Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Duygusal)
-Son sözün bu mu? -Evet Alev, son sözüm bu.
Ve bu konuşma yapılmamış farz ediyorum.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
Neydi o öyle? Yani o söyledikleri.
Beni savundu.
Karım dedi.
Uf Zehra, ne yapıyorsun ya?
Tamam, kendine gel. Şimdi biri görecek.
(Müzik - Duygusal)
(Ömer dış ses) Zehra benim karım.
(Ömer dış ses) Ve onunla ilgili, tek bir kötü söz duymak istemiyorum.
Acaba Alev'e rol mü yaptı?
Olabilir mi böyle bir şey?
(Müzik - Duygusal)
Baktığımı gördü.
Of Zehra, nasıl rezil ediyorsun kendini sürekli.
Tamam, tamam. Tamam, sakin ol. Tamam sakın, sakın bakma.
Uf!
Yani şimdi ben böyleysem konuşmaya kalktığımda ne yapacağım?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Benim bir şeyler yapmam lazım.
Alev bile duygularını söylemekten çekinmedi.
Yaptığı şey saçmalık bile olsa cesaret etti.
Benim de bir şekilde duygularımı söylemem gerekiyor ama nasıl?
Bence çok fazla abartmaya gerek yok.
Böyle sade, samimi, içten olması yeterli.
Öyle çok lüks bir yerde, kalabalıklar arasında değil de...
...bilmiyorum, bir ağacın gölgesinde bile olabilir.
Kırda.
Sessiz, sakin bir yerde.
(Müzik - Duygusal)
O böyle istiyor ama ona sürpriz olmaz ki.
Benim başka bir şey bulmam lazım.
Asla unutamayacağı çok özel bir şey olması lazım.
Her şey bitti artık.
Bitti.
Nasıl öyle şeyler söylersin bana Ömer?
(Müzik - Duygusal)
Resmen her şey...
...elimden kayıp gidiyor.
Canım çok yanıyor.
En çok da canımı sen yaktın Ömer.
Sen yaktın.
(Müzik - Duygusal)
Her şey, o sefil yüzünden mahvoldu.
Sen benimdin.
O varoş gülü gelip, seni elimden alana kadar benimdin.
Seninle her şey...
O şirkette, çok emeğim var benim.
Ama o yılan ne yaptı?
Koca bir hiç!
(Müzik - Duygusal)
(Leyla ses) Efendim Mert Bey.
Alo Leyla, şu sana geçenlerde verdiğim dosyalar hazır mı?
Evet, hazır Mert Bey.
Şey Mert Bey, ben o dosyaları evde unutmuşum.
Ama hemen getirtirim. Gelir gelmez de size getiririm.
Tamam Leyla, önemli değil ama fazla gecikmesin lütfen.
Tamam Mert Bey.
-(Mert ses) Tamam, kolay gelsin. -Sağ olun.
Nasıl getirteceğim ben şimdi o dosyaları?
Gidip kendim alsam?
Yok çok gecikir.
Koray?
Alo Koraycığım, müsait miydin?
Şey canım ya geçen gün çalıştığım dosyalar vardı ya...
...ben onları evde unutmuşum. Bana getirebilir misin onları?
Çok teşekkür ederim. Çok sağ ol Koraycığım.
Tamam, tamam canım ben bekliyorum.
Görüşürüz.
Oh.
Deniz manzaralı bir otelin teras katı mı?
(Ömer) Dağ evi mi?
Yoksa tekne mi?
(Müzik - Duygusal)
Nerede olsun, nerede?
(İç çekme sesi)
Ne kadar huzurlu bir yer burası.
Böyle bir evim olsa sürekli gelirdim.
İstersen yine gelebilirsin.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Unutamayacağı kadar özel olmalı.
(Telefon zili sesi)
Efendim.
(Kadın ses) Ömer Bey...
...eğitim organizasyonu ile ilgili bir mail attım size.
Eğitim organizasyonu mu?
(Kadın ses) Evet Ömer Bey, şehir dışındaki.
Direktörler ve birim müdürleri için yaptığımız.
Evet.
