Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Ne hissettiğimle ilgili en ufak bir şüphem yok Demir.
(Ömer) Ben sadece daha fazla saçmalamak istemiyorum.
Ben her şey doğru bir şekilde olsun istiyorum.
Bir hata daha yapmak istemiyorum.
(Müzik)
Ne dedi öyle?
Ne dedi öyle? Gerçek mi bu?
Benim için almış.
(Ayak sesi)
Canım.
İyi misin, ne oldu?
Hı hı, iyiyim Ayşeciğim.
Biz annemlerle salonda kahve içecektik, sen de gel istersen.
Ee, tamam, ben şunu odaya bırakayım, geleceğim.
Tamam.
(Ayak sesi)
Haklısın Demir.
Ben de bunu daha fazla ertelemek istemiyorum.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Nefes sesi)
(Hızlı nefes sesleri)
Leyla haklıymış.
Beni...
...beni, beni seviyor.
(Müzik - Duygusal)
E yani tamam da peki, şimdi ne olacak?
Yani bana söylerse ben ne diyeceğim?
Nasıl söyleyecek?
Nasıl söyleyecek?
Acaba ne zaman söyleyecek?
(Zehra iç ses) Allah'ım heyecandan yine sesim kısıldı.
(Asya) Zehra abla.
Asya, canım.
Canım.
Hadi gel.
Zehra abla, yüzüğüm güzel mi?
Dayım aldı.
Beğendin mi?
(Müzik - Duygusal)
Evet.
Çok güzel, çok beğendim.
Dayın güzel yüzük almayı biliyor.
Zehra abla, sen nereye bakıyorsun?
Hiç Asyacığım, sana bakıyorum. Nereye bakacağım?
Yüzüğün gerçekten çok güzelmiş.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
O yüzüğü bu defa doğru bir şekilde vereceğim.
Olması gerektiği gibi.
(Müzik - Duygusal)
Zehra abla, oturur musun?
Tamam.
Neden sürekli dolanıp duruyorsun Zehra abla?
Asyacığım, çünkü çok oturdum.
O yüzden biraz ayakta durayım.
Sen de taksana Zehra abla, bak çok güzel.
Asyacığım, ama bu çok küçük.
(Zehra) Bak, olmuyor işte.
Benim için çok küçük bu.
Bu yüzük senin.
(Zehra) Dayın bunu senin için almış.
(Müzik)
O zaman dayımın aldığı yüzüğü tak.
(Asya) Senin de parmağında yüzük olsun.
(Asya) Hadi Zehra abla.
Asyacığım, o zaman...
...bak bu yüzüğü takayım, bu da çok güzel.
Hayır, dayımın aldığı yüzük, o çok güzel.
Asyacığım, ama ben şu an onu takamam ki.
(Kapı açılma sesi)
(Asya) Dayım geldi.
(Kapı kapanma sesi)
(Asya) Dayı, hani sen Zehra ablaya--
Asyacığım, Asyacığım, hadi gel.
Biz gidiyorduk, annenler bizi bekliyor.
Ama bir şey söylüyordu.
Yok, yok ee, önemli bir şey değildi.
Öyle ee...
(Zehra) Sen yüzüğü annenlere de göstermedin değil mi?
Onlar çok merak etmiştir, hadi biz gidelim.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Müzik)
Bu defa her şey çok güzel olacak.
Bu yüzüğü hak ettiğin gibi takacaksın.
(Müzik - Duygusal)
Bak anneciğim, ne düşünüyorsun?
Güzel gelinim.
Ay dünürüm, sen de buradasın.
Ay şöyle yeni bir şeyler bakayım üstüme başıma diyorum.
Daha önce şişmanken istediğim şeyleri giyemiyordum ya.
Haliyle şimdi tarzımı değiştirmek istiyorum. Bana yardım eder misiniz?
Tabii, haklısın halacığım.
E sonuçta artık istediğin her şeyi giyebilirsin.
Bak, ne yapalım biliyor musun, sana yeni bir gardırop yapalım, ne dersin?
Anne!
Ah anneciğim.
Anne bak, sana ne göstereceğim.
Yüzüğüm güzel mi?
