Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Corsican
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Her gün baktığım manzaramın bir mezarlık...
...olacağını kim bilirdi ki?
TÜRK TUTKUSU
Memnun etmeyi, baştan çıkarmayı...
...kandırmayı...
...erkeklerin ne düşündüğünü bilip...
...önceden tahmin etmemiz gerekir.
Bu açıdan onlara tahakküm ederiz.
İlk kuzenlerimiz olan dişi maymunlar...
Öyle deme, benim sadece 2 kuzenim var.
Bu dişiler erkeklerinden çok daha zekidirler.
Birazcık. Şu şeker kadar.
Peki, ben nasıl bir maymunum?
Hiç aptal maymun türü yok mudur?
Şu an kendimi aptallık derecesinde mutlu hissediyorum.
Kötü bir başlangıç oldu Desi.
Akıllı bir dişi maymun sadece erkeğine kendisiyle çiftleşme hakkı verir.
Bu da onu düzmesi demek oluyor.
Kelimenin tam anlamıyla…
Bunu zevk için değil de görevi olduğuna inandığı için yapan...
...dişi maymuna çok yazık.
Bu görev benim için bir zevktir.
Mihraba yürürken neden hâlâ bakire olduğunu anlamak çok basit.
Piskoposumuza teşekkürler.
Kocan zevk sahibi biri. Gerçek bir Beyaz Atlı Prens.
Bu şehirdeki en iyisi ve en yakışıklısı.
Ve şüphesiz en hassası.
Fakat en nihayetinde o da bir erkek.
Kocama şu tür kibar sözler söylerim:
"Aletini çok seviyorum seni piç."
"Hem de çok seviyorum."
"O kadar abanma, beni öldüreceksin."
"Evet, işte böyle seni orospu çocuğu."
Bu tür sözler, anladın mı?
Seninkinin bunları duymak istemeyeceğini mi sanıyorsun?
İkiniz de çok kabasınız!
Nedendir bilmem, şu an kutsal su kurnasını düşünüyorum.
Tam arkamızda kalan kurnayı.
Etrafında 11 tane ve her birinin arkasında 1 tane çentik olan kurnayı.
Ben küçükken ve senin kollarındayken babacığım...
...ellerimi içine sokardım.
Keşke annen de burada olsaydı...
Ne kadar da yakışıklı!
Evlilik açık bir çeke benzer.
Üzerine büyük meblağlar yazabilirsiniz...
...fakat hesap sahibinin imzası olmadan...
...-ki bu da Tanrıdır- nakde çevrilemez.
Bugünkü çekin üzerine bu imza peşinen atılmış.
Desideria ve Ramiro bu çekteki sıfırları...
...ihtiyaç oldukça çoğaltacaklar, çünkü evliliğin çiçeği...
...ve meyvesi olan çocuklar gelecek.
Çünkü bugünden itibaren onlar aynı bedeni paylaşan...
...iki sevgilidirler.
Meleklerin tebrikleri...
...ve bülbüllerin alkışlarına sahipler.
Seni ne kadar sevdiğimi gösterebilir miyim bilmiyorum.
Doğrusu, hiç umurumda değil.
Mutlu yıllar sana...
Mutlu yıllar sana...
Mutlu yıllar sevgili Ramiro...
Mutlu yıllar sana...
Bir dilek tut.
Tebrikler!
Her şey sırayla…
Mutlu ol, bugün doğum günün.
Ramirito, Tanrı seni korusun.
Doğum günün huzurla dolsun.
Ve daha birçoğunu göresin.
Çocuklar gelin!
Çocuklar! Juanito!
Toni!
Toni beni çok seviyor.
Bak bende ne var. Juan için de var elbette.
Desi teyzenizi öpün, öpün öpün.
Şunu al canım.
Hadi gidin ve dikkatli olun, olur mu?
Sen doğurdun ama onlar benim çocuklarım.
Amma da anaçsın!
Çocukları bu kadar çok seviyorsan, neden çocuk sahibi olmuyorsun?
Çocuk sahibi olamıyorum.
Madrid'de bir kadın doğum uzmanı böyle dedi.
- Sonra söyleyecektim gerçi, vesile oldu. - Nedendir bilinmez çok bilir bu doktorlar?
Aynını nineme de demişler ama kadın doğurganlık ödülü aldı.
Sadece tahminde bulunuyorlar.
İlk üç çocuğunuzun vaftiz babası ben olacağım.
Haklısın.
En sonunda çocuklardan bıkacaksın.
Bu arada bizimkileri size alıştırma yapmanız için bırakabiliriz.
Sadece bir haftalığına. O kadarı yeter.
İki haftalığına.
- Tüm bunlar da nereden çıktı? - Türkiye'ye gideceğiz...
- ...ve düşündük ki... - Kabul ediyorum.
İmkânsız.
- Neden? - Çünkü biz de Türkiye'ye gidiyoruz.
Bir kocanın komplosu.
Kadeh kaldırmaya ne dersiniz?
Türkiye için mi?
- Ramiro için. - Türkiye için.
Doktorun dediği doğru mu?
Evet.
Cesaretini yitirme.
Doktorlardan daha güçlü olan bir şey var.
Seni hiçbir şey için suçlamayacağım.
