Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Nasuh Ağa!
Ulan sen hala hangi yüzle geliyorsun buraya?
Dur!
Tüm borcunuzu sileceğim, haczi de durduracağım.
Bu düşmanlığa da son vereceğim!
Ne diyorsun sen? Ne istiyorsun?
Reyyan'ı.
Sadece Reyyan'ı istiyorum.
Bana onu ver.
Her şey bitsin.
Ulan sen beni ailemin önünde katil mi edeceksin? Hayvan herif!
Abi hele bir dur, dinleyelim ne diyecek.
Derdi belli. Kızımı satın almak!
Ne tutuyorsun anne daha?
Sen de dur!
Ulan yapmadığın bir bu kalmıştı ya! Şimdi de kızı bana satın diyorsun, ha?
Ben kimseyi satın-
Bunun için mi koydun icrayı?
Reyyan.
Ulan sen nasıl bir belasın be?
Nasıl bir cezasın ulan sen? Sen kimsin?
Mal mı sanıyorsun sen benim kızımı?
Hazar yeter!
Haczi çekeceksin.
Hem borcu hem düşmanlığı bitireceksin.
Karşılığında sadece...
...Reyyan'ı alacaksın.
Öyle mi?
Aynen öyle.
Sakın!
Baba yapma!
Baba bunca şeyin üzerine sakın yapma!
Tam bir Aslanbey soyusun, Miran Bey.
Lakin...
...babaannen bizi sana yanlış anlatmış.
Şadoğulları...
...ne borç için Aslanbeylerin karşısında yüzünü eğer.
Ne de senin gibi bir soysuzun teklifine biat eder.
Benim soyadımı taşıyan kimse satılık değildir.
Sadece satılık insanlar...
...para ile her şeyi satın alabileceklerini düşünürler.
Anladın mı?
Anladın mı?
Borcumuzu kapatmak da...
...Reyyan'ı korumak da...
...düşmanımıza kalmadı, Miran Aslanbey.
Reyyan burada kalacak.
Azat ile evlenecek. Bu evin hem kızı hem gelini olacak.
Duydun mu?
Aslanbeylere kapatma yapacak kızımız yok.
Ne borç için ne namus için! Duydun mu?
Şimdi çek git!
Bir daha da bu konağa...
...adımını atma.
Dedem?
Dede?
Baba ne diyorsun sen baba?
Baba?
Baba sen ne ediyorsun?
Senin içindi.
Ya bıraksana!
Sadece senin için.
Senin için.
Bırak!
Bırak kızımı!
Bakma öyle gözlerime.
Bir şey söyle.
Bırak!
Bir şey söyle.
(Senin o başka gidecek yerim yok dediğin adamın, Miran Aslanbey'in nikahlı karısıyım.)
Bırak!
Dedemi duydun.
Bu evde senin satın alabileceğin kadar değersiz hiçbir şey yok!
Azat ile evleneceğim.
Eskisi gibi bu evin kızı...
...hem de gelini olacağım.
Yapma, Reyyan.
Yaşattığın onca cehennem acısının üzerine bir de satın almaya kalktın beni.
Yazıklar olsun sana.
Git şimdi.
Olman gereken yere.
Senin ne işin var burada?
Yürü!
Yürü!
Miran bırak!
Bırak dedim!
Ne işin var senin burada?
Seni almaya geldim.
Ofiste olanları duydum, bir delilik etmenden korktum.
Sana ne!
Sana ne!
Kaç kez söyleyeceğim sana?
Karışma!
Anlasana!
Başımı çevirdiğim her yerde olma!
Olma, Gönül!
Ben olmam gereken yerdeyim.
Kocamın yanındayım.
Bin şu arabaya!
Bin!
Başka bir şey söylemeyecek misin baba?
Ne ettiğini demeyecek misin bize?
Şimdi söyleyeceklerimi bir kere söyleyeceğim.
Üzerine başka söz etmeyeceksiniz.
Kol kırılır, yen içinde kalır.
Kapının bu tarafında...
...yaşananları kimse bilmeyecek.
Şadoğlu ailesinin ne hallere düştüğünü kimse konuşmayacak.
Verdiğim kararı...
...hiç kimse sorgulamayacak.
Baş kaldırmayacak.
Anlaşıldı mı?
Dede?
Annem dur daha fazla zarar vermesin sana.
Rahat dur, Reyyan.
Kızım bekle sen, ben konuacağım deden ile.
Ya baba gelmeyin ne olur.
Dede?
Ben diyeceğim dedim, Reyyan.
Hiç kimseden tek bir söz duymayacağım.
Diyeceğini dedin ama niyetin ne onu demedin.
Alnıma silah dayadın.
Daha az önce ölmeni istiyorum sen yaşadıkça Şadoğullarının kıyametini olacak-
Şadoğullarının...
...iki paralık etmeye çalıştıkları onurunu senin başına verilen para temizlemeyecek.
Gene Şadoğlu temizleyecek. Ben temizleyeceğim.
Anladın mı?
Bizim aramızda...
...ne yaşanırsa yaşansın aile dediğin ticaret değildir.
Para ile alınıp satılmaz. Hele Şadoğulları...
...böyle bir hakarete asla minnet etmez.
Söz konusu sen bile olsan.
Peki ya Azat?
Baban...
...senin için nasıl çırpınırsa...
...ben de çocuklarım için uğraşırım.
Gereğini yapmazsam ailem dağılacak.
Karşımdaki sadece sen değilsin. Senin arkanda duran oğlum ve torunumdur.
Bana çevirdikleri yüzleridir.
Evvela...
...bu konaktaki dirliği sağlamam gerek.
Düşman ocağımıza kadar...
...ne varsa almaya çalışırken ailemi bir arada tutmam gerek.
Eğer bunun bedeli seni bu evde tutmaksa...
...öderim.
Dirliğimiz için bu evde kalacak, namusumuz için Azat ile evleneceksin.
Hakkındaki son kararı hep ben vereceğim.
Ömrünün de...
...ecelininde.
Reyyan inatla gelmeyin dedi ama ne yapsak yukarı çıkıp baksak mı?
Ben dayanamayacağım zaten.
Baba?
Sonra Azar.
Ya baba ne oldu?
Baba, dur hele!
Konuşacağız ya!
Bu böyle olmaz.
Ne olmaz Hazar?
Reyyan'ı düşmana satmadım.
Adını yere düşürmedim diye teşekkür edeceğine...
...benden hesap mı soruyorsun?
Ya neden fikrini değiştirirsin sen?
Söyledim ya.
Kimse Şadoğlunu satın alamaz.
Bak hele Hazar. Gözümün içine bak!
Az evvel avluda yaşananları unutma.
Kalbinden söküp attığın baban...
...bedelini ödemek pahasına, Zehra'nın o piçini düşmana satmadı.
Önünde durdu.
Ben sana Reyyan'ı da babanı da geri verdim.
Onu torunum bilmedim ama seni kaybetmeyi göze alacak kadar da...
...nefret bilenmedim.
Sen bu evden gitmedin ya...
...ben de bu konakta eski dirliği sağlamak için ant içtim, Hazar.
Reyyan bundan sonra senin yanında olacak. Ne ben dokunacağım ona...
...ne de düşmana izin ereceğim.
(Ben dokunmayacağım, Reyyan ölüme kendi ayakları ile gidecek.)
Babaanne?
Şadoğullarına haciz göndermişsin.
Sana hesap mı verecektim?
Şimdi sen ver hesabını!
Nasıl gittin düşmanına ayağına?
Kalbin aklına galip geliyor. Kendine gel artık!
Reyyan'ı Azat ile evlendiriyorlar!
Sevmediği biriyle!
Mecbur kalıyor!
Benim yüzümden!
Bizim yüzümüzden!
Ona yaptıklarımız yüzünden!
Ne yapalım?
O kızın başına bunların geleceğini biliyorduk.
Böyle çıkmadık mı yola?
O yola çıkarak yanlış yaptım ben!
Bütün öfkemi o Hazar'dan alacaktım! Reyyan'dan değil!
Reyyan kim!
Düşmanın kızı olmaktan başka ne sıfatı var?
Kalbin, yüreğin hiç mi sızlamadı o düşmanın kapısında?
Aslanbeylerin adını o kapıda nasıl düşürdün?
Çekeceksin.
Çekeceksin o haczi.
Çekeceğim öyle mi?
Yasını tuttuğum bunca yılı...
..bir kansıza sevdan yüzünden unutacağım, he mi?
Cayır cayır yanan ciğerimi Reyyan için söndüreceğim, he mi!
Mal da benim karar da benim!
Mal senin.
Benim!
Bu evde hep en son sözü ben söylerim!
O kızın peşini bırakacaksın!
Bir daha da üstüme basıp geçmeyeceksin.
Bırakmam!
Bırakamam!
Öyle mi?
Şimdi git yüreğin yetiyorsa, dilin varıyorsa anana söyle bırakamam diye.
Sana edilen zulmü...
...unuttum de.
Yüreği yanan babaannemi karşıma, onurumu ayaklar altına aldım de!
Git hadi git anlat!
Lan!
Miran ne kadar kızarsa kızsın...
...gözlerimle gördüm.
Nasuh Ağa, Miran'ın gözlerinin içine baka baka...
...Azat ile Reyyan'ın evlenmesine olur verdi.
Ne?
Azat ile Reyyan mı evleniyor? Reyyan kabul etti mi?
Sen neden o kadar heyecanlandın?
