gözlerim açık gitmem ben bu dünyada,
Serçe'nin asıl isminin Melek
olduğunu, onların anne kızı
olduğunu bilseydim gerçekler
çok daha önce çıkacaktı ortaya.
Anne, senin sağlık durumundan
dolayı korktuk.
Kafanı karıştırmak istemedik.
O sıralar bilincin epey bir bulanıktı.
Tedirgin etmek istemedik seni.
Neyse, her şey ortaya çıktı artık.
Melek ile Elif'imize kavuştuk sonunda.
Anne, yani sen kendini
nasıl hissediyorsun?
İlaçlarını falan alıyorsun değil mi?
Yanlış anlamayın Melek, yani
geçmişe dair yanlış hatırlıyor
olabilir misin acaba?
Kerem'cim hiç merak etme, uzun
zamandır olmadığım kadar iyi
hissediyorum kendimi.
Zaten ben her gün o kara
kaplı defterime,
Melek'le Elif'i aradığımı
yazıyordum unutmamak için.
Bir an olsun çıkmadılar
aklımdan, sonunda kavuştuk birbirimize.
Hem kendisi burada işte.
Melek yavrum sen anlat istersen.
Şey...
Macit hanım doğru söylüyor.
Ben dayınız Turgut üstünün oğlu...
Yusuf üstünün neşeydim.
Melek doğru söylediğimin
ispatıdır işte.
Yalnız...
Elif benim eski evliliğimden,
yani Yusuf'un kızı değil ama
Yusuf hep evladı gibi gördü
Elif'i, kızı gibi sevdi,
korudu kolladı onu hep.
Biliyorum bunu başından beri.
Hem ne olursa olsun, Elif
kızım Yusuf'un bize yadigarı,
emaneti ve biz de emanete
gözümüz gibi bakacağız.
Çok, çok şaşkınım ben gerçekten ya.
Ben de ne diyeceğimi bilemiyorum.
Benim Melek ile Elif'i
aramamın tek nedeni onların
varlıklarından haberdar olmam değil.
Onları aramamın daha mühim bir
nedeni var.
Şimdi anlatacaklarım pek hoş
şeyler değil ama bunları
anlatmak zorundayım.
Çünkü artık gizli saklı hiçbir
şey kalsın istemiyorum.
Babanız Şevki bey geçmişte bir
haksızlık yaptı.
İstemeden olsa bile, bu Turgut
ağabeyimin haksızlığa uğramış
olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Nasıl yani?
Babanızla dayınız eskiden
birlikte çalışıyorlardı.
Sonra aralarında bir anlaşmazlık çıktı.
Ve Şevki bey ağabeyimin
hakkını vermedi.
Yani onun o payı hak
etmediğini düşündü nedense.
İyi de babam niye böyle bir
şey yaptı ki?
Hiç bilmiyorum Kerem'cim yani
o zamanki şartlarda ben bu
konuyu fazla deşmek istemedim.
Ama bu da benim için büyük
bir yük oldu.
Her zaman bir vicdan azabı duydum.
Kendimi ağabeyime karşı
borçlu hissettim.
Ona ulaşmak istedim.
Ulaşamadım, sonra onu kaybettim.
Ve ben de Yusuf'a o payını
vermek istedim.
Fakat maalesef Yusuf'u da kaybetmişiz.
Ben de bunun üstüne eşiyle kızını,
Melek ile Elif'i aramaya başladım.
Yusuf'un payını onlara vermek için.
Şimdi onları bulduğumuza göre,
sahip olduğumuz her şeyin,
yüzde yirmi beşi,
Elif kızıma aittir.
Bizim aile içi mal paylaşımı
durumumuzda da bir takım
değişiklikler oldu bu süreçte.
Yani demem o ki Elif'in payı
şu anda Hümeyra'nın üstünde.
Ama emanetin sahibi bulunduğuna
göre emaneti kendisine vermek
icap eder.
Anne sen ne dersen kabulümdür
yani, bir sorun yok ama yani
babam dayıma niye böyle bir
haksızlık yapıyor, benim hala
aklım almadı.
Oldu bir hata diyelim
Keremciğim, sonrasında baban da
çok pişman oldu ama iş işten
çoktan geçmişti.