Ay çok güzelmiş anneciğim. Dayının hediyesi değil mi bu?
Evet, o. Hediyem nasıl?
(Cevriye) Çok güzel, benim süslüm.
Çok yakışmış sana.
Anneanne, yüzüğüm nasıl?
Oo, çok güzel ama şimdi söyle bana...
...bunu dayın aldı diye mi takıyorsun yoksa beğendiğin için mi takıyorsun?
Hem dayım aldığı için hem de çok beğendiğim için.
Zehra ablama da aldı, o da çok güzel.
Ömer bu, hiç belli etmez ama çok zevklidir.
Ay, ay ne romantik ayol. Kim bilir neden aldı.
Yok, yani öyle özel bir şey değil.
Almak istemiş.
Zehracığım, bakayım nasıl bir yüzük.
(Zehra iç ses) Ne yapacağım ben şimdi? Yüzüğü kabul etmedim diyemem ki.
(Müzik)
Ee, takmamışsın.
Zehracığım, keşke taksaydın da biz de görseydik.
Hah, kahvelerimiz geldi.
-Teşekkürler. -Afiyet olsun.
Hediyeciğim, Cevriye Hanım'la Zehra Hanım'a da birer kahve yap.
-(Hediye) Hemen. -Kahvelerimizi içelim...
...öyle gösterirsin, olur mu yavrum?
Otur yavrum, gel.
Gel.
(Müzik)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Efendim Mert?
Ömer, Hilmi Yılmaz yakalandı.
(Mert ses) Yarına kadar sorgusu yapılır...
...büyük ihtimalle de tutuklanacak.
Mert, emin misin?
Yani bizim hukukçular ne diyor?
Eminim Ömer, onlar da emin.
Üstelik gizli bir tanık da var.
(Mert ses) Yani anlayacağın, kurtulması neredeyse imkânsız.
Kim bu tanık? Nasıl oldu bu?
(İç çekme sesi)
Benim Ömer.
Bundan sonra ne sana...
...ne de ailene, hiç kimseye zarar veremeyecek.
Layık olduğu yerde kalacak.
Mert, emin misin?
Bak, tanık olmak çok başka bir şey.
Yani delil toplamaya benzemez.
Eminim Ömer, eminim.
Üstelik daha önce hiç bu kadar emin olmamıştım.
(Mert ses) Bu herif senin canına kast etti ya.
(Mert ses) Senin, Zehra'nın canına kast etti.
Sen iyi misin peki?
Yani oraya gelmemi ister misin?
(Mert) İyiyim iyiyim, merak etme sen, gayet iyiyim.
(Mert) Üstelik olması gereken oldu.
Ömer, Hilmi Yılmaz bu sonu çoktan hak etti.
Bugüne kadar yaptığı kirli işlerden bir şekilde sıyrılmayı başardı.
Ama artık bitti.
Ne oluyor?
Alev!
(Ayak sesleri)
Sen miydin? Korkuttun beni.
Merakta son nokta. Artık kapılar da mı dinleniyor?
Ne alakası var canım?
Ee, Mert'le konuşacaktım.
Bir görüşme yaptığını duyunca vazgeçtim.
-Neyse, ben sonra konuşurum. -Hı hı.
Çekil.
(Ayak sesi)
Ömer haklı, kesin bir iş çeviriyor.
Ama ne?
Neler oluyor ya, neler oluyor?
Hilmi Yılmaz'ın ismi niye geçiyordu?
Kahretsin!
Neyse, sakin olmalıyım.
Önce ne olduğunu öğrenmem gerekiyor.
(Müzik - Gerilim)
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
Ya tutuklandıysa?
Tutuklandıysa, ya ismimi verdiyse?
Çok kararlı görünüyordu.
Eğer öyleyse mahvolurum ben, biterim.
Neyse, sakin olmalıyım.
Daha ne olduğunu bilmiyorum bile, bilmiyorum.
Nereden bulaştım ben bu adama ya, nereden bulaştım?
Niye olacak?
Hepsi o varoş gülü yüzünden.
Hayatımı mahvetti benim!
E kahvelerimiz de bittiğine göre artık görebiliriz şu yüzüğü.