Ay, yok ben heyecanlanmadım.
Sadece sordum.
Çıkarken demedin.
Miran'ın oraya gittiğini nereden öğrendin?
Ben söyledim.
Fırat'tan duydum.
Önemli olan o değil.
Önemli olan...
...Miran, Reyyan'ı bir daha asla alamayacak.
O yüzden o kadar çıldırdı.
Sen de gevşeme hemen.
Onların evlenmesi seni kurtarmaz.
Miran kendini bıçakladığını duyduğunda boğazına yapıştı. Unutacak mı?
Zaman her şeyi siler.
İnsan unutandır.
Miran da unutacak.
Önce benim yaptıklarımı...
...sonra Reyyan'ı.
Kumdan kalen dağılıyor, Azize Hanım.
Miran, olmaz dediğini oldurmaya çalışıyor.
İnşallah Gönül haklı çıkar.
İnşallah Miran bu sefer durur.
Benim kurduğumu kimse yıkamaz.
Çünkü ben düşünmeden acele iş etmem.
Her şeyi ince ince hesaplarım.
Bak.
Fırat'tan malları al, Miran'a ver diyordun.
Ne oldu?
Senin aklınla iş etseydim şimdi mallar Şadoğlunda, Reyyan da bu evdeydi.
Aslanbeyleri yönetmek akıl ister.
O akılda sende yok, Sultan.
(Öyle büyük büyük laflar etmek güzel de...)
(...çöküşün başladı, Azize Hanım.)
(Bunu da Miran gerçekleştirecek.)
Keşke yaşasaydın be annem.
Keşke yaşasaydın da...
...ben şu soğuk mezar taşına oturacağıma...
...senin dizine otursaydım.
Saçımı okşasaydın.
Geçecek be oğlum, deseydin.
Hani geçen geldiğimde demiştim ya...
...kalbim soğumadı diye.
Yaktığım ateşin ortasında kaldım be, anne.
Yandım.
Bittim.
Nefes bile alamazken ben bu acı ile nasıl yaşayacağım?
Bak...
...şurası.
Tam şurası kül oldu anne.
Bir masumun kanına girdim.
Boğazıma bir el yapıştı, bırakmıyro.
Uyutmuyor, güldürmüyor yaptıklarım ama öldürmüyor da anne.
Öyle bir cezanın içine düştüm ki...
...araftayım anne.
Ne yaşıyorum...
...ne öldüm.
Hani analar...
...evlatlarını ne yaparsa yapsın affedermiş ya...
...sen de beni affet be annem.
Affet ne olur.
Çünkü bu aklım kalbime söz geçiremiyor.
Oğlum?
Seninle Miran'a nispet olsun diye evlenmek istiyor. Görmüyor musun bunu?
Bakma bana öyle.
Miran bugün gelip de borca karşılık kız istemeseydi evlenmeyi kabul edecek miydi?
Bu kaçtı oğlum senden. Kaçtı gitti.
Anne, sus.
Susmayacağım.
Olmadı de.
Yok öyle bir şey de.
Diyemiyorsun değil mi?
Anne, dedem bile olur verdi bu evliliğe.
Daha neyi konuşuyoruz?
O zaten bambaşka bir mevzu.
Hayır, bu konakta ne oluyor insanlara anlamıyorum ki...
...herkesin kafa uçmuş gitmiş.
Koskoca Nasuh Ağa'yı bile parmaklarında oynatır olmuşlar.
Heh, iyi insan laf üstüne!
Ne oluyor, Handan?
Ne olacak baba?
Oğlumla izdivacını konuşuyoruz. Hani senin müsaade ettiğin izdivacı.
Sen benim aldığım kararları mı sorguluyorsun?
Estağfurullah, ne haddime Nasuh Ağa.
Bu evliliği ben istemiyorum.
Cihan istemiyor.
Zehra istemiyor, Hazar istemiyor.
Ama sen bir kere başımızı yaktın ya mecbur sineye çekeceğiz.
Ne de olsa bu kararları sen verirsin, değil mi?
Gelin?
Dede?
Az konuşalım mı?
Dedem.
Sen şimdi, bu evliliği kabul ettin, ha?
Tekrar tekrar neyi soruyorsun torunum?
Kabul ettim dedim ya herkesin içinde.
Dedem.
Daha üç beş gün önce sen bu kızın canını almaya çalışıyordun.
Birden bire bu evliliğe olur dedin.
Ben tekrar tekrar sormayıp da ne yapayım?
Bak Azat.
Beni bu kararı almaya siz mecbur ettiniz.
Evleneceksen evlen.
Tüm Şadoğullarını aynı çatı altında tuttuğu sürece ses etmeyeceğim.
Ama benden fazla bir şey bekleme.
Eyvallah.
Bu kararın altında başka bir sebep yoksa...
...amenna.
Ama...
...ben yine diyeceğimi diyeyim.
Eğer bu kararın altından başka bir şey çıkarsa...
...Reyyan'ın canı yanarsa...
...bende boş durmam bilesin.
Fazla vakit yok.
Yarım saate kadar hana gel.
Bugün bu işi bitirelim.
Söyleyelim.
Benimde rızam yoktur.
Söyleyelim.
Ne diyorsun, Hazar Bey?
Bizimle beraber burada yaşamak için mecbur kalıyor.
Kendini ateşe atıyor evladım.
Buna izin vermeyelim.
Söyleyelim.
Biz nasıl Reyyan'a bunca sene sana yalan söyledik diyeceğiz?
Ya diyeceğiz!
Diyeceğiz! Göz göre göre ateşe mi atsın evladım kendini? Bunu mu istiyorsun?
Reyyan'ın senden başka babası yok.
Benim kızım yetim.
Şimdi Hazar senin öz baban değil diyerek onu bir daha yetim mi bırakayım?
Bak.
Zehra hatırlıyor musun?
Reyyan doğduğunda...
...sen onu benim elime verdin.
Ben böyle baktım...
...dedim Hazar bu senin neyin olur?
Cevap şuramdan geldi.
Dedi, kızın olur.
İnan olsun, ben babalığı o an anladım.
Allah şahidimdir, Gül'ü ne kadar çok seviyorsam Reyyan'ı da o kadar çok seviyorum ben.
Sırtımda taşıdım.
Saçlarını bağladım, okula götürdüm.
Düştü, yarasını sardım.
Hastalandı başında bekledim.
Bütün babalar kızları için yüreklerinden ne gelip verdiyse ben de-
Verdin.
Verdin, Hazar Bey.
Babalıksa babalık yaptın.
Belki kendi öz babasından bile daha fazla babalık ettin ona.
Bak.
Ben Reyyan'ı kaybetmekten...
...senin korktuğundan daha çok korkuyorum.
Sen onun anasısın.
Damarlarında senin kanın dolanıyor. Senden kopmaz.
Benden gider.
Soğur.
Ama ben bu gerçeği kızımdan saklarsam...
...kendini yakacak.
Sonunda ben Reyyan'ı kaybedecek dahi olsam...
...Zehra ben...
...yapamam.
Buna müsaade edemem.
Bak eğer...
...bizi evde tutan tek şey bu sırsa atalım bu sırrı.
Çekip gidelim, kızlarımızı da alıp...
...çekip gidelim, kendi aramızda halledelim ya.
Reyyan bizim için ailesi için bunca şey yaparken...
...sen anası ile babasını ondan koparıp alalım mı diyorsun?
Olmaz, Hazar Bey.
Olmaz.
(Reyyan'ın senden başka babası yok.)
(Benim kızım yetim.)
(Şimdi Hazar senin öz baban değil diyerek onu bir daha yetim mi bırakayım?)
(Sen onun anasısın.)
(Damarlarında senin kanın dolanıyor. Senden kopmaz.)
(Benden gider.)
(Soğur.)
(Ama ben bu gerçeği kızımdan saklarsam...)
(Kendini yakacak.)
Ne yapacağım ben şimdi?
Allah'ım?
Neden duyurdun bana bunu?
Niye verdin bu yükü omuzlarıma?
Şimdi Reyyan'a söylesem bir türlü...
...söylemesem bir türlü.
Dayanamıyorum.
Nefes alamıyorum.
Dayanamıyorum.
Mavim?
Özledin değil mi beni?
Döndüm, evimdeyim artık.
Biliyor musun, Mavi?
Dedem ilk kez durdu arkamda.
Kabul etti beni.
Torunu gibi değil ama bir Şadoğlu gibi.
Sen de şaşırdın, değil mi?
Miran beni satın almaya kalktığında dağ gibi durdu ardımda.
Yine bir sabah çıkmıştık seninle.
Miran ile karşılaşmıştık.
İşte o sabah kaldığımız yerden devam edeceğiz yaşamaya.
Sanki o hiç olmamış gibi.
Hiç karşılaşmamışız gibi.
Tamam mı? Anlaştık mı?
Tamam, diyorsun ha?
E haydi o zaman.
(Ben hep masallara inandım.)
(Mucizeler bekledim.)
(Onu da mucizem sandım.)
(Ama o bir yalandan başka bir şey değildi.)
(Ben mutlu olacağım.)
(Doğru karar verdim. En doğrusu bu.)
(Azat beni seviyor.)
Ses etme, ses etme duyurmayalım kendimizi.
Sen ne arıyorsun burada?
Seni.
Nereden bildin çıkacağımı?
Ben sana ait her şeyi biliyorum, Reyyan.
Nereden biliyorsun?
Buradan.
