Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Onu bulduğunda ne yapacaksın?
Kimi?
Bu büyük sır her neyse ailenin içine kök salmış.
Ve o sır açığa çıktığında ilk önce masumlar ölecek.
Dur!
Mahur Hanım!
Onu bulmak için neyi göze alırsın?
Ölmeyi?
O kısmı zaten geçtik.
Gözümün içine bakıp benim canımı alacak adam
anasının karnından doğmadı.
Senin bu olanlarla ne ilgin var?
Senin bütün bu olanlarla hiç bir alakan yok değil mi?
Beni kurtarmaya değer bulmadığın
o minicik anı gördüm.
Baban.
Baban bazı hatalar yaptı.
Olay günü orada mıydınız?
Gördüğün adam Savaş Yıldırım mıydı?
Böyle olsun istemedim ben.
Bu kadar ileri gidebileceğini bilmiyordum.
Yemin ederim.
Yavaşla biraz.
Çek ayağını gazdan.
Mahur'u öldürecek kadar ileri gideceğini bilmiyordum.
Oğlum çeksene ayağını gazdan.
Ozan çek ayağını.
Aziz Bey'in yüzüne bakamam.
İlhan'ın da yüzüne bakamam.
Biterim ben öldürürler beni mahvolurum.
Oğlum dursana yavaşla Ozan!
Lan!
Beyefendi, beyefendi iyi misiniz?
Ambulans yolda beyefendi.
Oturun kalkmayın isterseniz oturun.
Yanımda bir adam vardı.
Açılın açılın, hava alsın.
Açılın hava alsın.
Yanımda biri vardı.
Ne?
Yanımda biri vardı.
Abi o sizden önce indi.
Nereye gitti?
Şu tarafa doğru koşturdu.
Gel abi.
Çekil.
Bırak.
Açın açın, etrafını açın.
Bak şokta adam.
Allah kahretsin.
Kaçma lan.
Ozan!
Çık lan ortaya!
Yolun sonuna geldin Ozan, çık ortaya.
Lan çık ortaya!
Mahur açar mısın şu kapıyı?
Mahur!
Lütfen kapıyı aç.
Mahur.
Özür dilerim.
Hadi kızım aç şu kapıyı da konuşalım.
Mahur aç şunu yoksa kıracağım artık.
Aç şunu lütfen.
Ne var baba, ne oldu?
Kızım.
Mahur'um.
Canımın içi.
Bunu da yaptın yani sonunda öyle mi?
Ya bir anda nevrim döndü.
Ama yani sen de böyle bir soru bana nasıl sorabilirsin?
Hayal görüyorsun deseydin.
Yanılıyorsun deseydin, saçmalıyorsun deseydin.
Ama sen vurmayı tercih ettin.
Tamam, yapmamam gereken bir şey yaptım.
Ama sen de çok ileri gittin kabul et.
Gitmedim baba.
Sormam gereken bir soru vardı.
Onu sordum sadece.
Yahu adam kaza yaptı.
Anlattım sana.
Sonra da cesedi bulunamadı.
Bu kadar.
Ozan çık ortaya!
Gel buraya.
Gel geberteceğim seni yürü, yürü.
Bırak beni dur. Yürü!
Bırak, bırak!
Ne oluyor lan orada?
Ne bileyim?
Savaş beni öldürür.
Beyler yardım edin adam...
Bırak adamı.
Beyler sizlik bir şey yok hadi çekilin.
Bırak lan adamı.
Lan!
Çekilin dedim çekil elimde kalmayın şimdi.
Çekil!
Lan bırak!
Lan bıraksana.
Ozan!
Taksi, taksi, taksi!
Taksi!
Alo!
Maraşlı neredesin?
Gelip beni alır mısın?
Az işim var.
Ne işin var?
Az işim var dedim.
Ya tamam da benden daha önemli
ne işin olabilir ki senin?
Az işim var işte geleceğim dedim.
Siz neredesiniz ki?
Evdeyim.
Bayan ben sana bir yere çıkma beni bekle demedim mi?
Evet dedin ben de seni dinlemedim.
Bana çocukmuşum gibi davranmaktan
vazgeçer misin artık?
Farkın var sanki.
La havle ve la kuvvete ya.
Mahur!
Hayırdır yolculuk nereye?
Bu evden uzağa abi.
Mümkünse çok uzağa.
Konuşmak ister misin?
Hayır.
Bilmeni isterim ki kaçtığın şey her neyse
o da seninle gelecek.
Kaçtığım bir şey yok benim.
Kaçtığın bir şey var.
Gözlerindeki korkuyu görebiliyorum.
Seni kimin üzdüğünü abine anlatmayacak mısın?
Babamla tartıştık.
Tokat attı bana.
Babam?
Tokat attı.
Şanslıymışsın.
Beni alev alev yanan bir arabada
bıraktığını düşünürsek çok da kötü sayılmaz.
Abi her şeyle dalga geçmek zorunda mısın gerçekten?
Dalga geçmiyorum ki.
Trajik olanın altını çiziyorum.
Her neyse.
Geldim Aziz Bey.
Mahur Hanım'ın yanındayım.
İyi mi Mahur?
İyi iyi.
Siz hayırdır bir sıkıntı mı yaşadınız?
Biz bir tartışma yaşadık da.
Ondan merak ettim.
Merak etmeyin.
İlgilenirim ben geldim şimdi.
Sağ olasın Maraşlı.
Eyvallah.
Bir sahillerde tek başına oturmadığınız kaldı bayan.
Ne olur başlama hiç sırası değil.
Annem gerçekten aşık mıydı o adama?
Bir adam bir kadına şiir okuyorsa muhtemelen aşıktır.
Sen de bana okudun.
Hayır.
Yani okudum da aynı şey değil.
Senin içinden öyle şeylerin gelmesi zor tabi değil mi?
Hep böyle şeyler mi dinliyorsun sen?
Aşık Mahsuni topraktır.
Maraşlı yani.
Kahramanmaraş.
Sana da Kahramanmaraşlı diyelim o zaman.
Uzun gelir.
Maraşlı iyidir.
Hiç arkadaşın var mı?
Var.
Neredeler peki görüşüyor musun?
Çoğu Edirnekapı Şehitliği'nde.
Diğerleri de memleketindedir.
Hapsi mi öldü?
Şehit oldular.
Zor bir hayatın olmuş.
Hangimizin hayatı kolay ki bayan?
O da doğru.
Peki ailen, onlar nerede?
Bir annem vardır memlekette.
Odur.
Sorularımdan sıkılıyor musun?
Evet.
O zaman niye cevaplıyorsun?
Kaba görünmemek için.
İstiyorsan susabilirim.
Susmak iyidir.
Susunca herkes insan.
Çok konuşunca bazıları hayvan olur.
Nasıl yani?
Dedikodu ediyor.
Gıybet yapıyor.
Malayani yapıyor yani.
Malayani ne?
Boş konuşmak.
Sizin geyik muhabbeti dediğiniz.
Yine inmiyoruz galiba.
Ben hayatımda senin gibi
cins birini görmedim biliyor musun?
Bakarsın bugün sever bu yürek.
Yarın sevilir.
Bakarsın.
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.
İnebiliriz.
Kemal.
Nihayet geldin Mahur.
Nerede kaldın?
Heyecandan elim ayağım titriyor.
Açılış için çok az kaldı.
Hemen gitmemiz lazım hadi gel.
Tamam hoş buldum ben de iyiyim sağ ol.
Hadi bırak şimdi bunları ya acil diyorum.
Ya resmen sanat kariyerimin
en iyi işi bu diyebilirim sana.
Diyorum ya sana yani elim ayağım titriyor.
Onun için gel gel diye ısrar ediyorum.
Bu adam kim?
Korumam.
Babamın işleri işte.
Başıma bir iki bir şey geldi de o yüzden.
Kusura bakma.
Estağfurullah.
Alo Savaş Bey, sergi salonundalar.
Tamam takip etmeye devam et.
Enselerinde olduğumuzu bilsinler.
Kendini göster.
Tamam efendim.
O adam da burada.
Mahur Hanım'ın koruması.
Anladım tamam dediğim gibi devam et.
Mahur bugüne kadar yaptığım en anlamlı proje bu.
Selçuk.
Buyurun.
Catering şirketinden geldim.
Öyle mi tamam.
Teşekkürler.
Kardeş bu az önceki kimdi?
Bilmem akşamki davet için
catering şirketinden geliyormuş.
Ben her yerdeyim Maraşlı anlamadın mı hala?
Gözüm her yerde.
Kulağım her yerde.
Mahkeme günü yaklaştı.
Mahur ile bir konuş.
Eğer ifadesini değiştirmezse
sonuçları çok kötü olacak.
Hepimiz için.
Devamlı onun yanında olamazsın.
Bir gün hata yapacaksın.
Yetişemeyeceksin.
Mahur kanlar içinde kucağında kalacak.
İkinizi hastane koridorlarında
koştururken görür gibiyim.
Çıkmamız gerekiyor.
Niye ne oldu ki?
Gitmemiz lazım.
Tamam biraz bekle ayıp olur şimdi.
Oğlum neredesin sen kayıpsın yine.
Yatırımcılar gelmiş, onlarla buluşacağım.
Şey bayağı hevesli görünüyorlar.
Çok iyi tamam ben de geliyorum.
Yok yok, gerek yok.
Ben bir buluşayım önden.
Niyetleri ne kadar ciddi anlayayım.
Şey bir yaramazlık yok değil mi?
Yok ne olacak ki?
Maraşlı oralarda mı?
Bilmiyorum niye sordun?
Ya hoşlanmıyorum ya heriften.
İlhan bak o adama dikkat et.
Onda bir şey var.
Gözün açık olsun.
Ben de hazzetmiyorum.
