Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
"[Jenerik Müziği]
Sadece bir gün.
Bana hayatından sadece bir yirmi dört saat ver.
Bak bir gün istiyorum Reyyan.
Sadece bir gün.
Eğer bir gün sonra.
Hala istemiyorsan
Miran Aslanbey bu dünya üzerinden silinecek.
Bir daha ne yüzümü göreceksin
Ne sesimi duyacaksın.
Son bir şans Reyyan.
Söz veriyorum.
24 saatten sonra.
Eğer geleceğim dersen.
Bir daha karşına çıkmayacağım.
Bitecek.
Bugünden yarına ne değiştireceksin ki?
Çok şey.
Lütfen.
Sadece bir gün.
Hadi o Kara Babaanneni anladım.
Annene nasıl yaptın ya?
Ne de olsa annedir yani.
Hiç düşünmedin mi kadın telefonun başında helak olmuştur diye?
Senden korkulur kızım.
İki dakikada
Herkesi oyuna getirdin.
Başka çaremiz mi vardı?
Babaannem iyice telaşlansın ki bir an evvel Miran'ı bulsun.
Yoksa bu iş burada çözülmeyecek.
İkimizde bunun farkındayız herhalde değil mi?
O gece Bağ Evinde Reyyan beni bıçakladı oyun ederken de bu kadar rahat mıydın?
Ben Miran için canımı bile hiçe sayarım!
Ya sen Azat Bey?
Anca elinde silah, konak basıp kız kaçırırsın!
Sen Miran için bu kadar şey yapıyorsun. O ne yapıyor senin için?
Bak kılını bile kıpırdatmadı. Umurunda bile değilsin.
Kaldın öyle geride.
Sen merak etme!
Ben geride kalmam!
Babaannem çoktan köşe bucak aramaya başlamıştır zaten
Bu konuşmadan sonra ne yapar ne eder Miran'ı bulur.
O Reyyan'ı söker alır elinden.
Sonra sen sağ ben selamet.
Pek eminsin.
İnşallah babaannen de miran gibi değildir de tahmin ettiğin kadar çok seviyordur seni.
Yürüyecek misin böyle arkamdan?
Nereye gittiğini biliyor musun ki?
Biliyorum!
Evime gideceğim.
Sadece bir gün Reyyan.
Sana kendimi anlatmama izin ver.
Ben seni kalbimde bitirdim.
Kalbinde bitirdiğine inanmıyorum.
Eğer beni kalbinde bitirdiğine inansaydım.
Bu teklifi sana asla yapmazdım.
Lütfen.
Benim için değil.
Beni bir vakit sevmiş yüreğinin hatırı için.
Sadece bir gün.
Bir gün.
Ben seninle aynı dünyada doğmadım Reyyan.
Kendimi bildim.
Anasız babasız kalmışım.
Babaannem hep kulağımda
Şu kuş gibi yüreğinin acısının sebebi Şadoğlu diyordu.
Öcünü alacaksın diyordu.
Annenin babanın kanını yerde koymayacaksın dedi.
Ben hep içimde bu nefretle büyüdüm.
Babaannem her şeyimdi.
Hem annem.
Hem babam.
Koynunda sakladı beni.
Üşüdüm.
Üstümü örttü.
Ağladım.
Gözümdeki yaşı sildi.
Sonra bir gün çağırdı beni yanına.
Gönül ile evleneceksin dedi.
Ya ben Gönül ile aynı avluda büyümüşüm.
Ben onunla evlenmeyi aklımın ucundan bile geçirmem.
Ailemiz için dedi
Dışarıdan gelin alamayız dedi.
Gönül soyumuzdur dedi.
Evleneceksin dedi.
Evlendim.
Bu nasıl bir şey Miran?
Böyle Reyyan.
Ya.
Nikahlandık Gönül ile.
Allah şahidim olsun.
Gönül'ü ne karım gibi gördüm.
Ne bir kez dokundum ona.
Eskiden neyse öyle devam ettik.
Asla karı koca gibi olmadık.
Birlikte hiçbir yere gitmedik.
Hiçbir şey yaşanmadı.
Nikah sadece.
Babaannem böyle istediği için kıyılan bir nikahtı.
Ötesine geçmedi.
Gönül benim karım değil!
Hiçbir zaman olmadı.
Benim için Amca kızı olmaktan öteye geçmedi.
Peki sen şimdi anlıyor musun?
Benim seni kaçırmamı.
Buraya getirmemi.
İmkansızdı.
İmkansız.
Ben senin için.
İmkansızı yaptım.
Yok.
Yer yarıldı yerin dibine girdi sanki. Bakmadığımız yer kalmadı!
Yok!
Kafayı yiyeceğim.
Azize karısı oğlunu bizden önce bulursa ne olacak baba!
Etrafa çoktan adam salmıştır.
Yok yok.
Ben bu Azize karısını geberteceğim.Bu işi kökten çözeceğim.
Lan yapma!
Baba!
Dur!
Herkesin canı burnunda zaten.
Bir de senin peşine mi düşeceğiz.
Azat da Reyyan da sağ salim gelecek bu eve.
Ha Reyyan bu konağa geri dönecek öyle mi baba?
Vallahi bravo!
Reyyan'ı zaten buraya kabul ederek herkesi ateşe attığın yetmiyormuş gibi.
Bir de gidip toplu mezar bakın diyorsun öyle mi.
Handan!
İkidir lafını tartmıyorsun!
Benim sabrımı taşırma!
Ben nereden bileyim o Aslanbey soysuzunun gelip Reyyan'ı kaçıracağını ha!
Onun kaçırdığı ne malum dede.
Belki Reyyan kendi rızasıyla gitmiştir.
Yaren ağzından çıkan şeylere dikkat et benim kızım yapmaz öyle şey.
Kızım haklı!
Bak konuşmayayım konuşmayayım diyorum ama baba.
Biz nerden biliyoruz Reyyan'ın gönül rızasıyla gitmediğini.
Ya yeter!
Ya baba yetmez!
Yeter!
Bu zamana kadar kızlarına sahip çıkmış olsalardı bunların hiçbiri başımıza gelmezdi.
Lan!
Oğlumun başı da belaya girmezdi.
Azat arıyor.
Azat.
Amcan sen neredesin bakayım hepimiz perişan-
Azat.
Azat oğlum.
Sen ne yapıyorsun?
Nasıl bir bela açtığının başına farkında değil misin oğlum?
Yetmedi mi bu sevda için yaptıkların?
Senin canının hiç mi kıymeti yok oğlum?
ya ne yapacaktım anne ha!
Öylece arkasında bakacak mıydım?
Reyyan benim karım olacaktı karım!
Ben gerekeni yaptım
Onlar başka türlüsünden anlamıyor.
O soysuz dibimize kadar girdi. Evimizden kaçırdı Reyyan'ı.
Ya Miran kaçırmadıysa Reyyan'ı.
Ya Reyyan kendi rızasıyla gittiyse.
Ya ben gene yapamayacağım deyip Miran'ı kendi elleriyle çağırıp gittiyse oğlum!
Bu kız daha önce sana mektup yazıp bırakıp gitmedi mi?
Handan!
Yeter artık ama!
Abi!
Gönül ile uğraşacağına git Reyyan'ı bul.
Azat!
Noldu?
Miranâ bir şey mi oldu yoksa?
Onu bulup bir şey mi yapmışlar?
Konuşsana! Bir şey söyle!
Yok.
Öyle şey olmaz.
Reyyan kendi rızasıyla gitmez.
Yapmaz.
Ne diyorsun sen Azat?
Hala inanmıyorsunuz değil mi bana?
Eeee ne de olsa Reyyan!
O hiç hata yapmaz, Yanlış bir şey etmez değil mi?
O hep mağdurdur. Hep başkaları yüzünden başı beladadır değil mi?
İyi!
İnanmayın bakalım.
Benim neden bu kadar emin olduğumu anlayacaksınız şimdi.
Bekleyin de görün!
Bu kızın yine ne işler karıştırıyor?
Ne bileyim ben ne karıştırıyor?
Al!
Al!
Al!
Al!
Al dedeciğim.
O mağdur tertemiz kızınız işte bunu saklıyordu.
Miran'ın karşısına geçip seni istemiyorum demesine kanmayın.
Yalan bunlar!
Odasında gizli gizli buna bakarak ağlıyor.
Hemde!
Kendine ve ailesine kıyamet ettiren adam için.
Ey maşallah.
Bunca olandan sonra bir de hatıra saklamış haspam.
Handan!
İşin aslını astarını bilmeden ateşe körükle gitme!
Yeter artık Cihan!
Kızına mukayyet ol.
Siz hala Reyyan kaçırıldı sanın.
Sırf bu konakta kalabilmek için ağabeyim ile evlenmek istiyordu.
