All language subtitles for The.Avengers.1965.S04E02.The.Gravediggers.DVDRip.XviD-PP

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Dr. Palmer...

Tekrar oluyor. Bölüm 3 te kararma var.

Tekrar ikaz ediyor.

Alarm verin.

Acil durum, acil durum...

Kendiniz de görebilirsiniz..

Tam bir kayıp.

- Tek etkilenen sektör bu mu? - Evet. Kısmi kayıp tolere edilebilir.

Diğer istasyonlarla bunu karşılardık.

Ancak, kararan bölge artsa...

ya da tüm ekranı sararsa... - Başımız belada demektir.

Herhangi uyarı olmadan bir füze saldırısının başladığının habercisi olurdu.

- Teknik bir arıza olabilir mi? - Kesinlikle hayır.

Sistemimiz üç kat güvenlidir.

Bu doğal bir nedenden olmalı..

Doğal nedenden mi?

Hargreaves prazitin, insan kaynaklı olabileceğini düşünüyor.

- Ama kesinlikle... - Bu mümkün değil.

Öyle olsa, neden ekranda bu alan kararsın?

Neden bunca zaman insanlar körü kürüne...

...bir başarısızlık için çalışsın?

Bende bunu öğrenmeye çalışıyorum, aynı Marlow gibi.

Marlow?

Dr. Hubeft Marlow. Burada çalışırdı.

Zeki bir adamdı.

Radarı geliştirdi...

...ve onun için mücadele verdi.

- Burada mı çalışıyordu? - Yakın zamana kadar.

Onu özlüyorum. Zeki insandı...

Radarparazit cihazı üzerinde mi çalışıyordu?

Evet, hem de tutkuyla.

- Onunla tanışmak isterdim. - Tanışmak?

Bu imkansız. Bizi terk etti.

- Sizde adresi olmalı. - Çok zor.

Hubeft Marlow dört hafa önce öldü.

Bu onun dosyası mı?

- Bakabilir miyim? - Tabii ki.

Bu kısmi bir dosyadır. Çok kapsamlı kayıtlar da var.

Bayan Peel bunları incelese, sizin için sakıncası olur mu?

Elbette olmaz.

- Eğer sorun insan kaynaklıysa... - Kesinlike olamaz.

Ama, eğer olsadı,

Kaynak onu biryerlerde hatalı dilim...

...olarak saklardı.

Muhtemelen, ama ben buna hiç şans vermiyorum.

- Sakıncası var mı? - Tabii ki yok.

Biz buradaysak...

...başarısız olan dilim...

...bu alanı kapsar.

Peki, eğer cihaz bir kasabadaysa.

Mesela 32 km mesafede.

32 kilometre...

- Ne kadarlık bir alanı kapsardı? - Daha çok kırsal alanı.

- Orası küçük bir kasaba. - Evet. Orası, Pringby.

Bu bir tesadüf mü acaba.

Pringbydeki klise. Marlowun mezarının olduğu yer.

Afedersiniz. Dr. Marlow'un, Dr.Hubert Marlow'un mezarını arıyorum.

- Oh, Evet. Şu garip olan. - Afedersiniz?

Marlow, garip mi?

Garip!

Buraya uzak değil. Gördünüz mü?

Nedense buraya gömülmek istedi.

Ben nereye gömüleceğimi hiç umursamam. Ama Marlow umursamış.

Ailesiyle bu konuda sorunlar yaşadı.

O Pringby yi istiyordu, istediği de oldu.

Mezarını görebilirmiyim?

Tabii, işte orası.

O kadar karmaşadan sonra, şimdi hepsi fikrini değiştirdiler.

Onu taşımak istediler.

Dr. Marlowe u kaçırdınız.

Onu mezarından çıkardılar.

Götürüyorlar.

- İyi Sabahlar. - Günaydın.

- Yardımcı olabilr miyim? - Bir yakınım burada hastada.

Hubeft Marlow.

Marlow?

- Söyleyemem... - Dr.Marlow.

Dr.? Sadece Demiryolu çalışanlarını kabul ediyoruz.

O yöneticiydi. Hiç duymadınız mı?

Hayır. - İşte fotoğrafı...

Hayır

Peki, yanılmış olmalıyım.

Neyse. Teşekkür ederim.

