All language subtitles for [Turkish] Hercai 3. Bölüm [DownSub.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Allah şahidim olsun ki bana ettiğin kötülüğü ömür boyu unutmayacağım.

Sakın arkanı dönme.

Sakın!

Sana da unutturmayacağım!

Sakın arkanı dönme.

Bitti artık. Aldın intikamını bitti.

Sana da unutturmayacağım!

Miran!

[Ne kadar uzağa gidersen git...]

[...gelip bulacağım seni.]

[Ne zaman düşecek olsan...]

[...tutacağım seni.]

[İşte böyle, sımsıkı.]

[Asla düşmene izin vermeyeceğim.]

[Tutamazsan...]

[...ya düşersem?]

Sakın!

Bitti.

Bitti.

Miran!

Miran.

Artık bitti.

Artık bitti Miran Aslanbey.

Aldın intikamını.

İntikamını aldın.

Nasıl bırakıp gelmez?

Keşke beni burada sağ bırakıp gitmeseydin Miran.

Gitti mi?

Gitti.

Doktor hanım, iyi haber ver bize kurban olayım. Çiçeğiniz solmadı de.

Çok şanslısınız. Ölmedi yaşıyor.

Allah razı olsun, Allah'ım yaşıyor, Hazar Bey yaşıyor yavrum.

Şükürler olsun.

Çok şanslısınız ki kurşun büyük damarlara zarar vermemiş.

Ne zaman görebiliriz doktor hanım?

Bir şey var.

Bir şey var Hazar Bey.

Bir şey var değil mi?

Yaşıyor dedin doktor hanım.

Kurşunu beyinden çıkarmaya kalksaydık oraya daha büyük zarar verecekti.

Bu yüzden kurşunu orada bırakmak zorunda kaldık.

Yani kurşun içeride mi?

Evet.

Bu nasıl iştir yarabbi?

Bu nasıl iştir ya?

Gül'üm ölecek mi?

Kızım kalkmayacak mı oradan?

Bakın Gül'ün durumu kritik.

Ancak onu uyandırdıktan sonra daha net bir şeyler söyleyebilirim.

Bir hasar kalacak mı bilmiyoruz.

Ama her şeye hazırlıklı olmak gerek.

O zaman başka yere götürürüz.

Başka yerde baktırırız!

Şifasını da başka yerde ararız!

Baba.

Sakin ol.

Beyefendi hastamızı şu an hastaneden çıkarmak ölüme davetiye çıkarmak demek.

Kıpırdatılmaması lazım buna izin vermem mümkün değil.

Doktor hanım.

Yaşayabilir mi?

Yani...

...böyle içeride kalsa kurşun...

...yaşar mı?

Mümkün tabi.

Dediğim gibi bekleyeceğiz, göreceğiz.

Oy ben öleyim, ben öleyim annem.

Benim ömrümden al, yavruma ver Allah'ım.

Sizlerin burada durmasının da hastaya bir faydası yok. Zaten yoğun bakımda, göstermiyoruz.

Bir durum gelişirse sizleri haberdar edeceğiz. Geçmiş olsun.

Sağ ol doktor hanım.

Ben kızımı bu soğuk duvarların arasında bırakıp şuradan şuraya adım atmam.

Hazar Bey, atmam.

Gel, gözünü açana kadar buradayız biz hiç merak etme, gel.

Gel otur. Uyanacak yavrum, uyanacak kızımız. Hiç merak etme sen.

Miran'ım.

Aslanım! Aslanbey oğlum!

Aldın mı intikamımızı?

He de bana, aldın mı intikamımızı?

Yandı mı Şadoğulları'nın yüreği?

İntikamımız alındı babaanne.

Yaktıkları gibi yanacaklar.

Ne anamın ne babamın ahını bırakmadım.

Çok şükür Allah'ım çok şükür.

Bugünleri görmeden ölmeme izin vermedin çok şükür.

Alnımızın kara yazısını sen sildin oğul.

Varsın bundan sonrasını Şadoğulları düşünsün.

Senin suratının hali ne öyle?

He?

Yoksa o Şadoğulları bir şey mi etti?

Otele de gitmemişsiniz.

Bilmediğim bir şey mi oldu?

Yok bir şey babaanne.

Otele gidemedik çünkü...

...araç yolda küçük bir arıza yaptı.

Biz de yakınlardaki bir kulübede kaldık.

İyi olmuş.

Şadoğulları'nın kızına çok bile.

Babaanne siz Kars'a dönün, ben arkadan geleceğim.

Helalleşmek isterim.

Hakkındır.

Sen kal ananla babanla. Sonra Fırat ile çıkıp gelirsin.

Siz gittiğinizden beri hep aynı masalı dinliyorum.

Halbuki sen farklı masallar anlatırdın anam.

Seni çok özledim be.

Mis gibi kokardın sen.

Sıcak süt gibi.

Kokunu özledim be annem.

Bana söylediğin ninnileri özledim.

Seni benden çalanlardan intikamımı aldım.

Söylemeye utanıyorum.

Dilim varmıyor.

Kalbim soğumadı be annem.

Bir yarısı hala sıcak.

Neden?

Neden?

Tam şurası.

Yanıyor.

Cayır cayır yanıyor.

Sanki sen geçmişsin gibi.

Benden bir şey eksilmiş gibi.

Yarım kalmışım gibi.

[Sana dün gece söyledim.]

[Orada olan orada kalacak.]

[Sakın peşimden gelme. Sen o gün burada kaldın. Anladın mı?]

(Telefon çalıyor.)

Kim? Miran mı?

Babaannem mi? Kim?

Babaannen.

Buyur ana biz de yolunu gözlüyorduk.

Bitti çok şükür.

Öcümüzü aldık.

Allah'ım sana şükürler olsun, bugünleri de gösterdin.

Şükür yavrum, şükür yavrum.

Hadi sen de kızını al, eğlenmeden yola çıkın. Kars'a dönüyoruz.

Miran'ı sorsana anne, Miran'ı.

Neredeymiş? Ne zaman dönecekmiş?

Tamam ana biz zaten hazır bekliyorduk da...

...seninle Miran'ı beklemeyelim de öylece mi gidelim anlamadım.

Yok ben yoldayım zaten.

Miran da anasıyla babasıyla helalleşip yola çıkacak.

Yolda bir yerde buluşuruz. Hadi çıkın yavrum.

Tamam ana selametle, tamam.

Bitti.

İntikamımızı aldık.

Artık ne Reyyan var ne Şadoğlu.

Sadece biz varız.

Önümdeki tek engel de Azize karısı.

Cihan.

He baba?

Hadi oğlum toparlanın gidiyoruz.

Hazar.

He baba?

Oğlum bir şey olursa bizi haberdar et oldu mu?

Ederim, ederim.

Zehra.

Abim.

Ne Cihan?

Yaptırayım mı?

Yok gerek yok.

Vallahi bak.

Ya gerek yok, hadi gidin siz.

Peki.

Kızım nerede?

Miran'ı ara ne olursun.

Kardeşinden haberi olsun Reyyan'ımın ne olursun.

Zehra tamam.

Ne dedi doktor?

Bitti mi ameliyat? İyi mi gül?

Bitti.

O düğüne neden silahla geldin? Bir bir diyeceksin bana.

Baba.

Daha fazla üstüne gitmeyelim. O da çok üzgündür. Sonra konuşuruz.

Kolay değil baba. Kardeşine yapılan kanına dokundu. O da dellenip hesap sormaya geldi Miran'a.

Gelin, zamanı değil diye susarım ama inandım sanma.

Bana bir bir anlatacaksın olanları.

De haydi düşün önüme.

Ben kalacağım.

Kendi başına işlere kalkıştın.

Bak ne oldu şimdi?

Bir gün daha bekleseydin her şey hallolacaktı zaten.

Ne diyorsun kızım sen?

Bırak!

Ben gidiyorum.

Reyyan dönüp geldiğinde anlarsın ne dediğimi.

Miran.

Hadi gidelim kardeşim.

İstersen önce otele gidelim.

Sen güzel bir uyu dinlen tamam mı? Sen iyi değilsin kardeşim.

Gerek yok.

Tamam kardeşim.

O zaman tek araba gideriz. Ben kullanırım. Sen de arkada biraz kestirirsin. Kendine gelirsin tamam mı?

Sen gelmiyorsun Fırat.

Ben tek döneceğim Kars'a.

Sen başka bir yere gidiyorsun.

Nereye?

Kulübeye.

Git bak.

Kızı orada bıraktım.

Kulübe ıssızda biraz.

Kardeşim.

Madem merak ediyorsun niye bıraktın?

Kendin niye gidip bakmıyorsun?

Fırat!

Uzatma.

Ne diyorsam onu yap. Git bak.

Tamam.

Madem istiyorsun bakarım.

Görünme ama he. Gizlice bir bak kontrol et.

Tamam anladım.

Nerede bu kulübe?

Bizim Midyat kavşağı var ya.

Oraya gelmeden bir tane arazi göreceksin.

Neredeyim ben?

Sen kimsin?

Nereye götürüyorsunuz beni?

Aç kapıyı aç, ineceğim.

Kapıyı açın.

Siz mi kurtardınız beni yangından?

He?

Niye kurtardınız?

Durdur!

Niye geldik buraya?

İn aşağı.

Olmaz.

İn!