Sen burada hiçbir şey taşımıyorsun.
Buzdan daha soğuk orası.
Sen yaptıklarını kalbin ile yapmış olsaydın biz şuan bu halde olmazdık.
Yaptığın onca kötü şeyin üzerine bir de beni satın almaya kalktın.
Sen benim ne yüzle karşıma çıkıyorsun?
Bak Reyyan.
Benim niyetim o değildi.
Sen...
...o halde öyle ofise gelince...
...ben seni kurtarmak için yaptım, Reyyan.
Sana mı kaldı benim kurtuluşum?
Benim bu hale düşmemin sebebi sensin.
Böyle kestirip atma beni.
Konuşmamız lazım.
Tamam, konuşalım.
Ama gerçekleri konuşalım.
Hangi gerçekleri?
Her şeyi biliyorsun zaten, Reyyan.
Sana ait gerçekleri.
Konuş hadi, söyle.
Bana anlatacağın bir şey yok mu?
Yok.
O zaman seninle konuşacak hiçbir şeyimiz yok.
Git şimdi buradan.
Bakma öyle bana.
Valla çok zor.
Sen bana böyle bakınca...
...bak tam şuraya bıçak saplanıyor.
Buradaki her yarayı sen kendin açtın kalbine.
Senin merhemin ben değilim.
Benden sana yar olmaz.
(Benden sana yar olmaz.)
Reyyan beni yanlış anladı.
Onu satın almaya çalıştığımı zannetti.
Ne diyorsun sen, Miran?
Şadoğullarına konan haczi çekeceksin.
Miran ben böyle bir şeyi nasıl yaparım?
Yapacaksın!
Çünkü ben...
...Reyyan beni yanlış anlamışken hiçbir şey yapmadan duramam.
Bu işi babaannem...
...ve sen çözebilirsiniz.
Babaannem malum, yapmayacağına göre...
...sen çözeceksin, Fırat.
Bana sen yardım edeceksin, kardeşim.
O haczi çekeceksin.
Gül? Ne yapıyorsun?
Sen benim yüzümü mü ezberliyorsun?
Yok. Sadece Miran mı sen mi karar veremiyorum
(Gülüşmeler)
Sen neye gülüyorsun bakalım?
Hiç, ben bir komiklik yaptım da ona gülüyoruz.
Oy, ben seni yerim!
Ben seni yerim!
Bal mı sürmüşler bu yanaklara çikolata mı sürmüşler?
Anne, sen benim yanağıma ne sürdün?
Kuzum!
Oh!
Maşallah!
Keyifler yerinde.
Tabii!
Neden olmasın?
Ben de böyle bir kızı koskoca ağa oğluna kaktırsaydım, benim de keyfim yerinde olurdu!
Handan!
Ne var Zehra?
Dediklerimin hepsi doğru, biliyorsun.
Hiçbir anne, böyle bir kızı tek oğluna gelin olarak istemez.
Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu be?
Eh! Bırakın be!
Bırakın bakalım Allah'ın vitaminsizi ne yapabilecekmiş!
Aa, ama Zehra-
Çek elini!
İndir elini!
Haklısın, sen de haklısın!
Neden? Bütün kabahat benim akılsız oğlumda!
Bir sevdadır diye tutturmuş nereye gidiyor bakalım!
Akşamı nerede sabah ettin torunum?
Bak gördün mü?
Artık sana cevap vermiyor.
Vermeyecek de.
O benim torunum.
Vakti gelir susarız.
Vakti gelir konuşuruz.
Ama sonunda mesele ne ise hallederiz.
Taş mı senin kalbin?
Hiç mi üzülmüyorsun?
Bak eridi bitti Miran abim.
Hiç mi için sızlamıyor?
Kimsenin eridiği falan yok.
Kalbine söz geçirememekten yaşıyor her şeyi.
Senin hiç mi suçun yok, babaanne?
Hadi tamam.
Miran abim kalbine söz geçiremiyor.
Ya Gönül ablam?
Onun düştüğü bu hallerde mi kendi suçu?
Ha babaanne?
Gönül?
Miran?
Gelmişsin. Neredeydin?
Senin ne işin var burada?
Ben sana odama girmeyeceksin demedim mi?
Üç yıl, Miran.
Üç uzun yıl.
Bir kerecik yanında uyumadım.
Şimdi bana diyorsun ki...
...ben yokken de uyuma.
Yokluğumu bile paylaşmam seninle diyorsun, he mi?
Kızma, tamam.
Uyumam bir daha.
Odana da gelmem.
Kızdırma sende.
Bunları yapmasan kalbin kırılmayacak.
Bakışımdan bile rahatsız oluyorsun.
Benden nefret ediyorsun, değil mi?
Ben senden nefret etmiyorum, Gönül.
Ben seni çok seviyorum.
Ama bu sevgi bir amca kızını sevmekten öteye geçmedi.
Ben babaannem ne dediyse onu yaptım.
Sen üzül, zarar gör asla istemem.
Ben seninle kendi rızamla değil, babaannemin rızasıyla evlendim.
Bunu sen de biliyorsun.
Bak bu gözyaşların benim içimi acıtıyor.
Ama benim de için yanıyor be Gönül.
Keşke olmasaydı.
Üzgünüm.
Ama elimde değil.
Seni asla karım gibi sevemedim.
Babaannem evlen dediğinde kabul etmemem lazımdı.
Ben gözümü açtım.
İlk seni gördüm.
Hep seni sevdim.
Hatırlıyor musun?
İlkokula başlamıştım.
Seninle el ele tutuşur giderdik okula.
Daha o zamandan derdim işte...
...bir gün biz evleneceğiz.
Ben hiçbir zaman başka türlüsünü düşünmemiştim ki.
O eli hep tutacaksın...
...ömrüm hep sesinle geçecek bildim.
Yapma, Gönül. Yapma!
Olmuyor işte.
Gör artık.
Bak, bu yaşadığın duygu sana zarar veriyor.
Kendine zarar verecek kadar çıldırdın, yapma.
Ben sana Reyyan'dan vazgeç desem, geçer misin?
O zaman bana da deme!
Yüzüme bakma.
Yanına alma, elimi tutma. Peki!
Ama kalbimdeki söküp atmaya çalışma.
Çünkü benim tutunduğum tek şey o.
Beğendin?
Ama gerek yoktu.
Allah nasip etmeyeceği hiçbir şeyin hayalini kurdurmazmış insana.
Hakikaten öyleymiş.
Ben bu anın gerçekleşmeyeceğini bile bile ne kadar çok hayalini kurdum bir bilsen.
Bu evliliği niye yaptığımı biliyor musun Reyyan?
Saklanmana gerek yok. Her şeyi baştan konuştuk biz.
Ama haksızlık ediyorum sana. Sen beni böyle severken...
...ben sırf annem ve babamın yanında kalayım diye evleniyorum seninle.
(Bu evde bizi tutan tek şey bu sırsa, atalım bu sırrı...
...kurtulalım bu sırdan.)
(Çekip gidelim, kızlarımızı da alıp çekip gidelim.)
Başka bir yol olsaydı...
...yani...
...buradan gidebilecek olsaydınız...
...gider miydin?
Gitmezdim.
Gitmeyi düşünmedim değil.
Ama sonra babamı düşündüm.
Sırf benim için gidecekti.
Bütün hayatını geride bırakacaktı.
Buradan giderse dedem onu affetmez.
Sadece senin için üzülüyorum.
Sen seni sevecek bir kızı hak ediyorsun.
Ben mutluyum. Ben razıyım.
Bu kalsın sende.
İster tak, ister takma.
Ben sadece her şey usulünce olsun diye aldım.
Bindallı da alacağım.
Kınalarda yakacaksın eline.
Hevesim vardı.
Hayalimdir nicedir.
Bu kadarını bana çok görme, ha?
(Babanı senden alamam be Reyyan...
...alamam.)
Gül'üm?
Ne oldu sana? Ne bu surat böyle?
Birazcık başım ağrıyor.
Başın mı ağrıyor?
Nasıl? Yara yerin mi?
Yok, yok korkma. Şekerim düştü galiba.
Dondurma yesem geçer. Ama kimse beni bakkala götürmüyor.
Ha, demek dondurma yersen geçecek.
Evet, evet. Çikolatalı dondurma bana çok iyi geliyor.
Abla, götürür müsün beni bakkala?
Oy!
Kurban olurum sana. Götürmez olur muyum? Haydi.
Geç ablacığım.
Para almayı unuttuk.
Olsun, Ağ dedem bana kağıt paralardan vermişti. Yani sana bile alsak yeter.
E haydi koy bakalım parayı cebine.
E haydi azıcık hızlı yürü. Çabuk gidip gelelim.
Sağ ol, Gül Hanım.
Ne yapayım abla? Çok önemli bir konuşma dedi.
Konuşacak bir şey yok.
Reyyan? Allah aşkına?
Bak, Miran yok sadece ben varım. İki dakika dinle.
Ya, Fırat biri görecek.
Uzatmayacağım. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaksın, lütfen.
Bak, bir şeyler oldu.
Evet.
Kötü şeyler oldu.
Kötü şeyler mi?
Evet, oldu. Çok kötü şeyler oldu.
Sen de onlara ortak oldun.
Sana o bağ evinde yalvardım, yardım et diye. Etmedin.
Ben yapılanları doğru bulmuyorum.
Zaten bunu konuşmaya da gelmedim.
Haciz meselesi. Miran'ın o haczin gönderildiğinden haberi yoktu.