Daha fazla yardımcı olamadım, üzgünüm.

Hemşire Spray.

Sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim.

- Evet, Kardeşim. - Ne istedi?

O kapıdan uzak dur ve yaklaşma.

Herşey senin için çok iyi, değil mi?

Dört haftadır gömülü olan sen değildin tabii.

Seni uyardım ve sen de kabul ettin.

Ama bana deneylerim için para verecektiniz.

Öyle olmasa burada olmazdım. Ve bunu yapmazdım.

Bu cimrilik! Farklı olacağını söylemiştiniz.

Olacak.

- Şimdi, paramı istiyorum. - Yanlış zamanlama, Marlow.

Özellikle de senin ünitenin herşeyi alt üst ettiği bir sırada.

Ama, yükleme başarısız olmuş.

Ben bunu tahmin edemezdim. - Ama her durumu tahmin etmeliydin.

Sen neden varsın ki?

Erken tetikleme kayba neden olmuş.

Muhtemelen zaten bunu araştırıyorlardır. ve bu hiç iyi değil, Marlow.

Bu hiç iyi değil.

- Anlamıyormusun... - Sende kalsın...

Söz verildiği gibi paranı alacaksın.

Ama biz hareket etmeye hazır olduğumuzda.

Dr. Johnson.

Bir adam az önce Hemşire Sprey ile konuştu.

Marlow isminde bir hasata arıyormuş.

Aleft Baron a tetikte olmasını söyle.

Peki Doktor, hemen devam edeceğiz.

Bugün nasılsısınız? İyileşme var mı?

Yakında zıplarsınız artık.

John Steed, Protez Yardım Derneğinden. Sizi bir muayene deceğim.

Bende bir imza atabilirmiyim? Rahatsınız, değil mi?

Güzel.

Gayet iyi.

Çabuk iyileşeceksiniz.

Böyle bir yerde olduğunuz için şanslısınız.

Güzel bir atmosferde...

Evet. Herzaman hizmetinizdeler.

Üzüm, portakal, gazete, çiçek gibi ihtiyaçlarınızda,

hiç çekinmeden, arayın.

Üzüm mü?

- Üzüm isterdim. - Maalesef.

Kayda değer düzelme..

Ve bu şekilde kalmaya niyetliyim, ama siz değil.

Bense oldukça uyugunum.

Hey, sen!

Değiş tokuşa uygun.

- Ne oldu? - Kaçtı.

- Tarif et. - Uzun, Şemsiyeli, Şapkalı.

Aynı adam.

Ortalık kızıştı.

Toparlan. İzleri silmeliyiz.

Neler oluyor?

Eğere onu bulurlarsa...

...Millera, Carling Sokağını hazırlamasını söyle.

Carling Sokağı, Pringby.

Hala orada mı, Bayan Peel?

Marlow'un dosyası çok kapsamlı.

Herşeyi iki kere kontrol ettim.

Carling Sokağı mı dedin?

Bir atama yapmış. 22, Carling Sokağı. Pringby.

Ama kimin için ve neden?

- Ayın 13 ü Cuma - Uğursuz gün.

Marlow olmalı. Onun öldüğü tarih.

Nº 22 Ziyarete açık.

Görüş alanımın içindesi.

Köşeleri vuruyorum.

- Çocukluğunu mu hatırladın? - Yeğenimin doğum gününü.

Marlowdan ilginç haberlerim var.

Ama, ben senden bir adım öndeyim. Kendisini gördüm.

Ortaya çıktığına göre iyi olmalı, hemen kendisiyle konuşsak o zaman.

- Marlow u ne zaman gördün? - 11:30.

- Yaşıyor mu? - Kesinlikle. İnanmazsın...

- Sende gördün... - Ölü. 13:00.

Tabutun içinde.

Sanırım o, hastanede ölen Hubert Smith di.

Demiryolu çalışanları için?

Cevap orada.

Evet, oraya bir hemşire olarak çok rahat girebilirsin.

Sanırım yeni bir yay takmalıyım.

Hemen bakanlığı arayacağım.

Sen cazibeni kullan, bende Sir Horace ile uğraşayım.

Çok güzel bir yer. Seveceksin.

Odada müzik istenmiyor, erkek ziyaretçide...

