Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yarandan bahset bize.
Arcımız Çukurca'da mayına çarptı.
Gelmezsin sanıyordum.
Ben de aynı şeyi senin için düşündüm.
5 şehidimiz var.
Sen?
Ben kötü adamım. Korkusuz olmak zorundayım.
Ben 49 gün komada kaldım.
49?
Fotoğraflar kızımda değil. Poliste de değil.
Maraş diye sordun mu?
O nereden çıktı?
O gün o da oradayı.
Kimseye fark ettirmeden almış olabilir.
Hatta ben buna eminim.
Kızın yaşasın istiyorsan sana bir 24 saat daha veriyorum.
Sonrasına karışmam.
Fotoğrafları al gel.
Kızımı, Zelişimi bu hale sokanlar bu evin içinde.
İlhan.
Gözünü başarı hırsı bürümüş bir adam olduğu her halinden belli.
Güç için şeytanla bile iş birliği yapar bunlar.
Bu kadın.
Dilşad.
İlhan'ın karısı.
Sessiz hanım birine benziyor.
Ama bir sır sakladığından adım gibi eminim.
İçinde bir utançla yaşıyor bu kadın.
Hoş geldiniz.
Montunuzu alayım.
Sakın bu sarhoştur, aldırış etme demeyesin Maraşlı.
İnsanoğlu türlü türlü maske takar.
Nicesini zavallı görürsün. Senden benden gaddardır.
Bu kadını ilk gördüğüm an sevmedim.
Belki işin içinde değil.
Lakin Firavun değilse de bu yanındakinin Haman olduğu kesin.
Aziz Bey.
Kudretli iş adamı.
Babacan görünüşüne aldanmak hata olur.
Bu serveti nasıl yaptığı belli bile değil.
Kim bilir kimlerle ne iş tuttu.
Unutma Maraşlı.
Aldığın her nefeste hatırla.
Kızını hatırla.
Ona bunu yapanı bulmak istiyor musun?
O zaman dişini sıkacaksın.
Herkese ve her şeye eyvallah diyeceksin.
Sabredeceksin Maraşlı.
Sabredeceksin.
Aç mısın? Kahvaltı ettin mi?
Değilim, sağ olun.
Kızın nasıl oldu?
Aynı.
Gel biraz oturup konuşalım.
Mahur'un haberi olmadan ben bu Savaş meselesini çözeceğim.
Kızın daha fazla korkmasını, üzülmesini istemiyorum.
Baba, günaydın. Ben bugün...
Hayırdır ne işi var bu adamın burada?
Hani gelmeyecekti bir daha.
Gel kızım biraz sohbet edelim.
Baba sohbet edecek bir şey yok.
Ben bu kaba saba herifi etrafımda istemiyorum.
Hepsi bu, tamam mı? Konu kapanmıştır.
Mahur gelir misin?
O adamı gönder gelirim.
Mahur.
Aziz ne oluyor? Ne bu gürültü sabah sabah?
Aa!
Celal Bey yine mi geldi?
Mahur!
Ne var baba?
Ne oldu söyle.
Celal Bey bir süre bizde.
Ya baba biz seninle bunu konuşmadık mı?
İstemiyorum demedim mi? Anlaşmadık mı?
Tamam.
Uzatacak bir şey yok. Celal Bey bir süre bizde.
Tamam mı?
Kahvaltıya bizdesin. Mazeret kabul etmiyorum.
Eyvallah.
Ha bir de soframıza oturacak.
Süper.
Mahur ne oluyor?
Babam o adamı tekrar geri getirmiş.
Koruma mı?
Hayır ben anlamıyorum ki.
Nedir bu babamın derdi?
Bu yaptığı paranoyaklık. Farkında değil mi kendisi de?
Tamam biraz sakin olur musun? Lütfen.
Vardır babamın bir bildiği.
Üf vardır kesin vardır.
Necati Bey.
Aziz Bey sizi sofraya bekliyor.
Necati Bey?
Hiç başka biri olmayı hayal ettin mi?
Yani başka bir hayatı.
Nasıl yani Necati Bey?
Bayağı.
Mesela
Türkiye'nin çok sevdiği ve bayıldığı bir aktris.
Belki çok zengin bir iş kadını.
Ya da ne bileyim ben?
Ya da hiç bilmediği ülkelerde gezen bir maceraperest.
Ne bileyim ben işte?
Hiç başka biri olmayı istemedin mi?
Yok vallahi.
Hem ne isteyeyim ki?
Hamdolsun yaşayıp gidiyoruz işte.
Tam da senden beklediğim bir cevap.
Bak Behiye.
Herkes başka biri olmayı ister.
Bu hayatın kuralıdır.
Yani olduğun kişi olmaktan mutluysan
aslında hiçbir şey olmamışsın demektir.
Anladın mı?
Hı?
Yok vallahi.
Verdiğim kitapları okumuyorsun değil mi?
Okumak istiyorum Necati Bey.
Sadece
pek vakit olmuyor.
Okuyacağım ama söz.
Boş ver.
Ben olsam okumam.
E hadi kahvaltıya gidelim.
Hadi.
Yahu hadi diyorum hadi. Koş koş koş!
Gel gel gel.
Koş koş koş!
Sana da günaydın Nuran Hanım.
Günaydın Necati Bey.
Git mutfaktan ekmekleri getir.
Millet sofrada bekliyor.
Tamam anne.
Celal Bey kardeşimiz bir süre daha bizle.
Sağ olsun kırmadı beni.
Mahur istemiyor sanıyordum.
Bir şeyi atlıyorsunuz cici anneciğim.
Bu evde kimin ne istediğinin bir önemi yok.
Önemli olan babamın ne istediği.
Aziz.
Bana bir kez daha cici anne derse yemin ederim kalkar giderim.
Necati.
E anlat bakalım Maraşlı.
Kimsin, necisin?
Ne anlatayım?
Artık buraya sık gelip gideceksin. Seni tanımak hakkımız.
Ne bilmek istiyorsunuz?
Her şeyi.
Nerede doğdun? Nerede büyüdün?
Nasıl asker oldun?
Annen baban ne iş yapar?
Sana boşuna Maraşlı demiyorlar herhalde.
Orada mı büyüdün?
Babam Pazarcıklıdır.
Lise de öğretmendi.
Hayatta mı?
Hayır.
3 sene evvel kaybettik.
Karaciğerden.
Allah rahmet eylesin.
Amin.
Anam ev hanımı zaten.
Kardeşin var mı?
Bir abim bir de kız kardeşim var.
Abim Kahramanmaraş'ta elektrik işleriyle uğraşıyor.
Kız kardeşim okulu bitirdikten sonra üniversitede kaldı.
Askere nasıl girdin?
Liseyi bitirdikten sonra sağda solda çalıştım biraz.
Ama asker olmak istiyordum.
Gittim kendim başvurdum.
Babam çok kızdı.
Konuşmadı benimle.
Bir müddet sonra üniformayla görünce
affetti tabii.
Nerelerde görev yaptın?
Sınır içi sınır ötesi bir çok yerde.
Hiç birini öldürdün mü?
30 küsür çatışmaya katılmışlığım var bayan.
Kimseyi öldürmedim lakin 50'yi geçer etkisiz hale getirdiğim.
50 mi?
Fazlası var eksiği yok.
Nerede görev yaptığını söylemedin hala.
Hakkari.
Şırnak.
Diyarbakır.
Suriye.
Filistin.
Irak.
Afganistan.
Somali.
Daha bir çok yer.
Size Maraşlı adını askerde mi taktılar?
Doğrudur.
Astsubay okulunda komutanım takmıştı.
Ben çıkıyorum.
Mahur bekle kızım.
Size afiyet olsun.
Efendim baba? Ne oldu?
Yalnız çıkmayacaksın.
Baba bak 50 kere söyledim.
50 kere daha söylerim.
Ben bu adamı yanımda istemiyorum.
Az müsade et bize.
Kızım.
Güzel kızım.
Endişeleniyorum senin için ya.
Anla işte sen de biraz beni.
Bu Savaş denen adamın işin peşini bıraktığından emin olalım.
Ondan sonra gönder dersen göndereceğim onu da.
Söz mü?
Söz tabii.
Bak gönder dersem göndereceksin ama.
Söz.
Tamam söz.
Tamam.
Tamam.
