Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hey!
Güvendesin.
Gel benimle.
Endişeli misin?
Önemli değil. Endişelisin biliyorum.
Biraz.
Normal.
Bu senin için önemli bir hafta sonu.
- Turşulu hindi sandviç. - Teşekkürler.
Genç için de bol şuruplu waffle.
Adam.
Genç adam.
Düzeltiyorum.
- Ne alırsınız? - Ben kahve alırım.
Utanma.
O sana bakıyorsa, sen ona daha dik bak.
Kadınların bakışı bir testtir, oğlum.
Bakışları konuşarak anlatacağından çok daha fazlasını anlatır.
Ciddi misin sen?
Görmüyor muyum sanıyorsun?
- Tessa! - Başlarım böyle işe. Siktir git!
Siktir git!
Gülümsedim sadece.
Hey.
İyi misin?
İyiyim. Ufak bir anlaşmazlık sadece.
Hey, gel bize katılsana?
Olur.
Gel.
Ben Cassandra.
Ben Jackson.
- Bu da babam. - Carter.
Teşekkürler.
Ne oldu öyle?
Tessa.
Sana gülümsediğimi gördü, sinirlendi.
Bana çok düşkündür, kıskançtır.
Çift misiniz?
Öyleydik.
Yunanistan tatilinden yeni dönmüştük.
Cennet gibiydi.
Bunu duyduğuma üzüldüm.
Sanırım artık...
Özgürsün.
Doğru, evet. Artık özgürüm.
En azından okullar açılana kadar.
Piedmont'da Yunan tarihi dersleri veriyorum.
Olamaz.
Yani ben de oraya gideceğim.
Tebrikler.
Önünde uzun bir gelecek var.
Ben de aynısını söylüyorum.
Hepsi bu avdan sonra başlayacak.
Bıldırcın falan mı avlıyorsunuz?
Öyle de denebilir.
Bence çok güzel.
Baba oğul erkek erkeğe vakit geçirmeniz.
Giderek azalıyor böyle şeyler.
Keşke daha çok kadın sizin gibi düşünse.
Eminim eşiniz öyledir.
Annem ben doğduğumda vefat etmiş.
Yani...
Çok özür dilerim.
Önemli değil.
Babam her ihtiyacımda yanımda olmuştur.
Gerçekten.
Umarım ona geleceği için gereken her şeyi öğretmişimdir.
Özellikle de avcılığın temel kuralını.
Asla duygusallaşma ve avına çok yaklaşma.
Hepsini bundan al.
Çok kibarsınız, beyefendi.
Bu da babandan öğrenmen gereken şeylerden biri.
Kadınlara nasıl davranılacağı.
Ee buradan nereye gidiyorsunuz?
Hiç bilmiyorum.
Planım yok.
Bir şeyler bulurum.
Cassandra.
Biz ava gidiyoruz. Düşünüyorduk da...
Sen de bizimle gelsen?
Kulübeler biraz eski.
Ama temizler, bağımsızlar.
Kendi kulübeni alırsın.
Plajı da güzeldir.
Şu ana kadar kulağa hoş geliyor.
En iyi kısmını duymadın henüz.
Her katılımcının 100 bin dolar kazanma şansı var.
Katılımcı derken...
beni de kapsıyor mu?
Neden olmasın?
Tabii bazılarımızın epey tecrübesi var.
Yani biraz dezavantajlı olabilirsin.
Şansımı denerim.
Plajı olan yere hayır demem.
- Peki. - Tamam?
Evet. Pazartesiye kadar geri getirdiğiniz sürece.
Getiririz. Biz centilmeniz.
Evet.
- Tamam. - Tamam mısın?
Evet.
- Yolculuk başlasın. - Çok keyifli.
Gidelim.
Ben ilk defa katılıyorum. İkimizin de ilk seferi.
- Süper! - Evet.
Beyler, gelmenize sevindim.
Merhaba.
Hey.
Senin oğlanın ilk avını kaçırır mıyız hiç?
Asla, dostum.
İlk sefer çok özeldir.
Feleğin şaşmış sekilde döneceksin geriye.
Bu kaçıncıydı sizin, üçüncü mü?
Beşinci.
Beşinci.
Yapabilsem her hafta sonu yapardım.
Ah! Bu Cassandra.
- Jackson'ın avında bize katılıyor olacak. - Hey.
Cassandra, tanıştığımıza memnun oldum.
Teddy, bu da benim kardeşim Preston.
Bu güzel hanım da Lexi.
Ruhu olgun arkadaşımız kendisi.
Biz de Cassandra'yla restoranda tanıştık.
Arkadaşı tarafından terk edildi.
Talihsiz olmuş.
Ben her şeyin bir nedeni olduğuna inanırım.
Haydi tekneye geçelim.
Evet.
Gerçekten restoranda mı tanıştınız?
Evet.
Terk edildiğim anda onlara rastladım.
Sen peki?
İnternetten.
Öğrencilere destek sitesi.
Harcımı toparlamaya çalışıyorum.
100 bin çok işime yarardı.
Zengin erkeklerin parasını almak.
Tam üçüncü dalga feminizmi.
Bazı kızlar direkte dans etmenin onları güçlü kıldığını sanıyor.
Ben başkalarına gıpta etmektense cebimi doldurmaya bakıyorum.
Faydalar fena değil aslında.
Yemekler, içkiler ücretsiz.
Plaj keyfi, tatlı erkekler.
Annesi olacak yaştayım.
Evet. 12 yaşında falan hamile kalsaydın.
Hey, en azından babası var.
Bazılarımızda o bile yok.
Hey!
Teşekkürler.
Git halatı çöz.
Conrad. Williams.
Profilleriniz çok iyiydi. Özellikle sizi neyin buraya getirdiği kısmı.
Kulübe kabul edilmekten onur duyduk, efendim.
Biz hazırız.
Aynen öyle!
Belli oluyor.
Cassandra, bunlar Conrad ve Williams.
Onların da ilk seferi. Bu James.
Bob'la ikisi işleri çekip çeviriyorlar.
