Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Tek! - Çift!
Tek! - Çift!
Tek! - Tek!
Gittiğin yere dikkat et!
Bugün keyfin yerinde gibi görünüyor.
Keyfim her zaman yerinde.
İçkileri asla getirmez!
Son birkaç gündür kutluyorum. Sake!
Sake!
Bugün kumarhanede...
...5 ryo kazandım. Birisi parayı birazdan teslim edecek. O yüzden sakeyi getir!
Tam 5 ryo mu kazandın? - Evet.
O zaman sana bir şişe ısmarlayayım.
Harika! - Usta, benim için bir tane ısıt.
5 ryoyu getirdin mi?
Burada içip sıçarak ne yapıyorsun?
Ara veriyordum.
5 ryonu getirmiş.
Ara vermek mi?
Tek yaptığın kadınların arkasından gitmek. Araların canı cehenneme.
Ne demek kadınların arkasından?
Benimkine dokundun. Bunun için bana para ver.
Parayı buraya bırakıyorum. - Tamam.
Bu da ne? - Sadece küçük bir hediye.
İsteğinizi anlıyorum.
Meslektaşım Bunkichi'yi aşağıladıysa Zatoichi-san beni de aşağılamıştır.
Size Zatoichi'nin kellesini getireceğim.
Teşekkürler.
Ama o canavar masör, kılıç konusunda çok yetenekli.
Epeyce adam toplaman gerekecek.
Orasını dert etme.
Diğer patronlarla böyle konuşabilirsin.
Bu samuray, doğru zamanda...
...doğmuş olsaydı Kato Kiyomasa'nın dengi olurdu.
Ceketini ona at.
Hadi, ona at. - Tamam.
Lütfen bize yardım edin. - Lütfen bize yardım edin.
Seninle orada buluşabildiğime şaşırdım, Ichi-san.
Sen de kimsin? - Yakında öğrenirsin.
Oradaki "Tsuta-ya" dükkanını görüyorsun.
Doğru, göremiyorsun.
Orayı kadınlarımdan biri işletiyor.
Orada bir içki iç. - Teşekkür ederim.
İçeri bir bakayım, o yüzden kıpırdama.
Hemen dönerim. - Evet, evet, tamam.
Ichi-san geldi.
Nerede? - Aşağıda.
Sen ve ben onun yüzünden böyleyiz.
Niye bir gece kalmasına izin vermiyoruz?
Yalvarırım sana, sadece bu gecelik.
Ona borcumu ödeyemezsem erkek değilim. - Çok gevezesin.
Şimdi nasıl olduğunu anlıyorum! Aptal...
Borçlardan ne zaman kurtulacaksın?
Böyle bir zamanda o konuyu niye açmak zorundasın ki?
Abla. Şu an Ichi-san'dan bahsediyorum.
Patron birazdan gelir.
Meşgul olacağım için seninle canımı sıkamam.
Eminim. O patron maymundan başka bir şey değil.
Aşçı henüz gelmemiş. - O zaman ben gideyim.
O zaman niye benim evime gelmiyorsun? Yo, yo, hayır.
Lütfen, ben gidiyorum. - Benim evimde içebiliriz.
Uzaktan geldiğin için teşekkürler.
Bunkichi'nin adamları benim adamlarım gibidir.
Lütfen rahatlayıp keyfinize bakın. - Teşekkür ederiz.
Uzun yoldan geldiniz.
Doyasıya için.
Buyur. - Teşekkürler.
Otsune! - Evet!
Tam önünde.
Konuk getirdim!
Nereye gitti?
İçeri gel. - Evet, sağol.
Handa kalmanın iyi bir yanı yok.
Yemek de berbat.
Pek bir şey yapamam ama birkaç gün keyfine bak.
Konukseverliğini kabul edeceğim.
Nereye gitti ki bu arada? İçeri gel, Ichi-san.
Teşekkür ederim.
Çok iyi inşa edilmemiş ama bir sürü odamız var.
Anlıyorum. - Belki de burada uyumalısın.
Orası dağınık.
Belki bu oda daha iyidir.
Hangi oda olduğu umurumda değil.
Ocağa dikkat et. - Evet.
Şu an koridordayız.
Burası en iyi oda. Arkada yol var.
Ne kadar geniş bir eviniz var.
Burada kimse seni rahatsız etmez.
Çok naziksin.
Teşekkür ederim.
Üstünü değiştirebilir misin, Ichi-san?
Böyle iyiyim. - Üstünü değiştir!
Üstünü değiştirmeden rahat edemezsin.
Tamam öyleyse.
Herkes nereye gitti? - Sorun yok!
Giymen için sana ceket getireyim.
Her şey için teşekkür ederim.
Hangisini ödünç vereyim?
Belki de bu iş görür.
Bence bu fazla cafcaflı.
Bu harika! Çizgili deseni var.
Sağol.
Ben sake hazırlayayım, burada bekle.
Teşekkür ederim. - Sağol.
Bir tane daha al.