Mutlu olmama sen yetiyorsun.
Beni duydun mu?
Evet.
- Ne oldu? - Başım dönüyor.
İyi görünmüyorsun.
Kızlar! Haydi!
Baharat kokusuna tahammül edemiyorum.
Baharat mı? Ne demek istiyorsun?
Bana dediler ki Türkiye'de her yer baharat, baharatlı çorba kokuyormuş.
- Kokusunu şimdiden alabiliyorum. - Ben bir koku almıyorum.
Ben alıyorum ve tahammül edemiyorum.
Belki de jinekoloğun yanılıyordur.
İstanbul'daki dışavurumunun ilk karesi.
Öyle ciddi bakma.
Arturo, fotoğraf makinen bende, tamam mı?
Bizans'tayız, Konstantinopolis'teyiz, İstanbul'dayız!
Hoş geldiniz.
Doğu Bizans İmparatorluğu'nun İmparatoru 4. Constantine
...Küçük Asya'ya Anatolia adını verdi.
"Üzerinde Güneş Doğan Yer" anlamına gelir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamlı dönemlerinde...
...Batı uygarlığı Barbar Türk imajını uydurdu.
Bu, hoşgörü ile bezenmişlikten...
...duygusallığa doğru kaydı. Bunların hiçbiri doğru değildi.
Avrupa'nın bizim hakkımızdaki fikri sürekli olarak korku...
...ve büyülenme arasında gider gelirdi.
Batı medeniyeti Miletos...
...Anaksimandros ve Heraklitos ile burada doğdu.
Tanrılar, kahramanlar ve havariler.
İlyada ve Odessa.
Biz Türkler sizler gibi Avrupalıyız. Bizden korkmayın.
Gökdelenler, sizin görmek için geldiğiniz...
...Ayasofya ve Topkapı Sarayı gibi...
...İstanbul'un bir parçasıdır fakat şehir...
...bu cazibesine yüzyıllardır sahiptir. İstanbul 2 cihanda...
...2 denizde, 2 kıtada yaşar. Avrupa'da ve Asya'da...
Dünyanın 7 harikasının iki tanesi...
Bayıldı.
Kendini garip hissediyordu.
- İyisiniz, değil mi hanımefendi? - Ramiro?
Ben buradayım, merak etme.
- Hamile misin? - Sessiz ol!
Daha iyisiniz.
Bravo.
İyi misin?
Sakinleştin mi?
Isırır mı?
Isırdığı zaman acır mı?
Adım Yaman.
"Eşsiz" anlamına gelir.
Bu ülkeye âşık olmanız için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Türkiye bir cennettir hanımefendi.
"İstanbul'dan cennete doğru." Madrid'de böyle demiyorlar mı?
Kahve, şerbetler, Osmanlı...
...divan ve kuru üzüm hep Türk buluşlarıdır.
Ve Türk lokumunu kim duymamış ya da tadına bakmamıştır ki?
Bayanlar baylar, hamamlarımız dünyaca ünlüdür.
Sizler karanlık Orta Çağ'da iken bizler bir zevk...
...ve sefa dünyasında yaşıyorduk.
Otelinize varmak üzereyiz.
Dinlenebilir ya da dilediğinizi yapabilirsiniz...
...çünkü rehberiniz olan ben tamamen...
...ve yalnızca sizin emrinizdeyim.
- Nasılsın? - İyiyim. Sen valizlere bak.
Marcelo!
- Arturo, fotoğraf makinesi! - Yanında götürdü.
- Başının dönmesi geçti mi? - Evet.
Yardım edeyim mi?
Teşekkürler.
Kusuruma bakmayın.
Rica ederim.
- Adınız nedir? - Adım hâlâ Yaman.
- "Eşsiz" anlamına geliyor. - Öyle.
- Benim adım Desideria. - Güzel bir isim.
Desi...
Haydi.
Laura!
- Nasılsın? - İyiyim.
Bir daha sormayacağım. Tehlike geçti onayını verdik.
Öğlene kadar dinlenebilirsin. Öğlen uykusu çektiklerini sanmıyorum.
İki seçeneğimiz var. Öğlen uykusu ve camileri gezmek.
Ya da öğlen uykusu olmadan sarnıçlarla camileri gezmek..
Hangisini tercih edersin?
Öğlen uykusunu. Ya sen?
Sen nasıl istersen...
1453 yılında Türkler...
...Konstantinopolis'i fethettiklerinde...
...Fatih Sultan Mehmet'in...
...ilk işlerinden birisi...
...Hz. Muhammed ile yan yana savaşan...
...Eyüp El Ensari'yi buraya gömdürmek olmuştur.
Cami ve türbe...
...1458'de inşa edilmiştir.
Kısa süre sonra...
...öldükten sonra bu kutsal zata...
...yakın olmanın faydalarından...
...nasiplenmek isteyen Osmanlı asilzadelerinin...
...ve dindar kişilerden oluşan büyük ve gölgelik...
...bir mezarlık tarafından etrafı çevrilmiştir.
Gördüğünüz gibi ışık...
...mermerden ve 99 adet kafesli...
...pencerenin fildişi kısmından...
...yansıyor.
Bu sayı...
...Allah'ın 99 ismine tekabül eder.
Şehir fethedildikten sonra...