...ne tırnak cilasi, ne de gösterişli saçlar.

Resmi çoraplar ve saat 22:00 da yatılır.

Bize katıldığınıza memnun oldum.

Hemşire Spray, Emma Peel aramıza katılıyor.

Ona kurallarımız göster. - Tabi, kardeşim.

- Kardeş. - Bayan Peel.

O bir canavardır. Ama keyifli iştir.

Ameliyat varken kilitli kalır.

Afedersiniz, Dr.

- Rüya gibi. - Kesinlikle çok ilginç.

Dr. Johnson, buradaki her şeyi o yönetir.

- Şu yeni kız mı? - Bayan Peel.

- Bakanlığın bize tahsis ettiği değil mi? - Hemşire Spray gibi.

Seçeneğimiz yok. Hemşireleri burada eğitmemizde kararlılar.

Boşver. Bizden uzak durduktan sonra.

- Biletiniz mi var? - Hayır.

Biletsiz binemesiniz.

- Buyrun. - Bir bilet isterdim, lütfen.

- Uzağa mı? - Sadece bir gezinti için.

Pekala, şuradan alabilirsiniz.

Biletler, lütfen.

- İki numaralı platform. - Teşekkürler.

Patron, bir müşteri var.

Mükemmel, Frederick.

Rayların kesiştiği ve eski dostların...

...buluştuğu Junction Winslip e hoşgeldiniz.

- Sir Horace Winslip. - John Steed.

Aramıza hoşgeldiniz, Bay Steed.

Bizde tam öğle yemeğine oturuyorduk.

- Kalacakmısınız? - Teşekkür ederim.

Buyrun, lütfen.

Burası. - Oh, teşekkürler.

Buraya oturun, lütfen. Bunu makinist için hep yaparım da.

- Menü. - Teşekkürler.

Güzel bir gezi olacak.

İyi ki geldiniz. Yalnız yemekten nefret ederim.

Bir kompartmanı paylaşmak nekadar hoş.

İyi vakit geçriyoruz..

Heddleway Tüneline yaklaşıyoruz.

- Tam zamanı. - Olağanüstü.

- Pencereyi kapatabilirmiyim? - Lütfen.

Aman dikkat, pencereden sarkmak tehlikelidir.

Çok doğru, Sir Horace.

Bundan başka şekilde seyahat yapamıyorum. Biliyormusunuz?

Şüphesiz diğerleride keyiflidir.

Çok küçük yaşlardan beri babamla birlikte hep trenlerde seyahat ettiğimden...

...geçen manzarayı, dağları, ovaları seğretmek...

...hep midem bulandırır da.

Biraz daha istermisiniz? - Teşekkür ederim.

Sizinle seyahat etmek bir ayrıcalıktı, Mr. Steed.

- Burayı nasıl buldunuz? - Protez Yardım Derneği.

Dernek... Nasıl açıklayabilirim?

Yardımlaşma için desteğinizi almaya.

Protez, yani?

- Pekala... 5.000 gine yeterli mi? - Nasıl yani?

İsterseniz 10.000 yapalım.

10.000 gine bağışlamak mı istiyorsunuz?

Size daha sonra bir çek veririm.

Ne kadar da cömersiniz. Ama bu kadar yardım yapmak...

Sadece önemli bir sebepten dolayı.

Çorbada demiryolcuların da tuzu olsun diye.

Medeniyet onlar sayesinde gelişti.

İnsanlara, vahşi batıyı açmayı başardılar.

Ve beni zengin yaptılar.

Neredeyse geldik.

- Nefis bir yolculuktu. - Büyük bir zevkti.

Demir atlar, harika yaratıklar,

ama ne yazık ki otomobiller pabucunu dama attı!

Bir sayfa açılırken bir sayfa kapanır.

Downside Demiryolu, Pefthington,..

...Pentwaithe, hepsi geçti. Her biri için çelenk astım ki...

...insanlar onları unutulmasın diye.

Size C koğuşundan ayrılmamanızı söylemiştim.

Düşündümde, çiçekler geldiği için...

Bunları düşünmenize hiç gerek yok.

Bekleyebilir.

Peki, kardeşim.

Mükemmel. Bu akşam ameliyata başlarız.

Bakın, 214 Gladstown, 1890 da...