(Kadın ses) Çok seçenek var dosyada ama isterseniz vakit kaybetmeyin...
...ilk üçü dikkate alın. Ekibin tercihi ilk üçten yana.
-Tamam, ben size haber vereceğim. -(Kadın ses) Peki efendim, iyi günler.
(Müzik - Duygusal)
Bunlar benim bulduklarımdan daha iyi.
Zehra'nın istediği gibi yapmalıyım.
(Müzik - Duygusal)
Kendine gel Zehra. Uf kendine gel!
Benim sana bir şey söylemem lazım.
Efendim?
Otursana.
(Müzik - Duygusal)
(Sandalye çekme sesi)
Sence hangisi?
Anlamadım ne bu?
Şirket için bir organizasyon yapacağız da.
Yani şehir dışında olacak, yabancı misafirlerimiz de gelecek.
Ben de... Yani arkadaşlar birkaç bir şey göndermişler ama…
...ben daha farklı bir şey olsun istiyorum.
Yani her zamanki gibi değil de yani ne bileyim, farklı bir şeyler.
Belki sen yardımcı olabilirsin bana.
-Ben mi? -(Ömer) Hı hı.
Yani mesela sen olsan, dışarıdan bir göz olarak...
Dışarıdan?
Yani farklı olacak, farklı bir şeyler.
-Sen olsan nasıl bir şey tercih ederdin? -Hım.
-Anladım, farklı bir şey. -Hı hı.
Evet, yani tam aradığım bu, farklı.
Yani sen nasıl bir şey yapardın? Nereyi tercih ederdin?
Ben olsam...
Bak.
Mesela burada deniz manzaralı bir mekân var.
Bu da orman manzaralı.
Balonlar, peribacaları.
Masal gibi yani çok büyüleyici görünüyor.
Gittim mi daha önce Kapadokya'ya?
Yok, hiç gitmedim ama televizyondan falan izlemiştim.
Hem giden arkadaşlarım da anlatırdı. Gerçekten harika bir yermiş.
Evet, çok güzeldir.
Oraya "Güzel atlar ülkesi" derler.
Eğer bir yere atlar ülkesi diyorlarsa orası aynı zamanda masallar ülkesidir de.
-Masallar ülkesi? -Hı hı.
Bence çok heyecan verici.
(Müzik - Duygusal)
Yani öyle diyorsan.
Yani çok güzel.
Sanki orada yaşarsan...
...her dileğin gerçekleşecekmiş gibi bir his veriyor insana.
Büyülü bir yer gibi.
Ben hiç öyle düşünmemiştim.
Şu balonlara bak!
Kim bilir balondan manzara nasıl güzel gözüküyordur.
Peribacaları.
Evet, eminim muhteşemdir.
Bence Kapadokya’yı düşünmelisin.
Tamam, listenin başına ekledim bile.
-Peki, ben içeri geçeyim o zaman. -(Ömer)Bir saniye.
Ben yardım için teşekkür ederim.
Önemli değil.
(Müzik - Duygusal)
Bu da tamamdır.
-Kolay gelsin Hediyeciğim. -Teşekkür ederim.
Evlilik aşkı öldürüyor diye bir terane var ya, ay o resmen yalan.
Bizim Zehra'yla Ömer her gün daha bir Leyla'yla Mecnunlaşıyorlar ayol.
Ay su damlamla Ömerciğimin birbirlerine bir bakışmaları var ki...
...resmen içleri eriyor ay bakarken.
Gerçekten de her geçen gün bir güzelleşiyorlar.
Migren ilacım nerede benim?
Alev Hanım, siz dinlenseydiniz. Ben getirirdim.
Acelem var Hediye, hadi. Holdinge gitmem lazım.
-Geçmiş olsun kızım. -Sağ olun.
(Müzik - Duygusal)
Ay fesuphanallah, resmen iyi saatte olsunlar uğruyor bu kıza.
Ay vallahi ben bunun bakışlarından falan korkuyorum Hediye.
İyi görünmüyordu gerçekten. Nesi var acaba?
Ayol nesi olacak resmen kıs...
Ayol bunun derdinin çaresi yok ki. Olsa dükkân onun yani Hediyeciğim.
