Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
-Ben-- -Zehra.
-Kusura bakmayın, Hediye abla... -Hoş geldin Leyla.
(Leyla) Hoş bulduk.
Ben de çalışma odasına geçiyorum.
-Canım hoş geldin. -Hoş bulduk.
Kötü bir zamanda geldim galiba. Bir şey mi konuşuyordunuz?
Hayır, hayır çok iyi oldu gelmen. Hatta tam zamanında geldin Leyla.
Gel, gel otur.
Demek tam zamanında ha?
Leyla, ben ne yapacağımı bilmiyorum. Kafam karma karışık.
Önce şunu, en başından anlatır mısın? Geçen gün de konuşamadık, yarım kalmıştı.
Evet.
Ben o zamanlar farklı olduğunu düşünüyordum.
-Ama değilmiş işte. -Ne oldu?
Kötü bir şey mi oldu yoksa?
Ömer bir şey mi dedi? Niye böyle hissediyorsun?
(Ayak sesi)
(Müzik)
Bana tektaş yüzük almış Leyla.
Ne?
Ömer sana tektaş yüzük mü almış?
Ya ben biliyordum ama biliyordum böyle olacağını. Ee, süper.
Sen niye sustun bakayım?
Sakın, sakın kabul etmedim deme.
Ihı.
Ya nasıl ya, nasıl kabul etmezsin?
Leyla bilmiyorum.
-Ya, niyetinin ne olduğunu bilmiyorum. -Korktun değil mi?
-Cesaret edemedin. -Ya Leyla...
Ne Leyla ne?
Adam kalkmış sana, tektaş yüzük almış ama sen onun karşısına geçip ıhı demişsin.
Ya bak, ben bile geriliyorum artık. Yaptığın iş mi senin ya?
Neyse tamam, tamam bir düşünelim.
Yani bu durumu telafi edecek bir şey yapmamız lazım.
-Ömer sana o yüzüğü tekrar verecek. -Hayır.
Hayır.
Ya ne demek hayır ya?
Ömer seni seviyor, sen de Ömer'i. Ee?
-Ya Leyla sen ne diyorsun? -Ne diyeceğim Zehra?
Görünen köyü anlatıyorum burada oturmuş karşına.
Bak orada bir köy var aşk köyü. İçinde de sen ve Ömer, ikiniz.
Öyle değil. Ya tamam, tamam yüzüğü verdi ama nedeni?
Bunun nasıl bir nedeni olabilir? Tek bir nedeni var o da aşk Zehracığım.
Allah Allah ya.
Ya Zehra...
(Ayak sesi)
(Alev) Mert'le konuştum ama dosyada ne olduğunu öğrenemedim.
Elimden geleni yaptım diyorum, niye anlamıyorsunuz?
Şu dakikadan itibaren...
Kapatmam lazım, konuşamıyorum.
Off kahretsin. Bir şeyler yapmam lazım.
Hayatım...
-...hazırım ben çıkabiliriz. -Tamam hayatım, çıkalım.
Görüşürüz Alev.
(Müzik)
Nerede acaba?
Odasında mı ki?
(Müzik)
Sen de kendine çay alsana karşılıklı içelim.
Olur Müzeyyen Hanım.
Hediye odamdaki perdeleri değiştirmek istiyorum ne dersin?
Siz bilirsiniz. Sıkıldınız mı perdelerden?
Yoo.
Yenilik olsun diye.
Avizeleri de değiştirsem mi acaba?
Müzeyyen Hanım...
...iyi misiniz?
İyiyim, niye sordun?
Ne zaman canınız sıkılsa evde değişiklik yaparsınız ya.
Öyle yapıyorum değil mi?
(Müzik)
-Teyzeciğim. -Evde miydin sen?
Ben çıktığını sanıyordum.
Yok, birazdan çıkacağım.
Müsaadenizle.
(Müzik)
Teyze...
Bir şey mi oldu Alev?
Yok.
Ben bu aramızdaki durumu düzeltmek istiyorum.
Hmm.
Demek düzeltmek istiyorsun.
Neden teyze?
Niye böyle yapıyorsun?
Niye yaşadıklarımı görmüyorsun?
Tam tersi Alev.
Ne söylersem, gördüğüm hatta duyduğum şeyler için söylüyorum.