Aynı zamanda avcıdırlar.
Yeni Zelanda mı bu?
Evet efendim. Şiraz.
Teşekkürler.
Harika gerçekten.
Misafirlerimiz için her zaman en iyisi.
Sen bir de yemekleri gör.
Bizi besi hayvanı gibi şişirmek için yedirmiyorsunuz, değil mi?
Gel, Jackson. Plaja bakalım.
Görüşürüz, baba.
Bir Yunanistan değil ama.
Hayır, çok güzel.
Daha önce gelmiş miydin buraya?
Hayır, babam yaşım gelene kadar getirmedi beni.
Hep söyler durur.
Şeyden bu yana en güzel deneyim...
- Tekerleğin icadı. - Evet.
Onun gibi bir şey.
Sence peki?
Öyle mi görüyorsun?
Jackson, bak.
Bu av nasıl geçerse geçsin...
seni erkek yapan şey olmayacak.
Ahlaki değerlere uygun yaşayarak erkek olunur.
Hayvan öldürerek değil.
Evet, biliyorum.
Ama...
Babam bunun ilk adım olduğunu söylüyor.
İlk adım kendi kararlarını alabilmektir.
Biraz nemli gibi.
Orası nasıl?
Serin burası.
Açık. Pırıl pırıl.
Tam av havası.
Kaç ekip çıkarıyorsun?
Teddy ve Preston.
Finansçı yeni adamlar var.
Ve Jackson.
Oo oğlanı sahalara sürüyorsun.
Oranlar ne?
Ölüm başına 3 saat.
Oynayacak mısın?
Oynamaz mıyım!
Neredeyse orada olmak kadar keyifli.
Kadının kulübesinde bir şey buldun mu?
Hayır, bir bok yok.
Hiçbir şey.
Sağ ol baktığın için.
Kusura bakma, paranoya yaptım.
Yüzü tanıdık gelmişti.
Tanıdık?
Evet.
Yani bir yerden sonra hepsi birbirine benzemiyor mu?
Gidip ateşi yakın. Biz de birazdan geliriz.
Kulüben nasıl?
Mükemmel.
Duş çok iyi geldi.
Ne içiyorsunuz?
Petrus şarabı. 2014.
Pahalı bir şeye benziyor.
- Şişesi bin dolar. - Vay.
James, misafirimize ikram et.
Teşekkür ederim.
İçki içme yaşı burada daha esnek galiba.
Mekân sahibi babası olunca.
Başka yok.
Sahada hata istemiyorum.
Baş üstüne.
Diğer beyler...
onlar da kulüpten mi?
Onlar avcılığın tadına varan ve ondan önemli...
hayat dersleri çıkaran av tutkunları.
Bir sürü av hatırası görüyorum.
Ama maskeler ne için?
Biz avı farklı şekilde kutluyoruz.
Onu kutsal yapan deneyimin kendisini.
Vay...
Böyle deyince neredeyse kulağa hoş geliyor.
Kurban edilen şeye minnet duyuyorsunuz.
Etkileyici bir kadınsın.
Şerefe.
Bu beylerin yanında bu kadar içmek istediğine emin misin?
Lütfen ama.
Ben her zaman başımın çaresine bakmışımdır.
Birkaç ezik eleman heyecanlandı diye...
bu kızın başına bir şey gelmez.
Haydi.
Dans edelim mi?
Ben pek dans edemem.
Ben sana öğretirim.
Uzmanlık alanım değildir ama fena değilimdir.
Tamam.
Çok uzunsun.
- Hiç beceremiyorum. - Gayet iyisin.
Tamam, beyler. Bayanları odalarına gönderelim.
Sabah erken kalkacağız.
Ama dans ediyorduk.
Gidelim.
Peki.
Kızlar, babişkonuz geldi.
Alın şunları.
Evet beyler, istediğinizi seçin.
Bak sen şunlara. Beğendim, beğendim.
Haydi, elinizi çabuk tutun.
Ya şundadır ya bunda...
Kumral saçlı. Mavi gözlü.
Güzel seçim.
Ben yeşil gözlüyü istiyorum.
- Yeşil gözlü? - Evet.
Baksana şu surata. Kaldır şunu yukarı.
Haydi. Bütün gün bekleyemem, kardeşim. Al getir onu.
Gel bakalım.
Gel buraya. Haydi. Evet.
İşte böyle, gel.
Peki.
Haydi.
Aldım seni.
Bak sen şuna.
Ufak bir yürüyüşe çıkalım.
Yürüyüşe.
Bu biraz zorluk çıkarıyor.
Bak nasıl yola geliyor.
Seninle konuşuyorum.
Şu dişlere bak.
Şuna bak. Gel buraya.
Bak şuna.
Söz dinleyeceksin, tamam?
Yoksa kırbaçı yersin kıçına!
Sonra da köpekleri salarım üzerine.
Sözünü dinle onun, tamam?
Baksana şu surata.
Koparıp bir parça alınmaz mı bu surattan?
Haydi.
Gel.
Uslu olun, tamam?
30 dakika avans veriyoruz size. Sonra peşinizden geleceğiz.
Eğer 24 saat dolmadan kamp alanına dönerseniz...
Virgil ve köpeklere yem olursunuz.
Başlayalım mı?
Sanırım Teddy, Preston ve oğlunuz daha gelmedi.
Gidip çağırayım mı?
Av başladığına göre...
Biz de başlayacağız.
Gidelim. Yürü!
Haydi.
Haydi kızlar. Koşun!
Haydi kızım!
Beyler, size bir soru sorayım.
Başına toksik kelimesi eklenmeden...
maskülenlik kelimesini en son ne zaman duydunuz?
Evet, doğru.
Dünya bir orman gibidir.
Yüzyıllar boyunca o ormanın alfası bizdik.
İlkel yırtıcıları.
Günümüzde erkekler her yerde...
erkeklikten yoksun bırakılıyor.
Azarlanıyor, hatta bazı durumlarda kısırlaştırılıyor.
Hepsinin tek nedeni de Y kromozomuyla doğmuş olmamız.