...2. Mehmet şehidin kalıntılarının aranmasını...
...ve mucize eseri Şii birinin rüya...
...ya da öngörüsü sonucu kim olduğu...
...teşhis edilince Türkler tarafından...
...saygı gösterilen bu adam adına...
...bir cami yapılmasını emretti.
18. yüzyılın başında...
...meydana gelen bir deprem...
...binada ciddi hasara neden oldu...
...ve 1800 yılında yeniden inşa edildi.
Eyüp Sultan Türbesi...
...İstanbul'daki Osmanlı eserleri arasında...
...en ilgi çekici olanlardan biridir.
Duvarlarında 16. yüzyıl...
...yapımı çiniler olsa da...
...Müslüman Türklere ait garip...
...dini davranışlar da gözlemleyebilirsiniz.
Bu kutsal zatın türbesi...
...iki avlunun en iç kısmındadır.
Hacılar...
...bir kafesin ardından dua...
...veya manevi isteklerde bulunurlar.
Bir bakalım.
Sarnıçlara gitmemiş olanlarınız, buraları ziyaret etmek için...
...1 saat içinde bize katılabilirler.
Susadım.
- Bir şeyler içelim mi? - Tabii.
Gelin.
Kaç rulo film getirdik?
Dört.
- Peki diğerleri nerede? - Bilmiyorum.
- Bira ister misin Desi? - Bir şey unutmuşum, sen iç.
"Hamam hizmetini verenler sizi istediğiniz şekilde yıkarlar.
Bunu sadece Türkler kullanmıyor, Yahudiler ve Hristiyanlar da kullanıyor.
Bizzat her 15 günde bir yıkandım ve kendimi çok iyi hissettim.
Türklerin bizi doğru olarak nitelendirdiği şeylerden biri…
...kirli oluşumuzdur.
İspanya'daki hiçbir erkek ya da kadın ömründe 2 kez yıkanmaz."
- Yazı ne zamandan kalma? - 17. yüzyıldan kalma. Anonim.
Türkler tarafından esir alınan bir İspanyol yazmış.
Hamamı denemeden buradan ayrılmayacağım.
- Desi nerede? - Bilmiyorum.
Tuvalettedir herhalde.
Harem kadınları hakkında şu duyduğumu dinle.
Bak. İşte Desi.
"Eğer kabak, salatalık ve benzeri meyveleri seviyorsanız...
...size ince dilimler halinde ikram ediyorlar."
Bir sorun mu var?
Hayır, yok bir şey.
Biraz başım döndü.
Doktora gidelim mi?
Desi bu ülkede huzursuz.
Öyle değil mi Desi?
Sana hayranım.
Biri geliyor.
Korsan kaptan kendi koltuğunda!
Bir tarafta Asya.
- Diğer tarafta... - Diğer tarafta Sevilla!
Avrupa!
Ama ondan da önce, İstanbul!
Korkusuzca yelken açın mürettebatım!
Ne bir düşman gemisi, ne fırtınalı ne de sakin deniz...
...rotanızı değiştirebilir ya da üstenizden gelebilir.
Delirmiş olmalıyım.
Yarın gizlice çarşıya çık.
Bir saniye. Şu dar sokakta bir resim çekelim.
Marcelo, gel.
İşte böyle. Biraz daha yaklaşın.
- Tamam mı? - Hadi!
Tamamdır, hadi gidelim!
İçeri girebilirsiniz.
Gelin ve bir kilim dükkanı nasıldır görün.
Kardeşim size yardım edecektir.
Ramiro'ya kol düğmesi almak istiyorum.
Ben tüyeceğim.
Kısa sürede bu kadar çok şeyi nasıl öğrendin?
Desideria...
Yarın gidiyorsun. Peki ya ben ne olacağım?
Söyle, ne olacağım?
Seni seviyorum.
İstanbul'da yaşadığın aptalca bir kaçamak olmak istemiyorum.
Yaman...
Sonsuza dek seni istiyorum.
Ver şu pası! Tanrım, sen tam bir geri zekâlısın!
O topla bunu yapmayı nasıl becerdi?
Aptalın teki.
Hamileyim.
Kimden?
Bilmiyorum.
Bu doğru değil.
Çocuk sahibi olamayacağını söylemiştin.
Yalan söyledim.
Bu konuda yalan söylediğin zaman Desi, önlem alman gerekir.
Gel.
Oturalım.
Konuşuruz.
Daha önce konuşmalıydık.
Haberin olduğunu biliyordum. Konuşmamıza gerek yoktu.
Ramiro dışında hepimiz biliyorduk.
Fakat bittiğini sanıyorduk...
Şimdi görüyorum ki bitmemiş.
Ramiro'ya ne söyleyeceksin?
Gerçeği...
Delirmişsin sen.
Ona gerçeği söyleyemezsin.
Bu şekilde devam edemezsiniz.
Seni ilk gördüğümden beri...
...beni sana esir eden bu coşkun hisse kapılmadan...
...seninle iki kelime konuşamadım.
Ramiro'yu bekliyorum.
Laura'nın dediklerine rağmen, ona gerçeği söyleyeceğim.
Hoşuna gidecek bazı haberlerim var.
Bebeğimiz olacak.
