All language subtitles for Central.Station.1998.720p.BluRay.x264.[YTS.MX]-Turkish

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino Download
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian Download
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sevgilim...

... kalbim sana ait.

Bütün yaptıklarına rağmen

... seni hala seviyorum.

Seni seviyorum.

Sen yıllarca orada kapalı kalırken...

... ben de burada kapalı kalacağım ve seni bekleyeceğim.

Beni dolandıran birine mektup göndermek istiyorum

Bay Zé Amaro...

... bana yaptıklarınız için teşekkür ederim.

Size güvenmiştim.

Ama siz bana ihanet ettiniz.

Evimin anahtarlarını bile aldınız.

Sevgili Jesus.

Sen başıma gelen en kötü şeysin.

Sana bu mektubu yazıyorum çünkü...

... bunu yapmamı benden oğlun Josué istedi.

Ona senin beş para etmez biri olduğunu söyledim.

Buna rağmen

... hala seni tanımak istiyor.

Adres?

Jesus de Paiva.

Bom Jesus do Norte...

Pernambuco

Dalva...

...benim sıcak popolum. - Popo mu?

Bedenin benimkine sarılmış vaziyette

...moteldeki yatakta...

...yuvarlanışımız hala aklımda.

Ben hala...

Ben hala...

... sana tutkunum. Evet. Tutkunum!

Adresi tam olarak bilmiyorum. Adres şart.

Peki o zaman şöyle yazın Fırından sonraki üçüncü ev.

Mimoso, Pernambuco.

Cansançao, Bahia.

Carangola, Minas Gerais.

Relutaba Şehri, Ceara.

Muzambinho, Minas Gerais.

Merhaba Bayan Dora

Nasılsınız Bay Pedrao? İyiyim.

Yarın görüşmek üzere.

Görüşmek üzere.

MERKEZ İSTASYON

lrene!

Ne var?

Hemen buraya gel! Geliyorum.

Bu şey neredeyse benim yaşımda değil mi?

Otur şuraya.

Yine mi Dora?

Bunu onaylamadığımı bilmeni isterim.

bana yardım et. Oku şunu.

''İlanınızı gazetede okudum.

Sadece sizinki ilgimi çekti.''

Adi herif aynı mektubu on ayrı kadına yazdı.

''Uzun boyluyum.

Gözlerim kahverengi ve saçlarım da düz.

Eğitimliyim. Yakışı klı olduğum söylenir.''

Tıpkı bir solucana benziyor. Eğitimliymiş. Yazmayı bile bilmiyor.

Çöpe mi? Çöpe!

''Sevgili Jesus.

Sen başıma gelen en kötü şeysin.

En azından oğlunun hatırı için ortaya çık.

Seni tanımak istiyor.''

Çocuğun babasını tanımak istediğini söylüyor.

Asıl istediği adamın ona geri dönmesi.

Bunu yırtma!

Çocuk babasını tanımak ve ailesini bir araya getirmek istiyor.

Ne olmuş yani? Hayatlarını mahvedeceksin.

Adam karısını döven içkicinin teki.

Çocuk babasız mı büyüsün?

Onu döven bir sarhoşla büyümesinden iyidir.

Karar verildi; çöpe!

- Ama bu daha ilk mektubu değil mi? - Bu bir istisna!

Bıktım artık. Ben gidiyorum.

Kadının suratını patlatacak.

Sana ne? Onun suratı.

Pekala. Bunu çekmeceye koyacağım.

Hayır. Yarın postalayacaksın.

Ya çöpe ya da çekmeceye.

Karar verirsek haftaya gönderirirm.

Yalancı! Oradaki mektuplar yıllardır o "Araf" ta duruyorlar.

Önümüzdeki hafta gönderirim.

Otur. İşimize devam edelim.

Bazen tam bir baş belası oluyorsun.

''Karnaval zamanı bir çok insanın kontrolünü kaybettiği söylenir.

Ben de onlardan biriyim.

İ kimiz de iyi vakit geçirdik ama artı k olanları unutalım.''

Bunu çok sevdim.

Sevdin mi? Gerçekten mi?

Bir süredir evden hiç haber alamıyorum.

Sanırım mektuplarım ellerine geçmiyor.

Posta servisimiz çok kötü ve güvenilmez.

Belki de taşınmışlardır. Öyle mi düşünüyorsunuz?

Bir teklik Bay Sérgio Görüşmek üzere Bayan Dora.

Geçen gün sizin aracılığınızla bir mektup göndermiştim.

Hatırladınız mı?

Onu postaladınız mı?

Hayır Bugün postalayacağım

Güzel! Onu yırtmak istiyorum.

Başka bir tane göndereceğim.

Çok sert olduğunu düşünüyorum. Başlayın.

Sevgili Jesus.

Oğlun Josué...

... seninle tanışmayı çok istiyor.

Seni tanımadığı için ziyaretine gelmek istiyor.

Tanımıyor.

Seni tanımıyor ve ziyaretine gelmek istiyor.

Önümüzdeki ay izne çı kıyorum ve onunla birlikte gelebilirim.

Böylece moisés ve Isaias'ı da görebilirim.

Biliyor musunuz?

Onu yeniden görmeyi çok istiyorum.

Siz deneyimlisiniz. Şimdi ne demeliyim?

- Nereden bileyim? - Lütfen yardım edin.

İyice düşünün ve sonra gelin.

Gerçek şu ki ondan hala çok hoşlanıyorum.

Jesus.

Seni çok özlüyorum.

Sabahları uyandığımda yanımda seni bulamamak çok korkunç.

Kafamda ağarmamış tek bir tel saçım kalsa bile...

...onu koparman için seni bekleyeceğim.