Adamsın, kardeşim!
Bu bizim cinsiyetimize tanınmış tartışmasız bir hak.
Bugün insanların çoğuna sorsanız...
bizler teknik ya da biyolojik olarak yokuz.
Biz bir tercihiz.
Sosyal olarak inşa edilmişiz.
Bütün bunlar eşitlik adı altında söyleniyor.
Size öyle geliyor mu...
amaç eşit olmak mı?
- Tabii ki, hayır. - Hayır. - Asla.
O zaman neden burada olduğunuzu bilmek istiyorum.
Sizleri av kulübüne getiren nedir?
Ve maskülenliğinizi nasıl geri alacaksınız?
Kaleye hoş geldin.
- Güzel şeyler burada oluyor. - Adımlara dikkat!
Bu çok...
Bu çok hoşuna gidecek.
Hey, ellerine sahip çık!
Bakın, adımı zaten biliyorsunuzdur. Conrad.
Bu da kardeşim gibi gördüğüm, Williams.
Beraber fon yöneticiliği yapıyoruz.
Daha doğrusu, yapıyorduk.
Eskiden biz alfa erkeklerdik.
Finans dünyasında işler böyle yürüyor.
Kurtlar sofrasıdır.
İşte bir gün İK gelip dedi ki...
bir kadın not tutmadığı sürece ofisimde toplantı yapamazmışım.
Ve kapı da açık kalacakmış.
Saçmalık.
İşyerinden arkadaşlarımla içmeye gideceksem eğer...
geç gidip erken ayrılacakmışım.
Böylece birini alıp eve götürmediğim belli olacakmış.
Bu saçmalıklar resmen İK el kitapçığına yazılmıştı.
Ne yani?
Artık attığımız her adımda yanımıza kadın mı alacağız?
Başka kadınlarla yanlış bir şey yapmadığımıza emin olsunlar diye?
- Saçmalığın daniskası. - Evet.
- Biz de sikeriz böyle işi dedik. - Ve kıçımıza tekmeyi bastılar.
Kıçımıza tekmeyi bastılar.
Sonuçta erkekliği kadınlardan öğrenecek değiliz, değil mi?
Yani biz erkeğiz.
Öncül, güçlü, cinsel dürtülü varlıklarız.
Biz güçlü olan cinsiyettik.
Dominantlığımızı kurmuştuk.
Yavaş, başım dönüyor.
Aman tanrım.
Doğru.
İşte şimdi burada biyolojimizi geri alıyoruz!
- Tam şimdi! - Evet ulan! - Evet ulan!
Teşekkürler, teşekkürler.
Bu önemli katkı için.
Ben şahsen...
sizlerin söylediklerine aynen katılıyorum.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü tıpkı doğada olduğu gibi...
avcılık da üstünlüğümüzün en önemli eylemi.
Tamam. Yavaş olun, beyler.
Karşı koymazsan senin için de kolay olur.
Av kulübünün başı olarak...
güçlü insanlarla bağlantılarım var.
Evet, yıllar içinde sayelerinde çok para kazandım.
Ama minnet duyduğum tek şey bu değil.
Bana bu dünyada bulunma amacımı gösterdiler.
Erkeklere maskülenliklerini geri alma ve işlerin eskisi gibi...
olması konusunda yardımcı olmam.
- Evet! - Evet. - Evet.
Sadece bize değil.
Geleceğin erkeklerine, oğullarımıza.
Benim oğlum annesiz büyüdü.
Ve... Eşim muhteşem bir kadındı.
O olsaydı oğluma erkekle kadın arasında...
çizilmiş çizgiyi gösterirdi. Ama ben eve ekmek getirmek için...
ter dökerken, onun oğlanı kontrol etmesi şeklinde değil.
Jackson yolunu kaybetti.
Yaklaşık...
altı ay önce...
işten erken dönmüştüm.
Jackson'ın odasına bakmaya gittim. O provalardaydı.
Dolabının içinde kadın korsesi buldum.
Daha kız arkadaşı bile olmamıştı.
Sanırım ben o ortalama kadınlardan değilim.
Evet, belli oluyor.
Lexi, Teddy ve Preston'la...
öğrencilere destek amaçlı bir sitede tanıştığını söyledi.
Sana bir şey söylediler mi?
Bana pek...
Bana çok fazla şey anlatmıyorlar burada.
Peki buraya daha önce gelen kızlar?
Bir şey biliyor musun onlarla ilgili?
Sonuçta bunu yapmak zorunda değilsin.
İstediğin an vazgeçebilirsin.
Anladığını zannetmiyorum.
Benim başka seçeneğim yok.
Mecburum.
Neyse, boş ver.
Kusura bakma.
Benim zamanımızda olsa...
babam eşek sudan gelinceye kadar döverdi bunun için.
Biz de zamanında neler gördük.
Yani üniversitede ne hatunlar vardı. Eşcinsel de değillerdi.
Sonra mor saçlarını yıkadılar, evlendiler, yuva kurdular.
- Bugünkü yeni nesil var ya! - Aynen.
Temelleri, öz benlikleri bozuluyor.
Ve kadınla erkek arasında fark yok!
Var ulan var! Ben erkeğim! Ve bu benim kimliğim.
- Aynen öyle. - Evet.
Ve birkaç saat sonra, oğlumun da kimliği bu olacak!
Terapistlere gidebiliriz.
Ona dil dökebilirim, yalvarırım, tartışırım.
Ama avcı tüfeğiyle tek bir atış...
ya da yaylıdan çıkan bir okla...
en katıksız, ilkel haliyle maskülenliğin gücünü kendisi hissedebilir.
Erkek olabilir.
Beyler, siz bu av kulübünün parçası olmakla kutsandınız.
Erkekliğinizi geri alma, yeniden gıda zincirinin
en tepesinde olma imkânına kavuştunuz.
Conrad. Williams.
Avlanma vakti.
Deniz kenarına ulaşırsak kendimizi kurtarabiliriz.
Emin misin? Ya o...
İçimden sayıyordum ben.
10 dakikamız falan kalmıştır.
