All language subtitles for Kızılcık Şerbeti 62. Bölüm HD Tek Parça İzle - Son Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[jenerik müziği]

[gerilim müziği]

Doğruyu söylüyorum. Nilay yolu kaybetti. Yani. kestirmeden gidelim dedi.

Hem ne oldu? Karizman mı çizildi?

Birazcık çizildi karizmam. evet.

Ben başlarım senin karizmana.

Sen ne kadar çok konuşuyorsun böyle.

Niye susacakmışım? Sen de sinirlendirme beni.

Ben doğru bildiğimi konuşurum her zaman.

Ben bir şey anlatmaya çalışıyorum burada.

Ya çalışanlara rezil oldum. utandım gibi şeyler anlatıyorsun bana.

Ayrıca Nilay olmasaydı ben birinciydim.

Yani. sen bir nevi bizim sayemizde kazandın.

Bak. neler tutmuş içinde bir de.

Ama yalansa yalan de.

Vır vır vır konuşuyorsun gerçekten.

Ama ben sana söyledim. ben susmam. Doğru bildiğimi ben konuşurum.

[duygusal gerilim müziği]

Sus.

[duygusal gerilim müziği yükselir]

[duygusal gerilim müziği devam eder]

Allah kahretsin.

Ha. kızım. sen gitmedin mi işe?

Yok.

Öğlene kadar kendime izin verdim.

Kayınvalidemle. eltimle böyle biraz vakit geçireyim istedim.

İyi ettin.

Kahve içer misin. söyleyelim mi sana da?

-İçtim ben. çok sağ ol. -Peki.

N'aber Görkem?

İyi.

Görkem Hanım. paketleriniz geldi.

Buraya getir Seher.

[gerilim müziği]

Ne paketiymiş onlar?

Görürsünüz birazdan.

Böyle bırakabilirsin Seher.

Çıkabilirsin.

Güle güle kullanın.

Kızım ne gerek vardı?

-Açın lütfen. -Biri bana mı?

Evet Nilay.

Ay açayım o zaman.

Ne?

Kızım. bu ne?

Ay. bir şey soracağım. gerçek mi?

Anne. bakma öyle. soruyorum çünkü çakmaları bir sürü var.

Bilmiyor tabii. normal.

Gerçek Nilay.

Her defasında kocana gidip ben de niye yok deme diye sana da aldım.

Rahat rahat kullan. benimkine de bulaşma.

E. gel. öpeyim o zaman.

Kalsın. kalsın.

İyiyim böyle.

Kızım. ne gerek vardı böyle bir şeye?

Lüzumsuz. pahalı bir hediye bu.

Bunları ben aldım.

Fatih değil. benim size hediyem.

Anlatabiliyor muyum?

Tabii çantaları bulmak zor olduğu için aracı şirkete iki katı ödedim.

Olsun.

Kısacası. benim kimsenin hediyesine de parasına da ihtiyacım yok.

Alırsam böyle çifter çifter alırım.

Neyse. ben gideyim. bir üstümü değiştireyim.

Siz de rahat rahat arkamdan dedikodumu yaparsınız.

Güle güle kullanın.

Canım. çanta almışsın. niye dedikodunu yapalım?

Ay. ilahi Görkem.

Ay.

[gerilim müziği biter]

Kızım. hayırdır. ne oluyor? Bu kadar mutluluk bir çanta için mi?

Anneciğim. bu sadece bir çanta değil.

İnsanlar bunun için uçakta koltuk satın alıyor.

yemek masalarında sandalye ayırtıyor.

-[neşeli müzik] -Ay. delirmiş o zaman herkes.

Allah akıl fikir versin bunlara.

Ay vallahi aferin Görkem'e. ilk kez gözüme girdi.

Paraya kıymış. Rabb'im eltinin eli bol olanını versin inşallah.

Kızım. sen bize yapılanın farkında değilsin herhalde.

Beni sinirlendirme. Aklı sıra bizi ezmeye çalışıyor.

Sadaka verir gibi öyle attı önümüze çantaları.

Terbiyesiz.

Koy hadi şunu kutusuna Nilay.

-Niye ya? -Ne demek niye?

Geri vereceğiz. koy kutusuna.

Anne.

Vereceğiz diyorum koy hadi.

Ya ben vermesem? Bak. bana çok yakıştı. Bak bir.

Ya sende hiç gurur yok mu Allah aşkına?

Yok gurur murur. Olmasa da olur. Çanta bende olsun yeter.

Çıkar şunu kolundan. Hadi diyorum. Getir.

-Anne. -Verir misin?

Hadi getir. Koy şuraya.

Ya çok güzel ama ya.

Kızım. hadi koy.

Ver şunu.

[neşeli müzik devam eder]

Kapat.

Anne. bir daha düşünsek?

Yürü. götür-- Al!

Hasbinallah.

Hadi.

Ama ya anne.

Yavaş.

[neşeli müzik devam eder]

[neşeli müzik biter]

-Kızım. müsait miydin? -Buyurun.

Geldiniz zaten.

Teşekkür ederiz.

Düşünmüşsün. masraf etmişsin.

Ama biz bunu kabul edemeyiz.

Bizim için gereksiz ve pahalı bir hediye bu.

-Peki. -[gerilim müziği]

Ben de isteyen başka birine veririm o zaman.

Yani. sizi çok istekli gördüğüm için alayım demiştim.

Çık kızım.

Siz ne anlarsınız zaten.

Anne.

ben kendi çantamı vermeseydim iyiydi.

Hadi size bak.

Başkasına verecekmiş bir de. Sen kim oluyorsun?

Ne zannediyorsun sen kendini ya?

Vallahi bunun eli çok maşalı. Sen bununla baş edemezsin anne.

Sen öyle san bakalım.

[duygusal müzik]

Sen ne yaptın oğlum ya?

Pat diye giriştin kıza.

Ay. ay.

[duygusal müzik devam eder]

Pardon.

Benim gitmem gerek.

[duygusal müzik devam eder]

Bir şey yapmam lazım.

[kapı vurulur]

Gel.

[duygusal müzik biter]

-Giray Bey. müsait misiniz? -Gel Nejat. gel.

Bu geçen gün verdiğiniz kremin içeriğini araştırdık.

-Bir sıkıntı var mı? -Yok. yok Giray Bey.

Her şey organik ve doğal katkılardan oluşuyor.

-[duygusal müzik] -Bazı denemeler de yaptık.

Pişik. birinci dereceden yanık ve kızarıklığa çok iyi geldiğini gözlemledik.

Patentini alabiliriz yani.

Denemeye değer.

Yani. biraz geliştirirsek piyasaya sürebiliriz.

Tamam.

[duygusal müzik yükselir]

[duygusal müzik biter]

Ne yapıyorsun burada böyle? Odalara kapandın.

Hiç. öyle düşünüyorum.

Neyi?

[duygusal müzik]

Neyi düşünüyorsun? Doğa. ne oldu?

Giray

-öptü beni. -Ne?

-Yani. daha doğrusu öpüştük biz. -Ne?

Ya Çimen. bağırma. anneannem gelecek şimdi.

Gelmez. içeride Cemre'yle çok mutlu.

Sonra ne oldu?

Sonra bir şey olmadı işte.

Yani. ben gittim. o da durdurmadı.

Aramadı da.

Ee. şimdi ne olacak?

Bilmiyorum.

Yani.

ondan hoşlanıyorum ama...

Aması ne?

Ay. bana sakın Fatih deme şimdi Doğa.

Ya saçmalama. Fatih'le bir ilgisi yok.

Onunla artık bir araya gelmemiz mümkün bile değil.

Ha. mümkün olsa olacak yani.

Ya Çimen. saçmalama ablacığım lütfen. Fatih'i konuşmak istemiyorum şu an.

İyi. tamam.

O zaman yeni bir ilişkiye hazırsın demektir.

Bilmiyorum işte onu da.

E. neyi biliyorsun Doğa?

İnsanlara güvenim yok benim.

Güvenim kırıldı.

Onu biliyorum sadece.

Ama herkes de aynı olacak diye bir şey yok ki.

Evet. o da doğru ama...

Of. ne bileyim işte. benim kafam karışık ya.

Sen şimdi bırak kafanı. Kalbin atıyor mu? Onu söyle.

Hem de nasıl.

Ya. ay!

Oy!

Deli.

Ben baktım.

[neşeli müzik]

Beyefendi.

Beyefendi.

Beyefendi.

Buyurun efendim.

Siparişleriniz.

Sağ ol.

Bu arada Zülkar ben.

Zülkar?

Kim gelmiş?

Kırmızılı kurye.

Kim?

Annem. Kurye geldi annem.

Oğlum. bırak şimdi kuryeyi. Sen niye hâlâ oyalanıyorsun burada?

Bak. evde erzak bitmek üzere.

Ya anne. ben taksi çağırmıştım. Gelmedi.

O sırada da zil çalınca kapıya baktım. kurye gelmiş.

Tamam. Ver sen onları bana.

Hadi. hemen benim dediklerimi al da gel. Koş.

Tamam. Tamam annem.

Hadi. fırla. fırla.

[kapı vurulur]

Gel.

Rüzgar Bey. bir sorunumuz var.

Burada sorun hep var Aslıcığım.

Yine hangi güzel hanımefendi otobüsünü ya da dolmuşunu kaçırdı

ve bizim programı patlatıyor acaba?

Bu sefer daha fena.

Kıvılcım Hanım'ın programına inceleme başlatmışlar.

-[gerilim müziği] -Açılan davalar var.

Ne diyorsun sen ya?

Eğer bugün yayını yaparsak kapama cezası gelebilir.

Hatta lisans iptaline bile gidilebilir.

Allah kahretsin ya.

O kadar iyi program. Reyting rekorları kırıyor.

Kıvılcım nerede şu anda?

Çekim için hazırlık yapıyorlar.

Arkadaşlar. herkese kolay gelsin.

Maalesef bugün yayın olmayacak.

Ne oluyor Rüzgar? Ne demek yayın olmayacak?

Bir gelsene Kıvılcım. Odamda konuşalım.

Hayır Rüzgar. dur bir dakika. Lütfen burada söyle. Hazırlık yapıyoruz.

Ne demek yayın olmayacak?

Programa inceleme başlatılmış.

Bugün yayın olursa kanala kapama cezası gelebilir.

Ne? Nasıl?

Şimdi mi haber verdiler?

Maalesef. son dakika.

Şaka gibi.

Nasıl olabilir böyle bir şey ya?

-Ne olacak şimdi? -Yayın saatinde belgesel gireceğiz.

İşte karşı dava açacağız. Takipte kalacağız falan.

Ha. haftalar sürebilir yani.

Olabilir.

Ay. inanamıyorum.

Çok üzüldüm şu an ya.

Ben de.

Afiyet olsun.

Teşekkür ederim Sevilaycığım.

Ablacığım. torunlar yanında.

Yüzün gülüyor maşallah.

Evet. bunlarla keyfim çok yerinde.

[kapı çalar]

Ben bakarım.

[duygusal müzik]

-Alev. hoş geldin. -N'aber Sevilay?

İyidir. sen?

İyiyim ben de. Gebeş hayata alışmaya çalışmaca.

Bayağı büyümüş karnın. maşallah.

-Allah tamamına erdirsin. -Çok mersi.

-Bizimkiler içeride mi? -İçerdeler.

Sönmez ablayla oturuyorlar.

He.

Annem şimdi onları yiyordur. Gidip kurtarayım.

Gel. gel.

Hello'lardan bir demet.

Hoş geldin.

-Karnın amma büyümüş ha. -Evet ya.

[duygusal müzik devam eder]

Gel.

Gel bakalım.

Annem benim hamileliğime alışana kadar ben doğuracağım galiba.

Karın konusu açılınca bir yüzü düşüyor gibi oluyor.

Sen niye erken çıktın?

İşlerimiz erken bitti.

Umut da menajeriyle yeni klip şarkısı için çalışmalar yapıyordu.

-Yalnız bırakayım dedim. -Klip mi çekecekler?

Ay ben o şarkıyı dinledim. Bayıldım. Harika bir şarkı.

Aynen. Hayırlısı olsun bakalım.

Acaba ben de mi yardım etsem ya?

Ne gereği var?

Ha. açıkla bakalım.

Ay anneanne. o ne demek şimdi?

Klip çekimiydi. tasarımdı. Onlarla ilgilenir.

Evet ya.

Hem ben çok yabancı klip izliyorum. Bir yardımım dokunur.

E. tamam.

Ofisteler. Bir git. Umut da çok memnun olur.

Bir anda işsiz mi kaldım ben şimdi?

Geçici bir durum gibi görmek lazım bunu.

[duygusal müzik]

Bir sürü yapacağımız program vardı.

Verilmiş sözler.

Kıvılcım. senin kendini mahcup hissedeceğin bir durum değil bu.

Kaldı ki biz bile bir şey yapamıyoruz zaten.

-Evet. öyle de işte ne bileyim? -İşte.

Denetleme bir bitsin.

Karşı davayı da açacağız ve takipte kalacağız.

Sen de yeni evlendin. Git. biraz kocanın tadını çıkar.

Tamam. O zaman evinin tadını çıkar. Ev hanımı ol.

Hiç olmadım ki.

Ben çalışmadan nasıl yaşanır bilmiyorum.

Ben de.

Oh. benim Cemreto'm.

Cemreto'ma bak.

Canım benim.

Alev de doğum yaklaştıkça Cemre'yi bırakamıyor.

Alıştırma yapıyor.

Ay Doğa.

Biz bugün Cemreto'yla teyze yeğen günü mü yapsak?

[neşeli müzik]

Olur. Bana uyar.

Ay. ben onu alırım. gezdiririm. yediririm. Alışveriş falan yaparız.

Nereden çıktı şimdi bu?

Ay anne. niye her şeyin altında bir şey arıyorsun ya?

Vallahi benim için çok iyi olur. Finallerim yaklaşıyor.

Ben de ders çalışırım.

E. tamam. Sen rahat rahat çalış. Cemreto bana emanet.

İyi. tamam.

O zaman ben çantasını hazırlayayım.

Ay. çok heyecanlı.

Annelik denemesi yükleniyor.

Anne. niye öyle bakıyorsun? Yine neyden şüphelendin?

Yürüyen şüphe ya.

[gerilim müziği]

Selam Fatih.

Gel amca. gel. Hoş geldin.

Bu sana söylediğim evrakları imzalamamışsın hâlâ.

Aa.

Doğru diyorsun ya. Aklımdan ben çıkmış. Hemen...

İmzala şunları ya. İşimiz var.

Hemen imzalıyorum.

Fatih. bir şeyin mi var senin?

Yok. yok. Bir şeyim yok.

Oğlum. canın sıkkın gibi. Bir şey mi var? Söyle.

[gerilim müziği devam eder]

Doğa'yı gördüm de bugün.

Okulda o Giray denen herifle.

Ee?

Ee'si işte...

...öpüşüyorlardı.

Anlatamam. Böyle her tarafıma bıçaklar saplandı sanki.

Yani. paramparça oldum. biliyor musun?

Unut-- Yani. gözümü ne zaman kapatsam o anı görüyorum.

Allah'ım diyorum. dua ediyorum. Bu gerçek değildir.

Olmamıştır diyorum ama...

Yok.

-Fatih. sakin ol. -Ya nasıl sakin olayım amca?

Sen bir benim yerime koysana kendini.

Senin yerine koyamam kendimi. Çünkü aynı pozisyonda değiliz.

Siz ayrıldınız.

Ve sizi bağlayan tek şey çocuğunuz.

Evet.

Biliyorum.

Ama ben...

Doğa'yı biriyle göreceğim hiç aklıma gelmemişti.

E. Fatih. ne bekliyordun?

Yani. sen boşanacaksın. Başka biriyle evleneceksin.

Doğa da ömür boyu seni bekleyecek. Öyle mi?

Amca. o bir anne ama ya.

Ee. anneyse?

Fatih. bu konuda ağzını açma.

Biliyorsun geçmişte yaptığın yanlışları.

Amca. ne olur bana bir akıl ver. Ne yapacağım ben?

