Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Kamyon geliyor. Biraz yavaşla istersen.
Gördüm.
(Zehra) Çok hızlı geliyor. Dur, dikkat et.
Ömer yavaş, yavaş. Ömer yavaş.
-(Mert) Ömer! Ömer dur! -(Zehra) Üstümüze geliyor.
-(Alev) Ömer! -(Mert) Ne yapıyorsun?
(Bağırma sesleri)
(Alev) Ah, ah!
(Müzik)
(Müzik)
Ne yaptın be adam?
Çarptın mı yoksa?
-Ne susuyorsun? -(Erkek ses) Hayır, efendim.
(Erkek ses) Son anda duyduk emrinizi.
(Erkek ses) Ama niçin vazgeçtiniz anlamadım.
Sana ne be adam?
Ne emrediyorsam onu yap.
Yok et diyorsam, yok et, bırak diyorsam, bırak.
Sorgulaman için para ödemiyorum sana.
Emredersiniz efendim.
Talimatınız üzerine kaza son anda gerçekleşmedi.
(Hilmi iç ses) Niye bindin o arabaya Mert niye?
(Hilmi iç ses) Ya o mesajı daha geç görseydim?
(Hilmi iç ses) Neredeyse oğlumu kendi ellerimle öldürecektim.
Kesin Hilmi Yılmaz'ın işi bu.
Arkasında iz bırakmıyor.
Hıh.
Hah. Nihat burada mıydın? Ben de yanına geliyordum.
Ya yanında söyleyemedim ama halam çok kötü.
Neden? Ne olmuş?
Bilmiyorum ki. Galiba yemekte tatsız bir olay yaşamış.
Ve çok üzgün hissediyor kendini.
Halam mı üzgün? Yok canım.
Sen abartıyorsundur.
Aa, yani benim gibi resmi yemekleri sevmemiştir.
Ondan öyledir.
Ya Nihat sen beni dinlemiyor musun?
Kadın tatsız bir şey yaşamış diyorum. Kendini kötü hissediyor diyorum.
Cık. Eğer öyleyse fena.
Yani canı sıkkın...
I ıh ıh.
Ben odama gidiyorum çocuklar.
Nihat bizim halamın moralini düzeltmemiz lazım.
Yani işimiz zor onu söyleyeyim.
Halam mutluyken ne kadar coşuyorsa...
...üzgünken de kendini o kadar kapatır.
Hı.
Canım bak.
Şimdi halamı mutlu etmek için bir şeyler yapmamız gerekiyor.
Bunun için de size ihtiyacım var.
Kendini iyi hissettirmemiz, özgüvenini falan yerine getirmemiz lazım.
Bunun için gerekirse Asya'yı da, seni de, hepinizi de kullanacağım yani.
Ha nasıl buldun fikrimi?
Yani denemeye değer.
Hadi.
(Ömer) Herkes iyi mi?
(Mert) İyi misin?
(Ömer) Başın?
Başını mı çarptın?
İyi misin? Bir şeyin yok değil mi?
(Ömer) Boynun ağrıyor mu?
Dur, dur oynatma, bekle.
(Ömer) Başın falan dönmüyor değil mi, iyisin?
Yok. Tamam iyiyim. Gerçekten bir şey yok.
Alev?
-(Ömer) Mert? -(Mert) Merak etme iyiyiz.
Adam sanki delirmiş gibiydi.
Yani sanki bilerek üstümüze sürdü.
Uyuya kaldı herhalde.
Yani son anda direksiyonu kırdığına göre.
(Müzik)
Aşağı inelim.
Bir elini yüzünü yıka. Kendine gelirsin.
Dur, dur. Bir saniye arabayı çekeceğim.
Arabayı biraz öne alacağım.
(Araba sesi)
(Müzik)
İyi misin? Bir şeyin yok değil mi? İyisin.
(Zehra) İyiyim, iyiyim. Tamam.