Çünkü senin söylediklerin...
...yenilir yutulur gibi değil.
(Ayak sesi)
Aa! Burada mıydınız? Ay benimde ara öğün zamanım geldi de...
...hemen bir iki bir şey alıp çıkacağım zaten rahatsız etmeyeyim.
Yo yo Cevriye Hanım, lütfen rahat edin, keyfinize bakın.
Biz konuşacağımızı konuştuk zaten.
Neyse, ben çıkıyorum zaten.
Ben de bir elma alayım.
Ya Zehracığım, bu çok muhteşem bir şey.
Ama sen hâlâ nedense kabul etmemekte direniyorsun.
Kabul edecek bir şey yok Leyla.
-Alev öyle dediği için yapmış. -Ayy yeter, içim şişti vallahi ya.
Alev falan deyip durma artık bana bunlar işin bahanesi.
-Ben duyduğumu söylüyorum sana. -Ya bırak şimdi duyduğunu falan.
Burası ne diyor sen onu söyle asıl bana.
(Müzik)
Ya... Tabii böyle susarsın işte.
Neyse tamam şimdi o kısmını bir bırakalım.
Bak Zehracığım eğer seninle birisi ilgileniyorsa...
...davranışları değişir ne bileyim işte seni şaşırtan şeyler yapar.
Şaşırtıcı şeyler mi?
Yani yapıyor aslında ama...
...işte bilmiyorum benimle mi ilgili, yoksa--
Ya tabii ki senin için başka kimin için olacak?
Sözleşmeli de olsa sen onun karısısın.
Bak ben buradan bile Ömer'in ne kadar değiştiğini görebiliyorum.
Evet değişti.
Ama bir anı bir anını tutmuyor Leyla.
Hem bazen öyle tepkiler veriyor ki.
Tamam, şimdi bir de onun cephesinden bak olaylara.
(Leyla) Sonuçta onunda yaşadığı şey çok yeni.
Hem herkes demiyor mu Ömer şöyle değişti, böyle değişti diye.
Ee, tamam. İşte demek ki onun da yaşadığı şey, seninki gibi bir ilk.
(Müzik)
Ayrıca bu başınıza gelenler benim için dünyada da bir ilk.
(Müzik)
O Ayşe için...
-...ben babam için. -Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Bence Ömer sana sırılsıklam aşık.
Ya adam sana yüzük almış daha ne yapsın?
-Ya Leyla deme şöyle. -Dedim bile, derim de.
Ömer sana âşık.
Sen bana söyle bakayım.
Ömer senin her istediğine evet diyor mu demiyor mu?
Nasıl yani?
Yani mesela ondan bir şey istediğinde bir şey yapacağın zaman sana ne cevap veriyor?
Bilmiyorum ya ben pek bir şey istemiyorum ki.
(Leyla) Tamam, o zaman deneyelim.
Nasıl deneyeceğiz?
Şimdi Ömer'in yanına gideceksin. Ondan bir şey iste mesela bakalım ne diyecek sana.
Ya bence ne kadar saçma olursa olsun tamam der Ömer.
Ya yapma Leyla.
Çocuk muyuz Allah aşkına. Hem o hiç hoşlanmaz böyle şeylerden.
Ay boş ver şimdi onun hoşlanıp hoşlanmayacağından.
-Boş mu vereyim? -Evet, boş ver.
Hem sen kıracak mısın en yakın arkadaşını?
Bak sen bir alo dedin diye ben koşa koşa yanına geldim senin.
Ee, şimdi ben senden bir şey istiyorum benim için bir şey yapıver değil mi ama.
Ya yok yapamam. Yani ya anlarsa...
Ya merak etme anlamayacak.
İyi de ne soracağım?
Hmm.
Mesela normalde asla yapmayı kabul etmeyeceği bir şey düşünelim.
İstemediği bir şeyi kimse yaptıramaz ona.
Ha işte, ben de tam olarak bundan bahsediyorum.
İnsana istemediği bir şeyi ancak aşk yaptırır Zehracığım.
(Müzik)
Hediye ya sen artistleri bilirsin.
Baksana şu resimdeki kim, ha?
Hediye, daldın.
Daldım değil mi?
Hı hı, ne oldu? Söylesene.