Ama yapamayacağını anladı tabi.
Ha şimdi Miran'ı da kandırdı.
Aha! Bizi bu halde bırakıp gitti.
Asıl mağdur olan benim ağabeyim be benim ağabeyim
Pes!
Pes!
Hanımım.
Ne Gönül'den ne de Miran'dan haber var.
Ne olacak böyle?
Ben nasıl istiyorsam öyle olacak.
Gönül'ü sağ salim bulup getireceğim.
Ama önce Miran'ı bulacağım.
Haddimi aşar isem beni affedin ama.
Miran!ı bulsanız bile o kızdan vazgeçmeyecek.
Baksanıza.
Kınadan kaçıracak kadar gözü dönmüş.
Bu gidişle 27 yıldır kurduğunuz tüm planlar Miran'ın sevdası yüzünden alt üst olacak.
Neden geldik buraya?
Burası neresi biliyor musun?
Bilirim.
Balıklı göl.
Burası İbrahim Makamı.
İki kez geldim buraya.
İlkinde çok küçüktüm.
Hayal meyal hatırlıyorum.
Babaannem var.
Esma Anne var.
Annem.
Yanımızda.
Göle eğilmiş balıkları seyrediyor.
Kesik kesik her şey.
Sonra annem ağlıyor.
Dua ediyor.
Gidiyorum annemin yanına. Neden ağlıyorsun diyorum.
Burası İbrahim Makamı oğlum diyor.
Allah diyor burada bütün duaları kabul eder.
İkinci kez ne zaman geldin?
İkincisinde on yaşındaydım.
Evden kaçtım, otobüse bindim geldim buraya.
Niye?
Dua etmek için.
Annemin sözü öyle aklımda kalmış ki.
İçime kazınmış sanki.
Burası İbrahim Makamı ya.
Gelirsem acım geçer dedim.
Allah burada bütün duaları kabul eder ya.
Dua ettiği yerde dua ettim.
Geçti mi içinin acısı?
Benim içimdeki acı.
O boşluk hiç geçmiyor Reyyan.
Yemek yerken.
Gülerken.
Uyurken.
Her sabah uyanınca.
Hep benimleydi.
Sanki bir parçammış gibi.
Allah sanki beni o acıyla yaratmış gibi.
O acının geçtiği tek bir an var biliyor musun?
Bu işte.
Senin gözlerine bakınca.
Hani daha nişanlıyken.
Bakıyordun ya bana.
Gülüyordun ya.
diyordum ki; Miran.
Sana bir tek annen böyle güzel baktı.
Seni bir tek annen böyle güzel sevdi.
Sen benim hayatımdaki güzelliksin.
Acımın ilacı.
Soluk aldığım yerdin.
Annenin bakışlarını göre göre mi ettin bu kötülüğü.
Hayatından bu güzelliği öyle eksilttin ha?
Reyyan bilir misin ne kadar zordur?
İnsanın aklıyla kalbi arasında sıkışmasının.
Arafta kalması.
Burası İbrahim Peygamber'in ateşe atıldığı yerdir.
Kim ateşe düşse buraya gelir.
Çünkü ateş burada sönmüştür.
Su olmuştur.
Benim içimdeki yangını söndürecek tek şey de sensin Reyyan.
Bir gün yine öyle güzel bakarak.
Oğlum.
Bu işin sonu hiç hayırlı olmayacak.
Bu düşmanlık bitsin derken şimdi alevlenmesinden korkuyorum.
Korkma sen annecim.
Kimseye bir şey olmadan halledeceğiz bu işi.
Azize Hanım durmayacak.
Alo.
Buldunuz mu?
Hemen konum at bana hemen.
Gönül'ü mü bulmuşlar?
Yok anne.
Miran'ı bulmuşlar.
Gidip hemen Azize Anne'ye haber vereyim.
Gidelim Reyyan'ı alalım getirelim kapansın bu mesele
Oğlum dur!
Azize Hanım'a söylemesen mi?
Ne diyorsun sen anne.
Bulduk diyorum Miran'ı
Reyyan'ı getireceğiz vereceğiz Gönül'ü alacağız bitecek bu mesele.
Bu Şadoğullarının ne yapacağı hiç belli olmaz.
İntikam yuvalarını dağıttı.
Azize Hanım hala damarlarına basmaya devam ediyor.
Anlaşmaya uyacaklarını nereden biliyorsun?
Ya Reyyan'ı aldıklarında Gönül'ü geri vermezlerse?
Ya kızımızı kaçırdı diye Miran'ı öldürmeye kalkarlarsa?
Hem Miran yerini senin söylediğini öğrenirse seni asla affetmez
Olacakları iyi düşün.
Söyleme!
Ama Miran'a da ulaşamıyorum ki.
Bu sefer sözümü dinle!
Karışma.
Sıcakmış.
Ama iyi geldi burası.
Böyle daha güzel.
Bak uçurtma!
Sever misin uçurtmayı?
Severim.
Yani bilmem hiç uçurtmadım ki.
Gönül mü?
Kim bu ya?
Gönül bana nasıl mesaj atsın ki?
Sokağın başına gel.
Siyah arabadayım.
Gönül demek ha.
Vay vay haspama bak sen ya araba da yollatmış bir de.
Ne oluyor ya!
Bıraksana!
Ben gelmeyeceğim mi dedim? Kendim binerim!
Şaşkaloz ne bakıyorsun?
Kapıyı kapatsana hadi.
Ne oldu?
İçine şüphe düştü değil mi?
Yok.
Şüphem yok.
Reyyan kendi gitmez.
Dilin öyle söylüyor ama.
gözlerin öyle demiyor.
Bak Azat!
Senin kadınları pek tanımadığın belli.
Ben bile şuncacık zamanda Reyyan'ın ne kadar kararlı bir kadın olduğunu anladım.Sen hala anlamadın mı?
Sen bana kendi ağızınla demedin mi Reyyan'ın yaşadıklarını ha?
Hiçbir kadın kendine bunları yapan bir adamı tekrar kabul etmez.
Etmemeli de!
Miran sizin konağa geldiğinde.
Reyyan!ı istiyorum dediğinde ben kendi gözlerimle gördüm.
Reyyan nefretle bakıyordu Miran'a
Gidecek olsa, çoktan giderdi.
Niye katlandı ki bunca şeye?
Bir kere gitmeye kalktı ama sonra evine geri döndü.
Tamam.
Belki seni sevdiğinden değil.
Ama sana değer veriyor.
Nasıl başardın bilmiyorum ama.
Reyyan'ı kendine inandırmışsın.
O yüzden.
Boşu boşuna içine kurt düşürme.
Reyyan kendi gitmemiştir.
Miran zorla kaçırdı onu.
İn aşağıya.
Ya bırak!
Ben kendim bindim, kendim de inerim tamam mı?
Allah Allah.
Sen gidebilirsin.
Vay vay vay.
Hayaller Sultan.
Gerçekler Azize Aslanbey'miş demek ki.
Ben Sultan'ı bekliyordum.
Ama piyangodan sen çıktın.
Beni kaçırdığını sandın değil mi?
Ama ben kendim.
Ayaklarımla geldim buraya.
Ben seni kaçırıp ne yapacağım.
Tam bir Şadoğlu soyusun.
ateş olup cürmün kadar yer yakamazsın ama volkan olup patlayacağını sanarsın.
Neden getirdin o zaman beni buraya?
Etrafımda dönme dolap gibi ne dönüyorsun?
Diyeceğini de hele!
Bana ağabeyinin yerini söyleyeceksin.
Ağabeyimin yerini söyleyeceğim sana öyle mi?
Zekanı dedenden almadığın belli.
Ailenin başına geleceklerini bilip sakladığından belliydi zaten.
Sen ne diyorsun ya?
Yalan mı*
Gelinimle torunumu dinleyip.
Bunu ailenden gizlemedin mi?
Şadoğlu adının yere çalınmasını izin veren sen değil miydin?
Bunları niye yaptığını ikimizde biliyoruz değil mi Yaren?
Ben öyle bir şey yapmadım!
Ama istediğini elde edemeyeceksin.
Şimdi.
Ağabeyinin yerini bana söyleyeceksin.
Bilmiyorum!
O zaman öğreneceksin.
Öğrenip bana haber edeceksin.
Bana Gönül'den ulaşabilirsin.
Sana ağabeyimin yerini söyleyeceğim öyle mi?
Onu bulup öldürmen için mi?
Beni hiç tanımamışsın Yaren
Azize Aslanbey'in kurşunla hesap görmediğini öğrenememişsin.
Ama bu vesile oldu.
Artık benim kim olduğumu öğrenmişsindir herhalde.
Ben diyeceğimi dedim.
Onların yerini öğrenip.
Bana haber edeceksin.
E ben ne olacağım?
Nasıl döneceğim geri?
