Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Warp navigasyonunun keşfiyle Dünya'da yaşayan Terralılar...
...birkaç yüzyıl içerisinde uzaya yayıldı.
Sonuç olarak, birçok farklı gezegen ulusu oluştu.
Yayılım sürecinde insanoğlu...
...Sava, Seguru gibi başka sistemlerin sakinleriyle karşılaştı.
Birbirini takip eden sayısız savaş ve barış döneminin ardından...
...pek çok gezegen ulusu, Yıldızlar Arası İttifak Antlaşması'nı imzaladı.
Ve uzun zaman sonra, uzayda dirlik düzenlik sağlandı.
Günümüzden 120 yıl önce, yeni bir dönemi başlatma amacıyla kurulan Kozmo Akademisi...
...elit bir kurum olup, en iyi uzay bilim tesislerini içerir.
Ve görevi geleceğin önderlerini yetiştirmektir.
Mezunlarına kendi toplumlarında yüksek mertebelerdeki görevler vadedilir.
Her üç yılda bir Terra, Sava, Seguru ve diğer uluslardan yetenekli adaylar...
...giriş sınavı için bir araya gelirler.
Tek kişilik ses geçirmez bir kapsülün içerisinde...
...duyabileceğiniz tek şey klavyenin tuş sesleridir.
Saatler geçtikçe öfkelenen beyniniz kendisiyle mücadele eder durur.
Her üç yılda bir Akademi, adayları sınavlara tabi tutar.
Ön sınavda başarı oranı binde birdi.
İkinci sınavı geçenlerin oranı %3,7.
Son sınavdaysa 700 kişi başarılı oldu. Ben de onlardan biriyim.
Bitti sayılır. Şu belayı da atlattım mı içerideyim!
Başvuru numaranızı giriniz.
Onaylandı. Kapsülü terk edip B26 nolu kapıya gidiniz.
Oh be!
Sınav kartı kontrolü.
Kontrolör nerede ki? İşte buradaymış.
Kartınızı geri alın ve 46 nolu odaya geçin.
Sıradaki sınav ne ki?
Uzay giysisi ve başlığını giyin.
Sırada ne var ya?
Son sınavın gerçekleşeceği yere gidiyoruz.
Son sınav için geriye 700 kişi kaldı. Yüzü şu an bu mekikte.
Bu sınava onarlı gruplar hâlinde katılacaksınız.
Her sınav noktası için rastgele on kişi çağrılacaktır.
Elinizden geleni yapmanız dileğiyle.
Son sınav ne olacak acaba?
Ne olursa olsun geçeceğim. Geçip Akademi'ye gireceğim!
Kendine güven, Tada. Başarılı olacağına şüphem yok.
Sen zeki ve sağlam karakterli bir çocuksun.
Üstelik doğuştan muazzam bir sezgi gücüne sahipsin.
İlk sınav noktası.
Uzay pilotu olmanın hayallerini süslediğini biliyorum.
Fakat Kozmo Akademisi'ne başvurmak istediğini söylediğinde...
...açıkçası çok şaşırdım!
İkinci sınav noktası.
Ha deyince girilmiyor sonuçta. Üç yılda yalnızca bir kere yapılıyor.
Yine de hayallerinin peşinden gideceksen senin için en uygun zaman bu.
Ustam!
- Üçüncü sınav noktası. - BY73025 nolu aday.
- Bu benim! - BY73025 nolu aday.
Herkes burada mı? Sınav kartlarını çıkartın bakalım.
Pekâlâ. Siz üçüncü grupsunuz. Sınav yeriniz işte burası.
Ne yapacağınızı oraya vardığınızda öğreneceksiniz.
Girişi neresi ki?
Şu girinti.
Kilit nerede?
Bu olmalı.
- Hadi acele et! - İtmesene len!
Son sınavın böyle olacağı aklımın ucundan geçmedi!
Acayip karanlık be!
Çok eski yahu. Enkaz falan mı acaba?
- Herkes girdi mi? Girişi kapatıyorum. - Kapatabilirsin!
Çeviri: reel (ToxicworlD)
Peki bu şeyin içinde ne halt yiyeceğiz?
Güvenlik lambası yandı.
Başlıkları çıkarabiliriz sanırım.
- Hayda! Burada fazla bir kişi var! - Nasıl olur ya?
Doğru söylüyor. Fazladan bir kişi var.
Kim ki o? Ne dolaplar dönüyor?
On kişi olmalıydık!
ON BİR KİŞİYDİLER!
On bir kişiyiz! Bu nasıl olur?
Niye? Niye on bir kişi var?
Mekikten ayrılırken on kişi olduğumuza adım gibi eminim.
Nerede kaynadı araya peki?
Başta sayım yapılmadı mı?
- On sınav kartı vardı. - Bilgisayarda hata mı oldu ki?
Olur mu öyle şey! Bu son sınavımız!
Ne peki? Araya kaynayan kim? Sen misin?
- Adayım ben. - Ya sen?
- Ben de. - Ben de adayım.
On birinci sen misin yoksa?
Değilim tabii ki! Aklımızı başımıza devşirip hepimiz yüzlerimizi gösterelim derim.
Doğru söyledin. Mantıklı.
Bir başımızayız sonuçta. Bağırıp çağırmakla elimize bir şey geçmez.
Katılıyorum.
- Sen de adaylardan biri misin? - Öyleyim.
Kız be bu!
Aramıza sızan sendin demek!
Ama sınava giren kızların sayısı da az değil. Başarılı olduktan sonra—
Ne dedin sen! Kim len bana kız diyen?!
Ama—
Bana bir daha kız de de göreyim!
Kızlardan nefret ederim!
Önüne baksana len taşkafa!
Kokpit nerede ki?
Kokpit bu tarafta!
Beklesenize be!
N'oluyor ya?!
Yapay yer çekimi devre dışı kaldı!
Hadi devam edin!
- Nasıl gireceğiz? - Şurada düğmeler var!
Harbi buradaymış.
Ana bilgisayarı çalıştırın.
- Güç düğmeleri şurada. - Tamamdır.
İç yerleşim şemasını ben hâllederim.
- Yapay yer çekimiyle ilgilen! - Olmuş bil!
- Sen! Bize güç gerek. - Bir hal çaresi buluruz elbet.
Ben de hasarı kontrol edeceğim.
- Bi' zahmet. - Bu da ne?
Birkaç patlayıcı yerleştirilmiş sanırım. İzini süreyim bakalım.
Üst güvertede iki patlayıcı var. Acil durum üniteleri çökmüş.
- Anlaşıldı. - Tamamdır.
Yapay yer çekiminde kısa devre olmuş.
Yeniden yönlendirip güce bağla.
Bir deneyelim.