Harika oldu.

Bekle beni. Geri dönüyorum. Sevgiler...

Adın ne? Ana.

Bunu mektubun içine koyun. İşte. Mektubun içinde.

- Bunu göndereyim mi? - Gönderin. Ne kadar?

İ ki papel, eksi bir de dünkü mektup için.

Anne, mektubu göndereceğini nereden biliyorsun?

Zarfa bile koymadı.

Kabalaşma. Bana yardımcı oluyor.

Sıradaki! Hoşça kalın.

Elini ver.

Topacım!

Buraya gel. Josué!

Ne olmuş? Kadının birine otobüs çarpmış.

Ölmüş mü? Yaratıcı ile buluşmaya gitti.

Anne!

Uzaklaştırın onu!

Teşekkür ederim Bayan.

Babama bir mektup göndermek istiyorum.

Yazmaya başla!

Baba, Rio'ya gel. çünkü annem yaralandı.

Paran var mı?

Evet.

Göster.

Göstersene.

Rio'da kimi tanıyorsun?

- Annemi - Başka?

Devam et. Söylediklerimi yaz!

Parayı gösterirsen yazarım.

Öyleyse bana annemin mektubunu ver.

Postaladım bile.

Şimdi git buradan.

- Bana mektubu ver! - Sana kaybolmanı söyledim!

Haydi çocuk! Git buradan!

Haydi, defolun!

Çı kın buradan!

Dışarı!

Hey çocuk! Uyan. Sandviç ister misin?

Aç değil misin?

Yedim. Teşekkürler.

Sadece bugün için her şey bir papel!

Taraklar yarı fiyatına!

Her şey çok güzel. Bir sürü müşterim var.

Hepsine yetişemiyorum.

Okula geri dönebilmek için para biriktiriyorum.

H ırsız! Yakalayın!

Bay Pedrao!

Yakala!

Kıpırdama!

Kapa çeneni!

Dur, ateş etme! Geri vereceğim!

İyi akşamlar Bayan Dora.

İyi akşamlar. Gidiyor musunuz?

Hey evlat! Adım Josué.

Josué öyle mi? Topacını görebilir miyim?

Demek annen sana yabancılarla konuşmamanı söyledi.

Haklı.

Ama benden korkmamalısın. Korkmuyorum.

Tamam Bay Pedrao. Onu tanıyorum.

Öyleyse sizinle konuşalım.

Merhaba.

Adım Josué Fontenele de Paiva.

Paiva babamdan. Fontenele de annemden.

Ne hoş! Çok güzel.

Benimki Isadora Teixera.

Benimle eve gelmek ister misin Josué de Paiva?

Annemi beklediğimi söylemiştim.

Annen gelmeyecek.

Yalan söylüyorsun!

O bir daha gelmeyecek oğlum.

O öldü.

Rio'da hiç akraban var mı?

Bir teyzen falan?

Cevap versene.

Bak.

Bunu al.

Eğer fikrini değiştirirsen, beni izle tamam mı?

Ciddiyim.

İçeri gel.

Kocan nerede?

Kocam yok.

Peki ya çocukların?

Çocuklarım da yok. Kocam da. Ailem yok. Köpeğim yok.

Öyleyse tuvaleti kullanabilir miyim?

- Kullan. - Nerede?

Şurada.

Bugün çok sıcak! Banyoya girip biraz ferahlayacağım!

Bu akşam bir konuğum var.

Bu Josué

Güzel miydi?

Konuğumuz çok zor beğeniyor.

Annesinin yemekleri daha iyiydi herhalde.

Hayır. O da kötü bir aşçıydı.

Yapılanları biraz takdir edemez misin sen?

Seni yumurcak.

lrene, ne iş yapıyorsun?

Tahmin et.

Sen de Dora gibi bir öğretmene benziyorsun.

Ama o bir mektup yazıcı.

Haklısın. Eskiden ikimiz de öğretmendik.

Senin de mi kocan yok?

İ kimizin de yok.

Size kim bakıyor?

Kendi kendimize bakıyoruz.

Annen de yalnız yaşıyordu. Ona kim bakıyordu?

Elbette ben!

Baban hiç gözükmedi mi?

Çok çalışıyor.

O bir marangoz. Tahtalarla çalışıyor.

Masalar, sandalyeler, dolaplar yapıyor.

Hem de tek başına.

- Babası bir... - Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Tır şoförü olacağım.

Bizim babalarımız da büyük trenler kullanırlardı.

Evet. Onlar da içkiciydiler.

Berbattı.

İyi misin Josué?

Ne yapıyorsun? Seni sinsi fare!

Okuyabiliyor musun?

Annenin mektubunu göndermeyeceğimi mi düşünüyorsun?

Yanılıyorsun evlat.

Çok yoğundum, o nedenle vakit bulamadım.

Ver onu bana. Babama götüreceğim.

Sen deli misin?

Nerede yaşadığını biliyor musun?

Kilometrelerce uzakta! Başka bir gezegende!

- Ben de oraya giderim! - Oraya asla gitmeyeceksin!

Asla.

En iyisi mektubu yarın postalamak.

Bunu yapacağıma söz veriyorum.

Bunun için yemin eder misin?

Yemin ederim,söz.

Yine yalan söylemiyorsun değil mi?

Hayır.

Nereye gidiyoruz?

Harika bir yere gidiyorsun.

- Merhaba Bay Pedrao. - Merhaba Bayan Dora.

Selam evlat. Geç kaldı k.

Merhaba Pedrao. Lütfen içeri gelin.

Yolanda, bu Bayan Dora.

Memnun oldum.

Pedrao size ne söyledi bilmiyorum ama gördüğünüz gibi...