Haklılarmış, doktorlara güven olmazmış.
Sana söylemem gereken bir şey var.
Ben de Madrid'de bir doktora göründüm.
Çocuk sahibi olamayacak olan benim.
Ya da her ikimiz.
Gerçi şimdi senin olabileceğin görülüyor.
Ne yapacaksın?
O çocuk doğmamalı.
Belki doğrusu bu olabilir. Ama doğurmaya kararlıyım.
Öyle konuştuğum için beni bağışla.
Bu inancıma aykırı...
Boşanmak.
Boşanmak mı?
Bütün arkadaşlarımızın maskarası olurum.
- İstediğin bu mu? - Yalnızca çocuğumu doğurmak istiyorum.
Babası kim?
- Bir Türk mü? - Evet, bir Türk.
Ne yaptığının farkında mısın?
O Türk'ün nesi vardı?
Eminim bunu gerçekten öğrenmek istemiyorsundur.
Seçmek zorunda olan sensin.
Çocuğun simgelediği her şeyle olan bağını kopartır mısın?
- Evet. - Yemin eder misin?
Çocuğumun evimizde yetişmesini tercih ederim...
Öyleyse her şey olduğu gibi kalacak.
Çok tatlı.
- Annesi nasıl? - Gerçekten çok mutlu.
Çok kolay bir doğum oldu.
İşte annenin yanındasın.
Canım.
Onu sevecek misin?
Çok güzel, değil mi?
Evet, öyle.
Annene gel.
Annene gel.
Annene gel Ivan.
Ramiro! Bebek!
Canım.
Ne oldu?
Don Angel'i ara.
Tamam canım.
Tamam canım.
Nihayet. Arabam bozuldu, yolda hiç taksi de yoktu.
- Ateşi var ve havale geçiriyor. - Bir bakayım. Ne oldu?
Uyuyorduk ve boğuluyor olduğunu hissettim.
Tamam. Soğuk bir duş hazırla, hemen.
Ne oldu doktor?
Neden hareket etmiyor?
Çocuğumun nesi var?
Hayır olamaz, olamaz.
Ama neden?
Neden?
Neden?
Neden?
Neden?
Üzgünüm, elimden gelen hiçbir şey yoktu.
Neden Tanrım, neden?
Neden?
Oğlum!
Tanrım! Zavallı Desi için ne büyük bir felaket!
Yalnız kalmak istiyor.
Uzun süre sonra böyle bir durumda buluştuk.
Çok hüzünlü bir an.
Oğlum...
Annen çıldırıyor.
Unutmaya çalıştı ama başaramadı.
Şimdi ise, senin ona tek çıkış yolunu gösterdiğini düşünmek istiyor.
Hislerine çeki düzen vermek için son şansı...
Bu gitmem gereken bir randevu.
Seni küçük mezarında bırakıyorum.
Sen beni özlemeyeceksin.
Ben seni özleyeceğim.
Ben seni özleyeceğim.
Ben seni özleyeceğim.
Bebeğim.
Bebeğim.
Sen geri geldiğinde ben burada olmayacağım.
Neden ve nereye gittiğimi biliyorsun.
Tek bir mazeretim var.
Kızgınım ve kızgınlığıma kulak vermek istiyorum.
Her hakkımdan feragat ediyorum.
Desideria.
Yaman nerede?
Yaman.
Yaman Dündar.
Ortahisar.
- Ortahisar? - Ortahisar.
Teşekkürler.
Yaman.
Benim.
Benim. Benim.
Bekle, bekle.
Bekle, bekle.
Bekle, kıpırdamanı istemiyorum. İşte böyle, bu şekilde kal.
İşte böyle.
Böyle hissetmeni istiyorum.
İçime gir.
Kıpırdama.
Yaman...
Bir çocuğumuz oldu.
Kısa süre önce öldü.
Başka çocuk yapacak mıyız?
Her şeyi unutmanı istiyorum.
Bambaşka bir kadın olmanı istiyorum.
Peki, başka çocuk yapacak mıyız?
Elbette.
Tanrı izin verirse…
Senin Tanrın mı benimki mi?
İkisinin de izin vermesi lazım.
İstemeseler bile...
Bu bir düğün.
Düğün yarın.
Bugün gelin arkadaşları ile vedalaşıyor. Gitmek ister misin?
Evet, elbette.
Bir hediye almamız gerekiyor.
Tek başına gitmelisin.
Benim girmeme izin verilmiyor.
Gel.
İçeri buyrun. Burası sizin eviniz hanımefendi.
Biliyorum biraz baharat kokuyor.
Eğitimli Batı koklama duyusuna ağır geliyor.
Ne yapabilirim ki? Ben Türk'üm.
Kokan şey bu.
Ben bu şekilde yaşıyorum!
Tek başımayım.
Tek başınaydın.
Çatı katına çıkarsan muhteşem bir manzara göreceksin.
Çatı katına çıkmak istemiyorum.
Artık yalnız değilim. Artık yalnız değilim.
Daha...
Şurayı imzalayın.
Hepsi tamam. Güle güle.
Teşekkürler. Görüşmek üzere.
- Günaydın. - Merhaba.
İkamet izni nasıl alınır bilgi almak istiyorum.
- Türkiye'de ne kadar kalacaksınız? - Süresiz.