Halloldu!
Yapay yer çekimi acayip güzel işliyor şu an.
- Senin için öyle olmasın. - Kusura bakmayın.
Hay içine! Neler dönüyor? Bu mu yoksa?
Voltaj çok yüksek, beyinsiz herif!
- Kimmiş beyinsiz!? - Beynin olsa beyinsiz demezdik, beyinsiz herif!
Yandık! Sıradaki patlamaya yalnızca 20 saniye var!
Yirmi saniye mi? Alo, patlamadan şu devreyi kapa artık!
Hâlâ arıyorum işte!
Bu hat nereden geliyor ki? Ya bu?
On saniye kaldı... 9... 8... 7... 6...
- Hâlâ bulamadın mı? - D devresi! D devresini kes!
Millet, artık güvendeyiz sanırım.
- Çok şükür! - Ucundan döndük yahu!
Üçüncü gruptaki adayların dikkatine!
Son sınavınızı öğrenmenin vakti geldi.
Bugünden itibaren 53 gün boyunca onunuz da bu geminin bir tayfasısınız.
- 53 gün mü? - Neden bu kadar uzun?
Bu süre zarfında kendi başınıza çözemeyeceğiniz bir problem olursa...
...kırmızı kutudaki acil durum butonuna basabilirsiniz.
Bu durumda sınavınız geçersiz sayılacak ve yardım gönderilecektir.
Bunun dışında bağlantıya geçemezsiniz.
Bu buton mu?
Onunuz da bu projeyi başarılı bir şekilde tamamlarsa...
...başvurunuz kabul edilecektir.
Herhangi biriniz görevi tamamlayamazsa onunuz da başarısız sayılacaksınız.
Bol şanslar!
Birimiz bile başarısız olursa bu sınavdan geçemeyeceğiz.
- Ya on kişiden fazlaysak? - Daha başında acil bir durum var zaten!
Neden on bir kişi var burada? Ne yapmalıyız dersiniz?
Niye hemen butona basmıyoruz ki? Hepimiz birden eleniveririz...
Ne var ki bu kolaya kaçmak olmaz mı?
On birinciyi tartışmaya başlamadan önce...
...yapmamız gereken başka şeyler var bence.
Aynen öyle. Bu sınavı geçmek için buradayız!
Bir öneride bulunmama izin verin. Burada bir başımızayız.
On birincinin burayı sabote etmek istediğinden şüpheleniyorum.
- Neden herkes kendini tanıtmıyor? - Kendimizi tanıtmak mı?
- Adımız ve sınav numaramızla. - Doğru olduğunu nereden bileceğiz?
- Ben sezebilirim. - Telepat mısın yoksa?
Değilim, ama birinin doğru mu yoksa yalan mı söylediğini anlayabilirim.
Pekâlâ, şu an için altıncı hissinden faydalanmamız iyi olur.
Yürü be! Hadi hepimize dokun da şu fazlalığı buluver!
Benimle başla.
Ben Savalara bağlı Aristoscale gezegeninden Kral Mayan Baceska.
Sınav numaram: AQO0820.
Aristoscale mi? Gezegenimle dip dibe orası!
Peki, sen kimsin?
Söyleyeyim. Ben, Dördüncü Doricas Soldam.
Demek Kral Mayan sizsiniz. Geçen günlerde tahta çıkmışsınız.
- Akademi'ye mi gireceksiniz? - Aslında niyetim yeteneğimi sınamak.
Kabul edilsem de krallığımın başına dönmeliyim.
Biri kral, diğeriyse dördüncü nesil bir aristokrat demek.
Basit bir emekçi olarak, Terralardan Shushulu Amazon Carnias'ım ben de.
Sava'nın Terra'dan daha köklü olmasına yerinmek anlamsız.
Ne dedin sen!
Yapmayın! Buna hiç gerek yok!
Ques'ten Chaco Kacka. Terralardanım.
Ben de bir Terrayım.
Peroma'dan Dolph Tasta. Ama herkes bana Kızılburun der.
Mis gezegeninden Toto Ni. Savalardanım.
- Benimkinden büyük eller ha... - Ne olmuş ki?
İddiaya girerim Savasındır. Saze'nin büyük ailelerinden birinden mi?
Savalılar genelde çekici—
Savaymış, Terraymış umurumda olmaz!
Ben Vene'denim. Herhangi bi' ittifaka dahil değiliz.
Adın ne peki?
Frol... Frolbericheri Frol.
- Aksanı berbat be! - Köylü kesimden olmalı.
Yıldızlar Arası ortak dili öğrenememiş mi ne...
Kapa len çeneni!
Oyunculuk seçmelerinde değiliz! Dil kimin umurunda ki?!
Savaymış, Terraymış, aptal saptal isimler işte!
Hele devam et!
Vidknu'danım. Frol'ünkü gibi ittifaka dahil olmayan bir gezegen.
Akademi'ye ilk müracaatımız.
Adım, Vidminer Knume. Bana "Knu" deyin.
Hâlâ bulamadın mı şunu?
Bulamadım. Hepsi de meşru adaylardı.
Ben Savalara bağlı Toledolega gezegeninden Ganigus Gagtos.
Lakabım Ganga'dır. Dosya numaram: PJ42291.
Bir kişi kaldı.
Sava Sistemi'nden Sazeli Ein Zwei...
Değil!
Taşkafa! On birinci piç kurusu sen miydin?!
Dur bakalım! Sadece onu sınıyordum. Affedersin, tekrar deneyebilir miyiz?
Glenn Groff. Seguru İttifakı'ndaki Ashwhite gezegenindenim.
On birinci kim peki?
Hiç kimse.
- Hiç kimse mi? - Saçmalama!
Hiç kimse yalan söylemedi. Ama nasıl?
Adın ne?
Tada. Tadatos Lane. BY73025. Terralardan, Siberiesliyim.
Senin meşruluğunu kim kanıtlayacak? On birinci sen misin?
- Olur mu hiç öyle şey! - Kim o zaman?!
Bilmiyorum. Hepimiz de meşru adaylarız.
Sezgi gücüne güvenmekle hata etmişiz demek!
- Tekrar sorunumuza dönelim. - Sana güvenmemeliydik.
Sessizlik! Gemiyi araştırmamız gerekli. İki grup oluşturun.
Şüpheli davranan birini fark ederseniz direkt bana bildirin.
Ne bu muhabbet şimdi? Bunu kim lider yaptı?
Adam kralken söylediğin akıl kârı mı? Olması gereken lider o bence.
Neden? Sezgilerime ne oldu?
Neşelen be birader! Sınav daha yeni başladı!
BİTİME 53 GÜN
- Mürettebat odaları. - Vay be! Kaç blok var burada?
N'oldu?