... çocuklarımıza aileden biri gibi davranırız.

Hepsi de Avrupa ve Amerika'daki zengin ailelerin yanına gidiyorlar.

Zengin olduğunda bizi unutmazsın değil mi?

Ağzını aç da teyze diline baksın.

Haydi.

Ayıp olmaz. İşte böyle. Harika!

Biraz daha bilgi istiyorum. Onu konuşuruz.

Adın neydi?

Söylesene Josué...

...video oyunlarını sever misin?

Dondurmaya ne dersin? Hayır. Teşekkürler.

Öyleyse git Shirlene'le oyna.

Bu sizin.

Pedrao size ne kadar...

2.000$.

1.000$'ı sizin.

1.000$.

Tamam mı?

Hoşça kal Josué.

Aman Tanrım! Kutsal Meryem adına!

Uzaktan kumanda çağına atladı k! Stereo mu?

Bu aptal şey çalışmıyor.

Belki de pili bitmiştir.

Çocuk Dairesi'ndeki görüşme nasıl gitti?

Çok iyi. Onu en iyi çocuk kurumlarından birine yerleştirecekler.

Yargıçla görüştüm. Hangi kurum?

Pelotas'taki Padre Jesuino Vidal Kurumu.

Rio Grande do Sul Eyaleti'nde.

Ama yakınlarda olacağını sanmıştım. Böylece onu ziyaret edebilirdik.

Pelotas'a gidersin. Sen seyahat etmeye bayılırsın.

Bu şey çalışmıyor. Hayır Dora. Böyle.

Çocuk Dairesi'ne gitsem onu görebilir miyim?

Hayır. Yola çı kmıştır.

Bu televizyonu hangi parayla aldın?

Bir süre önce altın yüzüğümü satmıştım.

Yalan söylüyorsun.

Yoksa açıklama yapma zahmetine katlanmazdın.

Doğru lrene, yalan söylüyorum! Hayatımla ilgili her şeyi biliyorsun!

Şimdi TV izleyelim.

Parayı nereden buldun? Bana doğruyu söyle.

Lütfen.

İstasyondan bir arkadaşım, bu çocukları...

...evlat edinmek isteyen aileleri bulan bazı insanları tanıyor.

Bunu yaptığına inanamıyorum! Onun için daha iyi olacak.

Buradaki bir kurumda kalmasından iyidir.

Gazeteleri okumuyor musun? O çocuklar evlat edinilmiyor.

Onları öldürüp organlarını satıyorlar.

Hiç de değil. Oraya gittim.

Evlat edinilmek için çok büyük Dora.

Kahretsin Irene! Bıktım senden!

Boş ver tamam mı?

Her şeyin bir limiti vardır Dora.

Selam. Selam.

Dün buraya gelmiştim. Evet.

Düşündüm de, belki başka çocuklarla da...

... ilgilenebilirsiniz.

Şu anda başka çocuğa ihtiyacımız yok.

Çok güzel çocuklar. Bir bakın.

Şuna bakın.

Kim geldi?

Bekleyin. Ortağımla bir görüşeyim.

Lanet olsun! Bırak da uyuyayım.

Baksana ne çok var. Şu çok sevimli.

Nasıl bir iş bu?

Burada 24 saat hizmet vermiyoruz ki.

Dün sabaha karşı yattım.

Geçen sefer başımı büyük belaya soktun.

Her zaman şikayet ediyorsun. Sen doğuştan şikayetçi bir tipsin.

Hoşuna gitmiyorsa gidebilirsin.

Kalk!

Josué, uyan! Acele et!

Burada ne işin var? Git buradan!

Gidelim. Hayır!

Yalancı! Git başımdan! - Benimle gel.

Hayır. Sen iyi biri değilsin! Haydi!

Yolanda'yı çağıracağım. Hiç kimseyi çağırmayacaksın.

Neler oluyor? Kaltak

Seni yakalayacağım yaşlı inek!

Öleceksin kahrolası kaltak!

Yaşlı bunak!

Sürtük! Seni öldüreceğim!

Lanet sürtük! Kendini ölmüş bil!

Cascadura'daki Esperanto Caddesi.

Bağışlayın. Fikrimi değiştirdim.

Alo? Kimsiniz? Tahmin et.

Aradığına sevindim.

lrene, beni iyi dinle.

Eğer bıyı klı iri bir adam gelip...

... beni sorarsa, ondan kurtul!

Sakın kahve içmesi için içeri davet etme.

Aslında...

İnanmıyorum.

Evet.

Orada mı?

Oradaysa saçma bir şey söyle.

Milton, bu akşam seninle çıkamam.

Başka bir arkadaşımla dansa gideceğim.

Bu kadar yeter.

Neredesin Milton? Kışlada mı?

Otobüs garındayım ve başım büyük belada!

O sevimli arkadaşın da seninle birlikte...

... nöbette mi?

Josué yanımda.

Onu kaçırdım.

Senin iyi bir asker olduğunu biliyordum.

lrene, bana bir iyilik yap. Dairemin kapısını kilitle.

Anladın mı? Kendine de çok dikkat et.

Son bir iyilik. Nedir?

Bana 200 papel borç verebilir misin?

Bom Jesus do Norte'deki Brazilya Bankası'na gönder.

İşte biletin. Birazdan gideceğiz.

Alsana oğlum.

- Yardım etmeye çalışıyorum. - Kendim giderim.

Ben de seninle geleceğim. Seni yanımda istemiyorum.

Neden?

Çünkü senden hoşlanmıyorum.

Neden? Dediğim gibi, sen iyi biri değilsin.

Peki nasıl gideceksin?

Yiyecek için bana para ver.