Burada inemem ben, herkes tanır burada beni.

Yok şehir dışına çıkalım, ben orada bir yerde inerim, ne olursun.

Bırak beni! Bırak!

Bırak!

Gencecik kız.

Ya bu Reyyan ya.

Kınasını yaptık, düğününü yaptık ne oldu bu kıza?

Yanmak o kadar kolay mı sandın?

Etin tutuşup nefesini verince acın geçecek mi sandın?

Çığlıklar atarak öleceğim mi sandın?

Ölmek o kadar kolay mı?

Cehenneminiz daha yeni başlıyor.

Bir yanın bakalım hele.

Ciğerin acısı neymiş, bir görün hele.

Bir görün hele.

Kimsin sen?

Dur, aç kapıyı ne olur, ne olur.

Açın kapıyı açın!

Aç, bırakma beni ne olur!

Korkma kızım, korkma.

Gel benimle hadi.

Beyim yüzüğünü unuttun.

Ne yüzüğü?

Evlilik yüzüğünü.

Karın kızar sonra, çıkarma parmağından.

Sağ ol.

Sakın ha kalbin titremesin aslanım.

Adalet bu.

Bu yüzüğü hep göğsünde taşı. Ananın kanı etine değdikçe hatırla.

Hatırla ki...

...orada başka hevese yer olmasın.

Korkma kızım, gir içeri.

Buyur hadi.

Geç otur şöyle.

İç kızım iyi gelir.

Ezelde kader defterine yazılan üç şey vardır kızım.

Doğacağın...

...kiminle evleneceğin...

...ne zaman öleceğin.

Allah'ın şaşmaz adaletini bekleyeceksin kızım.

Bir mazlum...

...haksızlığa, zulme uğradığında...

...yerde yaprak kımıldamaz da...

...gök kubbe birbirine girer.

Bir masumun...

...kalbinin ettiği ah ile...

...Allah arasında hiçbir engel yoktur.

Hiç gücüm yok.

Çok yoruldum amca.

Burada kal kızım.

Biraz dinlen.

Güç topla. Azıcık uyu.

He?

Bu halde sokağa çıkma, arkandan konuşurlar.

Korkma.

Benden sana hiçbir zarar gelmez kızım.

Kim yakmış burayı?

Vallahi kimse bilmiyor. Bu kara kışta nasıl yandı belli değil.

Kimse var mıymış içeride?

Onu da bilmiyoruz.

Kimi varmış diyor, kimi yokmuş diyor.

Daha tam soğumadı ya.

Enkaz kalkmadan giremezler.

Varsa da Allah rahmet eylesin, buradan sağ çıkan olmaz.

Allah'ım ben ne yapacağım?

Allah'ım ben ne yapacağım? Ben ne diyeceğim Miran'a?

Emin olsam.

Hoş geldiniz sefalar getirdiniz hanımım.

Hoş gördük Esma abla.

Hoş geldin gelin kızım.

Gelinim.

Torunum.

Bu gece senin gecen.

Bu kadar zaman bekledin, mükafatını alacaksın.

De git hazırlan.

Sağ olasın babaanne.

Uğurlu kaderin olsun evladım.

Hayırlar dağıtıldı mı?

Dağıtıldı hanımım, kurbanları kesmek için de sizi bekledik.

İyi, iyi.

Reyyan.

Seni asla bırakmayacağım.

Uzağa gitmene de izin vermeyeceğim.

Ve seni her zaman seveceğim.

Baba!

[Hem senin yanında hiçbir şeyden korkmam ki ben.]

[Kimse zarar veremez bana.]

Yok.

Yok.

İntikamımı aldım ben.

Anama kimse acımadı.

Bana kimse acımadı.

Acımak yok.

Pişmanlık yok!

Kendine gel Miran.

Kendine gel.

Şadoğulları'nın kızının hali neydi öyle? Hem de sırtında gelinlik.

Ailesini utandırdı herhalde. Yoksa tazecik gelini sokağa atar mı kocası?

Yapmış ki bir şey atmışlar.

Nerede bu Reyyan?

Sabahında kapı önüne konacaktı.

Yoksa kaçtı mı?

Yaren!

Yaren!

Yaren!

Girin içeri siz! Gir dedim!

Yaren!

Abi ne oldu? Bir şey mi oldu?

Onu da sen vereceksin şimdi.

Ne demek bu düğünü durdurabilirdim? Ne demek bir gün daha bekleseydin her şey hallolacaktı?

Konuş!

Nefes alamıyorum abi.

Konuş.

Konuş yoksa dedemin önüne atarım seni, bana söylediklerini ona söylerim. Ona verirsin hesabını.

Abi vallahi ben bir şey bilmiyorum.

Ben onu öylesine söyledim, yemin ederim. Hani gelin kız el öpmeye gelir ya sonra?

Kızım ben senin ciğerini biliyorum.

Bana yalan söyleme konuş.

Abi vallahi ben bir şey bilmiyorum.

Bilmiyorsun öyle mi?

Reyyan gelinliğiyle sokağa atılmış ama sen bir şey bilmiyorsun öyle mi?

İyi.

Dedemi arayayım.

Bana anlattıklarını söyleyeyim, ona ver hesabını.

Eh! Yeter be!

Biliyordum tamam mı?

Gönül ile sultan karısı konuşurken duydum her şeyi.

Sabahına kapı önüne konulacağını da biliyordum.

Tamam mı? Her şeyi biliyordum işte!

Nasıl yaptın lan?

Nasıl yaptın?

Siz kardeş gibi büyüdünüz.

Amcanın kızı o senin, nasıl yaptın?

Ne yapmışım ya? Ne yapmışım?

Ben mi attım kapının önüne?

Ben mi verdim Reyyan'ı Miran'a?

Ben sadece duydum.

Onu da kendime sakladım.

Yaren sen ne yaptın?

Allah senin boyunu devirmesin e mi?

Kız sen canına mı susadın? Bizi hiç mi düşünmedin sen?

Hiç mi arlanman utanman yok senin kız ? Hiç mi korkmadın?

Bu deden senin bile bile alnımıza kara çaldığını duysa...

...ne yapar? Sağ koyar mı seni he?

Bizi burada tutar mı artık?

Ah be!

Ah iki kardeş bir olup büktünüz belimizi.

Ne yüzümüzü yerden kaldırabildik ne yönendik.

Evlatlarım olmasanız...

...iğreneceğim!

Allah'ım tut dilimi! Allah'ım tut bu dilimi!

Sen var ya sen...

...sen öyle bir şey ettin ki...

...sen öyle bir iş getirdin ki başımıza...

...aha da bundan sonra onmaz durulmaz burası!

Niye bana demedin?

Niye daha evvelce demedin he? Niye demedin? Niye demedin?

Ben onu seviyordum.

Beni alacaktı.

Bak hala konuşuyor ya, hala konuşuyor ya.

Asıl sen kendine bak!

Sustun da ne oldu? Suçlusu ben miyim?

Eğer birazcık cesaretin olsaydı böyle mi olurdu her şey?

Çoktan karın olurdu Reyyan.

Sırtında senin gelinliğinle gitti bu evden anne.

Benim içim yanarken sen benim değil...

...onun yanında oldun.

Gelip bana sordun mu anne he?

Sordun mu nasılım diye?

Kınaya ineceksin Yaren, şunu giy Yaren.

Düğüne geleceksin Yaren, somurtma Yaren, kes sesini Yaren.

Ben de insanım tamam mı?

Ben de insanım.

Hem ben demedim ki gel beni al diye.

Siz dediniz, siz yaptınız.

Ben sadece sevdim.

Karşılık olarak Reyyan'ın hayatını mı sereyim dedin sen de?

Yeter! Yeter tamam! Sus! İkiniz de susun.

Bunu kimseye söylemeyeceğiz.

Bu üçümüzün arasında kalacak. Anlaşıldı mı?

Reyyan ne olacak?

Reyyan benim kızım değil, onu da annesi düşünsün.

Benim derdim sizsiniz!

Yaren senin kızın, sen onu koruyacaksın.

Reyyan'ın günahı ne?

Dedem öğrense Reyyan'ı öldürür!

Ya söyle Reyyan'ın günahı ne?

Tamam oğlum!

Sen seç o zaman. Kardeşini mi atayım ortaya he?

Deden bile bile bunun yaptıklarını duysa ne eder?

Anayım ben.

Oğlum sakın.

Azat dur sakın duyurma oğlum. Azat!

Azat!

Reyyan geri dönüyor.

Yaren...

...bunu bile bile ses etmemiş e mi?

Seyir eyle sen cümbüşü.

Azat dur, oğlum!

Dur!

Azat!

Nedir bu bağrış çağrış? Ne oluyor?

Bir şey yok dede.

Nedir senin bu celalin? De bakayım, anlat bana.

Son zamanlarda her şey üst üste geldi, biraz fazla oldu...

Üst üste gelen ne lan?

Ne olduysa senin yaptığın yüzünden oldu.

Ne demeye düğüne silahla geliyorsun?

Kapıda kurşun sıkmak ne demek oluyor?

Anlat bakayım bana. Açıklayacaksın bunu!

Ya dede hiçbir şey senin bildiğin gibi değildir.

Neymiş lan benim bilmediğim?

Bu evde benden habersiz kuş uçmuyor kuş!

Dede.

Abime kızma.