Çantamı unutmuşum. Ben geliyorum iki dakikaya.
Güç bela ikna edebildim.
Bak. Kusura bakma.
Tabii seni de zorlayamam ama.
Mahur istemezse bu işi bitiririz.
Hiç problem değil. Mahur Hanım nasıl isterse öyle olur.
Onun hayatını ikinci defa kurtardığını bilmiyor.
O yüzden eğer bir densizlik yaparsa yine
onun adına ben özür dilerim.
Merak etmeyin.
Biri bana o kızın neden hala yaşadığını söyleyebilir mi?
Şey... Savaş Bey.
Maraşlı dedikleri adam bir anda ortaya çıkmış.
He.
Mani olmuş.
Engellemiş yani.
Bizimkini de öldürmüş efendim.
Ee?
Ee'si bu.
Bu kadar.
He tamam anladım.
İnsanız neticede.
Herkes hata yapabiliyor.
Rahatla.
Tamam işi kötü organize etmiş olabilirsiniz.
Ama diyorum ya işte oluyor böyle.
Tamam düşünme. Git şimdi.
Efendim?
Evet fotoğraflar hala onda.
Tabii ki alacağım.
Bugün yarın çözüyorum bu işi merak etme.
Senin ne işin var burada?
Mahur Hanım'ın özel koruması.
Onu biliyoruz.
Sen ayrılmamış mıydın?
E bir soru soruyoruz. Cevap versene.
Tekrar başladı Celal Bey.
Çok iyi.
Mahur.
Ne haber?
İyidir.
Yine başlamış.
Sorma.
Babamın işleri işte.
Neyse ben geç kalıyorum. Hadi görüşürüz.
Şey Mahur geçen geceyle ilgili ben...
Ozan tamam kapattık konuyu, bitti.
Konuşmayalım.
Ee?
Kendi kendine mi açılacak bu kapı?
Ne bakıyorsun? Açsana.
Bayan ben sizin güvenliğinizden sorumluyum.
Uşağınız değilim.
Hadi.
Tamam İsmet sağ ol.
İsmin ne gardaşım?
İsmet.
Yalnız benim yanımdayken böyle gardaşlı mardaşlı konuşmazsan çok sevinirim.
Nasıl konuşayım? Benim konuşmam bu?
"Adın ne gardaş." demek yerine
"Adınızı öğrenebilir miyim lütfen." gibi basit bir şey söyleyebilirsin mesela.
Hayırdır ne oldu? Komik olan ne?
Yok gülüncüme gitti de o yüzden.
Niye? Kibar olmak komik bir şey mi?
Ben kabalık mı ediyorum?
Yani sen konuşunca genelde F tipi cezaevinde gibi hissediyorum kendimi ama...
Peki.
Hem sen niye döndün ki zaten?
Ne güzel gitmiştin. Dönsene tekrar kitapçına.
Orası kitapçı değil.
Sahaf.
Neyse ne?
Babanız ısrar etti.
O yüzden kaldım.
İsmet ilerde bir yerde duralım da kahve alayım.
Peki Mahur Hanım.
Sen gelme.
Ben alıp gelirim.
Böyle aksi gibi durduğuna bakma Celal abi.
Aslında çok insandır Mahur Hanım.
Belli oluyor.
Benim babam evin bahçıvanıdır.
Yani yıllardır ailenin içindeyim.
Mahur Hanım annesi öldükten sonra biraz değişti.
Nasıl değişti?
Neyse.
Bunlar beni alakadar eden konular değil.
Celal abi.
Bana abi demene gerek yok. Maraşlı de, yeter.
Maraşlı abi.
Bizim peşimizde birileri yok değil mi abi?
Yani ben bu iş ne kadar ciddi pek bilmiyorum.
Bilme gardaş.
Bilme. Sen gözünü dört aç yeter.
Tamam mı?
Eyvallah abi.
Haydi.
Ne oldu?
Görebildin mi kötü adamları?
Bayan dua edin de önce ben göreyim.
Ee Aziz.
Bize söylemek istediğin bir şey var galiba.
Evet.
Ama söyleyeceklerim burada kalacak.
Özellikle Mahur'un kulağına gitmeyecek.
Tamam mı?
Ödül gecesi, Mahur
tekrar saldırıya uğradı.
Ne?
Nasıl?
Bir dakika, gerçek mi bu?
Nereden biliyorsunuz?
O adam. Maraşlı.
O kurtarmış son anda.
Sizin haberiniz var mıydı?
Evet. Babam ve benim.
Sen o yüzden adamı geri çağırdın.
Evet.
Ona ihtiyacım var.
Ama Mahur'un hiçbir şeyden haberi yok. Öyle mi?
Hayır.
Bir badire daha atlattığını bilmenin ona hiçbir faydası yok.
Canı zaten sıkkın.
Daha da sıkılmasın.
Ben bir şeye takıldım.
Bu Maraşlı.
O gece saldırı olacağını nereden bilmiş?
Doğru.
Nereden bilmiş?
Savaş. Maraşlıyı tehdit etmiş
Niye Maraşlıyı tehdit etmiş ki?
Sanki fotoğraflar onda.
Bana saçma geldi.
Bana da.
Belki kendi organize etti.
Niye böyle bir şey yapsın?
Bilmiyorum.
Ama o herifte bir şey var.
Hem tek başına nasıl koruyacak?
E korudu işte.
E ya tekrar saldırırlarsa?
Baba buna ciddi bir çözüm bulmamız lazım.
Mahur'u alıp karşımıza konuşalım.
Bir kaç gün, gerekirse birkaç hafta çıkmasın evden.
Mahur.
Hayatta kabul etmez.
İyi de bu iş böyle nereye gidecek?
Neden polise, savcıya falan gitmiyoruz?
Siz sakin olun.
Ben bir şekilde çözeceğim.
Sizlerden tek ricam, Mahur'un bu vaziyetten haberi olmasın.
Anlaşıldı mı?
Ben çözeceğim bu işi.
Senin gelmene gerek yok.
Geleceğim.
Sebep?
Güvenliğiniz için.
Ayrıca burası çok kalabalık.
Hiç sevmedim.
Sevmedin?
Tamam.
O zaman bundan sonra buluşacağımız yerleri sana göre belirleriz.
Ne dersin?
Bayan bu tartışmaya açık bir konu değil.
Sizinle geliyorum.
Bak içeride Türkiye'nin en ünlü oyuncularından biriyle buluşacağım.
Sakın beni rezil etme. Tamam mı?
Rezil olmanız ölü olmanızdan daha iyi benim için bayan.
Ayrıca babanız beni güvenliğiniz için tuttu.
Bırakın işimi yapayım.
Geçer bir köşeye otururum. Sesimi çıkarmam.
Tamam, sessizce bir köşede oturusun.
Kimseyi de dövmezsin.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Söz.
Selam.
Canım.
Ne haber?
İyilik. Senden ne haber canım?
Merhaba.
Merhaba.
Esra'yı hatırlarsın. Bizim editörümüz.
Evet doğru. Tanışmıştık bir ara.
Nasılsın?
İyiyim.
Bu arada ödül için çok tebrik ederim hayatım.
Teşekkür ederim. Sağ olun.
Beyefendi kim?
Hı?
Beyefendi kim?
O mu?
Hiç.
Küçük bir hadise atlattım da. Babamın işleri.
Koruman mı yoksa?
Yani, evet gibi.
Bir süreliğine.
Hayırdır ya? Ne oldu?
Vallahi önemli bir şey değil.
Hiç konuşmaya bile değmez.
Hoş adammış.
Nalan benim niye böyle korumam yok?
Aa!
Ee ne düşündün bizim için?
Seninle hiç kapak çekmedik değil mi biz?
Yok, çekmedik. İlk olacak.
Buyurun efendim. Ne alırsınız?
Ne alırsın hayatım?
Ben her zamanki salatanızdan alayım.
Tabii Mahur Hanım.
Ben levrek istiyorum.
Yanına salata olsun.
Hayhay.
Ben de sadece somon lütfen.
Tabii efendim.
Ben de somon alayım.
Bir de beyefendiye de bakar mısınız?
Benimle kendisi.
Tabii efendim.
Buyurun efendim. Siz ne alırsınız?
Ezogelin var mı?
Maalesef efendim.
Balık çorbası var isterseniz.
Hamsi olsun. Böyle tava.