Yok bi' şey. Gidelim.
Bekleme salonu...
Vay, bar bile var!
Sağlam içkiler var ha... Epey de yıllanmış. İçer misin?
- Hayır. - Bekle be!
Sanırım ben bunu bir yerlerde gördüm.
Görmüş olabilirsin. Oldukça ünlüdür.
Epey önceleri Terralı heykeltıraş Rommo'nun oyduğu "Uzayın Kadın Muhafızı"dır bu.
Birçok Terra gemisinde bu heykelin taklitleri bulunur.
Yani bu gemi Terralıların mı?
- Yayının üzerinde ok yok. - Uzun uzadıya tartışma konusu o.
Bazıları barışın sembolü der, bazıları sevginin.
Kimi gençlik der, kimiyse cesaret.
- Bence gücün. - Belki de kader.
Altında bir yazı var.
Bir takım harfler... Ne diyor?
Tamamını çözemedim, ama...
Esperanza'nın yolculuğunda kardeşlerimizin güvende olması için...
Esperanza geminin adı olmalı.
Esperanza...
Esperanza... Neydi bu? Tanıdık geliyor.
Oysa bu adı ilk kez duyuyorum.
Bakın, bir asansör!
Nedir senin derdin?
- Sen ortalama bi' Terralı mısın? - Evet. N'olmuş?
Boyumuz neredeyse aynı. Peki niye senin omuzlar geniş?
Seninkiler dar olmasın.
Kolların da uzun...
Seninkiler kısa be!
- Ayakların da büyük. - Hadi gidelim, gidelim!
Dur bi' ya!
- Nasıl çalışıyor ki? - Düğme görüyor musun etrafta?
Ayağının yanında mavi bir panel olmalı.
Haklıymış!
- Yukarı mı, aşağı mı? - Aşağı.
- Aşağıda ne var acaba? - Makine dairesi. Yolcu kabinleri de yukarıda bence.
- Bunu biliyor muydun? - Yo, sadece bir his.
- Çok karanlık. - Hiçbir şey görünmüyor.
Harbici karanlık. Düğme nerede?
Sağa bakın.
Çok iğrenç!
- Bu da ne be? - Korkunç.
- İletken sarmaşıklar... - İletken sarmaşıklar mı?
Tesisatta kullanılırlar. Görünüşe göre aşırı büyümüşler.
Nasıl desem, kendimi iyi hissetmiyorum.
Bunlar ilk, Seguru Sistemi'nde keşfedilen madeni bitkiler.
Frol, endişelenme. Seni yemezler.
Yiyeceğini kim söyledi! Sadece biraz ürküttüler!
- Ne büyük depo bu ya! - Gerekli her şeyin saklanması için.
Neredeyse her şey var demek. Hatta şu neymiş? Hurda!
Ağırmış be! Ne var ki içinde?
- El atayım mı? - Yok, sorun değil.
Bunu niye yaptın yahu?!
Cildin benimkinden sert gibiydi de, kusura bakmayıver.
Çok tuhafsın ya!
- Epey de varmış! - Üç kutu var!
Tada buldu bunları.
Sen mi buldun?
Regülatörlü şok tabancası. Maksimuma ayarlandığında ölümcüldür.
- İşe yarar. - Ne işine yarayacak?!
Düşün bakalım... Tehlikenin göbeğindeyiz.
Kendimizi bilinmeyen on birinci adamdan korumalıyız.
Katılmıyorum. Silahlar anca tehlikeyi arttırır.
Hâlâ birbirimize güvenmiyoruz.
- Birbirimizi mi öldüreceğiz? - Pekâlâ. Oylayalım.
Silahların kullanılmasını onaylayanlar?..
Karşı mısın?
Pekâlâ. Karşı çıkanlar?..
Altıya beş. Silahları kutulayıp kaldırıyoruz.
Silahlar konusunda beni şaşırttın.
- Kıl herifin tekisin! - Frol, silah kullanabiliyor musun?
Herhâlde. Acayip iyiyimdir de!
Frol... Sen...
Ne var? Ne diye öyle bakıyorsun?
Affedersin. Sezgilerime ne olduğunu düşünüyordum da...
Tuhafsın ya!
- Kaldır. - Pekâlâ.
N'oldu?
- Bana bırak. - Sen karışma!
Kahrolasıca!
Senle beni geç. Toto'yu, Chaco'yu, hatta Kızılburun'u da öyle.
Frol'den de on bir olmaz.
Geriye... Tada konusunda sen ne diyorsun?
- Şu Terralı "Bay Sezgisel"i mi diyorsun? - Evet.
Silahları o buldu. Ve niye gemiyi bu kadar iyi biliyor?
Onun şu sezgi mevzusu beni huylandırıyor.
İlk gün bu kadar uzun mu sürer be...
Çok şey oldu ve daha 52 günümüz var.
Bu sınavı geçmek zorundayım.
Ben de öyle. Uzay Mühendisliği istiyorum.
Vay be!
Onlar nasıl yara izleri öyle? Ne geldi başına?
Gezegenim avcılıkla ünlüdür.
Küçüklüğümden beri hayvanlarla boğuştum.
Mühendisliğe merakım vardı, bu yüzden bu alanda kendimi denemeye karar verdim.
Anlıyorum.
Benim tek istediğim seçilmek.
Kral gibi mi yani? Sadece başarıp başaramayacağını mı görmek istiyorsun?
Hiç de onun gibi değilim!
Özür dilerim.
Güzel sesi varmış.
Eski mürettebattan biri unutmuş olmalı.
Ona gitar denir. Eskiden kalma, geleneksel bir Terralı enstrümanı.
- Sen uzun zamandır mı erkeksin? - Nasıl yani?
Salla gitsin. Bu gemi niye terk edilmiş acaba?
Kesin motor ellerinde kaldı.
Yolculara n'oldu peki?
- Kurtarılmışlardır herhâlde. - Hepsi öldü.
Bu da bi' ihtimal. Belki de hepsi...
...ölmüşler mi?
Neden olmasın.
Tabii ya! On birinci, ölü yolculardan biridir belki!
Hayalettir!
Ölü yolcu mu?
BİTİME 50 GÜN
Bu, dördüncü günümüz. Görünen o ki, bu gemi daha önce...
...uzun mesafe taşımacılığı ya da nakil için kullanılmış.
Üst bölümde yaklaşık 600 aile barınabilirken...
...deposu 2-3 yıllık erzak alıyor.
Ayrıca Toto ve diğerleri kütüphane ve sebze bahçeleri bulmuş.
Bilgisayardaki arıza sebebiyle her bilgiye ulaşamıyoruz...
...ancak bulgular siyah bir gezegenin yörüngesinde ilerlediğimizi söylüyor.