İlahi Cevriye Hanım.
-Yardım edeyim mi ben de ha? -Olur.
Ne eksik ona göre dökeyim.
-(Hediye) Un, biraz daha un. Tamam. -Un. Tamam.
-(Erkek ses) Nasıl bir oda olsun efendim? -Tek oda. Ama...
...yatak odaları ayrı olacak.
-Nasıl anlayamadım? -(Ömer ses) Yani çift olarak geleceğiz.
Ama yataklar ayrı olacak.
-Kız arkadaşınızla mı geliyorsunuz? -Hayır, hayır.
-Yani karımla geleceğiz. -Anladım.
Size kral dairesini öneririm.
Hem manzaralı hem de çift yatak odası var. İkisi de çift yataklı.
Tamam olur. Yani kral dairesi olsun.
(Erkek ses) Odanın kendine ait terası mevcut.
(Erkek ses) İçeride jakuzi ve küçük bir Türk Hamamı var.
-Ayrıca teras peribacaları manzaralıdır. -(Ömer ses) Güzel.
Bir de efendim balayı paketimiz var. Bunu tercih ederseniz...
...size bazı ekstralar sunabiliriz.
-Ne gibi? -(Erkek ses) Kaldığınız süre boyunca...
...her akşam eşinizle birlikte, terasta romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.
Ayrıca odanızı istediğiniz çiçeklerle süsleyebiliriz.
(Erkek ses) Sabahları odaya kahvaltı servisimiz de mevcut.
Ayrıca dilerseniz akşam yemeklerinizi keman eşliğinde yiyebilirsiniz.
(Erkek ses) Hepsi pakete dâhil. Alo! Orada mısınız efendim?
Evet, evet buradayım.
(Erkek ses) Ne dersiniz? Balayı paketinden faydalanmak ister misiniz?
Tamam, ondan olsun.
Siz de eşiniz de çok memnun kalacaksınız.
Evet, söylediğiniz tarihlere göre yerinizi ayarladım.
(Erkek ses) yardımcı olmamı istediğiniz başka bir konu var mıydı?
Balon turu.
-Efendim? -Yani balon turuna da katılmak istiyoruz.
Tabii ki onun için de yardımcı olurum.
-Ama her gün olacak. -Tamam efendim.
Rezervasyonunuzu yaptıracağım, başka bir şey?
(Ömer ses) Şimdilik bu kadar.
(Erkek ses) Peki efendim, görüşmek üzere iyi günler.
İyi günler.
Evet.
Oda işini hallettik. Şimdi de elbiseye bakalım.
(Müzik - Duygusal)
Dayanamıyorum artık ya, hepsi bir olmuş beni çıldırtmaya çalışıyorlar.
Ama kurtulacağım, o yılandan da yardakçılarından da kurtulacağım.
Alo!
(Alev) Evet bir yere uğrayacaktım ama vazgeçtim.
(Marş basma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Bu böyle olmayacak.
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
Efendim.
Gürkan Bey merhabalar, ben Ömer Kervancıoğlu.
Aa, merhaba Ömer Bey, buyurun.
Ben eşim için bir elbise istiyordum.
Yalnız bugün konağa gönderilmesi gerekiyor.
Tabii yardımcı olayım ben size. Öncelikle ne için istiyorsunuz elbiseyi?
Nasıl yani, anlamadım.
Yani günlük kullanım için mi istiyorsunuz yoksa...
...özel bir davet ya da özel bir gün için mi istiyorsunuz?
-Yani özel bir gün için. -Anladım.
-Peki, nasıl bir renk arıyorsunuz? -Yani siz ne önerirsiniz?
Şu anda en trend renk beyaz Ömer Bey.
Ama sulu pembe de düşünebilirsiniz eğer isterseniz.
O da trend bu bahar.
Yani ben aslında...
Eğer isterseniz rengi en sona da bırakabiliriz.
(Gürkan) Nasıl bir model arıyorsunuz?
Yani normal bir elbise.
Ömer Bey daha spesifik bir şey söylemeniz gerekiyor.
Peki, siz ne önerirsiniz?