Sen karını sevmiyor musun?

Seviyorum.

Ee. seviyorsun. O zaman sorun ne?

Doğa benim kızımın annesi.

Benim için çok özel.

Ve anladım ki ona karşı duygularım bitmemiş.

Anlıyor musun?

Yani. Görkem çok iyi.

Çok nahif.

Çok temiz bir kız. Çok düzgün bir kız.

Ona da haksızlık etmek istemiyorum aslında.

Fatih.

kafan bu kadar karışıkken bence bu evliliğe devam etme.

[gerilim müziği yükselir]

Ne demek istiyorsun amca?

Bence Görkem'den boşanmayı düşünmelisin.

Daha şimdiden kafan bu kadar karışıksa

bir düşünsene. ne olur gelecekte.

Ya bir de çocuğunuz olursa? Doğa'yla yaşadıkların ortada.

Ee Mustafa. ne yaptın o işi?

Neyi ne yaptım Kayhan Bey?

Mekan işini ya.

Yok Kayhan Bey. Ne olursunuz Allah aşkına. Beni günaha sokmayın.

Ya yok. günah falan değil. Bir sordum ben Mustafa ya.

Kime sordunuz?

E. müftülüğe Mustafa.

-Ne? -[neşeli müzik]

Yani. "Biz mekan işine girebilir miyiz? Bir şey olur mu?" diye sordum.

Dualarla açarsınız dedi ya.

Hiçbir şeycikler olmaz dedi.

Nerenin müftüsü bu böyle Kayhan Bey?

-Buraların. -Yok Kayhan Bey. ben yapamam.

Yani. dünyanın en sevap işi olsa da ben yapamam.

Hı.

Kesin diyorsun yani.

Evet.

Maalesef. siz beni bırakın. Benden mekancı. kulüpçü olmaz Kayhan Bey.

Olmaz.

Peki o zaman.

Sen bilirsin Mustafa. E. ben kalkayım.

Gideyim. böyle çok çalışıyormuş gibi görüneyim bari.

Başka çaresi yok.

Neyse. Hadi görüşürüz Musti.

Hayırlı günler.

Hadi.

[kapı vurulur ve açılır]

Abi.

[neşeli müzik biter]

-Ne yaptın oğlum? -İyi abi.

-Sen ne yaptın? -İyi ben de.

İyi misin Metehan?

[duygusal müzik]

Pek değil abi ya.

Biraz canım sıkkın.

Hayırdır oğlum? Ne oldu?

Daha ne olsun abi ya?

Üniversite sınavını kazanamadım.

Mihri'yi mahvettim istemeden. İntihara sürükledim kızı.

Azra olayını zaten biliyorsun.

E. şimdi de araba.

Babam gözümün içine içine bir işe yaramazsın der gibi bakıyor abi.

Daha ne olsun yani?

O zaman doğru yere geldin oğlum. Onu en iyi ben bilirim.

Babam hep bana öyle dediğin gibi bakardı.

Ya böyle sanki hayatının en büyük hatasıymışım gibi süzerdi beni.

Sonra alıştım ama.

Ben de inandım bir işe yaramadığıma.

Yok be abi. Olur mu öyle şey Allah aşkına?

Oluyor. oluyor oğlum. oluyor. Oluyor.

Ama sen yapma bunu.

Benim yaptığım hatayı sen yapma.

Sen daha gençsin.

Hataların olacak.

Olacak tabii. olacak abi de

bu ara sanki biraz fazla oldu.

Biraz öyle olmuş ama yapacağın bir şey var.

Ara vereceksin.

Hata yapmaya ara vereceksin. Bu kadar basit.

-Öyle mi diyorsun? -Aynen.

Hadi. çay içer misin?

Vallahi sana zahmet.

Fatih. sen bence hâlâ Doğa'yı seviyorsun.

Bak. gel. beni dinle. Yol yakınken sen Görkem'den ayrıl.

Bu iş yürümez böyle.

[gerilim müziği]

Amca. ben bunu Görkem'e nasıl yaparım?

Kız gözümün içine bakıyor ya. Deli gibi aşık.

Yalanı yok. dolanı yok.

Politik değil. Ha. tamam. biraz patavatsızlıkları var.

Ama onun kalbi dilinde.

Kötü niyetinden yapmıyor.

Kafasında hiç hesap kitap yok.

Çok düzgün bir kız yani.

Oğlum. madem karına bu kadar hayransın.

Doğa'yı niye düşünüyorsun o zaman?

Amca. elimde değil.

Elimde değil.

Anlasana.

Ben seni nasıl anlayayım Fatih?

Yani. karşımda ne yapmak istediğini bilmeyen biri var.

Sanki böyle oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibisin.

Olacak iş mi bunlar ya?

İşte Doğa'yı başkasıyla görmek bitirdi beni amca.

Fatih. bence sen ne istediğine bir karar ver.

Doğa'yı hâlâ seviyor musun?

Yoksa çocuğuyla yalnız kalsın mı istiyorsun?

Ona bir ceza mı vermek istiyorsun?

Görkem'e gerçekten âşık mısın?

Onu istiyor musun. seviyor musun?

Yoksa sadece bu evlilik meselesi yüzünden ailenle yüz göz mü olmak istemiyorsun?

Ne istiyorsun sen? Buna bir karar ver.

Malum. daha önce suç Doğa'daydı dediler.

Peki ya şimdi?

Şimdi ne olacak?

Neyse. ben biraz hava alacağım amca. Konuşuruz sonra.

[gerilim müziği devam eder]

Ya abi. burası da güzel de ben şuraları beğenmedim ya.

-Evet. burası biraz... -Selam.

Aa. Çimen.

-Hoş geldin. -Hoş buldum.

N'aber?

İyi. Alev klipten bahsetti. bir gelip bakayım dedim.

Gel. gel tabii ya. Murat'la tanışın.

-Merhaba. -Merhaba. Çimen.

Çimen de Alev'in yeğeni.

-Hadi ya. benziyorsunuz bayağı. -Öyle mi?

Alev'e benzediğim için sevindim.

Sen yine sadece fiziksel olarak benze de...

-Biz de tam klip hakkında konuşuyorduk. -He?

Gel bak Çimen. şimdi bak. mekan olarak şurayı düşündük.

Ay. harika görünüyor.

İşte ben yine böyle şarkı söyleyeceğim.

Evet. evet. Ama hikayede bir kız var.

Sonra Umut kıza âşık ve hayal etmeye başlıyor.

Kız kim?

Onu daha seçmedik.

Bak. şurası da vardı.

-Sen olsana. -[neşeli müzik]

Ben mi?

Aslında olur ya.

Klipte mi oynayacağım?

Neden olmasın?

Yani. bilmem ki ben hiç daha önce böyle bir şey yapmadım.

Sizi utandırmak istemem.

Çimen. saçmalama ya. Ne utandırması?

Klip çekeceğiz beraber ya. Oyuncu olmana gerek yok.

Evet. hem birbirinizi iyi tanıyorsunuz. Rahat edersiniz.

Bence iyi bir yönetmenle çok iyi bir iş olabilir.

He? Ne diyorsun?

Olur. olur. Güzel olur.

İyi. tamam o zaman. Bir deneyelim.

Süper ya. tamam.

Vallahi güzel oldu ha.

[telefon çalar]

Efendim Alev?

Çabuk evimize gel.

[duygusal müzik]

Bir şey mi oldu? Ne oldu?

Senin evde çok güzel bir şey bekliyor. Sen gel sadece. Hadi.

Tamam. çıkıyorum.

Ay. kim geliyor?

Kim geliyormuş?

[kapı vurulur]

Buyurun.

Gel Yusuf.

[duygusal müzik biter]

Çıkıyor musunuz Abdullah Bey?

Çıkıyorum. evet. Bir şey mi vardı?

Toplantınız vardı. Onun için gelmiştim.

[gerilim müziği]

Acil işi çıktı dersin.

Masaya kimse dokunmasın. olur mu?

-Peki efendim. -Toplamayın.

Zülkar ya. kırk yılda bir çantam oldu. Onu da elimden zorla aldı.

Neymiş efendim. gurur yapacakmışız.

Niye ki?

Kime ne faydası var?

Hem aşkta gurur olmaz.

Ne aşkı ya?

Moda aşkı.

Ya Nilay. boş ver aşkı meşki. Şu garibimin bezi bitmiş. Sipariş ver.

Var canım bayağı.

Yok. yok. Sen o uygulamadan sipariş ver. Getirsinler hemen.

-[neşeli müzik] -Öyle mi diyorsun?

Maşallah bizim Junior'ın bağırsakları fena çalışıyor.

Allah'ım esirgesin.

Canım benim. Aynı babası. Dur. ben sipariş vereyim.

[neşeli müzik devam eder]

[telefon çalar]

-Aa. Giray arıyor. -[neşeli müzik biter]

Kesin kremi beğendi.

-Ne kremi ya? -Sihirli krem. Dur. bekle.

Alo? Söyle kardeşlerim gülü.

Nasılsın Nilay?

İyiyim. Seni sormalı.

Sayende bayağı iyiyim.

Hayırdır?

Ya senin şu krem bayağı iyi çıktı ya.

-[neşeli müzik] -Herhalde.

Ya diyorum ki bununla ilgili bir konuşsak. buluşsak. bir araya gelsek diyorum.

Olur. Bu sefer biz seni misafir edelim.

Hatta bu akşam üstü bize gel.

Mustafa da eve erken gelir.

-Tamam. olur. -Tamam.

O zaman ben bizimkilerle konuşup sana döneyim. Olur mu?

Olur. olur. Tamam. Bekliyorum.

Zülkar. ya bu ninemin kremi var ya çok tutacak.

Bak göreceksin.

Ben Mustafa'ma haber vereyim.

Sonra annemi razı edeyim.

Ya benim yeğenim krem yapmış. Tutmaz mı ya?

Hadi git. razı et. Hadi.

Ben de şu uygulamayı arayayım.

Heh.

[neşeli müzik]

Selamünaleyküm kardeşim.

Ya biz az evvel sipariş verdik de Nilay Ünal adına.

Şimdi bu sabah gelen kadın kuryeniz vardı. Siparişi o getirsin.

Ne alakası var kardeşim ya? Anlaması çok mu zor?

Hayır. onu istiyoruz ya.

Ya kaç tane kadın kurye çalışıyor kardeşim?

Çok mu?

Kardeşim. o arkadaşın gelmesi lazım.

Ya belli ki bir şey var ya.

Kızcağız burada bir şeyini düşürdü.

Onu vereceğiz. Ayıp olmasın.

Evet abi. kurban olayım. Hadi. onu bul. onu yolla.

Tamam mı?

Hadi Allah razı olsun senden. Sağ ol.

Dayıcığım.

Aynı kız gelecek.

Çok güzeldi ya Apo.

-[telefon çalar] -[duygusal müzik]

Heh.

Sonunda arıyor.

[boğazını temizler]

Efendim Giray?

Nasılsın Doğa?

İyiyim. Ders çalışıyorum. Sen?

İyiyim ben de.

Konuşamadık.

Hı.

Yani. konuşsak diyorum.

Olur. Dinliyorum.

Ya böyle telefonda değil.

Tamam. Nerede?

Mektuplaşalım mesela.

Ya diyorum ki normal insanlar gibi dışarıya çıksak.

güzel bir yerlerde buluşsak. bir şeyler yesek?

Tamam. yani bana uyar. Olur.

Tamam. güzel. O zaman ben yarın akşam için ayarlıyorum bir şeyler.

Tercih ettiğin bir şey var mı? Yani. İtalyan mutfağı olur.

Suşi olur.

Hiç fark etmez. Sen nasıl istersen.

Tamam. Peki.

Ben arayacağım seni o zaman.

-Görüşürüz. -Tamam.

Görüşürüz.

Aman efendim.

Evimize neşe gelmiş.

Sefalar getirmiş.

Dedem.

Dedem.

Senin Cemreto'yu çok fazla göremediğini düşündüm.

O yüzden teyze yeğen günü ilan ettim bugünü ve kaçırdım.

İyi yapmışsın.

Hadi bakalım. bu kadar dedelik yeter. Babalık çalışmaları başlasın.

-[neşeli müzik] -Ne yapacağız?

-Ben mi yedireceğim? -Aa. Tabii ki.

Kaç tane çocuğun var. bilmiyorum deme sakın.

Yok. Biliyorum da yani. ben onlar küçükken de pek yedirmedim.

Bizim çocuğumuz sadece annesinin besleyip büyüttüğü bir çocuk olmayacak.

-Peki. -Evet. Hadi bakalım.

Sen tut. ben mi yedireyim? Öyle mi?

-Öyle yapalım. -Tamam.

Gel bakalım. gel bakalım. Hadi bakalım.

Evet.

Mama zamanı.

Bunlardan biri oluyor mu?

Olur.

Bununla yapalım.

-Beğendin mi? -Hadi bakalım.

Rengini beğendin mi?

Sıkıymış bu ya.

Evet.

Oo.

Aman.

Aç bakalım dedem.

Aç bakalım.

Ama teyzene yedirdim bak. Bak. teyze yiyor.

Ben yiyorum. Ben yiyeceğim.

Ben yiyeceğim. Ay. evet. aç.

O zaman ben yiyeceğim.

Ben yiyeyim o zaman. he?

Kızım. ne var? Dur. çekiştirip durma. Bak. yemek saati geliyor.

Anne. önemli bir şey söylemem lazım.

Ne yaptın yine?

Iı...

Bu sefer güzel bir şey yaptım.

Sen hele bir söyle bakalım da güzel mi. değil mi o zaman anlarız.

Hani bu benim ninemin pişiğe iyi gelen bir tarifi vardı ya şehzademe kullandığım.

-Evet. -Heh.

Ondan işte bir numune yaptım. Doğa'ya da verdim iyi gelir diye.

İyi.

O da hani Giray ilaç yapıyor ya. ona gösterelim dedi.

Canım eltim. benim için gidip göstermiş.

-[neşeli müzik] -Giray'la Doğa görüşüyorlar mı?

Ay anneciğim. konunun onunla alakası yok. Sen bana odaklan.

Hem Mustafa'nın da arkadaşı.

Çocuğun hiç arkadaşı olmasın mı ya?

Olsun canım. olmasın mı dedim ben?

Neyse. bizimle kremle ilgili görüşmek istiyor.

Ben de bize gel dedim.

Başta Mustafa'ya sordum. olur dedi. Şimdi de sana soruyorum.

Hayır. olmaz.

Elin adamının ne işi varmış canım evimizde?

Elin adamı değil.

Bizim arkadaşımız ve yakında iş ortağımız olabilir anne.

Hayır. Öyle eski gelinle münasebeti olan adam istemem ben evde.

Anneciğim. ne olur kırma beni.

Allah'ım. sana geliyorum. Yemin ediyorum sana geliyorum.

Ben Züleyha annemiz kadar sabırlı değilmişim.

Yok. yok. sabırlısın. iyi gidiyorsun.

Bak. bu benim için ve Mustafa için gerçekten çok önemli.

Sen Mustafa'ya çok düşkünsün. biliyorum.

Bu çocuk hep babasından azar mı işitsin?

Benimle bu işe girse?

Kızım. Fatih'e ne diyeceğiz?

Bir şey demeyiz. İzin mi alacağız?

Fatih. Görkem'in elinde oyuncak olmuş.

Seni bile saymıyor.

Biz iş yapacaksak siz eninde sonunda tanışacaksınız.

Size yalan söyleyip gizli gizli mi buluşalım. bunu mu istiyorsun?

Abdullah Bey'e sormam lazım o zaman.

[neşeli müzik biter]

Ya Alev. uyumuyor ki bu.

Evet. gözleri açık. cingöz ya.

Senin yanında çok mutlu da ondan.

Dedem. olmaz ki ama böyle. Hadi. kapat gözünü.

-Olmaz böyle. -Yaka iğnesi diyor annem ona.

Heh. Doğru. yaka iğnesi.

-Ama ben sana söyleyeyim. bu kucakçı. -Evet.