Oraya gittiğimde babam sana gönderir.

Geri zekalı aptal.

Annemin mektubunu ver.

Gömlek ne için? Evleniyor musun?

Babamla karşılaşacağım an için.

Neye bakıyorsun? Otobüse geri dön. Benim bir şey almam gerekiyor.

Daha çok var mı?

Ne?

Babamın evine.

Yoldaki levhalara bak. Onlar gösterir.

Bir kilometreyi nasıl ölçüyorlar?

Bir kilometre, bir kilometredir.

1.000 metre.

Biliyorum ama nasıl emin olabiliyorlar? Nasıl sayıyorlar?

Uyduruyorlar.

Sence şu adam bir baba mıdır?

Ne?

Sence şu adamın çocukları var mıdır?

Babaya benzemiyor.

Ama şu benziyor.

Bu tipleri bilirim.

Tıpkı benim babam gibi.

Evde bir melek ama dışarıda bir pislik.

Bir defasında biri bana; Sen Dildo'nun kızı mısın? demişti.

Ona ''Dildo'' diyorlardı.

Pislik

Pislik

Otobüse binmeyi sevmiyorum. Taksiyi tercih ediyorum.

Etmemelisin.

Her zaman taksiye değil, otobüse binmelisin.

Otobüsün belli bir güzergahı ve belli durakları vardır.

Ama taksi herhangi bir yoldan gidebilir ve sonra da kaybolur.

Neden?

Bu babamın anneme yazdığı bir mektupta vardı.

Her gün aynı otobüse binmekten bı ktığını yazıyordu.

Annemi kastediyor.

Artı k taksiye bineceğini söylemiş.

Yani başka kadınlar.

Ama annem de taksiye bindi. Uzay taksisine.

Öldüğünde senin yaşındaydım.

Yerine dön! Adım Josué

Fontenele de Paiva. Paiva babamdan. Fontenele annemden.

Şuna bakın! Çocuk kör kütük sarhoş!

Pislik

Seni sarhoş!

Yaşlı kadın da sarhoş.

Lanet olsun! Annen olsaydım seni bir güzel döverdim!

Ama değilsin! Benim hiç bir şeyim değilsin!

Sonunda sen de baban gibi bir alkolik olacaksın!

Senin gibi! Hem sen neden benimle geldin ki?

Yardım etmek istedim.

Duydun mu? Sana yardım etmek istedim!

Benemerécia!

On dakika.

Affedersiniz.

Yeğenim Bom Jesus do Norte'deki babasına gidiyor.

Ama ben burada inmek zorundayım.

Çocuğun bu adrese gitmesini sağlar mısınız?

Bilemiyorum. Eğer ona bir şey olursa ne olacak?

Bir dakika.

Bu sizin için.

Lütfen alın.

Rio'ya bir bilet.

Altmış papel.

Otobüste kalman gerekirdi.

Haklıydın. Bensiz daha iyi idare edersin.

Her şeyi ayarlamıştım.

Neden peşimi bırakmıyorsun?

Konuşmak istersen ben şurada olacağım.

Sırt çantan nerede?

Nerede oğlum?

Bana otobüste unuttuğunu söyleme sakın!

Rio'ya gitmekten vazgeçtim.

Bileti geri verebilir miyim?

Bileti geri alamam Bayan.

Rio otobüsü şimdi kalktı.

İster misiniz?

Hayır, teşekkürler. Evet. Teşekkür ederiz.

Buyurun. bana yardım edin Hepsini yiyemem.

İyi görünmüyorsunuz.

Kalbim

Birden hızlı atmaya başladı.

Küçük parmağınızla, nabzınızın üzerine bastırın.

Böyle mi?

KUVVET HER ŞEYDEDİR AMA GÜÇ YALNIZCA TANRI'DADIR.

Çocukla ilgili bir sözü yerine getirmeye Bom Jesus'a gidiyorsun demek.

Evet. O sözler yok mu!

Nerede yaşıyorsun?

Buralarda.

Karın?

İşte yine başladı k! Neden hep aynı şeyi soruyorsun?

Ben yollarla evliyim.

Benim ailem yok.

Demek sen de onun gibisin.

Lütfen kusura bakmayın. Arabadakileri boşaltmam gerekiyor.

Adama yeardım et Josué.

Sizi gördüğüme sevindim Bay Bené!

Uzun zaman oldu! Tam olarak ne kadar oldu?

Ben diğerini getireyim.

Sen burada bekle.

Bugünkü gençler...

...erken yaşta dinle ilgilenmeye başlıyorlar.

Bu harika bir şey.

İsa'nın değerlerine uygun olarak yetişiyorlar.

Kiliselerde hep gençleri görüyorum.

Her şey çok değişti.

Tanrı'nın iradesinin gerçekleştiği...

...daha farklı bir dünyada yaşayacaklar.

Onları etkileyen bir papaz var.

Onlar ne? Gidip tırda yiyelim.

Tanrı aşkına oğlum. Onları hemen çantama koy!

Geri götüreceğim. Neden?

Haydi!

Eğer baban bunu görseydi seni çok fena yapardı!

Hapse girmek mi istiyorsun?

Onları buraya koy ve git beni tırda bekle!

O papazı iki hafta içinde buraya getirmeye çalışacağım.

Bizim gençler için neler yapabileceğini bir görelim.

Bayan, çantanızdakileri görebilir miyim?

Beni duydunuz. Çantanızdakileri gösterin.

Kendisi benim arkadaşım Bay Bené.

Tamam. Çantadakileri görelim ve...

...olayı kapatalım.

Bené, seninle hem arkadaş...

... hem de din kardeşiyiz. Ama arkadaşım Joana'yı...