O ne yaptıysa benim için yaptı.

Ben Miran'ı çok sevdim.

Ve hala da seviyorum.

Kız ne biçim konuşuyorsun dedenin önünde?

Ne yapayım anne?

Abim beni korumaya çalışıyor ya.

Dedem de bilsin.

Dede.

Abimin haberi vardı.

Üzüldüğümü de görüyordu.

Düğün günü telefonla konuştuk.

Kardeşine yapılan kanına dokunmuş.

Basıp geldi.

He kapının önünde Miran ile tartışmışlar.

Kanına dokunacak şeyler söylemiş.

Değil mi oğlum?

Azat!

Azat!

Ulan bu evde ayaklar baş, başlar ayak olmuş be!

De hadi be yıkılın gözümün önünden!

Kuzum.

Gül'üm.

Annem bak biz buradayız.

Buradayız babam, sakın korkmayasın.

İyi olacaksın.

Ayağa kalkacaksın.

Birlikte gezmelere gideceğiz.

Ablana götüreceğim seni.

Sana prenses elbiseleri alacağım Gül'üm.

Annem.

Hazar Bey.

Reyyan da burada olsaydı, güç olurdu.

Yavrum bilirdi ki herkes burada.

Girmeden önce aradıydım.

Telefonları kapalı, Sultan Hanım'ın bile kapalı.

Bir şeyler mi oldu yoksa?

Ne?

Öyle içimde bir his var. Korkuyorum.

Ne olacak? Sen içini ferah tut. Yoktur bir şey ya.

Allah'ım sen büyüksün. Bunu aratacak dert verme ya Rabbi.

Ne olur?

Annem.

İyi olacaksın.

Bunca zaman bekledin.

O gün geldi Gönül Aslanbey'im.

O gün geldi.

Miran Bey'im hoş gelmişsin.

Vallahi gözlerimiz yollarda kalmıştır.

Ama ben dedim benim yemeklerimi özlemiştir, duramaz oralarda kopar gelir dedim. Demedim mi Esma abla?

Kolay gelsin.

Hoş geldin aslanım.

Hoş bulduk babaannem.

Yoldan geldin açsındır, sana yemek...

Yok.

Aç değilim.

Biraz dinleneceğim.

Dinlen tabi hakkındır.

Esma abla.

Kız ne dinlenmesi? Gönül odada bekliyor ya.

Keriman yürü, yürü.

Hoş geldin Miran.

Hayırdır Gönül, senin ne işin var benim odamda?

Bu üstünün hali ne?

Seni bekliyordum.

Ya Gönül Allah aşkına, hadi odana git.

Bak valla seninle uğraşacak halim yok.

Miran!

İntikam diyordun, işte bitti.

İntikamını aldın, bize engel olacak ne kaldı ki geride?

Artık bu evliliği gerçek yap Miran.

Sözünü tut.

Ben sana hiçbir şey için söz vermedim Gönül.

Verdin!

Bu evliliğe imza atarak bana söz verdin sen!

Yetti artık Miran! Biz evliyiz.

Biz seninle karı kocayız.

Daha ne kadar kaçacaksın benden?

Benim kimseden kaçtığım falan yok.

Tamam mı?

Anla artık.

Ben seni sevmiyorum.

Sana aşık değilim.

Anla.

Miran.

Gönül, kendini daha fazla küçük düşürme.

Miran.

Daha yeni geldin, nereye gidiyorsun?

Çıkacağım, biraz dolaşıp açılırım.

Neden odanda dinlenmiyorsun?

Babaanne.

Ben seni verdiği sözleri tutan biri ol diye büyüttüm.

Bugün değilse yarın.

Senin bir karın var unutma.

Bunca zaman seni bekledi.

Yeter artık babaanne.

Ben sana tek bir şey için söz verdim.

Onu da yaptım.

Miran!

Sen benim sözümü dinlemiyorsan...

...ben dinletmeyi bilirim.

Oğlum niye aramıyorsun kaç saattir? He?

Telefonumu da açmıyorsun. Gittin mi kulübeye? Anlat.

Miran.

Konuşsana, he!

Miran ben buraya geldim ama seni arayamadım.

Nasıl desem?

Ne oluyor oğlum?

Kulübe yanmış.

Kül olmuş.

Enkaz var sadece burada.

Reyyan.

Aga.

Bilmiyorum da...

...buradan kimse sağ çıkamaz.

Alo.

Alo.

Yok.

Yok.

Reyyan ölmüş olamaz.

Ölseydi bilirdim.

Miran.

Geliyorum ben oraya.

Reyyan.

Babaanne!

Miran gitti.

Beni sevmediğini söyledi ve gitti.

Bana bir söz verdin sen.

Gönül!

Tut sözünü Azize Aslanbey! İşte öcünü aldın!

Şimdi sözünü tutacaksın!

Bu evlilik gerçek olacak yoksa ben öleceğim.

Anladın mı? Öleceğim ben!

Silahını ver bana.

Silahını ver!

Al!

Al vur kendini! Madem o kadar meraklısın, vur!

Kadın olacaksın.

Kocanı odaya sokacaksın.

Evlendiğim gece kocamı o odaya soktum ben!

Sen gelip koynumdan çaldın onu!

Senin yüzünden! Kalbin yumuşar dedin...

...ancak intikamı alırsan o odaya girersin dedin...

...ee intikamı aldık ne oldu?

Her şeyi hesap ettin!

Ama Miran'ın kalbini hesap edemedin değil mi?

Bizi sen yok ettin sen!

Seni kendi ellerimle boğarım.

Oğlumun emanetisin demem şuracıkta alırım canını!

Tamam.Allah aşkına dur!

Defol git gözüm görmesin seni!

Delirdin mi sen?

Kiminle konuştuğunun farkında mısın?

Senin karşında Keriman yok Azize Aslanbey o.

İster canını ister nikahını söker alır elinden.

Yetti artık!

Ah keşke o Azize'nin verdiği silahı alsaydım da sıksaydım kafama!

Kurtulurdum.

Ama nerede bende o yürek?

Ölmeyi bile beceremiyorum.

Ölmek mi?

Biri ölecek olsa ben ölürdüm.

Sen ne yaşadın ki öleceksin? Ne yaşadın sen?

Aç, gel, gel bak.

Ne yapıyorsun anne?

Bak.

İşte bu senin baban.

Bu da bende kalan son iz.

Bak.

Hep döverdi.

İçer içer sonra da gelip sızana kadar döverdi.

Neydi zoru? Neye kızardı? Bilmem.

Hata günah aramazdı, Azize'nin oğlu işte.

Sen yaşına yeni girmiştin.

Kardeşin karnımda.

Günü doldu dolacak.

Kardeşim.

Kardeşim mi vardı benim?

Hastane çantası yapıyordum ona.

Zıbınlarını, eldivenlerini ütülüyordum.

Baban geldi gece.

Onca dayağın ardından kızgın ütüyü basıverdi belime.

Sonrasını bilmiyorum.

Hastanede açtım gözümü.

Kardeşinin ölüsünü almışlar karnımdan.

Erkekmiş.

Ben niye kaçmadım bu konaktan biliyor musun?

Seni bana vermezlerdi.

Beni de bırakmazlardı.

Baban oğlumu öldürdü benim.

Aslanbeyler oğlumu öldürdü bana bir oğul borçlu onlar.

Sadece o Azize karısı beklemedi bunca sene.

Ben de bekledim.

Şimdi sen bana diyorsun ki, bırak öleyim.

Diyorsun ki Miran istemiyor.

Benden vazgeçti.

O zaman öl Gönül.

Bana oğlumu vermeyeceksen öl.

Ama önce beni öldür, sonra öl.

Anne dur.

Anne sana söz veriyorum.

Bir daha asla ağlamayacağım.

Asla pes etmeyeceğim.

Çünkü ben bu gece Sultan Aslanbey'in kızı oldum.

Yok.

Yok.

Ölmüş olamazsın Reyyan.

Allah'ım!

Lütfen.

Lütfen ölmüş olmasın.

Ben anamın babamın acılarını yaşadım.

Allah'ım lütfen bir daha bana böyle bir acı yaşatma.

Nerede lan Miran he? Fırat nerede?

Kim abi kim?

Oğlum bak konuş elimde kalırsın.

Abi valla biliyorum abi, bilmiyorum abi.

Ulan bana hikaye anlatma, hikaye anlatma gömerim seni buraya he!

Abi ben ekmeğimin peşinde koşan gariban bir adamım abi. Bilmiyorum abi.

Patronlarım bana söylemez ki nereye gittiklerini.

Oğlum bak ya şu an konuşursun ya da yemin ediyorum seni öldürürüm he!

Konuş!

Abi sabah beraber toplanıp arabaya binip gittiler abi. Nereye gittiklerini söylemediler abi. Bilmiyorum abi, yeminle bilmiyorum.

Buyur kızım, iç.

Yok ben içemem, içim almıyor.

Şifadır kızım, iki kaşık.

Kızım.

Senin evine dönmen lazım.

Siz ne diyorsunuz?

Ben nasıl döneyim eve? Dedem beni öldürür.

E rüyanı anlattın ya bana.

Ananın babanın yanına dön.

Allah'ın izniyle kurtulacaksın.

Kurtulmak he?

Ben mahvoldum.

Bana çok kötü şeyler etti kocam.