- Hazır mısınız? - Ayıp ettin!
Haydi gidelim.
- Gidelim. - Evet!
Avla, avla.
Avla, avla, avla!
Evet!
Avla, avla, avla! Gidelim!
Haydi!
Deniz kenarına ulaşabilirsek...
Yapabilirsin! Sen güçlüsün!
Hâlâ buradan kurtulabiliriz.
Hassiktir ya!
Haydi, haydi!
Haydi, haydi!
Yapamam! Çok acıyor!
Beni dinle. Kazanamazlar!
İzin veremeyiz.
Tamam mı?
Şimdi bütün gücünle asıl!
Üç deyince.
Bir, iki, üç!
Haydi, gitmeliyiz.
Şimdi!
Gidip indirelim şunları!
- Haydi gidelim! - Haydi!
Yapamam. Yapamam.
Sen kendin git.
Seni bırakmıyorum.
Geldik neredeyse. Burası.
Sanırım izimizi...
Aman tanrım! Aman tanrım!
Aman tanrım! Aman tanrım!
Aman tanrım! Aman tanrım!
Durun, tamam. Size yardım edebilirim.
Yardım edebilirim. Bildiklerim var.
Bildiklerim var.
Tamam.
Susadın mı?
Al bakalım. İşte.
Tamam.
- Lacie... - Hayır, hayır.
Hayvanların ismi olmaz.
Tarif et onu bana.
Kız var ya. Siyahi kız...
Anlatırsam beni bırakır mısınız?
Tabii ki. Sözüm söz.
O kendine silah yapıyor.
Kemikten bıçak yapıyor, yemeğimizdeki kemikten.
Keskinleştiriyor.
Nerede saklıyor?
Sütyeninde.
Çok büyük değil.
Ne yapacakmış onunla?
Kaçacak mı? Bize mi saldıracak?
Söylemedi. Tek dediği artık kurbanı oynamayacağı.
Ben haber vereyim.
Lütfen, ölmek istemiyorum!
Bildiklerimi anlattım.
- Lütfen bırakın beni! - Aferin.
Aferin sana.
Şimdi sana diyeceğim tek şey var.
Ne?
Kaç.
Omurgasız karı, hemen de arkadaşlarını ispiyonladı.
Sikmişim onu.
Aynen, sikmişim onu.
Kurtulalım şundan.
Ağırmış da.
Güzel.
Dövmen.
Arkadaşınınkiyle aynı, değil mi?
Evet.
Gözünden kaçmamış.
Yunanistan'da mı yaptırdınız?
Evet. Tessa tasarladı.
Senin için önemli biri olmadı.
Hayatımı kurtardı.
Ne olmuştu?
Geçen sene kızım beni ziyarete gelmişti.
Babasıyla yaşıyordu.
Kadınlara olan yönelimim ortaya çıktığından beri.
İnsanlar, özellikle aile mahkemesi hâkimleri...
pek anlayışlı değildi.
Her neyse.
Beraber güzel vakit geçiriyorduk.
Hasret gideriyorduk.
Sonra bana biriyle buluşmaya gideceğini anlattı.
İnternetten tanıştığı bir adam.
Bak, istersen...
Anlatman şart değil.
Hayır, anlatmam gerek.
Ona şöyle demeliydim. Hayır, sen daha çocuksun.
O insanı tanımıyorsun.
Ama daha yeni kavuşmuşken hevesini kırmak istemedim.
O yüzden de...
iyi eğlenceler, dedim.
Bu onu son görüşümdü.
Hey, hey. Bak.
Senin suçun değil.
Hayır, benim suçum.
Kendimizden zayıf olanları korumakla yükümlüyüz.
Ah tanrım.
O kaybolduktan sonra bir daha aynada kendime bakamaz oldum.
En berbat barlara gidip...
kafayı çekip duruyordum.
Biri acıma son verir diye umarak.
Ne derler bilir misin?
Arayan bulurmuş. Değil mi?
Çok kötü durumdaydım. Sürekli içiyordum.
Kolay hedef durumundaydım.
Saldırdılar bana, gömleğimi yırttılar.
Ben daha ne olduğunun farkına varamadan...
Tessa gelmişti.
Elindeki boruyla birisinin kafasını patlattı.
Diğerinin bacağını kırdı.
Sanki intikam meleğim çıkıp gelmiş gibiydi.
Artemis'ın kızı olduğunu söyledi.
O kim?
En saygın Antik Yunan tanrılarından biri.
Zeus'un kızı.
Av tanrıçası.
Yani bu bir avcı dövmesi?
Çok güzel.
Sen de öylesin.
Şu... Şu nedir?
Kızımın hediyesi.
İki tane almıştı.
Hiç çıkarmamaya söz vermiştik.
Aramızdaki o bağ hiç kopmasın diye.
Gerçekten üzgünüm.
Önünde koca bir hayat var, Jackson.
Seçeneklerini gözden geçir.
Nereye gidiyorsun?
Uyku vakti geldi. Seni yolcu edeyim.
Tamam.
Benimle konuştuğun için teşekkürler.
Sana teşekkürler.
Tabii ki.
Seninle konuşmayı seviyorum, Jackson.
Ben de.
Dinlediğin için teşekkürler.
Kimseye anlatmadığım...
çok şey var, o yüzden...
İyi geceler, Cassandra.
İyi geceler.
Dinlen, tamam?
Yarın görüşürüz.
Sabah görüşürüz.
Belki de haklısındır.
Orada mıydın baştan beri?
Oğluma göz kulak olmam gerek.
Doğru tercihler yaptığına emin olmam.
Böyle karanlıkta dikilmek...
sence de biraz tuhaf değil mi?
Sence üzerine fazla mı titriyorum?
Bence oğlunu olmadığı bir şeye dönüştürmeye çalışıyorsun.
Belki de haklısın.
Artık burada oluşumuzun asıl nedenini konuşma vakti geldi.
Av mı?
Ben de sormanı bekliyordum.
O 100 bini nasıl kazanabilirim?
Hiç sormayacaksın sandım.
Beyler.
Hayır! Hayır!