(Ayşe) Değil mi Zehracığım?
(Nefes sesi)
Zehracığım, yoksa seni utandırdık mı?
Ay Ömerciğimden mi istesek acaba?
Olabilir aslında.
(Cevriye) Ay, yok yok.
Sen bence yüzüğü beğenmedin.
(Cevriye) Hii! Ay siz kavga falan mı ettiniz?
(Cevriye) Ay kalbini mi kırdı Ömer?
Bak, doğruyu söyle, bak çekelim kulaklarını.
Bir şey mi oldu, ne oldu?
Canım, bir sorun yok değil mi?
Hayır, hayır, yok öyle bir şey.
Sadece şeyden...
...yüzük biraz genişti de...
...o yüzden.
Ama isterseniz yine de getirebilirim.
İyi, hadi bir göster bakalım, merak ettik ayol.
Ay ben de çok merak ettim. Abim acaba nasıl bir yüzük aldı?
(Müzik)
Ah ah ah, Ömerciğime de bak, neler de bilirmiş, neler de yaparmış ayol.
Ay gerçi yapsın tabii, böyle su damlası gibi karısı var değil mi? Maşallah.
(Müzik)
Öf! Allah'ım nereden çıktı bu yüzük meselesi ya?
Ne yapacağım ben şimdi?
Yani hemen gidip göstersem, gelsem...
...anlamaz herhalde.
Evet evet.
Ama ya onlara gösterirken görürse?
Hii! Yok, hayatta olmaz!
Olur mu yani, ilk başta yüzüğü reddet...
...bir ton laf söyle, ondan sonra tak eline böyle, herkese göster.
Yok, yok, öyle de olmaz.
Ama neyse ya, iki dakikada hallederim.
(Çekmece açılma sesi)
Nasıl olur ya? Buradaydı.
Yok. Acaba buraya mı koydu?
Nasıl? Yok!
Burada da yok!
Allah'ım nereye gitti bu yüzük?
Öf, bu değil. Bu da değil.
Allah'ım yok, yok, nerede? Nerede?
Allah'ım herkes beni bekliyor, ne yapacağım?
Nasıl bulacağım ben bu yüzüğü?
(Zehra) Burada da olmaz ki.
O mu aldı acaba?
Evet, ona sorayım ben.
Bir dakika ya, ne diyorum ben, nasıl soracağım?
Ne diyeceğim, yüzüğü mü soracağım bir de?
Sen kendini düşün Ömer.
E tabii Demir'le konuşurken kolaydı.
Bakalım şimdi eline yüzüne bulaştırmadan nasıl konuşacaksın.
(Kapı vurma sesi)
Gel.
(Ömer iç ses) Geldi.
(Ömer iç ses) Sakin ol Ömer, sakin ol.
(Müzik - Duygusal)
Bir şey mi oldu?
Yoo, yok bir şey.
Öylesine geldim.
(Müzik - Duygusal)
Öylesine?
Güzel.
Bir şey söylemeyeceksin yani?
I ıh.
Tamam. Otur o zaman.
(Müzik - Duygusal)
Ama yok, ben oturmayacağım.
Aslında benim söylemek istediğim bir şey vardı.
Ee, yani sana soracaktım.
-Bir şey soracaktım sana. -Tamam, sor.
Ee...
(Zehra) Şey diyecektim...
Çay, bitki çayı içer misin?
Ben şimdi herkese bitki çayı yapacağım da...
...belki sen de istersin.
Olur, içerim.
Şu senin o sakinleştiren, ferahlatan bir çayın vardı, neydi o?
Melisa mıydı?
Hı hı.
Hı hı, evet, tamam. Ben o zaman hemen melisa çayı getireyim.
(Müzik)
Bir saniye.
Efendim?
Bence bir çay da kendine yap.
(Müzik)
Anladı mı acaba?
Allah'ım herkes içeride beni bekliyor. Ben ne diyeceğim şimdi?
Yok yok, yani gidip ondan yüzük falan isteyemem.
O zaman yapacak bir şey yok.
(Nefes sesi)
Hah, su damlam da geldi ayol.
Hadi görelim bakalım şu meşhur yüzüğü ayol.