Yani o adam.

Ben nasıl döneyim?

He? Ne diyeyim?

Doğruyu, sadece doğruyu de gerisini Allah'a bırak.

O sana kötülük yapana gelince...

...onun da cezası göklerde kesilecek.

Sen Rabbine sırtını daya, yeter.

Ölse bile.

Bana ettiği kötülüğün cezasını çekmiş olmaz o.

Bazen...

...ölmekten beter şeyler vardır kızım.

Araf'ta kalmak gibi.

Arafat'ı aramak gibi.

Arafat mı?

Bak dinle kızım. Sana...

...Adem Peygamber'in meselini anlatayım.

Hz. Adem...

...hem ilk peygamberdi hem de yaratılan ilk insan.

İnsanın tüm ilk hallerini o yaşadı.

Aşk ilk onun gönlüne düştü.

Kendi parçasından yaratılan kadına aşık oldu.

Havva anamıza.

[Öyle bir aşktı ki bu...]

[ Havva onun cenneti, Havva en yakın arkadaşı...]

[...eşi, canının yarısı...]

[...her şeyi.]

[Yürekleri gibi...]

[...evleri de cennetti.]

[Ta ki Allah'ın yasak kıldığına el uzatıp...]

[...o günahı işleyene kadar.]

[Eee, peygamber de olsan insansın.]

[Günah işlemek kulluğun fıtratında var.]

[İşte...]

[...bu hataları yüzünden cennetten sürüldüler.]

[Hz. Adem ve Hz. Havva.]

[Bu öyle ağır bir imtihandı ki düşün...]

[...koca dünyada iki insan...]

[...biri bir uca...]

[...diğeri başka bir uca sürülmüş.]

[Lakin birbirlerini bulmalıydılar.]

[Ve yeryüzündeki yürüyüşleri başladı.]

[Dünyadaki en büyük cezaydı bu.]

[Aşığın, maşuğundan ayrı kalması.]

[Sevgiliyi aramak.]

[Kırk yıl sürecek uzun bir yürüyüş.]

[Bitmeyen bir arayıştı onlarınki.]

[Sevgiliye doğru.]

[Arafat'a doğru.]

[Ve buldular sonunda, buluştular.]

[İşte orası da...]

[...Arafat'tı.]

[Elbet peygamberin imtihanı pek ağırdı.]

[Peki ya bizim gibi aciz kulları kaç yıl arardı sevgiliyi?]

[Kim bilir bu ceza nerede son bulurdu?]

[Bizim gibilerin Arafat'ı neresiydi?]

Allah'a ısmarladık.

Güle güle.

Şey, bir dakika!

Bu senin.

Bunu bana mı veriyorsun?

Hayır.

Emanet ediyorum.

Onu sana...

...seni de Allah'a.

Derler ki...

...eğer birini Allah'a emanet edersen onu görmeden ölmezmişsin.

Olamaz.

Ölmüş olamaz.

Çünkü sen beni Allah'a emanet ettin.

Bir kez daha görmeden ölemezsin.

Miran nereye?

Reyyan'ı bulmaya.

Reyyan.

Reyyan.

Reyyan.

Reyyan iyi misin?

Reyyan bu şekilde eve girme, bak dedem seni öldürür. Ne olur gidelim.

Bırak.

Reyyan ne olursun yürü.

Bırak!

Reyyan saçmalama, Reyyan yürü.

Abi! Reyyan!

Ne oldu sana?

Yaren sakın.

Yaren!

Anne! Dede!

Yaren sus! Reyyan yürü gidelim.

Reyyan'a bir şey olmuş koşun.

Tövbe bismillah Yaren'in sesi bu.

Ne oluyor?

Yaren sus!

Yaren sus!

Abi, Reyyan'a ne olmuş böyle?

Kızım sus.

Anne!

Nedir yine ya?

Reyyan mı? Ne Reyyan'ı ya?

Yaren sus.

Anne yetiş! Abi bırak!

Bırak!

Reyyan gir içeri, kimse seni görmesin böyle hadi.

Sus diyorum sana sus, bak sus.

Reyyan, Reyyan araba şurada duruyor bak ne olursun bırak kaçıp gidelim şuradan.

Reyyan.

Reyyan!

Ne bu halin senin? Nerede kocan?

Bilmiyorum.

Ne demek bilmiyorum? Sen kocanla birlikte değil miydin?

Gitti o.

Beni bırakıp gitti.

Gitti mi?

Ne demek gitti?

Ne kahpelik ettin de gitti kocan?

Bırak.

Ben bir şey yapmadım, benim bir günahım yok.

Annemle babam nerede?

Annenle baban yok!

Senin o uğursuz düğünün yüzünden kardeşin vuruldu!

Gül'üm.

Nasıl?

Nasıl?

Gül'üm.

Ne oldu Gül'üme he?

Ne oldu Gül? Ne zaman oldu? Gül öldü mü Gül?

Yok ölmedi hastanede.

Sen sus!

Gel buraya.

Dede!

Allah aşkına kardeşimi göreyim ne olur?

Kes sesini.

Sen kimsin ki Gül'ü göreceksin?

Ablasıyım ben onun.

Sen hiçbir yere gitmiyorsun.

Annenle baban kardeşinin canıyla uğraşıyor.

Hepsi senin yüzünden oldu. Hadi gir içeri!

Hayır.

Yürü! Hadi!

Hayır.

Hepsi senin yüzünden! Gir içeri.

Hayır, hayır.

Gir içeri! Yürü!

Gel buraya! Gel buraya!

Dede.

Geç şöyle uğursuz seni, geç!

Bak bu vakit oldu hala aramadı.

Yüreğim sıkışıyor Hazar Bey. Gözlerimi kapattığımda böyle gözlerimin önüne Reyyan geliyor ateşler içinde.

Yok yapma böyle telaş etme. Olmamıştır bir şey ya.

Böyle yapmazdı. Mutlaka bir yolunu bulur arardı. Bir haber uçururdu, telefon ederdi.

Sen şimdi Gül'e çok üzüldün, korktun ondan böyle hissediyorsun.

Olmamıştır bir şey, yüreğini ferah tut. Arayalım hele belki açılmıştır.

Amca.

Zehra.

Amca az gel, acildir.

Hele bir dur.

Dur.

Ben bir konuşayım.

Ne oluyor Azat?

Ben seni Reyyan'ı o adama verme dedim değil mi amca? Verme dedim, bak ne oldu şimdi?

Sen hala ne konuşuyorsun saygısız herif utanmadan? Ne demek ne oldu?

Reyyan evde, Miran ortalıkta yok, kızı atmış dışarı gelinliğiyle atmış. Anlıyor musun? Gitmemiz lazım hemen.

Oğlum ne diyorsun sen? Reyyan niye evde?

Ya dedem Reyyan'ı öldürecek, öldürecek.

Kaçırmaya çalıştım beceremedim, Allah aşkına yürü gitmemiz lazım hemen.

Hazar Bey.

Ne oluyor?

Ne?

Bir haber mi var?

Yok.

Babam.

Evde fenalaşmış da.

Ben gidip bir bakayım ona sonra geleyim. Sen tek başına kalır mısın çocuğun yanında?

Kalırım tamam da bana haber ver.

Veririm veririm merak etme.

Miran nerede lan? Miran nerede?

Telefonu ne çalıyor ne gören var.

Reyyan nasıl? Ne dedi?

Hali hal değil zaten aklı başından gitmiş.

Ya kızı gelinliğiyle dışarı atmış şerefsiz.

Bütün Midyat çalkalanıyor.

Allah'ım aklıma mukayyet ol.

Sen benim aklıma mukayyet ol.

Baba biz bittik.

Bunun kocası ortaya çıkmazsa bittik, mahvolduk.

Onca ortaklık, onca yatırım.

O kadar kredi aldık hepsi bizim adımıza.

Bu herif ortaya çıkmazsa biz kime, ne dert anlatacağız?

Bitirdin lan bizi! Bitirdin!

Hem soyadımızı hem işimizi bitirdin.

Ulan söyle bana! Ne kahpelik ettin de...

...kocan seni düğün günü sabahı bu gelinlikle sokağa attı he?

Ah!

Ben bir şey yapmadım.

Niye gitti bilmiyorum.

Onu bilmiyorsun da...

...ettiğin haltların neye mal olduğunu biliyor musun?

He?

Rezilliğinin, kahpeliğinin Şadoğlu ailesine neye mal olduğunu biliyor musun lan?

Bir kusurum yok benim. Bilmiyorum niye yaptı, bilmiyorum.

Dedem valla bilmiyorum ben hiçbir şey yapmadım.

Hiç kimseye bir şey yapmadım.

Ulan bir kelime daha söylersen gebertirim seni he!

Meşgule atıyor.

Meşgule atıyor ya sanki hal hatır sormaya arıyoruz.

Aga bak biz buraya gelmekle iyi etmedik.

Dönelim artık, bak bir gören eden olur.

Her şey sarpa sarar.

Reyyan'ı bulmadan hiçbir yere gitmiyorum.

Ya gerdek sabahı kapının önüne konmuş kız hiç evine döner mi?

O Nasuh nemrudu öldürür kızı.

Reyyan bunu biliyordur gelir mi hiç?

Reyyan'ın gidecek başka yeri yok.

Mesaj geldi.

Fırat Bey ne oluyor?