Boş ver şimdi onu.
Biz işimize bakalım.
İyi haberlerini bekliyorum Ozan.
Tamam.
Ne oldu, bir şey mi oldu?
Savaş aradı tehdit etti.
İfadesini geri alsın diyor.
Etsin.
İfademi falan da geri almayacağım.
Geçti artık hapse girecek.
Hayır bir bitmedi şu adam ben anlamıyorum.
O benimle uğraşıyorsa
ben de onunla uğraşacağım artık.
Davete bu kıyafetle gelmeyeceksin değil mi?
Nesi varmış kıyafetimin?
Dress code var.
Ne var?
Kıyafet zorunluluğu.
Erkekler siyah takım elbise giyecek.
Siyah takımın var değil mi?
Var, var sanırım.
Tamam.
Tamam o halde.
Ben sizi bıraktıktan sonra eve geçerim.
Üstümü değiştiririm hem de bir Zeliş'i görürüm.
Tamam geç kalma ama.
Sekiz buçuk gibi orada olmamız lazım.
Kalmam bayan tamamdır.
Bayan yok, Mahur var.
Peki Mahur Hanım.
Hanım demene gerek yok Mahur diyebilirsin.
Mahur Hanım iyidir.
Mahur.
Çok güzel bir isim.
Mahurcuğum hoş geldin.
Hoş bulduk Nuran abla.
Babam içeride mi?
Odasında.
Tamam sağ ol.
Yani ben de gözünün içine baka baka
sen mi öldürdün Ömer'i dedim.
Kabul ediyorum.
Saçma bir şey yaptım ama yaptım işte.
Ne malum onun öldürdüğü?
Malum değil.
Ama ben sormak istedim.
Duymak istedim.
Davete gidecek zaman mı şimdi?
Bu kızın yarın mahkemesi var baba.
Ben söyledim ama.
Kızının ne zaman laf dinlediği görülmüş Aziz?
Hoş geldiniz.
İyi akşamlar.
Mahur Hanım hazır mı?
Çıkıyor birazdan.
Aman gözünü dört aç.
O herif oralarda olmasın.
Ben de orada olacağım merak etmeyin.
Takım elbiseler giyilmiş.
Kravatlar takılmış.
İşte tam fedai tarzı.
Çok klasik bir sahne.
İki farklı dünyanın insanı beraber bir davete giderler.
Kız süslenir püslenir, erkek smokin falan giyer.
O gece ilk defa birbirlerinden etkilenecekler.
Ama önce Mahur'un merdivenlerden çıkması lazım.
Kızın ayaklarını görürüz.
Seyirci merak eder, ağır çekime düşeriz.
Ve işte bize doğru geliyor.
Ve işte kızı görürüz.
Acayip şık ve vala.
İşte o an.
Gri mi o?
Hani anlaşmıştık siyah giyecektin.
Zeliş'im griyi çok seviyor.
Yakışıklı babam derdi hep.
Ben de gri giydim o yüzden.
Siyah giyseydin daha iyiydi.
Gri gayet iyidir.
Değildir.
iyidir.
Bence gri gayet iyi.
Dilerseniz ben gelmeyeyim Mahur Hanım.
Yok artık daha neler.
Sensiz gidemeyeceğimi biliyorsun.
O zaman uzatma.
Ay Mahur amma abarttın.
Sanki sevgilin.
Şimdilik değil.
Ama ben bu geceden çok umutluyum.
Yani o adam tekrar ortaya çıkarsa
Maraşlı da Mahur'un hayatını bir kez daha kurtarırsa
hafta sonuna yüzükleri takarız bence ha.
Çıkalım mı ne dersin?
Lütfen.
Sadık da sizinle gelsin.
Hem arabayı da kullanır.
Daha iyi olur Aziz Bey.
Orada en ufak bir aksilik olursa
derhal geri geliyorsunuz.
Ben oradayken Mahur Hanım'a zarar veremez.
Merak etmeyin.
Hadi görüşürüz.
Ben nasıl olmuşum?
Bir şey demeyecek misin?
Ben beğenmedim.
Nasıl yani?
Yani bu saç, bu makyaj.
Doğal halin daha güzel.
Sana soranda kabahat zaten.
İyi sormazsın bir daha.
Hödük ya.
Efendim.
Yok bir şey.
Sağ ol Sadık abi.
Bir saniye.
Sen fazla uzaklaşma Sadık kardeş.
Merak etme.
Efendim Aziz Bey.
Geldik Aziz Bey bir sıkıntı yok.
Tamam.
Dur bakayım dur.
Tamam biraz da gülümsersen harika olacak.
Yok tamam vazgeçtim sen gülümseme.
Sen öyle her an birini dövecekmiş gibi bak tamam mı?
Sana daha çok yakışıyor.
Neden burada tek takım elbiseli benim.
Çünkü sana öyle demeseydim
buraya mafya babası gibi gelecektin.
İki saat sabret.
Selam ne haber?
Mahur hoş geldin?
Hoş bulduk nasılsın?
Merhaba.
Merhabalar Mahur ben, çok memnun oldum.
Merhaba.
Merhabalar.
Efendim ne alırsınız?
Güzel papyon kardeş.
Hoş geldin.
Kemal ne haber?
Nasılsın var mı heyecan?
Ölüyorum ya şuraya düşüp bayılacağım.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Seni biriyle tanıştıracağım.
Kendisi bir iş insanı.
Çok zengin acayip bir adam.
Şu an benim sponsorum olmayı düşünüyor.
Yurtdışında da bağlantıları var.
Uzun süredir beni izlediğini ve
işlerime de bayıldığını söyledi.
Harikaymış hadi tanışalım.
Hadi gel.
Merhaba.
Size bahsettiğim arkadaşım Mahur.
Arkadaşınızın bu kadar güzel
olduğundan bahsetmemiştiniz.
Beyefendi ne yapıyorsunuz?
Sevgiliniz mi?
Hayır değil.
Bu kadar güzel bir kadının yanında geziyorsunuz.
Ama sevgilisi değilsiniz.
Kendisi Mahur Hanım'ın koruması.
Öyle mi?
Başınız belada mı?
Hayır çok ciddi bir şey değil.
Kendini korkutucu sanan bir palyaço sadece.
Çok ciddiye almıyorum.
Savaş ben.
Siz de Mr. Bond olmalısınız.
Güzel takım.
Kün, Celal Kün.
Kemal Bey bir bakar mısınız?
Tabi.
Siz devam edin.
Ben diğer davetlilere merhaba deyip geleceğim.
Tamam mı?
Tamam canım.
Ne işin var senin burada?
Yarın mahkememiz var.
Seni son bir kez görmek istedim.
Belki fikrini değiştirebilirim.
Fikrimi değiştirmeyeceğim.
Söylediğin hiçbir şeyin aslı astarı yok.
Her şey yalan dolan.
Ama sen yine de bu gecenin tadını çıkar bence.
Çünkü yarın bu saatlerde
hapishanede çürüyecek olacaksın.
Sen nerede olacaksın acaba?
Boğazın derinliklerinde mi,
yoksa ıssız bir arazide toprağın altında mı?
Buradan sağ çıkmak ister misin kardeş?
Bir teklifin mi var?
Beş dakika veriyorum sana?
Beş dakika içinde çıkmazsan şayet
herkesin içinde ağzını burnunu dağıtacağım.
Bu da Mahur Hanım'ın hiç hoşuna gitmiyor.
Gitmezsem ne olur?
Gırtlağını keserim burada senin.
Gözümün içine bakım benim canımı alacak adam
anasının karnından doğmadı.
Delik deşik ederim seni burada.
Kemal geliyor.
Muhabbet koyulaşmış.
Evet biz Savaş Bey'i çok sevdik.
Ne oldu?
İçkinizi tazeletmemi ister misiniz?
Yok hayır sorun değil.
Kemal Bey sizden bahsetti.
Eğer yardımcı olabileceğim
bir şey olursa bu benim kartım.
Önünüzde uzun bir kariyer görüyorum.
Tabi doğru seçimleri yaparsanız.
Merak etmeyin en doğru seçimi yapacağım.
Tekrar görüşelim.
Görüşeceğiz.
Hoşça kalın Mr. Bond.
Hem zengin hem yakışıklı.
Şöyle birini bulamadın.
Ya ne demezsin.
Allah'tan kartını verdi.
Kemal Bey başlayalım mı?
Tabi.
İzninizle.
Gidelim bayan.
Gidelim.
Sevgili davetliler.
Öncelikle beni bu anlamlı gecede yalnız
bırakmadığınız için hepinize çok teşekkür ederim.
Malum, çağımızın en büyük
sorunlarından biri de göç olgusu.
Bundan iki yıl önce haberlerde denk geldiğim
bir görüntüyü uzun süre hafızamdan silemedim.
Binlerce mülteci sınır kapılarında
silahlı polislerin zulmüne uğruyordu.
Hem de bunu yapan medeni Avrupa ülkeleriydi.
Üşenmedim.
Yanlarına gittim.
Tam bir ay onlarla yaşadım.
İzleyeceğiniz görüntülerin bir çoğunu
bizzat kendim çektim.
Aralarında gerçek görüntüler de vardır tabi.
Umarım beğenirsiniz demek istemiyorum.
Ama umarım etkilenirsiniz.
Kızım.
Anne!
Merhaba.
Daha önce senin için bir çok kayıt yaptım.
Ama bu başka.
Bunu sana özel olarak ulaştıracağım.
Kimsenin görmesini istemiyorum.
Olur mu?
Kızım, yavrum.
Maalesef bilmen gereken şeyler var.
Ben yakında öleceğim.
Belki
Belki baş başa konuşma fırsatımız olmayacak seninle.
Mahur gitmemiz lazım buradan.