-[gerilim müziği] -[telefon çalar]

Kapat gözünü.

Kim?

Pinko.

Açayım ben.

En güzel anların katili kadın ya.

-Alev. lütfen. -Tamam.

Efendim Pembe Hanım?

Abdullah Bey. müsait miydin?

Müsaitim. buyur.

Nilay'ın senden bir ricası olacaktı da.

Neymiş?

Bir arkadaşları akşamüstü eve uğrayacaklarmış da.

Hani şu Şifacıgillerin oğlu.

Ne alaka şimdi Pembe Hanım?

Vallahi ben de söyledim de iş yapacaklarmış.

Allah aşkına. onlar ne zaman düzgün bir iş yapmışlar?

Bizi kepaze etmesinler.

-Ne diyor anne? -Dur kızım. bir dakika.

Ne diyorsun Abdullah Bey?

Heves etmişler işte.

Bir kere de düzgün bir şeye heves etsinler.

İyi. tamam.

Ben zaten akşam şirkette olurum.

İyi. tamam. sağ olasın.

Sen neredesin? Ne zaman geleceksin?

İşim var Pembe Hanım.

İyi. hadi. Allah işini rast getirsin.

Amin.

Allah senden aranız olsun anneciğim.

Allah sana Ya Basit adıyla muamele eylesin ya.

Ay deli kız.

-Ne diyor? -[gerilim müziği biter]

Misafir gelecekmiş de bu şey. Şifacıgillerin oğlu.

Ha Giray.

[gerilim efekti]

Tanıyor musun?

Rüzgar'ın arkadaşı. Oradan tanıyorum. Eski tanışıyorlar.

Ay. hiç asma suratını. Sen az önce karınla konuştun.

-Ben ağzımı açmadım. -Ben de açmadım.

-[duygusal müzik] -Bir trip yaptın ama sanki.

Ne yapayım Alev? Alkış mı tutayım?

Ya yerim ben seni ya. Sen beni kıskanıyor musun?

Yok yani.

Kıskanma değil de...

Peki.

Hadi kızım. aa.

Kapat gözünü.

[Zülkar] Sizden çok hoşlanıyorum.

Yarın aşağıdaki parkta saat birde buluşalım lütfen.

Neredesin kırmızılı kuryem ya? Gel de nur yüzünü göreyim ya.

Zülkar!

[neşeli müzik]

Heh.

Ne yapıyorsun burada?

-Kurye bekliyorum. -Niye ki?

Sana ne ya? Beklememi istediler.

Sen işine baksana.

Bana bak. benimle doğru düzgün konuşsana.

-Görkem Hanım'ın adamıyım. ona göre. -Allah Allah ya.

Bismillah.

Sen nereden çıktın ya?

Nilay Ünal.

Ya abiciğim. ben siparişi verirken kırmızılı kurye gelsin dedim.

Sen kırmızılı kuryeye benziyor musun ya kurban olduğum?

-Ne? -Ver abi. ver.

Ver abi. sağ ol.

Sağ ol abi.

Sizden çok hoşlanıyorum.

Yarın aşağıdaki parkta saat birde buluşalım lütfen.

Ha. bu bana yanık.

O yüzden ters davranıyor.

Ay. şapşal şey.

Bayılırım utangaç adama.

[telefon çalar]

Efendim hayatım?

Canım. nasılsın?

İyiyim canım. işteyim. çalışıyorum. sen?

Eve geldim ben de.

Hayırdır bu saatte?

Bir şey mi oldu?

Aslında oldu.

Senin işin ne zaman biter. ne zaman gelirsin eve?

-[duygusal müzik] -Ne oldu Kıvılcım. söyler misin?

Ben artık işsiz biriyim Ömer.

Nasıl ya? Neden?

Programa inceleme başlatılmış.

Kapatma cezası gelmiş.

Ömer. çok moralim bozuk.

Allah Allah.

Sıkma canını.

Her işte bir hayır vardır.

Ben şimdi toparlanıp çıkıyorum. geleceğim. tamam mı canım?

Tamam canım. görüşürüz.

Of.

[gerilim müziği]

Fatih. n'aber?

İyi Çimen. senden n'aber? Daha iyi gördüm seni.

Çok daha iyiyim. Her şeyi geride bıraktım.

Önüme bakıyorum.

Çok sevindim senin adına.

Ben de Cemre'yi görmeye gelmiştim de.

Cemre. Alev'le birlikte dışarıda. Doğa söylemedi mi sana?

Öyle mi?

Yok. aslında konuşmadık.

Ben kızımı özleyince kendimi burada buldum.

Haber vermedim yani.

Anladım.

Yarın geleyim o zaman ben.

-Okay. -Öyle yapalım.

-Görüşürüz. -Kendine iyi bak.

Sen de.

-Ben geldim. -Hoş geldin.

Hoş geldin.

Umut nasıldı?

Vallahi iyiydi.

-Beni klibinde oynatacak. -Aa. hadi ya.

-Ne işin var senin? Sen artist misin? -[duygusal müzik]

Anneanne ya.

Anneanne. sen de Pembe Hanım gibi konuşmasana.

Heves etmiş işte. ne var bunda?

Gereksiz.

Bana göre değil. Moral bozma.

Ben senin moralini niye bozayım ki? Fikrimi söylüyorum sadece.

Neyse. tamam.

Aynen. Zaten konu bu değil.

Fatih kapıdaydı.

Ne?

Fatih mi?

Söylediğine göre Cemre'yi görmeye gelmiş.

Ama yüzündeki bütün ifade seni görmek istediğini söylüyordu.

Yok canım. saçmalama.

Vallahi. eminim.

Eyvah.

Ya eyvahlık bir şey yok. Saçmalamayın ya.

Olmaz öyle şey.

Yani.

Ayrıca Cemre'yi görmek isteseydi seni arardı.

-[telefon çalar] -Hah. bak.

Arıyor.

[gerilim müziği]

Efendim Fatih?

Kızım neden Alev'le?

Efendim?

Benim kızım neden Alev'le?

Sen benimle nasıl konuşuyorsun be? Sen niye bağırıyorsun bana?

Çocuğuna bakmazsan bağırırım.

Fatih. bak. benimle düzgün konuş. Ben senin karın değilim.

-Konuşmuyorum ya. -Konuşmuyor musun?

O zaman ben de kapatıyorum.

-Bak Doğa. sen-- -[arama sonlanır]

Ne oldu?

Manyak ya.

Bağırıp çağırıp duruyor. Bir şeyler diyor. Niye çocuğu Alev'e vermişim.

Onun hesabını soruyor bana.

Ben söyledim. Söylememeli miydim?

Yok canım. ona ne?

Haklı.

Nasıl haklı anneanne ya?

Alev. babasından hamile.

Siz bunu unutuyorsunuz.

İstememesi çok normal.

Tamam ama yine de bana bağıramaz.

Canım. tamam. o tarafı... Terbiyesiz o.

Bence orada farklı bir durum var. O başka bir şeye sinirlendi.

Aman. o neye sinirlenecek?

Karısı delirtti bunu. O da bana sarıyor şu an.

Sen de bir daha çocuğu Alev'e verme.

-Aa. ona ne canım? -Aynen öyle. ona ne?

Bak. görürsünüz.

İnadına şimdi her gün çocuğu Alev'e vereceğim ben.

Hadi bakalım.

Ay. biriniz de beni dinleyin lütfen.

Ruh hastası.

Sonra da şirketimizde çalışan kimyager arkadaşımız

Nilay'ın ürününü ayrıntılı bir şekilde inceledi.

Vallahi biz Nilay'ın öyle bir kremi olduğunu bilmiyorduk açıkçası.

Vallahi ben sürprizlerle doluyumdur.

Giraycığım. o yalnız benim değil.

Bizim ürünümüz. Mustafa'mla benim.

Ben ne yaptım Nilay? Ne yaptıysan sen yaptın.

-[duygusal müzik] -Mustafa'm daha ne yapacaksın?

Yanımda oldun. bana destek oldun. arka çıktın.

Benim diye bir şey yok.

Her şey bizim.

Vallahi Nilay'a bayılıyorum.

Yani. eşini bu kadar seven. saygı duyan bir insan.

Zor bulunur.

Öyledir ya. Allah razı olsun senden.

Darısı Fatih'in karısının başına.

Kızım. tamam.

Neyse. söylediğim gibi. Nilay'ın kremi gerçekten bir mucize.

-Ben bu kremi çıkarmak. üretmek istiyorum. -Ne? Gerçekten mi?

İşte o an bu an anne.

-Ne anı çocuğum? -Rabb'ime hamdü senalar olsun anı.

Mustafa'm. bak ben sana dedim. değil mi?

Vallahi tebrikler Nilay. Ne diyeyim?

Nasıl olacak peki şimdi?

Vallahi biz ivedilikle kremin üretimine başlayacağız.

PR çalışmaları yapılacak.

Nilay tabii satılan her bir üründen de pay alacak.

Tabii bunlar hukuksal avukatlarla konuşulacak ayrıntılar.

Ben bugün sizinle prensipte anlaşmaya geldim.

Ne diyorsun Mustafa'm?

Vallahi sen ne diyorsan o.

-O zaman hayırlı olsun diyelim. -Hayırlı olsun.

Allah işinizi rast getirsin.

Sağ olun.

Giray Bey. o zaman akşam yemeğe kalsanız. hem babamla da tanışmış olursunuz.

Evet. evet. muhakkak kal.

Tabii. tabii.

-Hoş geldin. -Hoş buldum.

İyi misin? Kötü görünüyorsun.

İyiyim. iyiyim. bir sorun yok da biraz yorulmuşum herhalde. başım ağrıyor.

İyi. peki. gel.

Babamlar içeride mi?

İçerideler. misafirleri var.

Kim?

[gerilim müziği]

-İyi akşamlar. -Oğlum. hoş geldin.

Bak. Giray Bey geldi.

Rica ederim. sadece Giray deseniz de yeterli.

[gerilim müziği yükselir]

Giray ben.

-Fatih. -Memnun oldum.

Fatih. ne oldu?

Dondun bir anda.

Otur Fatihçiğim. otur.

Bir şey olmadı. yorgunum biraz.

Otur oğlum.

Nilay bir krem yapmış da.

Giray Bey'in şirketi üretecek.

Fatih. ne oluyor?

-Sinir krizi mi geçiriyorsun yoksa? -Nilay. sus.

Fatih?

Çok özür dilerim. biraz komik geldi de bana.

Pardon.

Nilay yaptığı kremi Giray Bey'e verecekti de. o yüzden.

He. Öyle mi?

Ne güzel. ne güzel.

Vay be Nilay.

Büyük girişimci. ha?

[Giray] Aynen öyle. büyük girişimci.

Kremi uzun uzun inceledik.

Gerçekten bir buluş.

Sağ ol Giraycığım.

Şimdi sen şirkette yalnız çalışıyorsun. ben doğru mu anladım?

Evet. babam çok uzun zaman önce rahatsızlandı.

-[gerilim müziği biter] -Rabb'im şifasını versin.

-Amin. -Teşekkür ederim.

Rahatsızlığının ilk yıllarında

-bana emanet etti şirketi. -[gerilim müziği]

Ben de o zamandan beri yokluğunu aratmamak için elimden geleni yapıyorum.

Maşallah. aratmadığın çok belli zaten.

Büyük şirketlerde tek başına karar almak zordur.

Avantajı olduğu kadar dezavantajı da var. değil mi?

Tabii. tabii. büyük bir sorumluluk.

Ama galiba yıllar içinde biraz alıştım.

Sende lider ruhu var. o belli.

Başka türlü olmaz çünkü.

Mümkün değil.

Mesela ben

çok isterim

artık her sabah kalkıp işe gitmeyeyim. bir kenara çekileyim.

Emekli olayım. biraz tadını çıkartayım. Ama işte

olmuyor.

[gerilim müziği devam eder]

Nilaycığım. sen kremin formülünü. tarifini anlatacaktın bana galiba.

Tabii. tabii. gel mutfağa. Mustafa'm.

[gerilim müziği devam eder]

Baba. ne işi var bu adamın bizim evimizde?

Şş. Fatih.

-Söylediler ya. -Abla. sen de mi ya?

Ne zamandan beri bu evde Nilay'ın her istediği oluyor?

Oğlum. evimize misafir olarak gelmiş. Ne yapacaktık. kovacak mıydık?

Fatih. ne oluyor sana?

Bir şey olduğu yok.

Hayır. tanımıyorsun. etmiyorsun.

Ne bu düşmanlık?

-Doğa yüzünden mi? -Doğa'yla ne alakası var Görkem?

-Saçmalayıp durma. -[Abdullah] Tamam. tartışmayın.

Efendi. düzgün çocuk.

Geldi. oturdu. misafir. Bitti. hepsi bu.

Biraz şundan. biraz bundan. biraz bundan.

E. bunlar hep bildiğimiz şeyler.

Dur. efsunu sonunda.

Evet. şimdi ne yapacaksın?

-Şimdi şifa olsun diye içine tüküreceğim. -[neşeli müzik]

-Ne? -Ne?

Ya yok öyle bir şey. sıkıyor ya. Nenem böyle bir şey yapmazdı.

Siz de hemen inandınız. şaka yapıyorum.

Şimdi ninemin şifalı dualarını okuyacağım.

Hadi. açın bakalım ellerinizi.

Aç abi. aç.

Şifa olsun inşallah.

Amin.

Amin o zaman. ben bunu da alıyorum.

Tamam. Zülkar güzelce paketler.

Aynen. aynen. O iş bende. ben paketlerim.

Tamam. peki.

Hadi. buyurun. içeri geçelim o zaman.

Olur.

Sıkma canını hayatım benim.

Nasıl sıkmayayım Ömer?

Ben kendimi bildim bileli çalışıyorum. İlk defa böyle bir anda boş kaldım.

De biraz ara vermek iyi gelir belki sana.

Ya iki gün evet ama sonra?

Evet. yoğun çalışmaya alıştın kanalda.

Hem de nasıl alıştım.

O tempo bana çok iyi geliyordu. terapi gibiydi.

Aslında

aklıma bir şey geliyor ve seninle de paylaşmak istiyorum bunu.

Neymiş o?

Geçen bizim yönetim kurulu toplantımız vardı.

Şirkette bir yayın departmanı gibi bir şey kurmak istiyoruz.

Ne yayını?

Böyle şirketin tarihçesini anlatan bir yayın evi gibi düşün.

Şirketin yaptıklarını. yapacaklarını anlatan

dergiler. kitaplar çıkarmak istiyoruz.

Bence bu işin başına da sen çok yakışırsın.

-[duygusal müzik] -Sen ciddi misin?

Çok ciddiyim hem de. Ne. imkansız mı bu?

Yani. bilemedim ki.

Ya sizin şirketin kendine has kuralları var.

Garip olmaz mı? Bilemedim.

Vallahi bence hiç garip olmaz.

Gayet de güzel olur.

Önemli olan sen böyle bir şey ister misin. istemez misin? Bana onu söyle.

Ya isterim tabii ki Ömer.

Ya...

-Bana bak. sen ciddisin. değil mi? -Evet. çok ciddiyim.

Şu kanaldaki problem de bir geçsin. yerine de kim geliyorsa gelsin.

Düşün. taşın iyice.

İşin hazır. gel başla. he?

Tamam.

-Ya seni çok seviyorum. -Ben de seni.

Sen mutluysan ben de mutluyum hayatım. Senin mutluluğun çok önemli benim için.

Gerçekten. değil mi?

Senin gibi bir yeteneği kaçırır mıyım ben?

Hm.

Müdürüme bak sen ya.

Hangi yıllarda Amerika'daydınız? Bir dönem ben de orada bulundum.

Üniversite yıllarında oradaydım.

Bir yandan bir ilaç firmasında staj yapıyordum.

bir yandan da fast food dükkanında çalışıyordum.

-Ne olarak çalışıyordunuz? -Garson olarak.

O kadar zenginken neden garsonluk yapıyordun ki?

Ya bizde böyledir.

Yani. her iş yapılır.