Sürüş sistemi ölmüş vaziyette. Aslında Esperanza bir uydu sayılabilir.
Gezegenin çapı, 4000 km. Oksijen yok. Yörüngede tam bir tur 53 gün sürüyor.
Demek bu yüzden sınav 53 günmüş!
Tek yapmamız gereken güvenli bi' şekilde yörüngede bir tur atmak!
Güvenli bir şekilde, haklısın...
Birkaç bilgisayar devre dışı kaldı.
Her yerde kısa devre var. Hepsini tamir etmemiz gerekebilir.
Bu bölümü ben hallederim. Sen de diğerini kontrol et.
Size nasıl yardımım dokunur?
Sağ olasın, Taşkafa. İşte kılavuz.
Burası da kısa devre kaynıyor. Tada, E devresinin gücünü kes.
Daha bir yığın bomba var ya... Sırf yatakhanelerin orada en az elli tane.
Devreleri onarmamız onları tetiklemesin?
Tada, E devresini aç. E devresi! Aç artık!
Ganga!
N'oldu? Ganga!
Ganga, kendine gel. Ne duruyorsunuz len?! Sedye getirin!
- Sorun ne? - Neler oluyor?
Durmasana orada! Bu senin suçun!
- Sedye şurada! - Tada!
Getirin onu!
Bu taraftan! Ganga'yı ameliyathaneye taşıyın!
- Frol! Ameliyathanenin ışıklarını yak! Soldaki odada!
Ameliyatı kim yapacak? Yapabilecek biri var mı ki?
- Ben yaparım! - Ne?!
Cerrahi deneyimin var mı?
Akıl hocam hekimdi. Becerebilirim herhâlde.
Kazaya sen sebep oldun! Ganga'yı öldürmeyeceğini nereden bileceğiz?
Bir kişiyi bile kaybetsek hepimiz sınavdan çakarız!
Bırakalım denesin. Ganga ölürse, on birincinin kim olduğu ortaya çıkmış olur.
Biri bana yardımcı olabilir mi?
Ben olurum. Biraz tecrübem var.
Çok güzel! Teşekkürler, Frol!
Ben de yardım ederim. Pek anlamam ama sen direktif verirsin.
Diğer herkes dışarı çıksın!
Vücudunda iki kablo parçası kalmış. Onları dışarı çıkarmalıyız!
EKG'si normal. Fakat kan grubunu bilmiyoruz.
Yine de yapmak zorundayım!
Neşter.
Yeşilimsi kan! İyi misin sen?
- Hiç böyle bir şey görmemiştim. - Ama az önce dedin ki...
Okuldayken videodan izlemiştim. Dert etme. Beceririm ben.
- Sana güveniyorum! - Ayıpsın.
Tada, fazla derine girdin. İç organlarına zarar vereyim deme.
Anladım.
Teşekkürler.
Yeşilimsi kaslar... Yeşilimsi lenf bezi... Derinde ama durumu iyi.
İşte orada! Frol, penset...
Ona bağlı ince bir kordon var. Dikkatli ol.
Anladım.
- Şanslıyız ki kurtuldu. - Acayip güçlü biriymiş.
Seni bir sorgulayalım bakalım.
Niyeymiş o? Ganga kefeni yırtsın diye didindi durdu!
Daha önce bu gemide bulundun bence.
Yok öyle bir şey!
Köprü nerede biliyordun.
Yatakhaneleri ve makine dairesini de öyle.
Kapıların nasıl açılacağını, düğmelerin nerede olduğunu...
Sedyenin yerini bile biliyordun. Hepsini mi sezdin yani?
Konuş bakalım, Bay Sezgisel!
Açıklayamazsan bunu oylayacağız.
Çoğunluk sana güvenmezse hapsedilirsin!
Haksızlık bu, Kral! Onu hapsedemezsin!
Sınavı geçmek istemiyor muyuz?
Haklı. Ekipte olmaması gereken tuhaf biri yüzünden başarısız olmak istemeyiz.
- Sonuçta ölmek de istemem. - Ayrıca burada bir “on birinci” var.
Herkes Tada'yı hapsetmekte hem fikir mi?
Beş kişi! Karar verildi! Tada, seni hapsedeceğiz!
Bekleyin!
O kazada sadece Tada hatalı değildi.
Benim tarafımdaki emniyet kilidini kapamayı unuttum.
Kapasaydım güç açılsa bile bu olay yaşanmazdı.
Kısmen ben de hatalıydım. Anlıyor musun?
Vay be! Yaralarını daha yeni sardık oysa.
Teşekkürler, Ganga. Bana inanıyor musun?
On birincinin bu kadar beceriksiz olamayacağını düşünüyorum, hepsi bu.
Değil mi ama? Herif zeka küpü olmalı. Onunla nasıl savaşacağız acep?
Frol, yarasını kontrol etsem iyi olacak. Bana yeni sargı bezi getirir misin?
Tada. Sen mi ameliyat ettin beni?
Evet. Elim ayağıma dolaştı gerçi. Kan grubunu bile bilmiyorduk.
İçimdeki her şeyin yeşil olduğunu fark etmişsindir.
Gezegenim Sava grubunun dış taraflarında kalır.
Halkımın ömrü oldukça kısadır.
Endemik bir hastalığımız var. Neredeyse herkes otuzuna basmadan ölür.
Bedeni Toledolega Yeşil Chlorellalarından oluşan bir Cyborgum ben.
Cyborg mu?
Hâlâ deney aşamasında. Dokuz yaşımdayken alglar enjekte edilmeye başlandı.
Genetik bir kusur ortaya çıkmazsa başarılı olmuş olacağız.
Tedavim diğerlerine de uygulanabilecek.
Pahalı bir işlem. Bu yüzden başlangıçta sınırlı sayıda tutulmak zorunda.
Ne oldu?
Yok bir şey. Yaran zaten kapanmış.
Bu da ne? Tehlikedeymişim gibi hissediyorum!
Sınırlı sayıda tutulmak zorunda... Sınırlı sayıda...
Kozmo Akademisi'ne girme isteğim bundan işte.
Uzay Tıbbı ve Biyolojisi okumak istiyorum.
Hastalığımızı yenebilirsek daha uzun yaşar...
...daha sıkı çalışır ve daha mutlu olabiliriz.
Niye buraya geldim? Bu geminin olayı ne?
Tada, E devresini aç. E devresi! Aç artık!
O duyduğum kimin sesiydi?
Telepat! Tabii ya! Ama sezgilerim neden o sesi duymama izin verdi?
O on kişinin arasında telepati yeteneği benimkinden üstün biri var!
Kral... Dördüncü... Amazon... Kim olabilir? Knu... Taşkafa...