Şimdi sakin ol, beni dinle.
Tamam mı?
Ve bu videoyu hiç kimse görmesin.
Hiç kimseyle paylaşmanı istemiyorum.
Tamam mı yavrum?
Baban.
Baban bazı hatalar yaptı.
Ben de.
Maalesef büyük bir yalanın içinde yaşıyorsun yavrum.
Ama sana her şeyi anlatacağım.
Gidelim hadi buradan.
Mahur Hanım!
Değerli misafirler ufak bir teknik aksaklık oldu. Mahur Hanım!
Mahur Hanım sakin ol.
Dur!
Mahur Hanım!
Mahur!
Dur!
Mahur!
Dur! Dur! Mahur, Mahur Hanım!
Mahur Hanım!
Sakin ol.
O görüntüler bende yok.
Nereden bulmuş o görüntüleri?
O görüntüler bende yok.
Mahur sakin ol bir gözünü seveyim sakin ol.
Ya nasıl sakin olayım?
Annem her şeyi anlatmış.
Annem her şeyi anlatmış.
Sakin ol.
Ne olur yardım et bana.
Ne olur yardım et delirmek üzereyim.
Bak bana bak bana her şey zamanla yoluna girecek.
Tamam mı güven bana.
Sadık'a bir şey söyleme.
Kimseye güvenemeyiz.
Sadık kardeş sen taksiyle gidersin.
Ben Mahur Hanım'ı eve bırakırım tamam mı?
Hadi.
Hadi Mahur Hanım.
Onu bulduğunda ne yapacaksın?
Kimi?
Kızını az daha öldüren adamı.
Daha doğrusu az daha öldüren adamı tutanı.
Düşünmedim.
Onu bulmak için neyi göze alırsın?
Her şeyi.
Ölmeyi?
O kısmı zaten geçtik.
Valla Necati söylediğinde haklı çıkabilir.
Ne konuda?
Mahur ile Maraşlı sabah akşam beraberler.
Mahur'un gönlü her an kayabilir.
Saçmalama.
Mahur'un o adamla işi olmaz.
Adam yakışıklı hayatım.
Yani böyle giderse Mahur'u kaptırabiliriz.
Mahur'un o adamla işi olmaz.
Ben kızımı tanırım.
Sen şimdi Mahur'u mu Maraşlı'ya
kaptırmaktan mı korkuyorsun?
Yoksa Maraşl'yı Mahur'a kaptırmaktan mı?
Ben ondan pek emin değilim.
Sen ne diyorsun be?
Ağzından çıkanı kulağın duysun.
Nasıl ithamlar bunlar?
Sinirlendiğine göre haklıyım.
Eğer baban bunları duyarsa seni gerçekten mahveder.
Ama Maraşlı'dan hoşlanan sensin.
Babam beni niye mahvediyor ki?
Terbiyesiz.
Ayrıca seni yargıladığımı da sanma sakın.
Nihayetinde sizin odanızın da
cenaze evinden bir farkı yok.
Hala genç güzel bir kadınsın.
Bu söylediklerinin hesabını vereceksin.
Tamam beni bu evde istemiyor olabilirsiniz.
Ama ben bu iftiraların hiçbirini hak etmedim.
Söylediğim her şey doğru.
En az senin bu evde istenmediğin kadar doğru.
İnanamıyorum.
Bütün bu başıma gelenlere inanamıyorum.
Zor.
Anlıyorum seni.
Ne diyecekti acaba annem o videoda?
Ne anlatacaktı bana?
En azından bir şeyin kesinliğinden eminiz.
Neymiş?
Baban sana yalan söylüyor.
Belki diğerleri de.
Belki de hepsi.
Buna inanıyorum.
Ama sonra inanmak istemiyorum.
Ve inanmamak için bulduğum o küçücük
umuda bütün kalbimle sarılıyorum.
Niye böyle oluyor?
Normal, çok beklenilesi.
Zeliş vurulduğunda onu on ayrı doktora götürdüm.
Dokuzu umut yok dedi.
Düzelmez.
Ama bir tanesi binde bir de olsa bir umut var dedi.
O ihtimal var ya
benim içimi umutla doldurdu.
Kesin düzelir gözüyle bakıyordum.
İşin kötüsü ne biliyor musun?
Ne?
Halen öyle bakıyorum.
Umut çok acayip bir şey.
İnsanın kendine hapis kılıyor.
Benim bu gece bütün umutlarım tekrardan tükendi.
Belki annem beni kimin öldürmek istediğini bile biliyor.
Belki babam başka birisi.
Babam Ömer mi acaba?
Ayrıca Savaş'ın bütün bu olanlarla ne alakası var?
Bu adam ben onu gördüm diye
öldürmek istemiyor muydu beni?
Nereden çıktı şimdi bu?
Nereden buldu bu videoyu?
Ama bu sorunun cevabı basit.
Neymiş?
Ailenden biri verdi ona.
Niye versin ki?
Yarın mahkeme var.
Elini güçlendirmesi lazım.
Yarın mahkemede asla kararımı değiştirmeyeceğim.
Asla.
Mahur.
Ben seni asla bırakmayacağım.
Ne karar verirsen ver yanındayım.
Tamam mı?
Tamam bazen kavga ediyoruz.
Anlaşamıyoruz.
Ama ben senin yanındayım.
Bunu unutma.
Neden peki?
Senin bu olanlarla ne ilgin var?
Maraşlı sen de benden bir şey gizlemiyorsun değil mi?
Senin bütün bu olanlarla hiçbir alakan yok değil mi?
Beni sen buldun.
Beni sakın bırakma olur mu?
Sen istemediğin sürece seni bırakmam.
Tamam mı?
Hadi kalkalım artık.
Kimseye de bir şey söylemek yok tamam mı?
Tamam.
Güzel hadi.
Firuzan!
İyi misin?
Yok bir şey.
Ağlıyorsun.
Kimse beni bu evde istemiyor Aziz.
Ne yaptıysam olmadı, istemiyorlar.
Ne oldu yine biri bir şey mi dedi?
Hayır ben birine bir şey mi yaptım?
Bir terbiyesizliğim falan mı oldu?
Ben ne yaptım seni sevmekten başka Aziz?
Yahu şunu doğru düzgün anlat çıldırtma insanı.
Mahur mu bir şey dedi?
Yok hayır ya boş ver ne olur unutalım.
Lütfen anlatır mısın?
Benim karımı üzmeye hiç kimsenin hakkı yok.
Necati mi?
Kimse seni bu evde istemiyor dedi.
Bak bana!
Sen ne dedin Firuzan'a?
Bazı çirkin yakıştırmalarda bulundum sanırım.
Ağlıyor kadın içeride.
İstemiyoruz seni bu evde demişsin.
O en hafifiydi.
Diğerlerini anlatmadı mı?
Bana bak burası benim evim.
Ben çalıştım, ben kazandım, ben aldım!
Bu da benim karım.
Demek sen çalıştın.
Sen kazandın.
Evet ben kazandım.
Sen sabahtan akşama kadar
ziftlenesin diye çalışmadım ben ömür boyu.
Anladın mı beni?
Doğru.
O kadın yesin diye çalıştın ha baba.
Ya da İlhan şirketi batırsın diye çalıştın.
Sahi baba sen niye çalıştın?
Necati senin ben...
Baba görmüyor musun sarhoş.
Aziz lütfen benim yüzümden olay çıksın istemiyorum.
Gerekirse giderim bu evden.
Çok ucuz bir bölüm.
Daha iyisini bulmalısın.
Gerçekten giderim.
Hatta şimdi giderim.
Firuzan sen de otur oturduğun yerde.
Hiç kimse bir yere gitmiyor.
Necati senden özür dileyecek.
Bu mesele de burada kapanacak.
Bir dakika.
Ben tam olarak ne için özür dileyeceğim baba?
Cici annemizi sevmediğim için mi?
Hayır efendim.
Kimse kimseyi sevmek zorunda değil.
ama sen benim karıma saygı göstermek zorundasın.
Doğru kimse kimseyi sevmek zorunda değil.
Hatta evladı bile olsa.
Hatta evladı diri diri yanıyorken bile
kurtarmak zorunda değil mesela.
Abi başlama yine ya.
Başlayacağım, yine başlayacağım.
Yüzüme baktın baba.
O anı gördüm.
Beni kurtarmaya değer bulmadığın
o minicik anı gördüm.
En kötüsü de ne biliyor musun?
Olmadı öyle bir şey.
Oldu baba.
Bu gece yastığa başını koyduğunda
düşünmeni istiyorum.
O zaman bulacaksın.
Ve ne demek istediğimi anlayacaksın.
Sevgili cici annemiz.
Bizim kutsal meleğimiz.
Lütfen bu sarhoş ve sefil ruhu bağışla.
Sen yeryüzündeki kadınlar içinde
en temiz ve saf olansın.
Her ne kadar milyarder bir adamı kafalamayı
başarmış olsan da benim için bir meleksin.
Lütfen bağışla beni.
Sen gerçek bir zavallısın.
İlhan al götür şunu odasına.
Kapısını da kilitle.
Gözüm görmesin bu serseriyi.
Hayatım.
Ne olursun sen ciddiye alma şu Necati'yi.
Bak yalvarıyorum sana.
Nasıl ciddiye almayayım?
Neler söyledi duymadın mı?
Sen de haklısın ama herif sarhoş.
Ne dediğinin farkında değil ki.
Ya takmış şu arabadaki yangın meselesine.
Niye öyle diyor?
Doğru değil, değil mi?
Ya imkan var mı böyle bir şeye?
Tabi ki doğru değil.
Necati oldum bittim zayıf bir çocuktu.
Bir de üstüne bu alkol mahvetti onu.