Allah'ın sana verdiği o akılla bir yolunu bulursun.
O titreyen bacaklarınla da o yolu da hatim edersin.
Allah'ım ben ne yapacağım?
Yönümü de bilmiyorum.
Hanımım.
Bu kızın abisinin yerini demeyeceği belli değil miydi?
Göz göre göre verir mi kendi elleriyle?
Sen de o kız gibisin Mahmut.
Akıllısın ama zeki değilsin.
Ben bu kızın ağabeyinin yerini desin diye çağırmadım.
Şimdi gitsin anlatsın Şadoğullarına başına gelenleri.
Böyle daha güzel.
Reyyan bir de gülüyorsun ya!
Bak ne getirdim sana.
Hadi gel.
Ha birde uçurtma mı uçuracağız her şey normalmiş gibi?
Yapamaz mıyız*
Bir gün için.
Sadece bugün için normal insanlar gibi olamaz mıyız?
Hadi gel bugün bütün geçmişimizi unutalım.
Sadece şimdi var.
Biz varız.
Hadi gel.
Hadi.
[Uçurtmayı nasıl uçuracaklarını tarif ediyor]
Anlaştık mı?
Tamam.
Nereden tutacağım?
Böyle tut.
Kuyruk arkana gelsin.
Git git git.
Uçacak mı o?
Hazır mısın?
Evet.
Bırak dediğimde bırakacaksın.
Tamam.
Üç.
İki.
Bir Bırak!
Bırakayım mı?
Bırak!
Kaçırıyorum.
Bak vallahi gidiyor gel yetiş.
Çabuk.
Gel.
Ay nasıl yapacağım?
Biraz salacaksın, biraz çekeceksin.
Ay!
Hissetmeye çalış!
Hızlı kavradın sen bu işi.
Ya.
Ya çok güzelmiş.
Düşecek.
Bırakıyorum artık sende.
Tamam.
Ne güzel uçuyor baksana!
Bıraksak mı bunu özgür olsun.
Miran ne yapıyorsun?
Uçurtma.
Gitti.
Artık özgür oldu.
İstediğin gibi.
Bir haber yok mu?
Bulamadınız mı hala?
Hem Miran yerini senin söylediğini öğrenirse seni affetmez.
Söyleme.
Fırat konuşsana!
Kötü bir şey mi var?
Yok Büyük Anne.
Bizim adamlar bir iz bulmuşlar.
Miran'dan mı? Gönül'den mi?
Miran Urfa'da
Gelin.
Topla kendini.
Kızı geri getireceğim sana.
Ya Miran Reyyan'ı geri vermezse?
O Reyyan Şadoğlu'nu bilmem ama.
Benim torunum kendi yatağında.
Anasının koynunda uyuyacak.
Fırat!
Çocuklara söyle Mahmut'a konum atsınlar sen burada kalıyorsun.
Olur mu öyle şey Büyük Anne.
Ben de geleceğim seninle yalnız göndermem.
Fırat.
Sen de bu evin erkeğisin.
Bana ya da Miran'a bir şey olacak olursa bu konağa da içindekilere de sen sahip çıkacaksın.
Allah korusun Büyük Anne!
Niye size bir şey olsun?
Büyük Anne!
Fırat sen ne yaptın?
Miran'ıın yerini nasıl söylersin!
Sen merak etme anne.
Ben doğru olanı yaptım.
Çünkü Gönül'ün bu eve sağ sağlim dönmesi gerekiyor.
Yok yok ben duramayacağım artık.
Ne Azat'tan haber var.
Ne gönderdiğimiz adamlardan haber çıktı.
Ben gidiyorum.
Nereye gidiyorsun?
O kadına!
Ne yapıcaksın gidip o kadına?
Bütün bunlar onun yüzünden başımıza gelmedi mi baba?
Cihan.
O kadından bir şey öğrenemezsin.
Sen Azize'yi tanımıyorsun.
Doğru dedin tanımıyorum.
Hele Ağabeyim ve sen anlatın bakalım.
Bunca bedeli kimin günahı için ödüyoruz biz?
Haddini aşma!
Haddimi aşmıyorum baba!
Yalan mı konuşuyorum? Bu işin içinde ağabeyim de var
Sen de onu kolluyorsun.
Yoksa Yaren'i verdiğimiz de alırlardı.
Neden Reyyan?
Çünkü dertleri ağabeyimle.
Kes artık!
Kesmeyeceğim!
Sizden öğrenemeyeceksem doğrusunu gidip o Azize karısına soracağım. Bitireceğim bu derdi.
Anne!
Dede!
Yaren!
Yaren.
Anne.
Yaren.
Yaren kızım ne oldu sana?
Ne oldu sana Yaren?
Dedem.
Biri bir şey mi yaptı sana?
Dedem.
Ben çok korktum.
Beni kaçırdılar.
Kim kaçırdı kızım seni ne diyorsun sen?
Azize!
Azize mi?
Sen ne diyorsun Yaren!
Azize seni nereden buldu?
Ben bakkala gitmiştim.
Bakkaldan dönerken beni zorla bir arabaya zorla bindiler
Ya ben kafayı yiyeceğim artık. Ya kızım ortalık yangın yeri, senin dışarıda tek başına ne işin var!
Kızım!
Sana bir şey yaptılar mı?
Canını yaktılar mı?
Yok.
Bir şey yapmadılar.
Beni tepeye götürdüler.
Sonra da beni orada bıraktı.
Ben kendim döndüm.
Ya baba bu nasıl iştir?
Bu kadın burnumuzun dibine kadar giriyor bizim.
Bu kadın bizim hayatımızı karartacak.
Evlatlarımızla vuracak bizi.
Dede nolur!
Nolur bir şey yap bir şey de dede ne olur!
Sakin ol kızım sakin ol.
Azize seni niye kaçırdı?
Sonra neden geri bıraktı?
Çünkü.
Çünkü.
Burada en masum benim dede.
Senin en kıymetlin olduğumu biliyor.
Canını acıtmak istedi.
İşte sıra bana geldi.
Bana da zarar verip sizi can evinizden vurmak istiyor.
Dedem.
Benim canım tehlikede.
Annemi babamı seni görmezsem ben ne yaparım yaşayamam dede.
Ben sizsiz yapamam.
Ya arkadaş benim aklım almıyor ne istiyor bu kadın?
İstediğim zaman canınızı yakarım diyor, gözdağı veriyor işte.
Korku salıp hata yapmamızı istiyor.
Sizin o kızınızı bu konaktan geri alarak,en büyük hata en başta yapıldı zaten.
Handan! Bak şimdi.
Alo.
Hazar Bey ne oldu?
İşim var!
Hazar!
Kalk gidiyoruz.
Ne?
Saçmalama!
Hata ettim.
Ben.
Öfkeme yenik düştüm.
Yakışmadı.
Reyyan'dan vaz mı geçeceksin?
Reyyan'dan değil.
Benim.
Bu saçmalıktan vazgeçiyorum.
Babaannem sağ bırakmaz seni.
Ben o konağa girip.
Senin kafana silah dayayıp çıkarırken.
Zaten kırmıştır kalemi.
Ama!
Ben hata ettim hata.
Hata.
Ben o Miran Aslanbey gibi zorba değilim.
Bir an işte öyle.
Anlık bir gaflet.
Bu ne biliyor musun?
Ne?
Dilek ağacı.
Dilek ağacı mı?
Düşünsene Reyyan.
On iki bin yıldır insanlar ne umutlar bırakmıştır buraya
Ne dualar etmişlerdir.
Biz de dilek tutalım mı?
Tutalım.
Nasıl tutacağız?
Miran bunlar ne?
Dileklerimizi tutup.
Bu taşlara söyleyeceğiz.
Ondan sonra bu ağacın yanına koyacağız.
Ya öyle diliek mi tutulur?
Taşlar saklanmaz mı?
İyi tamam.
Ne tuttun?
Olunca söylerim.
Güzel mi ne belli?
Ne demek ne belli?
Sen ne tuttun?
Ben de olunca söylerim.
Mahmut.
Bugünün ne getireceğini ne götüreceğini Allah bilir.
Sağlamsın değil mi?
Evvel Allah Hanım Ağa'm merak etme.
Sonuna geldik Miran efendi.
Sonuna geldik.
Ya sen biticen.
Ya ben biticem.
Telefon.
Telefon.
Beni buna sen mecbur bıraktın Azat.
Yapmak zorundaydım.
Miran'ı geri almak i.in başka çarem yoktu.
Ya Miran Reyyan'ı vermezse?
Ya kızım onlarda kalırsa ne olacak hali?
Sultan Hanım.
Herif kızımı aldı götürdü.
Gönül dün gece evinde uyumadı.
Ne halde belli değil.
Sen daha niye buradasın?