Teşekkürler, yeterince içtim.
Biraz daha içersem başım döner.
Bunu son içkimiz yapalım.
Benimle çok iyi ilgilendin.
Yıllardır bu kadar lezzetli sake içmemiştim.
Farklı yerlerin sakesini içmek benim için bir zevk.
Minnettarlığımın bir göstergesi olarak sana biraz masaj yapayım.
Sorun değil.
Tüm bunları bedavaya kabul edemem. Bir şeyler yapayım!
Ichi-san, Itako'ya çok gitmez misin?
Süsenleri koklamak için yılda en az bir kez oraya giderim.
Ben Itakoluyum.
Öyle mi? - Evet.
Süsenlere bayılırım ve koklamak için oraya giderim.
Bu kadar yeter, Ichi-san. - Daha bitmedi.
Orada gemi üreticisi olan yaşlı bir adam var.
Adı neydi? Çok içer ve güçlüdür.
Yasuke? - Evet, Yasuke!
Yasuke'yi tanıyor musun?
Benimle çok iyi ilgilendi.
Oraya her gidişimde beni çok sıcak karşılar.
Bir oğlu olduğunu hatırlıyor musun?
Onun hakkında bir şeyler duymuş olmalısın.
İşe yaramazın, kumar oynamayı seven vefasızın teki.
O benim çocukluk arkadaşım.
Adı neydi? Shin... bir şey.
Oğluyla hiç tanışmadım ama ailesini üzdüğünü duydum.
Itako'dan ayrılmadan önce beni ziyaret etti.
Ayrıldı mı? - Evet.
Bir şey mi oldu?
Sanırım kadın sorunu.
Masör Ichi-san'a çok şey borçlu olduğunu söyledi.
Onu kurtardığını söyledi.
O yüzden bir gün seninle karşılaşırsam... - Affedersiniz.
Geldi!
Sonuçta o geldi!
Kim o?
Otur burada.
Davetsiz girmek istemiyorum. - Hemen geliyorum.
Geç kaldın! Konuğu niye beklettin?
O önemli bir konuk. Ama gelmene sevindim.
Gir içeri.
Ichi-san, bugün üç kadın istedim...
...ama bugün çok fazla talep varmış.
Ellerinde kalan tek kişi o.
Adı Otsune-chan.
Pek güzel değil ama kocaman bir kalbi var.
Bu yüzden şimdiye kadar ona göz kulak oldum.
Bu yüzden tereddüt etmeyip keyfine bak.
Teşekkür ederim, nazik konukseverliğini kabul edeceğim.
İçki al.
Ben zaten çok içtim. Sana bir tane koyayım.
Çok fazla içemem. - Lütfen bir tane al.
Başa bela oluyorsun.
Özür dilerim.
Bu eyalete ilk gelişin mi?
Buraya daha önce gelmiş olabilirim.
Shinda-san çok konuksever bir adamdır.
Tahmin edebiliyorum.
Birçok yere gittim ama bana hiç nazik davranmadılar.
Yıllardır bana karşı çok nazikti.
Doğru mu bu? Çok iyi bir adam, değil mi?
Bunun ötesinde!
Sanırım derin uykuda.
Çok teşekkürler. - Ne için?
Ne için olduğunu biliyorsun.
Özür dilerim.
Bu yeterli olmaz.
Biliyorum.
Birlikte yalnız kalmayalı günler oldu.
Günler mi? Bence aylar.
Haklısın.
Hoşçakal.
Bizim için yoğun bir dönem.
Sen de onu buraya çek. Bizi nasıl telafi edeceksin?
Şu sıralar uslu durmuyorsun.
Yarın patronun yanına gidip onunla konuşacağım.
Hazırlıklı gel.
Otsune, bu kadar yoğunken dükkandan niye ayrıldın?
Hata yok mu?
Doğru.
Otsune, Itako'da olduğunu duydum.
Pezevengine ne oldu?
Onu bir yere mi gömdün? Eee?
Beni takip et.
Kahvaltı hala hazır değil mi?
Acele et! Ichi-san açlıktan öldü.
Ichi-san!
Ichi-san!
Bugünün dünyasında biz samurayların hayatta kalması zor.
Senin gibi adamları öldürmedikçe...
...hayatımızı kazanamıyoruz.
Neredeydin, Ichi-san? - Günaydın.
Yürüyüşe çıkmak kendimi çok iyi hissettirdi.
Kahvaltı hazır. - Teşekkür ederim.
Elimde yemek yapmak için gelip giden bu yaşlı kadın var, bu yüzden pek iyi değil.
İyi olduğuna eminim.
Öyleyse koridordan geçmeli miyim?
Hayır, sadece ilk odayı kullan.
Anlıyorum. - Bu arada ben dükkana gideceğim.
Nezaketin için teşekkür ederim.
Aptal! Bu kadar kargaşaya neden olma!
İşler sırayla düzenlenmeli!
Bu yapılırsa, bunu yap. O zaman içeri girmenin tek yolu.
Çok iş kaldı!