Tabii. İçecek?
İstemez.
Ee?
Nasıl bir şey yapmayı düşünüyorsun Mahur?
Ben çok heyecanlıyım.
Vallahi ben artık
güzel çıkmak isteyen insanlardan çok sıkıldım galiba.
Yani böyle daha gerçekçi bir şeyler yapalım istiyorum.
Nasıl yani?
Yani mesela makyaj olmasın.
Daha gerçek
daha cesur, daha içten şeyler olsun.
Mesela sen sıkılmadın mı her gün maske takmaktan?
Hepimiz bir başkasıymışız gibi yaşamaya çalışıyoruz ya.
Ama aslında neysek oyuz.
Bence temamız bu olsun.
Yani ben bilemedim.
Bana fena gelmedi.
Ama son karar senin tabii.
Ben bayıldım.
Siyah beyaz olsun ama.
Olur.
Olur, ben siyah beyaz çalışmayı çok severim zaten.
Buyurun efendim.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Buyurun.
Gardaş.
Bunun soğanı yok.
Var ama tabakta.
Az var.
Sen bana şöyle büyük
böyle bir kuru soğan getirir misin?
Kabuğu üstünde.
Tabii efendim nasıl isterseniz.
Hadi.
Baban da tam adamını bulmuş yani.
Biraz hanzo birine benziyor.
Tatlı adam bence ya.
Şu styling işini konuşalım mı?
Bak bence Deniz'i arayalım.
O çok iyidir. Tek geçerim.
Biz Erhan'la çalışıyoruz ama.
Mahur kim derse o olsun.
Yani ben Deniz'i çok severim. Deniz zaten benim çok yakın arkadaşım.
Ben size birkaç örnek göstermek istiyordum.
Tabii ki birebir asla aynıları olmayacak.
Sadece referans olsun diye gösteriyorum.
Bak bu çok iyimiş.
Bayıldım.
Afiyet olsun.
Sağ olasın.
Ay!
Ödüm koptu. Ne oldu?
Ne oluyor ya?
Çok pardon.
Pardon.
Bir saniye.
Ne yapıyorsun sen? Ne yapıyorsun?
Yemek yiyordum.
Ya bu nasıl yemek yemek? Hiç mi öğretmediler?
Öğrettiler.
Ne öğrettiler?
Yani şöyle şimdi.
Yandan vurmayacaksın. Dik koyma.
Tamam tamam. Yeter.
Rezil ediyorsun beni herkese. Hiçbir şey yapma.
Tamam mı?
Otur, sus, yeme, içme.
Peki.
Çok pardon.
Nerede kalmıştık?
Mesele bunun gibi.
Mesela bak şunu geçen sene aralıkta çekmiştik.
Alo.
Maraşlı.
Ortalardan kayboldun sanmıştım.
Kaybolmadım.
Seni takip ediyorum.
Attığın her adımı.
Aldığın her nefesi.
Nasıl yapıyorsun bunu peki?
Ben bunu yapabiliyorum.
Biz böyle numaraları yiyecek adam değiliz.
Kusura bakma.
Karaköy'de bir balık restoranındasınız.
Mahur siyahlar içinde, saçları açık.
Sende o gri takım elbise.
Kız salata sipariş verdi. Sen hamsi.
İkna oldun mu?
Oldum, oldum vallahi gerçekten oldum.
Lakin adamlarına, yakalanmadan nasıl biri takip edilir öğretmen lazım bence.
Sen bana şöyle büyük
böyle bir kuru soğan getirir misin, kabuğu üstünde?
Özür dilerim Savaş Bey.
Allah falan bir şeyler söyledi. Anlamadım.
Şimdi ön dişleri olmadığı için derdini anlatamıyor.
Yoksa eminim bir ton şey söyler.
Savaş.
Peşime bir adam takacaksan
dişime göre birini gönder aslanım.
Böyle kendin üzülüyorsun sonra.
İt ite, it kuyruğuna...
Bence artık sen çıkıp gel.
Ne dersin?
Yani savaş çıksın diyorsun öyle mi?
Çıksın vallahi.
Barut kokusunu özledim.
Sen bilirsin.
Ama haberin olsun. O dövdüğün adam fragmandı.
Esas film şimdi başlıyor.
Mahur Hanım nerede İsmet gardaş?
Bitti abi toplantısı.
Hava çok güzel. Ben fotoğraf çekeceğim.
Siz burada bekleyin dedi.
Sen de buna izin verdin yani?
Yapacağın işi *** İsmet gardaş senin.
Ne oldu ki abi?
Mahur!
Ne oldu?
Biri mi vardı? Savaş mı buradaydı?
Bir daha bana haber vermeden bir yere gitmek yok.
Anladın mı beni?
Yürü.
Ya bir şey söylesene. Ne oldu?
Yürü hadi bayan.
Ne yapıyorsun sen ya?
Ne yapıyorsun?
İnsanların içinde böyle kafana göre silah çekemezsin. Anladın mı beni?
Mahur Hanım iyi misiniz?
İyiyim.
İyisin değil mi?
Ya neler oldu öyle?
Bak güneşli günler pek bana uygun değil.
Sen bir de beni geceleri gör.
Ulan seni var ya bak...
Sonsuza kadar o kızı koruyamazsın.
Fotoğrafları bana gönder.
Abi iyi misiniz? Bir şeyiniz yok değil mi?
Geç kardeş geç. Elimde kalacaksın, geç.
Değerli dostlarım.
Romalılar.
Sevgili işçi sınıfı.
Şimdi bugün sizlere
aslında hiç var olmadığımızı
aslında hiç doğmadığımızı
ve aslında hepimizin birer gölgeden ibaret olduğunu anlatacağım.
Hepimiz gölge oyununu biliyoruz değil mi?
Yani Karagöz ile Hacivat'ı?
Sadık Bey?
Elbette.
Rahmetli babam beni bir keresinde götürmüştü.
Tamam tamam. Oralara daha var.
Şimdi ister Doğu olsun, ister Batı.
İster Antik dönem olsun, ister Modern dönem.
Her yerde yüzyıllardır, bütün düşünürler aynı şeyi söylüyor.
Örnekse Platon.
Yer altında mağaramsı bir yer düşün.
İçinde insanlar.
İnsanlar çocukluklarından beri boyunlarından zincire vurulmuş.
Bu mağarada yaşıyorlar.
Ne kımıldanabiliyorlar ne de burunlarının ucundan başka bir yer görebiliyorlar.
Öyle sıkı sıkıya bağlanmışlar ki
kafalarını bile oynatamıyorlar
Sadece arkalarında
yakılmış bir ateş parıldıyor.
Nakşeden nakkaşı bil.
Aldanma nakş-ı zahire.
Kıl nazar kurulmuştur işte hakikat perdesi.
Yine gölgeler diyor Platon.
Bak iyi dinleyin.
Şimdi, az önce anlattığım o mağarada
içinde seslerin yankılandığını düşün.
İşte esirler, o seslerin hep gölgelerden geldiğini zannederler.
Çünkü onların hayatındaki tek gerçek şey gölgelerdir.
Gölgeler deyince de soruyor bize Şeyh Küşteri.
Hangi zille iltica etsen fena olamaz acep?
Oynatan üstadı gör, kurmuş muhabbet perdesi.
Yani sen hangi gölgeye sığındın da
o yok olup gitmedi ki?
Anladınız değil mi?
Ya ben vallahi çok bir şey anlamadım Necati bey.
Ben anladım Necati Bey.
Sen ne anladın kız?
İşte, şey...
Gölge etme, fazla ihsan istemez.
Demiş ya.
Evet.
Öyle diyor.
Gölge etme diyor.
Başka istemez demiş.
O Firuzan'ın yanındakiler kim?
Mimar bir bey.
Firuzan Hanım misafirhane yaptırıyormuş.
Nereye?
Şey...
Sedef Hanım'ın yaptırdığı maneje.
Güzel bir ahşap mimari yakışır buraya Firuzan Hanım.
İskandinav tarzı bir tasarımla hem sade hem ferah hem kullanışlı bir misafirhane yapabiliriz.
Ama tamamen yıkmamız lazım burayı.
Hiç problem değil.
Hayırdır cicianne?
Ne oluyor burada?
Seni ilgilendiren bir durum yok Necaticiğim.
Misafirhane yaptırıyormuşsun.
