Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hayatımın en acı günüymüş.
Bilmiyordum.
Halbuki en güzel günü de olabilirdi.
Kızım Zeliş'in doğum günüydü.
O istedi bir konsere gittik.
Ben mutluydum Zeliş mutluydu.
Gerçekten unuttun mu benim hediyemi? - Çevredeki herkes mutluydu.
Gel bakalım
Bak burada ne var bak bak.
Mutluluk bir insanın çölde yağmura rastlaması kadar az rastladığım bir duygudur.
Her şeye baştan başlayalım mı?
Celal Kün diğer adıyla Maraşlı.
1987 Maraş doğumlusun. - Kahramanmaraş.
Mesleğin? - Askerim.
Yani askerdim, iki yıl oluyor emekli oldum.
Rütben?
Astsubay baş çavuş, özel kuvvetlerdeydim.
O gün...
O günü anlatabilir misin bize?
Her şey birden bire oldu. Ona bir hediye almıştım dedim ya doğum günüydü.
Hep bir köpeği olsun isterdi.
Her şeyi baştan organize ettim.
Çok güzel bir sürpriz olacaktı.
Oldu da.
Baba bu çok tatlı ama ya!
Hakikaten çok tatlıymış ya.
Seni çok çok çok çok seviyorum!
Ben de onu çok seviyordum.
Hayattaki her şeyden çok.
Ya annesi?
Zeliş beş yaşındayken ayrıldık.
Köpeğinin bir adı var mıydı? - Vardı.
Orada koyduk, Zeliş koydu.
Baba şaşkın koyalım mı? Şaşkın olsun adı. Baksana şunun bakışlarına.
Baba biz biraz oynayalım sen de şarkılarını ezberle
Sanki bu dünyada değil gibiydim.
Sanki ruhum bedenimden çıkmış yavaş yavaş yükseliyordu.
Cennetin kapısında sandım kendimi.
İçeri gireyim dedim.
Meğerse cehenneme girmişim.
Zeliş!
Zeliş! Zeliş!
Zeliş! Zeliş! Zeliş!
Zeliş! Zeliş!
Zeliş yok kızım yok! Yok!
Saldıranlar kimdi hangi örgüt?
Örgüt değlidi. - Nereden biliyorsun?
Biliyorum bir adamı öldürmeye gelmişler, Mehmet İnce diye biri.
Tanıyor muydun? - Hayır.
Ben kendi halinde bir askerim. - Özel kuvvet askeriydin.
Doğrudur. - Bütün bunları nasıl öğrendin?
İki gün sonra adamı buldum.
Bir şey bulabildin mi peki? Telefon numarası bir irtibat?
Küçük bir kağıt parçası.
Bir plaka var üstünde
Sanırım Mehmet İnce'nin arabasının plakası.
Hepsi bu kadar mı?
Hepsi bu kadar, hikayenin sonu.
Şaşkın.
İyi günler Celal bey bankamız yirmi bin liraya kadar kefilsiz kredi sunuyor. İlgilenir misiniz acaba?
Yok.
Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz, iyi günler.
Alo? Günaydın.
Çıktım geliyorum ben de.
Öyle mi?
Ne zaman geleyim peki?
Öğleden sonra tamamdır. Bir gelişme var mı peki?
Eyvallah.
Koş.
Selamunaleyküm.
Aleykümselam. - Var mı haber?
Yok.
Bir ihtiyacın olursa. - Yok sağ ol eyvallah.
Gel, gel.
Abi günaydın.
Çay?
Bu kitapların hepsini okudun mu ya?
İki kelime etsen öleceksin sanki.
Nuri abi bu adam ne ayak ya?
İki ay oldu mahalleye geleli adını zor öğrendik.
kimseyle konuşmaz etmez ne iş abi bu?
Sanane İzzet herkes senin gibi zevzek mi ya?
Kalbimi kırıyorsun he.
Sana bir şey anlattı mı?
Anlattı. - Vallahi?
Söyle o çaycıya her işe burnunu sokmasın dedi.
Seninle iki laf konuşanda kabahat ya.
Merhaba.
Kolay gelsin.
Kaybolan Yıllarım'a bakmıştım.
Az aşağıda bir meyhane var.
Bir de oraya bakın isterseniz.
Yanlış anladınız kitap bu.
Aşkın Yakar.
Kimi?
Yazarın adı Aşkın Yakar.
Ha yok öyle bir kitap bizde.
Yeni mi çıktı?
Yok baya eski aslında ama hiç bir yerde bulamıyorum belki sizde vardır diye düşündüm.
Yok bizde bayan öyle kitaplar olmaz bizde.
Nasıl kitaplar olur peki?
Güzel kitaplar olur bizde.
Bunun kötü olduğunu nereden biliyorsunuz ki?
İyi olsa ben bilirdim.
Ben aslında hep buraya gelirim ama siz yeni mi açtınız burayı?
Bayan o kitap yok bizde.
Eğer bulursam ben ayırtırım gelir alırsınız tamam.
Gerekmez sağ olun, bulurum ben.
Size de iyi günler.
Bu arada bu eski fabrikaya nasıl gidiliyordu tam olarak buradan hep karıştırıyorum da.
Bayan.
Fırından sağa dönün beş dakika yürüyün eski yanmış bir bina göreceksiniz.
Sırtınızı verin binaya dimdik aşağı inin fabrika orada. Oldu mu?
Siz?
Siz ne yapacaksınız ki orada?
Macera arıyorum diyelim.
Kolay gelsin.
Ne tatlı şeysin sen böyle! Gel bakayım.
Şaşkın mı senin adın? Dur bakayım öyle.
Bak bana.
Hadi görüşürüz.
Hacer abla nasılsın? - Poz verin bana.
Hoş geldin. - Hayrola görünmüyorsun çoktandır.
Efendim canım?
Canım müjdemi isterim.
Hayırdır ne oldu?
Style Make dergisi seni yılın fotoğrafçısı seçti.
Ne? Nasıl yani? Gerçekten mi!
Evet - Kim söyledi?
Kimse söylemedi ben kendim duydum.
Ya Mahur çok heyecanlıyım canım benim tebrik ederim.
Sonuna kadar hak ettin seninle gurur duyuyorum.
Mankeniniz hazır Ecem hanım. - Tamam geliyorum.
Canım, benim kapatmam lazım şimdi kutlayalım bunu mutlaka olur mu?
Tamam tamam geleceğim birazdan.
Savaş bey, savcıyı almışlar bizi bekliyorlar.
Efendim Şirin hanım?
Evet evet çıkıyorum ben de. Bir şey lazım mı?
Tamam hadi eyvallah.
Şaşkın.
Şaşkın.
Şaşkın.
Hayırdır erkencisin?
Bir işim var geleceğim bir iki saate de bizim Şaşkın'ı gördün mü?
Az evvel bir kızın peşine takıldı.
Ne tarafa gitti? - Bu tarafa.
Ulan Şaşkın.
Hadi.
Çocuklar bir bakın hele. Benim Şaşkın vardı ya köpek buradan geçti mi?
Siz kimi kaçırdığınızı zannediyorsunuz!
Bırakın dedim! Ne yaptığınızı sanıyorsunuz!
Çözün beni! Kimsiniz lan siz!
Bırakın dedim bırakın!
Bırakın beni! Karşınızda koskoca savcı var!
Evet Savcı bey, şimdi seninle bir soru cevap oyunu oynayacağız.
Endişelenme çok eğleneceğiz.
Şimdi sana bir soru soracağım ve ilk sorduğum soruya yanlış cevap verirsen bir parmağın gidecek.
Tamam mı? Soruyorum.
Soruşturmadan vazgeçecek misin?
Bak evet diyorsan böyle yap
hayır diyorsan böyle.
Hayır cevabını kabul etmiyorum.
Hayır diyor galiba.
Bir daha sormama gerek var mı?
Anlaştık değil mi?
Asla!
Çık dışarı çık!
Ver şunu.
Kartı ver. Ver dedim!
Kemerimi tut. - Ne?
Kemerimi tut!
Koş! Koş!
Koş hadi!
Kemerimi tut gidiyoruz.
Koş! Koş!
Koş! Koş hadi!
Gel.
Dur.. Dur... Dur... Dur...
İyi misiniz bayan?
Sakin olun.
Geçti.
Sakin olun.
Kaç kişiydiler bunlar hanım efendi?
Yedi yok sekiz, sekiz kişilerdi ama ben birinin yüzünü hiç göremedim.
Siz niye oradaydınız?
Ben köpeğimi arıyordum.
Bayanı kıstırdıklarını görünce de müdahale etmek istedim.