- Mesleğiniz? - Evhanımıyım.
- Eşiniz var mı? - Eşim İspanya'da, bir Türk'le yaşıyorum.
Vizenizi bir süreliğine uzatabilirim...
...ama burada yaşamak istiyorsanız ikamet izni almanız gerekiyor.
Biraz araştırın, burada kalmak istiyorsanız belirli bir mesleğiniz olması gerekiyor.
- Bırakayım mı? - Uzakta oturuyorum. - Farketmez, atla.
Saat 5'de havaalanına gitmesi için tembih edildiğini söylüyor ama emin değilim.
- Türkçe biliyor musun? - Öğrenmeye çalışıyorum.
Bayağı bir uğraşman gerekecek.
Çok naziksiniz, teşekkürler.
Pardon, sizi nasıl çağırayım?
Desideria akılda kalıcı bir isim değil, buralara pek uygun değil ayrıca...
- Dostlarım bana Desi der. - Tamam, Desi.
Başın sıkışırsa unutma sabah çalışıyorum. Her sabah konsolosluktayım.
- Başın sıkışırsa derken? - Türkiye'desin, bir Türkle yaşıyorsun, komşuların Türk...
Bir süre sonra muhakkak başın sıkışacaktır.
- Umarım yanılırsınız. - Umarım.
Adım Paulina Orozco.
Paulina Orozco, yanılıyorsun güzelim. Sana ihtiyacım yok, olmayacak da.
Bu hayatı kendim seçtim çünkü bir ilahım var.
Tapılası bir ilah!
Gece gündüz beni mest eden bir ilah!
Çıldırdın mı sen, şaka mı bu?
Nereden çıktı şimdi bu kıyafet?
Efendimi geceye hazırlıyorum!
Seni seviyorum, seni seviyorum. Seni varolan herşeyden çok seviyorum.
Yeter! Kes şunu!
İstediğim sadece sevişmek, ve bunun keyfini sürmek...
...ilişkiyi trajediye çevirmeye hiç gerek yok.
Kendini kaybetmişin sen ve buna katlanmam. Anladın mı?
Gel, lütfen.
Seni seviyorum, seni seviyorum.
Seni seviyorum, seviyorum. Ne istersen yaparım senin için.
Ben Yaman'ın annesiyim. Bunlar da Yaman'ın oğlu ve kızı.
- Sen kimsin? - Ben mi?
Ben Yaman'ın fahişesi oluyorum.
Tek kelimesi anlamıyorum.
- Annen mi? - Evet.
- Bunlar benim çocuklar. - Annen değil de sanki karın gibi geldi bana.
Lafını bil, sana annem dedim!
Şimdi de karınla iki çocuğun ortaya çıktı.
Tahmin etmeliydin...
Koca İstanbul'da bir başıma ne yapacağım?
Türkçe bilmiyorum, evimin yanında mezarlık var...
...ve akşam ne zaman geleceği belli olmayan resmi eşi olan bir adamla yaşıyorum.
Biz çoktan boşandık.
Sana aşık olduğumda onlar zaten vardı.
Pek sesin soluğun çıkmazdı o zamanlar.
Sadece bir süreliğine kalacaklar.
Ne oldu?
Bir şey mi oldu?
Yanıyor bu!
Aspirin nerede biliyor musun?
İnanamıyorum!
Bu karısı değil, başka biri daha olmuş.
Kıskanıyor muyum ne?
Ben geldim.
- Aşkın geldi. - Bu nedir?
3 adet toka!
Tesadüfen buldum, kimin bunlar?
- Sen ilksin dediğimi hatırlamıyorum ben. - Ama sonuncu olmak istiyorum.
-O zaman yanlış yoldasın canım. - Yemeklerini yediler mi? - Evet yedirdim...
Aspirinini verdim hatta ninni bile söyledim.
- Kafayı üşütmeye başladım. - Sakinleş biraz.
Sakin! Sakin!
Bir işe girip çalışsam, hem kafamı da dağıtmış olurum.
Türkçe bilmiyorsun üstelik öğrenmek için çaba da göstermiyorsun...
...öğrenmen için vesile olur, yanımızda iş vereceğim sana.
Müşterilere çay kahve ikram et diyor.
Halıların fiyatlarını söylerken acele etme.
Müşteriye beğenmediği halıyı elemesi için süre tanı.
Çünkü müşteri bu. Bir beğenir, iki alır. Bazen de üç.
Hatta dört.
Müşteriye %30 civarı ıskonto yapmak hakkın var, diyor.
İkamet izni almanın en iyi yolu çocuk doğurmak.
Evlilik cüzdanım olur ve eşimi de en iyi şekilde temsil etmiş olurum.
Türklerin sağı solu belli olmaz, bu Yamanı iyi tanıyor musun, ne iş yapıyor?
Rehberlik yapıyor, boş vakitlerinde ise...
... kardeşinin dükkanına uğrayıp, ona yardımcı oluyor.
Pek matah bir meslek sayılmaz. Rehberlere güven olmaz.
Her an bir veda notu ile uyanabilirsin.
Baykuştan betersin, başka?
HIV virüsü için önlem anlıyor musun?
Umrumda değil, kendi seçimim. Onu seviyorum, sonucuna katlanırım.