(Gürkan ses) Üst tarafı straplez, balık elbise modellerimiz çok tutuyor.
Ya da üst tarafı daha kapalı balon elbise de olabilir.
Yani bilemedim siz böyle söyleyince.
Ömer Bey, isterseniz şöyle yapalım. Siz kafanızdaki modeli bana söyleyin...
...ben de ona göre uygun bir şey ayarlayayım size.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Şey gibi yani öncelikle...
...duru olsun, sade bir şeyler olsun. Ve beyaz olması gerekiyor.
Tamam, teşekkürler.
(Müzik - Hareketli)
(Topuk sesi)
Hilmi Yılmaz her an adımı verebilir. Acele etmem lazım.
Elimde ne varsa her şeyi çıkarmalıyım.
(Müzik - Hareketi)
Yüksel Bey, bütün gayrimenkullerimi hemen satışa çıkarın.
Evet, evet hepsini.
Ne demek hemen satılmaz!
Fiyatlarını düşürün o zaman. Hemen satılmasını istiyorum.
Vaktim yok.
Çok acil satılsın hepsi.
Tamam, beni gelişmelerden haberdar edin.
Bu tamam, hisse senetleri ve tahvilleri de halledelim.
-Gökhan Bey merhaba. -Alev Hanım, nasılsınız?
(Alev ses) İyiyim, sağ olun.
Hisse senetleri ve tahvillerimin hemen satılmasını istiyorum.
Satışı hemen yapın.
İsterseniz biraz bekleyin Alev Hanım. Şu an satmak için uygun bir zaman değil.
(Gökhan ses) Hatta elimde size çok uygun kağıtlar var.
Alalım diye sisi arayacaktım.
Yok. Yani önemli değil.
Satalım biz.
(Alev ses) Zararına da olsa hemen satışı gerçekleştirin.
Siz nasıl isterseniz Alev Hanım.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
Hayırdır Alev, ne satıyorsun öyle?
Hiç.
-Niye öyle bakıyorsun, bir şey mi var? -Hım, var.
Şu dosyayı imzalaman gerekiyor.
(Müzik - Hareketli)
-Evet, başka bir şey? -Yok.
Aa! Bir dakika.
Şimdi anladım.
Alıcısı var mı bari?
Anlamadım?
Yüzünün diyorum alıcısı var mı, sirke satıyor da.
Ama bak bu suratla bir gram bile satamazsın, söyleyeyim.
Hah ha ha, çok komiksin!
Alevciğim, bir sıkıntın mı var? Bak yardımcı olabilirim, biliyorsun.
Sıkıntı falan yok.
Bütün gün böyle tepemde mi dikileceksin? Yapacak bir sürü işim var benim.
Peki madem, ben seni yalnız bırakayım da işlerini rahatça yap.
Ee, sirke satmak kolay değil tabii ki.
Kolay gelsin.
(Müzik - Hareketli)
Senden de kurtuluyorum yalaka sünepe!
(Erkek ses) Alo.
Alev Hanım, hisse senetleri ve tahvillerinin acele satılmasını istiyor.
-Haber vereyim dedim. -(Erkek ses) Tamamdır.
(Erkek ses) Başka bir gelişme olursa haber ver.
Tamam.
(Müzik - Hareketli)
(Telefon zili sesi)
Efendim Nihat.
(Nihat ses) Az önce Alev'i telefonda konuşurken duydum.
Bir şeylerin satışı için talimat veriyordu.
Ne satışı?
(Nihat ses) Bilmiyorum ama sesi bayağı gergindi.
Sanırım dediğin olacak.
Tamam Nihat, anladım. Sen gözünü kulağını dört aç.
Tamam merak etme, bir şey olursa ben sana haber veririm.
Tamam Nihat. Tamam, sağ ol.
Neler karıştırıyorsun Alev? Neler karıştırıyorsun?
-Merhaba, kolay gelsin. -Merhaba.
-Ben Leyla Hanım'la görüşecektim de. -Odasında olacaktı bir saniye.
Leyla Hanım’ın telefonu cevap vermiyor başka bir ofiste olabilir.
Öyle mi?
Siz Leyla Hanım'a bakmıştınız herhalde?