Adamların durumu nasıl müdür bey?
Ortada bir tane ceset var, sadece bir tane.
Hayır bir yanlışlık olmalı. İki kişiyi öldürdüler biri daha olmalı.
Kimi?
Yani bilmiyorum, bilmiyorum yüzünü görmedim. Ama fotoğraflarını çektim.
Fotoğraflarını mı? Nerede bu fotoğraflar?
Şey korktum attım, hafıza kartındaydı orada bir yerde.
Amirim şimdi bayan olayın şeyiyle biraz şok halinde anladığım kadarıyla, o yüzden
ne dediğini bilmiyor, aslında fotoğraf falan yok.
Siz nereden biliyorsunuz? - Ben de olay yerindeydim.
Orada mıydın?
Evet oradaydı ama o görmedi yani o geldiğinde ben çoktan çekmiştim fotoğrafları.
Yani birini daha öldürdüklerinden eminsiniz. - Evet gözümle gördüm müdür bey.
Pekala bize olay yerine kimi yolladın? - Cemal komiser, orada hala.
Bağla bakayım bana.
Cemal abi müdürüm istiyor.
Alo Cemal. - Buyurun müdürüm.
Bir ceset daha buldunuz mu orada? - Müdürüm burada başka ceset yok.
Bakın burada ceset falan yok diyor.
Müdür bey gözümle gördüm diyorum size! Adamın beynini dağıttılar orada.
Bak hanım efendi gördüm diyor.
Tamam siz yine de araştırmaya devam edin bir gelişme olursa da bana hemen haber verin.
Ne diyor?
Sizin ifade pek tutmuyor.
Amirim bu adamlar durup dururken bayana saldırmadılar herhalde değil mi?
Savcıya hakime anlatırsınız bu dediklerinizi. Avukatınız var mı?
Evet var.
Efendim.
Siz Aziz Türel'in kızı mısınız?
Pardon ne değişecek?
Benim biraz işim var hemen geliyorum.
Birden çıktı herif Savaş bey, yoksa kızı yakalamıştım.
O kızı istiyorum, fotoğrafları da duydun mu beni?
Hallederiz efendim.
Şu herifi de araştırın bakalım kimmiş?
O fotoğraf işine hiç girmeseydin keşke.
Neden? - Neden...
Sen ortada bir ceset var diyorsun.
Evet.
Amir öyle bir ceset yok diyor.
Ee?
Ee si adamlar cesedi götürmüşler. Ortalığı da bir güzel temizlemişler.
Ee?
Ee si adamlar profesyonel temiz iş yapıyorlar.
Sen de gidip fotoğraflarını çektin.
Tamam yani?
Yanisi peşine düşecekler bayan, anladın?
Anladım.
Sen o fotoğraf işini hiç şey etme.
Ne diyorsun yani? Bulunmasın mı adamlar?
Bayan şu gelirken köşede bir eczane vardı görmüşsünüzdür kesin.
İyisi mi siz dönerken oradan kendinize bir kutu uyku ilacı alın olur mu?
Uyku ilacı?
Ne yapacakmışım pardon ben uyku ilacını ne diyorsun sen?
Yatmadan önce hepsini bir kerede içeceksiniz oldu mu?
Neden?
Daha rahat ölmek için, ölmek istiyorsunuz ya.
Çok komik. - Ben diyeceğimi dedim.
Şu saatten sonra görmedim duymadım bilmiyorum.
Zaten ikimizin de peşine düşecekler.
Düşsünler canım, düşerlerse düşsünler ne yapalım.
Düşerlerse düşsünler, az önce zırıl zırıl ağlayan ben miydim peki?
O olayın sıcaklığıyla oldu tamam mı şu anda gayet iyiyim ben.
Sen gece olunca başını yastığa koy bakalım o zaman göreceğim ben seni.
Babanız yolda geliyor, hanımefendiyi benim odama götürün.
Buyrun, ikinize de geçmiş olsun. Ama yiyin için bu adama dua edin hayatınızı kurtarmış.
Ben ne yapayım müdürüm?
Siz de savcıya ifadenizi vereceksiniz. Savcı beye götürün ifadesini alsınlar.
Emredersiniz.
Bakar mısın?
Tek atışta adamı alnının çatından vurmuşsun. Mesleğin ne senin?
Eski askerim ben, özel kuvvetçiydik.
Niye söylemiyorsun kardeşim?
Sormadan söylemek hamlıktır derler.
Kızım! İyi misin? İyi misin?
İyiyim.
Yakalandı mı saldırganlar? - Arıyoruz efendim.
Bulunacak onlar! Onlar derhal bulunacak!
Sakin olun Aziz bey, herkes görevini yapıyor.
Güpegündüz kızımı öldürmeye kalkıştılar. Siz bana sakin ol mu diyorsunuz?
Yaralı değilsin değil mi?
Hastaneye götürdüler mi seni?
Yok baba ihtiyacım yok öyle bir şeye.
Korktun mu? - Biraz.
Ben bakan beyle görüştüm, bizzat alakadar olacak.
Çok münasip olmuş.
Bizim arkadaşlarımız da ellerinden geleni yapıyorlar en kısa zamanda yakalayacağız.
Sen nasıl kurtuldun?
Polisler mi geldi?
Bir adam yardım etti. - Kim o adam?
Sahaftı. - Sahaf mı?
Eski bir asker aslında. Tam zamanında yetişmiş yoksa mazallah...
Aklım çıktı be yavrum.
Biliyorum biliyorum babacım.
İyiyim ama iyiyim korkma.
Kusura bakmayın biraz şey yaptım Göksel bey
Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayı pek sevmiyorum biliyorsunuz.
Zaten yeni moda da bu. Görüntülü konuşma.
Nasılsınız beyler? - İyiyiz Savaş bey siz nasılsınız?
Bu arada rahatsızlığınız ne durumda?
Rahatsızlığım, aynı. Zaten iyileşebilen bir hastalığım yok ne yazık ki.
Sizler gibi güneşin tadını çıkaramıyorum.
Xeroderma Pigmentosum, yani hastalığın adı merak edeniniz varsa. Onun dışında her şey yolunda.
Ona da şükür Savaş bey, insanlar doğuştan ne hastalıklarla doğuyor.
Değil mi?
Neyse hastalık konuşmak için toplanmadık.
Anlaşılan canınızı sıkan başka bir şeyler var.
Evet Ferit, duyduğuma göre benden habersiz dijital para işine girmişsiniz.
Baktık karlı iş, biz de Necmi'yle Bülent'le karar verdik girdik bu işe.
Bu seni niye rahatsız etti ki?
Bu soruyu defalarca sordum kendime ama bir türlü tatmin edici bir cevap alamıyorum.
Ama rahatsız etti.
Yapacak bir şey yok bu alemde herkes ekmeğini yer.
O kadar basit değil. Siz biraz benim ekmeğimi çalıyor gibi oldunuz.
Ne münasebet Savaş ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
Tamam lafı uzatmıyorum.
Elinizdeki bütün dijital parayı bana vereceksiniz.
Ne kadar varsa.
Kafayı mı sıyırdın aslanım? Ne diyorsun sen? Sen kimsin ki bizi tehdit edeceksin hıyar!
Bak ya, hayır vermesek ne olacak ne yapacaksın Savaş?
Bak şimdi beni çok korkuttun Savaş.
Elinizdeki parayı kuruşuna kadar biliyorum. Sakın bana kazık atmaya kalkmayın.
Yirmi dört saatiniz var, iyi günler dilerim.
Alo.
Kızı arıyoruz işte.
Fotoğraflarımızı çekmiş.
Ne bileyim sen var mısın yok musun?
Hafıza kartını atmış.
Polis bulsaydı beni çoktan alırlardı herhalde merak etme.
araştırıyorum adam kitap falan satıyormuş evet.
Adamı bulmak üzereyim, hiç merak etme.
Adamı bulduk, Celal diye bir adam eski asker.
Adres?
Hepsi var, alıp gelelim mi?
Kız?
Kızda sıkıntı var Aziz Türel'in kızı. İş adamı var ya o.
Aziz Türel'in? - Evet Mahur diye bir kız.
Başımız belaya girebilir. Ciddi anlamda belaya girebilir.
Bu kızın öldürülme olayı var yani.
Saçmalama, herkes öldürülebilir.
Ortalık bir sakinleşsin de şu kitapçıyı bir ziyarete gideyim.
Değerli misafirler, kıymetli konuklar çok sevgili proletarya.
Şimdi bilmenizi istediğim bir husus var.
Büyük medeniyetimiz sadece fetihler savaşlar kumandanlar sadrazamlar ya da padişahlardan ibaret olmayıp
çok kıymetli filozoflarla da doludur.