Reyyan niye burada? Ortalık birbirine girdi.

Kıza çok eziyet ediyorlar, ellerinde kalacak diye korkuyorum. Ne yaptınız siz?

Miran nereye? Miran geri dön. Miran!

Onun bir şey yapacağı belliydi zaten.

Kapa şu çeneni ya!

Hey Allah'ım.

Siz nerede çıktınız ya? Tam zamanında ha.

Miran.

Miran.

Bak hadi gidelim buradan, başımıza bir iş almadan gidelim buradan hadi.

Miran!

Bak! Bak da gör kızının rezilliğini.

Babam suçum yok.

Suçum yok babam. Allah şahidim adına laf getirmedim, hiçbir şey yapmadım babam. Valla yapmadım.

Kızım.

Anlat bana. Ne bu halin?

Kocan nerede?

Bilmiyorum baba, vallaha bilmiyorum.

Nerede o Miran iti?

Bulacağım o iti baba ben.

O iti bulacağım, kızıma yaptığının hesabını soracağım ben o ite.

Yapılan kızına yapılmadı Hazar!

Şadoğulları'na yapıldı.

Abi...

...herif ortada yok. Miran'ı bulamazsak...

...para pul ne varsa gider, batarız.

Ortada Şadoğlu madoğlu kalmaz. Köpekler güler halimize.

Ya sen ne işinden, ne parasından bahsediyorsun Cihan?

Kızımın halini görmüyor musun?

Bu kız bu namussuzluğu ödeyecek.

Bunun cezası bellidir.

Sen ne diyorsun baba?

Töremizi bilmez gibi niye şaşırırsın Hazar?

Namussuzluğun cezası ölümdür.

Baba.

Miran sakın.

Sakın aklından bile geçirme.

Oğlum bırakırsam öldürecekler.

[Ölüm cezası olmaz.]

[Hazar!]

Ne bekliyordun sen he?

Hepimiz bunu biliyorduk.

Zaten senin amacın bu değil miydi?

[Babam bir şey yap.]

Sen yaptın bunu.

[Sen ağzını bile açmayacaksın, senin hesabın kesildi.]

Ben yaptım.

Ben düzelteceğim.

Miran!

Miran!

Miran kardeşim benim.

Dinle, beni bir dinle.

[Kocası sokağa atmış düğün günü. Nerede olduğunu bile bilmiyor.]

Bak şimdi hareket edersek seni de beni de Reyyan'ı da burada öldürürler.

Sakin ol kardeşim.

Burası Şadoğlu konağı.

Sağ çıkarmazlar bizi buradan.

[Olmaz ya daha ne olduğunu bile bilmiyoruz olmaz.]

Biz bilmiyoruz!

Ama bütün Midyat biliyor!

Herkes bizi konuşuyor! Rezilliğimizi herkes duydu!

Bunun cezası bellidir dedim, cezası ölüm.

Başka çare düşünürüz.

Ne düşüneceğiz be?

Baba!

Evlendirelim gitsin tez elden.

Tamam işte.

Tamam, yengem doğru söyler.

Buluruz bir hal çaresini ya, hemen hüküm kesme kurban olayım.

Bir gününüz var.

Bir gün içinde...

...bu kız bu evden defolup gidecek.

Allah şahidimdir, ikinci gün kendi ellerimle gebertirim bunu.

Tez o Dudu kadına haber sal Handan.

Bunu verecek bir kapı bulsun.

Şerefim üzerine yemin ederim ki...

...şu kapıdan girip ilk isteyen adama vereceğim bunu.

Alsın götürsün.

Hadi dağılın hepiniz!

Al götür bunu odasına! Çıkmasın dışarıya!

Miran.

Hadi gidelim kardeşim bak duydun. Kızı öldürmeyecekler.

Evlendirecekler en azından.

Miran. Miran!

Gül nasıl?

Annem nasıl babam? Gül'e götür beni ne olur?

Annemi göreyim.

Miran.

Aga delirdin mi sen? Her yerde seni arıyorlar.

Öleceğiz burada.

Nasıl olsa bir gün öleceğiz be oğlum.

Bırak o gün bugün olsun. Sen neden bu kadar korkuyorsun?

Ben Reyyan'ı almadan hiçbir yere gitmiyorum.

Ya tamam.

Tamam aga.

Tamam alacağız ama böyle olmaz.

Şimdi olmaz.

Şimdi değilse ne zaman?

Miran!

Tamam aga.

Tamam.

Alacağım onu buradan.

Sana söz veriyorum bir yolunu bulacağım, alacağım onu buradan.

Tamam mı?

Bir yolunu bulacağım, alacağım.

Babam.

Tamam götürme beni.

Ama ne olursun bir annemi arayayım.

Bir Gül'ü sorayım..

Ne olur bu kadarını da çok görme.

Kızım.

Ne diyeceğiz anana?

Kardeşinin canıyla uğraşırken bir de bunu mu yüklensin kadın sırtına ya?

Demeyiz he?

Ben kendim aramış gibi yaparım.

Ne olursun.

Son bir seslerini duyayım.

Olmaz kızım.

Olmaz, anan anlar senin sesinden.

Zaten malum oldu kadına bütün gün içi sıkılıp durdu.

Analar bilir, çocukların sesinden bilir, olmaz.

Ben ne olacağım baba?

Son kez seslerini duymayayım mı?

Ben ne olacağım babam?

Ben senin başını önüne eğmedim.

Yemin ederim eğmedim.

Kızım de bana.

Bu adam sana ne dedi?

Ne diye attı sabahına seni sokağa?

Reyyan.

Şadoğlu'na sor dedi.

Tabi öyle diyecek.

Kızların kusurları babalarına sorulur elbet.

Ben senin kızınım.

Beni sen yetiştirdin.

Bugüne kadar ne başını öne eğdim...

...ne de arsızlık ettim.

Babamsın...

...ne desen boynum kıldan ince.

Ama bunu hak edecek de hiçbir şey yapmadım babam.

Doğru diyorsun.

Seni ben yetiştirdim.

Ben büyüttüm kızım.

Kalbim sana inanıyor kızım.

Ama...

...bir yanım telli duvaklı aldığı kızı...

...böyle sokağa atıyorsa...

...bana da diyecek laf kalmıyor be kızım.

Deden seni evlendirip...

...uzağa göndermek istiyor.

Etme.

Ben bu evden çıkarsam dedem bir daha beni almaz.

Ben sizi görmeden nasıl yaşarım?

Yaşarsın kızım.

En azından yaşarsın hayatta olduğunu biliriz. Geliriz biz senin yanına.

Ya ben seni ölümden alayım diye bu evliliğe razı geliyorum.

Hiç olmazsa kızım, evladım yaşasın istiyorum ya!

Ya bir yanda gül bir yanda sen!

Tanrım!

Ben kime ne ettim?

Ben kime ne ettim Allah'ım?

Evlatlarımın canıyla sınıyorsun sen beni ya.

Babam etme kendine böyle.

Bana da kıyma.

Ya yemin ederim ben bir şey etmedim.

Seni başka türlü nasıl alayım ölümden?

Nasıl alayım Reyyan?

Esma!

Buyur hanımım.

Herkesi topla buraya!

Herkesi!

Koş, koş, koş.

Ana.

Eşyaları toplamayı bırakın, valizleri hazırlayın.

Yarından tezi yok Midyat'a dönüyoruz.

Esma, şoförlerle korumalarla konuş.

Onlar da hazırlıklarını yapsınlar.

Baş üstüne hanımım.

Hadi.

Yürü, yürüyün.

Bu kadar çabuk mu?

Büyük hanım böyle buyurdu.

Toplayacağız valizleri.

Mecbur.

[Gesi bağlarında..]

[...dolanıyorum.]

[Yitirdim yarimi...]

[...aman aranıyorum.]

[Yitirdim yarimi...]

[...aman aranıyorum.]

[Sen hiç masal bilir misin Reyyan?]

[Ne masalı Miran, ne diyorsun?]

Bu masal burada sona erdi.

[Bir çift selamına...]

Seninle hikayemiz burada bitti Reyhan Şadoğlu.

[...güveniyorum.]

[Gel otur yanıma...]

[...hallarımı söyleyeyim.]

[Halımdan bilmiyor.]

[Ben o yari neyleyeyim?]

[Gesi bağlarında...]

[...üç top gülüm var.]

[Hey Allah'tan korkmaz.]

[Sana bana ölüm var.]

Kızım.

[Hey Allah'tan korkmaz.]

[Sana da bana ölüm var.]

[Ölüm varsa bu dünyada zulüm var.]

[Atma garip anam...]

[...beni dağlar ardına.]

[Kimseler yanmasın.]

[Anam yansın derdime.]

[Kimseler yanmasın.]

[Anam yansın derdime.]

Ellerimle sildim buraları.

Şimdi nasıl kalacak bu konak bensiz?

Şarkı türkü söyleyen olmayınca da...

...bu duvarlar çürüyüp gider be Esma abla.

Hadi yürü Keriman. Hadi kızım. Yürü. Hadi.

Sonunda Midyat'a dönüyoruz he?

[Bunca sene sırdaş olduk.]

[Çatın başımızı kolladı.]

[Ama sen de bildin.]

[Ben de bildim.]

[Burası bana gurbet.]

[Yirmi yedi sene sabrettin benimle beraber.]