... utandırmana izin veremem.

Tamam. Pekala.

Yanılmış olmalıyım.

Teşekkür ederim.

Bir şey almak ister miydiniz?

Burada almaya değer bir şey yok.

Sakın bunu bir daha yapma.

Tek yapman gereken istemek. Bak, kalan paramla neler aldım.

Bunu almaya bile yetti.

Hiç paran kalmamıştı. Kalmıştı.

Al bunu ye.

Yalancı! Ne?

Hiçbir şey satın almadın. Daha da fazlasını çaldın.

Biraz saygılı ol. Senin annen olabilirdim.

Benim annem senin gibi hırsızlık yapmaz ve içki içmezdi.

Doğru. İçkici olan babandı.

Hayır! Babam evi inşa etti. Tahtayla her şeyi yapabilir o.

Senin baban bir ayyaştı. Ayyaş ne demek biliyor musun?

Sen bir yalancısın ve de öyle çirkinsin ki kimse seninle evlenmiyor!

Erkeğe benziyorsun. Sakın yüzünü boyamaya kalkışma!

lrene gibi değilsin.

Yüzündeki tonlarca makyaja rağmen o da evlenemedi.

Her zaman salam çalmalısın. Salamdan nefret ederim.

Biraz ister misiniz? Hayır. Teşekkürler.

Dükkanda olanlardan dolayı üzgünüm Bayan...

... Dora. Ama ''Joana'' da hoşuma gitti.

Biraz alın.

Bay Bené iyi bir adamdır. ama biraz şüpheci.

TANRI'YLE BİRLİKTE KADERİMİN İZİNDEN GİDİYORUM.

Oğlan büyüdüğü zaman tır şoförü olmak istiyor.

O zaman çok un çuvalı taşımak zorunda kalacaksın.

Böyle bir tır satın almanın kolay mı olduğunu sanıyorsun?

Bu küçük. Ben turbo motoru olan kocaman bir tane istiyorum.

Kullanmasına izin verir misin?

Buraya otur.

Dikkatli ol. Gaz pedalına basma.

Buralar soğuk olur.

Geliyorum!

Nerelisin?

Vitoria de Conquista.

Ama orayı uzun zaman önce terk ettim.

Sürekli yolda olduğumdan...

... sanki hayatım onlarca kez değişmiş gibi geliyor.

Kötü tarafı, bir çok insan tanıyorsunuz.

Ama onları bir daha görmüyorsunuz.

Siz ikiniz örneğin.

Büyük ihtimalle bir daha birbirimizi hiç görmeyeceğiz.

Birbirimizi kaybetmek zorunda değiliz.

Üşüyorum!

Geliyorum!

İzninle.

Rio'da iki kız arkadaşım vardı.

Rio'da bütün kadınların evlenmeden önce seks yaptığını biliyor muydun?

Hepsi.

Ne alırsınız? Biz sadece ona eşlik ediyoruz.

Bir şeyler yemeniz için ısrar ediyorum.

Üç porsiyon olsun. Ben su içeceğim.

Sen? Bira.

Ya oğlun?

Kola.

Ne iş yapıyorsun Dora?

İlkokul öğretmeniydim.

Hayır. O bir mektup yazıcı.

İnsanların mektuplarını yazarak para kazanıyor.

Emekli olduktan sonra...

...ay sonunu getirebilmek için bu işi yapmaya başladım.

Langırt oynamayı sevmez misin? Git oyna.

Haydi git oyna çocuk!

Ben içemem.

Ben gezici vaizim.

Eminim seni yukarıdan izlemiyordur.

Sana bir şey söylemek istiyorum.

O otobüsü kaçırdığıma çok memnunum.

Gerçekten.

Dinle. Ben birazdan dönerim.

Rujunuzu kullanabilir miyim?

Neredeyse bitti zaten. Sizde kalsın. Teşekkür ederim.

César neden gitti?

Her şeye olduğu gibi buna da bir cevabın vardır.

Korktu. O da şu acayip erkeklerden biri değil mi?

Hayır, değil.

Sana bir şey söyleyebilir miyim?

Ruj sürünce daha güzel görünüyorsun.

İyi günler. İyi günler.

Bom Jesus'a gidiyor musunuz?

Evet ama çok uzak. Size adam başı on papele patlar.

Mum ışığındaki Meryem Ana...

...yolculuğumun sonuna kadar...

... bana kılavuzluk et.

Mum ışığındaki Meryem Ana...

...yolculuğumun sonuna kadar...

Bana bunu annem öğretmişti.

İster misiniz?

Hayır. Teşekkür ederim. Evet. Teşekkürler.

Tabii. Sen büyüme çağındasın.

Kaç yaşındasın? Dokuz.

O yaşta ben bir ineği bile yiyebilirdim.

Biraz alsana. Çok güzel. Ben yeterince yaşlıyım.

Çok kötü.

Annem her zaman bir gün babamın bana Sertao'yu göstereceğini söylerdi.

Acaba şimdi nerede?

Sence ona doğru dürüst bir cenaze töreni yapmışlar mıdır?

Haydi. Benimle gel.

Annenin mendilini oraya koy.

Babamın evine mi gidiyoruz?

Evet.

Mutlu musun?

Ne önemi var?

Sakın bana fikrini değiştirdiğini söyleme.

Babamın beni...

... böyle pis görmesini istemiyorum.

Baban seni beğenecek Josué. Merak etme.

Bakalım sen onu beğenecek misin? Ben onu beğeniyorum.

Dinle.

Baban düşündüğün gibi biri değil.

Onu tanımıyorsun. Evimizi o inşa etti.

Biliyorum. Bunları ezbere biliyorum.