...saate ortala 60 km yapılabilirdi.

Ama onlar, rayları söküp otoyol yaptılar!

Çok şanslısınız ki, şimdi 20 km yapabilen bir sete bindiniz.

Ne zamandır hastane ile ilişkiniz var?

Birde şu güzel kıza bakın.

Muhteşem bir yaratık.

Hastanede benim için işler yapan...

...tanıdığım iyi bir adam var. Dr. Johnson.

- Ben sadece ona para veriyorum. - Kesinlikle öyledir,..

...ama yanlış kullanılıyor olabilir.

Bu söyledikleriniz hiç hoş sözler değil.

Johnson ve Miss Thirlwell harika insanlardır.

- Her ikisi de demiryolu sevdalısıdır. - Finanse ettiğiniz sürece sorun yok tabii.

Saçma bir fikir. Onlar görüşlerime her zaman katılırlar.

Ve o yönde hareket ederler.

Ama hepsinin bir sırası var...

Dokunmayın!

Çok özür dilerim ama, neyin sırası var acaba?

Sadece...

Bu Whittingham makasının orjinal sinyal devresidir.

- Yeri doldurulamaz. - Bana çok yeni göründü.

Zamanında hepsini yeniledim.

Kusursuz işler olmuştu.

- Ne diyorduk? - Hastanedeki sıralama.

Ah evet... Neydi unuttum.

Etrafın nasıl olmasını istersiniz, mesela?

Sizi bahçeye çıkartayım. Kendime bir çuf çuf hattı yaptım.

- Çuf çuf mu? - Evet, kişisel trenim. - Oh, afedersiniz. - Önemli değil.

- Bu geceki dansa geliyor musunuz? - Görevde olacağım.

Bu gece ameliyatları olduğundan, size ihtiyaç olmayacaktır.

Herneyse, sizi bekleyeceğim.

- Dansa! - Hayır. Teşekkürler. Belki bir daha ki sefere.

- Yapacak işlerim var. - Belki fikrinizi değiştirirsiniz.

Size yardımcı olabilir miyim?

Başhemşireyi arıyordum da... Evraklar için.

Sabaha kadar beklemeniz gerekecek.

Göstergeyi görmediniz mi? Ameliyat var.

Gördüm.

İyi geceler, Bayan Peel.

Ah, bende sizi arıyordum. - Teşekkürler.

- Ameliyattalar. - Öyle mi?

Bende girmeye çalıştım. Ama...

- Hasta kim acaba? - Hiç bir fikrim yok.

Bir bilgi koymamışlar.

Evet. Artık başlayalım.

- Onu geçmenin bir yolu yok. - Güç kullanabiliriz.

Bunun için biraz daha bekleyebiliriz.

Keşke ne olduğunu görebilseydik...

Pens.

Neşter.

Kaynak makinası.

Mekanik çiçekler.

Elektronik parçalar, kondansatörler...

...ve bir selenyum doğrultacı.

Bu da bir transformatör?

Burası da Marlow u bulduğum yer.

Ölümle ilgili bir iş.

Birini daha hazırlıyorlar gibi.

Buna ne dersin?

- Bir nefes borusu. - Tabutta mı?

Bayan Peel,

Hiç önceden cenaze rezervasyonu yapıldığını duydunuz mu?

Hemde kayıt altı hafta ve bir ay önceden yapılmış.

Her ikisi de Perşembe gününe ve şehir dışında.

- Harita var mı? - Bende bir tane olacak.

Evet.

Scarsby de iki hafta önce defin edilmiş.

Scarsby...

Lennington da dört hafta önce.

Lennington...

Daha sonra Nowlie.

Nowlie...

Pringby de başka bir tane daha.

Pringby...

- Ve sıradaki? - Summerbrig.

Küçük güzel bir yerdir. Ve Weighscale.

Weighscale. İşte burası.

Hepsini birleştirelim.

ve ortasına bakalım...

Radar istasyonu.

Buradan, beyler.

Usulca.

İşte bu.

Değiştiriyorlar.

Yaşıyor mu?

Işığa duyarlı bir hücre.

- Ve bir tabutta, ha? - Merak ettim.

Sanırım. Teleskopik.

Yüzeye çıkacak kadar yeterli uzunlukta.

Güneş ışığıyla çalışan bir aygıt.