Müzeyyen Hanım.
Ne oldu Müzeyyen Hanım hasta falan mı yoksa?
Yok yok hasta falan değil çok şükür sağlığı yerinde.
(Hediye) Bir sıkıntısı var Ökkeş.
Yani söylemedi ama...
...galiba Alev Hanım.
Çok kırmış Müzeyyen Hanım'ı belli.
Müzeyyen Hanım ona kıyamaz, merak etme barışırlar.
Öyle.
Alev Hanım ne yaparsa yapsın Müzeyyen Hanım sineye çekiyor.
Hah Hediyeciğim, dünürüm nerede? Salonda da yok.
Odasında Cevriye Hanım.
Ayy canı sıkkın değil mi? Sabah öyle gördüm ben.
Bana da öyle geldi, sanki.
Bu Alev var ya bu Alev, küstürdü ayol kadını yine.
Cevriye Hanım siz de mi yani ha.
Ha başka Alev diyen de mi oldu?
Ay görüyorsunuz işte aklın yolu bir ayol.
Ama ne yapalım işaretler ortada böyle nal gibi gözümüze giriyor işaretler yani.
Cevriye Hanım, Alev Hanım kolay biri değil yani.
Ee, ama yani bu afra tafra nereye kadar değil mi?
Ee, bir gün dünürümün canına tak edecek, sırtını bir dönecek...
...böyle sap gibi kalacak ayol yine, aa!
-(Hediye) Cık günah. -Cevriye Hanım...
...Alev, Müzeyyen Hanım'ın evladından da öte.
(Ökkeş) Ya, kıyamaz ona.
Rahmetli kardeşinin hem emaneti, hem de yadigârı.
Alev, ne yaparsa yapsın Müzeyyen Hanım ona sırtını dönmez.
Dönemez de zaten.
Doğru, ben bir çay alayım kendime.
-Ben doldurayım size. -Ay yok hiç zahmet etmeyin, ben koyarım.
Tabak da istemiyorum.
Şekersiz.
(Müzik)
Ya öyle demesi kolay da nasıl soracağım ben Leyla?
Aa, abarttın ama sen de. Ya ucunda ölüm yok ya sonuçta.
-Sadece küçücük bir soru. -Sadece bir soru tabii.
Ya anlarsa?
Ya anlamayacak, hem nasıl anlasın müneccim mi Ömer?
Şimdi sen derin derin bir nefes al bakayım, hadi.
Heyecanın iyice bir yatışsın. Ha, hadi şimdi sakince, hadi.
Ya hadi.
(Müzik)
Yok, yok Leyla yapamayacağım yani.
Ya vazgeçmek yok. Hadi canım bak ben buradayım.
Şimdi eğer sen benim söylediğim her şeyi yaparsan...
...istediğimiz cevabı alırız. Gerçi ben sonucun ne olacağını biliyorum da.
Yani kafası karışık olan sensin, bu testi sadece senin için yapıyoruz Zehra.
Leyla.
Bak ben burada hiç kıpırdamadan bekliyorum...
...hatta bak nefes bile almayacağım.
(Müzik)
Hadi.
(Müzik)
Hadi.
(Müzik) (Ayak sesi)
Bugün savcılığa gideceğim, savcıyla görüşeceğim.
Dosyayı incelemiş. Büyük ihtimalle Hilmi Yılmaz'ı ifadeye alacaklar.
Ama hiçbir şeyi kabul etmeyecek.
Ama Allah'tan çok kuvvetli delillerimiz var Ömer.
Öyle.
Hilmi Yılmaz, bu sefer kanunun elinden kaçamayacak.
Mert...
...bu konuda yaptıkların çok önemli.
Bizim için babanı karşına aldın.
-Ama sonra-- -Ömer...
...ben bunları sizin için yapmıyorum. Ben bunları kendim için yapıyorum.
Artık arkamda karanlık bir gölgeyle yaşamak istemiyorum.
(Kapı vurma sesi)
-Pardon. İşiniz mi vardı? -Yok, yok gel. Gel Zehra.
(Mert) Ben de zaten çıkıyordum.
Ömer, ben görüşmeyi yapıp seninle konuşacağım tamam?
-Tamam Mert görüşürüz. -Tamam.