Toto... Chaco... Kızılburun... Ganga... Kim? Kim?!
N'oldu? Burada tek başına ne halt yiyorsun bakalım?
Hiç. O da ne öyle?
Kafaları çekeceğiz! Al bakalım. Yudumla!
Otur şöyle!
Elli üç gün. Bir an evvel geçip gitse keşke.
Daha bir hafta oldu ama.
Dünyamda şu an ilkbahar. Ya seninkinde?
Siberies'te yılın büyük bölümü yazdır.
- Sizinkiler nasıl tipler peki? - Benim ailem yok.
Kusura bakma, Tada.
Ailem hakkında hiçbir şey hatırlamıyorum.
Küçüklüğümden beri benimle köyün bilgesi ilgilenir.
Nasıl biridir?
Küçük ve fakir bir köy bizimkisi.
Bu yüzden köyün rahibi, yargıcı, doktoru, hatta öğretmeni bile odur.
Sezgi gücüm de dahil olmak üzere, bana her şeyi o öğretti.
Evden ayrılırken ona uzay pilotu olmak istediğimi söylemiştim.
İşte bu yüzden, Akademi'ye girebilirsem pilotluk eğitimi için kayıt yaptıracağım.
Uzay pilotu ha?
- Bu hiç hoş değil! - Yörüngeden çıkıyoruz!
Neler oluyor?
Siyah gezegenden uzaklaşıyoruz.
Ne?!
O patlamalar bizi yörüngemizden çıkartmış olmalı.
Kahretsin, üstünden dört hafta geçti bile. Ekranlarsa hâlâ çalışmıyor!
Lanet bilgisayarları onaracak vaktimiz yoktu!
Bu devreyi yerleştirirken hata yapmış olabilirim. Bir kontrol edeyim.
Kendini zorlama.
Ben iyiyim, gerçekten. Biliyorsun pek normal sayılmam.
Burası niye böyle sıcak oldu ki?
Hay boktan gemi hay!
Ekran devre dışı, havalandırma desen çalışmıyor!
- Ekran çalışıyor! - Yürü be!
Bu da ne?
- Mavi bir güneş. - Gezegenin ardında kalmış olmalı.
Bu kötüye alamet.
Dünyamda iki cismin hizaya gelmesi kötüye işarettir.
Ne saçma hurafeymiş o öyle!
- Gezegeninde mevsimler yok mu? - Var, tabii ki!
Yıldızların pozisyonu, mevsimlere ve tüm canlılara hükmeder.
Gezegenim Vidknu, güneşinin etrafındaki dönüşünü 48 yılda tamamlar.
Bizler baharda doğar, baharda ölürüz.
Hayatımız boyunca yazı bir kez tadarız.
Yaşam ve ölüm bizim alın yazımız.
BİTİME 24 GÜN
Çok sıcak be!
Yanıyorum. Duş almam gerek!
Su az akıyor.
Bu kadar da olmaz! Böyle giderse terimizde boğulacağız.
- Güneşe doğru ilerlemeye devam edersek n'olacak? - Kim bilir?
Ne oldu, Frol? N'oldu?
Neresi az bunun?!
Boğuluyorum sandım be!
Hay dandik duş ya! Daha sonra şununla ilgilen olur mu?
Şeymiş bu... Tada! Tada!
Frol kız mıymış? Emin misin?!
Öyle de eminim ki! Duşta gördüm!
Bana da biraz narin görünmüştü gerçi.
- Ne yapacağız, Tada?! - Ne mi yapacağız?
Ya sence, Kral?
Cidden kadınsa ona göre davranmamız gerekir. Yeni düzenlemeler yapmamız gerekecek.
Oh be hayat varmış...
Yemek hazır mı?
N'oldu? Neyiniz var len sizin?
- Frol, sen kadın mısın? - Ne?!
Amazon seni gördüğünü söyledi. Neden bizden sakladın?
Koduğumun salağı!
Niye—
Kör müsün? Kadınların göğsü olur!
Tada'nınki bile benimkinden büyük! Nerem kadınmış benim?!
Erkek misin yani?
Sınavlardan önce cinsiyet testi yapılır. Sende neyi işaretlediler?
Neyi mi? Neyi işaretledikleri kimin umurunda?!
Frol, bu bir oyun değil.
Kadınsan söyle gitsin! Yoksa on birinci sen misin?
Ne...
N'apıyon len?! İndir beni! İndirsene len!
- Menir böyle davranmamalı. - Menir de neymiş?
Sen bir menirsin. Benim dilimde "melek" demektir.
Sen henüz ne erkek ne de bir kadınsın.
- Ne erkek, ne kadın mı?! - Cinsiyetsiz yani!
Cinsiyetsiz mi?
Henüz cinsiyeti oluşmamış olan yani. Değil mi, Frol?
Evet. Ve bu sınavı geçersem, erkek olacağım!
Erkek olmak için mi bu sınava girdin yani?
Aynen öyle.
Knu, sen bunu başından beri biliyor muydun?
Evet. Ben de öyleyim çünkü.
Yani sizin gezegende...
Aynen. Bizler büyüme çağında erkek ya da dişi değilizdir.
Belli bir yaşa geldiğimizde, salgılanan hormonlar cinsiyetimize karar verir.
Benim gezegenimde yalnızca ilk doğanlar erkek olabilir.
Erkek-kadın mevzusunda belirli bi' kota vardır.
Ben ailemin en küçüğüyüm ve iki yıl içinde vücut sıcaklığım...
...4 derece kadar artacak. Ardından bana kadınlık hormonu verilecek.
Ama Kozmo Akademisi'ne girebilirsem erkeklik hormonu almaya layık görüleceğim.
Erkek olmak bu kadar mı mühim? Bizim orada kadınların durumu oldukça iyidir.
- Bizde erkekler birden fazla kadın alabilir. - Poligami mi var?
Ve erkekler yönetir, kadınlar çalışır.
Her erkeğe beş altı kadın düşer.
İlk doğanlar hariç herkes kadın olur olmaz evlenir.
Ailem beni civardaki bi' toprak ağasıyla evlendirme derdinde.
Adamın zaten 8 karısı var. Ve benden 18 yaş büyük.
Kadınlar güzel görünür tamam da, hepi topu o işte.
Ablalarım yüzünden sürüyle düğün gördüm. Ama abiminki bambaşkaydı.
Öyle yakışıklıydı ki... Acayip etkilendim.
Hayata bir kez geldik. Erkek olup bunları köküne kadar yaşamak istiyorum.
Bu nasıl bir sıcaktır ya!
Tam da düşündüğümüz gibi, gemi giderek mavi güneşe yaklaşıyor.
Enerji ölçümlerini aldık.