Ne diye gitmedin Büyük Annenle?
Adamlar dört bir tarafa dağıldı.
Gönül'ü de arıyorlar dört bir yandan.
Yakındır, alacağız haber.
Yenge ne olursun kötüyü çağırma.
Azat kötü biri değil.
Bir şey yapmaz Gönül ablaya.
Sen ne biliyorsun!
Ne diye savunuyorsun bana onu!
Yani yenge.
Alo.
Fırat yetiş kurtar beni.
Ben.
Ben galiba Azat'ı öldürdüm.
Ne diyorsun sen?
İyi misin*
Fırat ne olur şimdi hiçbir şey sorma.
Gel al beni buradan.
Mecbur kaldım.
Kimmiş?
Gönül mü? Bulmuşlar mı?
Yok.
İş ile ilgili.
Ne işi ya! Ne işi!
Onca hengamenin içinde.
İş benim kızımdan daha mı önemli?
Yok. Tabi, tabi ki değil.
Gerçekten çok öenmli bir şey.
Kimselere kapı açılmayacak.
Tamam. Ana.
Döneceğim ben hemen.
Fırat!
Burası ne böyle?
Burası Göbekli Tepe.
Dünya Tarihini değiştiren yer.
Dünyanın tarihini mi değiştirmiş?
Aynen.
Bundan daha eskisi yok.
İnsanlık tarihinin bilinen ilk yapısı.
Düşün. Piramitlerden bile daha eski.
Burayı özellikle görmeni istedim.
Çok güzelmiş.
Öyle.
Hatta.
Adem ile Havva'nın yasak elmayı yediği cennet bahçesinin burası olduğu söylenir
Yani.
Adem'i arafta bırakan.
Havva'yı hasret bırakan her şey burada başlamış.
Burası zamanın çok ötesinde yani.
Burası zamansız bir yer Reyyan.
Bu taşlar şahit olsun istedim.
Neye?
Bize.
Reyyan'a.
Ve Miran'a.
Reyyan!
Miran!
Hadi.
Miran ne yapıyorsun?
Hadi. Şimdi sen bağıracaksın.
Miran!
Reyyan!
Taşların hafızası vardır dedin ya.
Doğru
Var.
Baksana binlerce yıl öteden bize neler anlatıyorlar.
Şimdi bizi gördüler de.
Duydular da.
Senin sesini.
Benim sesimi.
Bizim sesimizi.
Ve hiç unutmayacaklar.
Biz bir gün ölsek bile.
Bu taşlar sesimizi hatırlayacak.
Sonsuza kadar.
Keşke böyle olmasaydı.
Keşke.
Ama düzeltilebilir.
burası toprağın altına gömülüydü.
Hem de insan eliyle saklanmış.
Yeniden çıkarttılar.
Yok etmediğin her şey.
Yeniden çıkarılabilir.
Onarılabilir de.
Kalbindekiler de öyle.
Sen hatayı oyunumuzu bozarak yaptın.
Hoş.
Bozmasaydın ne değişecekti ki?
Miran yine de gelmeyecekti.
Biz sevilen değil.
Sevgimizi sökerek almak zorunda olanlardanız.
Sen bunu anlamadın.
Herkes sevda uğuruna bir başkasının hayatını mahvediyor işte.
Aynıyız.
Ama tek farkımız bu.
Sen Reyyan için bile olsa kimsenin canını yakamazsın.
Ama ben!
Miran için herkesi harcarım.
Seni de.
Yine kendimi de.
Gönül!
Fırat!
İyi misin sen?
Ne oldu burada?
Fırat!
Allah aşkına hiçbir şey sorma.
Her şeyi anlatacağım.
Hemen gidelim.
Azat'ı burada bırakamayız.
Ben iyi değilim.
Gönül! gönül!
Ya Miran bıraksana elimi!
Bırakmam!
Elini bana verdin itiraz istemiyorum.
Ya bırak!
O elini bir daha ancak sana inanınca tutacağım.
Gönül de senin gibi mi?
Ayrılmak istiyor mu senden?
Miran!
Babaanne.
Düşmanın yüzünden mi yaşandı bütün bu rezillik?
Reyyan benim düşmanım değil!
Peki ya Gönül?
Gönül'ü boşayacağımı söyledim size.
Miran!
Son sözüm budur.
Son sözün budur öyle mi?
Bütün mesele Gönül'ü boşamak sanıyorsun öyle mi?
Senin yüzünden
Bir Aslanbey kızının canı, namusu tehlikede.
O soysuz Azat Şadoğlu Gönül'ü kaçırdı.
Ne?
Eğer Reyyan'ı vermezsen.
Ona yaşattıklarını Gönül'e yaşatacaklar.
Gönül'ü vermek için.
Reyyan'ı istiyorlar.
Gönül senin namusundur.
Resmi nikahlı karındır.
Amcanın kızıdır bir Aslanbey'dir
Şimdi karar verme zamanı aslanım.
Ya Reyyan'ı verip Gönül'ü alacaksın.
Ya Gönül'ü kirlenmiş namusuyla kendi ellerinle alıp mezara koyacaksın.
Reyyan!
Baba!
Bırak!
Baba!
Bir kez daha aldın kızımı elimden.
Bak işte neler oldu!
şimdi.
Ben kızımı alıp buradan götüreceğim.
Sen de kendi karını alıcaksın ilişmeyeceksin artık bize.
Reyyan'ı benden kimse alamaz.
Ulan sen kimsin!
Baba!
Bak yapma!
Bunu bana ikinci kez yapma.
Sabrımın sonuna geldin Miran efendi.
Katil mi edeceksin sen beni?
Baba Allah aşkına dur.
Kızımı oğlumu öldürdüğün gibi torunumu mu vuracaksın şimdi?
Yetmedi mi eline bulaşan kan?
Ben o kanı temizleyeceğim babaanne.
Miran yapma.
Benim elimde kimsenin kanı yok.
Sen ne biçim bir insansın ya.
Ne biçim insansın sen.
Senin içinde vicdanın kırıntısı bile mi yok?
Öz torununun aklını yalanlarla doldurup ne hale getirmişsin!
Allah soracak bunun hesabını sana.
Bir yetimi senin avucunun içine bırakmış, sana emanet etmiş, ona yaptığına bak!
Bir bak!
Bitmiş!
Ben can düşmanım derken bile acıyorum.
Yazıktır ya.
Deli etmişsin çocuğu.
Hiç kimse hak etmez bunu Azize Hanım.
Hiç kimse!
Boş boş knuşma Hazar!
Al kızını git buradan.
Gönül'ü geri getireceksin.
Sağ salim.
Tırnağının ucuna bile dokunmadan geri getireceksin!
Yoksa o Şadoğlunu cehenneme çeviririm.
Reyyan'ı kimseye vermiyorum.
Kızımın adını ağzına almayacaksın.
Bak!
Nefretine nefret ekleme Hazar Şadoğlu!
Annemi benden aldın!
Reyyan'ı sana vermem!
Ulan kaç defa söyleyeceğim anneni ben almadım!
Ama sen beni zorla katil edeceksin. Katil edeceksin!
Reyyan!
Sakın!
Sakın!
Sakın yapma!
Bırak beni Miran.
Babam ile gideceğim.
Ne olur gitme.
Lütfen gitme!
Söz vermiştin.
Gitmek istersem önüme geçmeyecektin. Söz verdin.
Ben kararımı verdim.
Gideceğim.
Benim adıma karar verdin.
Biliyorum.
Benim adıma aldın kararı biliyorum.
Reyyan!
Reyyan!
Gönül!
Kızım!
Kızım!
İyi misin*
İyi misin?
İyi misin annem?
İyi misin? Gel.
Gel böyle.
Gel iyi misin?
Kızım iyi misin?
İyi misin? Canını yaktı mı? Canını yaktı mı? Sana bir şey yaptı mı? Dokundu mu sana?
Bir şey yaptı mı sana?
Nerede buldun kızımı?
Nereye saklamış o Azat iti kızımı söyle!
Anne ben.
Azat'ı vurdum.
Ne?
Vurdum ben!
Gönül!
Öldü mü?
Henüz bilmiyorum.
Öğreneceğim.
İnşallah ölmüştür!
Yoksa onu ölmek için dua edecek hale getireceğim!
Azat bana saldırmaya kalktı.
Azat Şadoğlu Gönül Hanım'a mı saldırmış?
Kız sus kız!
Ben de onu vurdum.
Reyyan'ın başına gelenler benim başıma gelmesin diye.
Miran'dan başkası bana dokunursa yaşayamam! Mecburdum!
Ya kendi canımı alıcaktım ya da.
Kendini bıçaklayıp suçu Reyyan'ın üzerine attığın gibi.
Şimdi olmayan bir günahı Azat'a yüklüyorsun.
Doğru değil bu söylediklerin!