Evet.
Orayı annem yaptırmıştı.
Biliyorsun değil mi?
Ama maalesef kendisi aramızda değil artık.
Ama hatırası bizimle.
Babanla konuştum Necaticiğim. Bir sorun yok yani.
Mahur bunu duyarsa kıyameti koparır.
Ben de bu evde yaşıyorum.
Evet.
Maalesef öyle.
Biz devam edebiliriz.
Bir sorun yok.
İnsanların ortasında havaya ateş ettiğine inanamıyorum ya.
İki dakika ortadan kayboldum diye havaya ateş mi edilir?
Ortadan kaybolmasaydınız etmezdim.
Ha bir de savunuyorsun bu yaptığını öyle mi?
Hayır gerçekten ne oldu orada?
Birini mi gördün? Bir şey mi vardı?
Yoktu kimse.
Ama olabilirdi de.
Ama yoktu.
Olabilirdi de.
Hadi tamam diyelim silahı çektin.
Ateşlemek zorunda mıydın peki?
Bayan biz de silah çıktı mı patlar.
Anladın mı?
Anlamadım.
Efendim Aziz Bey?
Ters bir durum yok değil mi Maraşlı?
Adamın gözü sürekli üzerimizde.
Kolay vazgeçecek gibi durmuyor.
Ne diyorsun?
Bir şey mi oldu?
Yok da takip altındayız.
İzliyor lakin bir şey yapmıyor.
Allah'ın belası herif.
Ben bugün birkaç tanıdıkla konuştum.
Adam hakkında hiç kimse bir şey bilmiyor.
Adını bile doğru düzgün duyan yok.
Ya şu fotoğraflar bende olsa verip kurtulacağım şerefsizden.
Anladım.
Daha sonra konuşuruz. Şimdi müsait değilim.
Eyvallah.
Ne?
Havaya ateş mi etti?
Karaköy'de bir de.
Sorma ya.
Başıma bela aldım ya. Manyak, ruh hastası.
Senin bana anlatmadığın bir şey mi var?
Böyle korumalar, silahlı adamlar falan. Ne oluyoruz?
Yok.
Bir şey yok.
Yani babam bir tehdit almış da.
O yüzden paranoya yapıyor işte. Boş ver takma.
Önemli bir şey belli ki yani.
Bu kadar endişelendiğine göre...
Ecem, ben kimse benim için endişelensin istemiyorum. Tamam mı?
Sen de endişelenme, babam da endişelenmesin lütfen.
Tamam canım.
Ben devralayım istersen bugün.
He?
Yok canım ben hallederim. Pardon.
Evet arkadaşlar başlayalım mı? Hazır mıyız?
Hazırız Mahur Hanım.
Hadi ısınalım biraz.
Deniz net miyiz?
Gayet iyi.
Evet bakışlar bende.
Pardon.
Ya bir şey soracağım.
Mahur'un başı mı belada?
Kim soruyor?
Ben soruyorum.
Yani ne maksatla?
Ya bugün hiç iyi gözükmüyor.
Siz havaya ateş falan açmışsınız.
Suratı kireç gibi.
Mühim bir şey değildir.
Mahur pek göründüğü gibi biri değil.
Hangimiz göründüğümüz gibiyiz ki?
Ya hayır öyle değil.
Mahur annesinin vefatından sonra çok zor günler geçirdi.
Psikolojisi bozuldu.
Destek aldı.
Destek derken?
Psikolojik yardım.
Siz yine de dikkat edin.
Bazen kafası atınca içinden bir deli çıkıyor.
Anladım bayan.
Güzel.
Ecem bir bakar mısın?
Geliyorum canım.
Sağ ol.
Hacı hacıyı Mekke'de, deli deliyi dakikada bulurmuş.
Makyajına bakalım.
Geldim.
Ne konuşuyorsunuz siz öyle fısır fısır?
Ay bir şey konuşmuyoruz. Bir şeye ihtiyacı var mı diye sordum.
Sen benimle ilgilen, onunla değil. Tamam mı?
Aa?
Ne kızıyorsun? Tamam.
Evet hadi devam edelim.
Çok güzel.
Deniz var mı bir sıkıntı?
Çok güzel.
Bakışlar biraz yukarı.
Bir de bir profil.
Aa!
Ne oluyor?
Mahur Hanım.
Sakin ol bir şey yok. Işık patladı.
Silah mı o?
Evet silah.
Kendisi korumam oluyor. Silahlı korumam.
Bir metre yanıma yaklaşanı da vurmakla mükellef.
Çok leşi var. Eski askerdir, haberiniz olsun.
Mahur sakin ol.
Ne yapıyorsun sen?
Teksas mı burası? Kovboy mu sanıyorsun sen kendini?
Sesinin tonuna dikkat et bayan.
Etmiyorum.
Ne yapacaksın? Vuracak mısın?
İstersen tokat at.
Ya ben daralıyorum. Anlıyor musun?
Ben daralıyorum.
Hayatıma bak ya. Her tarafım silahlı adamlarla doldu.
Ben bunu istemiyorum.
Benim psikolojim bunları kaldırmıyor. Anlıyor musun?
Tamam canım ya. Yanlış anlamış işte.
Bırak!
Ne susuyorsun?
Konuşsana. Bir şey söylemeyecek misin?
Sesinin tonu konusunda seni son kez uyarıyorum bayan?
Ben de dikkat etmiyorum.
Ne yapacaksın?
Hı?
Sen bilirsin.
Bundan sonra yalnızsın.
Hadi eyvallah.
Dur dur.
Kan mı bu?
Mühim bir şey değil. Bak işine.
Ya nasıl mühim bir şey değil?
Kan işte.
Ecem.
Doktoru ara. Ambulansı çağır.
Hey, ambulans mambulans yok.
Ufacık yaradır.
Gülerler adam sonra.
Ya saçmalama.
Bir şey yapmamız lazım.
Bayan iyiyim ben. Hadi bak işine.
Lütfen gelir misin?
Lütfen gel. Temizleyeyim ben onu.
Peki madem.
Ecem ilk yardım çantası vardı buralarda. Sargı bezi falan bulsana bana.
Lüzumu yok. Siz işinize bakın ya.
Ya tamam.
Çıkar gömleğini.
Neyi?
Çıkar gömleğini. Temizlesin bizimkiler.
Yok, sorun gömlek değil.
Tamam, çıkar işte.
Tamam bayan.
Ben çözerim.
Nasıl oldu bu?
Mühim bir şey değil.
Nasıl mühim bir şey değil? Kanıyor bayağı.
Kanaması iyidir.
Asıl kanamasa kork.
Nasıl oluyor ki kanamayan yara?
Tamam dur bayan.
Kusura bakma bugün için.
Ayıp ettim sana.
Önemli değil.
İnsanlık hali. Olur öyle gerginlikler.
Evet.
Gerginim biraz bu aralar.
O yaralar nasıl oldu?
Aracımız mayına çarptı.
Çukurca'da.
Sonra da pusu.
Beş şehidimiz vardı.
Ben 46 gün komada kaldım.
Şehit olmak nasip olmadı yani.
Neden asker oldun?
Askerlik güzel meslek.
Evet ama başka bir şey de yapabilirdin.
Yapamadım.
46 gün koma çok fazlaymış.
Bir uzman çavuşumuz vardı.
Kerem Uzman.
İki bacağını birden kestiler.
Yani günün sonunda
ölmüyorsan
46 gün koma bir şey değil.
Ben de acılar çektim.
Niye diye sormayacak mısın?
Görevim merak etmek değil.
Sizi korumak.
Evet ama bir insan
acı çektim diyorsa nezaketen de olsa sorulur ya.
Görevim nezaket göstermek de değil.
Sizi korumak.
Şu ileriden sağa dön.
Abi buradan gidersek yolu uzatırız.
Her gün aynı güzergahı kullanamayız. Sür hadi.
Eyvallah Maraşlı abi.
Benden nefret ediyorsun değil mi?
Nefret zahmetli bir duygu bayan.
Kimseden nefret etmiyor musun?
Yok.
Nefret yorucudur.
Kızını vuran adamdan da mı nefret etmiyorsun?
O kadar uzun yaşamadı.
Öldürdün mü?
İsmet dur.
Sadık abi ne oluyor burada? Kim bunlar?
Mahur kızım şey...