Garsonluk yaptım. getir götür işlerine baktım.

-Biz de yaptık. -[gerilim müziği]

Abimle beraber bizim otellerin mutfağında. babam bizi bulaşıkçı olarak çalıştırdı.

Evet ya. kazanlar o kadar büyüktü ki bazen içinde kayboluyorduk.

Ne güzel işte. iki kardeş birbirinize destek olmuşsunuz.

Ben her şeyle tek başıma baş etmek durumunda kaldım.

Hüsrev Bey'i takdir etmemek mümkün değil.

[duygusal müzik]

Ben çocuklarımı hiç gözümden uzakta tutamadım.

Tutsaydın baba. niye tutmadın?

O zaman öyle icap etti demek ki.

Ben hiç çalışmadım.

Olsun. şimdi çalışıyorsun.

Öyle tabii.

Eskiden kadınlar pek çalışmazdı bizim çevremizde.

Çalışmak için ama çok iyi bir yer bulmuş kendine.

Yani. ben Rüzgar'ı çok iyi tanırım. Benim çok eskiden biri arkadaşım.

Çok iyi bir adamdır. çok severim.

Mustafa bu mekan işini yapamayacak. Ya gözü korktu çocuğun he.

Bırak. boş ver hayatım.

İstemiyorsa ısrar etme sen de.

Ya bunların bir tanesi de babalarına çekmemiş ya.

Birazcık cesaret gösterin be.

Aman. Allah'tan çekmemişler.

Boş ver.

Hayatım. sen üzülme. ben her zaman senin yanındayım.

[neşeli müzik]

Leman. sen niye böyle giyindin ya?

Dedim ya hayatım. kadınlar matinesi var diye.

-Demiş miydin ya? -Demiştim.

E. dedin tabii ya. Allah Allah.

Ya Leman. ben çok mutsuzum. Ben de mi gelsem? İki eğlenirim.

Olmaz Kayhan. Adı üstünde kadınlar matinesi.

-Ya ne olacak bir tane erkekten canım? -Yok olmaz.

Biz kadın kadına eğleneceğiz. Erkekler giremez oraya.

Ya tamam işte Allah Allah. Bir kenarda oturup meşrubatımı içerim ben.

Cık. yok hayatım. bu öyle bir şey değil işte.

Nasıl bir şey bu?

Kadınlar bir araya geliyoruz. müzik açıyoruz.

dans ediyoruz. gülüp eğleniyoruz işte.

Hadi ya.

He. şey bu gece kulübü gibi oluyor o zaman.

Ne gece kulübü hayatım? Kadınlar matinesi diyorum ya.

Ya tamam. kadınlar matinesi de şey. konsept aynı.

Nasıl aynı Kayhan?

Erkek yok. alkol yok.

Kadınlar bir araya gelip. gülüp eğlenip günlük dertlerinden uzaklaşıyor işte.

İyiymiş ha.

-Leman. rağbet var mı bu matineye? -Çok.

Böyle çoluğu çocuğu bırakıyor herkes. Bir araya geliyorlar.

Böyle dediğim gibi eğlenip gülüyorlar.

Eskiden çok giderdim ben de işte son zamanlarda gidememiştim.

Sağ olsun Halime abla kızı için düzenlemiş. o çağırdı.

Sen gelsene şöyle. bir otur. gel.

Biz bu işe mi girsek ya?

Bir düşünsene. zengin muhafazakarlarla kadınlar matinesi.

Hı? Bak. görüyor musun?

Allah bir kapıyı kapatıyor. diğerini açıyor.

Sen şimdi ne yap. biliyor musun?

İçeriden bana şöyle güzel güzel fotoğraflar çek. at.

Ben de bir ortama bir bakayım.

-Olmaz hayatım telefon yasak. -Ne bu ya? Allah Allah.

Tüm ünlülerin gittiği böyle bodrum katındaki depodan bozma.

buzdolabı kapısından içeri girilen kulüp mu bu ya Leman?

Vallahi ne diyorsun Kayhan? Dediğinden hiçbir şey anlamadım.

Tamam. boş ver. Zorlama kendini hayatım.

Ya ikbal günlerinden kalma hatıralar aklıma geldi de o işte.

Ne yap. biliyor musun?

Sen bir şöyle ortamı bir incele. Tamam mı? Ben de şu işe biraz kafa patlatayım.

Tamam hayatım. Ben bakarım iyice. Sen merak etme.

İncelerim.

-Müsaadenle ben gideyim o zaman. -Hadi.

Hadi.

Anlayacağın Cemreto'yla alıştırma yaptık.

Apo'yu da hiç öyle düşünemedim ya.

Benim yanımda o kadar sevecen ve farklı biri ki.

Ha. bir kere yüzü gülüyor.

O ciddiyet ve asık suratından da eser kalmıyor.

O tarafını bir bana göstermedi herhalde.

İlk günden nefret etti adam benden.

Ya sen hâlâ orada mısın?

Travmam oldu kızım Ünallar. Atlatamıyorum.

Oğlum. sen artık star olacaksın.

Sal şu mevzuyu.

Yok salıyorum zaten ya. Ben öyle sabah akşam düşünmüyorum.

Konusu açıldı diye söyledim.

Peki Nursema?

Onu düşünüyor musun hâlâ?

[duygusal müzik]

Hep.

Hadi ya.

Bu iyi değil işte.

Öyle bir anda silip atmak mümkün değil.

Bilmez miyim?

Ama en azından artık olmayacağını biliyorum.

Zaten

yakında haberi de gelir.

Ne haberi?

Rüzgar.

Ya olmaz o iş. Sen bana güven.

Bir kere Nursema aşktan ağzı yanmış bir kadın.

Rüzgar da dünyanın en güvenilmez adamı.

Aman. neyse ne.

Boş ver.

Konuşmayalım hiç.

Tamam. Anlaştık. Kapattım konuyu.

Ya size inanamıyorum ya.

-İnanamıyorum size. -[gerilim müziği]

Siz nasıl bu adamla iş yaparsınız?

Neden yapmayalım?

Ya sen bu adama Doğa'nın sevgilisi demedin mi?

Evet. ne var bunda?

Duyuyorsun. değil mi abi?

Yazıklar olsun.

Fatih. başlatma Doğa'ya ya.

Ben neciyim burada?

-Hâlâ Doğa diyorsun. -Görkem. Doğa'yla ilgili değil.

Benim ailemin bu adamı bağrına basmasıyla ilgili.

Ne oluyor hepinize ya?

Evladım. senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Abinlerin misafiri olarak gelmiş. Beraber iş yapacaklar.

Sesimizi çıkarmadık. dinledik.

Beyefendi. saygılı bir adam.

-Ne yapsaydık? Kovsa mıydık? -Kovsaydınız baba.

-Kabul etmeseydiniz. -Allah Allah.

Konu ben olunca herkesin anlayışlı olası tutuyor bu evde. Neden?

Ya konunun seninle bir alakası yok.

Anlasana.

-Hâlâ Doğa diyorsun burada. -Ay kızım. Doğa'yla bir ilgisi yok.

Ben Fatih'le konuşuyorum.

[gerilim müziği yükselir]

Sen niye hâlâ olay çıkartıyorsun bundan?

Nedeni belli değil mi Görkemciğim?

Bunların hepsi senin başının altından çıkıyor zaten. değil mi?

Görkem. Nilay'a sataşma lütfen.

Ya Allah aşkına. şu konuyu kapatabilir miyiz?

Kapatamayız.

[gerilim müziği devam eder]

Görkem. ne oluyor ya?

Ne var?

Çay getirmiştim.

Hepimizin zaten keyfi çok yerinde. Bir de üstüne çay içeceğiz. öyle mi?

Bu ne saygısızlık ya?

Aa.

Selamün kavlen.

-Aa. deli bu. -Nilay. sus artık. Tamam.

Şş. Fatih. git. karını teskin et oğlum.

Bilerek mi yaptı onu o?

Tabii ki bilerek yaptı. Bizi uykumuzda da keser.

Ben size söyleyeyim.

-Ya Allah Allah! -Hayat. Arap sabunlu su hazırla.

Silelim şuraları.

-Allah kahretmesin. -Anne. dikkat edin.

-Tamam. ver. ver. Ver. -Basmayın oraya.

Senin aklın hâlâ Doğa'da mı?

-Ne alakası var? -[gerilim müziği devam eder]

O zaman niye böyle tepkiler veriyorsun Fatih?

Görkem. ben gayet yerinde tepkiler veriyorum.

Eski karımın sevgilisi evime gelmiş. Ne yapacaktım?

Sırtını mı sıvazlayacaktım mesela?

Fatih. Doğa da ben varken bu eve geliyor ama ben senin gibi tepkiler vermiyorum.

Aynı şey değil. O benim çocuğumun annesi.

Aynı şey.

Aynı şey Fatih.

Doğa senin hiçbir şeyin değil.

Sana ne kiminle beraberse?

Görkem. bak.

Doğa benim umurumda bile değil ya.

Ne hali varsa görsün.

Benim dert ettiğim şey abimle yengemin

çocukla sıkı fıkı olmaları. eve davet etmeleri.

babamla annemin çocuğu övmeleri.

-Kim bu ya? Ne oluyoruz ya? -Sana ne Fatih?

-Sana ne? -Ne demek sana ne?

Bana ters.

Doğa'nın da bu eve gelmesi bana ters o zaman.

Görkem. saçmalama.

Hiç de saçmalamıyorum.

Eğer bu evde Doğa yüzünden bir daha tartışma çıkarsa kıyamet koparırım Fatih.

Kıyameti kopardın zaten.

Çayları döktün. gittin.

Hayat da ayağımın altında dolanmasaydı o zaman.

Ne yapacaktım?

Özür mü dileyecektim bir de? O kadar şımartmışsınız ki hepsini.

Lütfen bak Görkem. yorgunum. Çok da keyifsizim.

Sonra konuşalım. olur mu?

-Doğa yüzünden mi? -Ya Doğa deme bana artık.

Bağırma sen de bana!

Görüyorsun. değil mi Abdullah Bey yaptıklarını Görkem'in?

Hiç şikayet etme. Sen istedin.

Yahu tamam. dertleşiyorum ben.

Ama bu kız çok hırçın. kontrolsüz.

Hanım. Fatih'in yaptığı da iş değil.

Kızın yanında Doğa'yı kıskanıyor.

Sinirlendi o.

E. tamam.

O sinirlenince kız da sinirlendi.

Sen de konuşup olayı ateşleme.

[gerilim müziği]

-Babacığım. beni çağırmışsın. -Gel kızım. otur.

Bir arkadaşım şirketine ortak almış.

Reklam anlaşması yapmak istiyorlar.

Ben de senin kanalda çalıştığından falan bahsettim.

Çok ilgilendiler.

Yarın onlarla bir görüş. konuş. Ne istediklerini anla.

Çünkü biliyorsun. ben bu işleri bilmem.

Tamam?

[duygusal müzik]

Tamam baba. Tabii görüşürüm.

Ben Ebu Said'in bilgilerini vereceğim sana.

Önce ararsın. sonra gidersin.

Tamam. Teşekkür ederim.

Allah razı olsun.

-Aşk olsun Abdullah Bey. -Ne oldu?

Ya ben kız evde otursun istiyorum. Sen iş veriyorsun.

Hanım. karışma.

Bu kız bin tane badire atlattı. Gıkı çıkmadı.

-Bırak. nasıl mutlu olacaksa öyle yapsın. -Benim kızım böyle mutlu olmaz.

Ha yok. biz Hikmet'le konuştuk zaten. Yusuf'la baş göz edeceğiz biz bunları.

Ya yapma.

Yapma.

Bak. Fatih'le Görkem'in hali ortada.

-Onların sorunu fikir ayrılığı değil ki. -Ya ne?

Kıskançlık.

Her karı koca arasında da olur.

Allahümme sabirin. Sana laf yetiştiremeyeceğimi biliyorum ben.

Ya şimdi biz seninle iş arkadaşı mı olacağız?

Şirkette aşk başkadır.

Bak ya.

[kapı kapanır]

Selam gençler. Allah muhabbetinizi arttırsın.

-Selam. hoş geldin. -Hoş geldin Metehancığım. Aç mısın?

Yok Kıvılcım abla. yedim. Teşekkür ederim.

Çimen'leydim hatta. Umut'un klibinde oynayacakmış.

Yarın da çekim varmış.

Aa. benim haberim yok.

Hayda. pot mu kırdım? Pardon ya.

Yok. yok. Ben bu olaylardan dolayı

eve gitmediğim için ne olup ne bittiğini bilmiyorum.

Onlar da burada ne olup ne bittiğini bilmiyorlar.

Aynen öyle. Onların da buradan haberi yok.

Evet. Benim Ünallar Şirketi'ne girdiğimden haberleri yok.

Duyunca da çok şaşıracaklar.

[duygusal müzik]

Nasıl yani? Bir dakika. bir dakika.

Ünallar Şirketi derken?

Şöyle ki Kıvılcım kanalda bir sorun yaşamıştı.

Ben de böyle bir yeteneği hemen keşfettim ve şirketimize transfer ettim.

Şirketimize? Bizim şirket--

-Ciddi misiniz? -Bak işte.

Aynen ben de böyle olmuştum.

E. çok iyi. Şaşırdım ama çok iyi haber.

Sana da değişiklik olur Kıvılcım abla.

Ama şimdiden uyarayım. Bir tık bayabilirsin bizim orada.

Herkes çok ciddidir.

Çok yüzü asıktır.

Hiç öyle bir şey olmaz. Merak etme. Ben varım yani.

-Sıkılınca yanıma gelir. -O da doğru.

O zaman ben bunu anneme yüz yüze haber vereyim.

Bu aralar çünkü çok alıngan oldu. Buna da alınır.

Yani. O da evlatlarını düşünüyor sonuçta. Ne yapsın?

Ama istiyorsan ona kahvaltıya gidebiliriz.

Çok güzel olur.

Ben yarına izin istesem?

Çimen'in yanında olayım. Söz verdim. Yalnız kalmasın.

Olur.

O zaman ben annemi bir arayıp haber vereyim.

Baba. şimdi bizim şirkette topuklu ayakkabı sesi mi yakalanacak?

Ciddi misin?

Biraz öyle olacak.

Haluk amcanın yüz ifadesini çok merak ediyorum.

-Çok bozulacak. -Herkes değişime açık olmalı.

Yeni bir dönem başlıyor.

Hadi inşallah.

Kıvılcım Arslan Ünal Holding'de.

Öyle mi? Vay be.

Eyvah eyvah.

Bence çok güzel olacak.

İnşallah.

Hayat abla. bu Zülkar bekar. değil mi?

Bekar. Ne oldu ki?

Hiç. Merak ettim.

Beğendiği biri var mıymış?

Hiç sormadım. Bizde öyle şeyler konuşulmaz.

Ne var canım? Soruyorum.

Sorma. Yasak.

Ablam.

Ben çıkıyorum. Var mı bir isteğin?

-Eline sağlık. Çıkabilirsin. -Sağ ol.

[neşeli müzik]

Hayırdır? Ne bakıyorsun ya?

-Allah Allah. -[Seher] Bu beni beğeniyor.

O yüzden ters davranıyor.

Yasaklara karşı ancak böyle geliyor demek ki.

Neyse.

Yarın şu parka gideyim de alayım şunun gönlünü.

Şapşik ya.

Alkol yok. Müzik var.

Yapma abi. Oyun havası koyarım. Göbek atarlar. ne olacak?

Allah Allah.

Ama var ya. tam bir yatırım yapmalık iş.

İyi de şu mekan işini çözmek lazım. Neyse. hallederim ben ya. Aman.

Şimdi...

-[neşeli müzik] -[kapı açılır]

Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Hoş geldin güzel karıcığım. Nasıl geçti?

Hoş buldum hayatım.

Vallahi Kayhan. çok güzel geçti. Çok eğlendik ama

bir o kadar da yoruldum.

Bir oynadık. bir oynadık.

Çayla? Vallahi bravo ya.

Çay. ıhlamur.