Azat böyle şeyler yapacak biri değil!
Sana ne Elif!
Sultan Hanım!
Sana ne Azat'tan !
Sen ne biliyorsun o adamı?
Ne kadar tanıyorsun da savunuyorsun bana!
Görmüyor musun kızımın halini?
Gel kızım.
Gel yavrum.
Elif!
Tamam.
Tamam!
Anne!
Gel kızım.
Sakin tamam. Tamam bak da iki gündür uyku uyumadı. O da kızını merak ediyordu.
Sakin kuzum, sakin.
Sakin tamam, tamam. Tamam sakin.
Miran.
Kendine gel artık.
Gitti be!
Gitti be babaanne!
Ellerimin ucundan kayıp gitti.
Bir kez daha alııp götürdüler benden.
Benim gitmem lazım.
Durdurmam lazım.
Miran dur!
Dur Miran dur dur.
Böyle durduramazsın.
Kendi gitti.
Sen o dağ aşamazsın aslanım. Kendi gitti.
Ben o seçimi yapmayım diye gitti Reyyan!
Yüreğin yanıyor, anlıyorum.
Ama böyle durduramazsın onu.
Şimdi gitsen bile Hazar Şasoğlu bırakmaz kızı.
Sen çağırdın o adamı değil mi ha?
Bu adamı sen çağırdın babaanne.
Ya sen neden çağırıyorsun bu adamı?
O gelmese ben bir çözüm bulurdum.
Bulurdum!
Bulurdum!
Mecburdum.
Sen de beni anla.
Bir yan da sen bir yan da öbür torunum.
Gönül hala ellerinde.
Dönüyoruz.
Dönüyoruz.
Yaren senin kendi isteğinle kaçtığını söylüyor babam.
Sen ne düşünüyorsun baba?
Ben senin onunla kaçmayacağını biliyorum.
Ne kadar seviyor olsan da.
Allah'ım şu kapıdan oğlum sağ salim girsin.
Başka hiçbir şeycik istemeyeceğim.
Alo anlat Şehriyar ne var?
Azat ile ilgili bir gelişme var mı?
O Azize karısı ne yapıyor?
Allah aşkına bak hayırlı bir haber ver ha.
Vallahi hiç hayır değil hanımım.
Ortalık yangın kıyamet.
Senin oğlan ne yapmış öyle!
Yürek yemiş mübarek.
Azize denen Azrail'e yapılacak iş mi bu?
Sen ne diyorsun Şehriyar?
Zaten yüreğim ağzımda ne oldu?
Oğlun Gönül Hanım'a saldırmış.
Ne diyorsun sen be!
Benim oğlum yapmaz öyle şey saçmalama!
Vallahi öyle.
Gönül Hanım da Azat Bey'i vurmuş.
Oğlum.
Oğlum ölme!
Azat! Azat oğlum!
Handan!
Handan ne oldu?
Cihan oğlumuz ölmüş.
Azat ölmüş!
Gelin!
Sen ne dersin?
Oğlum!
Anne ne oldu?
Senin yüzünden!
O lanetli kızı sen soktun bu eve.
Oğlum senin yüzünden öldü. Gönül oğlumu öldürmüş!
Gönül!
Oğlum!
Anne! Anne!
Anne ağabeyim öldü mü bir şey de! Bir şey de!
Oğlum!
Baba ne olur bir şey de abim öldü mü baba?
Oğlum!
Oğlum!
Handan kurban olayım yapma.
Oğlum!
Oğlum!
Ağabey!
Baba!
Baba! Baba ağabeyim geldi.
Ağabeyim, Ağabeyim geldi baba.
Aslanım!
Azat!
Yaralı! Yaralı!
Ambulans çağırın!
Sakin.
Çağırma.
Hastaneyi karıştırmayalım.
Bizim doktoru çağırın.
Hadi Cihan odaya çıkaralım.
Tamam baba. Tamam haydi.
Biliyorum Reyyan.
Biliyorum beni seviyorsun.
Hem de çok seviyorsun.
Benim için yaptın ya.
Ben o seçimi yapmayayım diye yaptın.
Ya dayanamıyorum ya.
Dayanamıyorum!
İçim yanıyor içim.
Yok.
Reyyan olmadan nefes alamıyorum.
Alamıyorum.
Neden!
Neden Allah'ım neden!
Düzeliyordu.
Her şey düzeliyordu, düzelebilirdi
Tamam Esma.
Tamam.
Hanım Ağa'm
Miran Ağa'ma Gönül Hanım geri dönmüş müjdesini vereyim mi?
Sen karışma Mahmut!
Ben torunumla gideceğim.
Sen de bizi takip edersin.
Başım üstüne Hanım Ağa'm.
Düzeliyordu be.
Babaanne.
Babaanne.
Çok az kalmışti ya.
Nasıl acı çektiğini görüyorum.
Ama bu halinin sorumlusu ben değilim.
Sana dedim.
Kalbini kaya gibi sert tutacaksın.
Kalbinle aklın arasında sakın kalmayacaksın dedim.
Kaldım.
Kaldım.
Bak kendi yüreğini de yaktın.
Üzme kendini.
O kız kendiliğinden gitmeseydi.
Onu yine de babasına verirdin değil mi?
Gönül'ü onların eline bırakmazdın değil mi?
Ya babaanne.
Sen beni bilmiyor musun?
Ben!
Amcamın bana emanetini.
Onların elline bırakır mıydım ya?
Ama Reyyan'ı da vermezdim.
Bir yolunu bulur, ben bu işi çözerdim.
Bana seçim şansı bırakmadı ki.
Gönül için.
Benim için.
O.
O Azat için.
Bizden vazgeçti.
Bitti.
Bilirim yüreğini ama.
Anla artık.
O kızdan sana yar olmaz.
Sen ne yapacaksın onu alıp Miran?
Annenin babanın mezarına ne yüzle gideceksin. Onlar bizim düşmanımız! Düşmanımız!
Babaanne!
Sen de şunu anla.
Reyyan benim düşmanım değil!
O Hazar var ya.
O Hazar Şadoğulu benim düşmanım!
Reyyan değil.
Sen, Sen rahat ol.
Annem.
Annem beni affeder.
Annem benim yüreğimi bilir.
Ne kadar uzakta olsa da.
Bilir.
Ben seni böyle yetiştirmedim.
Düşmanın karşısında bu kadar aciz olamazsın.
O kızın peşini bırakacaksın.
Kalbine mühür basıp o kızı unutacaksın anladın mı Miran?
Unutacaksın!
Ya unutamıyorum!
Unutamıyorum!
Olmuyor, olmuyor!
Anlamıyor musun?
Reyyan'ı ilk gördüğüm an benim kalbimin mührü kırıldı.
Ve ben nefes aldığım sürece.
Bu kalp mühür tutmaz.
Tutmaz!
Madem bu kadar deli seviyorsun.
Azize Aslanbey bu oyunu yeniden kurar.
O sevdayıda oyuna dahil eder.
Gidiyoruz torunum.
Asla karı koca gibi olmadık.
Birlikte hiçbir yere gitmedik hiçbir şey yaşanmadı.
Bu nikah sadece babaannem böyle istediği için kıyılan bir nikahtı.
Gönül benim karım değil!
Hiçbir zaman olmadı.
Babam.
İyi misin yavrum?
Çok şükür Azat.
Verilmiş sadakamız varmış.
Sıyırmış geçmiş meret.
Allah seni bize bağışladı.
Başımıza daha kötü bir dert açılmadı.
Başımıza açılan açılmış baba.
Benim oğlum bugün sağ.
Yarın Allah'a emanet.
aha bunların kızı yüzünden.
nerelerden nerelere geldik.
Oğlumu bu hallere o Aslanbeylerin şıllık Gönül'ü getirdi.
Daha iş Azize'ye bile gelmedi yani.
Sırada o var.
Yarın da o çıkar gelir halleder benim oğlumu
azat.
Çok geçmiş olsun.
Yorma kendini yengem.
Sizin o hercai kızınızdan başka kim yorsun benim oğlumu.
Oğlum.
İyisin değil mi? Bir ağrın sızın yok?
Peki.
Yenge.
Abim nerede?
Bilmiyorum.
Ben de arıyorum ama ulaşamıyorum.
Dur hele! Handan, Ya nedir?
Oğlumuz iyi işte çok şükür. Daha ne istiyorsun.
Oğlumuz iyi falan değil Cihan!
Azat'ın yanında kendimi zor tuttum.
Ne demek ya söyle o zaman ne durum? Ne zor tuttun?
Handan!
Bir durum mu var?
Kaş göz eder çıkarsın.
Nedir sıkıntı?
Baba söylemiyim söylemiyim dedim ama tutamıyorum artık.
O Aslanbey kızı.
oğlumu bu hale getirirken.