Maalesef, yüzük yok.
Hayırdır?
Ee, geniş demiştim ya.
Parmağıma göre küçültülecekmiş.
Ah! İşte erkekler!
Oğlum da olsa hiçbir şey değişmiyor.
Çocuğum sürpriz yapacaksın, anlıyorum da...
...şu yüzüğün ölçüsünü almak bu kadar zor mu, onu anlamıyorum.
Hevesimiz kursağımızda kaldı gene ayol.
Yok yok, merak etmeyin, bizim kuyumcu çabuk halleder.
Ha, iyi bari. Hadi geç kızım, takma kafana.
Geç, sonra görürüz ayol, ne olacak?
Gel Zehracığım.
Biz öyle heyecandan, meraktan şey ettik.
(Müzik)
(Ayak sesi)
Müsait miydin? Kolay gelsin.
Müsaidim, işim bitmek üzere zaten.
Nihat, Mert'in nesi var?
Kötü görünüyordu, bir sorun mu var?
Kapısını dinlerken mi fark ettin?
Nihat!
Tamam tamam, şaka yaptım.
(Nefes sesi)
Mert'in babasının durumunu biliyorsun.
Bugün tekrar gözaltına alınmış.
Gözaltına mı?
Evet, ifadesini alacaklarmış bugün.
(Alev iç ses) İfade mi verecek?
(Alev iç ses) Kahretsin!
Alev, sen iyi misin?
Ben şaşırdım sadece.
Peki, ne zaman belli olur?
Yani durumu.
Vallahi Mert tutuklanacağından emin. Dışarı çıkması imkânsız diyor.
(Müzik - Gerilim)
Anladım.
E Mert için de zor bir durum tabii.
Ama olması gereken buydu.
Neyse Nihat, ben seni meşgul etmeyeyim daha fazla.
Zaten birkaç işim vardı. Onları toparlayıp eve gideceğim.
-Görüşürüz. -Hı hı, görüşürüz.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Efendim Nihat, bir sorun mu var?
Yok, yok. Bir sorun yok.
Demin Alev buradaydı.
Tam da söylediğin gibi.
(Nihat ses) Bu işleri kurcalamaya başlamış bile.
(Müzik - Gerilim)
Uf Allah'ım, nerede bu yüzük ya?
Ya nasıl burada olmaz anlamıyorum.
Burada olması gerekiyordu. Nasıl olmaz anlamıyorum.
Yani gidip ona sorsam...
Yok, olmaz ki. Sanki yüzüğü istiyormuşum gibi olacak.
Üff! Nerede bu yüzük?
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Ne yapıyorsun?
Hiç.
Temizlik yapıyordum.
Demek temizlik yapıyorsun.
Yani yaptığına emin misin?
Daha çok dağıtılmışa benziyor burası.
(Müzik - Duygusal)
Ee, şey...
...bu bahar temizliği.
Yani ilk başta böyle dip köşe çıkarıyorsun...
...böyle iyice temizlemek için.
Öyle, bahar temizliği böyle oluyor.
Anladım.
Sen neden yoruyorsun ki kendini?
Hediye abla yapar. Bak, sesin de düzelmemiş hâlâ.
Alışkanlık.
Eh, yani o zaman sen bu durumdayken...
...çay istemek pek olmaz sanki.
Ne çayı?
Bitki çayı.
Ay doğru, ya ben onu tamamen unuttum.
Tamam, tamam, sen odana geç.
-Ben şimdi hemen hazırlarım. -Hayır, hayır, hayır.
Gerek yok.
Yani yemek saati yaklaştı zaten. Yemekten sonra.
İyi, tamam.
Ben o zaman biraz toplayayım.
Kolay gelsin.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(İç çekme sesi)
Allah'ım ne yapmışım ben?
Of!
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
Bu durumda sabah her şey netleşecek o zaman.
Öyle görünüyor.
(İç çekme sesi)
Peki, sen nasılsın Mert?
(İç çekme sesi)
Şimdilik iyi değilim.
Ama bu iş bitince...
...iyi olacağım.
Bu yaptığın tanıklık çok işe yarayacak.
Ben kurtulma ihtimali yok diyorum.