Yani?
Yani yanlış anlıyorsun. Boşuna suçluyorsun onu.
Hacizden haberi yoksa bile geldi beni satın almaya kalktı.
Onu da mı yanlış anladım?
Yanlış anladın.
Çaresiz kaldığı için.
Seni o halde, kanlar içinde gördüğünde sana daha fazla zarar vereceklerinden korktuğu için yapmış.
O an o yolu bulmuş.
Seni oradan alabilmek için o an o yolu bulmuş.
Neyin çaresizliği bu?
Niye alacak beni? Daha fazla zarar vermek için mi?
Reyyan.
Görmüyor musun?
Anlamıyor musun?
Seni çok seviyor.
Deli gibi aşık sana.
Deli gibi pişman, Miran.
Onun sevgisi de aşkı da yalandır.
İkimizde biliyoruz, değil mi Fırat?
Kimseyi sevemez çünkü sevmeyi bilmiyor.
Güvenmiyorum ben ona. Hiçbir şeyine hem de.
Reyyan?
Boşa konuşma, benim için Miran bitti.
Dahada buralara gelme.
Miran bu söylediğine asla inanmayacak.
Haydi ablacığım.
Aşk olsun sana Gül Hanım.
Böyle mi kandırıyorsun ablanı?
Dondurma, dondurma dedin.
Yürü hızlı.
(Buradaki her yarayı sen kendin açtın kalbine.)
(Senin merhemin ben değilim.)
(Benden sana yar olmaz.)
(Sen bundan gayrı benim can düşmanımsın, Miran Aslanbey.)
(Sakın unutmayasın.)
(Kızıma bir daha yaklaşmayacaksın.)
(Öyle bir geride kalacaksın ki.)
(Hiç olmamışsın gibi.)
(Reyyan burada kalacak.)
(Azat ile evlenecek.)
(Bu evin hem kızı hem gelini olacak.)
(Babanın anana yaptıklarını...
...senin benim kızıma yapmana izin vermeyeceğim.)
Ne zaman toparlayacaksın kendini?
Bana bu kadar fazla yalan söylenirken nasıl kendimi toparlayayım?
Ha?
Bunun hesabını benden sormayacaksın.
Yenge.
Bir lafınla kızını elimden aldın diye...
...Gönül'ün yaptığı manyaklığı unutmuş değilim ben.
Gönül ne yapıyorsa seni sevdiği için yapıyor.
Peki sen?
Sen neden yapıyorsun?
Ne yapmışım ben?
Annem hakkında bana imada bulunuyorsun.
Derdin ne?
Söylemediğin bir şey mi var? Bir anlatsana artık.
Rahmetli babanda böyle celalliydi.
Anlamadan dinlemeden parlardı.
Hep anandan çıkarırdı acısını.
Ne demek bu?
Babam anneme kötü mü davranıyordu?
Yok.
Çok severdi baban ananı.
Ne yapsa sevgisinden yapardı.
Hani insanın en yakınına nazı geçer ya.
Bu mu?
O gün başka konuşuyordun ama?
Başka bir şey ima ettin? Lafı çevirme.
Bildiğin bir şey varsa konuş.
Konuş delirtme beni.
Bu.
Ne bileyim ben?
Kızımın boğazını sıkmışsın.
Durdurmak için ne yapacaktım?
Seni bir tek anan durdurur.
(Telefon çalıyor)
Melike ne alaka şimdi?
Ne oldu Melike?
Tamam. Hemen geliyorum.
Buradasın.
Hayal görmüyorum değil mi?
Rüya değil bu?
Zor çıktım evden.
Fazla vaktim yok.
Bana geldin.
Dinleyeceksin beni.
Bu sefer sen beni dinleyeceksin, Miran.
Beni bir yere götürür müsün?
Tamam.
Nereye?
Nereye istersen.
Elif?
Babaanne? Ne yapıyorsun burada?
Ne bu?
Bir şey değil.
Kimin bu?
Kimin bu dedim Elif?
Azat Şadoğlu'nun.
Ne?
Hani ben sinirle çıkmıştım ya...
...sokağa attı.
Ben de aldım tam geri verecektim, Miran abim ile Fırat geldi.
Niye sakladın bunu? Niye çöpe atmadın?
Bilmem. Niye atayım ki?
Yani belli ki değerli bir şey.
Elif?
Ne yapacaksın bunu saklayıp?
Ya babaanne, bilmiyorum dedim ya.
Ya ben ne yapsam suç, ne yapsam kabahat.
Ama Gönül ablam istediği gibi gidip görüşebiliyor, Azat ile.
Ben yolda tesadüfen karşılaştığım için mi suçlanıyorum anlamıyorum ki!
Gönül, Azat ile mi görüşüyor?
Allah aşkına babaanne, gidip Gönül ablama bir şey deme.
Beni de onunla karşı karşıya getirme.
Kızcağızın derdi seni ezmek değil.
Senin bulamadığın çareyi arıyor.
(Ama bu sevgi amca kızını sevmekten öteye geçmedi.)
(Ben babaannem ne dediyse onu yaptım.)
(Sen üzül, zarar gör asla istemedim.)
Babaanne?
Azat ile görüşmüşsün.
Elif hemen yetiştirdi, değil mi?
Evet, görüştüm.
Sebep?
Reyyan'ı alması için.
Bağ evine onuda götürdüm.
Düşmanından yardım istedin.
İstedim.
Başka bir yol bırakmadın ki.
Çaresiz kaldım.
Miran o kızı bu konağa getirdiğinde...
...benim torunum en doğrusunu bilir dedin, kesip attın.
Başka türlü onu nasıl gönderebilirdik?
Bana güvenmedin.
Kendini bana teslim etmedin.
Teslim etmedim, he mi?
Allah aşkına babaanne, insaf.
Ne dediysen yaptım.
Hayır, torunum. Ben sana ne yapma dediysem yaptın.
Ben ölümlerden döndüm.
Ne yaparsam yapayım sesimi duymadın.
Sen beni hep yalnız bıraktın.
Ben de kendi bildiğimi yaptım.
Beni de Elif kadar...
...Miran kadar sevseydin...
...ama Gönül senin için işin bitene kadar kullanabileceğin bir maşa, değil mi?
Söyle.
Haydi söyle.
Otur.
Otur.
Ben seni nasıl sevmem?
Sen benim canımın parçasısın.
Torunumsun.
Kıymetlimsin.
Oğlumun emanetisin.
Seviyordun da...
...hastaneye neden gelmedin? Ölecektim az daha.
Ölmeyeceğini biliyordum.
Hem kızgındım sana.
İnsan kendine nasıl böyle zarar verir?
Bir Aslanbey bu kadar aptal olamaz.
Bak torunum.
Güven bir ailenin mihenk taşıdır.
Birbirimize güvenmek zorundayız.
Kendini bana teslim etmiş olsaydın bunları yaşamayacaktın.
Herkes kendi başına iş yaparsa ailemiz dağılır.
Dağıldık zaten.
Nasıl toparlayacaksın ki bir daha?
Hala bana güvenmiyorsun.
Güvenmemek değil.
Güveniyorum.
Madem güveniyorsun...
Bundan sonra sözümden çıkmayacaksın.
Bir daha da hiç üzülmeyeceksin.
Sana Azize Aslanbey sözü.
Nereye gidiyoruz? Demedin.
Devam et, şuradan döneceğiz.
Niye getirdin beni buraya?
Hani haczi koymadığını anlatmaya çalışıyorsun ya...
...haczi koysan da...
...koymasan da bir şey değişmeyecek artık, Miran.
Anla.
Bak oraya.
Gördün mü?
Enkaz.
Reyyan, yapma.
Bizim meselemiz tam burası, Miran.
Kulübeyi tekrar yanmamış yapabilir misin?
Zamanı o sabaha geri alabilir misin?
Tam şurada.
Tam burada eğer arkanı dönüp baksaydın.
Sana-
Şşt!
Sen değil ben konuşacağım dedim.
Lütfen, Reyyan.
Lütfen.
Bana ne yaşattığını kendi gözlerinle gör diye getirdim seni buraya.
O sabah...
...sen gözden uzaklaşıp kayboluncaya dek bir umut...
....dönecek reyyan, dedim.
Dönecek.
Miran seni bırakmaz.
Bir hata yaptı ama dönecek.
Gitmez dedim.
Ben ne kadar kaldım bu buz gibi toprak üstünde bilmiyorum.
Ama dönmedin.
Dönmedin.
Dönmedin.
Peki dönsem?
Affeder miydin?
Affederdim.
E sonra döndüm ama.
Geç kaldın.
Senden öyle emindim ki Miran...
...bir dağ sandım seni.
Sırtımı yaslayacağım, korunup kollanacağım...
...babamdan sonra bir tek sen...
...hatta bir tek sen.
Seni sevince bir tek sen kaldın dünyamda.
Ama sen bana o sabah bir daha asla kimseye güvenmemeyi öğrettin.
Burada bitti her şey.
Arkanı dönüp gittiğinde bitti.
Ben yaktım burayı.
Sen içinde kaldın.
Bizi çevirdiğin şey işte bu!
Kül!
Peki ne yapmam lazım?
Bir şey söyle.
Ne yapayım?
Hayatımdan çıkman lazım.
Çünkü bir daha sana asla güvenmeyeceğim.
Çıkamam.
Çıkamam.
O sabah arkana dönüp bakmadığın gibi, yine öyle gideceksin.