-Zehra. -Güle güle.
Gelsene.
Iı... Ben sana bir şey soracaktım.
Ama yani işin varsa sonra da sorarım.
Hayır hayır. Sorabilirsin.
Emin misin?
Tabii ki eminim.
(Müzik)
Bugün işin var mı?
Neden sordun?
Hiç, yani varsa tamam. Söylemesem de olur, ben sonra gelirim.
Ama...
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Bir şey mi isteyecekti?
Neden öyle dedim ki?
(Müzik)
İşi varmış işte, işi varmış. Şimdi nasıl sorayım ki? Yok, soramam şu an.
Aa! Su damlası, ay ne yapıyorsun burada? Niye dikiliyorsun ayol?
-Geçsene içeri. -Yok.
-Cevriye Hanım, ben zaten çıkıyordum. -Ha çıkıyordun.
Ha, ben de ne bileyim böyle gireyim mi, girmeyeyim mi der gibi görünce...
...yani gireceksin tabii. Ayol kocanı görmek için randevu mu alman gerekiyor.
-Böyle bodoslama dalacaksın. -Cevri--
Ayy Ömerciğim, ay kazayla oldu.
Önemli değil Cevriye Hanım.
Ayy. Yani şimdi bizim su damlamız çok hassas ya.
Ben seni rahatsız etmek istemiyor diye buralarda böyle dolanıyor zannettim.
Yani konu sen bile olsan, o hassasiyetini...
...kaybetmiyor. Ay neyse çocuklar, benim işim vardı, ben bir mutfağa gidiyorum.
Hadi kolay gelsin.
-Beni öyle kapıda görünce. -Sen burada kapıda mı bekliyordun?
Hı hı.
-Çıkınca aklıma bir şey takıldı da-- -(Ömer) Hayret.
Önemli miydi?
Değil. Yani çok önemsiz.
-Söylemesem de olur. -Ama aklın takılmış
Ha yok.
Yok aklıma takılan başka bir şeydi.
Neyse, benim işim var. Leyla bekliyor.
Leyla gitmedi mi?
Burada.
Ben onun yanına gideyim.
(Müzik)
Leyla'yı bırakıp geldiğine göre önemli bir şeydi. Niye söylemedi ki?
Benim yüzümden mi?
-Nihat sonuçlar ne zaman çıkar? -2 gün sonra dediler ya hayatım.
-Sen iyi misin? Ayşe! -İyiyim iyiyim. O kadar kan verince...
Ee, doğal olarak sabah da hiçbir şey yemedin.
Yolumuzun üzerinde yeni bir restoran açılmış yemekleri güzel, oraya gidelim mi?
Gidelim. Sen güzel diyorsan mutlaka iyidir.
Güzel, güzel. Izgaraları da çok iyi, zeytinyağlıları da öyle.
Oo. Şimdiden canım çekti.
Ama bak öyle iki çatal alıp sonra ben doydum demek yok ha.
Tamam anlaştık, anlaştık. Zaten...
-...kurt gibi açım. -Bak bak bak kurt gibi ha?
-Kimin karısı. -Ya...
(Ayak sesi)
Ne oldu canım, ne dedi?
İşi varmış.
Nasıl yani, yapamam mı dedi?
İşi varmış işte.
Nasıl ya?
Sonra yapalım falan da mı demedi? Öylece kestirip attı mı yani?
Leyla, işim var deyince soramadım.
Ya sormadan nasıl anlayacaksın?
Ne konuştunuz bakayım Ömer'le? Bana bire bir hepsini anlat, duymak istiyorum.
Ya bilmiyorum Leyla, yani oraya gidince böyle...
...aklımdan geçenle, ağzımdan çıkan o kadar başka oluyor ki.
Ha, bir de ben aşk deyince kızıyorsun. Ee, aşk işte bu.
Hem başka ne insanı bu hale getirebilir ki?
Yani benim adım Leyla, ama gerçek leyla sensin.
Ya Leyla... Lütfen ya of deme şöyle.
Tamam, tamam sen bir sakinleş şimdi.
Bu sefer provasını yapacağız öyle gideceksin.
Olmaz, katiyen olmaz. Zaten rezil oldum bir daha hayatta gitmem.
Ya tamam, sakinleş şimdi.