Bence de. Ayrıca dosya çok sıkı.
İnşallah, bakalım. Bekleyip hep birlikte göreceğiz.
(Mert) Beyler, ben...
...müsaadenizi istesem. Biraz dinleneceğim.
Tabii Mert, nasıl istersen.
(Müzik - Gerilim)
Alev'le ilgili son durum nedir?
Verdiğim bilginin dışında şimdilik bir şey yok.
Ama o konuda haklıymışsın.
Ne olursa olsun, Hilmi Yılmaz tutuklanmamalı.
Yoksa ben biterim.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Bu kim şimdi?
(Telefon zili sesi)
Kimsiniz?
Beni niye rahatsız ediyorsunuz?
(Erkek ses) Alev Hanım?
Evet de ben sizi tanıyor muyum?
(Erkek ses) Ben Hilmi Yılmaz'ın avukatıyım.
(Erkek ses) Sizin için bir mesajı var. İletmemi rica etti.
(Erkek ses) Alo, orada mısınız?
Evet, dinliyorum.
(Erkek ses) Şu an Hilmi Bey gözaltında.
(Erkek ses) Eğer sorgusundan sonra tutuklanırsa...
...sizi de dışarıda bırakmayacak.
(Erkek ses) Bunu bilmenizi istedi.
(Müzik - Gerilim)
Alo?
Alo?
Alo, beni duyuyor musunuz?
Alo? Bakın, bakın, benim hiçbir suçum yok.
Ben hiçbir şey yapmadım.
Her şeyin sorumlusu onun oğlu, ben değilim.
Alo?
Kahretsin.
Ne yapacağım ben?
Allah kahretsin, ne yapacağım ben şimdi?
(Kapı açılma sesi)
Uf.
Yani burada değilse nerede ki bu yüzük?
Sonuçta bu odaya giren çıkan belli.
Ondan başka kim alacak?
(İç çekme sesi)
İyi de...
...yani yüzüğü neden alsın ki?
Cık.
Uff!
Ya şimdi sabah Cevriye Hanım, Müzeyyen Hanım, Ayşe...
...hepsi yüzüğü soracak, ne diyeceğim ben onlara?
Teyze.
Efendim?
(Boğaz temizleme sesi)
İyi misin sen?
Bir şey mi söylemek istiyorsun?
Teyze, konuşmamız gerekiyor.
Durum çok ciddi.
Korkutma Alev beni böyle.
(Müzik - Gerilim)
Teyze, bak...
...birileri beni bazı şeyler için suçlayacak.
Ama sana yemin ediyorum, benim hiç kötü bir niyetim yoktu.
Ben sadece Ömer'i korumaya çalıştım.
Dur, dur, dur Alev.
Kim, seni neyle suçlayacak?
-Ömer'i kimden koruyorsun? -Şişt!
Kimden olacak?
O sinsi yılan, varoş gülünden tabii ki.
Aa, yeter Alev!
Teyze, lütfen oturup beni bir dinler misin?
Bundan sonra söylediğin hiçbir söze inanmıyorum.
Seni defalarca uyardım.
Artık her ne yaptıysan şimdi...
...ben yanında yokum.
Her ne yaptıysan...
...git, bir an önce düzelt.
Aksi taktirde bu evde yaşayamazsın.
Ömer buna izin vermez.
Vermez.
İnanamıyorum teyze sana ya.
Gerçekten inanamıyorum.
Aa, ay parçası...
...sen burada mıydın?
Bu kıza ne oldu gene böyle?
Ah garibim dünürüm, yine üzdü kadını ayol.
(Kapı tıklama sesi)
Müsait miydin?
Gecikmeli de olsa çayını getirdim.
Yani biraz bekledim ama...
...değecek sanırım.
(Zehra iç ses) Biraz daha mı bekleseydim? Azıcık soğusaydı keşke.
(Zehra iç ses) Yok yok, iyi böyle.
Bu getirdiğin çay mı?
Evet.
Neden öyle dedin ki?
Sanki başka bir şey taşıyor gibisin.
Yok, daha neler.
Tamam, yavaş.
(Zehra iç ses) Birazdan başına gelecekleri bilsen.