Ama şimdi de geç de olsa
adaleti yerini bulacak.
Ben de yıllardır içimde
taşıdığım bu suçluluk
duygusundan kurtulmuş olacağım.
Hala inanamıyorum.
Demek bunca zamandır bir bağ
varmış aramızda.
Valla öğrendiğimden beri ben
de çok şaşkınım.
Ben de inanamıyorum.
Sen benim torunum sayılırsın.
Maçete teyze ben zaten seni
anneannem kadar seviyordum.
Melek'cim.
Cidden inanılır gibi değil.
Prensesim, gördün mü bak sen
bu evin gerçekten prensesiymişsin ya.
Kerem abi.
Sen burada mıydın?
Karımı seyrediyordum.
Tamam şunları götüreyim de
Emirhan daha fazla meraklanmasın.
Dur. Beklesinler biraz.
Şafak ne oluyor?
Asıl sana ne oluyor?
Bugün bir şey var sende.
Gözlerinin içi ışıltışı.
Bir ayrı güzelsin bu akşam.
Şafak annem falan gelecek
şimdi, yapma he. Gelsin, konuşuyoruz.
Tamam.
Özel bir gün yaklaşıyor da,
o yüzden böyle içim kıpır kıpır.
Özel bir gün mü? Hı hı.
Yani senin beni sevdiğini ilk
kez söylediğin gün, o tepede.
Tam bir yıl olacak bu cuma.
Aslında diyorum ki,
yani tekrar şöyle baş başa gitsek mi?
Benim seninle konuşmak
istediğim bir konu var.
Olur, madem öyle istiyorsun tamam.
Ama merak ettim.
Ne söyleyeceksin ki?
Kötü bir şey yok değil mi?
Yok yok öyle kötü şeyler
getirme aklına.
Sadece böyle seninle yalnız
konuşmak istiyorum.
İyi. Peki bakalım.
Herşey geçti gitti artık, öyle
tatsız meseleleri konuşmaya gerek yok.
Melek bundan sonra bizim
ablamız sayılır, kardeşimiz sayılır.
Elif de sen, zaten hep
aileden biri gibiydi, öyle de kalacak.
Öyle tabi.
Sağolun Kerem bey.
İnanın sizde her zaman bizim
için öyleydiniz.
İyi güzel de yani sırf
Yusuf'un eski karısı diye...
...Melek'e koca servetin yüzde
yirmi beşini vermeyin.
Elif ve Melek'in hakkı verilecek.
Babamın geçmişte sağlayamadığı
adaleti sağlayacağız biz.
Hem böyle yardım falan değil.
Geçmişten gelen bir borç.
Ortada tartışacak bir şey yok bence.
Bence de, bunu konuşmaya bile
gerek yok.
Evet, ben de çocuklarla
aynı fikirdeyim.
Zaten benim bütün amacım, bu
dünyadan göçüp gitmeden...
...onların hakkını onlara
teslim etmekti.
Öyle diyorsanız öyledir.
Ben biraz yoruldum bugün,
odama geçeceğim.
Babaanne, süt açıyoruz, hadi gel.
Tamam, geliyorum.
Ya, sırası mıydı şimdi ya?
Oh!
Leman hanım, bakıyorum da
bensiz yapamıyorsun.
Sen özlüyorsun beni he. Kes zevzekliği.
Ne özleyeceğim seni ben.
Bir şey söyleyeceğiz onun için
aradık herhalde.
Ya tamam.
Şaka yaptık yani, sen de her
şeyi ciddiye alma.
Bana bak şimdi beni iyi dinle.
Yarın bu Jülide'nin son günü.
Artık onu böyle dibimde
görmeye gram tahammülüm kalmadı.
Vay başlıyoruz yani.
Evet..
Başlıyoruz..
Melek ben bu işsahakların devri için
hemen işlemlere başlayacağım
uzamasın bu iş..
Ya Kerem bey..
Bakın beni yanlış anlamanızı istemem..
Ama ben
öyle bir hisse falan istemiyorum..
Yani siz..
Siz böyle konuştukça ben
mahcup oluyorum..
Bakın..
Benim şu anda..