Regülatör haznesi hâlâ yetersiz ve güneşten gelen enerjiyi tutamıyor.
Yani ısının yüzde 58'i geminin içine yayılıyor.
Ve şu radyatör paneli dıştaki ısıyı içeri sızdırıyor.
- Yani güneşe doğru yol almaya devam edersek... - Geminin ısısı tavan yapacak.
Ne biçim iş bu!
Kesin tüm bunların arkasında on birinci var!
Hangisi sınav hangisi sabotaj bilemeyiz.
Yardım edeyim, Frol.
Karışma işime! Dandik bi' menirim diye beni aşağılayamazsın!
Erkek olduğumda sen kuvvet neymiş göreceksin!
Kadın olursa fıstık gibi bir şey olur da, manita olarak adamı çok zorlar!
Değil mi ya?
BİTİME 19 GÜN
Geminin her yeri böyle.
Sıcakla birlikte deli gibi büyüyorlar!
Ormana dönecek burası!
Sarmaşıklar büyür... sıcaklık artar... sarmaşıklar daha da büyür ve...
Tada, nereye gidiyorsun?
İşte bu!
Neye bakıyorsun? İletken sarmaşık mı?
Segura kökenli tropik madeni bitki...
Yapay üretilen türü, nikrom ya da bakır tel görevi görebilir.
Dış yüzeyi ısıyı absorbe ederek sarmaşığın büyümesine yardımcı olur.
Fakat sıcaklık belirli bir noktayı aştığında, kendini korumak için...
...kristal bir dış katman oluşturup elektrik akımını keser.
Kristalleşme beraberinde "Kızıl Leke" hastalığını da getirir.
Kızıl Leke hastalığı mı?
Zayıflatılmış virüs vücuda enjekte edilerek bağışıklık kazanılabilir.
Stokumuz oldukça kısıtlı... Başka fare kalmadı!
Aşı...
Başka fare kalmadı!
Hiç faremiz kalmadı. Gemide en az 500 çocuk var...
...ama aşı yalnızca iki yüzüne yeter.
Yalnızca dört yaşın altındakileri kurtarabiliriz.
Bir kurtarma gemisi bir hafta içinde bize ulaşamazsa...
...kalanlarımız da ölecek!
Ölüleri n'apacağız? 2000 tane ceset torbamız yok!
Tüm silahları kilitle! Çabuk ol!
- Bana aşı ver, doktor! - 8 yaşında oğlum var!
Ya benim ailem?
Hayır! Fare kafesine dokunmayın!
- Buradaydım! - Tada! Sorun ne?
Buradaydım! Daha önce de bu gemideydim!
Tada! Kendine gel, Tada!
Anne...
Al bakalım bunu.
- Güzel yavrum... - Anneciğim.
Nasıl da unutmuşum.
Her şey ben dört yaşındayken oldu.
Siz Kaptan olmalısınız.
Yalvarırım oğluma iyi bakın.
Bilge kişi!
Anneciğim!
Anne! Anne...
Hiç faremiz kalmadı!
On bir kişiyiz! On bir!
Tada'nın anlattıkları doğruysa, ölümcül bir tehlikeyle karşı karşıyayız!
Yüzde doksanı öldü mü?! Tam bir faciaymış!
Terralılar, bunu hiç duymadınız mı?
Hemen hemen hepimiz daha dört yaşındaydık!
Ölüm gemisi miymiş bu Esperanza...
Sarmaşık deneyi sonuçları geldi. Sıkı durun.
Bir sarmaşığı dış ortamdan soyutlayıp ısıttım.
40 santigratta kristaller belirdi, akabindeyse virüs.
40 derece mi?
Enerji ölçümlerine göre geminin iç sıcaklığı...
...sekiz veya dokuz gün içinde 40 dereceye ulaşacak!
Ne yani ölecek miyiz?!
- Bu işin şakası yok. - Ölmek istemiyorum!
- Kızıl lekelerle kaplanmak... - İlacı yok mu?
Yüksek ateşten ölen farelerden aşı yapmak mümkün.
Hiç faremiz yok ki! Ne yapacağız?!
Butona mı bassak?
Dalga mı geçiyorsun? Bu kadar yaklaşmışken sınavdan çakalım mı yani!
Ama...
Len dangalak! Ben bu sınava Kral gibi eğlencesine girmedim!
Ben şerefimi koydum ortaya!
Ben de kadın mı erkek mi olduğumu anlamaya çalışıyorum, n'olmuş!
Etraflıca düşünmek için hâlâ biraz zamanımız var.
Doğru diyor! Panik yapmak için henüz erken.
Bilge kişi, ne yapmalıyım?
Giriş sınavına katılmamı söylediğinde bu gemiye düşeceğimi biliyor muydun?
Bunu mu tamir etmemiz gerek?
Radyatör devresi tamamen bitik. Onarmak zaman alabilir.
Çok karışıkmış!
Bu taraf da arızalı. Daha önce de tamir görmüş sanki.
Mürettebat kafayı sıyırmış olmalı.
Belki ani sıcaklık değişimi yüzünden şebeke çökmüştür.
Yoksa bir warp arızası mı vardı ki?
Muhtemelen mavi güneşe çok yakın çıkış yaptılar...
BİTİME 15 GÜN
Bugün yemeği kim hazırladı?
Çorbamdan çatal çıktı!
Çok affedersin.
Niyetin midemi delmek mi lan?!
Sakin ol, Kral! Çok sıcak. Kimse doğru düzgün düşünemiyor.
- Tamiratı ne zaman bitirebilirsin? - Ne bileyim...
Bilmiyormuş! Virüsün bizi harcamasına yalnızca beş gün kaldı!
- Herkes elinden geleni yapıyor! - Daha iyisini yapın o hâlde!
Kimdi o?!
Yeter saçmaladığın!
Kendi dünyanda Kral olabilirsin...
...ama burada hiçbi' halta yaramayan koca ağızlının tekisin!
Ya bi' işe yara, ya da zırlamayı kes!
Koca ağızlı mı?!
Aynen, seni aşağılık hastalık hastası!
Seni var ya!..
Gel de gör gününü!
- Sen çok ileri gittin ama! - Canın mı çekti?!
Yeter, Frol!
Lan it, sen şimdi bittin!
- Seni var ya! - Dördüncü! Sakin ol!
Millet, hadi oturun da konuşarak hâlledelim!
Kapa sen çeneni!
Haklayalım şunları!
Benim pişirdiğim yemekle n'aptığını sanıyorsun sen?!
Sana bu dandik şeyi sevmiyorum demedim mi ben!
Erkek adam şikayet etmez!
Kesin şunu artık be!
Ben daha hiçbir şey yemedim ya!
Millet, kesin şu saçmalığı!