Hayır!
Hızlı oldu.
Evet. Karışımı yeniledik.
Teddy'yle Preston'ın yanındaki kızı aldınız mı?
Kızla biraz daha vakit geçirmek istiyorlar.
Ama kız bağlı zaten.
Söyle onlara bıraksınlar o işleri.
Biz centilmeniz, hayvan değil.
Sabah işimiz çok.
Diğerlerinin yanına götürün.
Emredersiniz.
İşaretli mi?
- Hayır, işaretli değil. - Şapkalı.
Çok iyiymiş.
Yeter bu kadar.
- O neydi? - Bilmiyorum.
Git bir baksana?
- Timsahtır. - Lütfen, git bak işte.
Başka şey yapmıyoruz.
- Git kontrol et. - Tamam.
Merhaba.
Kusura bakmayın. Ben...
Dur.
- Hayır, hayır. Ben.. - Dur!
Kimsin ve burada ne arıyorsun?
Kusura bakmayın. Ben kanocuyum ve sanırım yanlış yere saptım.
Yolumu kaybettim.
Başka bir amacım yok, yemin ederim.
İsterse evdeki telefonu kullanabilir.
Sorun olmaz.
Birini aramak ister misin?
Teşekkürler.
Tamam, gidelim. Haydi. Yürü yürü.
Hiç sanmıyorum.
Seninle bir oyun oynayalım mı Lexi?
Hayır, hayır. Pestilimi çıkardınız.
Çok abarttınız. O kadarı fazlaydı.
Haydi ama, oyunbozanlık yapma.
- Hayır! İstemiyorum. - Haydi! Eğlenceli olacak.
Yarın ne isterseniz yaparız.
Bırakın biraz uyuyayım.
Ama biz devam etmek istiyoruz.
- Hayır. - Nazlanma işte.
Sonuçta bedava yapmıyorsun bu işi. Yarın da av var.
Yapma! Olmaz! İstemiyorum...
Seni izlemek istiyorum, çığlık...
çığlığa!
Gördün mü, eğlenceli olacak demiştim.
Eğlenceli.
Eğlence, eğlence, eğlence.
Neredeyim ben?
Ahırdasın.
Bizi tuttukları yer.
Ya da tecavüz ettikleri.
Buraya nasıl geldiniz?
Ben Galler'den turist olarak geldim.
Adamını bulabilirsem vize alıp kalırım diye düşünmüştüm.
Hemşireyim. Planım basitti.
İşini yap, güzel bir hayat sür.
Biriyle tanıştım. Tanıdığı bir hâkimin yardımcı olabileceğini söyledi.
Onunla av etkinliğinde tanışmamı söyledi.
Bizim oralarda da gelenektir sonuçta.
Tek fark tilki kürkü yerine 100 bin dolar kazanıyorsun.
Düzeltelim.
100 bin doları onlar kazanıyor.
Bizi buraya onlarla beraber avlanmak için getirmediler.
Sizce bizi buraya neden getirdiler?
Bizi buraya avlanmak için getirdiler.
Bizi avlamak için getirdiler.
Ben de...
sosyal konularda aktivisttim.
Protestodan sonra yanıma bir herif geldi.
Davamızı desteklediğini söyledi.
Bana 100 bin dolarlık bir fırsattan bahsetti.
Değişiyorlar sanmıştım.
Beyaz erkekler, nihayet bizi anlıyor falan.
Ne kadar safmışım.
Saf değil.
Hırs gözünü karartmış, tıpkı bizler gibi.
Tuzaklarına bile isteye düştük.
Bu da yaptıklarını âdeta haklı çıkarıyor.
Aranızda böyle bir bileklik takan bir kız gören oldu mu?
Bilmiyorum.
Bizi hep burada kilitli ve yarı aç tutuyorlar.
Kızlar gelip gidiyor.
En uzun süredir kalan benim.
Ne kadar oldu?
Aylar olmuştur.
Saatimiz ya da takvimimiz yok ama...
Benden önceki kızların hepsi gitti.
Ama ben...
benden önce kaçmaya çalışan genç bir kız olduğunu duydum.
Ne olmuş ona, biliyor musun?
Sence ne olmuş olabilir?
Hepimizi buraya öldürmek için getirdiler.
Biraz daha dayanın, olur mu?
Söz, kaçmanıza yardım edeceğim.
Ama önce yapmam gereken bir şey var.
Anlamıyor musun? Buradan çıkış yok.
Ölmek dışında.
Ama belki, belki...
en azından birini yanımızda götüreceğiz!
Hey, orada mısınız?
Ne var ne yok?
Kuzeydoğuda konuşluyuz.
Devriye atıyorduk. Kıyıda kano bulduk.
Biraz araştırdık ve iki kişilik çadır bulduk.
- Kimseye rastladınız mı? - Hayır.
Her kimse...
kanoyla kıyıya çıkıp çadır kurmuşlar gibi görünüyor.
Ne tarafa gittiklerine gösteren bir iz var mı?
Mevcut değil.
Çadırı bulmamış olsak kanoyu deniz getirdi zannederdik.
Ziyaret eden biri olabilir.
- Buraya ziyaretçi gelmez. - Ne yapmamızı istersiniz?
Yalnız bir heriftir.
Çadırı toplayıp kanoya koyun. Sonra da denize salın gitsin.
Elbet birileri bulur, kanocu suda ölmüş diye düşünürler.
Anlaşıldı.
Ayrıca Bob.
O kişiyi bulman gerek.
Bulursak ne yapalım?
Kürdan çekin, kısa çeken vursun.
Anlaşılmıştır.
İyi. Ben köpekleri besleyeyim.
Kimse yok mu?
Teddy ve Preston biraz geciktiler.
Diğer herkes yerini aldı.
Bugün senin günün, oğlum.
Hazır mısın?
Evet.
Gidelim senin avını ayarlayalım.
- Olur. - Gel.
Avcının avını seçmesi âdettendir.
Kimi seçiyorsun?
İyi seçim.
Ateşli bir avdır.
Madem kurallardan konuşuyoruz...