Olsun. olsun. O da olur. Boş ver.

Leman. buldum.

Vallahi buldum bak.

Biz orada böyle matine düzenleyeceğiz. Tamam mı?

-[neşeli müzik biter] -Giriş paralı olacak.

Kısır. simit. ne bileyim. dolma. sarma.

-Gelsin paralar ya. -Ay vallahi ne güzel düşündün.

-Dolup taşar hakikaten mekan Kayhan. -Aynen öyle.

Yalnız bir şey diyeceğim.

Diyorum ki senin şu lokanta var ya.

geceden sonra orayı matineye çevirmeyelim mi?

-[neşeli müzik] -Vallahi bak. şimdi onu bilemedim Kayhan.

Benim önce bir yengeme danışmam lazım.

Aman diyeyim ha. sakın ha.

Sakın yengeye falan söylemek yok. Anladın mı? Gizli olacak. gizli.

E. olur mu öyle gizli saklı iş Kayhan?

Başkasının mekanı. hak geçer. günah.

Ya benim akıl küpü karım ya. Bir tanemsin ya.

Leman. ben şimdi diyorum ki deneyeceğiz ya.

Deneyelim. bir bakalım tutuyor mu. tutmuyor mu. anladın mı?

Ya şimdi Pembiş'i de durduk yere heveslendirmeyelim.

Ya sonra üzülür kadın ya. değil mi? Tutsun. ondan sonra söyleyelim hayatım.

Bak. onu doğru söyledin hayatım.

Yengemin üzülmesine dayanamam ben.

Ya sonra Pinko purple oluverir ha.

Maazallah diyorum ya.

Tamam madem. senin dediğin gibi yapalım. Önce bir deneyelim.

Bakalım tutuyor mu diye.

Bak burası gizli olmalı ha. tamam mı?

Böyle herkes giriyor dememeliyiz bir tanem.

Referansla girilebilsin. Anladın mı?

O niye Kayhan?

Bir şeyi ne kadar gizli tutarsan o kadar dikkat çeker hayatım. O yüzden.

Vallahi ticaret erbabı olan sensin hayatım.

-Sen ne diyorsan doğrudur. -Canım bebeğim benim ya.

Seni bana veren Allah'a var ya şükürler olsun ya.

-Öğrenmişsin Kayhan. maşallah. -Maşallah tabii. maşallah.

Yalnız şimdi burası gizli bir yer ya hayatım.

Gece adını değiştirelim diyorum ben.

Ne öyle Allah aşkına Pembe'nin Mutfağı falan filan.

Ne diyeceğiz peki? Ne yapacağız?

Pembe'nin Rüyası. Nasıl? Karizma değil mi?

Aa. güzelmiş. Vallahi kızlar da çok sever.

Sever tabii.

Şimdi senden şunu yapmanı istiyorum. Tanıdıklarına mesaj at.

De ki mekan harika de.

Yıkılıyor de. Ver gazı ya. Anladın mı?

Tamam hayatım. merak etme. Ben hallederim.

-Ben bir üstümü değişeyim geleyim madem. -Hadi git. değiştir bir tanem.

-Bismillahirrahmanirrahim. -Hadi benim balım.

Abla?

Gelebilir miyim?

Gel tabii. gel.

Ne yapıyorsun bakalım burada tek başına?

Düşünüyorum.

Ne düşünüyorsun?

Ya da kimi mi demeliyim acaba?

[duygusal müzik]

Abla. ne olur başlama sen de.

-Bak. bütün gece mahvoldum zaten. -Niye?

-Giray geldi diye mi? -Ya sevmedim adamı.

Olamaz mı?

Ayrıca ne işi var ya bizim evde. babamın dibinde?

Ne alaka?

Sen bayağı kıskanmışsın.

Ya abla. Allah aşkına biraz benim yerime koy kendini.

Umut'un hayatında biri olsa bu eve gelsin ister misin?

-[duygusal müzik biter] -İstemem.

E. o zaman?

Ama bizim durumumuz farklı Fatih.

Ben Umut'tan yeni boşandım.

Ve ona karşı duygularım bitmedi.

Yani. senin gibi evli olsam

hiç umurumda olmazdı.

[duygusal müzik]

Olmamalı.

Fatih. ablacığım. bak. bu hallerin çok dikkat çekiyor.

Yani. Görkem biraz yüksek bir tip.

Ama senin bu kontrolsüz hallerin onu çileden çıkarıyor olabilir.

Abla. kafam çok karışık.

-Yandık. -Yok canım.

Yanmadık. ne yanacağız?

Geçici bir şey bu.

Ah Fatih.

Doğa'yı hiç aldatmasaydın bunlar yaşanmayacaktı.

Abla. biz o yüzden ayrılmadık ki.

Sonra zaten biliyorsun. kendisi barışmak istedi benimle.

Bizim farklılıklarımız ağır bastı.

Ki ben Doğa'ya her fırsatta

ne kadar pişman olduğumu. ne kadar üzgün olduğumu da söyledim.

En azından sen pişman oluyorsun.

Olmayanlar da var.

Şimdi küfrederdim de...

Neyse. ağzımı bozmayayım.

Bizim yaptığımız hayvanlık.

Hayvanlık ya. başka hiçbir şey değil. Kabul ediyorum ben.

E. hatalarını kabul etmek de bir erdemdir.

Aferin çocuk. Gelişme var sende.

Hadi kalk.

Görkem vallahi gözlerini oyar.

Tamam. geliyorum şimdi.

Beni isteme--

Kıvılcım Hanım. ne iyi ettiniz de geldiniz.

-Vallahi masamız şenlendi. -Evet Sevilaycığım.

Hem değişiklik olsun dedik hem de haberleri birinci ağızdan verelim istedik.

Çok iyi yaptınız.

Ömer Bey. bu arada ben kızım adına sizden tekrar özür dilerim.

İnanın çok mahcubum.

Sevilaycığım. mahcup olunacak bir şey yok. Onlar genç. olur öyle şeyler.

Takma kafana.

Çok sağ olun.

Yani. kısacası. bir anda işsiz kaldım derken imdadıma Ömer yetişti.

-[duygusal müzik] -Hadi bakalım. hayırlısı.

Sen onu da başarırsın. eminim ben.

Umarım Doğacığım. Göreceğiz bakalım.

Yaparsın sen anneciğim.

Çimenciğim. tebrik ediyorum seni. Klipte oynayacakmışsın.

Aa. Evet. sağ ol Ömer abi. Öyle bir şey var. Deneyelim dedik.

Bence de bir dene.

Gereksiz.

Tabii anneannem bu duruma hiç sevinmedi.

Ne var anneciğim?

Yani. genç onlar. heves etmişler. Hem Umut da yabancımız değil.

Öyle olsun bakalım.

Ben de orada olacağım Sönmez teyze. Merak etme sen.

Aa. evet.

Belki sen de klipte oynarsın. Öyle arkada falan görünürsün.

Ettiği lafa bak ya. İki dakikada figüran yaptı bizi.

Doğacığım. sende haberler nasıl?

Her şey yolunda. Aynı.

Ben de finallere hazırlanıyorum.

Allah zihin açıklığı versin.

Sağ ol Ömer abiciğim.

Hayatım. benim işe başlayacağımdan başka kimlerin haberi var?

Bizim Yusuf biliyor.

Yani. işte odanı hazırlasın diye söyledim.

Yani herkes biliyor.

Biraz dedikoduyu sever de.

Fatih.

Hadi.

-Kalkmıyor musun? -Yok.

Ben kendimi çok iyi hissetmiyorum da.

Aa.

Neyin var?

Bilmiyorum ki ya. Üşüttüm herhalde.

Çok önemli değil.

Sen ciddi misin?

Evet. Görkem. İnsanlar dönem dönem arada bir rahatsız olabilirler.

Ne var bunda?

Ya ilaç falan bir şey getireyim.

Sağ ol. İstemiyorum.

[gerilim müziği]

İstemiyorum.

İyi. Peki.

Günaydın.

Hayırlı sabahlar kızım.

Hayırlı sabahlar. Fatih nerede?

-Hastaymış. -Aa.

Nesi var?

Ölümcül bir şey değil ya. Öyle üşütmüş işte.

Allah korusun.

Allah korusun.

Ama işe gelemez bugün.

Ay. ben bir yaşıma daha girdim.

Nursema ablam iş için evden erken çıkıyor.

Fatih hastayım diye evde yatıyor.

Ve bu seni niye ilgilendiriyor?

Alışık değiliz de ondan canım.

E. alış o zaman.

Onun eğitimini de biz mi vereceğiz sana Nilay?

-Ne diyorsun sen be? -[Abdullah boğazını temizler]

Pardon baba.

Ben koskoca Musa Kremleri'nin buluşçusuyum.

Nesisin?

Buluşçusuyum.

Bir şeyler bulup. icat eden işte.

Ben de pişiğe son vermeyi icat ettim.

-Mucidi olmasın o? -Her neyse. bir şeyler buldum mu buldum.

Siz de ne kıskanıyorsunuz?

-Musa ismi kesin mi? -Evet Mustafa'm. kesin.

Beğendin değil mi?

Yanına da hilal resmi koyacağım.

Dini bütün olduğumuzu herkes anlasın.

Aferin kızım. Çok iyi düşünmüşsün. Aferin sana.

Sağ ol anneciğim.

Evet. Afiyet olsun.

Abdullah Bey. Ömer'le Metehan'ı bir akşam yemeğe çağıralım diyorum.

Boğazlarından bir ev yemeği geçsin.

Çağıralım da Ömer'le Kıvılcım Hanım yeniden evlendiler.

Haliyle birlikte yaşıyorlar.

-[gerilim müziği] -Aa. Ne ara?

Çok yeni anne ya.

-Sen de mi biliyordun? -Evet.

Benim de haberim var. Fatih söylemişti.

Anne. galiba bir sen bir ben bilmiyorduk.

Ee. nikah mı kıymışlar? Çağırmadılar bizi.

Aile arasında kıyıldı.

Biz aileden değiliz herhalde.

Olur mu Pembe Hanım?

Çekirdek aile.

Kıvılcım Hanım kesin bizi istememiştir.

Evet Nursema kızım.

Ben şöyle konuyu sana bir toparlayayım.

Şimdi bizim yeni iş ortaklarımız Katarlı.

Dünya kadar yatırım yaptılar.

Haklı olarak bu yatırımlardan sonra da bu işin kaymağını yemek isterler tabii.

Geçenlerde babanı ziyarete gittiğimde konuşuyorduk.

Senin de bir kanalda çalıştığını söyleyince dur dedim. önce dedim.

Nursema kızımıza bir danışayım.

Çok iyi yapmışsınız.

Siz anladığım kadarıyla reklam vermek istiyorsunuz. değil mi?

Vallahi kızım. bu medyadır falan ben bu sektöre çok yabancıyım.

Şimdi bunlar tek seferlik bir reklam değil de

böyle uzun soluklu. kapsamlı bir çalışma istiyorlar benim anladığım kadarıyla.

Ben sizi çok iyi anladım. Biz daha önce böyle işler yaptık.

O zaman şöyle yapalım.

Ben patronunla konuşayım.

Sonra sizi konuşturayım. Ona göre bir yol haritası belirleyelim.

Çok iyi olur.

Para problem değil.

Mühim olan doğru bir şekilde tanıtım yapılsın.

Bu önemli.

Tabii. tabii. Ben Rüzgar Bey'e her şeyi ileteceğim.

Eksik olma kızım.

-O zaman ben müsaadenizi isteyeyim. -Ne demek. müsaade sizin.

-Babanıza çok çok selam söyleyin. -Tabii. iletirim.

Çok sağ olun.

Allah'a emanet olun.

Buyurun.

[gerilim müziği devam eder]

Oğlum. aa. sen öyle işe gidemeyecek kadar mı kötüsün?

Yok. yok anne.

Bir şey değil. Önemli bir şey değil de

işte herhalde biraz üşütmüşüm.

Kendimi iyi hissetmiyorum. Bir su alıp yatacağım.

Sen merak etme. bir şeyim yok.

İyi. tamam. dinlen. iyice de daha da kötü olma.

Tamam.

Anne.

Bunda bir şeyler var. belli.

-Üşütmüş işte kızım. -Yok. yok.

Ben bu bakışı iyi bilirim.

Bu da şimdi Umut gibi battaniyeyle Rıza Bey'e bağlayacak. belli.

Kime?

Yaprak Dökümü'ndeki var ya anne.

Ay Nilay. aman. Ağzından yel alsın.

Hali hal değil.

Üşüttüm diyor da bildiğin düpedüz yasta.

Ne yası Nilay? Saçma sapan konuşmaya başladın gene.

Vallahi orasını bilemem.

[gerilim müziği]

Ömer Bey'in hanımı burada çalışacakmış.

Yusuf abi söyledi.

Abdullah Bey nasıl müsaade etmiş?

Buyurun sevgili müdürüm.

Buraya gelmeyeli çok uzun zaman olmuş.

E. kocanı bu kadar ihmal edersen olacağı bu.

Bak şimdi. Ne zaman ihmal ettim ben seni?

[kapı vurulur]

Gel.

Yusuf. gel.

Hayırlı günler.

Kıvılcım Hanım. hoş geldiniz. Hayırlı olsun.

Teşekkür ederim Yusuf. Hoş bulduk.

-Odası hazır mı Kıvılcım Hanım'ın? -Hazır efendim.

Tamam.

Bu yayınlarla ilgili aldığımız notları Kıvılcım Hanım'ın masasına koy.

Biz de birazdan geliyoruz.

Tamam efendim.

-Teşekkürler. -Rica ederim efendim.

Müsaadenizle.

[duygusal müzik]

Ya sen uğraşma artık. Ben kendim hallederim.

Alışırım da zaten.

Sevgili karım bizimle çalışmaya gelmiş. Olur mu öyle şey?

Her şey dört dörtlük olmalı.

Beni çok mutlu ettin. biliyor musun?

Tekrar hayırlı olsun.

Teşekkür ederim.

Bu Ebu bir şey abinin adı neydi?

-Ebu Said. -Heh. Kısaca aramızda Alper desek ona?

Rüzgar. tabii ki de diyemiyoruz.

Nursema. ben kesin bu adamın adını yanlış söyleyeceğim.

Sen de bana patavatsız diyeceksin ama peki.

-Ben seni kurtarırım. -[neşeli müzik]

Sağ ol.

Şimdi şöyle.

Bu Ebu...

-Said. -Heh. Said'in şirketiyle görüştük.

Bu adamlar bayağı bayağı üç ay boyunca reklam kuşağı kapatıyorlar.

Ki işte kendi inşaat firmalarının reklamını yapsınlar.

Ay Rüzgar. çok sevindim.

Sen mi. ben mi?

Bu arada demin CEO'larıyla da konuştum.

Akşama yeni ortaklığın tanıtımı var.

Bizi de davet etti ve gitmek zorundayız tabii ki.

-Gideriz. -Tamam.

Kanalı temsilen Aslı. sen ve ben.

Sorun olmaz diye düşünüyorum.

Yok. olmaz tabii ki de.

Vallahi Nursema. tebrik ederim. Kanal sayende para kıracak.

Çalışalım da hayırlısı. ha?

Tamam.

Bakayım.

Bana bak. çok iyi oldunuz ha.

Harbiden. bayağı iyi gözüküyorsunuz ya.

Umutçuğum. şimdi sen Çimen'e aşıksın.

Hı hı.

Çimen ona aşık değil mi?

O da aşık ama biraz kırgın.

Yani. her iki taraf da kırgın.

Yönetmenimiz gelsin. zaten detaylarını anlatacak.

Zaten çok anlatmasına gerek yok.

Biz ikimiz de çok aşinayız konuya zaten.

Aynen.

Ha. hoca da geliyor zaten.

-Heh. Hadi kolay gelsin size. -Sağ ol canım.

Göreyim sizi.

[duygusal müzik]

[konuşulanlar duyulmaz]

[duygusal müzik devam eder]

[duygusal müzik devam eder]

Ömer.

Ay burası çok güzel.