Öyle mi, başına ne çoraplar öreceğinden haberin var mı?
Bana öyle geliyor ki yakında hasediniz sizi orta yerinizden çatlatacak!
- Sana nasihat vermeye çalışıyorum. - Senden su bile istemiyorum.
Tebrikler aşkım.
Ne kutluyoruz?
Pekala, dinliyorum?
Kendin oku!
- İmkansız. - Evet, bebeğimiz olacak.
Olmaz, hemen aldırmamız lazım.
Şu ana kadar senden hiçbir şey istemedim, yalvarıyorum bunu bana yapma.
2 tanesiyle zor başa çıkıyorum, bir de üçüncüsüne bakamam.
Vaktim yok, sadece haftasonları alabiliyorum, görmüyor musun...
Desi?
- Bitti mi? - Evet canım.
Gözüm hep üstündeydi aşkım...
Çok ağrıyor.
Bir terslik mi oldu?
Ne işim var burada?
Merak edilecek bir şey yok bebeğim...
...ufak bir komplikasyon oluştu hepsi bu.
Birkaç gün daha seni misafir etmek zorundayız.
Doktor bilmen gerektiğini söyledi. Kürtaj ağır geçti...
Metin ol! Ne yazık ki, bir daha çocuğun olmayacak.
Tanrım, bu acıyla nasıl yaşanır!
Mutlu olmam lazım, mutlu olmam lazım...
...tek isteğim mutluluk.
- Bir terslik mi var? - Önemli değil.
- Kaç boncuk var? - 33 tane.
Bu bir tespih denir ve aslında Allahın 99 adına tekâbülen 99 boncuğu bulunur..
- Tüm isimlerini biliyor musun? - Hepsini değil, tespih beni rahatlatır.
Bugün bir müşteri gelecek, ona karşı çok nazik ol.
Çok özel bir müşteridir.
- Onu bu kadar özel yapan nedir? - Bu ekmek teknesine iyi bak...
Bu hale getirene kadar canımız çıktı.
Ben, abim, çocuklarım ve sen! Hepimiz buradan geçiniyoruz.
Bizi müşkül duruma sokma...
Hiç merak etme, müşterinin gönlünü elimden geldiğince hoş tutarım.
Çay alır mıydınız?
Gitmem gerek.
Size eşsiz bir parça göstermek istiyorum.
Abim bir Kapadokya gezisi sonrası eşine az rastlanır bir kilim bulup getirdi.
Yarın işin yoksa 5 gibi seni görmek isterim.
Önce beraber çay falan içeriz, sonra da...
Onunla görüşeceksin.
Sana ona karşı nazil ol demiştim. O çok nüfuslu biri.
Bana bunu nasıl yaparsın?
Ha benim gönlümü hoş tutmuşun ha onun, ne fark var?
Ya beni becermeye çalışırsa ne olacak?
Sanırım birbirimizi yanlış anladık.
Ben seni iyi anladım Desi, sen de beni anlamaya çalış.
Nasıl? - Buyurun?
- Nakliye olmasın. - Paulina, acilmiş.
İyi araştır, ben sonra sana dönerim.
Evet...ne oldu?
Şu anda neredesin?
Sakinleş biraz, sakin!
Kendimi katil gibi hissediyorum.
- Pasaportun yanında mı? - Hayır evde unuttum.
Pasaportunu al ve konsolosluğa gel hemen.
- Beş kuruşum yok. - Merak etme, ben hallederim.
Görüşürüz.
Arturo otelde bekliyor. Gel önce biraz laflarız.
Laura!
Çok acı çekiyorum. Kalbim kırık ve hayata küstüm.
Tamam Desi, artık hepsi geçti canım.
Bırak üzülmeyi, bir maceraydı bitti gitti.
Artık buradasın, unutmaya çalış.
Ben varım, arkadaşların var. Hepimiz arkandayız.
Arturo'yu arıyorum.
Evet geldik.
Bana çok değişmişsin deme Desi, çünkü biliyorum. Değiştim!
Evlilik çok ciddi bir müessese.
Ben Ramiro ile değil Yaman'la evliyim artık. Bu gerçeği inkar edemem.
O yüzden de hayatını bir Türk'e adayarak mahvediyorsun.
Başka çarem var mı?
- Merhaba Desi? - Nasılsın Arthuro?
Arthuro ile ben tekrar aranızı yapabiliriz.
Yani Ramiro ile demek istiyorum. Herhalde sen de aynı fikirdesin.
- Bakın, benim için sadece Yaman var. - Bu Türk'ün özel kılan ne?
Böyle çekik gözleri var...
Ayrıca çok sağlam bir aleti var...
Her gece rüyalarıma giriyor.
Buyum ben, kaltağın tekiyim işte. Her sokuşunda beni öttürüşünü seviyorum.
Şimdi lütfen, beni rahat bırakın.
Kafamı dinlemem lazım biraz.
Sen çıldırmışsın Desi.
- Ne alırdınız? - Bir acıbadem şurubu lütfen. - Hemen geliyor.
- Ne içersiniz? - Bira lütfen. - Başka arzunuz?
- Ben tonik alayım. - Ben de limonata lütfen...
- Sıkıldınız mı? - Düşünüyordum biraz.