Maalesef sizleri felsefeyle yeterince ilgili bulmuyorum örnekse sevgili bahçıvan Kudret beyden başlayalım.
Söyleyin bize hayatınızda kaç tane filozof tanıdınız?
Vallahi nasıl diyeyim beyim? Bizim oralardan çok filozof çıkmaz ki.
Olur mu hiç Kudret bey? Bakın ne diyor sevgili Beşir Fuat?
Bir adamın filozof olup olmadığını bilmek için
o adamın bulunduğu memleketi dikkate almaktan ziyade yaşadığı asrı görmek lazımdır.
Anladın mı? - Yok çok anlamadım.
Çok güzel! İşte bu evet doğru! Çünkü felsefe anlamayarak başlar.
Daha doğrusu neyi anlamadığını anlayarak başlar.
Çünkü anlamamak ne yapar? Soru sordurur.
Örneğin!
Hangimiz hayatın anlamını soruyoruz ve sorguluyoruz?
Söyleyin bana sevgili dostlarım.
Bizi şu dünyada şu odundan ayıran şey nedir Nuran hanım!
Ay!
Ödüm patladı!
Nuran hanım müsaitseniz bize anlatır mısınız acaba?
Hayatın anlamı nedir?
Ne bileyim beyim yani Cenabı Hak bizi böyle yaratmış.
Tamam yaratmış da ama niye yaratmış?
Hikmetinden sual olunmaz.
Olunur kız Nuran hanım, niye olunmasın?
Bence bizi hikmetinden sual olunsun diye yaratmış.
Bana bak bu arada ben jean paul sartre' ı hiç sevmem. Neden biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz.
Çünkü Fransız...
Ama konumuz bu değil.
Konumuz ne hayatın anlamsızlığı.
Yani ölecek olan bir insanın bu gerçeği göz ardı ederek yaşamasındaki anlamsızlığa aşığım ben sevgili dostlarım.
Necati bey biraz da tarimizden kahramanlıklarımızdan mı anlatsanız dinlesek hep beraber.
Anlatırız olur bahsederiz Kudret bey. Ben daha size neler anlatacağım.
Daha ben size aklı anlatacağım, aklın başka kimselerde nasıl tehlikeli bir silaha dönüştüğünü anlatacağım...
Batı medeniyetlerinin tüm Amerika kıtasında yirmi beş milyon insanı nasıl katlettiğini anlatacağım.
İyi diyorsun beyim de sabahtan beri sen de önüne geleni yeriyorsun.
Ne doğusu kaldı ne batısı kaldı.
Tamam da Kudret bey siz de benim bir alkolik ve nihilist olduğumu unutuyorsunuz.
Benim hiç bir değerim yoktur.
Ve bütün insanlıktan top yekün nefret ederim.
Ne olur siz de bunu aklınızdan çıkarmayın Kudret bey.
Biz daha burada kimleri kimleri yereceğiz.
Nuran abla, Aziz beyle Sadık abi geldi seni çağırıyorlar.
Geliyorum.
Gel. - Şunu şey yapayım.
Kızım sen her şeyi baştan bir anlatsana bana.
Baba. - Mahur iyi misin?
İyiyim abicim iyiyim merak etme gayet iyiyim.
Ne öğrenebildiniz baba kimmiş bu adamlar?
Ne bileyim oğlum ben? - Polisler bulmadı mı?
Emniyettin daha şimdi geldik bulacağız diyorlar bulurlar inşallah.
Aziz ne oluyor?
Mahur silahlı saldırıya uğramış.
Ne! Nasıl yani aşkım iyi misin?
İyiyim Firuzan iyiyim geçti gitti sağ ol.
Nerede oldu peki he nasıl oldu?
Fotoğraf çekiyordum adamın birini öldürdüler.
Sonra da beni gördüler benim peşime düştüler işte.
Nasıl kurtuldun peki kaçtın mı? - Adamın biri yardım etti.
Hangi adam? - Bilmiyorum tanımıyorum adamı!
Neyi biliyorsun Mahur? Saldıranları bilmiyorsun kurtaranı bilmiyorsun neyi biliyorsun!
Abi ben bugün az kalsın öldürülüyordum sen farkında mısın?
Sence şu an beni sorguya çekmenin sırası mı gerçekten mi?
Tamam canım çekiyorum çünkü o adamları bulmamız lazım.
Abin doğru söylüyor Mahur o adamları bulması lazım.
Hepsini şirketinde işe alıp sabaha kadar çalıştırması lazım.
Kürek mahkumu gibi, en sevdiği şey.
Ne alakası var şimdi konumuzla?
Hem şu haline bak be abi. Saat daha kaç içerisi leş gibi koktu.
Abim. - Canım.
Çok mu içtin sen yine? Biraz uzanmak ister misin?
Uzanmak istemiyorum uyumak da istemiyorum. Uyuyunca içemiyorum
İçmeyince sarhoş olamıyorum o zaman da hayat çekilmez oluyor
Sen bir gelsene.
Sen iyi misin?
Yani biraz korktum tabii ama şu anda iyiyim.
Ee şimdi söyle bakalım bana
seni kurtaran bu gizli kahramanın pelerini var mıydı?
Yoktu, bayan deyip durdu bana biliyor musun?
Bayan mı? - Bayan.
Alaturka bir kahraman, sanki tam eksikliğini hissettiğimiz şey.
Geçmiş olsun.
Korkma, baban yanındayken kimse senin saçının teline zarar veremez.
Asla.
Biliyorum babacım.
Hadi uyu, çok zor bir gün geçirdin.
Tamam sen de uyu ama - tamam.
İyi geceler - İyi geceler.
Sen gece olunca başını yastığa koy bakalım o zaman göreceğim ben seni.
Hoş geldiniz, biz sizi dün bekliyorduk.
Kusura bakmayın, bir işim çıktı da.
Olur mu ne demek? Zeliş bizim de kızımız artık.
Zeliş.
Güzelim.
Nasılsın?
Ben çıkışınız için evrakları hazırlayayım.
Tamam.
Ah pardon, doktor bir şey dedi mi?
Şu anlık bir gelişme yok maalesef, bir sonraki ay bir kaç gün daha kalacak.
Naber benim güzelim?
İyi misin?
Sıkıldın değil mi burada?
Ne ettiler sana be güzelim?
Bak bir gözlerini göreyim.
Bak bakalım bana.
Bak hatırladın mı burayı?
Maçtan çıkıp seninle buraya hamburger yemeye gelmiştik.
Hatırlamadın mı?
Maçı da kazanmıştık he.
Kim atmıştı golü hatırlıyor musun?
Tamam o zaman bir ipucu vereyim sana.
Dünyaca ünlü bir golcü.
Tamam bir ipucu daha veriyorum.
Afrikalı diyebiliriz.
Hatırlamadın mı?
Tamam hadi bak son ipucunu veriyorum sana.
Sana formasını almıştık.
Ya bütün gece çıkarmadın üstünden. Gittin onunla yattın ya uyudun hani hatırlamadın mı kız!
Zeliş? Zeliş...
Tamam konuşma, tek bir şey de bari. Tek bir hece.
Baba bile desen olur. Olur mu? Hadi bir şey söyle.
Aziz beyle mi görüşüyorum? - Kim arıyor?
Ben dün kızınızı öldürmeye çalışan adamım, nasılsınız?
Ne diyorsun lan sen! Kimsin sen?
Kızınızda bazı fotoğraflar var o fotoğraflar bana değil de polise giderse kızını ölür.
Bunu söylemek için aramıştım.
Ha öyle normal bir ölüm de olmaz oldukça acılı bir ölüm olur.
Sen kimsin de bizi tehdit ediyorsun lan! Senin karşında kim var senin haberin var mı?
Aziz Türel? Yanlış mı aradım?
Hele bir kızıma yaklaş, hele bir kızıma yaklaşmayı dene seni parçalarım! Duydun mu seni paramparça ederim!
Korkmak insanı bir şeydir baba.
Yani kendini ailenin reisi olarak gördüğün için korkunu gizlemek zorunda değilsin.
Necati bütün hırsımı senden çıkarırım.
Aferin benim güzelime.
Gel bakalım babası.
Kollarımızı da sokalım.
Saçımızı çıkardık oh.
Benim güzel kızım.
Şirin hanım sen de eve git hadi, Hasan dayı beklemesin.
Bir tas çorba içtiğini görmeden şuradan şuraya gitmem vallahi.
Tamam hadi koy bir tas içeyim.
Bak bakayım bana. Ne güzel oldun.