Avcının ikinci seçimini yapma hakkı da vardır.
Eğer isterse.
İkinci seçimin hangisi?
Kızıl.
Unutuyordum. Avın kurallarındandır.
İkinci seçim, dışarıdan getirilen av olmalıdır.
Yani sen.
Gelin, kızlar.
- Biraz eğlenelim, değil mi? - Evet.
24 saat boyunca hayatta kalmalısınız. Eğer başarırsanız...
söz verdiğimiz gibi 100 bin dolar sizin.
Ve gitmenize izin vereceğiz.
Palavra.
Emin olabilirsin, ben centilmen biriyim.
Sözümün eriyimdir.
Öyle dersin tabii, çünkü adadan çıkabilen olmadı bugüne kadar.
Dört tarafı suyla çevrili bir ormandasınız.
Medeniyetten kilometrelerce uzakta.
Suda timsahlar, yılanlar var.
Kıyılarda sizi ormana geri sürecek avcılar geziyor.
Yüzerek kaçmaya çalışırsanız sizi vuracaklar.
Süre dolmadan tesise dönerseniz görüldüğünüz yerde vurulursunuz.
Anladınız mı?
Bize ne kadar avans vereceksiniz?
Yarım saat. Sal gitsinler.
Evet.
Tanrı yanınızda olsun!
Bak ne diyeceğim.
Karı bir konuda haklı.
Daha kaçabilen olmadı hiç.
O elemanlar iki kızı çok fena indirdiler.
Kulübe katkıları büyük olacak.
Bana da kazandırdılar.
Sevindim, Steve.
Bunu duymak güzel, Malcolm.
Senin oğlan ne zaman çıkıyor?
Birazdan çıkar.
Endişeli mi oğlan?
Hayır, o babasının oğlu...
Cassandra olmak zorunda mıydı?
Beyler, biraz ara.
Sarhoş musun?
Soruma yanıt ver.
Buraya geldiğinde bir kadını avlayacağını biliyordun.
Evet ama onu değil.
O iyi biri.
Er ya da geç o da av olacaktı.
O bizimle gelirken bunu biliyordun.
İstemiyorum.
Ama yapacaksın.
Bu dedemindi.
Elleriyle öldürdüğü bir Alman subayından almış.
Sonra ilk avında babama vermiş.
O da bana vermişti.
Şimdi sıra bende. Sana veriyorum.
Seni düzelteceğiz, oğlum.
Bugün...
hayatının geri kalanına yön verecek kararlar alacaksın.
Bugün...
alfa erkek olacaksın.
Bir daha kadınlardan asla korkmayacaksın.
Oğlun avlanacak yaşa gelince de...
bunu ona verirsin.
Şimdi güzelce kahvaltını yap.
Yapamam.
Şu anda bir şey yiyebileceğimi sanmıyorum.
Normal.
Hazır olduğunda, Virgil'i gör.
O sana ekipman verecek.
İyi şanslar, oğlum.
İkiye ayrılalım, şansımızı artıralım.
Benimle kalmalısın. Yardım edebilirim.
Hadi oradan.
Beni yavaşlatmak dışında bana ne faydan olabilir ki?
Bende en azından bu var.
Fırsat yakaladığım anda o şerefsize saplayacağım.
Silahını elinden alacağım ve işte o zaman gerçek bir şansım olacak.
Bunu yapamadan öldürülmeyeceğine emin misin?
Sen beni düşünme, tamam mı?
Sen kendine bir yön seç, ben aksi yöne gideceğim.
Peşimden gelme.
Yazık oldu.
Avlar birbirinden ayrıldı.
Onları bulmamız böyle daha zor olur sanıyorlar galiba.
Görün bakalım, orospu çocukları!
Biz Brooklyn çocuğuyuz. Bunlar bize sök...
Lütfen.
Siktir!
Lanet olsun.
Jackson.
Sakın kıpırdama.
İndir o silahı.
Olmaz.
- Tek yol bu. - Hayır.
Kötülük bu. Sen de biliyorsun.
Bir yolunu bulabiliriz.
Yapamam.
Babama söz verdim.
Ona yanılmışım diyebilirsin.
- Kımıldama. - Jackson.
Dinle.
İndir o silahı.
Sorun yok, tamam.
Sorun yok, tamam.
İşte böyle.
Tamam.
Tamam.
Aferin oğlum. Tamam.
Ben oğlan değilim! Ben erkeğim!
İki saat doluyor, Carter.
Üçü geçince, 50 bin içerideyim.
Evet, dinliyorum.
Bir şey var mı?
Hayır, efendim.
Ziyaretçiyle temas kurar kurmaz bana haber ver.
Avlardan biri de hâlâ hayatta.
Anlaşıldı.
Ne yapıyoruz?
Hazırda bekle.
Karşımıza kim çıkarsa, hızlı hareket etmemiz gerekecek.
Sen niye geri geldin?
Biri beni yaraladı.
Al.
Nasıl saplayabildi öyle?
Arkanı dönmedin ona, değil mi?
Önemi yok, öldü artık.
Diğeri?
Ben de...
ilk avlanışımı hatırlıyorum.
Sonrasında kusmuştum.
Gurur dumuyorum ama...
ilk sefer ilk seferdir.
Halledeceğim onu.
Elimi sarmak için dönmüştüm.
Nişan alırken sorun olmasın diye.
İyi düşünmüşsün.
Seninle gurur duyuyorum, Jackson. Hem de çok.
Sağ ol, baba.
Yüzünü karar çıkartmayacağım.
Biliyorum.
Gel.
Aman tanrım!
Evet, avın hâlâ hayatta ama...
avlanırken yaralandın.
O yüzden seni üye yazacağım.
Artık resmi olarak bizden birisin.
Bu gece kutluyoruz.
Her şey için teşekkürler, baba.
Bunun beni değiştirdiğini hissediyorum.
Değiştirdi.
Artık bir alfasın.
Süper avcısın.
Unutma bunu.
Git Virgil'i gör şimdi.
Cephaneni tazele ve avlan.
Aman tanrım.