Mimarlar onlar.
Firuzan Hanım kapalı maneji kırıp yerine misafirhane yaptıracakmış.
Ne misafirhanesi ya! Dur!
Dur!
Dur!
Durdur makineyi.
Durdur makineyi!
Durdur.
Siz misiniz buranın sorumlusu?
Evet.
Derhal durduruyorsunuz bu çalışmayı.
Ama Firuzan Ha...
Firuzan Hanım'ın ne dediği umrumda bile değil.
Buradan tek taş bile oynamayacak. Anladın mı beni?
Artık çok geç Mahur.
Arka tarafı yıktılar bile.
Allah kahretsin.
Babam izin vermiş
dediğine göre.
Ya nasıl yapabilir böyle bir şeyi?
Babam nasıl izin verir buna?
Sen git Maraşlı Bey oğlum. Ortalık karışacak birazdan.
Bu Mahur Hanım'la Firuzan Hanım pek anlaşamıyor sanırım.
Sedef Hanım yaptırmıştı orayı.
Firuzan Hanım da evin hanımı malum.
Ama Sedef Hanım bambaşka bir insandı.
Çok başka.
Dirinin de ölüyü kıskandığını ilk defa görüyorum.
Tanısan öyle düşünmezdin.
Aslında Firuzan'ı anlıyorum biliyor musun?
Yani gelince bizden saygı görmeyi hak ettiğini düşünüyor.
Sevmiyorum da saymıyorum da abi.
Dünya'yı sevgisiz büyüyen insanların savaşları mahvetti.
Bu lafı keşke ben değilde Napolyon falan söylemiş olsaydı.
Bak o zaman tarihe geçerdi.
Hayatım Roma'ya gidelim.
Ben bugün otellere baktım biraz.
Firuzan nerede?
Salonda Mahur Hanım.
Biraz gezeriz, alışveriş yaparız.
Sen nasıl bir insansın ya?
Hı?
Nasıl yaparsın sen böyle bir şeyi?
Hiç mi vicdanın yok senin?
Mahur ne yapıyorsun?
Mahur!
Ne oluyor burada?
Anneciğim sen odana iner misin?
Bu kadın annemi yaptırdığı maneji yıkıp yerine misafir odası yapacakmış.
Gelen akrabaları için.
He ne olmuş yani?
Leş gibi kokan bir yer orası.
Orası leş gibi kokan bir yer değil anladın mı?
Orası benim annemin hatırası.
Mahur.
Firuzan.
Ne bu bağrış çağrış?
Karına sor baba.
Soracak bir şey yok. Ben haberdarım.
Niye izin veriyorsun böyle bir şeye?
Niye izin vermeyecekmişim?
Ya baba anlamıyor musun? Orası annemin hatırasıydı.
Ay sanki sen ilgileniyordun orayla.
Firuzan lütfen.
Mahur sen de uzatma artık hadi.
Bu kadını başımıza sen getirdin baba.
Bu kadının elinden gelse hepimizi bu evden atar. Haberin olsun.
Karım hakkında doğru düzgün konuş.
Ne olursa olsun.
O benim karım.
Burası da benim evim.
Hiç mi saygın yok baba?
Hiç mi özlemiyorsun annemi?
Ya konumuz bu mu?
Kimse oraya dokunmayacak.
Eğer oraya dokunursanız sana yemin ediyorum
senin evine bir daha adımımı atmam baba.
Kendi vicdan azabının bedelini benden çıkarma Mahur.
Firuzan sen de yangına körükle gitme.
Bir dakika bir dakika.
Ne demek istiyorsun sen?
Ya bir şey demiyor.
Ne demek istiyorsun?
Annen ölürken neredeydin Mahur?
Son nefesini verirken...
Şimdi karşıma geçmiş iyi evlat şovu yapma bana.
Firuzan uzatma.
Ya bu nasıl bir küstahlık? Sen kimsin?
Bu nasıl bir küstahlık ya?
Sen kimsin?
Firuzan Türel'im ben.
İstesen de istemesen de bunu kabul edeceksin.
Kimse değilsin sen. Anladın mı?
Kimse değilsin. Benimle bu şekilde konuşama...
Yeter!
Kesin artık ikinizde.
Mahur.
Mahur.
Mahur.
Gelme peşimden.
Mahur!
Abi gelme.
Mahur dur.
Abi gelme dedim.
Gitme bir yere.
Tamam tamam.
Tamam ben hallederim.
Anahtarı ver İsmet.
Hadsiz.
Nasıl konuşuyor benimle. Terbiyesiz.
Annen ölürken aklın neredeydi acaba?
Firuzan açar mısın şu kapıyı?
Firuzan!
Aziz lütfen.
Konuşmak istemiyorum gerçekten.
Firuzan lütfen.
Aziz lütfen.
Firuzan.
Aç şu kapıyı.
Aç şu kapıyı.
Tamam.
Geçti.
Tamam.
Allah belanızı versin.
Allah hepinizin belasını versin.
Ya ne var be? Geç işte. Hasta mısın?
Ne var ne?
Gelme peşimden. Rahat bırak beni.
Öyle mi Maraşlı?
Sen kaşındın lan?
Ne yapıyor bu deli?
Allah!
Allah!
Aman abi.
Aman abi. Maraşlı abi.
Sen kaşındın.
Abi aman abi!
Sıkı tutun İsmet kardeş.
Kenara çek.
Ne var ya?
Ne var? Rahat bırak beni, gelme peşimden.
Bugünlük bu kadar macera yeter.
Benimle geliyorsunuz bayan.
Başlayacağım bayanına. Hiçbir yere gelmiyorum ben.
O eve de dönmeyeceğim.
Binin şu arabaya.
Tek başınıza olmanız tehlikeli.
Tehlikeli.
Evet gerçekten çok tehlikeli.
Her tarafım silahlı adamlarla çevrili çünkü değil mi?
Sen düşmanı yanlış yerde arıyorsun Maraşlı.
Düşman zaten benim evimde.
Ayrıca dönmüyorum ben o eve tamam mı?
Boşuna kendini yorma.
Peki.
Gelmeyin.
Ama sizi yalnız bırakmam.
Al arabayı eve götür.
Mahur Hanım'ın benimle olduğunu söylersin.
Eyvallah Maraşlı abi.
Kemeriniz.
Nereye gitmek istersiniz?
Kızın beklemez mi?
Olsun bekler.
Vazife bu.
Ne yaptım ki ben onlara?
Niye sevmiyorlar beni?
Seviyorlar ya. Niye sevmesinler?
Sanki her şeyin suçlusu benmişim gibi davranıyorlar.
Ben mi öldürdüm Sedef Hanım'ı?
Mahur atlatamadı annesinin ölümünü.
Biliyorsun işte.
Çok kötü konuştum değil mi kızla?
Maalesef.
Çok kızdın mı bana?
Geçer.
Hepsi geçer.
Sıkma sen canını.
Efendim?
Aziz Bey.
Yine ne istiyorsun lan hayvan herif?
Ne kadar makul bir adam olduğumu anlaman için sana verdiğim süreyi nasıl kullandın acaba?
Bana bak hayvan herif.
Beni çok iyi dinle.
Kızımın yakasından düşeceksin.
Anladın mı?
Yoksa ne yapar yapar kendi ellerimle gebertirim seni.
Sen bayağı cesurmuşsun.
Öyleyimdir.
Sen ver bana şu adresini. Görelim bakalım kimmiş cesur.
Polislerle gelmeyeceksin değil mi?
Yok sen ver şu adresi ver.
Ver. Ben kendim geleceğim.
Aziz sakin ol.
Tamam sevdim bu hareketi.
Buluşacağım seninle.
Adresi göndereceğim.
Savaş'tı değil mi?
Evet.
Aziz sakin olur musun lütfen?
Ben de geleceğim seninle.
O ne?
Bitecek bu iş.
Ben de geleceğim.
İlhan sakın yalnız bırakma babanı.
Tamam merak etme. Ben yanındayım.
Ben yurt dışında okurken hastalandı annem.
Bilmiyordum.
Söylemediler bana.
Daha doğrusu annem öğrenmemi istememiş.
Olur da okulu bırakırım.
geri dönerim diye.
Ama gelirdim tabii yani. Okul falan umrumda olmazdı.
Bir şey demeyecek misin?
Ne diyeyim?
Ne bileyim?