Kaldıralım bunları bakalım yavaş yavaş, sonra birazcık uyuyalım tamam mı?
Hadi bakalım.
Hoş geldiniz. - Hoş bulduk Aziz bey.
Durumdan haberdarsınız ailem tehdit altında.
Evet haberimiz var.
Güvenilir adamlar mıdır?
Siz hiç merak etmeyin Aziz bey son derece güvenilir adamlar işlerinde profesyoneller.
Tamam bir şeye ihtiyaç olursa haberdar edersiniz.
Sağ olun Aziz bey.
Hayır, hayır adını bilmiyorum.
Biraz önce arayıp telefonda tehdit ettiler.
Çıkmadı numara, tamam siz yine de bir ara-
bir araştırın belki bir şey bulursunuz.
Teşekkür ederim.
Dışarıdaki adamlar kim?
Baba dışarıda tanımadığımız adamlar mı var?
Özel bir güvenlik şirketiyle anlaştım bir süre buradalar.
İyi de baba bu adamlara nasıl güveneceğiz ki? En nihayetinde maaş alan adamlar.
O kadarını biz de düşündük herhalde!
Bu herifin ne yapacağı belli değil ne yapayım!
Daha güvenilir birini bulana kadar bu adamlar burada işte tamam bitti bu konu kapatın artık.
Haklısın babacım. Şey ben şu dünkü adamı bir görmeye gideyim diyorum
Nereye gidiyorsun ya otur oturduğun yerde! Kızım sen daha dün saldırıya uğramadın mı?
Ya baba ne yapayım gitmezsem de içimde kalacak!
Belki adam benim yüzümden tutuklandı bile.
Hayır efendim tutuklanmadı. Ben emniyet müdürüyle konuştum.
Hakim salıvermiş tutuksuz yargılanacak.
Yargılanacak mı?
Herhalde güpegündüz adam vurmuş.
Tamam ben ilgileniyorum sen merak etme kızım.
Tamam babacım iyi olur gerçekten ilgilen sen olur mu?
Çıkma bir yere tamam mı?
Tamam baba tamam merak etme buradayım.
Sadık abi günaydın! - Günaydın Mahur hanım.
Dışarı mı çıkacağız? - Evet.
Babanızın haberi var mı?
Var var şimdi konuştum yanından geliyorum.
İyi buyrun.
Bir de bir çiçekçiye uğramamız lazım. - Tamam.
Nuran.
Söyle Sadık'a arabayı hazırlasın.
Sadık şimdi çıktı Aziz bey.
Anlamadım nereye çıktı?
Bilmem Mahur hanımla çıktılar.
Yok bu kız beni öldürecek, vallahi öldürecek!
Sadık abi telefonunu alabilir miyim iki dakika ya
benimkinin şarjı bitmiş de bir şeye bakmam lazım.
Buyur. - Sağ ol.
Sağ ol abi koydum şöyle.
Burası herhalde ama.
Birine mi bakmıştınız kızım?
Evet kitapçı Celal beyi arıyordum da ben.
Kim soruyor acaba? - Mahur ben.
Yani daha doğrusu biz dün yeni tanıştık
kendisi hayatımı kurtardı ben de teşekkür etmeye geldim de.
Allah Allah hayatınızı mı kurtardı? Bana hiç bahsetmedi.
Burada mı oturuyor?
Tabi tabi, buyrun.
Kamyonlar kavun taşır ve ben boyuna onu düşünürdüm.
Kamyonlar kavun taşır ve ben boyuna onu düşünürdüm.
Niksarda evimizdeyken küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sonra alem değişiverdi.
Ayrı su ayrı hava ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi.
Unutmak, unutmak, unutmak...
Anladım bu şehir başkadır herkes beni aldattı gitti.
Anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti.
yine kamyonlar kavun taşır
fakat içimde şarkı bitti.
Ne işiniz var burada?
Teşekküre geldim.
Lüzumu yoktu... Nasıl buldunuz evimi?
Kitapçının oraya gittim oradan tarif ettiler.
Birer kahve yapayım mı size?
Senin... markette işin yok muydu Şirin hanım?
Kahveleri yapayım giderim hemen.
Yok yok hiç gerek yok zahmet olmasın.
Zahmet olmaz canım nasıl içersiniz?
Orta olsun o zaman.
Tamam.
Buyrun bayan buyrun, buyrun.
Sağ olun. - Afiyet olsun.
Sağ olasın Şirin hanım.
Annem de öyle içerdi kahveyi.
Telvesi dibine çökünce daha güzel oluyormuş tadı öyle derdi.
Doğrudur.
Kızınız da çok tatlıymış bu arada maşallah.
Öyledir öyledir sağ olun.
Kızınıza okuduğunuz şiir de, yani ben hiç duymamıştım çok güzelmiş.
Cahit Külebi has şairdir.
Bakayım ben bir ona. - Bakın iyidir.
Tabi ben buraya aslında teşekkür etmeye geldim de.
Ne yapmışım ki? - Hayatımı kurtardınız.
Yani resmen siper oldunuz bana orada.
Yok o sizi vurmamak içindi.
Vurmamak için mi? Yani öyle mi?
Öyle öyle eğitimini aldık biz. Arada kaynamayın diye sizi arkama aldım.
Anladım, teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ha bunlar da sizin tabi, yani elim boş gelmek istemedim.
Öyle çiçek aldım gelirken umarım beğenirsiniz.
Yani çok güzeller tabi.
Zahmet etmişsiniz.
Yok canım zahmet demeyelim de.
Neyse o zaman ben kalkayım yavaştan
size de rahatsızlık vermeyeyim artık daha fazla.
Kahvenizi içseydiniz öyle gidin.
Yok yok bitti zaten sağ olun.
Ama sizin için yapabileceğim bir şey olursa- - Yok!
Teşekkürler.
Zeliş. Güzelim.
Uyuyamadın mı bir tanem?
Tünaydın, ah ne güzel bir kızsın sen böyle ya.
Adın ne?
O konuşmaz.
Dili laldir. - Nasıl konuşmaz?
Ufak bir hadise atlattı da o yüzden öyle.
Pardon nasıl bir hadise yani sormamda sakınca yoksa.
Vuruldu.
O günden beri ağzını bıçak açmıyor.
Ben... Yani öyle mi ne diyeceğimi bilemedim ben konusunu açmak isteme-
Sorun değil, sorun değil.
Dur bakalım.
Mahur hanım Aziz bey arayıp duruyor siz bana yalan söylemişsiniz.
Dellenmiş canıma okuyacak benim!
Tamam Sadık abi bir şey yok çıkıyoruz şimdi zaten geliyorum ben.
Şey ben gideyim artık beklerler.
Teşekkürler tekrardan kahve için.
Rica ederim ben geçireyim sizi.
Geçmiş olsun.
Sağ olun asıl size geçmiş olsun.
Bayan.
Çok dikkatli olun peşinize düşecekler.
Düşsünler yapacak bir şey yok.
Bir saniye. - Ne oldu?
Kardeş arabaya bin! Arabaya bin! - Ne oldu!
Şirin hanım! - Ne oldu?
Zeliş'i al sizin eve gidin! - Bir şey mi oldu?
Ya dediğimi yap.
Çıkın çabuk çıkın!
Takip altındasınız. - Ne!
Binin çabuk! Çabuk çabuk çabuk!
İsmin ne kardeş? - Sadık.
Sür Sadık kardeş hadi.
Hızlan geliyorlar.
Ya polisi arayalım bir şey yapalım!
Hadi bassana şu gaza! Bas!
Daha ne kadar basayım?
Biraz daha bas sonuna kadar bas!
Sadık abi dikkat et. Sadık abi dikkat et çarpacağız!
İnşallah başımıza bir iş gelmez. - Gaza basarsan gelmeyecek.
Çok hızlı gidiyoruz
Sıkı tutunun.
Bekle.
Bekle.
Bayan sıkı tutun. - Ne!
Bekle. Bekle.
Şimdi!
Tamam geçti sakin olun.
Takla atıyorduk az kalsın!
Atmayız, iyi misiniz?
Tamam dayı sen de rahatla ya
geçirdin pençelerini şeye direksiyona, rahatla tamam geçti.
Tabi canım biz de kapı duvar kırıyoruz her gece.
Ay nerede? Vallahi aylardır tık yok.
Sadık kardeş bana bir taksi çağır da gideyim ben.
Biraz bekleyebilir misiniz?
Yok evde kızım bekler şimdi.
Bir kaç dakika sadece lütfen.
Kuruduk kaldık burada vallahi.
Allah Allah.
Hayatım ben seni birazdan arayayım mı?