Bize neler oluyor ya?
Kader. Hepsi alın yazısı işte.
Aman be, doğru düzgün göremiyorum ki!
Ganga!
Ganga!
Dikkat et!
Patlayacak!
Hay içine edeyim! Neredeyse onarmıştık be!
Ne oldu? Sıcaklık birden üç derece yükseldi!
Üç derece mi?
Onaramaz mısın?!
Vazgeçmemizi mi söylüyorsun? Niye aşı üretemiyoruz?
Hem o zaman sıcaklık için kaygılanmamız gerekmez!
Mantıklı ol! Ne faremiz ne de zamanımız var!
Kaderimize boyun eğmeliyiz.
Hay senin felsefene!
Tüm bunların sorumlusu kim?! Kimin suçu bu?!
Kes artık, Kral!
Endişelenmene gerek yok tabii. Nasıl olsa bağışıklığın var!
Bize ne olursa olsun, sen hayatta kalacaksın!
Nasıl özellikle bu gemiye düştün?
Nasıl bunun rastlantı olduğunu söylersin? Neden on bir kişiyiz? Neden?!
Şalterle ilgilenen Tada'ydı.
Doğru! Tada'ydı!
On birinci sensin!
Her şey senin yüzündendi! Sen...
- On birincisin! - On birinci sensin!
Yo! Ben değilim!
Peşinden gidin! Onu öldürüp kanından aşıyı elde edeceğiz!
Sakin ol, Kral! Tada'nın kanından aşı elde edemeyiz!
Sus be!
Yakalayın onu!
Frol...
Sen de mi?
Özellikle ben! Şalteri açtığını gördüm!
Frol!
- Nerede o? - Bulun onu!
Kaçıyor!
Sen bu tarafa! Köşeye sıkıştıralım!
Amazon! Şu tarafta!
Kahretsin!
- Orada mı? - Hayır.
Nereye saklandı bu?
Buldum! Yukarıda!
Asansöre!
Yatakhanelere gidiyor! Ana salonda kıstırın!
Kızılburun!
Yakaladın mı?
Onu öldürdüm!
Sıcak...
Bu ışık...
Bu...
Frol?..
Uyanmışsın. Gidelim. Kral seni sorgulamak istiyor.
Uzun zamandır mı baygındım?
Yaklaşık üç saat kadar. Sıcaklık da iki derece yükseldi.
Ganga nasıl?
Revirde dinleniyor. Feci kustu.
Vurulmamış mıydım?
Kızılburun'un silahı en düşük seviyeye ayarlıymış.
Cidden ben on birinci miyim sence?
Niye kaçtın o zaman? Masumsan... Niye?
Çok sıcak be...
Tada! Durma öldür beni! Ben korkak değilim!
Silahımı kaptırdığım bilinsin istemem. Öldür beni!
Ganga'nın yanında olacağım. Diğerlerini de getir!
Ganga! Ateşin nasıl? Dur bi' muayene edeyim.
İyiyim ben.
- Deneyin sırasında hastalık kaptın ha? - Bu, Kızıl Leke mi yani?
Sanırım. Ama bu—
- Kıpırdama! - Buraya gel!
Yaklaşmayın, hastalık kaptım!
Bize de bulaştırmak istiyor!
Ganga iyileşiyor. Ateşi düştüğünde aşıyı elde edebiliriz.
Aşı mı?
Doğru! Şanslıyız ki, cyborg bedenim alglardan oluşuyor!
- Kurtulduk mu yani?! - Öyle görünüyor.
- Şükür be! - Ölmüyoruz!
Bekleyin! Fazla iyimser olmayın!
Ganga'nın ateşinin düşmesi mi yoksa hastalığın tezahürü mü...
...hangisi önce gerçekleşir sizce?
Doğru diyor! Bu, zamana karşı bir mücadele!
Evet! İçerisi birkaç saate 40 derece olacak!
Beni dinleyin! Geminin iç ısısını düşürmenin bir yolu var!
- Nasıl olacakmış o? - Asansördeyken aklıma geldi.
Geminin üst bölümü güneşe bakıyor.
Yirminci kata kadar olan tüm güverteleri mühürleyip her şeyi havaya uçuracağız!
Anladım. Asansör boşluğu püskürtücü görevi üstlenecek.
Riskli ama denemeliyiz!
Anlıyorum. Aslında patlamanın tersi yönde ilerleyeceğiz.
Tehlikeli olabilir, ama başarırsak mavi güneşten kurtulabiliriz!
Hâlâ gemide saklı bombalar var. Onları kullanabiliriz!
Şey, ama gemiyi de yok edebiliriz...
Ne yani?! Kesinlikle denemeye değer!
Hiçbir şey yapmadan öylece oturamayız!
- Doğru! - Haklı!
Ne diyorsun? Denemeli miyiz?
Ben zaten kararımı verdim.
Ama operasyon tamamlanana dek Tada'yı kilit altında tutalım derim.
Niyeymiş o?!
Saklı patlayıcıları belirlemek için Tada'nın gücü bize gerekli!
Ne? Yine mi şunun gücüne bağımlıyız?
Zaman yok. Her köşeyi didik didik aramak ne kadar zaman alır, bileniniz var mı?
- Doğru diyor! - Hadi, hemen başlayalım!
- Ona güvenmiyorum ama! - Güvenmek zorundasın!
Olmaz!
Zorundasın dedim!
On birinci benim!
Niye buradasın peki?
Ateş edeyim deme! Sizin için canlı aşıyım!
Niyetim zarar vermek değildi. Sadece vücudumu sınamak istedim.
Buna inanmıyorum. Ganga on birinci olamaz.
Bence de.
- Olacak iş değil. - Peki ya o?
Öylece ben olduğuma karar verdin yani!
Yeter be! Fazlalık falan yok! Asla da olmadı!
İlk karşılaştığımızda Tada'nın ne dediğini hatırlayın!
Düşman kim diye kafa ütüleyeceğimize işimize bakmalıyız!
Bunun için zaman yok! Hadi geberesiceler!
Haklı. Deli gibi sövüp saysa da haklıyken haklı.
- Başlayalım! - Hadi, Tada. Birkaç bomba bul bize!
Herkes bekliyor.
Pes ediyorum!
Buldum.
En cins yerlere saklamışlar be.
Orada da var!
Herkes yerlerine!
- Asansörü yolluyorum! - Yirminci kata!
Güzel! Asansörü durdur!
Ara duvarlar kapanıyor.
Yolcu bölümü tamamen izole edilsin!
Pekâlâ!
Sıcaklık 40 dereceyi aştı!
Geri sayım başlasın!
- L-25B'de ara duvar ihlali! - F-D mühürleniyor!
- Bakın! Uzaklaşıyoruz! - Yürü be!