Aman...
Aman tanrım.
Hayır, hayır!
Hayır.
Hayır! Hayır!
Hayır!
Hayır!
Hey, tamam.
Benim.
Nerede kaldın sen be?
Benim bebeğim....
Dün gece geldim. Ama şerefsizler peşimdeler. Acele etmeliyiz, tamam?
Çıkar şunu boynumdan.
Tamam.
Tanrım.
Haydi başlayalım.
Bitir işi.
İndir silahını, Jackson.
İndir onu dedim!
Tamam.
Bir şeyler paylaştığımızı sanmıştım.
Tanıştığımızda çok masum görünmüştün.
Üzgünüm.
Seni bütün bunlardan kurtarmak istemiştim.
Üzgünüm.
Özür dilerim, tamam mı?
- Ama babam... - Baban. Hep baban.
Kararı kendin verdin, Jackson.
Sen verdin.
Bu kızların...
isimleri vardı.
Ben...
Kızımın bir adı vardı.
İndir silahı.
Konuşabiliriz.
Tamam? Özür dilerim ama...
Bence öldür piç kurusunu.
Lütfen!
Küpeler çok işe yaradı.
GPS çipi tam uydu.
Onun gözlerinde farklı bir şey vardı.
Beni öldürebilirdi ama yapmadı.
Muhtemelen kilitlenmiştir.
Hiç aklın arkada kalmasın.
Tamam, bitirelim şu işi.
Şakası yok beyler! O cansız bedeni ellerimde tutmanın...
hissettirdiği şey, o güç inanılmaz.
- Değil mi? - Aynen öyle.
Aynen.
Carter'ın bahsettiği şey bu.
Erkekliğimizi geri almanın verdiği his bu!
Aynen öyle!
Dibine kadar.
Neden biliyor musunuz? Çünkü biz alfayız.
Alfa erkek!
Aynen.
Avlan! Avlan! Avlan!
Avlan! Avlan! Avlan!
Av...
O neydi lan?
Siktir, öldü!
Git bak ne oluyor!
Sen git bak!
Git bak diyorum sana!
Hey, ben ödlek değilim.
- Ben giderim. - Oradan!
Oradan geldi.
Peki, orospu.
Neredesin orospu?
Gel bakalım, orospu.
Görüyor musun?
Haydi, orospu!
Evet, orada. Ağaçların arasında!
Haydi, orospu!
O taraftan geldi.
Hassiktir!
Bekle, bekle.
Bundan zevk alacağım, orospu! Amına öyle bir koyacağım ki!
Amına öyle bir koyacağım ki ne olduğunu bile anlama...
Siktir lan, orospu!
Edepli konuş, koca adamsın!
Siktir git.
Yok, yine olmadı.
Cansız beden nasıl hissettirir bilmek mi istiyorsun?
İşte gör!
Gel.
Bu Virgil.
Ahırın anahtarları bunda.
Kaba saba ihtiyar bir piç. Kolay teslim olmaz.
İndirelim piç kurusunu.
Sen halleder misin?
Ben dönene kadar bekle. Tamam mı?
Ben Carter'ı bulacağım.
Hey!
Yavaş.
Kızları tuttuğunuz yerin anahtarını ver bana!
Hemen!
Yavaş!
Ne yapacaksın? Ha?
Ne yapacaksın?
Yumruk ister misin?
Nasılmış?
Ha?
Nasılmış?
Bırak onu!
Bırak dedim!
Hallederim demiştin.
Hallettim.
Vay be!
Elinde silah varken kolay tabii diklenmek!
Sen kendine bak! Elinizde silahla savunmasız kadınları kovalarken...
çok erkeksi oluyor, değil mi?
Yaylı tüfeği unutma.
İlkel hava katıyor.
O taktığın bileklik.
Tanıdık gelmiştin zaten.
Evet, bir kız vardı...
Böyle bilekliği olan. Sana benziyordu.
Hayır! Hayır, lütfen!
Söz, bir daha kaçmam! Lütfen!
Virgil, lütfen!
O benim kızımdı.
Evet birbirinize...
benziyorsunuz.
Öldürürken uğraştırmıştı.
Bu kızım için, hayvan herif!
Geber, piç kurusu! Tamam. Şimdi?
Köpekler açtır.
Haydi.
Ben viski almaya gidiyorum. Bir şey ister misin?
Yok.
Malafat için losyon olabilir.
Karı benim aleti rahat 10 yıllık sömürmüştür.
Evet.
Öf, duş almam lazım.
Bence var ya...
Bence bu küçük hanımı son gece için tutalım.
Enerjisi biraz bitik durumda.
Evet de bizimle bir gün daha geçirmesi...
onu daha da yorar bence.
Doğru diyorsun.
Yalnız var ya, o mavi haplar dehşet.
Bütün gece makine ışıldıyor.
Ateşe benzin döker gibi.
Bana da kalsın.
Gidiyorum locaya, viskimi almaya...
Ormanda işemek gibisi var mı be!
- Kestin resmen... - Çükünü! Evet.
O kadar ufak ki neredeyse ıskalıyordum!
Siktir lan, orospu! Bitir gitsin şu işi!
Yok, kalsın. Kan kaybından gebermeni izlemeyi tercih ederim.
Ayrılalım.
Bu piçle kardeşinin yanında bir kız vardı.
İsmi Lexie. Kulübeye bak.
Sen peki?
Ben locaya gidiyorum. Carter benim.
Ben de bunun kardeşini halledip oraya geçerim.
Dikkatli ol.
Bu adamlar yılan gibiler.
Sen dikkatli ol.
Baş yılanı bulmaya gidiyorsun.
Hasta piç!
Yuh! Ne yaptınız...
Siktir.
Hey! Sen kimsin?
Ne istiyorsun?
Boş ver beni. Sen kendine odaklan.
Ulan orospu! Burnumu kırdın.
Odaklandın işte. Çöz kızı! Çabuk!
- Çöz dedim! - Tamam!
Bak, bak! Para veririm.
Siz erkekler neden her şeyi parayla çözmeye çalışırsınız?