Yakında babanla birlikte olacaksın.

İstersen babama birkaç gün bizimle kalıp kalamayacağını sorarım.

Burası nerede biliyor musunuz?

Gidelim Josué.

Anne, burada bir çocuk var!

Kimse yok mu?

Evet?

Jesus burada mı yaşıyor? Evet.

Onu mu görmek istiyorsunuz?

Evet. Evde mi?

Dışarı çı ktı ama gelecek.

Bekleyin isterseniz.

İçeri gelin. Teşekkür ederim.

İyi günler. Kocanı görmeye gelmişler.

Kahve ikram ettin mi? Hayır teşekkürler.

Kocamı neden görmek istediğinizi öğrenebilir miyim?

Üzgünüm.

Sadece ona söyleyebilirim.

Arkadaşların seni görmek için...

... bekliyorlar.

Rio'dan geliyorum.

Sizinle konuşmam gerekiyor.

Özel olarak.

Peki

Maria, anne, lütfen izin verin.

Haydi evlat, dışarı!

Söyleyin.

Bu çocuğu size getirdim.

Annesi öldü.

Artı k sizden başka kimsesi yok.

Sizin neyiniz oluyor?

Akraba değiliz.

Öyleyse neden onu buraya getirdiniz?

Arkadaş olduğumuz için...

...diyebiliriz.

Uslu bir çocuk mu?

Evet. Uslu bir çocuk.

Bu mektup sizin için.

Bu ben değilim.

Ben Jessé'yim. Bu mektup daha önce burada yaşayan Jesus için.

Bir saniye bekleyin.

İşte, yeni yerleşim bölgesindeki evinin adresi.

Piyangodan bir ev kazanınca bunu sattı.

Ama şunu söylemeliyim.

Evi ve her şeyi içkiye yatırdı.

Dora! Her şey yolunda mı?

İstediğim parayı gönderdin mi?

Evet. Para Bom Jesus'da Lapa'ya gitti.

Bom Jesus ne?

Yoksa "da Lapa" mıydı?

Bu korkunç yerden kurtulmak için bir kamyon bulamadım.

Nereye gidiyoruz? Yoldan bir araç bulmaya.

Yürüyecek miyiz? Evet.

Bunları hak etmek için Tanrı'ya ne yaptım ben?

Sen benim cezamsın. Acı ktım.

Tek acıkan sen misin? Peki ya ben?

Ne paramız, ne de yiyeceğimiz var. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Anlıyor musun?

Hiçbir şey! Ne yapacağız?

Bilmiyorum.

Bilmiyorum.

Annenle baban seni hiç yapmamalıydılar.

Şimdi benim başıma kaldın.

Sen lanetlisin! Sen lanetlisin!

Kahretsin!

Nereye gidiyorsun!

Geri gel!

Buraya gel.

Teşekkür ederim!

Teşekkür ederim İsa!

İşte buradayım Tanrım!

Sana yalvarıyorum. Bütün kalbim ve ruhumla...

... sana dua ediyorum İsa.

Bütün kalbimle ben bir Fransiskanım.

Sevgili İsa, halkımı kutsa!

Hacılarımı kutsa!

Ben bir günahkarım İsa! İsa'nın kanı adına!

Göğüs gerdiğim zorluklara bak!

Bedenimin içinde acı çekiyorum.

Tıpkı efendimiz İsa gibi!

Beni koru Anne!

Kutsal ruhun kanı adına beni kutsa Anne!

Yak Tanrım, yak!

Karanlığı ışığınla aydınlat Tanrım!

Kötülük bizden uzak olsun!

Işık yolumuzu aydınlatsın!

Josué!

Bu gördüğünüz yer...

... bu çılgın karnaval...

... kötülüğün sergisi.

Bu şeytanın karnavalı.

Aşağıda neşe içinde zıplıyor!

Kötülüklerin babası bu utanmazlık karşısında kahkahalar atıyor.

Şükürler olsun kardeşim!

Az bir paraya size geleceğinizi söylerim.

Hiç param kalmadı. Bana hak ettiğim kadarını verin.

Hiç param kalmadı. Hak edersem ödeyin.

Ne sinir şey!

Nereye gidiyorsun Josué?

Azizle bir resim çektirmek ne kadar?

Üç teklik.

O kadar çok mu? Fiyatı bu.

Azize mektup göndermek de içinde mi?

Hayır. Sadece azizle birlikte çekilmiş resminiz.

İstemiyor musunuz?

Josué, burada ne yapıyorsun?

Bayan! O mektubunuzu yazıp azize gönderebilir.

Yapabilir misiniz?

Sadece bir teklik.

Mektup yazılır! Eve mektup ya da bir azize mesaj gönderin.

Mektup! Sadece bir teklik.

Mesaj göndermek ne kadar? Bir teklik!

Bir teklik mi? Eğer bizim postalamamızı isterseniz, iki.

Vay canına!

İstiyorsanız sıraya girin.

Tamam mı?

Başlayalım mı?

Criseldinha, buraya ltabaiana'dan geldim.

Bütün yolu yürüdüm.

Benicio benimle evlenmeyi kabul ederse...

...yapmaya söz verdiğim adağımı yerine getiriyorum.

Dualarımı kabul ettiğin için teşekkür ederim İsa.

Kocam içkiyi bıraktı.

Leontina Emerentina.

Ben dünyanın en mutlu insanıyım.

Ne kadar zamandır uzakta?

Dört yıldır.

Hiç haber alamadınız mı? Hayır.

Anneme sevgilerle, Maria Adalgiza Bezerra.

Sao Bento do Una'daki Josefa Maria da Silva'ya.