Lütfen benim için tamam mı? Sakin misin şimdi?
(Müzik)
-Mert Bey odasında mı? -Hayır daha gelmedi Alev Hanım.
(Alev iç ses) Savcılığa mı gitti ki?
-Nihat Bey geldi mi? -Maalesef, o da yok.
(Alev iç ses) Birlikteler mi yoksa?
(Telefon zili sesi)
(Alev iç ses) Hilmi Yılmaz.
-Geldiklerinde haberim olsun. -Peki Alev Hanım.
(Telefon zili sesi)
Açma bakalım açma.
Bana o dosyada ne olduğunu öğrenecek çok iyi bir avukat lazım.
Kendimi garantiye almalıyım.
Bu bizim salaklar ordusuna güvenemem.
(Telefon zili sesi)
Neredesin?
O dosyada ne olduğunu öğrenebildin mi?
O dosyada ne olduğunu bir tek Ömer'le Mert biliyor.
Bunu öğrenmemiz imkânsız.
Benim kitabımda imkânsız diye bir laf yok Alev! Hâlâ anlamadın mı?
İstesek de öğrenemeyiz artık.
-Dosya savcılıkta. -Buna engel olmazsan...
...cezanı Ömer Kervancıoğlu kesecek, biliyorsun.
Hayır. Hayır, bunu yapamazsın.
Eğer yaparsan--
(Hilmi ses) Bunun için hiç tereddüt etmeyeceğimi biliyorsun.
(Hilmi ses) Ya Ömer seni öğrenir hesabını keser...
...ya da o dosyada neler olduğunu öğrenirsin...
...güvenli sularda yüzmeye devam edersin.
Karar senin.
(Müzik - Gerilim)
Bu sefer inandıramam Ömer'i, her şeyin sonu olur bu.
Mert, neredesin?
Dışarıda mı?
Ne zaman gelirsin peki?
Evet, önemli. Şu yatırım fonları, iki şirketin de...
...hesaplarını karşılaştırmamız gerekiyor. Rapor hazırlayacağım.
Leyla'yla mı?
Tamam.
Madem o kadar güveniyorsun...
Bugün bir şekilde öğrenmem lazım.
Bir şekilde.
(Müzik - Gerilim)
Ne söyleyecekti acaba?
Leyla gitmiş midir?
Gidip sorsam.
(Kapı açılma sesi)
-Bir yere mi gidiyordun? -Hayır, hiçbir yere gitmiyorum.
İşim de yok. Oturalım mı?
Yok. Leyla içeride de.
Iı...
-Ben biraz önce-- -Evet, bir şey söyleyecektin.
Ama lütfen bunu bir zorlama olarak alma sakın.
Tamam almam.
(Ömer) Evet?
Ben dışarı çıkmak istiyorum.
Olur.
Nereye gideceksin?
(Zehra iç ses) Yok yapamayacağım.
Alışverişe.
Leyla'yla.
Leyla'yla?
(Zehra iç ses) Leyla mı dedim ben?
(Ömer iç ses) Leyla'yla alışveriş. Bu mu yani?
(Zehra iç ses) Yok söyleyemeyeceğim. Nasıl derim benimle alışverişe gel diye?
(Ömer iç ses) Hadi söyle, söyle.
(Zehra iç ses) Yok yapamayacağım.
Hani kalemlerim bitmişti ya.
Anladım.
(Ömer iç ses) Kalem?
Ama yani gitmesem de olur.
Yoo gidebilirsin, bana sormana gerek yok ki.
Ben sadece haber vermek istedim.
Ama zaten vazgeçtim, evde kalacağım.
Sen bilirsin.
Tamam, gitmemi istemiyorsun.
Gitmem.
Evdeyim ben.
(Müzik)
Benim için gitmiyor.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Hah, canım ne oldu, ne söyledi?
Hiçbir şey.
(Leyla) Nasıl hiçbir şey?
Yani sormadın mı yine? Ne dedi, ne konuştunuz?
Soramadım Leyla.
Konu başka bir yere gitti yine.
Nereye gitti?
Ya konu nereye gitti diyorum, ne konuştunuz, anlatsana.
Hiç.
Yani eğer o da senin gibiyse vallahi işimiz iş.