İki oda var.
Bir içki iç.
Teşekkür ederim.
Shinda, sen bir erkeksin.
Karakteri güçlü biri olmadığını düşünüyordum...
...ama gemi yapımcısı olduğun günlerde Itako'da...
...bir adam öldürdüğünü duydum.
Çok vefasız bir evlat olduğunu da duydum.
Üç yıl önce Otsune'yi genelevlerden çıkarıp...
...eyaletten kaçmasını sağlamışsın.
Arkanda bıraktığın baban bazı adamlar tarafından dövülmüş...
...ve Zatoichi tarafından kurtarılmış.
Otsune'nin belalısı olan adamı öldürmüşsün...
...ve kaçmasına yardım etmişsin.
Komik değil mi?
Artık onun pezevengi sensin.
Onu sevmiyor musun?
Sarıl ona!
Hiç tereddüt etme.
Gözümün önünde ona iyi bak!
İkiniz birbirinizi çok seviyorsanız...
...ikiniz için güzel bir şeyler ayarlayacağım.
İkinizin bir araya gelmesine izin vereceğim,...
...hatta size biraz para da vereceğim.
Ama bana bir iyilik yapmalısın.
Shinda, sadece bir adamı öldürmeni istiyorum.
Zatoichi.
O senin evinde konuk.
Yoksa on yıl hapse girmeyi mi tercih edersin?
Bir adamı öldürmeni telafi etmelisin.
Peki.
Onu hazırlıksız yakalamak için birçok fırsat var.
Yemek yerken veya sake içerken olabilir.
Bu yüzden sana soruyorum.
Bazen onun da baston kılıcını bırakması gerekir.
Reddedersen kendimiz öldürürüz.
Onu zehirleyebilirsin.
Tamam, yapacağım patron.
Zatoichi sake sever ama çok fazla içemez.
Onu sarhoş edip uyutmak sorun olmaz.
Dün gece sadece 4-5 şişeden sonra derin bir uykuya daldı.
Odanın içinde dönüp duruyor arsız arsız şeyler söylüyordu.
Niye bu şekilde yapmıyoruz?
Niye onu eğlendirip Zatoichi'ye büyük bir parti vermiyorsun?
Sarhoş olduktan sonra gerisi kolay.
Öyle yapalım o zaman.
Ben hazırlıkları yapayım.
Nerelisin?
Patron, merhaba.
Geldiğin için teşekkür ederim. Lütfen içeri gelin.
Ichi-san. - Evet.
Bu Patron Onachili Usaburo. - Tanıştığımıza memnun oldum.
Shinda'dan Zatoichi-san'ın burada olduğunu duydum, o yüzden hemen geldim.
Sana yeterince konukseverlik göstermezsem itibarımdan olurum.
Hiç de bile.
Adamlarım seninle bir daha asla görüşemez.
Lütfen onlara bir iki şey öğret.
Öğrenmesi gereken kişi benim.
Shinda-san çok nazikti.
Ichi-san, onları içeri alalım mı?
Evet, onlara arkadaki odayı gösterelim.
Sağol.
Ona arkayı göstereyim, Shinda.
Lütfen beni takip edin.
Buraya dön.
Burası koridor.
Gel buraya.
Burası en sessiz oda.
Shinda-san benimle çok iyi ilgilendi.
Size zahmet verdiğim için özür dilerim.
Geldiğin için teşekkür ederim.
Ona sake ikram et.
Ichi-san. - Evet.
Bunu iç. Güzel bir yerli sake.
Dün gece söylediğim gibi, yerli sake içmeyi severim.
Çok teşekkürler.
Bu çok sert bir yerli sake.
Hiç böyle bir şey içmemiştim.
Bir tane de sen iç.
Bunun için özür dilerim.
Şimdi kendimi çok iyi hissediyorum.
Herkes o kadar cömert ki kendimi çok mutlu hissediyorum!
Bir fincan daha, lütfen.
Patron... Teşekkür ederim.
İyi misin, Ichi-san?
Ev sanki kendi etrafında dönüp duruyor.
Artık içemem.
Daha önce hiç bu kadar sarhoş olmamıştım!
İzninizle. - Nereye gidiyorsun, Ichi-san?
İzninizle...
Bazı şeyleri ortadan kaldırmam gerekiyor.
Adımına dikkat et.
Acele etmeyin.
İçtiği yerli sakede zehir vardı.
Bu bal!
Otsune-san, geçmişin Shinda'sı öldü.
Shin-san!
Sakın ölme!
Bir şey söyle! Shin-san...
Hayatım, Ichi-san'a su içiriyordun, değil mi?
Bunu bilmiyordum.
Shin-san, bir şey söyle!
Ölmüş olsaydım, nasıl konuşabilirdim?
Ichi-san bir süre ölü numarası yapmamı söyledi.
Bizi yine kurtardı.
Bir dahaki sefere borcumu başka bir şekilde ödemek zorundayım.
Shin-san... - Evet.
Shin-san...
Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.