Tamam, ben alırım.
Yok yok, hayır hayır. Ben hallederim.
(Bardak devrilme sesi) (Zehra) Hi!
Ya pardon. Pardon, çok özür dilerim.
Yani kusura bakma. Bunlar önemli bir şey miydi?
Yok yok, öyle çok önemli bir şey yok.
-Merak etme. -(Zehra) Tamam.
-İyisin değil mi? -İyiyim, biraz ıslandı şuralar.
E tamam, o zaman...
...sen üstünü değiştir, ben de şuraları biraz toplayayım.
Tamam.
(Müzik)
Nerede olabilir?
Yani ben olsam nereye koyardım?
Bilmiyorum ki.
Açılmıyor.
Hah, nihayet!
(Müzik)
Neden buraya getirmiş ki?
(Kapı açılma sesi) (Çekmece çarpma sesi)
Ee, iyisin değil mi, bir şey yok?
Evet evet, iyiyim. Kuruttum, geçti.
Önemli bir şey değil.
Hı? Ee...
İyi, tamam o zaman.
Ben çıkayım, zaten yeterince dağıttım ortalığı.
-Şunları bir toplayayım. -Yo yo, hiç gerek yok.
Ben hallederim.
Sen iyi misin? Bir şey yok değil mi?
Yoo.
Gayet iyiyim. Sadece öyle yorgunum biraz.
Erken yatsam iyi olacak.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
Çok güzelmiş.
Bir şey mi oldu?
Yoo, hayır.
Ben susadım da biraz.
Su alacaktım.
Ama sen o tarafa geçiyorsan...
...getirir misin?
(Müzik)
(Müzik)
(Ömer iç ses) Keşke yüzüğü vermek de bu kadar kolay olsaydı.
(Ömer iç ses) Hiç işimi kolaylaştırmıyorsun benim.
(Ömer iç ses) Cesaret vermiyorsun.
(Ömer iç ses) Sadece bir işaret görsem...
...küçük bir işaret.
Biraz daha içmek ister misin?
Yok, sağ ol.
(Zehra iç ses) Aferin Zehra, bir de yüzüğü görsün, tam olsun. Kendini rezil et.
(Müzik)
(Müzik)
(Ömer iç ses) Sadece bir işaret.
(Vapur düdüğü sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
-(Ayşe) Anne? -Ayşeciğim?
Yavrum, Alev'i gördün mü?
Yoo, görmedim.
İyi misin sen?
Ben iyiyim, sen iyi misin?
(Müzeyyen) Aa!
Kahveleriniz geldi.
-Mis gibi. -Teşekkür ederiz.
-Eline sağlık halacığım. -Afiyet olsun.
Alev'i gördünüz mü Cevriye Hanım?
Gördüm gördüm, sabah erkenden Mertciğimle beraber çıkmıştı.
Hı, işi vardır herhalde.
Tabii tabii, çok çalışıyor ay parçası.
Hani yüzünü gören cennetlik ayol.
Günaydın.
(Müzeyyen) Günaydın.
Ay günaydın güzel kızım.
Ay dünden beri yüzük diye diye bir hâl olduk.
Ay şu yüzüğü görelim artık, ölüyoruz meraktan yani, değil mi?
-Ayy! -Ay çok güzelmiş.
Abim ne kadar zevkli adam.
Parmağına da tam oturmuş.
Maşallah, parmaklar da uzun uzun ya...
...nasıl güzel yakışmış.
Teşekkür ederim.
Ay, ay su damlam, bir saniyecik takabilir miyim ben de?
Tabii, tabii, buyurun.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Müzik)
Bu defa hata yapmak yok.
Bana ufacık bir işaret versen...
...ufacık.
Al bakalım güzel kızım.
Bir ömür böyle sağlıkla, huzurla, aşkla, böyle Ömerciğimle beraber...
...inşallah yaşlanın, bu yüzüğü de bir ömür tak güzel kızım.
Âmin.
Ee, ben bir odaya geçeyim.
Aa, tabii yavrum, rahatına bak sen.
(Ayşe) Ya abim gerçekten çok zevkli.
-(Müzeyyen) Çok! -(Cevriye) Hıı.