O kendi zayıflığının hırsını çıkarıyor bizden.
Onun derdi seninle değil ki, kendiyle.
İyi geceler.
Zeliş'i öp benim için.
Olur iyi geceler.
Mahur.
Nasılsın, bir aksilik yok değil mi?
Yok ne olacak ki?
Ne bileyim yarın duruşma var diye
o adam tekrar aramadı değil mi?
Aramadı.
İyi olduğuna emin misin?
Gözlerin kızarmış.
Yorgunluktandır.
Hadi ben yatıyorum iyi geceler.
İyi geceler.
Sana bir sır vereyim mi?
Lütfen.
Bence cinsel yolla bulaşan
en tehlikeli hastalık akrabalık.
Sağ ol ya çok içimi rahatlattın.
Ayrıca beni bir hastalık olarak
görmen de gerçekten çok hoş.
Ama sen akrabam değilsin.
Kardeşimsin.
Niye öyle söyledin o zaman?
Bilirsin ben genellikle konuşmaya girerken
çarpıcı açılışları severim.
Şuradan bir odun alıp kafama vursaydın ya o zaman.
Pek benim tarzım değil.
Anlat bakalım neye canın sıkıldı.
Hiç.
Ne anlatayım abi her şey ortada işte.
Yirmi yedi senedir bir fiil abinim.
Canının en az beş ayrı şekilde sıkıldığını biliyorum.
Mesela işinde bir aksilik çıktıysa can sıkıntın
daha çok böyle yorgunluk gibi görünüyor.
Ama bir erkek arkadaş meselesiyse işte o zaman
böyle sanki dişinin arasına bir şey girmiş de
bir türlü kürdan bulamamış gibi oluyorsun.
Yani o lanet şey oradan
ne yaparsan yap bir türlü çıkmıyor.
Zihnin bir yerinde seni meşgul ettiğini anlıyorum.
Ya saçmalama abi ya.
O yüzden anlat hadi.
Annemi özledim.
Çok özledim hem de.
Özlediğin annemiz değil ki.
Çocukluğumuz.
Kendi saflığımızı özlüyoruz.
Sen de özlüyor musun yani?
Bir şeyleri özlemeyi uzun zaman önce bıraktım.
Bu kadar umutsuz olmandan hoşlanmıyorum abi.
Ben de romantizmden.
Yine de iyi ki varsın.
Sen de.
O adama bir şey mi yaptın?
Öldürdün mü onu?
Alo!
Bayan hayırdır bu saatte?
Uyuyamıyorum artık bu evde.
İlaç al.
Mantıklı.
Ama ben sohbet etmeyi tercih ederim.
Olur.
Zeliş nasıl?
İyidir uyuyor içeride.
Peki Zeliş annesini hiç özlemiyor mu?
Özlüyor tabi.
Özlemez mi özlüyor.
Arada bir geliyor ama değil mi annesi ziyarete?
Gelir.
Lakin boşandıktan sonra başka bir memlekete taşındı.
Özel olmayacaksa niye boşandınız peki?
Benim yüzümden.
Ben zor biriyim.
Neyin zor?
Askerlik falan işte zor meslek.
Tamam da onu sormuyorum.
Senin neyin zor?
Kıskanç mıydın mesela?
Çalışmayı çok severdi kendisi.
Hı.
Sen de evinin bir kadını olsun istiyordun.
Yani Zeliş doğduktan sonra evet.
Yuh, hangi yüzyılda yaşıyorsun ki sen?
Aşık mıydınız peki?
Severdim.
Ama ikisi farklı şey.
Bence aşk bir kadına ya da bir erkeğe
harcanmayacak kadar özel bir duygu.
İlahi aşka mı inanıyorsun yani?
Bayan aşk zaten ilahidir.
Başka türlü yoktur ki.
İnsana ait değildir yani.
Bana saçma geldi mesela.
Gelmesin.
Nasıl oluyor da her konuda seninle
farklı düşünebiliyoruz acaba?
Farklı karakterleriz tabi normaldir.
Belki de.
Ama insanlardan sakladığın
başka bir yüzün daha var sanki.
Nasıl yani iki yüzlü müyüm ben?
Hayır canım onu demek istemedim.
Yani başka bir derinliğin daha var sanki.
Yok.
Ben neysem oyum.
Onu anladık.
Sesini duymak iyi geldi ama.
İyi geceler bayan.
Tamam iyi geceler.
Gazeteci falan yok değil mi etrafta?
Yok baba merak etme hallettim ben.
Nasılsınız bugün?
Güneşin tadını çıkar.
Uzun bir süre göremeyeceksin.
Güneş özleyeceğim bir şey değil.
Ben karanlıkta yaşamak durumundayım.
İsabet olmuş.
Davalı Savaş Yıldırım.
Davacı Mahur Türel.
Doğru bildiğin neyse onu yap.
Yaz kızım, soruşturma evrakı incelendi.
Şüpheli Savaş Yıldırım'ın 11 Ocak 2021 tarihinde
Savcı Ali Güven Özyılmaz'ı kasten öldürdüğü
tanıkların ifadesi kapsamında iddia edilmiştir.
Gerek Mahur Türel'in ifadeleri, gerek şüpheli
Savaş Yıldırım'ın bağlantılı olduğu diğer suç ve
ceza dosyaları dikkate alındığında açılan kamu
davasına tanık ifadelerinin
dinlenilmesiyle devam edilmektedir.
Sanık vekiline soruldu.
Efendim müvekkilim suçlamaları
kesinlikle reddetmektedir.
Olay günü orada olmadığı gibi olay ekipleri
olay yerinde bir cesede ulaşamamış,
hiçbir delil bulunamamıştır.
Davanın düşmesini talep ediyorum.
Sayın hakim olayların görgü tanığını
kürsüye davet ediyorum.
Buyurun.
Adınız.
Mahur Türel.
Size sorulan sorular hakkında
doğru cevap vereceğinize, hiçbir şey
saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz,
değer verdiğiniz, kutsal saydığınız değerler
üstüne yemin eder misiniz?
Soracağınız sorular hakkında gerçeğe uygun
cevap vereceğime hiçbir şey saklamayacağıma
namusum, şerefim ve kutsal saydığım inanç ve
değerler üstüne yemin ederim.
Olay günü orada mıydınız?
Evet oradaydım.
Bir savcının öldürüldüğünü görmüşsünüz.
Doğru mu?
Doğru Hakim Bey.
Kızım şimdi söyle bana.
Gördüğün adam Savaş Yıldırım mıydı?
Babana kadim dostu eski ortağı Ömer'in
nasıl öldüğünü sorabilirsin mesela.
Annen hayatta olsaydı ona sorardın.
Ne işin var senin burada?
Yarın mahkememiz var.
Son bir kez görmek istedim.
Belki fikrini değiştirebilirim.
Maalesef büyük bir yalanın içinde yaşıyorsun yavrum.
Hayır Hakim Bey.
Bu adam değildi.
Ne diyor nu kız baba?
Bilmiyorum oğlum.
Mahur!
Sessizlik!
Emin misin kızım?
Eminim Hakim Bey.
Bu adam değildi.
Yerinize geçebilirsiniz.
Gereği düşünüldü.
Her ne kadar sanık hakkında suçu tasarlayarak
canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçundan
cezalandırılması için mahkememize dava açılmış ise de
müsnet suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğine
dair yeterli delil olmadığından sanık
Savaş Yıldırım'ın CMK iki yüz yirmi üç taksim iki
maddesi gereğince beraatine karar verildi.
Mahur!
Mahur nereye?
İlhan!
Bırak.
Ne oldu şimdi?
Ben hiçbir şey anlamadım.
Ne oluyor Maraşlı?
Bilmiyorum Aziz Bey?
Nasıl bilmiyorsun ya?
Biz sana bunun için para vermiyor muyuz?
Ben Mahur Hanım'ı korumak için buradayım.
Akıl okumak için değil.
Allah Allah.
İlhan sakin.
Ah anne, ah anne ah!
Hayır madem böyle yapacaktı
niye günlerdir bizi gerdi anlamadım ki?
Ne olursa olsun sonunda doğru olanı yaptı.
Biz de bu heriften kurtulmuş olduk.
Yerinde olsam hiç öyle düşünmezdim baba.
Aziz Bey, Maraşlı fedai, İlhan'dı değil mi?
Ne istiyorsun lan?
Bir şey istemiyorum.
Çünkü istediğimi aldım.
Mahur Hanım doğru yaptı.
Bana özgürlüğümü verdi.
Bunun benim için ne anlam
ifade ettiğini sizlere anlatamam.
Kendisi nerede?
İçeride biraz solgun görünüyordu.
Ne duru bir güzelliği var değil mi?
Ne anlatıyorsun kardeş sen?
Böylelikle bu mesele kapandığına göre
bir daha kızımın yanına yaklaşmayacaksın.
Anladın mı beni?
Gayet iyi anladım.
Pek anlamış gibi görünmüyorsun.
Yok gerçekten anladım.
Mahkeme stresi yüzünden böyle görünüyorum.
Sağlığım gereği hep kapalı alanlarda
kalmam gerekiyor ama
açık havada kendimi daha iyi hissediyorum.
İnsanoğluna sahip olamadığı güzellikler
hep daha cazip geliyor işte.
Kızınıza benim adıma teşekkür edin lütfen.
Görüşmek üzere.
Olmayacak öyle bir şey.
Baba ben sana diyeyim.
Bu adam yine başımıza bela olacak.
Kızım iyi misin?
İyiyim hadi gidelim artık buradan.
Hadi gidelim çocuklar.
Sen hiç üzme canını.
Sonunda doğru olanı yaptın.
O heriften kurtulmuş olduk.
Nereye böyle acele acele?
Biliyorsun İlhanların mahkemesi var.