- Yaşa! - Kurtulduk!
- Başardık! - Yaşa be.
BİTİME 13 GÜN
Asıl yörüngemize dönüyoruz.
- Bundan sonrası çocuk oyuncağı. - Şanslıymışız.
Taze meyve getirdik!
Harika görünüyorlar!
BİTİME 08 GÜN
- Ne oldu, Frol? - Yok bi' şey...
- Elini göster bakayım! - Yok bi' şey dedim ya!
- Göster be! - Yeter, bırak ya!
Frol...
Kızıl Leke hastalığının semptomlarından biri bu.
Aşı Frol'de işe yaramadı!
Bi' şeyim yok benim. Sekiz gün daha dayanabilirim. Ganga da düzeldi!
Ben farklıyım!
Ya sekiz gün dolmadan ölürsen n'olacak?
Öleceğim falan yok benim!
Belki de butona basmalıyız.
Toto, böyle şaka mı olur!
Millet! Toto şaka yapıyor, değil mi?!
Bu güne kadar geldik ama Frol'ün ölmesine izin veremeyiz!
Doğru dedin. Sınava tekrar da girilir!
Varsın eve dönüşüm üç yıl daha gecikiversin.
Elimizden geleni yaptık.
Kahretsin...
Aptallar! Niye bitireceğiniz sınavdan vazgeçiyorsunuz?!
- Bu gerçekleşmeden öleceğin için. - Kadın olacağıma ölmeyi yeğlerim!
Kırk beş gün niye kıçımızı yırttık? Niye yırttık Tada?
Amazon? Ganga? Bu sınavı geçmek için değil mi?
Ha, Kral?
Herkes aynı fikirde, Frol.
Butona basıyoruz.
Frol, ateşin var mı?
Pek yok.
Bu benim son şansımdı!
Cidden erkek olmak istiyordum.
Frol, şu uçsuz bucaksız evrene bak.
Bu sonsuzlukta sadece biz yokuz. Tüm bu ışıldayan yıldızlar...
Oralarda yaşam var, olanak var. Göremiyor musun, Frol?
Görüyorum.
Çok güzeller...
Frol, niye benim dünyama gelip benimle evlenmiyorsun?
Ama kadın olmam zaman alır...
Beklerim.
Güzel olup olmayacağımı da bilmiyorum ki...
Çok güzel olacaksın.
Ne oldu?
Sanırım ateşim var...
- Kurtarma gemisi geldi! - Beklediğimden çabuk geldi.
- Hasta nerede? - Burada, efendim.
Herkes gemiye binsin.
- Bir fazla olduğumuzu öğrenecekler. - Artık ne fark eder ki?
Dokuz kişiyiz!
Bir kişi kayıp!
Kim kayıp?
Oturun.
Eğitmen Glenn, buyurun.
Taşkafa!
Ben, eğitmen Glenn. On birinci bendim.
Bu son sınav işbirliği ve adaptasyon kabiliyetinizi ölçmek için hazırlandı.
Uzayda sık sık umulmadık durumlarla karşılaşırız.
Tıpkı orada olmaması gereken on birinci adam gibi.
Görevim gruba karışıp, soruna sebep olmak...
...ve olabildiğince çabuk butona basmanızı sağlamaktı.
Acil bir durumdaysa sizleri koruyacaktım.
Peki neden Tada seni tespit edemedi, Taş... şey, eğitmen Glenn?
- Telepatlık konusunda ondan üstünüm. - Yoksa?..
Evet, Ganga'nın kazasına da sebep olan bendim.
Seni zor durumda bıraktığım için üzgünüm.
Yörünge kayması ve virüs programda yoktu.
Akademi'nin hatasıydı.
Yine de son derece zor koşullarda 45 gün ayakta kaldınız.
Tüm gruplar içinde en iyi sonuç sizinkiydi!
Doğrusunu isterseniz, yetmiş grup içinde...
...yalnızca altısı 35 günden fazla dayanabildi.
Hepiniz sınavı geçtiniz!
- Geçtik mi? - Geçtiniz mi dedi?
Kozmo Akademisi adına sizleri tebrik ederim.
Tebrikler.
- Geçtik be! - İnanamıyorum!
- Tada! Ne güzel değil mi? - Teşekkürler, Ganga.
- Birlikte çalışabiliriz! - Tabii ki, Toto!
Tada, her şey için üzgünüm.
Kral...
Seni bir daha hiç göremesem de asla unutmayacağımı bil!
Kendine iyi bak.
Dördüncü!
Tebrikler, Bay Sezgisel! Esaslı adamsın ha!
Sen var ya sen!
- Tada, bağlantıyı koparmayalım. - Teşekkürler!
Derslerde görüşürüz.
Artık Frol de erkek olabilir!
Haklısın. Sevinecektir.
- Tada. Tebrikler. - Teşekkürler, Bay Glenn.
Senin ihtiyar...
...Esperanza faciasından sağ kurtulduğuna dair bizi bilgilendirmişti.
- Bu gruba alınmanın sebebi buydu. - Bilge kişi mi?
Akademi'nin mezunlarındandır. Ve sen de kendini ispatlamış oldun.
Seninle gurur duyacaktır. Şimdi git ona müjdeni ver!
Başüstüne!
Tada.
- Selam. - Selam.
Ee?
Hâlâ geçtiğimize inanamıyorum!
Annem ve ablalarım benimle gurur duyacaktır!
Senin adına çok sevindim.
Hâla kadın olmamı istersen, olabilirim.
Çeviri: reel (ToxicworlD)
TOTO NI: Tüm evrende bitki dağılımı üzerine yeni bir teori yayımladı.
CHACO KACKA: Küçük çapta yıldızlar arası bir ticaret şirketi kurdu.
DOLPH TASTA: Yıldızlar Arası Adliye Sarayı'nda Hâkim Yardımcılığı'na atandı.
VIDMINER KNUME: Yayımladığı "Menir'in Yazı" adlı şiir koleksiyonu satış rekorları kırdı.
GANIGUS GAGTOS: Hastalığına deva bulmak için memleketinde çalışmalarına devam ediyor.
IV. DORICAS SOLDAM: Gezegeninde yönetici olarak yoğun bir hayat sürdürüyor.
AMAZON CARNIAS: Bestekâr oldu.
KRAL MAYAN BACESKA: Gezegeninde kaynakların gelişiminden sorumlu ve...
...Dördüncü Soldam'ın kardeşiyle evli.
GLENN GROFF: Uzay talimi esnasında bir öğrencisini kurtarmaya çalışırken can verdi.
TADATOS LANE ve FROLBERICHERI FROL: Birlikte pilotluk eğitimini tamamlayıp...
...evlendiler.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.