Ya bu iş böyle nereye gidecek, bilmiyorum.
Artık birinizin harekete geçmesi gerekiyor.
Yani Allah var şimdi, hakkını yemeyeyim o harekete geçti ama...
Senin de artık biraz daha...
...şey davranman lazım.
Ney?
Ya anla canım işte sen de.
Sevgili gibi.
Leyla, ya ben öyle nasıl davranayım?
Yani abartmadan.
Biraz duygularını açık etsen, yani bastırmasan o bile olur.
Ne demek istiyorsun?
Ay sen beni öldüreceksin Zehra ya.
Ya en azından şu yüzüğü kabul etmiş olsaydın...
...ya şu an belki de gerçek bir evliliği konuşuyor olacaktık.
(Kuş cıvıltısı sesleri) (Telefon zili sesi)
Canım, şirketten arıyorlar.
Bugün toplantı vardı, benim hemen çıkmam gerekiyor.
Tamam, Leylacığım çık sen.
Çok teşekkür ederim geldiğin için.
Tamam canım, hadi çıkıyorum.
(Nihat) Dosyayı okumuşlar yani?
(Nihat) E peki ne diyorlar?
Yani Hilmi Yılmaz'ı tutuklamak için yeterli mi?
Evet.
Harekete geçecekler.
Ama bakalım.
İnşallah her şey istediğimiz gibi olur Nihat.
E tutuklanacağından eminsin yani?
Eminim, hatta uzamasın da istiyorum.
Yani o herif artık kimseye zarar veremesin.
Cezasını çeksin.
İnşallah.
Ha, bir de Nihat...
...Demir konusu var.
Amerika'daki şirket proje bitene kadar Demir'i orada istiyor.
Yani anlayacağın buradaki işler bize burada kaldı.
Bir planlama yapmamız lazım.
Kalıyor mu? Hani iş bitince dönecekti?
Oradaki şirket öyle istedi.
Hı...
(Alev) Geldiniz mi?
Evet Alev, bir şey mi vardı?
Mert, neredesin sen bu saate kadar?
Telefonda söyledim ya Alev, işim vardı.
Babanla ilgili bir gelişme mi var yoksa?
Hayır, ee henüz net bir şey yok.
Nasıl yani, dosyadaki deliller yeterli değil mi?
Hayırdır Alev?
Polisiye olaylara mı merak saldın şimdi?
Merak ederim tabii.
Söz konusu olan Ömer ve Mert'se eğer...
Peki madem.
Ben odama geçiyorum, sonra konuşuruz.
Sen kalıyor musun Alev?
Çıkarım birazdan.
E hadi o zaman.
(Müzik)
Alo, Ömer?
Evet, konuştum.
Zor oldu ama tutuklanma kararını çıkartmayı başardım.
Evet, artık her an yakalandığı haberini alabiliriz.
Hı hı, tamam.
Demek soruşturmaya başlamışlar?
Avukat ne yaptı?
Yenisi?
Dosyayı almış mı?
Tamam.
Tamam, ne yapacağını biliyorsun bundan sonra.
Gerçekten peşimdeler yani?
(Müzik)
Her zaman buluştuğumuz yere gel.
Hemen!
Ne yapıyorsun sen Ömer?
Ne yapıyorsun?
("Müzik - Deli Oyun" çalıyor) "Sessizliğe alışkın bu yürekteki yangınlar"
"Kimin nerede ardımdaki bıraktığın o eski halim"
"Al bu yüreği onu koru"
"Sol yanım yerin"
"Tut elimden içimde saklı düşlerimin"
"Ah bu gizli aşk"
"Bu deli oyun yakalar bizi"
"Son deminde aksin"
"Kaybolur ya dolunay gibi"
"Kalsın gölgen"
"Siyah beyaz bir resim gibi"
"Çalsın beni"
"Bu oyunda adın aşk olsun"
"Ya da adını sen koy"
"Son deminde aksin"
"Kaybolur ya dolunay gibi"
"Kalsın gölgen"
"Siyah beyaz bir resim gibi"
"Çalsın beni"
"Bu oyunda adın aşk olsun"
"Ya da adını sen koy"
"Ah ah"
"Bu deli oyun yakar bizi"
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı tıklama sesi)
Hıh, abi?