Onlar dönmeden oraya yetişmem lazım.
Mahur Hanım'ın başımıza açtığı dertler bitmiyor ki.
Eminim o da böyle olsun istemezdi.
Ay madem istemiyor adamı yakalamak
için o kadar uğraşmasaydı o zaman.
Aldı manyağın birini evin içine soktu.
Başımızdan dert eksilmiyor.
Bu yeni bir durum değil ki.
Türel ailesinin her gün bir sorunu var zaten.
Yok bu sefer farklı.
Korumalar, kaçırmalar, tehditler.
Herkes birden kafayı yedi.
Aziz amca Maraşlı'ya biraz
fazla mı yüz veriyor dersin?
Ay sorma.
Sanki sonradan ortaya çıkmış oğlu gibi davranıyor.
O da kendi oğlundan daha çok konuşuyor onunla.
Bu kadar ne konuşuyorlarmış ki?
Bilmiyorum.
Neden bilmiyorsun?
Sen o evde yaşamıyor musun?
Beni Firuzan ile karıştırma.
Kapı dinleme işi onun görevi.
Benim seni başkasıyla karıştırmam mümkün mü?
Daha ne kadar sürdüreceğiz bunu?
Neyi?
İşte böyle gizli buluşmalar.
Ben halimden memnunum.
Ben çok sıkılım.
Artık İlhan'a tahammül edemiyorum.
Bak hayatım şirket de İlhan da
şu an çok zor bir durumda.
Biraz daha zaman tanıman lazım tamam mı?
Çok az kaldı.
Sen de eğer o evin içinde yaşasaydın
anlardın neler hissettiğimi.
Ben çıkıyorum görüşürüz.
Ne haber Ozan?
İyidir oteldeyim.
Otelde mi?
Ozan Bey çapkınlık peşinde galiba.
Günahımı alıyorsun.
Hani sen adamlarla buluşacaktın?
Adamları bekliyorum.
Tekrar buluşma ayarladım.
Süper, mahkeme bitti ben de geleyim.
Ha yok gerek yok.
Ben onlarla görüşeyim sana haber veririm.
Ben bugün işe gelemeyeceğimi
söylemek için aradım zaten.
Tamam tamam şu işi halledelim yeter.
Bu arada mahkeme ne oldu?
Tutukladılar mı herifi?
Bir ... olduğu yok.
Mahur ifadesini geri çekti.
Savaş beraat etti yani.
Sen ciddi misin?
Mahur ifadesini geri çekti.
Aynen öyle.
Neden yapsın ki böyle bir şeyi?
Ne bileyim abi?
Klasik Mahur şımarıklığı işte.
Dikkatler onun üzerinde olsun diye herhalde.
Sabah sabah hepimizi deli etti.
Savaş beraat ettiğine göre
bu mesele kapandı o zaman.
Adamın meseleyi kapatmış gibi bir hali yoktu ama.
Şimdilik öyle görünüyor.
Tamam görüşürüz o zaman.
Ben sana haber veririm.
İlhan hadi oğlum.
Geldim baba.
Ne diyor Ozan?
Mahkemeyi merak etmiş.
Bir otel lafı ettin.
Müşterilerle görüşüyor.
Bana bak boşlamıyor değil mi çocuk şirketi?
Yok baba ne alakası var?
Müşterilerle görüşüyor işte.
Hadi gidelim.
Baba ben stüdyoya geçeceğim.
Çalışacak mısın bugün?
Yok kısa bir işim var.
Sen bilirsin.
Dört aç gözünü.
Bir şey söylemeyecek misin?
Ne gibi?
İfademi neden geri aldığımı sormayacak mısın?
Hayır.
Doğru sen neden olduğunu zaten biliyorsun değil mi?
Tahmin ediyorum.
Ve tahminlerin hep doğru çıkıyor.
Genellikle.
Az önce bir katilin elini kolunu sallayarak
dışarı çıkmasına izin verdiğime inanamıyorum.
Durdurur musun arabayı, hava alacağım.
Savaş elini kolunu sallayarak dışarıda gezen
ne ilk katil, ne de son katil.
Bu konuyu kafanıza takmayın.
Hani ne karar verirsem vereyim yanımda olacaktın?
Böyle mi olacaksın yanımda?
Ben size doğru bildiğinizi yapın dedim.
Düşmanla işbirliği yapın demedim.
Hem siz istiyorsunuz ki ben sizin
vicdanınızı rahatlatayım bayan.
Ben sizi korumakla görevliyim.
Vicdan Allah ile aranızda.
Ben senden hiçbir şey istemiyorum.
Ben sadece beni anlamanı bekledim.
Kimse beni anlamasa da
senin beni anlamanı bekledim.
Benim sizi anlamam niye bu kadar önemli peki?
Çünkü şu anda güvenebileceğim tek insan sensin.
Senin dışında bana doğruları söyleyen kimse yok.
Annemin dediğini duymadın mı?
Büyük bir yalanın içinde yaşıyorsun dedi bana.
Ne demek oluyor bu?
Sana diyorum.
Dinliyorum.
Bu kadar mı yani?
Bakın bunu niye yaptığınızı anlıyorum.
Ama doğru yapmadığınızı söylüyorum.
Eğer geçmişe dair bu meseleyi çözmek istiyorsanız
konuşmanız gereken kişi Savaş değil.
Aziz Bey.
Anlatsa anlatırdı zaten.
Görmüyor musun o da beni bu meselenin
içinden uzaklaştırmaya çalışıyor.
Doğru olanı yapıyor.
Belli ki meseleyi deştikçe altından pislik çıkacak.
Ya sen bana kendin demedin mi?
Senin ailenden birisi seni öldürmeye çalışıyor diye.
Belki annem o kişinin kim olduğunu biliyor.
Belki benim düşmanım annemin de düşmanıydı.
Orada bana anlatmak istediği bir şeyler vardı Maraşlı.
Ve ben bunları öğrenmek istiyorum.
Zaten ölürken yanında olamadım.
Belki bu meseleyi anlarsam
biraz da olsa huzur bulmasını sağlarım.
Mahur Hanım.
Hızlı koşmak için düşmanın atına binen sensin.
Kimseyi suçlama.
Bir şey soracağım.
Nasıl yapabiliyorsun sen bunu?
Neyi nasıl yapabiliyorum?
Dünyanın en duygusal en anlayışlı adamı gibi davranıp
sonra birden nasıl böyle olabiliyorsun?
Pardon unutmuşum.
Sen bana fikir vermek için değil
beni korumak için yanımdasın değil mi?
Hadi gidelim.
Ben hiç anlamadım bu anlattıklarınızı.
Özellikle de Mahur'un yaptıklarını.
Hiç aklım almıyor.
Ben çok şaşırmadım.
Kardeşimin büyüdükçe
bana benzediğini düşünüyorum.
Ne yönden?
Kafası hep güzel gibi.
Abi şimdi hiç sırası değil gerçekten.
Bari şu durumda yapma ya.
Bir şey yaptığım yok.
Kapandı gitti işte mesele.
Hepimiz bunu istemiyor muyduk zaten?
Orası öyle.
Ben Maraşlı'yı çağırdım.
Bir de ona soralım.
Mesele kapandı gitti diye seviniyordun.
Niye şimdi çağırdın Maraşlı'yı?
Benxe onun işine son vermek lazım baba.
Mahur ifadesini geri çekti dosya kapandı.
Tamamen katılıyorum.
Dur bakalım.
Ben kızımı bilirim.
Senin kızınsa benim de kardeşim.
Benim de.
Öyleyse ikinizin de gayet iyi bilmeniz lazım ki
Mahur hiçbir kararından bu kadar çabuk dönmez.
Kız kardeşiniz olacak o
inatçı keçiyi tanımıyor musunuz?
Biliyorum baba o yüzden söylüyorum zaten.
Mahur'a hiçbir şey o ifadeyi
vermekten vazgeçiremezdi.
Hiçbir şey diyorum bak.
Vazgeçtiğine göre demek ki kendi isteği.
Ben bu Savaş meselesinden çok sıkıldım artık.
Burada mısın?
Siz evdeyseniz eve geçeyim ben.
Zeliş'i göreyim.
Tamam ben çıkarsam haber veririm sana.
Maraşlı.
Buyur Sadık kardeş.
Aziz Bey gelince bir uğrasın dedi.
Mahur!
Kızım.
Yorgunum sonra konuşalım mı?
Bu neydi şimdi?
Biraz yalnız kalsın bence.
Necati haklı.
Bu meseleyi daha fazla kurcalamayalım baba.
Bir şey kurcaladığımız yok yahu.
Meseleyi anlamaya çalışıyorum.
Sadece Mahur'u değil bütün ailemizi
tehdit etti bu herif hatırlatırım.
Baba senin bizden sakladığın bir şeyler mi var?
Şüphelendiğin bir şey mi var?
Saçmalama.
O zaman niye çağırıyorsun Maraşlı'yı?
Kov gitsin.
Gel Maraşlı gel.
Selamünaleyküm.
Beni çağırmışsınız.
Çağırdım.
Çıkışta bu mahkeme meselesini konuşamadık seninle.
Tamam dava kapandı, biz bu heriften kurtulduk.
Ama yine de benim içime sinmeyen bir şeyler var.
Mahur'un böyle birdenbire dönmesini
kafamda bir türlü oturtamıyorum.
Kendimi ikna edemedim.
Belki sen beni ikna edersin dedim.
Aziz Bey benim de sizinle bir şey konuşmam lazım.
Lakin daha müsait bir yerde.
O ne demek şimdi?
Bizim gizlimiz saklımız yok.
Anlat burada.
Konu sizi alakadar etmiyor.
Aziz Bey'i ilgilendiriyor.