Azat benim namusuma göz dikti bana saldırdı. Onun için öyle yaptım diye anlatıyormuş.
Ne?
Ne diyorsun sen ya! Olmaz öyle iş.
Aslanbey soyu değil mi?
Her türlü arsızlığı ele alırlar.
İftira bile eder soysuzlar.
Gönül yılanına bak sen!
İftiracı köpek!
Yok Azat asla böyle bir şey yapmaz.
Ya baba.
Bak o kız böyle bir şey anlattıysa.
Eli kulağında o Azize karısı topu tüfeği alıp gelecek.
Demeyecek ki biz de Reyyan'ı kaçırdık diye. Ne yapacağız?
Gelin!
Sen nereden biliyorsun Aslanbey kıznın böyle laf ettiğini?
Bu mu yani baba?
Şimdi benim oğlumun hayatını kaydırıyorlar.Gelin sen bunu nereden duydun, derdimiz bu mu?
Yeter artık anne!
Bu işin ucu hepimize dokunuyor.
Kusura bakma.
Benim dedemden gizlim saklım yoktur.
Dede.
Annem Aslanbey konağına adam yerleştirmiş.
Handan!
Şeytanın Şadoğlu ayağısın.
Demek içeri adam yerleştirdin ha.
Şimdi baba.
Bak yaptım, ama bir sor bakalım neden yaptım.
Gelin!
Kedi olalı bir fare yakaladın.
Olmaz böyle bir şey.
Ailemize yakışır mı hiç?
Bizim ailemize yakışmayan çok şey var Zehra, en başta da senin kızın. Bence sen fazla konuşma.
Reyyan!
Annem!
Nasılsın? Çok şükür Allah'ım.
Neler oldu?
Azize Aslanbey.
Miran'ın beni götürdüğü yeri buldu.
Geldi olanları anlatınca.
Ben de Azat ağabeyime bir şey olmasın diye.
Geldim.
Olacağı mı kaldı?
Benim oğlum vuruldu senin yüzünden.
Ne?
Vuruldu mu?
Ne oldu Azat ağabeyime iyi mi?
İyi iyi.
Odasında şimdi.
Kim vurmuş? İyi mi?
Reyyan!
Döndün ha.
Ya sen iyi misin bu nasıl oldu Azat ağabey.
Oldu işte.
Boşver.
İyiyim ben.
Seni burada gördüm ya tekrar.
Çok iyiyim.
Sen nasılsın?
Kendi isteğimle gitmedim ben.
Biliyorum.
Hiç öyle düşünmedim zaten.
Nasıl döndün?
Miran Gönül'ü tercih etti?
Bıraktı seni.
Ben onun seçim yapmasına fırsat vermedim.
Kendim döndüm.
Benim yüzümden ne senin ne de başkasının canı yansın istemedim.
Reyyan.
Azat ağabey.
Sen çok iyi bir insansın.
Benim için onca şey yaptın, her şeyi kabul ettin, göze aldın.
Herkes.
Çok iyi insansın deyip duruyor da.
Kimse iyi insan sevmiyor be Reyyan.
Ben anlayacağımı anladım.
Bana ağabey diyorsun.
Yeniden.
Ben anladım.
Sonunda gelebildin Miran efendi.
Ama iş işten geçti.
Senin yüzünden, senin yaptığın yüzünden o Şadoğlu kızımın namusuna göz dikti.
Sen geri gelmediğin için.
Senin o kıza yaptığını Gönül'e yapmaya kalkmış.
Sen ne diyorsun Gönül iyi mi?
Çok geç kaldın Azize Hanım!
Evladım kendi şini kendi görmek zorunda kaldı.
Namusunu korumak için Azat'ı vurdu.
Ne oluyor Fırat?
Ölmüş mü Azat?
Yok, yaşıyormuş.
Yaşasın.
Bu yaptıklarının bedelini çok ağır ödeyecek o.
Benim kızım bunu sadece kendi için yapmadı.
Kendi kadar senin için, senin soy adın için de yaptı.
Fırat Gönül nerede?
Odasında.
Sizin koruyamadığınız soy adını korumak için yaptı.
Miran!
Döndün.
Gönül nasılsın?
Ne oldu öyle?
O Azat iti sana zarar verdi mi?
Senin yokluğundan başka hiçbir şey bana zarar veremez.
Senden başka kimse ne canımı acıtabilir, ne bana dokunabilir.
İzin vermem!
Vermedim de.
Katil olmak pahasına, engel oldum.
Senin namusun için.
Vurdum Azat'ı.
Lan Azat!
Azat!
Geberteceğim lan seni.
Sen kendi sonunu kendin getirdin.
Hiçbir şeyin önemi yok.
Sen geri geldin ya.
Benim için.
Beni kurtarmak için geri döndün ya.
Benim yüzümden sana zarar gelseydi dayanamazdım.
Şimdi evdesin. İyisin. Çok mutluyum.
Ama ben dönmedim Gönül.
Reyyan gitti.
Kimseye zarar gelmesin diye.
Bana seçim şansı bırakmadı.
Eğer bıraksaydı.
Ben Reyyan'dan vazgeçemezdim.
Ama seni de o adamın eline koymazdım.
Miran!
Şadoğullarına mı gidiyorsun?
O Azat itini bulacağım.
Gönül'e yaptıklarının bir hesabını sorayım bakayım.
Neyin hesabını soracaksın?
Sen o aileden hesap sorabilecek en son kişi bile değilsin.
Bunca yaptığın şeyden sonra kime neyin hesabını soracaksın Miran.
Fırat.
Miran.
Şu geldiğimiz hale bak.
Ama en çokta dön kendi haline bir bak.
Bir tarafı düzelteceğim derken, sevda uğruna her tarafı yerle bir ediyorsun.
Sen aileni gözden çıkarıyorsun.
Sevda uğuruna yok sayıyorsun.
Her şey bir yere kadar aga.
Kalbini tuta tuta sevmek bile.
Oğlum ne diyorsun sen?
Ben bunca zamandır söylemem gereken şeyi söylüyorum Miran.
Seyretmeye dayanamadığım şeyi söylüyorum.
Bu sefer artık gerçekten dur diyorum.
Kendinle birlikte ailene de zarar veriyorsun.
Yerimizi sen buldun ha.
Babaanneme sen söyledin değil mi?
Ben söyledim.
Sen söyledin.
Evet.
Çünkü Gönül'ün hayatı söz konusuydu.
Çünkü küçük bir ihtimal dahi olsa.
Reyyan'ın yaşadıklarını Gönül'ün yaşamasına izin veremezdim.
Yine olsa yine yaparım.
İstediğin kadar kaç aga istediğin kadar kaç.
Söylediklerimin doğru olduğunu sen de biliyorsun.
Neyin hesabını soracaksın?
Sen o evden hesap sorabilecek en son kişi bile değilsin.
Söyle Necip.
Tamam. Sen adamları topla ben geliyorum.
Esma!
Telefonumu getiriver.
Sadece kendi yaptıklarına değil.
Torunlarının günahlarını da ödeyeceksin Aslanbey.
Sağ ol.
Evet, buluşmanın vakti geldi.
Ulan daha hala konuşuyorsun be.
Ulan bu kadar adam bir kızı gebertemediniz lan.
Nasuh Şadoğlu.
Ulan senin ne işin var burada ha?
Seni uyarmaya geldim.
Reyyan'ın üzerinden elini çekeceksin.
Onun ne canına.
Ne de onu kandırmak için yüreğine ektiği umuda da dokunmayacaksın.
Onun evi bildiği yeri.
Cehenneme çevirmeyeceksin.
Sen ne diyorsun lan!
Eceline mi susadın sen!
Hala benim karşıma nasıl çıkıyorsun ha?
Sen kim oluyorsun da bana emir veriyorsun ha!
Nasuh Bey.
Ben senin kına gecesi için yaptığın planı biliyorum.
Bu itlere.
Reyyan'ı aldırtıp onu öldürtecektin değil mi?
Ne oldu?
Planın mı bozuldu?
Planını mı bozdum Nasuh Şadoğlu?
Duracaksın!
Reyyan'ı rahat bırakacaksın.
O evde onun saçının teline bile zarar gelmeyecek.
Ne diyorsun lan sen!
Hadi çok git buradan!
Elimden bir kaza çıkmadan defol!
Vallahi Nasuh Bey.
Ben Hazar Bey'in kızını nasıl sevdiğini biliyorum.
Onun gözlerini gördüm.
Eğer dediğimi yapmazsan.
Bu itlerini oğlunun önüne atarım.
Reyyan'ı öldürmek için kurduğun planı anlatırım.
Sana evladın ölmeden evlat acısı yaşattırırım.
O ellerini bir daha Reyyan'a doğru uzatmayacaksın.