Gidemem.
Ben senden gidemem.
Ama ben gidiyorum.
Reyyan?
Reyyan, yapma!
Reyyan bize bunu yapma!
Sakın arkana dönme.
Bitti artık.
Aldın intikamını, bitti.
Bize bunu yapma!
Miran?
Bize bunu yapma.
Gece sahura size çok güzel bir börek yapıyorum.
He, yap valla.
Böyle ekmek olmadan börek olmadan benim içim kılıyor, biliyorsun.
İşin ucundan tut da çabuk toparlayalım bari.
Dur ya!
İftardan sonra daha yeni kendimle geliyorum zaten.
Ben çok içeyim, sana mutlaka yetişirim.
Tabi tabi! Siz oturun!
Ben çalışayım, Melike Hanım.
Bence Miran'ın aldığı kelebekli yüzük daha güzeldi.
Onu böyle takınca sanki içimde kelebekler uçuşuyordu.
Bunun içi boş gibi.
Bunu takınca hiç mutlu olmadım.
Gül'üm.
Annem o yüzüğü ablana ver haydi.
Tamam, anne.
Al abla, zaten bana büyük geldi.
Kardeşim?
Takmayacak mısın yüzüğü?
Yok şimdi kına falan yakılacak ya. Olmaz ki parmakta.
Ben takarım onu nikahtan sonra.
Kahve yaptım, Hazar Bey.
Sağ olasın.
Birlikte içeriz.
Bu kadar sıkmasan kendini?
Nefes alamıyorum, Zehra.
Nefes alamıyorum.
Sana bir şey olacak diye çok korkuyorum.
Sen sıkmıyorsun kendini?
Oh!
Maşallah! Allah muhabbetinizi artırsın.
Keyif kahvesi de içiyorsunuz.
Ne demek istiyorsun sen, Cihan?
Keyfiniz yerinde diyorum abi.
Tabii haklısın.
Benim de kızım dizimin dibinde olsa...
...ailem bir arada olsa ben de keyifli olurum.
Bana bak ama!
Oğlum nerede bilmiyorum, karım yüzüme bakmıyor.
Yediğim içtiğim zehir oldu sizin yüzünüzden.
Sen ne biçim konuşuyorsun, Cihan?
Olanlarda bizim ne suçumuz var ya?
Suçunuz kalmak abi!
Suçunuz kalmak!
Biz seninle ne konuşmuştuk? Çoluğunu çocuğunu alıp buradan gidecektin.
Niye gitmedin peki?
Cihan?
Sen abinle ne biçim konuşuyorsun öyle?
Bu evden kimse gitmeyecek.
Bu evin dirliğini de birliğini de kimseye bozdurmayacağım.
Ya, ne dirliğinden ne birliğinden bahsediyorsun baba? Allah aşkına!
Başka adamın koynuna girmiş bir kızla, oğlumun evlenmesine asla müsaade etmiyorum!
Lan senin!
Hazar dur!
Cihan!
Senin oğlun her şeye razı geldi.
Öldürmeye yolladık yapmadı.
Gitti söküp aldı kızı, getirdi buraya.
Sevmediğini bildiği halde onunla evlenmeye kalktı.
Ya baba! Aklım almıyor! Bak inan aklım almıyor!
Azat senin tek erkek torunun!
Layığı Reyyan mıdır?
Cihan yeter!
Yeter!
Peki baba.
Madem onlar buradan gitmiyor o zaman biz gidiyoruz.
Hiçbir yere gitmeyeceksin.
Hiçbirinizi bırakmıyorum.
Bir Aslanbeylerden ötürü evinizi, yurdunuzu, atanızı terk mi edeceksiniz?
Dağılmamızı, parçalanmamızı, yere düşmemizi istiyorlar!
Onlara istediklerini verecek misiniz?
Cihan, sen kal.
Benim kararım kesindir, baba.
Bu evliliği durdurmak için bana başka bir yol bırakmadın.
Cihan, hiçbir yere gitmiyorsun.
Nasuh Şadoğlu...
...bir tek erkek torununu...
...o kız ile evlendirir mi sanıyorsun?
Bu iş olmadan...
...Reyyan'dan kurtulacağız.
Ne diyorsun baba sen?
Nasıl olacak o iş?
Anlaşıldı mı?
Başımla beraber, abi.
Unutma.
Öyle bir iş edeceksin ki...
...herkes Reyyan'ı kendi ayakları ile ölüme gitti sanacak.
Onu öldürüp uçurumdan atacaksın.
Annesi babası, çektiklerine dayanamayıp intihar etti bilecek.
Sonra da çekip gideceksin buradan.
Şimdi bir şey sorma.
Bekle.
Ama Handan dahil...
...hiç kimseye bir şey söyleyemeyeceksin.
Abi?
Ne düşünüyorsun?
Düşünecek az şey mi var?
Her şey yoluna giriyor işte.
Reyyan'ı da sana verdiler.
Öyle.
Caner?
Bir şey öğrensen...
Nasıl bir şey abi?
Böyle, bir sır.
Böyle bir sır duysan...
...şimdi...
...saklarsan...
...sevdiğin yanında kalacak.
Ama söylersen...
...uçup gidecek.
Belki mutlu olacak.
Ne yapardın?
Söyler miydin?
Abi öyle bir soru sordun ki!
Sevdiğimi kaybetmek istemezdim.
Sevdiğin yanında kalsın diye kendine saklardın ha?
Bilmiyorum ki abi.
Tabi yanımda kalsın isterdim ama...
...ya başka yerde mutlu olacaksa, insan sevdiğinin de mutlu olmasını ister abi.
Ya bilmiyorum işte.
Bilmiyorum.
Belki mutlu olacak.
Belki kimsesiz kalacak, mutsuz olacak.
Ben neyim oğlum?
Abi belki konuyu anlatsan daha çok yardımcı-
Anlatamam, kardeşim. Anlatamam.
Öyle dile gelecek bir şey değil.
Kolay değil.
Zamanı o sabaha geri alabilir misin?
(O sabah...)
...sen gözden uzaklaşıp kayboluncaya dek bir umut...
...dönecek, Reyyan dedim.
Dönecek.
(Peki dönsem?)
(Affeder miydin?)
Affederdim.
E sonra döndüm?
Geç kaldın.
Aga konuşmamız lazım.
Ben bugün bir şey yaptım.
Ne yaptın aga?
Reyyan ile konuştum.
Ne yaptın?
Ne zaman?
Bugün, öğlen.
O yüzden geldi buraya demek.
Reyyan buraya mı geldi?
Kulübeye götürdü beni.
Enkazın oraya.
Aga bu iş bitmiş.
Vazgeç.
Vazgeç.
O kızı döndüremezsin artık.
Sana olan güveni bitmiş bir kere.
Güvenini kaybettiğin birini yanında tutamazsın.
Umut yok, aga.
Bitmiş.
Bitmez.
Bitmez.
Ben sana dostun olarak söylüyorum.
Vazgeç.
Fırat, oğlum. Azize Hanım seni çağırıyor.
Tamam, ana. Ben çıkarım.
Aga.
Sen git aga.
Sen git.
Ben konuşursam...
...ben konuşursam inanır.
Ben konuşursam inanır.
Dinleyeceksin.
Bana inanacaksın.
Hayırdır anne?
Babaannen ile konuşmanı duydum.
Güzel güzel bal çaldı ağzına.
Belki de haklıdır.
Belki de ona güven-
Azize Aslanbey'e güven olmayacağını anlamadın mı hala?
Seni pul gibi harcadığını ne çabuk unuttun?
Unutmadım.
Unutmadın da o avludaki halin neydi öyle?
Onun ne kadar tehlikeli bir kadın olduğunu bilmiyorsun daha.
Gördüklerin Azize Aslanbey'in parmağının ucudur, kızım.
Onun için en önemli şey kendi iktidarıdır.
Herkes onun iktidarı için kukladır, maşadır.
O kimseyi sevmez. Sevemez.
Ben onun torunuyum.
Miran da torunu.
Ama bak...
...ona da sanan da neler etti.
Miran'ın hali belli.
Sen ölecek hale geldin.
Hala seni sevdiğine inanıyorsun, he mi?
Onun yaptıklarını anlatsam arkanıza bakmadan bu evden çıkıp gidersiniz.
Ne yaptı ki?
Zamanı gelince öğreneceksiniz.
Kızım.
Bu evde senin anandan başka kimsen yok.
Seni kimse benim kadar sevemez.
Kimse iyiliğini benim kadar düşünemez.
Onun seni kontrol etmesine izin verme.
Yoksa her şeyimizi kaybederiz.
Anladın mı?
Seni sevmiyor.
Miran'ı da sevmiyor.
Sevmeyecek.
Ona güvenmeye, inanmaya, onu dinlemeye devam ederseniz asla mutlu olmayacaksınız.
Hadi yat dinlen şimdi.
(Telefon çalıyor)
Ne var Yaren yine?
Buyur Büyük Ana, beni çağırmışsın.
Gel oğlum.
Miran senden haczi çekmeni istedi değil mi?
Susma, oğul. Ya senden isteyecekti ya benden.
Ben çekmeyeceğime göre senden istemiştir.
İstedi.
Biliyordum.
Büyük ana bu mal meselesi-
Bak oğul, o mallar senin hakkındır.
Ne demek benim hakkımdır?
Yani ben sana böyle bir yetki verdiğime göre o malların üzerinde bulunması senin hakkındır.