-(Ayşe) E hadi oturalım. -(Cevriye) Hadi geçelim.
(Müzeyyen) Oturalım.
Ayşeciğim, bir iki süs yapalım diyorum bu havuzun etrafına ama...
(Müzik)
(Müzik)
Ben aslında...
Günaydın.
Günaydın.
Bak, aslında--
Ya ben çok acıktım, normalde böyle olmazdı ama...
...Hediye ablaya söylesek de biraz hızlandırsa mı acaba?
Olur. Tamam, ben söyleyeyim.
Böyle yakalanırsın işte.
Allah'ım ne yaptım ben ya?
Nasıl yakalandım?
Şimdi yüzüğün peşinden koştuğumu düşünecek.
Yok, yani neden aldığımı bilmesi lazım.
İyi de...
...ne diyeceğim ki?
Hediyeciğim, yardım ister misin?
Ay yok Cevriye Hanım, bir şey kalmadı zaten.
Ay, ben de bunları kesivereyim bari, hı?
E zahmet olacak ama size.
Aa, ne zahmeti ayol? Elime mi yapışır?
(Gülme sesi)
Aa, hayret, Alev suyunu içmeden gitmiş, baksana.
Sabah erkenden çıktı.
Hıı, eh akşam tartışınca tabii dünürümle.
Demek o yüzden kırgındı.
Yani sana bir şey söyleyeyim mi Hediyeciğim?
Cık, benim şu kibar, naif dünürümü bile dellendirdi ya...
...ben başka hiçbir şey söylemiyorum.
Bak, demedi deme, bu kızda bir şey var.
Yakında çıkacak kokusu.
Böyle her gün bir barutlaşıyor ayol, aa!
Kolay gelsin.
Ay sağ ol güzel kızım benim.
Hediye abla, bugün kahvaltıyı biraz daha erken hazırlayabilir miyiz?
(Cevriye) Oyy, acıktın mı sen?
E tabii ayol, bunlar böyle bu kadarcık yiyorlar.
Yani benim diyet menüm bile bunların yanında kral sofrası ayol!
Yok, ben değil de...
Ha, Ömerciğim acıktı, haa.
Hemen hazırlıyorum ben.
Tamam, yardım edilecek bir şey varsa...
Ay yok kuzum. Zaten Hediyeciğim her şeyi halletmiş.
Ben de öyle işte yanında oyalanıyorum, bunları kesiyorum kızım.
Peki, tamam. Size kolay gelsin. Ben de odayı toplayacaktım.
Ah, nasıl bir kibarlıktır.
Ay bu nasıl bir güzelliktir yani.
Şu Alev parçasına da biraz bulaştırsa ya.
Yani en çok dünürüm için üzülüyorum ayol.
Günah yani. (Gülme sesi)
Ay ilahı Cevriye Hanım.
Nihat?
Mert buralarda mı?
Neden sordun?
Şey, sabah biraz canı sıkkın gibiydi de...
...belki dertleşmek ister diye.
Emniyete gitti. Babasının durumuyla ilgili yeni gelişmeler varmış.
-Öyle mi? -Hıı.
Ne oldu acaba?
(Ayak sesi)
(Mert) Bitti arkadaşlar, kâbus bitti.
Hilmi Yılmaz hak ettiği yerde.
Hapiste.
(Müzik - Gerilim)
Alev, iyi misin?
Benim sanırım yine migrenim tutuyor.
Ama gerçekten çok sevindim Mert.
Neyse, ben gideyim, dinleneyim.
Ömer'e haber verdin mi?
Yoo, ben de burada olabileceğini düşündüm ama yok mu?
Yok, dur ben bir arayayım.
(Müzik)
Ben aslında...
Günaydın.
(Telefon zili sesi)
Efendim Nihat?
Alo, Ömer? Haberler iyi.
Bir saniye, Mert'e veriyorum.
Ömer?
Kâbus bitti.
Hilmi Yılmaz hak ettiği yerde.
Hapishanede.
Sayende Mert.
Sayende.
Yani tanıklık yapmasaydın yine kurtulabilirdi.
Her şey için sağ ol.
Tutuklanmış!