Görüşürüz.
Baba!
Mahur neredesin sen! Bir de kaçıp gitmeye mi başladın?
Özür dilerim ben- - Kabul etmiyorum özrünü!
Sadık sende hiç mi kafa yok! Daha dün saldırıya uğramadı mı bu çocuk?
Aziz bey aslında- - Ne Aziz bey!
Baba Sadık abinin bir suçu yok.
Ben ona yalan söyledim dışarı çıkabilmek için.
Aferin kızım iyi halt ettin çok iyi halt ettin.
İyi günler.
Siz Mahur'un arkadaşı mısınız?
Bana hiç söz etmemişti bu kadar yakışıklı bir arkadaşı olduğundan.
Arkadaş değiliz.
Siz yoksa Mahur'u kurtaran adam mısınız?
Dünden beri evde sizden bahsediliyor. Adeta kahraman oldunuz.
Firuzan Mahur'un annesiyim.
Üvey annesi tabi.
Celal.
Çok memnun oldum.
Neyse iyi günler, kızımın hayatını kurtardığınız için tekrar teşekkür ederim.
Tehlikeli biri değildir, ondan korkmana gerek yok.
Gerçi bütün kadınlar tehlikelidir. Belki de korkmalısın bilmiyorum.
Biraz ihtiraslıdır sadece, dekoltesinden anlamışsındır.
Ne diyorsun kardeş sen? - Bazen bana da oluyor.
Karşında dekoltesi olan bir kadın olunca, bakmamak çok zor oluyor.
Baksan o da olmuyor.
Bazısı da böyle rahatsız olmuş gibi kapatır hemen eliyle.
Madem kapatacaksın niye giydin değil mi?
Aziz bey gelirken yolda takip edildik. - Anlamadım.
Yine o adamlar mı? - Evet o adamlar.
Ama Allah'tan Celal bey yanımızdaydı da-
Burada mı? E çağırın gelsin bekletmeyin kapıda ayıp şey ya!
Dünyanın en büyük gerilimi bu bence. Dekolte gerilimi.
Bir şey içer misin?
La havle vela kuvvete.
Ondan bizde yok sanırım.
Celal bey Aziz bey sizi bekliyor buyurun.
Memnun oldum, Celal bey.
Ne hoş sohbet bir adam.
Hoş geldin evlat, Aziz ben Mahur'un babasıyım.
Bu da İlhan küçük oğlum.
Geç otur.
Ben kalmayayım evde kızım bekler.
Bir badire daha atlatmışsınız. Kimdir bu adamlar necidir biliyor musun?
Yok bilmiyorum.
Kardeşimin hayatını kurtardın sana borçlandık.
Borcunuz falan yok tasalanmayın.
Yine de senin için yapabileceğimiz bir şey olursa - Yok.
Ben kaçayım öyleyse, bana müsaade.
Bu o adam, fabrikada öldürülen adam!
Savcı Ali Güven Özyılmaz konser alanı saldırısıyla ilgili yeni delillelere ulaşmış ve soruşturmayı derinleştirmişti.
Cinayetin davayla ilgisi olup olmadığı konusunda yetkililer henüz kesin bir açıklama yapmış değil.
Polis saldırının kim ya da kimler tarafından düzenlendiğini araştırıyor.
Bir süredir haber alınamayan Cumhuriyet Savcısı Ali Güven Özyılmaz
Adam savcı mıymış yani? - Allah kahretsin!
Baba ne yapalım arayalım mı adamları?
Yerinizde olsam bulaşmazdım. Adamlar savcıyı öldürmüşler arkada iz bırakmadan.
Ben gördüm ama! Ben gördüm fotoğraflarını çektim!
İyi halt ettin kızım çok iyi halt ettin.
Şimdi adamlar senin peşinde daha demin öldürmeye çalıştılar!
Yalnız öldürmeye çalışmadılar, takip ettiklerini bilin istediler.
Nereden biliyorsun?
Biliyorum çünkü öldürmek isteseler şu an ölmüş olurduk.
Adam öldürmek öyle zor iş değil.
Sağ ol ya içimizi rahatlattın. - Ben hakikati söylüyorum.
Ne yapacağız böyle hayatımızın sonuna kadar evde mi saklanacağız?
Yani ben söyleyeceğimi söyledim.
Bir hal çaresi bulunur sonuçta devlet var polis var.
Burası muz cumhuriyeti değil, değil mi?
Hadi bana müsaade.
Celal bey. - Evet.
Gel iki dakika konuşalım seninle gel.
Lütfen otur.
Celal bey vaziyet ortada.
Mahur benim her şeyim. Seninle ilgili biraz bir şeyler öğrendim, askermişsin.
Bu koruma işlerinden anlıyormuşsun.
Rahatsızlığı olan bir kızım var onunla ilgileniyorum.
Geçmiş olsun. Peki bana birilerini bulabilir misin kızımı koruması için?
Önerebileceğim bütün arkadaşlarım şehit oldular.
Özel şirketler var onları arayın derim.
Yok onlara güvenemem, nasıl güveneyim. Bu adamların eli kolu çok uzun.
Haklısınız ben de olsam ben de güvenmezdim.
Yardımcı olamam diyorsun yani.
Maalesef kusura bakmayın.
Anladım.
Yine de senin için yapabileceğim bir şey olursa.
Yok sağ olun.
Hadi eyvallah.
Maraşlı.
Böyle diyorlar değil mi sana?
Benim ilk eşim rahmetli
o da Kahramanmaraş'lıydı.
Ben çok severim orayı, merttir insanı.
Al. - Nedir bu?
Kızın hastaymış, belki bir yardımı olur.
İyilik yap denize at demişler Aziz bey.
Balık bilmezse, Halik bilir. Hadi eyvallah.
Tarih 11 Ocak, saat
gece iki.
Dün bir kızla tanıştım adı Mahur.
Kız fabrikada fotoğraf çekerken başını belaya koydu.
Ben Şaşkın'ı ararken tesadüfen oradaydım.
Kız bir cinayet görmüş. Adamlar peşine düşmüşler.
Öldürülen bir savcı.
Tesadüf, Zeliş'in yaralandığı olayı soruşturan savcıymış.
Belli ki adamlar Mahur'un peşini bırakmayacak.
Mahur.
Çok güzel bir isim.
Bugün biraz yorgunum.
Dördüncü küre başladık.
Doktorlar umutlu konuşuyor atlatabileceğimi söylüyorlar.
Ama ben inanmadım tabii.
Hastanın moralini yüksek tutalım oyunları bunlar.
Sen de ne yersin ya bu oyunları anne. - Yemedim tabii.
Sen şimdi New York'tasın, orada saat kaç? Dur bakayım...
sabah sekiz falan sanırım.
Senin için epey kayıt yaptım.
Baban ben ölünce verecek sana onları.
Çok kızıyor bana, neden Mahur'a söylemiyorsun diyor.
Ama gelsen ne yapacaksın ki?
Üzülmekten başka bir şeye yaramaz.
Ben dönülmez yola girince haber verecek sana.
Ama maalesef seni bu konuda asla affedemeyeceğim annecim.
Biliyorum, biliyorum beni asla affetmeyeceksin.
Ama o okula girmek için o kadar çok çalıştın ki
ben buna engel olmak istemedim.
Mahur. Yine mi kayıt?
Mahur arıyor.
Sen arıyorsun.
Mahur, kızım erkencisin.
Okula gitmem lazım bir hocayla randevum var.
Ee havalar nasıl?
Her şey yolunda, senin sesin biraz yorgun geliyor sanki.
Aa yok, soğuk algınlığı sanırım ne bileyim bir keyifsiz kalktım ben bu sabah.
Hayatımda gördüğüm en iyi yalancısın anne.
Anlat bakalım.
Biriyle tanışmadın mı hala? - Aman anne.
Aman anne falan deme aman deme.
Bak iş kolik olup çıkacaksın diye aklım çıkıyor.
Mahur.
Kızım.
Hayatını yaşa, bak biz bugün varız yarın yok.
O nereden çıktı şimdi anne? Böyle şeyler söylemeni istemiyorum.
Bak zaten çok uzaktayım burnumda tütüyorsunuz.
Babam nasıl?
İyi iyi bildiğin gibi iş güç işte başka bir şey yok.
İyi tamam ben ararım sonra yine, herkese selam söyle.
Söylerim.
Seni seviyorum.
Ben de seni.
Ben de seni seviyorum annecim.
İyi günler Celal bey, bankamız yirmi bin liraya kadar kefilsiz kredi sunuyor.
İlgilenir misiniz acaba? - Yok.
Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. İyi günler.
Zeliş.
Zeliş! Zeliş!
Gidiyoruz! Tamam tamam sakin ol.
Tamam sakin ol benim güzelim tamam sakin ol!
Bir şirket uzun menzilli uçuşlar yerine kısa mesafeyle helikopter kiralama ya da
ambulans uçak filosuna yatırım yapıyormuş.
İki tane Challenger 850 bir tane de 604 ümüz var baba.
Geçen yıl filomuza kattığımız uçaklar. Birisi bakımda diğer ikisi de havada şu an.
Güzel ama dikkat edelim altında kalkamayacağımız mali yükler almayalım.
Merak etme baba zaten Sivil Havacılık konferansında tanıştığımız bir çok yatırımcı her gün kapımızı aşındırıyor.
Sen bu güvenlik şirketlerini araştırdın mı Mahur için?
Araştırdım baba bunların hepsi sıkıntı.
Birini satın alsalar biteriz güvenemeyiz.
Haklısın, güvenebileceğimiz biri lazım.
Emniyet ne diyor? - Konuşacağım baba.
Konuşacaksın.
Kızınızda bazı fotoğraflar var.
O fotoğraflar bana değil de polise giderse kızınız ölür.
Bunu söylemek için aramıştım.
Ha öyle normal bir ölüm de olmaz. Oldukça acılı bir ölüm olur.
Canın mı sıkkın senin?
İşle mi ilgili?
Yok, Mahur'u düşünüyordum. Birini bulmak lazım.
Korumak için mi? Bu dünkü çocuk ne oldu eski askermiş.
O pek gönüllü değil gibi.
Vallahi ben senin yerinde olsam ne yapar eder ikna ederim.
Baksana çocuk hiç düşünmeden kurşunların önüne atmış kendini.
Yahu nasıl ikna edeceksin ki?
Bunun kızı hasta değil miydi sen söylemiştin.
Senin tanımadığın hastane, doktor mu var?
Ben, yirmi yaşında falanım o zaman.
Bir de bir amcam onun da iki tane oğlu var.
Biri on, öbürü işte yedi.
Sonra bir kızları oldu tekne kazıntısı.
Aradan bir vakit geçti ben dayanamadım sordum.
Amca dedim, kız çocuk mu daha keyifli erkek çocuk mu?
Öyle bir durdu, yüzüme baktı.
Oğlum dedi biz kız gelince anladık.
Biz bu zamana kadar evlat diye odun sevmişiz dedi.
Evlat evlattır tabii de
kız çocuk bambaşkadır Maraşlı.
Bir de düşkün olur babaya.
Mahur da benim bir tanem.
Dün bütün gece benim gözüme hiç uyku girmedi.
Eğer ona bir şey olursa ben kendimi asla bağışlamam.
Sen de kız babasısın. Halden anlarsın.
Mahura bir şey olursa ben yaşayamam.
İki hafta, sonrasına karışmam.
Daha lafımı bitirmeden.
Lafın devamı ahmağa denir.
Eyvallah.
Doktor hanım durumu nasıl?
Ciddi bir şey yok iki üç saat tutalım sonra çıkartırsınız.
Tamam sağ olun. - Geçmiş olsun.
Geçmiş olsun.
Sağ olun.
Biraz da tebessüm alabilir miyim?
Süper! Şu telefonu kullanalım mı aynen.
Aynen süper harika. Çene yukarı.
Tamam bir de fincanı da alabilir misin acaba eline süpersin!
Bir de böyle kocaman bir kahkaha alabilir miyim senden? Süpersin!
Süper, netiz değil mi? - Çok iyi!
Harika tamam bu setup biter arkadaşlar beş dakika mola!
Makyajını değiştirecek misin? - Evet Mahur hanım.
Tamam sen değiştir o zaman bekliyoruz. - Buyrun makyaja alalım.
Nasıl gidiyor?
Harika hayatım bayılacaklar.
Süper.
Burası da Mahur'un iş yeri.
Mahur!
Baban geldi yanında da yakışıklı biri var.
Ne?
Hayda.
Babacım hoş geldin. Hayırdır ne işiniz var burada?
Maraşlı bundan sonra bir saniye bile yanından ayrılmayacak. Eksik olmasın kırmadı beni.
Nasıl yani? - Seni korumak için.
Şaka değil mi şaka?
Baba nereden çıktı bu?
Ya yerine birini bulana kadar bir kaç hafta idare edecek bizi işte.
Olmaz! Olmaz hayatta olmaz!
Yani dalga geçer herkes benimle tamam sağ olsun
hayatımı kurtardı da ben öyle istemem yanımda birini falan.
Kızım sen değil ben istiyorum zaten.
Koruma mı dedi?
Ne koruması ya aşiret miyiz biz?
Baba olmaz diyorum!
Kızım! Sana fikrini soran olmadı!
Ya dizimin dibinde oturursun dışarı adımını atmazsın ya da dışarı çıktığın her an Maraşlı yanında olur!
Tamam mı iki hafta hatırım için sık dişini.
İki hafta? - İki hafta.
Her yere mi gelecek peki? - İstisnasız.
Baba rezil olacağım ama ya.
Hayır gerçekten rezil olacağım anlamıyorsun ki beni!
Maraşlı kızım sana emanet. Maraşlı'nın sözünden çıkmayacaksın.
Oldu! Bir de gps li tasma falan takalım istersen bana.
Gerekirse onu da yaparım kızım.
Hadi bakalım size kolay gelsin.
Benden sana senet, sakın bakma gözünün yaşına.
Sağ ol.
Siz, devam edebilirsiniz isterseniz.
Siz de ayakta kalmayın isterseniz.
(Şarkı) Bekle ki çıksın dökülsün dilinden dökülmesi gerekenler Bekle
Eksik kaldı yarımdan fazlası kaldım kalabalık ortası yek de
Gücümü toplamalıyım ancak Gücümü bulamıyorum ben de
Bir ölüyü taşıyorum üstümde sanki
Gücümü toplamalıyım ancak Gücümü bulamıyorum ben de
Ölümü taşıyorum üstümde sanki
Vakit dolmadan, çok geç olmadan Gideyim buralardan
Vakit dolmadan, güneşim batmadan Gözüm dolmadan
Gideyim buralardan Çok geç olmadan
Vakit dolmadan, güneşim batmadan Gideyim buralardan
Vakit dolmadan, çok geç olmadan Gözüm dolmadan
Gideyim buralardan Çok geç olmadan
Gücümü toplamalıyım ancak Gücümü bulamıyorum ben de
Bir ölüyü taşıyorum üstümde sanki
Gücümü toplamalıyım ancak Gücümü bulamıyorum ben de
Ölümü taşıyorum üstümde sanki.
Süpersiniz.
Hissettiklerim nası' bilir misin? Biliyorum, desen bile bildiğinden emin misin?
Evet arkadaşlar! Bugünlük bu kadar herkesin eline sağlık!
Çok güzel oldu ellerinize sağlık - Bitti!
Eline sağlık geçmiş olsun! - Evet geçmiş olsun hepimize.
Ne yapsak onu da mı çağırsak?
Yok canım ne işi var onun. - Ben çağırırım.
Hayır hayır ne gerek var çağırma!
Ya yazık ya niye öyle diyorsun? Mahsun mahsun bakıyor.
Ay Ecem...
Buyurmaz mısınız?
Yok abisi sağ olun.
Hadi elinize sağlık.
Elinize sağlık. - Kızlar.
Bu yalnız biraz acayip, bana abisi falan dedi.
İyi işte sana da eğlence çıkmış oldu.
Biraz.
Sen asıl haberi verdin mi?
Yok hayır, dur şimdi hiç sırası değil. - Aa olmaz!
Ecem hayır hayır hayır!
Hepiniz buraya bakın.
Canımız Mahur'umuz Style Make dergisi ödüllerinde yılın fotoğrafçısı seçildi!
Çok iyi tebrik ederim canım benim.
İnanmıyorum ya tebrik ederim. - Teşekkür ederim.
Ne zaman bu ödül töreni? - Yarın.
Süper! Vallahi bunu kutlayacağız.
Ben bütün organizasyonu yaptım.
Aa yok ya hiç gerek yok kutlamaya falan.
İtiraz istemem kıyafetin de benden.
Arkadaşlar devam etsin siz benimle geliyorsunuz.
Ne münasebet canım arkadaşlarımla gideceğim ben.
Babanızı duydunuz uzatmayın, buyrun.
Tamam o zaman sen başka bir araçla gel orada buluşuruz.
Olmaz dedim.
Tamam ya şöyle yapalım. Deniz'cim sen öndeki arabayla geç.