Sao Paulo'daki nişanlım Joao Pedro da Silva'ya.

Babamız José Alves da Silva'ya.

Dualarımızı cevapladığın için teşekkürler İsa.

Bu yıl yağmur getirdiğin için teşekkür ederiz.

Bom Jesus'a geldim ve senin onuruna...

...on adet havai fişek fırlattım.

Sebastiano.

Buyurun.

Mektubunuz.

Zenginiz.

Yemek bile yiyebiliriz.

Sallanalım mı? Ben seni sallarım.

Haydi gidelim.

Sana bu elbiseyi hediye etmek istiyorum.

Bana mı? Evet sana.

Bu ne kadar? Beş teklik.

Bu elbise sana çok yakışacak.

Çok yoruldum.

Hayır. Yapma.

Önce yırtmak mı gerekir?

Onları bana ver.

Sonra ben hallederim.

Yarın babamı arayacak mıyız?

Evet. Öğlen kalkan bir otobüs var.

Gel Josué. Burada uyuyabilirsin.

İyi geceler Josué. İyi geceler Dora.

Her zaman böyle mi yatarsın?

Çıplak uyumamı beklemiyordun herhalde?

Çıplak uyumak daha güzel.

Sen istersen elbiselerini çıkar. Benim için bir mahsuru yok.

Yoksa utandın mı?

İddiaya girerim hiç çıplak kadın görmemişsindir.

Bir sürü gördüm.

Elbette. Anneni.

Doğru değil! Başka kadınları da gördüm!

Belki görmüş olabilirsin ama en fazla o kadar.

Onlarla seks yaptım. Öyle mi?

Nasıl yaptın peki?

Bu, kadınlarla konuşulacak bir konu değil.

Demek yatağımda gerçek bir erkek var.

Oraya gitmek ne kadar sürer?

Kaç saat?

Postane

Burada bekle Ben hemen dönerim.

Dora! Otobüs!

Çok kalabalı k.

F Sokağı nerede söyler misiniz?

Hey sen!

F Sokağı nerede?

Asfaltlı olan yeni sokak.

Şu yoldan.

Hepsi birbirinin aynısı.

Evet. Haklısın.

Annende babanın resmi var mıydı? Evet.

Yüzünü hatırlayabilir misin?

Bazen hatırlıyorum ama sonra bulanıklaşıyor.

Ben de babamın yüzünü unuttum.

Onları hatırlatan lanet olası fotoğraflar olmamalı.

Unutabilmeliyiz.

On altı yaşında evi terk ettim ve bir daha babamı görmedim.

Sadece bir kez yolda gördüm.

Donup kaldım.

Sonra yanına gidecek cesareti buldum.

"Beni hatırladın mı?" dedim. "Beni tanıdın mı?"

Tanımadığını görebiliyordum.

Kendi kızını tanımadı.

Bana " Senin gibi tatlı bir kızı nasıl unutabilirim?" dedi.

Fareye yanıldığımı söyleyip yanından uzaklaştım.

Kısa bir süre sonra da öldüğünü duydum.

Anluyor musun? Ben ne yaptım?

Yakında sen de beni unutacaksın.

Seni unutmak istemiyorum.

Öyle bile olsa...

... unutacaksın.

Bay Jesus!

Jesus artı k burada oturmuyor.

Nerede oturduğunu biliyor musunuz? Hayır.

Gitti ve kayboldu. Bir daha kimse ondan haber alamadı.

Geri dönmeyecek mi?

Sanmıyorum.

Onu beklerim.

Bir işe yaramayacak Josué. Geri gelmeyecek.

Neden benimle birlikte gelmiyorsun?

Bu çok hoşuma giderdi çocuk.

Bunu biliyorsun.

Gerçekten.

Haydi gidelim.

Babası kaybolmuş. Ne yapacaksın?

Onu burada tek başına bırakamam.

Elbette bırakamazsın.

Onu tanıyorsun. Çok iyi bir çocuk.

Onunla birlikte mi dönüyorsunuz?

Ne yapacağımdan emin değilim.

Ne demek istiyorsun?

Rio'da bir çok hata yaptım. Bunu biliyorsun Irene.

Peki ne yapacaksın?

Dinle. Buzdolabımı ve koltuklarımı satmak istiyorum.

Başka neyim var?

Televizyon.

Evet. O kahrolası televizyonu da sat.

Ne yapacaksın?

Bir yere yerleşince seni ararım.

Bom Jesus'a iki bilet lütfen.

Yarın sabaha kadar yok.

Peki başka bir yere? Yarına kadar hiçbir yere yok.

Burası dünyanın sonu.

Buradan nasıl çıkabilirim? Yarın.

Yarından önce olmaz.

Peki.

Yarın sabahki otobüs için iki bilet.

Babamı mı arıyorsunuz? Baban mı?

Evet Jesus. Bazı yabancıların onu aradığını söylediler.

Doğru.

Onu tanıyor musunuz?

Bir arkadaşıyım.

Oğluyla karşılaşmak ne büyük tesadüf.

Burasının ne kadar küçük olduğu düşünülürse, pek de değil.

Tanıştığımıza memnun oldum. Ben Isaias.

Ben de memnun oldum Isaias.

Ziyarete mi gelmiştiniz?

Buralardan geçiyordum.

Burada yaşayan eski bir arkadaşım aklıma geldi.

Öyleyse bize konuk olmalısınız.

Sı k sı k babamı ziyarete gelen olmuyor.

Israr ediyorum. Beni reddetmeyin.

Bu kim? Adın ne?

Geraldo.

Geraldo, Bayan Dora, lütfen.

lsrar ediyorum. Gelin.

Buraya gel Geraldo.

Tekerleme nedir bilir misin?