Hem mutlu olmamın tek sebebi,
her ne kadar önceden bilmesem,
duymasam bile,
yıllar sonra rahmetli eşimin
akrabalarına,
tanışmış olmak, onları görmüş olmak.
Melek yavrum,
bu seni de beni de aşan bir mevzu.
Bu sizin hakkınız.
Yani abimin payı,
Ondan Yusuf'a geçecekti,
Yusuf'tan da size.
Yani her halükarda bu sizin hakkınız.
Hacıt hanım bakın Melek'cim
hiç itiraz etme.
Bu..
Bizim size bir borcumuz, bunu
ödemek zorundayız.
Yoksa benim için başka türlü
hiç rahat etmeyecek.
Evet annem haklı.
Hem bunları daha konuşacak çok
zamanımız var.
Şey, biz kalkalım artık, müsaadenizle.
Olur mu öyle şey, burada
kalırsınız diye düşünmüştüm.
Hem bu gece özel bir gece,
Aslı sende kalırsın.
Ben hiç rahatsız etmeyeyim
istiyorum Eylül hanım.
Olur mu kızım, ne demek rahatsız etmek.
Madem Melek seni kardeşi yerine koymuş,
sende bu ailenin bir parçasısın.
Kendini bizden ayrı tutma.
Çok teşekkür ederim, Macide Hanım.
Her şeyi mahvettin, Melek! Her
şeyi mahvettin!
Aylardır dişimle, tırnağımla
kumduğum bütün planı alt üst ettin!
Ama ben senin yanına bırakır mıyım?
Ben senin yanına bırakır mıyım bunu?
Sen o konağı ele geçirmeden...
Ben onu çokta almış
olacağım, göreceksin.
Bir şeyler düşün Kıymet.
Bir şeyler düşün Kıymet.
Evet, tahmin ettiğiniz gibi
bankadan geliyorum.
Kerem Bey beklediğimiz ödemeyi yaptı.
İşte bu çok güzel bir haber.
Bankadan çıkınca Kerem Bey ile
telefonda konuştuk.
Haftaya toplantı planladık.
Haftaya?
Evet, hazırlanmak için suya istedim.
Evet, toplantıya çok iyi
hazırlanmamız lazım.
Hak tanırları iflasa götürecek
adımları ince ince atmamız gerekecek.
Korkuttuysam özür dilerim.
Yok yok korkutmadın da.
Şaşırdım biraz sadece.
Uyku tutmadı herhalde sende.
Bugün yaşanılanlardan sonra
Zaten konakta çok az uyuyan vardır.
Büyük ihtimalle.
Anlatsana.
Süt partisi he?
Bana da çıkar mı diyeceğim ama...
Dolapta vardır herhalde.
Şey ben son sütü kendime
ısıttım aslında.
Olsun yani her gece süt
içerek uyumuyorum.
Ama eğer seni rahatsız
etmezsem biraz konuşabilir miyiz?
Tabi gel.
♫ Müzik sesleri ♫
İstersen paylaşabiliriz.
♫ Müzik sesleri ♫
♫ Müzik sesleri ♫
Kusura bakma öyle sağıtçı olur
gibi oldum ama.
Yok canım, afiyet olsun.
Kerem,
ben sana hala kızgınım
biliyorsun değil mi bunu?
Ama yine de,
yine de bu sen acı
çektiğinde, benim acı
çekmediğim anlamına gelmiyor.
İnsan kafasına bazı şeyleri bitirse de,
gönlünü hayaller kurmaya devam ediyor.
Kalbine söz geçiremiyor. Melek ablam.
Yaşadıklarından bahsetti bugün bana.
Bu ara benim yaşadıklarım
zaten tam bir kabus gibi.
Tam birini azmediyorum.
Bir yenisi geliyor. Onu çözüyorum.
Bir yenisi daha geliyor.
Serseme oldum ya.
Haklısın.
Yani bu yaşadıkların hiç kolay
şeyler değil.
Hele teyzen.
Yaptıkları.
Ya ona çok kızdım.
Ama biliyor musun en çok da
sana kızdım.
Ya sana kızdım çünkü...
...bu yaptığın şeyden sonra
senin yanında olmama izin vermedin.
Kızdım çünkü...
Öfkemden daha çok değer
verdiğimi hissettim sana.