Bu uç enerjiyi depoluyor.

- Diğeriyse... - Bu parçalardan yapılmış.

Dr. Marlow'un sistemi,

Uyarı istasyonuna bu sayede parazit yollayarak.

- Sahte saldırı uyarısı yapıyor.

Kontrol merkezi nerede acaba?

- Gizlemiş olmalılar. - Bu biraz zor olurdu.

Biraz büyük bir yer olmalı.

Çünkü bu hassas düğme ve kollar için...

...montajı tozsuz bir alanda yapmaları gerekir.

Bir Ameliyathane ye.

Ben tabutu takip edeceğim.

Merkezi kontrol. Büyük. Düğme ve kollar.

Çekilecek kollar!

İşte sonuncusu, Miller.

Bu sonucusuyla görevimiz tamamlanacak.

Bunda herşey iyi görünüyor.

Hem de çok iyi .

Bunu da hemen bitirelim.

- Thirlwell, nerede? - Bir bakayım.

Acele et, doktor bekliyor.

Hadi başlayalım.

Pens.

Nem ölçer.

Tamam, toplayabilirsiniz.

Çok başarılı bir ameliyat oldu.

Sizce de öyle değil mi?

Bunu kutlamalıyız.

Şampanyayı hak ettik.

Tüm endişelerimiz sona erdi.

Tabii Bayan Peel dışında.

Doktor. Şimdi birşey yapacakmıyız?

Yapamayız. Marlowdan hemen sonra...

...başka bir ölü, çok riskli olurdu.

Başımıza sorun oldun, Bayan Peel.

Bir kaza...

Çılgınca.

Lokomotif için bir tehlike.

Zaten birgün birine zarar verecekti.

Şiddete karşıyım!

Konukseverliğime böyle mi cevap verecektiniz?

- İyi misin? - Evet, Sir.Horace.

Git ve bir yerde uzan, dostum.

Sakın kullanılmış olmayasınız.

- Peki, bunun ne için olabileceğini düşünüyorsunuz? - Tabii ki.

Öyle mi?

Ne yaptığımın kesinlikle farkındayım.

Ülkenize ihanet ettiğinize inanamıyorum.

Herhalde, ne değinizin farkında değisiniz.

Dört Kral ve İki Kraliçeye sadakatle...

...hizmet eden Winslips beş savaş geçirmiştir.

Bizler kraliyet demiryolu anlayışından geliyoruz.

Ya vatanseverliğiniz ne olacak?

İkimiz, farklı şeylerden bahsediyoruz.

Bundan ülkemize neden zarar gelsin ki? Aksine, son derece yararı olacak.

Yollar tekrar boşalacak.

Zamandan tasarruf sağlayacak.

Egzost kirliliğine son verilecek.

Egzost kirliliğine mi?

Evet. O şeytani araçlar ortaya çıktığından beri olan kirlilik!

Bana herşeyin bir sırası olduğundan bahsetmiştiniz.

Evet. En başından bu yana.

Dr.Johnson bu sırayı başlattığından beri

Ne sırası?

Tabii ki, parazit cihazı.

- Peki ne için? - Otomobiller!

Bu Johnson'un söylediği herşeyi açıklıyor?

Aksi halde, o kadar parayı bu işe yatırmak bir cömertlik olmaz mıydı?

O bir parazit cihazı, ama amacı...

...bu ülkenin savunma sistemini...

...çökertmeye hizmet ediyor.

Şükürler olsun.

Bu benim trenim!

Sir Horace,

Tüm kontrolü çökerttiler.

Neler oluyor?

Birileri benim lokomotifimle oynamış.

Bunu kimse yapamaz.

Neler oluyor?

O kadını raylara bağlayarak...

...ne yapmaya çalışıyorlar?

- Bu lokomotife zarar verir. - Bir bakalım şuna.

Ne acayip insanlar.

Hep makinist olmak istemişimdir.

Oldum da denilebilir.

- Ailenin itirazı mı? - Oh hayır. Aslında kabul ettiler.

O zaman bana emniyetli gelmemişti. Daima, hareket halinde olacaktım.

Ama biliyorsun. Buda seni daha ince ve fit yapabilirdi.

Çeviri: Ceok (ceok67@gmail.com)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.