[İşte gurbetlik bitti.]

Bekleyin Şadoğulları.

Bekleyin.

Aslanbeyler evlerine dönüyor.

A a!

Bu ne hal kız?

Çayı da demlememişler daha.

E hani kahvaltı?

Aç bırakacaklar bunlar bizi.

Ne çayı Hanife ya? Ne kahvaltısı?

Sen hiç mi üzülmüyorsun bu olup bitenlerden he?

Köy yanarken kahpe taranırmış tabi.

Üzülmez miyim kız? Üzülüyorum tabi.

Yazık ziyan oldu dağ gibi delikanlı oğlan.

Halbuki Yaren Hanım'ı kendine alaydı...

...böyle olurdu.

Hasbinallah!

O ne demekmiş Hanife he? Söyle sen bana. söyle bana.

Bununla konuşan katil olur, dur.

Siz bana çemkiriyorsunuz ama...

...oğlan Reyyan'a nasıl bakıyordu gördünüz.

O kadar severken insan kapıya nasıl bırakır?

Bir kusuru var ki ondan bırakır.

Senin içinde kötülükten başka bir şey yoktur.

Bilip etmeden uydurma.

Yukarıda Allah var Hanife, valla çarpılırsın he.

Abla bu daha ne kadar çarpılacak ki? Baksana her yeri çarpık bunun.

Sensin çarpık!

Ah!

Elim, ah!

Ya, Allah'ın yaktığı buna da benzemez Hanife.

Baba bak hele bir dinle benim aklım almıyor. Bu iş bu hale nasıl geldi?

Ben de onu derim Hazar!

Bu iş bu hale geldiyse Reyyan'ın kusurundandır.

Ya.

Baba! Baba!

Nikah memuru haysiyetsizi kaçmış.

Ortada ne nikah var ne de memur.

Her şey sahteymiş, anlayacağınız kandırıldık.

Sen ne diyorsun Cihan?

Ya ne diyorum abi işte, nikah sahteymiş, yok öyle bir nikah.

Ne?

Baba biz dolandırıldık.

Hem de çok büyük dolandırıldık.

Reyyan doğru söylüyor o zaman işte.

Bu adamlar başından beri plan kurup gelmişler üstümüze baba. Ortadadır.

Doğru söylüyor da...

...bize ne demeye bu kötülüğü yaptılar?

Bir dolandırmak olsa paramızı alıp giderlerdi.

Namusumuzu niye alsınlar? Bunu bize kim yapar?

İşte bunu bulacağız. Kim yapar? Niye?

Baba.

Yoksa...

...benim aklıma tek bir şey geliyor baba yoksa sakın...

Benim de.

Ama onlar gitti.

Gittiler. O köprünün altından çok su aktı oğlum.

Kaç yaz, kaç kış geçti?

Geçen yazlar, kışlar acıyı unutturur mu baba?

Yok, yok. Aklından çıkar onu.

Bunca zaman kimse beklemez.

Şimdiye kadar olacak olan olurdu.

Baba.

Nedir bu konuştuğunuz?

Yazdı, kıştı, kimden bahsediyorsunuz?

Yok bir şey.

Baba, Dudu kadından haber var.

Ne diyor?

Urfa'nın köylerinde varlıklı bir adam varmış.

Dudu kadın bir bir anlatmış her şeyi, yine de talip olmuş.

Bugün deseler bugün gelir imam nikahını kıyar, alır götürürüm kızı demiş.

İyi.

Haber et gelsinler, bugün bitsin bu iş.

Nasıl bugün mü?

Bu utançla bir dakika bile çok.

Hemen gelsinler.

Tamam baba hemen arıyoruum.

Cihan.

Buyur baba.

Sen de git avukatı bir gör.

Baksın bakalım, ne edebileceğiz?

Oğlun onu da düşündü baba.

Görüştüm avukatla.

Eliniz kolunuz bağlı, sözleşmeyi tek taraflı feshedemezsiniz diyor.

Eğer feshedersek çok yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda kalacakmışız.

Yani şimdi biz fesih yaparsak...

...her şeyimizi kayıp mı edeceğiz? Bunu mu demek istiyorsun?

Ulan zaten soyadımızı kaybettik.

Şimdi bir de servetimizi mi kaybedeceğiz?

Önce şu Reyyan'ı evlendirip soyadımızı bir kurtaralım.

İş kısmını ben hallederim.

Sen merak etme.

De haydi çıkın siz.

Bu kızı ben yetiştirdim baba.

Benim kızım yalan söylemez.

Bak bu işin içinde bir gariplik var. Sen de farkındasın.

Durduralım şu evlilik işini.

Aslını bir öğrenelim, kıymayalım kızıma.

Ne demek durduralım?

Neyi öğreneceğiz ya?

Asıl şimdi evlendirelim tez elden gitsin.

Hazar, senin kızın...

...gelinlikle çarşıda gezdi.

Soyadımızı yerlerde süründürdü.

Bir de dolandırıldık. Onu mu duysunlar?

Hepten kepaze mi olacağız yani?

O zaman çekin vurun beni daha iyi.

Ama baba.

Aması maması yok.

Reyyan bugün evlendirilecek gidecek bu evden, o kadar!

Bir zaman konuşurlar sonra susarlar.

Para işi ailemizin meselesi.

Onu kimse duymayacak.

Bizimle böyle alay edildiğini kimse bilmeyecek.

Gelsin kimse o adam, alsın gitsin. Bitsin bu iş.

Olmaz ya! olmaz!

Reyyan.

Reyyan.

Azat abi.

Korkma, bak ben buradayım tamam mı?

Vaktimiz az, topla eşyalarını. Kaçacağız buradan.

Çıkaracağım seni bu cehennemden. Hadi aç kapıyı.

Olmaz Azat abi.

Ne demek olmaz Reyyan?

Ya kurtulacaksın diyorum kimseyle evlenmek zorunda kalmayacaksın diyorum.

Benim için böyle bir şey yapmanı istemiyorum.

Gelmem seninle. Git buradan.

Reyyan beni delirtme, bak bu son şansımız.

Hiç tanımadığın bir adamla evlendirecekler diyorum seni. Bunu mu istiyorsun?

Razıyım ben olacaklara.

Allah aşkına git buradan. Kendini de yakma benim için.

Allah'ım kafayı yiyeceğim ya!

Ne demek razıyım? O kadar mı istemiyorsun beni?

İstemiyorum.

Hiç tanımadığın bir herifin karısı olmaya razısın...

...benimle gelmeye razı değilsin. Öyle?

Öyle.

İki dünya bir araya gelse olmam seninle.

Kaderime razıyım ben.

Son sözün bu mudur?

Budur.

En doğrusunu yaptın, aferin sana Reyyan.

Ben...

...koskoca ağa kızı.

Anlı şanlı ağa gelini Handan Hanım.

Senin gibi bir artığı...

...bırak oğluma gelin almayı...

...aha şu avlunun bahçesinden yanaşma diye sokmam.

Koskoca Şadoğlu'nun alnına...

...kara bir leke sürdün sen.

Şimdi edebinle...

...sana münasip görülen adamla evlenip...

...bu evden gideceksin.

Daha fazla da bizim adımızı dillere düşürmeyeceksin.

He mi?

Sana demiştim.

Sen bu evden duayla değil bedduayla çıktın.

Benim gözümden düşen her gözyaşının bedelini ödeyeceksin.

Rabbim bana senin kan kustuğun günleri de gösterecek.

Çünkü senin yaptığın hainliğe...

...kul razı gelse de...

...Rabbim razı gelmedi işte.

Gerçi kul da razı gelmedi.

Beter ol Reyyan.

Beter ol inşallah.

Yenge.

Ben seni yengem bildim.

Elinde büyüdüm senin.

Ama sen bana bu lafları ettin ya...

...dilerim kendi kızından aynı acıyı yaşatmasın sana Rabbim.

Allah'ım sen masum olduğumu biliyorsun, ne olur?

Ne olur bir mucize olsun Allah'ım?

Ne olur kurtar beni bu kabustan?

Bu kız üzerinde bizim söz hakkımız yok baba. Anası var. Hakkına gireriz.

Anası tamam demeden nasıl veririz ya? Veremeyiz.

Hazar!

Hani bana diyordun ya...

...bu kız özündense özün gibi davran.

Değilse karışma diyordun.

Al işte özüm gibi davranıyorum.

Bu kız bizim soyadımızı taşıyor.

Eğer bu iş Yaren'in başına gelseydi...

...gene aynı şekilde davranırdım.

Miran.

Hayırdır oğlum, ne oluyor bir gelişme mi var?

Var aga var, annemle konuştum.

Kars'taki konağı kapatmışlar.

Büyük ana herkesi toplamış Midyat'a gelmişler.

Miran.

Sen bu kızı oradan çıkaracağım diyorsun.

E babaanneler geldi. Hadi aldın çıkarttın, ondan sonra ne yapacaksın?

Ya büyük ana böyle bir şeye hayatta müsaade etmez.

Önce Reyyan'ı o cehennemden bir çıkarayım da...

...o kısmını sonra düşünürüm.

Vay anam!

Ev değil saray mübarek.

[Büyüyünce seni herkesten koruyacağım.]

[Anne sen her şeyi çok güzel yapıyorsun.]

[Mehmet'im güzel oğlum benim.]