Ama beni kendinden
uzaklaştırmak istedin.
Buna hakkın yoktu Kerem. O zaman...
...asıl sen...
Kerem, şimdilik bir şey
demesek daha doğru olur.
Ama...
Belki zamanla.
Belki zamanında her şey eskisi
gibi olur.
Yok, yani uyanmasın diye
koridora çıktım ben, merak etmeyin.
Onu da özledim, yani kaç
zamandır görüşemedik, öyle
oldu, ya son buluşmamızdan
sonra konuşamadık hiç, aklım
sizde kaldı, o yüzden aramak
için sabaha bekleyemedim.
Evet, pek konuşamadık.
Yanlış anlamayın sakın.
Bir cevap beklediğimden falan değil.
Eğer öyle düşünürseniz çok üzülürüm.
Ya ben sadece biraz huzursuz
ettim kendimi.
Yani size yüreğimden geçenleri
açtığım için pişman değilim.
Tabii sizi zor durumda
bırakmış olma ihtimali canımı sıktı.
Yok, yani beni zor durumda
bırakmadınız da.
Ya ben tam olarak ne
diyeceğimi bilemiyorum şu anda.
Melek Hanım, söylediğim gibi
bir cevap beklediğim ben falan değil.
Bakın, siz sonuçta benimle
duygularınızı paylaştınız.
Yani ben de ilk anda çok
şaşırdım tabii.
Yani beklemiyordum.
Yani kusura bakmayın ben saçmalıyorum.
Hayır hayır.
Asla. Mahir Bey eğer müsaitseniz ben
yarın sizinle görüşmek
istiyorum aslında.
Konuşmak istediğim şeyler var sizinle.
Yeni gelişmeler oldu da. Öyle mi?
Tabi buluşalım.
Ha, kaç gibi uygun olur sizin için?
Yani ben bu gece büyük
ihtimalle şirkette sabahlarım.
Çünkü bu yeni ortaklıkla
ilgili falan çok iş var.
Ya kusura bakmayın eğer sizi
zorlayacaksa ben...
Yo, yo, yo. Yani sabah
erkenden buluşabiliriz.
Tabii sizin için de uygunsa.
Tamam.
Sabah erkenden görüşürüz o halde.
Kendinize iyi bakın. İyi geceler.
Kolay gelsin, daha doğrusu.
Teşekkürler, iyi geceler.
Yollarımız burada ayrılıyor galiba.
Evet, iyi geceler o zaman. İyi geceler.
Aslı.
Şimdi bir şey söylemeyelim dedin ama.
Ama, ben söylemezsem kendimi
asla affetmem.
Belki zamanla her şey eskiye
döner dedin ya.
Ben ömrümün sonuna kadar seni
beklemeye hazırım.
Son nefesime kadar.
Bütün zamanlar senin olsun.
Hani geçen piknikte
konuştuğumuz konu vardı ya.
Yani seni sevdiğimi söylemiştim.
O gerçek.
Gerçekte olmaya devam edecek.
Şurası senin için atıyor.
Atmaya da devam edecek.
Bunu hiç unutma olur mu?
Kerem.
Ben son ana kadar hiçbir şey
belli etmeyeceğim.
Ne kadar az şüphelenirlerse o
kadar sert düşerler.
O anı sabırsızlıkla bekliyorum,
Hakan Bey.
Tamam, görüşmek üzere o zaman.
Ben, sizi bir yerden
hatırlıyorum galiba.
Hafızanı zorlamana gerek yok.
Kıymet keskin ben, Kerem'in teyzesiyim.
Aa evet, hatırladım.
Sanırım bu karşılaşmamız bir
rastlantı değil.
Bravo, çok zeki olduğunu
biliyordum zaten.
Öyle mi?
Genelde zeki insanlarla
işbirliği yaparım.
İşbirliği?
Ben Haktanır ailesinden
kimseyle işbirliği yapmam.
Bence bu kadar kesin konuşma.
Belki de mecbur kalacaksın.
Hiç zannetmiyorum sevgili
yeğenlerimi dolandırmaya
çalıştığını biliyorum şu
Amerikalı ortak saçmalığını
tezgahladığını da sen ne saçmalıyorsun
gayet ciddiyim ben her şeyi
duydum ama tek bir sözümle
bütün planlarını bozabilirim
bunu istemezsin herhalde değil mi
Şimdi istersen bu işbirliği
teklifimi bir daha düşün.