Bu bir cevap değil. Bize katılmak istemez miydin?
- Böyle iyim ben. - Ben İvan...
- Desideria. - Tesirli mi?
Desideria. Kısaca Desi derler.
- Buyurun. - Teşekkürler.
Yolculuk nereye peki?
-...yada nereden? - İstanbul'dan geldim.
- İstanbul mu? - Bir Türkle evliyim.
Bir Türkle mi, cidden mi?
Tanıştığımız memnun oldum, vaktiniz olduğunda bir gün sohbet edelim...
- Yani eşiniz hakkında? - Gitmeyin.
Neden?
- Ben oyun oynamam. - Bu gün gibi açık.
Gidiyor musun?
- Affet beni. - Niçin?
Yaman dışında birini sevebilir miyim öğrenmem gerekiyordu.
Şu Türk değil mi?
Artık biliyordum.
- Gerçekten harikaydı ama... - Ama ne?
Orospunun biriyim ben, daha tanışalı birkaç saat olmadı, yatağına girdim.
Tüm hayatını lavuğun tekine adayan bir orospu.
- Nereye kayboldun? - Madrid'de.
Söyle şimdi ne yapayım seni?
Döndüm, istersen beni gebert.
Seni yaka paça sokağa fırlatıp atmalıydım.
Git yüzüne buz koy biraz.
Beni seviyor musun?
- Karar veremiyorum bir türlü. - Acele etmeyin.
- Ne zaman dönüyorsunuz? - Salı günü.
Şimdi bir bakalım...
...en çok beğendiğiniz parçayı bir kenara ayırmakla başlayabiliriz.
Acele etmeyin yeter.
- Girebilir miyim? - Kapı açık.
Kravata hiç gerek yok.
Dur, yeni giyindim üstümü.
Giyiniksen ne olmuş?
Bir buse...bir buse...
"İspanya'da tek bir buse, aşkın en büyük işaretidir."
"...asla yanılmaz". Teşekkürler.
"Kutsal Bakire Meryem, bir Fransız olmaktansa..."
"...Aragones birliklerine komuta etmeyi yeğlerim" diyor.
Tercüme et.
"Bakire Meryem, bir Fransız olmaktansa..."
"...Aragones birliklerine komuta etmeyi yeğlerim" diyor.
Fransa'da yeteri kadar bakire var zaten.
Fransa'da yeteri kadar bakire var zaten.
Tüm Fransızlar sizin gibiyse, pek fazla kalmamıştır herhalde.
Tüm Fransızlar sizin gibiyse pek kalmamıştır, diyor.
"Yârimin bir busesini..."
"...değişmem dünyada hiçbir şeye."
Bir busesi...bir busesi...
Tekmeleyip durmasana, yanlış bir şey mi söyledim ben?
Sanırım biraz geç oldu.
Sevgili Yaman dükkanını erken açar, o yüzden de her sabah erken kalkar.
Ne zaman istersen kalkarız canım.
Kraliçemizi de götürmüyorsunuz değil mi?
Evet, günün kraliçesi!
Elbette gecenin tadını çıkarmanız için...
...sizi kraliçemizle başbaşa bırakıyor ve hürmetlerimi sunuyorum, keyfinize bakın.
Alain ve sekreterimle beraber muhakkak yarın ziyaretinize geleceğiz.
Sizinle anlaşmaya varacağımıza eminim.
Blanche ve Alain'a otele kadar eşlik edebilir misiniz?
Memnuniyetle.
Türkler çok misafirperver.
Ne zor şartlar altında çalıştığımı, kimlerle uğraşmak zorunda kaldığımı düşünmüş müydünüz?
Peki sizin eşimi önüme gelenle boynuzladığım aklına ucundan geçer miydi?
- Yaman... - Nerdesin? - Paulina'dayım.
- Emin misin? - Kesinlikle hatta şu an ona bakıyorum.
- Neden hiç aramadın? - Meşgulsündür diye düşündüm.
- Hemen gel. Seni seviyorum. - Ben de seni seviyorum.
- Bu halin nedir? - Sadece bir hediye.
Yoksa geri mi çevirmeliydim?
Yürü!
Çıkar şunları!
- Yoksa hoşuna gitmedi mi? - Hayır bayıldım.
- Ağzımı burnumu kırmayacak mısın? - Hiç anlamayacaksın, değil mi?
Gel buraya!
Seni en iyi öttüren kim, söyle bana!
Bir iyilik daha istersem yapar mısın?
- Büyük bir iyilik. - Evet, evet.
Yüzümü kara çıkarmazsın değil mi?
Bu paketi ona teslim et!
İspanyolca mı, yoksa Fransızca mı tercih edersin?
Fransızca konuşabilirsiniz.
Miktar eksik.
- Evli misiniz yoksa... - Evliyim.
Daha fazla olmalıydı.
Şayet Yamin...adı bu değil mi?
- Hayır Yaman. - İşin riskinden haberdardı.
Yaptığına ateşle oynamak denir.
Benim örgütümde yalanla dolana yer yoktur.
Demek eksik parayı seninle tamamlamak istiyor.
O pisliğin ne dolaplar çevirdiğinden haberi yok senin.
Dostun mu, yoksa sevgilin mi? Ne kadardır tanıyorsun onu?