Ha evet, istediği dosyalar vardı da onları getirdim.
Leyla Hanımlarda görmüştüm seni.
Evet, onlarda kalıyorum da ben.
-Peki, ben alabilirim. -Tabii.
-Teşekkürler. -(Koray) Rica ederim.
-Görüşmek üzere. -Görüşürüz. Ben gideyim o zaman.
-İyi günler. -İyi günler kolay gelsin.
Kolay gelsin.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Papatya mı topladın?
-Evet. Çok güzeller değil mi? -Evet.
Ben bir şey soracaktım sana.
(Müzik - Duygusal)
Şirket organizasyonu. Benimle gelir misin?
-Eşli mi olacak? -Evet, eşli.
Gelecek misin?
Bilmem.
Gelmeli miyim?
Bence gelmelisin.
Tamam.
O zaman papatyaya soralım.
Nasıl?
Çok basit. Papatyaya soracağız o karar verecek.
Hiç duymadığını söyleme.
Duymadım.
Anladım.
E gerçi senin böyle şeyleri bilmemen doğal tabii.
Öyle mi?
Ama ben çabuk öğrenirim.
Sen anlat istersen.
Peki.
Papatyaya soruyorum.
(Müzik)
Gitmeliyim, gitmemeliyim.
Gitmeliyim, gitmemeliyim.
-Gitmeliyim, gitmemeliyim. -(Ömer) Bir saniye.
Ne oldu?
Davet sahibi benim.
Benim sormam gerekmez mi?
Tamam. Sen sor o zaman.
(Müzik)
Gelecek, gelmeyecek.
Gelecek, gelmeyecek.
Gelecek, gelmeyecek.
Gelecek, gelmeyecek.
Gelecek...
...gelmeyecek.
Ne yapıyorsun? İki tane kopardın.
Hayır, bir tane kopardım.
Gelecek.
Evet.
Papatya kararını verdi.
Duydun sanırım.
Hı hı. Duydum.
O zaman, hafta sonu gezisi için hazırlanmaya başlasan iyi olur.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
-İyi günler. -İyi günler.
Ömer Kervancıoğlu adına, bir paket vardı.
Ben alayım.
Buyurun. Önce bir imza alayım sizden.
(Hediye) Tabii.
-(Hediye) Buyurun. -Teşekkürler.
-İyi günler. -İyi günler.
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Burada yok.
Odasında herhalde.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
Buyurun.
Zehra Hanım kızım.
Ömer Bey için bir paket geldi de.
Öyle mi?
Peki.
Ben alayım Hediye abla.
(Hediye) Bir şey ister misin kızım?
Çay, kahve.
Yok. Sağ ol, teşekkür ederim.
Peki madem.
Ben mutfaktayım.
Hı hı. Ben de gelirim birazdan.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Allah Allah. Ne var ki bunun içinde?
Ses de gelmiyor.
Ah, Ömer Bey oğlum.
Size bir paket geldi. Odanızda.
Zehra Hanım kızıma teslim ettim.
Sağ ol Hediye abla.
(Müzik)
Not da yok.
Hüf! Ne ki bu?
(Müzik)
Hüf! Zehra.
Ne yapıyorsun ya? İyice şaşırdın artık.
Ben de onu bekliyordum.
Öyle mi?
Hediye abla seni bulamamış da bana verdi.
Evet, biliyorum.
Söyledi bana.
(Müzik)
Benim çıkmam lazım.
(Müzik)
Evet. Bu tamam.
Umarım beğenir.
Bence beğenecek.
(Kapı vurma sesi) Gel.
Hah Leyla.
Ee, dosyalar gelmek üzere Mert Bey.
-Gelince hemen size getireceğim. -(Mert) Leyla.
Sakin ol. Dosyalar geldi.
Geldi mi?
Koray getirdi.
Üstelik çok güzel olmuş.
Çok özendin.
(Mert) Ellerine sağlık.
Aslında dosyayı Koray'la birlikte hazırladık.
Hatta itiraf etmem gerekirse, dosyanın neredeyse tamamını Koray yaptı.
Öyle mi? Ek listeleri de mi?