Hala inanamıyorum olanlara.
Keşke annem bize durumdan daha
önceden bahsetse.
Belki Melek ile Elif'i biz
daha önce bulurduk.
Keşke belli ki bu yükü bize
taşıtmak istememiş.
Ah baba ah, nasıl yaptın sen
böyle birşeyi, nasıl insanların
hakkını yedin sen böyle?
Bizim babamız, böyle biri
değildi anlayan, bizi seven,
anneni seven, koruyup kollayan biriydi.
Ama meğer her şey
bambaşkaymış, teyzemle olan
ilişkisi, şu saçma sapan
kardeş muhabbeti, dayımlara
yaptığı, en kötüsü de ona
hesap soramamak.
Bizim üstümüzü yıktı bu
enkazı, bizde onun altından
çıkmaya çalışıyoruz.
Nasıl bir babalıktır bu ya?
İşte bazen, babaların ödemesi
gereken bedelleri, evlatları
ödeyebiliyor maalesef.
Elimizden gelen tek şey,
babamın bu hatalarını telafi etmek.
Melek de, Elif de bu
şirketten paylarını alacaklar.
Hak yerini bulsun, anca o
zaman içimiz rahat edecek.
Rana'yla Mahir Bey nerede
kaldılar ya, hala Artuk'a yoklar.
Gelirler birazdan.
Toplantı öncesi bir
değerlendirme yapmamız lazımdı ama.
Tamam gelirler rahat ol.
Ne istiyorsun benden lafı
dolandırmadan söyle lafı
dolandırmaya hiç niyetim yok
ben gayet netim
dolandırdığın o paradan ciddi
bir pay istiyorum
Susmam için gerekli olan ciddi bir pay
Bana bak sen gerçekten hak
tanır ailesinden olduğuna emin
misin acaba?
Orası seni hiç ilgilendirmez
bence seni düşünmen gereken
çok daha önemli meseleler var.
Benim düşünecek hiçbir şeyim
yok sana para filan vermeyeceğim.
O zaman ben de seni polise
ihbar etmek zorunda kalacağım desene.
Hayatının geri kalan kısmını
hapislerde çürütecek kadar
cesaretliysen bilemem tabi.
O çaldığın paraları harcamak
için fırsatın olmayacak ama.
Yazık.
Bak benim böyle ucuz
tehditlere karnım tok tamam mı?
Şimdi beni iyi dinle.
Sana şu anda para falan veremem.
Çünkü ortada bu işten gelen
bir para henüz yok.
Ama şöyle bir şey yapabilirim.
Sahip olduğum hisselerin bir
kısmını sana devredebilirim.
Ne kadarını?
Yarısını mesela.
Bu da sana zaten on ömür yeter.
Kıymet Hanım.
İlgilenebilirim ama bir şartla.
Neymiş şartın?
O hisseleri hemen bugün istiyorum.
Eğer gelmezse aramızda anlaşma
plan kalmaz.
Bütün toyan ortaya çıkar.
Peki.
Zaten bana başka bir tercih
şansı bırakmıyorsun.
Kabul ediyorum.
Hisseler bugün elinde olacak.
Benden haber bekle. Tamam mı?
Peki.
Ama bu haberi geciktirmeni hiç
tavsiye etmem.
İnanabiliyor musunuz Mahir Bey?
O kazadan biridir Macize Hanım
hep bizi arıyormuş.
Demek ben o defterindeki
yırtılan sayfayı arayıp
bulmasam bunların
hiçbirini öğrenemeyecektim.
Ya benim rahmetli eşim de bu
durumdan hiç bahsetmemişti.
Yani akrabalarının
olduğundan, mirastan.
Ben hala o kadar çok şaşkınım ki.
Normal tabi hissettikleriniz.
Yani kim bilebilirdi ki
aranızda böyle bir bağ oldu.
Siz çok şaşırmamış gibisiniz.