(Zehra) Gerçekten bir şeyim yok.
Su. Ben su getireyim sana.
(Müzik)
Yüzünü yıka. İyi gelir.
(Müzik)
Daha iyisin değil mi?
(Zehra) Tamam. İyiyim teşekkür ederim.
(Zehra) Ucuz atlattık. Hepimiz ölebilirdik.
Herkes iyiyse yolumuza devam edelim.
(Müzik)
Ömer ne oldu?
Lastik patlamış.
Ah, ah.
Şaşkın misafir ev sahibini ağırlarmış.
Benimki de o hesap.
Ah, ah Cevriye nasıl hallere düşürdün be kendini.
Her horoz kendi çöplüğünde öter diye boşuna dememiş atalarımız.
(Ayak sesi)
(Ayşe) Halacığım.
Hah.
Bugün acaba Asya'yı kreşten alır mısın?
E alırım almasına da...
...sen iyi misin? Hasta falan değilsin değil mi?
Yok, yok hala iyiyim ben.
Ya bizim siteye reklam alımıyla ilgili bir görüşme yapmam lazım da.
Nihat?
Halacığım, benim acil çıkmam lazım. Toplantım var.
E, beni Ökkeş abi götürecek.
Zehra da yok.
O yüzden senden istedim. Ama senin de işin varsa...
Ay yok kızım. İşim falan yok.
Ben üstüme bir montumu alayım.
Bir de ilacımı içeyim. Unutmadan alır gelirim.
Ya hala sen çok harika bir insansın.
Ya teşekkür ederim bu iyiliğin için.
Ah be yavrum teşekküre ne hacet. O benim torunum.
Seve seve, zevkle alırım ben onu şimdi.
Gördün mü bak?
Dert ettiğin kadar yokmuş.
(Müzik)
Ben halamı bir lisedeyken böyle görmüştüm.
(Nihat) Bir de eniştemi kaybettiğimizde.
Merak etme aşkım iyi olacak.
Bak rengi hemen yerine geldi.
Ama gevşemek yok.
E, sen de lütfen bir şeyler düşün ne yapabiliriz diye.
Düşünüyorum tabii. Düşünmez olur muyum?
-(Hediye) Ökkeş. -(Ökkeş) Ha.
Akşam yemeği için ne yapsak acaba?
Ya Müzeyyen Hanım da bir şey söylemedi.
Ya yap bir şeyler işte ya.
Sen ne yaparsan, çok güzel oluyor zaten.
(Ökkeş) Aa dur, dur, dur.
Ya kıymalı bir börek yapsana be.
Canım çekti be. Hadi.
İyi fikir.
Aa, benim hazır yufkam da yoktu.
Şimdi açmaya kalksam çok zaman alır.
(Hediye) Hem Ömer Beyler de yok.
Hep beraberken yaparız ha?
Ömer Beyler yok.
E tabii biz yaşlandık.
Eh lafımız dinlenmez oldu.
Ne demişler?
"Kurt kocayınca kuzuların maskarası olurmuş" tabii hah.
Öyle söyleme Ökkeş.
Şakası bile kötü.
Bak Ömer Bey oğlumla Ayşe kızım bir yana...
...benim senden başka kimim var ki?
Sen benim can yoldaşımsın.
Ah benim sultanım, güzelim.
Artık şaka da yapılmıyor sana.
Latife ettim canım, latife ettim yavrum.
-(Ökkeş) Aa, aa. -(Hediye) Yapma.
Şaka da olsa deme.
-(Ökkeş) Aa! -(Cevriye) Oo!
-(Cevriye) Ökkeş Efendi. -(Ökkeş) Hah.
Siz çıkmadınız mı?
Ökkeş abi ben bir telefon bekliyorum on dakikaya çıkarız.
Aa, beraber çıkacaksanız Ökkeş Efendi Asya'yı da alsaydınız.