[Anan kurban olsun yavrum.]

[Koşmayın Ahmet! Ali!]

[Terleyeceksiniz oğlum.]

[Anne en çok hangimizi seviyorsun?]

[Üçünüz de benim aslanlarımsınız.]

Evimize döndük.

Öz yuvamıza.

Mahmut!

Var git Şadoğulları'na söyle...

...Aslanbeyler geri döndü.

Yüreği yetiyorsa gelsin meydana.

Çıksın karşıma.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Hoş gelmişsiniz.

Hoş bulduk.

Hasan ağayı getirdim size.

Maşallah çok iyi kısmet bulmuşsun Dudu kadın.

Nasuh ağam da salonda sizleri bekliyordu, Buyurun geçin hele.

Hadi buyurun.

Hoş gelmişsin ağa, buyur geç.

Miran'ı damat olarak bize layık görmediler.

Aha, Allah daha beterini yollamış.

Baba dur.

Olmaz, bu adam olmaz ya.

Neyi olmaz?

Ya adam senin yaşında. Vazgeçelim daha uygun birini buluruz he?

Senin damat seçecek halin yok.

Kızını alacak birini bulduğun için şükret.

Ya baba!

Geldi yine şom ağızlı.

Anam.

Reyyan Hanım'ı dedeye verecekler.

Vallahi billahi az önce gördüm damadı.

Nasuh ağanın abisi yaşında.

Yürümeye mecali yok.

Ne diyorsun sen?

Olmaz öyle şey. Benim Hazar Bey'im izin vermez.

O iş bitti bile. Nasuh ağa, Reyyan Hanım ile dedeyi baş göz etti bile.

Birazdan nikah kıyılacak.

Yettin sen. sus artık!

Kesivereceğim o zehirli dilini!

Sen de en olmayacak zamanda çal.

Alo Melike.

Abla.

Abla çok kötü şeyler oldu.

Allah'ım sen bizi koru. Ne oldu çabuk söyle?

Reyyan'ı yaşlı bir dedeyle nikahlayıp konaktan yollayacaklarmış.

Melike senin ağzın ne söylüyor kızım?

Ne demek Reyyan'ı yaşlı bir dedeye verecekler?

Ya öyle işte.

Bak ne diyeceğim, bunun saklanacak hali kalmadı. Desen Zehra ablama, belki bir şeyler yapar.

Oy anam.

Ben bunu nasıl söyleyeyim Zehra Hanım'ıma?

He, kadının hiçbir şeyden haberi yoktur.

Düşmüştür çocuğunun derdine.

Ben şimdi ona desem...

...Reyyan'ı kocası ilk geceden sokağa atmış.

Bütün Midyat duymuş.

Nasuh ağa kudurmuş.

Senin kızını yaşlı bir adama veriyormuş.

Şimdi de evde nikah kıyıyorlarmış desem ne olacak? Olan olmuş, biten bitmiştir.

Ya ne bileyim abla?

Aklıma başka çare gelmiyor.

Göz göre göre gidiyor kız.

Gidiyor valla.

Valla gidiyor.

[Abla, abla duyuyor musun?]

Reyyan! Reyyan!

Annem korkma annem.

Korkma.

Yetişeceğim.

Kurtaracağım annem seni kimselere bırakmayacağım.

Allah'ım, Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.

Bu notu Reyyan'a götür. Nikahtan önce mutlaka okumasını sağla.

Şeytan diyor ki söyle Nasuh ağama burada olduğunu...

...gelsin seni ha şu alnının çatından vursun.

Ne biçim konuşuyorsun kızım sen?

Hak ettiğini söylüyorum. Yalandır?

Reyyan'ın başına ne geldiyse onun yüzünden.

Sizinle anlaştığım güne yatıp kalkıp kahrediyorum.

Ben bileydim siz böyle kötülük...

Notu götür!

Sana denileni yap.

Reyyan bu notu okursa kurtulacak.

Alacağız onu oradan.

Anladın.

Madem geri alacaktı.

Niye bıraktı?

Allah'ım. Annem geliyorum, geliyorum.

Reyyan.

Geliyorum annem.

Allah'ım lütfen bir şey olmasın.

Hiç boşa gözyaşı dökme Reyyan he mi?

Dön bakayım.

Dön.

Haydi.

Az müsaade et kızımla bir konuşayım.

İyi konuş tabi.

Sonra getirirsin sen salona.

Baba kurban olayım vermeyin.

Ne olur?

Koş paltonu giy.

Baba.

Kızım!

Paltonu giy!

Giy şunu.

Baba ne yapıyorsun?

Tut.

Ne?

Annemi görmeye mi gidiyoruz?

Dışarı çıkınca yüzünü iyice kapa, kimse tanımasın seni. Anladın mı?

Gel.

Sessiz ol.

Gel kızım.

Gel.

Babam yan konağı görüyorsun değil mi? Haydi babam, kuzum haydi.

Baba.

Ya kızım buradan yan konağa atla oradan da sokağa ardına bile bakma. Kaç kızım.

Babam ayakkabım bile yok.

Kızım düşünemedim. Boş ver vakit yok şimdi. Al bunları haydi kızım.

Baba nereye gideceğim?

Yazdım ben buraya kızım yazdım, gün düşene kadar saklan ondan sonra Midyat'ı terk et tamam mı babam?

Haydi ben seni bulacağım, haydi kuzum haydi.

Bulacağım ben seni!

Hadi kuzum, hadi kuzum acele et hadi.

Allah'ım sen kızıma yardım et.

Reyyan.

Reyyan.

Allah'ım götürmüşler.

Geç kaldım.

O yaşlı adamla nikahlan.

O adamı ben gönderdim.

Seni konaktan çıkarması için.

Miran.

Allah'ım ben ne yapacağım?

Allah'ım ben ne yapacağım?

Allah'ım sen yardım et bu kıza.

Seni bırakmam annem.

Bırakmam.

Reyyan!

Geldim annem geldim!

Fırat, Reyyan bu Reyyan.

Çalıştır, arabayı çalıştır çabuk.

Reyyan!

Reyyan!

Dur.

Anne!

Yavrum.

Yavrum!

Kızım.

Yavrum.

Güzel kızım.

Çok korktum.

Reyyan.

Miran! Miran!

Bırak! Bırak! Bırak!

Şş dur dur dur. Miran kapat onu.

Dur kapat.

Anne!

Yettin artık sen.

Gel!

Dur şimdi olmaz.

Sakin! Sakin!

Dur!

Yeter.

Baba bırak ne olur, baba ne olur?

Gel buraya!

Anne!

Gir içeri!

Allah'ım delireceğim.

Allah'ım delireceğim sen aklıma mukayyet ol ya.

Kız benimle gelmemek için elin dedesine varıyor ya.

Delireceğim.

Buraya gel!

Dede Allah aşkına bırak!

Bırak diyorum!

İzin vermiyorum!

Bırakın rızam yok diyorum! Baba bırak!

[Rıza tut şunu hele.]

Annem!

Reyyan!

Geç içeri!

Hoca.

Tez elden kıy şu nikahı.

Nasuh ağa bu ne biçim iştir?

Böyle davranırsan ben giderim.

İşini yap hoca her şeye karışma! Kıy şu nikahı!

Bana bak sakin, bir sakin bir dur.

Bak bu öfkenin şu an hiç kimseye bir faydası yok.

Sen de biliyorsun, Reyyan zaten evet diyecek.

Evet demezse ölüme gideceğini o da biliyor.

Aga alacağız o kızı! Alacağız!

Bir yarım saat daha dayan!

Yoksa bir çuval inciri berbat edeceksin gözünü seveyim.

Hadi Miran, hadi.

Hasan'ı eş olarak kabul ettin mi?

Hayır.

İster dövün...

...ister öldürün.

Etmiyorum.

Hoca sor, tekrar sor.

Sordum işte ağa.

İstemiyor.

Rızası olmadan kıyamam nikahı.

Ya sana rızasını soran var mı? Kıy şu nikahı işini yap!

Bu ettiğin zulümdür Nasuh ağa!

Senden vaaz isteyen yok.

Çok konuşma! İşini yap sen!

Senin bağırmanla olmaz o işler Nasuh ağa!

Bu kızın gönül rızası yok, sordum hayır dedi.

Ben Allah'tan korkarım, senden değil.

Bu nikahı kıyamam.

Ağa hadi seni uğurlayalım hadi.

Hadi hepiniz gidin hadi. Melike!

Misafirlere yolu göster.

Hadi.

Yüzümüzü yer eğdirdin.

Yettin gayrı.

Seni ölüm paklar.

Dede!

Baba ne yapıyorsun ya?

Hazar hala bu namussuzu koruyor musun?

Ya hu tamam.

Korumak değil tamam kusuru büyüktür ama olmaz ya. Burada olmaz hane içindeyiz.

Abim haklı baba. Sakin ol.

Evde olmaz. Hem de senin üstüne düşmez.

Bu yaştan sonra katil mi olacaksın?

Doğru söylüyor, sana düşmez.

Ben veririm cezasını.

Sen vereceksin ha?

Nasıl olacak o iş? Seni de gördük.

Onunla ben evlenmek istiyorum.

İstersen beni öldür.

Ama Reyyan'ı o Miran Aslansoy'a verme.

Tamam.

Tamam.