Yani olaylar nasıl bu noktaya
geldi bundan sonra ne olacak
ama sizin adınıza çok sevindim
sonunda adalet yerini bulacak
Mahir Bey az çok beni
tanıdınız benim öyle parada
pulda mirasta falan gözüm
olmadı hiç bir zaman
Bu olayda beni tek mutlu eden
şey kıymetin bütün gizemini
çözülmüş olması, düşünebiliyor
musunuz her şeyi para için
yapmış, bu yüzden canıma
kastetmiş, beni hapse attırmış,
her şey para hırsı yüzündenmiş
ya, yani oğlumda kalacak miras
kimseyle paylaşmak istemediği içinmiş.
düşünebiliyor musunuz?
Bunun için bu kadar alçalmış,
o sır gibi sakladığı oğlunun da yakında
kim olduğunu anlayacağız.
Ya belli ki o da annesinin
karanlık oyunların içinde,
aslında ona acıyorum biliyor musunuz?
Demek böyle bir anneyle
büyüyünce, kötü biri olmaktan
başka çaresi kalmamış.
Kim bilir böyledir herhalde
çok az kaldı yakında oğlu
ortaya çıkacak birkaç saat kaldı
yalnızca birkaç saat sonra
şirketten payımı alıp kenara
çekilmiş olacağım
Sonra da bir yangını izler
gibi hak tanırların
çöküşünü izleyeceğim.
Hatta melek yavaş yavaş hepsi
yok olacak.
Mahir bile, başından beri
onları korumak için canını
dişine takan oğlum.
Sen de yok olacaksın.
Bunu sen tercih ettin.
Bir gelişme var mı, Kıymet
Hanım'ın oğluyla alakalı, ipucu
falan da bulabildiniz mi?
İpucundan daha fazlasını
buldum, kendisini buldum.
Ha öyle mi?
Yani gördüm onu ama sırtından,
kıymet son anda fark etti
beni, ben ne yapıp gittim
arkasından ama o suçlu gibi
arkasına bakmadan kaçtı gitti. Öyle mi?
Öyle.
Kaçarken telaşla bunu düşünmüş,
gömleğine kol duyması.
Demek epey yaklaştınız buraya.
Evet.
Yaklaştım da, Can Agül ile
kaçtı gitti oradan.
Ama artık çemberi iyice daraldı.
O kıymeti her gün yeni bir
açık veriyor.
Yakında bütün pislikleri
ortaya çıkacak.
O zaman ne onun, ne de o
oğlunun kaçacak yeri kalmayacak.
Yürü de biraz konuşalım mı?
Ne diyorsun sen?
Benim seninle konuşacak bir
şey mi var he?
Uzatma da çekil, işim gücüm var.
Uzatmayalım yollar senin buyur.
Hadi git.
Ne?
Tufan sen neyin peşindesin?
Hayret bir şey ya.
Adımız çıkmış 9'a inmez 8'e.
Ya bir şey planladığım yok ya.
İnsan gibi konuşmak istiyorum seninle.
Söyleyecek bir şeyimiz var demek ki.
Ha sen dinlemek istemiyorsun.
Tamam git gidebilirsin.
Geç git bakalım.
Ama ben senin yerinde olsam
dinlerdim söyleyeceklerimi bir.
Sonuçta benden kurtulman için
bir fırsat verecektim ben sana.
Hala ne yüzle evimizde
kalıyor anlamıyorum.
Göz göre göre ne yalanlar söyledi.
Birazcık, birazcık utanması
olsa çıkar giderdi evimizden.
Az kaldı Allah'a ısmarladık.
Onun o gerçek oğlu kimmiş bir
öğrenelim, bundan sonrası kolay zaten.
Kusura bakmayın, geciktim.
Dün gece sabaha kadar
dosyaları hazırlamam gerekti de,
eve gidip üstümü
değiştirmem gerekiyordu.
Epey yoruldunuz Mahir Bey.
Buyurun.
Birlikte yorulduk Hümeyra
hanım, inşallah bugün
karşılığını alacağız.
Şu Mahir bey peki toplantıdan
önce bilmemiz gereken herhangi
bir durum var mı? Evet var.
İlk nakit aktarımını sizin
onayınızla gerçekleştirdikten
sonra çalıştığımız bankalarla
kredi görüşmelerimizi
sıklaştırdık Kirem bey.