Hı hı. Ya o benim de çok hoşuma gitti.
Siz de beğendiniz mi?
Gerçekten çok şaşırtıcı.
Veriler karşılaştırmalı olarak girilmiş.
Üstelik farklar çok net görünüyor.
Bak ne diyeceğim.
Yarın Koray'la bir randevu ayarlayabilir misin bana?
Tabii Mert Bey. Tabii ayarlarım.
Harika.
Bu arada dün akşam Demir'le konuştum.
Amerika'da yanına buradan bir personel almak istiyor.
Tekliften haberim var Leyla.
Seni oraya bir pozisyonda göndermek istiyorum.
Ömer'le de konuştum o da onay verdi.
Ee, ne diyorsun?
Çok teşekkür ederim Mert Bey. Tabii ki isterim.
Sizin adınıza çok sevindim.
Umarım bundan sonra istediğiniz her şey olur.
Mert Bey çok teşekkürler. Gerçekten.
Ha, Leyla.
Bu arada sadece proje bitene kadar oradasın.
Yani 15 ay. Sonra dönüyorsunuz. Yoksa izin yok.
Hı hı. Tamamdır.
(Müzik)
İşte oldu.
Bu şirkette çok emeğim var benim.
Yıllarca çalıştım.
Buradaki hakkımı o yılana bırakmam.
Bununla hesabıma tam 50 milyon geçecek.
Tabii Ömer Bey'in talimatıyla.
Birkaç gayrimenkul, hisse senedi parasıyla çekip gidemem herhalde.
Alo?
Kolay gelsin Ayhan Bey.
Bahsettiğim EFT işlemini ne zaman yapabiliriz?
Güzel. Tamam.
Evet, evet. Yeni açtığım hesaba 50 milyon.
Evet. Ödeme talimatını size ulaştıracağım.
Siz parayı hazırlayın.
Evet. Hesabımdan nakit çekeceğim.
Tamam. Sağ olun.
(Müzik)
Hakkım olan parayı da aldım mı tamamdır.
Ama önce Ömer'in kaşesini almalıyım.
(Nihat) Mert.
Şu Sapanca'daki tesisin ihalesinde sorun çıkmış.
Müsaitsen konuşalım.
Olur.
Sen iyi misin?
Ha?
Ya iyiyim Nihat.
Kusura bakma.
Mesele neydi?
Babanı mı düşünüyorsun?
Senin için zor olmalı.
Yerinde olmak istemezdim.
(Nefes sesi)
Zor olan Hilmi Yılmaz'ı polise teslim etmek değil Nihat.
Asıl zor olan Hilmi Yılmaz'ın oğlu olmak.
(Mert) Ve bunu asla değiştiremeyecek olmak.
Ömer'in sana yıllardır neden bu kadar güvendiğini şimdi daha iyi anlıyorum.
(Nihat) Haklıymış.
Mert hiç kimse seni Hilmi Yılmaz'ın oğlu olarak görmüyor.
Sen hepimiz için adın gibi mertsin...
...ve ailemizden birisin.
Teşekkür ederim Nihat.
Ama siz de benim için öylesiniz.
Ha şöyle.
Hadi başlayalım o zaman.
(Nihat) Hadi bakalım.
(Nihat) Al şunu.
(Nihat) Bu.
Kahve getirdim.
Bugün hiç içmemişsin de.
Hediye abla söyledi.
Aa, evet.
Sağ ol.
Afiyet olsun.
Ee...
...organizasyonla ilgili hazırlıklar nasıl gidiyor?
Güzel.
Ekip çalışması başladı.
Kapadokya olacak değil mi?
Evet.
Sevindim.
Senin sayende.
Teşekkürler.
(Müzik)
Ee?
Sen hazırlanmaya başlamadın mı?
Ben mi?
Yo.
Henüz başlamadım.
(Müzik)
Yani başlasan iyi olur aslında.
Yarın yola çıkacağız.
Olur.
Başlarım.
(Müzik)
(Ömer) Tamam.
İyi.
Tamam.
E hadi, sen kahveni içsene soğumasın.
Kahveyi içtim bile.
Yani bitti.