E halacığım, ben de düşündüm ama Asya'nın okulu bize çok ters kalıyor.
Ben de sen gideceğim deyince, arayıp haber verdim.
Asya çok sevindi, senin geleceğine.
Ay ben gideyim, alayım kuzumu o zaman.
Bekletmeyeyim.
Tamam.
Ökkeş abi, Hediye abla.
Yani daha sonra açıklayacağım ama...
...halamı biraz mutlu etmemiz gerekiyor.
İyi. Ben başkalarını mutlu etmeyi çok severim zaten.
Olur, peki kızım tamam.
Ah be usta.
Niye bu kadar şeyi kendin taşıdın?
Yasemin'i gördüm yolda.
Yemek mi getirdi?
Ha. Şey usta...
Söyle oğlum.
Yasemin annesinden kalan paraları getirdi.
(Koray) Borcumuzu kapatalım diye.
Ama ben almadım parayı.
İyi yapmışsın oğlum.
Çok takıyorsunuz kafaya. Bu kadar büyütmeyin.
Hem çalışır öderiz.
(Salim) Atla deve değil ya.
(Salim) Huf.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Salim) Ah.
Niye senin suratın asık hâlâ?
Bana mı kırgınsın yoksa?
Yok, usta. Olur mu öyle şey?
Ben sadece kendime kızıyorum.
Nasıl anlamadım diye.
Takma evladım kafana böyle şeyleri.
İş kazası olur böyle şeyler.
Öyle de yani bu hatayı yapmamam gerekiyordu.
Neyse. Boş ver hadi işimizin başına dönelim, hadi.
Usta ben bu akşam da çalışacağım.
İyi madem.
Tamam oğlum.
Yasemin ne iyi ettin de geldin kızım.
Yat, yat, yat bir başıma vallahi çok sıkıldım.
Allah kimseyi yalnızlıkla sınamasın.
Leyla abla var ya Şükran teyze.
Duyan da kimsen yok sanacak.
Ay, Leyla?
Leyla'nın varlığıyla yokluğu bir kızım.
Eve bir geliyor işlere gömüldü mü, yüzünü görene aşk olsun.
Eh işte sofrada ne kadar görebilirsem o.
E yoğun ya ondandır.
Şimdi yeni şirket falan kuruyorlarmış ya.
İyi de kızım insan teyzesiyle bir oturur, iki lafın belini kırar.
Nerede?
Bence biz bu sene Leyla ablayı unutalım.
Şirket kurulduktan sonra artık.
Sen Leyla'yla beni boş ver de...
...siz ne yaptınız bakayım?
Ya ne yapalım Şükran teyze.
Yani biraz sıkıntılı işte.
Hayırdır kızım?
Ya benim deneme sınavlarım kötü geçti.
Koray da hâlâ kendini suçluyor.
Vallahi sizin yüzünüzden şöyle ağız tadıyla rahat bir hasta olamıyorum.
Ne varmış bunda, bu kadar dert edecek?
-Yani öyle de... -(Şükran) Tamam, tamam.
Ben konuşurum onunla.
Sen kendini sıkma.
Yasemin sen bize şöyle bol köpüklü güzel iki kahve yap.
Karşılıklı höpürdetelim.
Hemen.
(Şükran) Ay.
Ay iyi ki geldi ya.
Da ne olacak bunların hali?
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
Daha önce de olmuştu.
Yani değiştirmiştik.
Evet.
Değiştirmiştin.
Hem de istemeye istemeye.
(Zehra dış ses) Bir saniye.
(Müzik)
(Müzik)
Fikrini ne değiştirdi?
Cevriye Hanım gelmeseydim demediğini bırakmazdı.
Cevriye Hanım için yani?
Evet. Cevriye Hanım için.
Ne oldu?
(Ömer) İyi misin?
(Ömer) Bir şeyin yok değil mi?
Ya midem biraz ağrıyor.