Siz de ön tarafa oturun isterseniz.
O olur.
Adın ne kardeş? - Hakan.
Sür Hakan kardeş, ben ne dersem onu yap.
Tabi.
Mahur.
Baban bu adamı niye peşine taktı? Başın mı belada yoksa?
Biraz, anlatırım sonra.
Evli mi bu?
Ne biçim soru bu?
Ne var merak ettim!
Bir tane kızı var ama karısı yok galiba ortalıkta.
Boşandı o zaman. - Şş! Duymasın.
Hayırdır kardeş nereye?
Ne oluyor ya? - Ozan.
Kim bu adam?
Önemli biri değil ya, ben geliyorum şimdi bak bizimkiler burada.
Bana bir su versene kardeş. - Hemen geliyor.
Celal bey.
Bakın hayatımı kurtardınız size minnettarım. Yani babamı da anlıyorum.
Benim için endişelendi sizden ricacı oldu ama böyle olmaz.
Yani en azından bu kadar yakın olmanıza gerek yok olur mu?
Bayan kararınızı verin, ya ben size yakın olurum ya da silahlı adamlar.
Seçim sizin.
Tamam ama birazcık daha kibar olabilirsiniz en azından değil mi?
Ne kabalığımı gördünüz?
Bak o benim arkadaşımdı tamam mı?
Ayrıca bizim şirketimizin de genel müdürü olur kendisi sorun yok yani.
Hoşlanmadım kendisinden.
Tanısan seversin iyidir.
Birini sevmem için tanımama gerek yok.
Peki bu ön yargı nereden geliyor?
Ön yargı demeyelim ona, ön sezi diyelim.
Tamam bu ön sezi nereden geliyor o zaman?
Dağlardan.
O belli oluyor zaten.
Neyse biraz daha sakin olur mu?
Bir şey demek istedi o ama.
Araştırıyoruz araştırıyoruz hayır henüz fotoğrafları bulamadık.
Şu Maraşlı denen herif kızın etrafından ayrılmıyor.
Bana o kadar kolay gelmedi o iş.
Halledeceğim halledeceğim hepsi sırayla tamam mı?
Önce şu fotoğrafları bir bulayım.
Kokteyl?
Kokteyl alır mısın?
Anlamadım. - Kokteyl içer misin?
Vazife başında müskirat olmaz.
Müskirat değil bu kokteyl.
Müskirat, her türlü alkollü içecek.
Bıyıklar güzelmiş.
Teşekkür ederim bayan.
Dans edelim mi?
Size iyi eğlenceler bayan.
Ozan yavaş.
Ne var işte eğleniyoruz şurada ne olacak?
Tamam tamam eğlenelim ama çizgiyi aşmayalım lütfen.
Mahur bana bir şans daha versen olmaz mı?
Ozan konuştuk bu konuyu olmuyor yürümüyor açma şunu!
Sadece senden bir şans daha istiyorum neden anlamıyorsun?
Hala seviyorum. - Ozan! Ozan yavaş!
Ozan bırak! Sarhoşsun zaten!
Ayrıca bu yaptığını babam duyarsa hiç iyi olmaz!
Sen beni tehdit mi ediyorsun? - Hadi yürü.
Ne oluyor be? Kimsin lan sen git şuradan!
Yürü lan yürü lan yürü!
Yürü git sen! Kimsin lan!
Ozan!
Ya sen ne yaptığının farkındasın değil mi? - Ne yapmışım?
Ne demek ne yapmışım! Herifin burnunu kırdın daha ne yapabilirsin!
Sen benden yardım istedin yani.
Ben senden yardım istedim de gidip adamın ağzını burnunu kır mı dedim! Hastanelik et mi dedim!
O da kaşınmasaymış o zaman.
Tamam yeter! Gelme peşimden tamam mı! Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun bıraksana kolumu!
Babanıza sizi sağ salim götüreceğime dair söz verdim.
Tamam bırak kolumu. - Ondan sonra ne istiyorsan yaparsın.
Bin şuraya.
Sür kardeş.
Baba! - He kızım.
Konuşmamız lazım. - Hayırdır?
Ben bu adamı etrafımda istemiyorum tamam mı? Git söyle bir daha gelmesin geri.
Ne oldu şimdi ya?
Arkadaşlarla eğlenmeye gittik sağ olsun olay çıkarttı, Ozan'ı dövdü.
Hangi Ozan bizim Ozan? Yok artık.
Allah Allah.
Maraşlı hayırdır yahu?
Küçük bir hadisedir, bayan büyütüyor.
Küçük bir hadise mi? Senin için bu küçük bir hadise öyle mi?
Ayrıca bana bayan demeyi de kes artık!
Herifin biri kendisine sarkıntılık etti.
Ben de nazikçe uyardım.
Sarkıntılık mı kim? - Ozan işte.
Sen de gittin ağzını burnunu kırdın öyle mi yani? Yok bu böyle olmayacak.
Celal bey size her şey için çok teşekkür ederiz.
Lütfen siz şimdi evinize gidin bir daha da buraya geri gelmeyin.
Aziz bey.
Kızınızla bu iş yürümeyecek, laf dinlemeyen biriyle zor.
Dur şimdi hemen sen de dur! Ben konuşurum onunla, dur!
Ne olur kusura bakmayın Maraşlı bey.
Yeni nesil böyle maalesef hiç kadir kıymet bilmiyorlar. Ne demişler?
Sarraf lazım cevherin değerini bilmeye.
İyi geceler.
İyi geceler.
Ya baba herkese rezil oldum diyorum anlamıyor musun!
Anlamıyorum hayatım! Rezil olman ölü olmandan daha iyi benim için!
Bu adam yanındayken de hiç kimse yaklaşamaz sana bitti!
Baba Ozan'ın burnunu kırdı daha ne yapsın!
Ozan bir terbiyesizlik mi yaptı sana? Ayrıca o mesele kapanmamış mıydı?
Hayır canım ne terbiyesizliği bir şey yapmadı Ozan bana.
Ya durup dururken mi saldırdı bu adam Ozan'a!
Hayır durup dururken saldırmadı tabii ama...
Ee öyleyse? İki hafta dayanacaksın bitti! - Babacım bak tamam!
Hayatımı kurtardı sağ olsun teşekkür ederim ama bu adamla olmaz!
Olur olur.
Baba bak tamam illa biri olsun diyorsan oturmasını kalkmasını bilen biri olsun bu adamla olmaz!
Olur!
Ya babacım olmaz diyorum olmaz uzatma lütfen!
Aziz bey çok şey olacaksa ben bir daha gelmem.
Olmaz öyle şey zor durumda bırakma beni.
Hırçındır falan ama iyi kızdır Mahur.
Anlaşıldı olmayacak bu iş. Ben yerime başkasını bulurum.
Bu saatten sonra başkasına güvenemem Maraşlı.
Bana sen lazımsın. - Zorla güzellik olmaz Aziz bey.
Seni sevmedim değil baba adamsın. Lakin kızın zor biri hadi eyvallah.
Bize her gün gördüğün şu rüyayı anlat.
Bir geyik.
Ormanda tek başına.
Yalnız.
Nasıl bir geyik? - Erkek.
İri, kocaman gözleri var.
Sonra.
Bana bakıyor.
Sanki bir şey söylemek istiyor gibi.
Öyle hissediyorum.
Sadece bu kadar mı?
Sadece bu kadar.
Sence bu ne anlama geliyor?
Bilmiyorum.
Ne hissediyorsun peki?
Korku kaygı?
Hüzün?
Hüzün.
Bununla ilgilenmemiz lazım.
Bugün yönetim kurulu toplantısı var unutmadın değil mi?
Yok unutmadım da sen bensiz hallet ya.
Bir de fuar var havacılık fuarı Frankfurt'ta, biz de davetliyiz.
Hatta senden bir konuşma yapmanı istiyorlar.
Haberim var da ben yaşlandım bu işlere yahu.
Mahur gelmedi mi seninki bugün? - Benimki kim?
Şu bıyıklı olan.
Kovdun mu yoksa?
Yok Mahur istemedi. Yeni birine bakacağız mecbur.
Hay Allah çok büyük aşk vadeden bir ilişkiydi.
Ne saçmalıyorsun abi?
Adam doğulu, orta sınıf kaba ama güçlü.
E sen zengin narin sanatçı inatçı müthiş bir kıvılcım bence.
Necati Allah aşkına saçmalama.
İyi günler Celal bey bankamız yirmi bin liraya kadar kefilsiz kredi sunuyor ilgilenir misiniz?
Yok.
Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz, iyi günler.