Tamam.
O zaman ben gideyim.
Sen de çalışmaya devam et.
-Kolay gelsin. -(Ömer) Tamam.
Fincanı götürmek ister misin?
Hani bitti ya.
Teşekkürler.
Bir saniye.
Sağ ol.
(Müzik)
Sen nasıl olmasını isterdin?
Ben mi?
Evet.
Yani gerçekte olsaydı.
Aslında hiç düşünmedim.
Ama...
...bence çok fazla abartmaya gerek yok.
Böyle sade...
...samimi, içten olması yeterli.
Öyle çok lüks bir yerde, kalabalıklar arasında değil de...
...bilmiyorum bir ağacın gölgesinde bile olabilir.
Kırda...
...sessiz, sakin bir yerde.
Bu kadar mı?
Hayal ettiğinden çok daha güzel olacak.
(Müzik)
Alo? Ne yaptın?
Talimatınız üzerine, gayrimenkullerinizi satışa çıkardım Alev Hanım.
Ama henüz müşteri yok.
(Yüksel ses) Dediğim gibi beklemeniz gerekecek.
Vaktim yok diyorum anlamıyor musun?
O zaman fiyatları biraz daha indir.
(Yüksel ses) Tamam Alev Hanım. Siz nasıl isterseniz.
Bir de vekâletname vermeniz gerekiyor.
Hatırlatmak isterim.
Tamam. Yarın vekâletnameyi gönderirim.
Alev.
Ne için bu vekâletname?
Hiç.
Amerika'dan arkadaşım evini satacak da ilgilenmemi istedi.
E yardım etmesen olmaz değil mi?
(Asya) Anneanne.
Oo. Anneannesinin bir tanesi eve gelmiş.
Hoş gelmiş.
Ee, anneciğim mutfakta seni bir sürpriz bekliyor.
Kek mi?
Bilmem. Hadi koş bakalım.
(Asya) Kek canavarı mutfağa gidiyor.
Anne.
İyi misin?
Ay iyiyim. Bir şeyim yok.
Yorgunum biraz.
Bu yaşta olur böyle.
Şu belgeyi de tamamladım mı...
...yarın sabah para hesabımda olur.
Yeni bir hayat kurmak için yeter o bana.
Herkesi arkamda bırakacağım.
Geçmiş asla arkamdan gelmeyecek.
Hiçbir şey hatırlamayacağım.
Herkesi, her şeyi sileceğim hafızamdan.
Her şeyi.
Leyla, ben anlamaz mıyım senin yüzündeki ifadenin...
...iş sıkıntısı mı yoksa başka bir sıkıntı mı olduğunu?
(Şükran) Hadi çıkart bakayım ağzındaki baklayı.
Teyze.
Efendim kızım.
Teyze ben Amerika'ya gidiyorum.
(Leyla) Demir'in yanına.
Allah'ım.
(Şükran) Şükürler olsun sana.
Çok sevindim.
Leyla çok mutlu oldum bu habere.
Hey. Kuzum benim.
Ya teyzeciğim ben de sen üzülürsün diye söylemeye çekindim.
Üzülür müyüm hiç?
Ya tabii üzülürüm uzak diyarlara gideceksin diye ama...
...sen mutlu olacaksın ya o yeter bana.
Allah'ıma şükürler olsun.
Ömer Bey ve Mert Bey sağ olsunlar orada bana bir pozisyon açtılar.
Yani şirket gönderiyor beni.
Bundan sonra Demir'le birlikte çalışacağız.
Oh maşallah, maşallah.
Ne güzel. Hem kariyer, hem evlilik bir arada yürür işte. Fena mı?
Şükürler olsun Allah'ıma senin mürüvvetini göreceğim ya...
...artık ölsem de gam yemem.
Aa, aşk olsun teyzeciğim. O ne biçim laf öyle?
Hem asıl güzel haber şu. Mert Bey dedi ki...
..."Proje bitince geri döneceksiniz" dedi.
Yani yaklaşık bir buçuk yıl sonra buradayız inşallah.
İnşallah kızım.
Sayılı gün çabuk geçer.
Ama Leyla ben gene seni çok özleyeceğim.