Ya sen hele bir anlat da
o kadarına da biz karar verelim.
Tamam gel benim odamda konuşalım.
Yok artık baba.
İlhan oğlum, tamam uzatmayın.
Ne haliniz varsa görün.
Ben şirkete geçiyorum zaten.
İlhan bir şey soracağım.
Dilşat nerede?
Ne bileyim ben odasındadır.
Yok odasında yok.
Bütün gün evde de görmedim.
Dışarı çıkmıştır herhalde.
Çıkmıştır haber vermedi.
Bence onunla biraz daha ilgilenmelisin İlhan.
Ne demek istiyorsun Firuzan?
Bir şey demek istemiyorum.
Ben sadece sizin mutlu olmanızı istiyorum.
Biz mutluyuz rahat ol sen.
Seni dinliyorum Maraşlı.
Bu Savaş meselesi bitti mi ne diyorsun?
Bence bitmedi.
Bu herifin başka hesapları var.
Ne gibi?
Müsaade var mı bilgisayar için?
Tabi.
Nedir bu?
Dün akşamki sergiden görüntüler.
Bir şey mi oldu?
İzleyin.
Şimdi sakin ol.
Beni dinle.
Tamam mı?
Ve bu videoyu hiç kimse görmesin.
Hiç kimseyle paylaşmanı istemiyorum.
Tamam mı yavrum?
Baban.
Baban bazı hatalar yaptı.
Ben de.
Maalesef büyük bir yalanın içinde yaşıyorsun yavrum.
Maraşlı nedir bu?
Valla bilmiyorum.
Fakat eski karınızın bir takım sırları varmış.
Benim karımın sakladığı sır mır yok.
Olsa ben bilirdim.
Devamı var mı bunun?
Maalesef.
Yok.
Zaten bu oyunu Savaş organize etmiş.
Mahur Hanım tutuldu haliyle.
Bu görüntülerin devamı var mı?
Annem ne diyordu diye.
Aziz Bey bu Savaş bir şeyler biliyor.
Mahur da onunla pazarlığa oturdu diyorsun.
Bilmiyorum ama olabilir.
Mahur Hanım annesine karşı çok hassas.
Öyledir.
Bu görüntüleri şimdilik benden başka kimse bilmesin.
Sen kimseyle bir şey konuşma.
Nasıl isterseniz.
Yeni bir şey öğrenecek olursan da
önce benim haberim olsun.
Bak Maraşlı.
Ben bu aileyi bugünlere kolay getirmedim.
İt gibi çalıştım.
Çok gemiler yaktım.
Ama hileye hurdaya hiç bulaşmadım.
Bir gün olsun çocuklarımın kursağından
haram lokma geçirmedim ben.
Karım ne anlatacaktı bilmiyorum.
Savaş ne biliyor, onu da bilmiyorum.
Onun için benim hakkımda
yanlış bir şey düşünmeni istemem.
Sen dürüst bir adamsın.
Ben de senin kadar dürüstüm.
Eyvallah.
Bu aralar fazla dışarı çıktım galiba.
Daha dikkatli olmalısınız Savaş Bey.
Rahatsızlığınızı biliyorsunuz.
Bilmez miyim?
Babamın genlerinden gelen hatıra.
Eğer yaralarınız mikrop kaparsa tedavi için
daha ağır ilaçlar kullanmanız gerekir.
Bu ilaçların da yan etkisi malum.
Bugün için size teşekkür ediyorum.
İyi günler Savaş Bey.
Mahkeme meselesi bittiğine göre
Maraşlı'dan kurtulmanın vakti geldi sanırım.
Maraşlı öyle sıradan biri değil.
Kendi ajandası var.
Bir şeylerin peşinde.
Ne diyorsun?
Olabilir.
Maraşlı'dan bir an önce kurtulmamız gerekiyor.
Kafanızda ne var?
Mahur.
Nasıl yani?
Benden hoşlanıyor galiba.
Yoksa niye ifadesini değiştirsin ki?
Şey Savaş Bey kızı tehdit ettik ya.
Hayır onunla alakası yok.
Anlarım ben, hoşlandı benden.
Arıyor da.
Efendim Mahur Hanım.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
İstediğini yaptım.
Şimdi sıra sende.
Görüntüleri istiyorum.
Tabi.
Anlaşmamız neyse sonuna kadar sadık kalacağım.
Sözüme güven.
Sana mı güvenecekmişim?
Güldürme beni.
Halbuki gülmek size ne kadar yakışıyor.
Hediyemi aldınız mı?
Ne hediyesi?
Hayırdır kardeş?
Mahur Türel'e getirmiştim.
Kimden geldi?
Bilmiyorum abi karta adını da yazmamış.
Ver bakayım.
Ne oluyor?
Mahur Türel.
Evet benim.
Çiçekler sizin içindi ama.
Tamam teşekkür ederim.
Ne var canım?
Çiçeğin içine bomba yerleştirecek
halleri yok herhalde.
Ben öyle bombalar gördüm ki bir bilseniz.
Sen niye buradasın gitmiyor muydun?
Babanız çağırdı o yüzden buradayım.
Gidiyorum şimdi.
Tamam güle güle.
Attığınız adım yeni bir birlikteliğin
başlangıcı olacak biliyorum.
Ne demek oluyor şimdi bu?
Dalga mı geçiyorsun benimle?
Sabah biraz gergindiniz.
Hoşunuza gider diye düşündüm.
Ben seninle görüntüler için anlaştım.
Sen bana saçma sapan notlu
bir çiçek mi gönderiyorsun?
Lütfen sakin olun.
Tabi ki görüntüleri de alacaksınız.
Ben sadece samimiyetimizin yeni bir
boyut kazanmış olmasını kutlamak istedim.
Ben sadece görüntüleri istiyorum anladın mı beni?
O görüntüleri bana vereceksin.
Tamam vereceğim.
Bugün kaç gibi uygun olursunuz?
Öğleden sonra dört diyelim mi?
Tamam.
Diyelim, nerede buluşacağız?
Adres biraz karışık.
Ben şimdi sizin telefonunuza konum atıyorum.
Nevzat.
Buyurun komutanım.
Bizim Behçet'in kulübe ne durumda?
Hazırlarız komutanım.
Ne zaman lazım?
İyi bir iki saate oradayım.
Bir de misafirimiz var.
Tamamdır komutanım
Ben hemen geçiyorum oraya.
Hadi aç oğlum.
Buyurun komutanım.
Alo Nevzat şimdi ne işin varsa bırakıyorsun.
Sana bir taksi plakası yolluyorum.
Onu bulmamız lazım tamam mı?
Ne haber Ozan?
İyidir oteldeyim.
Otelde mi?
Taksiciyi buldum.
Ozan'ı Grand Home Otel diye bir yere bırakmış.
Selamünaleyküm kardeş.
Buyurun efendim.
Ben Ozan Şanver'e bakmıştım.
Kaç numaralı odada kalıyor acaba?
Niçin aramıştınız?
Kendisine bir paket getirdim.
İlhan Türel yolladı beni.
Söylerseniz anlayacaktır.
Bir saniye izninizle.
Ozan Bey merhabalar.
Size İlhan Türel'den bir paket
getirdiğini söyleyen beyefendi var ama.
Anladım.
On altıncı kat bin altı yüz iki nolu oda.
Eyvallah.
İsmin ne senin kardeş?
Okan abi.
Okan kardeş.
Sende bu kapıyı açan zımbırtılardan var mı?
Var abi.
Peki bana verecek misin?
Güzel.
Bu arada sen bir şey görmedin değil mi kardeş?
Görmedim abi.
Güzel, kolay gelsin.
Ben de seni arayacaktım aslında.
Bak anlaşabiliriz.
Bilmediğin çok şey var.
Ben Mahur'a asla zarar vermem.
Onun kılına bile zarar gelsin istemem.
Mecbur kaldım anlasana.
Savaş yüzünden.
Beni de tehdit etti gerçekten.
Ozan ben sana neden kardeş
demiyorum biliyor musun?
Elden kardeş olur.
Hemşeriden kardeş olur.
Yedi yabancıdan bile kardeş olur.
Ama hainden olmaz.
Sen üstüne başına bir şey giy hele.
Çıkıyoruz.
Ya Maraşlı bir cevap ver.
Nereye götürüyorsun beni?
Çok konuşuyorsun.
Konuştukça benim güvenimi
kaybediyorsun haberin olsun.
Zırıldama da yürü hadi.
Beni istemişsiniz.
Kapat kapıyı kapat.
Sadık biz nerede hata yaptık?
Anlamadım Aziz Bey, ne oldu?
Gel.
Seyret.
Baban.
Baban bazı hatalar yaptı.
Maalesef büyük bir yalanın içinde yaşıyorsun yavrum.
Ne bu şimdi?
Ne demek istiyor Sedef Hanım?
Ne bileyim Sadık.
Belli ki bir şeyler biliyor.
Devamı var mı?
Yok.
O Savaş dün Mahur'un gittiği sergide
ekran yansıtmış bu görüntüleri.
Savaş mı?
O herif bu yüzden mi Mahur Hnım'ın
kafasını karıştırıp duruyor.
Sedef Hanım ne biliyor ki?
Ne bileyim Sadık, ne bileyim?
Sen Sedef'e bir şeyler anlatmış mıydın?
Ne anlatacağım ki?
Ömer'i ben gömdüm mü diyeceğim?
Hem bu herif nereden bulmuş bu görüntüleri?
Ne bileyim Sadık, ne bileyim?
Bu herif birdenbire peydah oldu girdi hayatımıza.
Yani çıldırmak işten değil.
Ne istiyor lan bu herif benim ailemden?
Bu görüntülerin devamı varsa biteriz Aziz Bey.
Mahvoluruz.