Beğendiğine sevindim.

Ya muhteşem.

Gördüğün gibi duvarlar boş.

Artık onları kendi zevkine göre dolduracaksın.

Sen tabloları seç. biz alırız. Sen de asarsın.

O zaman ilk olarak buraya Atatürk portresini asacağım.

-[duygusal müzik] -Hayhay. aşkım.

Sen nasıl istiyorsan.

Bu arada Yusuf sana CV'leri gönderdi. şu asistan adaylarıyla ilgili.

Onlardan birini seçersin artık.

Ya bu ne hız böyle?

Mail adresin de hazır.

Kıvılcım Ünal.

O zaman hemen bir bakayım mail'lerime.

Aa.

Çok heyecanlı.

Buyurunuz efendim.

Teşekkürler.

Evet. CV'lere bakalım.

-Şimdi buradan mı? -Şurası.

Şirketin resmi yazışmaları.

Evet. şu an ilk mail'imi almış bulunuyorum.

Hayırlı olsun.

[duygusal müzik devam eder]

Burada tek kadın ben olacağım. Anlaşıldı.

Hallederiz hayatım. Sen sıkma canını.

Yeter ki ön yargılı olmayalım.

[duygusal müzik biter]

-Hayırlı sabahlar Abdullah Bey. -Hayırlı sabahlar.

Size dün gece haber verecektim ama geç oldu diye aramadım.

Ne oldu?

Kıvılcım Hanım şirkette çalışmaya başladı.

-Hangi şirkette? -[gerilim müziği]

Burada.

Ömer Bey yayın bölümünün başına getirdi.

Odasında mı Ömer?

Şu an Kıvılcım Hanım'ın odasında.

Ha. yani hemen bir odası da oldu.

Neresi odası?

Buyurun. buradan.

[kapı vurulur]

Hayırlı sabahlar.

Selam abi.

Sana bir sürprizimiz var.

Evet. haberim var.

Hayırlı olsun Kıvılcım Hanım. Hoş geldiniz.

Teşekkürler.

Yeni işle ilgili sana danışmam gereken bir şeyler var.

Odama gelir misin?

Tamam. gelirim birazdan.

Abin burada olmamdan pek hoşlanmadı.

Yok hayatım. öyle düşünme.

Evde bir ton olay var. Çocuklar yüzünden gergin herhalde biraz.

Neyse. sen bekletme abini. Git istersen.

-Hadi iyi çalışmalar. -Sağ ol.

Bakalım burada beni başka neler bekliyor.

[kapı açılır]

Evet. geldim abi.

[gerilim müziği]

Şirketle ilgili kararları bana sormadan mı alıyorsun Ömer?

Anlamadım.

Abi. Kıvılcım bir süre burada çalışacak.

Ayrıca yeni kurduğumuz departman için en doğru kişi o.

Kime göre?

Bana göre.

Yani. kendi şirketime karımı getirmek için izin mi alacaktım?

Haber versen iyi olurdu.

Eski köye yeni adet getirmek bazen şirket için kurduğumuz yapıyı bozabilir.

Abi. yapma Allah aşkına.

Eski köye yeni adet getiren ben değilim.

Sensin.

Ne demek o?

Karımı şirkete almak için hesap vermeyeceğimi söylüyorum.

Ayrıca senden de rica ediyorum.

Kendi hayatına dikkat etmezken lütfen bana nasihat verme.

Anladım. Her tartışmada bunu söyleyeceksin demek ki artık.

Derdim seni kırmak değil.

Ama beni de Mustafa ya da Fatih'le karıştırma.

Çünkü burası benim de iş yerim.

Anladım.

Sağ ol.

[gerilim müziği]

[telefon çalar]

Fatih arıyor yine.

Aç kızım. Belki dün sinirliydi.

Bana ne olmuş sinirinden ya?

Evladım. mecbursun. Çocuğunun babası.

Efendim Fatih?

Bugün kızımı görmek istiyorum.

İyi. gel. gör.

Sanki göstermiyoruz.

Alev'e yollamayı biliyorsun ya hani.

Madem öyle. bize de yolla.

Bak. annemler de özledi.

Fatih. tamam diyorum. Niye uzatıyorsun?

Gel. al Cemre'yi. götür annenlere.

İyi. tamam. Geliyorum.

Hasta ya.

Hâlâ mı sinirli?

Ya bana takmış kafayı.

Derdi benimle onun.

İyi de niye?

Bilsem. Bir sebebi yok ama normal değil.

Neyse. gelsin. alsın Cemre'yi de rahatlasın.

Bana bak. ben oyuna gideceğim.

Ama istersen gitmeyebilirim. Beklerim burada.

Yok artık ya. O kadar değil. Sen git.

Aklın kalacak burada.

Kalmasın aklın. Ne yapabilir ki?

Vallahi kafasını kırarım onun.

Hem Fatih de öyle biri değil zaten.

Bir gelsin bakalım. derdi neymiş.

Peki.

Ben çıkayım.

Tamam. Görüşürüz.

[neşeli müzik]

Nerede bizim bu köşk çapkını ya?

Bakayım. Saat de tam bir.

Az daha bekleyeyim.

[neşeli müzik]

Serap mı görüyorum ben ya? Ne oluyor?

Ya oruç da tutmadım ki ya. Allah Allah.

Kayhan sen hayatında oruç mu tuttun acaba?

Ya ben hep seferiydim Kıvılcım. bilmiyor musun?

Ama çocuk orucu tuttum yani.

Neyse. ne yapıyorsun? Boş ver şimdi de.

Sen Ömer'i falan mı görmeye geldin?

Hayır. Ben artık buradayım.

O ne demek?

Yani. bir süreliğine burada çalışıyorum demek.

Ne diyorsun?

Ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılıyor yani.

Ömer'deki cesarete bak ya.

Bir şey söyleyeyim mi? Bu çocuk seni seviyor ha.

Evet. Yeni mi anladın?

Bak sen.

Vay anasını ya.

Niye bu kadar şaşırdın ki ayrıca?

Bu şirkette tek çalışan kadın sensin. Farkında mısın Kıvılcım?

Farkındayım Kayhan. Ve son da olmayacak.

Allah Allah.

Yani. kızım gelir gelmez hemen isyan bayrağı açıyorsun ha.

Bu savaş demek.

Benim kimseyle savaşmaya niyetim yok Kayhan.

Burada sadece işimi yapıyorum.

Ha. kendi habitatımı kuracağım. O ayrı.

Hadi görüşürüz.

Habitatını kuracakmış.

Allah Allah.

Neyse. biraz eğleniriz. Kavga falan olur.

İyi oldu. iyi oldu.

[kapı çalar]

Sevilay abla. ben bakarım.

-Merhaba. -Merhaba.

Gel. Cemre hazır.

Oy. benim güzelim.

Kızım.

Canım kızım benim.

Babasının güzeli bu.

Babasının bir tanesi bu.

Çantasında meyveli yoğurdu. oyuncakları. bezleri. her şeyi var.

İyi.

Biz çıkalım o zaman.

Çıkalım da...

...sen de rahat rahat sevgiline koş.

[gerilim müziği]

Ne diyorsun be sen?

Yalan mı?

İnkar mı ediyorsun?

O herifle birlikte değil misin?

-Sana ne? -Ne demek sana ne?

Sen bir annesin ya. anne!

Sokak ortasında elin adamlarıyla öpüşemezsin.

Ne?

Ya.

Şaşırdın. değil mi?

Dün okula geldim ben.

Gördüm sizi.

Ya sen ne utanmaz bir kadınmışsın ya.

Hiç mi çocuğunu düşünmüyorsun?

Sokağın ortasında bir de sevişseydiniz.

Fatih. benimle düzgün konuş.

Aa. Affedersin ya.

Gerçi ben ne bekliyorum ki? Teyzen ne ki sen ne olasın?

-Fatih. kes sesini. -[gerilim müziği yükselir]

Doğa. ne oluyor?

Bir şey yok Sevilay abla. Sen içeri gidebilirsin.

Bana bak.

Haddini bileceksin.

Sen ne ara ahlak zabıtası oldun?

Sen önce babana. sonra dön. kendine bak.

Sen bana hesap soramazsın Fatih.

Ben istediğimi. istediğim zaman. istediğim yerde yaparım.

Biz boşandık. bitti.

Bir daha benimle böyle konuşmaya kalkarsan Cemre'yi kapıdan alır gidersin.

Benim iyi niyetimi sakın kullanmaya kalkma.

Senin canını yakarım.

Birkaç saate getiririm Cemre'yi.

[gerilim müziği devam eder]

Zülkar Bey.

[neşeli müzik]

Nerelerdesiniz?

Efendim?

Ne oldu? Zoruna mı gitti?

Ya Allah aşkına ne diyorsun bacım sen ya?

Ha. bir de bacım olduk şimdi. öyle mi?

Bana bak.

Kendimi sana yedirtmem. Ben senin o bildiğin kızlardan değilim.

Ya bu yedirtmem medirtmem nedir? Ben seni niye yiyeyim ya?

Deli misin. divane misin sen?

Aa. manyak.

Manyak mısın kız?

Aa.

Anladın sen.

Neyi anladım ben ya?

Neyi anladım ben? Neyi anladım?

Herkes benimle uğraşıyor ya.

Fatih abim bana takmış. sen bana takmışsın.

Yeşilçam'a döndü hayatım ya.

İyice Şener Şen'e benzedim yemin ederim ha.

Sakin ol Zülkar.

Hayatında güzel giden şeyler de var.

Kırmızılı kurye gibi.

Sipariş ver oğlum.

Doğacığım.

Ay. iyi misin?

İyiyim Sevilay abla.

Ay bağrışmaları duydum. korktum vallahi.

Manyak.

Gelmiş. beni kıskanıyor. Bana hesap soruyor.

Hâlâ sana aşık da ondan.

[gerilim müziği]

Aman ne aşkı ya? Gitsin. karısını kıskansın o.

Neyse. Sen canını sıkma kuzum.

Sağ ol Sevilay abla.

Aman diyeyim bak. anneannem duymasın. ne olur.

Yok. yok. Sen merak etme.

[gerilim müziği devam eder]

[duygusal gerilim müziği]

[Fatih] Ne utanmaz bir kadınmışsın ya.

Hiç mi çocuğunu düşünmüyorsun? Sokağın ortasında bir de sevişseydiniz.

Fatih. benimle düzgün konuş.

Affedersin ya.

Gerçi ben ne bekliyorum ki? Teyzen ne ki sen ne olasın?

Fatih. kes sesini!

Haddini bileceksin.

Sen bana hesap soramazsın Fatih.

Ben istediğimi. istediğim zaman. istediğim yerde yaparım.

[duygusal gerilim müziği devam eder]

[Doğa] Biz boşandık. bitti.

Bir daha benimle böyle konuşmaya kalkarsan

Cemre'yi kapıdan alır gidersin.

-Tam Umut'u aldığı yerde... -Evet.

Bir şey söyleyeceğim.

Benim gözlerimi simsiyah boyamışlar.

[gerilim müziği]

[adam öksürür]

Haluk amca. nasılsın?

Sağ ol. sen?

İyiyim.

Kolay gelsin.

[kapı vurulur]

Buyurun.

[gerilim müziği biter]

Anneciğim.

-Aa. hoş geldiniz. -Hoş bulduk. Tebrik etmeye geldik.

İyi yaptınız.

[duygusal müzik]

Canım benim.

-Geçin. oturun. -Ne güzelmiş burası.

Teşekkür ederiz.

-Ee. nasıl geçti klip çekimi? -Star oldu ya bizimki. maşallah.

Yok artık.

Yani. çok güzeldi.

Birkaç yerde çekim yaptık Umut'la birlikte.

Böyle bir nehir gibi bir yer vardı. Orada çekim yaptık.

Arabayla çekim yaptık. Ama ne zaman yayınlanacak bilmiyorum.

Çok heyecanlıyım.

Hadi bakalım.

Bir an önce izlemek istiyorum. Çok merak ettim.

-[kapı vurulur] -Buyurun.

-Abdullah Bey. müsait misiniz? -Gel Haluk. gel.

-Otur lütfen. -Teşekkür ederim.

[gerilim müziği]

Evet.

Dinliyorum.

Efendim. yanlış anlamazsanız bir sıkıntımı dile getirmek istiyorum.

Tabii. tabii. Buyur.

Kıvılcım Hanım.

İşe başlamış.

Haberim var.

Tabii. Ömer Bey'in eşi. Saygımız sonsuz.

Ama şirketin kuralları var.

Biliyorsunuz ben 25 senedir bu şirketin menfaatleri doğrultusunda hareket ettim.

Senin emeğin tartışılmaz Haluk Bey.

Şimdi Kıvılcım Hanım'ın burada işe başlaması

diğer çalışanların rahatsız olmasına sebep olur.

Sonra

Kayhan Bey'in eski eşi. Herkes bunu konuşuyor.

Şirkette dedikoduya mahal verirsek yanarız.

Hepsinden haberim var.

Ömer Bey öyle istemiş. öyle karar vermiş. öyle yapmış.

Zaten geçici bir süre için.

İdare edeceğiz.

Peki efendim.

Ben hep sizinle muhatap olduğum için bunları iletmem gerektiğini düşündüm.

Sağ ol. eksik olma ama yapacak bir şey yok.

Siz öyle diyorsanız...

Öyle diyorum.

Peki Abdullah Bey. Müsaadenizle.

Leman. geç mi kaldım?

Yok. yok hayatım. Son müşteriler de şimdi gitti zaten.

-[neşeli müzik] -Akşama ben kuruyemiş falan ayarladım.

-Sen sizin tayfaya mesaj attın mı? -Attım. attım.

Bana bak. bunlar Pembe'ye falan söylemezler. değil mi ya?

Yok hayatım. söylemezler.

Onlar yengemi tanımıyorlar zaten. bizim memleketliler.

Zenginler ama. değil mi?

Tabii hayatım. hepsi köklü aileye mensup.

Bu ya. İşte bu ya.

Hadi şuraları süsleyelim. akşama cümbüş var ha.

Allah'ım. ne olur yüzümüzü kara çıkarma ya Rabb'im.

Amin. amin.

Ver. ver. ver. Şunları açtım.

Ay. of.

Ay. bugün çok yoruldum.

Kafam şişti. Benim kızlar çok konuşuyor.

Sen de hem gidiyorsun hem de şikayet ediyorsun.

Biraz öyle oluyor. senin dediğin gibi

ama bir yaştan sonra da sosyalleşmek önemli.

Dedikodu zihne iyi gelir diyorsun.

Bir dedikodu. bir sudoku.

[duygusal müzik]

Ya anneanne. Fatih bir saate Cemre'yi getirecek de sen karşılarsın. olur mu?

Tabii. niye karşılamayayım?

-Tamam. -Ne oldu. bir şey mi var?

Yok.

Fatih'le karşılaşmak istemiyor musun?

Yok canım.

Ondan değil.

İşlerim var. Dersler için online görüşmelerim olacak.

Bölünmesin diye dedim.

Peki. tamam.

Hoş geldin baba. erkencisin.

Ay. Abdullah Bey. gel. gel. Kim geldi bak?

İşim erken bitti.

Dinleneyim dedim.

Cimcimem. güzel kuzum benim.

Aman. biz seninle böyle her gün görüşecek miydik ya?

-[gerilim müziği] -Her gün derken?

Sen en son ne zaman gördün onu?

Ya işte dilim sürçtü.

Hani. her gün görüşsek gibi keşke falan.

Değil mi yavrum benim?

Oy.

Hadi. ben onu artık annesine bırakayım.

İyi hadi. biz de geçirelim.

Ay. her gün gelse keşke bize.

Hoppacık. hoppacık.

Hayırlı günler.

Ebu Said Bey iyi akşamlar. Telefonda konuşmuştuk. Rüzgar ben.

Merhaba Rüzgar Bey. Hoş geldiniz.

Nursema Hanım'ı tanıyorsunuz zaten.

Asistanım Aslı.

Merhaba.

[gerilim müziği]

Buyurun.

Nursema. kızım. az bakar mısın?