- Kapa çeneni! - Ne kadar istersen!
Sus ve yatağa geç!
Kaltak!
İyi misin?
İntikam için sikini kesmek istiyorum!
Ben kardeşininkini kestim zaten.
- Ne? - Cidden mi? - Evet, cidden.
Çüklerini de eşitlemek istersen bıçak orada.
Ne? Hayır, hayır!
Bak! Dedim ya, para veririm!
Parayı seviyorsun biliyorum.
Para istemiyorum, şerefsiz. Öcümü almak istiyorum.
Bu sefer kaçmak yok.
Jackson nerede?
Sence nerede olabilir?
Bırak bu oyunları.
Ne yaparsın? Öldürür müsün?
Öldürmekten beterini yaparım.
İşini bitirmem için bana yalvaracaksın.
Nerede sende o yürek?
Aynı tetiği çekemeyen oğlun gibi.
Ne yaptın sen?
Orospu gibi ayarttın mı onu?
Avcılığın temel kuralını unutmuşsun galiba.
Asla duygusallaşma ve avına çok yaklaşma.
Öldürdün oğlumu!
Sen öldürdün o alfa saçmalıklarınla!
Sırf birkaç ödlek herif...
üstünlük hissi tadacak diye kadınları katlediyorsunuz!
İnsanlar her gün ölüyor. Bizimki bir amaç uğruna.
Ne tesadüf! Ben de bir amaç uğruna buradayım.
Kızım altı ay önce buraya gelmişti.
Lexi'nin yaptığı gibi üniversite için internetten yardım arıyordu.
Benimle bir ilgisi yok.
Seninle çok ilgisi var!
Av kulübünü internetin karanlık dehlizlerinde bulduk.
İzini sürmek vakit aldı ama başardık.
Restorandaki tanışmamız var ya?
O benim grubunuza sızma girişimimdi.
Kano.
Kız arkadaşındı. Akıl etmeliydim.
Evet. Pek alfa işi olmadı.
Sen kendine bak?
O insanları öldürdün. Senin de benden farkın yok.
Benim seninle hiç alakam yok. Ben sadece kötüleri öldürüyorum.
Bak sen? Onları öldürmek zorunda değildin.
Öldürdün çünkü hoşuna gidiyor.
Öldürdüm çünkü sen kızımı katlettin!
Aynı şey değil.
Tamamen aynı şey!
Sen kızını kurtarmaya geldin! Ben de oğlumu kurtarmaya!
Bak şu halimize.
Bak ne haldeyiz.
İkimiz de yastayız.
Sen benim adımın hikâyesini biliyor musun?
Hayır.
Cassandra Troya kralının kızıydı.
Tanrı Apollon onu çok beğenmiş ve arzulamış.
Rahibe olmak isteyen Cassandra'ya geleceği görme gücü vermiş.
Ama o birlikte olmayı reddedince...
Apollon da onu kehanetlerine kimse inanmasın diye lanetlemiş.
Tecavüze uğramış, satılmış ve en sonunda da öldürülmüş.
Ne yani, mitoloji yüzünden mi erkeklerden nefret ediyorsun?
Anlamıyorsun.
Sen burada canavarlar yaratıyorsun.
Artemis'in kızlarını üzerine çektin.
Avcılığın tanrıçası.
Tanrıça falan değilsin.
Sen en fazla varoş intikam meleğisin.
Kalk ayağa.
Kalk!
Yürü.
Adamı böyle öttürürler.
Geri geleceğimi söylemiştim.
Kızlar size seçme hakkı vereceğim.
Karşınızdaki Carter, avcıların başı.
Bu ada onun, av kulübü onun.
Onlarca yıldır bu adada kadınları avlıyor.
Ama diyor ki, acı çekmiş...
oğlunu kaybetmiş, her şeyini yitirmiş.
Siktirsin!
Belasını bulmuş.
Üç seçeneğiniz var.
1. seçenek, polisi ararsınız ve başınıza gelenlerin hesabını...
adalet sisteminin sormasını beklersiniz.
Çok parası var. Bir yolunu bulup kurtulur.
Hepsi böyle.
Bence hapse girmesi yetmez.
2. seçenek.
Orada 100 bin dolar var.
Parayı bölüşür, bunu serbest bırakır ve adayı terk edersiniz.
Olan biteni unutur ve hayatınıza devam edersiniz.
3. seçenek. Parayı alın...
ve Carter'ı kendiniz halledin.
Durun bir dakika.
Kapa çeneni!
Hepinizde ne çene var be!
Üçüncüyü seçerseniz, tesisi kundaklamanızı ve tüm delilleri yok etmenizi öneririm.
Siz parayı istemiyor musunuz?
Tarzımız değil. Biz ödül peşinde değiliz.
Teknelerin hepsinin anahtarı üzerinde, değil mi?
Seçim sizin, kızlar.
Kızlar.
Bunu konuşabiliriz.
Dediğiniz gibi, bende para çok.
Bunu yapmak zorunda değilsiniz.
Sen iyi misin?
Daha iyiyim.
Benim kanım değil, yani çoğu değil.
Kayıt defteri mi o?
Evet.
Hepsinin isimleri adresleri.
Dünyanın her yerinden üyeleri var.
Ayrıca bunun gibi kulüpler var.
Hayır!
Bu biraz acıtacak.
Anlaşılan üçüncü seçeneği seçmişler.
Bir şey unuttuk mu?
Pek sayılmaz ama...
Tessa!
Gerçekten o adamların hepsini bulup hesap soracak mısınız?
Öyle görünüyor.
Size katılabilir miyim?
Bilmiyorum. Sen ne dersin?
Eğer bize katılacaksan, sana yeni bir isim lazım.
Sembolik. Benimki gibi.
Sorun değil.
Ben zaten kimliğimi bu heriflerden gizlemiştim.
Lexi gerçek adım değil.
Ne peki?
Diana.
Ne oldu?
Diana, Roma mitolojisinde av tanrıçasıdır.
Hadi ya?
Gidelim avlanalım!
Çeviri: Takaya
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.