Gel Ayşeciğim, gel otur.
Ay...
Ya Nihat'la yeni açılan bir restorana gittik, görmeliydin her şey harikaydı.
Bir dahakine sizinle de gidelim, olur mu?
Olur Ayşeciğim, gideriz.
Siz bu aralar niye çıkmıyorsunuz, neden?
Ayşeciğim, benim işlerim biraz yoğun.
Ama aklımda, en kısa zamanda çıkacağız.
-Planlıyorum. -Hı?
Abiciğim.
Yani uygulamaya geçmeyi ne zaman düşünüyorsun?
Yani diyorum ki sürekli erteliyorsun.
Bazı şeyleri düşünmeden yapman lazım.
Düşünmeden?
Evet.
Yani ne bileyim?
Ya senin böyle artık...
...ya tek taraflı planlar değil de...
...iki kişilik planlar yapman lazım.
Böyle daha keyifli, karını da mutlu edecek planlar.
Demek küçük hanım öyle buyuruyor?
Yani.
Sen bunu da mı düşünüyorsun?
(Müzik)
Leyla nasıl karıştırdın kafamı?
(Müzik - Duygusal)
("Müzik - Deli Oyun" çalıyor) "Sessizliğe alışkın bu yürekteki yangınlar"
"Kimin nerede ardımdaki bıraktığın o eski halim"
"Al bu yüreği onu koru"
"Sol yanım yerin"
"Tut elimden içimde saklı düşlerimin"
"Ah bu gizli aşk"
"Bu deli oyun yakalar bizi"
"Son deminde aksin"
"Kaybolur ya dolunay gibi"
"Kalsın gölgen siyah beyaz bir resim gibi"
"Çalsın beni"
"Bu oyunda adın aşk olsun"
"Ya da adını sen koy"
"Son deminde aksin"
"Kaybolur ya dolunay gibi"
"Kalsın gölgen siyah beyaz bir resim gibi"
"Çalsın beni"
"Bu oyunda adın aşk olsun"
"Ya da adını sen koy"
"Ah ah"
"Bu deli oyun yakar bizi"
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
Ne hissediyor acaba?
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Sonuçta her şey bitecek.
Bir gün bitecek.
(Müzik - Gizemli) (Martı sesleri)
Evet, sizi dinliyorum.
Hakkımda tutuklama kararı çıkmış Alev.
Tutuklama kararı mı?
Ben girersem sana ne olacağını söylemiştim.
Bakın Hilmi Bey, ben elimden geleni yaptım.
Bu işler sandığınız kadar kolay olmuyor.
Etrafımda bir sürü insan var benim. Holdingde, evde...
Herkes sizin davanızı çok önemsiyor. Gizli tutuyorlar bu yüzden.
En başta da oğlunuz Mert.
Bana mavra yapma Alev.
(Martı sesleri)
Son bir şansın vardı.
Ama sen onu değerlendiremedin.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Efendim?
Oğlumu kullanarak benden kurtulacağını zannetme Ömer Kervancıoğlu.
Tutuklama kararı çıkardım diye sevinme boşuna.
Hilmi Yılmaz.
Bu artık seninle benim aramda bir mesele değil.
Adaletle senin aranda bir mesele.
Hatta seninle oğlun arasında bile değil.
Oğlumu benden koparmış olabilirsin.
Ama sen de etrafına bir bakın bakalım.
Ben kimleri yanıma almışım?
Ben neler yapmışım?
Sen neden bahsediyorsun Hilmi Yılmaz?
(Ömer ses) Kim?
Öğreneceksin.
(Hilmi) Çok yakında kim olduğunu öğreneceksin.
Şimdi, şimdi söyleyeceksin Hilmi Yılmaz, şimdi!
(Hilmi ses) Küçük bir işim daha var kendisiyle.
(Hilmi) Sonra sana bırakacağım.
Kim olduğunu öğrenince çok şaşıracaksın.
Kahretsin!
(Martı sesleri) (Dalga sesleri)
Eğer bu işten sıyrılmazsam, hayatını bir telefonla karartırım Alev.
Şimdi gidiyorsun ve talimatlarımı bekliyorsun.
(Müzik - Gerilim)
Ne talimatı ya?
Ne talimatı? Allah kahretsin! Ne yapacağım ben?