Aslanbeylerin çatısı altında bulunuyorsan sadece canımızı değil malımızı da koruyacaksın.
Miran'ın hali hal değil.
Bunu en iyi sen bilirsin.
Madem Miran'ın kalbi karıştı. Sen onun aklı olacaksın.
Seni özümden ayırmadım.
Sen de bizi ailen görüyorsan...
...bu zor günlerde Aslanbeylere sahip çıkacaksın.
Senden kim hesap sorarsa karşısında beni bulur.
Benden başka kimseye hesap vermek zorunda değilsin.
Anladın mı?
Benim bu haczin kalkmasına rızam yoktur.
Miran ne derse desin benim dediğimi yapacaksın.
Gerekirse Miran'ı karşına alacaksın.
Al benden Büyük Ana.
Bütün yetkileri al.
Ben mallar üzerimde olsun istemiyorum.
Ben Miran'ı karşıma alamam.
Ben arada da kalmak istemiyorum, sorumluluğu da almak istemiyorum.
O benim vereceğim bir karardır.
Mallar senin üstünde kalacak diyorsam senin üstünde kalacak.
Benden habersiz bir şey yapmayacaksın.
Eğer yaparsan...
...sana da, anana da hakkımı helal etmem.
Son sözümdür.
Fırat?
Az konuşalım.
Konu nedir?
Gel hele.
Hatırlatmak gerekir mi bilmiyorum ama...
...sen Aslanbeylerin hiçbir şeyi değilsin.
Sultan Hanım?
Mallar üstünde diye kendini önemli sanıp, sakın ha yanlış bir haraket yapayım deme.
Yerini bil.
Sen sadece kapımızdaki yanaşmanın oğlusun.
Hizmetlimizsin.
Ben hizmetliysem de sadece bir kişiye hizmet ederim.
O da Büyük Ana.
Doğru dersiniz. Herkes haddini bilmeli.
Ben ve anamın üzerinde bir hak varsa...
...bu hak bir tek Azize Ananındır.
O yüzden o ne derse...
...onu yaparım.
Yap elbet. Ben sadece uyarmak istedim.
Mal, mülk sen de diye şişinme.
Onların hepsi sende emanet.
Bu uyarınız için sağ olun. Siz hiç merakta kalmayın.
Ben haddimi de yerimi de iyi bilirim.
Oğlum?
Nereye?
İşim var, ana.
Arabayı hazırlayayım mı Gönül Hanım?
Yok istemez. Geleceğim beş dakikaya.
Niye çağırdın beni bu saatte?
Teravihden dönüyordum da sana uğrayayım dedim.
Ne?
Öf, sana da şaka yapılmıyor ha.
Tabii ki teravihden dönmüyordum.
Sana bir şey söyleyeceğim.
Bunu yüzüne söylemek istedim.
Ne oldu?
Davetiye getirecektim.
Ama yoktu.
Ne davetiyesi?
İki gün sonra kınamız var, buyur gel.
Doğru mu söylüyorsun?
Yalan borcum mu var?
Haksız mıyım?
Geçen seferde evleniyorlar dedin evlenmediler.
Bu sefer öyle değil canım, başka.
Kına yapacaklar.
O gün sende duydun ya.
Dedemin bile rızası var.
Artık Miran döndüremez Reyyan'ı.
Bana öyle bir müjde verdin ki...
...dile benden ne dilersen.
Zamanı gelince isterim senden.
Ama dilediğimi verebilecek misin onu bilmiyorum.
Ne istersen, ne istersen. Sağ ol.
Çok sağ ol.
Neyse ben gideyim kimse fark etmeden.
Bana bak Gönül.
Sakın hava atacağım diye...
...Miran'a gidip kınayı söyleme.
Bak daha iki gün var.
Aman bozar falan, tövbe.
Sen merak etme.
Dile benden ne dilersen diyor ya.
Salak.
Daha ne isteyeceğimi bilmiyor bile.
Buz olmuş, buz.
Şşt!
Ne oldu Melike?
Ah!
Reyyan Hanım aramıza hoş geldiniz.
Ne düşünüyorsun bunca?
Ya ne düşüneceğim, dalmışım öyle.
Görüyorum.
Üzülüyorsun.
Senin aklın Miran'da.
Kabul et.
Ya Melike ben sana kaç kez dedim? Miran, Miran deyip durma bana.
Benim aklımın ne işi olur evli barklı adamla?
Madem öyle, niye gidip söylememekte inat ediyorsun be kuzum.
Git söyle, rahatla.
Evli barklı adamsın, düş yakamdan de.
Belki bugüne kadar deseydin, bu iş buralara kadar gelmeyecekti.
Mesele o değil ki Melike.
Miran bana ne kadar kötülük etti, sen bilmiyor musun?
Evli olmasaydı da istemezdim ki onu.
Ama öğrendiğimde gidip deseydim sen evlisin diye, bu sefer o yüzden istemedim sanacak.
Onun bende açtığı yaraların karşılığı bu değil.
Anlıyor musun şimdi?
Doğru diyorsun.
Ben bize bir çay koyayım!
Mis gibi de açarız, banarız ha!
Reyyan?
Bu seninmiş yavrum.
Bu ne Nigar anne? Kim verdi bunu?
Ben kapıdan girerken genç bir çocuk geldi yanıma, tanımıyorum.
Dedi ki bunu Reyyan Hanıma yolladılar.
Hayırdır inşallah?
Sağ ol, Nigar anne.
E haydi.
Bu taş ne?
(Taşlarında hafızası vardır.)
(Biz unutsak taşlar unutmaz.)
(Üstüne basıp geçme.)
(Dışarıdayım.)
Ya bıraksana ne yapıyorsun?
Bir gören olacak.
Olsun!
Ne olacak?
Nişanlım değil misin sen benim?
Bir haftaya evleniyoruz.
Olsun bırak yine de.
Bırakmam.
Çünkü bırakmak istemiyorum.
Zaten dedem nasıl izin verdi, şaştım kaldım.
Hayatımda ilk.
Ne?
Bu işte.
Bu işte.
Nasıl?
Daha önce kimseyle dışarıda çıkmadım böyle.
İlk defa.
Kötü bir şey mi dedim?
Yok.
Yok.
Ne oldu?
Bir şey yok, taşa takıldım.
Miran dur ne yapıyorsun?
Atacağım.
Ya delirdin mi?
Her yer taş. Her ayağıma takılan taşı kaldırıp atacak mısın?
Gerekirse hepsini atacağım.
Geçtiğin bütün yolları temizleyeceğim.
İnsan sevdiğinin ayağına taş değmesin ister ya.
Senin de ayağına hiçbir taş değmesin, Reyyan.
Hiç taş değmeyecek ayağıma.
Artık sorun yok, zorluk yok.
Evlere kapatılmak yok.
Özgür olacağım.
Mutlu olacağım seninle.
Yolumda taş olsa da sen çekip alacaksın onu yolumdan.
Ama birlikte yürüyeceğiz.
Söz mü?
Söz.
Bu taş şahit olsun mu?
Taş mı şahit olacak?
Gülme.
Hem taşların hafızası vardır.
Üstüne basıp geçeni de, onu alıp yerine koyanı da unutmaz.
Peki o zaman.
Bu taş şahit olsun.
İyi al sen bunu sakla o zaman.
Sen unutsan da taş unutmaz.
Reyyan ne oluyor?
Aha sen de bu taş gibi taş kesildin.
Bak korkutma beni.
Söz vermişti.
Ulan hala kapının önünde bekliyor soysuz!
Ne yapıyorsun lan sen burada?
Ben sana kızımın peşinde dolaşmayacaksın demedim mi?
Kovulmadın mı lan sen bu kapıdan?
Düşmedin mi düşeceğin kadar yere?
Ne işin var senin hala burada?
Ulan defol git! Valla ellerimle gebertirim sen ha!
Gidemem.
Reyyan'ı görmem lazım.
Allah'ım aklıma mukayyet ol. Reyyanı gör-
Ulan sen hangi hakla göreceksin Reyyan'ı?
Hangi hakla konuşacaksın ulan benim kızımla?
Hacizden haberim yoktu.
Ne?
Haberin olmasa ne?
Olmasa ne?
Sen bu ailenin ciğerini yaktın, ciğerini.
Kızımın ömrünü ziyan ettin ulan sen!
Heveslerini söküp aldın ulan içinden!
Umudunu çaldın kızımın!
Kalkmış bir de şimdi hacizden haberim yok diyor, olsa ne olur?
Lan malımızı mülkümüzü alsan ne olur be?
Ettiğin kötülükte boğuluyorsun, değil mi?
Senin de yüzün gülmüyor.
Gözünde uyku yok.
Ne yerdesin, ne gökte değil mi Miran Aslanbey?
Bir kere konuşayım Reyyan ile.
Dilşah'ın senin gibi bir oğlu nasıl olur benim aklım almıyor.
Şşt!
Senin annen dünyanın en iyi yürekli insanıydı.
Eğer yaşasaydı, ettiklerini görseydi...
...vallahi sana oğlum demezdi. Hakkını helal etmezdi sana.
Benim anamın adını sakın ağzına alma!
Bir gün gerçekleri öğreneceksin.
Anana yapılanları öğreneceksin.
O zaman şu halinden bin beter olacaksın.
Ama ben seni o zaman da affetmeyeceğim.
Ne ben affedeceğim...
...ne kızım affedecek seni.