Bu sabah gelen kredi onayıyla
da kalan ödemeyi Dreamtex'in
hesabına geçtik.
Hiç bir pürüz kalmadı yani.
Bence bu adım şirketimiz için
çok önemli bir başlangıç olacak.
Umarım.
Gel.
İstediğiniz dosyaları getirdim
Kerem bey.
Sağolun.
Evet.
Filiz.
Rana hanım odasında mı?
Az önce geldi odasında geçti.
Toplantıdan haberi var mı peki?
Evet hatırlattım Emel hanım.
Alo, payın hazır Kıymet Hanım,
güzel, büyük oyununu riske
atmayacağını biliyordum,
Saat beşte aynı yerde buluşalım.
Yani şu şekil.
Şimdi ben senden bir şey isteyeceğim.
Eğer sen bunu yaparsan.
Tamamen hayatınızdan çıkıp gideceğim.
Bir daha beni görmeyeceksin. O
şekilde yani.
Nasıl?
E bunun karşılığında ne istiyorsun?
Yani şimdi Jülide, insan bazen
ayağını yorganına göre uzatamıyor.
O zaman da ne yapıyor? Başka
işler yapıyor.
İşte ben de öyle işler yaptım.
Böyle biraz kumar borcum oldu işte.
Peşimde de karanlık tekinsiz
tipler var.
Bırakmıyorlar sürekli tepemdeler böyle.
Yani halden de anlamıyorlar.
Ay Tuğfan yeter kısa kes.
Anlat işte ne istiyorsun? 50 bin.
Ne? Duydun işte para ihtiyacım var.
Yani 50 bin elime sayarsan
hayatından çıkıp gideceğim.
Kurtulacaksın bu tufandan.
Dükkanın var dükkanın.
Onu satsana benden niye para
istiyorsun sen?
Ya dükkanı zaten borçlara
karşılık vereceğim.
Senin vereceğin 50 bin lirayı
yeni kuracağım hayatımda lazım.
Ben de para falan yok.
Hadi ya, beni mi yiyorsun sen kızım?
Düğünde takılan altınlar ne oldu?
Dur bir dur, dur. Ya bırak.
Ya bak, yani kötü bir niyetim yok.
Sadece bir dinle beni.
Bak jüri de, bu altınları
bana verirsen eğer...
...hayatınızdan tamamen çıkıp
giderim, ömrünün sonuna kadar
beni bir daha görmezsin.
Tufan tehlikesi sizin için bitmiş olur.
Bak en Emirhan'da, muallimde
rahat olurum.
Mutlu, huzurlu bir aile olursunuz ya.
Kral anlaşma bence ha.
Sana verecek altın falan yok bende.
Nihayet.
Yani artık gelmeyeceğini zannetmiştik.
E tabi yeni ortaklarımız seni
pek ilgilendirmiyor herhalde.
Olmaz olur mu tabi ki.
Ama sizi bu kötü anlaşmaya
nasıl ikna ettikleri benim
için merak konusu.
Yani onlar için gerçekten
ticari bir başarı.
Ders alınacak şeyler var bence.
Sen hala böyle mi düşünüyorsun?
Adamların yurt dışında elde
ettiği başarılar ortada.
Hala neye dayanarak bunun kötü
bir anlaşma olduğunu söylüyorsun?
Hislerime, şimdiye kadar beni
hiç yanıltmadılar.
Emin misin?
Ya bu arada..
Hakan Beyler geç kalmadı mı sanki?
Ben hemen ilgileniyorum.
Gel..
Kerem Bey..
Çok özür dilerim bölüyorum ama
telefon size..
Kim?
Polis..
Alo..
Ben Kerem Aktanır..
Zarfta şirketin yüzde on iki
buçuk hissesi var, az da para
sayılmaz, kıymet hanım
Artık zengin sayılırsın.
Ama elinden hızlıca çıkarmaya bak.
Çünkü, yani merak etme şu anda değerli.
Ama çok yakında şirketle
birlikte hepsi çöp olacak.
Ne zaman olacak bu?
Hak tanırlar ne zaman
öğrenecek battıklarını.
Çok yakında Kıymet Hanım, çok yakında.
Allah Allah, nerede kaldı bunlar?
Ses seda da yok.