Bilmiyorum. Gerginlikten herhalde böyle stres yaptığım zamanlarda olur.
Tamam. Eğer dayanabileceksen hemen lastiği değiştirelim.
(Ömer) En yakın bir hastaneye gidelim.
Aa. Gerek yok da...
...benim çantamda mide ilacı olacak.
Tamam getiriyorum.
(Müzik)
(Ömer iç ses) Notum çantasında. Okumuş.
(Ömer iç ses) Atmamış.
(Müzik)
Ben sana bir su getireyim.
(Müzik)
Bitmiş.
Su bitmiş.
Sen beni burada bekle ben bakınıp geliyorum.
Dur.
Ben de geleceğim seninle.
Emin misin?
Yani gelebilecek misin?
Hı hı.
Tamam.
(Müzik)
(Müzik)
(Alev) Şuna bak ya.
(Alev) Ben Ömer'in hayatını kurtarabilmek için canımı ortaya koyuyorum...
...ama onun gözü Zehra yılanından başkasını görmüyor.
Ne pahasına olursa olsun o gözlerin beni görecek Ömer.
Anlıyor musun görecek!
Senin onunla görmeye tahammül edemiyorum artık...
...tahammül edemiyorum!
(Müzik)
Aa, bak çeşme var burada.
Dur, dur beni bekle.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Sen bir ilacını iç.
İç.
(Müzik)
İç hadi.
Nasıl?
Midem ağrıyor demedin mi?
İç.
(Müzik)
Şuna bak.
Ömer'i nasıl parmağında oynatıyor.
(Müzik)
Teşekkür ederim.
(Ömer) Biraz daha iç.
Yok, yok. Gerek yok.
Gidelim mi artık?
Ağrın biraz azalsın gideriz.
Gerek yok aslında.
Bak şurada ağacın altına oturalım.
Ağrın hafifleyince gideriz.
Benden çaldığın bu mutluluğu, bir gün senden söke söke alacağım, varoş gülü.
Arabada Mert olduğu için şimdilik, Hilmi Ömer'i öldürmekten vazgeçti.
Ya gittiğimiz yerde tuzak kurarsa?
Hilmi'yi aramam lazım.
Çekmiyor ki.
Ömer'i hem Hilmi'den...
...hem de şu çalı süpürgesinden kurtarmam lazım.
(Müzik)
Sence ne kadar zarar vermişizdir Beton?
Salim amcayı diyorum.
Bütün malları telef etmişizdir değil mi?
Etmişizdir tabii canım.
Dört dörtlük plan sonuçta.
Yok bu böyle olmayacak.
Ben bir şeyi gözümle görmeden içim rahat etmez.
Şöyle perişan olduklarını...
...rezil rüsva olduklarını bir göreyim de...
...içimin yağları erisin.
Niye gitmeyecekmişim Beton?
Ya biz bu planı, onların mahvolduklarını izlemek için yapmadık mı?
Ay göremeyeceksek ne faydası var?
Hayır, efendim. Gideceğim. Çekil.
Beton dükkânda kal.
Boş bırakma.
(Müzik)
Evlat.
İstiyorsan biraz ara ver ha. Çay içelim.
Yok usta, yorulmadım ben.
Kolay gelsin Salim amca.
Sağ ol.
Maşallah.
İşlerin de yolunda.
(Salim) Sağ ol.
Hayrola ne istedin?
Aa, şey ee...
...benim mutfak dolaplarım eskidi de...
...yenisini yaptıracaktım. Bana ne kadar olur diye bir fiyat alayım dedim.
Ya bu ara, işler biraz yoğun, sıkışığız.
Yani bekleyebileceksen, vaktin varsa olur.
Var tabii, var.
Olmaz mı?
Ya siz dururken başkasına mı, yaptıracağım canım?
İyi madem bekleyeceksen.
Ölçüler yanında mı?
Hı.