Soru falan sormayacak mısın?
Gerçi sen şimdi benim işim soru sormak değil. Sizi korumak dersin değil mi?
Benim işim soru sormak değil bayan. Sizi korumak.
Otursana.
Yok ben oturmayayım.
Şimdi böyle 360 daha rahat görüyorum. Sabit kalmayayım.
Otur lütfen.
Annen hayatta mı?
Hayattadır.
Benimki öldü.
Mekanı cennet olsun.
Tabii.
Gidenlerin mekanı cennet kalanlarınki de cehennem oluyor değil mi?
Ölüm Allah'ın emri bayan.
Yapacak bir şey yok.
Hep böyle misin sen?
Nasıl?
Yani belli ki laflar...
Ne bileyim o kadar kitap okudun ya, insan senden daha büyük laflar bekliyor.
Öyle aforizmalı falan.
Çok okumadım aslında.
Sahafsın ama.
Bunları satmak içindi.
Tanıdığım en garip adam olabilirsin. Biliyor musun?
Olduğum gibiyim diyelim.
Böyle dönemde senin gibi birini bulmak zor be Maraşlı.
Biz olmadığımız gibi davranmaya çalışan bir nesiliz ya.
Zor.
Günün sonunda
kim ne yaparsa yapsın
insan neyse odur.
Çok ağır oldu bu.
Babam hep Hz. Ali'nin şu lafını tembihlerdi bana.
İnsanların içinden insanlardan bir insan ol.
Basit gibi görünür ama anlamı derindir.
Neymiş anlamı?
Şu demek.
Çıkıntılık yapma.
Herkes gibi görün
ama kendin ol.
Mesela
şimdi bir elma ağacı düşün.
Şimdi dışarıdan bakınca nasıl?
Bütün elmalar bir değil mi?
Ama aslında içlerine baksan.
Kimisi ekşidir kimisi tatlı.
Kimi kırmızıdır kimi yeşildir.
Ki çürükleri de vardır.
Ama görünürde hepsi elmadır.
Anladın mı?
Çok konuştun be Maraşlı.
Biraz dinlen istersen.
Çok konuşmak iyi değil bayan.
Az konuşmak iyidir.
Babamdır kesin.
Efendim?
Mahur ne haber hayatım?
İyi Deniz. Senden ne haber?
İyi ben de. Ebrulardayız.
Partiliyoruz hafiften. Gelmez misin?
Yok ya. Bana iyi gelmez şimdi.
Bak ortam güzel yalnız.
Emin misin?
Eminim eminim. Başka sefer.
Haydi bayan.
Sizi eve bırakayım ben.
Yok ben bugün stüdyoda kalacağım.
Orası olmaz.
Bir sen kalmıştın hayatıma karışmayan.
Açsana kapıyı.
Yok bu uzaktan şey olanlardan değil.
Anladım.
Şerefsiz herif.
Şeytan diyor sık kafasına kurtul.
Baba sakin ol.
Mahur'u ara. Neredeymiş?
Gelsin artık eve.
Efendim abi?
Neredesin sen Mahur?
Hadi doğru eve.
Yok abi.
O kadın o evde olduğu sürece bunlar hep devam edecek zaten.
O yüzden gelmiyorum ben hiçbir yere.
O kadın falan diye konuşup durma. Bir sakin ol.
Abi ne diyorsun sen?
Neler dedi bana? Şimdi kalkıp onu mu savunacaksın sen?
Mahur abartma.
Ne dedi ki kadın?
Ya ne demek ne dedi?
Resmen annen ölürken sen neredeydin dedi işte.
Sen kimin tarafındasın abi?
Mahur.
Kabullen artık şu evliliği.
Abi kapatıyorum ben. İşim var.
Beni etilere götürür müsün?
O nereden çıktı şimdi?
Arkadaşlarıma uğrayacağım.
Bekleme sen. Git.
Ben burada kalırım bu gece.
Emin misiniz?
Evet.
Ne iyi yaptın da geldin.
İyi görünmüyorsun. Ağladın mı?
Zor bir geceydi diyelim.
Gel, gel dans edelim.
Üzdüler mi benim miniğimi yoksa?
Benim bir şeyler içmem lazım.
Bir şey alıp geleyim.
Canım kızım benim. Bebeğim.
Annen ölürken neredeydin Mahur?
Son nefesini verirken...
Şimdi karşıma geçmiş iyi evlat şovu yapma bana.
Canım iyi misin?
Ambulans!
Ambulans çağırın.
Mahur!
Çekil.
Çekil. Geri dur.
Mahur Hanım.
İyi misiniz?
İyiyim.
Çok iyiyim.
Gelin sizi eve götüreyim.
Olmaz.
Eve gidemem.
Tamam.
Eve gidemem. Ev olmaz.
Ev olmaz.
Arkadaşınıza bıraksam olur mu?
Gelin böyle.
Sen arabadan sakın inme.
Gelmezsin sanıyordum.
Ben de aynı şeyi senin için düşündüm.
Ben kötü adamım. Korkusuz olmak zorundayım.
Korkusuz değil de vicdansız daha doğru.
Kızımdan ne istiyorsun?
Kızın umrumda değil.
Ben fotoğrafları istiyorum.
Fotoğraflar kızımda değil.
Ben öyle düşünmüyorum.
Kızımı rahat bırakacaksın.
Neyin peşinde olursan ol.
Bir daha onun yanına asla yaklaşmayacaksın.
İstediğimi verirsen uzak dururum.
Yoksa...
Yoksa ne lan?
Yoksa ne?
Kızını da annesinin yanına yolcu ederiz.
Öldürürüm lan seni.
Seni öldürür buraya gömerim seni.
Baba, ne yapıyorsun?
Bir babanın çocukları için neyi göze alabileceğini sen hiç anlamamışsın.
Benim anlamadığım, çenesine silah dayanınca korkacak birine mi benziyorum.
Beni hayal kırıklığına uğratıyorsunuz.
Kork ya da korkma.
Geberir gidersin işte.
Diyelim ki beni öldürdün.
Adamlarımın kızını kaçırıp paramparça edip bir çöp tenekesine atmayacağını nereden biliyorsun?
Öldürürüm lan seni!
Öldürürüm!
Öldürürüm seni!
İndir silahı.
Baba sen de indir şu silahı.
Fotoğraflar kızımda değil.
Poliste de değil.
Maraşlı'ya sordun mu?
O nereden çıktı?
O gün o da oradaydı.
Kimseye fark ettirmeden aşmış olabilir.
Hatta ben buna eminim.
Bunu nereden çıkartıyorsun?
Sezgilerime güveniyorum diyelim.
Sonrasına karışmam.
Fotoğrafları al gel.
Onun saçının teline zarar gelirse seni yaşatmam.
Yemin ediyorum öldürürüm.
Ne pahasına olursa olsun.
Aptal bir adama benzemiyorsun.
Süren başladı.
Baba hadi gidelim buradan.
Nereye?
Eve.
Ev olmaz.
Ev olmaz. Babam böyle görmesin beni.
İyi akşamlar Celal Bey.
Kredi için onaylanmış başvurunuz olduğunu görüntülüyorum.
Acaba gerekli evrakları teslim etmek için ne zaman burada olursunuz?
Biraz daha beklememiz gerekiyor.
Tabii ki.
O halde başvurunuzu beklemeye alıp sizden geri dönüş bekliyorum.
Uygundur.
Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler Celal Bey.
İyi akşamlar.
Eyvallah.
Efendim Aziz Bey?
Maraşlı neredesin?
Acil buluşmamız lazım.
Stüdyodayız.
Mahur Hanım'ın işleri var.
Buluşmamız lazım. Önemli diyorum sana.
Ben Mahur Hanım'ı bırakmayayım şimdi.
Acil diyorum.
Derhal buluşmamız lazım.
Mahur için şimdilik bir tehlike yok.
Ben Savaş'la buluştum.
Ne yaptınız?
Yarım saat sonra senin evde görüşürüz.
Tamam Aziz Bey.
Hayırdır oğlum?
Ne bu hal?
Sorma şimdi. Gece gece bela aldık başımıza.
Mahur Hanım hasta mı?
Değil.
İnin bayan.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş yavaş yavaş...
İyi misiniz bayan?
Çıkarın hepsini. Çıkarın.
Daha iyi misiniz?