Gel Şaşkın.
Alo.
Emin misin bu gece halletme konusunda?
Yok benim için bir sorun yok hazırlığımı yaptım ben.
De şu kitapçıyla bir konuşmak istiyorum.
Eğer istediğimiz onda değilse o zaman öldürebilirsin.
Tamam merak etme.
Hoş geldin oğlum.
Hoş bulduk Şirin hanım.
Bir bey geldi arkadaşınmış.
Ben de kapıda beklemesin diye içeri aldım.
Hoş geldin.
Dışarıda bekleyemedin mi biraz daha?
Soğuk dışarısı.
Ne istiyorsun?
Ne içersiniz?
Ben bir- - Bir şey istemez.
Sen bizi biraz yalnız bırak hele hanım.
De bakalım derdini.
Kim olduğumu tahmin ettin bence.
Yani uğursuz birine benziyorsun ama tam çıkaramadım.
Savcıyı ben öldürdüm kızı da aradan çıkaracaktım ama sen yetiştin.
Şimdi sana bir barış teklif ediyorum.
Adın ne senin? - Savaş.
Bak Savaş kardeş, duyduğuma göre kadınlara silah çekiyormuşsun.
Galiba sen kansız bir arkadaşımızsın.
Sana lafı uzatmayacağım, fotoğraflar poliste değil kızda da değil.
Tek bir alternatif kalıyor.
Fotoğraflar sendeyse bana ver. Şu kapıdan çıkayım gideyim bir daha da birbirimizi görmeyelim.
Bak kardeş bak şu fotoğrafı görüyor musun?
Hakkari Çukurca orası, yıl 2010.
Dağlardayım o ara.
Otuz altı gün yürüdük.
Otuz altı gün hiç durmadan.
Bir ton leş aldık şehit verdim.
Kardeşimden öte dediğim adamların kolunu bacağını topladım ben.
Kurşun yedim can aldım can verdim.
Sonra kızımın başına bir felaket geldi.
Ben sana bunları neden anlatıyorum biliyor musun?
Ben doluyum kardeş çok doluyum hem de.
Bu patlamaya hazır volkanlar var ya hani. Dumanı önden tüter, öyleyim işte.
E serde Maraşlılık da var tabii. Sen onu onla çarp.
Şimdi git bu evden bütün hıncımı senden çıkarmayayım.
Değil parçanı hücreni bulamazlar senin Allahıma Kitabıma.
Anladın mı? - Anladım.
Bu da demek oluyor ki bir daha görüşeceğiz.
Adresim belli.
Kızı öldürün.
Evet sayın seyirciler ödül töreni devam ediyor.
Canlı yayınla karşınızdayız.
Ve burada gerçekten harika bir atmosfer var.
Bugün ödüller tek tek sahibini bulacak.
Bu özel gecede ünlü iş adamı Aziz Türel'in kızı Mahur Türel de ödül alacaklar arasında.
Style Make dergisi ödül töreninde gördüğünüz gibi-
Alo Nevzat. - Başçavuş Nevzat emrinizde komutanım.
Sana bir işim düştü bu gece bizim eve göz kulak olman lazım.
Emrin olur komutanım hemen geliyorum.
Dolu gel ama tetikte olman lazım.
Her zaman tetikteyiz evvel Allah. - Nevzat.
Buyrun komutanım. - Sağ ol kardeş.
Mahur hanım geldi, hoş geldiniz Mahur hanım - Merhaba hoş bulduk.
Ben röportaj verip geliyorum bekle beni.
İyi akşamlar kolay gelsin.
Hoş geldiniz Mahur hanım heyecanlı mısınız?
Hem de nasıl...
Mahur hanım ödül alacaksınız neler hissediyorsunuz?
Çok özel bir gece çok özel hazırlandım bu gece için.
Kıyafetiniz çok güzel.
Teşekkür ederim sağ olun arkadaşım Nilüfer'in kendi tasarımıdır.
Özel olarak hazırlandım merakla bekliyorum içerinin atmosferini.
Evet yurt dışıyla ortak bir kaç projemiz var.
Ama şimdilik sürpriz olsun.
Mahur hanım bir poz alabilir miyim?
Mahur hanım bu tarafa da lütfen. Teşekkürler.
Şimdi de yılın en iyi fotoğrafçısı ödülü var.
Yılın en iyi fotoğrafçısı Mahur Türel.
Herkese iyi akşamlar iyi eğlenceler.
Sizinle birlikte olmak ve elimde bu ödülü tutabilmek gerçekten benim için çok
onur duyduğum ve gurur duyduğum bir durum
Ama aslında en çok anneme teşekkür etmek istiyorum.
Eminim annem bugün hayatta olsaydı ve beni bu sahnede bu ödülle görebilseydi şurada oturup ağlardı.
Ama merak etmeyin ben ağlamayacağım.
Beni gerçekten çok güçlü yetiştirdi kendisi.
Ve babamın bütün aile mesleğini devam ettirme konusundaki ısrarına rağmen
fotoğrafçılık okumam için bana gerçekten çok yardımcı oldu ve çok ilham verdi.
O yüzden eminim babam da çok mutlu olacaktır.
Ben bu ödülü anneme hediye etmek istiyorum.
Her şey için çok, teşekkür ederim. Seni seviyorum.
Teşekkür ederim.
Müsaade var mı? - Buyrun.
Nasılsınız Celal bey? - İyiyim sağ olun.
Mahur hanım iyi mi?
Mahur hanım iyi, hiç bir şeyden haberi yok.
Saldırıdan sizin orada olduğunuzdan.
İyi olmuş.
Sizi almaya geldim. Aziz bey muhakkak sizinle görüşmek istiyor.
Uygun görürseniz tabii. - Olur gideriz.
Kusura bakma böyle ayağımıza çağırtmış gibi olduk seni.
Ziyanı yok.
Yaran nasıl oldu? - Daha iyi.
Geç otur.
Kızımın ikinci defa hayatını kurtardın Maraşlı.
Hoş ben sordum soruşturdum da öyle öğrendim kurtaranın sen olduğunu.
Gerçi bir ara göz ucuyla görür gibi olmuştum seni ama.
Sen nereden biliyordun o adamın saldıracağını?
Silahını gördüm.
Öyle işte.
Yine o herif değil mi? Savaş.
Muhtemel.
Bak Maraşlı Mahur'un bu son saldırıdan haberi yok.
Bu saatten sonra sen ne söylesen boş.
Ben hayatta olduğum müddetçe bırakmam artık seni.
Artık buradasın bizimlesin.
Aziz bey.
Kızımın da benim de ailemin de hayatı sana emanet.
Aziz bey.
Bunu defalarca konuştuk. Kızınız zor birisi.
Bir dediğini iki etmeyecek.
Kendisi çok dik başlı birisi beni yanında istemez.
İsteyecek.
Ne o neye baktın? - Bu nedir?
Dünden bugüne benim şirketin logoları.
Maraşlı gel kırma beni ya sana ihtiyacım var.
Peki, kırmayayım sizi.
Bir ihtiyacın olursa da çözeriz.
Eyvallah.
Dediğim gibi Mahur'un bu son durumdan haberi yok sen de bir şey belli etme.
Etmem.
Tarih on dört Ocak saat gece on bir otuz yedi.
Zeliş'e bunu yapanların nerede olduğunu biliyorum.
O evin içindeler.
Eminim onlardan biri. Belki de hepsi.
Kim olursa olsun onu bulacağım ve yemin ederim
yemin ederim hesabını soracağım.
İki gün sonra adamı buldum. - Nasıl buldun?
Saklanıyordu kaçacaktı. - Tamam da nasıl buldun?
Bir baba kızı vurulmuşsa o baba o adamı bulur.
Adamı buldun peki ne anlattı?
Hiç bir şey. - Nasıl yani?
Adam hiç bir şey bilmiyordu. Konuşacak bir şey yoktu.
Anlatacak da... Kiralık katiller böyle çalışır.
Sorgulamazlar, yaparlar.
Adamı ne yaptın?
Yapmam gerekeni.
Hiç bir şey mi çıkmadı peki?
Bir telefon numarası bir irtibat?
Ufak bir kağıt parçası buldum üzerinde bir plaka yazılı.
Sanırım Mehmet İnce'nin arabasının plakası.
Hepsi bu kadar mı?
Hepsi bu kadar, hikayenin sonu.
İyi geceler Celal bey bankamız yirmi bin liraya kadar kefilsiz kredi sunuyor. İlgilenir misiniz acaba?
İlgileniyorum hanım efendi.
O halde sizi en kısa zamanda şubeye bekliyoruz.
Eyvallah.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.