Benim de elim gözüm Reyyan'ın üzerinde olacak.
Onu da bileceksin.
Ulan!
Ulan sen beni tehdit mi ediyorsun?
Seni şuracıkta gebertirim ha.
Gebert.
Vur.
Ama bilesin ki sen de buradan sağ çıkamazsın.
Unutma!
Attığın her adımdan.
İçine çektiğin her soluktan haberim var.
Reyyan'a dokunmayacaksın!
O torunun olacak o Azat itine de söyle
Onun kabusu olmaya geliyorum.
Bundan sonra günlerini korkuyla geçirsin.
Çünkü yaptığının bedelini çok ağır ödeyecek.
Abla.
Ablacığım.
Ablacığım.
Ablam.
Hanifem.
Kardeşim.
Ciğerim.
Hasret kaldım abla.
O gün konağa geldiğinde.
Sana sarılamamamak içimi nasıl acıttı bir bilsen!
Beni bu seferliğe neden çağırdın be ablam?
Geçmişimizi unutmayalım diye kardeşim.
Sen bu evden.
Bir Aslanbey hanımı olarak.
Bense Şadoğlu hizmetçisi olarak çıktım.
Bana geçmişimi hiç unutturmadılar ki abla.
Hiç, hiç.
Sen olmasaydın yapamazdım hiçbirini.
O Şadoğullarını perişan edemezdim.
Hakkını helal et.
Sen benim annemsin.
Babamsın.
Atamsın.
Benim bütün haklarım sana helal olsun ablam.
Seni görmek istedim.
Hasret gidermek istedim.
Kokunu duymak istedim Hanife'm.
Sen de duymuşsundur.
O Şadoğlu soysuzu.
Torunuma el uzatacak kadar ileri gitti.
Öfkem alev oldu yanıyor.
O kanı bozuk Gönül'e saldırmış.
Onlar bize çok kötülükler yaptılar.
Ben her şeyi bilirim.
Her şeye şahit oldum.
Ama Azat.
Azat katiyen böyle bir şey yapmaz.
Hiç kimseyi incitmez
Çok merhametlidir Azat.
Hayırdır Hanife?
Düşmandan melek gibi bahsedersin.
Kanımdan olmasan Şadoğullarını övüyor diyeceğim.
Tövbe ablam.
Ben ne biliyorsam onu diyorum.
İyi ise iyi, Kötü ise kötü.
Bak mesela bu Azat'ın şeytan anası senin konağa Şehriyar diye birisini koymuş.
Ne?
Siz ne yapıyorsunuz aldığınız nefese kadar o Handan yılanına anlatıyor.
Bak sen.
Gelini Nasuh'tan akıllı çıktı.
Beni böyle mi alt edecekmiş?
Onun aklı da küçük oyunları da.
Azize Aslanbey'i kimse deviremez.
Sen yine de gözünü dört aç
Onların aklındakileri bile okuyacaksın.
Yıllardır nasıl haber ediyorsan öyle haber edeceksin bana.
Ben daha orada mı kalacağım abla?
Tabi kalacaksın Hanife.
Bizim işimiz daha bitmedi.
İntikamımız alınmadı.
İntikamımızı aldık ya abla.
Şadoğlu adı yerlerde süründü.
Birbirlerine düştüler.
Ne dirlik kaldı, ne birlik kaldı.
Evlatları bile birbirine düşman kesildiler.
Hala yaşıyorlar aynı çatı altında.
Hala nefes alıyorlar.
O halde intikamımız bitmemiştir.
O yüzden nefesleri kesilene kadar bana haberdar edeceksin.
Ablam.
Kaç yıl oldu be ablam.
Ben bile hatırlamıyorum.
O konakta pisliklerini temziledim.
Ne bir sevda düşürdüm yüreğime.
Ne de bir evlat sahibi olabildim.
Ne duyduysam, ne gördüysem hepsini sana söyledim.
Reyyan'ın evlatlık olduğunu öğrendin de öyle aldın intikamımızı.
Ben daha ne yapacağım abla.
Ben daha orada nasıl duracağım ablam.
Ben o konağa gençliğimi ömrümü gömdüm be abla.
İşte tam da bu yüzden duracaksın ya kardeşim o konakta.
Bunca yıl sabrettin boşa mı gitsin emeklerin.
İkimizde bu intikam için bedel ödedik.
Sen gençliğini ben Mehmet'imi verdim toprağa.
Mehmet'imin intikamını Reyyan ile aldım.
Ama bizim meselemiz bitmedi.
Ailemizin intikamını Nasuh'tan alacağım.
Abla.
Hadi!
Sen şimdi git.
Vakit gelince ben seni çağırırım.
Ablam.
Tamam abla.
Gidiyorum.
Kaç yaz kaç güz geçti belli değil.
Hala bekletiyorsun öyle mi?
Öyle beklemek kolay mı be abla.
Ben senin bir sözünle ömrümü ayaklarının altına serdim.
Ama sen bu akşam bir sözünle beni yere serdin.
Çiğnedin.
Tamam.
Öyle olsun.
Öyle olsun be abla.
Hanide der be.
O konakta kalacak.
Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Olmayacak!
Miran.
Oğlum.
Hatırlıyor musun?
Küçükken hep bizimle birlikte kahve içmek isterdin.
Artık büyüdün oğlum.
Hadi gel birlikte bir kahve içelim.
İyi değilim ben Esma Anne.
Hem de hiç iyi değilim.
Hatırlıyor musun?
Hani annemi özleyince böyle dizine yatardım senin.
Ninni söylerdin bana.
Kimse beni anlamıyor Esma Anne.
Artık Fırat bile anlamıyor ya.
Oğlum.
Biraz toparlanman lazım.
Toparlayamıyorum Esma Anne.
Aklım allak bullak.
Kalbim karmakarışık.
Çok kötü şeyler yaptım ben.
Aldığın o intikamdan pişman mısın?
Ben her şeyi annem için yaptım.
Ama doğru mu yaptım bilmiyorum.
Bunu bir tek anneme itiraf ettim.
Şimdi bir de sana.
Artık ne doğru.
Ne yanlış bilmiyorum Esma Anne.
Hazar Şadoğlu.
Eğer annen yaşasaydı.
Sana oğlum demezdi.
Yaptıklarını duysa.
Hakkını helal etmezdi dedi.
Esma Anne.
He?
Hazar Şadoğlu kafamı karıştırdı.
Üstüne bir de yengemin söyledikleri var.
Bir şeyler eksik bu hikayede.
Bana anlatılmayan bir şey var sanki.
Arafta kaldım Esma Anne.
Neye inanacağıma şaşırdım artık.
Emin olduğum tek bir şey var.
O da Reyyan'a yaptığım haksızlık.
İçimdeki pişmanlık.
Kendi anlatamadan o yirmi dört saati bile geçiremedim onunla.
Güzel oğlum benim.
Güzel oğlum.
Reyyan gelipte iki kelime konuştuktan sonra.
Ağzın bıçak açmaz oldu.
Kimseyle konuşmuyorsun.
Benimle de mi konuşmayacaksın?
Anne olmaktan.
Senin iyi bir evlilik yapmanı istemekten başka ne kabahatim var?
Hak etmiyorsun.
Yetinmeyi hak etmiyorsun oğlum.
Sen sevilmeyi hak ediyorsun.
Kime çektin hala bilmiyorum.
Ama öyle güzel yüreğin var ki senin.
Kendini senin için atmayan bir kalbe.
Beni de evlat acısıyla cezalandırma oğlum.
Yüzünü çevirme bana.
Tek derdi siz olan anneni ateşlere atma oğlum.
Değişir Azat.
Her şey değişir.
Bazen zamanla.
Bazen tek bir insanla.
Ama elbet değişir.
Yanına yakıştığı kadar.
Yarınlarına da yakışaka insan çıkar elbet.
Ne oldu Handan?
Azat nasıl?
Konuşuyor mu?
Bahtiyar yok.
Ne bir kelime laf çıktı ağzından.
Ne bir lokma yemek yedi çocuğum.
Ölmeden mezara soktular oğlumu.
Koydukları hal yetmezmiş gibi bir de üstüne iftira attılar.
Onu da duysa iyice çökecek.
Daha ne kadar devam edecek bu durum bilmiyorum.
Ama çok korkuyorum.
Azat'ın bu suskunluğu hayra alamet değil Cihan.
Handan.
Kaç gündür gözünde yaş dinmedi.
Yeter artık. Kurban olayım kahretme kendini.
Bak senin o anne yüreğinde taşıdığın bir sıkıntı.
Benim yüreğimde bin olur.
Sen evladına yanıyorsun.
Ben hem onlara hem de sana.
Bak sana yalvarıyorum yeter ağlama artık ne olur.
Bu sessizliğin sonu fırtına.
Nasıl çıkaracağız Azat'ı bu halden.