Gelin şimdi.
Tamam tamam.
Neredeyim?
Benim evimde.
Ne yaptım ben ya?
Bir şey yapmadınız.
Merak etmeyin.
Güvendesiniz bayan.
Geçti.
Geçti.
İçki mi içmiş?
He anam he.
Verin benim kıyafetlerden üstüne bir şey. Üstünü değiştirelim.
Tamam ben hallederim.
Bu saatte kim gelir?
Aziz Bey geldi.
Babası.
Haberi yok burada olduğundan. Ses etme, tamam mı?
Oğlum neler oluyor?
Ya sen dediğimi yapsana benim.
Hadi.
Tamam.
Zeliş.
Niye kalktın benim güzelim?
Yat hadi.
Yat.
Yat, geleceğim ben senin yanına.
Tamam mı?
Hadi bakalım.
Aferin benim babası.
Hadi benim güzelim.
Dışarı gel Maraşlı.
Az konuşalım.
Peki.
Aziz Bey sizin o adamla ne işiniz var?
Fotoğraflar sendeymiş.
O söyledi.
İyi misin?
Kızım.
Ne zamandır sende fotoğraflar?
Baba.
Dünden beri.
Olay yerinden aldım.
Bunu nasıl söylemezsin bana Maraşlı?
O fotoğraflar yüzünden kızım öldürülüyordu benim.
Varsa bir davası gelsin benimle çözsün diye.
Kaldı ki fotoğrafları versek bile
Mahur Hanım adamı tanıyor.
Bu adamın peşini bırakacağını mı sanıyorsunuz?
Ben adamla konuştum anlaştım.
Fotoğrafları getir.
Peki.
Bir daha benden bir şey gizlemezsen iyi edersin.
Buyurun.
Kopyasını çıkarmadın değil mi?
Çıkardıysan ver. Adama kazık atmak istemiyorum.
Çıkarmadım. Hepsi bu.
İyi geceler.
Uyuyamadın mı? İyi misin?
Midem bulandı.
O kadar içersen bulanır tabii. Ne zorun vardı ki?
Canım sıkkındı.
Bayan, alkol hiçbir sorunu çözmez.
Çözseydi ben alkolik olurdum.
Hadi yatın uyuyun.
Ben bahçeye çıkıp biraz hava alacağım.
Sorun olur mu senin için?
Yok da bu saatte mi?
Hava soğuk.
Tamam tabii. Tabii.
Fotoğraflar gerçekten Maraşlı'da mıymış?
Evet.
Deli mi bu?
Kafayı mı yedi?
Belayı kendi üstüne çekmek istemiş.
Başlarım onun belasına.
Az kalsın ölüyorduk be.
Baba şu herif ne istiyorsa verelim. Bitsin gitsin artık.
Sakin ol oğlum.
Sakin ol.
Halledeceğiz.
Yarın halledeceğiz.
Bu beladan ömür boyu kurtulmuş olacağız yarın.
Sen Mahur'la konuştun mu?
Yok. Niye bir şey mi oldu?
Yok. Sordum.
Baban arıyor.
Bizi stüdyoda sanıyor. Bir konuş istersen.
Efendim baba?
Kızım neredesin?
Stüdyodayım.
Hala?
Evet şey...
Çekim uzadı da. Yani lamba patladı.
O yüzden sabahlayacağım gibi duruyor.
Sen iyi misin? Sesin iyi gelmiyor pek.
Yok.
İyiyim.
Daha iyiyim yani.
Firuzan nasıl?
Eh işte.
Canı sıkkın.
Hadi sen işine gücüne bak.
Eve döndüğünde konuşuruz.
Tamam.
Baba.
Özür dilerim ben.
Tamam kızım.
Alın. Midenize iyi gelecek.
Ne bu?
Salep.
Yok hiç bir şey içecek durumda değilim ben şu an.
Bayan. İç.
İyi gelecek.
Uyumak ister misin?
İstemem.
Tamam.
Uyuma.
Sen içeri geç istersen. Bekleme beni.
Yok, sen buradayken olmaz şimdi.
Peki.
Kal o zaman.
Gençler işte eğleniyorlar.
Gençler de, biz de genç olduk.
Böyle zibidilikler yapmıyorduk ama.
Neyse?
Konuşmak zorunda değiliz.
Sen sıkılmıyorsun değil mi?
Yok.
Beni eğlendirmek zorunda değilsin ki.
Evet.
Yani...
Yani bilsem bir iki fıkra anlatayım ama
onu da bilmiyorum.
Eminim onu da kötü anlatırsın sen zaten.
Sonuç itibariyle o da bir sanat değil mi?
E tabii bir nevi.
Aziz neredesin?
Silahla çıkıp gittin. Meraktan öldüm burada.
Tamam hayatım. Bitti gitti işte.
Bitti gitti öyle mi?
Karşında çocuk mu var? Çocuk mu kandırıyorsun sen?
Firuzan tamam dedim.
Tamam.
Uzatmayalım daha fazla.
Kızın daha gelmedi.
Belki merak edersin.
Biliyorum. Telefon ettim.
Stüdyoda işi uzamış.
Demek sevgili kızını arayıp haber verdin.
Ama karını aramak aklına bile gelmedi öyle mi?
Yahu sen evdesin.
Dışarıda olan o.
Ayrıca onun hayatı tehlikede, senin değil.
Ya elinde silahla çıkıp gittin.
Ne yaptığın belli değil.
Nereye gittiğin belli değil.
Meraktan öldüm burada.
Tamam, tamam özür dilerim. Oldu mu?
Özür dilerim.
Sakın dokunma bana Aziz.
Bana kendimi yeterince değersiz hissettirdin.
Teşekkür ederim.
Ah!
Daha iyice misin?
Hı?
İyi misin?
Ne anlamda?
Her anlamda.
Biraz midem bulanıyor.
Yani demeyeyim diyorum da.
O kadar içmeye haliyle...
E hayat bazen yanlış seçimlerden ibaret.
Değil mi?
Hayat bazı sonuçlardan ibaret.
Ne yapıyor lan bu?
Ne yapıyor lan bu?
Öldürtecek kendini.
Birader öldürtecek misin kendini? Çekilsene kenara.
Çok fazla gürültü yapıyorsunuz.
Sana ne? Sen misin bu mahallenin zaptiyesi?
Bak ya.
Birader bela mı arıyorsun gecenin bu saatinde? Derdin ne?
Saat gecenin iki buçuğu.
Şu anda bir mahalledesiniz.
Hastalar var.
Bebekleri var.
Bangır bangır müzik dinliyorsunuz arabada.
Ya uyansınlar bize ne?
la havle vela kuvvete.
Çekilsene lan yoldan.
Dövdürtecek misin kendini?
Bak gardaş.
Benim hasta bir kızım var.
Gürültüye de aşırı derece de hassasiyeti var.
Şimdi uyanırsa ağlar.
Ağlarsa da ben çok üzülürüm.
Üzülünce de sinirlerim çok bozuluyor.
Çatacak birini ararım.
İşte çatacağım kişiler de siz oluyorsunuz.
Yok ya.
Uzmanlar da bunu hiç ama hiç tavsiye etmiyor.
Tamam bırak gitsinler. Olay çıkmasın gece gece.
Bayan sen içeri geç. Geliyorum ben şimdi.
Tamam bırak gitsinler.
Hadi.
Ya hadi çok uzattın ya.
Sakin.
Sakin.
Bana sadece iki dakika verin. Hemen geliyorum.
Geliyorum.
İyi geceler.
Yahya Kemal Mahallesi, İncir Sokağa
bir ambulans gönderir misiniz lütfen?
Evet.
Şöyle ki
Burada üç tane arkadaş var, gençten.
Feci şekilde dayak yemiş görünüyorlar.
Evet.
Birinin kafasından kan geliyor anladığım kadarıyla.
Kafa tası çatlamış.
Diğerinin kolu kırılmış.
Bir diğerinin de bacağı.
Evet.
Evet tamam.
Fevkalede acınası görünüyorlar.
Ama biraz acele olsun lütfen.
Şimdi ölürler mölürler, mazallah.
Acayip tedirgin haldeyiz.
Tamam mı?
İyi geceler.
Gel bakalım gardaş.
Gel.
Abi sen nerelisin ya?
Kahramanmaraş.
Benim eniştemin dayısının patronu da Maraşlıydı.