Sana, af yok. Miran Aslanbey!
De haydi çekil git şimdi kapımın önünden!
Aga.
Bir dur artık ya!
Kaç gün oldu aga!
Reyyan'ın yüzünü görmeyeli kaç gün oldu!
Delireceğim!
Valla delireceğim!
Miran? Bir dur, dur!
Dur!
Çok çaresizim aga!
Ne yapacağım ben?
Yere göğe sığmıyorum.
İçimde öyle bir acı var ki!
Taşıp, kabarıyor, böyle soluğum kesiliyor lan!
Günler geçsin istiyorum.
Azalsın istiyorum.
Her sabah yeniden uyanıyorum. Lan daha da çok!
Daha da çok!
Vazgeç!
Vazgeç! Bak bitireceksin kendini!
Yok, vazgeçmek ihtimal bile değil.
Vazgeçmek ihtimal bile değil.
Ya dinlemiyor beni, aga!
Ya!
Onu satın alacağım zannetti, böyle bir şey söz konusu değil.
Yanlış anladı beni.
Mesele bu değil aga!
Mesele bu değil!
Bunu yanlış anlasa ne olacak?
Ya başından beridir o kadar çok yalan var ki!
Sen ne yaparsan yap o artık sana inanmayacak.
Çünkü haklı.
Her şey yalandı.
Kabul et sende.
Tamam.
Her şey yalandı.
Ama onu ilk gördüğüm an gerçekti.
Çok gerçekti.
Ben o tokayı sakladım aga.
Yıllarca sakladım.
Burası yalan değildi aga.
Burası gerçek.
O da anlayacak.
Gidiyorum.
Nereye?
Aga!
Ne demek yapamadım?
Ben sana bu iş tez zamanda bitecek, demedim mi?
Bir türlü yalnız yakalayamadım ağam.
Birinde kardeşi vardı, birinde Miran.
Onlar varken nasıl yapayım?
Miran mı?
Gene o itle mi buluşmuş kahpe?
Evet, ağam. Issız bir yere gittiler.
Vay namussuz!
Düşmanımızın oğlu ile buluşup, şerefimizi iki paralık eder.
Yetti gayrı!
Yarın...
...kınadan sonra gelip, el ayak çekilince Reyyan'ı kaçıracaksın.
Sonra dediklerimi yapacaksın.
Bu dünyadan günahlarıyla, rezilliğiyle...
...yüz karalığıyla yok olup gidecek.
Tamam, ağam.
Böyle etme, Hazar Bey.
Günlerdir ağzını bıçak açmıyor.
Kabullenemiyorum.
Yarın kına var.
Reyyan'ın sevmediği bir adamla evlenmek zorunda oluşunu kabul edemiyorum.
Belki böyle...
...daha da mutlu olacak.
Ne diyorsun sen Zehra?
Biz de böyleydik.
Hatırla.
Sen benimle severek mi evlendin?
İçinde bulunduğum zor halden kurtarmak için aldın beni.
Şimdi...
...aynısını Azat, Reyyan için yapıyor.
Ama arada bir fark var.
O severek yapıyor.
Biz birbirimizi sevdik, Zehra.
Sonradan sevdik ama...
...sevdik.
Ben inanıyorum, Hazar Bey.
Azat'ın sevdası Reyyan'ın göğsünde tomurcuklar açtıracak.
Kim ne derse desin...
...Azat bu dünyadaki en iyi insan.
İnşallah doğru diyorsundur.
O güzel yüreğinden...
...inşallah doğru şeyler geçiyordur, Zehra.
Elektrik gitti.
Allah Allah? Gece gece niye kesildi bu elektrikler?
Ay?
Hani taşları şahit tutuyorsun ya?
Bu konağın tüm taşları şahidim olsun...
...sana yalan olmayan bir şey getirdim.
Bende sana ait bir şey var.
Sende artık bana ait hiçbir şey yok, Miran.
Çek git, yoksa bağırırım.
Seni burada görürlerse yaşatmazlar.
Bağır!
Yaşatmasınlar.
Fark etmez.
Ne bu?
Bu seni ilk gördüğümdür.
Benim bu.
Yıllar önce kaybetmiştim.
Nereden buldun sen bunu? Ne işi var sende?
Ne oldu?
Bağırmıyorsun?
Sen başkasının olamazsın.
Sen hep benimdin.
Beni hiç bilmedin bile.
Ben bir kere senin oldum.
Onda da sana güvenemeyeceğimi öğrettin bana.
Taşları şahit tutuyorsun ya...
...buna da şahit olsunlar.
Bir daha güvenmem sana.
Dedim ya sana verdiğim bütün sözleri tuttum.
Düşersen tuttum, tutamazsam arkandan seninle düştüm, diye.
Ama sen benim yoluma taş oldun, Miran.
Sen düşürdün beni, başkası değil.
Düzelteceğim.
Söz veriyorum.
Güvenini kazanacağım.
Bana yeniden...
...eskisi gibi o güven dolu gözlerle bakmanı sağlayacağım.
Gel benimle.
Kim olarak?
Kapatman olarak mı?
Sen artık benim karşıma çıkmayacaksın, Miran.
Sakın, Miran.
Tek bir yalanını daha duymak istemiyorum.
Şimdi git.
Ait olduğun yere.
Evine.
Karına git.
Sultan Hanım öyle deyince de Fırat çok fena oldu.
Ah, Sultan ah!
Hanımım, sen daha iyi bilirsin tabii ama...
...acaba Fırat'ın üzerindeki malları alsan mı?
Sen ne dersin Esma?
Böyle bir şeyin mümkün olmayacağını bilmiyor musun?
Sultan Hanım bu işin peşini bırakmayacak.
Fırat'ı rahatsız etmeye devam edecek.
Onun dilini öyle bir kopartırım ki...
...Fırat'a tek kelime edemez.
Sen Sultan'ı bana bırak.
Onun hakkından sadece ben gelirim.
Sen de bu fikirleri kafandan çıkar, at.
Mallar Fırat'ın üstünde kalacak.
Bir daha da kimse ile bu konuda konuşma.
Miran?
Hoş geldin, kardeşim.
Gönül?
Miran, hayırdır?
Gönül?
Gönül, çık dışarı.
Miran, ne oluyor?
Hayırdır, Miran ne oldu?
Miran?
Seni boşuyorum, Gönül.
(Seni boşuyorum, Gönül.)
Miran?
Sen ne diyorsun?
Seni boşuyorum diyorum.
Ben sana demedim mi?
Eğer Reyyan...
...bu evliliği ben söylemeden bir başkasından duyarsa senden bilirim, demedim mi?
Miran, ben-
Şimdi bu konaktaki herkes şahidim olsun...
...seni boşuyorum, Gönül.
Duydun mu?
Seni boşuyorum, Gönül!
Hayır, hayır!
Kalk!
Kalk!
Bunu bana yapamazsın!
Kalk!
Yapamazsın bunu bana!
Yapamazsın!
Gönül?
Kalk!
Kalk!
Kimin için beni boşuyorsun?
Yarın kınası olacak o Şadoğlu kızı için mi?
Bitti.
Miran?
Eşyalarını mı aldırdı?
Gönül?
İyi misin?
İyi miyim?
Gördüğün gibiyim.
Uzun zamandır.
Gönül bak ben biliyorum senin halin perişan.
Ne olur kendine bunu yapma.
Biz seninle kardeş gibi büyümedik mi?
Aynı sofraya oturup, aynı okullara gitmedik mi?
Senin baban yok.
Benim babam yok.
Çocuk kalbimizle birbirimizin yaralarını sarmadık mı?
Sen benim ta o yaşlardan Miran'a sevdalı olduğumu bilmez misin?
Neden bana yardım etmiyorsun?
Senin de mi kalbin taş kesti?
Fırat?
Durdur Miran'ı.
Şu dünyada onu durdurabilecek tek kişi sensin, ne olur durdur.
Senin bu haline benim yüreğim el veriyor mu sanıyorsun?
Ne yapayım? Benim elimden gelen bu.
Ya o kalp başkası için çarpıyorsa...
...ben nasıl durdurayım?
Ben senin öz kardeşin olsaydım yine de bu bütün yaşananlara izin verir miydin?
Yine de böyle der miydin?
Bu konağın kapıları sabaha kadar açık kalacak.
Buraya öyle bir masa kurulacak ki...
...gelen geçen herkes doyacak.
Sokakta aç insan kalmayacak.
Herkes benim mutluluğuma duacı olacak.
Azat Ağa'nın düğününü bütün Midyat duyacak.
Kolay gelsin.
Kolay gelsin, Nigar ana.
Sağ ol yavrum.
Maşallah.
Çok mutlu görünüyorsun.
Allah daim etsin.
Amin.
Kolay gelsin, Melike.
Ne yaptınız? Hazır ettiniz mi yemekleri?
Hazırlanıyor, ağam. Merak etme.
Hanife, maşallah gelin gibisin.
Azat ağam hazır mısınız diyor, duydun?
Azıcık elini hızlandırsan da yetiştirsek diyorum.
Görende senin kınan sanacak.
Benim de zamanım gelecek.
Az sabret, Melike.
Hanım Ağa'nın göz bebeği olmak istiyorsan...
...bana iyi davran, canım.
Hasbinallah!
Ah Cihan ah!
Göz göre göre çocuk gidiyor elden.
Ah benim başım!
Ah benim başım!
Ben bugün ölmezsem artık bir daha da ölmem!
Ah başım!