Dur Sadık dur, sakin ol.
Sen çeneni kapa, gözünü kulağını aç bekle.
Ben çözeceğim.
Peki.
Şimdi beni yalnız bırak.
Aziz Bey merhaba.
Ben de sizi arayacaktım.
Mahkeme telaşından sizlere
tam manasıyla teşekkür edemedim.
Ne istiyorsun lan sen benden?
Niye ailemin peşindesin benim?
Tesadüf diyelim.
Benim hayatıma siz girdiniz.
Daha doğrusu kızınız girdi.
Önce hayatıma, sonra kalbime.
Saçma sapan konuşma lan.
Kızımın adını ağzına almayacaksın bundan sonra.
Böyle söylemeyin, alışsanız iyi olur.
Senin düşmanın benim artık.
Ben, Aziz Türel.
Ne derdin varsa benimle göreceksin.
Çözelim bakalım.
Buyurun sizi dinliyorum Aziz Bey.
Aziz Bey.
Sesinizi alamıyorum, tünele mi girdiniz?
Nereden buldun o görüntüleri?
Hangi görüntüleri?
Bırak lan dalga geçmeyi.
Karımın görüntülerini nereden buldun?
Ha şu mesele.
Sanırım olayın ciddiyetinin farkına yeni yeni vardık.
Görüntülerin devamı daha da güzel.
Bir bilseniz neler anlatmış karınız.
Eski karınız.
Sanırım sizden bir şeyler sakladı.
Sadece sizden değil bütün aileden.
Ama önemli olan ne biliyor musunuz benim için?
Tüm bunların başından beri karşımda dürüst adamı
oynayan Aziz Türel'in aslında nasıl bir
sahtekar olduğunu o kadar güzel anlatıyor ki.
O görüntüleri sana kim verdi?
Ne önemi var?
Gözünüzün önündeki şeyi bunca zaman
görememeniz benim suçum değil.
O görüntülerin hepsini istiyorum.
Bütün kopyaları.
İstersiniz tabi.
Hatta kızınızın izlemesini de istemezsiniz.
Ama bu işler alışveriş işleri Aziz Bey.
Ne verdiğinize bağlı.
Yine beni polise ihbar edecekseniz
bu iyi bir alışveriş olmaz.
Geçtik oraları.
Önceki tecrübelerime dayanarak
size pek güvenemiyorum açıkçası.
Beni ikna etmeniz gerekecek.
Nasıl olacak o iş?
Aç gözünü de aç.
Maraşlı bak.
Nevzat şu kağıdı ver hele.
Ne bu?
Seninle aramda temiz bir sayfa açmak istiyorum Ozan.
Yaz bakıyım oraya.
34 SD 806
Yaz.
Hiçbir şey mi çıkmadı peki?
Telefon numarası, bir irtibat?
Küçük bir kağıt parçası.
Bir plaka var üstünde.
Sanırım Mehmet İnci'nin arabasının plakası.
Bağla.
Şimdi sana bir takım sorular soracağım.
Sen de güzelce cevaplayacaksın.
Anlaştık?
Sonra ne olacak?
Öldürecek misin beni?
Ulan ölmekten bu kadar korkuyordun da
...mu vardı da bu herifle iş yaptın ha?
Söyledim ya tehdit etti beni.
Sen de gittin Mahur'un yerini söyledin öyle mi?
Ulan herif öldürüyordu bütün aileyi be.
Cayır cayır yakacaktı insanları.
Pardon.
Bu senin planındı zaten.
Herkesi öldürecektin.
Şirketin başına geçecektin öyle mi?
Plana bak.
Şimdi de diyorsun ki beni tehdit etti.
Savaş'ın nasıl bir manyak olduğunu bilmiyorsun.
Bak Maraşlı o herif çok tehlikeli.
Karşına almak istemezsin.
Duyuyor musun kardeş ne diyor?
Karşına diyor almak istemezsin diyor.
Peki sen benim nasıl bir
manyak olduğumu biliyor musun?
Ozan.
Bende bir takım sorular var.
Sende de bir takım cevaplar.
Şimdi bunları güzelce al gülüm ver gülüm edeceğiz.
Şayet söylemek istemezsen ben bilmiyorum dersen
bu konunun sonu başka şekilde bitecek.
Anlaştık mı?
Güzel.
Şimdi anlat bakalım.
Ne zamandan beri Savaş ile çalışıyorsun?
Aziz Bey'in haberi olacak mı bu konuşmadan?
Adam hala rahatını düşünüyor ya.
Sen hele bir anlat da düşünürüz sonrasını konuş.
Her şey o savcı cinayetiyle başladı.
Fotoğrafları bulmak istiyordu.
Sende olan fotoğrafları.
Savcıyı niye öldürmek istedi peki Savaş?
Bilmem.
O manyak kimi neden öldürmek istesin
ben nereden bileyim ki?
Ben biliyorum.
Zamanında bir terör saldırısı oldu.
Savcı onu araştırıyordu.
Savaş da onu o yüzden öldürmek istedi.
De
Senin bu işle ilgin ne?
Ne saldırısı ya?
Ya ben hiçbir şey bilmiyorum.
Yemin ederim.
Mahur adamın fotoğraflarını çekince
o da gelip beni buldu.
İçeriden bilgi sızdırmam için.
Tehdit etti beni.
Ozan.
Bu durum çok hassas.
Şimdi sorduğum sorulara doğru cevap ver.
Vermezsen, verdiğini hissetmezsem
kafana su yerine benzin dökeceğim.
Anladın mı beni?
Maraşlı yemin ederim ben doğruyu söylüyorum.
Neden inanmıyorsun bana?
Çünkü sen dalaverecisin oğlum.
Anladın mı, kıl kuyruksun.
Ya ben çocukluğumdan beri o ailenin içindeyim.
Hatta biz Mahur ile eski sevgiliyiz.
Sakın oraya gireyim deme sakın.
Şimdi anlat bakalım.
Bu işle ilginiz ne?
Bu saldırıyla ilginiz ne?
Senin ve Savaş'ın?
Hangi saldırı ya?
Al.
Bu saldırı.
Savcı bu saldırıyı araştırıyordu.
Siz de işbirliği yapıp adamı öldürdünüz.
Şimdi söyle.
Bu işle ilginiz ne?
O saldırıyı siz mi düzenlediniz?
Sen delirdin mi?
Benim terör saldırısıyla falan ne işim olur?
Hiçbir bilgim yok.
Hem neden soruyorsun ki bana bunları?
Konunun derinine inmek istiyorum.
Savaş kuyruğu uzun belli.
Ama senin bu işle alakan ne?
Ya ben havayolu şirketinin genel müdürüyüm.
Benim terör saldırısıyla falan işim olmaz.
Dök benzini.
Dur dur dur, Maraşlı tamam!
Tamam dur dur!
Benim Dilşat ile ilişkim var.
Savaş bunu öğrenmiş.
Fotoğraflarımızı çekti.
Onunla tehdit ediyordu beni.
Ulan, görüyor musun ... komutanım?
Dur Nevzat dur.
Ne istiyorsunuz benden?
Bir daha beni rahatsız ederseniz
polise giderim anladınız mı?
Biz de işlerin o boyuta
gelmemesi için uğraşıyoruz zaten.
Benimle ne ilgisi var bunun anlamadım.
Bize yardımcı olabileceğinizi düşünüyoruz.
Türellerle yakınsınız sonuçta.
Mahur Türel'in de eski sevgilisiymişsin.
Bundan size ne?
Şöyle ki Türel ailesinde bize ait bazı fotoğraflar var.
Bizde de size ait bazı fotoğraflar var.
Bize yardımcı olursanız değiş tokuş yapabiliriz.
Ne fotoğrafı ya saçmalıyorsunuz.
Oturun lütfen.
Daha konuşacağımız çok şey var.
Ulan sen hakikaten kansız bir arkadaşmışsın ya.
Bana bak lan, bana bak.
Bak bana.
Bir daha Mahur'un yanına yaklaşmak yok, bu bir.
O defter kapandı.
Anladın mı beni?
İki, Savaş'tan ne duyarsan duy
gelip bana anlatacaksın.
Bunu anladın mı?
Üç.
Lan şerefsiz bana bak bana.
Aziz sana oğlum demiş.
İlhan sana kardeşim demiş.
Gitmişsin onun karısıyla.
Dilşat ile de bir daha birlikte olmuyorsun.
Anladın mı beni?
Anladın mı beni?
Tamam.
Tamam söz.
Bırak böyle kalsın.
Bu Ozan aradığım kişi değil.
Kendisi bir hain, orası kesin.
Ama Zelş'ime bunu yapanlarla bir ilgisi yok.
Artık bundan eminim.
Türeller sandığımdan da karanlık işlerin içerisindeler
Ve bu karanlık Mahur'u yıkmak üzere.
Bu yüzden Mahur'un yanında olmam önemli.
Çünkü aradığım kişi o karanlığın içinde.
Aziz'in bu büyük sırrı her neyse
ailenin içine kök salmış.
Büyümüş mahkum etmiş onları.
Ama birisi o sırrı ortaya çıkarmak istiyor.
Ve o sır açığa çıktığında ilk önce masumlar ölecek.
Şu çok belli Maraşlı.
Derine indikçe daha büyük pislikler çıkacak.
Sabah suladım ben onları Firuzan Hanım.
İnşallah musluk suyuyla sulamadın Nuran.
Kireçlidir onlar.
Onlar daha tazecik.
Sen ne yapıyorsun Necati?
İzliyorum.
Neyi izliyorsun?
İşin mutfağını.
Ayağa bile kalkamıyorsun değil mi?
Hem de bu saatte.
Yazık o kadar konuştu baban seninle.
Ne kadar konuştu babam benimle?