Toplantı mı uzadı acaba?
Bilmiyorum.
Yani ben Kerem Bey'i de
Hümeyra Hanım'ı da aradım
ama açmadılar.
İsterseniz ben bir kere daha arayayım.
Yok kızım yok.
Şimdi ikide bir de arayıp
rahatsız etmeyelim.
Zaten mühim meselelerin ortasındalar.
Peki nasıl isterseniz.
Anne.
Hoş geldin kızım.
Ben de nerede kaldı diyordum, geciktin.
Markette biraz sıra vardı,
beklemek zorunda kaldım.
Ha.
Senin keyfin kaçmış gibi biraz.
Yoksa yine o Tufan Kansız'ı
mı canına sıktı?
Yok. Yani yok, olmadı öyle bir şey.
E ne oldu peki, suratından
düşen bin parça?
Anneciğim dedim ya, gerçekten
bir şey yok.
Ben biraz az yedim herhalde
de enerjim düştü. Hadi bakalım.
Ben şu poşetleri yerleştireyim,
yardıma geliyorum.
Tamam, acele etme.
Zamanı geldiğinde, paraya çok
sıkışmış, çok borcun varmış
gibi yapacaksın.
Jülide'den para isteyeceksin.
İşte şimdi heyecanın olmaya başladı.
Düğündeki altınları versin diye
sıkboğaz edeceksin.
Jülide'yi mecbur bırakacaksın.
Sonra da altınları alıp, duyacağım.
Aynen.
Hadi bakalım Jülide Hanım.
Bu evde artık günlerin sayılı.
Belli ki teklif kafanı karıştırmış.
Sadece biraz cesaretlendirilmeye
ihtiyacın var.
Sadece biraz cesaretlendirilmeye
ihtiyacın var.
Sadece biraz cesaretlendirilmeye
ihtiyacın var.
Nerede kaldın ya?
Kaç saattir bekliyorum kapının
önünde dikildim.
böyle ağaç kesildim resmen.
Açlığıma şükret, senin olduğunu
bilseydim açmazdım zaten. Allah Allah..
Hakkın railesinin servetine
konman hızlı oldu ama,
alışman daha da hızlı olmuş.
Ben sadece herkese hak ettiği
gibi davranıyorum o kadar.
Senin o dilini kopartırım ben.
İpini çekmeme çok az kaldı.
Allah aşkına sen yine neden
bahsediyorsun he?
Anlarsın elbet.. Bekle biraz..
Ağlamayacağız abla..
Tamam..
Zor şeyler yaşadık ama..
Annemi düşünmek zorundayız..
Güçlü duracağız, timdik
ayakta duracağız.
Allah Allah, Hümeyra hiç bu
kadar uzun süre açmazdı
geçmezdi başlarına bir şey
mi geldi yoksa?
Birazdan gelirler Macit Hanım,
merak etmeyin siz.
İnşallah.
Aa, Kerim abla ile Hümeyra abla geldi.
Hoş geldiniz.
Melek kızım, her şeyi hazır ettik mi?
Hazır olmak üzere Macit hanım.
Tamam.
Hoş geldiniz.
Nerede kaldınız çocuklar?
Telefonu da açmadınız, meraktan öldüm.
Neyse sofra hazır, hadi buyurun masaya.
Ne oluyor çocuklar?
Niye gelmiyorsunuz masaya?
Kerem.
Ne oldu bir şey mi oldu söylesen bize?
Anne.
Seninle konuşmamız gereken bazı
şeyler var.
Ama önce otursana sen şöyle.
Yok yavrum, gerek yok. İyiyim ben.
Söyle sen ne söyleyeceksen.
Şu Amerikalı şirket Dreamtex.
Evet.
İşte o düşündüğümüz gibi bir
şirket değilmiş.
Nasıl yani?
Adamlar bakmak üzere
olduklarını bizden gizlemişler.
Biz de ortaklık için firmaya
para yatırmıştık ya.
Onu şahsi hesaba aktarıp,
ortadan kayboldular.
Tüm mal varlığımızı bizim
ortaklığa yatırmıştık.
Hatta bir de kredi çekmiştik üstüne.
Yani? İflas ettik.
İflas mı ettik? Altyazı M.K.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.