Ah başıma gelenler!
Aşağıda hazırlık-
Hazar Bey?
Ben yapamayacağım.
Yapamayacağım.
Hazar Bey?
Bunu konuştuk.
Yok.
Belki ileride mutlu olur diye, kızın içi kan ağlaya ağlaya evlenmesine müsaade etmeyeceğim.
Edemeyeceğim.
Yapamayacağım.
Konuşacağım ben Reyyan ile.
Hazar Bey, dur yapma.
Yok!
Mutlu olmayacak.
Reyyan mutlu olmayınca...
...ben yaşayamam.
Yapamam.
Hazar Bey, dur!
Düşünecek bir şey kalmadı.
Amca?
Yapma.
Biz konuşalım mı seninle?
Hadi o zaman.
Amca, Reyyan'ın evliliği yapmasını istemediğini biliyorum.
İkimizde biliyoruz mecbur kaldığını.
Ya!
Oğlum?
Reyyan'ın sende gönlü yok.
Biliyorum amca.
Ben her şeyi bilerek razı oldum.
Mutlu olmayacaksınız.
Olacağız amca.
Ben Reyyan'ın yaralarını saracağım.
Onun artık gözünde yaş olmayacak. Çünkü...
Ben Reyyan'ı çok seviyorum amca.
Canımı bile veririm onun için.
Biliyorum, oğlum, anlıyorum.
Amca?
Reyyan bu evlilik ile bu evde kalacak.
Hep istediği gibi.
Ailesinin yanında, anasının dizi dibinde.
Ben Reyyan'ı sadece nikahıma alacağım.
Herkesin ağzı kapanacak.
O dillerinden düşürmedikleri namusları temizlenecek.
Ama Allah şahidim...
...ben söz verdim amca.
Reyyan'a söz verdim.
Elimi bile sürmeyeceğim ben ona.
Her şey eskisi gibi olacak.
Ne?
Öyle işte amca.
Sen-
O kadar severken...
...razı oldun, ha?
Elini sürmeyeceksin.
Yanında olacak...
...dokunmayacağım mı diyorsun?
Dokunmayacağım amca.
Söz verdim.
Bu şartla razı oldu.
Bu şartla kabul etti.
Ben de razı oldum.
Ah, amcam.
Azat'ım benim.
Amca?
Durdurmayacaksın, değil mi?
Durdurmayacağım amcam.
Ben kızımı senden daha iyi birine emanet edemem yavrum.
Çocuğum elimden kayıp gidiyor.
Gönül buna dayanamaz, bunu sende biliyorsun Azize Hanım.
Durdurmayacak mısın Miranı?
Hiç mi için yanmıyor Gönül'ün haline?
Hiç mi üzülmüyorsun? Taş mı kalbin?
Daha dün sen benim kanımsın, canımsın diyordun.
Kapı dinlemek huyundan hiç vazgeçmiyorsun, Sultan.
Şimdi en önemli şey benim kapı dinlemem mi?
Ana kız ortalığı velveleye verdiniz.
Boşanacağım diye bas bas bağırdı torunun.
Bizim velveleye vermemiz mi kalmış?
Belki de boşanmaları daha münasiptir.
Ne diyorsun sen?
Miran, Gönül'e kocalık etmeyecek.
Gönül mutlu olabileceği bir evlilik yapabilir.
Yani diyorsun ki ben Miran'ı zapt edemedim, sözümü geçiremedim, pes edeyim. Öyle mi?
Peki Gönül'e verdiğin sözler ne olacak?
Benim kızım Miran'a aşık.
Hasta olacak kadar, yataklara düşecek kadar aşık.
Aşk nedir gelin? Aşk geçer.
Üç gün ağlar, unutur.
Aşk zayıflıktır.
Miran'ı da kızını da bu aşk belası mahvediyor.
Sakın bir daha böyle konuşma!
Miran ile Gönül asla boşanmayacak, bunu sen de biliyorsun.
Durduracaksın torununu!
Eğer Miran Gönül'ü bırakırsa, boşarsa beni tutamazsın.
Allah canımı alsın Miran'a gidip her şeyi anlatırım.
Uydurduğun masalın esas kötüsünün sen ile oğlun olduğunu anlatırım.
Hazar Bey'in anasını da babasını da öldürmediğini anlatırım!
Bunca sene sustum.
Benim kızım kaybederse sen de kaybedersin.
Her şeyini kaybedersin.
Durduracaksın torununu, vazgeçecek Miran.
Seni durduramam.
He mi Sultan?
Bir sözümle yerine mıhlarım seni.
Değil Miran'a anlatmak...
...kıpırdayacak mecalin bile kalmaz dizlerinde.
Dün geceden beridir ne tek bir kelime ettin...
...ne de kıpırdadın.
Aga?
Korkutuyorsun beni.
Evde herkes perişan.
Sen burada perişan.
Bu kadar kahır iyi değil, aga. Sana bir şey olacak diye korkuyorum.
Bana olan oldu, Fırat.
Ben sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim kardeşim.
Yaren?
Gelin'in kayın validesi kıymetli anan gelmiyor mu?
Ben ne bileyim?
Cesaretin varsa gidip kendin sorsana, Hanife.
Görende seni gelin oluyor sanır.
Bir bindallı giymediğin kalmış ha?
Neyse. Alıştırma yapmış olursun.
Benim düğünüme çok var.
Yolu temizledikten sonra benim düğünüm.
Siz de hoş geldiniz.
Sağ olasın,ağam.
Sen bakınca ne görüyorsun bilmiyorum ama...
...ben çocukluk hayalimin gerçekleşmesini izliyorum.
Sen de bu evliliğe olur verip beni ihya ettin ya...
...Allah senden razı olsun dede.
Nasıl oğlum? Beğendin mi kına organizasyonunu?
Al işte istediğin oluyor. Anana babana rağmen oluyor.
Benim kararım baştan nettir babam.
Ben daha ne yapayım?
Daha düne kadar ne edersen et arkandayım diyordun...
...bugün beni ezip geçtin diyorsun.
Ben kimseyi ezmedim babam, benim içim rahattır.
Baba görüyorsun değil mi evladımın halini?
Hani bu düğün olmayacaktı, oluyor işte.
Sen babanı, Nasuh Ağa'yı tanımamışsın daha.
Ben olmayacak diyorsam olmayacak.
Ya baba nasıl olmayacak?
İnsanlar burada, aha işte hazırlık orada.
Cihan, ben bir karar verdiysem...
...yerine getiririm.
Az sabret.
Reyyan yarın sabah bu evde uyanmayacak.
Hiçbir zaman uyanmayacak.
Gel bakalım, gel.
Gel şöyle dedene.
Biraz konuşalım, ha?
Abla?
Benimle bir gelsene.
Ya ablacığım gitmek lazım şimdi, misafirler bekliyor.
Abla, lütfen!
Anne, geliyorum şimdi.
Gül ne balonu şimdi? İçeride herkes beni bekliyor.
Ama sadece kına zamanlarında geliyor baloncu.
Balon almak için sürekli kına yapamayız değil mi ablacığım?
Nereden bulacağız biz baloncuyu?
İyi, tamam. Ama hemen geri döneceğiz, tamam mı?
Sen gel, döneriz biz hemen. Çabuk hadi!
Bu ne şimdi?
Gül ne karıştırıyorsun sen yine?
O sana söyler.
Kim ne söyleyecek bana?
Bindallı giymişsin.
Beni vazgeçirmeye geldiysen boşa.
Benim için kına yakmıştın.
Bu ele başkası için kına yakamazsın.
Ya sen kimsin? Sen kimsin ki ben senin için kına yakayacağım bir daha?
Çekil git!
Ben buradan gidersem tek başıma gitmem.
Ya ne diyorsun?
Hani hep seni kaçıracağım zannediyordun ya...
Ne saçmalıyorsun dur!
İşte şimdi kaçırıyorum seni!
Anamı babamı bırakıp seninle geleceğimi mi sanıyorsun sen?
Ben zaman gelir misin diye sormadım Reyyan...
...geleceksin diyorum.
Kimse seni benden alamaz.
Sen delirmişsin!
Yetişin!
Bağıracak mısın?
Ha? Bağır?
Topla herkesi, kan çıkar Reyyan. Kan!
Ya o Azat abin beni vurur...
...ya da ben onu vururum.
Melike?
Neredeler bunlar? Aşağı indiler, bir daha da dönmediler.
Ablam ben şunları bir dağıtayım, aşağı iner bakarım.
Son kez söylüyorum sana.
Birazdan elimi çekeceğim.
Eğer bağırırsan...
...baban çıkar.
Beni vurur...
...katil olur.
Ona kalmazsa Azat çıkar, beni vurur...
...ya da ben onu vururum.
Ben gemileri yaktım.
Anladın mı?
Aklını kaçırmışsın sen! Çekil git şimdi!
Reyyan?
Yeter! Geliyor musun gelmiyor musun?
Gelmiyorum!
Miran? Miran ne yapıyorsun? Miran indir beni!
Miran indir dedim sana!
Miran?
Yetişin!
Nerede bunlar ya?
Yetişin!
Miran, Allah aşkına bırak!
Miran indir diyorum beni!
Ya imdat!
Miran delirdin mi sen?
Miran ne yapıyorsun deli misin sen?
Delirdim.
Bırak beni dedim! Bırak!
İndir beni dedim sana!
Ok yaydan çıktı Reyyan!
Gidiyoruz!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.