Cici anneciğim.
Ben neden anlatamıyorum derdimi kimseye?
Konuşarak çözemeyiz biz meselelerimizi.
Nasıl çözeceğiz peki Necati?
Susarak.
Aile boyu susarak.
Ömür boyu susarak.
Hadi hep beraber susalım.
Bir, iki, üç tıp.
Mahur nerede?
Ben bir şey mi kaçırdım?
Evet.
İlhamımı kaçırdın babacığım.
Tam yeni bir şiire girmek üzereydim.
Necati ne diyorsun hiç anlamıyorum ki ben seni.
Görmedik Aziz Bey.
Bir şey mi oldu hayatım?
Yok, olmadı bir şey.
Mahur!
Allah'ım Ya Rabbim.
Hadi be kızım.
Allah kahretsin.
Buyurun Aziz Bey.
Mahur seninle mi Maraşlı?
Yok evdeyim dedi en son çıkmayacağım dedi.
Çıkmayacağım dedi ama çıkmış gitmiş işte.
Hiçbir yerde yok.
Nasıl yok?
Ne bileyim ben, yok işte.
Telefon ediyorum telefona da cevap vermiyor.
Sen çabuk buraya gel.
Tamam, tamam geliyorum, geliyorum.
Sadık!
Buyurun Aziz Bey.
Mahur nerede?
Az önce çıktı.
Nereye çıktı?
Yahu nasıl izin verirsiniz?
Neden benim haberim yok.
Valla Aziz Bey mesele kapandı
nasılsa diye düşünemedim.
Yahu daha bu sabah ne konuştuk biz seninle Sadık?
Allah kahretsin.
Ne yapmak istiyor bu adam?
Mahur Hanım.
Yoldayım geliyorum.
Ne güzel.
Sizi kimse takip etmiyor değil mi?
Hayır kimseye haber vermedim.
Sizi bekliyorum.
Ne yapalım?
Hiçbir şey.
Maraşlı'nın ayağımıza gelmesini bekleyeceğiz.
Bugün bu meseleden tamamen kurtuluyoruz.
Biraz da eğlenerek.
Aziz Bey.
Bugün sesimi duymadan yapamıyorsunuz.
Dostluğumuz gitgide pekişiyor.
Kes lan tatavayı.
Kızımı bu işe bulaştırmayacaktın.
Bu işi aramızda çözecektik.
Öyle olacak zaten.
Ama takdir edersiniz ki
samimiyetinizi test etmem gerekiyordu.
Hatırlarsanız bir kere benim başımı
büyük belaya soktunuz.
Unutamıyorum.
Kızımın kılına dokunursan onun kılına zarar verirsen...
Sakin olun lütfen.
Böyle bir şey olmayacak.
Neden ona zarar vereyim ki?
Benim hayatımı kurtardı unuttunuz mu?
Artık meselemiz Mahur değil.
Tek pazarlık konumuz var.
Maraşlı.
Tamam.
Söyle ne istiyorsun?
Mahur benim yanıma geliyor.
Uskumru Köyde bir tuğla fabrikasındayım.
Fakat yalnız geliyor.
Halbuki ben buraya Maraşlı ile gelmesini istiyorum.
Maraşlı'yı ben arayamam anlar.
Sizden onu arayıp
buraya yönlendirmenizi rica edeceğim.
Adamın gözünün içine baka baka
onu tuzağa mı yollamamı istiyorsun?
Artık orası sizin bileceğiniz iş.
Maraşlı sizin için ne kadar önemli ki?
Ne oldu Aziz Bey?
Mahur yok, o herifle buluşmaya gitti.
Aradım aradım açmadı.
Demek ki o yüzden.
Ben şimdi konuştum.
Yüz kere arayınca açmak zorunda kaldı.
Uskumru Köy mevkiindeki
eski tuğla fabrikasına gidiyorlar.
Peşlerine düşelim polisi yolda ararız.
Hayır hayır Aziz Bey, polise falan gerek yok.
Şimdi giderseniz daha da kışkırtırsınız bunu.
Ben bulurum onu merak etmeyin.
Olmaz öyle şey.
Tek başına gidemezsin.
Ben de geliyorum.
Aziz Bey geçen seferi hatırlayın.
Cayır cayır yakıyordu adam sizi.
Ben bulurum merak etmeyin.
Hem belli ki Mahur'a zarar vermeyecek zaten.
Hesabı başka bu herifin.
Tamam, ama dikkatli ol.
Mahur'u sağ salim getir gerisinin önemi yok.
Güvenin bana.
Son tecrübelerimden sonra size pek güvenemiyorum.
Beni ikna etmeniz gerekecek.
Nasıl olacak o iş?
Mesela şu Maraşlı'yı bana verin.
Maraşlı mı?
Evet samimiyetinizin bir
hediyesi olarak düşünün bunu.
Maraşlı'yı bana verin Aziz Bey.
Tamam.
Ne istiyorsun benden?
İşaretimi bekleyin.
İşareti aldığınızda da gerekeni yapın.
Ne oldu hayatım?
Niye gelmiş bu adam yine?
Yok bir şey, önemli bir şey yok.
Sen Nuran'a söyle bana içecek bir şey hazırlasın.
Bu saatte?
Ne var saatte?
Biraz erken değil mi hayatım?
Necati gibi bu da.
Mahur Hanım.
Geldim ben neredesin?
Sizi görüyorum.
Şimdi arkadaşlar sizi buraya getirecekler.
Mahur Hanım, Savaş Bey sizi yukarıda bekliyor.
Buyurun.
Hoş geldiniz.
Mekanın kusuruna bakmayın.
Biliyorsunuz biz kötü adamlarız.
Gizli kapaklı işlerimizi ulu orta
yerlerde halledemiyoruz.
Çiçeklerimi beğendiniz mi?
Görüntüler nerede?
Önce size bir şeyler ikram edeyim.
Buyurun.
Benimle oyun oynamayı bırak.
İstediğin her şeyi yaptım.
Daha ne bekliyorsun benden?
Arkadaşlığınız, dostluğunuzu desem.
Çok mu ileri gitmiş olurum?
Seninle arkadaş olacak halim yok herhalde.
Neden?
Alelade bir korumayla yakınlık kurabiliyorsunuz.
Buyurun.
Ne diyorsun sen ya?
Kimle yakınlık kuruyormuşum ben?
Yapmayın lütfen böyle.
Adam kaç defa hayatınızı kurtardı.
Bu ilgi boşuna mı?
Babanızın ona yazdığı çekler yüzünden mi
sizin yanınızda olduğunu düşünüyorsunuz.
Hayır.
Bence o da sizi seviyor.
Ve bu benim hiç hoşuma gitmiyor.
Herkes senin gibi çıkarları için yaşamıyor bu hayatta.
O kadar yanılıyorsunuz ki.
Bu hayatta herkes kendi çıkarları için yaşar.
Siz bile.
Buraya seninle sohbet etmeye gelmedim.
Görüntüleri ver.
İstediğiniz her şey bunun içinde.
Ama bunun için sizden son bir şey isteyeceğim.
Buyurun bakın şöyle gelin.
Gelin lütfen korkmayın.
Buyurun lütfen korkmayın.
Buradan her yer görünüyor.
Herhalde patronun eski odasıydı burası.
Terk edilmeden önce.
Yani bizim Suat adamı pencereden atmadan önce.
Neyse.
Bakın.
Şu kapıyı görüyor musunuz?
Birazdan o kapıdan bir araç girecek.
Tahminlerime göre Maraşlı'nın aracı.
Maraşlı'nın aracı mı?
Evet sizi önemsiyor.
Ama kendi çıkarları için değil.
Sadece iyilik için savaşan bir kahraman.
Değil mi Mahur Hanım?
Bakın şuradaki adamları görüyor musunuz?
Saklanmışlar ama buradan bakınca görünüyor.
Maraşlı'yı bekliyorlar.
Onu öldürmek için saklandılar
Maraşlı'nın ne alakası var bu görüntülerle?
Sadece biraz eğlence.
Sen gerçekten manyaksın.
Bırak, bırak!
Eğer o görüntüleri istiyorsanız bu oyun oynanacak.
Bakın.
Ha, bak kahramanımız da geldi.
Hiç pusuya düştün mü?
Yedi kez.
Hepsinden de kurtuldun.
Gözüm açıktır.
Nasıl anlarsın pusuyu?
Sesinden.
Korkunun ve kalleşliğin sesi yoktur.
Sessizdirler.
Korkmuyor muydun?
Bir tanecik canım var.
O da Allah'a emanet.
Korkacak bir şey yok.
Ucunda ölüm olsa bile mi?
Hayat bu.
Zaten ucunda ölüm var.
Maraşlı'nın bu konuyla hiçbir alakası yok.
Bırak gitsin.
İstediğin her şeyi yaptım.
İfademi geri çektim.
Daha ne istiyorsun benden?
Bir tercih yapmanızı.
Görüntüler sizin için ne kadar önemli bilmek istiyorum.
Ne tercihi?
Bu telefonun hızlı aramasında bir numara kayıtlı.
Eğer bu numarayı ararsan
aşağıda çocuklar Maraşlı'ya dokunmayacaklar.
Ama böylelikle görüntülerden de
vazgeçmiş oluyorsunuz.
Görüntüleri alıp giderseniz
Maraşlı delik deşik olacak.
Bu kadar basit.
Sen gerçekten ruh hastasısın.
Böyle düşünmene üzülüyorum.
Söyle bakalım görüntüleri istiyor musun hala?
İstiyor musunuz görüntüleri?
Demek Maraşlı'yı seçiyorsun.
Maraşlı!
Maraşlı!
Maraşlı dur, dur tuzak!
Maraşlı!
Maraşlı!
(Jenerik Müziği)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.