Bak görüyor musun toprak çıktık?
İnsan toprağına el kaldırmaz değil mi?
O zaman biz gidelim abi.
Lütfen.
Kıs.
Buyurun bayan.
Peki sence bu salep mi yoksa sahlep mi?
H ile.
Şaşkın.
Zeliş.
Zeliş!
Zeliş!
Zeliş!
Günaydın.
Günaydın.
Ben yapmıştım bu salıncağı.
Zeliş hiç binmemişti.
Keyfi bayağı yerinde görünüyor vallaha.
Erken uyandım da ben biraz.
Zeliş de kalkmıştı. Bir bahçeye çıkalım dedik.
Zeliş.
Günaydın.
Günaydın.
Süpersin.
Şaşkın.
Şaşkın gel bakayım buraya.
Gel gel.
Gel bakayım buraya.
Gel. Ne haber?
Çok tatlı bir şeysin sen.
Tatlılığı da senden kaynaklanıyor galiba. Biliyorsun değil mi?
Biz tanışmıştık şaşkınla.
Seni çok sevmişti.
Ben de onu çok sevdim ya.
Nasıl sevilmez bu?
Şuna bak.
Çok tatlı bir şeysin sen.
Babama ne dedin sen dün gece?
Eve gitmedim ya.
Çekim sürdü. Sabahladık dedim.
Korumalıktan suç ortaklığına terfi ettin demek.
Bravo. Tebrik ederim.
Bu hiç gülünç değil bayan.
Neden?
İki kadeh içmeyi anlarım.
Ama içip kendini kaybedecek hale gelmek
anladığım bir şey değil.
Beni sakın yargılama tamam mı?
Ne yaşadığımı biliyor musun ki sen?
Her insan acı çeker.
Bununla baş etme yolu bu değil.
Hem annen dünküleri görse
sana ne derdi hiç düşündün mü?
Sana ne?
Hayır gerçekten sana ne?
Sen benim ne yaşadığımı biliyor musun ki?
İyi ki bir şey gördün.
Tamam git. Git anlat babama.
Kızın dün kendini kaybetti de. Öldürecekti kendini de.
Ben gammazcı değilim. Senin için söylüyorum.
Benim için bir şey söyleme.
Sen benim ne yaşadığımı, ne hissettiğimi, ne düşündüğümü biliyor musun ki?
Öyle mi?
Benim el kadar kızımı vurdular.
Vuran adamın silahı kızımın boyundan uzundu. Sen biliyor musun?
Acılar yarışmaz elbet.
Herkesin acısı kendine.
Ama acıyla baş etmenin de bir raconu var.
Senin yolun bu racona uymuyor.
O yüzden söyledim.
Hoş geldiniz Mahur Hanım.
Hoş bulduk.
Mahur.
İyi misin?
Konuşalım mı biraz?
Yok abi yorgunum.
Sonra konuşalım olur mu?
Tamam canım.
İyi mi Mahur?
İyi iyi.
Dün biraz fazla çalıştı.
Yorgundur.
Arayan, soran, rahatsız eden...
Yok bir sıkıntı olmadı.
Tamam.
Babam bahçede seni bekliyor.
Oo Maraşlı Bey.
Hoş geldiniz.
Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
Hazır mıyız?
Eyvallah.
Bize biraz müsade.
Ay vallahi kıskanıyorum.
Ne yaptınız?
Konuştunuz mu adamla?
Evet.
İki saat sonra buluşacağım.
Neye gülüyorsun sen?
Bazen şaşırıyorum biliyor musun?
Sen ve libidon bu eve nasıl sığıyorsunuz?
Zevzekliği bırak Necati.
Kıl nazar kurulmuştur işte hakikat perdesi.
Mahur Hanım'ın nesi var?
Niye sordun?
Dün gece epey ağladı.
Firuzan'la takştılar.
Kabullenemedi Firuzan'ı.
Anladım.
Fotoğraflar sendeymiş.
O söyledi.
Buyurun.
O fotoğraflar yüzünden kızım ölüyordu benim.
Kaldı ki fotoğrafları versek bile
bu adamın bu işin peşini bırakacağını nereden biliyoruz?
Ben adamla konuştum anlaştım.
Alo iyi günler.
Bir ihbarda bulunacaktım.
B ana sorarsanız hiç doğru bir şey yapmıyoruz Aziz Bey.
Bitecek bu iş.
İstediğin şey bende.
Tam sizinle uğraşmayı sevmeye başlamıştım.
Senin için daha hayırlı oldu gardaş.
Daha uzun yaşayacaksın.
Bana bak adi pislik.
Sen bu videoyu izlerken
ben çoktan o fotoğrafları savcılığa vermiş olacağım.
Polisler de çoktan yola çıkmış olacak.
Sen de işlediğin cinayetin bedelini hapislerde çürüyerek vereceksin.
Anladın mı beni?
Kumpas mı kurdunuz lan bize?
Beyler.
Size tek söyleyeceğim şey dua edin savaş çıkmasın.
Bırak silahını.
Tek söyleyeceğim şey bu.
Kaldır elleri.
Hepsini alın.
Hastayım ben.
Arayın üstünü arayın.
Sonunda cezanı çekeceksin.
Nasıl videomu beğendin mi?
Ne yapıyorsun?
Hiç doğru bir şey yapmadınız.
Böyle adamlar bu işlere takarlar.
Belki de en iyisi budur.
Yani biz uğraşacağımıza
hakimler savcılar uğraşsın değil mi?
Adam şimdi ona tuzak kurduğumu zannedecek.
Ya baba biz adama niye tuzak kuralım?
Bir cinayet işledi. Sonucuna da katlanacak.
Bu kadar basit.
Ben hiç öyle olacağını sanmıyorum.
Sanmazsın tabii.
Ne oldu, işsiz mi kaldın?
Artık size ihtiyacımız yok Celal Bey.
Yapacak bir şey yok.
Yerinizde olsam koruma sayısını arttırırdım.
Niye?
Adam tutuklandı artık.
Daha ne yapabilir?
Bence çıkabilir.
Yok artık.
Ben diyeceğimi dedim.
Şu saatten sonra sizin bileceğiniz iş.
Aziz Bey.
Bizim şimdilik beklememize gerek yokmuş.
Bu herifin sorgusu saatler sürer dediler.
Sizi arayacaklarmış.
Güzel.
Gidebiliyor mu yani?
Evet şimdilik.
Maraşlı sağ ol her şey için.
Senin ya da kızının
ne zaman, neye ihtiyacınız olursa
kapım daima açıktır.
Eksik olmayın.
Sağ olun.
Evet.
Bizim şirkette bir iş ayarlarız istersen.
Güvenlikte falan.
Burnun nasıl gardaş senin?
Var mı ağrı sızı?
Benim kafa serttir biraz.
Geçmiş olsun Celal Bey.
Kurtuldunuz benden.
Estağfurullah Mahur Hanım.
Estağfurullah.
Ha şey...
Bu sizin için.
Bulmuşsun.
Buldum.
Buldum, vermeyi unutuyordum size.
Teşekkür ederim Maraşlı.
Rica ederim bayan.
Buradan çıkacağım Maraşlı.
Çıktığımda da
o Afganistan'daki günlerini mumla arayacaksın.
E anlat bakalım Maraşlı.
Kimsin, necisin?
Hiç birini öldün mü?
Nasıl asker oldun?
Nerelerde görev yaptın?
Size Maraşlı adını askerde mi taktılar?
Nerede görev yaptığını söylemedin hala.
Hakkari.
Şırnak.
Diyarbakır.
Suriye.
Filistin.
Afganistan.
Mahur Hanım.
Mahur Hanım.
Yine ne oldu?
Para falan isteyecek herhalde.
Saçmalama Ozan.
Ne oldu?
Az konuşabilir miyiz?
Önemlidir.
Tamam.
Ben geliyorum hemen. Siz arabada bekleyin isterseniz.
Ne oldu Maraşlı?
Ailenden biri.
Ne ailemden biri?
Seni öldürmek isteyen kişi.
Ailenden biri.
Senin ölmeni isteyen kişi ailenin içinden biri.
Yarandan bahset bize.
Aracımız Çukurca'da mayına çarptı.
Beş şehidimiz var.
Sen?
Ben 49 gün komada kaldım.
49?
46.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.