Ölçü lazım değil mi?
Ben düşünemedim onu.
İyi o zaman. Ben gideyim ölçüleri alayım.
Hem daha uygun bir zamanda da gelirim.
İyi, tamam.
Size kolay gelsin.
Güle güle.
(Müzik)
(Mert) Ah.
Oh.
-(Mert) Huh. -(Alev) Of.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Alev) Öf.
Şu halime bak.
Ömer yarım bırakmış.
(Mert) Ne oldu, neredeler?
(Müzik)
(Alev iç ses) Yapmış.
(Alev iç ses) Of!
(Alev iç ses) Ömer'i gitmekten vazgeçiremem şimdi.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Alev!
Sana diyorum.
Ömer'le Zehra neredeler?
Şurada bir yerde su buldular.
Sanki çöldelermiş gibi başından ayrılmıyorlar.
Su mu? Harika.
Gidip ellerimi yıkayayım ben de.
Bu arada şu şansa bakar mısın?
Su kendi ayağımıza kadar geliyor.
İşte mucize bu.
Bazen hayatı okumak lazım.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Bir de elleriyle su içiriyor ya!
Elleriyle su içiriyor!
Kimse benim mutsuzluğumun üstüne mutluluk kuramaz!
Hele bir kenar mahalle dilberi asla!
Daha siz benim neler yapabileceğimi görmediniz.
Ama yakında hepinize göstereceğim, göstereceğim.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ya otelde Hilmi, Ömer'e bir şey yapmaya kalkarsa?
Ya yine bir planı varsa?
Hayır, gitmemeli.
Gitmemeli, gitmemeliyiz.
Bu nereden açılıyor?
(Kapı açılma sesi)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
Öf!
Ne yapacağım ben?
Nasıl koparacağım bunu?
(Alev) Ömer gitmemeli.
(Alev) Gitmemeli.
Hem o Hilmi'den hem de varoş gülünden kurtulmam lazım.
Ama nasıl?
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Notu bulmuşsun.
Hangi notu?
Çantamda olan.
Sen benim çantamı mı karıştırıyorsun?
Ya hayır, hayır.
Sen ilacını isteyince...
...çantanda gördüm.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Not yüzünden mi?
Ne not yüzünden mi?
Yani...
...okuduğun için mi geldin?
Hayır, hiç alakası yok.
Anladım.
Not yüzünden değil.
Not yazmak yerine keşke söyleseydin.
Denedim.
Yani defalarca denedim.
Ama her seferinde dinlemeden kaçtın.
İki kelime...
...sadece iki kelime söyleyecek fırsat bulamadın yani.
Evet.
Bulamadım.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Mert) Ah! Burada mıydınız?
Ben de sizi arıyordum ya.
(Mert) Lastik işini hallettim.
(Mert) Gidebiliriz.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ya bu arada ellerimi yıkayacağım da su bulamadım.
Bak, orada.
Hah, süper.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ömer?
Bu kamyon meselesi hiçte kaza gibi gelmedi bana.
Burnuma pis kokular geliyor.
Mert...
...başımıza gelen her şeyi, babana yormayalım.
Hadi gidelim.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Cevriye) Hah, gel benim güzel kızım.
(Asya) Babaanne...
...artık hep sen beni okuldan al.
(Asya) Ceren dedi ki, "Babaannen ne güzelmiş.
Elleri onun hiç buruşuk değil. Bir de portakal gibi saçları var."
(Müzik) (Cevriye gülme sesi)
Onun babaannesinin elleri buruşuk buruşuk, böyle de bastonu varmış.
Hih, Ceren'in babaannesi de çok güzel benim sarı papatyam.
Bak şimdi, bak ellerimi böyle yapıyorum.
Buruşuyor gördün mü?
Ee, şimdi ben çirkin miyim?
Hayır, sen çok güzelsin babaanne.
Uy kurban olurum verene.