Aa, teyzeciğim hemen gitmiyorum ki.
Hem tatillerde de gelirim.
Doğru söylüyorsun.
Bugün üzülme günü değil.
Bugün neşelenmemiz, gülmemiz lazım.
Ay çok mutlu oldum Leyla.
İyi tamam, hadi geç ben sana bir kahve söyleyeyim.
Tamam.
Bu sefer şekerli olsun.
Allah'ım şükürler olsun ya Rabbim.
(Müzik)
(Martı sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo, abla? Nasılsın?
Canım. İyiyim. Sen nasılsın?
Eh işte. Evde meyve bitmişti manavdan geliyorum.
Bu saatte mi?
Ne yapayım abla ya. Sınav stresi işte.
Canım çekti.
Yaseminciğim, stres yapmamaya çalış.
Ben inanıyorum, sen çok güzel bir yer kazanacaksın.
Öyle mi diyorsun?
E öyle tabii.
Ya lütfen sen de kendine inan.
Bak o kadar çalıştın, emek verdin.
Ya yine de çok korkuyorum abla ya.
Yaseminciğim, korkman çok normal.
Yani bunu herkes yaşıyor.
Ama sen başaracaksın. Sadece kendini biraz rahatlatmaya çalış.
Of. Bir de bu kadar stres yetmezmiş gibi kimliğimi bulamıyorum abla.
Her yere baktın mı?
Ya baktım yok. Kimliğim olmadan sınava giremem ki.
Neyse daha çok vakit var.
Yani sen yarın bir tekrar her yere bak.
Olmadı hemen nüfus müdürlüğüne gider çıkartırsın.
Tamam, öyle yaparım.
Seni çok seviyorum abla.
Canım ben de seni çok seviyorum.
Öpüyorum. Kapatıyorum.
Tamam canım, ben de öpüyorum. Babama çok selam söyle.
Tamam söylerim.
(Müzik)
(Zehra iç ses) Baba, babacığım.
(Müzik)
-(Ayşe) Nihat ne yapıyorsun sen? -(Nihat) Hiçbir şey.
Gördüm fotoğrafımı çekiyordun.
Ha evet, çektim. Ne var?
Neden?
Özleyince bakarım.
Ha.
Güzel çıktım mı bari?
Çok güzel.
(Nihat gülme sesi) Neyse, neyse.
-Ben sana bir şey söyleyeceğim. -(Nihat) Hı.
Ya diyorum ki bu bayramda baş başa bir tatile mi gitsek?
(Ayşe) Nasıl olur?
Olur. Nereye gitmek istersin?
Bilmem.
Ya böyle sessiz, sakin bir yer olsun da neresi olursa olsun.
Tamam. Şimdi hemen bakarım.
Ben de artık gürültü çekmek istemiyorum.
Ya hem uzun zamandır baş başa bir yerlere gitmedik.
Ama sadece, üçümüz olalım olur mu?
Tabii ki hayatım. Sen nasıl istersen.
(Kapı açılma sesi)
Hım.
Anneciğim ne oldu?
Uykum kaçtı. Sizinle uyuyabilir miyim?
Babasının kuzusunun uykusu mu kaçmış?
Ha? Yaramaz.
(Nihat) Nereye kaçmış bakayım? Göbeğine mi kaçmış?
Belki de ayaklarındadır.
Buraya mı kaçmış? Ha yoksa buraya mı kaçmış?
Şuraya mı kaçmış? Ha nereye kaçmış?
(Gülme sesleri)
(Ayşe) Yedin, yedin.
Hain uyku nereye kaçmış? Burada mı?
(Gülme sesleri)
(Ayşe) Acaba babanın göbeğine mi kaçmış?
Hayır be. Beni niye karıştırıyorsun?
Hayır, benim göbeğime kaçmamış. Hayır, hayır.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
Uyumadın mı sen?
(Kapı kapanma sesi)
Hayır.
Ne yapıyorsun?
Hiç.
Hiçbir şey.
Bir şey mi saklıyorsun sen?
(Müzik)
Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Özgür Türk Deniz - Tugay Çiftci
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Yılmaz - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.