Sevgilim! Müthiş bir aşıktır.
Bakalım doğru anlamış mıyım? Bizimle iş yapıyor...
Sevgilin çok kurnazmış, hem de çok.
Gerçekten çok kurnaz.
Ama bizi salak yerine koyuyor.
- Bir fırt ister misin? - Hayır teşekkürler.
Şimdi...ne diyordum?
Sevgilinin üstüne kondurmayacağına kalıbımı basarım ama...
...halıları yurtdışına çıkartırken içine beyazı zulalıyor yani kendisi çok zeki.
Peki neden kurnaz biliyor musun?
Çünkü bizi kazıklıyor, bazı halıların, yani antika olmayanları...
...gözden kaçırdığımızı sanıyor. Yolda bir şekilde kayboluyorlar her nasılsa?
Nasıl, biraz daha rahat mısın?
Umarım korkunç fantezilerin yoktur.
Merak etme.
Oldukça kibarımdır.
Giyin üzerine, çok güzelsin. Senden çok hoşlandım.
Lavuk sevgilini bırakmaman şartıyla... Seç bir hediye kendine.
Hanımefendi seçiminiz hazine değerinde. İstiyorsanız sizindir.
Bekle.
Adı Şehvet'dir ve en değer verdiğim kadınlardan birine ait eşsiz bir parçadır.
Lütfen, mümkünse kurşunları istemiyorum.
Kurşunlar dert etme, çok küçükler.
Eğer bir gün ihtiyacın olursa...
...böyle tutup, sık kafasına.
Aç kapıyı!
- Gitme oraya. - Ne oluyor?
Yaman'ı öldürecek olursam, söz seninle evleneceğim.
Millet bakın, takviye kuvvet geldi.
Ha siktir!
Yarına kadar meşgul olursun diye düşünmüştüm.
Bana yaptığım muameleyi neden onlardan esirgiyorsun?
- Öp beni. - Çabuk ol Alain.
Sigara bitti mi? Yaman?
Ali Paşa kahvesinde buluşuyoruz.
- Hayır, hep beraber gidiyoruz. - Saat 6'da Denis'le randevum var.
Şimdi gerçekten beni sevip sevmediğiniz göreceğiz.
Cenaze merasiminde değiliz Desi, bu bir kutlama.
- Sorun ne? - Ben sadece seni istiyorum.
İyi bir sevgilinin 2 önemli yükümlülüğü vardır.
Birincisi sahip olduğunu asla kaybetmemektir.
İkincisi ise kaybetmek istemediğin kişiye körü körüne bağlanmamaktır.
Aşk mükemmeliyetçidir ve bütünlüğü sağlamak için her riske değer.
Her ihtimale karşı alternatifler üretmelisin.
Bunu yapmazsan karşındakinin kölesi olursun...
...ve inan karşındakini bıkıp usandırırsın.
Bu kaltağı ne zamandan beridir tanıyorsun?
Biraz içip güzelleşmeni istiyorum, herşeyi unutup, hayatın keyfini çıkar.
Aşk dediğin hayatımız neşe katan bir oyundur.
Oyun, öpücükler bitmediği sürece devam eder.
...ve aynı bir parfüm gibi içimize işler.
İpek elbiselerin altında kabarışını hissettiğiniz göğüs uçları...
...yüreğinizin yerinde fırlamasına, kesik kesik soluk alıp verişinize neden olur.
Malum yerlerinizde kasılmalara yol açıverir.
İşte aşkın keşfedilmeyi beklediği en hassas yuva orasıdır...
...çoğunlukla iki kişi yetersiz bir miktardır onun için.
Dizlerden yukarıya hayâsızca sokulur, pürüzsüz kasıkların arası ıslanarak...
...içine bir penisin abanmasını arzu eder.
Bir kahküldür, bazen bir koltukaltı, bir elmacık kemiği yada bir çift dudak.
Gördün mü, onu sevmediğimi bilmesine rağmen hiç ses etmiyor.
Tatlım, hayatın tadını çıkarması için ona yardımcı olsan biraz?
Bu ne ciddiyet böyle, merak etmeyin eşinizi çalmaya hiç niyetli değilim.
Bu sadece bir oyun.
Bu sürtükle ne zamandır beri yatıyorsun dedim sana?
Çekilecek dert değilsin. Desi yavrum...
Senle yada sensiz... bu fıstığı sabaha kadar öttüreceğim.
Yıkıl karşımdan ve bir daha sakın ama sakın karşıma çıkayım deme.
Çıkarken kimseye fark ettirmemeliyiz.
Beni arkadaşının evine götür.
Gitmesi lazım, uzaklaştır onu.
Desi'yi uzak tut benden.
Doktor! Doktor yok mu!
Elveda tüm arzularım.
Elveda size hiç doğuramayacağım bebekler.
Elveda siz dost bildiklerim.
Elveda size aşklarım, dostluğumu zaten hiç hak etmemiştiniz.
Yolun sonu.
Kelimeler yetersiz kaldığı an. Hepsinin çıktığı yol aynı sanki.
Yalnızlığım zaman geçtikçe daha bir koymaya başladı.
Böyle bir lekeyle yaşamaktansa ölmeyi yeğlerdim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.