(Cevriye) Gel benim güzel papatyam.
Hah! Hediye abla geldiler, geldiler.
Biz görünmeden kaçalım, sıra sende.
Tamam, tamam sen hiç merak etme.
Ah Cevriye Hanım, sizi Allah gönderdi.
Ne oldu ayol?
(Hediye) Cevriye Hanım, ay ben temizlik yaparken daldım...
-...yemeği yaktım. -(Cevriye) Hih!
Akşam yemeğine de çok az zaman var.
(Cevriye) Müzeyyen Hanım'a da söz vermiştim...
...paçanga böreği yapacağım diye.
Cevriye Hanım ne yapacağız?
Aman dert ettiğin şeye bak Hediye, ben iki dakikada hallederim.
Kızın üstünü değiştireyim de geleyim ben şimdi.
Ay Cevriye Hanım...
...Asya'nın üstünü ben değiştirsem.
Yani malum söz konusu paçanga böreği olunca.
Ay tamam, ben o zaman hemen halledeyim.
(Cevriye) Sen değiştiriver üstünü.
Hay Allah sizden razı olsun Cevriye Hanım.
Hepimizin ayol.
Ayşeciğim, ben Asya'nın üstünü değiştirmek için odaya gidiyorum.
Tamam Hediye abla.
Anneciğim gel.
Kuzucuğum, şimdi seninle küçük bir oyun oynayacağız tamam mı?
Yani daha doğrusu benim senin yardımına ihtiyacım var.
Bana yardım eder misin?
Ederim tabii. Ne yapacağım anne?
Gel ben sana anlatacağım. Koş, koş.
Hediye, sence inandı mı dersin ha?
Vallahi bilmem inandı gibi sanki.
-Gel gel Cevriye Hanım'a bakalım. -Hadi, hadi.
(Müzik)
Aa, Hediye!
Oh halacığım...
...Nihat görünce var ya havalara uçacak.
Sağ olsun.
Bugün beni öyle büyük bir dertten kurtardı ki.
Yoksa mümkün değil akşam yemeğini yetiştiremezdim.
Halacığım, sen olmazsan ne yaparız biz?
(Ayşe) Yardım edeyim mi, bir şeye ihtiyacın var mı?
Yok güzel kızım benim, sen git Asya'yla ilgilen, ben hallederim buraları.
Tamam, kolay gelsin.
Hediyeciğim, sen de salata için şu domatesle biberi bir keser misin?
Hemen Cevriye Hanım.
Hadi kes bir.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kaput kapanma sesi)
(Ayak sesleri)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Evet.
Her şey hallolduğuna göre, artık gidebiliriz.
Ee, hadi sizi bekliyorum hadi.
(Kapı açılma sesleri)
(Kapı kapanma sesleri)
(Marş basma sesi)
(Marş basma sesi)
(Marş basma sesi)
(Marş basma sesi)
(Marş basma sesi)
Cık!
(Marş basma sesi) Niye çalışmıyor bu?
Nasıl ya?
Çalışmaması için hiçbir sebep yok.
Ya benzin de var.
Öf! Çok sıkıldım bu ormandan.
Hadi gidelim artık da kurtulalım şu lanet günden.
Ya acaba kaza sırasında, hasar mı gördü araba?
Sanmıyorum. Yani hiçbir yere çarpmadık ki.
Ee, ne yapacağız şimdi?
Birazdan hava da kararacak.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Bak anneciğim, şimdi bizim babaanneyi mutlu etmemiz gerekiyor tamam mı?
Anladın değil mi aşkım?
-Evet anneciğim. -(Ayşe) Bak...
...ama babaanneye hiçbir şey belli etmeyeceğiz.
Tamam mı, anladın mı?
Anladım anneciğim bana güven.
Ben sana güveniyorum anneciğim.
Hem ben sana güvenmeyeceğim de kime güveneceğim söyler misin?