Bu bayan kim?

Rüzgar Bey söyledi.

Aslı. Rüzgar Bey'in asistanı.

Hm.

Anladım.

Ama o bayanla olmaz.

Anlamadım. nasıl olmaz?

Tesettürlü değil. alamayız.

Nasıl? Yani. o bizim çalışma arkadaşımız.

Durumu anlatırsın. olmaz.

Buyurun.

[gerilim müziği devam eder]

Ne oldu Nursema?

[gerilim müziği devam eder]

Iı...

Yani. nasıl söyleyeceğim bilemiyorum da...

Dümdüz söyle.

Aslı'yı burada istemiyorlar.

Ne?

Tesettürlü olmadığı için işte istemiyorlar.

Nasıl yani?

Resmen ayrımcılık bu.

Aslı. gerçekten çok üzgünüm. Ne diyeceğimi de bilmiyorum.

Aslı. sen çık.

Nasıl yani?

Rüzgar Bey?

Bak bir etrafına.

Buraya uygun değilsin.

Dışarıda bekle lütfen.

[gerilim müziği devam eder]

Ne yapacak annen şimdi?

Yani. şu an çok üzgün ama dava sonucunu beklemekten başka çaresi yok.

Neyse ki Ömer abi yetişti imdadına. Yoksa o çalışmadan duramaz.

Bir müddet onların yanında çalışacak.

İyi bari.

Ben de dün akşam Nilaylardaydım. Kremle ilgili konuşmaya gittim.

Aa.

Piyasaya çıkarıyoruz kremi. inanabiliyor musun?

E. hadi hayırlı olsun.

Sevindim ama hiç söylemiyor bak bana.

Ya yazık ya. boş ver.

Çok takılma.

-O evde birey olmak çok zor. -[duygusal müzik]

Anladım ki Mustafa da Nilay da birazcık eziliyorlar orada.

Bana mı anlatıyorsun?

Ben o evde yaşadım. hatta yaşlandım.

Doğru. kime anlatıyorum?

Ama yine de sevindim Nilay için.

Ya hep bir şey yapmak istiyordu. Sonunda bir işi oldu.

Olacak. olacak.

Daha da iyi olacak.

Ee?

Ee?

Hiçbir şey yaşanmamış gibi mi davranacağız?

Bilmem.

Tamam. o zaman girizgahı ben yapıyorum.

Olur. dinliyorum.

Doğa. sana karşı olan hislerimin farkındasındır tahmin ediyorum ki.

[duygusal müzik devam eder]

Fatih. bu akşam çıksak mı?

Çok sıkıldım ben.

Görkem. benim hiç halim yok.

[gerilim müziği]

Bu ne böyle ya? Yaşlı insanlar gibi.

Rica ediyorum. çok yorgunum.

Senin neyin var?

Sürekli suratın asık.

Dünkü mesele mi hâlâ?

Ya meseleyle ne alakası var şimdi?

Sadece yorgun olamaz mıyım?

Ya ben de sıkıldım.

Hep evdeyiz.

Gel hadi. çıkalım dışarıya. bir havamız değişsin.

İstemiyorum.

İyi. ben de tek çıkarım o zaman.

Nereye çıkıyorsun tek başına. pardon?

Kızlar yemeğe gidiyorlarmış. ben de onlarla giderim.

Görkem. lütfen saçmalama.

Gel sen de o zaman.

-Yorgunum diyorum Görkem. -Ben de çekemem diyorum.

Of.

Hah. kızım. yemek hazır olur birazdan.

Size afiyet olsun. ben çıkıyorum.

Aa. nereye?

[gerilim müziği biter]

Oğlum...

[gerilim müziği]

...ne oluyor?

Bir şey yok anne.

Nereye gitti bu?

Arkadaşlarıyla yemek yiyecekmiş.

Ay gene küfelik olmasın da. vallahi babana açıklayamayız bu sefer.

Anneciğim. lütfen sıkboğaz etme. küfelik falan olmaz.

Ne olursun ya.

Senin neyin var?

Bak. bu böyle üşütme gibi değil.

Bana bak. sen de Umut gibi böyle yatağa bağlı olma da.

Anneciğim. Umut'la bir mi tutuyorsun beni Allah aşkına?

[gerilim müziği biter]

Oğlum. bak. bugün ne güzel Cemre geldi. beraber güzel vakit geçirdik.

Onları düşünsene sen.

Düşünüyorum canım. orası ayrı.

Benim kızım bir tanedir.

Ay. öyle tabii. maşallah.

Ama işte her gün göremiyoruz. her gün görebilsek iyi.

Aslında dün getirecektim. biliyor musun?

Cemre evde yokmuş ama.

İşte bugüne nasip.

Neredeymiş?

Şey. evin önünde Çimen'le denk geldik de o söyledi.

Alev dışarı çıkarmış galiba.

[gerilim müziği]

Hm.

Neyse anneciğim. ben gerçekten çok yorgunum.

Biraz müsaade eder misin?

İyi. tamam. hadi dinlen sen.

Tamam.

[Pembe] Dün Cemre'yi Alev almış.

Abdullah Bey her gün görüşmekten bahsetti.

Yok canım. tesadüftür.

İyi misin?

-Gayet iyiyim. teşekkürler. -[gerilim müziği]

Şimdi de AHS TV CEO'su Sayın Rüzgar Yener Bey'e söz vermek istiyorum.

Buyurun.

Herkese iyi akşamlar.

Ebu Said Bey bana söz hakkı verdi burada bu akşam.

Sağ olsun.

Fakat ben kadınların söz hakkının olmadığı hiçbir yerde konuşmam.

[gerilim müziği devam eder]

Bence kimse konuşmamalı da.

Bu akşam ben buraya kanaldan çalışma arkadaşım Aslı Hanım'la geldim.

Ve Aslı Hanım tesettürlü olmadığı için buraya kabul edilmedi.

Kadınlardan bu kadar korkmayın.

Bırakın. onlar nasıl istiyorsa öyle olsunlar.

İster başları açık olsun. ister kapalı olsun.

Önemli olan bizim düşüncelerimiz kapalı olmasın.

Dolayısıyla bu düşünce yapısındaki herhangi bir kurum ya da kuruluşla

ben. Rüzgar Yener'in içinde bulunduğu bir kanal

muhatap olmaz. olamaz.

Vaktiniz için teşekkür ederim. İyi akşamlar.

Rüzgar.

Rüzgar.

Ya Rüzgar. bir durur musun?

Efendim?

Sinirlisin bana.

Beni bu insanlarla nasıl muhatap edersin?

[gerilim müziği devam eder]

Rüzgar. yani yapma gerçekten. ben de bilmiyordum. ben de şaşırdım.

Anlamadım zaten ne olduğunu.

Nursema. sen beni hiçbir insanın kıyafetini yargılarken.

şu açık bu kapalı falan filan herhangi bir şey derken gördün mü?

Niye yapayım böyle bir şey abi ben ya?

Biliyorum ben zaten senin böyle düşündüğünü.

O zaman nasıl oluyor da bu insanlarla muhatabız biz şu anda?

Böyle olduklarını bilmiyordum. ben de şaşırdım diyorum.

O herif sana gelip Aslı gelmesin dediğinde

benim yanıma gelip sen "Rüzgar. kalk. buradan gidiyoruz" demelisin.

Tavrın bu kadar net olmalı Nursema.

Bak. sakın beni böyle bir şey için itham etme.

Ben kıyafetimle ilgili bu kadar sıkıntı yaşarken

bir başkasına bunu yapmayacağımı en iyi sen bilirsin.

Adam geldi bana söyledi. ben de sizinle paylaştım.

Alkış tutmadım yani.

[gerilim müziği devam eder]

Bak.

sana karşı duygularım var. evet.

Ama bu senin beni kullanabileceğin anlamına gelmez.

Hele ki konu işse buna asla izin vermem.

Ben öyle bir şey yapmıyorum.

Senin iş konusunda ne kadar hassas olduğunu biliyorum.

İyi.

Ayrıca bir cevaba ihtiyacım var.

[duygusal müzik]

Ne cevabı?

Bizimle ilgili. anladın bence.

-Konuştuk diye ben... -Konuşmadık Nursema.

Geçiştirdik.

Bana karşı net ol.

ki ben de sana karşı net olayım.

Eve bırakayım mı seni?

Cık.

Ya Giray. o gün öyle şeyler oldu. yaşandı ama

ben normalde sokak ortasında öpüşecek bir insan değilim.

Yani. ayıp mı buluyorsun bunu?

Bak. gerçekten böyle düşünüyorsan bu tamamıyla benim hatam.

Hayır canım. ayıp olarak falan görmüyorum. Niye ayıp olsun?

Yani. ben öyle bir an refleksle oldu her şey.

Sen refleks olsun diye herkesi öpüyor musun?

Ya tabii ki hayır.

Ne bileyim. şimdi of... Bir an uydurdum bunu. tamam. unut. boş ver.

Merak etme. ben rahatsız olmadım.

[duygusal müzik]

Bu iyi mi. kötü mü?

Bence iyi bir şey.

Peki o zaman. malum soruyu sor bakalım.

Hangi soruyu?

"Biz şimdi ne olduk. biz neyiz Giray?"

Bence artık bu soruyu erkekler sormalı.

Değil mi? Doğru söylüyorsun. tamam.

Ben sorayım o zaman sana.

Doğa. biz şimdi neyiz?

Bilmem. bakacağız.

Ya yapma lütfen.

Yani. bana daha net cevaplarla gel. rica ediyorum.

[duygusal müzik devam eder]

Tamam o zaman.

Birbirinden hoşlanan.

görüşmeye devam edecek olan

ama olacakları yavaştan alacak bir çiftiz diyebiliriz.

Şahane. bayıldım.

-Hoş geldiniz. hoş geldiniz. -Hayırlı akşamlar.

İyi akşamlar. buyurun efendim. buyurun.

[neşeli müzik]

-Merhaba. iyi akşamlar. -Merhaba. iyi akşamlar.

Alayım. alayım.

Selamünaleyküm.

Aleykümselam hanımefendi.

Kolay gelsin.

Kart geçiyor muydu?

Maalesef hanımefendi. biz IBAN'la çalışıyoruz.

Ha. bu arada masalarda IBAN numarası mevcut.

-Oradan yardımcı olursanız seviniriz. -Olur. öyle yapalım o zaman.

-Çok teşekkür ederim. -Rica ederim. buyurun.

-Hayırlı akşamlar. -Hayırlı akşamlar. iyi eğlenceler.

Sağ olun.

Kayhan. içerisi tıklım tıkış.

Mesaj attığım herkes geldi. bir de yanında arkadaşlarını getirmişler.

Maşallah. sübhanallah ya. maşallah ya.

Bak. bundan sonra senin içeri girmen yasak. tamam mı?

Hayatım. ben ne yapacağım zaten o kadar kadının arasında ya?

Siz içeride eğlencenize bakın. çay kafasıyla kopun gitsin.

Heh. Tamam ama sen yine de kapının önünde ol.

Bir şey lazım olursa ben seni çağırırım. tamam mı?

-Tamam. tamam. merak etme sen. -Tamam hayatım.

Ha bak. ne diyeceğim ya. şu araba işine bir çare bulmam lazım.

Vale şart.

Tamam hayatım. tamam.

Bugünü bir atlatalım. ondan sonra bakarız ne gerekiyorsa.

Tamam. tamam. tamam.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz. buyurun.

-Yardımcı olayım. yardımcı olayım. -Şöyle basalım.

Tamam. tamam.

Hayırlı olsun.

Heh. Geldim. geldim.

Ya Nilay. neredesin Allah aşkına ya?

Krem yaptım. şimdi senin üstünde deneyeceğim.

İyi. al sür.

Zülkar. süreceğim dedim.

Kola olacak demedim.

O ne demek ya?

Bu iritasyon kremi.

Sen doktoranı nerede yaptın ya. tıbbi terimler falan?

E canım. internetten bir iki şey kaptık.

Bak Zülkar. bu dikenli bir yol. yani gül bahçesi değil.

Ya Nilay. sen cani misin Allah aşkına?

Beni duvardan duvara sürtüp derimi mi aşındıracaksın. ne yapacaksın?

Yok canım. o kadar da kafayı yemedim daha.

Vallahi hiç bana öyle gelmiyor yani.

-Ya azıcık yaksak mı seni? -[neşeli müzik]

-Ne? -Ya çok da değil.

Zaten bu birinci derece yanağa iyi geliyor.

Yani. çok yakarsak işe yaramaz zaten.

Oh. çok rahatladım ya Nilay.

Allah'ını seversen ben denek miyim?

Allah Allah. iki damla kaynar dudan korkulur mu Allah aşkına?

Acımayacak diyorum.

Ya o zaman kendine yap Nilay.

Olmaz. ben üreticiyim bir kere.

Ya Hayat abla. Allah aşkına şuna bir şey söyler misin?

Vallahi ben gidiyorum.

-Ya Zülkar. gel otur. -Hayır ya.

Zülkar. otur şuraya. Ya bak. acımayacak diyorum. Korkma.

Hem daha Doğa'yı arayamadım.

Geç kalırsak sabaha kalır.

Kaçmıyorsun bak.

Ya Ni--

Anam ya.

Hah. oldu da bitti maşallah. İnşallah.

Amma abarttın ya.

Tamam. sür şu kreminden de o zaman.

Zor kısım bitti.

Bakalım...

Şimdi etkisini göreceğiz.

Bir tanem.

Anne. hayırdır? Sende bir şey var sanki.

[gerilim müziği]

Kafam babana takıldı.

-Niye? -Cemre'yi severken ağzından kaçırdı.

Neyi ağzından kaçırdı?

İşte biz seninle böyle her gün mü görüşeceğiz dedi Cemre'ye.

Öyle bir şey dedi. Hayır. Fatih'e sordum.

Aslında Cemre'yi dün getirecekmiş bize.

Ama Alev'de olduğu için getirememiş.

Ee anneciğim?

Ee'si oğlum. yani bu kadar tesadüf olur mu?

Acaba Alev. Cemre'yi alıp babana mı gitti?

Ne?

Anne yapma ne olursun. Yine başlama. Gözünü seveyim.

Kapat artık şu Alev mevzusunu.

Vallahi içim hiç rahat değil benim.

Kurban olayım babama bir şey söyleme.

Demiyorum. demiyorum ama hep bir şüphedeyim.

Olma anneciğim. Olma.

Duruyorsun. duruyorsun bir şey buluyorsun. Gözünü seveyim.

Bak. bu sefer babam temelli evden gider.

Tamam. tamam. Demiyorum.

-Pembe Hanım. -Hı?

Nursema gelir gelmez beni görsün.

Tamam. Ne oldu? Hayırdır?

Ya ben iyilik olsun diye kızıma iş vereyim. o beni rezil etsin.

Kırk yılda bir bir şey istedim ya.

Ne oluyor?

Anlasam.

Hay selamün kavlen.

Ya bana hiç rahat yok. Hiç.

Oğlum.

Oğlum.

Anlat bakalım. nasıl geçti ilk günün?

Yani. bence iyiydi.

Alışacağım tabii zamanla.

Ama sen söyle.

Asıl sen anlat yani. Benden şikayeti olan var mı?

Seni böyle zor durumda bırakmış mıyım acaba?

Ya senden kim şikayet edebilir Kıvılcım?

Delirdin mi?

Diyelim ki biri şikayet etti.

Nasıl gelip anlatacak bana bunu?

-Haluk Bey diye birisi var şirkette. -[duygusal müzik]

Evet. Eski bir çalışanımız.

Abim de ona çok güvenir.

Bu biraz tutucu bir tip mi?

Aşırı tutucu diyemem ama geleneklerine bağlı bir tip.

Ne oldu ki? Bir şey mi oldu?

Yani bir şey olmadı ama bakışlarından çok hoşlanmadım.

O da sanki benim varlığımdan pek hoşlanmadı.

Hayatım. olur mu öyle şey? Ne yapıyorsun?

Sen işine odaklan. Orada son söz sahibi ben ve abim.