Tutuklanmış!
Tutuklanmış!
Allah kahretsin!
Artık burada duramam.
Hilmi Yılmaz adımı vermeden benim hemen buradan gitmem lazım.
Her şeyden...
...her şeyden vaz mı geçeceğim yani?
Holdingden, Ömer'den, hayatımdan...
...bana ait olan her şeyden, hepsinden.
(Müzik - Gerilim)
Çıkıyor musun?
Evet, kendimi pek iyi hissetmiyorum. Eve geçeceğim.
Geçmiş olsun.
(Müzik - Gerilim)
(Zehra) Alev?
Alev, iyi misin?
Çok mu umurunda?
(Müzik - Gerilim)
Bir şey mi oldu?
Benim sana söylemek istediğim bir şey vardı.
Benim de sana söylemek istediğim bir şeyler var.
Öyle mi?
İçeri geçelim mi?
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
On yıl önce.
Ne kadar da gençmişiz.
Milano'ya gitmiştik.
(Gülme sesi)
Şu mağazada gelinlik denerken yakalamıştın beni.
Benimle evleneceğine o kadar emindim ki.
Hayatında kimse yoktu.
Hiç olmadı.
Benimsin sanıyordum.
Evlenip şirketi birlikte yöneteceğimizi sanıyordum.
Bir Kervancıoğlu olarak hayatımı sürdüreceğimi.
Alev Kervancıoğlu.
Alev Kervancıoğlu olacaktım ben.
İş dünyasında birlikte anılıp...
...gücümüze güç katacaktık.
Kervancıoğlu olmak benim hakkımdı.
Benim hakkımdı!
Ama sen ne yaptın?
Benim hakkım olan her şeyi, hayalini kurduğum her şeyi Zehra'ya sundun!
Hem de altın bir tepsiyle!
İnanamıyorum! İnanamıyorum, resmen, resmen varoş kızına yenilmek üzereyim!
Benim senden başka şansım yok Ömer!
Kaybedecek bir şeyim de yok!
Hemen gidip konuşmam lazım.
Ya kazanacağım...
...ya kazanacağım!
Böyle işte.
Yani yüzüğü diğerleri görmek istediği için almıştım.
Başka bir sebebi yoktu.
Peki tamam.
Ben sadece merak ettiğim için soruyorum.
Yüzüğü beğendin mi?
Yani güzel miydi? (Kapı açılma sesi)
Ömer, konuşmamız gerekiyor.
Tamam, ee...
Ben çıkayım, sonra konuşuruz.
Hayır, çıkmana gerek yok.
Ömer, lütfen, özel.
Rica ediyorum, yalnız konuşabilir miyiz?
(Müzik - Gerilim)
Hayırdır Alev?
Ne konuşacağız?
Bizi Ömer.
İkimizi.
Eski günlerde olduğu gibi.
Ha, bir de bu var. Sürekli ağzında eski günler, eski günler.
Ne olmuş eski günlere, ha?
Ömer...
...sen, ben--
Sen ve ben?
Şu ara tek düşündüğüm şey, Zehra bu eve gelmeden önce...
...ne güzel, ne kadar eğlenceli bir hayatımız varmış.
Alev!
Seni Zehra'yla ilgili konuşmaktan men ederim!
Anladın mı beni? Zehra benim karım ve onunla...
...ilgili konuşurken sözlerine dikkat edeceksin!
Anladın mı beni?
Konumuz zaten Zehra değil.
Biziz, Ömer.
(Alev) Sen ve ben!
Benim sana olan hislerim...
Alev, sen ne saçmalıyorsun?
Ömer, sana olan duygularımı biliyorsun.
Ben en başından beri seni sev--
Alev, ben hiçbir şey bilmiyorum...
...bilmek de istemiyorum!
Şimdi artık sus!
Geri dönüşü olmayacak sözler söyleme.
(Ömer) Bak, sana bir kez daha söylüyorum.
(Ömer) Zehra benim karım ve onunla ilgili tek bir kötü söz duymak istemiyorum!
Buna müsaade etmem!
(Müzik - Heyecanlı)
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Miliza Koçak - Gökberk Yılmaz
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.