Kalk bakalım prova yapalım hadi.
Ne yapacakmışsın göster.
Babaanneciğim, seninle uyuyabilir miyim?
Hih, ay çok güzel oldu ya.
Oh! Aferin benim kuzuma.
(Ayşe) Çak.
Güzel kızım.
(Gülme sesleri)
(Müzeyyen) Hım...
Anne kız neler karıştırıyorsunuz böyle bakayım?
Anneciğim bahsetmiştim ya.
Ya halamı biraz mutlu etmeye çalışıyoruz şu olaylardan dolayı.
Canım yavrum benim ya böyle şeylere ne gerek var?
(Müzeyyen) Koca koca insanlarız.
Anneciğim asıl koca koca insanların böyle şeylere ihtiyacı var.
Yani mutlu olmaya.
Hadi sen de bize yardım et.
Ederim tabii.
Nerede Cevriye Hanım?
Mutfakta.
Anneanneciğim, lütfen çaktırma.
Bak sen şu pıtırcığa, bana direktif veriyor.
Hı hıh! Kime çekti bu acaba?
Ben de bilmiyorum ki anne, kime çektiğini.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Cık!
Üf!
Ben çok acıktım.
Tamam, sipariş verelim getirsinler o zaman Alev.
Dalga geçme Mert, gerçekten çok acıktım.
Arabada bir şeyler olacaktı.
Ne yapacağız, böyle bekleyip ölecek miyiz açlıktan yani?
Üf!
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
Hiçbir şey kalmamış.
Ay aman ne güzel!
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Asya için almıştım ama bize kısmetmiş.
Neyse artık dönünce Asya'ya bisküvi borcum olsun.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Üf!
Yok.
Teşekkürler.
Şu kadarcık şeyle doyacak değiliz herhâlde.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Üf! Ver şunu!
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Sen sabah kahvaltıda da pek bir şey yemedin değil mi?
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Ben aç değilim gerçekten yedim ben.
Fazla bir şey yediğini görmedim.
Ben mutfakta atıştırdım.
Aç olduğun zamanki yüz ifadeni biliyorum.
(Zehra) Hiç tokum deme.
Benim şu anki yüz ifadem açlıktan değil.
Yani burada sıkışıp kaldığımız için.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Teşekkür ederim.
(Mert) Arkadaşlar...
...bu böyle olmayacak.
En iyisi ateş yakalım.
Hıh, bir bu eksikti!
Allah'tan izcilik kampında eğitim almışlığım var.
Yani günün birinde işime yarayacağını hiç düşünmezdim doğrusu.
Ama bunlarla olmaz.
Bize odun lazım.
Tamam, biz de odun toplayalım.
Harika.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Ah, kahvelerimiz de geldi.
Ay Cevriye Hanım, her şeyi şıp diye yerli yerine nasıl koydunuz öyle?
Ben bir şey yapmadım ki dünürüm, sadece fikrimi söyledim.
Sonuçta sizin zevkiniz.
Öyle söylemeyin Cevriye Hanım.
Ya bu odanın yeni şeklini, ben de beğendim.
Hem temizliği de daha rahat yapılacak.
Müsaadenizle.
Sağ ol canım.
Oo! Demek, kahve faslına da geçtiniz?
Ama bana haber veren yok.
Aşkolsun.
Yoksa benim dedikodumu mu yapıyordunuz ha?
Olur mu öyle şey yavrum?
Sağ olsun Cevriye Hanım benim odamı düzenledi de onu konuşuyorduk.
Ha şu yerleştirme işimi anne?
Bir kere bir git bak.
Hem çok güzel oldu.
İçime sindi.
Odama ferahladı.
Ee harika, çok sevindim.
(Asya ayak sesi)
Babaanneciğim bu gece seninle uyuyabilir miyim?
Ne olur evet de.
Ee, anneciğim olmaz ama bak ee, babaanneyi yormayalım.