Evet ama ben senin yüzünü kara çıkarmak istemem.

Ya güldürme beni ya.

-Sen benim yüzümü nasıl kara çıkarırsın? -Bak böyle söylüyorsun.

Ben daha çok stres oluyorum.

Senin elinden bir uçan bir de kaçan kurtulur.

Sevgili müdirem.

Dalga geçme.

Müdürüm.

Güzel geçti bence yani.

Heyecanlıydım.

Stresliydi ama güzeldi.

Evet. bize içiyoruz.

Vallahi çocuklar. tebrikler. Acayip iyiydiniz.

Çimen. artık bütün kliplerde sen oynuyorsun.

-[duygusal müzik] -Yok artık.

Niye ya? Bizim konseptimiz de bu olsun.

Çimen kişilik bozukluğu yaşamazsa iyidir.

Bir gün kapalı bir gün rockçı.

Ya deme öyle.

Bakalım bundan sonraki vukuatın ne olacak?

Yok. ben artık stabil takılacağım.

O sizin ailede biraz zor da.

Aa. bizim ailede olaylara karışmak ata sporu.

Ya Kıvılcım en düzgünümüzdü. onun bile başına neler geldi.

Bak. ben bir kere evlenmedim daha. O hepimize tur bindirdi ya.

Zaten herkes sırasını savdıysa biz artık Sönmez teyzeyi bekleyebiliriz. değil mi?

Yok. Alev bayağıdır sessiz.

Ay yok. ben bu hamile halimle hiçbir şey yapamam.

Benden olay çıkmaz artık.

Ya kızım. sen dümdüz dursan bile olay çıkaran kız vibe'ı veriyorsun.

Bilmiyor musun bunu?

Hadi bakalım. Umut'a.

Hepimize.

Keşke beni şikayet etmek yerine

Aslı'yla ilgili neler söylediğini anlatsaydı babacığım.

Ya bana öyle bir sitem etti ki.

Saygısız biri o.

Aslı da halbuki düzgün bir kız ama...

[gerilim müziği]

Anneciğim. bunun düzgün olup olmamakla hiçbir ilgisi yok.

Düzgün olmayabilir de.

Buradaki sorun kızın kılık kıyafetinden dolayı bir yere alınmaması. dışlanması.

Kızım. Ebu Said'in söyleme şekli yanlış.

Tavrı da yanlış.

Ama onların düzeni bu. Böyle alışmışlar.

Keşke başından söyleseydi.

Keşke baba.

Biz de bu işi kabul etmezdik.

O kadar mahcup oldum ki.

Sen niye mahcup oluyorsun? Bilmiyordun ki.

Sen bunların tutucu olduğunu biliyorsun. Hiç tahmin edemedin mi yani bunu?

Baba. Allah aşkına ya. Bu tahmin edilebilecek bir şey mi?

Nursema. sen de hemen modern oluverdin.

Sanki bizim geleneklerimizi bilmiyormuş gibi konuşuyorsun kızım.

Öyle tabii.

Annen haklı.

Sen düşünecektin.

Bak mesela.

Kıvılcım Hanım şirkete geldi.

Herkes kazan kaynatmaya başladı. O da olmaz.

Kıvılcım Hanım şirkete mi geldi? Kanala ne oldu?

Programı ceza yedi.

Süresiz durdurulabilirmiş.

İsabet olmuş.

Öyle her önüne gelen şeyin haberini yaparsan öyle olur işte.

Anne. kadının işi bu.

Ne işi canım?

Okuluna gitsin. o müdürlüğünü yapsın.

Ama yok.

Bayılırlar bunlar ailece öyle ünlü olmaya.

Çok meraklılar. Hiç oturayım demezler.

İlla gezinecekler her yerde.

İşte bu kadar çok gezinirsen başına da bu gelir.

-Neyse. Artık bunları konuşmayalım. -[gerilim müziği biter]

Sen Aslı ve Rüzgar'dan özür dile. Tabii benim adıma da özür dile.

Ben de bu arada Ebu Said'le konuşayım.

Hatamızı telafi etmek için olmazsa onların istediği reklam anlaşmasını biz yaparız.

Tamam baba. Teşekkür ederim. Allah razı olsun.

Cümlemizden.

Hadi bakalım. yatalım artık.

Şey. Abdullah Bey.

-Gelin gelmedi daha. -[gerilim müziği]

-Görkem? -Hı.

Fatih'i arayın. sorun. Nerede kalmışlar?

Fatih gitmedi ki.

Gelin tek gitmiş. Çocuğum odasında.

Karalar bağlamış. yatıyor öyle.

Hayır. nazar mı değdi? Bu çocuğa büyü mü yaptılar. bilmiyorum.

Anlamadım ki.

Gelin gece gezmelerine çıktı. Fatih de buna izin verdi. öyle mi?

Hanım. ne saçmalıyorsun sen?

Ben izninizle odama geçeyim.

[gerilim müziği devam eder]

Bazen diyorum ki bırakalım. Çıksınlar kendi evlerine.

Kedi köpek gibi didişsinler.

Biz de rahat edelim.

Aman. yok. sakın.

Benim çocuklarım yoldan çıkar. Böyle iyi. Gözümüzün önünde olsunlar.

Neyse hadi. Hayırlı geceler.

Hadi iyi geceler.

Ay bu neymiş böyle? Ne kadar zor bir iş Kayhan.

Ay. vallahi ayaklarıma kara sular indi.

Yani. bir bu kadar da bankaya yattı.

Oh.

Ay. bir de buranın sabaha kadar tertemiz olması lazım Kayhan.

Ya sen hiç merak etme. Hallederiz bir tanem ya. Allah Allah.

Dert ettiğin şeye bak.

Ay. Pembe yengem duyarsa. öğrenirse çok mahcup olurum Kayhan.

Ay beni şimdiden telaş sardı.

Ya hiç sarmasın hayatım ya.

Ne dedik. hatırla. Ne dedik?

Yani biz bu işi tutturup tutturamayacağımıza

bir bakacağız dedik. değil mi?

Yani. bir şekilde böyle bir Ar-Ge gibi düşün bunu.

-O neydi Kayhan? -[neşeli müzik]

Ha. doğru ya.

Şimdi tabii ben iş adamı olunca böyle iş dünyasına ait kelimelerle konuşuyorum.

Neyse artık.

Ya neyse. tamam. zorlama hayatım. Boş ver.

Yani. bunu bir sevap işliyormuşuz gibi düşün.

Neyse. hadi. şuraları toplayalım.

-Kalk. kalk. kalk. kalk. -Toplayalım. hadi.

Şunları böyle koyalım.

[gerilim müziği]

Güzel.

Sonunda teşrif ettin. ha?

Ne var Fatih?

Zırt pırt arayıp durdun zaten.

Ya sen saatin kaç olduğunun farkında mısın? Neredesin sen?

Ne bağırıyorsun ya?

Buradayım işte.

-Sarhoş musun sen? -Ne sarhoşu ya?

Ne saçmalıyorsun sen?

Allah'tan bir kere gördün ya öyle. Yani. hemen yapıştır ayyaş damgasını.

Sarhoşmuş.

Allah'ım. sen bana sabır ver ya.

Görkem. beni iyi dinle.

Ben karımın her gece dışarıda olmasını

kabul edecek bir adam değilim. haberin olsun.

Etme.

Etmeden evde oturmaya devam et o zaman.

Ya ben sana sıkıldığımı. dışarı çıkmak istediğimi söyledim.

Peki bu bir evlilik. Sen bunun farkında mısın?

Ben farkındayım ama sen farkında değilsin bence.

Böyle her canın sıkıldığında kapıyı vurup çekip gidecek misin?

Annen mi dolduruyor seni ya. he?

Ben evden çıkarken hiç ağzından böyle laflar çıkmıyordu.

Ne istiyorsun ya sen benim annemden. ha?

Pardon?

Ya senin annen takıntılı asıl bana.

İki tane kız arkadaşımla yemeğe gittim. olay oldu evde ya.

Olur tabii!

Öyle her kafana estiğinde yok ben sıkıldım yok bilmem ne diye dışarı çıkamazsın.

Gelseydin o zaman Fatih.

Sen benim eğlenmeyi istediğimi. sevdiğimi biliyorsun.

Sana kendimi iyi hissetmediğimi. yorgun olduğumu söyledim mi ben?

Söyledim.

Yalan.

Hepsi poz.

Ne?

Görkem. senin ağzından neler çıkıyor ya?

Vallahi Fatih. hiç kusura bakma.

Ben öyle azar işitip işitip oturacak bir kadın değilim.

Ya böyle bir evlilik olur mu ya?

Böyle herkes kafasına göre nasıl isterse öyle davranırsa.

beraber hareket etmezse böyle bir ilişki olur mu?

Sürer mi böyle bir ilişki? Amcam bile görmüş. boşan diyor!

[gerilim müziği yükselir]

Pardon?

Amcan?

Boşan diyor? O kim ya?

O kim ya? Ona neymiş ki. he?

Amcan önce gitsin de kendine baksın.

O bana laf edebilecek son insan bile değil.

Sen nasıl konuşuyorsun ya benim amcam hakkında?

Fatih. gerçekten başım çatlıyor.

Daha fazla çekemeyeceğim seni.

Bak. sana insan gibi amcamla olan bir konuşmamı anlatıyorum Görkem.

Anlatma.

Kırk yılın başı dışarı çıkıp eğlenmek istedim. içine ettin.

Ayrıca amcan niye yorum yapıyor ya bizimle ilgili?

-Tamam. bağırma lütfen. -Bağırırım.

Ya herkese o kadar yüz vermişsin ki hepsi tepene çıkmış.

Bir amcan eksikti gerçekten.

[gerilim müziği devam eder]

Ömer'e bak sen ya.

Onunla beraber olmadım diye intikam alıyor bir de aklınca.

Eltilerin efendisi. Son gelişmelerle karşındayım.

Oo. ben de nerede bu diyordum.

Harç bitti yapı paydos oldu dedim.

Aa. deme öyle.

Senin bu işte emeğin büyük.

Sayende kremlerim çıkacak.

Sağ ol Doğa.

Önemli değil.

Ya başta sana jest olsun diye kremlerin adını Doğa Kremleri koyayım dedim.

Ama sonra durdum. düşündüm.

Yok artık. o kadar da olmaz dedim.

Bu arada Fatih'le Giray tanıştı.

-[gerilim müziği] -Hı. duydum ama ilgilenmiyorum.

Ay. o Fatih'i görsen nasıl da bozuldu.

Sana bir şey söyleyeyim mi. bana bak.

Bu sana hâlâ yanık.

Ben Fatih'le gerçekten ilgilenmiyorum.

Onun dedikodusunu yaparak vaktimi harcayamam.

Azıcık yapsaydık iyiydi.

E. şimdi dedikodu günah diye düşünüyorsan hiç kasma kendini.

O zalim Fatih'in dedikodusunu yapmak hiç günah falan değil.

Benim işim var. hadi kapatıyorum be.

İyi. tamam. haberleşiriz. Hadi Allah'a emanet.

Hadi görüşürüz.

[telefon çalar]

[gerilim müziği]

Efendim Görkem?

Görüşmemiz lazım.

Evle ilgili bir sorun varsa dinliyorum.

Evle ilgili bir sorun olsa ben seni mi ararım?

Görkem. ne istiyorsun?

Görüşmemiz lazım.

Önemli.

Peki. yarım saate Yeniköy'deki kafede buluşalım.

Hayatım. hazırım. çıkabiliriz.

Canım. ne kadar şık olmuşsun.

Çok heyecanlıyım.

Bakalım. bugün ekiple ilk toplantımızı yapacağız.

-Neler olacak. göreceğiz. -Mutlaka iyi geçecektir.

Ben de yanında olmak isterdim ama dışarıda işlerim var.

Tamam. sorun yok sevgilim. ben hallederim.

[gerilim müziği]

[gerilim müziği devam eder]

Görkem. konuşalım mı biraz?

Konuşmayalım.

Bak. tamam. dün tartıştık ama ne olur uzatmayalım.

Geçti. gitti.

Gel. bir yere gidelim. bir bir şeyler içelim. sakince konuşalım. olmaz mı?

Randevum var Fatih.

Sonra.

[Fatih] Bu ne böyle ya?

Gece dışarıda. gündüz dışarıda.

Nereye gidiyor bu?

Doğacığım.

Bunlar sana gelmiş.

-Aa. -Oo.

Bana mı gelmiş?

Kimden gelmiş ki?

Bilmiyorum ama kart var.

[neşeli müzik]

[Giray] Çiçekleri çok sevdiğini hatırladım.

Sen bana cevabını verene kadar biri solmadan öteki gelecek.

Hanımefendi. pardon.

Bu çiçek şirkete ait. alamazsınız.

Aa. öyle mi?

Ne oluyor burada?

Hanımefendi dekoru alıp gidiyordu da.

Hanımefendi?

Dekoru mu alıp gidiyordu? Tamam. ben hallederim.

Hanımefendi. hayırdır?

Ben dekor olduğunu anlamadım.

Anlamadın mı?

Ne anladın peki?

Yani. gelenler öyle alıyor zannettim ben.

Yok. gelenler almıyor normalde ama

senin için bir ayrıcalık yapabiliriz. kalabilir sende.

Yok. sağ ol. istemiyorum. al.

Tamam.

O zaman görüşürüz.

Görüşürüz.

[neşeli müzik devam eder]

Giray yollamış.

Ay. ben bu çocuğu çok beğeniyorum.

Aa. aferin ama yeni enişte adayımız.

Ya bir durun bakalım.

Ne durun bakalım?

Böylesi kolay bulunmaz.

Sen beni dinle.

[gerilim müziği]

İşte şimdi buraya güneş doğdu.

[kapı vurulur]

[gerilim müziği]

Merhaba.

Merhaba biz sizinle tanışamadık bir türlü. Haluk Bey galiba.

Evet.

Hayırlı olsun.

Sağ olun.

Hemen aksesuar asmaya başlamışsınız.

Aksesuar değil o.

Her şirkette olması gereken bir portre.

Tabii. tabii.

Siz seviyorsanız...

Siz sevmiyor musunuz?

Hayır yani. aksesuar olarak diyorum.

Bakın Haluk Bey.

adını söylemekten imtina mı ediyorsunuz anlayamadım ama bu bir Atatürk portresi.

Ben buraya geçici geldim. Bir süre sonra çalışıp gideceğim.

Ama o hep burada kalacak.

Yani. alışsanız iyi olur diye düşünüyorum.

Peki.

Kolay gelsin.

Sağ olun.

Allah Allah.

Sen ne cüretle benim kocamı doldurursun ya?

Hâlâ bende gözün mü var?

[gerilim müziği]

Ya sen benimle nasıl bu kadar rahat konuşabiliyorsun. hı?

Haddini bil biraz.

Fatih'e boşanın dedin mi. demedin mi?

Evet. dedim.

Bu işin zaten başından beri yanlış olduğunu söylemiştim sana.

Sırf Fatih mutsuz olmasın diye sustum şu ana kadar.

Ama o da bana düşüncemi sorarsa ben de pek tabii söylerim.

Ben sana dönmem.

[gerilim müziği devam eder]

Fatih'i seviyorum.

Sen gerçekten kafayı yemişsin.

Bana dön diyen mi var? Ben evliyim. mutluyum zaten.

Bizim boşanmamızı istiyorsun ama.

[gerilim müziği yükselir]

[telefon çalar]

Fatih arıyor.

Ne yapacaksın?

Açacağım tabii ki.

[gerilim müziği devam eder]

Efendim Fatih?

Nasılsın amca?

İyiyim. sen nasılsın?

İyiyim ben de.

Odana geldim de yoktun. bir şey danışacaktım sana.

Dışarıdayım Fatihçiğim. biraz işlerim var ama bir iki saate döneceğim. merak etme.

Anladım.

Anladım amca. Peki sen neredesin?

Müsaitsen ben senin yanına gelsem?

Ya da yalnızsan eğer.

[gerilim müziği yükselir]

[kapanış müziği]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.