(Telefon zili sesi)
Ömer?
(Ömer ses) Mert, Hilmi Yılmaz şimdi beni aradı.
Tutuklama kararından haberi var.
Var mı? Ama bu nasıl olur Ömer?
Mert, içimizde birisi var.
İçimizde hem de çok yakınımızda.
Önemli değil Ömer, önemli değil.
O herif adaletten kaçamayacak.
Artık ok yaydan çıktı.
Hem elimizdeki dosya çok sağlam.
İnşallah Mert.
İnşallah dediğin gibi olur.
Tamam.
Gelince konuşuruz.
Tamam.
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik) (Ayak sesi)
O mu geliyor?
Çizim mi yapacaktın?
Evet.
Gömleğin.
Evet, ben onu değiştirmek için gelmiştim.
Ökkeş abiden kalem istememişsin.
Ha kalem, doğru.
Yarın da olur, acelesi yok.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Ömer) Bakar mısın?
Efendim?
Ben gömleği almayı unutmuşum da.
Ee, mavi gömlek verir misin bir tane?
Mavi gömlek, tamam. Ben hemen getiriyorum.
(Kapı tıklama sesi)
Getirdim.
Ee, şey...
(Ömer) Ben mavi demiştim.
Ee, pardon.
Ben karıştırdım herhalde.
Tamam, hemen mavi getireyim.
Tamam tamam, bu olsun.
Tamam.
(Müzik)
Mavi gömlek.
Aklın nerede senin?
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Ömer) Yardım eder misin?
(Müzik)
Olmamış mı?
Yoo.
Olmuş.
Öyle bakınca...
Nereye gidiyorsun?
Benim mutfakta bir işim vardı.
Hediye, bak bak.
Bahçenin papatyaları.
Ay ne güzel.
Oh! Maşallah, maşallah!
Hii! Ay ne kadar güzel çiçekler bunlar Ökkeş Efendi!
Beğendinizse alın Cevriye Hanım, odanıza koyarsınız.
Ay vallahi harika olur.
Ay Hediyeciğim, bir vazo var mı ben bunları bir yerleştirivereyim.
Var tabii Cevriye Hanım.
E bahar çiçekleri, bir başka oluyor tabii. Rengi de kokusu da.
(Cevriye) Ay doğru söylüyorsun Ökkeş Efendi.
(Cevriye) Rabbim ne güzel yaratmış ayol.
Bak bak dur, için açılsın ömrün uzasın ayol.
(Gülme sesi)
Su damlası?
Aa, ne kadar güzel çiçekler? Bahçeden mi topladın Ökkeş abi?
Evet, bahçenin. Hepsi de büyüdüler.
Ah...
Al bunları sen odana götür.
Hatta yok yok yok! Ömerciğimin odasına götür.
Masasına koy, bütün gün baktıkça seni hatırlasın.
Hadi al.
Cevriye Hanım, zahmet etmeseydiniz.
Aa, ne zahmeti güzel kızım? Bak bunlar da senin gibi böyle taze taze...
...güzel güzel, oh mis gibi. Al al, götür.
Ama siz sevmişsiniz, beğenmişsiniz.
Yani odanıza koysanız?
Ah be güzel kızım, ben bilirim bu işleri.
Hadi dinle beni, koy bakalım al.
-Ya Cevriye Hanım, lütfen. -Aa?
Ama yani su damlası, kızdırıyorsun, kalbimi kırıyorsun benim şimdi yani.
Hadi sen götür bakayım bunları.
(Cevriye) Hadi.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Alo, Demir?
Ne yaptın, konuştuğumuz gibi mi?
Evet, evet.
Daha iyi olacak.
Zehra?
Zehra, iyi.
Neden sordun?
Yüzük?
Hayır Demir.
Yani yüzüğü kabul etmedi.
(Ömer) Evet Demir, evet yüzüğü verdim vermesine ama...
...verirken de her şeyi mahvettim.
Ya ben söylemeyi denedim ama kafamdakiler yerine bambaşka şeyler söyledim.
Ne bileyim, saçmaladım. Oyun dedim, Alev dedim...
...bir türlü yüzüğü senin için aldım diyemedim.
(Müzik)
Benim için mi?
(Müzik)
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz - Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.