Sen babaanneyle uyuma ha?
Bana ne? Ceren hep babaannesinin saçlarıyla oynayarak uyuyormuş.
Oy kuzum uyuruz tabii, beraber uyuruz.
Hem senin balından da bulaşır bana.
Renkli renkli rüyalar görürüm ha.
Ee, hadi kalk bakalım gidelim odaya, gel.
Hoppa.
Hadi gel.
(Müzik)
Ay anne inşallah işe yarar.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
-Aa! -Hih! Ne oldu?
Ne oldu, eline mi bir şey oldu?
Dur bakayım.
Battı sanırım.
Ne yapacağız?
Yo önemli bir şey değil.
Ama nasıl önemli değil? Bu krem falan sürmezsek geçmez ki.
Hayır, hayır.
Küçük bir, yani küçük bir şey gördüğün gibi.
Acımıyor mu?
Hayır.
Bir dakika bakacağım.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Alev) Ömer?
Mert sana seslendi galiba.
Tamam, ben bir bakayım.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Biz de çalı çırpı toplayalım.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Alev iç ses) Seni yılan.
Ayşeciğim...
...yavrum daha ne yapacaksın?
Daha ne düşünüyorsun?
Cevriye Hanım mutlu bence.
Öyle mi dersin anne?
Hah Nihat...
...ya biz bugün bütün gün çabaladık ama...
Merak etme Ayşeciğim, bu sefer halamı 12'den vuracağım.
Hih!
Aa, bilmiyorum Ayşeciğim.
(Nihat) Ya sabahtan beri midem bulanıyor.
(Nihat öksürme sesi)
Çok üşüyorum.
Ay çok fena oldum ben.
Paşam!
(Cevriye) Ay ne oldu sana oğlum?
Ya Nihat, ya tüh!
Ee, ben bir şeyler yapayım mı? Bak ya!
Ya Zehra olsaydı çay falan yapardı şimdi sana.
Çay istemem.
(Nihat öksürme sesi)
-Halacığım? -Ha?
Sen bana hani böyle hasta olunca, çorba yapardın ya...
(Cevriye) Hah.
...ondan yapar mısın?
Aa, Nihatcığım bak, halamı hiç yormayalım.
Sen ne istiyorsan söyle ben yaparım.
Ben çorba isterim.
Ay tamam paşam tamam.
Ben yaparım çorba da sen sabah iyiydin oğlum.
Sonra hangi ara hastalandın üşüttün böyle yavrum?
Ben gideyim hemen çorbayı yapayım.
Ee, yap halacığım, yap.
Yap halacığım, yap.
(Nihat) Yap, uzun uzun yap.
(Nihat inleme sesi)
(Nihat gülme sesi)
Benim hastalığıma hayatta dayanamaz.
Ya Nihat çok acımasızsın.
Ee, ne yapayım canım? En kestirme yol buydu işte.
Hayret bir şey!
-Kuzum! -Ah!
Halacığım.
(Cevriye) Ay nane de koyayım mı, ister misin oğlum?
Koy hala koy, ne varsa koy.
Tamam, tamam. Ben yapıp getiriyorum.
(Gülme sesleri)
Ya, ya görseydi?
Ya görmez.
(Ayşe) Ay ben sana gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum.
Bilme boş ver sen bana bırak.
Ben hallederim.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Mert, bir şey mi oldu?
Anlamadım.
Alev, "Mert seni çağırıyor." dedi.
Yo, yanlış anladı herhâlde ben seni çağırmadım.
Kızlar nerede?
Ben bir bakıp geleyim.
Tamam.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Alev, şu manzaraya bak, çok güzel değil mi?
Ya evet.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik devam ediyor) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Alev, gerçekten burası çok güzelmiş.
Bakayım.
(Müzik - Gerilim) (Dalga sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Bülent Temür - Tugay Çiftci
İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Ayşegül Derin- Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.