Ne yapacağız nasıl koruyacağız oğlumuzu.
Ben koruyacağım ben.
Bir baba olarak sırtımızdaki kamburu düzeltecek olan benim hanım.
Dayanacağınız duvar benim.
Senin o güzel gözlerinden.
Evladın için akıttığın her yaşın hesabını soracağım.
Bak bu gönül değişecek bu düzen değişecek mecbur.
Ben değiştireceğim.
Evladımızın canınını bir zarar verecek diye korktuğumuz insanları öyle bir hale getireceğim ki.
Değil Azat'a zarar vermek.
Canını en az bizim kadar düşünecek hale sokacağım onları.
Korkma.
Onlar gibi kan akıtarak değil.
İftira atarak değil.
Can evlerinden vuracağım onları Handan.
Hem de en kıymetli yerlerinden.
Cihan sen ne diyorsun?
Hem Azize Aslanbey'i can evinden vuracaksın.
Hem de oğlumuzu sağ salim koyacaksın. Ne yapacaksın sen?
Azize Aslanbey'in torunu Elif Aslanbey'i Şadoğlu'na gelin yapacağım.
Seni ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu Cihan?
Nasıl olacak o iş?
Reyyan!
Reyyan uyan!
Melike.
Ne yapıyorsun bu saatte burada?
Haber getirdim sana.
Ne haberi?
Miran Bey'den.
Kapının önünde bekliyormuş.
Sen gitmezsen o gelip alacakmış seni.
Ne?
Öyle diyor. Aha işte burada.
Reyyan. Yapmadığın iş sanki.
Kalk kardeşim.
Bak sabahın körü yola dökülmüş kapıya kadar gelmiş adam.
Olmaz Melike. Şimdi herkesin gözü üstümde yakalanırım.
Ya söyle bir şey yap gitsin.
Reyyan. Bu Miran Bey deli deli biliyorsun?
Sen çıkma. Aha bu durduğun yerde beş dakika sonra Miran Bey duruyor mu durmuyor mu?
Oyüzden hiç nazlanma. Kalkacaksın. Mecbur.
Kalk haydi.
Hadi giyin.
Melike ne yapıyorsun?
Dublörlük yapıyorum.
Olası bir tehlikeye karşı.
Seni bırakacağımı mı sandın?
Öyle gittin diye senden vazgeçeceğimi mi sandın?
Vazgeç!
Bu güne kadar ne yaşadıysan benim adıma verilen kararlar yüzünden yaşadın.
Artık bundan sonra kimsenin benim adıma karar vermesini izin vermeyeceğim.
Senin bile.
O kararı sana bıraksaydım?
Gel benimle.
Miran ne yapıyorsun yine mi kaçıracaksın?
Yok. Bu sefer kaçırmıyorum.
Allah'ın izniyle götürüyorum seni.
Geri getireceğim. Söz.
Bu ne?
Miran ne yapıyorsun?
Ya Miran!
Bir şey desene.
Miran nereye gidiyoruz böyle?
Kızım.
İyi misin?
Niye kalktın bu saatte?
İstediğin bir şey mi var?
Var anne.
Mutlu olmak istiyorum.
Bana verilen sözler tutulsun istiyorum.
Miran'ı istiyorum.
Bülent Bey?
Sabahın köründe hayırdır Avukat Bey?
Azize Aslanbey yine nereye adalet dağıtmak için görevlendirdi seni.
Ben Gönül Hanım için geldim.
Miran Bey evliliğin iptali için başvurdu.
Bu evrakları imzalamanız gerekiyor.
Sen ne diyorsun?
Ne demek boşanma celbi?
Evliliğin iptali ne demek?
Ne zaman imzalamam gerekiyor?
Ne zaman isterseniz.
İmzaladığınız an işleme koyacağım.
Kızım sen ne diyorsun?
Tamam Bülent Bey.
Teşekkürler.
Ben okuyup inceledikten sonra size haber vereceğim.
İyi günler.
Kızım senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
Müsaade etmem!
Asla boşanmanıza izin vermeyeceğim.
Bitecek anne.
Ama ben değil.
Onlar bitecekler.
Gül!
Annem haydi gel!
Bak istedin diye çıkardım zeytin.
İnadım inat damarı tuttu.
Zeytin diye tutturdu.
O yesin de.
BEn ona bidon bidon yaparım zeytinleri.
Annesininki kadar güzel olmaz ama.
Kurarım yine de be.
Ablam!
Ablası gibi o da esereklidir biliyorsun.
Eee nerede kaldı bu kız?
Melike sen git bakayım bir yere saklanmış olmasın.
Koca konakta biri bakmadan gizlendiği yerden çıkmaz biliyorsun.
Ya ben onun için bayat pideyi ısıtmışım.
Ya mis gibi kokuyor böyle.
Kokuya gelir o.
Hem biberonu burada.
O bu olmadan daha fazla uzağa gitmiş olamaz. Yani gitse de mutlaka geri gelir.
Vallahi doğrudur .
Vallahi hepinize bayılıyorum.
Şu konaktaki dram Türk filmlerinde yok.
Ama siz ne yapıp edip.
Yine de gülünecek bir şey buluyorsunuz.
Bravo.
Gülersin tabi Zehra.
Ben ortadan ikiye çatlasam olmuyor.
Ama sen iki köşede iki ağlıyorsun.
Yine o maharetli kızını bu konağa sokmayı başarıyorsun.
Allah bilir siz yine düğün falan düşünüyorsunuzdur.
Hadi gel biz seninle güzel bir kına yapalım.
Sonunda yine senin kızının atına atlayıp havalanıp gideceği.
Ne olsa alıştık ailecek bir taraflarımıza kına yakmayı.
Handan!
Anne! Anne! Ablam hiçbir yerde yok.
Ne demek yok.
Yok işte.
Buyurun cenaze namazına.
Yok annem senin kız heyecan seviyor belli.
Handan!
Hayırdır?
Ne bu alacaklı gibi?
Allah'ım sen hayır ver.
Şadoğulları.
Ben sana bu konaktan içeri adım atmayacaksın demedim mi?
Yine hangi zehrini kusmaya geldin sabah sabah.
Bir hafta Nasuh.
Sen ne geveliyorsun Azize?
Sadece bir hafta sonra.
Bu konaktan içeri adım atmak için rızamı alman gerekecek.
Ben senin gibi değilim.
Kapıma gelen insanı böyle yol yordam bilmezler gibi davranmam.
Bu hayır duymadığımız ağzından ne geveliyorsun Azize?
Sana verdiğim vakit doldu Nasuh.
Ödeyemediğin borçlara karşılık.
Gözünden bile sakındığın konağına.
Azize Aslanbey tarafından el konuldu.
Senin her şeyini alacağımı söylemiştim.
Bu konakta senin her şeyin.
İşte o vakit.
Bu vakit.
Nasuh.
Ailenin darmadağın olduğu yetmedi.
Soy adın yetmedi.
Namusun yetmedi.
Ocağını aldım senden.
Sen ne yaptın Azize?
Ne dediysem onu yaptım. Ne eksik ne fazla.
Şimdi!
Toplanmanız için bir hafta.
Boşaltın konağımı.
Sonra ne haliniz varsa görün.
Belanızla beraber Aslanbeylerden uzak olun.
Sana tam da burada demiştim Nasuh.
Midyat'tan kim ardına bakmadan gidecek.
Göreceksin demiştim.
Miran açayım ben artık bunu.
Yok.
Şimdi olmaz.
Nereye götürüyorsun? Git git bitmiyor.
Az kaldı Reyyan sabret biraz.
Yok açıyorum ben.
Olmaz!
Dur.
Geldik zaten.
Açayım mı artık?
Hazır mısın?
Evet.
Nereye geldik?
Hani demiştin ya.
Bu en kazı hiç yanmamış yapabilir misin?
Senin için.
Zamanı o sabaha geri aldım Reyyan.
Hadi.
Aynısını yapmışsın.
Miran'ın Reyyan için yapamayacağı şey yoktur.
Göğe salıncak kuran Miran.
Zamanı da geri alabilir.
Ben senin için zamanı da durdurabilirim istersen.
Bu hikaye de bir eksik var.
Artık ait olduğu yerde.
Hadi!
Açmak ister misin?
Yok sen aç.
Miran tarzı.
Bu Yaren'in yırttığı gelinlik.
Senin aldığın.
Bu gelinliği senin üzerinde görmek o kadar çok istemiştim ki.
Reyyan.
Seninle hikayemiz.
Tam burada.
Bitti.
Şimdi tam burada.
Yeniden başlasın.
Eğer bana izin verirsen.
Ben bu hikayeyi sil baştan yazabilirim.
Benim kalbim olur musun?
Benimle evlenir misin?
Benimle evlenir misin?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.