Bu iş Azat'ın boynuna düşer.

O yapacak. Oldu mu?

Abi ne diyorsun sen?

Abi.

Ne diyorsun abi?

Olmaz!

Kendi namusunu kendin temizle Hazar efendi, oğlum olmaz!

Sen karışma gelin! Çık oradan.

Abi sen hayırdır?

He? Benim oğlum senin kızın için niye hapis yatsın? Kendi namusunu kendin temizle.

Amcam haklı.

Azat.

Bana düşer namusumuzu temizlemek.

Ee?

Reyyan yok.

Reyyan nerede?

Sen niye yalnız geldin?

Hayır dedi.

Ne demek hayır dedi?

Allah'ım ben de şaştım kaldım.

O cehennem zebanisi dedesine rağmen...

...hayır deyiverdi.

İsterseniz öldürün dedi, nikah bozuldu.

Bu hiç iyi olmadı.

Ağa, sağ olasın, hadi sen in kimseye görünmeden.

Dikkat et he.

Aga ne yapacağız şimdi?

Bilmiyorum.

Bu hayır, Reyyan'ın ölüm fermanıdır. Biliyorsun değil mi?

Notu mu okumadı ben anlamıyorum ki?

Çekip alacaktım işte onu oradan.

Bin kere söyledim, tekrar söylüyorum.

Oğlumun böyle bir şey yapmasına benim rızam yoktur!

Baba.

Baba Azat olmaz, ne olur baba kurbanın olayım. Azat olmaz baba!

Azat uygundur, kim yapacak başka?

Baba.

Uzun etmeyin.

Bugün bitecek bu iş.

Dede! Abim yapamaz çünkü...

Yaren!

Kes sesini!

Sen nasıl bu aile için bir şeyler yaptın?

Ben de üzerime düşeni yaparım.

Azat!

Al bu uğursuzu ıssız bir yere götür.

Ölüsünü de dirisini de kimse bulamasın.

Yürü.

Baba.

Baba!

[Çıkarın beni buradan!]

Reyyan!

Reyyan!

Reyyan!

Götürmeyin!

Annemi göreceğim.

Annemi göreceğim.

Azar annemi göreceğim.

Anne!

Annemi göreceğim!

Hazar Bey ben sana emanet ettim onu.

Annem beni götürüyorlar.

Allah'ım, Allah'ım ne günahı var?

Reyyan'ı götürüyor.

Son bir annemi göreyim ne olur?

Fırat çabuk takip et.

Dur bir dur, dur.

Fırat hadi!

Konağın önünden geçmeyelim.

Tamam üstten git.

Dur bakalım aslanım.

Nereye böyle?

Şadoğlu konağına geldim.

Kime baktın?

Elçiyim ben.

Nasuh ağaya haber getirdim.

Hadi aslanım hadi. Başka zaman gelirsin.

Şimdi hiç sırası değildir.

Sen içeri Aslanbeylerden haber var de hele.

Onlar karar verir sırası olup olmadığına!

Bekle.

Sana dedim. Onlarca yıl bela ettin bu kızı başımıza.

Hiç yoktan kendi soyumuzdan olmayan bir kız için...

...adımızı kirlettin. Senin inadın yüzünden.

Nasuh ağam.

Bir adam geldi.

Sırası değil şimdi.

İşimiz var gönder gitsin.

Ben de öyle dedim ağam.

Ama söyle...

...Aslanbeylerden haber getirdim dedi.

Alın içeri.

Nasuh ağa.

Aslanbeyler geri dönmüştür.

Hanım ağam söyle Şadoğulları'na...

...yürekleri varsa meydana gelsinler.

Çıksınlar karşıma dedi.

Sen nasıl adamsın Cihan?

Sen nasıl babasın?

Nasıl izin verdin?

Nasıl harcattın Azat'ı?

Bize ne Reyyan'dan bize ne Miran'dan.

Hazar efendi kendisi alsaydı intikamını, kendisi temizleseydi namusunu.

Sen benim adamlığımı mı sorguluyorsun Handan?

Sorguluyorum ya!

Adam olsan...

...oğlunu harcatmazdın.

Al işte silahı verip eline, yolladılar çocuğunu.

Adam mısın sen be? Adam mısın?

Demek bana bunu da yaptın he?

Demek...

...bana vurdun Cihan Şadoğlu?

Onca yıllık karına.

Koskoca Mustafa ağanın kızına.

Çocuklarının anasına vurdun he?

Kes sesini!

Haddini aşmayacaksın.

Hak ettin.

Şimdi aç o kulaklarını.

Beni iyi dinle.

Ben...

...bu konakta tek adam olacağım.

Buna sen de...

...tüm Midyat da şahit olacaksınız.

Anladın.

Hele valla Aslanbeyler gelmiş!

Aslanbeyler gelmiş.

Vay vay vay vay. Bu Azize Aslanbey'miş.

Gelmiş, gelmiş Midyat'a.

Anne Aslanbeyler gelmiş.

Aha bir de Şadoğulları geliyor.

Nasuh Bey'ler de burada!

Karşılaşacaklar mı?

Nereye götürüyorsun?

Şadoğulları geliyor!

Döndün demek.

Döndüm.

Yirmi yedi yıl önce bir yemin ettim.

Canını aldığınız oğlumun ölüsünü üstüne yemin ettim.

Sizden intikam almak için.

Ciğerinizi yerinden sökmek için.

Sizi ölmekten beter etmek için yemin ettim.

Sen yaptın.

Ben ya.

Ben yaptım.

Bu örtüyü o zaman taktım başıma.

Bu benim yasımdır.

Bugün de yasımın bittiği gün.

Sus artık.

Ey ahali!

Duymayan kalmasın!

Aslanbeyler...

...Şadoğlu'nun namusunu aldı.

Tıpkı onların bize yaptığı gibi.

Ne yaptınız benim kızıma?

Oğlumun intikamı alındı.

Herkes bilsin ki...

...Aslanbeyler...

...Midyat'a döndü!

Evlerine döndü.

Şadoğulları...

...şunu aklınıza iyice yazın.

Canınız çıkana kadar da unutmayın.

Benim torunumun adı Miran.

Miran Aslanbey.

Baba kalk baba.

Baba.

Baba iyi misin?

Baba!

Kes, kes yolu kes.

Şerefsiz.

Geberteceğim lan seni.

Reyyan.

İzin ver.

Onun gözlerinin içine bakıp son bir diyeceğim var.

Diyeyim.

Sonra ne istersen yaparsın.

[ Sen uyurken hasretin dökülür gecelerden sokaklara.]

[Gelir yüreğime çöker.]

[Gelir yüreğime çöker.]

[Her gün başka bir pencerede...]

[...sensizliğim yollarına bakar.]

[Ve boynunu büker.]

[Her gün başka bir pencerede...]

[...sensizliğim yollarına bakar.]

[Ve boynunu büker.]

[Ben bir tek kadın sevdim.]

[O da sensin, o da sensin.]

Ben bir tek sende yandım, alevlendim, delilendim.]

[Ben bir tek adam sevdim.]

[O da sensin, o da sensin.]

[Ben bir tek sende yandım, alevlendim, delilendim.]

[Ben bu sevdayı yemin bildim, söz bildim.]

[Ben bu sevdayı kutsal bildim.]

Seni almaya geldim.

Sen benim için öldün.

O gün kulübede arkanı dönüp gittiğinde öldün.

Reyyan.

Seni ölmeye götürüyorlar.

Kurtaracağım diyorum.

Kurtaracaksın he?

Sen mi kurtaracaksın beni?

Ben zaten öldüm Miran Bey.

Ben o sabah öldüm.

Sen hala nasıl çıkıyorsun karşımıza?

Yaptıklarından sonra nasıl çıkıyorsun karşımıza?

Sen karışma.

Bak şimdi.

Kulağını aç, beni iyi dinle.

Ben Reyyan'ı götüreceğim buradan, çok uzağa.

Yaşadığı her şeyi unutacağı bir yere götüreceğim.

Bir daha da dönmeyeceğiz.

Reyyan'ı benden alman için...

...beni burada öldürmen lazım.

Sağ bırakacağımı kim söyledi?

Şimdi...

...ya sen beni öldüreceksin.

Ya ben seni.

Ben seninle hiçbir yere gelmem Azat abi.

Gelmem.

[Sen uyurken...]

[...hasretin dökülür gecelerden...]

Reyyan hala mı?

[...sokaklara.]

Bunca şeyden sonra mı?

[Gelir yüreğime çöker.]

[Gelir yüreğime çöker.]

[Her gün başka bir pencereden...]

[...sensizliğim yollarına bakar.]

[Ve boynunu büker.]

Seninle bana cenneti verseler...

...oradan bile vazgeçerim.

[Her gün başka bir pencerede...]

Ben o eli bir kere tuttum Miran Bey.

[...sensizliğim yollarına bakar.]

Bir daha tutacağıma ölürüm daha iyi.

[Ben bir tek kadın sevdim.]

[O da sensin, o da sensin.]

[Ben bir tek sende yandım...]

Reyyan!

[Ya tutamazsan?]

[Ya düşersem?]

[O zaman ben de atlarım arkandan.]

[Ben de düşerim seninle.]

[Ben bir tek adam sevdim, o da sensin o da sensin.]

[Ben bir tek sende yandım, alevlendim, delilendim.]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.