''Dal kalkar, kartal sarkar...

... kartal kalkar dal sarkar.'' Şimdi sen söyle.

''Dar katlar, karkal sarkar...''

Çok aptalca!

Babam gittikten sonra kardeşim ve ben buraya taşındık.

Moisés!

Uzaklardan konuklarımız var!

Moisés, bu Bayan Dora.

Babamın bir arkadaşı.

Merhaba.

Merhaba.

Bayan Dora, buraya gelmek ne kadar sürüyor?

Geldiğiniz yola bağlı.

Moisés Rio'yu görmeyi çok istiyor. Dolandırıcılarla dolu olduğunu söylüyorlar.

Dolandırıcılar her yerde var.

Bu toprağı aldık ve üzerine yerleştik Bayan Dora.

Babam diğer evi kaybettikten sonra bunu aldık.

Sonra da bu marangozhaneyi kurduk.

Moisés bütün gün burada çalışır.

Babamdan da iyi usta oldu.

Masalar, sandalyeler ve daha birçok şey yapar.

Başkente bile mal veriyoruz.

Haydi Geraldo. Yaklaşabilirsin.

Çok iyi oynuyor.

Ona iltifat etmeyin. Zaten yeterince kendini beğenmiş.

Ben iyi değilim. Onlar çok kötü oynuyor!

Mektubu ona ver.

Bize okusun.

Bu onu ilgilendirmez? O babamın arkadaşı.

Ona güvenebiliriz. Göster ona lütfen.

Öyleyse ben alırım.

Pekala. Getir şu lanet mektubu!

Bu mektup altı ay önce babamdan Ana Fontenele'ye geldi.

Annem öldükten sonra onunla birlikte oldu.

Dokuz yıl önce Ana Fontenele Rio'ya kaçtı.

Küçük kardeşimize hamileydi.

Babam iki yıl boyunca...

...onun geri gelmesini bekledi.

Çalışmayı bıraktı ve sürekli içmeye başladı.

Borçlarını ödemek için evi sattı.

Bir sabah kalktığımda babam gitmişti.

Masanın üzerinde yarım bırakılmış bir içki şişesi vardı.

Bu beni telaşlandırdı.

Çünkü babam şişeyi yarım bıraktıysa...

... bu ciddi bir şey oldu demekti.

Öylece ortadan kayboldu ama bu bizim için daha iyi oldu.

Para biriktirdik.

Hayatımız daha iyiye gitti. Böyle konuşma Moisés.

Konuşurum! Babamı bilirsin.

İyi bir adamdır. İyi mi?

Ondan bunu okumasını isteyeceğim.

Evet, iste.

Bu mektup Ana'ya geldi, bize değil.

Asla babamın umurunda olmadı k.

Ama Ana buraya hiç gelmedi. O yüzden açabiliriz.

Bize okumanın bir sakıncası yok değil mi?

Hiçbir sakıncası yok.

Evet? Nerede olduğunu söylüyor mu?

Haydi, oku.

''Ana.

Benim talihsizliğim.

Bir mektup yazıcı bulmam çok zor oldu.

Sonunda anladım ki...

... ben Rio'da seni ararken...

... sen geri döndün ve...

...yeni evimizi buldun.

Umarım bu mektuptan önce geri dönerim.

Ama eğer benden önce gelirse...

...dediğimi yap.

Beni bekle.

Ben de eve gelceğim"

Mektup altı ay önce geldi.

Başına birşey gelmiş olmalı.

Moisés ve Isaias'ı...

... işlerin başında bıraktım.''

İşlerin başında mı?

Bu bir şaka olmalı!

''Ana.

Eve dönmeden önce bir ay kadar madende çalışabilirim.

Ama geri döneceğim. Lütfen beni bekle.

O zaman hepimiz bir arada olacağız.

Ben, sen, Isaias...

...Moisés...

...ve Josué.

Ve Josué.

Onu tanımak için sabırsızlanıyorum.

Sen inatçı bir katırsın ama...

...seni bir daha görebilmek için her şeyimi verirdim.

Beni affet.

Sonsuza kadar sen ve ben.

Jesus.''

Geri dönecek.

Hayır, dönmeyecek.

Evet. Bir gün dönecek.

Babam gerçekten beni tanımak istediğini yazmış mı?

Elbette yazmış.

Yazmadı. Biliyorum.

Hey çocuklar! İçeri gelin.

Babamın yatak odasını sizin için hazırladım Bayan Dora.

Teşekkür ederim.

Tekerleme oğlum.

Yine mi? H ızlı bir şekilde beş kez tekrarla;

''Bu köşe kış köşesi.'' Söyle şimdi. ''H ızlı bir şekilde beş kez tekrarla.''

Seni ahmak!

Josué.

Bir süredir kimseye mektup göndermedim.

Ama şimdi sana bunu gönderiyorum.

Haklısın. Baban geri dönecek.

Ayrıca o aynen söylediğin gibi biriymiş.

Babamın trenine bindiğim günü hatırlıyorum.

Küçük bir kızdım.

Bütün yol boyunca tren düdüğünü çalmama izin vermişti.

Büyük tırınla yollarda ilerlerken...

...direksiyona ellerini ilk defa...

... benim sayemde değdirdiğini unutma.

Ağabeylerinin yanında kalmak senin için daha iyi olacak.

Benim sana verebileceklerimden çok daha fazlasını hak ediyorsun.

Eğer bir gün beni özlersen.

Birlikte çektirdiğimiz resme bak.

Bunu sana söylüyorum çünkü bir gün sen de beni unutursun diye korkuyorum.

Babamı özlüyorum.

Her şeyi özlüyorum.

Dora.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.